Landscape

Bu konu başlığı altında 56 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

20. yüzyılın ilk yarısında Türk resminde manzara ve Nazmi Ziya Güran

Bu araştırmada "20. Yüzyılın ilk yarısında Türk Resminde Manzara teması ile birlikte Nazmi Ziya Güran"ın üslubunu ve eserlerini incelemektedir. Araştırma; manzaranın Türk resminde tarihsel gelişim evreleri, çeşitli sanat grupları tarafından yorumlanması, Nazmi Ziya Güran'ın yaşamı, sanatı ve eserlerinin incelenmesi açısından önemlidir. Araştırma betimsel tarama modelinde desenlenmiştir. Geleneksel Türk manzara resmi minyatür sınırları içinde gelişme göstermiştir. Osmanlı Mühendishanesine resim dersinin eklenmesiyle minyatür resmi önemini yitirmiş, zaman içinde resim dersleri sayesinde gelişen manzara resmi Primitif ressamların daha sonra da asker ressamların tuvallerinde ele alınmıştır. Cumhuriyet'in kurulduğu yıllarda manzara resmi birçok sanat grubu tarafından işlenip yorumlanmıştır. Nazmi Ziya Güran, manzarayı bireysel eğilimle resimlerine konu edinmiştir. Sanat anlayışındaki üretkenlik, özgünlük ve seçtiği konulardaki kararlı tavır ile Türk resim sanatında yer edinen önemli manzara ressamlarından biri olmuştur. Nazmi Ziya, yaşadığı şehrin doğasını, kent ve sokaklarını, deniz ve çeşmelerini büyük bir kararlılıkla resmetmiştir. Günün değişen anlarının resimlerini yapan sanatçı ışığın, geçici hava tabakalarının ve güneşin peşine düşmüştür. Paletinden karanlık renkleri uzaklaştırarak kendine daha aydınlık tonlarda bir palet oluşturmuştur. Resimlerinde puantilist tekniği hakim kılmış, tuş tuş kullandığı renk parçacıklarını karıştırmadan kullanmıştır. Yaptığı tüm çalışmalarında doğayı salt bir güzellikle değil, kendi ruhundan ve özünden geçirerek resmetmiştir. Anahtar Kelimeler: Çallı Kuşağı, Nazmi Ziya Güran, Manzara, Minyatür, Türk Resmi

20. yüzyılGüran, Nazmi ZiyaManzara+3
Yasin Çakır
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet sonrası Türk resim sanatında görülen peyzaj resimlerinin tasarım ilkelerine göre incelenmesi

Son yıllarda sanat alanında yapılan çalışmaların çoğunluğunda, sanat tasarım ilkelerinin önemi artmıştır. Günümüzde pek çok akademisyen, sanatta tasarım ilkelerinin ne ölçüde kullanıldığını gösteren araştırmalar ortaya koymaktadır. Öte yandan peyzaj resmi için bu alanda yapılan bir çalışmaya rastlanmamıştır.Tasarım ilkeleri doğanın bütününde var olan şablonların isimlendirilmesini kapsar. Şu halde tasarım ilkelerinin peyzaj resminde ne derecede kullanıldığı önem arz eden bir konudur. Bu nedenle bu araştırmada peyzaj resminde tasarım ilkelerinin varlığı incelenmiştir.Araştırmada peyzaj resminde tasarım ilkelerinin varlığı incelenirken iki konuya dikkat edilmiştir. Bunlardan birincisi, klasik üslupta üretilen peyzaj resimleri ile modern üslupta üretilen peyzaj resimlerinin kıyaslanmasıdır. Bu anlamda seçilen dört klasik, iki modern üslup takipçisi sanatçının eserleri tasarım ilkelerine göre incelenmiştir. İkincil olarak, peyzaj resminde genel anlamda bir değerlendirme yapılarak, sanat tasarım ilkelerinin kullanılmasının miktar, derece ve yönüne dikkat çekilmiştir.Eser analizlerinin sonucunda, klasik üslupta üretilen eserlerde doğanın sahip olduğu tasarım ilkelerine uygunluğun ön plana çıktığı görülmüştür. Öte yandan, modern üsluptaki eserlerde de, her ne kadar çeşitlilik ilkesine başvurularak klasik üsluptan kaçınma eğilimi olsa da, bu resimlerde de kendi içerisinde tasarım ilkelerinin bütününe de bir uygunluk olduğu görülmüştür. Modern üslupta en fazla görülen tasarım ilkesi ise çeşitlilik ilkesidir.

PeyzajResim sanatıResimler+3
Tamer Bilgiç
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

20. yüzyıl Türk resminde manzara

Manzara resmi, toplumun doğaya karşı oluşan tutkusunun bir yansıması olarak resim sanatı içerisinde yüzyıllar öncesinden bu yana yer almıştır. Türk Resim sanatında manzara teması ilk olarak minyatürlerde anlatımı güçlendirmek amacı ile fon olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada, Türk resminde manzara olgusunun gelişim ve evrelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Sanatçıların kişisel üsluplarını ve sanatsal tavırlarını belirlemede etken olan manzaranın Türk resminde ve sanatçıların çalışmalarında ne kadar etkili olduğunun anlaşılması, sanatçıların yapmış olduğu örneklerin incelenmesi ve yorumlanması açısından önem taşımaktadır.Türk resminde manzaranın oluşum ve gelişim sürecini anlamak için hazırlanan bu çalışmada, 20. Yüzyıl Türk resminde manzara konusu tarihsel sürece bakılarak işlenmeye çalışılmıştır. Osmanlıdan başlayarak Türk toplumunun manzaraya bakış açısı dönemsel olarak grup hareketleri ve daha sonra gelişen bireysel eğilimler incelenmiştir. Manzaranın geçirmiş olduğu evrelere ve sanatçıların kullandıkları üslupsal dillere değinilmiştir. Bu araştırma; minyatürün manzara resminin gelişimi üzerindeki etkileri, Batı'dan gelen ressamların ve akımların etkileri, Sanayi-i Nefise öncesi asker ressamların doğaya yöneliş biçimi ve sonrası oluşan grup hareketleri ile 1950 sonrası bireysel manzara eğilimlileriyle sınırlıdır. Araştırmada tarama modeli desenlenmiştir.Anahtar Kelineler: Manzara, Türk Resmi, 1914 Kuşağı, Müstakiller, D Gurubu, Yeniler Gurubu, Siyah Kalem Gurubu.

20. yüzyılD grubuManzara+4
Irmak Pınar Can
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2000 sonrası çağdaş sanatta Türk manzara resmi ve özgün denemeler

2000 Sonrası Çağdaş Sanatta Türk Manzara Resmi ve Özgün Denemeler adlı çalışmada, insanların doğa üzerindeki olumsuz etkilerinin, resim sanatına ve araştırmacının kendi çalışmalarına yansıması ele alınmıştır. Avrupa'daki sosyolojik değişimler özellikle sanayi devriminden sonra değişen düşünce ve hayat biçimlerinin gerek batı sanatındaki manzara sanatçılarının doğaya bakış açısı gerekse ülkemizde cumhuriyet öncesi, cumhuriyet sonrası başat sanatçılarının manzara resmi alanındaki ilerleme süreci günümüze kadar ele alınmıştır. Çalışmasının ilk bölümünde manzara resminin tanımı, tarihçesi ve farklı ülkelerde tarihi süreç içerisinde önemli sanatçılar ele alınmıştır İlk bölüm de yer alan klasik manzara, Rönesans döneminden empresyonizm, post ve neo empresyonizme kadarki zaman dilimine kadar ki belli başlı önemli sanatçılar ve eserleri örnek verilmiştir. İkinci bölümde ise Türk resim sanatında yer edinmiş belli başlı sanatçılar ve eserlerinde kullandığı teknikleri ve künyelerine kısaca değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise sanatçının kendi çalışmaları genel olarak doğanın insanlar tarafından tahrip edilme hali başat bir konu olarak sunulmuştur. Araştırma kapsamında resmedilen ilk çalışmalarda insan, hayvan figürlerine yer verilmiştir. İnsanlar tarafından doğanın tahrip edildiği resimlerde ön plana çıkan önemli bir unsur dur. Manzara resim anlayışının tarihsel akışı içinde aldığı geleneksel yaklaşımların yerine yeni bir konu bağlamında, sanatçı tarafından kendiliğinden oluşturulmuş farklı anlatımlara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Manzara Resmi, Doğa, Doğa Tahribatı, İzleyici.

DoğaDoğa tahribatıManzara+6
Abdullah Karakuş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peyzajın tarihsel gelişiminin Beykoz ilçesi örneğinde irdelenmesi

Tarih boyunca kentler, endüstri toplumunda oldugu gibi endüstri öncesi toplumlarda da, her zaman toplumun en devingen ögesi olmus, toplum yasantısında belirgin etkiler ve izler bırakmıstır. Yerlesim alanları, geçmisten günümüze kadar belli bir tarihsel birikim sonucu olusmustur. Kentlerin biçimlenmesinde, gelisiminde ve yasanabilirliginde tarihsel olaylar, geçmis yasantılar, ekolojik, ekonomik, bireysel, toplumsal ve estetik ögeler büyük pay almıstır. Kendine özgü ekolojik karakteristigi olan alanların tüm peyzaj özelliklerinin ve tarihsel süreçlerle nasıl gelisim gösterdiginin ortaya konulması yerlesim alanları ve ekolojileri açısından çok önemlidir. Bu çalısmada, peyzajın tarihte geçirdigi süreç, gelisimler, degisiklikler stanbul li Beykoz lçesi örneginde irdelenmis ve degerlendirilmistir. Tez kapsamında Beykoz lçesi'nin peyzajını olusturan ögeler ve tarihsel gelisimleri kentsel ve kırsal olmak üzere iki asamada irdelenmis ve degerlendirilmistir. Kentsel peyzaj yapısı ve tarihsel gelisimleri tarihi yerlesmeler, tarihi iskeleler, kasırlar, kaleler, kuleler, mezarlıklar, hamamlar, balıkçı barınagı, liman, marina, tabiat parkı, korular, mesire alanları ve kırsal peyzaj yapısı ve tarihsel gelisimlerinde de deniz peyzajı ve stanbul Bogaz akıntılarının peyzaj üzerine etkisi, tarımsal peyzaj, orman peyzajı ve Bogaz peyzajı irdelenmistir. Anahtar Kelimeler: Peyzaj, ekoloji, sürdürülebilirlik, tarihsel gelisim, çevre sorunları.

PeyzajPeyzaj mimarlığıPeyzaj planlama
Gamze Pirgaip
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peyzaj mimarlığının sosyal değeri: Bursa Kültürpark sosyal performans değerlendirmesi

Kentsel yaşam kalitesinin en önemli bileşenlerinden biri olan açık yeşil alanlar değişen kent yapısında hızla azalmakta ya da kaybolmaktadır. Dünyada hızla ortaya çıkan kentleşme sorunu ve bunun beraberinde ekolojik, sosyal ve ekonomik kayıplar kentlerde açık yeşil alanların hayati önem kazanmasına sebep olmuştur. Bu azalmanın veya kaybolmanın etkilerini en aza indirgemek ve kentlerdeki açık yeşil alanları geri kazanmak hem yaşam mekânlarımızın hem de kentlinin geleceği için oldukça önem taşımaktadır. Açık-yeşil alanların bu koşullarda sahip olduğu ekonomik, ekolojik ve sosyal faydalarının bilimsel yöntemlerle ile ölçülerek kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir. Bu yöntemlerle ortaya konan faydalar, ölçülebilir değerlendirmelerle gelecekte kentlerdeki açık-yeşil alanlar için kullanılabilecektir. Kullanıcıların tasarlanmış mekânı değerlendirmesi ile ilgili çalışmaların kökeni 90'lı yıllarda yapılan kullanım sonrası değerlendirmesi (POS) çalışmalarına dayanmaktadır. Bununla birlikte açık yeşil alanların ekonomik, ekolojik ve sosyal değerinin benzer metodolojik yaklaşımlar çerçevesinde ölçülmesi ile ilgili sistematik çalışmalar 2010 yılından bu yana Amerikan Peyzaj Mimarlığı Vakfı (LAF) tarafından başlatılmıştır. LAF, benzer metodolojiler kullanarak değer ölçümlerini yaptığı örnek alan çalışması ile açık yeşil alan projelerinin uygulanmadan önceki ve sonraki durumlarını karşılaştırmıştır. Elde edilen sonuçlar, açık yeşil alanların peyzaj performans değerleri olarak sunulmuştur. Türkiye hızlı kentleşme süreci içinde olan bir ülke olarak, kentsel açık yeşil alanların niteliği konusunda çok sayıda problemlerle karşı karşıya kalmıştır. Açık yeşil alanların azalması ve kullanıcı beklentilerinin değişimi de bu problemlerden biridir. Açık yeşil alanların korunması ve geliştirilmesi için öncelikle bu alanların sosyal değerinin ortaya konulması ülkemiz kentleri için önem taşımaktadır. Bu nedenle, çalışma kapsamında Türkiye'nin nüfus bakımından dördüncü büyük kenti olan Bursa'da bulunan Bursa Kültürparkı'nın mevcut sosyal performans değerinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda literatürdeki örnek alan çalışmalarının sosyal performans değerlendirme yöntemleri incelenerek uygun veri elde etme yöntemleri seçilmiştir. Anket, kullanıcı ve alan gözlemi yöntemleri ile elde edilen veriler kullanılarak park kullanıcılarının sosyal performansı oluşturan bileşenler konusundaki memnuniyet düzeyi belirlenmiştir. Çalışmanın tekrarlanabilir bir yöntem önermesi ve Türkiye'nin diğer kentlerindeki açık yeşil alanların sosyal değerlerinin ortaya konulmasına katkı sunması ve bu çerçevede tasarımcılara yol gösterici olması amaçlanmıştır.

PeyzajPeyzaj mimarlığıPeyzaj tasarımı
Kübra Han
Bursa Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Savaşın doğa üzerindeki etkilerinin resim sanatına yansıması

Bu araştırmada, 20. yüzyılda yaşanan iki büyük dünya savaşı ve günümüze dek yaşanan toplumsal olayların doğa üzerinde yarattığı etkilerin resim sanatına yansımaları incelenmiştir. 20. yüzyıldaki teknolojik savaşlar sadece büyük insan kıyımına yol açmamış, aynı zamanda doğayı da çok fazla tahrip etmiş, yaşanılmaz bir duruma getirmiştir. 20. yüzyılın son çeyreğinde Orta Doğu coğrafyasında yaşanan Körfez Savaşı ve 21. yüzyılın ilk çeyreğinde yine aynı bölgede Arap Baharı ile başlayan iç savaşlarda doğa, insana özdeş bir zarar görmüştür. Tüm bu yıkımlar ve şiddet karşısında bazı sanatçılar, toplumsal olayların doğa üzerindeki etkilerini gösteren resimler yapmışlardır. Sanatçılar, savaşın sebep olduğu doğa tahribatını ve yıkımı ya doğrudan kendi gözlemlerine başvurarak ya da başka kaynaklardan edindikleri materyallerden beslenerek manzara resmi üzerinden göstermeye çalışmıştır. Bu tez çalışmasında, farklı dönemlerde yaşamış altı sanatçı seçilmiş ve bu sanatçıların yaşam öyküleri ile birlikte konu bağlamında öne çıkan bazı örnek çalışmaları biçimsel ve öyküsel açıdan incelenmiştir. İncelenen bu altı sanatçı farklı dönemlerde ve farklı ülkelerde yaşamıştır ve resimlerinde, yaşadıkları dönemin toplumsal olaylarının doğa üzerindeki etkilerini yine yaşadıkları dönemin sanat anlayışına göre betimlemişlerdir. Resimlerde, genellikle doğanın tahrip hâli başat bir konu olarak sunulmuş ve bazen de kompozisyon içinde insan figürüne yer verilmiştir. Ancak bu figürlerin doğa biçimi içinde etkinliği yok denecek kadar azdır. Savaşın yıkıcı etkilerinin gösterildiği bu resimlerde öne çıkan nokta, manzara resminin sanatın tarihsel akışı içinden aldığı geleneksel yaklaşımların yeni bir konu bağlamında, yenilikçi bir bakış açısıyla yorumlanmış olmasıdır. Ayrıca bu resimler, savaşın toplum yaşamına ve doğaya verdiği tahribatı sorgulamak için de güçlü birer araç olmuştur. Konu bağlamında yapılan uygulamalar, tezin araştırma sürecinde incelenen sanatçıların çalışmaları ışığında yapılandırılmaya çalışılmıştır. Bu süreçte, referans alınan bazı sanatçıların çalışmalarındaki biçimsel yapı ve plastik dil, tezle ilgili yapılan uygulama çalışmalarının teknik yapılanmasında önemli veriler olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte, yapılan araştırmalar sonucunda imgenin, ancak yaşamsal deneyimlerin bir yansıması olarak oluşması gerektiğine inanılarak, söz konusu sanatçıların plastik dilinden (biçimsel etkinliğinden) uzaklaşmadan, bireyin hayatından ve yaşadığı coğrafyanın gerçekliğinden çıkan içeriğin biçimle eş zamanlı yaratılması gerektiğine inanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Savaş, manzara/doğa, parçalanmış ağaç, apokaliptik, resim

DoğaManzaraResim sanatı+2
Sait Toprak
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peyzaj resminde soyut ve soyutlama

Sanat, tarih boyunca insanların kendilerini ifade etmelerinde bir araç görevi görmüştür. Resim sanatının süreci, doğada bulunan nesnelerin taklidiyle başlamıştır. İlkel çağlarda resim, somut olandan yola çıkılarak görülen olgu ve nesnelerin yüzeye aktarıldığı bir eylem niteliği taşımıştır. İnanç, kültürel oluşum, politik yapı, teknolojik gelişmeler resim sanatını etkileyen unsurlar olmuştur. Süreç içerisinde yaratıcı eylem içinde olan bireylerin artan bilgi ve deneyimleriyle gelişen sanat, içinde yer aldığı toplumların düşünce biçimlerinden farklı şekillerde etkilemiştir. Sanatçılar, gelişen toplumsal ve sosyolojik durumlara paralel olarak gerçeği olduğu gibi aktarmak yerine, nesnenin özünü açığa çıkarmak istemişlerdir. Bu motivasyon tasvir edilen sahnelerin realizmden uzaklaşarak stilize ve deforme etmeye, nihayetinde de soyutlamaya ve soyuta doğru evrilmesine zemin oluşturmuştur. Ancak öze ulaşma kaygısıyla ortaya konulan soyut veya soyutlama resimlerin ayırt edilebilirliğinin sağlanması açısından, bu kavramlarındaki anlam karmaşıklığının giderilmesi bir gereklilik haline gelmiştir. Bu nedenle, bu tez çalışması kapsamında sıklıkla karıştırılan soyut ve soyutlama kavramları felsefi açıdan değerlendirilmiş ve ilgili kavramlar sanat akımları üzerinden açıklanmıştır. Doğadan yola çıkılarak ve nesneyle bağlantısını tam kesmeden oluşturulan soyutlama eylemleri, sanatçıların dünyayı algılama biçimlerine göre şekillenmiştir. Zamanla ressamların, peyzaj unsurlarını yorumlama tavırlarına bağlı olarak kompozisyonlar, soyutlamadan soyuta evrilerek nesneye olan bağımlılıktan kurtulmuştur. Figüratif resimden peyzaja kadar geniş bir skalada ortaya konulan soyut ya da soyutlama resimler ele alınan konu çerçevesinde kendi olgusunu oluşturmuştur. Ancak peyzaj resimlerde soyutlama kaygısı, onu tanımlama da yararlanılan betimlemelerden dolayı üzerinde çokça tartışılan bir çalışma süreci olarak görülmektedir. Özellikle sanatçılar için soyutlama peyzaj unsurları, kendi düşün dünyalarını ifade etmekte taşıyıcı bir niteliğe sahip olmuştur.

PeyzajResim sanatıResimler+2
Sibel Öksüz
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bandırma kıyı bandı örneğinde görsel kalitenin bitkisel yönden belirlenmesi ve değerlendirilmesi

Peyzaj mimarlığı disiplininde önemli bir araştırma alanı olan su kaynakları rekreasyonu için görsel kalite, bitkisel tasarım ve ekolojik planlamalar önemli tasarım uygulama öğelerdir. Kentlerde tabiat unsurlarının az olması, sanayileşmenin ve betonlaşmanın günden güne artması insanların rahat edebilecekleri, dinlenebilecekleri huzurlu ortamlar aramasına neden olmaktadır. Bu bağlamda yaşamsal alanlarda bitkisel tasarım kavramı daha da önem kazanmıştır. Bitkisel tasarım; doğa ve insan arasında sanatsal ve bilimsel objeler de kullanılarak oluşturulan etkili ve sürdürülebilir yapılanmalar olup mevcut kıyı bandı peyzaj yapısının, tercih edilen ve ihtiyaç duyulan peyzaj öğelerinin belirlenmesi, görsel kaliteyi artıracak bitkisel potansiyellerin tasarımın kalitesine etkisi, tasarlanan alanın kullanılabilirliği ve tercih edilebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda çalışmanın genel amacı; Bandırma kıyı bandı örneğinde görsel kalitenin bitkisel yönden belirlenmesi ve değerlendirilmesidir. Çalışmanın ilk bölümünde çevre görsel kalite ile ilgili genel bilgiler verilerek çalışmanın konusu ve amacı hakkında bilgi sunulmuştur. İkinci bölümde kuramsal temeller başlığı altında alan yazın araştırması, kaynak özetleri, kıyı alanları ve planlanması, Avrupa Peyzaj Sözleşmesi, görsel kalite, bitkisel tasarım ve bitkilerin Peyzaj Mimarlığı Disiplini ile ilişkisi ve bitki seçim kriterleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde materyal, metot verileri ve bilgileri sunulmuştur. Çalışmanın dördüncü bölümünde anket çalışmasının verileri SPSS programında değerlendirilerek araştırma bulguları değerlendirilmiştir. Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümünde Bandırma kıyı bandına yönelik veriler bir bütün olarak değerlendirilerek çalışma kapsamında öneriler sunulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler ışığında çalışma alanı Bandırma kıyı bandı ile benzer karakteristik özellikler taşıyan kıyı alanlarında yapılacak bitkisel tasarım ağırlıklı peyzaj çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bitkisel tasarımKaliteKıyı bölgesi+1
Betül Yaldız
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Edirne Tunca Nehri havzası peyzaj karakter analizi değerlendirmesi ve peyzaj yönetimi

Günümüzde arazi örtüsü/arazi kullanımı (AÖ/AK) ve iklim değişikliği sebebiyle peyzaj üzerinde değişimler meydana gelmekte ve bu durum ekosistemlerde kayıp ve parçalanmalara sebep olmaktadır. Bu nedenle peyzajların tanımlanması, zaman içerisinde doğal ve antropojenik süreçlerle olan etkileşimlerinin belirlenmesi gerekliliği doğmaktadır. Bu kapsamda çalışmanın amacı, Tunca Nehri havzası peyzajlarının tanımlanması, peyzaj süreçlerinin irdelenmesi, bu süreçleri etkileyen AÖ/AK ve iklim değişikliğinin etkilerinin değerlendirilmesi ile peyzaj hassasiyet durumunun belirlenmesi ve peyzaj koruma ve gelişim stratejilerinin oluşturulmasıdır. Belirlenen amaç kapsamında çalışmanın yöntemi üç aşamada incelenmiştir. İlk aşamada; çalışma alanı sınırları belirlenerek doğal ve kültürel peyzaj envanterinin hazırlanması ile peyzaj veri tabanı oluşturulmuştur. İkinci aşamada, peyzaj karakter analizi, peyzaj fonksiyon analizleri ve peyzaj hassasiyet analizi yapılmıştır. Peyzaj karakter analizi ile peyzaj karakter tipleri ve alanlarının belirlenmesi sağlanmıştır. Peyzaj fonksiyon analizi ile havzanın su, erozyon, habitat, biyolojik çeşitlilik fonksiyonu ve tarihi/kültürel durumu değerlendirilmiştir. Çalışma alanının su (yüzey akış, infiltrasyon, evapotranspirasyon) ve erozyon fonksiyonunun değerlendirilmesinde Soil and Water Asssessment (SWAT) modeli kullanılmıştır. Habitat fonksiyonunun belirlenmesinde, habitatta meydana gelen değişimleri gösterebilmek için leke analizi ile peyzaj metrikleri değerlendirilmiştir. Gelecek AÖ/AK'nın tahmin edilmesinde HÖ-Markov Zinciri yöntemi kullanılarak, geçmiş (2000, 2010) ve mevcut (2020) arazi örtüsü sınıflarının birbirlerine geçiş olasılıklarının değerlendirilmesi ile gelecek AÖ/AK (2050, 2070) tahmin edilmiştir. İklim değişikliğinin havza süreçlerine etkisinin belirlenmesinde küresel iklim modellerinden biri olan HADGEM2-ES modelinin RCP8.5 senaryo çıktıları değerlendirilmiştir. Gelecek AÖ/AK ve iklim değişikliği kapsamında elde edilen veriler SWAT model ile değerlendirilerek gelecek su ve erozyon fonksiyonları tahmin edilmiştir. Peyzaj hassasiyet analizi, bugün ve gelecekte fonksiyon süreçlerinin değerlendirilmesi ile 2020, 2050 ve 2070 yılı peyzaj hassasiyet durumu mikro havzalar düzeyinde belirlenmiştir. Üçüncü aşamada peyzaj hassasiyetleri gözetilerek tarım, orman, yerleşim sektörleri için peyzaj rehberleri oluşturulmuştur. Sonuç olarak; her bir mikro havzanın peyzaj hassasiyet durumunun değerlendirilmesi ile peyzajın koruma, onarım ve yönetim stratejilerinin oluşturulması ve tarım, orman ve yerleşim için sektörel rehberler geliştirilmesinde havza ölçeğinde peyzaj karakter analizi ve peyzaj yönetimi temelli çalışmaların etkili bir araç olduğu ortaya konulmuştur.

EdirneMarkov zinciriPeyzaj+2
Emine Keleş
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mudurnu kenti peyzaj potansiyelinin saptanması

Kent yaşamının zamanla insanı baskı altına almasıyla, doğanın bir parçası olan insan doğaya ve doğala özlem duymaktadır. İhtiyaçlar doğrultusunda artan nüfus ile kentlerde çarpık yapılaşma ile açık ve yeşil alan tüketimi hızla artmakta, bilinçsiz ve plansız büyüyen kentler hava koridorlarında hava sirkülasyonuna engel olmakta ve fauna ve floraya olanak tanımamaktadır. Kentlerin kentleşme sürecinde, peyzajın anlamı daha iyi anlaşılmış ve önemi de artmıştır. Mudurnu İlçesi doğal ve kültürel peyzaj açısından irdelenmiş, kentleşme sürecinde peyzaj değerlerini yitirmesini önleyecek önerilerde bulunulmuştur. Araştırma alanına ilişkin literatür taraması yapılmış, doğal, kültürel ve sosyoekonomik yapısı incelenmiştir. Mudurnu'nun bozulmamış tarihi dokusunun peyzaj ile bütünlük sağlaması için önerilerde bulunulmuştur. İlçe halkının ve ziyaretçilerin peyzaja bakış açılarının, eksiklerin ve taleplerin belirlenmesi amacıyla yarı standart anket hazırlanmış ve 300 denek üzerinde uygulanmıştır. Anket verilerinin çözümlenmesinde SPSS bilgisayar destekli istatistik programı kullanılmıştır.Sonuçta, öz benliğini koruyan bunun yanında turizm atılımı gerçekleştirmek isteyen ve kentleşmeye yönelen Mudurnu İlçesi'nin mevcut peyzajının korunması ve geliştirilmesi hedeflenerek bazı öneriler sunulmuştur.

Açık alanlarMudurnu VadisiPeyzaj+1
Zekiye Uslu Topaç
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı arazi örtüsüne bağlı peyzaj bileşenlerinin görsel değerlendirilmesi: Yuvacık Baraj Havzası örneği

Günümüzde birçoğunun yaşadığı şehirlerdeki sıkışıklık, hava ve su kirliliği, toplumsal sorunlardan kaynaklanan sıkıntılar sonucu yaşanan psikolojik ve fizyolojik sorunlar insanlarda doğaya kısa süreli de olsa geri dönme isteği oluşturmaktadır. Buna karşın insanın çevre üzerindeki etkilerinin en fazla hissedildiği günümüzde, arazi örtüsünün ve arazi kullanımının hızlı bir şekilde değişiminin etkisinin en çok ihtiyaç duyulan orman ve yarı doğal alanlar üzerinde olduğu görülmektedir. Ayrıca verimli tarım alanlarının kontrolsüz bir şekilde yapay alanlara dönüştürülmesi arazilerin geri dönüşümsüz bir şekilde yok olmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada Yuvacık Baraj Havzası'nda bulunan farklı arazi örtüsüne bağlı peyzaj bileşenleri potansiyel kullanıcılarının, bu alanla ilgili düşünce ve tercihleri ile birlikte görsel değerlendirmesi yapılmış ve bunun sonucunda araştırma alanı görsel peyzaj kalitesi yönünden değerlendirilmiştir. Görsel değerlendirme, arazilerin özgün niteliklerinin ortaya konması, korunması ve devamlılığının sağlanması açısından önemlidir. Çalışmanın ana materyalini Yuvacık Baraj Havzası'nda bulunan baraj gölü, dere, kayalık, mağara, ormanlık alan, rekreasyon alanı, yayla, yerleşim alanı ve yol habitat tipleri, bu alanlardan çekilen fotoğraflar ve bu fotoğraflar ile hazırlanmış olan anket çalışması oluşturmaktadır. Anket çalışmasında her bir fotoğraf potansiyel kullanıcılar tarafından uyumluluk, doğallık, bakımlılık, açıklık, düzenlilik, hareketlilik, heyecan vericilik, güvenlilik, manzara güzelliği parametreleri bakımından Likert ölçeğinde (Kesinlikle katılıyorum, katılıyorum, kararsızım, katılmıyorum, kesinlikle katılıyorum) değerlendirilmiştir. Elde edilen verilere dayanarak çalışma alanındaki bileşenler ile parametreler arasında istatistiki ilişkiler kurulmuştur. Buna göre katılımcıların uyumluluk, doğallık, heyecan vericilik ve manzara güzelliği açısından en çok katıldıkları alan mağara olurken, en bakımlı, açık, düzenli ve hareketli buldukları alan da dere olmuştur. Aynı zamanda katılımcıların demografik özellikleri ile seçimleri arasında da korelatif ilişkiler kurulmuştur.

PeyzajPeyzaj analiziPeyzaj ekolojisi+2
Ayşegül Hacıalioğlu
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

An intellectual history of late Ottoman painting: Mekteb-i Harbiye and the development of realism

This study aims to examine how military painters' educational and intellectual backgrounds who graduated from Mekteb-i Harbiye (the Imperial Military Academy) opened in 1834 shaped their approach to painting. I am trying to explain the role of painting lessons, the sources they feed on, and Harbiye's view of the painting by questioning the factors that are effective in the preferences of the military painters, who mostly painted landscapes and still-lifes in the rich visual culture of the nineteenth century. I evaluate the courses related to modern painting from the curricula between 1845 to 1877 within the scope of science and functionality that prevailed after the Tanzimat (Reorganization) period (1839-1876). In this context, the study attempts to explain the dynamics in which the Ottoman Muslim population internalized modern painting and the realist attitude; on the other hand, it emphasizes that modern painting is seen as a tool in the modernization policy rather than an artistic activity in Harbiye. Keywords: Harbiye, military painters, realism, landscape, still life, aniconism, modernization, functionality, knowledge production

Military paintersFunctional propertiesWar college+7
Mertkan Karaca
Koç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seyr ü Temâşâ: 19. yüzyıl İstanbul'una seyahat

Dünyada eşine az rastlanılır tarihi bir geçmişe sahip olan İstanbul, olağanüstü kültürel karışımı ile her asrın en dikkat çeken şehirlerinden biri olmuştur. 19. yüzyıla gelindiğinde ise ulaşım teknolojisindeki gelişmeler seyahati daha konforlu ve güvenli hale getirmiş, seyahatin kısıtlı imkânlarını ortadan kaldırmıştır. Bu dönemde seyahat ayrıcalık ya da zorunlu bir amaç uğruna çıkılan bir yolculuk olmakla birlikte, farklı ülkeleri ve kültürleri yakından görmek için yapılan keyfi yolculukların da çağı olmuştur. Avrupa'da seyahatin yükselişi ile sadece seçkinlere değil, orta sınıfa da seyahat etme imkânı sunulmuştur. 19. yüzyılda sanatsal değeri olduğu kadar döneme ait bilgiler de sunan gravürlerin seyahatnamelerde daha fazla yer alması pitoresk seyahate çıkma konusunda özendirici olmuştur. Asırlardır İstanbul hakkında yazılan seyahatnamelerin çeşitlenerek çoğalması Avrupalılar için Doğu'ya seyahatin amacının çok yönlü olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada kitaplarda gördüğü manzaranın içinde olmak isteyen seyyahların İstanbul'a gelerek kendi kültür birikimi ve güzellik anlayışı ile şekillendirdikleri hayali anlatılar ve manzaralardan gerçek anlatılar ve manzaralara evrilen seyahatnameleri incelenmiştir.

Kent tarihiManzaraOsmanlı Devleti+4
Hatice Titiz
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

19. yüzyılda İzmir ve çevresindeki Osmanlı Dönemi yapılarında görülen sıvaüstü manzara resimleri ve özgün uygulamalar

18. ve 19. yüzyıllardaki her alanda batılılaşma hareketlerinin getirdiği değişiklikler ve Saray'ın sanat üretimindeki etkinliğinin azalmasıyla beraber Saray dışında ve Anadolu'da yeni bir resim programı başlamıştır. 18. yüzyılda ilk olarak Topkapı Sarayı'nın duvarlarına batılı anlayışta yapılmaya başlanan manzara resimleri, 18. ve 19. yüzyıllarda Saray çevresine ve Anadolu'ya hızlı bir şekilde yayılmış, dini ve sivil mimaride süsleme unsurları arasında yerini almıştır.Özellikle 19. yüzyılda Batı Anadolu'daki dini ve sivil mimaride sıva üzerindeki süsleme unsurları arasında sıkça rastlanan manzara resimlerinin, belli bir sanatçı ve sanatçılar grubunun etkisinde yapıldığı düşünülmektedir. Buna göre bu tez kapsamında 19. yüzyılda İzmir ve çevresindeki Osmanlı dönemi yapılarında görülen sıvaüstü manzara resimleri araştırılmıştır. İzmir ve Çevresindeki dördü sivil beşi dini mimari örneği olmak üzere toplam dokuz adet yapıda bulunan yirmi altı adet manzara resmi örneği kompozisyon, teknik ve üslup açısından incelenmiştir. Her bir yapı ile ilgili tarihçe ve mimari özellikler, yapılarda yer alan resimlerin tarihçeleri, yapıdaki konumlandırılışı, kompozisyon ve üslup özellikleri verilerek sunulmuştur. Manzara resimlerinin kompozisyon özellikleri açıklanırken resimlerin kompozisyon şemalarını belirten çizimler ile desteklenmiştir. Ayrıca bazı yapılarda yer alan ve dönemine göre farklı üsluplarda yapılmış veya yakın bir zamanda yapılmış olan resimler ayıklanarak kısaca söz edilmiştir.Birinci bölüm; 18. ve 19. yüzyıllardaki Osmanlı dönemi resim faaliyetleri, Anadolu'daki duvar ressamları, Osmanlı duvar resimlerinin teknik ve üslupsal özellikleri ve sıva üstü manzara resimleri ile ilgilidir. İkinci bölüm, dini ve sivil mimari örnekler olarak farklı başlıklar halinde, tek tek yapılar açıklanmıştır. Tezin üçüncü bölümünde, incelenen resimlerden yola çıkılarak özgün uygulama çalışmaları yapılmıştır.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Sıvaüstü Manzara Resmi 2- Duvar Resmi 3- Osmanlı Mimarisi 4- zmir Yapıları 5- Osmanlıda Batılıla?ma

19. yüzyılBatılılaşmaDuvar resimleri+6
Ezgin Yetiş
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fethiye ilçe merkezindeki peyzaj alanlarının sulanmasında karşılaşılan sorunlar ve alternatif çözüm önerileri

Bu araştırmada Fethiye ilçe merkezindeki peyzaj alanlarının sulanmasında karşılaşılan sorunlar ve alternatif çözüm önerileri belirlenmiştir. Araştırma ilçe merkezindeki dört büyük parkta yürütülmüştür. Dört parktan 0-30, 30-60 ve 60-90 cm derinliklerden alınan toprak örnekleri ile dört ay boyunca aylık olarak alınan su örneklerinin bazı fiziksel ve kimyasal analizleri yapılmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; araştırma alanı topraklarının kumlu-tın ve kumlu-killi-tın özellikte oldukları görülmüştür. Toprakların pH değerlerinin 7,30 - 7,91, EC değerlerinin 0,85 ? 1,91 dS/m, tarla kapasitesi % 9,07 - 39,52, solma noktası % 5,28 - 25,60, hacim ağırlıkları 1,23 - 1,81 gr/cm3 arasında değişmektedir. Sulamada kullanılan sularda pH 7,5 - 8,1, EC 0,593 ? 2,929 dS/m arasında değiştiği saptanmıştır. Su örnekleri, ABD Tuzluluk Laboratuvarı Sınıflandırma sistemine göre değerlendirildiğinde Atatürk parkında C2S1, Uğur Mumcu parkında C3S1, Alparslan Türkeş parkında C3S1 ve Haluk Özsoy parkında da C3S1 sulama suyu sınıfında olduğu ve yüksek tuzlu sular kategorisinde yer aldıkları belirlenmiştir. Araştırma alanında kullanılan suların kalite açısından düşük olduğu, bununla birlikte toprakların uygun özelliklere sahip olmasının önemli bir problemle karşılaşılmamasında etken olduğu düşünülmektedir. Araştırmada, Haluk Özsoy parkında infiltrasyon testi ve buna paralel olarak örnek bir yağmurlama sulama projesi tasarlanmış ve mevcut kurulu sistemle karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, kurulu sulama sisteminde homojen bir su uygulamasının olmadığını, yağmurlama sulamada homojenitenin sağlanmasında önemli bir parametre olan başlık debisi ve tertip aralığını belirlemek için infiltrasyon hızının ölçülmesi gerekliliğini ortaya koymuştur.

PeyzajSulamaYağmurlama sulama
Kemal Yazar
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trabzon-Rize arası karayolu ve yakın çevresinin doğal, sosyo-kültürel ve görsel değerlerinin peyzaj gelişimindeki rolü ve peyzaj planlama açısından incelenmesi

ÖZET Trabzon-Rize arası karayolu ve yakın çevresinin doğal, sos- yo-kültürel ve görsel değerlerinin peyzaj gelişimindeki rolü ve peyzaj plânlaması açısından incelenmesi adlı bu araştırma ile kıyı karayolunun peyzaj özellikleri ve görsel yapısı incelenerek, yol ile ilgili mevcut sorunlar araştırılmıştır. Araştırma alanı, Ordu-Hopa arası devlet karayolunun Trabzon-Rize arasında kalan 77 km'lik yol güzergâhını ve yakın çevresinin tüm doğal ve kültürel peyzaj özelliklerini içerir. Buna göre karayolunun genel peyzaj tanıtımında doğal peyzaj faktörleri olarak; morfolojik yapı, jeolojik yapı, toprak yapısı, iklim ve hidrolojik durum ve bitki örtüsü, kültürel peyzaj faktörleri olarak yolun içinden geçtiği tarım alanları, kentsel ve kırsal yerleşim alanları, ormanlık alanlar, endüstriyel tesisler ve yolboyu tesisleri ve rekreasyonel alanlar incelenmiştir. Karayolu ve yakın çevresinin peyzaj yapısının belirlenmesin de; Canada Ministry of Natural Resources' in yapmış olduğu çalışmalardan yararlanarak yol güzergâhında görüş alanına giren alanlar, görsel yapı ve özelliklerin incelenmesi, yol boyu benzer özellik gösteren ünitelerin saptanması yapılmış, tüm bunlara da yanılarak sorunlar yerinde belirlenmiş ve yol güzergâhı bölümle re ayrılmıştır. Günümüzde karayolu plânlamalarında ulaşım mesafesinin yakın tutulması, yol yapım ve bakım giderlerinin minumuma indirilmesi gözönünde tutulurken; yol ve çevresinin görsel değerlerini orta ya çıkaracak, yolboyu seyahat edenlere çevreden mesajlar suna bilecek ve yol güzergâhının trafiğe açılımında çevre ekolojisiyle uyuşabilecek etkenler öncelikle belirlenmektedir. Bu amaçla, Varaştırma alanında yol boyu trafik güvenliğini sağlayıcı önlemler ile yol çevresindeki alanların düzenlenmesinde, yol çevre sinin estetik kalitesinin arttırılmasına yönelik öneriler bu araştırmada gösterilmektedir. Karayolu ve çevresi arasında uyumlu bir ilişkinin kurulmasında fonksiyonel ve estetik özellikleri gözönünde tutularak yapılacak bitkilendirmeler modern bir karayolunu trafik ve inşaat tekniği yönünden mükemmelleştirir. Yörenin bitki materyali yönünden zengin tür ve karışımları içermesi dolayısıyle bu bit kilerin karayolu çevresinde değerlendirme olanaklarını ön plana çıkartır. Bu açıdan yol yakın çevresinde kullanılması istenilen bitki türleri, yapılacak çalışmalarla belirlenmelidir. Ayrıca Trabzon-Rize karayolunun yalnız ulaşım işlevinden çok turizme ve rekreasyona yönelik olacak biçimde manzara yolu niteliğine de kavuşabilmesi için uzun süreli plânlama çalışmalarına gerek vardır. Bunu gerçekleştirmek için yol güzergâhı ve çevresinde bazı alanlarda yapılacak düzenlemelerle koruma, rekreasyon ve ulaşım zonlarmın ayrılarak yörede kentsel-kırsal nitelikli alanların bütünleşmesini sağlayan yol sistemini kurmak gerekir. VI

Kara yollarıPeyzajPeyzaj planlama+3
Cengiz Acar
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çoruh Havzası (Yusufeli kesimi) doğal ve kültürel kaynak değerlerinin turizm ve rekreasyon potansiyeli açısından değerlendirilmesi üzerine bir araştırma

Çoruh Nehri Yağış Havzası'nın oluşturduğu bölgenin Yusufeli kesimi, bakir peyzaj değerleri ile rekreasyonel ve doğa turizmi etkinliklerinin gerçekleştirilebileceği ayrıcalıklı potansiyel alanlardan birisidir. Bu araştırma ile bölgenin doğal ve kültürel değerleri ile rekreasyon ve turizm potansiyelleri incelenerek bölgedeki rekreasyon ve turizm alanları ile halkın genel rekreatif davranışları saptanmıştır. Bu ön etüdlerden elde edilen bilgilerin ışığında hazırlanan üç ayrı anket formu 1994 - 1995 yıllarında yerleşim alanları ile geçici yerleşim birimlerinde uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve yerel halkın doğal peyzaj elemanlarını tercih durumları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu verilerden yararlanarak her peyzaj elemanı için katsayılar belirlenmiştir. Doğal peyzaj elemanlarının rekreasyona uygunluğunu saptamak için Kiemstedt (1967) tarafından ortaya atılan matematiksel bir değerlendirme yöntemi kullanılmıştır. Yöntem, Gülez (1979) tarafından Doğu Karadeniz Kıyı Şeridine uygulanmıştır. Gülez (1979)'m araştırmasında kullandığı kriterler dikkate alınarak yöntem, Çoruh Havzası'nın topografik koşullarına uygun olarak değişikliğe uğratılmış ve uygulamada kolaylık sağlaması açısından bazı öneriler getirilmiştir. Uygulama çalışması için 1/100.000 ölçekli topografik harita büyüklüğü alınmıştır. Harita üzerinde grid sistemine uyularak bir plan-kare bölümlenmesi yapılmıştır. Elde edilen ölçüm değerleri tabloda toplandıktan sonra anketlerle belirlenen katsayılarla değerlendirilerek her plan-kare için

Artvin-YusufeliPeyzajRekreasyon+3
Öner Demirel
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

19. yy. romantik manzara resminde kaos olgusu

Kaos ile başlayan evren, kaos ile son bulacaktır. İnanç sisteminde ve bilimde evrenin ilk yaradılışıyla ilişkilendirilen kaos, gündelik hayattın her alanında kullanılan bir kavramdır. Daha çok kargaşa, karmaşa gibi bir anlama karşılık gelen kaos, kozmosun düzenini yıkıcı bir güce sahiptir. Kaos'un sanat alanına konu olması Rönesans öncesine dayanıyor olsa da, 19. Yüzyıl Romantik manzara resimlerinde ön plana çıkarak, kavram felsefe ile temellendirilmiştir. Bunun en önemli sebeplerinden biri, dönemin filozoflarının Romantik sanatçılara ilham kaynağı olmasıdır. Özellikle Edmund Burke ve Immanuel Kant'ın "yüce ve güzel estetiği" üzerine düşünceleri yüceyi kaosla ilişkilendirerek bu olguya farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. Romantik ressamları derinden etkileyen bu düşünceler, onları "yüce" bağlamındaki kaosu manzara resimlerine taşımış, farklı bir bakış açısı kazandırmış ve manzara resmini bir tür resmi olarak doğanın salt taklidinden çıkartıp, düşünsel bir içerik kazanmasına ve duyguların aktarımı noktasında bir ifade bağlamına dönüşmesine neden olmuştur. Romantik manzara resimlerinde kaos, daha çok doğa-insan çerçevesi içerisinde ele alınmıştır. Diğer yönden ise dini bir perspektiften ele alınıp, cennet-cehennem ve kıyamet senaryoları ile kaos, yüceyi anlatmanın bir yöntemi olmuştur. Bu çalışmada; Kaos'un farklı alanlardaki tanımlarından ve anlatılarından yola çıkarak, Romantik manzara resimleri ile ilişkileri tespit edilmeye çalışılmış; sanat tarihinde öne çıkan eserler incelenmiş ve referans alınan sanatçıların yapıtları üzerinden kaos kavramı analiz edilmeye çalışılmıştır.

19. yüzyılKaosManzara+4
Barış Özyaprak
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manzara resminde boşluk olgusu ve sanatçının mizacı ile olan ilişkisi

Sanatsal üretimin en genel motivasyonu yaratıcılık ve hayal gücü olarak ifade edilmektedir. Sanatın hangi dalı olursa olsun sanatçı, eserini bir ifade biçimi olarak kullanmaktadır. Bazen her şey göründüğü gibidir, bazen de anlatılmak, gösterilmek istenen hikâye alt metinlerde saklıdır. Her sanat dalında üretim süreci ve yöntemler değişebilmektedir fakat sonucunda ortaya çıkan eser kendi başına bir düşünceyi anlatmaktadır. Resim, bir yöntem olarak iki boyutlu düzlemde gerçekleşmektedir. Mağara duvarlarından galeri duvarlarına sürdürdüğü bu geniş yolculuğunda resim, yöntem ve düşünce yapısı olarak sürekli bir değişime uğramıştır. Birinci bölümde manzara resminin tarihsel süreci araştırılarak, sanatçıların içsel eğilimlerinin, yaptığı eserlerin bütününe çoğu zaman hâkim olduğu kanaatine varılmıştır. Böylelikle fırça vuruşlarından, renk ve kompozisyon seçimlerinden, üretimde kullandığı malzemelerden ve yöntemden dolayı, sanatçıların birbirinden olabildiğince farklı ve biricik eserler üretebildiği düşünülmektedir. Üretilen sanat eseri üzerinde kişisel mizacın etkisinin olduğu düşünülerek ikinci bölümde sanatçı ile melankoli ve mizaç arasındaki ilişki araştırılmıştır. Resmin üretildiği dönemde yaşanan bilimsel, politik ve ekonomik olaylar, yaşanılan sosyal çevre, ailevi sorunlar, savaşlar ve göçler gibi birçok etken sanatçının mizacında büyük rol oynamaktadır. Araştırma, manzara resmindeki boşluk olgusuyla, sanatçının melankolik ruh halinin yakın bir ilişki içinde olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Doğa, Manzara resmi, Melankoli, Mizaç

BoşlukKişilik özellikleriManzara+4
Ahmet Algül
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avangard kuram bağlamında manzara resminde kolaj

Doğa, sanat tarihi boyunca sanatçının ilham kaynağı olmuştur. Bu birliktelik ile beraber sanatın insana dair, insanın da doğaya dair bir yakınlık içerisinde olması, sanatın, insanın yaşam döngüsü içerisinde karşılaştığı tüm faktörler çerçevesinde değişime uğramasına sebep olur. Buna örnek olarak Avrupa'da 18. Yüzyılın ikinci yarısında etkileri görülmeye başlanan Sanayi Devrimi'nin gerek toplumsal gerekse ideolojik alanlara getirdiği yenilikler ve teknolojik etkiler sebebiyle sanatçının da bu yeni düzende edindiği sorunsallar ve çözümlemeler üzerinden sanatına dahil ettiği yeniliklikleri örnek gösterebiliriz. Bu süreçte sanatta öne çıkan yeni ifade arayışları, geleneksel biçim ve içeriğe karşı avangard bir yaklaşım olarak var olur. Teknolojik gelişmelerin devamında değişen tüketim kültürü ile basılı medyanın ön plana çıkması ile kolajın malzemeleri arasında olan kâğıt, dergi gibi materyaller resmin malzemesi olmaya başlar. Gündelik yaşama dair nesnelerin sanat yapıtında yer bulması ve nesnenin işlevinden ayrışarak sanat ürünü ya da sanat malzemesine dönüşümü ile gerçekleşen bu avangard hareket ilerleyen tarihsel süreçte manzara resimlerinde kolaj görünümlerine zemin hazırlar. Bu tez çalışmasında; manzarada kolaj tekniğinin kullanılmasına dair çalışma örnekleri, sanatın evrensel dili kullanması ve çağdaş sanat eserlerinde bu yaklaşımın okunması dikkate alınmış olup, avangard tavır bağlamında değerlendirilerek, tüm bu olgu ve kavramlar incelenerek bulgular eklenmiştir.

AvangardKolajManzara+3
Şeyma Lakot
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nano silikon ve hümik asit uygulamalarının Lolium perenne ve Festuca arundinacea serin iklim çim türlerinde tuz stresi ile ilişkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı biyostimulant olarak son yıllarda kullanımı yaygınlaşan nano silikon (NS) ve hümik asidin (H) Akdeniz ikliminde çim alanlarda sıklıkla kullanılan serin iklim çim türleri olan Festuca arundinacea "Bizem" ve Lolium perenne "Ringles" türlerinde tuz stresinin etkilerinin giderilmesinde kullanım olanakları ve etkilerinin belirlenmesidir. Çalışma kapsamında Kasım 2021-Temmuz 2022 ayları arasında, 2x2x4 (Tür x NaCl x Biyostimulant) (Tuz+ Biyostimulant-, Tuz+ NS 1.doz+, Tuz- NS 1.doz+, Tuz+ NS 2.doz+, Tuz- NS 2.doz+, Tuz- Biyostimulant- (Kontrol), Tuz+ H+, Tuz- H +) faktöriyel deneme desenine göre Akdeniz Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Süs Bitkileri Araştırma serasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre yüksek doz NS uygulamasının tuz stresi altındaki F. arundinacea ve L. perenne türünün kalite, renk, yaprak yanma oranı, klorofil içeriği ve haftalık biçim artıkları yaş ve kuru ağırlıkları açısından tuzun olumsuz etkilerini azaltıcı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sürgün kuru ağırlıkları açısından F. arundinacea'de düşük doz, L. perenne'de yüksek doz NS uygulaması tuz stresinin olumsuz etkilerini gideren en iyi biyostimulant olduğunu göstermiştir. Kök kuru ağırlığı açısından ise türlerin, uygulamaların ve tür x uygulama interaksiyonunun istatistiki olarak önemli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tüm parametreler açısından H uygulaması etkinliğinin NS uygulamasına göre yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, çalışılan türlerde NS uygulamasının tuz stresinin olumsuz etkilerini gidermede oldukça uygun bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda özellikle tuz stresi altındaki çim alanların yönetiminde NS kullanımının yaygınlaştırılması önerilmektedir.

Bitkisel hormonlarKamışsı yumakPeyzaj+4
Zeynep Benan Coşkunyel
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resimsel manzaradan sinemasal manzaraya: Angelopoulos örneği

Sözlük anlamı, görünen doğal dünyanın çerçevelenmiş bir görünümünü temsil eden resim olan manzara, günümüzde dünyanın salt bir kısmını değil, iç ve dış mimari mekânları, kentsel-kırsal yerleşimleri, hatta sanal ve dijital mekânları dahi içerir hâle gelmiştir. Modern çağda pek çok kurama ve eleştiriye konu olan manzaranın böylece ontolojik yapısında gizil halde bulunan çoklu anlamlar açığa çıkmış; kültürel, sosyal, politik, ekonomik birçok alanda çeşitli mesajlar taşıyıp ileten bir medium (ortam) olma özelliğinin saptanması önemini daha da artırmıştır. İnsanın manzarayla olan ilişkisi, kuşkusuz uygarlık tarihiyle paralellik gösteren bir gelişim seyri izler. Antik Yunan tiyatrosunun ortaya çıkışı ve yarım daire biçiminde manzaraya açılan tiyatro mimarisi ile manzara çerçeveye girmiş, ayrıca dekoratif özelliği onu antikitenin vazgeçilmez öğelerinden biri kılmıştır. Kısaca doğanın resimselleştirilmesi olarak tanımlanabilecek manzara resminin özerk bir janr resmi olarak kabul görmesi ise 16. yüzyılda olmuş, giderek gelişip klasikleşerek 19. yüzyılda resimsel zirvesine ulaşmıştır. Aynı yüzyılda, fotoğraf ve sinemanın icadıyla görmenin tarihinde esaslı bir devrim gerçekleşmiş ve dolayısıyla manzaranın da modernleşme süreci başlamıştır. Bu çalışmanın gayesi, manzara olgusunun resimsel yolculuğunu hem felsefi hem tarihsel düzlemde izleyerek 20. yüzyılda sinemasal manzaraya (filmik imaja) dönüşümünü, klasik öğeleri modern araçlarla sentezleyip orijinal bir manzara biçim, anlam ve estetiği yaratan modernist Yunan yönetmen Theodoros Angelopoulos sineması çerçevesinde, sanat tarihsel açıdan araştırmaktır. Angelopoulos'un poetik, aynı zamanda politik görsel üslubunun ayırıcı niteliklerinden biri olan manzaranın, resimden sinemaya geçerken devralıp aktardığı ifade araçlarını, ayrıca kazandığı yeni işlev ve olanakları belirtmek çalışmanın ereği dâhilindedir. Bu yolda, hem ikonografik hem formalist yöntemlerden yararlanarak bütünsel ve sentezleyici bir manzara okuma metodolojisi uygulamanın yanı sıra, bilhassa André Bazin ve Gilles Deleuze'ün sinema kuramları ekseninde bir düşünce ve yorum sistemi geliştirmeye çaba gösteren çalışma, nihayetinde özel bir sinemasal deneyim içinde yeni bir manzara anlayışının oluşum hikâyesine tanıklık edip kayda geçirmiştir.

Angelopoulos, TheoGörüntüManzara+5
Duygu Kökek
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Japon ahşap baskı resimlerinde manzara: Hiroshige örneği

Uzun yıllardır süre gelen siyasal karışıklık ve savaşlardan yorgun düşmüş Japonya, Tokugawa Shogun'nun iç savaşı bitirip ülkeyi kontrol altına almasıyla yaklaşık iki yüz elli yıl sürecek olan huzur ve refah ortamına kavuşmuştur. Artan refah ve huzur, sanatsal ve kültürel faaliyetlerin gelişmesine uygun ortam sağlamıştır, Shogun yönetimi tarafından Japonya'nın dış dünyaya da kapatılması eşsiz ve tamamen Japon bir sanat üslubunun (Ukiyo-e) doğmasına vesile olmuştur. Ukiyo-e'nin ilk teması eğlence dünyasıdır. Ancak Tokugawa döneminin sonlarında yaşanan siyasi gerginlikler ve sosyal yaşamdaki değişimler betimlenen konularında değişime uğramasına sebep olmuştur. Artan seyahat etme alışkanlığıyla birlikte gezilen ve görülen yerler baskı resimlerde yer almış ve artan taleple manzara baskı temasında eserler üretilmiştir. Bu çalışmada manzara temasında da eserler üretmiş olan Japon baskı resminin önemli sanatçılarından Utagawa Hiroshige'nin yaşamı, sanat anlayışı ve sanat hayatı ele alınmıştır. Sanatçının 'Tōkaidō Yolu'nun Elli Üç İstasyonu Serisi'nden belli başlı eserler seçilerek, Japon ahşap baskı sanatındaki yeri, önemi ve katkısı incelenmeye çalışılmıştır. Hiroshige'nin eserleri sadece salt manzara baskılar olarak değerli değillerdir. Aynı zamanda onlar dönemin Japon kültürünün, inanışının ve yaşam biçiminin de birer yansıması ve zamanının tanığıdır. Eserlerinde dönemin popüler edebiyatından, şiirlerinden, dini inanışlarından, yöresel yemeklerden ve geleneklerinden izler kompozisyonun birer parçası olarak yerlerini almışlardır. Sonuç olarak elde edilen bulgularda Hiroshige'nin yapmış olduğu baskıları doğanın faklı zamanlarını şaşırtıcı bir gerçeklik ve şairane duygularla dolu bir atmosferde tasvir ettiğini göstermiştir. Gözlemlerine dayanarak oluşturmuş olduğu eskizlerinde zevk ve zarafetten yoksun olan kısımları çıkartarak idealize edilmiş bir gerçekliği sunmuştur. Hiroshige, derinliği ve hava perspektifinin etkilerini oluşturmasına yardımcı olması için sabah ve akşam sislerini kullanmış ve genellikle bir sahnenin kuş bakışı görüntüsünü sunmuştur. Ay ışığı, sis, kar, yağmur gibi atmosferik olayları tasvir yeteneği en büyük sanatsal başarılarından biridir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak, literatür taraması yapılmış ve kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Literatür taraması neticesinde Türkçe kaynaklarda sanatçı hakkında yazılmış detaylı bir çalışmanın olmadığı görülmüştür. Özellikle konunun uzmanları tarafından yazılan basılı kaynaklardan bilgilere ulaşılmıştır. Çalışma bu özelliğiyle ülkemizde sanatçı Hiroshige üzerine yapılan en kapsamlı çalışma olarak alandaki bu boşluğu doldurması amaçlanmaktadır. Hiroshige'nin ahşap baskı eserlerini konu alacak araştırmalara ve konu ile ilgilenen araştırmacılara kaynak oluşturması amaçlanmıştır.

Ağaç baskıHiroshige, UtagawaJapon resim sanatı+3
Cuma Şaştım
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00

İlgili konular