Logistic regression analysis

96 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İşletme özellikli unsurların gerçeğe uygun değer kullanım düzeyine etkilerinin tespiti: BİST işletmelerinde bir uygulama

Günümüzde finansal raporlamada kullanılan maliyet yöntemi, yerini hızla piyasa bazlı bir ölçüm olan gerçeğe uygun değer yöntemine bırakmaya başlamıştır. Bu nedenle son yıllarda finansal bilgi kullanıcıları, işletme yöneticileri, yatırımcılar vb. birçok kişi ve kurumlar için finansal raporlamada varlık ya da borçların gerçeğe uygun değerle gösterilmesi büyük önem taşımaktadır. TFRS 13 Gerçeğe Uygun Değer standardının da ortaya çıkmasıyla bu konuyla ilgili çalışmalar artmaya başlamıştır. Bu çalışmada gerçeğe uygun değer yöntemi ile ilgili iki farklı analize yer verilmiştir. İlk olarak, içerik analizi yöntemi kullanılarak Borsa İstanbul'da işlem gören imalat sektöründeki 164 işletmenin 2013-2017 yılları arasında finansal durum tablolarında yer alan birtakım varlıklarında gerçeğe uygun değer yöntemini kullanma düzeyleri ortaya konulmuştur. Yapılan içerik analizi sonucunda, gerçeğe uygun değerin en fazla kullanıldığı ilk dört varlık sırasıyla türev araçlar, yatırım amaçlı gayrimenkuller, canlı varlıklar ve finansal yatırımlar olarak tespit edilmiştir. Çalışmanın diğer bölümünde ise lojistik regresyon analizi uygulanarak 164 imalat işletmesinin 2013-2017 yılları arasında finansal durum tablolarında yer alan 9 farklı varlık türündeki gerçeğe uygun değer kullanımında işletme özellikli unsurların (denetçi türü, işletme büyüklüğü ve işletme karlılığı) etkili olup olmadıklarına ilişkin analizler yapılmıştır. Bu analiz sonuçlarına göre; işletme özellikli unsurlar olan işletme büyüklüğü değişkeninin maddi duran varlıklarda, işletme karlılığının ise finansal yatırımlarda etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Borsa İstanbul, gerçeğe uygun değer, lojistik regresyon, içerik analizi, kullanım düzeyi.

Borsa İstanbulDeğerleme modelleriFinansal tablolar+4
Zahide Yener
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Binary logit model analiziyle kredi kartı seçimini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi: Osmaniye uygulaması

Kullanıcılarına ve kredi kartını piyasaya süren kuruluşlara birçok faydası olan kredi kartlarının günümüzde hızla yayıldığı ve geniş bir kullanım alanına sahip olduğu bilinmektedir. Çalışmanın amacı; Osmaniye'deki bireylerin kredi kartı seçiminde etkili olan faktörleri belirlemek ve bu faktörlerin etki büyüklüklerini hesaplamaktır. Bu araştırma kapsamında, bireylerin sosyo-demografik ve ekonomik faktörlerinin yanı sıra bankaların hizmete sundukları kredi kartları özellikleri ile kredi kartı seçimi arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını ortaya konulmaktadır. Çalışmada kullanılacak gerekli veri seti kolayda örnekleme yöntemi yardımıyla anket uygulanan Osmaniye'de kredi kartı seçiminde yer alan 507 bireyin anket verileridir. Araştırmanın veri setine Ki-kare testi ve faktör analizi uygulanarak istatistiksel açıdan anlamlı olan değişkenler belirlenip bu değişkenlerin çoklu doğrusal bağlantı problemi kontrol edilerek logit model tahmini gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bağımlı değişkeni kamu ve özel bankaların dağıttıkları kredi kartlarının seçimi olup iki kategoriden oluşurken, bağımsız değişkenleri ise bireylerin sosyo-demografik ve ekonomik faktörleri ile bankaların kredi kartı özellikleridir. Araştırma sonucunda bireylerin %54,6'sının tek kredi kartı ve %45,4'ünün ise iki ya da daha fazla kredi kartı kullandıkları belirlenirken, bireylerin gelir seviyesi arttıkça daha fazla harcama yaptıkları ve borçlarını zamanında ödemedikleri ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte kredi kartı seçimine yönelik logit model tahmini üzerinden anlamlı olan değişkenlerin marjinal etki değerleri hesaplanarak yorumlanmıştır.

Kredi kartlarıLogit modeliLojistik regresyon analizi+3
Birgül Tunçeli
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyetinin incelenmesi

Bu çalışmada Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) araştırma görevlilerinin memnuniyeti ikili lojistik regresyon analizi, yaşam doyumu ile memnuniyet arasındaki ilişki ise korelasyon analizi ile incelenmiştir. ÖYP, Türkiye'nin artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere 2002 yılından itibaren uygulanan ve 2025 yılına kadar sürmesi beklenen bir programdır. Programa dâhil olan araştırma görevlilerinin memnuniyetini ve yaşam doyumlarını inceleyen bir çalışma bulunmaması konunun özgünlüğünü sağlamaktadır. Çalışmada, ÖYP araştırma görevlilerinin Anadolu Üniversitesi'nden genel memnuniyeti, akademisyen memnuniyet ölçeği ve demografik sorular kullanılarak araştırılmıştır. Akademisyen memnuniyet ölçeğinin fazla sayıda madde içermesi nedeniyle, açıklayıcı faktör analizi uygulanarak boyut indirgemesi yapılmış ve memnuniyeti ölçen sekiz faktöre ulaşılmıştır. Elde edilen faktörler ve demografik değişkenlerle Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyeti ikili lojistik regresyon analiziyle incelenmiştir. İşe yönelik tutum, kurumun algılanan saygınlığı, akademik çalışma imkânı, kurumun bilimsel araştırmalara verdiği destek ile lisans mezuniyetinin, Anadolu Üniversitesi ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyeti üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Yaşam doyumu ile memnuniyet arasındaki ilişki korelasyon analizi ile incelenmiş, iki değişken arasında düşük kuvvette pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. ÖYP araştırma görevlilerinin memnuniyetlerinden yaşam doyumlarına taşma varsayımının gerçekleştiği ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: ÖYP araştırma görevliliği, Akademisyen memnuniyeti, Yaşam doyumu, Faktör analizi, Lojistik regresyon analizi.

Anadolu ÜniversitesiAraştırma görevlileriFaktör analizi+5
Ahmet Aytekin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bankacılık türleri açısından kredi risk yönetiminin analizi

Finans sektöründe farklı alanlarda birden çok işlemi gerçekleştiren bankalar, yaptıkları işlemlerin fazlalıkları ve iş yükümlülükleri sebebiyle her zaman farklı risk gruplarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sebeple bankalar her zaman riskle iç içe ve bu risklere karşı mücadele etmek zorundadır. Bankaların önemli faaliyetleri arasında yer alan kredi işlemleri beraberinde kredi riskini getirmektedir. Kredi riski, firma ya da bi-reysel müşterilerin bankalardan aldıkları kredileri zamanında geri ödememesi, ödeye-memesi ve kredi sözleşmesinde yer alan hükümlere uymamalarından dolayı ortaya çık-maktadır. Kredi riskinin olmaması mümkün değildir. Bu sebeple kredi riskinin düzgün ve etkin yönetilmesi bankalar açısından oldukça önemlidir. Koşulların değişmesi rekabet ortamını da arttırmaktadır. Bu nedenle bankalar rekabet ortamına uyarak varlıklarını sürdürebilmek için kredi vermek durumundadırlar. Fakat verilen krediler iyi bir şekilde yönetilirse bankalara gelir sağlamaktadır. Bu çalışmada bankacılık sektöründen bahsedi-lerek, bankacılıkta kredi riski, risk türleri, kredi riskinin ölçümü ve yönetimi ele alınarak, Türkiye'de faaliyet gösteren özel ve kamu sermayeli bankaların 2007-2017 yılların arasında kredi riskini ortaya koyacak değişkenlerin belirlenmesi amaçlanarak, uygulanan analizler ile bankaların kredi riskine etki eden değişkenler saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmada Kamu Sermayeli Mevduat Bankaları olarak sınıflandırılan Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.Ş. bankaları ile; Özel Sermayeli Mevduat Bankaları sınıflandırılan Akbank T.A.Ş, Anadolubank A.Ş., Fibabanka A.Ş., Şekerbank T.A.Ş., Turkish Bank A.Ş., Türk Eko-nomi Bankası A.Ş., Türkiye İş Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. bankalarına ilişkin 2007 ve 2017 yılları arasına ait finansal verilere Türkiye Bankalar Birliği sayfa-sından ulaşılarak Logit ve Probit Regresyon Analizleri yapılmıştır. Türkiye' de 3 adet Kamu Sermayeli Mevduat bankası ve 9 adet Özel Sermayeli Mevduat Bankası yer al-masına rağmen Özel Sermayeli Bankalar grubunda yer alan Adabank A.Ş. ait verilerde süreklilik olmadığından çalışmaya dahil edilmemiştir. Takipteki Alacaklar ile Kredi ve Alacaklar hesapları için 2 Model kurgulanmış olup, Model 1 için Logit Marjinal Etki sonuçlarına göre, Toplam Mevduat/ Toplam Aktifler (X15), Toplam Gelirler/ Toplam Giderler (X41), Şube Başına Toplam Aktif (X52) değişkenlerinin pozitif yönde marjinal etkiye sahip olduğu Faiz Gelirleri / Faiz Giderleri (X40), Faiz Giderleri/ Toplam Giderler (X45), Şube Başına Toplam Mevduat (X53) değişkenlerinin ise negatif yönde marjinal etkiye sahip olduğu görülmüştür. Model 2 sonuçlarına göre de Özkaynaklar / Mevduat + Mevduat Dışı Kaynaklar (X4), Toplam Mevduat (X48) değişkenleri pozitif yönde marjinal etkiye sahip iken, Sermaye Yeterlilik Oranı (X1), TP Mevduat / Toplam Mevduat (X13), Net Dönem Karı- Zararı / Ödenmiş Sermaye (X33) değişkenlerinin negatif yönde marjinal etkiye sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kavramlar: Türk Bankacılık Sektörü, Takipteki Krediler, Kredi ve Alacaklar, Lojistik Regresyon, Kredi Riski

BankacılıkBankacılık işlemleriBankacılık sistemi+5
Bergen Kakaç
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışanların tasarruflarını değerlendirme davranışları kapsamında hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörler: Çorum ili için bir araştırma

Bireylerin tasarruf yapabilmesi ve yaptığı tasarrufları değerlendirmesi yatırımların gerçekleşebilmesi için ön koşuldur. Bireyler tasarruflarını değerlendirirken genellikle finansal yatırım araçlarından döviz, altın, vadeli mevduat hesabı gibi araçları tercih ettikleri, hisse senedini çok fazla tercih etmedikleri söylenebilir. Bu nedenle örgütsel davranış temelinde farklı sektördeki çalışanların hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörlerin araştırılması önem arz etmektedir. Bu bağlamda çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çorum ilinde görev yapan çalışanların tasarruflarını değerlendirme davranışı kapsamında hisse senedi tercihini etkileyen faktörlerin bağımsız örneklem T testi, tek yönlü Anova testi, post-hoc ikişerli karşılaştırma testleri ve lojistik regresyon analiziyle davranışsal finans çerçevesinde belirlenmesi amaçlanmıştır. Analizlerden önce günevirlik, normallik testleriyle faktör analizi uygulanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çorum ilinde görev yapan 551 çalışana 27 soruluk anket uygulanmış, anket verileri SPSS 27.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Bağımsız örneklem T testi ve tek yönlü Anova testi sonuçlarına göre cinsiyet, öğretmenlerin eğitim kademesi, gelir düzeyi, ev sahibi olma durumu, hisse senedine yatırım yapma süresi, portföy büyüklüğü ve finansal eğitim durumuna göre katılımcılar arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu testlerde katılımcıların kendine güven yönlü, bilgi yönlü, duygusal ve sosyal yönlü davranışsal eğilimler temelli hisse senedi yatırımlarında farklılık tespit edilmiştir. Lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre erkek çalışanlar ve gelir düzeyindeki artışın hisse senedine yatırım yapma olasılığını arttırdığı belirlenmiştir. Ev sahibi olma, yaş, eğitim ve medeni durumun hisse senedine yatırım yapma olasılığına istatistiksel olarak anlamlı etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Konuyla ilgili çalışmalar değerlendirildiğinde farklı sektörlerde çalışanlar için hisse senedine yapılan yatırımlar davranışsal finans kapsamında araştırılmıştır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışanların hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörlerin araştırıldığı ve lojistik regresyon analizi yönteminin kullanıldığı çalışmalara rastlanmamıştır. Bu yönüyle çalışmanın yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Davranışsal finansHisse senetleriLojistik regresyon analizi+7
Resul Şen
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel hastane hizmetlerinde asimetrik bilgi ile ahlaki tehlike ilişkisi

Bu çalışmanın amacı özel hastane hizmetlerinden yararlanan insanların sahip olduğu asimetrik bilgi ile maruz kaldıkları ahlaki tehlike arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda Dumlupınar Üniversitesi akademik personeli özelinde anket uygulanmıştır. Çalışmada ikili lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. İkili lojistik regresyon analizinde iki model oluşturulmuştur. Birinci model asimetrik bilgi değişkenlerinin ve demografik bilgilerin, özel hastane kullanımı ile arasındaki ilişkisini tespit etmek için oluşturulmuştur. İkinci model ise asimetrik bilgi ile ahlaki tehlike arasındaki ilişki üzerine olup asimetrik bilgi değişkenleri ve demografik bilgilerin ahlaki tehlike ile ilişkisini tespit etmek için oluşturulmuştur. Birinci modelin sonuçları şu şekildedir: Erkekler kadınlara göre 0,392 kat daha az özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. Yaşı yüksek olanlar yüksek olmayanlara göre 0,704 kat daha az özel hastane kullanımı tercih etmektedir. Geliri yüksek olanlar yüksek olmayanlara göre 1,683 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedir. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 1,804 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. İlk 10 gün içerisinde özel hastane doktorları tarafından kontrole çağrılanlar, çağrılmayanlara göre 1,927 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. Özel hastanelerin duvarlarında asılı yasal bilgilendirmeleri okuyanlar, okumayanlara göre 1,790 kat daha fazla özel hastane kullanımını tercih etmektedirler. İkinci modelin sonuçları ise şu şekildedir: Özel hastaneye gittiğinde özel hastanelerin nasıl bir hizmet sunacağı bilgisine sahip olanlar, olmayanlara göre 0,454 kat az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 0,437 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastaneye gittiğinde doktorundan tedavisiyle ilgili süreçler hakkında tam bilgi alanlar, almayanlara göre 0,437 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanede aldığı hizmetlerin masraflarından haberdar olanlar, olmayanlara göre 0,590 kat daha az ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanelerde hizmet almaya gittiğinde kendini hastadan daha çok müşteri gibi hissedenler, hissetmeyenlere göre 6,164 kat daha fazla ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Özel hastanelerin acil hizmet birimlerinde tedavi için ücret ödeyenler, ödemeyenlere göre 1,714 kat daha fazla ahlaki tehlikeye maruz kalmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Asimetrik Bilgi, Ahlaki Tehlike, Özel Hastane Hizmetleri, İkili Lojistik Regresyon Analizi

Ahlaki tehlikeAsimetrik enformasyonLojistik regresyon analizi+2
Nurten Şekerci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bir şehrin büyükşehir olabilme kriterlerinin ikili lojistik regresyon ile analizi

İnsan zekâsının en üstün ürünlerinden biri olan büyükşehirler, sosyal, ekonomik, kültürel ve politik gelişimlerin doğal fiziki yansımaları olmuştur. Bu olgular, aydın planlamacılar, uzmanlar ve akademisyenlerin gözlem, araştırma, değerlendirme ve önerileri içeriğindedir. Metropoliten kent olarak da tanımlanan büyükşehirler, ülkelerin gelişimi için son zamanlarda araştırmaların odak noktası haline gelmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de bulunan seksenbir ilin nitelikleri incelenmiş, büyükşehirlerin lojistik regresyon tekniğiyle analizi yapılarak şehirlerin hangi kriteler altında büyükşehir olma özelliği gösterdiği saptanmıştır. Araştırma, illerin 2014 yılına ait demografik, sosyal ve ekonomik içerikli değişkenlere ait verileri ile çalışılmıştır. İstatistiksel olarak anlamlı modeller, binary lojistik regresyon analizi ile tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre Kişibaşı Gayrisafi Yurtiçi Hasıla, İthalat ve İhracat, tahmin edilen logit model için anlamlı bağımsız değişkenlerdir. Böylelikle büyükşehir olma kriterlerinde iktisadi kaynaklı değişkenlerin etkili olduğuna karar verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Metropoliten kent, Büyükşehir, Lojistik Regresyon.

Büyükşehir belediyeleriBüyükşehirlerKentler+7
Gönül Baş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim uygulamalarının denetim kalitesi üzerine etkisi: BİST-100 şirketleri üzerine bir araştırma

Kurumsal yönetim, bir işletmenin sürdürülebilmesinde ve kontrol altında tutulmasında kullanılan işletme içi bir sistemdir. Denetim kalitesi, denetim sürecinde olan bir firmanın, muhasebe sisteminde meydana gelen maddi hata, yanlışlık, eksiklik ya da düzensizlik gibi olayların açığa çıkartılmasıyla birlikte bunların olması gerekene uyumlu bir biçimde raporlanma olasılığıdır. Böylelikle şirketlerin güven ve itibarını korumak adına ya denetim kalitesini arttırmaları ya da kurumsal yönetim uygulamalarını yaygınlaştırmaları gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmada, şirketlerin kurumsal yönetim uygulamalarının denetim kalitesine etkisi araştırılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul 100 (BİST-100) endeksinde işlem gören farklı sektörlerden 96 şirketin 2012-2016 yıllarına ait verileri kullanılmıştır. Araştırmada, bağımlı değişken olarak denetim kalitesi, bağımsız değişken olarak da kurumsal yönetim uygulamaları yer alırken denetim kalitesi göstergesinin değerlendirilmesinde denetim firmasının büyüklüğü tercih edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde İkili Lojistik Regresyon analizi kullanılmıştır. Her yıl için ayrı ayrı gerçekleştirilen analizler sonucunda, kurumsal yönetim uygulamalarının denetim kalitesine etkisinin her yıl artış göstererek devam ettiği gözlemlenmiştir. Son yılın verileriyle sınıflandırma yüzdesinin en yüksek orana ulaşması, o yılda oluşturulan modeldeki bağımsız değişkenlerin denetim kalitesi üzerindeki etkisini en iyi açıklayan yıl durumuna getirmiştir. Sınıflandırma yüzdesinin en yüksek olduğu yılın son yıl olması denetim kalitesinin iyi anlaşıldığını da göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Denetim, Denetim Kalitesi, Kurumsal Yönetim, Borsa İstanbul, Lojistik Regresyon

Borsa İstanbulDenetimKalite+3
Hilmi Uygun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizler ve finansal krizleri belirleyen faktörler: Türkiye örneği

Dünya genelinde daha sık periyotlarla meydana gelen finansal krizler, araştırmacıların finansal krizleri daha yoğun incelemesine neden olmuştur. Finansal krizlere yönelik yapılan çok sayıdaki çalışmanın vurguladığı ortak nokta; finansal krizlerin dinamik bir yapı içinde değişik faktörlerin birbirini tetiklemesiyle ortaya çıktığıdır. Bu nedenle finansal krizlere ait temel parametrelerin neler olduğu konusunda tam bir fikir birliği yoktur.Bu çalışmanın amacı, Türk finansal sektöründe 1992-2009 yılları arasında meydana gelen krizler için finansal krizleri belirleyen en etkin makroekonomik faktörler bulunmaya çalışılmıştır. Bu amaca ulaşmak için mevcut literatür temelinde seçilen faktörlerin krize yol açma ihtimali, Lojistik Regresyon Modeli kullanılarak belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın sonuçları iktisadi beklentilere ve literatüre uygundur. Lojistik Regresyon Modeliyle elde edilen sonuçlara göre, kriz olasılığını arttıran en önemli makroekonomik faktörler kısa vadeli mevduat faiz oranı, döviz kuru ve kredi hacmi olmuş, geçmiş krizler doğru bir şekilde tahmin edilmiştir. Sonuç olarak, Lojistik Regresyon Modeliyle kriz olup olmayacağını önceden tahmin etmek mümkündür.

Ekonomik etkiEkonomik krizFinans sektörü+3
Gökhan Dağılgan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelir dağılımı tasarruf ilişkisi: Türkiye'de hanehalkı tasarruflarının belirleyicileri

Hanehalkı gelir bölüşümünden pay alanlar içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bu sebeple hanehalkı toplumdaki özel harcama, yatırım ve tasarruf kalemlerinde de belirleyici bir rol üstlenmektedir. Hanehalkının elde ettiği gelirin türü ve bu geliri ne şekilde kullandığı milli gelirin oluşumu için son derece önemlidir. Tez çalışmamız, hanehalkı tasarruflarının belirleyicilerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu'ndan sağlanan "Hanehalkı Bütçe Anketleri" kullanılarak 2002-2013 yılları arasındaki dönemi incelenmektedir. Anket verileri çoklu doğrusal regresyon ve lojistik regresyon modelleri ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, hanehalkı gelir türlerinden olan ücret-prim geliri, faiz ve kira geliri, emekli maaşı ve diğer maaşlar, hanehalkı tasarruflarını pozitif yönde etkilemektedir. Ayrıca, ikamet edilen konutun mülkiyeti, ikinci ev sahipliği, on bin liranın üzerinde yıllık kullanılabilir gelire sahip olmak, eğitim seviyesi gibi değişkenler de hanehalkı tasarrufları üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Buna karşılık hane büyüklüğü, otomobil sahipliği, geçici veya dönemlik istihdam, kırsal alanda yaşamak ise hanehalkı tasarruflarını olumsuz yönde etkileyen değişkenler olarak sıralanabilir. Anahtar Kelimeler: Hanehalkı, Gelir, Tasarruf, Gelir Dağılımı, Çoklu Doğrusal Regresyon, Lojistik Regresyon.

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıGelirler+6
Mehmet Şengür
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal eğilimler ile borsaya katılım ilişkisi: Muhasebe-finansman bilim dalındaki akademisyenlere yönelik bir araştırma

Davranışsal finans, yatırımcıların rasyonel hareket etmediklerini kabul etmektedir. Yatırımcılar, risk ve getiri faktörlerinin dışında davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden de etkilenmektedir. Birçok davranışsal eğilim var olmasına karşın literatürde kabul edilen en temel davranışsal eğilimler; risk toleransı, kendine güven, sürü davranışı ve demirleme eğilimleridir. Bu çalışmanın amacı; muhasebe ve finansman bilim dalındaki akademisyenlerin borsaya katılım durumlarındaki davranışsal eğilimlerini saptamak ve bu davranışsal eğilimlerin borsaya katılım durumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bunun yanında katılımcıların sosyo-ekonomik faktörleri ile borsaya katılma durumları da karşılaştırılmıştır. Toplamda 403 Muhasebe finansman bilim dalındaki akademisyene uygulanan anket soruları Lojistik Regresyon ve Ki-Kare Testi vasıtasıyla analize tabi tutulmuştur. Bu doğrultuda yapılan analizler neticesinde araştırma kapsamındaki davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden 10 faktör ile borsaya katılım arasında ilişkiler olduğu sonucuna varılmıştır.

AkademisyenlerBorsaDavranışsal finans+3
Abdulvahid Çavuşoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisi: Ankara ili örneği

Bu çalışma, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin onların bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisini incelemeyi amaç edinmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesi için kullanılan veriler, anketler aracılığıyla toplanmış ve toplanan verilerin analizinde T testi, ANOVA testi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Analizlerin sonucunda, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerini arttırarak bireysel emeklilik sistemine katılımlarını sağlayabilmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili taraflara faydalı bilgiler sunduğu düşünülmektedir.

AnkaraBireysel emeklilikFinansal okuryazarlık+4
İlknur Kıvrıç
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal başarısızlık ile kurumsal yönetim arasındaki ilişkinin incelenmesi

Günümüzde özellikle şirket skandalları ve ekonomik krizler neticesinde artan rekabet ortamında birçok işletme başarısızlıkla karşı karşıya kalmaktadır. İşletmeler başarısızlığın üstesinden gelebildikleri zaman başarıya ulaşarak faaliyetlerini devam ettirirler ancak başarısızlığın üstesinden gelemedikleri zaman başarısızlığın son aşaması olan iflasa veya tasfiyeye maruz kalırlar. İşletmeler başarısızlıklarla karşı karşıya kalmamak için yönetim yapısında, sermaye yapısında, denetim komitesinde ve işletme ile ilgili her konuda gerekli tedbirler almak zorundalardır. Bu çalışmanın amacı, BİST 100 Endeksi'nde 2009-2015 yılları arasında sürekli olarak faaliyet gösteren 69 işletmenin finansal tabloları, faaliyet raporları ve kurumsal yönetim raporları kullanılarak elde edilen veriler ile işletmelerin finansal başarısızlıkla karşılaşmaları ile kurumsal yönetim uygulamaları arasında bir ilişkisinin olup olmadığının tespit etmektir. Çalışmada yer alan şirketlerin finansal oranları normal dağılmadığı için lojistik regresyon yöntemi uygulanmıştır. Ayrıca Altman Z işletmelerin başarısızlıklarını tahmin etmede sıklıkla kullanılan bir yöntem olması sebebiyle Altman Z skorları hesaplanarak tahmin edilmeye çalışılmıştır. SPSS paket programından faydalanarak modelin değerlendirmesi yapılmıştır ve birçok değişken açısından finansal başarısızlık ile kurumsal yönetim arasında negatif ve pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal Başarısızlık, Kurumsal Yönetim, Altman Z Skoru, Lojistik Regresyon, Borsa İstanbul

Altman Z skorlarıBorsa İstanbulFinansal başarısızlık+2
Sedef Türkmen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Mobil hizmet innovasyonlarının kabulü: Türkiye örneği

Yoğun rekabet, bölünmüş ve talepkar pazarlar ve çok hızlı değişen teknolojiler dolayısıyla innovasyon günümüz global ve dinamik rekabetçi pazarlarında gün geçtikçe daha da önemli bir yer edinmektedir. Bir Pazarda uzun vadede ayakta kalabilmek için işletmelerin innovasyonu anlayıp bünyelerine adapte etmeleri gerekmektedir. Ancak innovasyon oldukça fazla zaman, yatırım ve kalifiye çalışan gerektiren bir süreçtir. Bununla beraber pazara sürülen her 10 innovasyondan 8'i başarısızlıkla karşılaşmaktadır. Bu nedenle, işletmelerin innovasyonların kabulü üzerinde etkili faktörleri anlayarak innovasyonlar geliştirmeleri gereklidir.Bu çalışmada tüketicilerin innovasyonlarını kabulüne ilişkin kavramsal bir model geliştirilmiş ve Türkiye'de 1100 tüketici ile gerçekleştirilen saha çalışmasından mobil hizmetlerin kabulüne ilişkin olarak elde edilen kilit sonuçlara yer verilmektedir. Sonuçlar tüketicilerin mobil hizmetleri kullanıp kullanmamalarını bazı spesifik faktörlerin nasıl ve neden etkilediğine ilişkin bulgular sunmaktadır.

Hizmet işletmeleriHizmet sektörüLojistik regresyon analizi+7
Deniz Zeren
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama

Büyümeyle birlikte artan kredi talepleri, bireysel ve kurumsal yatırımcıların ihtiyaç duydukları kredi hacmini artırdığı düşünülmektedir. Bu bağlamda bankaların sahip olduğu kredi riskini nasıl yönetmesi gerektiğinin ve finansal oranlardan hangilerinin bankaların kredi riski ile yakından ilişkili olduğunun tespit edilmesi bankacılık sektöründe önem arz ettiği söylenebilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye de faaliyet gösteren bankaların kredi riski ile ilişkili olan finansal oranlarının tespit edilmesi ile bankalarda kredi riski yönetimi ve ölçülmesi gibi konular hakkında genel bilgiler vermektir. Bu bağlamda Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların 2007?2010 yıllarında kredi riski ile ilişkili olan finansal oranlarının belirlenerek yorumlanması amaçlanmıştır. Kredi riski üzerinde etkili olan finansal oranların ve etki derecelerinin belirlenmesinde lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda kredi riski üzerinde etkili olan finansal değişkenler ilk 3 yılda da Kredi ve Diğer Alacaklar Değer Düşüş Karşılığı / Toplam Aktifler değişkeni bulunmuştur. Ayrıca 2007 yılında Özel Karşılıklar / Takipteki Krediler (brüt) değişkeni, 2008 yılında YP Likit Aktifler / YP Pasifler değişkeni, 2009 yılında YP Likit Aktifler / YP Pasifler değişkeni 2010 yılında ise Finansal Varlıklar (Net) / Toplam Aktifler ve Duran Aktifler / Toplam Aktifler değişkenleri bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Risk ve Çeşitlendirme, Kredi Riski Yönetimi, Kredi Riski Ölçüm Yöntemleri, Lojistik Regresyon Analizi

BankacılıkBankacılık sektörüKredi riski+5
Tunahan Avcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
20
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de gıda güvencesi sorunu ve hanehalkı gıda güvencesi ölçümü: Adana ili örneği

Bu çalışmada, Türkiye'de gıda güvencesi sorunu ve gıda güvencesinin koşulları; gıdaların bulunabilirliği, erişebilirliği, sürdürülebilirliği ve güvenirliği açılarından ele alınmış ve ülkenin gıda güvencesi durumunu ortaya koyabilmek için Adana ili özelinden hareketle hanehalkı gıda güvencesi düzeyleri belirlenerek bunu etkileyen faktörler analiz edilmiştir.Araştırma kapsamında, ülkemizde gıda güvencesinin sağlanmasında gıdaların bulunabilirliği ile ilgili hayvansal gıda ürünleri hariç diğer ürünlerde kaygı verici bir durum olmadığı ancak nüfus artışı, küresel iklim değişiklikleri, tarım sektörünün yapısal sorunları ve doğal kaynakların tahribatı nedeniyle sürdürülebilir gıda arzının sağlanmasında risk olduğu sonucuna varılmıştır. Ülkemizin gıda güvencesinin temel sorunu gıdaya erişebilirlik boyutunda yaşanmaktadır. Yoksulluk başta olmak üzere, gelir dağılımındaki eşitsizlik, işsizlik ve artan gıda fiyatları gıdaya erişimi olumsuz etkilemektedir. Hane halkı düzeyinde yapılan anket sonuçları düşük gelir düzeyinin gıda güvencesinin sağlanmasında en etkili faktör olarak bu durumu desteklemektedir.Çalışma genel olarak değerlendirildiğinde ülkemizde açlık ciddi düzeyde olmasa da gıda güvencesinin sağlanması kritik düzeydedir ve yetersiz beslenme söz konusudur. Ülkemizde gıda güvencesinin sağlanması yoksulluk ve düşük gelir gibi ekonomik sorunların çözümüne bağlıdır.

Gıda güvenliğiLojistik regresyon analiziTarım sektörü
Özlem Eştürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sipariş üretimindeki gecikmelerin lojistik regresyon analizi ile belirlenmesi

Günümüzde Tedarik Zinciri Yönetimi olgusunun işletmelerin yaşam süreçleri ve performansları üzerindeki ekkisi büyüktür. İmalat sanayi sektöründe varlığını sürdüren bir işletmede ise, tedarik zinciri yönetiminin en önemli halkalarından birisi sipariş bilgileri ve işletmenin üretim performansıdır. Bu çalışma, sipariş parametrelerinin, siparişin zamanında gerçekleşme ihtimalini tahmin etmede kullanılabilir olduğunu kanıtlamayı amaçlamaktadır. Böylelikle imalat sanayi işletmelerinin ve işletme karar alıcılarının bu modelleme ile siparişler üzerine karar almada ve kararlarının sonucuna ulaşabilmede, daha isabetli olmaları sağlanabilinecektir. Bununla birlikte, tedarik zinciri yönetiminin birçok halkasında da bu yaklaşımın uygulanabilirliği tartışılacaktır

Lojistik regresyon analiziLojistik regresyon modelleriSipariş+4
Serkan Baş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Lojistik regresyon modelinde çoklu iç ilişki problemi

Lojistik regresyon modelinde en yaygın kullanılan parametre tahmin yöntemi en çok olabilirliktir. Çoklu iç ilişkinin var olması durumunda en çok olabilirlik tahmin edicinin boyu ve asimptotik varyansı aşırı büyüktür. Bunun sonucu olarak, istatistiksel çıkarımlar hatalı olur. Çoklu iç ilişkinin etkilerini azaltmak için literatürde en çok olabilirlik tahmin ediciye alternatif bazı parametre tahmin yöntemleri önerilmiştir. Bu çalışmada ise, lojistik regresyonda çoklu iç ilişki olması durumunda birinci-sıra jackknife ridge lojistik tahmin edici, birinci-sıra r-k ve r-d sınıf lojistik tahmin ediciler önerilmiş ve bu tahmin edicilerin özellikleri ve performansları incelenmiştir. Teorik olarak elde edilen sonuçlar, hem sayısal örneklerle hem de simülasyon çalışmaları üzerinde gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik regresyon, Çoklu iç ilişki, Birinci-sıra jackknife ridge lojistik tahmin edici, Birinci-sıra r-k sınıf lojistik tahmin edici, Birinci-sıra r-d sınıf lojistik tahmin edici

Lojistik regresyon analiziLojistik regresyon analiziLojistik regresyon modelleri+2
Engin Arıcan
Çukurova University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Risk tahmin modellerine eklenen yeni faktörün katkısının değerlendirilmesinde biyoistatistiksel yaklaşımlar

Giriş: Risk tahmin modelleri, hastalık ya da ölüm gibi klinik sonuçların tahmin edilmesinde kullanılan ve risk faktörlerini içeren bir regresyon tekniğidir. Uygulama alanındaki gelişmelerle ve teknolojik ilerlemelerle beraber yeni risk faktörlerinin bulunması kaçınılmaz bir durum haline gelmiştir. Bulunan bu yeni risk faktörlerinin modele ilavesi ve performans artışının değerlendirilmesinde merkezi bir rol üstlenen alıcı işlem karakteristikleri eğrisi (ROC) bazı sınırlamalar içermektedir. Bu sınırlamaların başında, tahmini regresyon katsayıları arasındaki değişimin ölçülmesinde sonuçların oldukça tutucu özelliğe sahip olması gelmektedir. Bundan dolayı yeni yöntem arayışları başlamış ve 2008 yılında Pencina ve arkadaşları tarafından yeniden sınıflama tablolarına dayanan ve yeni faktörün risk modeline katkısını açıklayan iki metot geliştirilmiştir. Bu iki yöntem net yeniden sınıflama iyileştirmesi (NRI) ve entegre ayırım iyileştirmesi (IDI)'dir. Çalışmada, iç içe tasarıma sahip modellerin performansının değerlendirilmesine imkan sağlayan ΔAUC, NRI ve IDI tekniklerinin birbirlerine göre avantaj ve dezavantajlarını araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nin Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesine, 2013-2015 Temmuz yılları arasında yatırılan 864 bebeğin ölüm olasılıklarını tahmin etmek için SNAP-II ve SNAPPE-II risk tahmin modelleri kullanılmıştır. Bebeğin sürfaktan ve annenin antenatal kortikosteroid (celestone) tedavisini alıp almaması yeni değişken olarak eklenmiştir. Simülasyon çalışmasında ise anlamsız değişken, uygun (fit) modele eklenmiş ve farklı örneklem büyüklüklerinde (100, 250, 500 ve 1000), farklı prevalans değerlerinde (0.10, 0.25 ve 0.50) 1000 tekrarlı simüle edilmiş verilerle yöntemlerin HP oranları belirlenmiştir. Bulgular: SNAP-II risk tahmin modeline hem celestone hem de sürfaktan bilgisinin eklenmesi ile elde edilen modele bağlı performans artışı anlamlı bulunmuştur. Bununla beraber SNAPPE-II risk tahmin modeline celestone bilgisinin eklenmesi ile elde edilen performans artışı sadece NRI sürekli istatistiği tarafından anlamlı bulunmuştur. Simülasyon çalışması ile NRI sürekli istatistiğinin HP oranı en yüksek iken ΔAUC ve IDI istatistiğinin HP oranının en düşük olduğu belirlenmiştir. Bununla beraber NRI kategorik istatistiği düşük prevalanslarda yüksek HP oranına sahip iken prevalansın artışına bağlı olarak HP oranı azalmaktadır. Sonuç: ΔAUC istatistiği oldukça tutucu sonuçlar vererek H0 hipotezini kabul etmeye en yatkın yaklaşım olarak belirlenirken NRI sürekli istatistiği tam tersi şeklinde davranmaktadır. IDI istatistiğinin HP oranındaki düşüklük ve anlamlı değişken senaryosunda performans artışını anlamlı bulması göz önüne alındığında kullanımı en uygun olabilecek yöntem olarak belirlenmiştir.

BiyoistatistikLojistik regresyon analiziROC eğrisi+2
Betül Dağoğlu
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik regresyon ve farklı sınıflama modellerinin performanslarının karşılaştırılması

Sağlık alanında sınıflama modelleri hastalıkların seyrinin tahmin edilmesinde ve tanı koymada sık kullanılan modellerdir. Bu modeller arasında en sık kullanılan ve en iyi bilineni Lojistik regresyon(LR) dur ancak son yıllarda kullanımı artan sınıflama modellerinin performansları konusunda henüz yeterli bilgiye sahip değiliz. Bu tezde kullanılan Karar Ağacı(KA), Random Forest(RF), Destek Vektör Makineleri(DVM) ve Naive Bayes(NB) sınıflama modelleri yanıt değişkenin iki değerli ve açıklayıcı değişkenlerin kategorik ve/veya sürekli olabildiği modellerden seçilmiştir. Bu tezde, LR yöntemi ile diğer yöntemlerin farklı örnek büyüklüğü, prevelans, açıklayıcı değişken tipi ve tanımlayıcılık katsayısı durumunda, etkileşim terimlerini bulunduran ve etkileşim terimlerini bulundurmayan 2 farklı model ile veri setleri üretilerek sınıflama modellerinin performanslarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca literatürden alınan 12 gerçek veri seti için performansları karşılaştırılmıştır. Genel olarak etkileşim terimlerini bulundurmayan modelde NB yönteminin performansı diğer yöntemlerden daha yüksek ve LR yöntemi ile benzer sonuçlar verdiği gözlenmiştir. Etkileşim terimlerini bulunduran modelde, düşük örnek büyüklüğünde NB yönteminin diğer yöntemlerden daha iyi performans göstermiştir. Orta ve büyük veri setlerinde DVM ve RF yöntemlerinin daha iyi performans göstermektedir. Bunula birlikte KA ve DVM yöntemleri düşük prevalans, düşük tanımlayıcılık katsayısı ve küçük örnek büyüklüğünde sınıflama yapamadığı durumların çok fazla olduğu(%50) gözlenmiştir. Gerçek veri setleri analizlerde DVM ve RF yöntemleri daha iyi performans gösterdiği gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Lojistik Regresyon, Prevalans, doğrusallık, Karar Ağacı

BiyoistatistikKarar ağacıLojistik regresyon analizi+6
Hülya Binokay
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Diskriminant analizi ve bazı alternatif regresyon analizleri

Araştırılan yanıt değişkenin nitel ölçekli yapıya sahip olması sıkça rastlanan bir durumdur. Yanıt değişkenin yapısının iki veya daha fazla kategoriye sahip olduğu durumlarda, bu yanıt değişkenin tahminini elde etmek için lineer regresyon yöntemleri yerine sınıflandırma yöntemleri kullanılır. Diskriminant analizi, hatalı sınıflandırma olasılığını en aza indirgeyerek gözlemleri ait oldukları kategorilere ayırmak için kullanılan en temel sınıflandırma yöntemlerinden birisidir. Bu tez çalışmasında diskriminant analizi ve bu analize alternatif olarak önerilen lojistik ve probit regresyon analizleri, iki ve ikiden fazla kategoriye sahip yanıt değişken için ayrı ayrı incelenmiştir. Bu amaçla, ilk olarak bazı sınıflandırma yöntemleri hakkında ön bilgi verilmiş ve neden lineer regresyonun uygulanamadığı açıklanmıştır. Değişkenlerin çok değişkenli normal dağılması ve ortak varyans-kovaryans matrisli olmaları varsayımlarını gerektiren lineer diskriminant analizi ile ortak varyans-kovaryans matrisli olma koşulunu gerektirmeyen karesel diskriminant analizi incelenmiştir. Bu varsayımların gerçekleşmediği koşullarda önerilen, lojistik ve probit regresyon analizleri sırasıyla ele alınmıştır. Yapılan uygulama ile elde edilen bulgular özetlenmiş ve bu yöntemlerin sınıflandırma doğrulukları karşılaştırılmıştır.

Doğrusal diskriminant analiziLojistik regresyon analizi
Selin Sevindik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetim görüşünü etkileyen faktörlerin tespiti: Borsa İstanbul'a kayıtlı işletmeler üzerine bir uygulama

Literatürdeki çalışmalar, denetlenen firmanın karakteristik özelliklerinin, finansal tablo değişkenlerinin ve bağımsız denetim firmalarının karakteristik özelliklerinin bağımsız denetim görüşü üzerinde etkili olduğuna işaret etmektedir. Ancak bağımsız denetim firmalarının gelir istatistiklerinin bağımsız denetim görüşü üzerinde etkisi olduğunu gösteren çalışmalar genellikle ABD ve AB gibi gelişmiş ülkelerde gerçekleştirilmiş olup, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde tartışmanın geçerliliği sorgulanmaktadır. Literatürdeki çalışmalara Türkiye örneğini esas alarak katkı sağlamayı hedefleyen bu çalışmada, denetlenen firmanın karakteristik özelliklerinin, finansal tablo değişkenlerinin ve bağımsız denetim firmalarının karakteristik özelliklerinin bağımsız denetim görüşü üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Denetlenen firmanın karakteristik göstergesi olarak firma büyüklüğü, önceki dönem bağımsız denetim görüşü ve kar değişimi; finansal tablo değişkenleri olarak aktif büyüme, net satışlar büyüme, aktif devir hızı, borç kaynak oranı, aktif karlılık, özsermaye karlılığı, ner kâr marjı, asit-test oranı, cari oran; bağımsız denetim firması karakteristik özellikleri olarak ise denetim firması büyüklüğü, bağımsız denetim geliri ve bağımsız denetim dışı gelirin alındığı bu çalışmada, bağımsız denetim görüşünü etkileyen faktörler, BİST'e kayıtlı sanayi ve hizmet sektörü işletmelerinin 2013-2017 yıllarını kapsayan 1035 şirket/yıl verisi Lojistik Regresyon Analizi yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Sanayi sektörüne ilişkin araştırma sonuçları, işletmenin önceki dönem olumlu görüş dışındaki denetim görüşü değişkeninin takip eden dönemlerde aynı nitelikteki görüş üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları ayrıca, düşük net satışlar büyümesinin, aktif devir hızının, aktif karlılığın ve asit-test oranının işletmenin olumlu dışında denetim görüşü alma olasılığını arttırdığını göstermektedir. Hizmet sektörüne ilişkin lojistik regresyon analizi sonuçları incelendiğinde, önceki dönem olumlu görüş dışında denetim görüşü alan işletmelerin bir sonraki dönemde daha yüksek oranda aynı tür bağımsız denetim görüşü aldığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak, cari yılda negatif kar değişimine uğrayan işletmelerin cari yılda daha yüksek oranda olumlu görüş dışında denetim görüşü aldığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları ayrıca, bağımsız denetim firmasının bağımsız denetim dışı gelirinin yüksek olmasının olumlu görüş dışında denetim görüşü verme olasılığını azalttığını göstermektedir.

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıBorsa İstanbul+4
İbrahim Sakin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesi üzerine etkisi: Borsa İstanbul'da bir uygulama

Literatürde yer alan çalışmalar, bağımsız denetimde rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerindeki etkisi ile ilgili kesin bir yargıya ulaşılamadığını göstermektedir. Yapılan çalışmaların bir kısmı rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerinde olumlu etkisinin olduğuna işaret ederken, çalışmaların bir kısmı ise rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerinde olumsuz etkisinin olduğuna işaret etmektedir. Bağımsız denetimde rotasyon uygulamasını savunanların temel argümanı, rotasyon uygulaması ile denetçi ve işletme arasında kurulan yakın ilişki nedeniyle bağımsızlığın zedelenmesinin önüne geçileceği olurken diğer taraftan, rotasyon uygulamasını savunmayanların temel argümanı ise yeni denetçinin denetlenen işletmeye özgü bilgisinin eksik olması nedeniyle denetim kalitesinde azalma meydana geleceği öngörülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye örnekleminde rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bağımsız denetimde kalite göstergesi olarak bağımsız denetçinin olumlu görüş dışındaki görüşünün kullanıldığı çalışmada, 2018 yılında Borsa İstanbul'da faaliyette bulunan işletmelerden elde edilen 138 işletme verisi ile cezalandırılmış lojistik regresyon ve lojistik regresyon yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya göre, cezalandırılmış lojistik regresyon ve lojistik regresyon analizlerinde zorunlu ve gönüllü sorumlu ortak baş denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesini arttırdığı sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Sorumlu ortak baş denetçi rotasyonu, denetim kalitesi, cezalandırılmış lojistik regresyon, lojistik regresyon

Bağımsız denetimBorsaBorsa İstanbul+6
Rümeysa Atıcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Aynı özelliği ölçen iki testin farklı yöntemlerle elde edilen sınıflama doğruluklarının karşılaştırılması

Bu araştırmada geleneksel standart belirleme yöntemlerine alternatif olarak sunulan üç farklı istatistiksel yöntemin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 7. sınıf seviyesine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen matematik başarı testinin iki farklı formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu formlar aynı özelliği ölçen çoktan seçmeli ve kısa cevaplı maddelerden oluşmaktadır. Veriler 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gaziantep'teki iki farklı devlet okulundaki 159'u kız ve 167'si erkek olmak üzere toplam 326 öğrenciden elde edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın geçme puanı olarak belirlediği 45 puanı ölçüt kabul edilmiş, uygulanan testlerden geçme/kalma durumları lojistik regresyon, kümeleme ve ROC analizi yöntemleriyle incelenerek her bir yönteme ve her bir forma ilişkin sınıflama doğrulukları elde edilmiştir. Araştırmanın bulgularında, yöntemlere göre bakıldığında ÇSF için de (%95.9), KCF için de (%93.2) en doğru sınıflama yüzdesi ROC analiziyle elde edilmiştir. Formlara göre bakıldığında ise her üç yöntem için de ayrı ayrı elde edilen sınıflama doğrulukları istatistiksel olarak manidar bir farklılık göstermemiştir. Anahtar Sözcükler: Standart Belirleme, Sınıflama Doğruluğu, Lojistik Regresyon Analizi, Kümeleme Analizi, ROC Analizi

Kümeleme analiziLojistik regresyon analiziMatematik başarısı+6
Nesir Deniz Temekoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects