Media literacy

81 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin sosyal medya tutumları ile benlik algıları arasındaki ilişkide dijital okuryazarlığın aracı rolü

Bu çalışmada ergenlerin sosyal medya tutumları ile benlik algıları arasındaki ilişkide dijital okuryazarlığın aracı rolünü incelemek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi, Bilecik ili Merkez ilçesinde ortaöğretim kurumlarında eğitimine devam eden 14-17 yaş grubunda yer alan 188 kız (%65,5), 99 erkek (%30.3) toplam 287 ergenden oluşmaktadır. Ölçme aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Sosyal Medya Tutum Ölçeği", "Dijital Okuryazarlık Ölçeği" ve "Ergenler İçin Benlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Analiz aşamasında veriler SPSS Statistics 23 programına aktarılarak tamamlanmıştır. İki grup arasındaki farklarda bağımsız örneklem t testi kullanılmış, ikiden fazla grup arasında fark olup olmadığı ise tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) ile incelenmiştir. Ölçekler arasındaki ilişkinin incelenmesi için pearson korelasyon analizinden ve model testi için path (yol) analizinden yararlanılmıştır. Anlamlılık için p<0,05 kabul edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ergenlerin sosyal medya tutumu, dijital okuryazarlık ve benlik algısı ölçek alt boyut puanları demografik değişkenlere göre farklılaşmaktadır. Path modeline göre sosyal medya tutum ölçeğinin dijital okuryazarlık ölçeği üzerinde pozitif yönde (β:0,475, p:0,000), dijital okuryazarlık ölçeğinin benlik algısı ölçeği üzerinde pozitif yönde (β:0,412, p:0,000) anlamlı bir etkisi bulunmaktadır. Ayrıca sosyal medya tutumlarının benlik algısı düzeyi üzerindeki etkisinde dijital okuryazarlık becerilerinin (β:0,196, p:0,005) aracı bir rol üstlendiği tespit edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde ergenlerde dijital okuryazarlık becerileriyle desteklenen sosyal medya alışkanlıklarının, benlik algısı üzerinde olumlu etkisinden söz etmek mümkündür.

Benlik algısıDijital okuryazarlıkMedya okuryazarlığı
Eda Akpınar Doğan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk Youtuberlar ve paylaştıkları videolar üzerine bir döküman analizi

Günümüzde teknoloji hızla gelişmekte ve sosyal medya artık hayatın bir parçası hâline gelmektedir. YouTube en popüler sosyal paylaşım ağlarından bir tanesidir. YouTube üzerinden para kazanılabiliyor olması önce YouTuber daha sonra da çocuk YouTuber kavramlarını gündeme getirmiştir. Çok küçük yaşlardan itibaren, çocuklar artık saatlerce çocuk YouTuber videoları seyrederek vakit geçirmektedirler. Bu nitel araştırmada çocuk YouTuber kanallarındaki videoların içeriklerinin araştırılması amaçlamaktadır. Bu sebeple Doküman Analizi yöntemi benimsenmiştir. Popüler (çok izlenen) çocuk kanallarından 15 YouTube kanalı belirlenmiş ve bu kanallarda yer alan ve izlenme sayısı yüksek olan 100 adet video metinden çıkarılan kodlarla analiz edilmiş ve çocuk YouTuber kanallarının içerikleri ve sundukları mesajlar özetlenmiştir. Daha sonra analiz edilen bu 100 video arasından farklı kanallarda ve konularda olacak şekilde 15 video belirlenmiş ve çok yönlü etkileşim analizi yöntemi kullanılarak bu videoların mikro analizi yapılmış. Bu analizler sonucunda videoların içeriklerinde geçen şu altı kategori belirlenmiştir: Olumsuz davranışlar içeren, reklam ve tanıtım içeren, özel hayatın gizliliğine aykırı, korkutucu içeriğe sahip olan, tüketime özendiren ve olumlu sosyal mesaj içeren videolar. Analizlerin sonucunda çocukların bilinçsiz bir şekilde YouTube'daki medya içeriklerinin şu anki hâliyle baş başa bırakılmaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çocuklara daha uygun medya içerikleri sunmak için yazının sonunda ailelere, öğretmenlere, medya yapımcılarına ve yetkililere bazı önerilerde bulunulmuştur.

Dijital okuryazarlıkMedya okuryazarlığıOkul öncesi çocuklar+7
Ramazan Demir
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite personelinin yeni medya okuryazarlık düzeyleri ile sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişki

Üniversite personelinin yeni medya okuryazarlık düzeyleri ile sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Diğer bir amaç ise personelin bazı demografik özellikleri ile yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki farklılıkların değerlendirilmesidir. Bu amaçlar doğrultusunda araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma yöntemleri tasarlanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini İstanbul Gelişim Üniversitesi bünyesinde görev yapan akademik ve idari personel, örneklemini ise (n=237) gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. İstatistiksel analiz olarak Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları katılımcıların yeni medya okuryazarlık düzeyine ve sosyal medya bağımlılık düzeyine yönelik algının iyi seviyede olduğunu göstermiştir. Katılımcıların demografik özellikleri ile yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde cinsiyet faktörüne göre fonksiyonel tüketim boyutunda istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu, eleştirel tüketim, fonksiyonel üretim, eleştirel üretim boyutunda ve sosyal medya bağımlılık toplam skorunda ise bu faktöre göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Yaş değişkenine göre incelendiğinde fonksiyonel üretim boyutunda ve sosyal medya bağımlılık genel skorunda istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu saptanmış, incelenen diğer boyutlarda ise farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sonuçlar personelin görevlerine göre yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılığı düzeylerinde anlamlı farklılığın olmadığını gösterirken, eğitim düzeylerine göre fonksiyonel tüketim, eleştirel tüketim, eleştirel üretim boyutlarında, yeni medya okuryazarlık genel skorunda ve sosyal medya bağımlılık genel skorunda istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. Sosyal medya kullanım süresi ve kullanım amacına göre yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılığı düzeylerinde anlamlı farklılığın bulunmadığı saptanmıştır. En sık kullanılan sosyal medya türüne göre fonksiyonel tüketim, eleştirel tüketim, eleştirel üretim alt boyutlarında ve yeni medya okuryazarlık toplam skorunda anlamlı farklılık olduğu, fonksiyonel üretim boyutu ve sosyal medya bağımlılık toplam skorunda ise farklılık bulunmadığı belirlenmiştir. Yeni medya okuryazarlık düzeyi ile sosyal medya bağımlılık düzeyi arasında ise orta ve iyi düzeyde pozitif yönde ilişkiler olduğu tespit edilmiştir.

BağımlılıkMedya okuryazarlığıSosyal medya+4
Mertcan Karacan
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojisi öğretmen ve öğretmen adaylarının sayısal ayak izi kavramlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, bilişim teknolojisi öğretmen ve öğretmen adaylarının sayısal ayak izi kavramlarının incelenmesidir. Sayısal ayak izi çevrimiçi ortamlarda var olmanın doğal bir sonucudur ve çevrimiçi eylemlerin neticesinde izlenmesine izin verilen kişisel bilgilerden oluşan bir sanal kimliktir. Paylaşımların ya da bırakılan izlerin hayatı birçok açıdan etkileyeceğini bilmek ise bireylerin sahip olması gereken bir farkındalıktır. Bireylerin sanal bir temsilini oluşturduğu bu durum aslında çevrimiçi itibarın yönetilmesini bilmek ile yakından ilgilidir. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki bilişim teknolojileri öğretmenleri ve öğretmen adayları oluşturmaktadır. Bu araştırmada elverişli örnekleme ile BT öğretmenlerine ve öğretmen adaylarına ulaşılmıştır. Çalışma kapsamında, araştırma verileri 2019-2020 öğretim yılında görev yapan 78 Bilişim Teknolojileri öğretmeni ve 266 Bilişim Teknolojileri öğretmen adayından toplanmış ve 4 Bilişim Teknolojileri öğretmeni ile de nitel görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada EAVI - Avrupa İzleyicileri Bilgilendirme Derneği ve DLEARN - Avrupa Sayısal Öğrenme Ağı tarafından geliştirilen "Sayısal Ayak İzi Farkındalık Anketi" kullanılmıştır. Söz konusu anket için kullanım izni onayı alınmış ve anket Türkçeye uyarlanmıştır. BT öğretmen ve öğretmen adaylarının sayısal ayak izlerini yönetebildikleri görüşü elde edilse de aslında verilerin silinmeme ihtimalini düşünenlerin az sayıda olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularının var olan durumu ortaya koyması bakımından önemli olduğu düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerBilişim teknolojileri dersiBilişim teknolojisi+6
Bahar Acele
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Media literacy policy in Pakistan

Media literacy is a multidisciplinary narrative which has been defined differently by different scholars and researchers. Over the time, it has been explicated in many ways and incorporated distinct techniques. Media literacy is not something bizarre rather its multifarious and diversified in nature. Since the early 19th century, the debate of media literacy started in different parts of the wold and the prime focus was print literacy and film literacy. In contemporary era, new ICTs have transformed the whole landscape of media and communication around the globe. The access to internet is much easier than ever before. McLuhan's global village is well connected and taking both social and professional life to cyber space. Advancement in communication technology is changing learning patterns too. Intentionally and unintentionally, we are exposed to excessive information online. On one hand, cyber crimes, cyber bullying, online gambling, internet pornography and violent video games are effecting the internet users. On the other hand, media manipulation, fake news, propaganda, privacy, online harassment, security and data mining are some other challenges of this domain. Traditional pedagogy is lacking in creating critical thinking and democratization of education system to meet the goals of today's media mediated world. That leads to the need of media literacy. Critical media literacy can help to bring educational and social reforms. This study focus on media literacy policy for Pakistan. A media literacy policy for Pakistan could stimulate other South Asian and developing countries to take a step. As far as Pakistan is concern, media is not just watch dog rather act as a third party in almost all affairs. The constitution of Pakistan gives right to information, right to education and freedom of expression but practically, how far it's true is also discussed. Pakistani media and education system both are reviewed. For data collection, in-depth interview method has been used. For that educationists, media practitioners and media teachers were contacted. It emphasizes that critical media literacy can enable both adults and kids to decode media messages rightly, no matter if it's conventional or new media. This study identifies the need of media literacy policy in Pakistan as well as purposes the basic framework for such a policy.

MediaMedia literacyPakistan+1
Sana Zaınab
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir Bornova ve Karşıyaka halk eğitimi merkezlerinde çalışan öğretmen ve usta öğreticilerin medya okuryazarlığı düzeyleri

Hazırladığım konuyu araştırma hedefi İzmir ilinde bulunan gözde ilçelerinden Bornova Halk Eğitimi Merkezi ve Karşıyaka Halk Eğitimi Merkezinde çalışan Öğretmen ve Usta Öğreticilerin Medya Okuryazarlık Düzeylerini belirlemektir. Böyle bir araştırma tabi ki biraz kapsamlı olacaktır. Kapsamdan kastım öğretmen ve usta öğreticilerin medya okuryazarlık düzeylerini birkaç soru ve testlerden geçirerek incelemektir. Bu sorularımın bir kısmını buradan belirtmek isterim. Bir öğretmen veya usta öğreticinin medya okuryazarlığı cinsiyetine, yaşına, bölümüne bölümden kastım Halk Eğitimi Merkezinde vermiş olduğu kursların hangi başlıkta olduğuna, öğretim türüne, mezun olunan lise türüne, liseden mezun olunan puan türüne gibi sorularla yanıt aramak ve teknoloji ile bağdaşmış olan medya okuryazarlığı için en önemli kısım bakımından da bilgisayardan faydalanma imkânları, internetten yararlanma imkânları, gazetelerin okunup okunmama durumları, televizyon izleme sıklık dereceleri, televizyon izleme amaçlarına, internetten yararlanma sıklıklarına ve internetten yararlanma amaçlarına karşılık verdikleri cevaplardan yola çıkarak saydığım değişkenlerin ne derecede açıkladığını da incelemektir. Araştırma grubu 2015-2016 yıllarında İzmir ilinde Bornova ve Karşıyaka ilçelerinde çalışan 205 kişilik öğretmen ve usta öğreticilerden oluşmaktadır. Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde çalışan öğretmen ve usta öğreticilerin medya okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesini hedefleyen bu çalışmanın, tarama örneğinde nicel bir çalışmadır. Araştırmada "medya okuryazarlık düzeylerini" belirlemem bakımından Arş. Gör. Dr. Adem Karataş çalışmalarıyla desteklenen "Medya Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği (MODBÖ)" çalışmanın içerisinde uygulanmıştır. Bu ölçeğin içeriğinde bilgilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, t testi ve Anova testi uygulanmıştır.

Halk eğitim merkezleriHalk eğitimiMedya okuryazarlığı+5
Serdar Alınca
Ege University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medya okuryazarlığı öğretim materyalinin, medya okuryazarlığı becerilerine katkısı

Olumlu etkilerinin yanında daha çok "olumsuz" etkileri ile uzun yıllardır gündemde olan medya; günümüzde dünyanın dört bir yanını ileti ve araçlarıyla kuşatmış durumdadır. Bu sebeple de günümüzde yediden yetmişse herkesin -özelliklede çocukların- medya karşısında edilgin izlerkitle konumunda olmaması için bir kalkana ihtiyacı vardır. Hiç şüphesiz ki bu kalkan; "medya okuryazarlığı"dır. En öz tanımıyla medya okuryazarlığı; farklı formatlar ve biçimlerle dolayımlanan medya iletilerine erişim, medya iletilerini çözümleme ve eleştirel olarak değerlendirme, medya iletileri üretme becerilerini kapsayan eğitsel boyutlu bir kavramdır. Dünya'da medya okuryazarlığı eğitimleri ilk olarak 1970'li yıllarda başlamıştır. Ülkemiz de ise medya okuryazarlığı konusu, ilk olarak Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve TRT'nin de katkılarıyla 20-21 Şubat 2003 tarihinde Ankara'da İletişim Şurasında gündeme gelmiş ardından, T.C. Millî Eğitim Bakanlığı ve Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun ortak çalışmaları sonucu "Medya Okuryazarlığı" dersi, 2007-2008 öğretim yılından itibaren seçmeli ders olarak İlköğretim kurumlarının ortaokul (6,7,8. sınıf) müfredatına eklenmiştir. Desin en başat amacı öğrencileri medya okuryazarı bireyler olarak yetiştirmektir. Bu bağlamda dersin müfredatı, planı, işleniş biçimi kadar Medya Okuryazarlığı dersi kapsamında, 2014-2015 öğretim yılından itibaren okutulmakta olan; "Medya Okuryazarlığı Öğretim Materyali" kitabının da bu başat hedefe ulaşmada büyük bir rolü olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu noktadan hareket ederek, bu tez çalışmasının amacı; dersin en önemli aracı (kitabı) olan; "Medya Okuryazarlığı Öğretim Materyali"nin, medya okuryazarlığı becerilerine yaptığı katkıyı ortaya çıkarmaktır. Bu sebeple de söz konusu bu materyalin içeriği medya okuryazarlığı kapsamındaki literatür taraması sonucunda "medya okuryazarlık becerileri" olarak saptanan dört adet medya okuryazarlığı becerisi/ teması (Medya araç ve ortamlarını kullanabilme ve doğru bilgiye ulaşma becerisi / Medya iletilerinin içeriğini doğru çözümleyebilme ve yorumlama becerisi/ Medya iletisi üretebilme becerisi/ Etik ve Toplumsal değerlerin farkındalığı ile medya ve araç ve ortamlarını kullanma) çerçevesinde "içerik analizi" yöntemiyle incelenmiştir. Öncelikle bir kodlama yönergesi oluşturulmuş ve Medya Okuryazarlığı Öğretim Materyali'nin içeriği incelenerek veriler, yönergede belirtilen şekilde kodlama kağıdına işlenmiştir. Böylece söz konusu içeriğin hangi bölümlerinde literatür taraması sonucunda belirlenen medya okuryazarlık becerilerinin yer aldığı saptanmıştır. Ardından bulgular bölümünde, saptanan bu veriler, her ünitenin altında yer alan ana bölüm (bu bölümlere her ünitede yer alan öğrencilerin kendilerini sınadıkları "kendimi değerlendiriyorum" bölümünde dahil edilmiştir) başlıkları altında yorumlanmıştır. Elde edilen veriler genel olarak incelendiğinde, Medya Okuryazarlığı Materyali içeriğinin, belirlenen çerçevedeki medya okuryazarlık becerilerine (ve hatta ötesine) katkı sağladığı, böylelikle de materyalin: dersin temel amacı olan: "öğrencileri medya okuryazarı yapma" hedefine doğrudan katkı sağladığı ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Medya, Geleneksel Medya, Yeni Medya, Medya Okuryazarlığı, Yeni Medya Okuryazarlığı, Medya Okuryazarlığı Dersi, Medya Okuryazarlığı Öğretim Materyali

Ders kitaplarıEğitim araçlarıKitaplar+7
Müjgan Yağmur İçelli
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde dijital medya kullanma farkındalığı oluşturmaya yönelik bir eylem araştırması

21. yüzyılın en önemli gelişmelerinden olan teknoloji ve dijitalleşme insan yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Dijital iletişim teknolojilerinin gündelik yaşamın her alanına girmesiyle eğitim süreçlerinde öğrenim gören öğrencilerinde bu konuda bilgi ve donanım sahibi olması önem arz etmektedir. Bu çalışma ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin dijital medya araçlarını kullanımına ilişkin bilinçli bir medya kullanıcıları olma yönünde bir değişme yaratmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, mevcut durum tespit edilerek hazırlanan bir eylem planının uygulanması şeklinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Mersin ili Erdemli ilçesinde bulunan bir kamu ortaokulunda 10-11 yaş aralığında 5. sınıfta öğrenci olan 17 erkek ve 17 kız öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların dijital medya kullanım farkındalıklarını oluşturmak amacıyla uygulamalar gerçekleştirilen bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmanın alt sorularına uygun olarak araştırmacı tarafından hazırlanan bir anket formu ve günlük formları kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi eylem araştırmasında kullanılan veri analiz yöntemlerinden olan betimsel çözümleme ile yapılmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde var olan koşullarda ortaokul öğrencilerinin dijital medya kavramını tanımadıkları ve bu kavramları bilinçli şekilde kullanmadıkları görülmüştür. Dijital medya kullanım farkındalığını oluşturmaya yönelik eylem planı uygulamasından sonra katılımcıların dijital medya ile ilgili tanımlama bilgilerinin geliştiği ve dijital medya araçlarına bakış açılarının değiştiği tespit edilmiştir. Bu durum yapılan etkinlikler ile bireylerin dijital medya araçları kavramına bakış açılarının değişebileceğini ve bu ortamların olumsuz etkilerini fark edebileceklerini göstermiştir. Dijital medyanın gelişmeye devam ederken bu medya araçlarından gelen iletileri ve mesajları anlama ve kullanma farkındalığı için eğitim uygulamaları ile bireylere kazandırılabileceği ortaya çıkmıştır. Bu araştırma öğrencilerin dijitalleşme sürecinde bilinçli birey olması açısından önemlidir.

MedyaMedya okuryazarlığıOrtaokul öğrencileri+2
Göksel Ersoy
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Preschool - aged children's media use and its relationship to their prosocial and aggressive behavior

The first aim of the study was to have a descriptive data about what preschool children watched and played on the screens including the amount of time they spent for media use, and in which context they consumed media. The second aim of the study was to see if there was a relationship between the duration and the content of media that children used and their prosocial and aggressive behavior. Lastly, the goal of the present study was to explore if children's time spent for developmentally enriching activities increase or decrease with their time spent for media use. Parents of 52 children aged between 4 and 6 reported their children's media use on a media diary throughout a weekend and the teachers of the children assessed children's prosocial and aggressive behavior. The results showed that the aggressive behavior of the children increased as their time spent for playing video games increased. As expected, the time they spent for engaging developmentally enriching activities decreased as the time they spent for playing video games increased. The children's time spent for media use also increased with their age. The study contributed to the child media literature by considering various factors, such as duration, content, and context, to understand the media use of young children and its relationship with their social behavior among urban Turkish children.

MediaMedia literacyPreschool education+7
Seçil İnanlı
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile medya okuryazarlığı becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimlerini ve medya okuryazarlığı becerilerini cinsiyet ve bölüme göre inceleyerek öğretmen adaylarına yönelik bu iki beceri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile medya okuryazarlığı becerileri düzeyleri nedir? Bu beceriler cinsiyet ve bölüm gibi değişkenlere göre değişmekte midir? Aralarında nasıl bir ilişki vardır? Sorularına cevap aranmaktadır. Çalışmanın evrenini, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Nevşehir'deki bir devlet üniversitesinde eğitim hayatına devam eden öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmaya 271 öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada, nicel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgiler Formu", ‟Medya Okuryazarlığı Becerileri Ölçeği" ve ‟Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" olmak üzere üç adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle normal dağılım varsayımı test edilmiş olup, veriler normal dağılım göstermediğinden dolayı non-parametric testler kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi, Spearman Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda; öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ve medya okuryazarlığı becerileri yüksek düzeyde olduğu, medya okuryazarlığı becerileri ölçeği için cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermeme durumu için yapılan analizde genel olarak erkeklerin sıra ortalamasının kadınlara oranla daha yüksek puana sahip olduğu, eleştirel düşünme eğilimleri ölçeğinin bölüm değişkenine göre anlamlı farklılık olmadığı, medya okuryazarlığı ölçeğinin bölüm değişkenine göre yapılan farklılık analizinde ölçeğin genelinde ve bu ölçeğin erişme ve analiz alt boyutlarında anlamlı farklılık görülmüştür. Medya okuryazarlığı becerileri ölçeği için cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermeme durumu için yapılan analizde, genel olarak erkeklerin sıra ortalamasının kadınlara oranla daha yüksek puana sahip olduğu görülmektedir. Medya okuryazarlığı beceri düzeyleri ile eleştirel düşünme eğilimleri arasındaki ilişkiyi karşılaştırmak için yapılan analiz sonucuna göre; orta düzeyde, pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Araştırmayı farklı kılan yönleri, eleştirel düşünme eğilimleri ölçeğinde kadınların sıra ortalaması yüksek çıkıp anlamlı bir farklılık görülmezken, medya okuryazarlığı ölçeğinde erkeklerin sıra ortalamasının yüksek çıkarak erkekler lehine anlamlı farklılık görülmesi ve eleştirel düşünme eğilimleri ölçeğinde bölüm açısından anlamlı bir farklılık görülmezken, medya okuryazarlığı ölçeğinde bölüm açısından anlamlı farklılık görülmesidir. Alan yazında, öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ve medya okuryazarlığı becerilerinin ayrı ayrı incelendiği pek çok araştırma bulunmasına karşın, bu iki değişkeni birlikte ele alarak ilişkilerini inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Sonuç olarak, öğretmen adaylarının çağdaş eğitim anlayışının gerektirdiği temel becerilerden olan eleştirel düşünme ve medya okuryazarlığı açısından yüksek düzeyde yeterli olduklarını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, cinsiyet ve bölüm gibi değişkenlerin bu beceriler üzerinde zaman zaman farklı etkiler yarattığı da gözlemlenmiştir. Eleştirel düşünme yönelimi güçlü olan öğretmen adaylarının, medya içeriklerini değerlendirirken daha seçici, sorgulayıcı ve analitik bir yaklaşım benimsedikleri söylenebilir.

Medya okuryazarlığıÖğretmen adayları
Ahmet Serdar Yiğit
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni medya okuryazarlığı düzeyinin sosyal medyaya güven algısına etkisi

Bu araştırma, sosyal medya okuryazarlığının giderek artan önemine ve günlük hayatımızdaki etkisine odaklanarak, bireylerin medya okuryazarlığı becerilerinin sosyal medyadaki güven algıları üzerindeki etkisini anlamak üzere bir inceleme sunmaktadır. Araştırma, öncelikle yeni medya okuryazarlığı kavramını tanımlayarak, işlevsel tüketim, eleştirel tüketim, işlevsel üretim ve eleştirel üretim başlıklarında bilgiye erişim, içerik değerlendirme, eleştirel düşünme, etkili iletişim, etik içerik üretme gibi becerileri, medya okuryazarlığının tarihçesini, kapsamını ve boyutlarını irdeleyerek değerlendirmektedir. Ardından, sosyal medya hakkında yapılan güvenilirlik çalışmalarını inceleyen bu araştırma, sosyal medyada güven algısının oluşmasını sağlayan, kaynak güvenilirliği, bilgi güvenilirliği, bilgi sunumu, araç güvenilirliği gibi faktörleri değerlendirmektedir. Tarama yöntemiyle tamamı Z kuşağından oluşan 562 öğrencinin katılımıyla gerçekleşen araştırmada katılımcıların demografik bilgileri, yeni medya okuryazarlık düzeyleri ve medyaya duydukları güven algıları ölçülmüştür. Araştırmanın sonuçları, yeni medya okuryazarlığı düzeyi yüksek olan bireylerin sosyal medyaya daha fazla güven duyduğunu göstermektedir. Araştırmanın bulguları, katılımcıların sınıf, fakülte, anne-baba eğitim durumu, coğrafi özellikler gibi demografik bilgileri ile sosyal medya okuryazarlık düzeyleri ve medyaya duydukları güven arasında bağıntı bulamamıştır. Bu araştırma, günümüzdeki yeni medya okuryazarlığı eğitiminin ve kuramsallaştırılmasının güven algısını pekiştirerek daha çok yeni medya kullanımına yol açtığını saptamıştır. Tarihçesine bakıldığında, medya eğitiminin temellerini liberal yaklaşımlardan aldığı, eleştirel düşünceyi sistemine dâhil etmeye çalışsa bile eleştirel bakış açısını basitleştirdiği ve indirgediği görülmektedir. Yeni medya okuryazarlığı eğitimi, medya tüketimini ve üretimini teşvik eden bir yapıdadır. Yüksek okuryazarlık düzeyi, medyaya duyulan güvenden hareketle daha yüksek sosyal medya kullanımına yol açarak sosyal medya üzerinden kapitalist güç odaklarının kendilerini yeniden üretmelerine yol açmaktadır. Yeni medya okuryazarlığı eğitiminin eleştirel düşünceyi ve teknolojik gelişmeleri merkezine alarak yeniden oluşturulması gerekmektedir. Toplumlara güç verecek yeni medya okuryazarlığı eğitim programı oluşturulurken, egemen kurumsal yapıların yanı sıra üniversiteler, çeşitli muhalif kuruluşlar ve toplumsal hareketlerle desteklenmelidir. Anahtar Sözcükler: yeni medya, yeni medya okuryazarlığı, sosyal medya okuryazarlığı, güvenilirlik algısı, medya güvenilirliği, medyaya güven

GüvenGüvenilirlikMedya okuryazarlığı+2
Nehir Devrim
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebeveynlere yönelik bir yeni medya okuryazarlığı programının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Yeni medya okuryazarlığı, bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişmesi ile insanlara dijital anlamda beceriler sağlaması ve çevrimiçi fırsatlar sunması yanında taşıdığı risklerle de önemli bir tartışma konusu olmaktadır. Bireylerin mobil cihazlar ve akıllı telefonlar ile zaman ve mekândan bağımsız olarak İnternete bağlanma durumları ve kolay bir şekilde her şeye erişebilmeleri, yeni medya araçlarını hayatımızın vazgeçilmez bir parçası yapmaktadır. Burada yeni nesil çocuk ve gençlerin hızlı bir şekilde değişen ve gelişen teknolojilerin içinde büyümesi onlar için sosyalleştikleri, zamanlarının büyük bir çoğunluğunu geçirdikleri yaşam alanlarına dönüşmektedirler. Bu durum onlar için fırsatlar sunduğu gibi riskler de taşımaktadır. Ebeveynler ise çocuklarının içinde olduğu bu sanal âlem konusunda çekimser ve tedirgindirler. Onları korumak adına birtakım kısıtlamalar ve korumacı yaklaşımlar sergileseler de başarıları oldukları söylenemez. Bu çalışma ile ebeveynlerin yeni medya okuryazarlığı bağlamında aktif katılımcı olarak içerikler üreterek çocukları ile işbirlikçi ve demokratik katılımcı roller alabilen birer yeni medya okuryazarı olmalarını sağlamak hedeflenmektedir. Bu araştırma, ortaokul ve lise düzeyinde çocukları bulunan ebeveynlerin yeni medya okuryazarlığı bağlamında bilgi ve beceri edinmelerine yönelik bir eğitim programı geliştirmek ve geliştirilen eğitim programını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Deneme modelinde yürütülen araştırma Ankara ili örneğinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler dört farklı aşamada değerlendirilmiştir. Birinci aşamada, eğitim programını geliştirmeye başlamadan önce ortaokul ve lise düzeylerinde çocukları olan ebeveynler ile ihtiyaç saptaması anket aracı kullanılmıştır. Buradaki verilerin analizinde her soruya verilen yanıtlara ait frekans ve yüzde değerleri tablolaştırılmış ve ortaya çıkan sonuç program içeriklerine karar verme aşamasında kullanılmıştır. Bu bölümü desteklemek amacı ile ikinci bölümde, yetişkin eğitimi program geliştirme, iletişim bilimleri ve eğitim teknolojisi alanlarından uzmanlar ile görüşmeler için yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Burada elde edilen verilerin çözümlemesi ile eğitim programının geliştirilmesi sağlanmıştır. Daha sonra üçüncü aşamada, geliştirilen eğitim programı uygulamadan önce ve uyguladıktan sonra medya okuryazarlığı becerileri ölçeği kullanılarak yeni veriler elde edilmiştir. Bu verilerin analizinde ise Yeni Medya Okuryazarlığı Eğitimi programına katılan ebeveynlerin demografik özellikler ile okunması, eğitime katılmadan önce medya okuryazarlığı beceriler ölçeği maddelerine verilen cevapların incelenmesi, eğitim programına katıldıktan sonra medya okuryazarlığı beceriler ölçeği maddelerine verilen cevapların incelenmesi ve medya okuryazarlığı beceriler ölçeği eğitim öncesi ve eğitim sonrası karşılaştırmaların yapılması (cinsiyete göre değişim, okul türüne göre değişim, eğitim durumlarına göre değişim, devam durumlarına göre değişim ve sahip olunan cihaz sayısına göre değişim) olmak üzere dört farklı yöntem kullanılmıştır. Son aşamada, programa katılan bazı ebeveynler ile program hakkında görüşmeler yapılmıştır. Sonuç olarak, ebeveynlerin çocukları ile yeni medya ortamlarındaki fırsat ve riskleri birlikte değerlendirebilmeleri, bu ortamlarda ortaya çıkan durumlara karşı eleştirel bakış açısı kazanmaları için yeni medya okuryazarlığı eğitiminin gerekliliği bu araştırma ile ortaya konmaktadır.

EbeveynlerEğitim programlarıMedya okuryazarlığı+4
Murat Çınar
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel medya okuryazarlığı öğretim programının geliştirilmesi

Bu çalışmada, öğretmen eğitiminde kullanılmak üzere eleştirel medya okuryazarlığı öğretim programının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma çok aşamalı karma modele göre tasarlanmıştır. Çok aşamalı karma modelin nitel boyutunda programa yönelik ihtiyaçların belirlenebilmesi için bu alanda eğitim veren akademisyenlere ve bu eğitimden yararlanacak öğretmen adaylarına ulaşılarak yarı-yapılandırılmış görüşme ve anket formları aracılığıyla görüşleri alınmıştır. Alanyazın taraması, uzman ve öğretmen adaylarının görüşlerinden elde edilen veriler doğrultusunda taslak öğretim programı (kazanım, kapsam-içerik, yöntem-teknik, beceri, ölçme ve değerlendirme boyutları) hazırlanmış ve uzmanların bu programa ilişkin görüşleri alınmıştır. Alınan görüşler doğrultusunda eleştirel medya okuryazarlığı öğretim programı oluşturulmuştur. Öğretim programının öğrenme-öğretme süreçlerinin tasarımında "Öğretmenler İçin Felsefe" yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ise sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde okuyan 4. sınıf öğrencilerine (28 öğretmen adayı) geliştirilen öğretim programı 14 hafta boyunca uygulanmıştır. Program değerlendirme aşamasında çalışma grubunun ön-son test (başarı testi) puanları bağımlı gruplar için t testi ile analiz edilmiştir. Uygulama sürecine ilişkin olarak öğretmen adayları ile yarı yapılandırılmış görüşme formalarıyla odak grup görüşmeleri yapılmış, elde edilen veriler betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların ön ve son test puanları arasında anlamlı bir fark (t (27) =-17.24, p<.05) olduğu belirlenmiş, odak grup görüşmelerinde katılımcılar bu program aracılığıyla öğrendikleri bilgi ve becerilerin mesleki ve günlük yaşamlarına katkı getireceğini ifade etmiştir. Medya iletilerine eleştirel olarak bakmanın günümüzde kaçınılmaz olduğu düşüncesinden hareketle geliştirilen öğretim programın daha fazla bireye ulaştırılması önerilmektedir.

Eleştirel okuryazarlıkEleştirel pedagojiFelsefe+6
Pınar Peder Keleşoğlu
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de medya okuryazarlığı ve öğretim materyalleri 2014 yılı medya okuryazarlığı materyalinin incelenmesi

20. yüzyılda başlayan ve halen devam eden, kitle iletişim araçları ve bireysel kullanılan iletişim araçlarındaki değişimler ve gelişmeler söz konusu bu araçların kullanımını yaygınlaşmıştır. İletişim teknolojilerindeki bu değişim ve gelişimler içerik sorununu da beraberinde getirmiştir. Bu durum "enformasyon" bolluğuna yol açmıştır. Böyle bir ortam, bireyin gerekli enformasyona ulaşarak, bilgi sahibi olabilmesi sorununu beraberinde getirmiştir. Medya, ürünlerinin talep görmesi ve daha çok alıcıya ulaşması için kendine özgü yöntemlerle izleyicisini etkilemeye çalışır. Bu durumda bireyin içinde bulunduğu medya ortamında maruz kaldığı medya mesajlarının farkında olması gerekmektedir. Söz konusu bu farkındalığın oluşmasını ise bireyin "medya okuryazarı" olması ile sağlanabilir. Medya okuryazarlığı gelişmiş ülkelerin birçoğunda resmi izlencede zorunlu ders olarak okutulmaktadır. Türkiye'de Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)'nun 2004 yılında ortaya koyduğu öneri ile medya okuryazarlığı dersi 2006 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayı ile ortaöğretim okullarında seçmeli ders olarak verilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada Dünya'da ve Türkiye'de medya okuryazarlığının durumu alan yazın taraması yapılarak incelenmiştir. Doküman incelemesi yöntemiyle 2014 yılında basılan "Medya Okuryazarlığı Öğretim Materyali (2014)"nin tekil taraması yapılarak içeriği analiz edilmiştir.

Kitle iletişim araçlarıKitle iletişimiMedya+3
Kübra Özdemir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel medya okuryazarlığı kuramı: Eskişehir okulları ölçeğinde bir alan araştırması

Medya okuryazarlığı eğitimi yaklaşımları, bilimin farklı alanlarından yararlanılarak oluşturulmuş varsayımlara dayalı çerçeveler biçiminde betimlenebilir. Bazı yaklaşımlar, kuramsal tutarlılık gösterse de; çoğunlukla, iyi tanımlanmış bir bağlamdan yoksun ve değişken çerçeveler, eğitim uygulamalarına temel olmuştur. Ancak, farklı koşullar karşısında çözüm getiren, kuramsal anlamda bütünlüklü dayanaklar olmadan, toplumsal boyuttaki uygulamaların başarı şansı düşüktür. Türkiye'de medya okuryazarlığı eğitimi alanında yaşananlar bu durumun son örneği olabilir. Dahası, tüm dünyada, bürokrasinin tercihlerine etki eden çıkar gruplarının varlığı, sorunu, kuramsal çalışma yapmanın ve uygulama için yordam önermenin ötesine taşımaktadır. Mülkiyet ya da toplumsal güç ilişkileri ekseninde konumlanmış bu gruplar, medya okuryazarlığı kavramını bağlamından kopararak işlevsiz hale getirmek açısından oldukça etkili olmuşlardır. Konuya benzer yaklaşan akademisyenleri, kendi aralarında uzlaştıracak; ayrıca, karşıt görüşte olanları tutarlı biçimde değerlendirmelerine yardım edecek bir kuramsal çerçeve, açmazları aşmaya ve akademik alanda geliştirilen çözümleri savunmaya yardımcı olabilir. Medya okuryazarlığı çalışmaları alanında gözlenen durum, bilim insanlarının kişisel hatalarından çok, modernlik ekseninde bilimin ve toplumsallaşmanın girdiği yönelimle açıklanabilir. Geç modern çağda, yapılandırılmış olanın, gerçekliğin kendisi olarak sunulmasına dayalı kültür ve insan aklının, içinde yaşadığı gerçekliği okumasını engelleyen bir algı hali, söz konusu yönelimin görünümleridir. Bu çerçevede, iletişimin medyalaşması, sistemin önerdiği tarzların, insan varoluşunun tek biçimi olarak algılanması açısından kritiktir. Ancak, yayıncılık, toplumsal yaşamı belli bir eylem modeli ekseninde tutan bu genel sistemin aracıları olan medyalardan sadece birisidir. Dolayısıyla, bireylerin, deneyimledikleri olayların ya da okudukları metinlerin nesne ve öznelerini birbirinden ayırması, toplumsal süreçleri okuyabilmenin ilk adımıdır. Bu başarıldığında, bireylerin, yaşadıkları toplum içinde özgür seçilmiş sorumluluklar üstlenmeleri mümkün olabilir. Söz konusu amaç etrafında uygun yordamları açıklayacak kuramsal bir çerçeve, eleştirel medya okuryazarlığı eğitiminin koşuludur. Eleştirel medya okuryazarlığı için kuramsal bir çerçeve öneren bu çalışma, insan aklının tek yönelime hapsedilmesiyle bağlantılı bir modernlik anlayışını ve başat paradigmayı sorgulayan geniş bir alan yazınından yararlanmıştır. Eskişehir kentinde, lise çağında okuyan ergen gençler arasında gerçekleştirilen alan araştırması ise, kuramsal çerçeveye uygun bir yöntemsel yaklaşım önermiş ve çalışmanın kendi varsayımlarını sınamıştır. Araştırma için, farklı niteliklere sahip liselerin birinci sınıf öğrencileri arasından, tesadüfi olarak seçilen yirmi dört kız ve yirmi dört erkek gönüllü, ilköğretim seçmeli medya okuryazarlığı dersi alıp almama ölçütüne göre gruplandırılmıştır. Her katılımcıya, demografik değişkenlere yönelik on soruyla birlikte, altmışar adet yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme sorusu yöneltilmiş; daha sonra yanıtlar, nitel olarak çözümlenerek modern toplumda dünya algısını biçimlendiren sistem ve yaşam-dünyası arasında konumlandırılmıştır. İçerdikleri yönelimlere göre kodlanan yanıtlar arasındaki farklılıklar, eleştirel medya okuryazarlığı düzeylerini destekleyen ya da baskılayan toplumsal unsurları açıklamak için kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, medyayı ve toplumu eleştirel okuyabilmenin; bilişsel baskılanmaya engel olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, kendisi için ve başkaları için iyi olanı sorgulayan eleştirellik, kişisel ya da toplumsal anlamda kendini gerçekleştirmenin koşuludur. Sistemin önerdiklerine karşı, kalıcı/içsel değeri aramak ve toplumsal sorumluluk temelinde kendi eylemlerini seçebilmek, temel toplumsallaşma ve eğitim arasındaki uyumla olasıdır. Türkiye özelinde, kurulu güç ilişkileri içinde eleştirel okuryazarlığın dışlanması ya da bürokrasinin medya okuryazarlığı dersini iletişim fakültesi mezunlarının vermesine karşı çıkması çerçevesinde gözlenen sorunlar, bu olasılığın gerçekleşmesini engellemektedir. Dünya genelinde ise, araçsalcı modernlik, toplumların bilişsel anlamda özgürleşmesini engelleyen stratejiler üzerinden sürmektedir. Çalışmanın kuramsal bağlamı ve araştırma bulgular ekseninde, liseler için geliştirilmiş bir eleştirel medya okuryazarlığı ders programının genel hatları, tezin sonunda, ekler içinde önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gazetecilik, medya okur-yazarlığı, iletişimsel eylem kuramı, araçsalcılık, evrensel pragmatik, modernlik, dünya algılarının rasyonelleşmesi, sistem ve yaşam-dünyası, medyalaşma

Bireyin araçsallaştırılmasıEleştirel söylem çözümlemesiGazetecilik+5
Mehmet Selahattin Okuroğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ile çevrimiçi bilgi arama stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı düzeyleri ile çevrimiçi bilgi araştırma stratejileri düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenerek, aralarındaki olası bir ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evreni, 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde 12 bölüm, 4 sınıf düzeyinde öğrenim gören öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Bu bağlamda, 1858 katılımcıdan toplanan veriler analiz sürecine dâhil edilmiştir. Araştırmanın verileri Tsai (2009) tarafından geliştirilen ve Aşkar ve Mazman (2013) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çevrimiçi Bilgi Arama Stratejileri Envanteri" ve Karaman ve Karataş (2009) tarafından geliştirilen "Medya Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen adaylarının demografik bilgileri "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırma sonunda öğretmen adaylarının medya okuryazarlık düzeylerinin ortalamanın üzerinde, çevrimiçi bilgi arama stratejileri düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu, cinsiyet ve günlük internet kullanımı değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmektedir. Öğretmen adaylarının medya okuryazarlık düzeyleri sınıf düzeyi ve bölüm değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermektedir. Öğretmen adaylarının çevrimiçi bilgi arama stratejileri düzeyleri ile bölümleri arasında anlamlı fark gözlenirken, sınıf düzeylerine göre anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Öğretmen adaylarının medya okuryazarlık düzeyleri ile çevrimiçi bilgi arama stratejileri düzeyleri arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Öğretmen adayları, Medya okuryazarlığı, Çevrimiçi bilgi arama stratejileri

Aday öğretmenlerBilgi aramaMedya okuryazarlığı+1
İsmail Tatar
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of university students' new media literacy levels

This study aims to investigate the level of New Media Literacy (NML) of university students and validate recent new media literacy in Turkish version. The data were collected from 486 university students at Yeditepe University in Turkey. The language equivalence, validity and reliability of scale were established. The results show that university students had differences about NML level in terms of their gender and spending time on online games. The result also shows that the Turkish version of this scale can be used in Turkey.

Media literacySocial mediaNew media+2
Kader Yavuz
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of the relationship between media literacy and social skill levels of high school students

In this study; It is aimed to investigate the relationship between media literacy levels and social skill levels of high school students. The answers to the questions that would reveal the relationship between media literacy levels and social skill levels were sought. In addition, adhering to the purpose of the study, it was aimed to examine whether social skill levels and media literacy levels showed a significant difference according to gender, age, grade level and educational status of parents. This study was applied to 550 high school students of 3 private schools in the European side of Istanbul and 513 of the questionnaires were accepted as valid and used in the study. In this study, "Media Literacy Scale" developed by Karaman and Karataş (2009) and "Social Skill Scale" developed by Avcıoğlu (2003) were used. When the results of the study are examined, it is observed that social skill level and media literacy levels are related in some sub-dimensions, but some sub-dimensions are not found. According to the correlation results, there is an inverse relationship between the ability to analyze and react, and the ability to control anger behaviors and adapt to changes. According to this result, it can be said that the more skillful a student is in terms of analyzing and reacting skills, the weaker they are in terms of controlling anger behaviors and adapting to changes. There is an inverse and weak relationship between the ability to judge and see implicit messages and the ability to control anger behaviors and adapt to changes. There is an inverse weak relationship between peer pressure and coping skills and goal-building skills. The ability to cope with peer pressure is not high, nor does it result in a higher level of goal-building skills. There is a weak relationship between self-control and goal-building skills. And finally, a moderate level relationship was found between resting skills and control skills. When the gender, class and age of the students are examined, it is seen that there is a significant difference in some sub-dimensions of media literacy level and social skill level. When the relationship between media literacy and gender is examined; In the questionnaire that measures the students' media literacy, there was a difference in the subscale of having information according to the gender of the participants. When the relationship between media literacy and age of individuals is examined; According to the results of the analysis, it was understood that the subtitle of judicial and implicit messages in the media literacy scale did not show difference according to different ages, but it was found that the sub-titles of having information and analyzing and generating responses at the same scale reached statistical differences according to different ages. When the relationship between social skills and the age of individuals is examined; It is observed that the skills of controlling anger behaviors and adapting to changes, coping skills with peer pressure, verbal explanation skills, listening skills, self-control skills, completing tasks, and accepting the results are higher than 0.05. According to these results, it can be said that all sub-titles with p value greater than 0.05 do not differ statistically according to age. When the p values of the interpersonal skills and goal-building skills are smaller than 0.05, differences are observed statistically according to age groups. When the relationship between social skills and classes of individuals is examined; In the analysis table, statistically significant results were obtained in Interpersonal Skills and Objective Forming Skills sub-headings of class levels and social skill scale. In addition, there are no differences in subheadings of Anger Behavior Control and Adaptation Skills, Peer Pressure and Coping Skills, Verbal Explanation Skills, Listening Skills, Self Control Skills, Task Completion Skills and Results Acceptance Skills. When the relationship between media literacy, social skills with educational status of parents of individuals are examined; According to the results of the analysis, it was found that the educational status of the parents of the participants did not have a statistically significant effect on media literacy. In addition, no significant difference was found when the comparison was made with the expectation that the educational status of the parents would make a difference.

High schools studentsMediaMedia literacy+2
Sibel Akdoğan
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Sport media perception: A study of leading brands from Turkey interms of readers profile

This research, conducted in 2017 with a sample of quotas representing sports media followers in Turkey, analyzes the profile of the designated persons and sports media in Turkey and measures their perception of the brand. Two different techniques were used as research methods *qualitative and quantitative*. This research provide support to determine the pioneer in sports media brand in Turkey, reads the sports media following profile and also analyzes the different channels. It aims to reveal the effects of evolving media on the target audience of sports media, and expose the motivation and obstacles of traditional and digital media readers. Moreover objective of the research is examining the period from the emergence of sports and sports media in Turkey to the present day, and provide in depth analyze about the behaviriors and habits of sport readers. Therefore, it givesa road map on the importance off the offset the losses of traditional media in favor of sports media brands that are most preferred by sports media target audience. In addition, based on the sense of fanaticism of the sports media target audience towards strong sports clubs, it aims to achieve significant results in terms of the likelihood of gaining a similar sense of belonging to the sport Medias brands. Keywords: Sports, sports media, sports media brands, sports media readers, research

BrandBrand awarenessBrand preference+7
Pelin Yelda İpekçi
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık becerilerinin medya okuryazarlık becerilerine etkisi

Araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık becerilerinin medya okuryazarlık becerilerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik 2024-2025 eğitim- öğretim yılında Fırat Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi Nizip Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı Sosyal Bilgiler Eğitimi Bilim Dalı'nda öğrenim gören 255 öğretmen adayından veriler toplanmıştır. Araştırmanın verileri elde edilirken kullanılan ölçekler, araştırmacının hazırladığı Kişisel Bilgi Formu, Üstündağ, Güneş ve Bahçivan (2017) tarafından hazırlanan 'Dijital Okuryazarlık Beceri Ölçeği' ile Erişti ve Erdem (2017) tarafından hazırlanan 'Medya Okuryazarlığı Beceri Ölçeği' şeklindedir. Araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yüksek düzeyde dijital ve medya okuryazarlık becerilerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda bu öğretmen adaylarının, dijital ve medya okuryazarlığı beceri düzeyleri ile aile gelir düzeyi, baba eğitimi, medya takip sıklığı, medya araçlarını kullanma, interneti sürekli kullanım, sosyal ağ kullanımı, etkinliklere katılım gibi değişkenlere bakıldığında aralarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Katılımcıların dijital okuryazarlık düzeyleri, dijital araçlardan yararlanma, takip edilen medya siteleri değişkenlerine göre bakıldığında anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Katılımcıların medya okuryazarlık düzeylerine bakıldığında sınıf seviyesi, dijital araçtan yararlanma, cinsiyet ile öğrenim gördüğü üniversite değişkenlerine göre incelendiğinde anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Araştırmaya katılan adayların, dijital ile medya okuryazarlığı düzeyleri arasındaki ilişkinin anlamlı ve pozitif olduğu belirlenmiştir. Yapılan regrasyon analizi sonuçlarına bakıldığında, dijital okuryazarlığın medya okuryazarlığı ve bu okuryazarlığın alt boyutlarını anlamlı şekilde yordadığı görülmüştür. Elde edilen veriler doğrultusunda son olarak dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığı becerilerini geliştirmeye yönelik önerilere yer verilmiştir.

Dijital okuryazarlıkMedya okuryazarlığı
Esra Cansu Poyraz
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Post-truth çağda medya okuryazarlığı: Yalan içeriklere yönelik bir farkındalık araştırması

Dijital iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte kitle iletişim araçlarının yapısında ve iletişim süreçlerinde medyana gelen değişimler, haberin üretimine ilişkin epistemik koşulların yanı sıra toplumsal bilginin ve toplumsal gerçekliğin üretiminde de bazı değişimleri beraberinde getirmiştir. Bu değişim ve dönüşümlerin beraberinde getirdiği etik tartışmaların, son yıllarda özellikle post-truth olgusu ve bununla ilişkili çeşitli kavramlar çerçevesinde sıkılıkla tartışıldığı görülmektedir. "Kamuoyunun şekillenmesinde kişisel inançların ve duyguların, nesnel gerçeklerden etkili olması" durumunu ifade eden bir sıfat olarak ele alınan post-truth kavramı, Türkçeye "hakikat ötesi", "hakikat sonrası", "hakikatin değersizleştirilmesi/önemsizleşmesi", "gerçeklik ötesi", "gerçeklik sonrası" gibi farklı şekillerde çevrilmektedir. Bu bağlamda çevrimiçi ortamların en önemli dezavantajlarından birini oluşturan ve gerçekliğe ilişkin nesnel bilgilerin elde edilmesine yönelik ciddi bir engel oluşturarak özellikle daha genç ve duyarlı nesiller açısından yanlış bilgilenmenin tetikleyicisi konumunda olan yalan içeriklerin üretilmesi ve yayılmasına yönelik tartışmalar, medya okuryazarlığını merkeze alan akademik, politik ve sosyal alanların da ilgi odağı haline gelmiştir. Nitekim medyanın toplumsal alana ve gündelik yaşama artan orandaki etkisi, post-truth ortamla mücadelede medya okuryazarlığının önemini ortaya koymuş ve etkin medya okuryazarlığına yönelik tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Medya okuryazarlığı kavramına ve uygulamalarına ilişkin olarak günümüz koşulları ile uyumlu bir perspektif geliştirmeye yönelik olan bu araştırmanın temel amacı genç yetişkin bireylerden oluşan üniversite öğrencilerinin yeni medya okuryazarlığı becerileri bağlamında genelde medya ve haber ortamlarına, özelde ise yalan içeriklere yönelik algılarının ve deneyimlerinin belirlenmesi yoluyla medya ortamlarındaki konumlarının yanı sıra üretime ve katılıma ilişkin özelliklerinin incelenmesidir. Araştırmada öğrencilerin yeni medya okuryazarlığı beceri düzeylerinin belirlenmesi amacıyla "yeni medya okuryazarlık ölçeği" uygulanmış ve elde edilen bulguların, araştırmanın bir sonraki aşamasında nitel çalışma ile derinlemesine bir şekilde incelenmesi sağlanmıştır. Dolayısıyla çalışma, karma yöntem araştırması ile yürütülmüştür. Araştırmanın nicel aşamasına yönelik örneklemini Şırnak Üniversitesi'nde öğrenim gören 379 öğrenci oluşturmaktadır. Nitel aşamanın çalışma grubunu ise örneklem grubunda yer alan 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada yeni medya okuryazarlığı genel puan ortalamalarında "yüksek" düzeyde bir sonucun elde edilmesine rağmen fonksiyonel ve eleştirel düzeylere ilişkin boyutlarda "üretim" e dönük algıların, "tüketim" e dönük algılara oranla daha düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, genel ortalamalar açısından değerlendirildiğinde, "eleştirel üretim" boyutuna ilişkin düzeylerin yeni medya okuryazarlığının diğer tüm alt boyutlarından daha düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgular, araştırmanın nitel aşamasında uygulanan görüşme formu ve öğrencilerle yapılan derinlemesine görüşmeler ile ayrıntılı olarak incelenmiştir.

MedyaMedya okuryazarlığıPost-hakikat+2
Leyla Uçar
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe öğrencilerinin televizyon dizilerindeki mesajları algılamalarında medya okuryazarlığının etkisi

2007- 2008 eğitim- öğretim yılından beri medya okuryazarlığı dersi, Türkiye genelindeki tüm okullarda ilköğretim 6, 7, veya 8. sınıflarda bir defaya mahsus olmak üzere seçmeli ders olarak okutulmaktadır. İlköğretim ikinci kademede seçmeli olarak okutulan bu ders, `Televizyon'u önemli derecede konu edinmektedir. ?İlköğretim II. Kademe Öğrencilerinin Televizyon Dizilerindeki Mesajları Algılamalarında Medya Okuryazarlığının Etkisi? adlı bu araştırmanın amacı, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerine seçmeli olarak okutulan medya okuryazarlığı dersinin, öğrencilerin günümüzde oldukça çok izlenen televizyon dizilerindeki mesajları algılamalarına etkisini belirlemektir.Bu araştırmada, kontrol gruplu öntest ve sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma evrenini 2009- 2010 eğitim- öğretim yılında Çanakkale il merkezindeki Merkez İlköğretim Okulu ve İstiklal İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini evrenden yansız atama yolu ile seçilen 20 deney grubu öğrencisi ve 20 kontrol grubu öğrencisi oluşturmaktadır. Medya okuryazarlığı dersini seçmeli ders olarak alan deney grubu öğrencileriyle 12 ders saati süren ?Televizyon? ve ?Televizyon, Aile Çocuk? üniteleri, teknoloji destekli sınıfta yapılandırmacı anlayış çerçevesinde işlenmiş; deney ve kontrol grubuna öntest ve sontest olarak ?Medya Okuryazarlığı Formu? uygulanmıştır. Sonuçları değerlendirmede öğrencilerin betimsel sonuçlarını ve görüşlerini belirten puanlarda frekans ve aritmetik ortalama, değişkenlerin öntest ve sontest puanları arasındaki anlamlı fark için t testi ve cinsiyete göre değişkenlerin öntest ve sontest puanları arasındaki anlamlı fark için iki faktörlü varyans (F) analizi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda ilköğretim ikinci kademede seçmeli olarak okutulmakta olan medya okuryazarlığı dersinin, öğrencilere televizyon dizilerindeki mesajları analiz edip değerlendirme becerisi kazandırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Kitle iletişim araçlarıMedyaMedya okuryazarlığı+5
Fatih Güner
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin izledikleri televizyon programlarının şiddete başvurma eğilimleri ile ilgili görüşlerinin değerlendirilmesi

ÖZETİlköğretim Öğrencilerinin İzledikleri Televizyon Programlarının, Şiddete Başvurma Eğilimlerine Etkisi isimli araştırmada geleceğin teminatı olan çocukların gelişimini olumsuz etkileyebilecek zararlı içerik unsurları bağlamında televizyon, çocuk ve şiddet ilişkisi tartışılmaktadır.Bu araştırmanın ana amacı çocukların kolaylıkla ulaşabilecekleri kitle iletişim araçlarından biri olan televizyonun, ilköğretim I. kademe 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin şiddeti kullanma eğilimlerine etkisini incelemektir. İlköğretim okullarında öğrenim görmekte olan 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin televizyon programlarındaki şiddet ve saldırgan davranışlardan etkilenip kendilerinin de şiddet ve saldırganlık içeren davranışlarda bulunup bulunmadığı saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul İli, Maltepe İlçesi'ndeki ilköğretim okullarında öğrenim gören 10- 12 yaş aralığında 561'i kız, 559'u erkek, toplam 1120 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmanın verilerini toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama aracı kullanılmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS 15.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulguların analizinde frekans ve yüzde dağılımları kullanılmış, ayrıca öğrencilerin sınıf, cinsiyet, anne- baba eğitimi ve aile yapısı değişkenlerine göre, televizyondaki şiddetin öğrenciler üzerindeki etkisini belirleyebilmek için (2X2) Kİ KARE testi kullanılarak 0,05 düzeyinde anlamlılık aranmıştır.Bulgularda sonuç olarak; çocukların en çok izlediği program türünün, dizi film olduğu, öğrenciler tarafından işaretlenen dizi programlarının içeriklerinin çocuklara uygun olmadığı, şiddet unsuru içerdiği, kahramanlarının saldırgan özelliklere sahip olduğu, çocukların da bu davranışları örnek aldığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Şiddet, saldırganlık, çocuk, ilköğretim, medya okuryazarlığı

Medya okuryazarlığıSaldırganlıkTelevizyon+3
Ahu Akdemir Köse
Çanakkale Onsekiz Mart University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Pre-service teachers perceptions of media literacy in the department of English language teaching in Turkey

In a media-saturated society, it is becoming extremely difficult for audience, especially the young ones, to discern between positive and negative, fact and fiction, true and false, reliable and unreliable content. In such an environment, MEDIA LITERACY, the ability to critically analyse, evaluate and discern media content and its production is imperative. Through a survey of 183 degree students from Çanakkale Onsekiz Mart University (ÇOMU) this paper attempts to find out media literacy perceptions of pre-service teachers attending Department of English Language Teaching based on the theories provided by the scholars in this field.The research was conducted in eight different classes, two classes in every grade level. A hundred and eighty three pre-service teachers took part in the survey consisting of four parts: Media Literacy perceptions of the students, dealing with media to improve English Language skills, benefits of Media Literacy in learning and teaching English Language, and Media Literacy levels of ELT teachers in the eyes of the pre-service teachers.The data obtained from the study results were analyzed by the researcher by means of Excel and Statistical Package for Social Sciences Program (SPSS) through the use of descriptive statistics and DUNCAN analysis.Results showed that pre-service teachers attending Çanakkale Onsekiz Mart University English Language Teaching Department are eminently aware of the concepts of Media Literacy, and that their ELT teachers frequently exploit different kinds of media forms in teaching English language skills although they pay partly less attention to the concepts of ?Media Literacy? than to the use of media forms.

Candidate teachersMedia literacyForeign language education+4
Abdullah Yördem
Çanakkale Onsekiz Mart University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00

Related subjects