Meslek hastalıkları

103 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliğinin inşaat sektöründeki önemi: Bir örnek olay incelemesi

Tarihsel süreçlerde ve günümüz dünyasında insanların çoğu zamanlarının büyük kısmını çalışarak geçirmektedirler. Çalışma hayatındaki hızlı gelişmeye bağlı olarak artan iş kazaları sebebiyle her yıl binlerce kişi sakat kalmakta veya yaşamını yitirmektedir. İşçinin ve işin olduğu her yerde tehlike ve riskler bulunmakta ve bu hususlardan kaynaklı iş sağlığı ve güvenliği çok önemli bir konu haline gelmiştir. İnsanlık açısından büyük önem taşıyan bu konunun sosyal hayatı olumsuz etkilemesinin yanı sıra, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının neden olduğu maddi zararlar hem bireyin ve hane halkının refahının hem de ülke ekonomisini olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu sorunları ve olumsuzlukları en aza indirmek veya azaltmak için mevcut yönetmelik ve prosedürler yenilenmekte ve geliştirilmektedir. Türkiye'de inşaat sektörü, Sosyal Güvenlik Kurumunun verilerine göre ülkemizde gerçekleşen iş kazası sayıları açısından maden ve metal sektörleri ile birlikte ilk sıralarda yer almaktadır. Gerçekleşen ölümlerde ise inşaat sektörünün toplam ölümlerin genel olarak üçte birini oluşturduğu ve sektörün bu istatistik ile ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de inşaat sektöründe çalışan işçilerin çalışma koşullarını incelemek ve inşaatta karşılaştıkları iş kazaları ile meslek hastalıklarını belirlemek ayrıca inşaat sektöründe meydana gelen ve iş kazalarına neden olan faktörlerin detaylı olarak bulunması, iş güvenliği açısından inşaat sektörünün değerlendirilmesi ve inşaat sektöründe çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sağlıklı yapılıp yapılmadığının ve uygulamalar sonrasında işçinin gidişatın ne yönde olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı, İş Güvenliği, İş Kazaları, Meslek Hastalığı, İnşaat Sektörü

Meslek hastalıklarıİnşaat işletmeleriİnşaat sektörü+3
Tuba Erzincan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm sürecinde asbest maruziyetinin iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi

Ülkemiz deprem kuşağında yer alması sebebiyle kullanım ömrünü tamamlayarak riskli yapıya dönüşen yapıların yıkım ve yenilenmesi gerekmektedir. Riskli binaların yıkım işlemleri 6306 sayılı Afet Riskli Yapıların Yenilenmesi Hakkındaki Kanun ile yapılmaktadır. Ülkemizde asbestin yapılarda kullanılmasının yasaklanması 2010 yılında çıkarılan "Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzarların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile sağlanmıştır. Bu tarihten önce yapılan yapıların yıkım işlemlerinde asbestin çevresel maruziyet oluşturması kaçınılmazdır. Bu çalışmanın amacı; riskli yapıya dönüşen binaların Kentsel Dönüşüm Kanununa göre yıkıp yenilenmesi sırasında iş sağlığı ve güvenliği esasları dikkate alınarak asbest zararının önlenebilmesi için yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi ve asbest maruziyetinin olası zararları hakkında bilgi vermektir. Çalışmada kentsel dönüşüm geçirmesi planlanan ve ülkemizin başta İstanbul olmak üzere birçok ilinden toplam 16597 adet yapıdan alınan 25396 adet numunenin asbest analiz sonuçları incelenmiştir. İncelenen test sonuçlarından asbest bulunan binalarda yıkım, söküm ve tadilat işlemleri sırasınca iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ve bu tedbirlerin iş sağlığı ve güvenliği açısından önemi anlatılarak asbest maruziyetinin en aza indirilmesi amaçlanmıştır. Asbestin neden olduğu olumsuz kalıcı etkilerin neler olabileceği ve insan sağlığının asbestten nasıl korunması gerektiği çalışma içinde anlatılmıştır. Özellikle kentsel dönüşüm işlemleri, tadilat işlemleri gibi yıkım ve söküm gerektiren işlemlerde asbestin zararlarına karşı iş sağlığı ve güvenliği için alınması gereken önlemler belirtilmiştir.

AsbestKent planlamaKentsel dönüşüm+6
Özlem Altıntaş
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda görev yapan öğretmenler açısından psikososyal risk etmenlerinin incelenmesi: Çorum ili örneği

Bu çalışmanın amacı ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken karşı karşıya kaldıkları psikososyal risk algılarının ve risklerin ortaya konulması olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini Çorum ili Merkez ilçede görev yapan ortaokul öğretmenleri, örneklemi ise Çorum ili Merkez ilçesinde bulunan ortaokullarda görev yapan 291 gönüllü öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlere görev alanlarında karşılaşabilecekleri durumlarla ilgili soruların yer aldığı 20 soruluk bir anket uygulanmış, anket maddelerine kendi özgür iradeleri ile objektif olarak cevap verdikleri varsayılmıştır. Araştırma verileri elde etmek için kullanılan anket basılı olarak hazırlanmıştır. 2 bölümden oluşan anketin ilk bölümde demografik soruların yer aldığı 4 soru ve ikinci bölümünde öğretmenlerin psikososyal risk algılarını belirlemek amacıyla hazırlanan 16 soru bulunmaktadır. Anket sonuçlarına göre erkek katılımcılar %50,2 katılım sağlarken, kadın katılımcılar %49,8 oranında katılım sağlamıştır. Hizmet yılı 2-5 yıl %2,1, 6-10 yıl %12,4 ve 11 yıl ve üzeri 85,6 'lık orana sahiptir. Yaş aralıkları 30 yaş ve altı %3,4, 31-40 yaş arası %38,5, 41 yaş ve üzeri %58,1 orana sahiptir. Branş dağılımı ise sözel alan %47,4, sayısal alan 31,6 ve yetenek dersleri %21,0'lik orana sahiptir. En yüksek evet oranı %95,5 ile "eğitim alanında gerçekleştirilen düzenlemelerde sistemin bir parçası olarak fikirlerimin dikkate alınması beni motive eder" sorusu olurken en düşük evet oranı "iş yerinde fiziksel şiddetle karşılaştım" sorusuna karşılık verilmiştir. Katılımcıların branşlarına göre sorumlulukları ile ilgili düşünceleri karşılaştırıldığında sözel alan branşlarında istatistiksel açıdan anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre işyerinde fiziksel ve psikolojik şiddetle karşılaşma durumu karşılaştırıldığında, Hizmet yılı 2-5 yıl arasında olanların %33,3'ü işyerinde fiziksel şiddetle karşılaştığını belirtmiş olup bu oran diğer hizmet yıllarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerinden cinsiyete göre değerlendirildiğinde; mesleki itibara ilişkin inanç, tükenmişlik duygusu hissetme, meslek hastalığına yakalanma (p<0,001), mesleğinin maddi gelirinin yetersiz olduğunu düşünme, psikolojik şiddetle karşılaşma, fikirlerinin dikkate alınmasına yönelik motivasyon durumları kadın katılımcılarda erkek katılımcılara oranla daha yüksek çıkmıştır. Bu oran istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). Bu sonuçlara göre; kadın öğretmenler meslek hastalığına yakalanma, maddi gelirin yetersizliği, psikolojik şiddete uğrama, mesleğinin gereken itibarı görmediği, fikirlerinin dikkat alınmasına yönelik motivasyon durumları ve tükenmişlik duygusu hissetme durumu konusunda erkek öğretmenlerden daha yüksek bir orana sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin meslek hayatlarının ilk yıllarında fiziksel şiddetle karşılaştığını ve sözel alan öğretmenleri çalışma ortamında sorumluluğunun fazla olduğu belirtmişlerdir.

Branş öğretmenleriMeslek hastalıklarıOrtaokul öğretmenleri+6
Ceylan Kılıç
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Disiplinlerarası lisansüstü programları öğrencilerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve farkındalığının ölçülmesi: Hitit Üniversitesi örneği

Gelişen ve değişen dünyada çalışma hayatında da hızla değişim olmaktadır. Çalışma koşullarının her sektörde farklılık göstermesi farklı tehlike ve riskleri ortaya çıkarmaktadır. Mevcut tehlike ve risklere bağlı olarak iş kazası ve meslek hastalıkları görülebilmektedir. Alınan önlemler ile meslek hastalıkları tamamen iş kazaları ise yüksek oranda önlenebilmektedir. Çalışanlarda farkındalık oluşturulmadan alınan önlemlerin etki düzeyleri de düşük kalabilmektedir. Farkındalık oluşturmada en önemli etken eğitimdir. Bireylere verilen eğitimlerin verildiği dönem, tekrar sıklığı, içeriğin uygunluğu ve eğitim süreleri göz ardı edilebilmektedir. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine yeterince önem verilmemesi bugünün çalışanlarında ve iş hayatına hazırlanmakta olan öğrencilerde iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve farkındalığının oluşmasını da engellemektedir. Bu sebeplerden dolayı eğitim-öğretim kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile ilgili eğitim süreleri, içerikleri ve tekrar verilmesi gibi konuları dikkate alması gerekmektedir. Bu araştırmada disiplinlerarası lisansüstü programları öğrencilerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve farkındalığının ölçülmesi, öğrencilerin kültür ve farkındalıklarını etkileyen etmenlerin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Hitit Üniversitesi disiplinlerarası lisansüstü programlarında eğitim gören 180 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler "IBM SPSS Statistics 25.0" de analiz edilmiştir. Araştırmada 8 hipotez ortaya konulmuştur. Hipotezleri test etmek için parametrik analiz ve non-parametrik analizler yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlarda, disiplinlerarası lisansüstü öğrencilerinin cinsiyet, lisans eğitiminde İSG dersi alma, çalışma durumu ve İSG eğitimine başlanılması düşünülen eğitim dönemleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmazken yaş, medeni durum, mezun olunan fakülte ve eğitim alınan lisansüstü anabilim dalları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur.

FarkındalıkLisansüstü programlarLisansüstü öğrenciler+5
Ahmet Düzgün
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği algılarının araştırılması: Çankırı ili örneği

Sağlık sektörü, çok tehlikeli sınıfta yer alan bir çalışma alanı olduğu için, bu sahada hizmet sunanlar, bir çok mesleki risk ve tehlike ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Sağlık çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) algılarının seviyesi ve bunun ne derece mesleki davranış biçimi halinde gösterdiklerinin bilinmesi, kurumlarında sağlık ve güvenlik faaliyetleri açısından faydalı olacaktır. Bu alanda çalışanların İSG algı seviyelerini değerlendirilerek, oluşabilecek mesleki problemlerin giderilmesi bu araştırmanın ana hedeflerindendir. Bu çalışmada, iş kazaları ve meslek hastalıklarının zararını azaltarak sağlık sektörünün daha etkin ve verimli çalışabilmesi ve dolayısıyla vatandaşlara yüksek kalitede hizmet sunabilmesini sağlamak amacıyla İSG algılarını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, Çankırı ili sağlık sektöründe istihdam olan 450 kişiye (konuyla ilgili sorulardan oluşan) anket yapılmış olup (kullanılabilir nitelikte olan) 270'i değerlendirmeye alınmıştır. Ankette bulunan cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, unvan, çalışma türü, mesleki deneyim süresi, gelir düzeyi, İSG eğitimi almaları, meslek hastalığı geçirme, iş kazası geçirme, İSG memnuniyet düzeyleri, kurum yönetimince alınmış tedbirler, çalışma ortamı ergonomisi vb. değişkenlerin etkilerine ait veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Araştırmada sağlık çalışanlarının İSG memnuniyeti ve ergonomi ölçeklerinin Cronbach Alpha değeri = 0,929; meslek hastalıkları ve İSG tedbirleri ölçeklerinin Cronbach Alpha değeri = 0,963; iş kazaları ölçeğinin Cronbach Alpha değeri= 0,977 olarak hesaplanmış olup, güvenirliğine ilişkin her ölçek için istenilen düzeyde yüksek olduğu anlaşılmıştır. Çalışmada yapısal olarak geçerlilik analizlerinin yapılması ve elde edilen veriler ışığında tanımlayıcı istatistikler yorumlanarak, bağımlı ve bağımsız değişkenlerin demografik özellikler üzerindeki dağılımını tespit etmek için t-testi, ANOVA, değişkenler arasındaki farklılığın tespitine yönelik Tukey Testi yapılmıştır. Çalışma sonucunda sağlık çalışanların İSG algılarına ilişkin değerlendirmelerinin yaş, eğitim düzeyi, mesleki deneyim süresi, gelir düzeyi, İSG eğitimi alma durumu, meslek hastalığı geçirme durumu, iş kazası ya da yaralanma geçirme durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Yine demografik verilerden cinsiyet durumu, medeni durum, unvan durumu ve çalışma türü durumu açısından anlamlı olarak farklılık göstermediği anlaşılmıştır. Kurumdaki İSG çalışmalarına yönelik memnuniyet düzeyi ile unvanları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Kurum yönetimince alınmış İSG tedbirleri ile eğitim durumları arasında ve kurumdaki çalışma ortamı ergonomisi ile çalışma süresi arasında anlamlı farklılık olduğu anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sağlık kurum yönetimlerince iş doyumu ve motivasyon artırıcı uygulamaların yanı sıra alınması önerilen tedbirler çalışmanın sonunda özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, Sağlık çalışanları, İSG algısı, İSG kültürü.

Meslek hastalıklarıRiskSağlık personeli+6
Hakan Önder
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığı ortaöğretim kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları: Çankırı örneği

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu sadece işyerleri ile ilgili değil, okullara yönelik kararları da içerir. Okullarda müdür, işveren görevindedir.İSG konusunda işverenlere büyük sorumluluk düşmektedir. Çalışma, Çankırı il merkezine bağlı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) kurumlarında İSG çalışmalarını incelemek için yapıldı. Tanımlayıcı tipte olan çalışmada konu ile ilgili anket soruları hazırlandı. Ankette sosyodemografik özellikler ve İSG'ye yönelik sorular soruldu. Çalışmada 180 eğitim kurumunda görev yapan 159 okul idarecisi örnekleme alındı. Verilerin analizinde SPSS 25 sürümü, tanımlayıcı istatistik, normallik testleri kullanıldı. Okul idarecilerinin çoğunluğu okullarında İSG kurulu,İSG temsilcisi, risk değerlendirme ekibi, acil çıkış için uyarı levhaları, alarm ikaz sistemi, yangın ve havalandırma sistemi,laboratuvarda güvenlik uyarıları,ergonomik masa sandalye, ıslak zemin uyarı levhaları, kişisel koruyucu donanımları, merdivenlerde kaydırmaz bant, korkuluk,merdivenler arasında emniyet ağı,paratoner, ilk yardım dolabı, sabitlenmiş dolaplar olduğu,acil çıkış kapısı, periyodik kontroller, risk değerlendirme kontrolü, acil durum eylem planı,yangın tüpü bakım ve dolumu yapıldığını, acil çıkış kapısının kilitli olmadığını;kazan dairesi güvenliği sağlandığını, elektrik sigorta kutularının kilitli olduğunu, güvenlik görevlisinin olmadığını,İSG ve ilk yardım eğitimi verildiğini; idarecilerin yarıya yakını pencerelerde çocuk kilidi olmadığını; tamamına yakın genel olarak düzenli temizlik yapıldığını, tuvaletlerin günlük temizlendiğini belirtmiştir.İdarecilerin mesleki çalışma yılı ile okullarında İSG kurulu olması, İSG risk değerlendirme ekibi olması, İSG risk değerlendirmesi yapılması durumu, İSG çalışan temsilcisi olması sıklığı arasında fark olduğu(p<0,05)ANOVA testi ile belirlendi.Çalışmada okul idarecilerinin çoğunun okullarında İSG çalışmalarının yüksek düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma Çankırı iliyle sınırlıdır;geniş kapsamlı çalışma yapılması önerilmektedir.

Meslek hastalıklarıOkul güvenliğiOrtaöğretim kurumları+7
Hasan Kaya
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi merkezlerinde iş sağlığı ve güvenliği: Çankırı Karatekin Üniversitesi Kütüphanesi ve Cibuti Üniversitesi Kütüphanesi örneği

İş sağlığı ve güvenliği, her ne kadar son yüzyılda insan hayatının öncelenmesinin bir göstergesi olarak önem kazanmış ve ön plana çıkmış bir disiplin gibi görülse de aslında geçmişi çok daha eskilere dayanan bir uygulamadır. Özellikle sanayileşmiş toplumlar bu konuda da başı çekerken, sanayileşememiş toplumlar iş sağlığı ve güvenliği konusunun önem ve gerekliliğini geç fark etmişlerdir. İş sağlığı ve güvenliği önceleri yoğun üretim yapan iş yerleri için bir gereklilik gibi algılansa da zamanla hizmet ya da mal üreten ayrımı yapılmaksızın bütün işyerleri için geçerli hale gelmiştir. Bu kapsam genişlemesinden, bilgi merkezleri de nasibini almış ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının bilgi merkezleri için de bir gereklilik olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışmada iş sağlığı ve güvenliği disiplinine ilişkin genel bir çerçeve çizilerek, bilgi merkezleri bağlamında konunun önemine ve gerekliliğine dikkat çekmek amaçlanmıştır. Bilgi merkezi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalık düzeyleri ne kadar yüksek olursa konunun bütün paydaşlar yani yöneticiler, bilgi profesyonelleri, kullanıcılar ve yasa koyucular tarafından o derece önemseneceği ve gerekli adımların atılmasında etkili olacağı düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle çalışmada Çankırı Karatekin Üniversitesi Kütüphanesi ve Cibuti Üniversitesi Kütüphanesi çalışanlarının iş güvenliği ve sağlığı farkındalık düzeyleri ölçülmeye çalışılmıştır. Her iki kütüphane çalışanlarından 8'er kişi olmak üzere 16 kişiye uygulanan mülakat sonunda bu çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algı düzeylerinin yüksek olmadığı saptanmıştır.

Bilgi merkezleriKarşılaştırmalı analizKütüphaneler+5
Mohamed Omar Osman Mohamed Omar Osman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanının güvenliği ve kaygı düzeylerine etkisi

İş kazaları ve meslek hastalıkları dünyadaki tüm çalışanların sağlığını tehdit etmektedir. İş sağlığı ve güvenliği bakımından önemli riskler taşıyan çalışma alanlarından biri de sağlık hizmetleridir. Sağlık hizmetlerinin birçok alanında özellikle de hastanelerde çalışanlar, sağlıklarını olumsuz yönde etkileyen biyolojik, kimyasal, fiziksel, ve psikososyal risklerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Ülkemizde sağlık çalışanlarının maruz kaldığı iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle meydana gelen ekonomik ve sosyal kayıplar çalışanı, ailesini ve devleti olumsuz yönde etkilemektedir. Sağlık çalışanlarının en fazla maruz kaldığı iş kazaları çarpma, düşme, kesici alet yaralanmaları ve şiddete maruz kalmadır. Hastane koşullarında enfeksiyonlara, kimyasal maddelere, radyasyona, biyolojik etmenlere, cilt problemlerine, strese bağlı olarak meslek hastalığı riskleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu çalışmada sağlık çalışanlarının güvenliği, çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler ile bunların çalışanlar üzerindeki kaygı düzeylerine etkilerinin neler oluşturacağı incelemektedir. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan bu çalışmanın evrenini Haziran- Temmuz 2016 tarihleri arasında Mardin ili Kızıltepe ilçesi devlet hastanesinde çalışmakta 200 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış fakat 175 kişiye ulaşılmıştır. Bunlardan alınan doğru veriler 154 adettir. Araştırmanın verileri katılımcıların sosyo-demografik özellikleri, çalışma ortamı kaynaklı risk ve tehlikeler ölçeği, sağlık çalışanı güvenliği ölçeği ve beck anksiyete ölçeği sorulardan oluşan anketin katılımcılara uygulanmasıyla elde edilmiştir.

GüvenlikHastanelerKaygı+7
Selda Ektiren
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Atıksu arıtma tesislerinde risk değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı evsel nitelikli atıksu arıtma tesislerindeki oluşabilecek iş kazalarını ve meslek hastalıklarını belirlemek ve oluşabilecek iş kazası ve meslek hastalıklarını ortadan kaldırabilmektir. Çalışma sırasında Mersin ilinin Anamur, Bozyazı ve Mut ilçelerinde bulunan farklı teknoloji ve proseslerden oluşan arıtma tesislerinden yararlanılmıştır. Aktif olarak görev aldığım 3 tesiste 9 aylık izleme sonucu gözlemlenen ve ortadan kaldırılan risk faktörleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda 3 tesiste de belirlenen bölümlerde 3T yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi yapılmıştır. Değerlendirme öncesi ve sonrasında elektriksel ve biyolojik risklerin daha az olduğu görülmüştür. Tesislerde incelenen bölüm ve ekipmanlar da büyük risklerin sırasıyla geri devir ünitesi, çamur susuzlaştırma ünitesi, giriş terfi ünitesi, havalandırma havuzları, çökeltme havuzları, laboratuvarlar, atölyeler, blower binası, kum ve yağ tutucu ünitesi, kaba ızgara, ince ızgara ve idari binalardır. Sonuç olarak incelemeler dahilinde riskler belirlenerek ve önlemler alınarak iş kazaları ve ölümler ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Arıtma tesisleriAtık suMeslek hastalıkları+5
Serkan Gök
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi'nin elekromanyetik alan haritasının çıkarılması ve sağlık çalışanlarında olası sağlık etkilerinin değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Dünyamızda giderek artan teknoloji kullanımı gündelik yaşamı ve çalışma yaşamını kolaylaştırmakla birlikte, teknolojinin ortaya çıkarabileceği sağlık sorunları çok açık değildir. Bilimsel ve teknolojik devrimin bir sonucu olarak ve sağladıkları yaşam kolaylıkları nedeniyle yaşantımızda kalıcı yer edinen elektrikli cihazlar ve haberleşme araçları faydaları yanında zararlı etkilere de sahiptir. Bu araştırma ile Balcalı Hastanesinin elektromanyetik alan yükünün ölçülmesi ve sağlık çalışanlarının elektronik tıbbi cihaz kullanımı nedenli hastalık ve yakınma durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma; Balcalı Hastanesi çalışanlarının elektromanyetik alanlara maruziyet sonucunda sağlık durumlarını belirlemek amacıyla yapılan tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırmaya 259 çalışan katıldı. Araştırmada veri toplama aracı olarak çalışanların sosyodemografik özellikleri, tanısı konmuş hastalıkları ve yakınmaları sorgulandı. Hastanenin elektromanyetik alan değerleri F.W. Bell 5080 Gauss/Tesla metre kullanılarak ölçüldü. İstatistiksel değerlendirmeler için SPSS 20 for Windows paket programı, istatistiksel analiz olarak ki-kare testi, t testi, ANOVA testi, Mann-Whitney U test kullanıldı ve p değerinin <0,05 olması anlamlı olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışanlarelektromanyetik alanlara maruz kalan grup ve kontrol grubu olarak ayrıldığında aralarında hastalık ve yakınma durumu açısından fark yoktur. Ancak toplam çalışma süreleri de dahil edilerek hesaplanan Total Risk Skoru arttıkça çalışanlarda hipertansiyon, allerjik hastalık ve akciğer hastalığı ile halsizlik, sinirlilik, yorgunluk, unutkanlık, kulak rahatsızlığı, işitme bozukluğu, mide rahatsızlığı, çarpıntı ve nefes darlığı yakınmaları artmaktadır. Sonuç: Araştırmanın sonuçları genel olarak literatürde yer alan elektromanyetik alan ölçüm değerleri ve sağlık etkileri ile benzerdir. Hastane yönetimine, araştırmanın sonuçları bildirilerek, gerekli koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması konusunda tavsiyelerde bulunulmuş, ayrıca hastalık ve yakınması olan bireylerin ve çalışma koşullarının daha ayrıntılı değerlendirilmesi ile gerekirse yeni düzenlemeler yapılmasının uygun olacağı bildirilmiştir.

Elektromanyetik alanlarHaritalamaHastaneler-üniversite+3
Mehmet Gökdeniz
Çukurova University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Taş ocağı işletmesinde risk analizi ve düzeltici önleyici faaliyetler

Bu tez çalışmasında; inşaatlarda kullanmak üzere taş ve benzeri minerallerin açık ocak madenciliği yöntemiyle çıkarıldığı açık tipteki madenlerin; volkanik kayalar, kaolin, mıcır, granit, kireç taşı, mermer, kum taşı gibi taşların çıkarılması için kullanılan yöntemler ve işletmedeki riskler ele alınmıştır. Bu risklerin önlenmesi ve ortadan kaldırılması için gerekli önleyici ve düzenleyici faaliyetler belirlenmiştir. Bu tez çalışmasında; İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili genel kavramlar, iş kazaları, meslek hastalıkları, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlara ait yasal mevzuatlar ve son olarak Taş Ocağı işleme tesisindeki İş Sağlığı ve Güvenliği açısından genel risk analizi ve buna karşın bu risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemlerin nasıl alınacağına dair önlem ve öneriler geniş olarak ele alınmıştır.

Meslek hastalıklarıRiskRisk analizi+3
Hüseyin Ünal
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İş kazası ve meslek hastalığında maddi manevi tazminat

Bu çalışmada, iş kazalarının hukuki sonuçları, maddi-manevi tazminat yönü, iş sağlığı ve güvenliği perspektifinden, hukuki açıdan incelenmiş; iş kazalarındaki işverenlerin ve işveren vekillerinin sorumlulukları ve yükümlülükleri ele alınmıştır. İş sağlığı ve güvenlik hizmetlerinin, OSGB'ler tarafından yürütülmesi konusu da kapsama alınarak incelenmiştir. İş kazası sonucu, kaza geçiren çalışan ve hak sahiplerinin hakları ve yükümlülükleri, çeşitli örneklerle değerlendirilmiş; iş kazalarında, SGK ödemeleri ve yardımları örneklenerek, SGK'nın, işverenlere kusurları oranında rücu etmesi uygulamaları açıklanmıştır.

KazalarMaddi tazminatManevi tazminat+5
İrem Kaysı Kınacıoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mobilya sektöründe taşıma, istifleme ve depolama işlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi

Bu çalışmada; mobilya deposunda yapılan klasik depolama sistemleri ile otomatik depolama ve boşaltma sistemleri ile depolama yapan akıllı deponun iş sağlığı ve güvenliği açısından uygunluğu incelenmiştir. Fine Kinney metodu ile her iki depo sistemi için risk analizleri yapılmış ve aynı riskler için risk skorları karşılaştırılmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlara göre klasik depolama sistemleri ile çalışma yapan mobilya deposunda riskler çok yüksek çıkarken; otomatik depolama ve boşaltma sistemleri ile depolama yapan akıllı deponun riskleri düşük çıkmıştır. Risk değerleri iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirildiğinde yüksek risk barındıran depolarda yüksek oranda iş kazası ve meslek hastalığı sayısı karşımıza çıkarken; düşük risk barındıran depolarda iş kazası ve meslek hastalığı sayılarının ciddi oranda düşüş gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla İSG açısından akıllı depo sistemlerinin klasik depo sistemlerinden farkı net bir şekilde görülmüştür.

DepolamaKazalarMeslek hastalıkları+7
Tuğba Ünal Jazbeh
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servis hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik durumlarının incelenmesi

Bu çalışma acil servis görev yapan hemşirelerin, iş doyumu ve tükenmişlik durumlarının incelenmesi amacıyla yapılan tanımlayıcı bir araştırmadır. Çalışmanın verileri; Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Minesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Çalışmaya araştırmaya katılmayı kabul eden 60 hemşire alınmıştır. Veriler SPSS for Windows programı ile analiz edilmiştir. Hemşirelere yönelik çalışmanın bulgularına göre; duyarsızlaşma düzeyi arttıkça içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeyleri düşmektedir. Ortalamalara göre, 22-25 yaş grubunun dışsal doyum düzeyinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Ayda 1-9 nöbet tutanların içsel doyum, dışsal doyum ve genel doyum düzeyleri 10 ve daha fazla nöbet tutanlara göre daha yüksektir. Mesleğini değiştirmek isteyen hemşirelerin; daha yüksek düzeyde duygusal tükenmişlik seviyesine, daha düşük bir içsel doyuma ve genel doyum düzeyine sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, mesleği değiştirmek istemeyenlerin; isteyen ve bazen isteyenlere göre daha düşük bir duyarsızlaşma düzeyinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular literatürde yer alan araştırmalar ile karşılaştırılarak acil serviste görev yapan acil servis hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik durumlarına ilişin öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Acil Servis, İş Doyumu, Tükenmişlik, Meslek.

Acil servis-hastaneAcil tıpHemşireler+7
Abdulkadir Elçioğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda sektöründe meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarının istatistiksel analizi

Çalışanların bedensel, ruhsal ve sosyal bütünlüğünü korunmak için iş kazaları ve meslek hastalıkları ile karşı karşıya gelmemek için gerekli tüm faaliyetlerin sağlanması ve koordinasyonu en kapsamlı haliyle İş Sağlığı ve Güvenliğinin ana konusunu oluşturur. Bu kapsamda, geçmişten günümüze yapılan bilimsel çalışmalar ve hukuksal düzenlemeler ile uluslararası ve ulusal boyutta önemli gelişmeler ilerlemeler göstermiştir. Ülkemizde iş kazaları ve meslek hastalıkları bütün işkollarında görülür ve gıda sektöründe meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları tüm işkolları arasında ilk 10. sırada yer almaktadır. Bu çalışmada, 2010-2019 yılları arasında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistik yıllıklarından elde edilen iş kazası ve meslek hastalıkları verileri istatistiksel olarak incelenmiştir. Analizler sonucunda Türkiye'de gıda sektöründe meydana gelen iş kazalarının önceki yıllarda ve günümüzde yapılan yasal düzenlemelere rağmen azalmadığı, aksine iş kazaları ve iş kazası sonucu ölümde artma meydana gelmiştir. Meslek hastalıklarında ise bu durum söz konusu değildir. Genel olarak meslek hastalıklarında yıllara bağlı olarak dalgalanmalar meydana gelmiştir.

Gıda sektörüMeslek hastalıklarıÇalışanlar+4
Rahima Seylan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kanalizasyon işçilerinin meslek hastalıkları ve kişisel koruyucu donanımıyla ilgili çalışmaların incelenmesi

Ulusal ve uluslararası su ve kanalizasyon hizmetlerinin sürdürülebilmesinde etkin rol oynayan kanalizasyon işçilerinin farkındalığının arttırılması gerekmektedir. Bu çalışmada daha önce 1966-2022 yılları arasında yapılmış ulusal ve uluslararası yayınlardaki meslek hastalıkları ve kişisel koruyucu donanımlarını konu alan makale ve tezler derlenmiştir. Araştırma evreninde 208 adet kaynak incelenmiştir. Araştırmada niteliksel araştırma yöntemlerinden tanımlayıcı kayıt taraması yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. 158 kaynak ulusal ve uluslararası makale ve tezlerden oluşmaktadır. Bunların oranı, ulusal alanda yayınlananlar %16 iken uluslararası alanda yayınlanan kaynaklar %84'ne olarak elde edilmiştir. Tez dağılımı ise %59 ulusal alan, %41 uluslararası alanda yayınlanmıştır. Makale dağılımı ise %13 ulusal alan, %87 uluslararası alanda yayınlanmıştır. Çalışmanın bulgular kısmında geçmiş dönemde yaşanan meslek hastalıklarının sebebiyet veren mikroorganizmaların teknoloji ve insan farkındalığıyla ortadan kalktığı görülmektedir. Çalışanların çalışma ortamında mikroorganizmaların bulunduğunu bildiklerinde sağlıkları konusundaki farkındalıklarının önemli ölçüde arttığı gözlemlenmiştir. İSG eğitimleriyle; atık sudan kaçınma, yeterli ve uygun kişisel koruyucu donanım kullanma ve risklerin bilinmesiyle ilgili bilgiler sunulmuştur. Bu çalışmanın iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının, iş yeri hekimlerinin; ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşların yol göstericisi olması ve bu alanda gerçekleşecek akademik çalışmalarda faydalı olması amaçlanmaktadır.

Kişisel koruyucu donanımMeslek hastalıkları
Muhammed Ali Altıntaş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gaziantep il merkezindeki kadın kuaförlerinin fiziksel koşullarının, çalışanlarının sağlıkla ilgili yakınmalarının ve bulaşıcı hastalıklarla ilgili bilgi ve uygulamalarının değerlendirilmesi

Amaç: Çalışmada Gaziantep il merkezinde bulunan kuaför salonlarının mevzuata uygunluklarının, burada çalışanların işleriyle ilgili olabilecek sağlık sorularının ve bulaşıcı hastalıklar ile ilgili bilgi ve uygulamaların belirlenmesi amaçlanmıştır.Gereç-Yöntem: Çalışma tanımlayıcı-kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırma evrenini Gaziantep il merkezinde bulunan toplam 622 kuaför salonu ve bunların personeli oluşturmuştur. Örnek seçilmemiş bütün salonlara gidilmesi planlanmıştır. Ulaşılan 473 kuaför salonundan 321'i 946 personelin 740'ı araştırmaya katılmayı kabul etmiştir. Araştırma evrenine erişim oranları; işyerleri için %67,9 ve işçiler için %78,2'dir.Bulgular: Kuaför salonlarının %42,4'ünün mevzuata uygun olduğu ve %82,3'ünde havalandırmanın kapı/pencere ile yapıldığı belirlenmiştir. Çalışanların %71,8'i mesleki eğitim aldıkları belirtmişlerdir. Çalışanların %45,0'ı manikür/pedikür yaptıklarını, %97,0'ı her işlemden sonra ellerini yıkadıklarını, %88,6'sı eldiven, %77,8'i koruyucu elbise kullandığını belirtmiştir. Çalışanların %58,1'i kuaförlükte bulaşıcı hastalık riski olmadığını belirtmiştir. Çalışanların %34,6'sının Hepatit B ile, % 15,3'ünün AIDS ile ve %18,1'inin Hepatit C ile ilgili yeterli bilgiye sahip olduğu belirlenmiştir. Mesleki eğitim alanlarda Hepatit B ile ilgili bilgisi yeterli olan oranı daha fazladır (p=0,00). Çalışanların %25,9'unun solunun sistemi, %52,4'ünün alerjik, %73,1'inin kas iskelet sistemi ve %32,6'sının da deri ile ilgili yakınması bulunmaktadır. Mevzuata uygun olmayan işyerlerinde çalışanlarda solunum sistemi ve alerjik yakınma sıklığı daha yüksektir (p<0,05).Sonuç: İş ortamı kişinin en fazla zaman geçirdiği ortamlardan biridir ve çalışanlar önemli çevresel etkenlere burada maruz kalabilmektedir. Bu araştırmada kuaför salonlarının yaklaşık yarısı mevzuata uygun bulunmamıştır. Kuaför salonlarında mevzuata göre en asgari koşullar bile sağlanamamıştır. Çalışanların bulaşıcı hastalıklar ve korunma ile ilgili bilgilerinin arttırılması gerekmektedir. Sağlıkla ilgili yakınmaların azaltılması için özellikle işyeri koşullarının düzeltilmesi gerekmektedir. Bu araştırma Gaziantep'te ilk kez düzenlenmiştir. Bu nedenle konu ile ilgili sorunların daha net ortaya konabilmesi için daha ileri ve farklı araştırmalara ihtiyaç vardır.

AIDSBulaşıcı hastalık kontrolüBulaşıcı hastalıklar+5
Eda İçbay
Gaziantep University
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep'teki MEKSA-GESOP Çıraklık Eğitim Merkezindeki kursiyerlerin iş sağlığı ve iş güvenliğine bakışının değerlendirilmesi

Araştırma Gaziantep Yardım Vakfı Mesleki Eğitim Merkezi'ndeki öğrencilerin meslek mensubu olarak işçi sağlığı ve güvenliği farkındalık durumlarını, iş kazası geçirme, meslek hastalıklarına yakalanma durumunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evreni Gaziantep Yardım Vakfı Mesleki Eğitim Merkezinde eğitim gören 1935 öğrenci oluşturmuştur. Evrenden küme örnekleme ile 969 öğrenci alınmış, Mart-Nisan 2010'da anket uygulanmıştır. Araştırmaya katılanların %79,2'si erkek, %42,5'i 18?19 yaşında, %89,8'i bekar, %56,4'ü ilköğretim mezunu, %57,8'inin geliri gidere eşit, %54,8'inin ailesi çekirdek tiptedir. Öğrencilerin %32,6'sının birinci sınıf, %45,1'inin kuaförlük yaptığı, %61,7'sinin 11?15 yaşında çalışmaya başladığı, %50,8'inin isteyerek mesleğini seçtiği, %84,5'inin mesleğine yatkın olduğu, %73,5'inin mesleğinden memnun olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin %76,8'inin iş yerini yeterli bulduğu, %71,9'unun 11?15 saat çalıştığı, %25'inin 251?300 TL maaş aldığı, %80,1'inin işe girişte muayene olmadığı ve sağlık raporu almadığı, %93,5'inin periyodik muayene olmadığı, %69,7'sinin sigortasız ve %41'inin çıraklık sözleşmesiz çalıştığı, %83,8'inin diploma alıp işini kurmak için merkeze geldiği, %83,4'ünün eğitim süresini yeterli bulduğu, %46,5'ini merkeze usta öğreticisinin yönlendirdiği, %69,9'unun derslere düzenli devam ettiği, %59,4'ünün öğrendiklerini çalışırken uyguladığı, %58,4'ün işvereninin koruyucu sağladığı, %43,7'sinin koruyucuları düzenli kullandığı saptanmıştır. Öğrencilerin %39,9'unun iş kazası tanımını bildiği, ençok makine ve tezgahlarda kaza olduğu, %40'ının işçi haklarını bilmediği, %64,8'inin iş kazası %87,9'unun meslek hastalığı geçirmediği, %49,6'sının meslek hastalığı diye bir şeyi duymadığı, %49'unun işinde meslek hastalığı riski olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin %59,4'ünün İSG eğitimi almadığı, %72'sinin iş yerinde İSG eğitimi yapılmadığı, %39'unun işvereni bütün önlemleri almakla yükümlü gördüğü, %56,2'sinin sağlık sorununda devlet hastanesine gittiği, %86,5'inin işyerinde sağlıkçının bulunmadığı, %77,4'ünün İSG kurulunun ne olduğunu bilmediği, %69,8'inin işyerinde denetim olmadığı, %79,2'sinin işyerinde cezalandırılmadığı saptanmıştır.

GaziantepMeslek hastalıklarıMesleki eğitim+4
Hasan Yaman
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık bilimleri fakültesi öğrencilerinin iş güvenliği algılarının değerlendirilmesi: Fırat Üniversitesi örneği

Sağlık sektörü iş kazalarının ve meslek hastalıklarının yoğun görüldüğü bir sektördür. Sağlık kurumu çalışanları, iş sağlığı ve güvenliği bakımından haklarını ve sorumluluklarını öğrendikleri zaman, hem kendi sağlık ve güvenliklerini koruyup geliştirebilecek, hem de hastaların sağlık ve güvenliklerini daha iyi koruyabileceklerdir. Türkiye iş sağlığı ve güvenliği bakımından iyi bir karneye sahip değildir. Özellikle iş kazaları sonucu ölümlerde Avrupa birincisi, Dünya'da ise üçüncü sırada yer almaktadır. İş kazalarının yoğun olarak gerçekleştiği sektörler arasında sağlık sektörü de yer almaktadır. Ülkemizdeki iş kazalarının azaltılması ile ilgili çalışmalarda İSG eğitimi ve İSG kültürünün artırılması önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde gerek orta gerekse üniversite eğitiminde İSG eğitimine gereken önem verilmemekte olup, mezun olan öğrenciler İSG konusuyla ciddi anlamda ilk defa çalışma ortamında karşılaşmaktadırlar. Kurumsallaşmış işletmelerde İSG eğitimi ve kültürüne her ne kadar önem verilse de bu durum tüm işletmelerde görülmemektedir. Çalışmaya, potansiyel sağlık çalışanı olarak kabul edilen Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencileri dâhil edilmiştir. Bu amaçla öğrencilerin iş güvenliği algıları ölçülüp değerlendirilmiş, bu yapılırken de öğrencilerde iş sağlığı ve güvenliği konusunda farkındalık yaratılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evreni 2017-2018 eğitim ve öğretim yıllında Fırat Üniversitesi'ne bağlı Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde okuyan tüm öğrencilerden oluşmaktadır. Sağlık Bilimleri Fakültesinde; Hemşirelik, Ebelik, Beslenme ve Diyetetik olmak üzere toplam 3 bölüm ve 12 sınıfta öğrenciler eğitim görmektedir. Fakültede okuyan toplam öğrenci sayısı 1252'dir. Çalışmanın verileri Ekim-Kasım 2017 tarihleri arasında yüz yüze anket yöntemi ile toplanmıştır. Değerlendirilen anket sayısı 420'dir. İş güvenliği algı değerlendirmeleri, 5'li likert ölçeğine göre derecelendirilmiştir. Araştırmanın güvenirlik katsayısı 0,84 olarak bulunmuş olup, bu sonuç araştırmanın güvenilir olduğunu göstermektedir. Araştırmanın genel sonucunda öğrencilerin iş güvenliği algılarının ortalama 5 puan üzerinden 3,14 puan olarak hesaplanmış. Bu sonuç öğrencilerin iş güvenliği algılarının iyi olduğu anlamına gelmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık, İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Güvenliği, Öğrenci Algısı.

Meslek hastalıklarıSağlık kuruluşlarıSağlık personeli+5
Müntaz Korkutan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışanların algılarının iş tatminleri ile ilişkisi (metal işletmesinde bir araştırma)

Bu araştırmada, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algılarının iş tatminleri ile ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemi, Sakarya'da faaliyette bulunan özel bir metal işletmesinde görev yapan 137 çalışandan oluşmaktadır.Çalışma, üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölüm iş sağlığı ve güvenliği ile iş tatmini kavramlarının açıklandığı teorik kısımdan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algılarının iş tatminleri ile ilişkisini belirlemek amacıyla özel bir metal işletmesinde yapılan araştırmaya yer verilmiştir.Araştırmada üç bölümden oluşan veri toplama aracı kullanılmıştır; birinci bölümde, araştırmaya katılan çalışanlara ilişkin kişisel bilgiler için 8 sorudan oluşan Kişisel Özellikler Anketi; ikinci bölümde, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algılarını ölçmeye yönelik 15 sorudan oluşan İş Güvenliği Algısı Anketi, üçüncü bölümde çalışanların iş tatminlerinin boyutlarını ölçmeye yönelik 20 sorudan oluşan Minnesota İş Tatmin Anketi oluşturulmuştur.Veri analizinde gerekli görülen istatistiksel tekniklerin yanında, değişkenler arasındaki ilişkiye korelasyon analizi ile bakılmıştır.Araştırma sonucuna göre, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algıları ile iş tatminleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır. İş sağlığı ve güvenliği algısı arttıkça iş tatmini artmaktadır. Dış faktörlere bağlı tatmin, iç faktörlere bağlı tatmine göre daha önemlidir.Çalışanların içsel iş tatmini algı puanlarına, iş sağlığı ve güvenliği algı puanlarının anlamlı bir etkisi vardır. Çalışanların dışsal iş tatmini algı puanlarına, iş sağlığı ve güvenliği algı puanlarının anlamlı bir etkisi vardır. Çalışanların genel iş tatmini algı puanlarına, iş sağlığı ve güvenliği algı puanlarının anlamlı bir etkisi vardır.Anahtar Kelimeler1- İş Sağlığı2- İş Güvenliği3- İçsel İş Tatmini4- Dışsal İş Tatmini5- Genel İş Tatmini

Meslek hastalıklarıİş doyumuİş güvenliği+2
Ayşe Kılıç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Aliağa gemi geri dönüşüm sektöründe çalışan işçilerin iş kazası ve olası meslek hastalıkları sıklığı ve ilişkili etmenler

Araştırmamızda gemi geri dönüşüm sektörünün iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili durum tespitinin yapılması, çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik önerilerin ortaya konmasına özen gösterildiği bir tez çalışması hedeflenmiştir.İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili sektörde yapılan çalışanlara yönelik ilk saha araştırmalarından biri olması yönüyle, bu çalışmayla dünyada ve Türkiye'de bu alandaki bilimsel çalışma açığının bir miktar kapatılması beklenmektedir.Yöntem olarak Aliağa Söküm Bölgesinde ağır ve tehlikeli işler sınıflamasına giren işletmelerde çalışanların iş kazası geçirme durumları ve olası meslek hastalıklarına yakalanma ile ilgili olduğu düşünülen veriler anket çalışması ile toplanarak istatistiki analiz methodları ile değerlendirilmiştir.Araştırmamız sonucunda iş kazalarının nedeni ağırlıklı olarak dikkatsizlik, kişisel nedenler, yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmaması ve kişisel koruyucu donanım kullanılmaması olarak bulunduğundan öncelikli olarak çalışanlara yönelik mesleki, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü yaygınlaştıracak uygulamalı yetişkin eğitimleri ile düzeltilmelidir. Kişisel koruyucu donanım kullanımını arttıracak tedbirler alınmalıdır.İş kazası ve meslek hastalıklarına yönelik kesitsel araştırmamız risk değerlendirmesi konusunda da öncelikli riskler ve önlemlerin alınması hususunda yol gösterici olacaktır.

Meslek hastalıklarıRisk faktörleriİş kazaları+3
Nefise Burcu Ünal
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Demiryolu Fabrikasında çalışan işçilerin iş kazası ve meslek hastalıkları geçirme durumları ve bazı çalışma koşulları ile ilişkisi

İş güvenliğini ve işçi sağlığını tehdit eden pek çok önemli etken vardır. Meslek hastalıkları ve iş kazaları bu etkenler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Bu araştırmanın amacı Ankara Demiryolu Fabrikası'nda çalışan işçilerin çalışma koşulları ile iş kazası ve meslek hastalıkları geçirme durumları ve ilişkili etmenleri belirlemektir.Araştırma 31 Aralık 2009 -31 Aralık 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmada 45 sorudan oluşan anket formu yüz-yüze görüşme tekniği kullanılarak uygulanmıştır. 175 işçiden %79,6'sına ulaşılmıştır.İstatistiksel anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Veriler bilgisayara SPSS 16,0 istatistik paket programı aracılığı ile yüklenmiş ve istatistiksel yöntem olarak tanımlayıcı istatistikler ki-kare ve Fisher'in kesin testi kullanılmıştır. Veriler ortalama(±)standart sapma, frekans dağılımı yüzde olarak sunulmuştur.Çalışanların tamamı erkek, evli ve sendikaya üyedir. Yaş ortalamaları 46,74±4,5'tir. 45 yaş altındaki işçilerden 1 kişi iş kazası geçirdiğini,72 kişi geçirmediğini,45 yaş üstündeki işçilerden 2 kişi iş kazası geçirdiğini,100 kişi geçirmediğini ifade etmiştir. İşçilerden %1,7(3 kişi)'si son bir yıl içerisinde, çalıştığı işyerinde iş kazası geçirdiğini ifade etmiştir. İş kazası geçirenlerin tamamı (3 kişi) kişisel koruyucu verilmemiş olmasını ve kişisel koruyucu kullanmamayı, 2'si kişisel koruyucuların uygun olmamasını ve dikkatsiz çalışmayı, 1'i donanımı güvensiz kullanmayı ve kusurlu alet ve edevat kullanımını en önemli iş kazası nedeni olarak belirtmiştir.İşçilerin tamamı meslek hastalığı tanısı almadığını ifade etmiştir. İşçilere işyerinde meslek hastalığına neden olan etmenler sorgulandığında; işçilerin %62,3'ü gürültüyü, % 11,4'ü düşük sıcaklığı 1. etken, % 62,3'ü gürültüyü, %38,3'ü düşük sıcaklığı, % 12,6'sı havalandırma ve aydınlatmanın yetersizliğini ve tozu 2.etken, %23,4'ü kimyasal maddeleri, %22,9'u ağır kaldırmayı, % 18,9'u, havalandırma ve aydınlatmanın yetersizliğini 3. etken olarak belirtmişlerdir.İşçilerin çalıştıkları ortam ve çalışma şartları bakımından yapılacak düzenlemeler iş sağlığı ve güvenliği açısından yararlı olacaktır.Anahtar kelimeler: Demiryolu bakım onarım, İş kazası, İş Güvenliği, İş Sağlığı, Meslek Hastalığı

Demir yollarıMeslek hastalıklarıİş güvenliği+2
Emel Buluş
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ülkemizde sağlık kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği

Sağlık kurumlarında iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde İş Sağlığı ve Güvenliği önlemlerinin büyük etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle sağlık personelinin sağlıklı ve güvenli ortamlarda çalışmasına engel olan faktörler, sağlık kurumları yönetimlerinin en önemli sorunlarından birisi olmaya devam etmektedir. Sağlık sektöründe meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı, diğer sektörlere oranla daha ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle sağlık kurumlarında iş sağlığı ve güvenliğini korumak amacıyla ilk kez özel bir kanunla 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıkarılmış ve bu Yasa ile birlikte Devlet, işçi ve işverenin yükümlülükleri arttırılmış, işçi ve memur ayrımı kaldırılarak tüm çalışanlar kapsam içine alınmıştır. Bu sayede iş kazası geçirme ve meslek hastalığına yakalanma sayıları düşürülmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda iş sağlığı ve güvenliğinin önemini kavramak için İSG hakkında genel bilgilere değinilmiş, faaliyet gösteren kuruluşlar ele alınmış ve yasal düzenlemeler hakkında detaylı bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca bu yasanın kamu ve özel sağlık kurumlarında uygulanması ile birlikte devlet, işçi ve işverenin sorumluluklarına değinilerek teorik bir çalışma sağlanmıştır. Çalışma sonucunda sağlık kurumlarında meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, maddi ve manevi kayıpların yaşanmaması ve personelin daha güvenli koşullarda çalışması için işletmelerin İSG kurallarına mutlak uyması gerektiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Güvenlik, İş Sağlığı, İş Güvenliği, İş Kazası, Meslek Hastalığı.

Meslek hastalıklarıSağlık kuruluşlarıİş güvenliği+2
Mehmet Geldi
Fırat University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Orman ürünleri sanayi sektöründe iş sağlığı ve güvenliğine yönelik çalışan algısının incelenmesi

Çalışanları, iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumak ve daha sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlamayı amaçlayan İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uygulamaları, ülkemizde giderek artan bir güvenlik bilinci ile yaygınlaşmıştır. Bu çalışmada, tehlikeli işler sınıfı içerisinde bulunan orman ürünleri sanayi sektörü çalışanlarının iş sağlığı, iş güvenliği ve iş kazalarına yönelik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan çalışmada öncelikle iş sağlığı ve güvenliğinin tarihsel gelişimi, önemi ve amacı, iş kazaları ve meslek hastalıklarının neden ve sonuçları ve risk analizi kavramı incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde orman ürünleri sanayisinin dünya ve ülkemizdeki durumu hakkında genel bilgi verilmiştir. Çalışmanın üçüncü ve dördüncü bölümlerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilinç düzeyleri ve farkındalıkları hazırlanan anket formu yardımıyla ölçülmüştür. Sektör düzeyinde yapılan çalışmada toplam 108 kişiyle gerçekleştiren anket sonuçlarının analizi için SPSS.22 analiz programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, frekans dağılımı, güvenirlik analizi, ki kare testi, T-testi, varyans analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışma sonuncunda cinsiyet faktörünün anlamlı bir etki oluşturmadığı, en fazla iş kazasına uğrayanları 36- 40 yaş grubu çalışanları olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, iş kazası geçirme durumu ile kadercilik değişkeni arasında anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. İş kazasına uğradığını ifade eden çalışanların daha kaderci bir yaklaşıma sahip olduğu belirlenmiştir.

Meslek hastalıklarıOrman ürünleri endüstrisiRisk analizi+3
Kevser Öztürk
Karadeniz Technical University
2016
00

Related subjects