Konya

133 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Konyalı Âşık Şem'î Divanı'nda tabiat unsurları,

Âşıklık geleneği, İslamiyet öncesi Türk toplumunda önemli bir yer tutan Ozan-Baksı geleneğine dayanmaktadır. İslamiyet'in kabulü ve tarikatların ortaya çıkışıyla birlikte şekillenen bu gelenek, halkın dinî-tasavvufî duygularına tercüman olan âşıkların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Âşık tarzı şiir geleneği, 15. yüzyılın sonları ile 16. yüzyılın başlarında oluşmaya başlamış ve Anadolu coğrafyasında önemli bir yer edinmiştir. Bu şiir geleneğinin önemli temsilcilerinden birisi de asıl adı Ahmed olan Âşık Şem'î'dir. 18. yüzyıl sonları ile 19. yüzyıl başlarında Konya'da yaşamış olan Âşık Şem'î, döneminin meşhur Ayakçı ve Türbe Kahvehanelerinin önemli isimlerinden birisidir. Çocukluğundan itibaren Mevlânâ dergâhına yakın bir çevrede yetişen Âşık Şem'î, Mevlevî kültüründen derinlemesine etkilenmiştir. Dönemin Padişahı III. Selim, II. Mahmud ve Mevlevi Postnişi Hemdem Çelebi tarafından himaye edilen şair, Divanı'nda yer alan şiirlerini hece ölçüsünün yanında aruzla da yazmıştır. Divanı'nda siyasi ve sosyal hayattan, dini ve tasavvufi unsurlara, tabiat güzelliklerine kadar pek çok konuya değinen Âşık Şem'î zengin bir anlatım diline sahiptir. Bunun başlıca sebebi kahvehanelerde şiir söyleyen bir âşık olmasının yanında yapmış olduğu âşar memurluğu ve ihtisap ağalığı gibi görevlerde halkla içiçe olmasıdır. Bu çalışma girişi takip eden beş ana bölüm, sonuç ve kaynakçadan oluşmaktadır. Çalışma ile Âşık Şem'î'nin Divan'ındaki tabiat unsurları, kozmik alem, bitkiler ve hayvanlar ile ilgili olan bölümlerin kavramları tek tek belirlenerek beyitlerden hareketle tahlili amaçlanmıştır. Âşık Şem'î'nin hayatı, edebi kişiliği, tasavvufi şahsiyeti öz biçimde ele alınmıştır. Evren ve insanın yaratılışında temel rol alan ateş, hava, su, toprak gibi unsurlar işlenmiştir. İnsanın sosyal hayata bakışından hem etkilenen hem etkileyen kozmik alem, bitkiler ve hayvanlarda beyitlerle desteklenerek şairin hayal dünyası ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Âşık Şem'î, Âşıklık Geleneği, Tabiat, Kozmik Unsur, Bitki, Hayvan.

Bitki adlarıDivan edebiyatıEski Türk edebiyatı+6
Sevde Neslinur İyiyolbulan
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Konya'daki geç Osmanlı dönemi ahşap minberleri

Bu çalışma Konya'da Geç Osmanlı dönemine tarihlenen ahşap minberlerin tespit edilip, form, teknik ve süsleme özelliklerinin tanımlanarak, Türk-İslam sanatı içerisindeki öneminin belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Buna bağlı olarak Konya'ya bağlı Ahırlı, Akören, Akşehir, Altınekin, Beyşehir, Bozkır, Çumra, Derebucak, Doğanhisar, Güneysınır, Hadim, Hüyük, Ilgın, Kadınhanı, Karatay, Meram, Sarayönü, Selçuklu, Seydişehir, Taşkent, Tuzlukçu ve Yunak olmak üzere 22 ilçede bulunan camiler incelenmiş ve özgün durumda 100 ahşap minber tespit edilmiştir. Minber, camilerde cuma ve bayram günlerinde hatibin hutbe okuduğu kürsüye verilen isimdir. İslam sanatında ihtiyaç doğrultusunda gelişim gösteren minberler, işlevsel olmalarının yanı sıra saltanat alameti olarak kabul edilmeleri nedeniyle dönemlerinin estetik anlayışına uygun olarak yapılmıştır. Bu bağlamda dönemlerinin birer temsilcisi konumundadır. Ancak zaman içerisinde doğal afet veya insan faktörü gibi çeşitli sebeplerle günümüze ulaşamaması, dönemin kültür ve sanat anlayışının yok olmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle çalışmamız ilk olarak ahşap minberlerin belgelenmesi daha sonra detaylı bir şekilde tanımlanmasını amaçlamaktadır. Çalışmamız, "Konya'daki Geç Osmanlı Dönemi Ahşap Minberleri" ve "Değerlendirme" olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Ancak ilk olarak giriş başlığı altında, konunun tanımı, önemi ve sınırları belirlenmiş, kullanılan yöntem ve konuyla ilgili yapılan yayınlara değinilmiştir. Daha sonra minberin tanımı, gelişimi ve işlevi hakkında bilgi verilip minber elemanları tanımlanmıştır. "Konya'daki Geç Osmanlı Dönemi Ahşap Minberleri" adlı birinci bölüm, 18. ve 20. yüzyıl aralığında geniş yelpazede üretilen ahşap minberleri konu almaktadır. Burada ilk olarak minberin bünyesinde bulunduğu caminin tarihçesi, mimarisi hakkında bilgi verilmiş ve daha sonra minber oluşturulan bir şablon çerçevesinde detaylı bir şekilde incelenmiştir. İkinci bölümde katalogda elde edilen veriler beş başlık altında değerlendirilmiştir. Değerlendirme "Minberlerin Yapı İçindeki Yeri", "Minber Elamanları", "Tarihlendirme", "Uygulanan Teknik" ve "Süsleme" olmak üzere beş başlıktan oluşmaktadır. Son olarak yaptığımız çalışma sonucunda elde edilen veriler ortaya konulmuş ve çalışmamız tamamlanmıştır.

AhşapAhşap eserlerCamiler+4
Ayşe Nur Taşdelen
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Şura-yı Devlete yansıyan şikâyetler bağlamında Konya'da idari yargı uygulamaları (1868-1909)

Bu yüksek lisans tezinde, 1868'den 1909'a kadar Konya'dan Şura-yı Devlete ulaşan 24 şikâyet sonucu ortaya çıkan davalar/problemler idarenin yargısal denetimi açısından ele alınmıştır. Böylece Osmanlı Devleti'nin modernleşme sürecinde devlet-halk/birey ilişkileri idari yargı bağlamında değerlendirilmiştir. Tanzimat'ın ilanıyla birlikte merkezi otoritenin güçlenmesi ve hukukun üstünlüğünü sağlamak için yapılan düzenlemeler, Konya'daki yerel idarecilerle halk arasındaki ilişkileri etkilemiştir. Bu süreçte, adaletin sağlanmasında yaşanan aksaklıklar, idari yolsuzluklar, halkın adalet arayışı ve çıkar çatışmaları seçilen 24 örnek üzerinden irdelenmeye çalışılmıştır. Tezde çoğunlukla Osmanlı Arşivi Şura-yı Devlet kataloğunda yer alan birinci elden kaynaklar kullanılmış olmakla beraber dönemin anlaşılmasına katkı sunan ikinci elden kaynaklardan da faydalanılmıştır. Konya özelinde elde edilen bulgular, memurlara yönelik denetim mekanizmalarının giderek geliştiğini ve devletle halk arasındaki ilişkilerin daha da somutlaştığını göstermektedir.

Konya
Betül Küçükçopur
Selçuk University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki geçici koruma kapsamındaki Suriyeli yabancıların gelecek algısı: Konya örneği

Günümüz siyasi olayları içerisinde en önemlilerinden birisi hiç kuşkusuz Arap Baharıdır. Domino taşı etkisiyle tüm Ortadoğu'yu, dolayısıyla tüm dünyayı etkileyen olaylar zinciri birçok ülkede yönetimlerin değişmesine, ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesine ve halkların yeniden şekillenmesine neden olmuştur. Bahardan etkilenen, ancak yönetimin değişmediği ülkelerin başında Suriye gelmektedir. Halkın değişim taleplerine karşı şiddetle direnerek çok sayıda insanın ölmesine, yüzbinlerce kişinin de ülkeden göç etmesine neden olan yönetim, aynı zamanda ülkenin etnik ve mezhepsel yapısının da değişmesine neden olmuştur. Göç eden Suriyeliler, ilgili kanunlar ile mülteci olarak anılmayıp geçici koruma kapsamına alınmışlardır. Bu çalışmanın amacı, geçici koruma kapsamında Konya ilinde yaşayan Suriyelilerin karşılaştıkları sorunları ve gelecek algılarını tespit etmektir. Geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler çeşitli sorunlarla karşılaşmakta, geleceğe yönelik endişe taşımakta ve aynı zamanda Türkiye açısından da çeşitli sorunları beraberinde getirmektedir. Yerel yaşama adapte olmaları, özellikle psikolojik sorunların hızlı bir şekilde çözülmesi için sorunlara yönelik tedbirlerin alınması geleceğe yönelik algılarının olumlu olmasını sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Arap baharı, Geçici koruma, Suriyeli mülteci, Gelecek algısı

Arap BaharıGelecek kaygısıGeçici hukuki korumalar+5
Kadir Turcan
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi algoritmaları ile Konya ili meteorolojik kuraklık tahmini

Kuraklık, çeşitli meteorolojik ve çevresel koşullar altında ortaya çıkan ve canlı yaşamı üzerinde büyük etkiler yaratan önemli bir doğal afettir. Diğer doğal afetlerden farklı olarak etkileri uzun vadede hissedildiği için, kuraklık uzun dönemde en fazla zarara yol açan doğal afetlerden biridir. Bu tezde, ülkemizin en kurak bölgesi olarak bilinen Orta Anadolu Bölgesi'nde bulunan Konya ilinde Keşif Kuraklık İndisi (KKİ) kullanılarak meteorolojik kuraklık analizi yapılmıştır. Çalışma bölgesinde bulunan dokuz adet meteoroloji istasyonundan 1985-2021 yılları arasında elde edilen ortalama sıcaklık verilerinden hesaplanan Potansiyel evapotranspirasyon değerleri ve aylık toplam yağış verileri kullanılarak KKİ değerleri belirlenmiştir. Her istasyon için 3-, 6-, 9- ve 12- aylık zaman periyotlarında kuraklığın şiddeti, süresi ve yoğunluğu Run analizi ile belirlenmiştir En uzun kurak dönem 45 ay süre ile 12- aylık periyotta Konya havalimanı istasyonunda gerçekleşmiştir. Daha sonra, hesaplanan KKİ değerleri ve yağış, sıcaklık, nispi nem, rüzgâr hızı ve basınç meteorolojik parametreleri için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) aracılığıyla haritalar oluşturulmuştur. Meteorolojik parametreler, KKİ değerleri ve meteorolojik parametrelerin haritalarından elde edilen piksel değerleri ile çeşitli girdi kombinasyonları oluşturularak makine öğrenmesi algoritmaları ile kuraklık modelleri geliştirilmiştir. En uygun sonuçlar, piksel değerleri kullanılarak geliştirilen modellerde elde edilmiştir. Son olarak, tüm kuraklık modellerinin KKİ değerlerinin eğilimleri Mann-Kendall eğilim testi ile belirlenmiştir.

KonyaKuraklık
Gülsün Yıldırım
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Konya yerel müzik geleneğinde varyant olgusu

Halk müziğinin en önemli özelliği olan anonimleşme süreci, türkülerin bu güne kadar sözlü aktarımla yakıcısı bilinmeden gelmesine olanak sağlamıştır. Anonimlik ve sözlü aktarım, ulusal ezgilerimizi günümüze kadar getirmekle beraber melodik, makamsal ve tartımsal değişikliklere uğratmıştır. Bu değişikliklere çeşitlenme yani "Varyant" denilmiştir. Konya halkı, kendi içerisinde "Konya Oturakları" ile müzikten uzak kalmamış ve bu oturakları gelenekselleştirmiştir. Konya tüküleri, Mevlevi müziğinin de etkisiyle makam geçkili, ara sazlı ve geniş usûllü bir yapıda icra edilmiştir. Musikiye gönül vermiş Konya'lı icracıların yöresel müzikleri içerisinde bilinçli ya da bilinçsiz olarak uyguladıkları bu yapılar, sözlü aktarım yoluyla halk türkülerinde bir çok varyant oluşmasına imkân sağlamıştır. Konya mahalli sanatçılarının müzikal yeteneklerine göre de şekil alan ezgilerin yöredeki icrası, TRT'nin kayıt altına aldığı icra ile farklılık göstermektedir. Bu nedenlerden yola çıkarak, Konya türkülerinin varyantlaşma sebepleri ve Konya yöresine ait beş türkünün TRT ve yöre içerisindeki icra şekilleri kaynak taraması, görsel ve işitsel mataryal çözümlemesi ve yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla incelenerek makam, usûl ve melodi farklılıklarının olduğu saptanmıştır. Bu çalışmanın yapılmasındaki amaç; Konya türkülerinin varyantlaşma sebeplerini ve müzikal yapısını inceleyerek yörenin ve müziği icra eden toplumun müzikal zenginliğinin ortaya konulmasıdır.

GeleneklerHalk bilimiHalk müziği+5
Talip Soysal Tosun
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kubadabad Sarayı çinilerinde antropomorfik motifler ve özgün yorumları

Anadolu Selçuklu Dönemi'ne ait Kubad-Abad Sarayı, 1235-1236 yılları arasında Alaaddin Keykubad tarafından Konya'ya inşa edilmiştir. Saray çinileri, sekiz köşeli yıldız ve haç şeklindeki geçme düzenlemeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüzey bezemelerinde insan ve hayvan figürleri, bitkisel ve geometrik motifler ve yazı kullanımının yanı sıra antropomorfik motifler de yer almaktadır. Figüratif motifler arasında ilk olarak ele alınan insan figürlü çiniler, Asya kökenli özellikler yansıtmaktadır. Farklı duruşları sergileyen bu çiniler, oturan ve ayakta insan figürleri, portreler ve diğer insan figürleri olarak dört kategoride incelenmiştir. Vahşi ve evcil hayvanlar, çeşitli kuşlar ve efsanevi yaratıklar, Kubad-Abad sarayında yerini alan bir diğer kategoridir. Bu doğrultuda saray bezemelerinde de görülen vahşi hayvanlar ve efsanevi yaratıklar birçok farklı anlam için kullanılmıştır. Çinilerde genellikle hayvan figürleri ile birlikte kullanılan bitkisel bezemeler arasında ise palmet, lotus, nar, haşhaş, rumi, hayat ağacı motifleri yer almaktadır. Sarayın çinilerinde gerek düzenlemelerde, gerekse bezeme olarak kendini gösteren geometrik motifler, rozetler ve madalyonların da anlamlarına dair teoriler bulunmaktadır. Bu bezelemelere ait örnekler genellikle, sonsuzluk ve astronomi ile ilişkilendirilmektedir. Selçuklu süsleme sanatında yer alan yazı öğesi de, saray çinilerinde ikincil bir motif olarak kullanılan bir bezeme öğesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kubad-Abad Sarayı'nı süsleyen en ilginç grubu ise antropomorfik motifler oluşturmaktadır. Yunanca biçim ve insan kelimelerinden türetilmiş antropomorfizme dair saray çinilerinde yer alan örnekler, Hüma Kuşu, Güneş motifi ve Sfenks başlıkları altında incelenmiştir. Farklı duruşlarıyla saray çinilerinde yerini alan kadın başlı, kuş gövdeli Hüma kuşu (Harpi Siren) figürünün tek başına ve çeşitli bezemelerle kullanıldığı örnekler incelenmiştir. Diğer bir antropomorfik motif olan güneş motifi ise, sahip olduğu çok çeşitli coğrafya ve kültür etkileşimleriyle ele alınmıştır. Kanatlı aslan gövdeli, insan başlı Sfenks figürü de sahip olduğu farklı inanışlarına dair araştırmalarla bu insansı motifler grubu içerisinde yer almıştır. İkonografik araştırma sonucunda, bu gizemli, insansı motifler, efsanevi pek çok hikâyenin kahramanları olmalıdır.

AntropomorfiKonyaKubad-Abad Sarayı+6
Aslı Canpolat
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Konya'da Karamanoğulları dönemi mimari eserleri

Karamanoğulları ve onlara bağlı olan çok sayıda oymak, Henüz Anadolu Selçuklu Devleti hakimiyetini sürdürürken Anadolu'ya yerleşmiş ve takriben iki buçuk yüzyıl boyunca bu topraklarda varlıklarını sürdürmüşlerdir. Pek çok yönden önemli bir merkez olmasının yanında Selçuklu Başkenti sıfatıyla Konya, her dönem ilgi odağı olma özelliğini korumuştur. Özellikle Moğol yıkımının ardından hakimiyet mirasına sahip çıkmanın en büyük nişanı Konya'yı elde etmek olmuştur. Karamanoğulları da Selçuklu Devleti'nin çöküşünden itibaren kente sahip çıkmak için büyük çaba göstermiş ve Osmanlı Beyliği tarafından yok edilene kadar buna muvaffak olmuştur. Merkezleri diğer Karaman topraklarında olsa da Konya her zaman önemini ve özelliğini korumuştur. Bu dönemde kent bir yandan her zamanki politik, dini ve ticari canlılığını sürdürürken bir yandan da yıkımlara ve yenilenmelere sürekli tanık olmuştur. Konya'nın Karamanoğulları'nın hakimiyetinde geçirdiği XIV. ve XV. yüzyılları bugüne kadar araştırma konusu olmamıştır. Bu çalışmamızla Karamanoğulları'nın Konya'da bıraktığı eserleri incelerken, adı geçen yüzyıllarda Konya'nın kent dokusu ve gelişiminin de bir resmi çizilmeye çalışılacaktır.

KaramanoğullarıKonyaMimari eserler+2
Güzide İpek İpekçioğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

18. yüzyılın ilk yarısında Konya

18. yüzyılın ilk yarısında Konya'nın siyasi, idari, fiziki yapısı ve sosyal hayat konularını araştıran bu tez 3 bölümden oluşmaktadır. Tezin ana kaynağı arşiv belgeleridir. Tezin ilk bölümü, 18. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu siyasi durum, bunun Konya'ya yansımaları ve Karaman Eyaleti ile Konya'nın idari yapısı konularını ele almaktadır. Karaman Eyaleti'nin merkezi olan Konya Şehri'ndeki kamu binalarının şehirdeki konumları da bu bölümün konuları arasındadır. Tezin ikinci bölümünde Konya ve çevresinin fiziki yapısı ile incelenen dönemdeki Konya'nın nüfusuna ilişkin bilgiler verilmektedir. Bu bölümde Konya şehrinin fiziki yapısı ve yerleşmeleri; "İç Kale", "Sur İçi" ve "Sur Dışı" olarak 3 başlık altında incelenmiştir. Bu başlıklara ek olarak şehrin çevresindeki bağlar ve bahçeler ile şehrin su ihtiyacını karşılayan kaynakların tespit edilmesi, dönemin Konyası ve çevresinin fiziki yapısı, yerleşmeleri ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Bu bölümdeki Nüfus başlığı altında ise ilk olarak nüfusun tespit edilmesinde uygulanacak yöntemler ve bu kapsamda nüfus hesaplamalarında kullanılacak rakamsal değerler belirlenmiştir. Bu belirlemeler sonrası 18. yüzyılın ilk yarısında Konya nüfusuna ilişkin veriler tespit edilmiş ve bu veriler, 16. ve 17. yüzyıllardaki nüfus verileriyle kıyaslanmıştır. Şehirdeki gayrimüslimlerin nüfusuna ilişkin bilgiler ve nüfusa etki eden faktörler de bu bölümün konuları arasında yer almaktadır. Üçüncü bölümün konusu Konya'da sosyal yaşamdır. Bu bölümdeki ilk 3 başlıkta Konya sakinlerinin şehirli olma bilinci, toplumsal kuralların mahalle yaşamına etkileri, kamusal alan ve mekanların Konyalıların sosyal hayatındaki yeri incelenmiştir. Konyalıların gündelik yaşamına ilişkin değerlendirmeler; "Gündelik Yaşamda Erkekler", "Gündelik Yaşamda Kadınlar" ve "Gündelik Yaşamda Çocuklar" başlıkları altında yapılmıştır. "Kadın-Erkek İlişkileri" başlığı altında da evlilik dışı ilişkiler ve taciz ile nişan, evlilik ve boşanma konuları ele alınmıştır. Toplumsal düzenin dışında olan Konyalılar; "Sakıncalı Erkekler" ve "Sakıncalı Kadınlar" başlıkları altında incelenmiştir. Bu kişilerin Konya'da sosyalleştikleri mekanlara ilişkin özellikler de "Sakıncalı Evler" başlığı altında değerlendirilmiştir. Konya'da görülen hastalıklara ve tedavi süreçlerine ilişkin bilgilere de "Sağlık Sorunları" başlığında yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler Osmanlı, Şehir, Konya, İdari Yapı, Fiziki Yapı, Nüfus, Sosyal Yaşam

18. yüzyılFiziki yapıKent tarihi+7
Ahmet Gökhan Kaynakcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Konya Oturak Alemi ve Oturak Türküleri"nin müzik bileşenleri

Kültürü meydana getiren somut ve soyut unsurların büyük bir bölümü eğlence ortamlarıdır. Kültür oluşumunun en önemli unsurları olan gelenek, görenek, inanç ve ritüellerin çoğu eğlence ortamlarında şekillenmektedir. Masallar, destanlar, fıkra ve bilmeceler, danslar, şarkı ve türküler eğlence ortamlarının vazgeçilmez unsurlarıdır ve bu unsurlar kültürün korunmasında, aktarılmasında, toplumsal düzenin devam ettirilmesinde büyük rol oynar. Anadolu'nun birçok yöresinde yaren gecesi, sıra gecesi, gezek, ferfene, oda sohbeti gibi isimlerle anılan bu etkinliklerin hepsi eğlence amaçlı olmayabilir. Bu etkinlikler felsefi sohbetleri ve ahlaki öğretileri de içerebilir. Konya'da ise bu eğlence ve sohbet ortamı Oturak Âlemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu halk kültürü Anadolu'da Ahilik geleneği ile ilişkilendirilebilir.Kültürün korunmasında ve aktarılmasında aynı zamandatoplumsal düzenin devam ettirilmesinde Ahilik geleneğininönemli katkıları bulunmaktadır. Kendine has ilke ve kuralları barındıran Ahilik; iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir gelenektir. Aynı zamanda edebiyat, müzik, gelenek ve görenekleri esas alan bir sistem olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda Ahilik geleneği; müzik, dans ve edebiyatın da yer aldığı; aynı zamanda sevgi, saygı, sorumluluk, yardımseverlik, güven, hoşgörü, sabır gibi değerlerimizi yaşatarak kültür aktarımı sağlamayı hedeflemiş Oturak Âlemleri ile ilişkilendirilebilir. Araştırma konusu olan Konya Oturak kültüründe sohbetin ve eğlencenin yanı sıra müzik icrası ön plânda ve daha belirgindir. İcra edilen türküler genellikle Konya türküleridir ve bu türküler belirli bir mantık akışı içinde sıralanır.

EğlencelerHalk kültürüHalk müziği+5
Yasemin Gül Tarım
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Neoliberal dönemde yerel hizmet sunumundaki değişimler: Eskişehir ve Konya Büyükşehir belediyelerindeki belediye şirketleri örnekleri (2000-2014)

This thesis examines increasing interactions between metropolitan municipalities and the market as well as the role of the central state in this context in the post-1980 era. Since the 1980s, municipalities have interacted more with the private sector in the process of the provision of local services and more tended to incorporate municipal economic enterprises. Especially in the post-2000 period, the number of these companies has increased, including within the bodies of prominent metropolitan municipalities in Anatolian cities. These companies have enhanced metropolitan municipalities' areas of activity in city economy and provided them with more freedom and power in the economic realm in an environment where the local level has turned into a more significant scale, while the central authority is trying (and achieving) to have more impacts on the society and the economy. This study also explores similarities and differences between two metropolitan municipalities which have been in the hands of different political traditions and parties at least in the last two and a half decades. Therefore, for this work, it is important to look at the differences between a metropolitan municipality administered by the ruling party and another municipality controlled by the main opposition party. It is observed that although being directed by different political parties, the main motives for establishing municipal firms are substantially similar in the two cities. Together with the practices of buying goods and services from municipal or other regular companies, municipalities try to shift towards the private sector where they have more independence from the central authority, make investments and supply common local projects more easily, quickly, flexibly and cheaply in an atmosphere of increasing competition among cities. However, despite of the similarities between the two municipalities with regard to tendencies towards setting up economic enterprises and to other arguments, it should be added that municipalities governed by opposition parties, unsurprisingly, have greater number of reasons for avoiding the center's impacts. This thesis, firstly, refers to some theoretical perspectives so as to explicate the noteworthiness of and changes in the city level in the neoliberal period in addition to the role of the central government and transformations in the working of local governments. Secondly, a short historical background about local administration and public service provision methods, together with the current regulations concerning municipal economic enterprises are stated. Thirdly, the two metropolitan municipalities, Eskişehir and Konya examples -and their utilization ways of municipal enterprises are elaborated. In the last section, some similarities and differences between the two cases are discussed as well as the accountability issue which continues to be a serious problem in both cases.

Municipality economic enterprisesMunicipality enterprisesMunicipalities+7
Elif Beyza Hacıosmanoğlu
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet dönemi Konya nüfusu (1927-1950)

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından, Büyük Millet Meclisi daha kapsamlı bir nüfus sayımını garanti altına almak için bir yasa çıkarmıştır. Bu son nüfus sayımı sadece erkek ve kadın sayısını belgelemekle kalmamış, aynı zamanda toplanacak bilgilerin kapsamını da genişletmiştir. Nüfus cinsiyet, medeni durum, okuryazarlık, eğitim, dini aidiyet, yaş grupları ve diğer ilgili faktörlere göre sınıflandırılmıştır. Bu araştırma, Türkiye Cumhuriyeti'nde 1927-1950 yılları arasında Konya ilinde yapılan nüfus sayımlarını bağlamında analiz etmeyi amaçlamaktadır. Konya ilinin nüfus ve demografik yapısının analizi 1927, 1935, 1940, 1945, 1950, 1955 ve 1960 nüfus sayımı verileri kullanılarak yapılmıştır.

CinsiyetEğitimKonya+2
Serenay Karataş
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Akıllı kent uygulamalarının kamu hizmet sunumuna etkisi ve vatandaş memnuniyeti

Günümüzde kentlerde nüfus yoğunluğunun artması birtakım sorunları ortaya çıkarmaktadır. Küresel büyüme ve kentsel nüfusun hızla artışıyla ortaya çıkan bu sorunları çözebilmek için geleneksel kamu politikalarının yerine, vatandaşların yaşam kalitesini ve kamusal hizmetlerden memnuniyetlerini arttırabilmek adına bilgi iletişim teknolojileri yaşamın her alanına entegre edilmektedir. Daha kaliteli, hızlı ve gün geçtikçe çeşitlenen kamu hizmeti beklentisi devletleri, kamu yönetimlerini ve yerel yönetimleri kentleri daha iyi analiz etmeye, sorunları önceden tahmin etmeye, sınırlı kaynakları ileri teknoloji desteğiyle verimli kullanmaya zorlamaktadır. Bu durum, akıllı kent projelerinin doğuşunu ve yayılımını tetiklemiştir. Nitekim "ulaşım, enerji, su, sağlık, çevre ve güvenlik" gibi birçok kentsel sorunun çözümünde teknoloji bir araç olarak kullanılarak, akıllı kent projeleri hayata geçirilmektedir. Ancak akıllı kent uygulamalarının başarıya ulaşabilmesi ve kentlerin akıllı bir yapı kazanabilmesi, akıllı kent teknolojilerinin kent sakinleri tarafından benimsenmesi ile yakından ilişkilidir. Çalışmanın amacı, Türkiye'de akıllı kent uygulamalarının kamu hizmet sunumuna etkisi ve vatandaşların bu hizmetlerden memnuniyetlerinin incelenmesidir. Bu bağlamda, Konya akıllı kent projelerinden vatandaşların memnuniyetlerini belirleyebilmek için anket çalışması gerçekleştirilmiş ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışmada vatandaşların akıllı kent projelerini doğru bir şekilde kullanabilmeleri için belirli bir düzeyde yetkinliğe ve yeni teknolojiler hakkında temel bilgilere sahip olmaları, bu uygulamalara güven duymaları ve sürekli kullanmaları için memnun olmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle farklı sosyo-demografik özelliklere sahip kullanıcılara yönelik akıllı projelerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte akıllı kent uygulamalarının vatandaşlara iyi tanıtılması oldukça önemlidir. Ayrıca, vatandaşların talep ettiği akıllı projelerin hayata geçirilmesi, bu projelerin oluşturulma sürecinde vatandaşların karar mekanizmalarına katılımlarının ve yaygın kullanımının sağlanması hayati öneme sahiptir.

Akıllı kentlerKamu hizmetleriKonya+1
Zekeriya Bilici
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Roman ilkokul öğrencilerinin okula aidiyet duygularının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Konya ilinde öğrenim gören Roman ilkokul öğrencilerinin okula aidiyet duygularının incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları 121 Roman öğrenci ve 44 veliden oluşmaktadır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden yakınsak karma deseni tercih edilmiştir. Bu desende nicel ve nitel veriler eş zamanda toplanmaktadır. Önce nicel veriler analiz edilerek betimlenmekte, daha sonra da nitel veriler analiz edilerek yorumlanmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda; Roman öğrencilere Selçuk ve Güner'in (1999) Ait Olma Duygusu Ölçeği uygulanmıştır. Nitel kısmında ise nitel araştırma desenlerinden Durum Çalışması Deseni kullanılmıştır. Nitel boyutta, uzman görüşleri alınarak hazırlanan 10 adet açık-uçlu soru Roman velilere yöneltilmiştir. Velilerden alınan cevaplar analiz edilerek nicel bulgularla beraber değerlendirilmiştir. Araştırmanın nicel bulgularından Roman ilkokul öğrencilerinin okula aidiyet duygularının yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca kız öğrencilerin okula aidiyet düzeylerinin erkek öğrencilere kıyasla anlamlı şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel bulgularında ise bazı Roman velilerin okulda yaşadıkları deneyimler sonucunda uzman görüşü alınarak okul memnuniyeti, Roman yoksulluğu, okul devamsızlığı ve terki, sosyal damgalanma, sosyal dışlanma ile sosyal içerme ve kaynaşma olmak üzere altı adet tema oluşturulmuştur. Bu temalardan bazı Roman velilerin dışlanma ve damgalanma deneyimleri yaşamalarına rağmen çocuklarının okula aidiyet duygularının yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin velilere karşı olumlu yaklaşımları öğrencilerin okula aidiyet duygularını olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda kapsayıcı eğitim içeriğine Roman öğrencilerin de alınması, öğretmenlere bu konuda seminerler verilmesi, uygulanan öğretim programlarının Roman öğrenciler dikkate alınarak hazırlanması, Roman yoksulluğu probleminin çözülmesi, Roman öğrencileri okula kazandırmak amacıyla etkili projeler yapılmasının yanı sıra araştırmacılara da ortaokul ve lise düzeyinde Roman öğrencilerin okula aidiyet duygularının incelenmesi yönünde öneriler sunulmuştur.

Aidiyet duygusuFırsat eşitliğiKonya+5
Ethem Gürhan
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimde dijital dönüşüm ve çalışma hayatına etkileri: Konya'daki devlet üniversiteleri üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Toplumsal dönüşüm aşamalarında gerçekleşen süreçler, bir önceki dönemlerin izlerini taşıyarak o dönemin alt yapıları üzerine şekillenmiştir. Bu süreçlerde gerçekleşen teknolojik gelişmeler ve değişimler insanların ihtiyaçlarını kolaylaştırmayı amaçlamıştır. Teknolojinin hızlı bir şekilde değişerek gelişmesi, insan hayatında önemli bir yere gelmiştir. Toplumların gelişmişlik düzeyleri bilgiye sahip olmak ve bilgi teknolojilerini etkili kullanmak ile doğrudan ilişkilidir. Tarım ve sanayi toplumundan sonra ortaya çıkan bilgi toplumunu bilgisayarın icadı ve bilgi paylaşımı temsil etmektedir. Teknoloji her alanı etkisi altına aldığı gibi yükseköğretim alanını da etkisi altına almıştır. Yükseköğretim kurumları, toplumların nitelikli düzeyde insan gücü ihtiyacını karşılamak, bilimsel araştırmalar yapmak, kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlamak gibi görevleri bulunmaktadır. Yükseköğretimde teknolojinin etkin kullanımının önemi gittikçe artmıştır. Bunun sonucunda öğretme, öğrenme ve çalışma süreçleri açısından gerekli entegrasyonun sağlanması gereklilik haline gelmiştir. Toplumlar arası geçiş sürecinde çalışma hayatını etkileyen teknolojik gelişmeler, bilgi toplumuyla birlikte meslek ve görev tanımlarını değiştirmiştir. Yaşanan bu gelişmelerin sonucunda bazı iş alanlarının ortadan kalkacağı ve yeni iş kollarının ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada, öncelikle toplumsal dönüşüm aşamaları ile birlikte ortaya çıkan gelişim süreci ve bilgi toplumuna geçiş süreçleri ele alınmış; daha sonra dijital dönüşüm hakkında bilgi verilmiştir. Ardından, yükseköğretim kavramı ve tarihçesi, çalışma ve meslek kavramları, dijital dönüşüm sürecinde çalışma hayatı geniş bir şekilde incelenmiş; daha sonra yükseköğretimde dijital dönüşümün çalışma hayatına etkilerine odaklanılmıştır. Akabinde Konya'daki Devlet Üniversitelerinde görev yapan idari personelden 520 kişiye dijital dönüşümün çalışma hayatına etkileri üzerine anket uygulanmış elde edilen verileri SPSS programında analiz ve değerlendirme yapılarak çözümlenmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm OfisiKonyaTeknoloji+3
Süleyman Yalçın
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Suriyelilere yönelik göç politikası: Konya sivil toplum kuruluşları örneği

Göç kavramı; ülkelerin birbirlerinin kaderi üzerinde ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal alanda etkileri bulunan öznesi insan olan önemli bir konudur. 2010 yılında baskıcı, otoriter ve antidemokratik yönetimlere karşı gelen halk tarafından Tunus ülkesinde başlatılan protesto ve gösterilerin 2011 yılında Suriye ülkesine sıçraması, Esed rejiminin olayları bastırmak için aşırı şiddet kullanması ve iç savaşın meydana gelmesi, Suriye'den sınır ülkelere kitlesel göç hareketlerinin başlamasına neden olmuş, günümüze kadar ülkemize milyonlarca sığınmacı gelmiştir. Bu süreçte ülkemiz Suriyelilere karşı açık kapı politikası izlemiş, tarihsel, kültürel ve akrabalık bağları nedeniyle kapılarını açmıştır. En önemli etken ise insanı tutumudur. Sığınmacıların 2011 yılında ülkemize gelmeye başlamasıyla birlikte, sivil toplum kuruluşlarının önemi giderek artmaya başlamıştır. Bu kuruluşlar, herhangi bir çıkar amacı olmayan, yapılan hizmet karşılığında ücret talep etmeyen, masraflarını gönüllülerin bağışlarıyla karşılayan, halkın yararını gözeterek karar almada esnek davranabilen ve faaliyetlerini devletin koyduğu yasalar çerçevesinde yapan kuruluşlardır. Sivil toplum kuruluşlarının sığınmacılar üzerine politikaları ve önerileri, toplumsal konularda daha güçlü mutabakat zemininin oluşmasına büyük katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada; Konya ilinde sivil toplum kuruluşlarının sığınmacılara yönelik politikaları, faaliyetleri, karşılaştıkları sorunlar, çözüm önerileri ile kamu kurum ve kuruluşları ile olan ilişkileri açıklanmaya çalışılmıştır.

Göç politikalarıGöçlerKonya+5
Alper Yılmaz
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Konya İç Kale ve Selçuklu Sarayı kazıları lüle buluntuları

17. yüzyıl başlarında, Osmanlı topraklarına bir şifa aracı olarak getirilen tütün, çok geçmeden her tabakadan insan tarafından kabul görerek, yaygınlaşmıştır. Zaman zaman farklı yasaklara tabi tutulmuş ancak yasaklar tütün içme adetinin önüne geçememiştir. Tütünün yaygınlaşması üzerine içim aleti olan lüleler, Osmanlı'nın kendine özgü sanat anlayışıyla ürettiği, el sanatlarının sergilendiği bir simge haline gelmiştir. Konya İç Kale ve Selçuklu Sarayı Kazı çalışmalarında 2010, 2015 ve 2018 yıllarında ele geçirilen 90 adet lüle buluntusu incelenmiştir. Buluntu tarihi 2010 ve 2018 olan lüleler günümüzde, Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi'nde, sayıca fazla olan 2015 yılı lüle buluntuları ise Konya Etnografya Müzesi'nde muhafaza edilmektedir. Çanak biçimine göre lüleler, duman yolu bulunmayan kaideli lüleler ve tipi tespit edilemeyen lüle parçaları olmak üzere üç ana başlık altında incelenen lüleler, çanak biçimine göre yedi gruba ayrılmaktadır. Bu tipoloji doğrultusunda kataloğu oluşturulan lüleler, malzeme, teknik, form, bezeme teknikleri ve unsurları ile mühür ve damgalar alt başlıkları altında, değerlendirilmiştir. Tamamı kil malzeme ile üretilen Konya İç Kale ve Selçuklu Sarayı lüle buluntuları, form açısından oldukça zengindir. Lüleler kalıp ve çark olmak üzere iki farklı teknikte üretilmiş olup, çoğunluğu rulet baskı olmak üzere, kazıma ve baskı teknikleri kullanılarak, oldukça çeşitli geometrik ve bitkisel motifler ile bezenmiştir. Çark yapımı olan lüleler genellikle bezemesizdir. İncelenen lülelerde bezeme amacının yanı sıra üretici ve üretim yerine ilişkin bilgi veren, mühür ve damgalar ile karşılaşılmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda, lüle buluntuları 17. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasına tarihlendirilmiştir. Tarihlendirmeler, lülelerin buluntu yerine ilişkin bilgiler ile desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Konya, Osmanlı, Tütün, Lüle.

KonyaLülelerOsmanlı Devleti+6
Özlem Pınar Samancı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lisans düzeyinde üniversite öğrencilerinin "Sivil toplum örgütleri" algısı: Konya örneği

Sivil toplum örgütlerinin önemi her geçen gün giderek artmaktadır. Dünyadaki birçok devlet gençlerin katılımını arttırmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda çeşitli politikalar uygulayan hükümetler, gençlerin katılımını arttırmak amacıyla sivil toplum örgütleri ile iş birliği halinde olmalı ve gençlerle siyaset arenasında aktif rol alan bireyler haline getirmelidirler. Zira şimdinin gençleri ileride devletin önemli kurumlarında çalışma fırsatı bulacak ve hatta devleti yöneteceklerdir. Gençlerin ilerleyen zamanlarda çeşitli pozisyonlarda topluma karışacakları ve hatta toplumu yönlendirebilecekleri ihtimali göz önüne alındığında sivil toplumdan uzak bir gençlik düşünülemez olmuştur. Zira toplumu anlamak ve topluma karışmanın en önemli kanallarından bir tanesi de sivil toplum örgütleridir. Sivil toplum örgütlerine katılan gençler, toplumun derinliklerine ulaşabilme imkânı bulabilecektir. Lisans Düzeyinde Üniversite Öğrencilerinin "Sivil Toplum Örgütleri" Algısı: Konya Örneği isimli bu çalışma sayesinde lisans düzeyindeki öğrencilerin sivil toplum örgütlerine ne derecede katıldığı ve gençlerin sivil toplum örgütlerine karşı olan algıları ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamında Konya'da eğitim gören lisans düzeyindeki üniversite öğrencilerinin sivil toplum örgütleri algılarını ölçmek için demografik bilgiler ışığında anket uygulaması yapılmıştır. Yapılan alan araştırması çerçevesinde, Selçuk Üniversitesi, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi ve Konya Teknik Üniversitesi öğrencilerine rastlantısal olmayan örnekleme metodu kullanarak anket uygulanmıştır. Toplamda 154 öğrenciye anket yapılmıştır. Çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sivil toplum örgütleri konusu, ikinci bölümde siyasal katılım konusu, üçüncü bölümde ise üniversite öğrencilerinin sivil toplum örgütleri algısı üzerine saha araştırılması doğrultusunda çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. "Lisans düzeyindeki üniversite öğrencilerinin sivil toplum örgütlerine katılım sağlamadıkları" bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler; Sivil Toplum, Sivil Toplum Örgütleri, Siyasal Katılım, Gençlik, Gençliğin Siyasal Katılımı, Güven Algısı

GüvenKonyaSivil toplum+5
Murat Mert Öztürk
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Gastronomik kimlik ve destinasyon imajı arasındaki ilişkide yöresel yemek tüketim motivasyonunun rolü

Destinasyon imajı, bir bölgeyi ziyaret eden bir kişinin ziyaret öncesi ve sonrasında zihninde oluşan bölgeye ilişkin genel yargıdır. Bu yargıyı etkileyen birçok unsur olabilir. Gastronomik kimliğin de bu unsurlardan biri olabileceği düşünülmektedir. Gastronomik kimlik bir destinasyonun yemek kültürünü yansıtması ve her destinasyonda kendine özgü olması sebebiyle turistlerin seyahat kararlarında önemli bir unsur olarak görülmektedir. Benzersiz gastronomik kimlik yaratabilen destinasyonlar rakipleri karşısında üstünlük sağlamakla birlikte turistler için de cazip hale gelmektedir. Yöresel yemek tüketim motivasyonu ise bireylerin ziyaret ettikleri yerde yöresel yemekleri tüketme isteklerini ve nedenlerini açıklamaktadır. Bu araştırmada gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerindeki etkisinin belirlenmesi ve yöresel yemek tüketim motivasyonunun bu etkideki rolünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış ve elde edilen veriler kurulan yapısal model aracılığıyla test edilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda, Konya'yı ziyaret eden 628 kişiden elde edilen verilerin analiz edilmesiyle gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca yöresel yemek tüketim motivasyonunun gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerindeki etkisinde baskılayıcı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Diğer bir deyişle yöresel yemek tüketim motivasyonu arttıkça gastronomik kimliğin destinasyon imajı üzerindeki etkisi artmaktadır. Aynı zamanda, araştırmaya katılan katılımcıların Konya'ya ilişkin destinasyon imajı algılarının olumlu olduğu, Konya'nın gastronomik kimliğinin katılımcılar tarafından olumlu algılandığı ve katılımcıların yöresel yemek tüketim motivasyonlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Destinasyon İmajı, Gastronomik Kimlik, Yöresel Yemek Tüketim Motivasyonu, Konya, Baskılayıcı Rol

DestinasyonGastronomiKimlik+6
Seda İdikut Şahin
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı'da suç ve ceza: XIX. yüzyılın ikinci yarısında Halep ve Konya

Bu tez, Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyılın ikinci yarısında geçirdiği hukuki değişimleri ceza kanunnameleri ve pratiği bağlamında incelemiştir. Bu dönemde keskin idarî, hukukî ve iktisadî değişimlere maruz kalan Osmanlı toplumu, bu durum karşısında Müslümanların siyasi ve idari olarak egemen olduğu yapısını kaybetmiştir. Bunun sonucunda ekonomik olarak zenginleşen gayrimüslimlerin toplumda siyasî ve idarî olarak farklı statü talepleri siyasî suçların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Müslüman-gayrimüslim ilişkilerinin şekillendirdiği siyasî suçların yanı sıra savaş, kıtlık, salgın ve ekonomik kriz dönemlerinde adi suçların arttığı görülmektedir. Bu durum, Osmanlı arşiv belgeleri, Fransız ve İngiliz konsolosluk kayıtları, dönemin basılı ve süreli eserleri ile seyahatnameler kullanılarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Halep ve Konya vilayet örnekleri seçilerek coğrafi konum, demografi, ticari etkinlik ve sosyal yapı gibi faktörlerin suç ve suçlu pratikleri üzerinde ne derece etkili olduğu gösterilmiştir. Halep Vilayeti'nin ticari etkinliği, göç hareketleri, heterojen nüfus yapısı ve demografisi daha yoğun bir siyasi suç niceliğine neden olurken, Konya Vilayeti'nde ise daha homojen nüfus yapısının, sınırlı göç hareketlerinin ve ekonomik kapalılığın adi suçların yoğunlaşmasına neden olduğu görülmüştür. Bu çalışmada, belirtilen faktörlerin mahkeme kararlarındaki etkinliği ve kararların bölgesel farklılıkları bu bağlamda değerlendirilmiştir.

19. yüzyılCezaHalep Sancağı+5
Abdulvahap Alıcı
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası pazarlama sürecinde psikolojik mesafenin ve ihracat yetkinliklerinin ihracat performansı üzerindeki rolü: Konya'da faaliyet gösteren KOBİ'ler üzerinde araştırma

İhracat, dış pazarlara ulaşma konusunda en kısa yoldur. Diğer yandan ihracat sadece imal edilen ürünün yurtdışına pazarlanması değildir. İhracat yapılacak bir pazarda başarı elde edebilmek için hedef pazara özgü plan ve stratejilerin belirlenmesi ve bu pazarlarla uyumlu hareket edilmesi son derce önemlidir. Bu noktada psikolojik mesafe algısı ve ihracat yetkinlikleri, ihracat performansı üzerinde etkili olma potansiyeli bulunan iki önemli unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Mevcut çalışmada ihracat yetkinliklerinin ve psikolojik mesafe algısının ihracat performansına etkisi Konya'da faaliyet gösteren 170 KOBİ üzerinde incelenmiştir. İşletmelerin ihracat yetkinliği boyutları ile ihracat performansı çoklu doğrusal regresyon analizi bulguları değerlendirildiğinde; işletmelerin ihracat yetkinliği alt boyutlarından, çalışanların ihracat deneyimi, işletmelerin ihracat bağlılığı ile işletmelerin pazarlama planlama yeteneği değişkenlerinin işletmenin ihracat performansı üzerinde anlamlı düzeyde bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan diğer ihracat yetkinliği alt boyutlarının (işletmenin ihracat deneyimi ile işletmenin ihracat bilgisi) ise ihracat performansı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. İşletmelerin psikolojik mesafe algısı boyutları ile ihracat performansı çoklu doğrusal regresyon analizi bulguları değerlendirildiğinde ise; İşletmelerdeki psikolojik mesafe algısı alt boyutlarından, iş birliği ve kurumsallaşma ile işletmelerin uluslararası pazar deneyimi değişkenlerinin işletmenin ihracat performansı üzerinde anlamlı düzeyde bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte diğer psikolojik mesafe algısı alt boyutlarının (yöneticinin yabancı pazar deneyimi, yöneticinin kültürel farklılıkları bilmesi, personel uzmanlığı ile işletme yetkinliği) ihracat performansı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Çalışmanın bir diğer sonucu ise hem psikolojik mesafe algısı ana boyutunun hem de ihracat yetkinlikleri ana boyutunun ihracat performansı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmasıdır. Yapılan çalışma göstermiştir ki ihracat performansını artırmak isteyen KOBİ'ler için gerek psikolojik mesafe algısının ve gerekse ihracat yetkinliklerinin güçlendirilmesi önem arz etmektedir.

KOBİKonyaPazarlama+5
Ahmed Ali Aksakal
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'in Kuruluş Dönemi'nde (1923-1938) Türk kadınının modernleşmesi (Konya yerel basını örneği)

Cumhuriyet'in kuruluş döneminde "muasır medeniyetlere" ulaşmak amacıyla hemen her alanda düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Bu düzenlemeler Türk kadını için de önemli yenilikleri beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda gerçekleştirilen kanuni düzenlemelerin toplumsal yansımaları ise dönemin basın alanında sıklıkla ele alınmıştır. Konya özelinde kadının toplumsal ve siyasal hayattaki yeri Konya'nın yerel gazetelerinde kendini göstermiştir. Çalışma kapsamından dönemin meclis tutanakları ve hem ulusal hem de mahalli gazeteler incelenerek Türk kadının modernleşme süreci analiz edilmeye çalışılmıştır.

Erken Cumhuriyet DönemiGazetelerKadınlar+5
Amine Aybike Palavar
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pasif ev uygulamasının ılımlı kuru iklim bölgesi özelinde değerlendirilmesi

Sanayi devrimiyle beraber artan çevre sorunları bulunduğumuz yüzyılın en önemli sorunu olmaktadır. Modern yaşamın enerji ihtiyaçlarını karşılamak için fosil yakıtların bilinçsiz tüketimi sonucu doğaya salınan karbon emisyonları atmosfere yayılarak ekolojik dengeye zarar vermektedir. Bunun sonucu olarak küresel ısınma, deniz seviyelerinin yükselmesi, buzulların erimesi, iklim değişikliği gibi dünyamız açısından geri dönüşü olmayan önemli problemlere yol açmaktadır. Enerji kullanımının sektörlere göre dağılımı araştırıldığı zaman azımsanmayacak bir kısmı inşaat sektöründe tüketilmektedir. Binalarda enerji tasarrufu sağlamak amacıyla tasarımda sürdürülebilir düzenlemeler önem kazanmıştır. Bu çalışmada enerji etkin yapı tasarımı olan pasif ev tasarım yaklaşımı doğrultusunda ılımlı kuru iklim bölgesi (Konya ili) özelinde öneri proje sunulması amaçlanmıştır. Belirtilen amaç doğrultusunda pasif ev standartları ile ilgili literatür taraması yapılarak pasif ev standartlarına ait kriter ve değerlere yer verilmiştir. Sonrasında Konya ili için enerji ihtiyacını en aza indirecek pasif ev tasarım kriterleri uygulanarak tasarlanan küçük ölçekli konut proje verileri Pasif Ev Planlama Paketi (PHPP) programına veri girişi yapılarak aktarılmıştır. Daha sonra program sayesinde yapının ısıtma yükü, yapı bileşenlerinin U değerleri gibi veriler elde edilerek pasif ev standartlarına uygun çözümlemeler yapılmıştır. Konya iklimi için gerekli yalıtım kalınlıkları ve tasarım kriterleri belirlenerek pasif ev tasarımı önerilmiştir. Pasif ev standartları sayesinde enerji etkin tasarım ile enerji koruma, güneş enerjisinden yararlanma hedeflenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda Konya ilinde mevcut yapı tekniklerinden çok uzaklaşmadan bölgeye uygun tasarlanan iyi yalıtım, ısı geçirmez yapı kabuğu, ısı köprüsüz detaylar, yüksek yalıtımlı pencere ve kapı sistemleri ve ısı geri kazanımlı mekanik havalandırma yapılarak yüksek verimli pasif ev tasarlanabildiği sonucuna varılmıştır. Konya ili için tasarlanan küçük ölçekli yapıda pasif ev standartlarının Ülkemizde yaygınlaşması ve bu standartların yapılara aktarılması hedeflenmiştir.

Enerji etkin yapıKonyaKüresel ısınma+2
Emine Sarıbaş Gürol
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yöresel yemek festivaline katılım motivasyonunun festival deneyimi, imaj ve sadakate etkisi; Konya Gastrofest örneği

Günümüzde bireyler, günlük rutin hayat standartlarından uzaklaşmak istemeleri sonucunda farklı alternatif turizm faaliyetlerine katılmak istemektedirler. Bu faaliyetlerden birisi olan yöresel yemek festivalleri bireylere farklı deneyimler elde etme fırsatı sunmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı; Konya Gastrofest'i ziyaret eden bireylerin, yöresel yemek festivallerine katılım motivasyonlarının; festival deneyimi, imaj ve sadakate olan etkisini ölçmektir. Bu doğrultuda 2022 yılında ikincisi düzenlenen Konya Gastrofest'e katılan 385 birey üzerinde kolayda örnekleme yöntemi aracılığıyla anket uygulaması gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonucunda; kaçış, arayış, kültürel deneyim ve festival çekiciliği olmak üzere dört katılım motivasyonu boyutu elde edilmiştir. Ziyaretçilerin katılım motivasyonlarından; kaçış (t=3.204; p<0.05), kültürel deneyim (t=3.976; p<0.05) ve festival çekiciliği (t=2.523; p<0.05), ile festival deneyimi arasındaki ilişkilerin istatiksel olarak anlamlı iken arayış (t=1.790; p>0.05) boyutunun etkisinin olmadığı saptanmıştır. Ziyaretçilerin katılım motivasyonlarından; festival çekiciliği (t=2.951; p<0.05), ve kültürel deneyim (t=4.580; p<0.05) ile festival imajı arasındaki ilişkilerin istatiksel olarak anlamlı iken kaçış (t=1.259; p>0.05) ve arayış (t=1.727; p>0.05) boyutunun etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ziyaretçilerin katılım motivasyonlarından; kaçış (t=2.383; p<0.05), festival çekiciliği (t=5.118; p<0.05) ve kültürel deneyim (t=3.071; p<0.05) ile festival sadakati arasındaki ilişkilerin istatiksel olarak anlamlı iken arayış (t=176; p>0.05) boyutunun etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarının, Konya Gastrofest'in marka bilinirliğinin arttırılmasına ve festivalin geliştirilerek sürdürülebilir olmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

DeneyimFestivallerGastronomi+7
Tevfik Sezen
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects