Professional development

233 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de COVID-19 pandemisiyle mücadele eden hemşirelerin yaşadıkları bireysel sorunların mesleki gelişimlerine etkisi ve bu durumdan kaynaklanan sürecin incelenmesi

Pandemi gibi afet ya da kriz durumlarında görev yapmak, özellikle sağlık çalışanları için insanlığa hizmet etmek bakış açısıyla tatmin edici olmakla birlikte, bakım verdiği hastaların, kendi yakınlarının ya da iş arkadaşlarının şiddetli hastalıkla beraber acı çekme veya ölüm sürecine tanıklık etme gibi durumlar nedeniyle ruh sağlıklarının olumsuz etkilenmesine ya da psikiyatrik travma yaşanmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda COVID-19 salgını ile mücadelenin ön saflarında yer alıp, hastalara 24 saat bakım sağlayan meslek gruplarından biri olan hemşireler psikolojik açısından risk altındadır. Anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları, kronik yorgunluk, sekonder travmaya stres tepkileri ve merhamet yorgunluğu, bu kriz döneminde ön safta çalışan hemşireler için yaygın psikolojik ve sosyal sorunlardır. Hemşirelerin ruh sağlığını korumak için psikiyatrik hastalık belirtilerinin farkında olmaları, fiziksel ve psikolojik stresle baş etme, kişisel öz bakım ve profesyonel öz bakım konularında destek almaları önemlidir. Önleyici tedbirlerin yetersiz kaldığı durumlarda iş arkadaşlarının desteğinin alınması, işyerindeki sorumlu kişilerin bilgilendirilmesi, eylem planının geliştirilmesi ve profesyonel psikiyatri desteği alınması önerilebilir. Pandemi ile mücadele sürecinde sağlık ekibi içerisinde devamlı ön saflarda bulunan hemşirelerin bu süreç boyunca ailelerinden uzak kalmaları, yıllık izin kullanılamaması, bulaş riski bulunan ortamlarda sürekli mesai yapıp, vakit geçirmeleri gibi nedenlerle birçok sorun ile karşılaşması kaçınılmaz olmuştur. Hemşirelerin bu dönemde özellikle psikolojik olarak tükenme noktalarına gelmeleri, mesleklerine ilişkin gelecek planları yapmasını engellemiştir. Ayrıca, en yakın aile bireylerinden uzak kalıp destek alamadan sürekli olarak çalışmaları tükenmişlik durumunu da beraberinde getirmiştir. Yapılan bazı çalışmalarda hemşireler mesleklerine ilişkin olarak gelecek kaygıları taşıdığı, mesleki anlamda ilerlemekle ilgili plan yapmak yerine mesleklerini bırakmayı düşündükleri bilinmektedir. Türkiye'de ve dünyanın farklı ülkelerinde emekli olmuş olan hemşirelerin görevlerine davet edilmeleri bu iddiayı kanıtlar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında özellikle Türkiye'de Covid-19 pandemisiyle mücadele eden hemşirelerin yaşadıkları bireysel sorunların mesleki gelişimlerine etkisi ve bu durumdan kaynaklanan süreç incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Pandemi, Covid-19 Pandemisi, Hemşireler, Psikoloji, Gelecek Kaygı, Hemşirelik Mesleği

Bireysel sorunlarCOVID 19Hemşireler+4
Bilge Karadaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançları ve uygulamaları

Erken çocukluk eğitiminde en iyi uygulamaların temeli olarak kabul edilen Gelişime Uygun Uygulamalar (GUU), bireyselliğe, aktif öğrenmeye ve çocukların güçlü yanlarına dayanan bir yaklaşımı ve her çocuğun gelişimini destekleyen yöntem ve prensipleri ifade etmektedir. Çocukların yüksek yararı için öğretmenler Gelişime Uygun Uygulamaları iyi bilmeli ve uygulamalarında kullanmalıdırlar. Buradan hareketle araştırma kapsamında, "Okul Öncesi Öğretmenlerinin Gelişime Uygun Uygulamalara ilişkin inançları ve uygulamaları arasında bir ilişki var mıdır?" sorusuna ve bununla ilişkili olduğu düşünülen alt problemlere cevap aranmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançları ve uygulama düzeylerinin belirlenmesini amaçlayan nicel araştırma desenine sahip bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile araştırma oluşturulmuştur. Veriler çevrimiçi olarak bağımsız anaokulu, anasınıfı ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 272 öğretmenden toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak, "Okul Öncesi Öğretmenleri Kişisel Bilgi Formu", "Gelişime Uygun Uygulamalar Öğretmen İnanç Ölçeği (GUUÖİÖ)" ve "Gelişime Uygun Uygulamalar Eğitsel Etkinlikler Ölçeği (GUUEEÖ)" kullanılmıştır. Gelişime Uygun Uygulamalar Eğitsel Etkinlikler Ölçeği (GUUEEÖ) araştırma kapsamında 508 okul öncesi öğretmeninden alınan veriler analiz edilerek Türk Kültürü'ne uyarlanmıştır. Ayrıca, GUUÖİÖ tüm alt boyut ve toplam boyutlarına göre ve GUUEEÖ alt boyutlarına göre okul öncesi öğretmenlerinin "yaş, öğrenim durumu, kıdem, kurum türü, staj süresi ve eğitim alma durumu" incelenmiştir. Sonuç olarak, okul öncesi öğretmenlerinin GUU inanç düzeylerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin GUU inanç puanları arttıkça GUOU etkinlikleri ve GUOU sınıf uygulamalarının azaldığı söylenebilmektedir. Gelişime Uygun Olmayan Etkinlikler konusunda öğretmenlere hizmet içi eğitimler düzenlenebilir.

Gelişime uygun uygulamalarMesleki gelişmeMesleki inanç+4
Büşra Güngör
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de toplumsal cinsiyet rollerinin klasik batı müziği bestecilerinin mesleki yaşamlarına etkileri

Bu tezde kadın bestecilerin tarih boyunca yaşadıkları ayrımcılıklara değinilmiş ve günümüzde toplumsal cinsiyet rollerinin kadın ve erkek bestecilerin yaşamlarını nasıl etkilediği konusu tartışılmıştır. Batı'da ve Osmanlı tarihinde yaşanan ayrımcılıklarla bugünkü durum arasındaki ortak noktalar araştırılmıştır. 11 kadın ve 11 erkek besteci ile görüşülerek, toplumsal cinsiyet rollerinin hayatları üzerindeki etkileri saptanmaya çalışılmıştır. Kadınların ve erkeklerin, eğitim hayatında nasıl yönlendirildiklerinin mesleğe olan etkileri incelenmiştir. Toplanan veriler, tarihsel arka plana yerleştirilerek Türkiye'de kadınların durumu ve kadın kimliği, besteci kadınlarla ilgili yorumlarla beraber incelenmiştir. Toplumun gerek bestecilik mesleğinin kendisine, gerekse bu meslekle uğraşan kadın ve erkeklere olan bakış açısı bu bağlamda ele alınmıştır. Bunun yanında, cinsiyet rollerinin bestecilerin eğitim hayatlarındaki ve bestecilik kimliğini tanımlayış biçimleri üzerindeki etkileri, kadın ve erkek bestecilerin mesleklerinde kadınların mı yoksa erkeklerin mi daha çok desteklendiğine, tercih edildiğine veya kazanç farklarına ilişkin görüşlerine de yer verilmiştir. Bütün bu verilerin ışığında Cumhuriyet'in toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine bestecilik özelinde ne ölçüde ulaştığı incelenmiştir.

BestekarlarBestelerCinsiyet rolleri+7
Müge Deniz Erişkin Karabey
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki gelişim seminer çalışmalarının öğretmenler tarafından değerlendirilmesi örneklemi

Eğitimde ilerleme iyi eğitilmiş öğretmen, öğretmen eğitimi ise iyi planlanmış mesleki çalışma programları ile mümkündür. Günümüzde uygulanan mesleki çalışma programlarının ise etkililikten uzak olduğu görülmektedir. Bu araştırmada; ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, sene başı ve sene sonunda gerçekleştirilen mesleki gelişim seminer çalışmaları hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak ve Ar-Ge çalışmalarına ışık tutmak amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili, örneklemini Bahçelievler ilçesinde bulunan ilkokul ve ortaokullar oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli nitel ve nicel birlikteliğinde karma bir yöntemdir. Nitel bölümde, 65 katılımcıyla yüz yüze yapılan, yarı yapılandırılmış "Mesleki Çalışmaları Değerlendirmeye Yönelik Öğretmen Görüşme Formu" kullanılarak elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Nicel bölümde ise, araştırmacılar tarafından hazırlanmış, güvenirliği 0,95 olarak bulunan ve 459 katılımcıya uygulanmış "Mesleki Gelişim Seminer Çalışmalarını Değerlendirme Envanteri" ölçeğinden elde edilen veriler frekans ve yüzde değerleri, aritmetik ortalama, T-testi ve one way ANOVA testi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları 8 boyutta değerlendirilmiştir. Amaca uygunluk boyutunda, hizmet yılı değişkenine göre 20 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir farka rastlanmış, çalışmaların "amacına ulaşmayan program" olduğu tespit edilmiştir. İçerik uygunluğu boyutunda çalışma içeriklerinin "yetersiz ve bilinen konuların tekrarı" olduğu tespit edilmiştir. Süreç uygunluğu boyutunda, yöneticiler ve 51 yaş üstü öğretmenler lehine anlamlı bir farka rastlanmış, sürecin "verimsiz ve zaman kaybı" olduğu tespit edilmiştir. Öğreticilerin uygunluğu boyutunda bekârlar lehine anlamlı bir fark görülmüştür. Yöntem ve tekniklerin uygunluğu boyutunda, erkeklerin ve öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark görülmüş, yöntem ve tekniklerin "sıkıcı, tek taraflı ve uygulamadan çok teorik bilgiye dayalı" olduğu tespit edilmiştir. Ortam ve teknik altyapı uygunluğu boyutunda erkekler, bekârlar ve yöneticiler lehine anlamlı fark görülmüş, çalışma ortamının teknolojiden uzak olduğu tespit edilmiştir. İhtiyaç uygunluğu boyutunda çalışmaların öğretmen ihtiyaçlarına uygun hazırlanmadığı tespit edilmiştir. Sonuçların amaca uygunluğu boyutunda yöneticiler, 51 ve üzeri yaş öğretmenler ve lisansüstü eğitim mezunları lehine anlamlı fark görülmüş, çalışma sonuçlarının "uygulamadan uzak ve formalite" olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Mesleki Çalışma, Mesleki Gelişim, Seminer, Hizmet İçi Eğitim, Öğretmen Yeterlikleri

Hizmet içi eğitimMesleki eğitimMesleki gelişme+4
Gülin Sevi Genç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlikte mesleki yaratıcılık: Bir yorumlayıcı fenomenolojik analiz çalışması

Öğretmenlikte mesleki yaratıcılık, çocuk gelişiminde oldukça önemli rol oynamaktadır. Çeşitli ve yaratıcı öğrenim-öğretim yöntemleri ile hem mesleki motivasyon artmakta hem de çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine katkı sağlanmaktadır. Bu çalışmada öğretmenlerin kendi mesleki yaratıcılık deneyimlerinin kendi bakış açılarıyla ele alınması hedeflenmiştir. Bu amaçla, altı katılımcı ile yarıyapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler bir nitel analiz yöntemi olan Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analiz sonucunda; 'yaratıcılığın deneyimlenmesi', 'zorluklarla baş etmek', 'öğretmenliğin etkileri', 'öğretmen adaylarına tavsiyeler' olmak üzere dört üst tema oluşturulmuştur. Bulgular; üst temalar ve onların alt temaları, görüşmelerden alınan alıntılar ile birlikte sunulmuştur. Çalışma kapsamında; bulgular ve literatür araştırmalarıyla birlikte, 'öğretmenlikte mesleki yaratıcılık' incelenmiştir. 'Mesleki yaratıcılık' ve 'öğretmenlikte yaratıcılık' araştırmalarına katkı sağlamak adına, bu çalışmanın sınırlılıkları tartışılarak öneriler sunulmuştur. Sonuç olarak; bu çalışma öğretmenlerin öğrenim ortamında nasıl konumlandıklarını ve toplum içerisinde yaratıcılığı yenileyebilecek rollerinin önemini sorgulamıştır. Anahtar kelimeler: Öğretmenlik, Yaratıcılık, Mesleki, Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz

FenomenolojiMesleki duyarlılıkMesleki gelişme+3
Bükem Töre
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançlarının sınıflarındaki 3-6 yaş arası çocukların sosyal becerilerine etkisinin boylamsal olarak incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançlarının sınıflarındaki 3-6 yaş arası çocukların sosyal becerilerine etkisinin boylamsal olarak incelenmesidir. Çalışma grubunu, 350 okul öncesi öğretmeni ve 350 okul öncesi dönem çocuğu oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu-öğretmenler için, Kişisel Bilgi Formu-çocuklar için, Gelişime Uygun Uygulamalar Öğretmen İnanç Ölçeği (GUUÖİÖ) ve Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği-OSBED Öğretmen Formu" ile toplanmıştır. Veri analizi için Bağımsız Örneklemler için t testi ve Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Yönlü Varyans Analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonunda, okul öncesi öğretmenlerinin GUU ile ilgili inanç ortalamalarının orta aralıkta olduğu, ancak yükseğe çok yakın olduğu bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşlarının, kıdemlerinin, öğrenim düzeylerinin, çalışma şekillerinin (kadrolu-ücretli), çalıştıkları kurum türünün (anaokulu-anasınıfı) GUU'ya ilişkin inançları üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Özel sektörde çalışan okul öncesi öğretmenlerinin GUU'ya ilişkin inanç ortalamalarının, devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin inanç ortalamalarından daha yüksek olduğu bulunmuştur. Eğitim-öğretim yılının başında yapılan ölçümlerde okul öncesi eğitim alan çocukların sosyal becerilerinin başlangıç becerileri, akademik destek becerileri, arkadaşlık becerileri ve duyguları yönetme becerileri alt boyutlarında öğretmenlerinin GUU'ya ilişkin inançlarına göre anlamlı düzeyde bir farklılaşma göstermediği bulunmuştur. Eğitim-öğretim yılının ortasında yapılan ölçümlerde GUU'ya ilişkin inanç düzeyi yüksek olan okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarında yer alan çocukların sosyal becerilerinin başlangıç becerileri ve akademik beceriler alt boyutlarında inançları düşük olanların sınıfındakilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Arkadaşlık becerileri ve duyguları yönetme becerileri alt boyutlarında ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Eğitim-öğretim yılının sonunda yapılan ölçümlerde GUU'ya ilişkin inanç düzeyi yüksek olan okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarında yer alan çocukların sosyal becerilerinin başlangıç becerileri, akademik destek becerileri, arkadaşlık becerileri ve duyguları yönetme becerileri alt boyutlarında inançları düşük olanların sınıfındakilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bu bulgular göz önünde bulundurulduğunda, özellikle inanç düzeyleri düşük olan okul öncesi öğretmenlerine GUU felsefesini destekleyebilecek şekilde hizmet içi eğitimler verilebilir. Hizmet içi eğitimler düzenlenip öğretmenlerle, GUU'nun felsefesine ve ilkelerine uygun olarak, çalıştıkları grubun yaş özellikleri, bireysel özellikleri ve içinde yaşadığı toplumun özellikleri de göz önünde bulundurularak çocukların sosyal becerilerini destekleyecek etkinlikler hazırlanabilir. Anahtar sözcükler: gelişime uygun uygulamalar, sosyal beceriler, öğretmen inançları, okul öncesi eğitim, boylamsal çalışma

Kişilik inançlarıMesleki gelişmeOkul öncesi dönem+6
Hayriye Soyalp
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim yabancı dil öğretmenlerinin mesleki gelişim etkinliklerine yönelik görüşü

Bu araştırmanın amacı İzmir ili, Urla, Güzelbahçe, Narlıdere ilçelerinde bulunan devlet ortaöğretim okullarında görev yapan yabancı dil öğretmenlerinin, mesleki gelişim etkinliklerine önem vermeye yönelik görüşlerinin ve mesleki gelişim etkinliklerini uygulama sıklığına yönelik görüşlerinin ne olduğunu çeşitli değişkenlere göre incelemek ve mesleki gelişim sorunlarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmanın evrenini, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında ili Urla, Güzelbahçe, Narlıdere ilçelerinde bulunan 14 devlet ortaöğretim okulu ve bu okullarda görev yapan 105 yabancı dil öğretmeni oluşturmaktadır. İlgili evrenden örneklem alma yoluna gidilmemiş, çalışma evreninde yer alan tüm öğretmenlere ölçek uygulanmıştır. Dağıtılan anketlerin tamamı değerlendirilmeye alınmıştır. Veriler, Muyan (2013) tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Öğretmenlerinin Mesleki Gelişim Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel istatistiklerin yanı sıra t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey anlamlılık testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular yabancı dil öğretmenlerin mesleki gelişim etkinliklerinin çoğunu önemli bulmasına karşın bazı etkinlikleri önem verdikleri derecede kullanmadıklarını göstermiştir. Ayrıca yabancı dil öğretmenlerinin bazı mesleki gelişim etkinliklerine önem verme ve bu etkinlikleri kullanma oranları arasında cinsiyet, mesleki kıdem, öğrettiği yabancı dil değişkenleri bakımından bazı farklılıklar saptanmıştır. Mesleki gelişim sorunlarının tamamına yakını öğretmenler tarafından önemli bulunmuştur.

Dil öğretimiEtkinlikEğitim etkinliği+5
İsmet Taylan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

1970'li yıllarda görev yapan öğretmenlerin dilinden öğretmenlik mesleği: Sözlü tarih araştırması

Eğitim sistemleri, ülkelerin geleceklerini inşa etmek için vatandaşlarını eğitmek ve onları iyi birer vatandaş yapmak amacıyla kendi bünyelerinde oluşturdukları yetiştirme programlarıdır. Bu programların amacı, o ülkede yaşayan bireylerin eğitimini, gelişimini sağlamak ve onları nitelikli birer insan gücü olarak topluma ve ülkeye kazandırmaktır. Yapılan bu çalışmanın amacı1970'li yıllarda görev almış öğretmenlerin öğretmenlik mesleğini seçme nedenlerini, okudukları bölüme ve mesleğe giriş koşullarını, mezun oldukları okul türlerini, karşılaştıkları sorunları, halkın mesleğe bakışını ve yaşam koşullarını; onların kendi ifadelerine dayanarak değerlendirmeyive bu değerlendirme sonucunda yetişen yeni nesil öğretmen adaylarına mesleğin geçmişiyle ilgili bilgi ve deneyimleri aktarmaktır. Bu sayede şimdiki ve gelecek nesillere ışık tutacak olan öğretmen adaylarının geçmişte yaşanılanlardan dersler çıkarmalarını, bu çıkarımlarla mesleklerinde gelişme göstermeyi ve ideal öğretmen olma yolunda ilerlemelerini sağlayarak tarih bilimini bir eğitici olarak görmeleri hedeflenmektedir. Araştırmanın verileri sözlü anlatılardan oluşmaktadır. Araştırmada toplamda 20 öğretmenle görüşülmüştür. Yapılan çalışmada 1970'li yıllarda öğretmenlik mesleği ve bu mesleği icra eden kişilere ait verilerin elde edilebilmesi için sözlü tarih yöntemine başvurulmuştur. Görüşmecilere veri toplama aracı olarak açık uçlu yarı yapılandırılmış görüşme soruları yöneltilmiş olup; çalışma sonunda alınan cevaplar daha önce konu üzerinde edinilen bilgiler ışığında betimsel olarak yorumlanmış ve görüşmecilere ait fotoğraflar gibi bazı görsel materyallerden yararlanılmıştır. Mülakatlar sırasında öğretmenlerden izin alınarak ses kaydı yapılmıştır. Mülakat esnasında araştırmaya katılan öğretmenlerin mülakat sorularına verdikleri cevaplar ses kaydına alınarak Word dosyasına aktarılmıştır. Daha sonra görüşme yapılan öğretmenlerin verdikleri cevaplara kodlamalar yapılmıştır ve veriler analiz edilmiştir. Gizlilikesası gereği çalışmaya katılan öğretmenlerin gerçek isimleri kullanılmamıştır. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar şöyle ifade edilebilir: 1970'li yıllarda üç farklı okuldan (Öğretmen Okulları-Eğitim Enstitüleri-Yüksek Öğretmen Okulları) mezun olan öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine ilişkin önemli deneyimleri aktarılmıştır. Bu deneyimler yetişen öğretmen ve öğrenci kalitesi, mesleki sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik bilgiler içermektedir. Bu sebeple 1970'li yıllarda öğretmenlik mesleğinin gelişmesi yolunda aktarılan bu deneyimlerden öğretmen yetiştirme, mesleki sorunlar, mesleki gelişim konularına yönelik çalışmalarda faydalanılabilir.

Eğitim tarihiMesleki eğitimMesleki gelişme+4
Aziz Can Altınok
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Soruşturma temelli mesleki gelişim programına katılan fen bilimleri öğretmenlerinin soruşturma anlayışlarındaki gelişimin incelenmesi

Dünyadaki reform hareketlerinin etkisiyle ülkemizde benimsenen eğitim paradigmasına göre Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nda 2004'ten beri örtülü olarak, 2013'ten beri ise açıkça öğretmenlerden soruşturma (araştırma-sorgulama) yaklaşımına dayalı etkinlikler tasarlamaları ve uygulamaları beklenmektedir. Ancak bu yaklaşıma dayalı uygulamaların yeterince gerçekleşmediği görülmektedir. Eğitim sisteminde yapılan yeniliklerin sınıf ortamına yansıyabilmesi için öğretmen ihtiyaçları dikkate alınarak hizmet içi eğitimler düzenlenmesi gerektiği fikrinden hareketle, bu çalışmada aynı okulda görev yapmakta olan Zümre Fen Bilimleri öğretmenleri araştırmacılar tarafından hazırlanan Soruşturma Temelli Mesleki Gelişim Programı'na (ST-MGP) katılmıştır. Öğretmenler, araştırmacı ve konu uzmanından oluşan "Mesleki Gelişim Ekibi" ile iş birliğine dayalı gerçekleştirilen ST-MGP bir öğretim dönemi boyunca devam etmiştir. Esnek Soruşturma Temelli Öğretim (ESTÖ) Modeli'ni temel alan ST-MGP ile öğretmenlerin soruşturma anlayışı geliştirmeleri hedeflenmiştir. Öğretmenler soruşturma yaklaşımı hakkında teorik bilgi edinirken sınıf ortamına da edindikleri bilgileri yansıtmaya çalışmıştır. Bu çalışma nitel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Öğretmenlerle ve öğrencileriyle yapılan görüşmeler, öğretmenlerin uygulamalarına ait gözlemler ile dokümanlar, ST-MGP toplantılarına ilişkin saha notları nitel verileri oluşturmuştur. Elde edilen tüm veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre; ST-MGP öncesi öğretmenlerin soruşturma anlayışına sahip olmadığı, ST-MGP sonrası soruşturma anlayışlarındaki gelişimin göstergesi olan altı boyutta öğretmenlerin gelişimlerinin farklı düzeylerde olduğu ortaya çıkmıştır. Soruşturma anlayışı kazanan öğretmenlerin öğrencilerinin de soruşturma yaklaşımını kavradığı, ESTÖ Modeli'nin öğretmenlerin uygulamalarını kolaylaştırdığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin tamamı bu yaklaşımın gerekliliğine inansa da bazı öğretmenler çeşitli nedenlerle bu yaklaşımı kullanmayı tercih etmemiştir. ST-MGP'nin işe yerleşik ve iş birlikli çalışmaya yönelik olması öğretmenlerin soruşturma anlayışlarına katkı sağlamıştır. Bu araştırmanın Vizyon 2023 Belgesi'nde öğretmenlerin mesleki gelişimi için alınan kararlar ile örtüşmesi araştırmanın önemini göstermektedir.

Fen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimiHizmet içi eğitim+6
Feride Eda Öztürk
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin zeka oyunları mesleki gelişim programı hakkındaki görüşleri ve geliştirdiği etkinliklerin incelenmesi

Çalışmanın birinci amacı, zeka oyunları mesleki gelişim programı hakkında öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesidir. İkinci amacı; zeka oyunları mesleki gelişim programında yer alan ilköğretim matematik öğretmenlerinin eğitim sonunda, zeka oyunları ile zenginleştirilmiş matematik ders planı geliştirmeleri ve bu planların incelenmesidir. Araştırmada bir nitel araştırma deseni olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2021-2022 öğretim yılı içerisinde devlet okullarında görev yapmakta olan dört ilköğretim matematik öğretmenidir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sürecinde öğretmenlere yönelik zeka oyunları mesleki gelişim programı düzenlenmiş ve program sonunda her bir öğretmen bir adet zeka oyunları ile zenginleştirilmiş matematik ders planı geliştirmiştir. Araştırmanın verileri; yarıyapılandırılmış görüşme formları, zeka oyunları değerlendirme formu, ders planları değerlendirme formu, doküman inceleme, ses kaydı ve gözlem yoluyla elde edilmiş ve betimsel analiz yöntemi kullanılarak derinlemesine analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, ilköğretim matematik öğretmenleri zeka oyunları mesleki gelişim programını olumlu yönde değerlendirmiş, verilen eğitimin yeterli ve matematik öğretim bilgilerinde olumlu değişimler olduğunu belirtmiştir. Zeka oyunları mesleki gelişim programı sonunda öğretmenlerin zeka oyunları ile zenginleştirilmiş etkinlikleri içeren matematik ders planı tasarlayabilme yetkinliğine sahip oldukları, matematik dersi kazanımı ile zeka oyunu arasında ilişki kurabildikleri, seçtikleri zeka oyununu eğitim ortamı ve materyallerine uygun uyarlayabildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu çalışma ile öğretmenlere ortaokul matematik öğretim programına uygun zeka oyunu etkinlikleri içeren örnek matematik ders planları sunulmuştur. Öğretmenlere, araştırmacılara ve müfredat geliştiricilere zeka oyunları mesleki gelişim çalışmalarına dair çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

EtkinlikEğitici oyunlarEğitim etkinliği+7
Esra Kuduz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A case study of the professional development needs of the English for specific purposes instructors

The aim of this case study was to explore the professional development needs of English for Specific Purposes (ESP) instructors teaching military English at a state university in Türkiye. The study investigated the professional support systems that were available to the ESP instructors in their workplace as well as the challenges they had while teaching ESP. Participants of the study were 29 instructors offering ESP courses to undergraduate students. Data came from a 30-item questionnaire and semi-structured interviews. Descriptive statistics were calculated using SPSS and thematic analysis was done to analyze the interview data. Findings from the questionnaire revealed ESP instructors thought they were professionally competent in terms of academic practice, ESP students, ESP curriculum development, program implementation, and assessment. However, analysis of interviews suggested they faced substantial challenges in performing their duties as ESP instructors, in terms of preparing for lessons, adding to the knowledge of ESP students, and developing ESP materials. Lastly, in addition to the ESP students and their colleagues with whom they were collaborating, their own efforts were ESP instructors' primary professional support resource.

Professional developmentCareer challengeForeign language teaching+4
Ayşenur Külünk
TED University · Lisansüstü Programlar Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

The reflexive practice triplication model for English language teachers via video enhanced observation

This study represents an exploratory research in which the teacher/researcher aims to suggest a Reflexive Practice Triplication Model. This exploratory practice investigates the needs, strengths and weaknesses of EFL teachers, the puzzles teachers have in a language classroom, what to reflect upon in teaching, and how reflexive practice triplication affects teachers' professional development. The study also reveals the value of collaboration with colleagues through evaluation of their peers' teaching practices using critical peer-review checklist and providing feedback to others in focus group discussions for their practices. The study was conducted in 2018-2019 academic year at a private K-12 institution in Ankara. Participants were 8 secondary school teachers of English who were chosen on a voluntary basis. Triangulation technique was used to find out the effectiveness of the model. In this respect, critical reflective and reflexive report, critical peer-review and the researcher's observation diary were analysed with constant comparative method. Besides, the teacher/researcher studied how the participant teachers were engaged in the process and both qualitative and quantitative influence of the reflexive practice on the participant teachers were studied. The findings of the study suggested that the reflexive practice triplication model enabled teachers to identify their needs, strengths and weakness in teaching, to collaborate with their colleagues and to develop professionally. This study may be conducive to EFL teachers' professional development through the implications it offers.

Branch teachersProfessional developmentReflexive practice triplication mode+6
Ayça Aslan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın okul öncesi öğretmenleri ve çocukları üzerindeki etkisi

Araştırmanın amacı Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın; öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi, sesbilgisel farkındalık etkinliklerini uygulama düzeyleri ve çocukların sesbilgisel farkındalık becerileri üzerine etkisini incelemektir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu belirlemek için amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 34'ü deney, 33'ü kontrol grubu olmak üzere 67 çocuk ve deney grubunda 2, kontrol grubunda 2 olmak üzere 4 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Deney grubundaki öğretmenlere Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı uygulanmıştır. Program sürecinde altı eğitim oturumuna ek olarak, sesbilgisel farkındalık etkinlik uygulamalarında öğretmenlere koçluk yapılarak geri bildirimlerde bulunulmuştur. Öğretmenlere toplamda 5 saatlik bir eğitim verilmiştir ve yaklaşık 10 saat koçluk yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Öğretmen Sesbilgisel Farkındalık Bilgisi Ölçme Aracı ve sınıf içi uygulamaları değerlendirmek amacıyla ise Sesbilgisel Farkındalık Uygulama Kontrol Listesi kullanılmıştır. Çocuklardan elde edilecek veriler ise Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği (EÇDFDÖ) ile toplanmıştır. Çocukların ifade edici dil ve genel isimlendirme becerileri kontrol değişken olarak alınmış ve Erken Okuryazarlık Testi ile ölçülmüştür. Öğretmenlerden elde edilen veriler başarı yüzdesi hesaplanarak değerlendirilmiştir. Çocuklardan elde edilen veriler ise ANCOVA, bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda programın öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi ve buna yönelik etkinlikleri uygulama düzeylerini artırdığı görülmüştür. Bununla birlikte deney ve kontrol grubunda yer alan çocuklar arasında sesbilgisel farkındalık toplam puanları ve EÇDFDÖ'nün alt boyutları için anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bu bulgular sonucunda Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın etkililiği ortaya koyulmuştur.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıMesleki gelişme+5
Nurbanu Parpucu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Uygulamalı sınıf yönetimi eğitimi ve pedagojik dokümantasyon uygulamalarının okul öncesi eğitim öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Pedagojik Dokümantasyon Programının ve Uygulamalı Sınıf Yönetimi Eğitim Programının okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma amacı doğrultusunda nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemi tercih edilmiş ve ileri düzey desenlerden müdahale deseni kullanılarak öğretmenlerin sınıf yönetiminin farklı boyutlarındaki becerilerinde farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın nicel çalışma basamağında yarı deneysel desenlerden kontrol grupsuz ön test, son test yarı deneysel araştırma deseni, nitel çalışma basamağında ise çoklu durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Trabzon ilinde MEB'e bağlı resmi anaokulları ve anasınıflarında çalışan, 3 ayrı uygulama grubunda 2'şer öğretmen olmak üzere toplam 6 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan öğretmenler ile ön görüşme ve son görüşmeler, ön test, son test uygulamaları ve yarı yapılandırılmış sınıf içi gözlemler yapılmıştır. Nicel veriler için, Dinçer ve Akgün (2015) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Öğretmenleri için Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, Uygulamalı Sınıf Yönetimi Eğitiminin fiziksel düzenleme, plan-program etkinlikleri ve davranış yönetimi boyutlarında, Pedagojik dokümantasyon eğitiminin ise plan-program etkinlikleri, davranış yönetimi ve sınıf içi ilişkiler boyutlarında öğretmenlere önemli katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Uygulamalı Sınıf Yönetimi ve pedagojik dokümantasyon eğitiminin birlikte alınmasının ise öğretmenleri sınıf yönetiminin tüm boyutlarında desteklediği ortaya konmuştur.

Mesleki gelişmeOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+3
Merve Gangal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenleri için mesleki gelişim aracı olarak öğretmen portfolyosu kullanımı

Erken çocukluk eğitiminde mesleki gelişim, eğitim kalitesi için belirleyici bir unsurdur. Türkiye'de yürütülen mesleki gelişim faaliyetleri, çoğunlukla etkililikten uzak çalışmalardır ve okul temelli, işe gömülü ve öğretmenin aktif katılım sağladığı mesleki gelişim çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Öğretmen liderliğinde mesleki gelişim yaklaşımı, öğretmenlerin sınıflarına ilişkin olarak aldıkları kararlar doğrultusunda tasarlanan ve öğretmenlerin mesleki gelişim ihtiyaçlarına hitap eden öğretmen merkezli bir mesleki gelişim tasarımıdır. Öğretmen portfolyosu; öğretmen liderliğinde mesleki gelişim sürecinde öğretmenlerin; ihtiyaç analizi, dokümantasyon, yansıtma ve performanslarını değerlendirme fırsatı sunan bir mesleki gelişim aracıdır. Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin bir mesleki gelişim aracı olarak öğretmen portfolyosu kullanımlarını incelemek üzere; geliştirdikleri öğretmen portfolyolarının özelliklerini betimlemek ve öğretmen portfolyosunun okul öncesi öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine katkısını değerlendirmektir. Araştırmada; nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması benimsenmiş, çoklu durum çalışması desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitleme stratejisi ile belirlenen 9 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Veriler görüşme, gözlem ve doküman inceleme yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın uygulama sürecine rehberlik etmesi amacıyla Okul Öncesi Öğretmenleri İçin Mesleki Gelişim Çerçevesi geliştirilmiştir. Veri analizi için öncelikle durum analizi kapsamında içerik analizi gerçekleştirilmiş, ardından bireysel durum raporları oluşturulmuş ve son olarak çoklu durum analizine başvurulmuştur. Analiz için Evans'ın Mesleki Gelişim Kavramsal Modeli temel alınmıştır. Bulgular öğretmen portfolyosunun okul öncesi öğretmenleri için etkili bir mesleki gelişim aracı olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları, öğretmen niteliğini arttırmak üzere gerçekleştirilecek çalışmalar için çıkarımlar sunmaktadır.

Erken çocuk eğitimiMesleki gelişmeOkul öncesi eğitim+4
Ramle Gül Hazar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin mesleki öğrenmesi ile bazı bireysel ve örgütsel değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin mesleki öğrenmesi ile bazı bireysel ve örgütsel değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan nicel araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Kastamonu ilindeki kamu ilk ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan 810 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada; "Öğretmen Mesleki Öğrenme Ölçeği", "Öğretimsel Liderlik Ölçeği", "Okullarda Öğrenme İklimi Ölçeği", "Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği", "Öğretmen Coşkusu Ölçeği" ve "Mesleki Gelişime Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü ANOVA, Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı, hiyerarşik regresyon ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin mesleki öğrenme düzeyinin yüksek olduğu, en yüksek ortalamanın uygulama, en düşük ortalamanın bilgi tabanına ulaşma alt boyutuna ait olduğu belirlenmiştir. Bağımsız değişkenler bağlamında öğretmenlerin; coşku, öğrenme iklimi ve öz yeterlik algıları çok yüksek düzeyde, öğretim liderliği algıları ve mesleki gelişime yönelik tutumları ise yüksek düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki öğrenme etkinliklerine katılımlarının yansıtma boyutunda cinsiyete ve eğitim durumuna; uygulama boyutunda branşa ve öğretim kademesine; iş birliği boyutunda mesleki kıdeme göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı görülmüştür. Araştırmanın bağımsız değişkenleri ile öğretmen mesleki öğrenmesi ve alt boyutları arasında orta düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Araştırma bulguları, örgütsel ve bireysel değişkenlerin her birinin öğretmen mesleki öğrenmesinin pozitif yönde anlamlı birer yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Öğretmenlerin mesleki öğrenmesi üzerinde bireysel ve örgütsel değişkenlerin doğrudan, örgütsel değişkenlerin ayrıca dolaylı anlamlı etkilerinin olduğu saptanmıştır. Öğretmen mesleki öğrenmesini doğrudan etkileyen en önemli değişken öğretmen coşkusudur. Öğretim liderliği ve öğrenme ikliminin öğretmenlerin mesleki öğrenmesi üzerindeki dolaylı etkilerinin; bireysel değişkenler olarak gruplandırılan öz yeterlik, öğretmen coşkusu ve mesleki gelişime yönelik tutum aracılığıyla gerçekleştiği belirlenmiştir.

Mesleki coşkuMesleki gelişmeMesleki öğrenme+5
Gökhan Savaş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Pedagojik sistemler kuramına göre geliştirilen sürdürülebilir gelişme için öğretmen eğitimi programının yansımalarının incelenmesi

Bu araştırma, Pedagojik Sistemler Kuramı'nı (PSK) temel alarak geliştirilen Sürdürülebilirlik İçin Öğretmen Eğitimi Programı'nın okul öncesi öğretmenlerinin sürdürülebilirlik için dünya, birey ve toplum hakkındaki görüşlerine yansımaları ile sürdürülebilirlik üzerine bilgilerini ve eğitim uygulamalarını nasıl etkilediğini incelenmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara'nın çeşitli ilçelerindeki resmi anaokullarında görev yapan 10 okul öncesi öğretmeni ile yürütülen çalışma, iç içe gömülü karma yöntem araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri eğitim öncesi ve sonrasında gerçekleştirilen görüşme soruları, bilgi ve eğitim uygulamalarını değerlendirmeyi amaçlayan ölçekler ve öğretmenlerden elde edilen çeşitli dokümanlar (etkinlik planı, etkinlik videoları ve yansıtıcı günlükler) aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistik; nitel verilerin analizinde ise tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Tematik analizler MAXQDA 2020 yazılım programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonunda, programın sürdürülebilirlik bağlamında dünya, birey, toplum ve eğitim üzerine öğretmenlerin görüşlerinde olumlu yansımaları olduğu; programın katılımcı öğretmenlerin sürdürülebilirlik konusundaki bilgileri ve sürdürülebilirlik için eğitim etkinliklerini okul öncesi eğitim programıyla bütünleştirerek planlama ve uygulamaları üzerine olumlu yansımalarının olduğu; katılımcı öğretmenlerin eğitim memnuniyetlerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak, uygulanan Sürdürülebilirlik için Öğretmen Eğitimi Programı'nın ve uygulama sürecinin katılımcı öğretmenlere çok yönlü ve olumlu katkılar sağladığı görülmüştür.

Eğitim programlarıMesleki gelişmePedagoji+4
Yekta Koşan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretim elemanlarının görüşlerine göre ders denetiminde meslektaş rehberliği uygulamasının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı yükseköğretim kurumlarının Yabancı Diller Yüksekokulları'nda görev yapmakta olan İngilizce öğretim elemanlarının görüşlerine göre meslektaş rehberliği uygulamasının incelenmesidir. Meslektaş rehberliği, yurtdışında ve Türkiye'de mesleki gelişim aracı olarak giderek yaygınlaşmaya başlayan bir uygulamadır. Türkiye'de meslektaş rehberliği uygulamasına yönelik çalışmalar incelendiğinde, bu çalışmaların bir kısmının İngilizce öğretim görevlileri üzerinde yapıldığı görülmektedir. Ancak bu çalışmalar tek bir kurumdan seçilen az sayıda katılımcılarla gerçekleştirilen çalışmalardır. Bu nedenle meslektaş rehberliğini uygulamış olan veya uygulama hakkında bilgi sahibi olan farklı kurumlardaki İngilizce öğretim görevlilerinin meslektaş rehberliğine yönelik görüşlerinin belirlenmesinin ve araştırmanın farklı çalışma koşullarındaki daha geniş bir insan kitlesini kapsamasının daha gerçekçi sonuçlar ortaya çıkaracağı, alternatif bir denetim yaklaşımı olan meslektaş rehberliğinin üniversitelerde mesleki gelişim aracı olarak daha sistemli ve etkili bir şekilde uygulanmasını teşvik edeceği ve mesleki gelişime yönelik çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmanın yöntemi genel taramadır. Araştırmanın çalışma evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve İzmir Demokrasi Üniversitesi'nde görev yapan 392 İngilizce öğretim görevlisi oluşturmaktadır. İngilizce öğretim görevlilerinin meslektaş rehberliği uygulamasının olumlu ve olumsuz yönlerine yönelik algılarına ilişkin veriler, araştırmacının geliştirdiği ve Likert tipi beşli derecelendirme ölçeğine göre hazırlanan "Meslektaş Rehberliği Anketi" ile elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde; İngilizce öğretim görevlilerinin algılarının düzeyini anlamak üzere aritmetik ortalama ve standart sapma tekniklerine başvurulmuştur. Ayrıca aritmetik ortalamalar arasında değişkenler açısından fark olup olmadığını anlamak üzere t testi ve tek yönlü varyans analizi işlemleri kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgular şunlardır: 1- İngilizce öğretim görevlilerinin meslektaş rehberliği uygulamasının olumlu yönlerine ilişkin algıları "Katılıyorum" düzeyinde iken meslektaş rehberliğinin olumsuz yönlerine ilişkin algıları "Kısmen Katılıyorum" düzeyindedir. 2- İngilizce öğretim görevlilerinin meslektaş rehberliğinin olumlu yönlerine ilişkin algıları arasında "cinsiyet", "mezun olunan bölüm", "kıdem" ve "eğitim durumuna" göre anlamlı farklılık yoktur. 3- İngilizce öğretim görevlilerinin meslektaş rehberliğinin olumsuz yönlerine ilişkin algıları arasında "cinsiyet", "mezun olunan bölüm", "kıdem" ve "eğitim durumuna göre anlamlı farklılık yoktur. 4- İngilizce öğretim görevlilerinin meslektaş rehberliğinin olumlu yönlerine ilişkin algıları ile olumsuz yönlerine ilişkin algıları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın bulguları doğrultusunda, meslektaş rehberliği uygulamasının üniversitelerde sadece İngilizce öğretim görevlileri tarafından değil tüm fakültelerdeki öğretim görevlileri tarafından mesleki gelişim amacıyla daha sistematik bir şekilde uygulanması tavsiye edilmiştir. Ayrıca meslektaş rehberliğinin daha etkili bir şekilde uygulanması amacıyla meslektaş rehberliği süreci boyunca edinilen bilgilerin gizli kalması, öğretim görevlilerine birlikte çalışacakları meslektaşlarını seçme özgürlüğünün verilmesi, geribildirim ve gözlem konularında eğitim alınması ve öğretim elemanlarının ders programlarının bu uygulamaya vakit ayırabilecekleri şekilde ayarlanması önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: Ders Denetimi, Mesleki Gelişim, Meslektaş Rehberliği, İngilizce Öğretim Görevlileri

DenetimDers denetimiMesleki gelişme+6
İclal Karataş
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimde mesleki gelişim aracı olarak öğretmen araştırmasının kullanımı ve sürdürülebilirliğinin incelenmesi

Bu çalışmada, mesleki gelişimde bireysel ve kurumsal düzeylerde yaygınlaştırılmasının önündeki engellerin aşılabilmesine yönelik bulgulara ulaşmak üzere, öğretmen araştırmasının kullanımını ve sürdürülebilirliğini sağlayan faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla bir devlet üniversitesinde görev yapan 33 İngilizce okutmanı ile bir karma yöntem durum çalışması yürütülmüştür. Farklı alt sorular için derinlemesine veri sağlamak amacıyla dört farklı çalışma grubundan veritoplanmıştır. Böylece maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyleöğretmen araştırması deneyimi olanveolmayan okutmanları içeren nispeten büyük bir grupla (n=33) çalışmaya başlanmış, daha sonra öğretmen araştırması için motive edici-caydırcı etmenlerin/ gerekli şartların belirlenmesi amacıyla aykırı durum örnekleme yöntemiyle ikinci bir çalışma grubuna (n=10), sonrasında öğretmen araştırması yürütmüş okutmanların deneyimleriyle ilgili ayrıntılı verilere ulaşmak amacıyla homojen örnekleme yöntemiyle üçüncü bir çalışma grubuna (n=7), son olarak, öğretmen araştırmasının sürdürülebilir etkilerini vesüreçte etkili olan faktörleri belirlemek amacıyla, ölçüt örnekleme yöntemiyle son bir çalışma grubuna (n=4) ulaşılmıştır. Veri toplama araçları, kapalı ve açık uçlu sorulardan oluşan anketler ve yarı yapılandırılmış görüşme formlarıdır. Nitel veriler içerik analiziyle, nicel veriler frekans analiziyle çözümlenmiştir. Okutmanlarınöğretmen araştırması yürütmeme nedenlerinin (1) çalışma ortamına (kurumsal politikalar, okuldaki araştırma kültürünü destekleyen yapılar ve kurumun sınırlı kaynaklarıyla ilgili etmenler), (2)katılımcıların öğretmen araştırmasıyla ilgili farkındalık, inanç ve bilgi ve becerisiyle ilgili etmenlereve (3) ekonomik nedenlere bağlı olduğu tespit edilmiş ve zaman sıkıntısının oluşmasında da birlikte rol oynadıkları sonucuna varılmıştır. Katılımcıların öğretmen araştırması yapma kararlarında etkili olan faktörlerin (1) bireysel özelliklere (mesleki gelişim ihtiyacı hissetme, tehdit altında hissetmeme, öğretmen araştırmasının potansiyelinin farkında olma ve akademik hedefler), (2) proje özelliklerine (araştırma yapma ve konu seçiminde özerk olma, proje odağının mesleki hedef, bağlam ya da karşılaşılan bir sorun ile alakalı olması), ve (3) bağlamda bulunan teşvik edici birtakım özelliklere (uzman desteği ve kurumda daha önce öğretmen araştırması yapmış, yüksek lisans ve doktora çalışmalarına devam eden meslektaşlar bulunması) bağlı olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar üzerindeöğretmen araştırmalarınınetkilerinin azımsanmayacak düzeyde olduğu ve geçen dört yıllık süreye rağmen etkilerin (mesleki özyeterlik algısında artış, alanyazın ile daha içli dışlı olma ve mesleki motivasyon artışı) sürdüğü sonucuna varılmış, dolayısıyla bu etkiler sayesinde yeni bağlamlarda öğrenci başarısına olumlu katkılarının olduğu yönünde bulgulara ulaşılmıştır.Mesleki gelişim ihtiyacı hissetmeme ve öğretmen araştırması yürütme ile ilgili olumsuz deneyimler,yeni öğretmen araştırması projeleri için motivasyon azaltıcı etkiye sahipken; mesleki gelişimle ilgili olumlu tutumun, bu konuda ihtiyaç hissetmenin ve öğretmen araştırmasıyla ilgili olumlu deneyimlerin (sürecin sonunda yaşanılan başarı duygusu ve öğrenci başarısındaki olumlu değişimler) yeni projeler için okutmanları motive edici olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma ortamıyla ilgili durumlardan (1) yeterli zaman olmaması, (2) yönetimde mesleki gelişim ile ilgili bir beklentinin bulunmaması ve (3) kurumsal destek ve teşvikte yetersizlik caydırıcı özellikler arasındadır.Projenin kurumsalbağlam odaklı olması, mesleki hedef ve sınıf içi sorunlarla ilgili somut çıktılar sunma potansiyeli taşıması ve sonuçların meslektaşlarla paylaşılabilmeside motive edici özellikler arasında yer almaktadır.Genel olarak öğretmen araştırmasının faydalı ve değerli bir mesleki gelişim etkinliği şeklindedeğerlendirildiği sonucuna varılmıştır. Öğretmen araştırması için gerekli şartların kişisel ilgi ve ihtiyaçtan doğan içsel bir motivasyon, kurumsal teşvik ve destek, zaman ve araştırma yürütme konusunda bilgi ve beceri olduğu sonucuna varılmış; bu konularda iyileştirmeler sağlayacak öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Mesleki gelişimde öğretmen araştırması, öğretmen araştırması kullanımı, öğretmen araştırmasının sürdürülebilirliği.

Alan araştırmasıAraştırma davranışıAraştırmacı öğretmen+3
Vildan Sakarkaya
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim stratejileri ve akademisyenlik mesleğinin değişimi: Sosyal bilimler örneği

Çalışma, Humboldt tipi üniversiteden, Amerikan modeli üniversiteye geçişte, akademik emek sürecinde yaşanan değişimler sonucunda, akademisyenlerin proleterleşme eğilimi gösterip göstermediklerini sorgulamaktadır. Kapitalizmin neoliberal ideolojisi çerçevesinde, yükseköğretim metalaşırken, küresel bir yükseköğretim piyasası ortaya çıkmaktadır. Bu sürecin ülkemizdeki yansımaları, 1981 yılında YÖK'ün kuruluşu ile varlık kazanan vakıf üniversiteleri ile birlikte devlet üniversitelerinde yeni kamu yönetimi anlayışının işlerlik kazanması temelinde ortaya çıkmaktadır. Bu gelişmeler ışığında Türkiye'de akademik emek sürecinde yaşanan değişimleri, akademisyenler temelinde açıklama ve anlama çabasına yönelik olarak, İstanbul ve İzmir illerinde, A,B,C ve D tipi olarak analiz edilen 17 farklı devlet ve vakıf üniversitesinde çalışmakta olan 28 öğretim üyesi ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, iki temel akademik faaliyet olan ders verme ve araştırma sürecinde, bir emek potansiyeli olan emek gücünün emeğe dönüşümünde izlenilen verimlilik stratejileri temelinde örgütlenmekte olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin, dış ve iç emek piyasası yoluyla; derslerin ve araştırma sürecinin standartlaştırılması; akademik emek sürecinde tasarım ve uygulamanın birbirinden ayrılması; performans denetimi; teknolojik denetim; akademik teşvik gibi ödül mekanizmaları ile yoluyla kontrol altına alınılmaya çalışıldığı belirlenmiştir. Bu çerçevede akademik işin artan bir şekilde güvencesizleştiği, akademik emeğin yeri doldurulabilir parçalara indirgendiği ve değersizleştiği ortaya koyulmuştur. Mesleğe girişin ALES ve yabancı dil sınavı gibi sınavlar yoluyla standartlaştırıldığı, akademik emeğin vasıflarının, Power Point, veri analiz programları gibi teknolojik gelişmelere bağımlı bir hale geldiği ve böylelikle vasıf kaybının söz konusu olduğu görülmüştür. Kontrole karşı ortaya çıkan karşı koyma örüntülerinden sendikalaşma şeklindeki örgütlü kolektif karşı koyma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmış olması söz konusudur. Bu temelde araştırma kapsamında akademik emeğin proleterleşme eğilimi gösterdiği belirlenmiştir.

AkademisyenlerEmek süreciMesleki gelişme+7
Selin Atalay
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Small-scale industry matters: Industrialization and occupational structure in Turkey between 1927 and 1945

This study aims to evaluate the significance of the small-scale manufacturing in Turkey's history of industrialization both quantitatively and qualitatively by using the occupational data and the secondary sources. In Anatolia, there is much evidence on the existence and importance of small-scale producers throughout the nineteenth and twentieth centuries. However, the studies that handle this evidence is usually far from being comprehensive or systematic. On the other hand, there is a considerable amount of valuable information in demographic records, especially in national censuses. This can be analyzed in the context of economic history. Including this dataset in historical analyses and arguing on the relative significance of the small-scale industry constitutes the two main bases of this study. By doing this, it is aimed to reach a long-term, geographical and computational understanding on the nature of industrial production in Turkey. The weaving and clothing industries are two of the most specific examples as they were the pioneer branches of industry. In the international economic history literature, especially regarding weaving and clothing, there are various accounts that examine the innate coexistence of handwork and factory production. The notion of industry does not necessarily refer to a mechanized production; that is, in the context of Turkey, etatist industrialization. It is a necessity to look beyond factory production. This study combines this way of thinking with the available occupational data for the early periods of Republican Turkey. Keeping in mind that this should be done in longer periods, the results show that in certain provinces of western, central and eastern Anatolia, the concentration of weaving and clothing population cannot be explained with a simple scheme of modern industrialization. Further, as the most striking case, Denizli is examined more closely. It is seen that the industrial production pattern of this area was determined by strong local elements such as geography and production culture.

First five-year industry planEconomic historyIndustrialization+4
Berkay Küçükbaşlar
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin mesleki gelişim öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin (DKAB) mesleki gelişim öz yeterliklerini incelemektir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında Nevşehir ve Şanlıurfa illerinde bulunan ve MEB'e bağlı okullarda görev yapan 203 DKAB öğretmeni oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan betimsel tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Yenen ve Kılınç (2021) taraflarından geliştirilen ''Öğretmenlerin Mesleki Gelişim Öz Yeterlikleri Ölçeği'' kullanılmıştır. Geliştirilen ölçeğin faktör yük değerleri .46 ile .85 arasında değişirken, madde test korelasyon değerleri .44 ile .77 arasında değişmektedir. Faktörler; "öğretimsel gelişim", "kurumsal gelişim", "kişisel gelişim" ve "alansal gelişim" olarak isimlendirilmiştir. Ölçek 5'li likert tipinde '' Hiç katılmıyorum, katılmıyorum, kısmen katılıyorum, katılıyorum ve tamamen katılıyorum'' formatında hazırlanmıştır. Araştırmanın Kaiser-Meyer-Olkin ve Bartlett testi yapılarak KMO değeri 0,833 ve Cronbach Alpha değeri α =,803 olduğu tespit edilmiştir. Bartlett sonucu ise χ2= 1809,192 olduğu görülmüştür. Elde edilen nicel veriler IBM SPSS Statics 26 paket programından yararlanılarak ve frekans (f) ve yüzde (%) değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Ayrıca ölçekten elde edilen verilerin yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, mesleki deneyim, görev yaptığı okul türüne göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda DKAB öğretmenlerinin mesleki gelişim öz yeterlilik algılarının orta düzeyde yer aldığı görülmüştür. DKAB öğretmenlerinin cinsiyet değişkenine göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında erkek ve kadın öğretmenler arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin görev yaptığı okul türüne göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında devlet okulu ve özel okullar arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farklılığın özel okullarda görev yapan öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin yaşlarına göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında 21-30 yaş grubundaki DKAB öğretmenleri ile 41-50 yaş grubu öğretmenler arasında anlamlı derecede bir farklılık olduğu bununda 21-30 yaş grubu öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin öğrenim durumlarına göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında doktora mezunu öğretmenler ile lisans ve yüksek lisans mezunu öğretmenler arasında anlamlı bir farklılık olduğu yine Yüksek lisans mezunu öğretmenler ile lisans mezunu öğretmenler arasında da anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farklılıkların doktora mezunu öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. DKAB öğretmenlerinin mesleki deneyimlerine göre mesleki gelişimlerine yönelik öz yeterliliklerine bakıldığında 21 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahip DKAB öğretmenleri ile 11-15 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenler, 5-10 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenler ve 1-5 yıl mesleki deneyime sahip öğretmenler arasında anlamlı derecede bir farklılık olduğu ve bu farklılığın 21 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahip öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Din kültürü ve ahlak bilgisi, mesleki gelişim, öz yeterlik, öğretmen.

Branş öğretmenleriDin eğitimiDin kültürü ve ahlak bilgisi dersi+5
Muhammed Durmaz
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Meslektaş koçluğunun dijital öykülemeye dayalı öğretim uygulamalarına yansımaları

Meslektaş koçluğu, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinde iş birlikli öğrenmeyi temele alarak öğretmenlere meslek hayatları boyunca onları yalnız bırakmayacak bir öğretmen arkadaşın varlığını hissettiren mesleki öğrenme topluluğu yaklaşımlarından birisidir. Meslektaş koçluğu genellikle iki öğretmen arasında karşılıklı bilgilerin aktarıldığı ve deneyimlerin paylaşıldığı öğretmenlerin öğretimlerinin bazı yönlerini geliştirmelerine yardımcı olmak için iş birliği yaptığı bir yaklaşımdır. Bu araştırmada meslektaş koçluğu yardımıyla öğretmenlerin daha önce bilmedikleri bir yöntemi birlikte araştırarak öğrenmeleri ve sınıflarında bu yöntemi kullanarak birbirlerini gözlemlemeleri planlanmıştır. Öğretmenlerin öğretim sürecinde teknolojiden faydalanarak dijital öyküleme yöntemini kullanmalarının öğrenci öğrenmelerini olumlu yönde etkileyebileceği düşüncesinden hareketle, bu araştırma ile meslektaş koçluğunun dijital öykü yöntemini temel alan bir dersin planlanma ve uygulama sürecine etkilerini belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırmada bu amaç doğrultusunda nitel araştırmalarda kullanılan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi kullanılarak bir devlet ortaokulunda görev yapan biri fen bilimleri diğeri matematik öğretmeni çalışmanın katılımcıları olarak belirlenmiştir. Araştırmada katılımcıların birbirlerine koçluk yaparak geçirecekleri 8 haftalık bir uygulama gerçekleştirilmiştir. 8 hafta boyunca toplamda 12 oturum halinde gerçekleşen meslektaş koçluğu süresince öğretmenlerden seçtikleri konuya ilişkin dijital öyküleri ve bu öyküleri kullanacakları derslere ait ders planlarını birlikte hazırlamaları beklenmiştir. Geliştirdikleri dijital öykülerini hazırladıkları ders planına uygun bir şekilde sınıfta sunan öğretmenler birbirlerinin derslerini gözlemlemişlerdir. Bu uygulamalarda kullanılan veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formları, toplantı yansıtma formu, toplantı gözlem formu, ders gözlem formu ve araştırmacı tarafından uyarlanan ders planı puanlama anahtarı ve dijital öykü değerlendirme formudur. Toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiş; ulaşılan kod ve kategoriler tablolaştırılıp alıntılarla desteklenerek açıklanmıştır. Elde edilen bulgular araştırmanın alt problemleri temel alınarak düzenlenip sunulmuştur. Araştırma sonucunda meslektaş koçluğu uygulamasının dijital öykü yöntemini temel alan bir dersin planlanma ve uygulama sürecine olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. Öğretmenler meslektaş koçluğu sürecini yaşamaktan memnun olduklarını, bu sürecin mesleki gelişimlerine katkı sağladığını ifade etmiştir. Bunların yanında meslektaş koçluğu uygulamalarında zaman ve mekân ayarlaması ile ilgili zorlukların yaşandığı ve ders gözlemleri sonucunda öğretmenlerin aralarında oluşan güçlü bağ nedeniyle birbirlerine olumsuz dönüt vermekten kaçınma eğilimi gösterdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Son olarak yapılan çalışma çerçevesinde araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Dijital öykülemeKoçlukMesleki gelişme+7
Mustafa Emrullah Akbaba
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring K-12 level Turkish EFL teachers' well-being before, amidst, and post COVID-19

Investigating EFL teachers' well-being from the lens of Positive Psychology (PP) has been a recent take in the literature. However, EFL teachers' post-COVID-19 well-being continues to be an unreviewed area. In the study, the effects of institutional PD support and resilience on 302 K-12 level Turkish EFL teachers' well-being were examined quantitatively with survey design technique. As part of the online questionnaire, the PERMA Profiler was used to measure participant EFL teachers' pre-, during, and post-COVID-19 well-being levels with repeated measures. The questionnaire also included scales that measured perceived institutional PD support provided for EFL teachers, teacher resilience, and certain demographic factors. The relationships between the internal latent variable of well-being and the external latent variables were examined by Partial Least Squares Structural Equation Modeling (PLS-SEM). Composite reliability and AVE values were calculated for the internal consistency of the scales, and the Fornell-Larcker criterion and HTMT statistics were used to enable discriminant validity. The findings of the study indicated a significant relationship between institutional PD support and well-being through resilience Although resilience significantly correlated with well-being at all times, institutional PD support only correlated with well-being in the post-COVID-19 period. Relationship was the only well-being sub-pillar that failed to correlate with institutional PD support after COVID-19. Participants were reported to be experiencing the lingering effects of the pandemic on their well-beings. Lastly, mid-career seniority and not catching COVID-19 as demographic factors significantly correlated with higher well-being levels in EFL teachers.

Branch teachersCOVID 19Resistance+6
Burcu Gül
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects