Metaphor
169 theses under this subject heading
TBMM'de bir terör örgütünün metaforik yeniden-kimliklendirilmesi: FETÖ/PDY örneği
Bu tez çalışması, bir terör örgütü olarak FETÖ/PDY'nin Türkiye'nin yasama organı ve milletvekilleri tarafından, 2011 ile 2018 tarihleri arasında nasıl bir yeniden-kimliklendirilme sürecine tabi tutulduğunu anlamaya çalışmaktadır. Bu amaçla tezde, söz konusu dönemdeki meclis konuşmaları, metafor analizi aracılığıyla incelenmiştir. Terör örgütlerine yönelik kullanılan metaforların Türkiye özelindeki bir yansımasını sunmayı amaçlayan bu çalışmada, ilk olarak örgütün tarihsel süreç içerisinde kendi kimliğini ne şekilde inşa ettiği gösterilmiştir. Devamında ise örgütün en çok gündemde olduğu ve ulusal düzeyde bir tehdit olarak ortaya çıktığı dönemlerde kamuoyuna hangi metaforlar aracılığıyla yeniden-sunulduğu incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda örgütün, "FETÖ/PDY mesiyanik bir terör örgütüdür", "FETÖ/PDY devletin kurumlarına sızan bir illegal yapılanmadır", "FETÖ/PDY varoluşsal bir tehdittir" ve "FETÖ/PDY dış devletlerin Türkiye'ye yönelik kullandığı bir araçtır" şeklindeki dört temel metafor üzerinden bir yeniden-kimliklendirilmeye tabi tutulduğu öne sürülmüştür.
Halil Fevzi Efendi'nin el-Hâşiyetü'l-Cedîde adlı eseri
Bu çalışmada Filibeli Halil Fevzi Efendi (ö. 1300/1883)'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde 'alâ Şerhi 'İsâmi'l-ferîde isimli eseri incelenmektedir. Eserin konusu istiâredir. el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn el-İsferâyînî (ö. 945/1538)'ye ait Şerhu Ferâ'idi'l-fevâʾid li-tahkîki me'âni'l-isti'ârât üzerine yapılmıştır. Söz konusu bu şerh Ebu'l-Kâsım es-Semerkandî (ö. 888/1483)'nin er-Risâletü'l-ferîde üzerine telif edilmiştir. Çalışma; bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu ve önemi, nedeni ve amacı, kapsam ve yöntemi, kaynak değerlendirmesi ve karşılaşılan güçlükler ile haşiye ve belagat konularında bilgiler verildi. Birinci bölümde temel eser er-Risâletü'l-ferîde'nin müellifi es-Semerkandî ile bunun şerhini yapan el-İsferâyînî'nin hayatları incelenmiştir. Ardından Filibeli Halil Fevzî Efendi'nin hayatı, eserleri ve ilmi şahsiyeti hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. İkinci bölümde; el-Hâşiyetü'l-cedîde'nin te'lif nedeni ve kaynakları, üslûbu ve metodu, Ikd I-II-III olarak isimlendirilen ana başlıklardaki konular incelendi. Üçüncü bölümde ise; vaz'ı kasdi ve mevdu-u leh, fiil ve harflerde istiâre, ism-i cins, alem-i şahs, müştak ve mastarlarda istiâre, mecâz'da istiâre, istiâre-i mekniyye, istiâre-i temsiliyye ve terşih konularında Filibeli'nin itiraz ve görüşlerine yer verildi. Çalışmanın sonuna er-Risâletü'l-ferîde'nin tercümesi ile Filibeli hakkında bazı arşiv belgeleri eklendi. Filibeli'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde adlı bu çalışmasının, İsferâyînî'nin şerhi üzerine yazılan hâşiyeler içerisinde en çok dikkat çeken ve rağbet gören bir çalışma olduğunu söylenebilir. Söz konusu bu hâşiye iki ciltten oluşmakta; "Ikd" adı verilen üç ana başlık üzerinde kurgulanmaktadır. Her bir ıkd, "feride" isimli alt başlıklara ayrılmaktadır. XIX. yy.'da yazılan el-Hâşiyetü'l-Cedîde, istiâre konusunun ayrıntılı olarak incelendiği, tartışmalı bir üslupla aktarıldığı, konuyla ilgili farklı bilgiler çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir. Filibeli kanaatlerini, belâgat başta olmak üzere sarf-nahiv, mantık, kelam ve felsefe konularıyla desteklediği kanısı oluşmuştur. Araştırma sürecinde tespit edilen özellikler dikkate alındığında söz konusu haşiyenin XIX. yy. da belâgat alanında yapılan en kapsamlı ve özgün bir çalışma olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Belâgat, istiâre, Filibeli Halil Fevzi, el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn İsferâyînî, Ebu'l-Kâsım Semerkandî.
Metaphors of literary genres: A study on perceptions of learners
The perception of language has been studied in various aspects up to now whereas the perception of literature is still a less researched area. Therefore, the amount of qualitative research on perception of literature needs to be increased. The present study aims to fill this gap by exploring students? perception with respect to the concept of literary genres through the use of metaphor as they reflect the way we perceive the world and shape our professional ideas and attitudes. In addition, the study investigates whether there is a difference in perceptions of junior and senior learners in regard to their perceptions of literary genres. It also searches into the difficulties learners claim to experience while reading literary genres.The study consists of 58 first and 43 fourth graders of ELL students of İstanbul University. The data were collected with semi-structured interviews, multiple-choice questionnaires and metaphor elicitation papers The metaphors of literary genres exhibited positive and negative perceptions of the learners. The Ring, Narnia, concentre detergent, veritaserum and pomegranate are some of the unique positive metaphors of the learners. Some metaphors seem to be negative such as Pandora?s box, dark hole, ivy and labyrinth. KEY WORDS: 1. Perception of Literature 2. Literary Genres 3. Metaphorical Perceptions 4. Conceptual Metaphors
Mimari özellikleri farklı ilk ve ortaokullardaki öğrenci ve öğretmenlerin okullarının bina ve bahçeleri hakkındaki görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmada mimari özellikleri farklı okullarda ki öğrenci ve öğretmenlerin okul binaları ve bahçeleri ile ilgili görüşleri araştırılmıştır. Araştırma İstanbul ilinde bulunan mimari özellikleri farklı olan üç ilkokullda 47 öğretmen ve 240 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Gerekli izinler alındıktan sonra alt düzeyde, orta düzeyde ve üst düzeyde olmak üzere üç okul seçilmiştir. Seçilen bu okullarda bulunan öğrenci ve öğretmenlere anket çalışması yapılmıştır ve bazılarıyla da görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, düşük düzey mimari özelliklere sahip okullarda 40 şube, 2 okul öncesi sınıfı, 38 ilkokul sınıfı, 4216 okul mevcudunun olduğu bildirilmiştir. Okulda kütüphane, yemekhane ve spor salonu bulunmamaktadır. 5 idareci odası, 1 özel eğitim sınıfının olduğu, fakat rehberlik odasının bulunmadığı belirtilmiştir. Kantinde okulun bahçesinde büfe şeklinde bulunmaktadır. Sınıflarda donanımın eksik olduğu, bazı sınıfların kendi imkanları ile projeksiyon aldığı bildirilmiştir. Tahtalarının eski ve tebeşirli olduğu, sıraların yetersiz olduğu, koridorların küçük ve temiz olmadığı, havalandırmanın yetersiz olduğu belirtilmiştir. Okul bahçesinde de oyun alanlarının, yeşil alanların olmadığı, temizliğin yetersiz olduğu, okul bahçe duvarlarının çok yüksek olduğu belirlenmiştir. Orta düzey mimari özelliklere sahip okullarda 12 şube ve 230 kişinin bulunduğu belirlenmiştir. Okullarda müzik sınıfı, spor salonu ve konferans salonu bulunmaktadır. Sınıflarda projeksiyon, internet, laptop bulunmaktadır. Koridorlar geniş ve aydınlatması yeterlidir. Panolar yeterlidir ve güncel durumdadır. Öğretmenler odası yeterli genişlikte bulunmaktadır ve televizyon ile bilgisayar bulunmaktadır. Taekwon-do, jimnastik, basketbol, voleybol ve futbol için kullanışlı salonlar, müzik odaları vardır. Kütüphanesi bulunmaktadır. Tuvaletler temiz ve her katta bulunmaktadır. Okul bahçesinde oyun alanları bulunmaktadır ve yeterli genişliğe sahiptir. Yeşil alanlar yeterli seviyede bulunmaktadır ve okul bahçelerinde gerekli olan temizliğin yapıldığı belirlenmiştir. Yüksek düzey mimari özelliklere sahip okullarda 36 derslik ve 806 kişi bulunmaktadır. Okulda revir, kütüphane, yemekhane, spor salonu, kantin, çay ocağı, 2 tane rehberlik servisi ve 40 bilgisayarın olduğu bilgisayar sınıfı bulunmaktadır. Koridorlar ve merdivenler geniştir, kütüphane vardır, tuvaletler temiz durumdadır, okulda yemekhane bulunmaktadır. Okul bahçesinde oyun alanları ve yeşil alanlar yeterli seviyede, temiz durumda ve çevre düzeni vardır. Araştırma sonuçlarına göre okullarda eksik olan bölümlerin ve malzemelerin Milli Eğitim bakanlığına bildirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği belirlenmiştir. Binaların yapımında gerekli mimari özelliklerinin olması gerektiği, okulun renginin öğrenciler ve öğretmenler tarafından belirlenmesi, sınıfların ve çevre düzeninin öğretmenler ve öğrencilerin fikirleri alınarak yapılması gerektiği önerilmektedir.
Özel yetenekli öğrencilerin "Mutluluk" kavramına ilişkin metaforik algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı özel yetenekli öğrencilerin mutluluk kavramına ilişkin metaforik algılarının incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklemi, Özel Yetenekli olarak tanılanmış 6, 7 ve 8. Sınıfa devam eden 157 öğrencilerden oluşmaktadır. Verilerin elde edilmesinde, Metaforik Algı Formu ve Kelime İlişkilendirme kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde Kesme Noktası tekniği ile birlikte nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, Özel Yeteneklilerin mutluluk kavramına ilişkin metaforik algılarının sınıf seviyesi ve aile gelir düzeyi arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özel yetenekli öğrencilerin Kelime İlişkilendirme Testinde sayıca en fazla yazdıkları kelime sırasıyla; aile (27), tatil (21), yemek (21), ders (19), çikolata (18) olarak belirlenmiştir. En fazla kelime yazdıkları anahtar kavram ise "eğlence/hobi" olarak tespit edilmiştir. Özel Yeteneklilerin en fazla metafor ürettikleri kategoriler sırasıyla; fayda sağlayan olarak mutluluk (21), durağan olmayan bir duygu olarak mutluluk (10), bir macera olarak mutluluk (10), çok erken tüketilen olarak mutluluk (8)… belirlenmiş olup araştırmanın bulguları literatür taraması çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Özel Yetenek, Özel Yetenekli Öğrenci, Mutluluk, Metafor, Mutluluk metaforları,
Hatay iline yönelik gastronomi imaj algısının metafor yoluyla incelenmesi: Gastronomi eğitimi alan öğrenciler üzerine bir araştırma
Gastronomi bölümü öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen tez çalışmasında öğrencilerin Hatay iline yönelik gastronomi imaj algılarının metafor yöntemi ile tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle literatür taraması yapılmış, gastronomi, gastronomi imajı, Hatay gastronomisi ve metafor kavramı konuları incelenmiştir. Uygulama aşamasında, öğrencilerin algısını ölçmek amacıyla yarı yapılandırılmış bir form geliştirilmiştir. Öğrencilerin Hatay yemeklerine yönelik metaforik algılarını belirleyebilmek için "Hatay gastronomisi/mutfağı…benzer. Çünkü…" biçiminde açık uçlu bir soru sorulmuş ve formda bulunan boşlukları sebepleriyle birlikte doldurmaları istenmiştir. Araştırma verileri 2022 yılı Mart-Nisan ayları arasında toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Hatay ilinde bulunan İskenderun Teknik Üniversitesi ile Mustafa Kemal Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü lisans öğrencilerini kapsayan, 138 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma bulgularından hareketle tüm katılımcıların (138) metafor ürettiği görülmüştür. Söz konusu metaforlar, iki nitel araştırma uzmanının görüşü alınarak 3 temel kategoride sınıflandırılmıştır. Öğrenciler, Hatay mutfağına yönelik en fazla "gökkuşağı, baharatçı ve deniz" metaforlarını üretmişlerdir. Olumsuz olarak üretilen metaforlardan bazıları ise "atık yağ, seyyar esnaf, balon" metaforları olmuştur. Sonuçta öğrencilerin Hatay gastronomisi/mutfağına yönelik algılarının yüksek düzeyde, olumlu olduğu tespit edilmiş ve olumsuz olarak üretilen metaforlara sonuç bölümünde öneriler geliştirilmiştir. Bu önerilerden hareketle öğrencilerin ve toplumun bilinçlendirilebileceği düşünülmektedir.
Metaforik hikayelerle yapılandırılmış maneviyat temelli psiko-eğitim çalışmasının lise öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı metaforik hikayelerle yapılandırılmış maneviyat temelli psiko-eğitim çalışmasının lise öğrencilerinin psikolojik iyi oluşlarına etkisinin incelenmesidir. Bu araştırma, maneviyat ve psikolojik iyi oluş arasında ki ilişkiyi deneysel olarak inceleyen Türkiye'de ki ender çalışmalardan biridir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Özel Bir Anadolu Lisede eğitim gören 9., 10, 11, ve 12. sınıf öğrencileri ile çalışılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubunda 11 erkek 13 kız olmak üzere toplam 24 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada öntest, sontest ve izleme teslerinden oluşan deney ve kontrol gruplarından oluşan deneysel bir araştırmadır. Katılımcıların psikolojik iyi oluş düzeylerini ölçmek için Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada deney gruba ile çevrimiçi 6 haftalık psiko-eğitim çalışması ile haftada bir kez olacak şekilde oturumlar yapılmış ve iki ay sonra izleme testi ile birlikte veri toplama işlemi tamamlanmıştır. Verilerinin analizinde parametrik olmayan istatistikler kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 15.0 istatistik programı kullanılarak, hipotezlerin sınanması Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda deney grubunda katılımcıların son testinde ön test puanlarına göre Psikolojik İyi Oluş düzeylerinin anlamlı düzeyde artığı bulunmuştur. Sontest ölçümünden 2 ay sonra katılımcılara izleme testi yapılmış ve deney grubunda maneviyat temelli psiko-eğitim çalışmasının etkisinin katılıcılarda etkisinin devam ettiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak maneviyat temelli psiko-eğitim çalışmasının, psikolojik iyi oluşa anlamlı düzeyde pozitif katkısı ve sürdürülebilir bir etkisi olduğu gösterilmiştir. Covid-19 salgının küresel krizine rağmen, maneviyatın bireylerin psikolojik açıdan güçlü kalmalarını sağladıkları gözlemlenmiştir. Bunun yanında metaforik hikayelerin psiko-eğitim çalışmalarında kullanımının verimliliği ortaya konulmuştur. Böylece bu çeşit bir metodun psikolojik danışmanlar tarafından uygulanacak psiko eğitim ve psikolojik danışma oturumlarında kullanabileceği gösterilmiştir.
Sanatta bir bakış, bir oluş ve bir eyleyiş mekanı olarak pencere metaforu
İzleyicinin bakışını sınırlayan pencere, onun bilindik dünyasındaki kısıtlanmış özgürlüğü ve mahremiyeti sembolize eder. Burada kullanılan kısıtlama terimi negatif bir söylemden çok pozitif bir söylemi destekler. Tıpkı gözün geniş açısının kısıtlı-sınırlı netliğinin görme eylemini ortaya çıkarması gibi pencere de görülmesi gerekeni izleyiciye sunar, fokal bir mercek görevi görür. Sanatçı pencere metaforu ile izleyicini bakışını toplumsal olaylara veya kendisine çevirir ve bilgiyi sunar. Modernizmin özelliklerinden olan; varlık, merkezleme, metafor kullanımı, biçim, mesafe, sınır gibi özelliklerinden bir çoğunu kendisinde barındıran pencere metaforu, sanatçıların çalışmalarında postmodernist bir bakış açısıyla göçebeliğe, yersizliğe, özgürlük ve mahremiyet ihlallerine göndermelerde bulunur. Bakış açısını tek bir noktadan, bir çok noktaya, tek bir doğrudan bir çok doğruya yönlendirir.
Tasarımda görsel metafor ve metonimi: Yossi Lemel afişlerinin göstergebilimsel analizi
Göstergebilim, bir diğer adıyla semiyotik, göstergeleri inceleyen, anlamlandıran ve kendi içinde sınıflandıran bir bilim dalıdır. Göstergebilim, işaretlerin sembollerin, dilin, görsellerin, seslerin ve anlam oluşturacak diğer öğelerin anlam ve iletişim süreçlerini inceler. Göstergebilim, incelediği işaret ve görsellerin nasıl anlamlandırıldığını ve iletişimde nasıl işlev gördüğünü araştırır. Göstergebilim alt başlıklarında göstergeleri anlamlandırma ve anlamlandırma biçimleri sayesinde ne tür göstergeler olduğuna, nasıl kullanıldıklarına dair bilgiler verir. Anlamlandırmada iki tür düzey vardır. Bunlar, düz anlam ve yan anlamlardır. Düz anlam. bir kelimenin veya ifadenin temel, belli başlı anlamını ifade eder. Bu anlam, sözlük anlamı veya yaygın olarak kabul görülen anlamdır. Yan anlam ise, bir kelimenin veya ifadenin, düz anlamının ötesinde anlamları veya çağrışımları ifade eden ek bir anlam katmasıdır. Yan anlam, kelimenin veya ifadenin kullanıldığı bağlam, kültürel veya tarihsel referanslar, dil oyunları veya imgeler gibi faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Yan anlam, mecazi ve sembolik ifadedir. Göstergebilim, incelediği kavramları sosyal, kültürel ve tarihsel bağlamlar içinde nasıl anlam kazanarak değiştiğini de sorgulamaktadır. Bunun sonucunda da göstergebilim sembolik iletişim süreçlerini inceleyerek dilbilim, iletişim, kültür çalışmaları, medya araştırmaları ve görsel iletişim gibi disiplinlerle ilişkili olduğunu kanıtlamıştır. Göstergebilim kavramları olan görsel metafor ve metonimi görsel iletişimde önemli bir rol oynar. Görsel metafor, bir nesnenin veya kavramın başka bir nesne veya kavramla ilişkilendirilmesini ifade etmektedir. Metonimi ise, bir nesnenin veya kavramın başka bir nesne veya kavramla ilişkilendirilmesini ifade eden bir retorik figürdür. Bu tez, görsel iletişimde önemli bir yere sahip olan göstergebilimi detaylı bir şekilde açıklayarak, görsel metafor ve metonimi hakkında bilgi vermektedir. Görsel metafor ve metonimilerin göstergebilimsel anlamını ve etkisini ortaya çıkarmayı hedeflemiştir. Daha sonra İsrailli Grafik Tasarımcı Yossi Lemel'in afişleri göstergebilimsel açıdan analiz edilmiştir. Yossi Lemel'in afişlerindeki görsel metafor örnekleri görsel ve dilsel göstergeler tablosuyla analiz edilmiştir. Afişler, betimsel, yöntembilimsel ve bilimkuramsal düzey olmak üzere üç kesitte incelenip, biçimsel ve içeriksel olarak metin okumaları yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, Lemel'in tasarımlarında sosyal, politik olaylara karşı göstermiş olduğu sert ve mizahi tutumu olduğunu söylemek mümkündür.
Ecological nostalgia in the collection of poems of indian American poet Joy Harjo
In this study, the nostalgic content of naturalism makes it clear to become more familiar with the characters and the inner state of the sympathetic mind. It requires a more precise examination of the language used by the poet and the psychology in conjunction with literature. The internal and unconscious mind of Harjo examines the extent and frequency of inevitable effects usually used in the form of a symbol in her poems. The metaphor in her poems serves the word, theme, meaning, and community. Her symbols support national-patriotic, organic origins, and the most outstanding of typical elements. She does not merely describe but blends the description of nature with human states and thoughts, and then reveals itself in symbolic indications. Harjo, with descriptive and interpretive nature, experiences the shade reporting of her observation. In addition to describing the components of the environment around her, she explains the identified equality between the creatures. It is nature-oriented that Harjo considers herself to be part of it, in an informative way with her personified verses. Therefore, this study criticizes three collections of her poems: She Had Some Horses, Conflict Resolution for Holy Beings, and A Map to the Next World. Keywords: Psychology, symbolist, metaphor, nature, Harjo, descriptive
Nefi'nin Türkçe divanı üzerinde eleştirel metaforlar bakımından bir inceleme
Dilde önemli bir yeri olan ''metafor'' günümüzde sıkça karşımıza çıkan kavramlardan biridir. Bir dilin temeli, içinde barındırdığı kelimelerin anlam zenginliği bakımından başka kelimeleri de içine alarak yepyeni, bambaşka sözcükler türetmesiyle atılabilir. Bu temeli atarken elbette gerçeküstü bir kavram olan metafordan yararlanılabilir. Çünkü metafor bize kelimelerin basit düzeyden yola çıkarak benzetme, istiare gibi yollarla nasıl zenginleşebileceğini gösterir. İçinde yaşadığımız dünyayı daha iyi anlayabilmek, yaşamın bize sunduğu gerçekliği ortaya çıkarabilmek için birtakım sistematik yapılara ihtiyaç duyulur Bu yapılardan biri de metaforlardır. Elbette bizim ihtiyacımız olan öncelikle metaforun ne şekilde ve ne ölçüde ortaya çıkacağı konusudur. Yaptığımız bu çalışmada metafor terimini genel olarak değerlendirerek metaforun oluşum sürecinden, dil üzerindeki mucizelerinden ve yaşama bakışımızı nasıl değiştirdiğinden bahsedildi. Ayrıca bu kavramdan yola çıkarak Nef'î Divanı'ndan seçtiğimiz örneklerle metaforu eleştiri bağlamında incelenip Nef'î'nin hiciv üslubunu ortaya çıkarmada metaforun önemine de değinilmeye çalışıldı. Anahtar Sözcükler: Metafor, Anlam, Nef'i, İsti'are, Hiciv.
Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin metaforlaşma yoluyla çokanlamlılaşması
Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesindeki algı fiillerinin çokanlamlılığı bilişsel bir bakış açısıyla incelenecektir. Bu bağlamda Azerbaycan Türkçesindeki görme, işitme, dokunma, koklama ve tatma olmak üzere beş temel duyuyu temsil eden söz varlığı ele alınacak ve bu fiillerin hangi anlam genişlemelerine sahip olduğu betimlenecektir. Çalışmada bilişsel dilbilimin ilkelerine değinilecek ve bilişsel anlambilim kavramları hakkında bilgi verilecektir. Çokanlamlılık olgusu üzerinde durulacaktır. Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin ifade ettiği çokanlamlılık tespit edilecek ve Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin sergilediği anlam genişlemeleri kavramsal metafor teorisi yoluyla açıklanmaya çalışılacaktır. Araştırmanın sonunda genel bir değerlendirme yapılarak elde edilen sonuçlar dikkate sunulacaktır.
Tozpembe masallar üzerine görsel sorgulamalar
Tozpembe masallar, toplumsal söylemler üzerinden güç ilişkileri doğrultusunda kurulan gerçeklik biçimlerine atıfta bulunan metaforik bir ifade olarak, bu araştırmanın kavram temelini oluşturmaktadır. Bu bakımdan, ifadenin dilsel- görsel anlamının toplumsal anlam ilişkileri doğrultusunda incelendiği bu araştırma, sanatın kavramsal doğası temelinde ortaya koyulmuştur. Bireyin herhangi bir topluluk içinde konumlanma sürecine genel bir izlekten bakacak olursak, kültür, siyaset gibi bir takım değer üretme ve yönetme süreçlerinin doğrudan etkisini görebiliriz. Öznenin yaşam pratiği bu alanlardan yansıyan bilgi etrafında şekillenmekteyken, gerçeği dönüştürecek güce sahip toplumsal anlatıların bağlamı bir anlamda 'tozpembe' bir zeminde etkisini artırmaktadır diyebiliriz. Bu ilişkilendirme biçiminin ortaya koyduğu metaforik yaklaşım, sanatın iç dinamiğinde var olan metafor üretim süreçleri göz önünde tutularak benzer ilişkilerin kurulduğu düşünce ve yaklaşımlar ortaya koyulmuştur. Eleştirel tavrın katı toplumsal anlamların çözülmesine etkide bulunduğu sanat hareketleri ve yapıtları her dönemin kendi anlayışı içinde yer almaktadır. Bu araştırmada da, toplumsal anlam yapılanmalarının özellikle günümüz sanatında irdelendiği yaklaşım biçimleri öne çıkmaktadır. Ayrıca kuramsal çerçeveyle bağlantılı olarak farklı tekniklerin uygulandığı sanat pratikleri gerçekleştirilmiştir.
Simurg söyleni üzerine görsel anlatılar
Simurg Söyleni kuşlar alemindeki tüm kuşların bilge kuş Simurg'u bulmak adına Kaf Dağı'na yaptıkları yolculuğu anlatır. Yol ve yolculuk kavramları metaforik olarak çokluktan birliğe varış sürecinde kişinin kendini gerçekleştirdiği yer olarak yaşamı tanımlar. Yaşam gerçekliğinde bireyin temel sorunsalı ise varoluş meselesidir. Kuşların Simurg'a ulaşması, özün kaynağına ulaşması şeklinde yorumlanırken bireyin varoluşuna dair yaptığı sorgulamalar onu kendi gerçekliğine ulaştırır. Bu çalışmada varlık meselesi, sözel bir anlatıdan hareketle sanatsal pratikler eşliğinde yeniden yorumlanmaya çalışılmıştır. Sanatın bünyesinde barındırdığı metaforik yapılanma söylenler içerisinde de mevcuttur. Simurg Söyleni'nin içeriğinde yere alan kuş, yol, dağ, ateş ve ayna imgeleri sanat tarihsel süreçte sıklıkla kullanılan imgelerdir. Seçilen bu imgeler, söylensel olanla sanatsal olan arasında bağ kuran yeni bir alan yaratmaktadır. Farklı sanatsal pratikler eşliğinde deneyimlenen bu alan, yapıtların içeriğini zenginleştiren anlatım olanaklarını da beraberinde sunar. Anahtar sözcükler: Sanat, Simurg, söylen, metafor, kuş, yol, ateş, dağ, ayna.
Plant-themed metaphors in Turkish proverbs: A cognitive approach
Plants play an unneglectable role in human-life; therefore, they are among the most used concrete items that the human mind takes advantage of while understanding abstract concepts. The aim is to find out how Turkish people conceptualize plant-themed metaphors in Turkish proverbs. To this end, the Conceptual Metaphor Theory developed by Lakoff & Johnson (1980) was adopted. 2.298 proverbs contain plant-themed concepts. Based on the data, the plant-themed concepts are listed in a Table with their English translations. The most frequent concepts are found to be AĞAÇ (TREE), BAĞ (VINEYARD), GÜL (ROSE), HARMAN (THRESHING), OT (WEED); hence, these concepts were chosen. First, possible socio-economical and culture-specific justifications for the salience of each concept were investigated. For each metaphorical concept, twenty proverbs were used for target domain detection. In total, one hundred proverbs were examined. The proverbs were also analyzed by an interrater. Using the Miles-Hubermann reliability coefficient (1994), the source-target match's reliability was calculated. At this stage, the Cohen's Kappa Test (1960) was employed to analyze the reliability. Kappa values are found to be 0.73. The attributes denoted to each plant-themed concept were classified as negative, positive or neutral. The conceptual metaphors identified through the analysis are as follows: AĞAÇ İNSANDIR (TREE IS HUMAN), BAĞ MÜLKTÜR (VINEYARD IS PROPERTY), BAĞ EMEKTİR (VINEYARD IS WORK), BAĞ İSTENDİK SONUÇTUR (VINEYARD IS FAVORABLE OUTCOME), BAĞ AİLEDİR (VINEYARD IS FAMILY), GÜL GÜZELLİKTİR (ROSE IS BEAUTY), HARMAN DEĞERLİ VARLIKTIR (THRESHING IS VALUABLE POSSESSION), HARMAN ZAMANDIR (THRESHING IS TIME), HARMAN BOLLUKTUR (THRESHING IS ABUNDANCY), HARMAN EMEKTİR (THRESHING IS WORK) , OT GÜZELLİKTİR (WEED IS BEAUTY), OT İSTENMEYENDİR (WEED IS UNWANTED). The attributes classified as follows: AĞAÇ (TREE) is highly neutral, BAĞ (VINEYARD) is neutral or positive, GÜL (ROSE) is positive, HARMAN (THRESHING) is neutral or positive, and OT (WEED) is mostly positive.
Bellek metaforu ve dönüşen imgeler
"Bellek Metaforu ve Dönüşen İmgeler" başlıklı raporda; tarih, kültür ve toplumsal verilerden etkilenen varlığın geçmiş süreçlerinde ki, bellek alanları sorgulanmış ve bu bağlamlar göz önünde bulundurularak uygulamalar yapılmıştır. Bu doğrultuda doğduğu andan itibaren nesne ile temas eden varlığın temsili, metaforik olguyla nesne-varlık arasında kalan boşluğun doldurulmasıyla ortaya konulmuştur. Böylelikle nesnelerin sıradanlıktan çıkarılarak sanat alanında ki 'şeylerin' yerini temsil etmesi bellek kavramını sorgulatmıştır. Bu bağlamda, raporun birinci bölümünde; 'bellek' ve 'metafor' kavramlarının tarihsel süreçte nasıl ortaya çıktığı araştırılıp, bellek alanları olarak konumlanan nesnelerin neliği üzerinde durulmuştur. Nesne, unutulmaya yüz tutmuş geçmiş bilgilerini hatırlattığı ve metaforik anlamda bellek alanları yarattığı tespit edilmiştir. İkinci bölümde bireysel ve toplumsal belleğin varlığını sürdürdüğü anlatılar incelendiğinde; travmaların (savaş, yıkımlar) sanatçı çalışmalarının konusu olduğu saptanmış ve gerçeği yansıtamayan geçmiş izlerinin ortaya konulma sürecinin metaforik olguyu ortaya çıkardığı görülmüştür. Böylece metafor, sanatın bir ifade biçimi olduğu gözlemlenmiştir. Üçüncü bölümde ise, benliğin ilk uğrağı olan 'ev' kavramı sorgulanıp içerisine konumlanan nesnelerin hafızası sorgulanmıştır. Sonuç olarak 'varlık' bu raporun ana karakteri olurken, varlığa ulaşmak için uğrakları olan 'şeyler' temsili olarak sanat çalışmasına dönüştürülmüştür. Bu kapsamda varlığa ulaşmak için bellek kavramı sorgulanmış ve orada konumlanmış geçmiş izleri, günümüz sanat diliyle kurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler: Bellek, metafor, mekân, nesne, özne, iz, toplumsal hafıza, 'Ben', hatırlama, unutma
Küçük İskender şiirlerinde sinestezi
Sinestezi bir yanıyla duyu karmaşası olarak adlandırılırken bir yanıyla da tıbbi bir anomali olduğu söylenilir. Kelimenin kökeni Yunanca'daki ''Sin'' ve ''Asisthesis'' kelimelerinin ortaklığına dayanır. Sırayla, birlikte ve duygu/duyu/his anlamlarına gelen bu Yunanca kelimeler sinestezi kavramının etimolojik kurgusunu bize gösterir. Sinestezi kavramı, Antik Yunan'dan beri tartışılan ve günümüzde beyin çalışmalarının artması, tıp teknolojisinin gelişimiyle üzerine yoğunlaşılan bir alan olarak göze çarpar. İlk çağlarda dahi üzerine düşünülen ve ilkel de olsa üzerine incelemeler yapılan bu kavram, Aydınlanma Çağı'nın rasyonel dünya görüşü ve determinist algısı sebebiyle (Koyuncu, 2021) uzun bir süre kenara itilmiştir; ancak 19.yüzyılda ortaya çıkan ve başını Alman romantiklerinin çektiği romantizm akımı, kavramın yeniden revaçta olmasına kaynaklık etmiştir. Alman romantiklerinin yanı sıra çağın büyük ve bohem şairleri, Fransız Charles Baudelaire ve Arthur Rimbaud gibi isimler bilinen en ünlü sinestetlerden bazılarıdır. küçük İskender ise, 1980 sonrası Türk şiirinin önemli yapıtaşlarındandır. İlk şiirleri 1985 yılında Adam Sanat dergisinde yayımlanan İskender, 1988 yılında yayımlanan ''Gözlerim Sığmıyor Yüzüme' 'adlı kitabıyla Türk şiirine getireceği özgün soluğun sinyallerini vermeye başlar. ''Yeraltı Edebiyatı'' olarak bilinen tarzın Türk şiirinde başlatıcılarından sayılan şair, çarpıcı dil kullanımı, kendine has imgesel dünyası ve sokağı şiire davet etmesiyle bu tarzın duvarını tuğla tuğla örmeye başlar. Tezimizde Küçük İskender'in şiirlerinde kullandığı metaforların sinestet tavırla oluşturulanları bulunacak ve sinestezi kavramının şairin şiir evrenindeki yeri tespit edilmeye çalışılacaktır. Tıbbi olarak bir anomali olarak algılanan öbür yanıyla metafizik-estetik çabanın ürünü de sayılan sinestezi, İskender'in şiirlerinde oluşturduğu metafor ve imgeler ile olan bağının açığa çıkarılması tezin esas sorunsalı belirlenmiştir. Tezin kapsamı gereği; Küçük İskender'in bütün şiir kitapları bu incelemeye dâhil olmayacaktır. Şairin şiirlerinde sinestezi kavramıyla ilişkili olan ve bu kavram paralelinde yaratılan metaforların tespit edildiği kimi şiirler incelenecektir. İnceleme sonunda bu metaforların hangi nedenlerle sinestezi kavramına denk düştüğü açıklanmaya gayret edilecektir. Anahtar Sözcükler Sinestezi, Metafor, İmge, küçük İskender, Yeraltı Edebiyatı
Kapı metaforu
"Kapı Metaforu" başlıklı raporda seçilen nesnenin (kapı) metafor olarak öznenin yaşantısında evrilen süreci incelenmiş ve kapının sanat nesnesine dönüşebilirliği üzerinde durulmuştur. Bu amaç doğrultusunda birinci bölümde, nesne başlığı altında insanların sıradan nesnelerle olan temaslarının yaşamdaki yansımaları gözönünde bulundurularak incelenmiş, bu yansımalar sonucunda sıradan nesnelerin estetik nesneye dönüşmesi sanat tarihinden örneklerle desteklenmiştir. Nesnenin Yeniden Tarif Edilişi/ Naylon alt başlığı altında öznenin gündelik yaşantısında kullandığı bir nesnenin başka nesneler üzerinden yeniden deneyimlenebilirliği araştırmıştır. Gündelik yaşamda sıklıkla kullanılan naylonun araştırma kapsamında yeni verilerinin keşfedilmesiyle birlikte yaşantıdaki kullanım alanlarından çıkartılarak yeni soyut formlar üretilmiştir. İkinci bölümde, mimariye bağlı bir kapının, kapı olarak özne üzerindeki etkilerinin neler olduğu ve mimariyle olan temasındaki söylemleri üzerinde durulmuştur. Öznenin temasta olduğu mekân olarak odayı içselleştirmesiyle kapı metaforu başlığı kapsamında üretimlerin nesnellik kazandığı saptaması yapılmıştır. Bununla birlikte kapının mekânla olan ilişkisi kapsamında mekânsal işler üreten sanatçı örnekleri ile rapor desteklenmiştir.
Z kuşağının mehter kavramına ilişkin metaforik algıları
Araştırmanın kavramsal çerçevesinde Mehter geleneğine ve çalgılarına ilişkin bilgiler aktarılmıştır. Araştırmanın amacı, Z kuşağı öğrencilerin Mehter ve Mehter müziği kavramlarına ilişkin algılarını metaforlar aracılığıyla analiz edilmesi ve oluşturulan metaforların ortak özellikleri bakımından kategorize edilerek incelenmesi ve Z kuşağının bu kavramlarla ilgili farkındalığının ne düzeyde olduğunun saptanmasıdır. Araştırma nitel araştırma yöntemi olan olgubilim deseni ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki lise düzeyinde eğitim alan öğrenciler, örneklemini ise 2022-2023 eğitim öğretim yılında Adana ilinde lise düzeyi Z kuşağı sekiz yüz öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem grubuna mehter ve mehter müziğiyle ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Uygulama sonrasında her iki metafor grubu; yarı yapılandırılmış görüşme formunun uygulandığı randevu sırasıyla paralel olarak ilk okuldan başlanıp sıraya dizilerek numaralandırılmış ve katılımcılar tarafından metaforların belirgin bir şekilde ifade edilip edilmediğine bakılmıştır. Mehter ve Mehter müziği kavramlarına ilişkin metaforların yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formlarından, geçersiz sayılan form olmamıştır. Mehter kavramı için 800, Mehter müziği kavramı için 800 metafor üzerinde aralarındaki bağıntı için içerik analizi çalışması yapılmıştır. Mehter kavramına ilişkin oluşturulan metaforlar ortak özellikleri bakımından 6 kavramsal kategoriye, Mehter müziği kavramına ilişkin oluşturulan metaforlar ortak özellikleri bakımından 5 kategoriye ayrılmış ve içerdikleri metafor sayısına göre sıralanarak gruplandırılmıştır. Bunun yanında katılımcıların çoğunun Mehter (%99,79) ve Mehter müziği (%99,27) kavramlarına ilişkin algılarının olumlu olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Z kuşağı, Mehter, Mehter müziği, Metafor, Müzikoloji
Türk mutfağında yiyecek isimlendirilmesi ve metafor: Restoran menülerinde kullanılan metaforik yemek isimlendirilmesinin tüketicilerin algısı üzerindeki etkileri
Bu çalışmada, Türk mutfağında yiyecek isimlendirmeleri ve metaforik anlatımın, restoran menülerinde kullanılan metaforik yemek isimleri aracılığıyla tüketici algısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma, köklü ve zengin bir geçmişe sahip olan Türk mutfağının, yalnızca lezzet ve malzeme çeşitliliği açısından değil; aynı zamanda dilsel ve sembolik unsurlar bakımından da önemli bir kültürel zenginlik olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, özellikle metafor kavramı merkezinde yürütülen araştırma; dilsel yaratıcılık, algısal derinlik ve pazarlama stratejilerinin kesiştiği noktada konumlanmaktadır. Çalışmada metaforun tanımı, işlevleri ve tarihsel gelişimi detaylı şekilde ele alınmıştır. Metaforun yalnızca edebi ya da sanatsal bir araç olmaktan öte, bilişsel ve kültürel bir yapı olduğu, tüketici davranışlarını yönlendirebildiği ve zihinsel imgeler üzerinden anlam üretimini sağladığı vurgulanmıştır. Gıda kültüründe metaforların taşıdığı sembolik anlamlar, özellikle reklam, sinema ve edebi eserlerde incelenerek geniş bir perspektifle değerlendirilmiştir. Ayrıca, yiyecekler üzerinden kurulan metaforlar toplumsal sınıf, kimlik, aidiyet, cinsiyet ve nostalji gibi değişkenlerle de incelenmiştir. Çalışmanın araştırma kısmında nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılarak restoran menülerinde yer alan metaforik yemek isimlerinin tüketiciler üzerindeki algısal etkileri analiz edilmiştir. Veriler, İstanbul'da Türk mutfağı restoranlarını deneyimleyen bireylerden elde edilmiştir. Veriler yüz yüze görüşme formu aracılığıyla toplanmış, içerik analizi yöntemiyle sınıflandırılmış ve yorumlanmıştır. Bulgular, tüketicilerin metaforik yemek isimlerine daha fazla ilgi gösterdiğini, bu isimlerin menüdeki ürüne yönelik merak, iştah ve tercih eğilimini artırdığını ortaya koymuştur. Aynı zamanda, yemek isimlerindeki metaforların tüketicilerin zihninde çeşitli çağrışımlar oluşturduğu ve bu çağrışımların ürünün algılanan lezzeti ve kalitesi üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma, metaforların tüketici algısı üzerinde dikkat çekicilik, zihinsel canlandırma ve duygusal bağ kurma gibi yönlerden etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma, gastronomi ve pazarlama alanında metafor kullanımının önemini vurgulamakla birlikte, Türk mutfağının kültürel derinliğini ve yaratıcı anlatım gücünü yansıtan bir araştırma olarak değerlendirilmektedir. Elde edilen bulgular, özellikle restoran işletmecileri, menü tasarımcıları ve pazarlama uzmanları için yol gösterici niteliktedir. Aynı zamanda Türk mutfağının uluslararası tanıtımında kültürel anlatım araçlarından biri olarak metaforların etkili biçimde kullanılabileceğini göstermektedir.
Öğretmen adaylarının çevre etiği bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının belirlenmesi
Bu çalışma lisans öğrencilerinin çevre etiği konusundaki bilişsel yapıları, metaforik algıları ve kavram yanılgılarını tespit etmek ve bununla beraber çevre etiğinin önemini belirtmek için yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Konya ilinde bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 209 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak KİT (Kelime İlişkilendirme Testi), metafor tekniği ve açık uçlu sorular kullanılmıştır. Kelime ilişkilendirme testinde elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerden "çevre etiği" anahtar kavramı ile ilgili akıllarına gelen kelimeleri 60 saniye içinde boş bırakılan 10 kutucuğa yazmaları anahtar kavramlar yazıldıktan sonra cümle kurmaları istenmiştir. Veriler incelendiğinde öğrencilerin yazmış oldukları cevap kelimeleri 8 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; çevre sorunları, çevre ve çevreyi koruma bilinci, yasal düzenlemeler, atıklar, çevresel etik ve ahlak, çevre temizliği ve eğitim, toplumsal etik, ekoloji ve doğal çevre, ilgili olmayan kelimeler kategorisi olarak ayrılmıştır. Kategoriler içinde en yüksek frekansa sahip olan ekoloji ve doğal çevre kategorisidir. Kelime ilişkilendirme testinde öğrencilerin yazmış oldukları kavramlar incelendiğinde atık, çevreyi temiz tutmak, doğa, çevreye saygı, çevre kirliliği gibi terimlere ağırlık verildiği görülmüştür. Öğrencilerin kurmuş olduğu cümleler bilimsel bilgi içeren cümleler, bilimsel olmayan veya yüzeysel bilgi içeren cümleler, kavram yanılgısı içeren cümleler ve ilgisiz olan cümleler olarak ayrılmıştır. Metafor tekniğiyle elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerden çevre etiğini neye benzettiklerini yazmaları ve açıklama kısmına nedenini yazmaları istenmiştir. Veriler incelendiğinde çevre etiğini benzettikleri kelimeler ve frekans değerleri 12 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; doğanın yansıtıcılığı olarak çevre etiği, gereklilik olarak çevre etiği, koruyucu olarak çevre etiği, işleyiş ve devamlılık olarak çevre etiği, kapsayıcı olarak çevre etiği, toplumsal olarak çevre etiği, değer olarak çevre etiği, ekoloji olarak çevre etiği, felsefi olarak çevre etiği, çözümleyici olarak çevre etiği, ahlak olarak çevre etiği ve gelecek olarak çevre etiği şeklindedir. Frekansı yüksek olan kategoriler işleyiş ve devamlılık olarak çevre etiği ve koruyucu olarak çevre etiği kategorileridir. En çok tekrar eden metaforlar ise su, ağaç ve temizlik metaforları olmuştur. Açık uçlu sorulardan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Açık uçlu sorularda ise öğrencilere "Çevre etiği denince ne anlıyorsunuz? Çevre etiğine uygun davrandığınızı düşünüyor musunuz? Çevre etiğine uygun olan davranışlar sizce nelerdir? Çevre etiğinin canlıları korumada etkileri sizce nelerdir?" şeklinde sorular sorulmuştur. Bu sorulara verilen cevaplar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak kelime ilişkilendirme testi, metafor tekniği ve açık uçlu sorular değerlendirildiğinde elde edilen veriler kapsamında öğrencilerin çevre ve etik kavramları ile ilgili bilişsel yapıları belirli düzeyde yeterli olduğu görülmüştür. Ancak öğrencilerin bir kısmı çevre ve etik kavramını bir bütün olarak değerlendirememektedir. Yapılan çalışmadaki sorularda çevre ve etik kavramını ayrı olarak değerlendirmeleri bunu göstermektedir. Öğretmenler öğrencilerin eğitiminde her düzeyde vardır. Bu nedenle önce okullarda olmak üzere her yerde çevre etiği ile ilgili eğitimler ve araştırmalar yapılması çevre için oldukça önemlidir.
Kavramsal sanatta bir metafor olarak nesnelerin izdüşümü
Kavramsal Sanat, sanatın fikir ve içerik yönünü ön plana çıkartır. Bu sanat hareketi, geleneksel sanattan farklı değerleri kullanarak izleyiciye yorumlama noktasında geniş bir perspektif sunar. 20. yüzyılın başlarında öncü sanat hareketleri ile başlayan sanatta değişim süreci, 1950 sonrasında birçok sanat oluşumunu etkilediği bilinmektedir. Bu süreçte toplumsal değişimler ve buna neden olan gerekçeler sanatçılar açısından dikkate alınarak sanat uygulamalarına yansıtılmıştır. Kavramsal Sanatın algılanabilmesi için bu sanat oluşumunun felsefi yapısının da bilinmesi gerekir. Bunun nedeni, sanatçıların eserlerini üretirken kullandıkları yöntem, teknik ve malzemelerin farklılaşan yapılarının izleyicide bıraktığı etkiler olarak belirtilebilir. Bazı çalışmalarda sanatçılar bir nesne ya da bir işaret ile duygu ve düşüncelerini aktarma çabasına girebilirler. Bu tür eserlerin yorumlanması/çözümlenmesi farklı değerlendirmeleri göz önünde bulundurarak gerçekleştirilebilir. 'Kavramsal Sanatta Bir Metafor Olarak Nesnelerin İzdüşümü' başlıklı bu araştırmada, Kavramsal Sanat eserlerinde kullanılan nesnelerin ya da göstergelerin çözümlenebilmesinde nesnelerin metaforik anlamlarının ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Sanatçılar eserlerinde kullandıkları nesnelere farklı anlamlar yükleyerek, bu nesneler aracılığıyla çalışmaların fikirsel yönünü ortaya koymaya çalışırlar. Birçok Kavramsal Sanat eserinde günlük hayatta kullanılan hazır nesneler ya da doğal malzemelere rastlanır. Sanatçılar malzemeleri estetik bakış açılarıyla yeniden tasarlayarak/kurgulayarak çalışmalarını üretirler. Yeniden kurgulanan bu nesnelere kodlanan anlamların 'metaforik' içerikleri barındırdığı söylenebilir. Bu içeriklerin doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için eserlerin odak noktasını oluşturan sosyokültürel durumlara değinmek gerekmektedir. Bu araştırmanın 'bulgular ve yorum' bölümünde Kavramsal Sanat bağlamında üretilen eserler incelenmiştir. Bu eserlerde kullanılan nesnelerin 'metaforik' izdüşümleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Kavramsal Sanat, Nesne, Metafor, İzdüşüm
Lise öğrencilerinin biyoçeşitlilik konusunda bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının belirlenmesi
Bu çalışmada, 12. Sınıf lise öğrencilerinin biyoçeşitlilik konusunda bilişsel yapılarının analizi ve mevcut alternatif kavramlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın modeli nitel esaslı olan betimsel bir çalışmadır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin bilişsel yapılarının açığa çıkarılması için kelime ilişkilendirme testi formları, metaforik algı ve açık uçlu soru teknikleri kullanılmıştır. Bu çalışma Konya ilinde bir özel okulda öğrenim gören 12. sınıfların farklı şubelerindeki 151 öğrenci ile yürütülmüştür. Kelime ilişkilendirme testinde içerik analizi kullanılmıştır. Biyoçeşitlilik anahtar kelimesi kullanılarak öğrencilerden 50 sn. içinde belirlenen kavram ile ilgili akıllarına gelen kelimeleri yazmaları istenmiştir. Daha sonra bu ürettikleri kelimelerden 2 cümle kurmaları istenmiştir. İnceleme sonucunda veriler 6 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler; tür çeşitliliği, ekosistem ve bileşenleri, genetik çeşitlilik, taksonomi, bilim dalı ve ekolojik olaylar çeşitliliği olarak ayrılmıştır. Bunlar içerisinde en yüksek frekansa sahip olan kategori "tür çeşitliliği" kategorisidir. Öğrenciler genellikle bu kategoride canlı çeşitliliği, tür çeşitliliği gibi konularla ilgili kelimeler yazmayı tercih etmişlerdir. Öğrencilerin kurdukları cümleler ise bilimsel bilgi içeren cümleler, yüzeysel cümleler ve kavram yanılgısı içeren cümleler şeklinde kategorilere ayrılmıştır. 4 Katılımcının kavram yanılgısı içeren cümle kurdukları tespit edilmiştir. Metafor tekniğinde elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Buna dayanarak anket içerisinde "biyoçeşitlilik …. gibidir. Çünkü …." şeklinde metaforu açığa çıkaran cümleyi tamamlamaları istenmiştir. Biyoçeşitlilikle ilgili geçerli metafor sayısı 80 olarak tespit edilmiştir. Oluşturulan kategori sayısı ise 6' dır. Bu kategoriler frekans değerlerine göre sırasıyla; farklılık bağlamında biyoçeşitlilik, dinamik bağlamında biyoçeşitlilik, yaşam anlamında biyoçeşitlilik, etkileşim bağlamında biyoçeşitlilik, biyolojik entropi anlamında biyoçeşitlilik, ekolojik denge anlamında biyoçeşitlilik şeklindedir. En baskın olan kategori farklılık bağlamında biyoçeşitlilik kategorisi olarak belirlenmektedir. En çok tekrar eden metaforlar ise su (7), insan (6), ağaç (6), orman (5), düşünce (5) ve renk paleti (5) şeklindedir. Açık uçlu sorulardan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilere biyoçeşitlilik ile ilgili 3 tane açık uçlu soru sorulmuş ve alınan cevaplar analiz edilmiştir. Analizlere göre cevaplar bilimsel bilgi içeren, yüzeysel bilgi içeren ve kavram yanılgısı içeren cümleler şeklinde kategorilere ayrılmıştır. "Biyoçeşitliliğin önemi nedir? Bir örnek veriniz." Sorusuna alınan cevaplarda sadece 4 öğrenci kavram yanılgısı içeren cümle kurmuştur. "Biyoçeşitliliğin azalmasının olası etkileri nelerdir?" sorusuna verilen cevaplarda 5 katılımcı kavram yanılgısında bulunmakla beraber "biyoçeşitliliği tehdit eden faktörler nelerdir?" sorusuna verilen cevaplarda kavram yanılgısı içeren cümlelere rastlanmamıştır. Sonuç olarak, biyoçeşitlilik ile ilgili kelime ilişkilendirme testi, metafor tekniği ve açık uçlu sorular tekniği ile yapılan analizler değerlendirildiğinde öğrencilerin bilişsel yapılarının ve alternatif kavramlarının yeterli düzeyde olduğu görülmektedir. Fakat bazı öğrencilerin kurdukları cümlelerde yanlış öğrenmeler ve kavram yanılgısı olması konunun tam olarak anlamlandırılmadığı şeklinde yorumlanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Biyoçeşitlilik, kelime ilişkilendirme testi, metafor, bilişsel yapı
Pairings of colors with emotions in Turkish
Metaphorical expressions can imply the associations between colors and emotions within a specific language. For instance, tying black (karalar bağlamak) (Bas & Buyukkantarcıoglu, 2019) or withering away (sararıp solmak) are used for sadness in Turkish. The study aims to see the relationship between colors and emotions. Eleven basic color terms in Turkish which were red, blue, green, yellow, black, white, purple, pink, orange, and grey and six basic emotions which were anger, sadness, happiness, surprise, disgust, and fear used to see associations between colors and emotions. In the first set of experiments (1/A and 1/B), participants performed the matching emotion words with colors task. In the second set of studies (2/A and 2/B), participants were required to perform matching emoji–like faces with colors tasks. Initially, 780 individuals were recruited through snowball sampling. However, 389 of the participants left the study. Therefore, 391 individuals were investigated for primary analyses. According to the results, seven found associations were aligned with the previous literature. These were anger with red and black, sadness with black and white, surprise with yellow and white, and fear with black. However, the level of agreement among raters was low. In addition, results were significant in conditions where the emotion has presented in either word or emoji-like formats in the initial phase. Lastly, experiments that included emoji faces showed slightly better results on which emotion and color were most associated. Future studies should re-run this experimental procedure with a larger sample size to establish a firm conclusion.