Türk hikayesi

106 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Pınar Kür'ün öyküleri üzerine bir inceleme

Öykü türü edebi türler içerisinde en eski ve yaygın olanlarındandır. Öykü de diğer türler gibi Tanzimat'tan günümüze kadar çeşitli değişimler geçirmiştir. Cumhuriyet dönemiyle birlikte hızlanan bu değişimde Pınar Kür 1970'ten sonra yer almaya başlamıştır. Pınar Kür roman, öykü ve tiyatro yazıları ile Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan kadın yazarlardandır. Romanlarında daha çok toplumsal ve siyasal konulara yer veren Pınar Kür, öykülerinde aşk, ölüm ve insan gibi evrensel temalara yer vermiştir. Geleneksel ve modern anlatım biçimleri ile yazdığı öykülerinde kişilerin iç dünyalarını yansıtmaya çalışmıştır. Bu açıdan, daha çok romanları ile tanınan Pınar Kür, öykülerinde farklı çevrelerin kapılarını açmaktadır. Bireyi ve bireyin sorunlarını işlediği öykülerinde dikkat çekici olan aşk ve kadındır. Aşk ve kadının ön plana çıktığı bu öykülerde genel ruh hali ise mutsuzluk, karamsarlıktır. Bizim bu çalışmadaki amacımız yazarın öykülerine dikkat çekerek onun öykücülüteki başarısını ortaya koymaktır. Araştırmamız öyküyü oluşturan unsurların (kişi, zaman, mekan, anlatıcı ve üslup gibi) yazarın öykülerinde tek tek incelenmesi yöntemiyle oluşturulmuştur. Dönemin öykücülüğünün doğru anlaşılması ve yazarın edebi yaşamının bütün olarak değerlendirilmesi adına bu çalışmanın aydınlatıcı bir rol üstleneceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Hikâye, Türk Edebiyatı, Pınar Kür, Aşk, Kadın, Mutsuzluk

HikayeKür, PınarTürk edebiyatı+1
Demet Çalışkan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ercüment Ekrem Talû'nun eserlerinde halk kültürünün yansımaları

Tanzimat döneminin öncü isimlerinden Recaizade Mahmut Ekrem'in oğlu olan Ercüment Ekrem Talû (1888-1956), kültür düzeyi yüksek bir aile ortamında yetişmiştir. Yetiştiği bu çevre onun, küçük yaşlardan itibaren çok iyi bir eğitim almasına olanak sağlamıştır. Galatasaray lisesinde okuması ve Tevfik Fikret gibi döneminin önde gelen isimlerinden dersler alması, ona nitelikli bir eğitim hayatının kapılarını açmıştır. Yazı hayatına Meşrutiyetten evvel başlamış, Cumhuriyet yıllarında da yazmaya devam etmiştir. Ömrünün sonuna kadar aralıksız yazmaya devam eden Talû, öncelikle basın-yayın alanında adını duyurmuştur. Gazetecilik alanında Ahmet Mithat yolundan giden yazar, basın- yayın hayatında da değeri azımsanmayacak mahiyette olan velud bir kişiliktir. Döneminin neredeyse bütün gazete ve dergilerinde çalışmış, peş peşe yazdığı yazılarıyla da okuyucusu tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmiştir. Gazetecilik kimliğinde yakaladığı bu başarının yanı sıra edebiyat alanında da önemli simalardan biri olan Talû; roman, hikâye, şiir, tiyatro, fıkra ve anı gibi pek çok farklı türde eserler vermiştir. Yaşadığı dönemde çok okunan ve kıymeti bilinen bir yazardır. Edebi sahada daha çok mizahi hikayeleriyle ünlenmiş, seri şeklinde oluşturduğu Meşhedî'nin Hikayeleri adlı eserinde yarattığı "Meşhedi Cafer" karakteriyle de döneminde büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu hikayeler onun mizah üstadı olarak anılmasına vesile olmuştur. Genel olarak eserlerinde kadının toplumsal yeri, yanlış batılılaşma gibi pek çok sosyal ve siyasal konuya değinen yazarın kurtuluş savaşını konu alan birkaç eseri de mevcuttur. Hikâye ve romanlarında kullandığı üslup ve nüktedan yapısıyla adeta döneminin Evliya Çelebi'si olarak görülen Ercüment Ekrem, eserlerinde Geleneksel Türk Tiyatrosunun anlatı tekniklerini başarılı bir şekilde kullanmış, atasözü ve deyimler gibi kalıplaşmış sözlerin kullanımıyla dikkat çekmiştir. Eserlerinde geleneksel unsurlar ve halk inanışlarına oldukça yer veren yazar, eserlerini oluştururken meddah tarzı anlatım üslubunu başarı bir şekilde kullanmıştır. Çalışmamız, Ercüment Ekrem Talû'nun hikâye ve romanlarında; geleneksel anlatım üslubu, yeme-içme alışkanlıkları, çeşitli inanışlar ve geleneksel anlatı unsurları etrafında incelenerek, söz konusu eserlerde tespit edilen örnekler uygun başlıklar altında sunulmuştur. Anahtar Kelimler: Ercüment Ekrem Talû, Geleneksel Anlatı Üslubu, Mizah, Hikâye, Roman, Türk Edebiyatı. Bilim Kodu:

AnlatıBiyografiGelenekler+7
Sultan Topaloğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nursel Duruel hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir inceleme

Bu çalışma, edebiyatımıza başta öykü kitapları olmak üzere biyografik ve antolojik eserler kazandırmış, edebiyat dünyasının önemli isimleriyle yaptığı söyleşilerle edebiyat alanını zenginleştirmiş olan Nursel Duruel'in hayatını, poetikasını ve kurmacaya dayalı eserlerini anlamlandırma çabasını kapsamaktadır. Daha öncesinde yazarın hayatı, sanatı ve eserlerinin bütünlüklü bir çalışma ile ele alınmamış olması böyle bir çalışmaya zemin hazırlamıştır. Duruel ile yapılan söyleşilerden hareketle hazırladığımız (bizzat kendisi ile yaptığımız söyleşiler de dâhil olmak üzere) "HAYATI" bölümünde yazarın doğumu, ailesini, çocukluğunu, meslek hayatını, öykü evrenini oluşturan poetik görüşlerini açıklamaya çalıştık. Duruel'in edebiyatımıza kazandırdığı eserleri de bu bölüme dâhil ettik. "YAPI ve İZLEK" adlı bölümün ilk kısmında yazarın öykü evrenini inşa ederken seçmiş olduğu mekânları, kişileri ve zamanı nasıl biçimlendirdiğine dair tasnifler yer alırken; ikinci kısmında ise Duruel'in öykülerindeki izlekler yer alır. Özellikle izlek kısmında, öykülerde yer alan psikolojik ve sosyolojik geri planı yapmış olduğumuz disiplinler arası okumalarla anlamlandırmaya çalıştık. "DİL ve ÜSLÛP" adlı bölümde yazarın modern dünyayı ve bu dünyadaki insanların hayata tutunma çabalarını ve hayata karşı tutumlarını kurgusal bir şekilde anlatırken kullandığı anlatım tekniklerini ve kelime dünyasını aktarmaya gayret gösterdik. Çalışmanın son kısmına ise yazarın yaptığı ve yazarla yapılan söyleşileri, kendi yazılarını, Duruel için düzenlenmiş sempozyumları vs. bir araya getirmeye çalıştığımız bir bibliyografya ekledik. Anahtar Kelimeler: Dil, 1980 dönemi öykücülüğü, metin incelenesi, modernizm, Nursel Duruel.

BiyografiDilDuruel, Nursel+6
Merve Malak
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cihan Aktaş'ın hikâyelerinde kadınların dünyası

Cihan Aktaş'ın 1991 yılında yayımladığı ilk hikâye kitabı Üç İhtilal Çocuğu'ndan bu yana yayımlanmış, toplam on hikâye kitabı vardır. Bu kitapların hemen hepsinde kadınların günümüz dünyasındaki meseleleri ele alınmış, hikâye edilmiştir. Hikâye kahramanları, yaşları, medenî halleri, eğitim durumları ve meslekleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Hikâyelerin başkişilerinin neredeyse tamamı kadın kahramanlardır. Cihan Aktaş'ın hikâyelerinde, çeşitli niteliklere sahip kadınların modern hayat dolayısıyla içinde bulundukları meseleler anlatılmaktadır. Kadın kahramanların hemen hepsini birleştiren ortak bir özellik olarak "huzursuzluk" öne çıkmaktadır. Cihan Aktaş'ın hikâye külliyatıyla gerek karakterlere olan bakış açısı gerekse hikâyelerinde söz konusu ettiği meseleler bakımından Türk edebiyatında Müslüman muhafazakar kadın yazarlar içinde bir farklılık yarattığı görülmektedir. Bu çalışmada, Cihan Aktaş'ın yayımlanan on hikâye kitabındaki hikâyeler tematik olarak incelenmiş ve hikâye kahramanlarının içinde bulunduğu huzursuzluk hâlleri ile huzursuzluktan çıkma çabaları ortaya koyulmuştur. Anahtar kelimeler: kadın, hikâye, muhafazakârlık, huzursuzluk, modern hayat.

Aktaş, CihanHikayeHuzursuzluk+5
Merve Gülcü
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Nezihe Meriç'in öykülerinde ev imgesi

Evin barınmayı karşılayan fiziksel fonksiyonunun yanında insanın ruh haline göre değişen çeşitli psikolojik fonksiyonları da vardır. Bu tarz fonksiyonlar insanın maddeye yüklediği anlamlarla var olabilmekte ve zaman içinde değişebilmektedir. Ev, ataerkil toplumlarda kadına verilen, kadınla özdeşleşen yegâne mekânlardır. Bu bağlamda evler kadının dünyasının başladığı yerlerdir. 1950 Kuşağı öykücülerinin önemli isimlerinden olan Nezihe Meriç, başta öykü olmak üzere roman, tiyatro ve çocuk edebiyatı ürünlerinde eser vermiştir. Bu çalışmada Nezihe Meriç'in bütün öykülerindeki ev imgesi alınmıştır. Ev, Nezihe Meriç'in öykülerinde basit bir mekân olmaktan çıkmış, öykülerin kurgusunu ve öykü kahramanlarının çözümlenişinde işlevsel bir yapıya dönüşmüştür. Çalışmanın amacı öykülerden yola çıkarak mekân karakter bağlamında ev ve kadın ilişkisi ile kadınların eve yüklediği imgesel anlamların tespitidir. Çalışmanın sonunda Nezihe Meriç'in evi sadece fon bir mekân olarak kullanmadığı, evin öykü kurgusunda temel ögelerden biri ve ev ile kadın arasında derin bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

EvlerHikayeMekan+3
Mustafa Bostan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Jale Sancak'ın öykülerinde mekan

Türk edebiyatında modern hikâyenin doğuşu 19.yüzyılın ikinci yarısı ile başlar. Bu tarihten itibaren Klasik Edebiyat ve Halk Edebiyatı'nın hikâye anlayışı, yerini Batı edebiyatındaki hikâye anlayışına bırakır. Yazarlar, toplumun içinde bulunmuş olduğu şartları, değişimleri ele aldıkları eserlere yansıttıkları için mekân da mevcut değişikliklerden payına düşeni almıştır. "Jale Sancak'ın Öykülerinde Mekân" başlıklı çalışmamızın amacı Jale Sancak'ın öykülerinde yer alan mekânların hangi işlevlerle kullanıldığını tespit etmek, yazarın mekânlara bakış açısını ortaya koymak, mekân ile kahraman arasında oluşan bağlar üzerinde durmaktır. Çalışmamız, giriş ve sonuç dışında üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında modern Türk öykücülüğünün tarihi gelişimi ve edebiyat-mekân ilişkisi üzerinde kısaca durulmuş, ardından Jale Sancak'ın hayatı, öykücülüğü 2. bölümde ele alınmıştır. 3. bölümde, öykülerde yer alan mekânlara geçmeden önce öyküler hakkında kısaca bilgiler verilerek mekân kısmına zemin hazırlanılmış daha sonra da çalışmanın esas kısmı olan 4. bölüme geçilmiştir. Söz konusu bölümde de öykülerde yer alan mekânlar üzerinde durulmuş, elde edilen veriler ise, sonuç kısmında değerlendirilmiştir. Yazarın bugüne kadar toplamda 134 öyküsü yayımlanmıştır. Söz konusu öyküler incelendiğinde, Jale Sancak'ın öykülerinde sık sık İstanbul ve İstanbul'a ait mekânlara yer verdiği görülmüştür. Bunun için de yazar, "İstanbul öykücüsü" olarak anılmaktadır. Öyküler adeta İstanbul belgeseline dönüşmüştür.

HikayeMekanSancak, Jale+2
Münevver Yıldırım
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun "Bir Büyülü Dünya ki..." adlı hikayesinde dil ve üslup çalışması

Mustafa Necati Sepetçioğlu, 1932–2006 yılları arasında yaşamıştır. Hikâye, roman, oyun, makale, inceleme, anı gibi çeşitli edebî türlerde pek çok eser veren yazar Cumhuriyet döneminin seçkin yazarları arasındadır. Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun Türk-İslam efsanelerinin yer aldığı "Bir Büyülü Dünya ki…" adlı eserinin incelendiği bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yazar ve eserleri hakkında kısaca bilgi verilip sözcük türleri, sözcük sıklıkları, sözcük grupları incelenmiştir. İkinci bölümde ise eserin anlatım teknikleri, tematik ve sembolik unsurlar, anlatıcı bakış açıları, zaman, mekân ve şahıs kadrosu ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Mustafa Necati Sepetçioğlu, hikâye, dil, üslup.

DilDil özellikleriHikaye+4
Gülsüm Altıntaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Buket Uzuner'in hikâye ve romanlarının ekoeleştiri bağlamında incelenmesi

Modern Türk edebiyatı yazarlarından Buket Uzuner, yazın hayatına hikâye ile başlar, ardından otobiyografi, gezi yazısı, deneme ve roman türünde eser vermeye devam eder. Özellikle roman ve öykülerde işlenen konuların yanı sıra oluşturduğu karakterlerin iç dünyaları ile dışarıda yaşanan gerçek hayat örtüşmektedir. Kurgulanan bu konular gerçek mekân ve olaylardan yola çıkılarak okura sunulur. Anlatılardaki tematik örgü göz önüne alındığında modernleşen yaşamla birlikte değişen insan profilinin çevre ile olan ilişkisi sıkça işlenir. Ayrıca kadının çağdaş hayattaki yeri ve doğayla olan tarihsel süreci öne çıkan konulardandır. Bu anlamda yazar, değindiği meseleler başta olmak üzere, modern ve postmodern anlatım teknikleriyle birlikte dil ve üslubundaki farklılığıyla özgün bir yere sahiptir. Geçmişten günümüze değişen ve dönüşen yaşam biçimiyle birlikte insanlığın doğa ile olan münasebeti daha hızlı bir biçimde yıkıcı bir boyuta ulaşmıştır. Çevre duyarlılığı ve bilinci ile dikkat çeken Buket Uzuner, tüm dünyayı ilgilendiren sanayileşme, küresel ısınma, nüfus artışı, göç, kentleşme, iklim değişikliği ve savaşın her çeşidi gibi insanın ve doğanın sonunu getirebilecek konuları Türkiye'yi merkeze alarak anlatılarını oluşturur. Yazar öte yandan da tüm bu olumsuz örneklere rağmen Şaman kültürünün doğaya olan saygısını ve barışık yaşam biçimini hatırlatır. Bunun yanı sıra doğaya hükmetmeye çalışan ataerkil kültürü ve zihniyeti eleştirirken doğayla aynı karakteristik özellikleri gösteren kadını da yüceltir. Bu tezde, yazarın öykü ve romanlarında insan ve doğa ilişkisi; yalnızca edebi metin değil sanat eserlerinin tümünde yer alan çevre bilincine dayalı bakışı temel alan ekoeleştiri ve ekofeminizm kuramlarından hareketle incelenmeye çalışılır. Anahtar Kelimeler: Buket Uzuner, ekoeleştiri, ekofeminizm, Şamanizm, Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları -Su, Toprak, Hava-

EkoeleştiriEkofeminizmHikaye+6
Sibel Uğurlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sait Faik Abasıyanık hikâyelerinde kötümserlik

Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı'nda, Modern Türk öykücülüğünde özgün tarzıyla ön plana çıkmış ve öyküde yarattığı yeniliklerle, kendisinden sonra gelen edebiyat kuşaklarına da yol göstermiş olan Sait Faik Abasıyanık, kötümserliğin yıkıcı ve yapıcı etkilerine insan ilişkileri ve objeler aracılığıyla öykülerinde yer vermektedir. Kötümserlik, felsefi derinliği olan bir kavram olduğu için, bu çalışmada detaylı bir şekilde araştırılmıştır. Kötümserlik düşüncesi üzerine önemli eserler yazan Arthur Schopenhauer odağında okumalar yapılarak kötümserlik kavramı aydınlatılmaya çalışılmıştır. Öykülerde kötümserlik düşüncesinin karşıt ya da benzer halkalarını oluşturan nostalji, umut, umutsuzluk, yas, yabancılık, ötekileştirilme, kaygı, merhamet ve sevgi üzerine düşünülmüş ve tüm bunların ışığında Sait Faik Abasıyanık'ın kötümserliği hissettiren öyküleri incelenmiştir. Sait Faik Abasıyanık öyküsünü kötümserlik odağında okuyarak edebiyat araştırmalarına bir yenilik kazandırmak amaçlanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Kötümserlik, nostalji, umut, öykü, Sait Faik Abasıyanık

Abasıyanık, Sait FaikHikayeKötümserlik+3
Rüya Akgün
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Vüs'at Orhan Bener'in eserlerinin varoluşçu psikanalitik yaklaşımla incelenmesi

Varoluşçu psikanalitik yaklaşım; psikoloji dünyasında yirminci yüzyılın sonlarında yer edinmeye, yirmi birinci yüzyılın ilk dönemlerinde popülerleşmeye başlaması nedeniyle yazın alanında kuram olarak yabancı kalınan bir felsefedir. Varoluşçu psikanaliz bir terapi yöntemi olmasına rağmen felsefe olarak değerlendirme nedenimiz ise varoluşçu psikanalistlerin terapi yöntemlerinde varoluşçu filozofların görüşlerini temele aldıklarını açıkça ifade etmeleridir. Bu nedenle varoluşçu psikanalitik yaklaşım yalnızca bir terapi ve analiz kuramı değil varoluşla içkin bir felsefe olarak değerlendirilebilir. Ancak çalışmamızda, varoluşçu psikanalistlerin söz konusu kuramın çerçevelerini çizdikleri sınırlarda ele alındığını belirtmeliyiz. Türk edebiyatı incelemelerinde varoluşçu psikanalitik yaklaşım henüz kuram olarak değerlendirmeye alınmamıştır. Çalışmamızın amacı, Vüs'at O. Bener'in roman ve öykülerini varoluşçu psikanalitik yaklaşımla incelemekle beraber varoluşçu psikanalitik yaklaşımın edebi değerlendirmeye uygunluğunu tartışabilmektir. Vüs'at O. Bener'in eserlerindeki kompleks yapı ve yarattığı karakterlerin felsefi sorgulamalarının zenginliği çalışmamızın kuramı ile örtüşen bir akış sunmaktadır. Bu nedenle Bener'in eserleri çalışmamıza örneklem olarak alınmıştır. Anahtar kelimeler: Varoluşçu psikanaliz, varoluşçu psikanalitik yaklaşım, Vüs'at O. Bener.

Bener, Vüs`atHikayePsikanaliz+4
Ersu Çırak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Özkılıç'ın hayatı ve hikâyeleri üzerine bir inceleme

ÖHasan Özkılıç, 1951'de Iğdır'ın merkez köylerinden Yaycı Köyü'nde doğmuş, 17 yaşına kadar burada yaşamıştır. 1968 yılında ailesiyle birlikte Turgutlu ilçesine taşınan yazar üniversiteye yerleştiği 1976 yılına kadar burada tarım ve sanayi işçileri arasında yaşamıştır. Yazar bu yıldan itibaren bir kızı ile birlikte yaşamını İzmir'de sürdürmektedir. Dergicilik, şairlik, öykü ve roman yazarlığının içerisinde yazara asıl ününü kazandıran tür öykücülük olmuştur. İlk öyküsü ''Anamın Umudu'' 1974 yılında Demokrat İzmir gazetesinde yayımlanan yazarın ilk öykü kitabı Kuş Boranı ise 1998 yılında yayımlanır. Kuş Boranı dışında yazarın beş öykü kitabı bir de romanı bulunmaktadır. Birkaç hikâyesi sinemaya uyarlanan yazar eserleri ile birçok da ödüle layık görülmüştür. 1930-1980 yılları toplumcu gerçekçi çizgisini devam ettiren yazarın eserlerine Iğdır'da geçirdiği çocukluk yılları ve Turgutlu'da ailesiyle birlikte içinde yaşadığı işçi sınıfı kaynaklık etmiştir. Bu kaynakları yazar sade, akıcı bir dille ve olanca canlılığıyla okura aktarmıştır. Bu çalışmanın amacı, yazarın hikâyelerini incelemek ve edebiyat dünyasındaki yerini belirlemektir. Anahtar Kelimeler: Hasan Özkılıç, Türk Hikâyeciliği, İşçi Sorunları

BiyografiHikayeTürk hikayesi+1
Fatih Yavuz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yalçın Tosun'un hikâyeleri üzerine bir inceleme

Çalışmamız iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yazarın eserleri ve edebi kişiliğine değinilmiştir. Hayatına yer verilmemişti. Tosun, gerek söyleşilerde gerekse röportajlarında olsun hayatı ile ilgili bilgi vermekten kaçınmış; kendisi ile yapmak istediğimiz röportaj teklifimizi geri çevirmiş ve bütün görüşme teşebbüslerimizi kesin bir dille reddetmiştir. Hayatı ile ilgili basına yansıyan ciddi bir bilginin olmaması, hikâyelerinin incelenmesinin daha önemli olduğunu belirtmesi ve bu şahsi isteğine saygı duyulması gerektiğinden hayatı ile ilgili bir inceleme yapılamamıştır. Araştırmamızda hayatının bilinmemesinden kaynaklı oluşan eksikliklerden yazar sorumludur. İkinci bölümde ise Yalçın Tosun'un hikâyeciliği ele alınarak incelenmiştir. Bu bölümde yazarın 4 hikâye kitabında yer alan toplam 72 hikâye, çeşitli açılardan değerlendirilmiştir. Yazarın hikâyeleri içerik, olay örgüsü, kişiler, bakış açısı, zaman, mekân ve üslup yönünden değerlendirilmiştir. Yalçın Tosun, hikâyelerinde bireyin iç dünyasına eğilmiş, bireyin kalabalıktaki yalnızlığını, çaresizliğini, kadere boyun eğişini ve ötekileştirilmesini anlatmıştır. O, hikâyeleri okuyanı huzursuz ederek en derine atılan bireysel veya toplumsal sorunları ele alır. Yalçın Tosun'un her kesimden kişilerin ele alındığı hikâyelerinde her yaşta ve cinsiyette kişiler ile karşılaşmak mümkündür. Ancak erkekler kadınlara oranla daha az karşımıza çıkar, çocuklar ise tüm duygusallığı ile çoğu hikâyesinde varlığını sürdürmektedir. Hikâyelerde birinci ve üçüncü tekil kişili anlatıcıların yanı sıra çoklu anlatıcı ile anlatılan hikâyelerin sayısı oldukça fazladır. Hikâyelerde mekân, kurguya göre farklılık göstermektedir. Tanıdık kişilerin çarpık ilişkilerini anlatırken oda, ev, iş yeri gibi dar mekânları kullanırken; yalnız insanları anlatırken taşrayı kullanır. Hikâyelerde gerçek bir yerin özellikleri anlatılabildiği gibi tamamen hayal ürünü olan bir mekândan da bahsedilebilmektedir. Mekânlar özellikle kişilerin iç dünyalarını yansıtmak için kurgulanmıştır. Hikâyelerde zaman, hikâyelerde genellikle kısa bir ândır. Zaman kurgulanırken genellikle geriye dönüşler ile kişilerin geçmişleri hakkında bilgi verilmiştir. Yalçın Tosun, hikâyelerinde konuşma dilinin özelliklerini yansıtan yalın bir dil tercih etmiştir. İç monolog, diyalog ve iç diyalog teknikleri ve simgeler ile güçlü bir üslup oluşturmuştur. Anahtar kelimeler: Yalçın Tosun, edebiyat, hikâye, aile, çocukluk

HikayeTosun, YalçınTürk edebiyatı+2
Betül Zeybek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şevket Bulut'un hikâyelerinde yapı ve tema

Türk hikâye yazarlarından Şevket Bulut, ilkokulu Kilis'te tamamladıktan sonra sınavlarını kazandığı Adana Yapı Enstitüsü'nde lise öğrenimini sürdürür. Şiir yazmaya lise yıllarında başlar. Metnini kendisinin yazdığı piyeslerde rol alır. Yükseköğrenimini Erzurum Gündüz Tekniker Okulu'nda tamamlayan Bulut, Maraş Milli Eğitim Müdürlüğünde İnşaat Büro Şefi olarak göreve başlar. Edebiyat çalışmalarına şiirle başlayan Bulut, bu alanda başarılı olamadığını düşünerek hikâyeye yönelir. Bu çalışmada hikâyenin gelişim süreci hakkında bilgiler verildikten sonra, Şevket Bulut'un hayatı anlatılmıştır. Bir dünya savaşı, üç darbe ve Maraş Olayları'nın da yaşandığı çalkantılı dönemlerde eserlerini kaleme alan Bulut' un yayımlanan sekiz hikâye kitabında yer alan 113 hikâyesi yapı ve tema bakımından incelenmiştir. Maupassant, Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Memduh Şevket gibi hikâyecilerden etkilenen Şevket Bulut, olay hikâyeleri yazmıştır. Hikâyelerinde Anadolu gerçeğini ruhçu gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme almış ve Güneydoğu Anadolu yöresi insanını başarıyla işlemiştir. Hikâyelerinde atasözü, deyim, halk hikâyeleri, vecizeler, efsaneler, halk inanışları geniş yer tutar. ANAHTAR KELİMELER: Şevket Bulut, Hikâye, Olay Hikâyesi. Ocak 2023, 124 Sayfa

Bulut, ŞevketHikayeTema+2
Muhammed Cebecioğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Şahap Sıtkı İlter'in hayatı ve hikâyeciliği üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı birçok edebî türde ürünler kaleme alan Şahap Sıtkı İlter'in, hayatı ve hikâyeciliği üzerine bir inceleme yapmaktır. Bu inceleme ile yazarın kitaplarındaki ve çeşitli dergilerde bulunan hikâyeleri gün yüzüne çıkartılarak incelenmiştir. 1937-1970 yılları arasında yoğun bir şekilde edebî faaliyetlerde bulunan Şahap Sıtkı İlter, şiir, roman, hikâye, deneme, eleştiri, çeviri, röportaj, makale türlerinde eserler kaleme almıştır. Çırılçıplak (1957), Bulut Gelir Pare Pare (1958), Gülen Ayva Ağlıyan Nar (1959), Şubat Gecesi (1964) ve Acı (1970) adlarını taşıyan hikâye kitapları bulunan yazar bunun yanında Çağrı, Seçilmiş Hikâyeler, Varlık, Yaratış, Yeditepe ve Yenilik dergilerinde de hikâyeler ve çeşitli türlerde yazılar yazmıştır. Ayrıca Seçilmiş Hikâyeler dergisi yazarın sekiz hikâyesini toplayarak özel bir "Şahap Sıtkı İlter Ö. Sayısı" çıkarmıştır. Çalışmamızda sanatçının hikâye türünün dışındaki eserleri kapsam dışında bırakılarak hayatının, edebî kişiliğinin ve hikâyelerinin incelenmesine odaklanılarak Şahap Sıtkı İlter'in kitaplarındaki ve dergilerdeki hikâyeleri bilimsel metotlar ışığında tahlil edilmiştir. Bu tahlillerde Prof. Dr. Şerif Aktaş'ın Anlatma Esasına Bağlı Edebi Metinlerin Tahlili adlı eserindeki çözümleme yöntemleri ana metot olarak kullanılmakla birlikte farklı akademik kaynaklardan da yararlanılmıştır.

OtobiyografiTürk hikayesi
Sönmez Helimergin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mahmut Özay'ın hikâyelerinde yapı ve tema

"Mahmut Özay'ın Hikâyelerinde Yapı ve Tema" adlı bu çalışmanın amacı; yazarın hikâyelerinde hangi tema ve yapı unsurlarının kullanıldığını tespit etmek ve en çok hangi temaların işlendiğini belirlemektir. Birinci bölümde, Türk hikâyesinin tarihi ve gelişim süreci incelenmiş ve bu konuya dair bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise yazarın hayatı, sanatı ve mizacı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise hikâyelerinin tanıtımları yapıldıktan sonra eserler, olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, dil ve anlatım, bakış açısı şeklinde tasnif edilip incelenmiştir. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mahmut Özay, Hikâye, Yapı, Tema.

HikayeTemaTürk hikayesi+2
Meltem Toprak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lütfiye Aydın, hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir araştırma

Lütfiye Aydın'ın hikâyeleri ve romanları temel alınarak oluşturulan bu tezde amaç, yazarın eserlerini detaylı bir şekilde inceleyerek bunların Türk edebiyat tarihi içerisindeki yerlerini almasını sağlamaktır. Lütfiye Aydın, Türk toplumunun ve bu toplumda yer alan kişilerin, sanatçıların, özellikle de kadınların yaşamını ele alıp bunları bir yazar duyarlılığıyla eserlerinde işler. Edebiyata Şeyda Birecikligil takma adıyla yazdığı şiirlerle başlayıp daha sonra öykücü kimliği kazanır. Art arda yazdığı öykülerinden sonra romancılığa da soyunan yazar peş peşe iki roman yazar. Toplamdaki altı öykü kitabında elli yedi öyküsü bulunan Lütfiye Aydın; evlilik, aşk, aile, siyasal eleştiri, sevgi, ölüm gibi temalarla eserlerini verir. Öykülerinde daha çok bir kadın hassasiyeti ve gözüyle eleştirel bir tutum sergileyen yazar yaşadığı Madımak Olayı'ndan sonra bu tutumunu daha da arttırır. Romanlarında ise Türk edebiyatı ve Türk musikisi için önemli olan şahısların hayat hikâyelerine yer verir. Bunların dışında kendisi de Gaziantepli olan yazarın anılarıyla birlikte Gaziantep'in tarihsel ve kültürel açıdan bir değerlendirmesi olan Anka Kentim Antep'im kitabı ve yaşadığı Madımak Yangını sonrasında zihinsel bir toparlanma sürecini anlattığı Kül Tablet anlatı kitabıyla farklı türlerde de eserler verir. Yazarın beş öykü kitabı, iki romanı, anı kitabı ve anlatı kitabı yapı ve içerik bakımından ilk kez tarafımca incelenmiştir. İki bölümlük bu çalışmada ilk bölümde Lütfiye Aydın'ın hayatı ve sanatı; ikinci bölümde ise eserleri yapı, tema ve üslup açısından incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Lütfiye Aydın, Hikâye, Roman, Gaziantep, Madımak, Kadın, Eleştiri.

Aydın, LütfiyeBiyografiGaziantep+5
Meltem Türk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Erdal Öz'ün eserlerinde iktidar ve yabancılaşma

Bu çalışmanın amacı Eleştirmen Doğan Hızlan'ın Solistlerden Oluşan Bir Koro olarak isimlendirdiği 1950 Kuşağı yazarlarından Erdal Öz' ün eserlerindeki iktidar kavramına ve yabancılaşma olgusuna dair tespitleri ortaya koymaktır. Erdal Öz; edebiyatın roman, öykü, anı, mektup, çocuk kitapları gibi pek çok türünde eserler vermiştir. 1950'lerin sonunda ilk eserlerini veren Erdal Öz, 1950 Kuşağı'nı derinden etkileyen varoluşçuluğun etkisiyle başlarda soyut ve bireysel bir sanat anlayışını benimsese de özellikle 12 Mart 1971 Muhtırası'ndan doğan cunta iktidarıyla karşılaşması onun sanat anlayışının toplumcu duyarlılığa kaymasında etkili olmuştur. Bu durumun oluşmasında yazarın aydın kimliği yüzünden hapis hayatına mahkûm edilişi de etkili olmuştur. Her ne kadar geniş bir çevrede tanınıp benimsense de Erdal Öz, kendisini daima bir yalnız adam olarak görmüş ve yine kendisini herhangi bir yurda ait hissetmediğini ifade etmiştir. Öz'ün içinde bulunduğu bu uzun soluklu durum; eserlerine de yansımış, varlığını yabancılaşma olgusuyla hissettirmiştir. Gerek yazar kimliği gerekse yayıncı kimliğiyle bir dönemin siyasi hayatının yansımalarını eserleriyle ortaya koyan Erdal Öz, bir taraftan eserleriyle Türkiye'nin siyasi tarihine tanıklık ederken bir taraftan da evrensel insani değerleri eserlerinde işleyerek yazar duyarlılığını ortaya koymuştur. Çalışma bu bağlamda ele alınıp Erdal Öz'ün bütün eserleri merkeze alınarak bu yapıtlardaki iktidar ve yabancılaşma kavramları tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Erdal Öz, iktidar, yabancılaşma, roman, öykü

AnılarGünlükHikaye+7
Nurullah Akoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Zeynep Aliye'nin öykülerinde yapı ve izlek

Günümüz edebiyatı yazarlarından olan Zeynep Aliye, öykü, şiir, roman, söyleşi gibi pek çok türde eser vermiş olmasına rağmen özellikle öyküleriyle ön plana çıkar. Bireyi ve bireyin ruhsal bunalımlarını irdeleyerek, kadın ve kadın sorunlarına değinen yazar; bir imge ve kurgu ustası olarak eserlerinde felsefi ve psikolojik açılımlarda bulunur. Yazarın ontolojik anlamda kendini arayan insanın özellikle de kadının derinliklerine inerek en karanlık noktaya ulaşmadaki yetisi, erkek egemen anlayışın hâkim olduğu toplumda atılan önemli bir adım olarak kabul edilir. Öykülerde, mutsuzluk ve huzursuzluk itkisiyle görüngülenen kadınlar, özellikle kadın düşmanlarının güçlerini arttırmak amacıyla zayıf ve vasıfsız olarak nitelendirildikleri gibi namus ve bekâret olgusuyla da etki altına alınmaya çalışılan bir denetim aracına dönüşür. Bunalım/bunaltı ve karamsarlığın parçalanmış bireyin tüm yaşamına mercek tuttuğu öykülerde görülen özgürlük sorunu, yazarın yalnızlık, ölüm, intikam ve intihar izleklerine sıkça yer vererek eril iktidarın toplum üzerindeki etkisine ironik bir göndermede bulunmasıyla açımlanır.

Aliye, ZeynepBekaretHikaye+7
Semra Uzun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hakkı Kamil Beşe'nin hayatı, sanatı ve eserleri

Cumhuriyet Devri Türk hikâye ve oyun yazarlarından Hakkı Kamil Beşe, 1899 yılında Kastamonu'nun Araç ilçesinin Moğsu (yeni adıyla Gökçesu) köyünde doğar. 1923 yılında Mülkiye Mektebinden mezun olduktan sonra İstanbul Defterdarlığında çalışmaya başlar. 1935 yılında Fransa'da müfettişlik stajını tamamlayıp yurda döndükten sonra Anadolu'nun çeşitli yerlerinde müfettişlik yapar. Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığı da yapan sanatçının son görevi Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğüdür. Hakkı Kamil Beşe, siyasetle de ilgilenir; Türkiye Köylü Partisi'nin kurucuları arasında yer alır. Ayrıca 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Kurucu Meclis'e üye seçilir. Vakıflar Bankası'nın kuruluş kanun taslağını hazırlayan sanatçı, Güneş Sigorta'nın kurulmasını da sağlar. Hakkı Kamil Beşe, memuriyet ve siyaset yaşamının yanı sıra yazdığı hikâyelerle de adından söz ettirir. Edebiyat ansiklopedilerinde ismine yer verilen sanatçının "İki Hazır Yiyici" isimli hikâyesi, Mehmet Kaplan tarafından Hikâye Tahlilleri kitabında incelenir. Gözlemci tavrıyla özellikle memleketi Kastamonu/Araç insanlarının yaşam biçimlerini ve çektikleri sıkıntıları, köy sorunlarını hikâyelerinde dile getirir. Tekçarık Yüzbaşı ve Kırkkanat hikâye kitaplarıdır; Fırıldak ise tiyatro türündeki eseridir. Yazarın; Radyoda Üç Konuşma, Memurlar Hakkında Muhakeme Usulleri ve Milletlerarası İlim Yarışması ve Haklarımız isimli inceleme-araştırma türünde eserleri de vardır. Bu çalışmada Hakkı Kamil Beşe'nin hayatı, sanatı ve özellikle edebî eserleri detaylı bir şekilde incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Hakkı Kamil Beşe, Kastamonu, Araç, hikâye, oyun, Tekçarık Yüzbaşı, Kırkkanat, Fırıldak

Beşe, Hakkı KamilBiyografiEdebi eserler+5
Ümmühan Bakır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Structure and theme in mir Celal Paşayev's stories

Mir Celal Paşayev is one of the few authors of Azerbaijani literature. Mir Celal Paşayev has been producing works in the genres of drama, poetry and story since 1928. Our study consists of two parts. The first part contains information about the life, literary personality and works of the author. Mir Celal Paşayev, who deals with all sociological and psychological issues, especially human, with the same sensitivity in his works, puts women and children in the center. In Azerbaijani literature, he elaborates the different aspects of its people and their emotional worlds. In the second part, which is the center of our study, the stories of the author were examined in terms of story technique and thematic fiction. Theoretical sources were used in our investigation of the story technique. Structure review; The novel's identity, perspective / narrator plane, plot, time, space, and the world of people were discussed through six structural elements. The themes and themes that come to the fore in the examination of the spatial fiction, philosophy, sociology, Marxism, and psychology were used. In the conclusion part of our study, Mir Celal Paşayev's storytelling was evaluated. In the bibliography section, the list of the sources used in the process of preparing the study was listed. In addition to these, the document about Mir Celal Paşayev and the photographs of the author were added to the end of the study.

Azerbaijan literatureStoryPaşayev, Mir Celal+7
Ümit Alacaoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zeyyat Selimoğlu'nun öykü ve romanlarında yapı ve izlek

Türk edebiyatının üretken yazarlarından biri olan Zeyyat Selimoğlu; roman, hatıra ve çeviri alanlarından eserler vermesine rağmen öykücülük yönüyle ön plana çıkar. Eserlerinde insan başta olmak üzere tüm canlıların meselelerini aynı hassasiyetle ele alan Selimoğlu, ağırlıklı olarak deniz ve denizcilerin yaşamlarını merkeze koyar. Edebiyatımızda, Halikarnas Balıkçısı ile Sait Faik'le birlikte deniz insanlarının kara insanlarından farklı yönlerini, onların duygu dünyalarını incelikle işler. Bu çalışmada, Zeyyat Selimoğlu'nun öykü ve romanları yapı ve tema yönüyle incelendi. Giriş ve üç ana bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde, Türk edebiyatında roman ve öykünün tarihi gelişimi; birinci bölümde yazarın özel hayatı ve yazın hayatı; ikinci bölümde öykü ve romanların yapısı ve izlekleri; üçüncü bölümde yazarın edebî dili ve eserlerindeki üslûbu ele alındı. Çalışmanın sonuç bölümünde çalışmaya dair genel bir değerlendirme yapıldı. Kaynakça bölümünde ise çalışmanın hazırlandığı süreçte yararlanılan kaynakların listesi sıralandı. Bunların yanı sıra Zeyyat Selimoğlu'yla ilgili belge ve yazara ait fotoğraflar çalışmanın sonuna eklendi.

HikayeRomanSelimoğlu, Zeyyat+4
Mine Karataş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fahri Erdinç'in öykü ve romanlarının yapı ve izlek bakımından incelenmesi

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın üretken isimlerinden birisi olan Fahri Erdinç, edebiyat türünün birçok alanında ürünler verir. Öykü, roman, şiir, tiyatro, anı, inceleme ve çeviri gibi alanlarda eserler veren Fahri Erdinç, daha çok öykü ve romancı yönüyle tanınır. Eserleri birçok dile tercüme edilen yazar, toplumcu gerçekçi bir çizgide eser verir. En verimli çağlarında yurt dışında yaşayan yazar, Türk okurları tarafından fazla tanınmaz. Daha çok sol-sosyalist bir çevre tarafından takip edilen yazar, 2000'li yıllarda 'Yordam Kitap' tarafından eserlerinin yeniden basılmasıyla Türk okuyucusu ile buluşur. Dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde yazarın hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde ise Fahri Erdinç'in öyküleri yapı ve tema açısından ele alındı. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Fahri Erdinç'in romanları yapı ve izleksel kurgu açısından incelendi. Romanların yapısal ve izleksel kurgusu incelenirken roman teorisi dışında tarih, sosyoloji, felsefe ve psikoloji gibi bilim dallarından yararlanıldı. Fahri Erdinç'in romanlarında baskın izlek olan yabancılaşma, kendini gerçekleştirme, başkaldırı, aşk, ölüm gibi bireysel sorunlar ve sömürü, yozlaşma, sosyal adaletsizlik gibi toplumsal sorunlar izleksel açıdan değerlendirildi. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise Fahri Erdinç'in öykü ve romanlarında kullandığı dil ve üslup incelendi. Çalışmanın sonuç kısmında ise Fahri Erdinç'in öyküleri ve romanları hakkında genel bir değerlendirme yapıldı. Anahtar Kelimeler: Fahri Erdinç, öykü, roman, yapı, izlek, toplumsal gerçekçilik, gurbet.

BiyografiRomanSosyal gerçeklik+4
Fatih Erzen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sadık Yalsızuçanlar'ın öykülerinde yapı ve izlek

Sadık Yalsızuçanlar, Çağdaş Türk Edebiyatı içerisinde yazdığı eserlerle önemli bir yere sahiptir. Öykü, roman ve deneme yazıları kaleme alan yazar en çok öykücü yönüyle bilinir. Bu çalışmada Sadık Yalsızuçanlar'ın öykülerindeki yapısal ve izleksel unsurlar, boyutlu bir şekilde ele alındı. Temelde dört ana bölüm olarak düzenlediğimiz çalışmanın Birinci Bölümü'nde yazarın yaşamı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler verildi. Çalışmanın büyük bir bölümünü oluşturan İkinci Bölüm'de yazarın sekiz öykü kitabı olay örgüsü, şahıs kadrosu, mekân, zaman ve bakış açısı yönünden incelendi. İnceleme yapılırken çeşitli kaynaklar yardımcı olarak kullanıldı. Öyküler bilimsel bir gözle ve tarafsız bir şekilde incelendi. Çalışmanın Üçüncü Bölümü'nde öykülerde yer alan izlekler incelendi. Yazarın öykülerinin temelini insan ve insan sorunsalı oluşturduğu için öykülerde aşk, ölüm, geçmişe duyulan özlem ve yabancılaşma gibi insani davranışların sergilendiği izlekler bulunur. Çalışmanın Dördüncü Bölümü'nde Yalsızuçanlar'ın öykülerinde dili kullanma şekli ve üslûbu incelendi. Sadık Yalsızuçanlar'ın öyküleri kendi yaşamından izler taşır. Öykülerinde kendi yaşamından karakterler bulunduğu gibi kurmaca karakterlerin varlığına da rastlamak mümkündür. Anahtar Kelimeler: Sadık Yalsızuçanlar, öykü, Garip, Küf, Zaman, Mekân, Şahıs Kadrosu

HikayeTürk hikayesiYalsızuçanlar, Sadık+1
Aykut Çelik
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sabahattin Ali'nin Portakal adlı öyküsünde bağdaşıklığı sağlayan görünümler

Metindilbilimin yöntem ve verilerinden yararlanılarak hazırlanan bu tezde, Sabahattin Ali'nin son dönem eserlerinden biri olan Portakal adlı öykünün metinsellik değeri, bağdaşıklık ölçütü ile açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde tezin konusu, amacı, araştırma soruları, yöntemi ve sınırlılıkları ele alınmıştır. Kuramsal çerçevede dilbilim, metindilbilim, metin ve metinsellik ölçütleri ile ilgili kavram ve terimlerin açıklamaları yapılmıştır. Kuramsal çerçevede metinsellik ölçütlerinden biri olarak, genel hatlarıyla ele alınan bağdaşıklık ölçütü, ikinci bölümde alt başlıkları ile detaylandırılarak açıklanmıştır. Üçüncü bölüm, çalışmanın temelini oluşturan Portakal adlı öykünün incelenmesi ve öykü metninin çözümlenmesi ile oluşturulmuştur. Metin çözümlenirken öykünün bağdaşıklık unsurları örneklerle gösterilmiştir. Bağdaşıklık içeren örnekler, Türkçenin yapısal ve işlevsel özelliklerine göre açıklanmıştır. Tezin dördüncü bölümünde ise, metin çözümlemesiyle elde edilen bulgular metindilbilimsel bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerden hareketle Portakal adlı öykünün bağdaşıklık görünümlerine ve Sabahattin Ali'nin dil kullanımına ilişkin varılan sonuçlara yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sabahattin Ali, portakal, metindilbilim, metin, metinsellik ölçütleri, bağdaşıklık

BağdaşıklıkHikayeMetin dil bilim+2
Özge Gözay
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects