Narkotikler

82 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Osmanlılarda keyif verici bir madde: Esrarın hikâyesi

Esrar, modern manada merkezi sinir sistemi ve beyin üzerindeki etkisiyle kişiyi kendi sınırları dışına çıkmış olma zannına sokan uyuşturucu maddelerden biridir. Fakat ne insanın sınırlarını aşma arzusu ne de bunun için başvurduğu bu madde modern toplumla yaşıttır. Bu günümüz toplumlarının geçmişi -belkide doğanın bilgisine erişilmeye başlandığı ilk zamanlara kadar uzanan- en eski sorunlarından biridir. Bu açıdan mevcut dünya yalnız tercihleri değil, pek de gönüllüsü olmadığı bu gibi şeylerin de varisi, esrarsa onun neredeyse tüm geçmişinin en yakın şahididir. Osmanlılar da ardılı bizlere ister istemez böylesi bir miras bırakmışlardır. Anadolu'da gelişmeye başladıkları henüz ilk zamanlarda heterodoks guruplar aracılığıyla bununla tanışmış ve bu tanışıklığı nedeni olduğu tüm sorunlarla beraber elde olmaksızın son günlerine kadar korumuşlardır. Bu meyanda belirgin bir "esrar altkültürü"nün taşıyıcısı olarak bundan başta keyif ve vecd ile kimi hastalıkların tedavisi için istifade etmişlerdir. Tıbbi kullanım bir takım ilkel ilaçların imali, esrime ile keyif ise gayr-ı sünni tarikat mensupları ile avamın beklentisini kapsar. Ne var ki uyuşturucu, daha doğrusu o günün tanımıyla keyif verici olarak istimali ecza maksatlı kullanımından çok daha yaygındır. Özellikle de heretik dervişler arasında böyledir ki nitekim bunu Anadolu coğrafyasına getirip de halk arasında yayanlar da onlardır. Ekseriyetle halk da bunu yine keyif için içmiş; öyle ki bu işe mahsus mekânlar dahi yaratmıştır. Nihayetinde ekilip biçilmesinden ülke içi veya ülkelerarası ticaretine, hakkında kaleme alınan ilmi ve edebi eserlerden jargon ve argosuna değin daha pek çok yönüyle beraber tüm bunlar Osmanlı, hatta günümüz toplumunda hala varlığını koruyan küçük ölçekli, fakat gerek nüfuz ettiği farklı kesimler ve gerekse bunların elbirliğiyle inşa ettiği biçim açısından çok yönlü ve belirgin bir esrar altkültürünü meydana getirmiştir. Bu çalışma, Osmanlılardaki söz konusu bu altkültürün tüm yönleriyle tarihi serüvenin ortaya koymayı amaçlar. Anahtar Kelimeler: Osmanlılar, Esrar, Osmanlılarda Esrar, Haşiş, Uyuşturucu.

EsrarNarkotiklerOsmanlı Devleti+1
Onur Gezer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Narkotik niteliği taşıyan kenevir bitkisinin coğrafi özellikleri ve Çorum'daki türlerinin araştırılması

Adli Bilimlerde narkotik madde denilince ilk akla gelenler eroin, kokain ve esrardır. Esrarın hammaddesi THC miktarının yüksek olduğu kenevir bitkisinin çiçekleri ve en uç yapraklarıdır. Kenevirin esrar ile birlikte anılması kenevir teriminin geçtiği her yerde olumsuz bir tavırla karşılaşmamızın tek sebebidir. Ancak son yıllarda meydana gelen teknolojik gelişmelerle tohumlarda yapılan melezlemeler sonucu artık pek çok kenevir esrar hammaddesi olmaya uygun değildir. Yaptığımız araştırmalar, HÜBTUAM GC-MS sonuçları ve Fen Edebiyat fakültesi laboratuarından elde ettiğimiz FT-IR sonuçlarından da yola çıkarak ülkemizde ekilen kenevir tohumlarının esrar hammaddesi olarak kullanıma uygun olmadığını ortaya koyduk. Geçmişten günümüze kenevir bitkisini değerlendirdiğimizde; tekstil, ilaç, otomotiv, kozmetik, biyoyakıt, biyopolimer ve biyobozunur ürünler, erozyon örtüsü, yapı malzemesi, toprağın temizlenmesi gıda sanayi gibi birçok alanda kullanıldığını görüyoruz. Mısırdaki mumya örtülerinden, Türklerde çuval, sicim vb. yapımına, günümüzde ise biyoyakıttan, insan sağlığına ve doğaya zarar vermeyen kıyafet, temizlik ürünleri ve yiyeceklere varana kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Kenevir adeta yaşamın bitkiye dönüşmüş halidir. Her iklimde yetişebilir, kendisi büyürken çevresini de hem temizler hem de ekonomik anlamda büyütür. Tarım ilacına fazla gereksinim duymaz. Hızlı büyür, büyürken çevresindeki oksijen miktarını arttırır. Günümüzde 50.000 çeşit endüstri ürününde ve 250'den fazla ilacın yapımında doğrudan ya da dolaylı olarak kullanılabilmektedir. Ülkemizde kısa bir süre yanlış bilgilendirmelerle bu üründen uzak kalmış olsak da artık hem ülkemiz hem bölgemiz hem de şehrimiz için kenevir ile yeniden tanışmanın ve kaynaşmanın zamanı geldi. Yapılan bilimsel çalışmalar ışığında kenevir artık korkulan değil, korunan bitki olacaktır. Anahtar Kavramlar: Kenevir, THC, Esrar, CBD, Narkotik, Endüstri Bilim Kodu:20101

EndüstriEsrarKannabidiol+2
Gülhan Eşkil
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sentetik kannabinoidlerin gaz kromatografisi-kütle spektrometresi cihazı (GC-MS) ile tayin edilmesi

Kannabis (esrar), hint keneviri bitkisinden elde edilen uyuşturucu (psikoaktif) maddelerin en eski türlerindendir. Söz konusu madde metabolizmada CB1 ve CB2 adıyla anılnan kannabinoid reseptörlerini etkilemektedir. İncelememize konu olan sentetik kannabinoid tipi uyuşturucular ise kimyasal yapı olarak kannabisten farklı olarak gözükmesine rağmen onlar gibi CB1 ve CB2 reseptörlerine etki eden ve yeni nesil diye adlandırılan uyuşturucu maddelerdendir. Bu tür uyuşturucu sektöründe ilk tespit edilen etken madde JWH-018 isimli sentetik kannabinoid halk arasında "Bonzai" olarak adlandırılmaktadır. Hint kenevirinin etken maddesi ise "delta-9-tetrahidrokannabinol (Δ9-THC)"' dür. Yeni nesil uyuşturucular, kimyasal olarak bu etkene benzemektedir. Sigara gibi kullanıldığında THC'nin tesirine benzeyen sentetik kannabinoidler, ilk olarak 2004 yılının başlarında Avrupa'da internet üzerinden satışa sunulmuştur. Delta-9-tetrahidrokannabinol'den daha güçlü ve uzun süren etki gösteren bu uyuşturucular büyük sağlık problemleri oluşturmaktadır. Tüm dünyada artarak devamlılığını sürdüren bu etkenlerin ülkemizde de kullanımı tüm sosyal kesim arasında gittikçe artmaktadır. Bu sebeple 2010 yılından bu yana ülkemizde bu maddelerin bazıları "Erken Uyarı Sistemi" ne göre yasaklanan maddeler arasına alınmıştır. Ancak sentetiklerin kimyasal yapıları hızlı ve sürekli olarak değişmekte olduğundan kontrol altına alınması ve tespit edilmesi hususunda da zorluklar yaşanmaktadır. Bu sebeple sentetik kannabinoidlerin yaygın olarak kötüye kullanımı, tanımlanması ve yasaklanması hususunda daha yoğun çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmanın temel amacı, Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometresi cihazı kullanılarak sentetik kannabinoid olarak adlandırılan bu uyuşturucu maddelerin tanımlanmasının sağlanmasıdır. Çalışmaların sonucunda, seçilen en uygun analiz metodu ile birçok etken maddenin kısa sürede tespiti sağlanmıştır.

Adli bilimlerBonzaiNarkotikler+1
Hatice Seçil Selimoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı uyuşturucu madde ve türevlerinin analitik ve kemometrik yöntemlerle tayini

Kantitatif tayinlerde, üst üste çakışan spektrumların ya da kromatogram piklerinin bulunması durumunda çok değişkenli kalibrasyon teknikleri ile karışım içindeki bileşenlerin miktarı tahmin edilebilmektedir. Tez çalışması kapsamında çok değişkenli kalibrasyon tekniklerinden PCR ve PLS yöntemlerine göre amfetamin, metamfetamin, MDMA, kokain ve eroin içeren beş farklı derişim seviyesindeki standart çözeltiler hazırlanmıştır. Hazırlanan kalibrasyon ve validasyon setlerinde bulunan 25 adet çözeltinin GC-FID ile analizi yapıldıktan sonra, kromatogram verileri alınmıştır. PLS ve PCR algoritmalarında karışım içinde bulunan maddelerin kantitatif tayini için optimum bileşen sayısı değeri hesaplandı. Elde edilen kromatografik veriler, ön işlem teknikleri ile analize hazırlandıktan sonra PLS ve PCR analizleri ile her bir çözeltide bulunan uyuşturucu miktarları bulunmuştur. Her bir uyuşturucu için ortalama kare kök hata değerleri hesaplanmıştır. Tahmini konsantrasyonlar için % hata değerlerine bakıldığında kalibrasyon seti için PLS hata değerleri PCR hata değerlerinden daha düşük bulunmuştur. Daha sonra gerçek numunelerde bulunan uyuşturucu madde miktarları kemometrik yöntemle analiz edilmiştir. Bulunan sonuçlar kromatografik sonuçlarla uyumlu bulunmuştur. Birden fazla etken madde içermekte olan numunelerin analizi gerçekleştirilirken analitik sorunların çözümü sırasında doğru, kesin, güvenilir ve hızlı sonuçlar alınan kemometrik yöntemlerden faydalanılmalıdır.

AmfetaminEroinGaz kromatografisi+4
Furkan Akgül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de narko terörizm ve uluslararası düzeyde uyuşturucu ile mücadele

Terörizm ve terör olayları ülkeler açısından farklılıklar gösterse de birçok ülke için tehlike ve tehdit unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Terör olayları ilk olarak insanoğlunun var oluşu ile birlikte Habil ve Kabil kardeşlerinin birbirleri ile olan mücadeleleri ilk örnek olarak sunulabilir. Toplumlar oluştukça devlet yapıları ortaya çıktıkça terör olguları bağımsızlık mücadeleleri bir takım iç savaş ve yıkımlara neden olmuştur. Bu çalışmada terörizm, terör örgütleri ve ülkemizde faaliyet te bulunan narko terör yapısı incelenmeye çalışılmıştır. Dünya'da ve ülkemizde üretimi bir şekilde gerçekleşen veya transit güzergâh üzerinde olan ülkemiz coğrafyası kullanılarak geçişi sağlanan uyuşturucu maddelerine karşılık nasıl ve ne şekilde önlem alınacağı üzerine durulmaya çalışılmıştır. Ülkemizde uyuşturucu ile mücadele kapsamında adli kolluk görevi bulunan Emniyet teşkilatı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın yapmış olduğu hem kendi birimlerince hem de ortaklaşa koordineli bir şekilde bu mücadelede ele geçirilen ürünlerin yakalamaları incelenmiş olup; eksik yanları ele alınarak daha hızlı ve etkin yakalama önerileriyle sonuçlandırılmıştır. Uyuşturucu ile mücadele noktasında sadece ülkemiz kendi organları ile değil uluslar arası düzeyde Avrupa devletleri ve diğer Dünya devletleri ile koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkeler arası oluşturulan anlaşmalar ile uyuşturucu ile mücadele noktasında hızlı ve etkili müdahaleleri ile etkinlikleri artırmaya çalışılmaktadır.

Kolluk örgütleriNarkotik suçlarNarkotikler+3
Canan Altıntaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

2018-2020 yılları arasında Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığında otopsisi yapılan olgularda alkol, uyutucu- uyuşturucu ve uyarıcı madde tespit edilen vakaların retrospektif olarak incelenmesi

Alkol, uyutucu-uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı, ülkemizde ve dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olup önemli morbidite ve mortalite nedenidir. Uyuşturucu madde kullanımına bağlı ölümlerin otopsileri, tedavi görmeyen ve başka yerde kayıtlı olmayan madde kullanıcıları hakkında değerli bilgi kaynağı olması nedeniyle yerel ve ulusal düzeyde madde kullanım profillerinin belirlenebilmesi ve buna göre alınacak tedbirlerin genişletilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nde 2018-2020 tarihleri arasındaki 3 yıllık sürede otopsisi yapılmış olan olgulara ait otopsi raporları incelenmiştir. Alkol ve/veya madde tespit edilen olguların sosyodemografik özellikleri, mortalite nedenleri ve buna ilişkin verilere katkı sağlamak, elde edilen verileri literatür eşliğinde tartışmak amaçlanmıştır. Çalışmaya dahil edilen 3764 olgunun %80,8'inin (n=3041) erkek, yaş ortalamasının 48,4±21 olduğu saptanmıştır. En sık ölüm sebebi %35,7 (n=1342) ile doğal nedenli ölümler olup bunu %13 (491) ile trafik kazasına bağlı ölümler izlemektedir. Olguların %9,7'sinde (n=366) etanol, %0,9'unda (n=33) metanol saptanmıştır. Etanol ile birlikte en sık saptanan maddenin benzodiazepin (%7,9) olduğu, etanol tespit edilen olgularda ateşli silah yaralanması, penetran yaralanma, trafik kazasına bağlı ölümler etanol tespit edilmeyen olgulara göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Madde kullanımına bağlı 58 ölüm olgusunun %36,2'sinin (n=21) çoklu madde kullanımına bağlı meydana geldiği, madde kullanımına bağlı ölümlerin %98,3'ünün erkek olduğu saptanmıştır. Madde kullanımı nedenli ölümlerdeki yaş ortalaması (28,4±8,8) diğer olgulardan anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. Bölgeler arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel farklılıklar göz önünde bulundurularak farklı bölgeleri içerecek şekilde çok merkezli iii çalışmalar yürütülmesi, alkolün etkilerinin ortaya koyulması ve uyuşturucu madde ile ulusal mücadelede yol gösterici veriler sağlayacaktır.

Adli tıpAlkollerMadde kullanım bozuklukları+4
Emine Türkyılmaz Temel
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

İki bin yirmi bir yılında Gaziantep adli toksikoloji laboratuvarı'na gönderilen narkotik olgularda yeni psikoaktif maddelerin analizi

Yeni Psikoaktif maddeler (NPS) Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi tarafından "saf halde veya preparat formunda suistimal edilen, Uyuşturucu İlaçlara ait Sözleşme (1961) veya Psikotrop Maddeler Sözleşmesi (1971) tarafından kontrol edilmeyen, fakat halk sağlığı açısından tehdit oluşturan maddeler" olarak tanımlamıştır. "Yeni" terimi maddenin yeni sentezlenmiş olması gerekliliğini değil, yıllar önce sentezlenmiş olsa da, maddenin piyasaya yakın zamanda sürülmüş olmasını ifade eder. NPS olarak sınıflandırılan çok sayıda madde olması, bu maddelerin uyuşturucu piyasasına giriş ve çıkışının hızlı olması, kullanıcıların maddelerin içeriği konusunda yanlış bilgi sahibi olması veya maddenin içeriği konusunda hiç bilgisinin olmaması, değişken ve sıklıkla bilinmeyen potense sahip olmaları gibi etkileri ve riskleri göz önüne alındığında büyük bir tehlike arz etmektedirler. Çalışmamızda uyuşturucu/uyarıcı madde tetkiki için savcılık veya mahkemelerce kolluk kuvvetleri aracılığıyla Gaziantep Üniversitesi Adli Toksikoloji laboratuvarımıza gönderilen 250 katılımcının idrar ve kan örneklerinden sıvı kromotografi ardışık kütle spektrometrisi (LC/MS/MS) cihazında yapılacak kantitatif analizle NPS olarak kabul edilen 5F-EMB PICA, MDMB-4-en PINACA, İsotonitazen, 3-Floroamfetamin, 2-Metilamfetamin, Flualprazolam maddelerinin 2021 yılında toplam 3 aylık süredeki kullanım sıklığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu analiz dışında kullanıcılara uyuşturucu kullanım alışkanlıklarıyla ilgili sorular içeren bir anket uygulanmıştır. Çalışmaya katılan gönüllülerin % 94'ünün erkek, yaş ortalamasının 28,2 ± 6,37, madde kullanımına başlama yaşlarının ortalamasının 19,51 ± 7,25, yıl bazında madde kullanım sürelerinin 6,34 ± 5,77 olduğu tespit edilmiştir. 250 gönüllünün % 18,4'ünde MDMB-4-en PINACA maddesi tespit edilmiş, çalışma kapsamındaki diğer NPS grubu maddelere rastlanmamıştır. Tüm idrar örneklerinin % 18, kan örneklerinin % 12,4'ünde MDMB-4-en PINACA tespit edilmiştir. Literatürde hakkında fazla bilgi bulunmayan MDMB-4-en PINACA maddesinin kısa bir zaman diliminde de olsa bölgemizdeki kullanım sıklığını belirlemesi açısından önemli olduğunu düşünmekteyiz. Bu maddenin, toksikolojik inceleme yapan laboratuvarların sistematiklerine eklenmesi gerektiğine inanmaktayız.

Adli toksikolojiGaziantepKromatografi-sıvı+5
Mustafa Uğur Şaştım
Gaziantep University
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Toksik tarama birimine başvuran madde kullanıcılarının sosyodemografik özelliklerinin değerlendirilmesi

AMAÇ: Bu çalışmada; Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Toksik Madde Tarama Birimine madde kullanımı şüphesiyle adli birimlerce getirilen vakaların sosyodemografik özelliklerini incelemeyi amaçladık. MATERYAL VE METOD: Bu çalışma; 24-03-2021 ile 24-03-2022 tarihleri arasında, verileri anket yöntemi ile elde edilmiş olup, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Kliniği'nde yürütülmüş kesitsel tipte bir araştırmadır. Yaş, cinsiyet eğitim seviyesi gibi sosyodemografik özellikleri yanında hangi maddeyi ne kadar süredir kullandığı, madde kullanmaya başlamasına etki eden faktörleri, anne ve babanın; birlikte yaşama durumu, meslekleri, eğitim durumları, sağ olup olmadıkları gibi veriler toplanarak SPSS 22.0 programı ile istatistiksel analizi yapıldı. BULGULAR: Çalışma; dâhil edilme kriterlerini karşılayan 17 kadın, 131 erkek olmak üzere 148 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların benzer oranlarda sigara ve madde kullandığı, çoğunun madde kullanımına bağlı suç işlediği görülmüştür. Madde kullananların çoğunun ortaokul mezunu olduğu, il merkezinde yaşadığı, özel sektörde asgari ücret veya daha az ücretle çalıştığı, ebeveynlerinin birlikte yaşadıkları, ilkokul mezunu ve sağ oldukları görülmüştür. Madde kullanmaya başlamasına etki eden faktörün en yüksek oranda arkadaş olduğu görülmüştür. Katılımcıların yaş, cinsiyet sosyodemografik özellikleri ve ailelerinin sosyokültürel, sosyoekonomik ve eğitim özelliklerinin; sigara içme, alkol tüketimi ve madde kullanımı açısından değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır (p>0,05). Ailede alkol kullanımı ile kişinin alkol kullanması arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p=0,027). SONUÇ: Madde kullanımı ile mücadelede okul, aile, birey ve arkadaş çevresini kapsayan çok yönlü müdahale programları geliştirilmelidir. Eğitim sistemi, önleme programları geliştirmek ve uygulamak açısından en önemli yere sahiptir. Öğrencilere madde kötüye kullanımı, sağlık üzerine olumsuz etkileri, sosyal yaşamda yarattığı sorunlar gibi konularda eğitim programları hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. ANAHTAR KELİMELER: Madde kullanımı; sosyodemografik özellikler

GaziantepMadde kullanım bozukluklarıNarkotik bağımlılığı+2
Fatih Muhammed Topal
Gaziantep University
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Adli makamlarca 2020-2022 yılları arasında Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalımıza uyuşturucu madde kullanımı şüphesi nedeniyle yönlendirilen Türk vatandaşı olgularına ait adli toksikoloji raporlarının retrospektif değerlendirilmesi

Uyuşturucu madde kullanımı ülkemizde ve dünyada her geçen gün artış gösteren, morbidite ve mortalite yaratan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Çalışmamızda 2020-2022 yılları arasında uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla Anabilim Dalımız Adli Toksikoloji Laboratuvarına gönderilen olgulara yönelik düzenlenen raporlar geriye dönük olarak incelenmiş, Türk vatandaşı olguların sosyodemografik özellikleri ve madde kullanım alışkanlıkları ile ilgili epidemiyolojik verilerin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında değerlendirilen 7734 raporun %85,6'sında madde kullanımı tespit edildiği, madde kullanan olguların %96,1'inin erkek olduğu, madde kullanımının en yaygın 19-29 (%52,1) yaş aralığında dağılım gösterdiği, olguların %89,4'ünün tek bir sınıf uyuşturucu madde kullanımı olduğu, tek bir sınıf uyuşturucu madde kullanan olguların %94,5'inin amfetamin tipi stimülan maddeleri kullandığı, birden fazla uyuşturucu madde sınıfını birlikte kullanan olguların %96'sının iki farklı sınıfı kombine kullandığı, ikili eş zamanlı kullanımlarda en sık (%45,3) Amfetamin tipi stimülanlar ile opioid grubu uyuşturucu madde birlikteliği saptanmıştır. Gaziantep ilinin amfetamin tipi stimülanların üretim merkezlerinin bulunduğu belirtilen Lübnan ve Suriye'ye yakınlığı ve bu maddelerin kaçakçılığında sık kullanılan uyuşturucu rotaları üzerinde bulunması nedeniyle il genelinde amfetamin tipi stimülan maddelere erişimin kolaylaştığı, uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülecek çalışmalarda amfetamin tipi stimülan maddelere ağırlık verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu alanda yapılacak benzer çalışmalar ile kullanım açısından riskli gruplar saptanarak madde kullanım sorununun tüm yönleriyle ortaya konulması, çözüm yollarının tespitine ve alınacak önlemlere katkı sağlayacaktır.

Adli kollukAdli raporlarAdli toksikoloji+4
Burak Ak
Gaziantep University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı demografik değişkenler ve anne baba tutumlarına göre madde bağımlısı bireylerin anne baba bağlılıkları ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı madde bağımlısı bireylerin anne babalarının tutumları ve anne baba bağlılıkları ilişkisinin farklı demoğrafik değişkenlere göre ilişkisini incelemektir.Araştırmanın evrenini; Adana ilinde Adana Emniyet Müdürlüğünce şüpheli olarak yakalanan Madde Bağımlısı bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma evreni ve örneklemini ise: 2006 ve 2007 yılları arasında uyuşturucu suçundan Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne getirilen 18 yaş üstü 1092 erkek ve 45 bayan olmak üzere toplam 1137 kişi ile Adana Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğüne getirilen 18 yaş altı 64 erkek ve 5 bayan olmak üzere toplam 69 şahıs ile olmak üzere toplamda 1206 kişi oluşturmaktadır. Araştırma, evreni temsil eden uyuşturucu kullananların arasından uygun örnekleme yöntemi ile çalışmaya gönüllü olarak katılan 157 erkek ve 19 bayan olmak üzere toplam 176 kişi ile yapılmıştır.Araştırmanın veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümü madde bağımlısı bireylerin kişisel bilgilerine ilişkin soruları kapsamaktadır. Araştırmanın ikinci bölümü ?Anne Baba Bağlılık Ölçeği (ABBÖ), üçüncü bölümünü ise Kuzgun ve Eldeleklioğlu (2005) tarafından geliştirilen ?Anne Baba Tutum ölçeği? nden oluşmuştur.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre;Araştırmada madde kullanan bireylerin yaşa ve eğitim durumuna göre anne baba bağlılık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur.Araştırma sonucunda yaş ve anne baba tutumunun anne baba bağlılık düzeyleri üzerindeki ortak etkisinin anlamlı olmadığı, cinsiyet ve anne baba tutumunun anne baba bağlılık düzeyleri üzerindeki ortak etkisinin anlamlı olmadığı ve yine eğitim durumu ve anne baba tutumunun anne baba bağlılık düzeyleri üzerindeki ortak etkisinin de anlamlı olmadığı bulunmuştur.Araştırma sonucuna göre, madde kullanan bireylerin anne baba tutumları ile anne baba bağlılığı düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yine cinsiyete göre anne baba bağlılık düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.

BağlılıkMadde bağımlılığıNarkotikler+1
Hüseyin Gazi Kılıç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin madde kullanma eğilimlerinin algılanan sosyal destek ve riskli davranışlarla ilişkisinin incelenmesi

Lise öğrencilerinin madde kullanma eğilimleri, algılanan sosyal destek düzeyleri ile riskli davranışları arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmanın örneklemi, Gaziantep İli, Şehitkamil ve Şahinbey İlçelerinde farklı lise türlerinde öğrenime devam etmekte olan 433 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma, betimsel yöntem ve ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Veri toplamak amacıyla Gençtanırım (2010) tarafından geliştirilen ''Riskli Davranışlar Ölçeği (RDÖ)'', Yıldırım (2004) tarafından geliştirilen ''Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ-R)'', Mac Andrew (1986) tarafından geliştirilen, Ceyhun ve arkadaşları (2001) tarafından uyarlanan ''Madde Kullanma Eğilimi Ölçeği (MKEÖ)'' ile araştırmacı tarafından demografik bilgileri elde etmek için ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin normalliği test edilmiş, Mann-Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi, korelasyon ve regresyon teknikleri kullanılarak analiz edilmesine karar verilmiş ve elde edilen bulgular tartışılmıştır. Verilerinin analizi sonucunda, MKEÖ'nün toplamından elde edilen puanlar ile ASDÖ'nün toplamından ve alt ölçeklerinden elde edilen puanlar arasında anlamlı düzeyde pozitif ilişkilere rastlanmıştır. Ayrıca MKEÖ'nün toplamından elde edilen puanlarla RDÖ'nün toplamından ve alt ölçeklerinden elde edilen puanlar arasında negatif yönlü ilişki olduğu; ASDÖ'nün toplamından ve alt ölçeklerinden elde edilen puanlar ile RDÖ'nün toplamından ve alt ölçeklerinden elde edilen puanlar arasında negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Ancak ASDÖ'nün alt ölçeklerinden olan arkadaştan algılanan sosyal destek düzeyine ait puanlar ile RDÖ'nün alkol kullanma, sigara kullanma ve beslenme alışkanlığı alt ölçeklerinden elde edilen puanlar arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, ilgili alan yazındaki araştırma sonuçlarıyla birlikte tartışılmış ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir.

Eğitim psikolojisiLise öğrencileriMadde bağımlılığı+7
Gökcan Sever
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde sağlıklı yaşam davranışları ve bunu etkileyen faktörler

Bu araştırmada Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde 2013-2014 akademik yılında öğrenim gören öğrencilerin, sağlıklı yaşam davranışları ve bunu etkileyen faktörler araştırıldı. Araştırmaya 640 öğrenci katıldı.Verilerin analizinde; frekans dağılımları ve ki-kare testleri kullanıldı. Katılımcıların %52.8'i kadın ve % 47.2'si erkektir. Öğrencilerin %41.2'si üniversite eğitimi süresince ailesi ile birlikte ikamet ederken, %10.4'ü tek başına evde kalmaktaydı. Öğrencilerin annelerinin % 43.7'si ve babalarının %66.1'i lise ve üzeri bir eğitime sahip olduğu belirlendi. Öğrencilerin %59.4'ü son 12 ayda bisiklet ya da motosiklet kullanırken hiç kask takmadığı ve % 7.2'si başka birinin kullandığı arabada hiç emniyet kemeri takmadığı saptandı. Öğrencilerin %64.5'i son 12 ay içerisinde kendilerini iki ya da daha çok gün günlük işlerini yapamayacak kadar kötü ve umutsuz hissettiği ve %11.1'i ise intihar etmeyi düşündüğü tespit edildi. Eğitim süresince kalınan yer ile öğrencilerin intihar etmeyi düşünme arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Öğrencilerin %24.5'inin sigara kullandığı, ilk kez alkol alanların %47.8'inin 8-16 yaş arasında olduğu ve öğrencilerin yaşamları boyunca marihuana, esrar, eroin kullanma açısından %7.0'ının hayatı boyunca 1-2 kez kullandığı saptandı. Öğrencilerin %39.1'i egzersiz yaptığı ve %49.7'si kilo kontrolü için yeme alışkanlıklarında değişiklik yaptığı belirlendi. Öğrencilerin %31.5'i TV seyretmediğini ve %18.8'i hiç bilgisayar ya da video oyunları oynamadığı saptandı. Öğrencilerin %44.3'ü genel sağlık durumlarını iyi olarak değerlendirdi. Bu çalışma sonucunda öğrencilerin ihtiyaçları olduğu sağlıklı yaşam davranışları konularında eğitim programlarının düzenlenmesi gerekliliği ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Riskli sağlık davranışları, Sağlıklı yaşam, üniversite öğrencileri.

Emniyet kemerleriNarkotik bağımlılığıNarkotikler+5
Betül Tatlıbadem
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kahramanmaraş il merkezindeki lise son sınıf öğrencilerinde madde bağımlılığı ve etkileyen faktörler

Giriş ve Amaç: Madde bağımlılığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz içinde önüne geçilmesi gereken çok tehlikeli bir halk sağlığı sorunudur. Ergenlik madde kullanmaya başlama açısından en riskli dönemi oluşturmaktadır. Ülkemizde tütün, alkol ve psikoaktif maddelerin kullanımında son yıllarda artış olduğu gözlenmektedir. Bu tez çalışmasının amacı; lise son sınıf öğrencilerinin madde kullanma durumlarını ve etkileyen faktörleri saptayıp bu doğrultuda madde kullanımıyla ilgili tedbirlerin alınmasını sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Kahramanmaraş il merkezindeki lise son sınıf öğrencilerinin sigara, Maraş otu, nargile, alkol ve psikoaktif madde kullanma durumlarını saptayıp etkileyen faktörlerin neler olduğunu öğrenmek amacıyla planlanmış tanımlayıcı tipte kesitsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş il merkezindeki 7632 lise son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Örnekleme almamız gereken öğrenci sayısını belirlemek için Türkiye'de 2005 yılında 8 ayrı üniversitenin 1.sınıf öğrencileri üzerinde yapılan bir çalışma baz alındı.123 Buna göre madde bağımlılığı % 3 olmak üzere, % 99 güvenilirlik ve % 1 hata payı ile örnekleme almamız gereken 1541 öğrenci olduğu tespit edildi. Toplam 47 lisenin isimleri bir torbaya konularak basit rasgele yöntem ile öğrenci sayısı 1541'i bulana kadar torbadan lise isimleri çekildi. Örnekleme çıkan ve o gün okula gelmeyen öğrenciler için okula iki kez daha gidildi ve örneklemin tamamına ulaşılarak çalışma tamamlandı. Bu araştırmada anketler öğrencilere 2015 yılı mart ve nisan ayları içinde uygulandı. 1541 öğrenciye 59 sorudan oluşan sosyodemografik özellikler, sigara, Maraş otu, nargile, alkol ve madde ile ilgili anket formu ayrıca 6 sorudan oluşan fagerström sigara bağımlılık testi uygulandı. Fagerström bağımlılık testine göre 0-2 puan çok az bağımlı, 3-4 puan az bağımlı, 5 puan orta derece, 6-7 puan yüksek bağımlı, 8-10 puan ise çok yüksek bağımlı olarak kabul edildi. Verilerin analizi için SPSS 19.0 programı kullanıldı. Frekans, ki-kare, t-testi ve logistik regresyon analizi yapıldı. Bulgular: Kahramanmaraş il merkezindeki lise son sınıf öğrencilerinde sigara içme prevalansı % 27.3, Maraş otu kullanma prevalansı % 16.1, nargile kullanma prevalansı % 22.4, alkol kullanma prevalansı % 19.3, madde kullanma prevalansı ise % 6.1 olarak belirlendi. Her gün sigara içen öğrencilerin % 48'i sigaraya 15 yaşından önce başlamıştı. Sigara bağımlısı olan öğrencilerin fagerström skorlarının ortalaması 2.1±1.35, ortanca skor 1,00 olarak bulundu. Öğrencilerin en çok kullandığı maddelerin sırasıyla; uçucu maddeler (% 32.3), esrar (% 30.1), bonzai (% 8.6), eroin (% 6.5) ve ecstasy (% 4.3) olduğu belirlendi. Sigara, alkol ve madde kullananların aile bireylerinde ve yakın arkadaşlarında da bu maddelerin sık kullanıldığı bulundu. Sonuç: Bu çalışmanın sonucuna göre madde kullanımı liselerde eskiye göre artış trendi içerisindedir. Anne ve babası ile sorunlarını rahatlıkla konuşabildiğini ifade eden öğrencilerde madde kullanma oranı anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Bu nedenle öncelikle anne ve babaları içine alan eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Öğrencilerin büyük çoğunluğu kullandıkları maddelere ulaşmakta zorlanmadıklarını belirtti. Maddeye ulaşımın engellenmesi amacıyla emniyet teşkilatına bağlı narkotik şube birimlerinin daha sıkı çalışıp tedbirler alması gerekmektedir.

Alkol içmeKahramanmaraşLise öğrencileri+7
Özgür Ersoy
Çukurova University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yasadışı maddelerin kurutulmuş kan damlalarında LC-MS/MS yöntemi kullanılarak analiz edilmesi

Damar yolu açılarak alınan venöz kan, yasadışı maddelerin analizi için altın standart olarak kabul edilmektedir. Ancak, bu uygulama, yüksek taşıma ve saklama maliyeti, girişimsel olması, örnek almak için sağlık profesyoneli ihtiyacı ve kan yolu ile bulaşan hastalıkların yayılabilmesi gibi beraberinde birçok sınırlılık ve/veya zorluk getirmektedir. Bu noktada, klasik kan alma yönteminin getirdiği zorlukların üstesinden gelmek adına Kurutulmuş Kan Damlası (KKD) iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma ile venöz damardan alınarak kurutulan kan damlalarının, yasadışı maddelerin tespit edilmesi açısından, tam kan sonuçlarını temsil edebilme kapasitesi araştırılacaktır. Elde edilen bilgiler ile KKD'nin adli uygulamalarda ne kadar kullanışlı olduğunun ve uygulamalarda getireceği avantajların/dezavantajların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada, ilk olarak, yöntem validasyonu yapılmıştır. Bu kapsamda, bilinen miktardaki yasadışı madde metabolitlerinin temiz kana eklenmesiyle hazırlanan KKD'lerdeki geri kazanım oranları ölçülmüştür. Bu oranlar tespit edildikten sonra, gerçek olgular üzerindeki kullanışlılığını ölçmek maksadıyla, Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Toksikoloji Laboratuvarı'na başvuran gönüllü kişilerden damar yolu ile alınan venöz kan kullanılmıştır. Herhangi bir madde kullanmadığı tespit edilen kişilere ait örnekler çalışmaya dahil edilmemiş ve kıyaslama yalnızca venöz kanı pozitif çıkan denekler üzerinden yapılmıştır. Örnek alma süreci, toplam pozitif örnek sayısı 100'e ulaşana kadar sürdürülmüştür. Çalışmaya dahil edilen ondört maddeden dört tanesi için KKD kartlarından yeterli geri kazanıma ulaşılamamıştır. Geriye kalan on maddeden bir tanesi için ise elde edilen veriler anlamlı olsa da tespit ve teşhis limitleri yüksek olduğu için rutin analize yatkın olmadıkları değerlendirilmiştir. Geriye kalan dokuz maddeye yönelik tam kan ile KKD analizlerinin kıyaslanması sonucunda ortaya çıkan istatistiksel veriler anlamlıdır. Geliştirien KKD yöntemi gerçek örnekler üzerinde de uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar, yöntemin henüz rutin uygulamaya geçirilmeye hazır olmadığını ve biraz daha geliştirilmeye ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu bakımdan üzerinde biraz daha çalışmak suretiyle, adli uygulamalarda tam kan yerine KKD yöntemi kullanılabileceği ve KKD'nin getireceği avantajlardan faydalanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Böylece, hem uygulama açısından birçok kolaylık sağlanacak hem de yasadışı madde analizlerinin uygulama, saklama ve taşıma maliyetleri ciddi oranda düşecektir. Ayrıca, bu çalışmadan elde edilen veriler ve bu konu üzerinde yapılacak kapsamlı çalışmalar, laboratuvar dışındaki uygulama sahalarında ve olay yerinde pratik, hızlı ve güvenilir örnek elde edilmesinin önünü açacaktır. Anahtar Sözcükler: Adli Toksikoloji, Kurutulmuş Kan Damlası, Narkotik, Yasa Dışı Madde, Venöz Kan.

Adli tıpKanKan sayımı+3
Çağdaş Ufuk Kacargil
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Denetimli serbestlik hastalarında sentetik kannabinoidlerin kullanım sıklıklarının belirlenmesi

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yetişkinler ve gençler arasında sentetik kannabinoid kullanımında hızlı bir artış görülmektedir. Bu maddeler dünyada "Spice, K2, Super Nova, Yucatan Fire, Diamond ve Cloud 9ˮ, ülkemizde de "Bonzai, Jamaica ve Jamaica Gold" gibi çeşitli adlarla internette satılmaktadır. Yasal düzenlemelerden kaçınmak için ambalaj paketleri üzerinde "Tütsü", "insan kullanımı için değildir" veya "bitkisel terapi ürünleri" şeklinde ibareler bulunmaktadır. Sentetik kannabinoidler fonksiyonel olarak tetrahidrokannabinol (THC)'e benzemekte ve sigara gibi içildiğinde esrarın etkisini taklit etmektedir. Ancak, bu ürünlerin çoğu THC'den daha güçlüdür ve daha büyük bir sağlık riski oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında; Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri (BATI) Enstitüsü'nde analiz edilen ve analiz sonucu negatif olan, üzerinde hasta bilgilerinin yer almadığı 500 idrar numunesi analiz için seçilmiştir. Alınan idrar numunelerinde sıvı-sıvı ekstraksiyon yöntemi kullanılarak, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Toksikoloji Laboratuvarındaki LC-MS/MS (Likit Kromatografi Tandem Kütle Spektrometresi) cihazı ile sentetik kannabinoid taraması yapılmıştır. Çalışılan 500 idrar numunesinin 72'si (%14,4) pozitif bulunmuştur. Buna göre kullanılan ön tarama testlerinin yetersiz olduğu, idrar örneklerinin ileri kromatografik yöntemler ile doğrulanması gerektiği görülmüştür. Ayrıca bu çalışmada yalancı negatif sonuçlardan kaçınabilmek için adli toksikoloji laboratuvarlarında sentetik kannabinoidler ve metabolitlerinin tespitine yönelik hassas analitik bir yöntem geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Adli Toksikoloji Laboratuvarı, Denetimli Serbestlik Hastaları, LC-MS/MS, Sentetik Kannabinoidler

Adli bilimlerBağımlılıkDenetimli serbestlik sistemi+5
Aslı Atasoy
Çukurova University · Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası uyuşturucu ticaretinde Afganistan'ın yeri ve rolü

Afganistan uzun yıllar süren iç savaş, işgaller ve dış müdahaleler nedeniyle siyasal ve sosyo-ekonomik istikrarı sağlayamamış ve başarısız devlet konumuna düşmüştür. Taliban sonrasında yeniden yapılanma sürecine giren ülke dış yardımlara bağımlı haldedir. Siyasal istikrarın sağlanamaması, merkezi otorite eksikliği, ekonomik sorunlar, sosyal adaletsizlik ve dış müdahaleler nedeniyle uluslararası sistemde başarısız devletler kategorisinde olan Afganistan'da Taliban döneminde afyon yetiştiriciliği ve ticareti desteklenmiştir. Ülkedeki fakirlik, sosyal yardımların yetersizliği ve tarıma dayalı toplumun gerekli şekilde desteklenmemesi çiftçinin afyon üretimine yönelmesine neden olmuştur. Dünya afyon gereksiniminin büyük bir kısmı Afganistan'dan karşılanmaktadır. Uluslararası sistemdeki afyon ticaretinde önemli bir yere sahip olan Afganistan hem kullandığı ticaret rotaları hem de siyasi istikrarsızlığı nedeniyle bölgesel bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Afganistan'daki afyon ekiminin önlenmesi için tarımın desteklenmesi, yeni iş gücü olanaklarının oluşturulması ve siyasal istikrarın sağlanması gereklidir.

AfganistanAfyonAfyon ticareti+5
Murtaza Ahmadi
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uyuşturucu kaçakçılığında güncel yöntemler ve karşı tedbirler: Gaziantep ili örneği

Uyuşturucu kaçakçılığı bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun bir şekilde görülen organize bir suçtur. Türkiye'de son yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili yapılan mücadeleler artarak devam etmektedir. Bu tez çalışmasında kaçakçılar ile mücadelede alınan tedbirlerin ve uyuşturucu kaçakçılığında kullanılan yeni yöntemlerin Gaziantep ili örneğinde incelenmesi amaçlanmıştır. Böylece uyuşturucu kaçakçılığı ile ilişkili diğer suçların engellenebileceği düşünülmektedir. Araştırma verileri literatür tarama ve örnek olay yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Ülkemizde ve dünyada uyuşturucu ile ilgili yapılan çalışmalar incelenmiştir. Ayrıca, Gaziantep şehrinde kaçakçılık ile mücadele eden güvenlik güçleri ile görüşmeler yapılmış ve veriler toplanmıştır. Tez çalışmasının ilk kısmında Gaziantep özelinde Türkiye'de uyuşturucu kaçakçılığına karşı alınan önlemler, uyuşturucu bağımlılığına karşı yapılan tedavi yöntemleri ve uyuşturucu kaçakçılığı ve bağımlılığının önlenmesi için alınan kararlar ve yaklaşımlar bağlamında iki hipotez ortaya atılmıştır. Hipotezlerden birincisi Gaziantep özelinde uyuşturucu kaçakçılığı ile farklı teknik ve taktikler uygulanması ve ikincisi ise Gaziantep ilinde son yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelenin artması ile ilgilidir. Çalışma sonuçları tez için ortaya atılan iki hipotez sonucunu desteklemiştir. Gaziantep ilinde uyuşturucu kaçakçılığı için alınan önlemler üst düzeyde ve başarılıdır. Bu sebepten dolayı Türkiye, Avrupa ve bölgesel olarak uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili en ciddi ve üst düzey seviyede mücadele eden ülkelerden birisidir. Ayrıca, uyuşturucu bağımlılık önleme ve tedavi merkezleri bireylerin uyuşturucu kaçakçılığını engellemekte ve topluma kazandırılması sağlanmaktadır. Anahtar kelimeler: Kaçakçılık, uyuşturucu kaçakçılığı, Gaziantep

GaziantepGüvenlikGüvenlik stratejileri+3
Mustafa Polat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gaziantep üniversitesi merkez kampüsündeki lisans öğrencilerinde alkol ve madde kullanma durumu

Araştırmamızda Gaziantep Üniversitesindeki Lisans öğrencilerinde alkol ve madde kullanım durumu ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.Üniversite öğrencilerinin üniversiteye başlarken ve bitirirken alkol ve madde kullanım durumunu belirlemek amacıyla Gaziantep Üniversitesi Merkez kampüsünde bulunan tüm lisans bölümlerinin ilk ve son sınıfları araştırmaya alınmıştır. İlk sınıflardaki 1352 ve son sınıflardaki 865 öğrencinin hepsi örnek seçilmeden araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya evrenine ulaşım hızı %95.2'dir. Öğrencilere sınıflarında 39 soruluk, kişisel bilgiler ve alkol ve madde kullanım durumunu içeren soru kağıtları uygulanmıştır. Veriler SPSS (13.0) istatistik paket programında değerlendirilmiştir.Araştırmaya katılan öğrencilerin 813'ünün (%38.5) kız ve 1298'inin (%61.5) erkektir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 1291'inin (%61.2) ilk, 820'sinin (%38.8) son sınıfta okuduğu belirlenmiştir. Erkeklerin %56.8'inin, kızların %44.0'ının bir kez dahi olsa alkol kullandığı; erkeklerin %8.6'sının, kızların ise %2.1'inin en az bir kez madde kullandığı belirlenmiştir. Son sınıf öğrencilerinin %65.5'inin, ilk sınıf öğrencilerinin %43.2'sinin bir defa dahi olsa alkol kullandığı; son sınıf öğrencilerinin %8.3'ünün ve ilk sınıf öğrencilerinin %4.6'sının en az bir kez madde kullandığı belirlenmiştir. Lojistik regresyon analiz sonuçlarına göre cinsiyet, sınıf, yakın çevresinde alkol kullanan olması, aylık harçlık miktarı, alkol kullanımını; cinsiyet, sınıf, okul başarısı madde kullanımını anlamlı düzeyde etkileyen faktörler olarak bulunmuştur.Alkol ve madde kullanımı üniversite öğrencilerinde önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Son sınıf öğrencilerindeki kullanım oranlarının ilk sınıf öğrencilerinden daha yüksek olması üniversite yaşamının alkol ve madde kullanımı artırıcı bir etkisi olduğu düşünülebilir. Üniversitelerde öğrencilere sürekli eğitim verilmelidir. Alkol ve madde bağımlılığının önlenmesi açısından ailelere, sağlık çalışanlarına ve topluma büyük görevler düşmektedir.

Alkol içmeBağımlılıkNarkotikler
Ferhat Coşkun
Gaziantep University
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sentetik kannabinoid analizlerinde enzim immünassay ve sıvı kromatografisi-kütle spektrometresi (LC-MS/MS) metodlarının analiz sonuçlarının karşılaştırılması

Bağımlılık yapıcı madde kullanımı tüm dünya başta olmak üzere ülkemizde de toplum sağlığını tehdit eden en önemli sağlık sorunların başında gelmektedir. Son yıllarda uyuşturucu ve uyarıcı bağımlılık yapıcı madde kullanımlarında artış görülmektedir. Son birkaç yılda ülkemizde uyuşturucu kullanımı ve bağımlılık yapıcı maddelerin dağıtımı ile mücadele başlamıştır. Toplumda yükselen bağımlılık yapıcı madde kullanımı oranlarının nedenleri arasında; yeni, ucuz, kolay ulaşılabilen, zor tespit edilebilen bağımlılık yapıcı madde satışının artması gösterilmektedir. Özellikle de sentetik kannabinoid maddesi kullanımlarında artış görülmektedir. Bu çalışmada amacımız laboratuvarımızda yapılan uyuşturucu analizlerinde kullanılan iki farklı yöntem arasında sentetik kannabinoid analizleri üzerinde herhangi bir farklılık olup olmadığını ortaya koymaktır. Her iki yöntem olan LC-MS/MS (sıvı kromatografisi, kütle spektrofotometresi) ve enzim immünassay yöntemi ile analiz yapan otoanalizör cihazları günümüzde uyuşturucu madde ve ilaç analizlerinde kullanılan güvenli ve hassas yöntemlerdir. Bu tezde her iki yöntemle gerçekleştirilecek analizler üzerinden iki metodun güvenliliği ve hassasiyeti karşılaştırılacaktır. Anahtar kelimeler: Bonzai, Enzim immünassay, LC-MS/MS, Sentetik kannabinoid, Uyuşturucu,

BonzaiKanabinoidlerKromatografi-yüksek basınçlı-sıvı+4
Ahmet Etiz
Düzce University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessAR

İslam fıkhında tedâvî ve hükümleri / Provisions of medication in Islamic faqqah

This study dealt with the provisions of medication in Islamic Faqqah، the thesis consists of an introductory chapter and six main chapters. the introductory section focuses on the concept of medication and the definition of some terms related to the research. In the first chapter، we talked about the ruling on medication with intoxicants and drug ( weeds). In the second chapter، we talked about the ruling on taking the meat، urine and venoms of animals. In the third chapter، the rule of treatment with precious minerals and clothing. As for the fourth chapter، it is related to the statement of the ruling on witchcraft، talisman ، incantations، amulets and tawala. In the fifth chapter، we talked about the guarantee and its rulings on medication. Finally، in Chapter Six، we talked about some scattered and different jurisprudence rulings on medication. Finally، the conclusion of the thesis، concentrated on the most important results that been concluded in this research، as well some suggestions have been added to the topic. Key words: medication، taboo، witchcraft، guarantee، intoxicants، drugs

Farsat Alı Hassan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karayolları Trafik Kanunu kapsamında sürücü belgesinin geri alınması

İnsan hayatının önemli bir parçası haline gelen ulaşım genel olarak karayolu, havayolu, deniz yolu, demir yolu ile yapılmakla birlikte en çok kullanılan ve tercih edileni karayoludur. Yayaların, hayvanların ve araçların karayollarındaki hal ve davranışlarına trafik adı verilmektedir. Ulaşımın yaygınlaşması ve bu konuda modern araçların icat edilmesiyle birlikte trafik kazası kavramı ortaya çıkmış, karayolunda sürücülerin ve yayaların hal ve davranışlarının düzenleme altına alınması gereği hâsıl olmuştur. Bu kapsamda birçok kanuni ve idari düzenleme yapılmıştır. Trafik kazası olgusunun ortaya çıkmasından sonra bu kazaların sebepleri araştırıldığında alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanma hallerinin; kazaların oluşmasında önemli sebepleri arasında yer aldığı tespit edilmiştir. Alkol, uyuşturucu, uyarıcı madde etkisi altında araç kullanma trafikte güvenli sürüş yeteneğini azaltan en büyük etkenlerden birisidir. Bu itibarla tüm Dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de alkol ve uyuşturucu etkisi altında araç kullanımı yasaklanmıştır. Bu yasağa aykırı hareket etmenin gerek hukuki, gerek cezai ve gerekse idari sonuçları bulunmaktadır. İdari anlamdaki en önemli sonucu ise sürücü belgesinin geri alınması yaptırımıdır. Konuyla ilgili çalışmalar incelendiğinde sürücü belgesinin geri alınması idari yaptırımının geniş bir şekilde ele alınmadığı görülmektedir. Bu itibarla çalışmada sürücü belgesinin geri alınması idari yaptırımı ele alınmıştır. Sürücü belgesinin geri alınması yaptırımı, konunun sınırlandırılabilmesi ve uygulamada en çok karşılaşılması nedeniyle alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma kabahati bakımından irdelenmiştir. Çalışmada, kabahat niteliğindeki alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma eylemine karşılık, sürücü belgesinin geri alınması idari yaptırımının uygulanması nedeniyle kabahat ve idari yaptırım teorisine yer verilmiş, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanma kabahati ile alkol veya uyuşturucu maddenin tespiti amacıyla teknik cihaz kullanılmasına müsaade etmeme kabahati ele alınmış, sürücü belgesinin geri alınması idari yaptırımına karşı yargısal başvuru yolları incelenmiştir.

Alkol içmeEhliyetGeri alma+4
Suzan Ayturan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinde görülen madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığı: Bartın ili örneği

Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı ve bireylerin bağımlı olmaları ülkemizde özellikle ortaöğretim öğrencileri arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle ergenlik dönemi yaş aralığında bulunan ortaöğretim öğrencilerinin tanınması büyük önem taşımaktadır.Bu araştırmanın amacı; ortaöğretim öğrencilerinde görülen madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığını saptayarak, bu doğrultuda elde edilecek bulgulara dayalı olarak ortaöğretim öğrencilerinin madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığına yönelik çözüm önerileri getirmektir.Araştırmanın çalışma grubunu; Bartın ilindeki çeşitli ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören her sınıf seviyesindeki öğrencilerden tesadüfî seçilen toplam 545 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 16.0 istatistik programından yararlanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda;Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre Bartın ilindeki ortaöğretim öğrencilerinin %60.7'sinin şimdiye kadar hiç sigara kullanmadığı ve %27.3'ünün belli aralıklarla sigara kullanmaya devam ettiği tespit edilmiştir. Aynı zamanda % 35.2'sinin en az bir kez alkol kullandığı ve bu miktarın %24.4'ünün de halen belli aralıklarla alkol kullanmaya devam ettiği belirlenmiştir. Diğer bir istatistiksel veri olarak, öğrencilerin %4.2'sinin bir kez dahi olsa uçucu madde (sıvı, toz veya gaz) kullandığı ve %3.1'inin şimdiye kadar en az bir kez esrar, eroin, morfin veya uyuşturucu madde kullandığı saptanmıştır.Öğrencilerin sigara ve alkol kullanma düzeyi ile cinsiyet, devam edilen sınıf seviyesi, devam edilen okul türü, bağımlı arkadaşı olma durumları arasında anlamlı bir fark vardır. Buna göre erkek öğrenciler, 12. sınıf ve meslek lisesi öğrencileri, hayatından daha az memnun olanlar ile bağımlı arkadaşı olanlar daha fazla sigara ve alkol tüketmektedir.Araştırma sonuçlarına göre, Bartın ilinde ortaöğretim öğrencilerinde bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımının var olduğu, fakat kullanım yaygınlığının Türkiye'de daha önceki yıllarda yapılan benzer araştırmalar ile karşılaştırıldığında daha düşük olduğu saptanmıştır.Bu araştırmada öğrencilerin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanım alışkanlığı ve yaygınlığı tespit edilerek, konuyla ilgili kurumlar ile ortaöğretim öğrencilerine yönelik koruyucu ve bilgilendirici eğitimlerin öğrencilerin sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerine göre yeniden yapılandırılmasının gerekliliği düşünülmektedir. Araştırmanın eğitimciler için faydalı olacağını düşünerek, yapılacak araştırmalara da ışık tutmasını ümit ediyoruz.

Alkol bağımlılığıAlışkanlıklarBartın+7
Abdulhamit Kurupınar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanım yaygınlığı v bağımlılık yapıcı maddelere yönelik tutumlarının incelenmesi (Mardin il örneği)

Bu araştırmanın amacı; beden eğitimi öğretmenlerinin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanım yaygınlığını, bağımlılık yapıcı maddelere ve bağımlılık yapıcı maddeleri kullanan bireylere yönelik tutumlarını, cinsiyet, yaş, ekonomik durumları, anne-baba eğitim durumu, bağımlılık yapıcı maddeleri bilme ve deneme gibi değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2018-2019 yılı eğitim/öğretim döneminde Mardin ilinde aktif olarak görev yapan 412 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden rastgele seçim yapılarak survey (tarama) modelinden betimsel araştırma yöntemi kullanılarak belirlenen 218 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için 'Kişisel Bilgi Formu', bağımlılık yapıcı maddelere yönelik tutumlarını belirlemek için ise Tansel (2006) tarafından geçerliliği ve güvenirliliği sağlanan likert tipi 'Bağımlılık Yapıcı Maddelere Yönelik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 21.0 paket programı kullanılarak bilgisayara aktarılmıştır. Sonuçlara aritmetik ortalama, sıra ortalaması frekans ve yüzde olarak bulunmuş ve parametrik verilerin analizde student t, Anova, farklılık kaynağı analizinde (HSD-Tukey), parametrik olmayan Kruskal Wallis testi kullanılarak sonuçlara gidilmiştir. Örneklem gurubunun öğretmen oluşundan dolayı birçok bağımlı değişkenden anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmenlerin bağımlılık yapıcı madde kullanan bireylere yönelik tutumlarında, bağımlılık yapıcı maddelerin kullanıldığı ortamlarında bulunma, ailede bağımlılık yapıcı madde kullanan bireyin olması durumu ve anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklara rastlanılmıştır. Yaş, cinsiyet, gelir durumu, çalışma yılı değişkenleri anlamlı bir farklığa rastlanılmamıştır. Yapılan bu araştırma eğitim ve öğretimin en önemli unsurlarından biri olan beden eğitimi öğretmenlerinin bağımlılık yapıcı madde kullanımının tespiti, bu maddelere ve bu maddeleri kullanan bireylere karşı tutumlarının belirlenmesi önemli bir kazanım oluşturacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Madde Bağımlılık, Tutum.

Beden eğitimiMadde bağımlılığıNarkotik bağımlılığı+3
Yusuf Ceylan
Fırat University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı tespit edilen kişilerin mizaç-karakter özellikleri ile bağlanma stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı tespit edilen kişilerin mizaç karakter özellikleri ve bağlanma stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan ve haklarında TCK-191 kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve bu tedbir kapsamında eğitim ve iyileştirme faaliyetleri olarak, bireysel görüşme ve grup çalışması programlarına katılan yetişkin 328 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Anket Formu, Mizaç ve Karakter Envanteri Gözden Geçirilmiş Formu (MKE-G) ve Kişilerarası İlişkilerde Bağlanma Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından yararlanılmıştır. 42 katılımcı çalışmayı yarım bıraktığı için bu veriler çalışma dışı bırakılmıştır. Ayrıca uç değer analizinde tespit edilen 6 uç değer çıkarılarak örneklem grubu 280 kişi olarak belirlendikten sonra parametrik testlerin varsayımları incelenmiş ve normal dağılım gösterdikleri görülmüştür. Verilerin analizinde bağımsız örneklemler için t testi, Pearson Momentler Çarpımı korelasyon katsayısı, ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişilerin bazı mizaç / karakter özellikleri ile bağlanma stilleri arasında anlamlı ilişki olduğu, Mizaç / Karakter Envanteri'nin alt boyutlarının güvenli bağlanma ile % 15,4, kaygılı bağlanma ile % 19,3 ve kaçıngan bağlanma ile % 13,5 oranında ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca katılımcıların diğer maddelere (sigara, alkol) başlama yaşları ile uyuşturucu maddeye başlama yaşları arasında ilişki olduğu ve AMATEM'de yatarak tedavi gören katılımcıların güvenli bağlanmalarının tedavi görmeyenlerden daha düşük olduğu bulunmuştur.

Bağlanma stilleriKarakterKarakteristik özellikler+6
Ahmet Fatih Tunçay
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects