Gençlik
82 theses under this subject heading
Popüler kültür bağlamında okuma: lise öğrencilerinin popüler kültüre karşı tutumları ile okumaya karşı tutumlarının karşılaştırılması (Tavşanlı örneği)
Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirilen popüler kültürün kitle kültürüne dönüşmesi, okuma alışkanlığının azalmasına dolayısıyla da halkın anlam üretimlerinin kaybolmasına neden olur. Halkın popüler kültür düzeylerinin okuma ile ilişkilendirilerek irdelenmesi, günümüz modern toplumundaki bireyin anlam dünyasını anlamaya yardımcı olur. Popüler kültür kavram olarak halkın çoğunluğu tarafından benimsenen kültürel beğenilerini ifade eder. Günümüzde bu beğeniler, haz ve isteklerin kolayca doyurulması ile şekillenir. Halk, kendisi için üretilen hazır kültür içeriklerini tercih ederek yani sadece tüketerek popüler kültürü şekillendirir. Popüler kültür içerikleri kitle iletişim araçlarıyla dağıtılır ve bireyler bu metinleri yazılı, görsel ve işitsel olarak okurlar. Okuma bilinen anlamıyla, kitapla etkileşim süreci olarak okuyucu ve metin arasındaki iletişimdir. Okuyanın okuduğu metni anlamlandırabilmesi, onu etkin bir şekilde değerlendirebilmesi zihinsel bir beceriyi gerektirir. Popüler kültürün bireyi pasifleştirmesi sonucu okuma becerileri de bundan etkilenir. Bireyin kendine sunulan popüler metinleri edilgin bir biçimde değil de etkin bir biçimde okuyabilmesi toplumu ve popüler kültürü sorgulamasına neden olur. Bu nedenle toplumların popüler kültürden etkilenmeleri ile okuma alışkanlıkları arasında bir etkileşim vardır. Bu çalışmada, popüler kültüre ilişkin öğrenci tutumları ile okumaya ait öğrenci tutumları arasında karşılaştırma yapılmaktadır. Bu karşılaştırma yapılırken popüler kültüre karşı olumlu tutum geliştirenlerin okumaya ait tutumlarının olumsuz olacağı varsayımından hareket edilmektedir.
Türkiye'de gençlik sosyolojisi ve gençlik üzerine yapılmış çalışmaların gelişimi
Bu çalışma, toplumu oluşturan kategorilerden biri ve en önemlisi olan gençliği ve gençlik konusunu ele almaktadır. Bu açıdan çalışmada genç ve gençlik kavramları tanıtılmış, toplumsallaşma ile ilişkisi ele alınmış ve bir kategori olarak gençliğin tarihsel süreç içerisindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada gençlik ve modernleşme ilişkisi analiz edilerek gençliğin bir kategori olarak ele alınmasına ilişkin serüven, sosyolojinin alt dallarından biri olan gençlik sosyolojisi üzerinden takip edilmiştir. Dolayısıyla bu çalışma temel olarak, Türkiye'de gençlik sosyolojisi oluşumunun, ana hatlarının ve bulunduğu bağlamın incelenmesini ve tanıtılmasını amaçlamaktadır. Türkiye'de gençlik sosyolojisi çalışmalarının ana hatları ve bağlamı ele alınarak, alana ilişkin yapılan çalışma örnekleri değerlendirilmiştir. Alana ilişkin örneklerin temsil ettiği temel harita, Türkiye'de gençlik sosyolojisinin tarihi, konusu, temelleri, teorik yönelimleri, metodolojik ve temel karakteristiklerini tespit etme amacını temsil etmektedir. Bu amaç doğrultusunda bu çalışma gençlik sosyolojisi alanına ilişkin bir analiz biçimi olarak değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Genç, Gençlik, Türkiye'de Gençlik, Türkiye'de Gençlik Çalışmaları, Gençlik Sosyolojisi, Türkiye'de Gençlik Sosyolojisi Çalışmaları
Taşrada gençlik ve eğlence: Üniversite öğrencilerinin eğlence anlayışları üzerine bir inceleme
Taşra ve merkezin tarihsel süreçte ifade ettiği anlama odaklandığımızda söz konusu kavramların siyasal ve sosyal yapı açısından önemi ortaya çıkmaktadır. Birbirine karşı gibi görünen ancak birbirini besleyen bu kavramlar toplumsal alanın önemli temellerinden birini oluşturmaktadır. Taşradaki kategorilerinden biri de olan gençlik kategorisi, bir yaş kategorisi olmasının yanı sıra siyasal ve sosyal alanın da önemli belirleyicilerinden biri olmuştur. Gençliğin eğitim anlamında denk geldiği zamansal ve mekansal aralık olarak üniversite, içerisinde barındırdığı özgürlük ve bilimsellik çağrışımları dolayısıyla cazip bir alana dönüşmektedir. Üniversite eğitiminin sağlamış olduğu görece özerklik durumu gençlere ders dışı başka bir tabirle boş zaman imkanı sunmaktadır. Taşra üniversitelerinde öğrenim gören gençler her ne kadar yükseköğrenimin sağladığı özerlik olanaklarından yararlansa da taşranın kendi dinamikleri üzerinden belirlediği üniversite koşullarında farklı biçimlerde kısıtlanmaktadır. Gençliğin içerisinde barındırdığı imkan ve dönüşüm kapasitesi taşranın toplumsal yapısı ile karşılaştığında bu kısıtlılıklar görünür olmaktadır. Kapitalist üretim ilişkilerinin belirlemiş olduğu zamansal bölümlenmeler eğitim alanında ders zamanı ve ders dışı zaman olarak kendini göstermektedir. Taşra üniversitesinin tercih edilirliğini belirleyen koşullar göz önüne alındığında öğrencilerin ders dışı zamanı olan boş zamanlarını geçirme biçimlerinin bu koşullardan etkilendiği görülmektedir. Taşra kentinin ve taşra üniversitesinin bilimsel, kültürel ve toplumsal koşulları da boş zamanın değerlendirmesinde belirleyici olmaktadır. Anahtar kelimeler: Taşra-Merkez, Gençlik, Üniversite, Boş zaman, Eğlence
Long-term effect of thalassemia major on health-related quality of life of youth in Najaf city
Thalassemia can manifest in beta-thalassemia minor, thalassemia intermedia, and thalassemia major. Some characteristics of thalassemia major and its consequences are anticipated to influence the quality of life. This study aimed to determine the long-term effect of Thalassemia on the health-related quality of life of youth in Najaf City. The study is a descriptive cross-sectional study. This study was conducted in July-December 2022 at Al-Zahra Hospital/Thalassemia Center. The study involved 134 young people with thalassemia, selected through a random sampling approach. The data was collected through face-to-face interviews. The tools consist Data Collection for Patients Form and Pediatric Quality of Life Inventory Version 4.0. The data was analyzed using SPSS 22 and descriptive statistical methods, with Mann-Whitney U and Kruskall Wallis H test for comparisons. The study found that patients with physical, emotional, social, school, and psychosocial health summary scores and total scores had averages of 42.75, 34.03, 40.07, 40.67, 38.26, and 39.82, respectively. The study found that men with thalassemia major had significantly higher emotional functioning scores than women (p=0.022). The study found a significant difference between the patients' educational status regarding physical functioning, school functioning score, psychosocial health summary score, and total score (p<0.05). There was a significant correlation between the consanguinity of the patients participating in the study regarding the "Social Functioning," "Psychosocial Health Summary Score," and "Total Score" scores (p<0.05). There is a significant difference between patients with heart failure among study patients with all quality of life scores (p<0,05). Heart failure significantly negatively impacts all domains of quality of life. Male patients had significantly higher scores on emotional functioning than female patients. Educational status and Consanguinity significantly impact the quality of life of patients with thalassemia major. It is recommended to increase public awareness about thalassaemia, its prevention and the importance of pre-marital screening, especially in regions with high rates of consanguinity.
Popüler kültürün üniversite gençliğine etkileri: Manisa Celal Bayar Üniversitesi örneği
Popüler kültür iletişim çağında küresel düzeyde yayılma imkânı bulmakta ve toplumların kültürel değerlerini dönüşüme uğratmaktadır. Ülkemizde de özellikle 1980'li yıllardan itibaren yaşanan siyasal, ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin etkisiyle popüler kültür yaşamımızın her alanını kuşatmıştır. Eğlence ve tüketim odaklı bu kültürün etkileri özellikle genç kesim üzerinde daha belirgindir. Bu araştırmanın yapılma amacı da popüler kültürün üniversite gençliğine etkilerini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde farklı fakültelerde öğrenimlerini sürdüren toplam 400 öğrenciye nicel araştırma çerçevesinde anket uygulanmıştır. Öğrenciler üzerinde popüler kültürün etkileri tüketim alışkanlıkları, boş zaman etkinlikleri ve değer yargıları, tutumları incelenerek ortaya konulmuştur. Popüler kültürün gençliğe etkilerine yönelik literatürde çok fazla çalışma bulunmaması bu çalışmanın önemini göstermektedir. Elde edilen bulgulara göre, popüler kültürün değerlerinin genç kesim tarafından yüksek düzeyde benimsendiği ve gençlerin medya aracılığıyla sunulan tüketimci kültürden etkilendikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Değişen ve değişmeyen unsurlar: Gençliğin kültürü üzerine sosyolojik bir inceleme
Gençlik, bir toplumu anlamak için oldukça önemli bir sosyal kategoridir. Modernleşme hareketleriyle birlikte sosyal bir kategori olarak tartışılmaya başlayan gençlik, değişim için oldukça önemli bir insan kaynağı sunmaktadır. Kendinden önceki gelenek, değer ve inanış gibi kültürel pratiklere eklemlenerek kendine has gençlik kültürü meydana getiren kuşak, gençliği ve dönemi anlamanın kilit noktalarından biridir. Gelişmekte olan ülkelerin en önemli unsurlarından olan gençlik, toplumsal kalkınmanın mihenk taşlarındandır. Gençliği anlamanın yolu da kuşağı anlamaktan geçer ve kuşak tarih boyu inşa edilen olgudur. Bu bağlamda, kuşak kavramının kilit rol üstlenmesi ve gençlikte ortak bir dünya görüşü yaratması kuşağın temel özelliklerindendir. Kuşak içerisinde farklı gençlik kuşaklarının var olması kaçınılmazdır. Okuyan genç kuşakta bu çeşitliliğin bir parçasıdır. Kuşak içerisindeki kuşak kümelerinden biridir. Bu sebeple, farklı şehirlerden üniversite okumaya gelen öğrenci genç kuşak bu tez çalışması için oldukça önemlidir. Çünkü üniversiteler birden fazla kuşak kümesinin bir araya geldiği mekanlardır. Bu amaç doğrultusunda bu tezin verileri nitel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılarak oluşturulmuştur. Katılarak gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleri kullanılarak kısmi bir gençlik kültürü aktarılmaya çalışılmıştır. İzmir'de üniversite okuyan 8 genç ile gerçekleştirilen görüşmelerde hayat hikayeleri toplanmış ve yorumlanmıştır. Aynı zamanda üniversite gençliğinin zaman geçirdiği sosyal mekanlarda alan araştırması yürütülmüştür. Bu tez yalnızca bir grup üniversite öğrencisini kapsamaktadır. Tüm genç kuşağı analiz etme gibi bir amaç taşımamaktadır.
Belediyelerin gençlik hizmetleri: Manisa örneği
Kamu yönetiminin önemli bir parçası olan belediyeler, kamusal hizmetlerin vatandaşa en etkin, verimli, kısa yoldan, hızlı ve düşük maliyetle sunulmasını sağlayan kurumlardır. Hizmet alanların, kamu gücü ve kuruluşu olarak ilk muhatap oldukları ve en kolay ulaştıkları yönetim birimleridir. Belediyeler önceleri sadece klâsik kent hizmetlerini sunarken, 1970'li yıllardan sonra sosyal devlet anlayışı bağlamında gençlik hizmetleri, sağlık, spor ve yaşlı bakımı gibi bir takım sosyal hizmetleri de sunmaya başlamışlardır. Bu anlamada, gelişen teknoloji ile birlikte beşerî sermayenin ve yetişmiş insan gücünün öneminin artması genç ve dinamik nüfusa sahip olan ülkemizde gençlik hizmetlerini daha da önemli hale getirmiştir. Ülkemizde özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler, hızlı kentleşme, iletişim ve ulaşım imkânlarının artması ile gençlerin kamu kurumlarından hizmet alma beklentisi ve isteği artmış; eğitim, kültür, spor, sanat ve sosyal hizmetler ile ilgili beklenti düzeyleri yükselmiştir. Bu çalışmanın amacı, sosyal belediyecilik anlamında belediyelerin gençlere sunduğu hizmetlerden, hizmet alanların gençlerin algılarının araştırılmasıdır. Bu kapsamda önce belediyelerin kuruluşu, gelişimi ve sosyal belediyecilik teorik olarak anlatıldıktan sonra, alan araştırması olarak Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde Manisa Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler Belediyesi ve Yunusemre Belediyesinin sunduğu gençlik hizmetlerinden gençlerin algılarının ölçülmesi için anket uygulanmış ve anket sonuçları analiz edilerek bir değerlendirme yapılmıştır.
Sosyal medya bağımlılığının yordanmasına yönelik pozitif gençlik gelişimi temelli yapısal modelin sınanması
Bu araştırmanın amacı, gençlerdeki sosyal medya bağımlılığını Pozitif Gençlik Gelişimi (POZGEL) yaklaşımı temelinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, POZGEL kapsamında besleyici ilişkiler (algılanan sosyal destek), sosyal beceriler ve öz-saygıya odaklanılmıştır. Bu bağlamda besleyici ilişkiler, sosyal beceriler, öz-saygı ve sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkilerin incelenmesinde, alanyazın temelinde yapısal bir model oluşturulmuştur. Bu kapsamda araştırmaya 986 (740 kadın-246 erkek) genç birey katılmıştır. Çalışmanın amacına uygun olarak Bergen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Sosyal Beceri Envanteri ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, doğrudan etkilere bakıldığında besleyici ilişkiler, sosyal beceri ve öz-saygı düzeylerinin sosyal medya bağımlılığını; sosyal beceriler ve besleyici ilişkilerin öz-saygıyı anlamlı olarak yordadığı tespit edilmiştir. Besleyici ilişkiler, sosyal beceri, öz-saygı düzeyleri arttıkça sosyal medya bağımlılığının azaldığı; besleyici ilişki ve sosyal beceri düzeylerinin artmasıyla öz-saygının arttığı raporlanmıştır. Bunun yanı sıra dolaylı etkilere bakıldığında ise besleyici ilişkiler ile sosyal medya bağımlılığı ve sosyal becerilerle sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkide öz-saygının tam aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Genç istihdamı teşvik edici politikalar açısından Türkiye Polonya karşılaştırılması
Günümüzde dünya ülkelerinin en önemli sorunlarından biri işsizliktir. İşsizlik sorunundan en çok etkilenen kesim ise 15-24 yaş aralığındaki gençlerdir. Küresel rekabet artışı, teknolojik gelişmelerde görülen yenilikler işgücü piyasa koşullarını etkilemekte ve işverenler yeterli bilgi donanımına sahip, tecrübeli gençleri istihdam etmek istemektedir. Özellikle eğitimli genç nüfus mezun olduktan sonra işgücü piyasa koşulları ile ilk defa tanıştığı için mesleki donanım ve tecrübe konusunda yetersiz kalmaktadır. Bunun yanı sıra çoğu zaman gençlerin maaş beklentileri ile iş hayatının sunduğu imkanlar birbirleriyle uyuşmamaktadır. Genç nüfusun hızlı artışına rağmen yeterli düzeyde yeni iş alanların yaratılamaması, eğitim-istihdam arasındaki bağın kurulamaması genç işsizliğini çözümü zor bir durum haline getirmektedir. Genç işsizliğinin mücadele sürecinde ülkelerin uyguladıkları istihdam politikaları farklılık göstermekle birlikte, ülkeler en çok aktif istihdam politikalarından yararlanmaktadır. Çalışmada, işsizlik tanımları, türleri ve istihdam teorileri hakkında açıklamalara yer verilmiştir. Genç işsizlik kavramı ve genç işsizliğe neden olan sebeplerden bahsedilerek, Türkiye'de işgücü piyasasında genç işsizliğin durumu ve genç işsizlikle mücadele sürecinde uygulanan istihdam politikalarından söz edilmiştir. Sonrasında Avrupa Birliği'ne üye ülkeler arasında yer alan Polonya'da genç işsizliğin durumu ve uygulanan mücadele politikalarından bahsedilmiştir. Son olarak da Türkiye'de ve Polonya'da genç işsizliği oranı ve büyüme oranı arasındaki ilişki ekonometrik analizler aracılığıyla incelenmiştir.
Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Projelerine ilişkin öğretmen ve yönetici görüşleri(Kahramanmaraş ili örneği)
Bu araştırma Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Projelerine ilişkin öğretmen ve yönetici görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini; Kahramanmaraş ilinde görev yapan, 2005-2009 yılları arasında Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Projelerine katılmış öğretmen ve yöneticiler oluşturmaktadır. Bu araştırmada çalışma evreninin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Ayrıca örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Bu araştırma kapsamında kullanılan başlıca veri toplama aracı; Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programlarına ilişkin öğretmen ve yönetici görüşlerini belirlemek amacıyla geliştirilmiş olan ankettir. Araştırmada verilerin analizinde; yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizi incelendiğinde; Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programlarının yararlanıcıların mesleki ve kişisel gelişimlerini artırdığı, kültürler arası ilişkileri geliştirdiği ve eğitim sisteminin gelişimine katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yararlanıcılar Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programlarının yabancı dil öğrenimini kolaylaştırdığı ve teşvik ettiği yönünde görüş bildirmişler; programların evrensel bir niteliğe sahip olduğunu, ayrımcılıkla mücadele ettiğini ve milli kültürümüz için bir tehdit olarak görmediklerini ifade etmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları, Hayat Boyu Öğrenme Programı, Comenius, Grundtvig, Leonardo da Vinci, Youth.
Popüler kültür ve işçi gençlik
Bu çalışma işçi gençlik üzerine yoğunlaşmaktadır. Araştırma ile Türkiye?de işçi gençliğin kültürel kodları üzerine bir inceleme yapılmıştır. Araştırma, çeşitli sektörlerde çalışan işçi gençliğe uygulanan anket sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Araştırmada, gençliğin önemli bir bölümünü oluşturan işçi gençliğin yaşam biçimi, kimlik profilleri, özel hayatı, iş yaşamı, sosyal ve kültürel yaşamı ile siyasal yaşamına dair veriler popüler kültür olgusu çerçevesinde ele alınmıştır. İşçi gençliğin kapsamı ve karşılığı oto sanayi siteleri, tekstil fabrikaları, konfeksiyon atölyeleri, ilaç fabrikaları, metal sanayi, gıda imalat ve matbaa atölyelerinde kol emeğine dayalı işlerde çalışan; düşük gelir düzeyine sahip, kentin genellikle yoksul semtlerinde yaşayan 15-29 yaş arasındaki gençlik kesiti olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, İstanbul gibi metropol bir kentte yaşayan işçi gençliğin, sosyo-kütürel özellikleri incelenerek, gençlerin yaşam biçimleri, kimlik profilleri, iş yaşamının özellikleri, siyaset, tüketim, moda ve eğlence anlayışları özetle popüler kültür ortamıyla kurdukları bağ ele alınmıştır. Çalışma ile işçi sınıfının önemli bir bölümünü temsil eden işçi gençliğin kendine özgü kültürel değerleri yaratma koşulları ve popüler kültürden nasıl etkilendiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İşçi gençlik üzerine yoğunlaşan bu araştırma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kültür ve popüler kültür kavramları açıklanmıştır. İkinci bölümde, İkinci bölümde, sınıf olgusundan başlayarak, sınıf kültürü ve işçi sınıfı kavramları tartışılmış, Türkiye?deki işçi sınıfının tarihsel gelişimi işçi gençlik ve popüler kültür olgusu bağlamında ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, alan araştırması ile elde edilen veriler ortaya konarak elde edilen veriler ışığında bir değerlendirme yapılmıştır.
Dezavantajlı gruplar bağlamında lise çağı gençliğinin sosyalleşmesinde sporun etkisi
Lise çağı gençliği dediğimiz 14-18 yaş aralığındaki gençlerin sosyalleşmesinde kültürel, ekonomik, eğitim gibi sosyal etmenler göz ardı edilemeyecek bir öneme sahiptir. Gençler belirttiğimiz bu özellikler bağlamında, akranlarıyla benzer seviyelerde sosyal hayatta ve eğitim-öğretim kurumlarında yer almazlarsa dezavantajlı gruplar içerisinde değerlendirilmeleri gereklidir. Bu açıdan, çalışmada dezavantajlı diye tabir ettiğimiz (parçalanmış aile çocukları) lise çağı gençliğinin spora katılmalarında etkili olan unsurlar ve spor sayesinde dezavantajlarının ne oranda azaltılıp-azaltılmadığı sosyalleşme ekseninde analiz edilmektedir. Çok geniş bir yelpazesi olan "dezavantajlı gruplar" şemsiyesi altında yer alan her gruba hâkim olmak mümkün değildir. Böyle geniş çaplı bir çalışma ancak çok katılımlı bir işbirliğiyle gerçekleşebilir. Çünkü dezavantajlı grupların her birinin ayrı ayrı ele alınıp derinlemesine incelenmesi gerekir. Bu yüzden çalışmada dezavantajlı gruplar içerisinde yer alan kesimler hakkında kısa bilgilere yer verilirken, parçalanmış aile yapılarıyla ilgili daha detaylı bir literatür araştırması yapılmıştır. Eserde teorik ve uygulama bölümleri yer almaktadır. Teorik bölümde genel bilgiler başlığı altında dezavantajlı gruplar, spor ve sosyalleşme başlıkları ile ilgili derinlemesine geniş bir literatür çalışması yapılmıştır. Uygulama kısmında ise çalışma tasarımına yer verilmiştir. Tasarım içerisinde; çalışmanın yeri ve katılımcı bireyler, araştırma soruları, veri toplama yöntemleri ve veri analizlerine yer verilmiştir. Temalar ekseninde spor ve sporun sosyalleşmeye etkisi başlığı altında 3 ayrı tema oluşturulmuştur. Her temanın ana başlıkları altında kategoriler ve o kategorileri oluşturan kavramlar alt başlıklar olarak sunulmuştur. İlgili temalara dair sonuçlar çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında yer verilmiştir. Araştırma sonucunda spor yapan bireylerin uğraştıkları spor dalları ve ilgili spor dallarına özgü aktivitelerinden hareketle bu bireylerin spor yapmayan bireylere göre toplum içinde daha hızlı sosyalleştikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dezavantajlı Gruplar, Gençlik, Parçalanmış Aile, Sosyalleşme, Spor
Gençlerin gençlik merkezleri faaliyetlerine ilişkin tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; Gençlerin, Gençlik Merkezleri Faaliyetlerine İlişkin Tutumlarını incelemektir. Gençlerin gençlik merkezleri faaliyetlerine yönelik tutumlarını saptamak için araştırmacı tarafından geliştirilen "Gençlik Merkezleri Faaliyetlerine İlişkin Tutum Ölçeği (GMFİTÖ)" kullanılmıştır. Geliştirilen bu ölçeğin, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) sonuçları neticesinde 18 maddelik, iki faktörlü bir yapıya sahip olduğu ortaya koyulmuştur. Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı Katılım alt boyutunda .93, Gönüllülük Alt boyutunda .85 ve ölçeğin tamamında ise .93 olan ölçek, varyansın %59.48'ini açıklamaktadır. Tarama modeliyle yapılan bu araştırmada verilerin analizinde anlamlılık düzeyi .05 olarak belirlenmiştir. Ölçeğin alt boyutları "katılım" ve "gönüllülük" olarak belirlenmiştir. Verilerin toplanması aşamasında ölçek, çalışma grubu olan Kocaeli ilinde yaşayan 7 - 29 yaş arasındaki 291'i kadın (%59), 200'ü (%41) erkek olmak üzere toplam 491 gence uygulanmıştır. Verilerin analizinde, Betimleyici İstatistik, Kruskal Wallis testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda gençlerin ölçek genelinde gençlik merkezleri faaliyetlerine yönelik tutum puanı ortalamalarının düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yaş, cinsiyet, gençlik merkezi üyeliği, aile gelir durumu, anne – baba eğitim ve çalışma durumu ile kardeş sayısı durumlarına göre gençlik merkezi faaliyetlerine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılırken, öğrenim durumu alt problemi katılım boyutunda lise öğrencileri lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Yakın dönem gençlik ve spor politikalarının değerlendirilmesi
Araştırmada, yakın dönem gençlik ve spor politikaları Türkiye Cumhuriyet?in de gençlik ve spora yön veren üst düzey yöneticilerin görüşlerinden hareketle değerlendirilmiştir. Bu çerçeveden hareketle, araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji seçilmiştir. Bu bağlamda bireysel görüşme, yapılmıştır. Araştırma örneklemi, amaçlı örnekleme yöntemleri ile oluşturulmuştur. Araştırma kapsamında, görüşme talebini kabul eden 13 adet görüşmeci ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırma verileri ?içerik analizi? ve ?sürekli karşılaştırmalı analiz? yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, katılımcılar yakın dönem gençlik ve spor politikalarının değerlendirilmesinde gençlik vurgusu yaparak, kamu politikalarının oluşturulmasında gençliğe önem verilmesi hususunda görüş belirtmektedirler. Bununla birlikte bakanlık yapılanmasının gençlik ve spor politikalarının uygulanabilirliği açısından olumlu sonuçlarının olduğu ancak spor faaliyet ve projelerinin yeterli seviyede olmadığı ve bakanlığın gençlik politikaları ile sosyal bir gençlik, spor politikaları ile sağlıklı bir nesil hedeflendiğini belirtmişlerdir. Ayrıca teşkilat yapısındaki eksik ve hataların düzeltilmesi gerektiği ve bakanlığa ayrılan bütçenin yetersiz olduğunu vurgulamışlardır. Uluslararası organizasyonların ülkemizde düzenlenmesinin önemli bir unsur olması gerekliliği konusunda görüş bildirmişler. Bir devlet politikası olarak hazırlanan ulusal gençlik ve spor politika belgesi ile gençliğe yönelik hedeflere vurgu yapılırken, faaliyetlerin arttırılması konusunda fikir beyan etmişlerdir. Türk spor politikasındaki eksik ve hatalar konusunda yönetim süreçlerine yönelik olarak aksaklıklara değinilirken, halkın ve özel sektörün sporun içine çekilebilmesinde teşviğin önemli olduğunu belirtmişlerdir. Sonuç olarak, Türkiye?deki yakın dönem gençlik ve spor politikalarının ekonomik ve sosyal yönleriyle ele alındığı görülmektedir. Sağlıklı nesillerin yetişmesinde, ekonominin gelişmesinde, toplumsal barışın sağlanmasında sporun önemli bir araç olduğu, gençlik ve spor politikalarında ana temalar olarak; ekonomik, sosyal, eğitim ve aile hayatının üzerinde önemle durulduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gençlik, Spor, Politika
Gençlik politikalarının yerel perspektiften değerlendirilmesi: Elazığ Gençlik Meclisi örneği
Bu çalışmada gençlik politikaları bağlamında gençlerin sivil katılımını teşvik edebilmek ve yönlendirebilmek amacıyla yapılandırılan ve aynı zamanda gençlik politikalarının yerel yönetimler üzerinden uygulanma alanlarından biri olarak kabul edilebilecek gençlik meclislerinin amaç ve işleyişleri konu edinilmiştir. Çalışmada Elazığ Belediyesi Gençlik Meclisi üzerinde bir araştırma yürütülerek, gençlik meclisinin amaçları, hedefleri ve faaliyetlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan ve durum çalışması deseni temel alınan bu çalışmada, araştırmanın çalışma grubunu, Elazığ Belediyesi Gençlik Meclisi İcra Kurulu Üyeleri ve Gençlik Meclisi'nin yürüttüğü etkinliklere katılan depremzede çocuklar oluşturmuştur. İki ayrı grup seçilmesinin amacı, Elazığ Gençlik Meclisi'ni hem mecliste görev alanlar tarafından hem de meclisin faaliyetinden faydalanan sosyal gruplar açısından değerlendirebilmektir. Veriler, odak grup görüşmesi ve derinlemesine görüşme teknikleri ile toplanmıştır. Gençlik Meclisi'nin faaliyetlerine katılan çocuklarla yapılan odak grup görüşmeleri sonrasında alınan yanıtlar, çocukların katıldıkları etkinlik ve organizasyonların değerlendirilmesi, yorumlanması, olumlu/olumsuz eleştirilmesi ve son olarak talepler şeklinde kategorize edilmiştir. Birden fazla etkinlikte yer aldıkları için araştırmanın katılımcı grubuna dâhil edilen depremzede çocukların değerlendirmelerine göre öncelikli olarak olumlu görüşlerin fazlalığı dikkat çekmektedir. Olumsuz eleştiriler ve talepler, etkinlikleri kısa süreli bulmaları ve tekrarını istemeleri odağında şekillenmiştir. Çalışma grubunu oluşturan diğer katılımcılar ile yapılan bireysel görüşmeler sonucunda elde edilen veriler, gençlerin meclisteki amaçları, faaliyetleri ve hedefleri, aldıkları geri bildirimler şeklinde ortaya çıkmıştır. Gençlerin mecliste bulunuş amaçları, bu amaçlarla faaliyetlerinin uyum sağlayıp sağlamadığı, sivil ve yerel katılımları açısından kişisel tatmin durumları ele alınmıştır. Bulgulara göre Elazığ Gençlik Meclis İcra Kurulu Üyeleri, kurumsal bir yapı olarak Elazığ Belediyesi Gençlik Meclisi'nin şehre katkısını değerlendirerek, meclisin gençler adına bir yaşam merkezi olduğunu ve gelecekte mecliste uzun vadeli projelere imza atılması gerekliliğini vurgulayarak, şehirden çoğunlukla olumlu geribildirimler aldıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca meclisteki çalışma ortamlarının ve faaliyetlerinin kendilerini kişisel anlamda motive ettiğini belirtmişlerdir.
Geleneksellik ve modernlik arasında gençlik: Bingöl Üniversitesi öğrencileri üzerine bir çalışma
Tüketim odaklı yaşam tarzlarının hâkim olduğu, özgürlükçü tutumların ve bireyselleşme söylemlerinin ağırlık kazandığı 21. Yüzyıl'da sosyal medyanın etkisi ile dünya üzerindeki sınırlar anlamsızlaşmaktadır. Mcluhan'ın "dünya global bir köydür" söyleminde olduğu gibi TV ve sosyal medyanın etkisiyle ortadan kaldırılmış olan sınırları batı kültürü ve yaşam tarzları doldurmaya başlamıştır. Daha çok genç kitleler tarafından arzulanan yeni yaşam biçimleri kapitalist sistemin bir aracı olarak "kullan at" mottosuyla tükettikçe var olma imajı yaratmaktadır. Dünya üzerinde hızlı bir şekilde varlık gösteren bu süreç muhafazakâr ve geleneksel karakteri ağır basan Türkiye toplumunda da etkisini göstermektedir. Özellikle Türkiye'nin doğusuna doğru gittikçe muhafazakârlık ve geleneğin etkisinin daha sert hissedildiği bölgelerde ortaya çıkan kırılma daha net bir şekilde görülmektedir. Bu değişimde başta üniversiteler ve diğer modern eğitim kurumlarının, televizyon ve diğer kitle iletişim araçlarının, yeni tüketim mekanlarının, internet ve sosyal medyanın özel etkisi bulunduğu yadsınamaz bir gerçektir., Buna karşılık, bu noktada geleneksel yapının doğasından kaynaklanan "geçmişten geleni geleceğe aktarma", "kutsala bağlılık" gibi kültürel dayanak noktaları, ciddi bir gerilim alanı oluşturmaktadır. Bunun da genç kitle ve aileler arasında kuşak çatışmasına, ciddi kültürel, sosyal ve psikolojik problemlere yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu çalışmada bu sorunsal etrafında ailelerin genç çocukları ile yaşanan sorunlara ışık tutulmaya çalışılmıştır. Yapılan gözlemler sonucu görülmüştür ki, ailelerin istekleri ve gençlerin beklentilerinin uyuşmazlığı sonucunda meydana gelen çatışmalar sosyal ve kültürel kopmalar ve gençler üzerinde psikolojik sorunlar yaratmaktadır. Gençler, aileleri tarafından asi ve geleneklerine önem vermeyen, dini vecibelerini yerine getirmeyen bireyler olarak görülmektedirler… Geleneksel hayat tarzına sahip olan aileler, modern kültüre sıcak bakmamakla beraber gençleri de bu konuda eleştirmektedirler. Gençler ise ailelerinin daha anlayışlı ve modern kültürün inşa etmiş olduğu aile yapısına sahip olmadıklarından yakınmaktadırlar. Yapılan araştırmada; gençlerin önemli bir kısmının modernlik ve geleneksellik arasında sıkışıp kaldıkları, aileleri ve kendileri arasında anlayış farkı yaşadıkları, buna karşılık modernleşme dinamiklerinin gençlerin dünyasında bariz bir tercih olarak belirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum üzerinde arkadaş ortamı, üniversite eğitim ortamı ve özellikle kitle iletişim araçları, TV, dijital medya, sosyal medya ortamlarının etkisinin büyük olduğu görülmüştür.
Mizah dergilerinde gençlik alt kültürlerinin temsili: Uykusuz dergisi
Gençlik alt kültürleri toplumsal yapının yeniden üretilmesi sürecinde birer muhalif karşıt kültür iken özellikle basın aracılığıyla popüler kültür haline dönüştürülmeye çalışılır. Bu bağlamda, bu çalışma popüler kültüre dönüştürülmeye çalışılan gençlik alt kültürlerinin, yüksek tirajlı kitle iletişim araçlarından olan mizah dergilerinden biri olan Uykusuz'da nasıl temsil edildiğini saptamak amacını taşımaktadır.Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sapkınlığın, kaosun ve toplumsal huzursuzluğun kaynağı olarak görüp ötekileştirilen gençlik alt kültürlerinin mizah dergilerinde temsilinin bu ötekileştirilmeye ortak olup olmadığı incelenmiştir. Öte yandan bu çalışma mizah dergilerinin alt kültürlere meşruiyet kazandırmada oynadığı rol saptanmaya çalışılmıştır.Mizah Dergilerinde Gençlik Alt Kültürlerinin Temsilinin Uykusuz Dergisi örneğinde incelendiği bu çalışmada Uykusuz Dergisi'nin 5 Eylül 2007 tarihinden, 1 Ocak 2010 tarihine kadarki sayıları betimleyici analize tabi tutulmuştur.Çalışmanın sonucunda gençlik alt kültürlerinin mizah dergilerinde kimi zaman alay edilerek, kimi zaman yerilerek, kimi zaman ötekileştirilerek, kimi zaman ise kamusal alanda görünürlüklerini arttırmak ve gençlik alt kültürlerine meşruiyet kazandırmak için karikatürize edildiği ortaya konulmuştur.Anahtar Sözcükler:GençlikGençlik Alt Kültürleri,Popüler KültürMizah Dergileri
Türkiye'de siyasî partilerin gençlik kollarında ve bağlı yan kuruluşlarında faaliyet gösteren gençlerin siyasî katılımlarına ilişkin algıları
Siyasal katılma, hem demokratik yönetim sistemlerinin vazgeçilmez bir unsuru olarak, hem de küreselleşen dünyada bireylerin siyasi ve sosyal anlamda var oluşlarının iradî bir biçimde dışavurumunu mobilize eden bir yol olarak, her geçen gün toplum hayatını etkileyen bir kavram biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Yalnızca seçime ilişkin süreçlerin yürütüldüğü bir etkinlik biçimi değil, bireyin yaşadığı toplumdaki her türlü siyasal ve sosyal gerçekliğe, karar alarak ve davranışta bulunarak katılmasını ve süreçlere etki etmesini içeren bu kavramın, toplumun çeşitli kesimlerince farklı yollardan idame edilmesi söz konusudur. Türkiye'de gençliğin siyasal karar süreçlerine katılımında pasif bir eğilim gözlenmektedir. Özellikle geleneksel olarak örgütlenmeye bir karşı duruş sergilenmektedir. Gençliğin siyasete katılamadığı veya katılmamayı tercih ettiği bu yapılanmada bir siyasi parti örgütlenmesi içerisinde faaliyet gösteren gençleri siyasal katılıma teşvik eden sebepler ve kendi siyasal katılımlarını nasıl algıladıkları merak edilerek araştırılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma, toplumun önemli bir kesimi olan gençliğin siyasal katılımını, örgütlülük temelinde ele almaktadır. Çeşitli araştırmalar Türkiye'de gençlerin çok yüksek bir oranda geleneksel yollarla siyasete katılmadığını ortaya koymaktadır. Siyasi partilerde örgütlenen gençlerin kendilerine yönelik algıları, yaşanmışlıkları, ülke gerçekleri ve benzeri unsurlar vasıtasıyla siyasal katılımı algılayış biçimlerini ortaya koymak, çalışmanın temel amacıdır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada Türkiye'deki ana akım partilerinden AKP, CHP ve MHP (Ülkü Ocakları)'nin gençlik kolları ve organizasyonlarının genel merkezlerinde görev alan on beş gencin siyasalkatılım hakkındaki algıları, 2012'de Ankara'da yapılan derinlemesine görüşmelerden elde edilen verilerin içerik analizine tabi tutulup yorumlanmasıyla tespit edilmeye çalışılmıştır. Analizler sonucunda dört ana kategori ortaya çıkmıştır. Siyasal katılıma ilişkin kavramsal algılar, örgüte ilişkin algılar ve örgütlülük, Türkiye'de sosyal ve siyasal olay ve olgular hakkındaki algılar, gençlik ve siyaset hakkındaki algılar biçiminde temellenen bu temalarda, görüşme formundaki sorular şemsiye kategoriler olarak, görüşülenlerin verdikleri yanıtlar da alt kategoriler şeklinde gruplandırılarak oluşturulmuştur. Elde edilen veriler kategorize edilerek yorumlandığında, siyasi partilerde örgütlenen gençlerin temelde siyasal katılım kavramına ilişkin algılarının yalnızca konvansiyonel katılım biçimlerini kapsamadığı, geniş anlamda tüm sosyal ve siyasal hayatı ilgilendiren her türlü etkileme faaliyetini siyasal katılım kapsamında gördükleri sonucu ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra gençlerin örgütsel varoluşlarının birtakım ideolojik, duygusal ve davranışsal temellere dayandığı görülmekle birlikte, örgütte görev almanın çoğunluklu olarak siyasal motivasyonu belirleyen faktörlerden siyasi etkenlik duygusu ile gerçekleştiği, örgütlü olmama ihtimalinde dahi bu motivasyonun kendilerini yönlendireceği gerçeğine ulaşılmıştır. Örgütlü gençler, Türkiye'nin siyasal yapısı ve sorunları hakkında gerçekçi ve eleştirel bir tutum sergileyerek Türkiye'de gençlerin siyasette etkin bir konumda olmadıklarını ifade etmişlerdir. Buna rağmen mücadele etme gerekliliği için örgütlülüğün önemini vurgulamışlardır. Konvansiyonel yollarla siyasete katılan gençler hakkında önemli bir bulgu olarak, örgütlü gençlerin konvansiyonel olmayan yollarla da siyasete katıldıkları, bu noktada siyasi katılım gösteren fakat örgütlenmemiş gençlerden bir farkları olmadığı tespit edilmiştir. Siyasi partilerde örgütlenen gençler, örgüt çatısı altında faaliyet göstermenin kendilerine daha geniş bir etki alanı yarattığı konusunda hemfikirdirler. Anahtar Kelimeler: Gençlik, Gençlik Kolları, Konvansiyonel Siyasal Katılım
Lise gençliği değer yargıları: Malatya Lisesi örneği
Değer kavramı yüzyıllar boyunca üzerinde konuşulan konular arasında yer almış, felsefi tartışmalara konu olmuş, kişilerin yargılarıyla, toplumların yaşamlarıyla, ahlâkî ilkeler ve inançlarıyla ilişkilendirilmiş, farklı şekillerde tarif edilmiş, fakat üzerinde uzlaşılmış bir tarifi yapılamamıştır. Değer, bireylerin kişisel ve toplumsal olarak neye ne zaman ne kadar önem verdikleri ile ilgili bir kavramdır. Toplumun sürekliliği, düzeni, emniyeti, mutluluğu, barış içinde yaşaması, eşitlik, adalet, özgürlük, sevgi, saygı çerçevesinde mutlu bireyler ve aileler oluşturması, değerler sisteminin toplum tarafından içselleştirilmesiyle alakalıdır. "Lise Gençliğinin Değer Yargıları: Malatya Lisesi Örneği" adlı bu çalışma Malatya merkezinde bulunan bünyesinde Anadolu ve Genel Lise öğrencisini barındıran Malatya Lisesi'nde 200'ü kız, 155'i erkek olmak üzere toplam 355 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Küme örnekleme yöntemiyle evrenden öğrenci seçimi yapılmış her sınıf düzeyinde cinsiyetler dikkate alınarak %25'lik bir örneklem grubu oluşturulmuştur. Betimsel bir çalışma olan bu araştırmada veriler anket ve ölçek araçları kullanılarak toplanmış, SPSS programı ile analize tabi tutulmuştur. Çalışmada değerlerin bir kavramsal çerçevesi oluşturularak sosyolojik açıdan değerlerin önemi üzerinde durulmuş, lise gençliğinin sosyal, dini, ailevi değerleri değer yargıları açısından betimlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda gençlerin milli ve manevi değerlere önem verdikleri, dinin eylem boyutlarını yerine getirmede pasif davrandıkları, aile ve arkadaşlık değerlerini oldukça önemsedikleri, bireysel, toplumsal ve modern değerlere katılımlarının yüksek olduğu görülmüştür. Bunun yanında hayat görüşü, yaşam biçimi, gelecek beklentisi konularında gençlerin kendilerini farklı gördükleri, bireysel zihinlerde ve toplumsal yaşamda değerlerin yozlaştığı gençler tarafından önemli sorunlar olarak ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, Norm, Tutum, İnanç, Gençlik
Genç işsizliği ve Türkiye'de genç işsizliğine yönelik çözüm arayışları
Dünya giderek büyüyen bir genç işsizliği sorunu ile karşı karşıyadır. Bugün hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler, gençler için istihdam olanaklarını artırmak konusunda başarısızlığa uğramaktadırlar. Genç işsizlerin sayısı yaşanan son küresel krizin de etkisiyle yaklaşık 82 milyona ulaşmıştır. Gençler işgücü piyasasında her zaman dezavantajlı konumda olmuşlardır. Fakat bugün daha çok sayıda genç işsiz, yoksul ya da eksik istihdam edilmektedir. Sorun sadece gençler için yeni işler yaratmak değil, aynı zamanda ?insan onuruna yakışır? işler yaratmaktır.Türkiye'de gençlerin en çok istediği şey ?düzgün bir iş bulmak?tır. Son yıllarda artan genç işsizliği oranları, genç istihdamı sorununun önemine dikkatleri çekmiştir. Demografik yapısı itibariyle genç bir ülke olarak kabul edilen Türkiye gençlerin dinamizmini ekonomisine taşımak zorundadır. Genç işsizliği sorununun çözümü daha spesifik politikaların uygulanmasını gerektirmektedir. Türkiye'nin gençler için bir ulusal istihdam stratejisine ihtiyacı vardır.Anahtar Sözcükler: 1. İstihdam 2. İşsizlik 3.Genç işsizliği 4. Türkiye'de Genç İşsizliği 5.Dünya'da Genç İşsizliği
Evaluation of institution management and service quality of youth centrs in Turkey
In this study, the perceived quality of service of the Youth Centers affiliated to the Ministry of Youth and Sports was examined. For this purpose, the physical environment, interaction and output quality dimensions of Youth Centers were examined according to the perceptions of members. The research has been conducted with mixed method. The research universe in the quantitative section constitutes 1200 members in 7 centers (Elazığ, Diyarbakır, Antalya, Denizli, Nevşehir, Bursa, Samsun) in Turkey. In this context, 715 members were taken to the sample of the researcher. In the qualitative part, 23 volunteer participants were included in the study. Quantitative data were collected with a 45-item Scale of The Perceived Service Quality Scale for youth Centers and personal information form. Qualitative data were collected through a semi-structured interview form with five questions. In the analysis of quantitative data, t test, one way ANOVA, percent, frequency and Scheffe test techniques were used. Content analysis method was applied in the analysis of qualitative data. According to the quantitative findings obtained from research data; The perception of the physical environment and the interaction quality of youth center members are differ in term of age variable and the perceptions of output quality of youth center members differ significantly in terms of education status. According to qualitative findings, physical environment quality is was generally perceived as inadequate. Interaction quality was perceived as positive. Output quality was perceived at the level of providing personal, social and academic contributions to the participants. Keywords: Youth, Service Quality, Institution Management, Youth Center, Mixed Method
Gençlerin yerel yönetimlere katılımında belediye meclis üyelikleri: Ege bölgesi örneği
Demokrasinin olduğu medeniyetlerde, yurttaşların yönetim sürecine katılım sağlaması sistemin ana unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Katılım kamu yönetiminin devamlılığını sağlaması ve karşılaşılan sorunların çözüme kavuşturulması noktasında önemli bir fayda sağlamakla birlikte diğer taraftan demokrasi için şeffaflık ve verimlilik faktörlerini güçlendirmektedir. Yerel ölçekte demokrasinin oluşumunda ve gelişiminde en büyük görev yerel yönetimlere düşmektedir. Yerel yönetimler açısından ise hemşehrilerden oluşan ve seçimle göreve gelen belediye meclisleri katılım olgusunun ve yerel demokrasinin en şeffaf anlamda temsiliyetinin sağlandığı yapılardır. Günümüzde yerel yönetimlere katılımın önemli bir argümanı olan belediye meclisleri kapsayıcılık açısından gün geçtikçe daha geniş bir tabana yayılmakla birlikte artık gençlerin de yer alabildiği bir yapı haline gelmiştir. Gençlerin yerel yönetimlerde karar alma mekanizmalarına etki edebilmesi ve de katılabilmesi için oluşturulan farklı kurumlar ve oluşumlar bulunsa da 2017 referandumu kapsamındaki Anayasa değişikliği ile bunlara belediye meclis üyeliği mekanizması da dahil olmuştur. 2019 Mahalli İdareler Seçimi ile beraber ilk kez, 25 yaş olan seçilme şartı genel seçimlerde olduğu gibi 18 yaş olarak genişletilmiştir. Genç bireylerin yönetimde söz sahibi olması ve demokratik katılımın sağlanması açısından önemli bir yenilik olan belediye meclis üyelikleri ile gençlerin yerel yönetimlerde temsiliyeti artmıştır. Bu çalışma ile birlikte gençler için yerel yönetimlere katılımda ve temsiliyetin gelişmesinde önemli bir yere sahip olan belediye meclisi bünyesinde yer alan gençlerin genel bir değerlendirmesi yapılmış bununla birlikte katılımcı demokrasi açısından en uygun niteliğe sahip olan yerel yönetimler kapsamında aktif katılım kavramı analiz edilmiştir. Bu tez çalışmasında yerel yönetimler, yerel siyaset, demokrasi olgusu, gençlik olgusu, gençliğin özellikleri, siyasal katılım olgusu bir arada incelenerek gençlerin yerel yönetimlere katılımında belediye meclis üyelikleri konusu değerlendirilmiştir. Öncelikle yerel yönetimlere yer verilmiş, gençlik döneminin etkileri ve bu etkilerin siyasal katılımda ki rolleri üzerinde durulmuştur. Diğer kısımda yerel yönetimlere katılım olgusu açıklanmış ve gençlik kavramıyla pekiştirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın temelinde "Gençlerin yerel yönetimlere katılımında belediye meclis üyeliklerinin etkisi ne derecede gerçekleşmiştir?" sorusu yer almaktadır. Son olarak 2019 Mahalli İdareler Seçiminde seçildiği tarih itibariyle 18-30 yaş aralığında yer alan ve ege bölgesinde görev yapan İzmir, Denizli, Afyonkarahisar, Manisa, Uşak, Muğla, Kütahya ve Aydın illerdeki genç belediye meclis üyeleriyle mülakat gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler neticesinde belediye meclis üyelikleri, yerel yönetimlerde karar alma süreçlerinde doğrudan yer alan ve gençlerin siyasi süreçlere aktif katılımını teşvik eden önemli bir mekanizmadır. Belediye meclis üyeleri genel anlamda yerel yönetimlerdeki politikaları ve programları belirler, kararlar alır ve bütçeleri yönetirler. Gençlerin belediye meclis üyeliği ile ilgilenmeleri ve bu pozisyonlara aday olmaları, yerel yönetimlerde gençlerin temsilini artırmaktadır ve gençlerin ihtiyaçlarına daha fazla odaklanılmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda 25 genç belediye meclis üyesi ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler neticesinde, gençlerin belediye meclis üyeliğiyle ilgilenmeleri, gençlerin siyasi süreçlere daha fazla katılımını teşvik etmekle beraber gençlerin yerel karar alma süreçlerinde daha etkili bir şekilde yer almalarını sağladığı tespit edilmiştir. Demokratik katılımın halka en yakın yöntemlerinden birisi olan belediye meclisleri seçilme yaşının 18'e düşürülmesiyle gençler için daha ulaşılabilir bir katılım mekanizması olmaya başlamıştır. Gençler böylelikle yerel siyasette söz sahibi olmanın yanında karar mekanizmalarına etki eden seçilmişler olarak da görev alma imkânı yakaladıkları ortaya çıkmıştır.
Gençlik grup folkloru ve kültürel mekân: Ankara Kızılay semtinde iki pasaj örneği
?Gençlik Grup Folkloru ve Kültürel Mekân: Ankara Kızılay Semtinde İki Pasaj Örneği? adlı bu çalışmada, Ankara'nın Kızılay semtinde faaliyet gösteren pasajlardaki ürünlerden hareketle, 2009 yılı içinde Ankara'da görülen gençlik kültürü araştırılmaya çalışılmıştır. Pasajlarda satılan ürünlerin kökenleri incelenmiş, ne anlam taşıdıkları saptanmaya çalışılmıştır.Gençlerin beğenileri doğrultusunda sergilemiş oldukları imajlar üzerinde durulmuş, bunların gençlik altkültürleriyle ilişkisine değinilmiş ve bu imajları yansıtan ürünlerle pasajlarda satılan ürünler arasındaki ilişki ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Ayrıca gençlerin beğenileri ve değer yargıları ve toplumsallaşma süreçlerinde etkili olan unsurlar tespit ederek, toplumsal değişmenin yönü ve nedenleriyle ilgili de çıkarımlar yapılmıştır. Buna göre gençlerin kimlik arayışı içinde oldukları, yabancı kaynaklı kültürlerin ve özellikle imaj yaratırken, ABD kökenli gençlik altkültürlerinin özelliklerini model aldıkları tespit edilmiştir. Bunun içinde, hem pasaj çalışanlarına hem de 14?23 yaş aralığındaki gençlere anket, mülakat ve gözlem tekniği uygulanmış, ankette yer alan veriler SPSS programı uygulanarak tablo halinde özetlenmiştir. Diğer çıkarımlar da yazılı olarak ifade edilmiştir.
Türkiye'de bulunan gençlik kaplarının analizi
Türkiye'deki gençlik kampları alanında, resmi olarak Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) Milli Eğitim Bakanlığı(MEB) ve Kızılay gençlik kampları faaliyet göstermektedir.2007 nüfus sayımına göre, Türkiye'deki 10?24 yaş aralığı genç sayısı 18.809.26'dır.(10) 2008 yılında Gençlik kamplarından faydalanan genç sayısı ise 8.267 kişidir. Bu sayısal veriler gösteriyor ki; genç nüfusun sadece 5/10.000'i gençlik kamplarından faydalanabilmektedir.Bu çalışmanın amacı; Kampların fiziki şartları ve uygulama sistemleri hakkında bilgi vermek ve adı geçen kuruluşlarda kampçı olarak katılan gençler ve gençlik kamplarında eğitimci olarak görev yapan kamp liderlerinin, gençlik kampları ile ilgili görüşlerini ortaya koyabilmektir.Veriler SPSS for Windows 13,0 paket programıyla analiz edilmiştir. Kampçı gençler ve kamp liderlerin kişisel özelliklerinin (cinsiyet, yaş, kamplara katılım sayısı ve mesleki kıdem) çözümlemelerinde frekans ve yüzde teknikleri uygulanmıştır. Kampçı gençlerin ve Gençlik Kampı Liderlerinin niteliklerine ilişkin görüşlerin belirlenmesinde, değişkenler dikkate alınmadan, aritmetik ortalama ve standart sapma teknikleri kullanılmıştır. Uygulanan testlerin anlamlılık düzeyi 0.05 düzeyinde incelenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre kampçı gençler, gençlik kamplarının daha çok il'de açılması gerektiğini, yeni arkadaşlıklar edindiklerini ifade ederlerken, gençlik kampı liderleri, gençlik kampı liderliğini sevdikleri için yaptıklarını ve gençlik kampı liderliğini gönüllü olarak yaptıklarını ifade etmişlerdir.Sonuç olarak gençlik kamplarından daha fazla sayıda gencin faydalanabilmesi için, gerekli tanıtım çalışmalarının yapılması ve daha çok yerde gençlik kampı açılması önerilmektedir.