Reading-writing instruction

91 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını sürecinde sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazma öğretiminde karşılaştığı sorunlar

Bu tezin temel amacı Covid-19 salgını sürecinde sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazma öğretiminde karşılaştığı sorunları ortaya çıkartmaktır. Araştırmada olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesinde bulunan resmi kurumlarda görev yapan sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin teknolojik kaynaklı engellerden donanım eksikliği nedeniyle ilk okuma yazma öğretiminde sorunlar yaşadığı tespit edilmiştir. Öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde ses temelli cümle yöntemiyle ilk okuma yazma öğretimi yaparken sesten anlamlı heceler, kelimeler ve cümleler oluşturma basamağında öğrencilerin en fazla hecelerden kelime oluştururken zorlandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin derse devamının sağlanması için öncelikli olarak donanım eksikliklerinin giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

COVID 19Okuma-yazma öğretimiPandemiler+4
Şeyma Işıkdoğan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okuma yazmaya geçişte drama yönteminin kullanımına dair ilkokul birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi

İlk okuma yazma öğretimi bireyin yaşamı boyunca gerekli bilgileri edinebilmesinin temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle, ilk okuma yazma hayat boyu öğrenmenin ilk basamağıdır. İlk okuma yazma öğretiminde verilecek bilgilerin kalıcı ve etkili olması bu dönemde yapılan çalışmaların özelliğine bağlıdır. Bu araştırmada, ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazma öğretiminde Okuma yazmaya geçişte drama yönteminin, kullanımına dair birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi ile ilgili görüşlerini belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2016-2017 öğretim yılında İstanbul il merkezinde İstanbul ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 22 ilkokul ve ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ili Küçükçekmece, Fatih, Kadıköy, Avcılar, Bahçelievler, Tuzla, Bağcılar, Bakırköy, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Şişli ilçelerinde 13 devlet 9 özel okulda görev yapan 80 tane birinci sınıf öğretmeninin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma verileri, öğretmen görüşlerini daha net ortaya çıkarabilmek amacıyla, nitel araştırma yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin toplanmasında deşifre yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler "Betimsel Analiz" tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin görüşlerinden elde edilen bulgular araştırma sorularına göre sınıflandırılmış ve tablolar halinde sunulmuştur. Ayrıca öğretmenlerin görüşlerinden birebir alıntılar yapılarak bulgular desteklenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; görüşülen birinci sınıf öğretmenlerinin bayan olduğu, çoğunluğun devlet okullarında çalıştığı, çoğunluğun sınıf öğretmenliği mezunu olduğu, mesleki deneyim olarak 16-20 yılları arasında çoğunluğu oluşturduğu görülmüştür. Görüşülen öğretmenlerin, çoğunluğu lisans eğitimi dışında bir eğitim almamışlardır. Yapılan araştırmada görüşülen öğretmenler genellikle dramanın tanımını yapmışlar ve drama hakkında bilgiye sahip oldukları görülmüştür. Araştırmada görüşülen öğretmenlerin çoğunluğu dramayı, okuma yazma öğretiminde kullandıkları, drama etkinliklerinin yapılacağı sınıflın yeteri kadar büyük olması gerektiği, öğretmen önce kendisi uygulamalı rol model olmalı , öğretmen Rehber olmalı, Öğrenme ve bilgiler kalıcı olur, Drama yönteminin zayıf yönünün Olduğunu Düşünmüyorum, Öğrencileri daha iyi tanıma fırsatı doğar. Drama yönteminin sorun olabileceğini düşünmüyorum ve dramayı öğrtmenler tüm dersler için kullanmalı sonuçlarına ulaşılmıştır.

DramaOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+1
Figen Gültekin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 1. sınıf ilk okuma yazma kitabının "yapım eklerinin kullanılması" açısından değerlendirilmesi

Okuma becerisi, çocukluk döneminde, ilkokul düzeyinde kazanılır. Okuma, dil edinim sürecinin önemli basamaklarından biridir. Bu süreçte, her dil kendi yapısal özelliklerini kullanarak hareket etmelidir. Türkçe eklemeli bir dil olduğundan, bu yapı okuma ve anlama sürecinin gelişimiyle doğrudan ilgilidir. Bu çalışmada ilk okuma yazma kitabının incelenmesi yoluyla okuma-yazma öğretimi sürecinde Türkçenin kelime türetme özelliğinden yararlanma durumunun ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırmanın inceleme nesnesi, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında devlet okullarında okutulan MEB yayınlarına ait "İlkokul 1. Sınıf İlk Okuma Yazma Kitabı" dır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmış, Türkçedeki tüm harflerin 5 grup halinde öğretimine yönelik olarak kitapta verilmiş tüm kelimeler araştırma kapsamına alınmıştır. Veri toplama araçları, uzman görüşü değerlendirmesinde yapılandırılmış, elde edilen veriler Türkçedeki yapım ekleri doğrultusunda Korkmaz (2003) Türkiye Türkçesi Grameri esas alınarak çözümlenmiştir. Elde edilen veriler yorumlanırken, ortaya çıkan temalara göre birbiriyle ilişkilendirilerek sunulmuştur. Bulguların yorumlanmasında İlkokul 1. Sınıf İlk Okuma Yazma kitabının ilgili sayfalarının resimleri de işlenip kullanılarak düz yazı biçiminde rapor edilmiştir. Sonuç olarak; kitapta yapım eklerinin kullanıldığı ancak Türkçenin kelime türetme işlevinden yararlanılmakta sınırlı kalındığı, yapım eki çeşitleri arasında oransal olarak bakıldığında ek kullanım ağırlığının fiilden fiil yapan eklerde olduğu, yapım eklerine genel olarak bakıldığında isim türeten eklerin daha fazla kullanıldığı, türetilen sözcüklerin tekrarlanmadığı, çok işlek ve verimli eklerle birlikte türetme özellikleri sınırlı ve canlılığını yitirmiş eklerin de kullanıldığı, kelime türetme özelliği kullanılırken öğrencilerin yazma ve konuşma sırasında kullandıkları üretici kelime hazinesinin dikkate alınmadığı, kullanılan yapım eklerinin ağırlıkla hece değeri taşımadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokul 1.Sınıf İlk Okuma Yazma Kitabı, Yapım Ekleri,

Ders kitaplarıDil bilgisi-yapım ekleriOkuma-yazma+4
Hülya Çora
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokuma-yazma CD' lerinin değerlendirilmesi

İlkokuma-yazma CD' leri, ilköğretim birinci sınıfta ilkokuma-yazma derslerinde kullanılmak üzere öğretmene yardımcı olarak ve bireysel alıştırma yapmak isteyen öğrencilere yönelik hazırlanmıştır. Bu CD' ler öğrencilere eğlenerek öğrenmenin yanında, güzel vakit geçirebilecekleri ideal bir ortam hazırlamıştır. Bu araştırmada ise ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokuma-yazma CD' lerinin değerlendirilmesi konusu ele alınmıştır. İlkokuma-yazma sırasında öğretmenlerin önemli bir bölümü basılı kitaplarla birlikte CD ile eğitim de yapmaktadırlar. Eğitim sürecinde önemli yeri olan bilgisayarlar özellikle etkili eğitsel yazılımların hazırlanmasıyla öğretme-öğrenme sürecine önemli katkılar sağlamaktadır. Ses, görüntü, metin, grafik gibi unsurları bir arada bulunduran çokluortam CD leri birden çok algı ve duyu merkezini uyarabilmektedir. İnteraktif (etkileşimli) şekilde hazırlanan ilkokuma-yazma CD leri okuma yazma öğretimini ve öğrenimini daha zevkli, verimli ve eğlenceli hale getirmektedir.Araştırmada betimsel tarama modeli ve içerik analizi kullanılarak ölçek geliştirilmiştir. Ölçek ?içerik, teknik kalite ve kullanılışlık? adı altında toplam üç boyuttan oluşmaktadır. Birinci boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin içeriklerinin incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 6 madde bulunmaktadır. İkinci boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin teknik kalitesinin incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 18 madde bulunmaktadır. Üçüncü boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin kullanılışlığının incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 5 madde bulunmaktadır.Bulgular, öğretmenlerin ilkokuma yazma eğitiminde kullanılan CD' lerin içerik yönünden yeterli olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin verdiği cevaplar ilkokuma yazma CD' lerinin MEB'in teknik kalite ve kullanılışlık kriterlerine çoğunlukla uygun olduğunu göstermektedir.Bu güne kadar ilkokuma-yazma CD' lerine yönelik bu yönde herhangi bir akademik araştırma yapılmamıştır. Yaptığımız çalışma bu yönüyle özgün bir nitelik taşımakta ve bu konuda araştırma yapmak isteyen araştırmacılara kaynaklık edecek düzeyde hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlkokuma-yazma, etkileşimli okuma yazma, interaktif eğitim

Bilgisayar destekli eğitimCDOkuma-yazma+5
Tuba İğdirsel
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci sınıf öğretmenlerinin okuma yazma öğretimine hazırlık döneminde yaptıkları uygulamaların nitel bir analizi

Türkiye'de 3-5 yaş arası okul öncesi eğitim zorunlu değildir ve eğitime katılma oranı %39'dur. Farklı yaş grupları, yabancı uyruklu ve kaynaştırma öğrencisi olan, büyük çoğunluğun okul öncesi eğitim görmediği sınıflarda öğrenciler aynı kazanımları edinmekten sorumludur. Bu araştırmanın amacı, birinci sınıf öğretmenlerinin öğretim yılının başlangıcının hemen öncesinde ve bunu izleyen dönem içerisinde farklı özellik ve seviyedeki öğrencilerinin nitelikli bir okuma yazmaya hazır oluşlarını sağlamaya yönelik sınıf içi ve sınıf dışı uygulamalarını ve hazırlık çalışmalarını belirlemektir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni, Ankara ilinde tipik bir okulda, ölçüt örneklem ile belirlenen 4 devlet okulu öğretmeniyle 2022-2023 öğretim yılında çalışılmıştır. Araştırma verileri görüşme, gözlem ve doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır ve veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin ders kitaplarını yetersiz gördükleri, büyük oranda çevrimiçi kaynaklardan çalışma kâğıtları kullandıkları, yazma çalışmalarını farklı materyallerle zenginleştirmedikleri, ulusal ve uluslararası yayınları takip etmedikleri belirlenmiştir. Öğretmenler öğrencileri hakkındaki temel bilgileri okul başlamadan öğrenmeyi, kalem tutuş ve defter düzenini çok önemsemektedir. Öğretmenler dinleme, konuşma ve görsel okuma çalışmalarını Türkçe dersi dışındaki derslerde yapmakta, sosyal duygusal gelişim ve algı becerilerini geliştirecek etkinlikler uygulamaktadır. Donanım eksikliği nedeniyle izleme etkinlikleri yaptırılamamaktadır. Okuma yazmaya hazırlık dönemi; öğrencilerin hazır oluşları, öğrenci ve velilerin beklentilerinden etkilenerek sonlandırılmaktadır. Öğretmenler bu döneme kaygılı başlayıp olumlu duygularla bitirmekte, bedenen ve zihnen çok yorulmaktadır. Ders kitaplarının yeterli hâle getirilmesi, teknolojik donanımların arttırılması, çalışma örneklerinin materyallerinin sağlanması ve en önemlisi okul öncesi eğitim zorunlu hâle getirilmesi önerilmektedir.

Hazırlık etkinlikleriOkuma eğitimiOkuma-yazma+4
Pelin Aktaş Usta
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretimine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretimine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada, nitel ve nicel yaklaşımları içeren karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2017-2018 öğretim yılında Eskişehir ili merkez ilçelerinde yer alan devlet ilkokullarında görevli ve ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen 151 birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu yoluyla elde edilmiştir. Anket yoluyla edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiş, görüşmelerden elde edilen veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretiminde kendi yeterliliklerinden, öğretim programından, programın uygulanmasından, öğrencilerden, velilerden, okul yönetiminden ve zümre arkadaşlarından kaynaklı sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin ilkokuma-yazma öğretiminde en çok karşılaştıklarını ifade ettikleri sorunlar; öğrencilerin ön koşul öğrenmelerinin yetersizliği, yaşı küçük öğrencilerin algı ve uyum sorunu, velilerin ses temelli cümle yöntemini bilmedikleri için öğretim sürecinde yanlış öğrenmelere yol açmaları, ses temelli cümle yönteminin sınırlılıkları, sınıf mevcutlarının fazla olması, ölçme-değerlendirme araçlarının amacına hizmet etmemesi ve ilkokuma-yazma öğretimiyle ilgili hizmet içi eğitimlerde ve fakültelerde verilen eğitimin yetersizliği şeklinde sıralanmıştır. Öğretmenler, bu sorunların çözümüne ilişkin; okul öncesi eğitimin teşvik edilmesini, veli bilgilendirme seminerlerinin düzenlenmesini, programda alternatif okuma-yazma yöntemlerine yer verilmesini ve okuma-yazma yöntemi seçiminin sınıf öğretmenine bırakılmasını, ölçme-değerlendirme araçlarının revize edilmesini, sınıf mevcudunun 25 kişiyi geçmemesini ve ilkokuma-yazma öğretimiyle ilgili verilen eğitimlerin uygulama boyutuna ağırlık verilmesini önermişlerdir. Ayrıca araştırmada, sınıf öğretmenlerinin ilköğretimde ilkokuma-yazma öğretiminin yeri ve önemine ilişkin görüşleri, ilkokuma-yazma öğretiminde kendi görev ve sorumluluklarına ilişkin görüşleri ve bu süreçte öğrencilerinden, velilerinden, okul yönetiminden ve zümre arkadaşlarından beklentileri dile getirilmiştir. Anahtar sözcükler: ilkokuma-yazma öğretimi, sınıf öğretmeni, ilkokul.

OkumaOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+4
Tuğçe Ekici Calın
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokula okuma-yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı ilkokula okuma yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında bir fark olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda, bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden nedensel-karşılaştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın katılımcılarını 2021-2022 eğitim öğretim yılında Nevşehir ili sınırları içerisindeki özel bir okulda eğitim gören ikinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarının belirlenmesinde seçkisiz olmayan amaçlı örneklem yöntemlerinden, ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Benzer sosyoekonomik ve sosyokültürel çevreden gelen 34 erkek ve 29 kız öğrenci olmak üzere toplamda 63 öğrenci bu araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Katılımcılar, ilkokula okuma yazma bilerek başlayan 33 ve bilmeyerek başlayan 30 öğrenci olarak iki gruba ayrılmıştır. Verilerin toplanmasında 152 kelimeden oluşan bir bilgilendirici metin seçilmiştir. Öğrencilerin bu metni okumaları istenmiş ve araştırmacı tarafından hazırlanan okuduğunu anlama sorularını cevaplamaları istenmiştir. Sürecin tamamı kayıt altına alınmış ve öğrencilerin okuma hatalarının belirlenmesinde sesli okudukları kayıtlar tekrar dinlenmiş ve okuma hatası olarak yanlış okuma, tekrar, ekleme, atlama ve ters çevirme hataları dikkate alınmıştır. Öğrencilerin okuma hızlarının ölçülmesinde kayıtlar tekrar dinlenmiş ve öğrencilerin ilk bir dakikadaki okuduğu sözcük sayısından atlama, ekleme, tekrar, ters çevirme, yanlış okuma hataları çıkarılmıştır. Öğrencilerin okuduğunu anlama düzeylerini ölçmek için onların okuduğunu anlama sorularına verdikleri cevaplar değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-test uygulanmış ve öğrencilerin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer bir ifade ile bu çalışmanın bulguları ilkokula okuma yazma bilerek ve bilmeyerek başlayan ikinci sınıf öğrencilerinin okuma hatası, okuma hızı ve okuduğunu anlama becerileri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark olmadığını ortaya çıkarmıştır. Bulgular, alan yazındaki ilgili çalışmalar da dikkate alınarak tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

OkumaOkuma hatalarıOkuma hızı+5
Buket Deveci Taşçı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

EFL teachers' sense of efficacy for literacy instruction during COVID-19 in Turkey

This study aims to investigate the self-efficacy beliefs of teachers of EFL teaching students in 2nd grade for literacy instruction in Turkey during the Covid-19 pandemic. The current study applies a mixed-method research design. The quantitative data is collected from 103 2nd grade EFL teachers during the 2020-2021 academic year both online and in person by using the Teachers' Sense of Self-efficacy for Literacy Instruction Scale (TSELI) created by Tschannen-Moran and Johnson (2011). According to the results of the survey, a semi-structured interview was held to gather qualitative data with 6 participants. The qualitative data analysis was carried out using ATLAS.ti to create codes and for content analysis. The quantitative results achieved in this study show that the gender of the teachers, the type and district of the schools are affecting factors of teachers' self-efficacy beliefs for literacy instruction. On the other hand, the age and education level, graduated faculty, and in-service time of teachers were found not related to their self-efficacy beliefs for literacy instruction. The qualitative results indicated a total of 24 factors affecting EFL teachers' self-efficacy beliefs for literacy instruction in general. It was also observed that teachers expressed 14 factors affecting their self-efficacy beliefs for literacy instruction during Covid-19. Two factors, Covid Adaptation to Online Teaching and Constant Switch Teaching Modality, were observed to be unique to the Covid-19 pandemic period. Keywords: Self-efficacy, Literacy Instruction, Covid-19

Branch teachersCOVID 19Reading-writing instruction+6
Buse Nur Maral
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlk okuma yazma öğretiminde karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi

Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların araştırıldığı bu çalışmada Denizli ilinde 2022-2023 eğitim yılında 1. sınıf okutan sınıf öğretmenlerinin görüşleri araştırılmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde karma yöntem ve zenginleştirilmiş desendedir. Nicel verilerin toplanmasında Ülkeroğlu (2022) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin İlk Okuma Yazma Öğretiminde Yaşadığı Sorunlara İlişkin Algıları Ölçeği (İYS)" kullanılırken nitel veriler araştırmacı tarafından uzman görüş alınarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler 163 öğretmenden toplanırken nitel veriler 13 sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Alt boyutlar ve genel olarak ölçek verilerinin Cronbach's Alpha değerlerinin ,809 ile ,899 arasında olduğu ve verilerin güvenirlik düzeyinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmada öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların başında "Öğrencinin teknolojik araç gereçlere ilgisinin yüksek olmasının dikkat dağınıklığına neden olması" sorununu yaşadıklarını belirttikleri görülmüştür. Bunu "Öğrencinin çabuk sıkılması" izlerken en az yaşadıkları sorun ise "Ailelerin gerekli malzemeleri temin etmemeleri" olmuştur. Öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların alt boyutlar ve genel olarak en yüksek sorunun aile boyutunda yaşandığı görülmüştür. Bunu öğrenme boyutu ve öğretmen süreci boyutları izlemiştir. Genel ortalamanın ise katılıyorum düzeyinde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların görev yaptıkları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, cinsiyet ve mezuniyet düzeyi değişkenlerine göre farklılık göstermediği görülürken yaş, kıdem ve sınıfında sığınmacı öğrenci olma değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların aile boyutunda yaşa göre 41 yaş ve üzerindeki öğretmenler ailelerle daha yüksek düzeyde sorun yaşamaktadır. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların öğretmenlerin kıdemlerine göre aile boyutunda kıdemi 1-10 yıl olan öğretmenlerle kıdemi 16 yıl ve üstünde olanlar öğretmenler arasında 16 yıl ve üzerindeki öğretmenler lehine yüksek olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada öğretmenlerin sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunup bulunmaması durumuna göre öğrenme ve genel olarak ise okuma yazmada sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunan öğretmenlerin sığınmacı öğrenci olmayanlara göre daha fazla sorun yaşadıkları görülmektedir. İlk okuma yazmada hazırlık aşamasında yaşanan sorunların başında okulöncesi eğitim alamama ön plana çıkmıştır. Bunu psiko-motor yetersizlikler izlerken en az ise öğrenci ilgisizliği sorunudur. Öğrenciden kaynaklanan sorunlardan en fazla görüleni öğrenci ilgisizliği ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite olarak ön plana çıkmıştır. Bunu hazırbulunuşluğu kazanmama izlerken en az ise uyum sorunları olmuştur. Ebeveynden kaynaklı sorunların başında yanlış tutum ve davranışlar ön plana çıkmıştır. Bunu veli ilgisizliği ve gereksiz müdahale sorunları izlemiştir. Öğretim ortamından kaynaklanan sorunların başında materyal eksikliği olarak ön plana çıkarken sınıfların kalabalık olması, yabancı öğrenciler ve uygun olmayan ortam sorunları bunu izlemiştir. Sığınmacı öğrencilerle ilgili sorunların başında dil-iletişim sorunu en çok vurgulanan sorun iken ilgisizlik ve devamsızlık sorunları bunu izlemiştir. COVID-19 etkilerine ilişkin olumlu ve olumsuz yargılar birbirine yakın olmakla birlikte etkisinin olmadığı yönünde görüş bildiren sayısı daha fazladır. İlk okuma yazmada karşılaşılan başka sorunlar; veli işbirliğinin yetersizliği, teknolojiyi fazla kullanmanın zararları, ders kitaplarının içeriklerinin yetersizliği ve yabancı öğrenci sorunu olarak ifade edilmektedir. İlk okuma yazmada karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerin başında veli-öğretmen işbirliğinin sağlanması gelmektedir. Önerilere ilişkin katılım sayıları birbirine çok yakın olmakla birlikte bunu okulöncesi eğitimin zorunlu olması, hazırbulunuşluk düzeylerinin arttırılması ve velilerin bilinçlendirilmesi önerileri bunu izlemektedir. Nicel verilerin bulgularıyla nitel verilerin bulgularının büyük oranda benzer olduğu ve ilk okuma yazmada yaşanan sorunların benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, ilk okuma yazma, sığınmacı, öğrenci, ebeveyn

Okuma-yazmaOkuma-yazma öğretimiSığınmacı+5
Hatice Özen
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Critical thinking in adult literacy education: The perceptions and practices of adult educators

The aim of this study is to examine the perceptions and practices of adult literacy educators in terms of critical thinking in adult literacy education. 11 participants from 2 public education centers in Istanbul were interviewed based on a phenomenological research design. Content analysis was conducted to analyze the data. The findings revealed that the educators regarded socialization as the main purpose of the courses. The educators reported that the literacy courses help the learners develop self-sufficiency, independence and confidence by teaching them new knowledge and skills, contributing to their socialization by engaging in adopting to society more extensively. The educators also reported that they find it important to develop critical thinking in the adult learners. Even though the educators commented on the relationship between critical thinking and adult literacy education, none of them provided a clear and comprehensive definition of critical thinking. Even the educators who reported more radical views on the role and impact of the courses were unable to support these arguments with clearly articulated statements and examples. The educators were unable to mention teaching methods and activities other than discussion and using specific materials such as reading books and writing letters for developing critical thinking in adult learners. This study has a practical value in that it may provide insights to adult educators to reflect on the purposes of adult education from a more transformative perspective based on critical thinking. This study may also provide a contribution to both national and international literature since there is a lack of research focusing on the role and significance of critical thinking in adult education.

Critical thinkingReading-writingReading-writing instruction+3
Hilal Ayan Karabatman
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü çocuklar ilköğretim okulu ve mesleki eğitim merkezindeki özel eğitim öğretmenlerinin zihin özürlü çocukların okuma-yazma öğrenmeleri hakkındaki görüş ve önerileri

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLAR İLKÖĞRETİM OKULU VE MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİNDEKİ ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİNİN ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN OKUMA- YAZMA ÖĞRENMELERİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİ Aysun ÇOLAK Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2001 Danışman: Doç. Dr. Yıldız UZUNER Bu araştırmanın genel amacı, Eskişehir İlindeki eğitilebilir zihin özürlü çocukların devam ettiği bir İlköğretim Okulu ve Mesleki Eğitim Merkezi'ndeki özel eğitim öğretmenlerinin zihin özürlü çocukların okuma-yazma öğrenmeleri hakkındaki görüş ve önerilerini belirlemektir. Niteliksel olarak desenlenen bu araştırmada, yedi öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler tümevarımsal veri analizi tekniğiyle analiz edilmiştir. Tümevarımsal veri analizi sonucunda sekiz ana tema oluşmuştur. Temalar haline dönüştürülen veriler, araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Bulgular sonucunda; zihin özürlü çocukların okuma-yazmayı, normal gelişim gösteren çocukların geçtiği aşamalardan geçerek ancak bu aşamaları normal gelişim gösteren çocuklara göre daha geç sürede tamamlayarak öğrenebildikleri görüşü ortaya çıkmıştır. Elde edilen bu bulgu, öğretmenlerin gelişimsel görüşü desteklediklerini göstermektedir. Buna rağmen, öğretmenlerin sınıflarında okuma-yazma öğretiminde okumaya hazırlık ve fış öğretimi ağırlıklı çalışmalar uyguladıkları belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenler, zihin özürlü çocuklara okuma-yazma öğretiminde pek çok sorunlarla karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Bu sorunların başında, okuma-yazma öğretiminde kullanılan araç- gereçlerin eksik ve yetersiz olması, öğrenciler arasındaki seviye farklılıklarının olması, okuma-yazma programının öğrencilerin düzeylerine uygun olmaması ve ailelerin okuma-yazma öğretiminde evde çocuklarını yeterince desteklememeleri gelmektedir.Ill Araştırma bulgularında öğretmenlerin, okuma-yazma öğretiminde karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik pek çok öneri geliştirdikleri ortaya çıkmıştır. Öneriler arasında en çok göze çarpanları, seviye sınıflarının oluşturulması ve okuma-yazma öğretim araç-gereçlerinin sağlanmasıdır. Ayrıca okuma-yazma öğretiminde aile desteğini sağlamak amacıyla okulda aile eğitim programlarının uygulanması da öneriler arasında yer almaktadır.

Okuma-yazma öğretimiZihinsel engelli çocuklarÖzel eğitim+1
Aysun Çolak
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilk okuma yazma ders kitabının (2021-2022) incelenmesi (Denizli ili örneği)

Ders kitapları, öğretim programının hedeflerini gerçekleştirmek üzere tasarlanması, dersin bir plan doğrultusunda uygulanmasını sağlaması, kültürel aktarımı sağlaması, ekonomik olarak ulaşılabilir olması gibi özellikleri nedeniyle öğretimin temel kaynağıdır. Kitaplar Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının belirlediği içerik, öğrenme-öğretme, ölçme ve değerlendirme, dil anlatım ve üslup, teknik tasarım ve düzenleme kriterleri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Ders kitaplarının kullanılabilirliğini ve etkililiğini saptamak, eksik yönlerini tespit etmek, kitapların pratik olarak kullanımı sırasında ortaya çıkan sorunları belirlemek önemli görülmektedir. Özellikle kitabı birebir kullanan öğretmenlerin görüşlerini almak, kitapların gelişimi açısından daha da önemlidir. Buradan hareketle çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilk okuma yazma ders kitabının (2021-2022) incelenmesidir. Karma araştırma yöntemine göre tasarlanan bu çalışmada 2021-2022 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığının ücretsiz olarak dağıtımını yaptığı ders kitabını kullanan Denizli ili Merkezefendi ve Pamukkale merkez ilçelerinde görev yapmakta olan birinci sınıf öğretmenlerinden uygun yöntemlerle belirlenen örneklem seçilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda 121 ve nitel boyutunda 20 birinci sınıf öğretmenine ulaşılmış, uzmanların görüşleri alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve görüşme formlarına göre veriler toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS paket programı ile maddelere ait dağılım, frekans ve yüzdeler hesaplanmış; nitel boyutunda ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre: kullanılan ders kitabının dil anlatım ve üslup haricinde diğer bölümlerinin geliştirilmesi; ders kitabının fasiküller halinde olması; hazırlık çalışmalarının uyum haftası süresince kullanılabilecek yeterlilikte ve öğrenci seviyesine uygun şekilde olması; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere (dijital/online içerikler, kavram kartları, alfabe blokları, ek kaynak vb.) sağlanması gerektiği; kitapta yer alan görsellerin etkin ve yerinde kullanılması; bölüm, ünite, harf grubu sonrasında ölçme değerlendirme etkinliklerine ve öz değerlendirme çalışmalarına yer verilmesi; ders kitabının içeriğinin zenginleştirilerek (soru/etkinlik sayısı, ödevlendirme, yazı yazma alanı vb.) kullanıma sunulması bulgularına ulaşılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre: ders kitaplarının fasiküller halinde tasarlanması; ders kitaplarının hazırlık çalışmaları, harf öğretimi ve ölçme değerlendirme aşamalarında öğretmenleri ek kaynağa yöneltmeyecek tür ve düzeyde kapsamlı olarak sunulması; günümüzde yaygın olarak kullanılan dijital/online kaynakların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmen ve öğrencilerin kullanımına sunulması; öğretmen kılavuz kitaplarının kapsam ve niteliğinin iyileştirilerek tekrar kullanıma sunulması gibi önerilerde bulunulmuştur.

Ders kitaplarıOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+3
Erhan Oral
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoorganik eğitim modeliyle ilk okuma ve yazma öğretiminde Makey Makey kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi

Bu çalışmada, ilk okuma ve yazma öğretiminde teknoorganik eğitim modeliyle ilk okuma ve yazma eğitiminin öğrencilerin akademik başarısına ve tutumlarına etkisini Makey Makey Kit uygulamaları kapsamında incelemek; eğitimcilerin, öğrencilerin ve öğrenci velilerinin modele ve model kapsamında kullanılan kite dair genel görüşlerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada eğitim ve teknoorganik eğitim kavramları üzerinde durulmuş, teknoorganik eğitim alanında uygulamalar, alternatif eğitim modelleri ve kodlama temelli eğitimin öğrenci başarısı üzerindeki etkisine ilişkin araştırmalar incelenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini Şanlıurfa ili Ceylanpınar ilçesine bağlı Büyükçaylı köyünde bulunan Şanlı İlkokulu 1. sınıf öğrencilerinden 35 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunun çalışma grubunu deney grubunda yer alan 18 öğrenci, 5 sınıf öğretmeni ve 18 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Karma desenlerden açımlayıcı sıralı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda deneysel desen türlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nicel boyutun veri toplama aşamasında araştırmacı tarafından geliştirilen Okuma Yazma Tespit Formu, Okuduğunu Anlama Formu, Dikte Çalışması Formu ve Okuma Hızı Ölçme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise fenomenoloji(olgubilim) deseni kullanılmıştır. Bu kısımda veriler öğrenciler, eğitimciler ve velilere uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla toplanmıştır. Araştırmada, grup eşleştirme yöntemi ile seçkisiz yerleştirme yapılarak deney ve kontrol grubu belirlenmiş; deney grubu 18, kontrol grubu 17 öğrenciden oluşmuştur. Deney grubunda ilk okuma ve yazma öğretimi sürecinde Teknoorganik Eğitim Modeli Makey Makey kitiyle gerçekleştirilirken kontrol grubunda Geleneksel Eğitim Modeli ile eğitime devam edilmiştir. Araştırmada nicel veriler, Mann Whitney U testi kullanılarak çözümlenmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Nicel veri analizinden önce her test için normallik dağılımına bakılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucu grupların normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Bu nedenle nicel verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutundan toplanan verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutuna ilişkin verilerin analiz sonuçlarına göre deney ve kontrol gruplarının okuduğunu anlama testlerinde 5 testten 3'ünde, dikte çalışması testlerinin ve hızlı okuma becerisi testlerinin tamamında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bulunan farkların tamamının deney grubunun lehine olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel boyutuna ilişkin verilerin analiz sonuçlarına göre öğrencilerin teknoorganik eğitim modeli ve Makey Makey kitine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu görülmüştür. Uygulanan yöntemin öğrencilerin dikkatini çektiği, derse olan güdüyü ve öğrenme motivasyonlarını arttırdığı tespit edilmiştir. Öğretmenler yöntem ve kite dair öğrenmeyi kolaylaştırdığı, birden fazla duyuya hitap ettiği, ilgi çektiği, kalıcı öğrenmeyi sağladığı ve teknoloji-doğa dengesini korumada etkili olduğu şeklinde görüş belirtmişlerdir. Velilerin ise makey makey kiti ve tekno-organik eğitim modeliyle ilk kez karşılaştıkları ve ilk okuma ve yazma eğitiminde etkili olacağını düşündükleri tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda nitel ve nicel verilerin birbirini destekler nitelikte olduğu, Teknoorganik Eğitim Modeli ve Makey Makey kitinin okuma ve yazma öğretim sürecini olumlu yönde etkilediği görülmüştür.

Akademik başarıMakey MakeyOkuma-yazma öğretimi+5
Latife Yücedağ
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul birinci sınıf ilk okuma yazma ders kitabının öğretmen görüşleri bağlamında incelenmesi

Yapılan tez araştırmasında; Türkçe Birinci Sınıf İlk Okuma ve Yazma Ders Kitabı'nın sınıf öğretmenlerinin görüşleri bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma hem nicel hem de nitel yönleri birlikte barındırması nedeniyle açıklayıcı karma yöntemle desenlenmiştir. Yapılan araştırmaya 2019-2020 eğitim-öğretim yılında, Şanlıurfa iline bağlı ilkokullarda görev yapmakta olan 191 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırma kapsamında verilerin toplanması sürecinde araştırmacı tarafından hazırlanan anket form ve yine araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programdan faydalanılırken, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yönteminden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Birinci Sınıf Türkçe İlk Okuma ve Yazma Ders Kitabı'nı genel anlamıyla "Kısmen Yeterli" olarak gördükleri ortaya çıkarılmıştır. Araştırmanın nitel boyutuna ilişkin sonuçlar incelendiğinde sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretimi sürecinde ders kitabından bir kaynak olarak oldukça fazla yararlandıkları, ders kitabının sesi hissettirme ve tanıma ile ilgili bölümlerini yeterli görürken; hece ve kelimeye geçiş bölümlerini ise yetersiz gördükleri sonuçlarına ulaşılmıştır.

Ders kitaplarıOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+2
Umut Can Ataş
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İlk okuma yazma öğretiminde görsel hikayeli heceler yönteminin etkililiği (Yeni bir model önerisi)

Bu çalışmada, 2019 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Pandemisi sürecinde ilk okuma yazma öğretimine yönelik geliştirilen ve önerilen Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yöntemi'nin okuma yazma becerisi kazanımında verimliliğini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseni benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında ilkokul birinci sınıfa başlayan Covid-19 Pandemisi nedeniyle mart ayından itibaren yüz yüze eğitime devam edemeyip okuma yazma becerisi kazanımında güçlük yaşayan iki öğrenci ve 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında birinci sınıfa kayıtlı ancak Covid-19 Pandemisi nedeniyle yüz yüze eğitime devam edemeyen iki öğrenci olmak üzere dört öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında olan iki öğrenci ile önerilen ve uygulanan Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yöntemi kapsamında 120 dakikalık 40 bireysel oturum olarak düzenlenmiştir. Yöntemin temelinde öğrencilere görsel hikayeli hece öğretimi etkinlikleri ile daha kolay, güçlük yaşamadan, isteyerek ve anlayarak okuma yazma öğretimi etkinlikleri bulunmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda araştırmacı tarafından geliştirilen ve uygulanan Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yöntemi oturumlarında araştırma kapsamında olan üç öğrencinin 18-25. oturumlar arasında, bir öğrencinin 38-40. oturumlar arasında okuma yazma becerisi kazandığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın güçlü ya da zayıf yanlarını ve öğrencilerde meydana gelen değişimi belirlemek için ebeveynler ile görüşmeler yapılarak sosyal geçerlik verileri toplanmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde öğrencilerin daha kolay, güçlük yaşamadan, isteyerek okuma yazmayı öğrendikleri; neticesinde ise özgüven kazandıkları bu durumun öğrencilerin davranışlarına da olumlu yansıdığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada geliştirilen ve uygulanan Görsel Hikayeli Heceler ile Okuma Yazma Öğretim (GHHOYÖ) Yönetimi'nin Türk eğitim sisteminde ilkokulda okuma yazma kazanımı sürecindeki öğretmenler için önemli bir kaynak olmasıyla birlikte yeni bir yöntem olarak da kullanılabileceği görülmektedir.

Görsel hikayelemeHeceHikaye+5
Ayfer Sönmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İlk okuma yazma öğretiminde akran işbirliği

Kişiler ve toplumlar arası iletişimin temel kaynağı olan dil, bireylerin yaşadıkları ortama uyum sağlamalarında en etkili araç rolündedir. Bireylerin düşünmesini, etkileşimde bulunmasını ve kendini ifade etmesini sağlayan dil becerileri, bireylere kazandırılması gereken en temel becerilerdir. Dil becerileri önce ailede sonra da okulda kazandırılmaktadır. Aileden sonra dil becerilerinin kazandırıldığı ve ana dili öğretiminin yapıldığı yer olan okul ortamında, çocukların akranlarıyla ve öğretmenleriyle kurduğu etkileşimler, onların dil becerilerinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. Sosyal etkileşimle gelişen dil becerileri arasında yer alan okuma ve yazma, ilkokulda ilk okuma yazma öğretimi ile başlamaktadır. İlk okuma yazma öğretimiyle çocuklar, yaşadığı dünyayı algılama, kendi duygu ve düşüncelerini yazıyla ifade etme becerisi kazanmaktadırlar. Türkçe öğretiminin temelini oluşturan ilk okuma yazma öğretimiyle çocukların ana dilini öğrenmeleri, dil becerilerini geliştirerek okul yaşamındaki başarılarını artırmaları ve yaşamları boyunca gerekli olan nitelikli okuryazar bireyler olarak yetişmeleri sağlanmaktadır. Çocukların ilk okuma yazma öğretimi kapsamında birinci sınıfta akranlarıyla kurduğu etkileşimler, sosyal becerilerinin gelişmesinin yanı sıra okuma ve yazma becerilerinin gelişmesine de katkı sağlamaktadır. İlk okuma yazma öğretiminde akranların işbirliğine dayalı etkinliklerin gerçekleşmesi, çocukların kendi sosyal çevresinde öğrenme yaşantıları kazanmasına yardımcı olmaktadır. Bu araştırmanın amacı, ilk okuma yazma öğretimi sürecinde akran işbirliğinin nasıl gerçekleştiğini ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımlarından doğal inceleme yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. İlk okuma yazma öğretiminin, bir öğretim yılını kapsayan uzun bir süreç olması nedeniyle ve bu süreçte gerçekleşen akran işbirliğinin doğal ortamda daha net gözlemlenebilmesi amacıyla doğal inceleme yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırma, 2013-2014 öğretim yılı boyunca Eskişehir ilindeki bir ilkokulun birinci sınıf şubeleri arasından belirlenen bir sınıfta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını; araştırma kapsamında belirlenen okulun birinci sınıfında öğrenim gören öğrenciler, bu öğrencilerin velileri ve sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın temel verileri gözlem yoluyla toplanmıştır. Yapılan gözlemler; öğretmen, veliler ve öğrencilerle yapılan görüşmeler, alan notları ve dokümanlardan elde edilen verilerle desteklenmiştir. Gözlem verileri video kaydıyla; yarı yapılandırılmış görüşme verileri ise ses kaydı yoluyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen gözlem verileri ve alan notları tümevarım analizi yoluyla; yarı yapılandırılmış görüşme verileri ise tümdengelim analizi yoluyla çözümlenmiştir. Dokümanlar, araştırma verilerini destekleyici veriler olarak ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerden, sınıf ortamında gerçekleşen akran işbirliği, öğrenciler arasında gerçekleşen akran öğretimi ve yetişkin desteği veren öğretmenin akran işbirliğini destekleme durumu olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Araştırma bulgularına dayalı kimi sonuçlar şöyle sıralanmıştır: • Öğrenciler, akran işbirliğini en sık olarak yardımlaşma biçiminde gerçekleştirmişlerdir. Arkadaşlarının yardım istemesiyle ya da yardım istenmeden yapılan akran işbirliği, akranlar arasındaki iletişimi artırmıştır. • Arkadaşının yanlışını belirtme biçiminde gerçekleşen akran işbirliğinde öğrenciler, arkadaşlarının okuma ve yazma alanındaki hatalarını bularak düzeltmelerini sağlamışlardır. • Öğrenciler ilk okuma yazma etkinliklerini, arkadaşlarının yanına giderek birlikte yapmışlardır. Bu tür akran işbirliğinde öğrenciler, kendilerine yakın buldukları akranlarıyla etkileşime geçmişlerdir. • Öğrenciler, diğer arkadaşlarının yaptığı çalışmalara bakarak birbirleriyle etkileşim kurmuşlardır. Akranlar, verilen görevleri tamamlamada gerçek anlamda zorluk yaşadıklarında ya da kendisini diğer akranlarıyla karşılaştırmak amacıyla birbirlerinin çalışmalarına bakmışlardır. • Öğrenciler okuma ve yazma kapsamında verilen çalışmaları, akranlarıyla tartışarak ve bilgilerini birbirleriyle paylaşarak tamamlamışlardır. Akranlar bu süreçte yanlış bildiği konuları, akranlarıyla etkileşimi sonucunda yeniden gözden geçirmişlerdir. • Öğrenciler, okuma yazma etkinlikleri öncesi ve sonrasında eşyalarını paylaşmışlardır. Bu durum, akranların verilen görevlere hazırlanma ve öğrenme sorumluluğu kazanmalarında etkili olmuştur. • Öğrenciler yapılan etkinliklerde birbirlerine öneriler getirerek akran işbirliğini gerçekleştirmişlerdir. Bu öneriler arasında; akranların etkinliklere ilişkin ek bilgiler vermesine ve ortaklaşa yapılan görevleri daha farklı bir biçimde yapmalarına ilişkin öneriler yer almaktadır. • Araştırmada akran işbirliğinin okuma ve yazma alanında, yazılı materyalleri okumaya çalışma ve dikte çalışmalarında yapılan yanlışları düzeltme biçiminde çalışmalar gerçekleşmiştir. • Öğrenciler dersin dışında teneffüs aralarında tahtaya yazdıklarını arkadaşlarına okutma, yazdıkları sözcüklerdeki yanlışları belirtme ve arkadaşlarına öğretmen rolünde tahtada okuma ve yazma yaptırma biçiminde akran işbirliğine yönelik paylaşımlar gerçekleştirmişlerdir. • Araştırmada, akran işbirliğinin oluşmasını engelleyen yarışma ve çatışmaya dayalı durumlar da ortaya çıkmıştır. Akranlar, kimi okuma ve yazma etkinliklerinde birbirleriyle rekabete girerek yarışmışlardır. Ayrıca kimi zaman birbirleriyle etkileşim içindeyken çatışma durumları ve anlaşmazlıklar yaşamışlardır. • Akranlar arasında akran öğretimine dayalı etkileşimler gerçekleşmiştir. Düzey olarak birbirinden farklı akranlar, diğer akranlarına okuma yazma öğretme çalışmaları yapmıştır. Akran öğretimi bağlamında sınıf öğretmeni, okuma ve yazma bakımından yeterli düzeyde olan öğrencilere öğretmen rolü vermiştir. • Araştırmada sınıf öğretmeni, ilk okuma ve yazma kapsamında etkili bir yetişkin desteği sağlarken; akran işbirliğini destekleyici etkinliklere yer vermemiştir. • İlk okuma yazma öğretiminde yetişkin desteği ev ortamında, veliler tarafından da gerçekleştirilmiştir. Veliler, çocuklarına ödev yaptırarak yetişkin desteği sağlamışlardır. Anahtar Sözcükler: Akran İşbirliği, İlk Okuma Yazma Öğretimi, Ses Temelli CümleYöntemi, Türkçe, Sınıf Öğretmenliği

AkranAkran etkileşimiAkran ilişkileri+6
Emel Güvey Aktay
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

İlk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemi uygulamaları

İlk okuma yazma öğretimi bireyin gelecekteki öğrenim yaşamı için kritik bir role sahiptir. Çünkü çocuğa ilk okuma yazma öğretimi sürecinde kazandırılacak beceri ve alışkanlıklar, çocuğun daha sonraki akademik başarısını ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkilemektedir. Bu nedenle ilk okuma yazma öğretimi sürecinin en uygun yaklaşım, yöntem ve tekniklerle etkili bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Bu yöntemlerden biri de oyunla öğretim yöntemidir. Bu çalışmanın amacı ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yönteminin etkililiğini belirlemektir. 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, Eskişehir ili Tepebaşı ilçesinde bir devlet ilkokulunda gerçekleştirilen araştırmada karma araştırma deseni kullanılmıştır. Karma desen kapsamda nicel araştırma yöntemlerinden deneysel desen ile nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni benimsenmiştir. Araştırmada, basit seçkisiz örnekleme ile deney ve kontrol grubu belirlenmiş; deney grubu 20, kontrol grubu 22 öğrenciden oluşmuştur. Deney grubunda ilk okuma yazma öğretimi sürecinde oyunla öğretim yöntemi gerçekleştirilirken kontrol grubunda böyle bir yöntem uygulanmamıştır. Araştırma verileri okuduğunu anlama testi, sesli okuma hızı formu, yazma hızı formu, gözlem ve görüşme ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler; betimsel istatistiksel yöntemler, mann whitney u testi kullanılarak çözümlenmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma bulgularının analizi sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: • İlk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemi sürecinde; monopoly, kelime hafıza, kukla pinokyo, kelime tombala, kelime türetme, sihirli bohça, labirent, şeker küpü, çarkıfelek, kelimelerle görselleri eşleştirme, köşe kapmaca, hacivat ile karagöz, bilmece, bulmaca, fareyi peynire ulaştırma, sesli okuma hızı, yağ satarım bal satarım, hızlı yazalım ve sözcük üretme oyunları oynanmıştır. Oyunla öğretim yöntemi uygulamaları ses temelli cümle yönteminin üç aşamasına göre gerçekleştirilmiş; ilk okuma yazmaya hazırlık, ilk okuma yazmaya başlama ve ilerleme (sesi hissetme ve tanıma, sesi/harfi okuma ve yazma, sesten/harften, heceler, kelimeler, cümleler oluşturma ve metin oluşturma) ve okuryazarlığa ulaşma aşamasında oyunla öğretim yöntemi ile gerçekleştirilen etkinlikler, öğrenciler tarafından dikkatle izlenmiştir. Oyunlar, öğrencilerin ilgisini çekmiş; öğrenciler oyunlar sırasında zevk almışlar ve mutlu olmuşlardır. • İlk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yönteminin uygulandığı deney grubu ile oyunla öğretim yönteminin uygulanmadığı kontrol grubundaki öğrencilerin sesli okuma hızları, yazma hızları, okuduğunu anlama becerileri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark bulunmamıştır. • Sınıf öğretmeni ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemine ilişkin olumlu görüşlere sahiptir. Sınıf öğretmenine göre ilk okuma yazma öğretimi sürecinde oyunla öğretim yöntemi etkili ve verimli olmaktadır. • Sınıf öğretmenine göre oyunla öğretim yöntemi; öğrencilerin hayal dünyasını, düşüncesini, hafızasını geliştiren ve başarılarını artıran bir yöntemdir. • Sınıf öğretmenine göre ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemi öğrencileri stresten uzaklaştırmakta ve onların motivasyonunu artırmaktadır. Oyunla öğretim yöntemi öğrencilerle birlikte kendisini de motive etmektedir. • Sınıf öğretmenine göre ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yönteminde öğrenciler süreçten zevk almışlar ve etkinlikleri severek yapmışlardır. Öğrenciler süreç boyunca sıkılmamış ve bıkkınlık göstermemişlerdir. • Sınıf öğretmenine göre ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemi uygulamaları öğrenmede kalıcılığı artırmıştır. Bu yöntemle öğrencilere bilgiler daha kısa zamanda verilmiştir. • Sınıf öğretmenine göre ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemi, öğrencilerin dikkatlerini kolayca toplamaları açısından etkili olmuştur. • Sınıf öğretmenine göre oyunla öğretim yöntemi öğrencilerin kendilerine olan güvenlerini artırmış ve öğrencilerin sosyalleşmelerine katkı sağlamıştır. • Sınıf öğretmenine göre okuldaki diğer birinci sınıflarda ilk okuma yazma öğretimi süreci yalnızca görsellerle ve videolarla iki boyutta gerçekleştirilirken, oyunla öğretim yöntemi ile üçüncü boyut etkili olmuştur. • Sınıf öğretmenine göre oyunla öğretim yönteminden matematik ve hayat bilgisi derslerinde de yararlanılmalıdır. Oyunla öğretim yöntemi öğretim programlarına daha fazla girmeli ve MEB oyunla öğretim yöntemiyle ilgili olarak öğretmenlere eğitim vermelidir. • Öğrenciler ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemi uygulamaları hakkında olumlu görüşlere sahiptir. • Öğrenciler ilk okuma yazma sürecinde oyunla öğretim yöntemi uygulamalarını sevdiklerini; süreçte güldüklerini ve eğlendiklerini belirtmişlerdir. • Öğrenciler oyunlar sonrasında verilen ödüllerden mutlu olmuşlardır. Ödül olarak verilen şeker, çikolata ve oyuncak para öğrencileri güdülemiştir. • Öğrencilerin tümü ilk okuma yazma öğretiminde uygulanan oyunlara katılmış ve oyunlardan da zevk almışlardır. • Veliler ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim sürecinden memnun olduklarını belirterek öğrencilerin oyunları severek ve isteyerek oynadıklarını ve oyun etkinlikleri sonucunda mutlu olduklarını belirtmişlerdir. Öyle ki, öğrencilerin okula gelmek için can attıklarını ifade etmişlerdir. • Veliler ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim sürecinde öğrencilerin eğlendiklerini vurgulamışlardır. • Veliler ilk okuma yazma öğretiminde oyunla öğretim yöntemi sürecindeki ödüllerin öğrencilerin hoşuna gittiğini belirtmişlerdir.

Eğitici oyunlarOkuma-yazma öğretimiOyunla öğretim+1
Özgür Babayiğit
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bireyselleştirilmiş portfolyo uygulamasının bitişik eğik yazı becerilerine etkisi

Türkiye'de 2005 yılında ilköğretim programlarındaki düzenlemeyle birlikte ilkokuma yazma öğretiminde Ses Temelli Cümle Yöntemi'nin yanı sıra bitişik eğik yazı da kullanılmaya başlanmıştır. Bitişik eğik yazıda 29'u büyük, 29'u da küçük olmak üzere toplamda 58 harf formu yer almakta ve bu formların birbirlerinden farklı yazım ve bağlanma kuralları bulunmaktadır. Ayrıca, bitişik eğik yazı yazma işi; harf formlarının boyutu, satır aralığında yazma, eğimli yazma, imla kurallarına uygun yazma, sözcükler arasında boşluk bırakma gibi kurallardan da etkilenmektedir. Özetle, bitişik eğik yazı öğretme ve öğrenme süreci birçok değişkenden etkilenmektedir. Birinci sınıf öğrencilerinin bireysel farklılık ve ihtiyaçları da göz önüne alındığında, yazı öğretim süreci, bireyselleştirilmesi gereken öğretim süreçlerinin başında gelmektedir. Bireyselleştirilmiş öğretim, öğrencinin öncelikli olarak hangi bilgi ve beceri boyutlarına ihtiyaç duyduğunu ve bunların hangi sıraya göre öğrenciye kazandırılacağını belirlemeye ve buna uygun öğretimsel planlamalar gerçekleştirmeye dayalı öğrenci merkezli bir yaklaşımdır. Öğrenci merkezli bir diğer yaklaşım da portfolyoya dayalı öğrenmedir. Portfolyoya dayalı öğrenme, öğrenci tarafından seçilmiş öğrenme ürünlerini içeren ve bu kapsamda ortaya konulan çaba, gelişim ve başarıları yansıtan dosyalara dayalı bir öğrenme şeklidir. Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması ise, bireyselleştirilmiş öğretim yaklaşımının öğrenci merkezli doğası ile öğrencilere kendi performanslarını bireysel olarak izleme ve gelişim kayıtlarını tutma fırsatı veren portfolyonun tamamlayıcı birlikteliğinden oluşturulan öğrenci merkezli bir uygulama modelidir. Bu araştırmanın genel amacı, Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'nın ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin bitişik eğik yazı becerileri üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden iç-içe karma yöntem kullanılmış, nitel süreç öntest-sontest kontrol gruplu denel işlem içine gömülmüştür. Araştırma 2014-2015 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında, Eskişehir il merkezinde yer alan bir ilkokulun birinci sınıf şubeleri arasından deney grubu olarak belirlenen bir sınıfta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını deney grubunda yer alan 20 öğrenci oluşturmuştur. Kontrol I ve kontrol II grupları olarak da iki farklı sınıfta yer alan 20 ve 17 öğrenci belirlenmiştir. Bitişik eğik yazı öğretiminde deney grubunda Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'na yer verilirken, kontrol gruplarında bu uygulamaya yer verilmemiştir. Araştırmanın verileri; öğrenci kişisel bilgi formu, anektod kaydı, Bitişik Eğik Yazı Değerlendirme Testi, Bitişik Eğik Yazı Değerlendirme Formu, doküman incelemesi, araştırmacı günlüğü, yarı yapılandırılmış öğrenci ve öğretmen görüşme formu ve odak grup veli görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler; betimleyici istatistiksel yöntemler, Spearman Brown Sıra farkları korelasyon katsayısı, Pearson korelasyon katsayısı, bağımsız gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi (ANOVA), ilişkili gruplar t-testi, eta-kare ve Cohen's d etki büyüklüğü hesaplamaları ile Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılarak çözümlenmiştir. Nitel veriler ise; doküman analizi ve betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Öntest ve sontestteki dokümanların çözümlenmesinde biri araştırmacı olmak üzere üç değerlendirici görev almış, değerlendiriciler arası güvenilirliği sağlamak için Kendall's W hesaplaması yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: • Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'nın deseni; terminal amaçları belirleme, öndeğerlendirme, tanılama, ders planına karar verme, yardım sağlama ve değerlendirme aşamaları izlenerek gerçekleştirilmiştir. • Hem deney hem de kontrol gruplarındaki öğrencilerin uygulama öncesinde küçük formlardan en fazla "s" formunda, "s" formunundan sonra sırasıyla "k", "l", "z", "d" ve "a" formlarında güçlük çektikleri; büyük formlardan ise en fazla "S ve D" formunda, "S ve D" formundan sonra da sırasıyla "K ve L", "H", "A ve B" formlarında güçlük çektikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Hem deney hem de kontrol grubundaki öğrencilerin uygulama sonrasında küçük harf formlarından en fazla "k" formunda, "k" formunundan sonra sırasıyla "s", "a", "d", "t" ve "m" formlarında güçlük çektikleri; büyük formlardan ise en fazla "K" formunda, "K" formundan sonra da sırasıyla "E", "S" ve "F" formlarında güçlük çektikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Küçük harflerden "s", "k", "d" ve "a" formları ile büyük harflerden "S" ve "K" formlarının deney ve kontrol gruplarının uygulama öncesi ve sonrasında en çok hata yaptıkları formlar arasında yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır. • Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması öncesinde bitişik eğik yazı becerileri bakımından birbirinden farklılaşmayan deney ve kontrol gruplarının uygulama sonrasında, deney grubu lehine birbirinden anlamlı derecede farklılaştıkları ortaya çıkmıştır. • Deney grubunun Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması öncesindeki bitişik eğik yazı beceri düzeyi ile uygulama sonrasındaki bitişik eğik yazı beceri düzeyi arasında uygulama sonrası lehine anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. • Deney grubundaki öğrencilerin kendi profil belgelerindeki öğretimsel amaçlarına ne derece ulaştıklarına bakıldığında, öğrencilerin tümünün öğretimsel amaçlarını gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Deney ve kontrol grupları güçlük çekilen harf formlarının sayıları bakımından Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması öncesi birbirinden farklılaşmazken, uygulama sonrasında, deney grubunun harf formlarının yazımında kontrol II grubundan daha az güçlük çektiği ortaya çıkmıştır. • Uygulama öncesinde küçük harf formlarından en fazla "s ve k", "a ve z", "l", "d" ve "r"den, büyük harf formlarından ise en fazla "D", "G ve H"de güçlük çeken deney grubunun uygulama sonrasında bu formlarda daha az güçlük çektikleri sonucuna ulaşılmıştır. • Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması ile birlikte deney grubundaki öğrencilerin yazımında güçlük çektikleri harf formu sayılarının uygulama öncesine göre anlamlı derece azaldığı ortaya çıkmıştır. • Sınıf öğretmeni, Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması'nın hataların görülüp düzeltilmesine olanak tanıyan bir uygulama olduğunu, yazma görüşmelerini ve hataların bireysel olarak çalışılmasını etkili bulduğunu, portfolyoların öğrencilere kendi yazı gelişimleri hakkında bilgi vermeyi sağladığını ve uygulamayla birlikte öğrencilerin yazı performanslarında gelişme olduğunu belirtmiştir. • Öğrenciler, bireysel yazı hatalarını bulmak ve düzeltmekten, dönüt-düzeltme almaktan ve portfolyo yoluyla yazı görevlerinin kalıcı hale gelmesinden hoşlandıklarını; bireyselleştirmeyle kendi gelişimlerini daha rahat izleyebildiklerini ve kendi yazma becerilerinde gelişme gördüklerini belirtmişlerdir. • Veliler, uygulamayı etkili bulduklarını, bireyselleştirilmiş portfolyoyu hataların farkına varılmasını sağlayan ve sorumluluk kazandıran bir uygulama olarak gördüklerini, bireysel yazı portfolyoları yoluyla öğrencilerin kendi gelişimlerini takip edebildiklerini ve uygulamayla birlikte öğrencilerin daha iyi ve okunaklı yazar hale geldiklerini belirtmişlerdir. Anahtar Sözcükler: İlkokuma yazma, Bitişik eğik yazı, Bireyselleştirilmiş öğretim, Portfolyo, Bireyselleştirilmiş Portfolyo Uygulaması

Bireyselleştirilmiş öğretim yöntemiBitişik eğik yazıEl yazısı+4
Ecmel Yaşar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of the source text use in EFL argumentative writing

Reading-to-write tasks are becoming more and more common in language teaching (Plakans, 2008; Plakans & Gebril, 2012), and the use of reading texts plays a very important role in these tasks which require the integration of reading and writing skills. The present study aims to investigate the use of reading texts in a reading-to-write task. In the investigation of the source use, the research was conducted to study the amount of information EFL graduate and undergraduate students used from the reading texts, the way the participants used reading texts in terms of functions, the relationship between the use of reading texts in terms of function and quality of text, and whether the use of reading texts varied in terms of topic and academic level or not.In order to answer the research questions stated above, 60 Chinese graduate and 60 Chinese undergraduate students participated in the study. The data were collected from two Chinese universities. Participants were given 25 minutes to read two reading texts with opposing views and take notes while reading. Then, the participants were asked to write an English argumentative essay in 45 minutes. The task required students to take their sides, support their opinions by using ideas from the reading texts, and use their personal experiences when it is needed. A computer program was used to identify and highlight three or more words borrowed from the texts and used in each student?s essay. Three or more words taken from the same idea unit in the reading texts were counted as one borrowed string. The highlighted borrowed strings in each student?s essay were examined and counted by the researcher to study the functional use of the strings. The data were interpreted by using descriptive statistics, a correlation test and t-test results. Findings revealed that the students used the reading texts and some of the participants relied on the reading texts too much. The amount of textual borrowing varied in each group of participants. The use of reading texts by the participants was not affected by their academic level or the topic they read and wrote about. The correlation test results did not find a significant relationship between the source use and the quality of the paper. Based on these results, a number of recommendations for further research, limitations of this study, and teaching implications are provided.

ArgumentationLanguage educationResource usage+7
Seray Alkın Kök
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokuma yazma öğretiminde karşılaşılan güçlüklerin öğretmen ve ebeveyn görüşlerine dayalı olarak belirlenmesi

Bu araştırmanın temel amacı; ilkokuma yazma öğretiminde karşılaşılan güçlükleri öğretmen ve ebeveyn görüşlerine dayalı olarak belirleyebilmektir. Bu amaç çerçevesinde ilkokuma yazma öğretiminde karşılaşılan güçlükler ve nedenleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma, ilkokuma yazma öğretimi sürecini tüm yönleriyle ele alarak değerlendirebilmek için 2006-2007 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Mayıs-Haziran aylarında gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında Çanakkale ilinden Merkez ilçe dahil olmak üzere Bayramiç, Biga, Çan ve Lapseki ilçelerindeki 8 okula gidilmiştir. Toplam 18 birinci sınıf öğretmeni ve 54 ebeveynle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır.Verilerin analizinden ulaşılan bulgular öğretmenler ve ebeveynler açısından gruplandırılmıştır. Bu araştırmada öğretmenlerle yapılan görüşmelerin incelenmesiyle açık kodlama sırasında ?Öğretim Süreci?, ?Öğrenci?, ?Çevre? ve ?Ebeveyn? olmak üzere dört ana kategori ortaya çıkmıştır. Açık kodlamada bulunan ana kategoriler incelendiğinde ses temelli cümle yöntemi, ders kitabı, okuma ve yazma kültür, uyaran azlığı, çevresel yazılımın düz yazı harfleriyle yapılması, sınıf mevcudu gibi alt başlıklarda detaylanmaktadır.Araştırmanın ebeveynlerle yapılan görüşmelerinin incelenmesiyle açık kodlama sırasında ?Öğretim Süreci? ve ?Öğrenci? olmak üzere iki ana kategori ortaya çıkmıştır. Ebeveynlerden alınan veriler doğrultusunda yapılan açık kodlamada bulunan ana kategoriler incelendiğinde ise ses temelli cümle yöntemi, okuma ve yazma gibi alt başlıklarda detaylandığı görülmektedir.Öğretmenler ses temelli cümle yönteminde okumada seslerin birleştirilerek öğretim yapılmasından dolayı kaynaklanan göz sıçramasının daraldığını belirtmişlerdir. Bu da öğrencinin okuma hızını düşüren nedenlerden biri olmakta ve buna ilişkin güçlükler aynı zamanda anlama, kavrama, yorum yapıp aktarma ve kendini ifade etme becerisine de yansımaktadır.Öğretimin öğrenci- öğretmen- ebeveyn işbirliğine dayalı olduğu ve başarının tek başına öğretmen ya da öğrenciye bağlı olmadığından hareketle, ebeveynler ses temelli cümle yöntemi başta olmak üzere ana-baba eğitimi verilerek bilinçlendirilmelidirler. Bilinçlenmeye yönelik eğitimler mümkün olduğunca okul öncesi eğitim döneminden itibaren başlamalıdır. Çünkü veriler sonucunda bu dönemde ailelerin verdiği yanlış öğretimlerin düzeltmesinin zorluğu ifade edilmektedir.

Okuma-yazma öğretimiİlköğretim
Esra Öz
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği (EÇDFDÖ)'nin geçerlik, güvenirlik ve norm çalışması

Okumaya yönelik becerilerin kazanılması, bilişsel, sosyal, duygusal gelişimin yanında eğitimi de gerektiren karmaşık bir süreçtir (Cunningham 1990; Gillon 2006; Güneş 2007). Bu süreçte merak edilen konu, çocukların kelimeleri çözümlemeye başlaması için gerekli olan becerilerin ve bu becerileri geliştirmek için kullanılan yöntemlerin neler olduğudur. Okuma-yazmaya hazırlık sürecinin temelini oluşturan beceriler alfabe bilgisi, fonolojik duyarlılık, yazı kavramı, bir iletişim aracı olarak yazının kullanılması gibi becerilerdir (Raisor 2006; Swan 2008; Wasik, Bond & Hindman 2002). Bu becerilerden fonolojik duyarlılık okumayı öğrenme sürecinde önemli bir beceri olarak tanımlanmaktadır (Ehri, Nunes, Stahl & Willows 2001; Shankweiler & Fowler 2004).Erken çocukluk döneminde fonolojik duyarlılığa ait becerilerin ölçülebilmesi amacıyla geliştirilen ölçekler, erken çocukluk dönemindeki çocukların ileride yaşayabileceği okuma-yazma becerilerine yönelik sorunların niteliği hakkında bilgi vermekte ve erken müdahale şansı tanıması amacıyla önem taşımaktadır. Geliştirilen ölçekler her ülkenin kendi dil, kültür ve eğitim yapısına göre oluşturulmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği (EÇDFDÖ) geliştirip ölçeğin geçerlik, güvenirlilik ve norm analizlerini yapmaktır. Araştırmanın çalışma evrenini; Marmara Bölgesinde yer alan İstanbul, Bursa, Balıkesir, Kocaeli ve Çanakkale illeri içinde ikamet eden ve 2011-2012 öğretim yılında okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören 60-72 aylık yaş diliminde bulunan 733 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin analizinde, güvenirlik çalışmaları için test-tekrar test güvenirlik katsayıları, iç tutarlık katsayıları ve ölçmenin standart hata değerleri belirlenmiştir.Geçerlik çalışmalarında; içerik, yapı ve kriter geçerliği işlemleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği (EÇDFDÖ)'nin geçerli vegüvenilir bir araç olduğu saptanmıştır. Ayrıca araştırmada fonolojik duyarlılık becerisi ile ailenin sosyo-ekonomik düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunmuştur.

GeçerlikGüvenilirlikKelime öğretimi+7
Burcu Sarı
Çanakkale Onsekiz Mart University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemisi nedeniyle uzaktan eğitim ile devam eden ilk okuma yazma sürecine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşleri

2019 yılında Çin'de ortaya çıkan ve bulaşıcılığı yüksek olan COVID-19 pandemisi dünyada bir panik ve tedirginlik oluşturmuş, uzmanların "evde kalın" çağrısını desteklemek üzere ülkeler eğitim süreçlerine geçici süre ara vererek, öğrencilerin uzaktan eğitim almaları sağlanmıştır (Üstün ve Özçiftçi, 2020). Bu durum Türkiye'de de benzer şekilde gerçekleşmiş ve Covid -19 pandemisi nedeniyle okullarda eğitim-öğretim faaliyetleri 23 Mart 2020 tarihi itibariyle uzaktan eğitim ile gerçekleştirilmeye başlamıştır. Özellikle birinci sınıfta olan öğrenciler olan ve okuma yazma öğrenme sürecinde olan öğrenciler için bu durum daha kritik bir hal almıştır. Nitekim okuma yazma, bireyin hem sosyal hem de okul yaşamındaki başarısında oldukça önemli bir beceridir. Bu becerinin gerektiği gibi kazanılması ilkokul birinci sınıfta başlamakta; becerinin kullanılması ve geliştirilmesi ise yaşam boyu devam etmektedir. Babayiğit ve Erkuş (2017) bu aşamada yapılacak yanlışlığın öğrencinin hem okuma yazma becerileri hem de okuma yazmaya karşı tutumunu olumsuz etkileyebileceğini belirtmektedir. Yüz yüze gerçekleştirilen ilk okuma yazma öğretimi süreci için bile büyük hassasiyet gösterilmesi gerekirken yaşanan pandemi nedeniyle ilk okuma yazma öğretiminin de belli dönemlerinin uzaktan devam ettirilmek durumunda kalınması öğretim sürecinin verimliliği ile ilgili çeşitli kaygıları da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla sürecin nasıl ilerlediği, verimliliği, çıktıları, veli, öğretmen ve öğrenci gözüyle değerlendirilmesine yönelik çeşitli araştırmaların yapılması hem alana hem de yapılan uygulamaların niteliğine, yaşanan sorunların tespit edilip bu sorunların giderilmesine yönelik öneriler geliştirip uygulamaya konulması açısından son derece önemlidir. Bu önemden hareketle bu araştırmada Covid-19 pandemisi nedeniyle uzaktan eğitim ile devam eden ilk okuma yazma sürecine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.

COVID 19Eğitim sorunlarıOkuma-yazma+6
Gülşah Teke
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İki dilli çocukların okuma yazma öğrenirken karşılaştıkları güçlükler

Bu araştırma, iki dilli çocukların çözümleme yöntemiyle okuma - yazma öğrenirken karşılaştıkları güçlükleri belirlemek amacıyla yapılmış, niteliksel bir çalışmadır. Araştırmada, çocukların karşılaştıkları güçlükler, çözümleme yönteminin hazırlık, cümle, kelime, hece, ses ve serbest okuma - yazma devreleri için ayn ayn ele almmış ve hangi devrede hangi güçlüklerle karşılaştıklan belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, 1999-2000 Eğitim - öğretim yılmda, Adana il sınırlan içinde yer alan alt sosyo-ekonomik düzeydeki ilköğretim okullarında görev yapan birinci sınıf öğretmenleri ile görüşmeler yapılarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, iki alt gruptan oluşmaktadır. Bunların ilki, ana görüşmelerin yapıldığı, iki dilli çocukların devam ettiği alt sosyo-ekonomik düzeydeki bir ilköğretim okulunda görev yapan dört sınıf öğretmeni ile aynı sosyo - ekonomik düzeyden belirlenen ve ana dili Türkçe olan çocukların devam ettiği diğer bir ilköğretim okulunda görev yapan üç sınıf öğretmeni olmak üzere toplam yedi ilköğretim birinci sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Diğeri ise, destek görüşmelerinin yapıldığı ve her iki okul türü için 25'er sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 50 ilköğretim birinci sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Araştırmaya toplam 57 öğretmen katılmıştır. Yedi öğretmenle her devre için yapılan ana görüşmeler tamamlandıktan sonra, her iki okul türü için, araştırmanın amacına uygun özellikleri taşıyan okullarda görev yapann 25'er öğretmen belirlenmiş ve bu öğretmenlerle de okuma - yazma öğretiminin bütün devrelerini kapsayacak şekilde genel bir görüşme yapılmıştır. Destek görüşmelerinin amacı, bu görüşmelerle elde edilecek bulguların, ana görüşmelerle elde edilen bulguları destekleyip destelemeyeceğinin, destekleyecek ise ne derecede destekleyeceğinin ölçülmesidir. Bu araştırmada veriler, araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan öğretmen Görüşme Formu ve öğrenci Tanıma Formu kullanılarak toplanmıştır. Ana görüşmelerde kullamîan öğretmen Görüşme Formları çözümleme yönteminin her devresi için ayrı ayrı, destek görüşmelerinde kullanılan öğretmen Görüşme Formu ise "Bütün Devreler İçin Öğretmen Görüşme Formu (BDİÖGF)" adı altında ve çözümleme yönteminin bütün devrelerini kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, görüşmelerden elde edilen nicel veriler için sayı ve yüzde hesaplan ile X2 analizi yapılmış, nitel veriler için de betimsel analiz yapılmıştır. İki dilli çocukların devam ettiği okullarda çalışan öğretmenler öğrencilerinin okuma - yazma öğrenirken karşılaştıkları güçlükleri, dikkat yetersizliği, telaffuz bozuklukları, derse karşı ilgisizlik, araç-gereç eksikliği, okuduğunu veya dinlediğini anlamama, sorulan sorulara cevap verememe, kendini ifade edememe olarak sıralamışlardır. Âna dili Türkçe olan çocukların devam ettiği okuldaki öğretmenler, bu sorunlarla karşılaştıklarını ancak, öğrencilerinin bu sorunları kısa sürede aştıklarını belirtirlerken, iki dilli çocukların devam ettiği okuldaki öğretmenler bu problemleri aşmak için fazla zaman ve emek harcadıklarını buna rağmen bir çok öğrencilerinin bu sorunların üstesinden gelemediğini, bu nedenle de çözümleme yöntemi devrelerinin normalden yaklaşık 15 - 20 gün fazla sürdüğünü dile getirmişlerdir. Öğretmenler, öğrencflerinin karşılaştıkları bu sorunların nedenleri olarak araç- gereç eksikliklerini, Türkçenin onlar için ikinci dil konumunda olmasını, ailelerin çocuklarının eğitimine gereken önemi vermiyor oluşunu, sınıfların kalabalık oluşunu ve öğrencilerinin okulöncesi eğitim almamış olmalarım göstermişlerdir. Anahtar Kelimeler : llkokuma - yazma öğretimi, Ana düi, İki dilli, Çözümleme Yöntemi, Görüşme

Okuma-yazma öğretimiÇocuklarİki dilli+1
Mediha Sarı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim alan ve almayan öğrencilerin ilkokuma yazmaya geçiş sürecinin, öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi(nitel bir araştırma)

Bu araştırma, okul öncesi eğitim alan ve almayan ilköğretim birinci sınıföğrencilerinin, ilkokuma yazmaya geçiş sürecini, öğretmen ve öğrenci görüşleridoğrultusunda değerlendirmek amacıyla yapılmış nitel bir çalışmadır. Araştırmada,öğrencilerin okul öncesi eğitim alma durumlarının, ilkokuma yazmaya geçiş sürecineolan etkisi, öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmeye çalışılmıştır.Araştırma, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında, Adana il sınırları içinde yer alanfarklı sosyo-ekonomik düzeydeki 6 ilköğretim okulunda yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubu, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki 6 ilköğretimokulundaki 60 tane birinci sınıf öğrencisi ile 15 öğretmenden oluşmaktadır. İlköğretimbirinci sınıftaki 60 öğrenci ile birinci sınıfı okutan 15 öğretmenin görüşleri alınmıştır.Okul öncesi eğitim almış olmanın, ilkokuma yazmaya geçiş sürecini nasıletkilediğini betimleyecek şekilde sorular içeren görüşme formları hazırlanmıştır. Buformlar, uzman görüşlerine başvurularak, araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmışolarak düzenlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde, kişisel bilgi formlarından elde edilen nicel verilerinçözümlenmesinde, sayı ve yüzde hesapları kullanılmıştır. Nitel veriler için de betimselanaliz yapılmıştır.Ulaşılan bulgular aşağıda özetlenmiştir.1. Anne babaların eğitim düzeyi arttıkça, öğrencinin okul öncesi eğitim kurumunagitme oranı artmaktadır.2. Araştırmaya dahil olan öğrencilerin ailelerinin aylık geliri arttıkça, okul öncesieğitim kurumuna giden öğrenci sayısı da artmaktadır.3. Okul öncesi eğitim alan ve almayan öğrencilerin büyük çoğunluğu bitişik eğikyazıyı güçlük çekmeden yazabilmektedir.4. Okul öncesi eğitim alan öğrenciler, okul öncesi eğitim almayan öğrencilere göreokula daha donanımlı gelmektedir.5. Okul öncesi eğitim kurumları, çocukları, okula ve okul kurallarınahazırlamaktadır.Anahtar Kelimeler : İlkokuma Yazma Öğretimi, Okul Öncesi Eğitim

Okul öncesi eğitimOkuma-yazmaOkuma-yazma öğretimi+4
Dilek Pehlivan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00

Related subjects