New Turkish literature
597 theses under this subject heading
Refik Halit Karay'ın romanlarında mekan-insan ilişkisi
Refik Halit Karay, eserlerinde değişik karakter özelliklerine sahip birçok "tip" oluşturur. Romanlarını kadın-erkek ilişkisi üzerine kurgulayan yazar geniş ruh çözümlemelerine de yer verir. Onun eserlerinde "mekân" karakterlerin aynasıdır. Mekân ve insan daima birbirini tamamlayan iki unsurdur. Avcılık-toplayıcılık yapan insandan, yerleşik düzene geçerek yaşamını sürdüren insana kadar her süreçte insan mekânı, mekân da insanı şekillendirmiştir. Birçok alanda inceleme konusu olan mekân, edebi eserlerde de çok büyük bir öneme sahiptir. İncelenen eserlerde olaylara yön veren karakterlerin duygu durumlarını, eserde gerçekleşen olaylarla özdeşleştirebilmek için etkileşimde oldukları mekânları doğru bir şekilde yorumlamak gerekmektedir. Örneğin; bir odadan, bir köşeden, bir çatı katından bahsedildiği zaman fiziksel görünümün yanı sıra bu mekânların insan üzerindeki psikolojik, sosyolojik etkilerini de beraber düşünmek gerekir. Bu olgulardan yola çıkılarak Refik Halit Karay'ın romanlarındaki mekân-insan ilişkisi ve bu ilişki sonucunda ortaya çıkan durumlar araştırılıp açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma sırasında, çalışmaya konu olan Refik Halit Karay'ın romanları detaylı bir şekilde incelenerek, romanlarda kullandığı mekânlar tespit edilip karakter(ler) üzerindeki etkileri psikoloji, sosyoloji, felsefe ve mitoloji gibi diğer bilim dallarından da faydalanılarak açıklanmaya çalışılmıştır.
Memduh Şevket Esendal'da toplumsal ve siyasal tanıklık: Değişim ve eleştiri
Geç Osmanlı ile Erken Cumhuriyet dönemlerini yaşamış bir isim olan Memduh Şevket Esendal, hayat hikâyesi boyunca II. Meşrutiyet, Millî Mücadele, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet, Tek Partili Dönem, Çok Partili Dönem, I. ve II. Dünya Savaşı gibi ulusal ve küresel düzeyde birçok radikal kırılma noktasına tanıklık etmiştir. Elbette en çarpıcı tanıklığı, Osmanlı'dan Türkiye'ye miras kalan Batılılaşma- Modernleşme meselesidir. Sanatçının kaleme aldığı kurmaca ve kurmaca dışı eserlerde söz konusu tanıklıkların izini sürmek mümkündür. Bu çalışmada yazarın bahsi geçen bütün bu sosyo-politik gözlemlerini edebî dünyaya nasıl taşıdığı, onları kurmacanın sağladığı imkânlar dâhilinde nasıl tartışmaya açtığı, sözün özü bütün bu yaşamsal deneyimi nasıl edebî tanıklığa dönüştürdüğü üzerinde durulmuştur. Bu doğrultuda öncelikle, Esendal'ın yazarlık hâli üzerine muhtelif kesitler sunulmuş ve böylelikle çalışmaya bir temel oluşturulmuştur. Hemen ardından geçiş dönemi aydınlarının tartıştığı medeniyet, terakki, geri kalmışlık, gecikmişlik, kültür ikiliği, melezlik, yamalama, züppelik, yetimlik, kimlik kaybı ve değerler yitimi gibi temel kavramlar eşliğinde dinamik ve eleştirel bir kuramsal tartışma yürütülmüştür. Bir geçiş dönemi aydını olarak nitelendirilebilecek Esendal'ın eserleri etraflıca incelendiğinde de bu kavramların açık ya da örtük şekilde metinlere sirayet ettiği görülür. Dolayısıyla Esendal edebiyatına ilişkin ikna edici hükümler verebilmek ve metinlerinin derin yapılarına tam anlamıyla nüfuz edebilmek için bu kavramların rehberliğine ihtiyaç duyulmuştur. Kavramsal çerçevenin akabinde ise yazarın tür ayırt etmeksizin bütün eserleri toplumsal ve siyasal tanıklık bağlamında yakın okuma ve içerik analizi teknikleriyle incelenmiştir. Bu inceleme esnasında da genel geçer yargıların ötesine ulaşabilmek adına dikey eleştiri metodu benimsenmiştir. Batılılaşma süreciyle beraber gelen kimlik yitimi endişesi, yine bu süreçteki kadının yeri ve rolü; dini, toplumsal ve aydına yönelik eleştiriler ile yazarın politik kimliğinden büyük izler taşıyan bürokrasi eleştirisi çalışma boyunca mercek altına alınan temel meselelerdir.
1970'ler romanına toplumsalın yansıması
Türkçe Sözlük'te toplum, aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü anlamına gelir.1 Bu sosyal yapının kültürel sembolleri, davranış şekilleri, değer sistemleri gibi çeşitli unsurları ve işlevleri bulunur. Bunlardan biri ya da birkaçı değişiklik gösterdiğinde toplumsal yapıda farklılaşmalar meydana gelir. Bu değişimde fiziki-coğrafi etmenler, demografik etmenler, iktisadi etmenler, teknolojik gelişmeler, din ve sosyal hareketler gibi pek çok unsur rol oynar. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde görünen toplumsal değişme bazen olumlu bazen olumsuz yanıtlar verebilir. Bu durum sadece sosyoloji, iktisat ve politikanın odak noktasında değil doğrudan insanı anlamaya ve ifade etmeye yönelen edebiyatın da dikkate aldığı bir durumdur. Bu bağlamda olmak üzere tez çalışmasında 70Tİ yıllar toplumunu esas alarak Türkiye'de siyasi, sosyal ve iktisadi unsurların ne ölçüde etkilenip değişim yaşadığı incelenmiş ve bu değişimin Türk edebiyatı yazarları tarafından nasıl algılandığı ve neticesinde meydana getirdikleri romanlar üzerinden nasıl işledikleri araştırılmıştır. 1 Türkçe Sözlük, Ankara: Türk Dili Kurumu Yayınlan, 2005, s. 1993. Anahtar Kelimeler: toplumsal yapı, değişim, gelişme, 1970-1979 yıllan, roman, çatışma, sımf
Mustafa Kutlu'nun hikâyelerinde tasavvufî temalar
İslâmî ilimler içerisinde Tasavvuf; Müslümanların hem hayat felsefelerini hem de yaşam tarzlarını etkileyen önemli bir ilim dalıdır. Tasavvuf, müstakil bir felsefesi olan; sanata, musikiye, mimariye yön veren bir düşünce sistemidir. En çok etkilediği sanat alanı ise edebiyattır. Sadece edebî metinleri etkilememiş, aynı zamanda meselelerinin izahında edebiyatın bütün dallarını kullanmıştır. En çok kullandığı alan ise şüphesiz hikâyedir. Tasavvuf hikâyelerle anlaşılmış, onaylanmış ve yayılmıştır. Hikâye kuramı, hal ilmi olan tasavvufun izahında kolaylık sağlamasının da etkisiyle, mesneviler ve menkıbelerle bugüne kadar tasavvufî, ahlâkî meselelerin taşıyıcısı olmuştur. Anadolu, İslam'ı tasavvuf hikâyeleriyle içselleştirmiştir. Fakat mondernleşme, batılılaşma ile birlikte Anadolu; yüzyıllık irfânî geleneğini terk etmeye başlayarak, maneviyattan sıyrılmış, maddeyle kuşatılmış bir hayat tarzına doğru evrilmektedir. Modern dünyayı çok iyi tanıyan, Modern Türk Edebiyatına kendine has yöntem ve üslubu ile yeni bir hikâyecilik anlayışı getiren Mustafa Kutlu; İslam'ın tasavvuf anlayışını benimsemiş, tasavvuf tarihine de ilmine de vâkıf bir yazardır. Hikâyelerinde tasavvufî kavramları, terimleri ele alan Kutlu, modern insanın sorunlarına, bunalımlarına çare olarak tasavvuf anlayışını işaret etmektedir. Mustafa Kutlu, modern hikâyelerle, modern zamana tasavvuf düşüncesini tekrar anlatmaktadır. İrfânî değerleri, tasavvufî kavramları, ahlakî ölçüleri çoğu zaman açıkça bazen de hikâyelerinin satır aralarında işlemektedir.
Refik Halid Karay'ın eserlerindeki hayvan unsurları
Hayvanlar, aynı gezegeni paylaştığımız yaşam ortaklarımızdır. En eski tarihi bulgulardan günümüze kadar bakıldığında hayvanların insanlığın yaşamındaki önemi dikkat çekmektedir. Vahşi ve yırtıcı olan hayvanlara karşı duyulan korku, insanların buluşlar yapmasını sağlamış ve medeniyete uzanan yolda önemli bir etken olmuştur. Kimi zaman İnsanlar hayvanlarla dostluk etmiş kimi zaman ise hayatı kolaylaştırmak adına çeşitli alanlarda hayvanlardan faydalanmıştır. Hayvanların yaşamımızdaki önemli yeri, bu durumun sanata yansımasını sağlamıştır. Duvar resimlerinde, heykellerde arkeolojik kazılarda bulunan günlük yaşam ürünlerinde hayvan figürlerinin izlerine rastlanmaktadır. Destanlar, efsaneler, masallar hayvan unsurları ile doludur. Günümüze yaklaştıkça her edebi dönemde, edebi ürünlerde hayvanlara yer verildiği görülmektedir. Hayvanlar edebi ürünlerde; savaş esnasında sahibiyle mücadele veren bir dost, kişinin yiğitliğini kanıtlamak amacıyla yenmesi gereken güçlü bir varlık, haberci, uysal, çalışkan, azimli, lider, sinsi, kötü niyetli gibi yönleriyle ele alınmış ve bunlar gibi pek çok kavramın simgesi olacak şekilde kullanılmıştır. Ömrü boyunca çok sayıda eser veren Refik Halid Karay'ın eserlerinde hayvanları kullanma sıklığı dikkat çekicidir. Kendisi de farklı hayvanların bakımını üstlenmiş olan yazar, çok çeşitli hayvan adlarını eserlerinde kullanmış, hayvanları kullanarak soyut kavramları somutlaştırmıştır. Yazarın eserlerinde hayvanları günlük yaşamın bir parçası, binek hayvanı, etinden faydalanılan bir varlık şeklinde kullandığını gördüğümüz gibi dostluk, sinsilik, cesaret, güçlülük, art niyetlilik, ağırkanlılık, sevimlilik, güzellik, çeviklik gibi soyut kavramları karşılayacak şekilde kullandığı da görmekteyiz. Yaptığımız araştırma sonucunda hayvanların insan yaşamında aslında ne kadar önemli bir yeri olduğu saptanmıştır. Bu tez ile Refik Halid Karay'ın eserlerinde hayvanları kullanma biçimini tespit etmek amaçlanmıştır. Bununla birlikte insanlarla ortak yaşam alanını paylaşan hayvanlara şefkat ve saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamak, bir nebze olsun farkındalık kazandırmak da hedeflenmektedir.
Attila İlhan'ın şiirlerinde ontolojik metaforlar
Dil; sürekli değişen, gelişen, çok yönlü ve kendi içerisinde sistematik bir düzene sahip olan canlı bir yapıdır. İnsan zihninde bilişsel düzeyde karşılık bulan kavramlar, farklı değişkenlere bağlı olarak anlamsal düzeyde değişebilmekte ve genişleyebilmektedir. Dilde yer alan anlamlandırma ve aktarma çabası, anlam biliminin çalışma alanına da kaynaklık etmektedir. Sözcükler arasında yer alan anlamsal aktarımlar, epistemik ve ontolojik uygunluklar; yeni anlamların dile kazandırılmasında ve ifade gücünün artırılmasında öne çıkan dilsel bir özelliktir. Buradan yola çıkılarak metaforlar, yeni bir anlamlandırma çabası olarak görülebilir. Metafor, Grekçe "meta: öte" ve "pherin: taşımak" kelimelerinden oluşan, klasik görüşe göre bir söz sanatı; çağdaş metafor görüşüne göre ise bir kavramı başka bir kavramla anlatma ve kavramlar arası bir aktarımdır. Şiiri oluşturan anlam derinliklerine yine şiirde kullanılan imgelerin yeterince anlaşılmasıyla ulaşılabilir. Metaforlar da imgelerin temelinde yer alan duygu, düşünce ve olguların kaynağına ulaşmakta bir araç özelliği gösterirler. Bu anlamda şiir incelemelerinde yapılacak metaforik analizler, şiirin anlam dünyasına nüfuz edebilmeyi kolaylaştırdığı kadar şiir metinlerinde kavrama dayalı dilsel özelliklerin de görülebilmesini sağlayacaktır. Yapılan çalışmaların genelde klasik tarzda şiir yorumlamaları ya da şair, zihniyet, imge, şiir ilişkisine dayalı bağlantıları inceleyen tarzda yapıldığı görülmektedir. Metin incelemelerinde metaforik bulgular, hem metnin derin yapısındaki anlam ilişkilerini görmede hem de şairin duygu ve düşünce dünyasını belirlemede bir seçenek sunmaktadır. Bu çalışmada, Attila İlhan'ın şiirlerinde yer alan ontolojik metaforlar tespit edilmeye çalışılmış; elde edilen metafor örnekleri kaynak alanlarına ve ontolojik metafor çeşitlerine göre sınıflandırılarak incelenmiştir. Toplumcu gerçekçi bir şair olan Attila İlhan, bazı şiirlerinde toplumsal temalara dayalı olarak bireysel duyarlılığını da ön plana çıkaran bir sanatsal söylemi ortaya koymuştur. Şaire ait beş ayrı şiir kitabından elde edilen metafor örnekleri, Lakoff-Johson'un "Metaforlar/Hayat-Anlam ve Dil" adlı eserde ortaya koydukları çağdaş metafor teorisi/görüşü doğrultusunda incelenmiştir. İncelemede, şiirde anlam derinliğini sağlayan imge kullanımının metaforlarla ilişkisi ortaya konmuş; Attila İlhan'ın şiirlerinde yer alan ontolojik metaforların şiirin tema ve anlam dünyasına olan katkısı görülmeye çalışılmıştır. Anahtar Kavramlar: Metafor, ontolojik metaforlar, imge, Attila İlhan.
Cahit Irgat ve eserleri üzerine bir inceleme
Cahit Saffet Irgat ve eserleri üzerine olan çalışmamız giriş kısmından ve 3 bölümden oluşacaktır. Birinci bölümde Cahit Irgat'ın biyografisi hakkında genel bilgilere yer verilecektir. Edibin biyografisi üzerine yapılan bu araştırma ile edebiyat tarihimizin bir dönemine ışık tutmak amaçlanır. Türk edebiyatı tarihinde, edebiyatın toplumsal işlevinin son derece ileri boyutlarda algılandığı, toplumu yeniden oluşturmanın aracı görüldüğü Cumhuriyet dönemi edebiyatının 1940'lı yıllarından başlayıp etkin olarak 1971 yılına kadar bu dönemde eser vermiş yazarlar arasında yer alır. Siyasi ve ekonomik anlamda Türkiye'nin en bunalımlı yıllarına şahit olan yazar, yaptıkları ve yazdıklarıyla Türk edebiyatında kendine özgü bir yer edinmiştir. Bu bağlamda ikinci bölümde edebî kişiliği üzerine bir inceleme yapılacaktır. Üçüncü bölümde de yazarın eserleri ele alınacaktır. Cumhuriyet döneminin bu hareketli ve çalkantılı yıllarında toplumcu-gerçekçi anlayışa uygun yapıtlar veren Cahit Irgat'ın eserlerindeki konu ve fikirleri tespit etmeyi, yorumlarını, eleştirilerini ve düşüncelerini belirleyip ortaya çıkarmayı ve bu yoldan ilerleyerek edebiyat tarihçiliğine katkıda bulunmayı öngördük.
Ali Halim Neyzi'nin romanları üzerine bir inceleme
Ali Halim Neyzi, Türk edebiyatına birçok türde eser kazandırmış bir yazardır. Çalışmamızda Neyzi'nin on üç romanı incelenmiş olup roman tekniği ve romanları ile anıları arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır. Neyzi romanlarında gerçek âlem ve kurmaca âlemi özdeştirerek kendisine has bir roman dünyası yaratır. Yaşadığı, tanık olduğu olayları romanları vasıtasıyla gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan Neyzi'nin romanları edebî değerlerinin yanında bir devri ele alan içerisinde akan yaşamı da barındıran eserler olma özelliğini taşımaktadır. Çalışmamızda Ali Halim Neyzi'nin romanları üç başlıkta incelenmiştir. Birinci bölüm "Ali Halim Neyzi'nin Hayatı, Sanatı ve Eserleri" başlığı ile hayatı ve edebi yaşamının ardından eserleri ile ilgili genel bilgi verilmiştir. İkinci bölüm "Ali Halim Neyzi'nin Romanları" başlığı ile romanlar olay örgüsü, zaman, mekân, anlatım teknikleri kavramları etrafında tahlil edilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümde ise "Ali Halim Neyzi'nin Romanlarında Anının Yeri ve Önemi" başlığı altında romanların kurmaca mı yoksa gerçek âleme mi ait olduğu romandaki bulgular etrafında incelenmiştir. Çalışmamız genel bir değerlendirmenin yer aldığı sonuç ve kaynakça bölümleri ile bitirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ali Halim Neyzi, Roman, Roman Tahlili, Olay Örgüsü, Zaman, Mekân, Kişiler, Anlatım Teknikleri.
Nedim Gürsel'in romanlarında yapı ve tema incelemesi
Türk edebiyatı içinde postmodern çizgide özgün roman anlayışıyla tanınan Nedim Gürsel'in, yazma işini var olma biçimi şeklinde nitelendiren bir sanatkâr olduğu görülür. Romanlarındaki doğu / batı sentezinde önemli yer tuttuğu görülen görsel ögelerin bu ilgisinin bir sonucu olduğunu söylemek mümkündür. Yazarın, romanlarını küçük bir dünyada kurguladığı görülürken insan ve mekân ilişkisine psikolojik bir boyut kazandırdığı görülür. Bu çalışmada, Nedim Gürsel'in romanlarında yapı ve tema incelemesi yapılmıştır. Yapı ve tema incelemesinde Şerif Aktaş'ın Anlatma Esasına Bağlı Edebi Metinlerin Tahlili (Teori ve Uygulama) kitabı esas alınmıştır. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde Nedim Gürsel'in hayatı, yazın yaşamı ve eserleri aktarılmıştır. İkinci bölümde romanlarındaki yapı başlığında romanların her biri için ayrı ayrı değerlendirmeler yapılmıştır. Romanlar, zihniyet, yapı, olay ve olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, dil anlatım ve bakış açısı başlıkları altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, Nedim Gürsel'in romanlarındaki tema başlığı altında romanların teması, kadın ve cinsellik, tarih, şiddet ve ölüm, mitoloji ve dinsel öğeler, başkaldırı, özgürlük ve yalnızlık olarak belirlenmiştir. Romanlar değerlendirilirken betimsel tarama tekniği de kullanılmıştır. Bu kapsamda konuyla ilgili daha önceden yazılan kitaplar, makaleler, tezler ve internet kaynakları taranmıştır. Anahtar Kelimeler: Nedim Gürsel, Roman, Yapı, Tema.
Adalet Ağaoğlu'nun tiyatroları
Türk toplumu için Cumhuriyet dönemi ile pek çok alanda olduğu gibi tiyatro ve oyun yazarlığı konusunda da bir kurumsallaşma süreci başlar. Bu yeni yönetim şekli aynı zamanda reformist bir devlet politikası ve tamamen batılı bir kültür anlayışına sebep olur. Türk tiyatro yazarları içerisinde önemli bir yeri olan Adalet Ağaoğlu, yaşadığı döneme eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan tutumu, üst düzey sanatçı duyarlılığı ve aydın kimliği ile modern Türk kadınının tiyatro sahnesindeki sesi olur. Kaleme aldığı eserlerinde politika, sanat, gelenek, günlük hayat, evlilik, köyden kente göç gibi çok çeşitli konuları dile getirmeye çalışan yazar, bunu bireyden topluma doğru ilerleyen bir tiyatro dili ile sağlar. Adalet Ağaoğlu, toplumun farklı kesimlerinden kişilere yer verdiği uzun ve kısa oyunları ile eserlerine yakın dönemi konu edinen yazarlar arasında zikredilir. Bu çalışmada, sanat hayatında yetmiş yıllık bir deneyime sahip olan Adalet Ağaoğlu'nun Türk tiyatrosundaki yeri ve oyun yazarlığındaki önemi anlatılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adalet Ağaoğlu, Yazar, Hayat, Tiyatro
İlhan Engin romanlarının roman tekniği açısından çözümlenmesi
Çalışmaya konu olacak olan isim bulunmadan önce; çeşitli roman çözümleme kitapları, yazarlar hakkında hazırlanmış tezler ve ansiklopedik maddeler üzerinde araştırmalar yapılmış ve bu araştırmalar sonucunda çalışmaya konu olan isim İlhan Engin olarak belirlenmiştir. Bu ismin en önemli özelliği, daha önce hakkında çalışma yapılmamış olmasıdır. Bu çalışma İlhan Engin'in romanlarının roman tekniği açısından çözümlenmesi yoluyla hazırlanmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, yazarın hayatına ve eserlerine ayrılmıştır. İkinci bölümde ise roman çözümlemeleri mevcuttur. Çalışmaya konu olan sekiz roman bulunmaktadır. Bu romanlar çözümlenirken roman çözümleme teknikleri, kavramları ve ayrıntılarını içeren bir merkez kaynak kullanılmış ve her roman merkez kaynakta yer alan ölçütlere göre çözümlenmiştir. Bu çalışma, edebiyat sahasına ait olmasına rağmen, roman çözümleme aşamalarında gerektiği yerlerde tarih, psikoloji, sosyoloji ve dil bilimi gibi bilim dallarına da yönelim sağlanmış ve çalışmaya çok yönlü bir kimlik kazandırılmıştır. Çalışmanın amacı, İlhan Engin'i yazmış olduğu romanları ve romanlarının çözümlenmesi noktasında değerlendirmek ve bu yolla da yazarı Türk edebiyatına tanıtmaktır. Çözümlenen romanlarda her kavramın ve başlığın aynı oranda etki göstermediği görülmekle birlikte, yazarın romanlarını daha çok aşk, ayrılık, savaş ve göç gibi konular çerçevesinde kurguladığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: İlhan Engin, Roman, Roman Tekniği, Roman Çözümleme, Türk Edebiyatı.
GE5299 numaralı Bursa Cöngü (Giriş-dil incelemesi-metin-dizin)
Bu tez çalışması, Klasik Osmanlı Türkçesi döneminden Türkiye Türkçesine geçiş aşaması olan 19. yüzyıl dil özelliklerinin ve imla-telaffuz ilişkisinin belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Böyle bir çalışmayla 19. yüzyılın dil özellikleri ve buna bağlı olarak yapılan imla-telaffuz ilişkisi incelemeleri, telaffuz özelliklerinin imlaya büyük oranda yansıdığı cönk metni üzerinden takip edilmiştir. Bu çalışmanın malzemesini Bursa İnebey Yazma Eser Kütüphanesi'nde kayıtlı bulunan GE5299 numarasıyla kayıtlı Bursa cöngü oluşturmaktadır. Çalışmaya öncelikle bu metnin çeviri yazısı yapılarak başlanmıştır. Daha sonra söz varlığının ortaya konabilmesi için Dizin hazırlanmıştır. Bu dizinde alfabetik olarak dizilen kelimeler ve/veya ibareler biçimsel, anlamsal ve gramatikal özelliklerine göre verilmiştir. 19. yüzyılda imla-telaffuz ilişkisini belirlemek amacıyla da "Cönklerin Söz Varlığı ve İmla-Telaffuz İlişkisi Üzerine Değerlendirmeler" bölümünde incelenen cönk metninde yer alan ve özellikle özgün biçimlerinden veya genel yazım eğilimlerinden farklı yazılan kimi kelimeler ve eklerin imlası üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise, elde edilen bulgulara yer verilmiş ve genel bazı değerlendirmeler yapılmıştır.
Kadın yazarların biyografik romanlarında kadın kahramanlar
Biyografi, kişilerin hayatlarını objektif bakış açısıyla anlatan bir türdür. Kelime Fransızca "biographie" kelimesinden Türk diline geçmiştir. Biyografisi yazılacak kişiler hayat hikâyesi, toplum tarafından merak edilen, herkesçe tanınmış kişiler arasından seçilir. Kişinin hayatını tarafsız bir şekilde ele alan metin türüne biyografi denirken gerçekten yaşamış ya da yaşayan birinin hayatının kurgusal olarak ele alındığı eserlere biyografik roman denir. Kadın Yazarların Biyografik Romanlarında Kadın Kahramanlar başlıklı bu çalışmada biyografi, biyografik roman kavramı ve bu alanda özne ve nesne bağlamında kadını merkezine alan romanların incelenmesi hedeflenmiştir. Bu incelemeler doğrultusunda biyografik roman türündeki eserlerde kadının konumu değerlendirilmiştir. Tezin giriş bölümünde biyografi türüne dair bilgiler verilirken ikinci bölümde biyografik roman kavramı ele alınmıştır. Tezin üçüncü bölümde ise biyografik romanlardaki kadın karakterler tahlil edilmiştir. Çalışma, incelenen romanların genel bir değerlendirilmesinin yapıldığı sonuç ve kaynakça bölümleriyle bitirilmiştir.
Nursel Duruel ve öykücülüğü
Nursel Duruel, 1980 kuşağı öykücülerindendir. İlk öyküsü Geyikler, Annem Almanya 1979? da Türk Dili dergisinde yayımlanır. Asıl mesleği arkeolog olan yazarın Yazılı Kaya isimli ikinci kitabı ise ilk kitabından on yıl sonra 1992 yılında yayımlanmıştır. Nursel Duruel?in iki öykü kitabının incelemesinden oluşan çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Nursel Duruel?in hayatı, eserleri, sanat ve edebiyat görüşü üzerinedir. Yazarın biyografisi hakkında bilgi verildikten sonra eserlerinin tanıtımına geçilmiştir. İkinci bölüm yazarın öykülerinin yapı bakımdan incelenmesini içerir. Öykülerden edindiğimiz anlatım tarzları, mekân, zaman, karakterler, bakış açısı, anlatıcı bakımından teknik öğeler değerlendirilmiş ve her öykü, kurgusal açıdan incelenmiştir. Son bölüm olan üçüncü bölüm ise Nursel Duruel?in öykülerindeki içerik öğesine ayrılmıştır. Beş başlık altında topladığımız bölümde öykülerden örneklerle içerik ögesi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Öykü, Türk Öykücülüğü, 1980 Kuşağı Öykücülüğü, Nursel Duruel
Hâmit Macit Selekler'in hayatı-sanatı-eserleri
Hâmit Macit Selekler, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı' nda, geniş kültür birikimi doğrultusunda, edebiyatın şiir sahasında başarılı eserler vermiş bir sanatçıdır. Reklama ve gösterişe önem vermeyen, çağdaşlarına göre adı pek bilinmeyen; ancak en az onlar kadar başarılı bir şâir olan Selekler, hayatı boyunca iyilikleri kendisine rehber almış ve sanatının ana perspektifine de iyilikleri koymuş bir şâirdir. Cumhuriyet sonrası dönemde oluşan şiirdeki yozlaşmaya karşı kendince bir cephe alan Selekler, şiirde şekilciliği savunur. Tabiata, insanlara, Antalya'ya, millî kültürümüze son derece bağlı bir şair olan Selekler, bu yönleri ile bize Yahya Kemal Beyath'nın önemli bir takipçisi olduğunu çağrıştırmaktadır. Ancak bugüne kadar Hâmit Macit Selekler'i tüm yönleriyle ele alan bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma, Hâmit Macit Selekler'i, onun eserlerini ve sanatını anlamak ve gücümüz nispetinde anlatmak için kaleme alındı.
İzzet Yasar'ın şiirleri üzerine bir inceleme
Türk Edebiyatında şairliği ile tanınan İzzet Yasar, Reşit İmrahor mahlasıyla yazdıkları da dâhil dokuz şiir kitabı kaleme almıştır. "İzzet Yasar'ın Şiirleri Üzerine Bir İnceleme" adını taşıyan bu çalışmada şairin eserleri metin merkezli bir yaklaşımla ele alınıp tahlil edilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde İzzet Yasar'ın hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde İzzet Yasar'ın şiirleri tematik açıdan incelenmiştir. Sonuç bölümünde çalışmanın bulguları açıklanmıştır. Çalışmanın amacı, eserleri hakkında inceleme yapılmamış olan yazar İzzet Yasar'ın sanatı ve eserlerini, bilimsel yöntemlerle Türk edebiyatına tanıtmaktır. Anahtar sözcükler: İzzet Yasar, tahlil, şiir, tematik, inceleme, poetika
Murathan Mungan'ın hikâye ve romanlarında mekân
Mekân, hikâye ve romanın önemli unsurlarından biri olmasına rağmen edebiyat araştırmalarında yeteri değeri görememiştir. Oysa eserlerin var olabilmesi için ihtiyaç duyduğu zemini oluşturması bakımından oldukça önem taşımaktadır. "Murathan Mungan'ın Hikâye ve Romanlarında Mekân" başlıklı çalışmamızda yazarın dört romanı ve on bir hikâye kitabı incelenerek bu eserlerde mekânı kullanımı araştırılmıştır. Mekan kavramının kapsamı, edebi eserlerde mekanın kullanımı ve yazarın hayatı, sanatı, edebi yönü hakkında bilgi verilmiştir. Hikâyeler üç farklı başlık altında, metin merkezli bir bakış açısı ile incelenerek mekân ile insan arasındaki bağ ve bu bağın edebi eserin gidişatına olan etkisi ele alınmıştır. Mekânların haricinde eserlerde yer alan eşyalar ile kişilerin arasındaki ilişkiler de incelenerek çalışma zenginleştirilmiştir. Çalışma boyunca aynı metod kullanılarak çalışmada bütünlük sağlanmıştır. İncelemenin amacı eserleri ile Türk edebiyatına büyük katkı sağlayan Murathan Mungan'ın eserlerinde yer alan ve hikâye ile roman türünün temel unsurlarından olan mekânın önemini ve işlevini araştırmaktır. Araştırma sonucunda edebi türlerde mekânın kullanımının önemi ve esere katkısı hakkında elde edilen bulgular bilim dünyasına sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Murathan Mungan, mekân, roman, hikaye
Mehmet Âkif Ersoy'un şiirleri üzerine bir inceleme -stilistik inceleme, bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük-
Mehmet Âkif, şiirleri ile Türk edebiyatına yeni bir ses tonu ve müzikalite kazandırmış bir şairdir. "Mehmet Âkif Ersoy'un Şiirleri Üzerine Bir İnceleme –Stilistik İnceleme, Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük- başlıklı bu çalışmada, şairin yedi ayrı şiiri kitabından oluşan "Safahat" yapıtının ve "Safahat" dışında kalmış diğer bütün şiirlerinin kelime dünyası bağlamlı dizin ve işlevsellik açısından incelenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Mehmet Âkif'in hayatı, sanat anlayışı ve eserlerine ilişkin sunum yapılmıştır. İkinci bölümde şiirlerde kullanılmış olan din ve tasavvufla ilgili kelimeler incelenmiştir. Üçüncü bölümde cemiyet ve içtimai hayatla ilgili kelimeler tahlil edilmiştir. Dördüncü bölümde hastalıkla ilgili kelimeler metaforik bağlamda incelenmiştir. Beşinci bölümde tabiat başlığı altında kozmik âlem, zaman, dört unsur (su, hava, ateş, toprak), hayvanlar ve bitkilerle ilgili kelimeler tahlil edilmiştir. Altıncı bölümde tip ve karakter ifade eden kelimeler ortaya çıkarılmış ve tip ve karakter analizi yapılmıştır. Yedinci bölümde dinî figürlerin kolektif hafıza üzerindeki etkileri telmih sanatıyla ilişkili olarak incelenmiştir. Sekizinci bölümde sanatçının bütün şiirlerini kapsayan Safahat Sözlüğü (bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük) alfabetik olarak hazırlanmıştır. Sonuç bölümünde ise çalışmanın bulguları açıklanmıştır. Çalışmanın amacı; Mehmet Âkif'in bütün şiirlerini inceleyerek sıklıkla kullandığı kelimeleri tahlil etmek ve daha önce yapılmamış olan bir sözlük çalışmasını bilim dünyasına ve Türk edebiyatına tanıtmaktır.
Muallim Nâcî Efendi'nin şiirlerinin bağlamsal dizin ve işlevsel sözlük çalışması ile üslupbilimsel incelemesi
Tanzimat edebiyatının önemli simalarından olan Muallim Nâcî Efendi, devrinde pek çok eser veren önemli bir şahsiyettir. Bu eserler arasına şairin şiir türündeki eserleri alınabildiği gibi manzum destanları, tiyatrosu, romanı, hatırası, mektupları, deneme-eleştiri-incelemeleri ve tercümeleri de dâhil edilir. Pek çok dergi ve gazetede yazılar yazan sanatçı, edebiyat camiasında sonraki devirlerde dahi adından sıklıkla bahsettirir. Bu bahisler; Muallim Nâci'nin şiir hususu, edebiyatta eski-yeni, Doğu-Batı gibi ikilikler karşısındaki tavrı ve yaklaşımı ile ilgilidir. Şairin eski-yeni, Doğu-Batı ile ilgili görüşleri, neyden ne denli yararlanacağı gibi hususlar yetişme tarzının olduğu kadar mizacının bir ürünüdür. Bunların, şairin eserlerine yansımış olması da kaçınılmazdır. Nitekim Batı ve Doğu medeniyetlerinin izlerinin şiirlerine yansıması şiirin şekil özelliği ve muhtevası ile irdelenebilir özellik göstermektedir. Bu çalışmada M. Kayahan ÖZGÜL'ÜN Muallim Nâcî'nin tüm şiirlerini bir araya getirdiği Muallim Naci Efendi eseri, TEBDİZ projesi kapsamı ile ele alınarak eserin "Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük" çalışması gerçekleştirilmiştir. Buna ek olarak şiirler üzerinde yapılan üslup çalışması ile metinde geçen sözcük türleri, bağlaçlar, edatlar, hitaplar, soru ifadeleri, ünlemler ve kelime grupları matematiksel veriler ışığında tespit edilmiş, şairin kullandığı kelimeler ve bu kelimelere yüklediği anlamlar muhtevayı oluşturması açısından net bir şekilde inceleme imkânı sunmuştur.
Özcan Karabulut'un hayatı, edebî kişiliği ve eserleri
Çağdaş Türk edebiyatçıları arasında yer alan Özcan Karabulut, romanıyla ve özellikle yazdığı öykü kitaplarıyla edebiyatımızda yer alan sanatçılardandır. Yazmış olduğu eserlerinde Türk siyasetinin ve dönemin getirilerinin bireyler üzerindeki izlerini görmek mümkündür. Yazar yaşadığı toplumun hem politik hem de bireysel meselelerine kayıtsız kalmaz, bunları eserlerine yansıtır. "Özcan Karabulut'un Hayatı, Edebî Kişiliği ve Eserleri" başlıklı çalışmamızın amacı yazarın Türk edebiyatındaki yeri, sanat anlayışı ve Türk öykücülüğüne katkılarının ortaya konulmasıdır. Çalışmamız giriş ve sonuç bölümü dışında üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Türk siyasetinin 1950'lerden itibaren günümüze kadar gelişen süreci ve bu sürecin edebiyattaki etkisi üzerinde durulmakta, ardından yazarın hayatı, edebî kişiliği ve eserleri üzerine bilgiler ikinci bölümde ifade edilmektedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise eserlerdeki yapı incelenmiştir. Bu bölümde yazarın çatışmaları, şahıs kadrosunu, mekânı, zamanı ele alışı ve eserlerde kullandığı bakış açıları, anlatım teknikleri ve dil ve üslubu üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise temalar incelenmiştir. Elde edilen bilgiler, sonuç bölümünde değerlendirilmiştir. Özcan Karabulut'un bu zamana kadar 48 öyküsü ve 1 romanı yayımlanmıştır. Söz konusu eserler incelendiğinde, yazarın toplumsal meselelerde özellikle siyaset ve çocuk işçiler üzerine durduğu görülmektedir. Eserlerde 1980 döneminin etkisi yoğun şekilde hissedilmektedir. Toplumsal sıkıntıların bireyin üzerindeki yansımaları da bu doğrultuda aktarılmaktadır. Üzerinde en çok durulan temalardan biri de cinselliktir. Yazar, 1980 sonrasının bir patlaması olarak görülen bu başlığı eserlerinde aşk ve kadınla iç içe bir şekilde ifade etmiştir. Anahtar Kelimeler: Özcan Karabulut, Öykü, Roman, Hüzünle Bazı Günler.
Nedim Gürsel'in öykü ve romanlarında kent ve kadın
Bu çalışmada Nedim Gürsel'in öykü ve romanlarında ele aldığı kent ve kadın temaları incelenmiştir. Bu temalar yazarın öz yaşamındaki durumlarla da karşılaştırılarak değerlendirilecektir.Nedim Gürsel, edebiyatla hem akademik olarak ilgilenmekte hem de vermiş olduğu sanatsal ürünlerle yaratıcı yanını ortaya koymaktadır. Daha çok öykü yazarı olarak bilinen Gürsel'in romanları, gezi, deneme, inceleme kitapları da bulunmaktadır.Nedim Gürsel, zorunlu olarak başladığı sürgün yaşamını gönüllü olarak devam ettirmektedir. Yaşamını Paris'te sürdüren yazar, eserlerinde kent ve kadın temaları üzerinde yoğunlaşmıştır.Çalışmamızda Gürsel'in yedi öykü kitabı ile iki romanı kent ve kadın temaları yönüyle ele alınmıştır. İki bölümden oluşan çalışmamızda yazarın hayatı ve edebi kişiliği aktarılmış; ?Kent Teması? başlıklı birinci bölümde kentin eserlerde nasıl ele alındığı üzerinde durulmuş; ?Kadın Teması? başlıklı bölümde ise eserlerdeki kadın tipleri üzerinden kadın konumlandırması yapılmıştır.Bu çalışmada Nedim Gürsel'in öykü ve romancılığımıza farklı yaklaşımları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Sonuç kısmında yazarın öykü ve romanlarındaki tematik özellikler belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Nedim Gürsel, kent, kadın, öykü, roman.
Kıbrıs Barış Harekâtı mektuplarının Türk Harp Edebiyatı bağlamında incelenmesi
Edebiyat ile tarih arasında sıkı bir bağ vardır. Yazarlar tarihte yaşanan olayları kendi hayal süzgeçlerinden geçirerek yeniden kurgularlar. Türk tarihine bakıldığında Türklerin birçok harbe girdiği görülecektir. Nitekim Türklerin yakın tarihinde yaşanan önemli olaylardan birisi de Kıbrıs Barış Harekâtı'dır. Kıbrıs'ta yaşayan Türklere yapılan zulüm ve katliamları durdurmak, barış ve özgürlüğü tesis etmek üzere düzenlenen bu harekât Türk harp edebiyatında şiir, roman, hikâye, tiyatro, günlük, hatıra, menkıbe, mektup gibi türlere aksetmiştir. Bu çalışmada sözü edilen türlerden biri olan mektuplar üzerinde durulacaktır. Bununla birlikte harbe ilişkin duygu, düşünce ve hayaller gerek cephede bulunan askerler gerekse cephe gerisinde bulunan vatandaşlar tarafından mektuplar aracılığıyla dile getirilmiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı mektuplarını harp edebiyatı metodolojisi içinde inceleyen herhangi bir ilmî çalışma mevcut değildir. İşte "Kıbrıs Barış Harekâtı Mektuplarının Türk Harp Edebiyatı Bağlamında İncelenmesi" adlı çalışma ile bu alandaki boşluk doldurulmaya çalışılacaktır. Mektupların tespiti için 20 Temmuz 1974 (harekâtın ilk günü) ile 13 Şubat 1975 Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin kuruluşuna kadar geçen zaman zarfında dönemin matbuatı incelenmiştir. Yapılan bu incelemeler neticesinde elde edilen mektuplar tasnif edilerek şekil ve yapı, muhteva, dil ve üslup bağlamında değerlendirilmiştir. Mektuplara genel bakıldığında harekâtın sebebi olarak Rumların, Kıbrıs Türklerine yaptıkları baskı, zulüm ve katliamlar gösterilir. Ayrıca söz konusu mektuplarda harekâtın tasviri, sonucu, önemi ve gerek cephede gerekse cephe gerisinde bulunanların harekât ile ilgili duygu, düşünce ve hayalleri yer almıştır.
Ahmet Kabaklı'nın Türk edebiyatı hakkındaki eserleri üzerine bir inceleme
Ahmet Kabaklı, çok yönlü bir kişiliğe sahiptir. Burada, Ahmet Kabaklı'nın eserleri temelinde, Ahmet Kabaklı'nın Türk edebiyatına dair bilimsel/nesnel sayılabilecek kitapları üzerinde bir incelemeye gidilmiştir. Böylece elde edilen bilgiler kadar, elde edilen bilgiler ile yeni sentezler ortaya koyma da önemsenmiştir. Ahmet Kabaklı'nın Türk edebiyatına dair eserlerinden kastedilen, edebiyata dair bilgi verme amacıyla yazılmış kitaplardır. Bunlar içerisinde, bilgi ağırlıklı olanlar kadar düşünce ağırlıklı olanlar da vardır. Fakat biyografi ve çeviri kitapları incelenmemiştir. Tez, iki ana bölümden oluşur: Ahmet Kabaklı'nın hayatı, Türk edebiyatı hakkında olmayan eserleri; Ahmet Kabaklı'nın Türk edebiyatı hakkındaki eserleri. İlk bölüm kısa tutulmuştur. İkinci bölümde ise dört önemli konu üzerinde durulur: Batı edebiyatı, Türk edebiyatı, edebiyat tarihi, edebi türler. Ahmet Kabaklı'nın hayatı ve ilgili eserlerinin incelenmesi sırasında, farklı metin analiz yöntemlerinden yararlanılmış, gerektiğinde farklı kitaplara da başvurulmuştur. Böylece sığ bir çalışma ortaya çıkarmamaya çalışılmıştır. Sonuç olarak Ahmet Kabaklı'nın Türk edebiyatı hakkındaki eserlerinde iki önemli konu tespit edilmiştir: Türk-İslam merkezli bakış açısı, milliyetçilik. Yazarda M. Celalettin Rumi gibi derinlik/aşk, Yunus Emre gibi akıcılık/özgünlük olduğu görülmüştür.
Sami Baydar'ın hayatı ve edebî eserleri
Bilindiği üzere edebiyat tarihi araştırmalarında monografi çalışmaları oldukça önemli bir yere sahiptir. 1980 Kuşağı şairleri arasında yer alan ressam, şair, yazar Sami Baydar hakkında yapılan bu çalışma kapsamlı bir monografidir. Tez konusunun şekillendiği zaman Sami Baydar hakkında hazırlanmış bilimsel bir çalışmanın yapılmamış olması bu boşluğun doldurulmasına olan inancımızı arttırdı. Bu tezin yazma aşamasında ise Sami Baydar ve eserleri hakkında yazılmış bilimsel bir makale yayımlandı. Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada özellikle 1980 Kuşağı Türk şiirinin ismi olan Sami Baydar'ın hayatını, eserlerini ve sanatını ayrıntılı bir şekilde incelemeye çabaladık. Bütün eserleri hakkında yapılmış çalışmaların bütününü değerlendirerek Baydar'ın Türk edebiyatı içindeki yerini belirlemeye çalıştık. Şiirlerini, öykülerini bir bütün içinde inceledik. Baydar'la ilgili belgeleri ve fotoğrafları da ekler bölümüne koyduk. Yaptığımız bu çalışma ile edebiyat tarihinde Sami Baydar'ın yerini belirleyerek bu konudaki açığı kapatmayı umuyoruz.