Preschool teachers

374 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

18-36 aylık çocukların mizaç özellikleri ile problem davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 18-36 aylık çocukların mizaç özellikleri ile problem davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada, tarama modelleri içerisinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu ise kartopu örnekleme yöntemi ile Edirne ili merkez ilçesinde ikamet eden 18-36 aylık çocuğu bulunan ebeveynler oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Erken Çocukluk Davranış Anketi" ve "1,5-5 Yaş Çocuk Davranış Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerin analizinde Pearson korelasyon katsayısı, Hiyerarşik Regresyon analizi, Bağımsız Grup t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre 18-36 çocukların mizaç özellikleri ile davranış problemleri arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. 18-36 aylık okul öncesi dönem çocukların duygusal ve davranışsal problemleri ile mizaçları arasından anlamlı bir ilişki olduğu davranış problemlerini mizaçları önemli derecede açıkladığı saptanmıştır. Ayrıca 18-36 aylık çocuğa sahip anne ve baba yaşları artarken çocukların içe dönük davranış problemi, dışa dönük davranış problemi ve genel davranış problemlerinin de azaldığı tespit edilmiştir. 18-36 aylık çocukların cinsiyetleri açısından genel davranış puanları ve dışa dönük davranış problemlerinde farklılık görülürken içe dönük davranış problemlerinde herhangi bir farklılık olmadığı saptanmıştır. 18-36 aylık çocukların zamanında doğup doğmama durumu, okul öncesi kuruma devam edip etmeme durumu, sosyo-ekonomik durum, çocuk sayısı ve anne baba öğrenim düzeyi açısından içe dönük davranış problemleri, dışa dönük davranış problemleri ve genel davranış puanlarında herhangi bir farklılık saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: problem davranış, mizaç özellikleri, okul öncesi

Davranış bozukluklarıOkul öncesi öğretmenlerÇocuk-okul öncesi
Tuğçe Karaman
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitime yönelik tutumlarının prososyal davranışları açısından incelenmesi

Bu araştırma okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitime yönelik tutumlarının prososyal davranışlar açısından incelenmesini amaçlamıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleşmiştir. Araştırmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılında resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 198 okul öncesi öğretmeni dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Kapsayıcı Eğitime İlişkin Tutum Ölçeği", "Kapsayıcı Eğitime İlişkin Özyeterlilik Algıları Ölçeği", "Kapsayıcı Eğitime Yönelik Sınıf İçi Uygulamalar Ölçeği" ve "Yetişkin Prososyallik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin normalliği test edilmiş, dağılım normalitesi sağlandığı için parametrik analizler tercih edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde Pearson koralesyon katsayısı, Hiyerarşik Regrasyon analizi, Bağımsız Grup t- Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre okul öncesi öğretmenlerin yetişkin prososyallik ölçeği puanlarıyla kapsayıcı eğitime ilişkin tutum ölçeği puanları, kapsayıcı eğitime ilişkin özyeterlik ölçeği puanları ve kapsayıcı eğitime yönelik sınıf içi uygulamalar ölçeği puanları arasında pozitif yönlü anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Diğer bulgu sonuçlarına göre araştırmaya katılım sağlayan okul öncesi öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, çalıştıkları kurum, kurumdaki pozisyonuna, ailede özel gereksinimli birey olma/ma, özel eğitim sertifikası olma/ma durumu, üniversitede kaynaştırma dersi alma/ma durumu, öğretmenlerin üniversitede kapsayıcı eğitime yönelik herhangi bir ders alma/ma durumu, meslek hayatında kapsayıcı eğitime yönelik herhangi bir eğitim alma/ma durumu, kapsayıcı eğitime yönelik herhangi bir seminer alma/ma durumu, sınıfında dezavantajlı çocuk olma/ma durumu ve öğrenim durumuna göre yetişkin prososyallik ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmaya dahil olan okul öncesi öğretmenlerin kapsayıcı eğitim konusunda yapılacak odak grup görüşmesine katılma isteği olma/ma durumu ve okulun sosyoekonomik durumuna göre yetişkin prososyallik puanları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir.

Kapsayıcı eğitimOkul öncesi öğretmenlerPrososyal davranış+1
Ece Özden
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışmasının amacı, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algılarının iş doyumları düzeyleri ile ilişkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada aynı zamanda öğretmenlerin genel öz yeterlilik algılarının ve iş doyumu düzeylerinin mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü, mesleki kıdem ve aylık gelir değişkenlerine göre incelenmesi de amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeline göre yapılan çalışmanın araştırma grubunu Tekirdağ ili Süleymanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında ve özel okullarda görev yapan 169 kadın okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Minnesota İş Doyum Ölçeği, Fatma Yıldırım ve İnci Özgür İlhan tarafından geliştirilen Genel Öz Yeterlilik Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için One-sample Kolmogorov Smirnov testi yapılmıştır. Ayrıca verilerin yüzde frekans değerlerini gösteren betimsel istatistik, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson moment korelasyon analizi uygulanmıştır. İş doyum ölçeği ile araştırma grubunun mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü ve aylık gelir düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu fakat mesleki kıdem değişkeninde ise anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Genel öz yeterlilik ölçeği ile araştırma grubunun çalıştığı kurum ve mezun olunan lise türü değişkenleri ile anlamlı farklılıklar olduğu fakat mezun olunan program türü, mesleki kıdem ve aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Okul öncesi öğretmenlerÖlçeklerÖz yeterlilik algısı+3
Zuhal Göksu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dini ve ahlaki gelişim açısından Diyanet 4-6 yaş Kur'ân kursları Osmaniye il merkezi örneği

Çocukların gelişiminde ilk altı yıl kritik bir dönemdir. Araştırmalar, 3-6 yaş aralığında çocukların fiziksel, bilişsel, dil, sosyal, duygusal ve ahlâkî gelişimlerinin büyük bölümünü tamamladığını göstermektedir. Bu dönemde aile, çevre ve öğretmenler çocuk için rol model niteliğindedir. Çocuğun enerjisini oyuna yönlendirmesi, öğrenme sürecini destekleyen en etkili yoldur. Ayrıca soyut kavramların somut örneklerle öğretilmesi, öğrenmenin kalıcılığını artırır. Dolayısıyla, okul öncesi eğitim kurumları yalnızca bilişsel ve sosyal becerilerin değil, aynı zamanda dinî ve ahlâkî değerlerin kazandırılması açısından da önemli bir öğrenme ortamı sunmaktadır. 2012 yılında yapılan yasal düzenlemeyle çocukların Kur'ân öğrenmelerinin önündeki engeller kaldırılmış, 2013 itibarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş Kur'ân kurslarını hayata geçirmiştir. Bu kursların temel amacı, çocuklara oyun ve etkinlik temelli bir yaklaşımla dinî kavram, değer ve davranışları tanıtmak ve farkındalık oluşturmaktır. Programda değerler eğitimi ağırlıklı olmakla birlikte, çocukların yaş gelişimlerine uygun materyaller ve yöntemler kullanılmaktadır. Araştırmanın yapıldığı Osmaniye ili, farklı bölgelerden aldığı göçlerle kültürel bir mozaik oluşturmakta; İl Müftülüğü tarafından 4-6 yaş Kur'ân kurslarının şehrin çeşitli bölgelerinde erişilebilir kılınması sağlanmaktadır. Bu bağlamda araştırma, söz konusu kursların çocukların dinî ve ahlaki gelişimlerine katkısını, öğretici ve veli görüşleri doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıDin görevlileri+7
Aslıhan Yalman
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişki (Batman ili örneği)

Bu araştırma, okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkiyi incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 81 okulda görev yapan toplam 575 okul öncesi öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma evreninde çok fazla öğretmen sayısının olmaması nedeniyle örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada ''Babacan Liderlik Davranışları Ölçeği'' ve ''İş Doyumu Ölçeği'' kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans ve yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi, Anova testi, LSD testi, korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenler, okul yöneticilerinin paternalist (babacan) liderlik davranışlarını orta düzeyde algıladıkları; paternalist (babacan) liderliğin alt boyutları olan "aile havası" ve "hayırseverlik" boyutlarına ilişkin algılarının yüksek, "müdahalecilik" ve "yetersiz görme" boyutlarına ilişkin algılarının ise "düşük", otorite alt boyutu ile ilgili algının ise "orta düzeyde" olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin genel olarak iş doyumuna ilişkin algılarının "iyi düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin paternalist (babacan) liderliğe ve iş doyumuna ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Paternalist (babacan) liderliğin alt boyutlarından aile havası oluşturma ve hayırseverlik ile öğretmenlerin iş doyumu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde; otorite ve müdahelecilik alt boyutu ile öğretmenlerin iş doyumu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde; yetersiz görme ile öğretmenlerin iş doyumu arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda ise, genel olarak paternalist (babacan) liderliğin "hayırseverlik ve "yetersiz görme" alt boyutlarının öğretmenlerin iş doyumu üzerinde anlamlı birer yordayıcı oldukları tespit edilmiştir.

Babacan liderlikLiderlikOkul yöneticileri+4
Ferda Ekmen
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kullandığı motivasyonel dil ile okul öncesi öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının incelenmesi

Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin kullandığı motivasyonel dil ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan okullarda görev yapan toplam 730 okul öncesi öğretmeni; örneklemini ise tesadüfi (raslantısal) örnekleme yöntemi ile belirlenen okullarda görev yapan 352 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Motivasyonel Dil Ölçeği" (MDÖ) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (ÖBÖ) kullanılmıştır. Toplanan veriler istatistik paket programına aktarılarak; yüzde analizi, frekans, ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi, sperman korelasyon analizi, regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanım düzeyleri katılıyorum düzeyinde, öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ise kararsızım düzeyinde tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin motivasyonel dil algılarında; cinsiyet, müdür cinsiyeti, müdürün eğitim durumu, okul türü ve öğretmen yaşı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde; müdürün eğitim durumu, okul türü, öğretmen yaşı, aynı okulda çalışma süresi, kıdem ve aynı yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Motivasyonel dil ile örgütsel bağlılık arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanımının öğretmenlerin örgütsel bağlılığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu saptanmıştır.

MotivasyonMotivasyon diliOkul yöneticileri+3
Havane Yeşim Şama
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin performans düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin performans düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmuştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt il ve ilçe merkezlerinde bulunan 228 okulda görev yapmakta olan 451 okulöncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın evreni ulaşılabilir olduğundan örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada "Okul Müdürlerinin Hizmetkâr Liderlik Davranışları Ölçeği" ve "Öğretmen Performansı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler, SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA),korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, öğretmenlerin genel olarak hem okul yöneticilerinin hizmetkârliderlik davranışlarına ilişkin algıları hem de öğretmen performansına ilişkin algılarının iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerininhizmetkârliderlik davranışlarına ve öğretmen performansına ilişkin araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında öğretmen algılarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Genel olarakokul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin performans düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda iseokul yöneticilerinin hizmetkârliderlik davranışlarıöğretmenlerin performans düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.Genel olarak okul yöneticilerinin hizmetkârliderlik davranışları öğretmen performansına ait varyansın %18'ni açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Hizmetkar liderlikLiderlikOkul yöneticileri+6
Elif Sözgün
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yönetiminde kayırmacı davranışların okulöncesi öğretmenlerin motivasyonları üzerindeki etkisi (Diyarbakır ili örneği )

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile okul öncesi öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim- Öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde seçilen 352 okulda görev yapan 730 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile ulaşılan 400 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak , "Kayırmacılık Ölçeği" ve "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket program kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul yöneticilerinin kayırmacılık davranışlarının düzeyleri "Bazen/Nadiren" dir. Öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ise "çoğu zaman/yüksek " bulunmuştur. Yöneticilerin kayırmacı davranış düzeylerinde ve öğretmenlerin motivasyon düzeylerinde; cinsiyet, yaş, üye olunan sendika, mesleki kıdem, okulda çalışma süresi, aynı yönetici ile çalışma süresi ve okul türüne göre anlamlı fark tespit edilmiştir. Buna karşın okul yöneticilerinin kadın ve erkek olmasına göre öğretmen algıları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Genel olarak okul yöneticilerinin kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasında negatif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten kayırmacılığın öğretmen motivasyonu üzerinde olumsuz yönde ve anlamlı etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

DiyarbakırEğitim yönetimiKayırma+4
Mehmet Aslan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimin zorunlu olmasına ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitimin zorunlu olmasına ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitliliğe göre belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Siirt il merkezinde okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan 15 okul öncesi öğretmeni ve ilkokullarda görev yapan 15 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilmiş "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" yoluyla elde edilmiştir. Görüşme formu ile birlikte demografik bilgilerin edinilmesi için "Kişisel Bilgi Formu" oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde "İçerik Analizi" yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerini, okul öncesi eğitiminin zorunlu olması ile birlikte çocukların bilişsel, duygusal-sosyal, psiko-motor gelişim alanlarının ve öz bakım becerilerinde pozitif yönde gelişim göstereceği ve ilkokul hazırbulunuşluğu açısından faydalı olacağı görüşüne sahip oldukları belirlenmiştir. Buna karşın öğretmenler okul öncesi eğitimin zorunlu olması ile birlikte ülkenin mevcut altyapı yeterliliği ve fiziksel koşullar açısından eksiklikler yaşayacağını düşünmektedir. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak okul öncesi eğitiminin zorunlu olması durumunda ülkede sorunların ve eksikliklerin olduğu konusunda okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin hemfikir olduğu tespit edilmiş olup elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmacı ve uygulayıcılara öneriler geliştirilmiştir.

Okul öncesi dönemOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+2
Esma Demirhan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimi yeterliliklerine ilişkin bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimi yeterliliklerine ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin çevre eğitimi yeterliliklerine yönelik görüşlerinin neler olduğu, çevre eğitimi konusundaki yeterlik düzeyleri ve çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmada betimsel araştırma modeline başvurulmuş hem nitel hem nicel verilerin birlikte kullanıldığı eş zamanlı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tarama yöntemi, nitel boyutunda ise olgu bilim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, 2021-2022 öğretim yılında Diyarbakır ilinde MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapmakta olan okul öncesi öğretmenlerinden, nicel veri toplamak amacıyla 250, nitel verileri toplamak amacıyla ise 30 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada nicel veri toplanma aracı olarak "Çevre Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği" kullanılmış olup, örnekleme olarak basit seçkisiz ve uygun örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, kolay ulaşılabilir durum örneklemesine başvurulmuştur. Farklılık analizlerinde iki bağımsız grubun karşılaştırılmasında t testi, üç ve daha fazla bağımsız grubun karşılaştırılmasında ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testinde farklılık bulunduğunda farklılığa neden olan grupların belirlenmesinde Post-Hoc Scheffe testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutundaki verilerin analizi için içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin çevre eğitimi öz-yeterlik algılarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Görev yaptığı okulun sosyoekonomik düzeyi yüksek olan katılımcıların ortalamasının, orta ve düşük olanlara göre daha yüksek olduğu, cinsiyet, yaş, mezuniyet düzeyi, çevre eğitimi ile ilgili eğitim almış olma, herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye olma, görev yaptıkları okulun mesken durumu değişkenlerinde ise katılımcıların ortalamalarında anlamlı bir farklılık olmadığı görüşmüştür. Araştırmanın nitel boyutunda, okul öncesi öğretmenlerinin, öğrencilerine çevre bilinci kazandırma konusunda kendilerini yetersiz bulduklarını, fakat çevre eğitimi konusunda yeterli bulduklarını ifade ettikleri tespit edilmiştir. Verilen cevaplar ayrıntılı olarak incelendiğinde, okul öncesi öğretmenleri bu çelişkili durumun sebebini "okulda verilen çevre eğitiminin aile ve toplum tarafından yeteri kadar desteklenmemesi" olarak ifade etmişlerdir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerYeterlilik+5
Gülistan Uğur
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erken okuryazarlık becerilerinin desteklenmesinde etkileşimli kitap okumaya yönelik okul öncesi öğretmenlerinin görüş ve uygulamaları

Bu araştırma erken okuryazarlık becerilerini desteklemede Etkileşimli Kitap Okumaya yönelik okul öncesi öğretmenlerinin görüş ve uygulamalarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni ile yürütülen bu araştırma, amaçsal örnekleme kapsamındaki ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı anaokulları veya anasınıflarında görev yapmakta olan dokuz okul öncesi öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmadan elde edilen nitel veriler araştırmacı tarafından alanyazın taraması yapılarak oluşturulan Erken Okuryazarlık Becerilerinin Desteklenmesinde Etkileşimli Kitap Okumanın Kullanımına Yönelik Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu ve Erken Okuryazarlık Becerilerinin Desteklenmesine Yönelik Etkileşimli Kitap Okuma Uygulamaları İnceleme Formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nitel verilerin analizinde tümevarımsal içerik analizi kullanılmıştır. Yapılan analizlerin ardından Okul Öncesi Öğretmenlerinin Erken Okuryazarlık Becerilerini Desteklemede Etkileşimli Kitap Okumaya Yönelik Görüşleri, Okul Öncesi Öğretmenlerinin Etkileşimli Kitap Okuma Yöntemine ve Etkileşimli Kitap Okuma Stratejilerine Yönelik Görüşleri ve Okul Öncesi Öğretmenlerinin Gerçekleştirdikleri Etkileşimli Kitap Okuma Uygulamalarının Özellikleri olmak üzere üç temaya ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan okul öncesi öğretmenlerinin çoğunlukla Etkileşimli Kitap Okumanın erken okuryazarlık becerilerini desteklediğini, gelişime katkıları olduğunu ve aktif katılım sağladığını düşündükleri anlaşılmıştır. Öğretmenlerin Etkileşimli Kitap Okumaya hazırlık esnasında yapılanlara yönelik çoğunlukla kitap seçimi ve uygulama aşamalarına yönelik okuma öncesi uygulama adımı bağlamında görüş bildirdikleri, ayrıca Etkileşimli Kitap Okuma uygulamaları içeren eğitimlere ihtiyaç duydukları görülmüştür. İncelenen öğretmen uygulamalarının video kayıtlarında ise uygulamaların tamamının büyük grup ve tamamına yakınının "U" şeklindeki oturma düzeni ile yürütüldükleri, erken okuryazarlık becerilerinin alt boyutlarını desteklemeye yönelik uygulamaların ise sınırlı olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular ve sonuçlar doğrultusunda öğretmenlere, alan uzmanlarına ve araştırmacılara öneriler sunulmuştur.

Birlikte kitap okumaErken okuryazarlık becerileriErken çocuk eğitimi+3
Erdem Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitimi: İhtiyaçlar ve program önerisi

Bu çalışmada okul öncesi eğitim kademesinde görev alan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemek ve okul öncesi kademesinde çalışan İngilizce öğretmenlerine yönelik bir hizmet içi eğitim programı geliştirmek amaçlanmıştır. Okul öncesi kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin karşılaştıkları temel sorunlar ve hizmet içi eğitim ihtiyaçları araştırılmıştır. Çalışmada İngilizce öğretmenlerinin, okul öncesi öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin görüşlerine yer verilmiştir. İngilizce öğretmenlerinin okul öncesi eğitimde hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik geliştirilen hizmet içi eğitim programına ilişkin öğretmenlere kazandırılması gereken özellikler, düzenlenmesi gereken eğitim durumları ve kazandırılacak özelliklerin nasıl sınanacağına ilişkin öneriler sunulmuştur. Çalışmada katılımcıların, okul öncesi birimlerde görev yapan İngilizce öğretmenlerinin hizmet içi eğitim ihtiyaçları olgusuna yönelik görüşlerinin ve deneyimlerinin araştırılması sebebiyle nitel yöntem desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları ve gözlem formu kullanılmıştır. Çalışma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Ankara'da okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan yedi İngilizce öğretmeni, altı okul öncesi öğretmeni ve üç okul yöneticisi ile sınırlı olup örneklem amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ve yedi hafta boyunca gerçekleştirilen gözlemler sonucu elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan İngilizce öğretmenlerinin en çok sınıf yönetimi, küçük çocuklara İngilizce öğretimi, öğrenciyi tanıma ve paydaşlarla iletişim konularında güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Veri analizleri sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan İngilizce öğretmenlerinin en yüksek frekansa sahip hizmet içi eğitim ihtiyacının sınıf yönetimi konusunda olduğu bulunmuştur. Bu ihtiyaca yönelik "Okul Öncesi İngilizce Öğretmenleri İçin Etkili Sınıf Yönetimi" isimli bir hizmet içi eğitim programı geliştirilmiştir.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıOkul öncesi eğitim+5
Şevval Karsavuranoğlu Atasoy
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocukluk eğitimcilerine yönelik hazırlanan ön yargısız eğitim programının öğretmenler ve çocuklar üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin Ön Yargısız Eğitime yönelik bilgilerini incelemek, Ön Yargısız Eğitim Programı'nın öğretmenlere olan etkilerini incelemek, Ön Yargısız Eğitim Programı'nın çocuklara etkilerini incelemektir. Araştırma karma araştırma desenlerinden iç içe karma desen özelliği göstermektedir. Katılımcılar uygun örnekleme yöntemi kullanılarak araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada öncelikle okul öncesi öğretmenlerinin Ön Yargısız Eğitime yönelik bilgi ve ihtiyaçları incelenmiştir. İhtiyaç analizine 54 okul öncesi öğretmeni katılım sağlamıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında uygulanan programın öğretmenler ve çocuklara olan etkisi incelenmiştir. İhtiyaç analizinde, katılımcılar görev yaptıkları yerler ile kendi kültürleri arasındaki benzerliklerin olumlu etkilerinin daha çok olduğunu, farklılıkların hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğunu belirtmişlerdir. Deney grubu öğretmenlerinin program uygulandıktan sonra Ön Yargısız Eğitime yönelik tutumlarının ve Öz farkındalıklarının arttığı; izleme testinde de bu tutumun ve farkındalığın korunduğu bulunmuştur. Deney grubunda yer alan çocuklar cinsiyet, aile ve sosyal yapı, engel ve kültürel geçmiş alt boyutları ile toplam puanları ön ve son testlerde farklılaşmakta; son testlerde daha yüksek tutum sergilemektedirler. Benzer şekilde, izleme testinde de toplam puan ile cinsiyet ve aile ve sosyal yapı alt boyutları son testlerine göre yükselmiş olup; engel ve kültürel geçmiş alt boyutlarında farklılık bulunmamaktadır. Kontrol grubunda yer alan çocukların program öncesi ve sonrası farklılıklara saygı tutumlarında cinsiyet ve aile ve sosyal yapı alt boyutlarında ve toplam puanda anlamlı farklılık bulunmamıştır. Engel ve kültürel geçmiş alt boyutlarında ise anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu bulgulara göre, Ön Yargısız Eğitim Programının öğretmenler ve çocuklar için etkili olduğu saptanmıştır.

Erken çocuk eğitimiEğitim programlarıFarklılıklara saygı+4
Çağla Bal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisinin ve çevrimiçi öğretmen yeterliklerinin incelenmesi

Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) ve çevrimiçi eğitim yeterliklerini değerlendirmeyi hedeflemektedir. Özellikle, geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmeyi ve TPAB öz-yeterlikleri ile çevrimiçi eğitim öz-yeterlikleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Eğitimde teknolojiyi etkili bir şekilde kullanma ihtiyacının önemi dikkate alındığında, okul öncesi öğretmenleri için özel olarak tasarlanmış bir TPAB ölçeğinin geliştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu ölçek, okul öncesi döneme özgü durumları, kavramları, alanları ve gelişim bilgisini kapsayan, aynı zamanda okul öncesi öğretmenlerinin sahip olması gereken becerileri içermektedir. Okul öncesi öğretmenleri için özel olarak tasarlanmış TPAB ölçeğinin geliştirilmesi, onların özel gereksinimlerine yönelik bir değerlendirme aracına olan ihtiyacı karşılamaktadır. Ölçeğin geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmış olup, yol analizi okul öncesi öğretmenlerinin TPAB ve çevrimiçi öğretim öz-yeterlik puanları arasındaki ilişkiyi doğrulamaktadır. Ayrıca, çalışma öğretmenlerin çevrimiçi eğitim sürecinde kendi yeterlik seviyelerini nasıl değerlendirdiğini ve TPAB'ın bu yeterliklerle ne ölçüde uyumlu olduğunu araştırmaktadır. Yol analizi aracılığıyla, okul öncesi öğretmenlerinin TPAB öz-yeterlikleri ile çevrimiçi eğitim öz-yeterlikleri arasındaki anlamlı ilişki incelenmiştir. Ek olarak, çalışmada yaş, eğitim düzeyi, çalışma süresi, çalışılan okul türü ve hizmet içi eğitim gibi demografik değişkenler de araştırılarak, öğretmenlerin teknolojiyi etkili bir şekilde kullanma öz-yeterliklerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu çalışma, okul öncesi öğretmenlerinin TPAB ve çevrimiçi eğitim yeterliklerini daha iyi anlamaya katkıda bulunarak, öğretmen eğitimi ve profesyonel gelişim alanına ışık tutmaktadır.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerTeknolojik pedagojik alan bilgisi+4
Tuğçe Karaduman
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algısı ölçeği: Bir ölçek geliştirme çalışması

Gelişimin hızının yüksek olduğu erken çocukluk döneminde çocuklarla ilgili verilecek kararlar, uygulanacak etkinlikler veya alınacak önlemler onların çocukluk ve ileriki dönemlerini daha sağlıklı bir şekilde geçirmelerini sağlayacaktır. Veriye dayalı karar verme, öğretmenlerin, çocukların güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini belirlemek için değerlendirme verilerini inceledikleri ve elde ettikleri sonuçları uygulamalarında kullandıkları süreci ifade eder. Veriye dayalı karar vermenin bir parçası olan veri okuryazarlığı ise, verileri kullanarak soruları formüle aktarma ve bu soruları cevaplama becerisini içerir. Bu bağlamda, eğitsel veri okuryazarlığı, sınıfta veya okulda öğrenme ve öğretimi sürekli olarak geliştirmek amacıyla farklı türdeki verileri doğru bir şekilde elde etme, analiz etme ve bunlara yanıt verme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığına yönelik bir yeterlik algısı ölçeği geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla eğitsel veri okuryazarlığı için gerekli kaynaklar, yapılar, süreçler incelenmiş̧ ve eğitsel veri okuryazarlığını etkileyen etmenler ile geliştirmeye yönelik çıkarımlar araştırılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'de 81 ildeki MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 579 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırma, rastgele atama yöntemi ile çevrimiçi bir link üzerinden uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizi, SPSS veri analizi programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde ilk olarak, açıklayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri için IBM SPPS 22.0, doğrulayıcı faktör analizi için ise IBM AMOS 24.0 paket programları kullanılmıştır. "Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeği", okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algılarını belirlemeye yönelik sorular yer almıştır. Çalışmanın sonucunda geliştirilen Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür.

Karar verme süreciOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+7
Fadime Biçici
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin bilgi-işlemsel düşünme becerilerinin desteklenmesi: Tasarım temelli hizmet içi eğitimin etkisi

Bu araştırmanın amacı, tasarım temelli öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan hizmet içi eğitim programının, okul öncesi öğretmenlerinin kodlama ve bilgi-işlemsel düşünme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu, 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere 40 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri, eğitim programının uygulanmasının öncesi ve sonrasında nicel ve nitel olarak toplanmıştır. Bu nedenle araştırma karma araştırma yöntemi desenlerinden biri olan müdahale deseni olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test son test kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılmıştır. Nitel boyutu durum çalışması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında deney grubu öğretmenlerine 21 oturumdan oluşan 3 modül hizmet içi eğitim programı beş günlük bir eğitimle uygulanmıştır. Bu kapsamda nicel veriler, "Kodlama ve Bilgi-İşlemsel Düşünme Hakkında Öğretmen İnanışları Ölçeği", "Bilgisayarca Düşünme Ölçeği" ve "Hesaplamalı Düşünmenin Öğretimine İlişkin Öz yeterlik Algısı Ölçeği" ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, tekrarlı ölçümler için çok faktörlü varyans analizi (MANOVA) ve bağımlı örneklemler için t testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi kapsamında çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda tasarım temelli hizmet içi eğitim programının okul öncesi öğretmenlerinin kodlama ve bilgi-işlemsel düşünme becerileri üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırmanın nicel bulguları nitel bulguları tarafından desteklenmektedir.

Bilgi işlemsel düşünmeHizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programları+5
Merve Avşar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin matematik pedagojik alan bilgileri ile çocukların çalışma belleği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin matematik pedagojik alan bilgileri ile okul öncesi dönem çocuklarının çalışma belleği becerileri arasındaki ilişkinin, öğretmenlerin çalışma belleği farkındalıklarının ve söyleme dayalı uygulamalarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nitel veri toplama yöntemi olarak görüşme; nicel veri toplama aracı olarak .71 Cronbach Alfa değerli "Okul Öncesi Matematiğinde Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği (OMPAB) ile Cronbach Alfa değeri .975 olan "Çalışma Belleği Derecelendirme Ölçeği" (ÇBDÖ) öğretmenlere ve çocuklara yönelik olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmış olup öğretmenlerin matematik pedagojik alan bilgilerine yönelik verilere OMPAB ile çocukların çalışma belleğine ilişkin verilere ÇBDÖ ile ulaşılmıştır. 119 okul öncesi öğretmen ve 357 çocukla yürütülen çalışmada öğretmenlerin OMPAB'dan aldıkları puanlarının yaş ve mesleki deneyime göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermediği bulgusuna ulaşılmış olup lisans mezunu öğretmelerin pedagojik alan bilgi puanlarının lisansüstü eğitim düzeyine sahip öğretmenlere göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri arttıkça çocukların daha güçlü çalışma belleği özelliği gösterdiği sonucuna varılmıştır. Çocukların ÇBDÖ'den aldıkları puanlar karşılaştırıldığında kızlara kıyasla erkeklerin daha güçlü çalışma belleği özelliği gösterdikleri sonucuna ulaşılmış olup okul öncesi eğitim alma değişkeni yönünden 1 yıldan daha az okul öncesi eğitim alan çocuklara oranla 1 yıl ve üzeri süreyle okul öncesi eğitim alan çocukların lehine anlamlı farklılık göstermiştir.

MatematikMatematik eğitimiMatematik öğretimi+6
Gözde Sayan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin COVID-19 pandemi sürecinde mesleki yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin COVID-19 pandemi döneminde mesleğe yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma yöntemi açıklayıcı sıralı karma yöntem olarak planlanmıştır. Araştırmanın nicel verileri gönüllü örneklem ile seçilen, en az 3 yıldır alanda aktif olarak çalışan 284 okul öncesi öğretmeninden toplanmıştır. Nitel veriler için nicel örneklem içerisinden tabakalı tesadüfi örnekleme yoluyla ve oranlı olarak seçilmiş 82 öğretmen ile görüşmelere başlanmış ve görüşme süreci veri doyumuna ulaşıldığı noktada, 15 okul öncesi öğretmeniyle tamamlanmıştır. Nicel veriler Demografik Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Envanteri-Eğitimci Formu ve Okul Öncesi Öğretmenleri Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği kullanılarak Google Forms aracılığıyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Nitel veriler Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılarak Zoom aracılığıyla çevrimiçi ancak birebir toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 ve MAXQDA programları aracılığı ile analiz edilmiştir. Pearson, Spearman, Kruskal Wallis, Mann Whitney U ve içerik analizi yöntemleri değerlendirme için kullanılmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin düşük düzey duyarsızlaşma yaşarken orta düzey duygusal tükenme ve kişisel başarıda azalma ile yüzleştiğini; anlamsızlık, yalıtılmışlık, güçsüzlük boyutlarında düşük düzey yabancılaşma yaşadıklarını; mesleğe yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğunu; tükenmişlik ve yabancılaşma düzeylerinin yaşa ve medeni hale göre farklılaşmadığını; çocuk sahibi olmayan öğretmenlerin daha fazla tükenmişlik ve yabancılaşma yaşadıklarını; 3-8 yıllık mesleki deneyime sahip öğretmenlerin daha fazla deneyime sahip öğretmenlere göre daha çok tükenmişlik ve yabancılaşma deneyimlediklerini; özel kurumda çalışan öğretmenlerin resmi kurumda çalışan öğretmenlere göre daha fazla yabancılaşma yaşadıklarını göstermiştir.

COVID 19Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+7
Senemhan Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançları ve uygulamaları

Erken çocukluk eğitiminde en iyi uygulamaların temeli olarak kabul edilen Gelişime Uygun Uygulamalar (GUU), bireyselliğe, aktif öğrenmeye ve çocukların güçlü yanlarına dayanan bir yaklaşımı ve her çocuğun gelişimini destekleyen yöntem ve prensipleri ifade etmektedir. Çocukların yüksek yararı için öğretmenler Gelişime Uygun Uygulamaları iyi bilmeli ve uygulamalarında kullanmalıdırlar. Buradan hareketle araştırma kapsamında, "Okul Öncesi Öğretmenlerinin Gelişime Uygun Uygulamalara ilişkin inançları ve uygulamaları arasında bir ilişki var mıdır?" sorusuna ve bununla ilişkili olduğu düşünülen alt problemlere cevap aranmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançları ve uygulama düzeylerinin belirlenmesini amaçlayan nicel araştırma desenine sahip bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile araştırma oluşturulmuştur. Veriler çevrimiçi olarak bağımsız anaokulu, anasınıfı ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 272 öğretmenden toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak, "Okul Öncesi Öğretmenleri Kişisel Bilgi Formu", "Gelişime Uygun Uygulamalar Öğretmen İnanç Ölçeği (GUUÖİÖ)" ve "Gelişime Uygun Uygulamalar Eğitsel Etkinlikler Ölçeği (GUUEEÖ)" kullanılmıştır. Gelişime Uygun Uygulamalar Eğitsel Etkinlikler Ölçeği (GUUEEÖ) araştırma kapsamında 508 okul öncesi öğretmeninden alınan veriler analiz edilerek Türk Kültürü'ne uyarlanmıştır. Ayrıca, GUUÖİÖ tüm alt boyut ve toplam boyutlarına göre ve GUUEEÖ alt boyutlarına göre okul öncesi öğretmenlerinin "yaş, öğrenim durumu, kıdem, kurum türü, staj süresi ve eğitim alma durumu" incelenmiştir. Sonuç olarak, okul öncesi öğretmenlerinin GUU inanç düzeylerinin yüksek olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin GUU inanç puanları arttıkça GUOU etkinlikleri ve GUOU sınıf uygulamalarının azaldığı söylenebilmektedir. Gelişime Uygun Olmayan Etkinlikler konusunda öğretmenlere hizmet içi eğitimler düzenlenebilir.

Gelişime uygun uygulamalarMesleki gelişmeMesleki inanç+4
Büşra Güngör
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme etkinliklerine yönelik öz-yeterlilik inançları ve uygulamaları

Araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme etkinliklerine ilişkin öz yeterlik inançları ve okul dışı öğrenme uygulamaları incelenmiştir. Çalışmada nicel ve nitel desenin bir arada kullanıldığı açıklayıcı karma desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu için, "Okul Öncesi Öğretmeni Kişisel Bilgi Formu" ve "Okul Dışı Öğrenme Faaliyetlerine Yönelik Öğretmen Öz Yeterlik İnançları Ölçeği" kullanılmıştır. Ankara'da bulunan altı merkez ilçede (Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Yenimahalle, Altındağ ve Keçiören) MEB'e bağlı özel ve resmi okul öncesi kurumlarında görev yapan 241 öğretmenin okul dışı öğrenme faaliyetleri; 1) Hazırlık Öz Yeterliliği 2) Uygulama ve Değerlendirme Öz Yeterliliği 3) Öğrenmeyi Destekleme Öz Yeterliliği 4) Bilgi ve Deneyim Öz Yeterliliği şeklinde dört faktör ile incelenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme faaliyetlerine ilişkin öz-yeterlilik inançlarının; eğitim durumu, yaş, mesleki deneyim yılı, çalıştıkları kurum türü ve okul dışı öğrenme uygulamaları ile ilgili eğitim alma durumuna göre farklılık gösterme durumu incelenmiştir. Araştırmanın nitel boyutu için ise; ölçek uygulamasına katılmış, gönüllü 15 öğretmene araştırmacı tarafından geliştirilen "Okul Dışı Öğrenme Uygulamaları Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu" uygulanmıştır. Yapılan görüşmeler ile okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme uygulamaları ve görüşleri kapsamlı bir şekilde ortaya konulmuştur. Bulgular incelendiğinde, okul öncesi öğretmenlerinin okul dışı öğrenme faaliyetlerine ilişkin öz yeterlilik inançları puanları ile okul dışı öğrenme ile ilgili eğitim alma durumları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Okul dışı öğrenme uygulamaları ile ilgili olumlu görüş belirten öğretmenler, planlama ve uygulama aşamasında zorluk yaşadıklarını dile getirmiş ve okul dışı öğrenme uygulamalarının kalite ve sıklığının arttırılması için önerilerini belirtmişlerdir.

Okul dışı etkinliklerOkul dışı öğrenmeOkul öncesi eğitim+4
Ezgi Bulut
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin teknoloji kullanımlarını etkileyen faktörler: Bir yol analizi çalışması

Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi teknoloji kullanımlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırma, ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli (TKKBM) kapsamında yapılan bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin sınıf içi teknoloji kullanımları; algılanan kullanışlılık, algılanan kullanım kolaylığı, davranışsal niyet, kaygı, kullanıma yönelik tutum, kolaylaştırıcı durumlar, algılanan eğlence, mesleki uygunluk, öz yeterlik, zorlaştırıcı durumlar ve yaş, öğrenim durumu, hizmet öncesi/içi eğitim alma durumu ve mesleki deneyim değişkenleri ile incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında devlet okulları ve özel okullarda görev yapmakta olan 442 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak ¨Erken Çocukluk Eğitiminde Teknoloji Kullanımı¨ anketi ve ¨Öğretmenler İçin Teknoloji Kabul Ölçeği¨ kullanılmıştır. Araştırmanın analizleri LISREL sürüm 8.8 ve SPSS sürüm 24 paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilişkiye yönelik hipotezlerinin test edilmesinde Yol Analizi tekniği kullanılmıştır. Yol Analizi sonuçları test edilen kuramsal modelin kabul edilebilir uyum indekslerine sahip olduğuna işaret etmektedir. Araştırmanın bulgularına göre önerilen modelde; okul öncesi öğretmenlerinin teknoloji kullanıma yönelik tutumlarının %75 oranında algılanan kullanışlılık, algılanan kullanım kolaylığı, algılanan eğlence ve mesleki uygunluk değişkenleriyle açıklandığı belirlenmiştir. Teknoloji kullanımına yönelik davranışsal niyetleri ise %72 oranında kullanıma yönelik tutum, algılanan eğlence, mesleki uygunluk ve kaygı değişkenleriyle açıklanmaktadır. Kolaylaştırıcı durumlar, zorlaştırıcı durumlar, davranışsal niyet ve kullanıma yönelik tutum değişkenlerinden araştırmanın bağımlı değişkenleri olan teknoloji kullanım sıklığı ve teknoloji kullanım süresine olan yol katsayılarının ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Anahtar sözcükler: okul öncesi, okul öncesi öğretmenler, teknoloji, teknoloji kabul ve kullanım birleştirilmiş modeli, yol analizi

Eğitim teknolojisiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+5
Işıl Ömrüuzun
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı eğitim kurumlarında çalışan okul öncesi eğitim öğretmenlerinin öğrenilmiş güçlülük seviyeleri ile problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı okul öncesi eğitim öğretmenlerinin problem çözme becerileri ile öğrenilmiş güçlülük düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamak ve problem çözme becerilerinin bazı demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Betimsel tarama modelinde olan araştırmanın evrenini, 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasında görev yapan okul öncesi eğitim öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Beşiktaş, Güngören, Gaziosmanpaşa, Avcılar, Beylikdüzü, Sarıyer, Zeytinburnu, Bakırköy, Küçükçekmece, Şişli, Bağcılar, Esenler, Bahçelievler, Esenyurt, Kağıthane ilçelerindeki okullarda görev yapan okul öncesi eğitim öğretmenlerinden tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 308 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, "Kişisel Bilgi Formu" "Problem Çözme Envanteri" ve "Öğrenilmiş Güçlülük Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde t-testi, ANOVA, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon istatistik teknikleri kullanılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerinin problem çözme becerileri alt boyutlarından sadece planlı yaklaşımda cinsiyete göre anlamlı bir fark vardır. Diğer yandan öğretmenlerin problem çözme becerileri alt boyutlarından aceleci yaklaşımda yaşa, mezuniyete, kıdeme göre anlamlı bir fark vardır. Bunun yanı sıra öğretmenlerin problem çözme becerileri alt boyutlarından sadece kendine güvenli yaklaşımda okul türüne göre anlamlı bir fark vardır. Son olarak öğretmenlerin problem çözme becerileri alt boyutlarından sadece kaçıngan yaklaşımda medeni duruma göre anlamlı bir fark vardır. Okul öncesi eğitim öğretmenlerinin öğrenilmiş güçlülük düzeylerinde cinsiyete, yaşa, mezuniyete, kıdeme, okul türüne ve medeni duruma göre anlamlı bir fark yoktur. Problem çözme becerilerinin tüm alt boyutlarıyla öğrenilmiş güçlülük düzeyleri arasında düşük düzeyde negatif anlamlı bir ilişki vardır. Problem çözme becerileri tüm alt boyutlarıyla birlikte, öğrenilmiş güçlülükteki toplam varyansın % 10'unu açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler 1. Okul Öncesi Eğitim 2. Problem Çözme Becerileri 3. Öğretmen 4. Öğrenilmiş Güçlülük

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerÇocuk-okul öncesi
Gülsen Gün Öztaykutlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

3 – 6 yaş grubu anaokullarında çocuk eksenli risk etmenleri

2012 yılında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte, çalışanların iş kazaları ve meslek hastalıklarına maruz kalmaması için önleme politikaları geliştirilmesi hedef olarak benimsenmiş, bu amaçla da birçok yönetmelik yayınlanarak uygulamaya alınmıştır. Çalışma ortamlarında bulunan ve çalışanlar dışında misafir, müşteri, kuruluş dışından hizmet alımı esnasında çalışma ortamında bulunan diğer kişiler, vb hedef kitle olarak değerlendirilmekte ve önleyici yaklaşım çerçevesinde risk değerlendirmeleri, acil durum planları, iş sağlığı güvenliği kültürünün yerleştirilmesine yönelik eğitimler, mesleki yeterlilik eğitimleri, vb. pek çok konu gündeme gelmiştir. Tüm bu uygulamalarda, yetişkin çalışma ortamları öngörülmektedir. Göz ardı edilen ancak, çok önemli olan çalışma ortamlarından biri de çocuk kreş ve anaokullarıdır. Tehlike sınıfları tebliğine bakıldığında anaokulları az tehlikeli olarak değerlendirilmektedir. Ancak, bu ortamlarda küçük çocukların olması sebebiyle yaşanabilecek ve çocukları etkileyecek önemli tehlike ve riskler söz konusu olabilmektedir. Yaşlarının küçük olması sebebiyle olası kazaları öngörebilmeleri, önlem alabilmeleri, acil durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri mümkün değildir. Bu sebeplerle çalışanlar dışındaki çocuk eksenli risk faktörlerini belirlemek üzere İstanbul'da farklı bölgelerdeki birkaç anaokulunda risk değerlendirmesi, vaka incelemeleri, anaokulu öğretmenleri ile mesleki problemleri hakkında anket ve çocuklar hakkında check – list çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında; En sık rastlanan kaza durumları ve sebepleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Risk değerlendirmesi yapabilmek için check-list hazırlanarak olası tehlike ve riskler tespit edilmeye çalışılmıştır. Öğretmenlerle Mesleki problemler hakkında anketler yapılmıştır. Böylece problemlerin iki ayağı olarak öğrenci - öğretmen perspektifli problemlerin sentezi yapılabilmiştir. Sonuç olarak; anaokullarında 3-6 yaş arası çocuklar arasında en çok görülen kaza-yaralanma vakalarının sebepleri, şekilleri, görülme sıklıkları ve alınması gereken önlemler tespit edilmiş, evsel çocuk kazaları üzerine yapılan literatür çalışmaları anket, Check-list ve risk değerlendirmesi sonuçlarıyla karşılaştırılmış, iş güvenliği kültürünün anaokulu öğretmenleri üzerinde ne derece önem teşkil ettiği ve iş güvenliği kültürünün anaokullarında ne derece hakim olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır.

Bebek ölümleriEv kazalarıMesleki risk+7
Mustafa Hakan Koç
İstanbul Aydın University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin okul yönetimine katılımlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin, okul yönetimine katılmaları konusunda, okul öncesi öğretmenlerinin ve okul yöneticilerinin görüş ve önerilerini incelemektir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, İstanbul Çekmeköy'de resmi ilkokullarda görev yapan 25 okul yöneticisi ve 30 okul öncesi öğretmenidir. Araştırmaya katılan öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşleri, gönüllülük esasına göre yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla elde edilmiştir. Görüşme formu geliştirilirken pilot uygulama yapılmıştır. 25 açık uçlu sorudan oluşan taslak görüşme formu 10 öğretmene, 12 açık uçlu sorudan oluşan taslak görüşme formu da 10 okul yöneticisine uygulanmıştır. Pilot uygulama sonucu elde edilen bu verilerin sonuçları incelenerek araştırmanın amacına uygun 10 soruluk bir görüşme formu yeniden hazırlanmış ve 55 katılımcıya uygulanmıştır. Yapılan inceleme sonucunda, ilkokullarda çalışan okul öncesi öğretmenlerinin, okul yönetimine katılımlarının yetersiz olduğu görülmüştür. Okullarda geleneksel yönetim anlayışının var olması, yönetime katılım bilincinin içselleştirilmemesi, okul öncesi öğretmenlerinin yönetime katılmasını engelleyen faktörlerdendir. Okul öncesi öğretmenlerine tanınan yetkilerin kısıtlı olması, okul öncesi öğretmenlerinin teneffüs imkânlarının olmaması, yönetime katılmayı kısıtlayan durumlardır. Okul öncesi eğitimin ücretli olmasından dolayı okullarda okul öncesi eğitim kademesi para kaynağı olarak görülmektedir. Okul yöneticilerinin okul öncesi eğitimi hakkındaki olumsuz algıları, okul öncesi eğitimine oyun, okul öncesi öğretmenine ise bakıcı olarak bakmalarına neden olmaktadır. Okul öncesi eğitim kademesi ve okul öncesi öğretmenleri okulun önemli bir bileşenidir. Araştırma bulgularına göre, demokratik, çağdaş, güven verici, etik ilkeleri benimsemiş, insan haklarını koruyan ve insana değer veren yönetim anlayışının ve insan ilişkilerinin var olduğu okul yönetimlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca, İlkokulların yönetim kadrosunda okul öncesi eğitim alanından mezun öğretmenlerin olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Araştırma bulgularına göre, okul öncesi öğretmenlerinin okul yönetimine katılımları tevsik edilerek yetki alanları genişletilmeli, öğretmenlerin yetkisini genişletecek değişiklikler yapılabilmelidir. Ayrıca, okul öncesi öğretmenlerinin kariyer gelişimleri desteklenmeli, yüksek lisans yapmaları konusunda öğretmenler özendirilmelidir. Yönetime katılma konusunda okul öncesi öğretmenlerine fırsatlar sunulması, yönetici ve öğretmenlere hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimler verilmesi yararlı olabilir. Anahtar Kelimeler: Katılım, Okul Öncesi Öğretmeni, Karar Alma, Okul Yönetimi, Okul Müdürü

Eğitim yönetimiOkul yönetimiOkul öncesi eğitim+2
Gülçınar Serençelik
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00

Related subjects