Mesleki eğitim
Bu konu başlığı altında 304 tez
Mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, İstanbul'daki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler ile bu okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemine bakıldığında, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı 1. Dönem, İstanbul Anadolu Yakasında bulunan Kadıköy TML ve Anadolu TML Lisesi, Ataşehir Dr. Nureddin Erk Perihan Erk Teknik Lisesi ve Kadıköy Anadolu Meslek Lisesinde okuyan öğrenciler ile burada görev yapan öğretmenler oluşmaktadır. Örneklem içerisinde 9., 10., 11. ve 12. sınıflarda okuyan toplamda 186 öğrenci ve 86 öğretmen yer almıştır. Araştırmada veri toplama aracı ise, Yaman (2006) tarafından hazırlanan "Problem Çözme Becerisi Envanteri" ve Özdemir (2005) tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Becerisi Envanteri" kullanılmıştır. Ölçme araçları hem öğrenci hem de öğretmenlere uygulanmıştır. Toplanan verilerin analiz aşamasında aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi ile korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen bulgular, kendi görüşlerine göre; öğrencilerin problem çözme becerisine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Ayrıca kendi görüşlerine göre; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisine sahip oldukları konusunda emin olamadıkları sonucu çıkmıştır. Öğretmenlerin görüşlerine göre, öğrencilerin problem çözme becerilerinde yeterli olmadıkları söylenebilir. Buna ek olarak öğretmenlerin, öğrencilerin eleştirel düşünme becerisi sahip olmaları konusunda kararsız kaldıkları sonucuna varılmıştır. Problem çözme beceri düzeylerine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşleri karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşleri karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştı. Ayrıca problem çözme eleştirel düşünme becerilerinin, akademik başarıyı olan etkisi kuvvetli olduğu yönündedir.
Mesleki ve teknik ortaöğretim yönetici ve öğretmenlerinin mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşleri
Bu araştırmada mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin nasıl olduğunun cevabı aranmıştır. Kavramsal alt yapının oluşturulmasına dönük olarak öncelikle özelleştirme kavramı ile ilgili siyasi, iktisadi ve toplumsal alanlarda alan yazın taraması yapılmıştır. Bunun ardından özelleştirme ile ilgili eğitim alanındaki algılara yönelik alan yazın taraması yapılmıştır. Tüm bunlarla beraber araştırmanın konusunu oluşturan mesleki eğitim ile ilgili alan yazın taramasının yapılmasıyla beraber özelleştirme ve mesleki eğitim konusu ele alınmıştır. Nicel araştırma yönteminin tercih edildiği çalışma için araştırmacı tarafından mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşler ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek araştırma için gereken verileri toplayacak toplumsal fayda, insan kaynakları ve finansman olmak üzere üç boyutlu bir model oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan tüm öğretmenler içinde 378 öğretmen oluşturmuş ve araştırmaya katılan 484 öğretmenin görüşleri değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde mesleki eğitimde özelleştirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin tüm boyutlarda olumlu olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin verdiği cevaplar göz önünde bulundurulduğunda özelleştirme ile ilgili en büyük kaygının toplumsal fayda boyutunda yaşandığı anlaşılmıştır.
Opinions and suggestions of the stakeholders involved in the employment process of individuals with intellectual disabilities for the employment process
The objective of this study is to evaluate the current employment policies, vocational training provided in vocational training centers, job placement process and the occupational life for individuals with intellectual disabilities by teachers, school administrators, parents, employers and individuals with intellectual disabilities who are the stakeholders involved in this process, and to determine their suggestions for the development of the process. The study was carried out in Eskişehir province with 40 participants including 10 teachers, five school administrators, nine parents, eight employers and eight individuals with intellectual disabilities. The study was designed as a descriptive study based on the qualitative research approach. The research data were obtained through semi-structured interviews. Upon analyzing the research findings, it was seen that school administrators, employers, and individuals with intellectual disabilities expressed large numbers of positive opinions and teachers expressed negative opinions on vocational training. Almost all stakeholders proposed to increase the number and diversity of workshops within the context of the development of vocational training. Although teachers and school administrators stated that they were involved in the job placement process by guiding the process, parents and employers expressed that they were not involved in the process. Stakeholders stated that İŞKUR (Turkish Employment Agency) should play a more active role in the process for the improvement of the job placement process. It is indicated that the positive and negative situations faced by individuals with intellectual disabilities in their occupational life are customer-related, and it is considered that negative situations can be prevented by the studies of raising the awareness of the public. Within the context of increasing employment, almost all subgroups state that private sector should be involved in the process by providing employment. The state is proposed to increase penalties and incentives.
Eğitim fakültelerindeki öğretmenlik uygulaması dersinin değerlendirilmesi ve öğretim programının hazırlanması
Bilgi çağı ile birlikte ortaya çıkan yeni anlayış tüm alanları olduğu gibi eğitim alanını ve öğretmenlik mesleğini de etkilemektedir. Bu çağda öğretmenlerden beklenen var olan bilgiyi aktarmaları değil, eleştirel bir bakış açısıyla bilgiye ulaşıp kullanmaları ve bilgiyi üretecek becerilere sahip olmalarıdır. Bu yeni anlayış öğretmenlik mesleğinin ve öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Osmanlı Devleti'nden günümüze köklü bir geçmişe sahip olan öğretmenlik yetiştirme sistemimizin de bu yeni anlayışa göre düzenlenmesi gerekmektedir. Nitekim gerek mesleğe başlamış öğretmenlerin nitelikleri ile ilgili, gerek eğitim fakültelerinde gerçekleşen hizmet öncesi öğretmen eğitimi ile ilgili sorunların yaşandığı yapılan pek çok çalışmada ortaya konmuştur. Öğretmen yetiştirme sistemimizde yaşanan sorunların önemli bir ayağını teori ve uygulama arasında yeterli bağlantıların kurulamaması oluşturmaktadır. Bu noktada öğretmen adaylarının okullardaki deneyimleri önemli bir işlev görmekte ve öğretmenlik uygulaması dersi ile öğretmen adayları aldıkları teorik eğitimi uygulamaya geçirme ve böylece öğretmenlik meslek becerilerini geliştirme fırsatı yakalamaktadır. Bununla birlikte, öğretmenlik uygulaması sürecinde nicelik ve nitelik olarak pek çok sorunla karşı karşıya kalındığı görülmektedir. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için kapsamlı bir değerlendirme çalışmasının yapılması ve öğretmenlik uygulaması için güncel bir öğretim programının hazırlanması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, Stufflebeam'ın Bağlam, Girdi, Süreç ve Ürün Değerlendirme Modeli temel alınarak eğitim fakültelerindeki öğretmenlik uygulaması dersinin değerlendirilmesi ve öğretim programının hazırlanmasıdır. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırma ardışık açıklayıcı karma desene uygun olarak yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki eğitim fakültelerinde öğrenim gören ve öğretmenlik uygulamasına devam eden öğretmen adayları, öğretmenlik uygulamasını yürüten uygulama öğretim elemanları ve uygulama öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel veriler toplandığından örneklem seçimi iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel verileri 4 eğitim fakültesinde öğrenim gören 1129 öğretmen adayı, bu fakültelerde görev yapan 90 uygulama öğretim elemanı ve uygulama yapılan illerde (Van, Diyarbakır, Konya, İzmir) MEB bünyesindeki okullarda görev yapan 314 uygulama öğretmeninden toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise, 24 öğretmen adayı, 18 uygulama öğretmeni ve 18 öğretim elemanından görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Öğretmenlik Uygulaması Dersi Değerlendirme Anketi", "Odak Grup Görüşmesi Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Anket formunun geliştirilmesi sürecinde literatür taraması yapılmış, uzman görüşü alınmış ve pilot uygulama yapılmıştır. Görüşme formlarının geliştirilmesi sürecinde uzman görüşü alınmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 18 ve NVivo 7 programlarından yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, Kruskall Wallis H Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmış, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi tekniklerine başvurulmuştur. Araştırmada ulaşılan bazı sonuçlar aşağıdaki gibidir: • Öğretmenlik uygulamasına ayrılan süre yetersiz, paydaşların görev ve sorumluluklarının yeterince tanımlanmamış ve uygulama okulları uygun koşullara sahip değildir. • Öğretim programının amaç, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve değerlendirme öğeleri uygun hazırlanmamış; öğretmen adayı, uygulama öğretmeni, uygulama öğretim elemanı ve okul yöneticilerinin gerekli yeterliklere sahip değildir. • Öğretmen adayı ve uygulama öğretim elemanı görüşlerine göre öğretmen adaylarının sürecin başında yeterince bilgilendirilmediği, seminer çalışmasının düzenli olarak yapılmadığı, etkili bir ders hazırlığı süreci geçirilmediği, yeterli ve nitelikli ders işlenmediği ve ders sonrası dönüt verilmediği, ölçme ve değerlendirmeye dönük yeterli çalışmaların yapılmadığı ortaya çıkmıştır. • Öğretim elemanlarına göre öğretmen adaylarının öğretim yöntem ve tekniklerini etkili kullanma, öğretim teknolojilerini kullanma, ölçme ve değerlendirme, materyal geliştirme, derse aktif katılımı sağlama, pekiştireç verme ve öğrencilere yönerge verme gibi becerilerinin yeterince gelişmediği ortaya çıkmıştır. • Öğretmenlik uygulamasının süresi arttırılarak farklı koşullara sahip okullarda uygulama yapılmalıdır. Ayrıca, öğretmenlik uygulaması öğretim programının kapsamı genişletilerek ders planlama, ders işleme, seminer yapma gibi çalışmaların yanı sıra ölçme-değerlendirme çalışması yapma, idari işler yapma, ders dışı etkinliklere katılma, okul-aile işbirliği çalışmaları yapma ve günlük tutma gibi çalışmaların yapılması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Öğretmen eğitimi, öğretmenlik uygulaması, program geliştirme, program değerlendirme
Mesleki eğitim öğrencilerinin teknoloji destekli ortamda uzamsal yeteneklerinin gelşiminin incelenmesi
Bu çalışmada bir mesleki eğitim merkezine devam eden öğrencilerin uzamsal yeteneğinin "Açınımlar, Döndürme ve Görünüşler" alt bileşenleri kapsamında gelişimleri teknoloji destekli bir öğretim ortamında incelenmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde bir mesleki eğitim merkezine devam eden 30 öğrencinin uzamsal görselleştirme yetenekleri belirtilen bileşenler kapsamında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme ile öğrencilerin ne tür zorluklar yaşadıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu aşamada Purdue Uzamsal Görselleştirme Testi ve yazılı değerlendirme soruları kullanılmıştır. Ardından klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İkinci bölümde ise bu 30 katılımcı arasından öğretim deneyi kapsamında oluşturulan sınıf için sekiz katılımcı belirlenmiştir. Çalışma kapsamında Cabri 3D geometri yazılımı temelli yürütülen eğitimlerde katılımcıların bireysel olarak takip edilmesinin mümkün olması açısından sekiz kişilik sınıfın dördüne odaklanılmıştır. Çalışmanın son kısmında bu sekiz öğrenciye ön değerlendirmede sorulan sorular küçük değişiklikler yapılarak tekrar sorulmuş ve kendileri ile klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ardından bu sekiz öğrenciye Purdue Uzamsal Görselleştirme Testi son test olarak tekrar uygulanmıştır. Çalışma bulguları, katılımcıların uzamsal görselleştirmede çeşitli zorluklar yaşadıklarını göstermiştir. Özellikle, bulgular öğrencilerin verilen 3B cisimlerin 2B açınımlarını ve belirtilen bir yönden görünüşlerini çizmede çeşitli hatalar yaptıklarını göstermiştir. Ayrıca bulgular öğrencilerin verilen bir cismin belirli bir yönde ve açıda döndürülmesi sonucunda elde edilen yeni görüntüyü zihinlerinde canlandırmakta zorlandıklarını göstermiştir. Bulgular teknoloji ortamında verilen eğitimin öğrencilerin bu zorlukları büyük oranda gidermede yardımcı olduğuna işaret etmektedir. Özellikle, Cabri 3D programının dinamik özellikleri -3B cisimlerin gerek 2B açınımlarını gerekse farklı yönlerden görünümlerini almaya imkân vermesi- öğrencilerin yaptıkları hataları görmelerine ve bunları düzeltmelerine yardımcı olmuştur. Anahtar Sözcükler: uzamsal beceri, uzamsal görselleştirme becerisi, Cabri 3D geometri yazılımı, matematik eğitimi, mesleki eğitim
İşitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesi
İBu araştırmanın amacı işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmaya katılanlar, üç fizik dersi öğretmeni, iki rehber öğretmen, bir okul yöneticisi, işitme yetersizliği olan üç öğrenci ve ebeveynleri, üç normal işiten öğrenci ve ikisinin ebeveynidir. Araştırma verileri saha gözlemleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve belge inceleme ile toplanmıştır. Veriler araştırma süreci sonunda çeşitli analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiş olup, meslek lisesinin özellikleri, meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimi, meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimi ve meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanması temalarına ulaşılmıştır. Meslek lisesinin özelliklerine ilişkin bulgular incelendiğinde, sınıflarda işitme yetersizliği olan öğrencilere uygun fiziksel ortamların sağlanamadığı, okula TEOG sınavı sonrasında daha çok akademik düzeyi düşük öğrencilerin geldiği, işitme yetersizliği olan öğrencilerin de buna dahil oldukları, psikolojik ve ailevi sorunlar yaşayan öğrencilerin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ancak lise sonrasında özellikle işitme yetersizliği olan öğrencilere ilişkin işletmelerde özel gereksinimli personel çalıştırma zorunluluğu, meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş ve E-KPSS ile devlet memurluğuna girme haklarının bulunduğu ifade edilmektedir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin derslerini yönetmeliklere uygun biçimde planladıkları ve haftalık ders saati sayısının düşük olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Ayrıca derslerini çoğunlukla doğrudan anlatım yöntemi, soru-cevap ve ödev verme stratejileri kullanarak ve problem çözme etkinliği desenleyerek yürüttükleri sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan okulda laboratuvar bulunmadığı, derslerde deney yapılmadığı, öğretim materyali olarak çoğunlukla resmi ders kitabından yararlandıkları ifade edilmektedir. Değerlendirme sürecinde ise yine yönetmeliklerde yazılı olan sayıda sınav yaptıkları ve sınavlarda farklı türde sorular sordukları belirlenmiştir. Son olarak öğretmenler tarafından özellikle normal işiten öğrencilerin akademik düzeylerinin çok düşük olduğu ifade edilmiştir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların genel olarak kaynaştırma eğitimine ilişkin olumlu tutum içinde oldukları ve okullarda belirli düzeyde kaynaştırma ekibi oluşturulduğu belirlenmiştir. Ancak katılımcılar teorik olarak kriterlerin belirlenmiş olmasına rağmen özellikle sınıflardaki özel gereksinimli öğrenci mevcudu, cihaz kontrolü ve bakımı, özel gereksinime yönelik ortam düzenlenmesine ilişkin sorunlar yaşandığını vurgulamışlar ve önerilerde bulunmuşlardır. Katılımcıların üzerinde durduğu diğer sorunlar kriterlerine uygun BEP desenlenmediği ve destek eğitim hizmetlerinin ise hiç sağlanmadığı olmuştur. Ayrıca hem rehber hem de fizik öğretmenlerinin işitme yetersizliği olan çocukların eğitimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve konuya ilişkin hizmetiçi eğitim çalışması yapılmadığı belirlenmiştir. Meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanmasına ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde fizik öğretiminin planlanma, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde işitme yetersizliği olan öğrencilere özel bir çalışmanın yapılmadığı, zaten öğretmenlerin de konuya ilişkin bilgilerinin olmadığı, öğrencilerin derse katılımının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca işitme yetersizliği olan öğrencilere göre ise özellikle öğretmenlerin sözel anlatımları sırasında dersi takip etme konusunda zorluk yaşadıkları, zaman zaman gürültü nedeniyle duymakta zorlandıkları, sadece tahtaya yazılan bilgileri defterlerine geçirebildikleri ifade edilmiştir. Diğer taraftan akranları ile iletişim kurdukları ve özellikle derste kaçırdıkları konulara ilişkin işbirliği yaptıkları belirlenmiştir Anahtar Sözcükler: İşitme yetersizliği, Fizik öğretimi, Kaynaştırma, Mesleki eğitim, Durum çalışması.
Öğretmen eğitimi programlarındaki etnopedagojik ögelerin incelenmesi: Kırgızistan örneği
Bu çalışmada, Kırgızistan'da öğretmen eğitimi programlarında etnopedagoji eğitiminin incelenmesi amaçlanmaktadır. Öğretmenlerin etnopedagojik açıdan yetiştirilmeleri ile ilgili Kırgızistan'da çalışmalar yapılıyor olması ve Türkiye'de henüz bu konuda örnek bir uygulama bulunmaması nedeniyle bu çalışma Kırgızistan'da gerçekleştirilmiştir. Öncelikle alan yazında öğretmen eğitiminde etnopedagoji eğitiminin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar araştırılmış, bulunan önemli kaynakların Kırgızca'dan Türkçe'ye çevirisi yaptırılarak bu kaynaklardan yararlanılmıştır. Ayrıca, genel olarak etnopedagoji ile ilgili yapılan yayınlar taranarak etnopedagoji kavramının kapsamını açıklamaya yönelik tartışmalar yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmada, nitel araştırma deseni uygulanmıştır. Veriler doküman incelemesi ve görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesi amacıyla araştırmacı 50 gün boyunca Bişkek, Kırgızistan'da kalmış, orada bulunduğu sürede gerekli dokümanlara ulaşmış ve görüşmelerin planlanması ve gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Görüşmeler, etnopedagoji konusunda çalışmaları bulunan ve öğretmen eğitimi programı kapsamında etnopedagoji dersini yürüten üç öğretim elemanı ve etnopedagoji dersini almış olan beş lisansüstü öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Doküman incelemesi ve görüşmeler sonucunda ortaya çıkan görüşler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda öncelikle Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi'nde öğretmen eğitimi programlarında verilen etnopedagoji dersi hakkındaki bilgiler ortaya konulmuş, daha sonra öğretim elemanlarının öğretmen eğitiminde etnopedagoji eğitimi konusundaki görüşleri ve öğretmen adaylarının etnopedagoji dersi hakkındaki görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Etnopedagoji, Halk Eğitimi, Öğretmen Eğitimi
Okulöncesi öğretmenlerince sunulan gömülü öğretimin kaynaştırma öğrencilerinin hedef davranışlarını edinmelerindeki etkileri
Bu araştırmada okulöncesi öğretmenlerince sunulan gömülü öğretimin kaynaştırma eğitiminden yararlanan çocukların hedef davranışlarını edinmelerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmada genel eğitim ortamlarında çalışan dört okulöncesi öğretmenine, sınıflarında bulunan gelişimsel yetersizliği olan dört çocuğa eşzamanlı ipucuyla öğretimle gömülü öğretim sunmaya ilişkin personel eğitimi sunulmuştur. Araştırmacı tarafından sunulan personel eğitiminin ardından okulöncesi öğretmenleri sınıflarında kaynaştırmadan yararlanan gelişimsel yetersizliği olan çocuğa hedef davranışlarına ilişkin eşzamanlı ipucuyla öğretimle gömülü öğretim sunmuşlardır. Araştırmanın bağımsız değişkeni, öğretmenler tarafından eşzamanlı ipucuyla öğretimle sunulan gömülü öğretim sürecinin uygulanmasıdır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, öğretmenler tarafından eşzamanlı ipucuyla öğretimle sunulan gömülü öğretim sürecine ilişkin gelişimsel yetersizliği olan çocukların hedef davranışlarına ilişkin doğru tepki yüzdeleridir. Araştırmada tek-denekli araştırma yöntemlerinden "çiftler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, okulöncesi öğretmenlerinin eşzamanlı ipucuyla öğretimle sunulan gömülü öğretime ilişkin öğretim planlarını doğru bir biçimde hazırladıkları ve edindikleri bu becerileri farklı tek-basamaklı bir davranışa genelleyebildiklerini göstermektedir. Öğretmenler tarafından yüksek uygulama güvenirliğiyle sunulan öğretim sonunda, tüm çocuklar hedef davranışlarında ölçütü karşılamışlardır. Araç-gereçler arası genellemeye ilişkin tüm planlama öğretmenler tarafından doğru bir şekilde hazırlanarak uygulanmıştır. Araştırmada öğretim sona erdikten beş hafta sonra öğretmenlere yönelik gerçekleştirilen izleme oturumunda, okulöncesi öğretmenlerinin edindikleri becerilerde kalıcılığı sağladıkları belirlenmiştir. Gelişimsel yetersizliği olan çocuklara yönelik bir, dört ve sekiz hafta sonra gerçekleştirilen izleme oturumlarında, çocukların edindikleri davranışlarda kalıcılığı sağladıkları görülmüştür. Ayrıca gelişimsel yetersizliği olan çocuklar, edindikleri davranışları farklı kişi, ortam ve araç-gereçlere genellemişlerdir. Sosyal geçerliğe ilişkin sosyal karşılaştırma verileri incelendiğinde, gelişimsel yetersizliği olan çocukların hedef davranışlarda akranlarının performans düzeylerine ulaştıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra, okulöncesi öğretmenlerinin ve çocukların ailelerinin de araştırmaya ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Okulöncesi öğretmen eğitimi, Gömülü öğretim, Eşzamanlı ipucuyla öğretim, Gelişimsel yetersizliği olan çocuklar, Kaynaştırma.
Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin sosyal hareketliliğine ilişkin profilleri: Eskişehir ili örneği
Araştırmanın amacı, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin sosyal hareketlilik beklentileri ile mesleki ve teknik ortaöğretim süreci arasındaki ilişkileri Eskişehir örneğinde incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Veriler, Eskişehir'de 7 mesleki ve teknik Anadolu lisesinden 12. sınıf öğrencisi 797 kişiden anket, 8 öğrenci, 8 mezun, 9 öğretmen olmak üzere 25 kişiden yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilmiştir. Nitel ve nicel araştırma verileri, eş zamanlı toplanmış ve analiz edilmiş, iki veri grubuna da eşit düzeyde ağırlık verilmiştir. Sosyoekonomik ve sosyokültürel özellikleri bakımından kısıtlı imkânlara sahip ailelerden gelen öğrencilerin meslek liselerine, kısa zamanda meslek ve gelir elde etme beklentisiyle yöneldikleri ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin, mesleki becerilere dayalı sermaye biçimine yatkınlık geliştirme, akademik becerilere dayalı sermaye biçimine mesafe koyma eğilimlerinin güçlü olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin, meslek liselerini tavsiye etme eğilimlerinin zayıf ancak fırsat verildiğinde tekrar tercih etme eğilimlerinin güçlü olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin, kısa sürede çalışma hayatına atılmayı kolaylaştırma ve iş gücü piyasasında tercih edilmeyi sağlama olasılığı bakımından meslek liselerini bir sığınak olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin, çalışma koşulları rahat, prestij ve gelir düzeyi yüksek işler kazandırma ve yüksek öğretime geçişi kolaylaştırma olasılığı bakımından meslek liselerini bir tuzak olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Sığınak ve tuzak şeklinde betimlediğimiz algı formlarının iç içe geçtiği, kesiştiği ve birbirini dışlamadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin sosyal hareketlilik beklentilerinin yatay yönde, sınırlı düzeyde olduğu ve bu beklentilerin şekillenmesinde mesleki eğitimin, tek başına olmasa da etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin beklentileri ile mevcut toplumsal koşullarının da önemli düzeyde örtüştüğü tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Eğitim, mesleki ve teknik eğitim, eğitim sosyolojisi, sosyoloji, sosyal hareketlilik, toplumsal tabakalaşma.
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin mesleki eğitimlerinin kariyer planlamaları açısından değerlendirilmesi: Suluova örneği
Bu araştırmada kariyer planlaması çerçevesinde MEB'e bağlı mesleki ortaöğretim öğrencilerinin kendi kariyerleri ile ilgili olarak, seçtiği ve öğrenim gördüğü bölümünü, adayı olduğu mesleğini tanıyıp tanımadığı, ileride yapmayı düşündüğü mesleği ile okuduğu bölüm arasında bir ilişkinin farkındalığını ve bölümünün meslek seçiminde ne yönde etkili olduğu değerlendirilerek Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde kariyer planlamasının gerekliliğinin araştırılması hedeflenmektedir. Araştırmanın evrenini ve örneklemini, 2021–2022 eğitim-öğretim yılında, Amasya ilinin Suluova İlçesinde bulunan meslek liselerinin 9. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 5 farklı meslek okulunda 11 farklı meslek alanında 240 öğrenci eğitim görmektedir. Evrenin tamamına ulaşılabileceğinden katılımcı belirleme yoluna gidilmemiştir. Araştırmada veri toplama yönteminde kişisel envanter ölçeği, karar stratejileri ölçeği ve mesleki olgunluk ölçeği araçları bulunmaktadır. Araştırmada verileri analiz etmek için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Araştırmada ortalama, medyan, standart sapma gibi hesaplamalar kullanılmıştır. Örneklemin normal dağılıma uyumluluğu Kolmogorov-Smirnov ile denenmiştir. İstastistiki testler sonucunda da p>0.05 anlamlılık düzeyinde ölçeklerin anlamlılığı ve normal dağılım gösterdiği görülmüş ve ölçeklere parametrik testler uygulanmıştır. Değişkenlerin ölçek puanlarına göre farklılığını test etmek için Anova analizi ve t test kullanılmıştır. Korelasyon analizi için Pearson testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda kişilik envanteri, karar stratejileri ve mesleki olgunluğun mesleki alanlara göre farklılaştığı görülmüştür. Karar verme stratejilerinin mesleki olgunluk üzerinde etkisi olduğu (p=0,039<0,05) sonucuna varılmıştır. Anahtar Kavramlar: Kariyer planlaması, Mesleki olgunluk, Karar stratejileri, Kişilik envanteri, Meslek seçimi.
Matematiksel muhakeme etme yeterliğinin uzaktan eğitim yoluyla verilen matematik okuryazarlığı hizmet içi öğretmen eğitimi ve uygulamaları sürecinde değerlendirilmesi
Matematik okuryazarlığı yeterliklerinin ilk üçü arasında yer alan matematiksel muhakeme etme yeterliği, dünyada birçok matematik öğretimi programlarında ele alınan bir yeterlik olmasına rağmen programların uygulayıcısı öğretmenler matematiksel muhakemeyi anlamlandırmakta güçlük çekmektedirler. Bu durum öğretmenlerin matematiksel muhakeme etme yeterliği konusunda desteğe ihtiyaçları olduğunun göstergesi olarak ele alınabilir. Bu ihtiyaca bağlı olarak bu araştırmada TÜBİTAK 1003 Öncelikli Alanlar 218K515 nolu "Çift Odaklı Öğretim Modeli İle Matematik Okuryazarlığı Düzeyinin Arttırılması" isimli proje kapsamında gerçekleştirilen hizmet içi eğitime ve uygulamalarına katılım sağlayarak matematiksel muhakeme etme konusunda desteklenen matematik öğretmenlerinde katıldıkları bu eğitimin ve uygulamalarının etkilerine odaklanılmıştır. Hizmet içi eğitim ve uygulamaları COVİD-19 pandemi dönemi sebebiyle çevrimiçi ortamda uzaktan eğitim şeklinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında çalışma grubunda yer alan altı ilköğretim matematik öğretmenine matematik okuryazarlığı alanında hizmet içi eğitim verilmiştir. Hizmet içi eğitimlerin ardından bu öğretmenlerin sınıflarında eğitimlerin içeriğine uygun olarak hazırlanmış ders modüllerinin kullanıldığı eğitim uygulamaları yürütülmüştür. Nitel araştırma yaklaşımlarına dayalı durum çalışması yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmada veriler, açık uçlu muhakeme etme testleri, matematiksel muhakeme etme temel kavramlar testi ve matematik okuryazarlığı temel kavramlar testi aracılığıyla toplanmıştır. Veriler nitel veri analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda matematik okuryazarlığı alanında uzaktan eğitim yoluyla verilen hizmet içi öğretmen eğitiminin ve uygulamalarının matematik öğretmenlerinin matematiksel muhakeme etme yeterliğine etkisinin olumlu yönde olduğu görülmüştür. Uygulanan muhakeme etme testleri öğretmenlerin çeşitli matematiksel muhakeme etme eylemlerini gerçekleştirebildiklerini göstermiştir. Öğretmenlerin en fazla oranda gerçekleştirebildikleri matematiksel muhakeme etme eyleminin matematiksel argümanlar üzerinde düşünebilmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu hizmet içi eğitim sonrasında uygulanan muhakeme etme testinden aldığı puanda düşüş yaşarken kendileri için en yüksek puana eğitim uygulamalarının sonunda ulaşmışlardır. Muhakeme etme puanını sürekli olarak artıran tek öğretmenin yüksek lisans eğitimi aldığı, muhakeme etme testlerinin tamamından diğer öğretmenlerden daha düşük puan alarak, grafikte yığılım olan bölgenin altında kalan öğretmenin ise mesleki deneyimi en fazla olan öğretmen olduğu görülmüştür. Eğitim uygulamaları sonunda uygulanan matematiksel muhakeme etme temel kavramlar testi öğretmenlerin matematiksel muhakeme etme algılarının yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir.
Ortaöğretim mesleki eğitimi muhasebe ve finansman alanında işletmelerde beceri eğitimi uygulamalarının hizmet kalitesi üzerine bir araştırma
Türkiye'de ortaöğretim mesleki eğitiminde kalite sorunlarının giderilmesi ve yaygınlaştırılma çabaları devam etmektedir. Bu çabalara destek olunabilmesi için ortaöğretimde, muhasebe ve finansman alanında okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik olarak öğrenci odaklı beklentilerinin ve algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Öncelikle öğrencilerin beklentileri, SERVQUAL Yöntemiyle beklenti ifadeleri kullanılarak tespit edilmiştir. Eğitim sona erdiğinde aynı ifadeler kullanılarak, aynı öğrencilerin algıları belirlenmiştir. İşletmelerde beceri eğitiminin öznesi ve müşterisi konumundaki öğrencilerin, hizmet kalitesinden beklenti ve algılarının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma, İstanbul'da üç, Eskişehir ve Kütahya'da birer okulda olmak üzere toplam beş mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, muhasebe ve finansman alanında 12. Sınıfta işletmelerde beceri eğitimi alan 426 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarında anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin staj yeri (beceri eğitimi aldıkları kurum), eğitim bölgesi ve mesleki lisesi tercih sebebi değişkenlerinde beklenti boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmazken, hizmet kalitesi algı boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin memnuniyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi
Dünya ekonomisi, ülkemiz ekonomisini de içine alan bir değişim içindedir. Bilgi çağının yarattığı bu ortama, işletmelerin ayak uydurabilmeleri için, uygun enerji bileşenine olan talebi kaçınılmaz olmuştur. İşletmecilik alanında yaşanan bu durum, üretim faktörlerinin yanı sıra zaman, teknoloji ve bilgi unsurlarının da optimum düzeyde kullanılmasını gerekli kılmıştır.İş hayatının istekleri doğrultusunda belli standartlara sahip çalışanların, planlı bir şekilde eğitilmeleri, eğitimleri ile ilgili işlerde çalışmaları ve ekonomik yaşamı olumlu yönde etkilemeleri beklenen bir durumdur.İşletme dili olarak nitelendirilen muhasebe, değişimleri izleme, adapte olma, bilgi üretme işlevi ve ekonomik planlara kaynak olma yönüyle gelecekte dahi popüler olma özelliği taşımaktadır.Günümüz şartlarında muhasebe alanındaki çalışanların kalitesinde; bilgi ve beceri yönüyle, eğitim büyük önem taşımaktadır. İnsan kaynaklarının niteliği, mesleki eğitim ile ilgilidir.Ülkemizde muhasebe alanında verilen eğitim, orta öğretim kurumlarında başlar. Orta öğretimde muhasebe eğitimi, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ticaret meslek liselerinde verilmektedir. Öğrencileri ticari hayatta hazırlayabilmek amacı ile eğitim ve öğretimlerini incelemek, bu anlamda önem arz etmektedir.Bu çalışma, ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin okul memnuniyeti, işyeri memnuniyeti ve kendi memnuniyetlerini etkileyen faktörleri inceleyerek, ulaşılan sonuçlar ile muhasebe eğitiminin kalitesi hakkında bilgi vermeyi amaçlamıştır.
Ortaöğretimde muhasebe eğitiminin MEGEP ile yeniden yapılandırılması sonrası öğrenci ve işveren memnuniyetinin incelenmesi
İş dünyasının sürekli değişim gösteren ve sürekli gelişen mesleklerinden birisi de muhasebecilik mesleğidir. Muhasebe mesleğinde başarılı olunması okullarda iyi bir teorik eğitim verilmesinin yanında verilen eğitimle paralellik gösteren bir beceri eğitim ile ilgilidir. Beceri eğitimde gerçekleştirilen uygulamaların başarılı olması okullarda verilen bilgilerin güncel ve uygulanabilir olmasıyla ilgilidir.Muhasebe eğitiminin güncel olmasını sağlamak için Ortaöğretim düzeyinde yeniden yapılandırılma çalışmaları başlamış ve ?Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP)? uygulamaya konulmuştur.MEGEP'in uygulanmaya başlanması sonrasında ilk beceri eğitime giden öğrencilere ve bu öğrencilere beceri eğitim yaptıran işverenlere MEGEP'in değerlendirilmesine yönelik bir anket uygulanmıştır.İşverenler MEGEP sonrasında öğrenci niteliklerinde artış olduğunu düşünmektedir. İş dünyasında bu proje ile ihtiyaç duyulan nitelikli eleman ihtiyacının karşılanacağı beklentisi oluşmuştur.MEGEP projesi ile okullarda öğrencilerin teknoloji ve diğer araç gereç ihtiyaçları karşılanmış, modüler sistemle de öğrencilerin güncel bilgi ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. Sosyal ortaklarla yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin meslek seçiminde ve beceri eğitim faaliyetlerinde daha fazla memnun olmaları sağlanmıştır. Bu proje ile öğretmenlerin eğitim öğretimdeki temel rolü olan yönlendirme rolü ön plana çıkartılmıştır.Anahtar Kelimeler: Muhasebe Eğitimi, Mesleki Eğitim, MEGEP.
Meslek yüksekokullarında muhasebe eğitimi ve iş dünyasının beklentilerine göre yapılandırılması
Gelişmiş ülkeler iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücünü, uluslararası tecrübelerden de faydalanarak iç dinamiklerine göre oluşturdukları mesleki eğitim metotlarıyla karşılamaktadırlar. Üniversite-sektör işbirliği temeline dayalı eğitim uygulayan ülkeler, sadece okula dayalı eğitim uygulayanlar ve her iki anlayışı da benimseyen ama sürekli arayış içinde olan ülkeler bu hedefi üç farklı sistemle gerçekleştirmektedirler. Türkiye' deki mevcut sistem daha çok okula yani teorik eğitime dayalı olanıdır.Bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla, Türkiye'de iş dünyasının Meslek Yüksekokullarındaki muhasebe eğitiminden beklentileri ve karşılaştıkları başlıca sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Sorunlar; meslek elemanlarının eksik kaldığı konular, ders içeriklerinin güncel olmaması, stajların yetersizliği, mezunların iş adaptasyonu, eğitimcilerin güncellenmiş bilgi eksikliği, üniversite-sanayi-sektör ilişkisinin yetersizliği şeklinde sıralanabilir.İş dünyasının beklentileri ve çağdaş muhasebe eğitiminin gerekliliği olarak, muhasebe eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla, mezun öğrencilerin eğitim düzeylerinin iş dünyasında istihdam edilecekleri seviyeye getirilmesi beklenmektedir. Bunun için muhasebe eğitiminin amacı, yönetimin yapısı, kariyer planlama merkezi kurulması, öğrencilerin seçilmesi ve durumu, eğiticilerin durumu, öğretim teknikleri, staj uygulaması ve son olarak üniversite-sektör ilişkileri bir bütün olarak çalışmada ele alınmıştır. Belirtilen bu öğelerle muhasebe eğitimi; etkin bir yapıya ulaşacak, çağdaş düzeye çıkacak ve ülke gereksinimlerini karşılayacak muhasebeciler yetiştirecektir. Bu eğitim ise, iş dünyasının rekabet gücünü arttıracak ?ara kademe? insan gücünü oluşturan muhasebecilerin de yetiştirileceği Meslek Yüksekokullarında verilecektir.
Mesleki ve teknik eğitimde öğrenci uygulama becerilerinin arttırılması: AB Hayat Boyu Öğrenme Programı uygulamaları
Teknolojinin hızla geliştiği dünyada mesleki ve teknik eğitime büyük bir önem verilmeye başlanmıştır. Ülkemizde özellikle Cumhuriyetin ilanından sonra mesleki ve teknik eğitimde büyük atılımlar yapılmıştır.Avrupa Birliği ile ilişkilerin artmasıyla Avrupa'daki eğitim projelerine ülkemiz de katılmış, özellikle Leonardo da Vinci projelerinde Avrupa'daki çoğu ülkenin de önüne geçilmiştir. Uygulanan projelerde öğrenci, öğretmen, uzman ve yeni mezunlar mesleki olarak eğitilmekte ve projeler başarı ile sonuçlandırılmaktadır.Bu çalışma ile resmi olarak başarıyla uygulandığı görülen projelerin, pratikteki uygulamaları araştırılmıştır. Özellikle staj çalışması yapan öğrencilerin Türkiye ve Avrupa da yaptıkları uygulamaların verimliliği üzerinde durularak sanayinin ihtiyacı olan kalifiye elemanların nasıl yetiştirilmesi gerektiği ve ne çeşit uygulama becerilerle donatılması gerektiği üzerinde durulmuştur.Çalışmanın birinci bölümünde mesleki ve teknik eğitim geçmişten günümüze durumu ve aynı zamanda mesleki ve teknik eğitim için hazırlanmış büyük projeler incelenmiş, ikinci bölümde Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik programları incelenmiş ve üçüncü bölümde "Öğrenci uygulama Becerilerinin Arttırılmasında Leonardo da Vinci Projelerinin Değerlendirilmesine Yönelik bir Uygulama" yapılmıştır.Çalışma nitel araştırmanın veri toplama yöntemlerinden odak grup görüşmesi ile yapılmıştır. Odak grup görüşmesi yapılan öğrenciler hem yurt içinde hem de yurt dışında staj çalışması yapmış öğrencilerden seçilmiştir. Ulusal Ajans tarafından olumlu sonuç verilen bu projelerin pratikteki verimi, katılımcıların bakış açısından incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Projeleri, Leonardo da Vinci Projeleri, Mesleki ve Teknik Eğitim, Odak Grup, Staj, Ulusal Ajans
Mesleki müzik eğitiminde caz müziğinin flüt eğitiminde kullanılma durumu
Bu araştırmada mesleki müzik eğitimi kapsamında gerçekleştirilen flüt eğitimi sürecinde caz müziğinin kullanılabilme durumunun ve öğrencilerin teknik ve müzikal kazanımlarına katkısının öğretim elemanı görüşleri ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda görev yapan 16 flüt öğretim elemanı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu ile görüşme yapılmıştır. Görüşme sorularından elde edilen verilerin analizi sonucunda 7 tema ve 47 koda ulaşılmıştır. Ulaşılan temalar ve kodlar doğrultusunda caz müziğinin mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda konservatuvar düzeyinde eğitim için uygun olduğu, caz müziği başlangıç seviyesinin mesleki flüt eğitiminde ve farklı müzik türleri hakkında bilgi sahibi olabilmek için kullanabileceği; repertuvar çeşitliliğine, teknik kazanıma işitme eğitimine ve doğaçlama yeteneğine katkı sağladığı ve öğrencilerin ilgisini çektiği belirlenmiştir. Ayrıca armonik yapı zorluğu, farklı seviyelere yönelik metot eksikliği, öğretim elemanı bilgi eksikliği, ders öğretim programında yer almama ve flüt başlangıç seviyesi için caz müziğinin erken olma nedenleri ile mesleki flüt eğitiminde caz müziğinin kullanılamadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte flüt eğitimine yönelik caz müziği literatürünün sayısal olarak yetersiz olduğu, öğretim elemanlarının caz müziği bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu ve mesleki flüt eğitiminde bu türe yeterli düzeyde yer verilmediği belirlenmiştir. Ayrıca mesleki müzik eğitimi kapsamında caz müziğinin kullanılmasının öğrencinin teknik- müzikal- doğaçlama becerisine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Zenginleştirilmiş ve etkileşim temelli etkinliklerin öğretmenlik uygulamalarına yönelik etkilerinin incelenmesi
Türkiye'de öğretmenlik uygulamaları, lisans öğretiminin son yılında görülen Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması dersleri ile yürütülmektedir. 1997 yılında yapılan köklü değişiklikler ve 2007 yılında gerçekleştirilen bazı düzenlemelerle birlikte öğretmenlik uygulamalarına belirli bir düzen getirilmiş olup, uygulamaların süresi ise arttırılmıştır. Bu çalışmada, sınıf öğretmeni adaylarına mesleğin hem fiziki, bilişsel, yönünü hem de görünmeyen, duyuşsal boyutunu kazandırabilmek ve Öğretmenlik Uygulaması dersini daha etkin bir hale getirebilmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, mevcut öğretmenlik uygulamalarındaki kazanımlar da dikkate alınarak bunlara ilaveten 11 tane zenginleştirilmiş ve etkileşim temelli etkinlikleri kapsayan 9 haftalık bir program uygulanmıştır. Çalışma nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma modelle gerçekleştirilmiş olup, bir durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırma Uşak Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümü son sınıf öğretmen adaylarından oluşan bir grubu kapsamaktadır (n=9). Çalışmada nicel veri toplama kaynağı olarak Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeği ve Öğretmen yeterliklerini belirleme ölçeği kullanılmıştır. Nitel veri toplama araçları olarak ise, odak grup görüşmesi, görüşme, ders-etkinlik-video kayıtları, haftalık raporlar, değerlendirme raporları ve araştırmacı tarafından geliştirilen ders gözlem tespit formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre; geliştirilen zenginleştirilmiş ve etkileşim temelli etkinliklerin öğretmen adaylarının mesleğe yönelik tutumlarını olumlu yönde arttırdığı ve öğretmen yeterliliklerinin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir. Nitel verilerden elde edilen sonuçlara göre ise; geliştirilen etkinliklerin öğretmen adaylarının mesleki aidiyet kazanımlarına, kendilerini öğretmen gibi hissetmelerine, sorumluluk bilincinin oluşmasına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca uygulanan etkinliklerin öğretmen adayları boyutunda, öğreneni/öğrenciyi tanımaya, veli fobisinin kırılmasına, mesleki boyutta duyuşsal özelliklerin kazanılmasına, öğretim stili inşasına, değerlendirme algısının şekillenmesine, etkili öğretmenlik becerileri kazanımına, sıradışı öğretmen becerileri edinimine katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Aday öğretmenler, öğretmen yetiştirme, öğretmenlik uygulama dersi, sınıf öğretmenliği, zenginleştirilmiş model
Mesleki ortaöğretimde yaygınlık ve kalkınma ilişkisi: Türkiye uygulaması
Küreselleşme süreciyle birlikte dünyada, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda birçok değişiklikler yaşanmış ve teknolojideki hızlı değişim sonucu nitelikli işgücüne olan talep artırmıştır. Ülkelerin kalkınmasında büyük rol oynayan nitelikli işgücünün yetiştirilmesi ise eğitim, özellikle de mesleki eğitime bağlıdır. Bundan dolayı Türkiye'de mesleki eğitimin yeni baştan değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, 1975-2011 dönemi için Türkiye'de mesleki ortaöğretim ile kalkınma düzeyi arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmada bağımlı değişken olarak GSYİH, bağımsız değişken olarak ise ilköğretim, genel ortaöğretim, mesleki ortaöğretim, yükseköğretim öğrenci sayıları ve eğitim harcamalarını temsilen bütçeden Milli Eğitim Bakanlığına ayrılan pay alınmıştır. Çalışmada Türkiye'de mesleki eğitim ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki olup olmadığı Granger nedensellik testi ve regresyon analizi yardımıyla araştırılmıştır. Ekonometrik analizlere göre, mesleki ortaöğretim, GSYİH'nın nedeni çıkmıştır. Dolayısıyla mesleki ortaöğretimin Türkiye'nin gelişmişlik düzeyine katkı sağladığı belirlenmiştir. Yapılan çalışmanın ampirik sonuçları, öğrenci sayılarından hareketle eğitime yapılan yatırımların uzun dönemde ülkenin gelişmişlik düzeyi ile ilişkisinin olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca çalışmanın içeriğine yönelik olarak regresyon analizinden elde edilen verilere göre mesleki ortaöğretimde meydana gelen % 1'lik artış GSYİH'yı yaklaşık % 0.528729 oranında arttırdığı tespit edilmiştir. Yapılan ekonometrik analiz sonucu, Türkiye'de mesleki ortaöğretim ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Beşeri Sermaye, Mesleki Eğitim, İktisadi Kalkınma
Toplam kalite yönetiminin mesleki eğitim kurumlarına uygulanması: Kütahya Atatürk Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi örneği
ÖZET Eğitimin bir sorun jıımağı haline geldiği ülkemizde mesleki ve teknik eğitim konusundada önemli sorunlar yaşanmaktadır. Mesleki ve teknik öğretim okullarının çeşitlenerek sayılarının artması bu okulları, ellerindeki kaynakları daha verimli kullanmaya ve yeni müfredat programları geliştirmeye zorlamaktadır. Bu araştırmada toplam kalite yönetimi kültürünün bir parçası olan sürekli iyileştirme çalışmalarının mesleki ve teknik eğitim kurumlarındaki öğrencilerin başarılarını arttırıcı etkisi incelenmeye çalışılmıştır. İlk dört bölümde literatür taraması yapılarak toplam kalite yönetimi, kalite çemberleri, kalite çemberlerinde kullanılan araç ve teknikler, mesleki ve teknik eğitim ile ülkemizde mevcut durumu anlatılmıştır. Beşinci bölümde ise Atatürk Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi'nde kalite çemberleri kurularak, bir dönem boyunca uygulanan sürekli iyileştirme çalışmalarının sonuçları ortaya konmuş ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu çalışmalarda öğretmen ve öğrencilerle beyin fırtınası tekniğinin kullanıldığı toplantılar yapılarak öğrenci başarısını etkileyen faktörler araştırılmıştır. Elde edilen veriler pareto analizi, histogram ve balık kılçığı teknikleri kullanılarak incelenmiş, temelde dört faktörün etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bunlar program, ödev, sınıf ortamı ve öğretmen olarak sıralanmıştır. Bu dört faktör alt maddelere ayrılmış ve her biri üzerinde sürekli iyileştirme çalışmaları yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda örneklem olarak seçilen sınıfta ders başarısının artarak yıl sonu itibariyle tüm derslerde başarı oranının %100 olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerde motivasyonunun arttığı, benim okulum bilincinin oluştuğu ve sorumluluk alma. azim, kararlılık, sabırlı olma gibi kişisel özelliklerinde geliştiği gözlenmiştir. Okul genelinde yapılacak benzeri toplam kalite çalışmaları ile genel başarı arttırılabilecek ve daha kaliteli,daha çağdaş bir eğitim ortamı oluşturulabilecektir. Önemli olan toplam kalite yönetiminin gerekliliğine ve başarılı olabileceğine inanmış, gönüllü insanlardan oluşan, kendini yenileyebilen, dinamik bir okul organizasyonu oluşturabilmektir.
Türkiye'de mesleki tekinik eğitim, Meslek Yüksekokullarına sınavsız geçiş projesi ve Kütahya Meslek Yüksekokulunda bir uygulama
ÖZET Dünyada, her konu ve alanda olduğu gibi bilim ve teknolojide oluşan çok hızlı gelişmeler küresel bilgi toplumunun oluşmasına hızlandırmıştır. Bu gelişmelerin paralelinde Türkiye'de teknolojiyi kullanabilecek nitelikli insan gücü gereksinimi ortaya çıkmış ve bu gereksinimin karşılanabilmesi için orta ve yükseköğretimde Mesleki Teknik Eğitim 'in (M.T.E.) yaygınlaştırılması çalışmalarına başlanılmıştır. Yükseköğretim bünyesi içerisinde M.T.E. yaygınlaştırılması önlisans eğitim programlan ile gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunun için 10 Temmuz 2001 'de 4702 Sayılı Kanun T.B.M.M.'den geçirilmiş ve 24458 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak Meslek Yüksekokullarına Sınavsız Geçiş (M.S.G.) Projesinin ilk adımlan atılmıştır. Bu proje kapsamında 2002-2003 Eğitim-Öğretim yılında öğrenci alımına başlanılmıştır. Bu proje ile dört yıllık fakülteler önündeki yığılmaların da azaltılması amaçlanmıştır. M.S.G. Projesinden yararlanarak gelen ve orta öğretimin devamını okuyan öğrencilerin sınavla gelen öğrencilere göre hem teorik hem de uygulamalı derslerde başarılı olamadıkları görülmektedir. Bu uygulamadan doğan sorunların ve olumsuzlukların giderilebilmesi için M.Y.O.'na gelecek olan öğrencilerin belirli bir elemeden geçirildikten sonra bu okullara yerleştirmenin yapılması uygun olacaktır. Bu amaçla çalışmamızda M.T.E. ile ilgili kuramsal bilgiler verilerek M.S.G. Projesinin uygulanması ve sorunla rı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla çalışmamızın birinci bölümünde; M.T.E.'in önemi, genel kavranılan ile Avrupa Birliği, Amerika ve Japonya 'daki uygulamaları üzerinde durulmuş ve karşılaştırmlalar yapılmış, ikinci bölümde; Türkiye'deki M.T.E.'in tarihsel gelişimi, amaçlan, ilkeleri, önemi, orta öğretim ve yüksek öğretimdeki yapılanma sistemi, üçüncü bölümde; Türkiye'deki M.T.E.de yeniden yapılanmayı gerektiren nedenler, amaçlar, ilkeler, yeni yönelimler ile M.S.G. Projesi, dördüncü bölümde ise; Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Meslek Yüksekokulu'nda 500 öğrenci ile yapılan anketin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bulgular verilmiştir.
Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmenlerin hizmetiçi eğitim uygulamalarının karşılaştırılması
Bu araştırmanın genel amacı Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmenlerin hizmetiçi eğitim uygulamalarının benzerlik ve farklılıklarını ortaya koyarak karşılaştırmak ve bu bağlamda somut öneriler getirmektir. Çalışma, öncelikle Türkiye ve Azerbaycan'da öğretmen yetiştirilmesi ve hizmetiçi eğitime kronolojik çerçevede bakış açısı getirmekte ve amaç doğrultusunda her iki ülkede hizmetiçi eğitim kurumlarının hizmetiçi eğitim programlarının gereksinimlerini karşılaması için yapılan etkinlikleri ve etkinliklerin öğretmenlere kariyer açısından neler kattığını sorgulamaktadır. Kronolojik bakışla birlikte, özellikle son 5 yılda yapılan uygulamalar ve bu uygulamaların öğretmenlere kariyer olarak katkısını araştırmakta ve 3 Azerbaycanlı ve 3 Türk (toplam 6) akademisyenle yüzyüze görüşerek mülakat yapılarak Türkiye ve Azerbaycan'daki öğretmen yetiştirilmesi ve hizmetiçi eğitimi konu edinmektedir. Araştırma verileri literatür taraması ve 6 akademisyenle nitel araştırma tekniklerinden biri olan mulakatla elde edilmiştir. Sonuç olarak her iki ülke üzerinde yapılan literatür taraması ve her ülkenin akademisyenlerinin hizmetiçi eğitim ile ilgili fikirleri öğretmenlerin çağın gelişme ve yenileşmesine ayakuydura bilmesi için yetersiz kaldığı ve bu merkezlerin yenilikleri takip ederek eğitimler hazırlaması gerektiği kanısına varılmıştır. Literatür taraması sonuçlarında 5 senede yapılmış olan hizmetiçi eğitim programlarının konuları, hizmetiçi eğitim programlarına ayrılmış bütçe ve bu programlara katılmış olan öğretmen sayısı tablolaştırılmış şekilde sunulmaktadır. Ayrıca literatür taraması sonucu olarak, hizmetiçi eğitim programları sonrasında bu eğitimleri almış olmak öğretmenlere kariyer olarak ne gibi özellik sağladığı da ayrı-ayrı ülkelere göre belirtilmiştir. Akademisyenlerden alınan mülakatın sonuçlarında ise her iki ülkede hizmetiçi eğitimler düzenlenirken öğretmenlerin ihtiyaç duydukları ve onların talep etdikleri konular göz önüne alınması ve yapılan eğitimlerin uzman kadrolar yani bu alanda yeterli bilgi ve eğitime sahip olan öğretmenler tarafından düzenlenmesi ile ilgili ortak görüşler görülmektedir. Eğitim sonrasının öğretmenlerde olumlu izler bırakması, uygulama ağırlıklı, gönüllülük ve ihtiyaç odaklı eğitimler düzenlenmesi yönünde ortak fikirler belirtilmiştir. Genel olarak ise, her iki ülke akademisyenleri ait oldukları ülkelerde yapılan hizmetiçi eğitim programlarından memnun değillerdir.
COVID-19 pandemi döneminde mesleki eğitimde karşılaşılan zorluklara ilişkin bir durum çalışması
Bu araştırma, pandemi sürecinde mesleki ve teknik eğitim kurumlarının yaşadığı zorlukları ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili merkez ilçesinde yer alan bir mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumunda görev yapan 5 Kültür Dersi ve 4 Meslek Dersi olmak üzere 9 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Ortaya çıkan araştırma bulgularına göre, beceri temelli derslerin işlenmesinde uzaktan eğitimin yetersiz kaldığı, öğrencilerin büyük kısmının uzaktan eğitim derslerine katılmadığı tespit edilmiştir. Öğrenci kaynaklı sorunların yanında öğretmen ve veli kaynaklı sorunların eğitim sürecini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Veli kaynaklı sorunların temel olarak velilerin eğitim sistemine dahil olmaması ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen kaynaklı sorunların ise düşük hazırbulunuşluk, pandemi sürecine bağlı olarak ortaya çıkan korku, kaygı ve deneyimsizlik ile ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre EBA uygulaması olmak üzere uzaktan eğitim sistemlerinin alt yapı ve içerik olarak geliştirilmesinin, uzaktan eğitim sürecinde her öğrencinin sisteme dahil olmasına yönelik yatırımların uzaktan eğitim sistemini geliştireceği sonucuna ulaşılmıştır.
Adana ili Seyhan ilçesi çıraklık eğitim programlarının değerlendirilmesi
Bu araştırmada, 3308 sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu hükümlerine göre uygulanmakta olan Adana ili Seyhan ilçesindeki çıraklık eğitim programlarının Öğrenci, Öğretmen ve Usta öğretici (İşveren) görüşlerine dayanılarak değerlendirilmesi ve öğrencilerin en son mezun oldukları okul, yaşları, cinsiyetleri, sosyo ekonomik düzeyleri ve Adana'daki ikamet süreleri açısından Çıraklık Eğitimi Merkezlerinde verilen teorik eğitimdeki başarıları arasında farkların olup olmadığını sınamaktır. Araştırma genel tarama türünde betimsel bir alan araştırması şeklinde yapılmıştır. Araştırmada Çıraklık Eğitimi programı hakkında 3 gruptan (öğrenci, öğretmen ve usta öğretici) yansız (random) örneklem yoluyla veriler toplanmıştır. Tek yönlü varyans analizi ( one way ANOVA) sonuçlarına göre; 1- Öğrencilerin yaşları, sosyo ekonomik düzeyleri, Adana' daki ikamet süreleri iie teorik eğitimdeki başarıları arasında anlamlı bir farklılık görülmemesine karşın, 2- öğrencilerin cinsiyetleri ve en son mezun oldukları okul ile teorik eğitimdeki başarıları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür.IV 3- Bayan Berberliği ve Oto Motor Tamirciliği meslek dallarında uygulanan eğitim programları hakkında öğrenci, ve usta öğretici görüşleri arasında benzeşiklik olduğu halde, öğretmenlerin görüşleri farklılık göstermektedir. -i- Öğrenci ve usta öğreticilerin uygulanan programlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimelenÇıraklık ve Mesleki Eğitim, Aday Çırak, Çırak, Usta, Usta Öğretici, Beceri Eğitimi, Teorik Eğitim, Koordinatör.