Organizational behavior
116 theses under this subject heading
Sağlık çalışanlarında psikolojik sağlamlık, stresle başa çıkma tarzları, iş ve yaşam tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesi
Giriş ve Amaç: Sağlık hizmeti sunumuyla birey ve toplum sağlığına katkı sağlayan sağlık çalışanları hem sağlık kurumlarının hem de bir ülkenin önemli beşerî kaynaklarıdır. Bu nedenle iş tatmini ve yaşam tatminine etki eden unsurların belirlenmesi önemlidir. Bu çalışmada, sağlık çalışanlarında psikolojik sağlamlık, stresle başa çıkma tarzları, iş tatmini ve yaşam tatmini değişkenleri arasındaki nedensellik ilişkilerinin belirlenmesi ve ilgili değişkenlerde sosyo-demografik özelliklere göre farklılık olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma evreni, Edirne il merkezindeki üniversite, devlet ve özel hastanelerde görevli sağlık çalışanlarından oluşmaktadır ve toplamda 2872 kişiyi kapsamaktadır. Kurum personel sayıları ve meslek dağılımları baz alınarak tabakalı örnekleme yöntemi uygulanmıştır. Araştırma verileri, anket form aracılığıyla toplanmıştır. Anket form, sosyo-demografik özelliklere yönelik sorular ile Psikolojik sağlamlık, Stresle başa çıkma tarzları, İş tatmini ve Yaşam tatmini ölçeklerinden oluşmaktadır. Stresle başa çıkma tarzları; kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, sosyal desteğe başvurma, boyun eğici yaklaşım ve çaresiz yaklaşım olmak üzere 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Diğer ölçekler ise tek boyutludur. Anket uygulaması, Haziran 2022'de başlamış, Aralık 2022'de ise son bulmuştur. Bulgular: Çalışmada ulaşılan sonuçlara göre, 41-50 yaş aralığındaki katılımcıların psikolojik sağlamlık, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, iş tatmini ve yaşam tatmini düzeyi 26-30 yaş aralığındaki katılımcılardan daha yüksektir (p<0,05). Erkeklerin psikolojik sağlamlık düzeyi, kadınların ise sosyal desteğe başvurma ve yaşam tatmin düzeyi daha yüksektir (p<0,05). Hekimlerin kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve iş tatmin düzeyi, hemşire ve diğerlerinden daha düşükken, boyun eğici ve çaresiz yaklaşım düzeyleri daha yüksektir (p<0,05). Sektörde toplam çalışma süresi 31-40 yıl arası olanlar en yüksek psikolojik sağlamlık, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve iş tatmin düzeyine sahip olanlardır. Üniversite hastanesi çalışanlarının, psikolojik sağlamlık ve kendine güvenli yaklaşım düzeyleri, devlet ve özel hastane çalışanlarından; iyimser yaklaşım, iş tatmini ve yaşam tatmini düzeyleri ise devlet hastanesi çalışanlarından daha düşüktür (p<0,05). Diğer birimlerde çalışanların iş tatmin düzeyi, acil, yoğun bakım, servis ve poliklinikte çalışanlardan daha düşüktür (p<0,05). Yaşam tatminine, psikolojik sağlamlık, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım pozitif yönde (p<0,05); boyun eğici yaklaşım ve çaresiz yaklaşım ise negatif yönde (p<0,05) etki etmektedir. İş tatminine, kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım, sosyal desteğe başvurma pozitif yönde (p<0,05), boyun eğici yaklaşım ise negatif yönde (p<0,05) etki etmektedir. İyimser yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım psikolojik sağlamlık ile yaşam tatmini ilişkisinde kısmi aracılık sağlamaktadır (p<0,05). Kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve boyun eğici yaklaşım ise psikolojik sağlamlıkla iş tatmini ilişkisinde tam aracılık sağlamaktadır (p<0,05). Sonuç: Sağlık çalışanlarında yüksek psikolojik sağlamlık düzeyi ve problem odaklı başa çıkma tarzları kullanımı, iş tatmini ve yaşam tatminine pozitif yönde etki eden unsurlardır. Psikolojik sağlamlık ve stresle etkili başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Örgütlerde yaşanan romantik ilişkiler: Örgütsel davranışlar üzerindeki etkisine yönelik algılar üzerine bir araştırma
Bu tez çalışması, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler sonucunda ortaya çıkan davranış değişikliklerine yönelik algıları araştırmaktadır. Değişikliği incelenen davranışlar iş performansı, iş doyumu, motivasyon ve örgütsel bağlılıktır. Bu amaçla aşkın temeli olan bağlanma kuramı, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler, konuyla ilgili kuramlar, işyerinde yaşanan romantik ilişkilerin sonuçları açıklanmıştır. Çalışma kapsamında veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Katılımcıların bir kısmı anketi online (çevrimiçi) doldurmuş, bir kısmı ise formları elden teslim etmiştir. Ankara, Kırklareli, İstanbul ve Bursa'da yaşayan, özel ve kamu sektörünün farklı bölümlerinde çalışan, yaşları 15-64 arasında değişen 229 katılımcıdan toplanan verilere faktör analizi uygulanmıştır. Uygulanan faktör analizi ile kadın ve erkekte işyerinde yaşanan romantik ilişki sonucunda ortaya çıkan davranışlar "olumlu", "olumlu olmayan", "kayırmacı", "iletişimi artırmaya yönelik" ve "diğer çalışanlardan tepki davranışları almak" olmak üzere beş temel faktör altında toplanmıştır. Ardından her bir algıyı açıklamak üzere çeşitli demografik değişkenlerle oluşturulan regresyon denklemlerinden beklenen açıklayıcılık elde edilememiştir. Bu durumun ortaya çıkmasında kontrol edilemeyen değişkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Kurumsal eğitim veren eğitmenlerde girişimci kişilik ile işkoliklik ilişkisi
Günümüz rekabet koşulları bireylerin daha fazla çalışmasını gerektirmekte; diğer taraftan bireylerin kişilik özellikleri iş hayatında farklı bakış açısı ve davranışlara neden olmaktadır. İşine son derece bağlı olma ve ara vermeden sürekli çalışma durumu aşırı çalışma olarak ifade edilmektedir. Bu durum kişinin sağlığını, mutluluğunu ve diğer kişilerle olan ilişkilerini negatif yönde etkileyecek düzeyde aşırı ve kontrol edilemez bir gereksinim olarak ortaya çıkmaktadır. İşkoliklik bazı bilim insanlarına göre hem birey için hem de örgüt için olumlu bir davranış olarak görülürken, bazı bilim insanlarına göre psikolojik bir rahatsızlıktır. Girişimci bireyler yenilikçi, risk alan, değişim odaklı, fırsatlara odaklanmış ve yaratıcı olarak ifade edilmektedir. Bunların yanında girişimcilerin kişilik özelliklerine bağlı olarak, gelişmiş iletişim becerisi, değişime açık olma, yüksek başarı isteği ve kararlı olma gibi özellikler de yer almaktadır. Bu özellikler bireyin finansal başarı sağlamak ve itibar sahibi olmak için kendini işe adamasına yol açmaktadır. Araştırmanın amacı; kurumsal eğitim veren eğitmenlerde işkoliklik ve girişimci kişilik ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini İstanbul çerçevesinde çeşitli üniversite ve danışmanlık firmalarında kurumsal eğitim veren 500 eğitmen oluşturmaktadır. Örneklemin en önemli özelliği hem sektör tecrübesi hem de akademisyenlik yanı olan kişilerden oluşmasıdır. Araştırma sonucunda işkoliklik ile girişimci kişilik arasında istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Buna göre; İşkolik olan bireylerde girişimci kişilik özellikleri normal bireylere göre daha fazladır. Diğer taraftan; girişimcilik ile aşırı çalışma arasında pozitif yönlü zayıf kuvvetli ve girişimcilik ile kompulsif çalışma arasında pozitif yönlü zayıf kuvvetli ilişki bulunmaktadır.
İş özerkliği, kariyer, sinizm, performans ve akıllı sadelik arasındaki ilişkiler ve bir araştırma
Günümüz dünyasının rekabetçi ortamı, işletmeleri iş özerkliği, kariyer, sinizm, performans ve akıllı sadelik gibi örgütsel davranış değişkenlerini araştırmaya sevk etmektedir. Bu örgütsel davranış değişkenleri tez araştırmasında ele alınıp araştırılmıştır. Tez çalışmasının birinci bölümünde, örgütsel davranış değişkenlerine yer verildi. Bu kapsamda literatür araştırması yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünde bir anket araştırmasına yer verilmiştir. Anket çalışması İstanbul Avrupa Bölgesinde sağlık çalışanlarına kolayda örneklem yoluyla yapılmıştır. Elde edilen veriler Spss ve Amos programları kullanılarak yorumlamaya tabi tutulmuştur. Sonuç bölümünde, anket sonuçlarından yola çıkarak daha önceden kurgulanan hipotezler doğrulanmış ve bu değişkenler arasındaki ilişkiler ortaya konulmuştur.
Örgütsel dayanıklılık kapasitesi, yeşil yenilik, algılanan yeşil örgütsel davranış, çevresel belirsizlik ve sürdürülebilirlik performansı arasındaki ilişkiler
Firmaların sürdürülebilirlik performansı onların varlıklarını devam ettirebilmelerinin yanı sıra gezegenin makro boyuttaki sorunları aşabilmesi, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya için de kilit bir rol oynamaktadır. Özellikle 1970 ve sonrasındaki yıllar, dünya genelinde politikalarda yaşanan değişimler, artan rekabet ile insan, çevre, kalkınma ve ekonomi konularının dengeli yönetilmesi üzerinde tartışmaların hız kazandığı yıllardır. Zor koşullar altında bazı örgütlerin diğerlerinden daha güçlü olması, zorluklarla başa çıkabilme yetenekleri, daha önce yaşanan benzer zorluktaki olayların yeni olayları çözme becerilerine olan katkısı gibi konular artık daha sık irdelenmektedir. Bu çerçevede belirsizliklerin yoğun olduğu bu yeni düzende firmaların sürdürülebilirliği sağlayabilmelerinde; yeşil yenilik faaliyetlerinde bulunmaları, çevreci davranışlar göstermeleri, dayanıklılık kapasiteleri önem kazanmaktadır. Bu çalışma, literatürde daha önceki çalışmalarda araştırılmayan birkaç boşluğu doldurmaktadır. Çalışma ile örgütsel dayanıklılık kapasitesi ve algılanan yeşil örgütsel davranışın yeşil yenilik ve sürdürülebilirlik performansı üzerindeki etkisinin yanı sıra yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansı üzerideki etkisi araştırılmıştır. Ayrıca yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansı ile olan ilişkisinde ve örgütsel dayanıklılık kapasitesinin yeşil yenilik ile olan ilişkisinde çevresel belirsizliğin moderatör etkisi incelenmiştir. Araştırma 2020 yılı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500 ve İSO İkinci 500) listesinde yer alan firmalarda çalışan yöneticilerin katılımıyla ve anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Nihai örneklem 430 yöneticiyi içermektedir. Verilerin analizinde SPSS 26 ve AMOS 24 yazılım programları kullanılmıştır. Araştırma ile i) örgütsel dayanıklılık kapasitesinin yeşil yeniliği pozitif bir şekilde etkilediği, ii) algılanan yeşil örgütsel davranışın yeşil yeniliği pozitif bir şekilde etkilediği, iii) yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansını pozitif bir şekilde etkilediği, iv) örgütsel dayanıklılık kapasitesinin sürdürülebilirlik performansını pozitif bir şekilde etkilediği, v) algılanan yeşil örgütsel davranışın sürdürülebilirlik performansını pozitif bir şekilde etkilediği, vi) çevresel belirsizliğin yeşil yenilik ile sürdürülebilirlik performansı arasındaki ilişkide moderatör değişken etkisine sahip olduğu ve vii) çevresel belirsizliğin örgütsel dayanıklılık kapasitesi ile yeşil yenilik arasındaki ilişkide moderatör değişken etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Dayanıklılık Kapasitesi, Yeşil Yenilik, Algılanan Yeşil Örgütsel Davranış, Çevresel Belirsizlik, Sürdürülebilirlik Performansı, İSO 500.
Çalışanların örgütsel bağlılık algılarının iş tatmini üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı çalışanların örgütsel bağlılık ve iş tatmini algıları arasındaki ilişkinin incelenerek örgütsel bağlılığın iş tatmini üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırma Covid-19 sürecinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini İstanbul İl'inde yaşayan katılımcılar oluşturmaktadır. Araştırmada %95 güven düzeyini sağlamak adına kolayda örneklem yöntemi ile en az 384 kişiye ulaşılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda araştırmaya 422 kişi katılım göstermiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formu demografik özelliklere yönelik sorulardan, Örgütsel Bağlılık Ölçeği'nden ve Minnesota İş Doyum Ölçeği'nden oluşmaktadır. Araştırmada veri analizi SPSS 21 paket programında yapılmıştır. Örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişki Pearson Korelasyon testi ile incelenmiştir. Test sonuçlarına göre tüm alt boyutlar ve ölçekler arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Katılımcıların örgütsel bağlılık ve iş tatmini algıları arasında pozitif yönlü ilişki belirlenmiştir. Regresyon analizi sonuçları incelendiğinde Duygusal Bağlılık, Devam Bağlılığı ve Örgütsel Bağlılık algılarının içsel, dışsal tatmin ve genel tatmin algısını anlamlı ve pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir.
Üretkenlik karşıtı iş davranışlarının nedensel akıl yürütme yaklaşımı çerçevesinde incelenmesi: Bilişsel çarpıtmaların düzenleyici rolü
Üretkenlik karşıtı iş davranışları son yıllarda araştırmacıların dikkatini çeken konulardan biridir. İş yerinde bireyler tarafından sergilenen örgütün ve paydaşlarının iyilik halini zedeleyen davranışların tamamı üretkenlik karşıtı iş davranışları olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada amaç; üretkenlik karşıtı iş davranışlarının öncüllerini, nedensel akıl yürütme yaklaşımı çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. Örgütsel adalet algısının zedelenmesi karşısında çalışanların yapacakları nedensel yüklemenin türü üzerinde bilişsel çarpıtmaların düzenleyici bir rol oynayıp oynamayacağı ve çalışanların yaptıkları nedensel yükleme türünün üretkenlik karşıtı iş davranışı türünü yordayıp yordamadığı bu araştırmanın soruları olarak belirlenmiştir. Araştırma, bir ön çalışma ve ana çalışmadan oluşmaktadır. Ön çalışmada "Counter Productive Work Behaviour Scale" adlı ölçeğin ve "Workplace Explanatory Style Questionnaire" adlı ölçeğin Türkçe geçerlik güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda iki ölçeğin de çalışmada kullanılmak üzere geçerli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Yürütülen ön çalışmanın ardından ana çalışmaya geçilmiş, Ankara'da iş yaşamını sürdüren hemşirelerden oluşan 248 gönüllü katılımcıya ulaşılmıştır. Elde edilen veriler korelasyon analizi ve düzenleyici aracı etki analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda bilişsel çarpıtmaların düzenleyicilik etkisi saptanamamış ve nedensel yükleme türünün üretkenlik karşıtı iş davranışlarının türünü yordama etkisi tespit edilmemiştir. Ancak bilişsel çarpıtmaların yükleme yanlılıkları üzerinde anlamlı etkisi olduğu bulunmuş, elde edilen veriler ışığında araştırma bulguları tartışılmış ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Üretkenlik karşıtı iş davranışı, nedensel akıl yürütme yaklaşımı, örgütsel adalet, bilişsel çarpıtmalar, hemşireler.
Turkey's anti-dumping policy and its impact on firms' behaviors
Dumping is a well-known concept in international economics and has significant consequences on trade patterns and firm imports behavior. The study attempts to make a coherent and comprehensive evaluation of Turkish anti-dumping policy and focuses on empirical aspects with special emphasis on firm behavior under different circumstances. The first chapter is a summary and introduction of basic concepts, historical developments, institutional framework, application procedures and stylized facts of anti-dumping policies. The second chapter explains the determinants of anti-dumping investigations in Turkey, which is one of the most frequent users of such investigations in the world. Additionally, rising global protectionism after 2012 stimulated the implementation of new measures in many countries. Most notable of such measures is the extensive use of Additional Customs Duty in Turkey. The study examines this policy tool for the first time in the literature among anti-dumping determinants. Negative binomial regression models used for 1989-2019 period to illustrate different variables such as retaliation motives, deterioration in trade deficit, productivity of the manufacturing sector and real GDP growth as important factors affecting investigations. The findings indicate that certain protectionist motives matter more in Turkish anti-dumping policy rather than unfair competition dynamics. The last chapter examines the impacts of different stages of anti-dumping investigations over steel industry by using intervention analysis. Turkey is among the major global actors in steel products, and steel imports have always been most important targets of Turkish anti-dumping policy. The study investigates the impacts of different actions of anti-dumping investigations over firms' import decisions in this industry. Different stages of selected investigations are analyzed, and intervention analysis is used for 2009-2021 period. The findings indicate that certain interventions have considerable signaling effects over firms' import decisions.
Örgütsel sapma ve nezaketsizlik davranışları ilişkisinde işyerinde dışlanmanın aracı rolü: Sağlık kurumlarında bir araştırma
Örgütler için bünyesinde yer alan insan kaynaklarının önemi büyüktür. Örgüt içinde çalışanların bir arada uyum içinde çalışması, istenen ancak her zaman mümkün olmayan bir durumdur. Örgütlerde bireylerarası anlaşmazlıklar, örgütsel ve bireysel bazı özellikler gibi çeşitli nedenlerden çalışanlar örgüt içinde istenmeyen davranışlar sergileyebilirler. Örgütsel sapma, işyeri nezaketsizliği ve işyerinde dışlanma bu istenmeyen davranışlardan bazılarıdır. Örgütsel sapma örgüt normlarının ihlali olarak tanımlanırken işyeri nezaketsizliği, belli bir amaç doğrultusunda zarar verme niyeti belirsiz olan düşük yoğunluklu sapma davranışları olarak tanımlanır. İşyerinde dışlanma ise bireyin iş arkadaşları tarafından sistematik bir şekilde yok sayılmasıdır. Araştırmanın amacı; örgütsel sapma ve nezaketsizlik davranışları ilişkisinde işyerinde dışlanmanın aracı rolünün incelenmesidir. Bu amaçla Muş Devlet Hastanesi'nde görev yapan 298 hastane çalışanı araştırmada yer almıştır. Verilerin toplanmasında Örgütsel Sapma Davranışları Ölçeği, İşyeri Nezaketsizliği Ölçeği ve İşyerinde Dışlanma Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Kruskal-Wallis Testi, Mann Whitney U Testi, Spearman Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonunda örgütsel sapma ve alt boyutları ile işyeri nezaketsizliği arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel sapma ve alt boyutları ile işyerinde dışlanma arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmada işyerinde dışlanma ile işyeri nezaketsizliği arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca örgütsel sapma ve işyeri nezaketsizliği ilişkisinde işyerinde dışlanmanın kısmi aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Bulgulara göre örgütsel sapma, işyeri nezaketsizliği ve işyerinde dışlanmanın katılımcıların tanımlayıcı özelliklerine göre istatistiksel açıdan farklılık göstermediği ortaya konmuştur.
Pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilimin örgütsel davranışa etkisi
Bu çalışmanın amacı, Gençlik ve Spor Bakanlığı merkez teşkilatı personelinin pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilim düzeyinin örgütsel davranışa etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda görevlerini sürdürmekte olan 187'si (%64.9) kadın, 101'i (%35.1) erkek toplam 288 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi toplama formu ile Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği, Empati Düzeyi Belirleme Ölçeği ve Pozitif Örgütsel Davranış Ölçeği ve kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde; betimsel istatistiklerin yanı sıra bağımlı ve bağımsız değişkenlerin cinsiyet ile medeni durum değişkenlerine göre karşılaştırılması için T-testi; eğitim durumu, çalışma statüsü ve gelir algısı değişkenlerine göre karşılaştırılması için de One-Way ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada yer alan değişkenler arası ilişkinin belirlenebilmesi için Pearson Korelasyon testinden; bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirleyebilmek için de Çoklu Regresyon Analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçları dikkate alındığında katılımcıların pozitif psikolojik sermaye, empatik eğilim ve örgütsel davranış düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu ifade edilebilir. Ek olarak, katılımcıların empati düzeyinin çalışma statüsü ve gelir düzeyi değişkenlerine göre, pozitif psikolojik sermayelerinin ise medeni durum değişkenine göre ve örgütsel davranışlarının eğitim durumu değişkenine göre istatistiksel açıdan farklılaştığı tespit edilmiştir. Son olarak, katılımcıların pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilimlerinin örgütsel davranış özelliğini %60.4 düzeyinde yordadığı tespit edilmiştir.
Otantik liderlik ile iş tatmini ilişkisinde örgütsel güvenin aracılık rolü
Araştırmanın amacı, otantik liderlik ile iş tatmini ilişkisinde örgütsel güvenin aracılık rolünün incelenmesidir. Veriler, Osmaniye ilindeki kamu çalışanlarından, kolayda örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılarak anket yolu ile toplanmıştır. Araştırmada keşfedici faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, bağımsız örneklem t-testi, Pearson korelasyon analizi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), basit doğrusal regresyon analizi, hiyerarşik regresyon analizi ve Sobel analizi kullanılmıştır. Bulgular, otantik liderlik, örgütsel güven ve iş tatminin istatistiki olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki içerisinde olduğunu göstermektedir. Analiz neticesinde otantik liderlik ile iş tatmini ilişkisinde örgütsel güvenin aracılık rolü olmadığı tespit edilmiştir.
Dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkilerinde cinsiyetin düzenleyici rolü: Kamu çalışanları üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, kamu çalışanlarının dijitalleşme algıları, iş tatmini ve motivasyon arasındaki ilişkileri incelemek ve dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici rolünü belirlemektir. Araştırmanın tasarımı, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama deseni çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri, anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemi ile tespit edilen katılımcılar, Ankara'da kamu sektöründe görev yapan 400 memurdan oluşmaktadır. Araştırma hipotezlerinde değişkenler arası ilişkilerin tespit edilmesinde korelasyon, ana etkilerin test edilmesinde basit doğrusal regresyon ve cinsiyetin düzenleyici rolünün değerlendirilmesinde Hayes PROCESS Model 1 analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki (r = .316; β = .423, p < .001) tespit edilmiştir. Motivasyon açısından ele alındığında, dijitalleşme algısının motivasyon üzerinde yine pozitif ve anlamlı bir etkisinin (r = .379; β = .356, p < .001) olduğu bulunmuştur. Cinsiyet değişkeni araştırma modeline dâhil edildiğinde, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte dijitalleşme algısı ve motivasyon ilişkisine cinsiyet değişkeni eklendiğinde cinsiyetin bu modelde de düzenleyici bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular dijitalleşme algısının her iki cinsiyette de benzer işlevsel sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Kamu sektöründe dijital süreçlerin standartlaştırılmış olması, görev tanımlarının cinsiyete göre ayrışmaması ve dijital araçlara erişimde görece eşitlik, bu durumu açıklayan olası faktörler olarak değerlendirilebilir. Bu bulgulara dayanarak, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir yenilenme değil, aynı zamanda çalışanların davranışsal ve psikolojik süreçlerini etkileyen stratejik bir olgu olduğu değerlendirilebilir. Bu bağlamda, kamu kurumlarında dijital dönüşüm politikalarının planlanmasında insan faktörünü merkeze alan bir yaklaşımın benimsenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: dijitalleşme algısı, düzenleyici etki, iş tatmini, kamu çalışanları, motivasyon
İş özellikleri ve örgüt kültürünün iş erteleme davranışı üzerindeki etkisinde dış kontrol odaklılığın düzenleyici rolü
Araştırmanın amacı; iş özellikleri ve örgüt kültürünün iş erteleme üzerindeki etkisini incelemek, varsa bu etkide dış kontrol odaklılığın düzenleyicilik rolünü belirlemektir. Araştırmanın evrenini; Strateji ve Bütçe Başkanlığı kaynaklarına göre Türkiye genelinde 2022 yılı itibariyle görev yapan 5.052.409 adet kamu kurumu çalışanları oluşturmaktadır. Anket uygulaması sonucunda 714 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin yapısal geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise LISREL programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda katılımcıların iş özellikleri, klan kültürü ve adhokrasi kültürü algılarının iş erteleme davranışı üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilirken, hiyerarşi ve piyasa kültürü algılarının ise iş erteleme davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dış kontrol odaklılığın bu etkilerin tümünde düzenleyicilik rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak yapılan T-Testi ve ANOVA analizleri sonucunda ise katılımcıların iş özellikleri, örgüt kültürü ve iş erteleme davranışına ilişkin algıları ile çeşitli demografik değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Anahtar Kavramlar: Erteleme, İş Erteleme, Örgüt Kültürü, İş Özellikleri, Dış Kontrol Odağı.
Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rolü
Bu çalışmanın amacı, bilinçli farkındalığın hem çalışmaya tutkunluğa hem de psikolojik dayanıklılığa bir etkisinin olup olmadığını araştırmak, ayrıca bu etkileşimde işin anlamlılığının aracı bir rol üstlenip üstlenmediğini tespit etmeye çalışmaktır. Ayrıca bazı demografik özelliklere göre değişkenler açısından bir farklılık olup olmadığını belirlemek de çalışmanın alt amaçları arasında yer almaktadır. Çalışmanın verileri Türkiye genelinde çalışan 415 kargo çalışanından anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada dört ölçek kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik analizi için Cronbach alfa kat sayısına bakılmış, geçerliliği için ise açıklayıcı faktör analiz (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Farklılıkların tespiti için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirleyebilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Değişkenler arası etkileşimleri belirlemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Model testleri için yapısal eşitlik modellemesinden faydalanılmıştır. Verileri analiz edebilmek için SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğu, psikolojik dayanıklılığı ve işin anlamlılığını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Diğer taraftan işin anlamlılığının da çalışmaya tutkunluğu ve psikolojik dayanıklılığı pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği saptanmıştır. Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rol üstlendiği de belirlenmiştir. Çalışmanın bu bulguları sonucunda bilinçli farkındalığın ve işin anlamlılığının çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisindeki önemi anlaşılmış, gelecek zamanda yapılacak araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.
The associations between employee social networking behavior, work values, individual values and quality of work life in heavy industry companies in Turkey
Values are of people and they teach us what is wrong or what is right from moral and cultural perspectives and they strongly influence our attitudes and behaviors both in our work lives and in private lives. They shed light on how individuals exhibit right behavior through attitudes under different circumstances. This is related to so-called cognitive hierarchy, which refers to influence of basic personal and work values on behavior. The basic value hierarchy differs during an individual life cycle, while some values are very important at one stage of the life cycle, they may become less important in another stage. During this individual life cycle, individuals may gain new behaviors that are more coherent with their values and life quality. Political, economic and technological developments, notably in the field of communication, have led to emergence of a novel concept called "social networking". It has already started to influence the ways in which both employees and organizations are being experienced to determine the quality of their work life. Further, it has also become a highly effective and significant apparatus in understanding the means of not just individual values but also work values. The purpose of this study is to examine the certain individual and work values that determine employee-networking behavior in selected heavy industry sectors in the Turkish business world; namely, iron & steel and petroleum sectors.
The influence of organizational culture, leader?member exchange(LMX) and employees' attitudes toward change on information systems implementations in Turkey
The purpose of this study is to investigate the natural influence of organizational culture, leader-member exchange and employees? attitudes toward change on employees? perceptions of IS implementation success and acceptance.In this study, the researcher purposes to provide an understanding of the relationship between organizational and social factors and IS implementation success and acceptance. In order to minimize risk of high consideration and interaction of technical issues, which may affect the IS implementations, organizations which have highly developed IT processes and staff and have enough resources to handle major IS implementations are chosen.The results of this study are expected to reveal more information about the social enablers and important organizational and relational concepts, which may directly or indirectly affect IS implementations in Turkey.The study, also, aims to provide an understanding of the relationship between acceptance of the IS implementation and employees? perceptions about its success.
The effects of post-M&A cultural change in organizations on individual and organizational performance: Moderated by personality and political skill
With unremitting change and intense competition, nowadays companies in Turkey are increasingly turning to be users of M&A as a tool to grow, build synergy, attain local/global presence, enter into new sectors, or achieve economies of scale and scope. However, it is too bad that they are usually not very good at wielding this tool successfully. Previous research yielded that good management of change related with human side of M&As, particularly the culture factor, has deterministic role in achievement of post-M&A success. Based on this backdrop, the major aim of the current study is to examine the effects of post-M&A culture change on individual and organizational performance outcomes. The secondary aim of the study is to examine the moderating effect of personality and political skills on the relationship between post-M&A culture change and individual performance. Survey method was used to gather responses of a purposeful convenience sample of employees (N=154), which went through an M&A process. An organizational culture inventory (DOCS), a personality inventory (NEO), a political skills inventory, and questions assessing perceptions of employees about pre and post-M&A organizational and individual performance were used to gather data. The findings of this study indicate that the strength of organizational culture significantly changes after M&As. However only an insignificant difference is found between the self-ratings for individual performance before and after M&A. Perceptions of pre and post-M&A organizational performance are not significantly different, either. Among the five personality dimensions, in the pre-M&A period only openness dimension and in the post M&A period only extraversion dimension act as a moderators, and they interacts only with adaptability culture subtype. Political skills do not turn out to be a significant moderator. The results are discussed and suggestions for future research are made in the light of limitations of previous study.
Özel sektör kuruluşlarında örgütsel davranış: Erbil örneği
Bu çalışma, Erbil'deki özel kuruluşlarda örgütsel davranışın, grup dinamiklerinin, örgütsel bağlılığın, örgüt kültürünün ve örgütsel çatışmanın belirli özelliklerini anlamayı ve incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca çalışmada yönetici, çalışan ve işçi arasındaki sosyolojik Bağlamında yardım, gönüllü çalışma gibi durumlar tartışılacaktır. Bu araştırma, Erbil'deki özel sektör kuruluşlarında yönetici ve çalışan arasındaki iletişimin ve çalışanların örgütsel davranışlarının verimlilik ve örgütsel performans gibi durumları nasıl etkilediğini ve ideal örgütsel davranışın nasıl olması gerektiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda özel sektör ve kurumlardaki çalışanlar için 38 soruluk bir anket gerçekleştirilmiştir. Uygulama sürecinde, Erbil kentindeki özel şirket ve işyerlerinin çalışanlarına Google formları e-posta yoluyla anket formunun paylaşımı iletilmiştir. Çalışanlara ve işçilere cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, iş deneyimi, iş tatmini ve diğer çevresel uyum ve motivasyon gibi sorular sorulmuştur. Ayrıca anket doğrudan şirket ve kurum çalışanlarına dağıtılmıştır ve şirketteki 150 çalışan bu anketleri yanıtlamıştır. Anket araştırma katılımcılarına uygulandıktan sonra veriler alınmış ve bu veriler SPSS programı kullanılarak veri analizi alanında uzmanlaşmış bir merkezde (SOSDAT) analiz edilmiştir. Araştırma bulguları III ışığında şu tespitlere ulaşılmıştır. Erbil'deki özel şirketlerde kurumsal ve elektronik bir çalışma sistemi egemendir. Katılımcıların genç, eğitimli, evli ve deneyimli oluşları örgütsel sosyalizasyon sürecinde olumlu etkiler yaratır. Bu durum katılımcıların örgütsel kültürü benimsemelerine özellikle yenilikçi, yaratıcı bir yaklaşımın gelişiminde ve içselleştirmesinde önemlidir. Örgütsel davranış açısından çalışanlar fazla çalışma, düşük ücret, kısa molalar vb. ve çalışma koşullarına güvencesizlik hallerine sessiz kalırlar. Bu durum şirket içinde uyumcu kişilik yapısının gelişimine katkı sağlar. Katılımcılar kendilerini iş motivasyonu bakımından yüksek ve liderlik açısından da yeterli görme eğilimi taşır. Bu niteliklerine rağmen katılımcılar çalışma baskısı ve diğer olumsuzluklarla başa çıkmak için örgütsel kültürü benimseme yoluna giderler
Örgütlerde yabancılaşma ile tükenmişlik sendromu arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma
Örgüt içerisindeki çatışmalar ve artan negatif davranışlar büyük sorunları beraberinde getirmektedir. Yabancılaşma psikolojik bir sorun olarak kabul edilmesin rağmen örgütleri de ilgilendiren bir kavramdır. Ortaya çıkışı çok eski yıllara dayanan yabancılaşma, örgütlerde yakın zamanlarda önem kazanmıştır. Yabancılaşmanın sebep olduğu olumsuz sonuçlar, örgütlerde yabancılaşmanın fark edilmesini sağlamıştır. Genel olarak örgütlerde yabancılaşmayla mücadele edebilmek için çok fazla çalışma yapılmamıştır.Araştırmalarda yabancılaşmanın olumsuz sonuçlarını vurgulamak amacıyla çok sayıda çalışma yapılmıştır. Literatürde yabancılaşmanın etkilediği örgüt sorunlarından bir tanesi tükenmişlik sendromudur. Tükenmişlik sendromu, örgüt bireyinde iş yapma isteğinin kalmaması, bireyin olaylara tepkisiz kalması, kendini yalnız, yeteneksiz ve başarısız hissetmesi gibi duyguları kapsayan bir durumdur.Yabancılaşma sonucu sergilenen ve istenmeyen olumsuz davranışlar örgüt içerisindeki diğer bireylerin tükenmişlik sendromu yaşamalarını da etkileyebilmektedir. Yabancılaşan bireydeki belirtiler, onun tükenmişlik sendromu yaşadığının göstergelerini taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Örgütlerde Yabancılaşma, Tükenmişlik Sendromu.
Cyberloafing behavior in the workplaces and management practices
Within the widespread use of information technologies in the workplaces, cyberloafing has become one of the greatest problems of the organizations and negative aspects of this behavior have led business managers to develop control mechanisms. However, in recent years, there has been a controversial perspective regarding the effectiveness of these control mechanisms such as computer monitoring and organizational policies. Therefore, within this research, it is aimed to broadening our understanding of cyberloafing behavior in the workplaces and how management practices affect cyberloafing intention of employees. The data were collected through a web-based survey from 380 employees of bank branches in Ankara province and collected data were analyzed with IBM SPSS 22 program. The findings support the general deterrence theory and reveal that intentions for cyberloafing behavior may be reduced by enforcing the organizational sanctions and computer monitoring systems. The findings are expected to contribute to the development of human resources practices and management strategies to be more effective in dealing with cyberloafing behavior.
Institutional and organizational underpinnings of corporate social responsibility and corporate governance practices: BIST listed companies, 2010-2017
New institutionalism attaches importance to institutional effects in explaining the adoption or diffusion of organizational practices. Although isomorphism and decoupling are commonly studied concepts, studies examining both of these are rare. In addition, organizational practices are often examined individually in the literature, and the consequences of their differences are not considered. In this thesis, in order to conceptualize the deficiencies in the literature and to contribute to these issues with empirical analysis, this thesis examines the adoption and decoupling of two different organizational practices. These practices are corporate social responsibility and corporate governance. Since these are different practices, their adoption is thought to be shaped by different institutional and organizational antecedents. In addition, it is assumed that decoupling in different applications is determined by different predictors. In this exploratory research, empirical data were collected for companies listed in Borsa Istanbul (BIST) for the years 2010-2017. Data on the institutional and organizational antecedents of these practices regarding the extent to which these companies have adopted and implemented corporate governance and corporate social responsibility were collected and analyzed longitudinally. Empirical findings show that the antecedents of adoption and practice differ, and that the antecedents of each differ also between the practices that we examine.
Hizmet sektöründe yeşil örgütsel davranışın belirlenmesine yönelik bir araştırma
Bu araştırmanın temel amacı, Antalya ilinde faaliyet gösteren yeşil yıldızlı otellerde çalışan işgörenlerin, yeşil örgütsel davranış bağlamında, yeşil örgütsel tasarruf, yeşil davranış ve yeşil örgütsel duyarlılık boyutlarının demografik değişkenlere göre farklılığı ve boyutlar arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Araştırmanın örneklem sayısı 302 adettir. Araştırma kapsamında, yirmi adet konaklama tesisine başvuruda bulunulmuş ve altı tane yeşil yıldızlı otel işletmesinden geri dönüş alınmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Ölçek, demografik sorular ve 11 adet önerme olmak üzere iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Anket formunda 5'li likert aralıklı ölçüm ifadesinden faydalanılmıştır. Dağıtılan 400 anketten 74 tanesinin eksik veya hatalı olduğu tespit edilmiş ve araştırma dışı bırakılmıştır. Araştırmaya 326 anket verisiyle devam edilmiştir. Araştırmada, yeşil örgütsel davranış, yeşil örgütsel tasarruf, yeşil davranış ve yeşil örgütsel davranış ile demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi ölçmek için Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri uygulanmış olup katılımcıların ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra araştırmanın davranış boyutları arasındaki ilişkiyi test etmek için Spearman Korelasyon analizi uygulanmıştır. Korelasyon analizine göre katılımcıların davranış boyutları arasında, istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulguların yeşil örgütsel davranış konusunda alanyazına katkı sunması beklenmektedir.
Duygu durumlarının iş tatmini ve iş performansı ile olan ilişkisini belirlemeye yönelik bir araştırma
Bu çalışmada, kurumlarda örgütsel davranış alanına verilen öneminin artmasıyla birlikte; iş yaşamında bireyin duygularından bağımsız düşünülemeyecek olması sebebiyle duygusal olaylar teorisi, iş tatmini ve iş performansı kavramları üzerinde durulmuştur. Araştırma kapsamında pozitif negatif duygusallığın (duygusal olaylar teorisi) iş tatmini ve iş performansı ile arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı incelenmektedir. Bu ilişkinin incelenmesi aşamasında İstanbul ilinde faaliyet gösteren bir vakıf üniversitesinde çalışan 147 idari personele ulaşılmıştır. Araştırma süresince Pozitif Negatif Duygu Durum Ölçeği, İş Tatmini ve İş Performansı Ölçeği ve katılımcılara çeşitli demografik soruların da yöneltildiği web tabanlı anket yöntemi kullanılarak araştırmaya yönelik veriler elde edilmiş olup bu veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için, SPSS paket programında 147 adet gözlem analiz edilerek, değişkenler arasındaki korelasyon analizi yapılmış, bu analizde pearson yöntemi kullanılmış olup ayrıca crostabss verilerinden yararlanılarak betimleyici istatistiklerle temel yorumlamalar yapılmıştır. Analiz sonuçları değerlendirildiğinde, pozitif – negatif duygu durumları ile iş tatmini ve iş performansı arasında anlamlı bir ilişkinin var olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar üzerinden pozitif duygu durumunda sahip olan kişilerin negatif duygu durumuna sahip olan kişilere kıyasla iş tatminlerinin ve iş performanslarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Örgütsel bağlılığın örgütsel vatandaşlık davranışı ve işten ayrılma niyetine etkisi: Yerel yönetimlerde bir araştırma Bursa Büyükşehir Belediyesi örneği
Bu çalışmanın amacı Yerel Yönetimlerden bir tanesi olan Bursa Büyükşehir Belediyesinde görevli 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi Memur kadrolarında görev yapan (Genel İdari Hizmet, Teknik Hizmet ve Sağlık Hizmetleri) çalışanların Örgütsel Bağlılığın Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ve İşten Ayrılma Niyetine Etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Bursa Büyükşehir Belediyesinde Memur kadrolarında görev yapan 182 çalışandan veri toplanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket formunda "Örgütsel Bağlılık", "Örgütsel Vatandaşlık" ve "İşten Ayrılma Niyeti" ölçekleri kullanılmıştır. SPSS 22.0 ile analizleri yapılan tezde parametrik olan test teknikleri kullanılmıştır. Örgütsel Bağlılık ile Örgütsel Vatandaşlık Davranışı arasındaki ilişki pozitif iken; Örgütsel Bağlılık ile İşten Ayrılma Niyeti arasındaki ilişki negatif yönlüdür. Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ile İşten Ayrılma Niyeti arasında ilişki bulunmamaktadır. Örgütsel Bağlılığın Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ve İşten Ayrılma Niyetine Etkisi ise regresyon testi ile analiz edilmiştir. Örgütsel Bağlılıktan Duygusal Bağlılık ve Normatif Bağlılığın Örgütsel Vatandaşlık Davranışını pozitif yönde etkilediği belirlenmiştir. Örgütsel Bağlılıktan Duygusal Bağlılığın İşten Ayrılma Niyetini ise negatif yönde etkilediği belirlenmiştir.