Human geography

116 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'nin ekolojik bölgeleri: Holistik coğrafi yaklaşım

Ekolojik bölgeler, çevre toplum ilişkisinin sürdürülebilir yönetimi sürecinde benzer coğrafi koşullara sahip alanların sınıflandırıldığı ve tanımlandığı önemli platformlar olarak kabul edilmektedirler. Bu platformlar iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve sürdürülebilir olmayan arazi kullanımı gibi antropojenik etkilerin üstesinden gelebilmek için yardımcı olabilecek rehberler, doğal dinamiklerin ve insan faaliyetlerinin etkilerini değerlendirmenin ve izlemenin mümkün olduğu referans modellerdir. "Türkiye'nin Ekolojik Bölgeleri: Holistik Coğrafi Yaklaşım" isimli bu doktora tez çalışması, 1926 yılından günümüze kadar ki sürece dair bölgeleme çalışmalarını literatür kritiği bağlamında değerlendirerek Türkiye'nin ekolojik bölgelerinin holistik ve ilişkisel bir yaklaşımla, yeni veri ve yöntemlerle güncel bir haritasını oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda uygulama sürecinde ilk olarak 5 ana çevresel koşul içerisinden 21 girdi coğrafi değişken belirlenmiş, coğrafi değişkenlerin CBS ortamında ön hazırlık sürecinin ardından Lebart modeli ile sentezi gerçekleştirilmiştir. Lebart modeline dayanarak üretilen Türkiye'nin ekolojik bölgeleri haritası, tekrarlanabilir, her aşamasında istatistiki göstergelerle sınanabilir ve savunulabilir bir yapıda 6 km2'lik yüksek çözünürlük ve lejant tablo bilgileriyle yüksek ayrıntı düzeyi sunmaktadır. Ana bulgu olarak elde edilen Türkiye'nin ekolojik bölgeler haritası ve lejant tablosu, dört ana küme ve alt kümelerinde sunulan 20 bölge içermektedir. Sonuç olarak Türkiye'nin zengin ortamsal çeşitliliğini ayırt etmede başarılı, her girdi değişkenin çıktı haritada temsil olduğu, örüntüleri keşfetme noktasında hassas, açıklayıcı ve ilişkisel öznitelik bilgisi sunma becerisi olan, çevresel değişken, olay ve olgular ile ilişkilendirilebilecek kapasitede özgünlük ve doğruluk arz eden bir yapıya sahip Türkiye'nin ekolojik bölgeleri haritası ve lejant tablosu üretilmiştir. Çalışma, izlediği yöntemsel süreç ve ortaya koyduğu bulguları bazında çevre toplum ilişkisine çevre okur yazarlığının sentez dili olarak katkı sağlayabilecek potansiyele sahiptir. Aynı zamanda günümüz dünyasında katlanarak artan ve çözümlenmesi bir probleme dönüşen büyük mekânsal veri hacmini çözümleyebilme ile örüntüsünü tanımlama noktasında önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Beşeri coğrafyaFiziki coğrafyaTürkiye coğrafyası
Ahmet Köse
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Burdur ilinde kültür turizmi: Çekici faktörler ve engeller

Bu araştırmada, Burdur ilinde kültür turizminin gelişmesini teşvik etmek amacıyla üç konu üzerinde durulmaktadır. Araştırmanın ilk amacı, Burdur ilinin kültür turizmi potansiyelini ortaya koymak için Burdur ilinde yer alan kültürel çekicilikler ile Burdur ilini kültür turizmi açısından çekici kılan faktörleri ele almaktır. Araştırmanın ikinci amacı ortaya konulan kültür turizmi potansiyelinin turizm alanında kullanılmasını engelleyen faktörleri tespit etmektir. Araştırmanın üçüncü amacı ise yapılan görüşmelerden ve saha çalışmalarından hareketle, Burdur ilinde yer alan kültürel miras değerlerinin sürdürülebilirliğini temel alan ve kırsal kalkınmayı destekleyen kültür turizminin gelişmesini teşvik edecek öneriler getirmektir. Araştırmanın verileri, Burdur ilinde turizm alanında faaliyet gösteren turizm paydaşları ile yapılan görüşmeler ile Burdur ili genelinde bulunan kültür varlıklarının yer aldığı alanlara yönelik 2022-2023 yılları içerisinde yapılan arazi çalışmalarından elde edilmiştir. Görüşme yolu ile elde edilen veriler, Burdur ilinde turizm alanında çalışan turizm paydaşları arasından amaçlı örneklem ve kartopu örnekleme yöntemi ile seçilen 61 turizm paydaşı ile 2022 yılı içinde, Mayıs ve Aralık ayları arasında yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen veriler, ilk olarak manuel olarak içerik analizine tabi tutulmuş ve daha sonra MAXQDA 2020 programına yüklenerek, bu program aracılığı ile kodlamalar gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonrasında Burdur ilinde kültür turizminin geliştirilmesi açısından ili çekici kılan özellikler ve kültür turizminin gelişmesini engelleyen faktörlere dair turizm paydaşlarının görüşleri ile ilgili ana temalar, alt temalar ve kodlar belirlenmiştir. Sonraki aşamada ise elde edilen bulgular, Hiyerarşik Kod Alt Kod Modeli aracılığı ile görselleştirilerek analiz edilmiştir. Araştırmada Burdur ilinin sahip olduğu somut ve somut olmayan kültürel miras zenginliği, coğrafi özellikleri ve doğal çekicilikleri gibi başlıca özelliklerin Burdur ilini kültür turizmi açısından çekici kıldığı ancak altyapı ve üstyapı yetersizlikleri, tanıtım ve pazarlama yetersizlikleri, kamusal-idari problemler, insan kaynağı yetersizlikleri, koruma problemleri, politika oluşturma ve planlama yetersizlikleri gibi engelleyici faktörler nedeniyle, bu potansiyelin turizme kazandırılamadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulardan hareketle araştırmanın son aşamasında, kültür turizmi aracılığı ile Burdur ilinde kırsal kalkınmayı desteklemek, yerel halkı ve diğer turizm paydaşlarını sürece dahil etmek ve ildeki kültürel değerlerin korunması ile sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik öneriler getirilmiştir. Bu kapsamda kültürel ve doğal miras öğelerini bütüncül bir şekilde ele alan kültür rotası önerileri getirilmiştir.

Beşeri coğrafyaKültürel turizmTurizm coğrafyası
Uğur Tozkoparan
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Post-modern coğrafyaların turizm mekânları üzerinden incelenmesi: Antalya örneği

Dünyada 20. Yüzyılın sonlarına doğru modernizmin sert ve kuralcı kurumlarına karşı eleştirel hareketlenmeler başlamıştır. Bu hareketlenmeler 'post-modern' olarak adlandırılmış, kavramsallaştırılmış ve teorize edilmiştir. Dolayısıyla toplumları içerisinde barındıran mekânsal düzlemler, üretim-tüketim ilişkileri çerçevesinde yeniden yapılanma süreçlerine maruz kalmış, farklılaşmış, parçalanmış ve ifade ettikleri anlamlar çoğalmıştır. Turizm mekanları da bu değişimlerden etkilenmiş, giderek daha 'post-modern' görünümlere kavuşmuş, 'temalarla' ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu çalışma kapsamında, üretim-tüketim ilişkileri ve toplumsallık kapsamında post-modern turizm mekanlarının meydana geliş ve oluş süreçlerinin, mekanların içerisinde bulunan unsurlar üzerinden anlamlandırılmaya çalışılacaktır. Bu amaca yönelik Antalya il sınırları içerisinde yer alan üç adet turizm mekânı belirlenmiş, bu mekanlarda post-modernizmin izlekleri aranmıştır. Araştırma sahaları "The Land of Legends, Digiverse ve Sandland"dir. Bu çalışmanın yöntemi olarak ise nitel araştırma yöntemi seçilmiştir. Dolayısıyla bu kapsamda 30 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiş, gözlem ve doküman verileri üzerinden incelemeler yapılmıştır. Buradan elde edilen veriler, temalara ayrılmış ve bu şekilde analiz edilmiştir. İncelemeler sonucunda, araştırılan turizm mekanlarının yoğun bir şekilde post-modern unsurlar ile donatıldığını; The Land of Legends'ın eklektik mimari yapısı ve farklı kültürel temalarla çok katmanlı bir mekânsal yapı oluşturduğunu, Digiverse'de dijitalize edilen gösterim yöntemlerinin, etkileşimli bir deneyim sağladığını ve Sandland'de ise mekân içerisinde bulunan 'simulakr' unsurlarının mekânın heterojenliğini ve kültürel entegrasyonları mümkün kıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan bu mekanların sosyal dışlanmaya sebep olabileceği ve yerel mekanlar üzerindeki yeniden yapılanmaların olumsuz etkilerine ulaşılmıştır.

Beşeri coğrafyaPostmodernTurizm coğrafyası+1
Fatih Volkan Tırı
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamusal yer adları ve mekânın ideolojik kurulumu: Ankara şehri örneği (1923-2020)

Bu çalışmanın konusunu, Ankara şehrindeki kamusal yer adları oluşturmaktadır. Kamusal yer adları sözcüğü; Ankara şehrindeki cadde, bulvar, meydan, park ve lise (okul) adlarını ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı ise, Türk siyasi tarihinde, iktidar değişimlerine bağlı olarak Ankara şehrindeki kamusal yer adlarında meydana gelen ideolojik dönüşümleri incelemektir. Bu inceleme, 1923-2020 yılları arasındaki tüm dönemi kapsamaktadır. Hem yerel yönetimin cadde, bulvar, meydan ve park adlandırmaları hem de merkezi yönetimin lise adlandırmaları, üç dönem halinde ve her bir dönem birbiriyle karşılaştırılarak incelenmektedir. İktidar, ad, adlandırma, ideoloji, ulusal/milli kimlik ve toplumsal hafıza arasındaki ilişkinin anlaşılması adına, adlandırmak ne anlama gelir? Kim adlandırır? Ad ile adlandırılan yer arasında nasıl bir ilişki vardır? Şehir mekânında yapılan değişiklikler ve yeniden adlandırmalar ulusal kimlik tartışmalarıyla ilgili olsa da bu değişikliklerin toplumsal hafızayla nasıl bir ilişkisi vardır? Daha geniş siyasi anlamları ve içerikleri var mıdır? Kamusal yer adları üzerindeki mücadele hangi gruplar ya da ideolojiler arasında yaşanmaktır, sorularından hareket edilmektedir. Bu sorular, elde edilen verilerle bir arada tartışılmaktadır. Elde edilen veriler, eleştirel toponimi yaklaşımından hareketle göstergebilimsel bir analize tabi tutulmuştur. Bu çalışmada üç temel bulguya ulaşılmıştır. Birincisi, 1923-1949 yılları arasındaki adlandırma pratikleri, Türk Tarih Tezi'ni veri almaktadır. İkincisi, 1950-2003 yılları arasında yapılan adlandırmalar, Türk-İslam Sentezi'ni yansıtmaktadır. Üçüncüsü ise 2004-2020 yılları arasındaki adlandırma pratikleri, Yeni-Osmanlıcılık düşüncesini şehirsel mekânda maddileştirmektedir.

Beşeri coğrafyaKent coğrafyasıSiyasi coğrafya
Selim Bozdoğan
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin/Dargeçit'de kadın işgücü profili üzerine bir araştırma

Kadının işgücüne ücretli olarak katılması sanayi devrimiyle gerçekleşmiştir. Gelişen sanayi, kadının ücret karşılığı emeğini satmasının yolunu açmıştır. Kadın işgücünün en sık karşılaştığı sorunlar emek yoğun işlerde düşük ücretle istihdam edilmeleri, enformel sektörde istihdam edilmeleri ve sosyal güvenceden yoksun bir şekilde çalıştırılmalarıdır. Ayrıca işverenin cinsiyet ayrımcılığı yapması önemli bir sorundur. Kadının işgücüne katılımı, ülkenin ekonomik olarak kalkınması açısından önemlidir. Fakat genel itibarı ile Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranları düşüktür. Kadının işgücü piyasalarında daha da aktif rol alması için gerekli olan yasal düzenleme ve eğitimin kadınlara sağlanması gerekir. Ülkenin kalkınmışlığının önemli göstergelerinden biri kadınların işgücüne katılım oranlarıdır. Bu çalışma Türkiye'de kadının işgücüne katılımı ve kadın istihdamı üzerinedir. Dört bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümde genel kavramsal ve kuramsal çerçeveye açıklık getirilmiştir. Çalışmanın İkinci bölümünde kadın işgücünün tarihsel gelişimi ve kadın işgücüne yönelik yasal düzenlemeler açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise kadının işgücüne katılımını belirleyen faktörler ve Türkiye'de kadın işgücünün bölgesel dağılımı ele alınmıştır. Tez çalışmasının dördüncü bölümünde araştırma sahasının genel özelliklerine ve araştırma sahasında yapılan anket çalışması verilerinin değerlendirilerek tez çalışması sonlandırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kadın İşgücü, İstihdam, İşgücüne Katılım Oranı, Mardin/Dargeçit

Beşeri coğrafyaKadın iş gücüKadın işçiler+3
Emine Akman
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ordu ili kırsal kalkınmasında kırsal turizmin yeri ve bir turizm yönetim planı önerisi

Bu çalışma, Ordu İli kırsalında var olan kalkınma probleminin sebeplerini tartışarak bu problemin çözümü noktasında kırsal turizmin ne denli etkili bir araç olabileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada turizmin kalkınmaya sağlayacağı katkının yanı sıra ortaya çıkarabileceği olumsuz etkilere de dikkat çekilmiştir. Araştırma metodolojisi olarak nitel ve nicel veri toplama araçlarının bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırma tasarımı olarak ise veri toplama araçlarının aynı anda uygulandığı, aynı anda analiz edildiği ve aynı anda yorumlandığı "Tamamen Karma: Eşzamanlı Eşit Statülü tasarım modeli tercih edilmiştir. Üç farklı örneklem grubu üzerinden araştırma soruları bağlamında veriler toplanılmıştır. Veri setleri turizm paydaşları ile yapılan görüşmeler ile yerel halk ve turistlere uygulanan anketler vasıtasıyla oluşturulmuştur. Bu veriler doğrultusunda Ordu kırsalında temelinde ekonomik sebeplerin ön planda olduğu bir kalkınma probleminin var olduğu, bu problemin çözümü için öncelikle tarım sektörünün sorunlarının çözülmesi, akabinde ise başta turizm olmak üzere alternatif sektörlerin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. İlin zengin bir kırsal turizm potansiyeli olduğu ve özellikle yaylalara son yıllarda turistlerin yoğun ilgi gösterdiği görülmüştür. Fakat bu talep karşısında süreci yönetecek kurumlar arasında bir koordinasyon ve iş birliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna bağlı olarak ise yörede turizm gelişimi kontrolsüz bir şekilde gerçekleşmektedir. Sonuç olarak bu kontrolsüz gelişim yörede doğal ve kültürel çevreyi tehdit etmenin yanında toplumsal çatışma da dahil birtakım başka problemlere yol açma riski oluşturmaktadır. Söz konusu riski en aza indirmek için yerel halkın istek ve çıkarlarını merkeze alan, ilgili kurumlar ve diğer paydaşlar arasında koordinasyonu sağlayacak bir yönetim organizasyonuna ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Bu ihtiyaca binaen ise Ordu'nun en önemli kırsal turizm destinasyonu olan Aybastı Perşembe Yaylası özelinde bir destinasyon yönetim örgüt modeli geliştirilmiştir.

Alan yönetimiBeşeri coğrafyaKırsal kalkınma+2
Bahtiyar Aydın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hocalar ilçesinin beşeri ve ekonomik coğrafyası

İnceleme sahası olarak Afyonkarahisar ili Hocalar ilçesinin seçildiği bu çalışmada sahanın beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma konumuzu oluşturan Hocalar ilçesi Ege Bölgesinin İç Batı Anadolu Bölümünde yer almaktadır.Hocalar ilçesi Afyonkarahisar il merkezine 100 km uzaklıktadır. İl merkezinin güneybatısında kurulmuş olup; güneyinde Denizli'nin Çivril ilçesi, doğusunda Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesi, kuzeydoğusunda Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesi, güneybatısında Uşak'ın Sivaslı ilçesi, kuzeybatısında Uşak'ın Banaz ilçesi ile çevrilidir.Hocalar ilçesi yönetim açısından 1990 yılına kadar Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesine bağlı kalmıştır. 20.05.1990 tarihinde 20523 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3644 sayılı kanun ile ilçe statüsü kazanmış, 21.08.1991 tarihinde ilçe olmuştur.Hocalar ilçesinin yüzölçümü 524 km²'dir. İdari bakımdan ilçe merkezine bağlı 1'i kasaba, 14'ü köy yerleşmesi olmak üzere toplam 15 yerleşim birimi bulunmaktadır. Hocalar ilçe merkezinde 3 mahalle bulunmaktadır. Köyler toplu dokulu olmakla beraber, Yeşilhisar Kasabası önceleri toplu dokulu iken günümüzde vadi boyunca uzanmıştır. 2009 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre Hocalar ilçe merkezi nüfusu 2317 kişi, kır nüfusu 8974 kişi, sahanın toplam nüfusu 11291 kişidir.Hocalar'ın denizden ortalama yüksekliği 1090 m'dir. İlçe sınırları dâhilinden Hamam Çayına dökülen Gömü Deresi geçmektedir. Sahadaki bazı dereler ise Yeşilhisar kasabasından geçerek batıya doğru yönelir ve Banaz Çayı'na dökülürler.Hocalar'ın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Hocalar İlçe merkezi olduktan sonra hizmet sektöründe gelişme yaşanmıştır. Sanayi sitesi bulunmamakla beraber tamirci atölyeleri konutların zemin katında faaliyet göstermektedir.Anahtar kelimeler: Nüfus, İklim, Tarım, Eğitim, Hocalar, Göç

Afyonkarahisar-HocalarBeşeri coğrafyaCoğrafi özellikler+1
Hüseyin Tunca
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinin (Eskişehir) beşeri ve ekonomik coğrafyası

Bu eserde İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya Bölümü'nde yer alan Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinin (Eskişehir) idari sınırları dâhilindeki sahanın Beşeri ve Ekonomik Coğrafya özellikleri araştırılmıştır. Toplam 2.682 km² yüzölçümüne sahip bu alandaki nüfus ve yerleşme sayısı XIX ve XX. yüzyıllarda Osmanlı'nın kontrol ve himayesinden çıkan Kırım, Kafkasya ve Balkanlar'dan yapılan göçlerle artmıştır. Bu artış da gerek kırsal ve gerekse kentsel alanda ekonomik açıdan hızla kalkınmayı sağlamıştır. Coğrafi konumu nedeniyle 1892'de İstanbul demiryolunun geçmesi ve ardından da Cer Atölyesi'nin kurulmasıyla Eskişehir kenti, ticaret ve sanayi açısından hareketlenmeye başlamıştır. Cumhuriyet devrinde uçak bakım, şeker, tuğla-kiremit, basma, çimento, bisküvi gibi sanayi yatırımları ile daha da gelişerek ülkenin en gelişmiş kentlerinden biri haline gelmiştir. Ancak bu hızlı gelişme; gecekondulaşma, çarpık kentleşme yeşil alanların tahribi ve trafik tıkanıklığı gibi birtakım olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Kentteki hızlı büyüme ve gelişmeye karşın kırsal kesimde ise tarımda makineleşme, miras yoluyla toprakların bölünmesi, işsizlik, daha iyi yaşam isteği, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanamaması gibi nedenlerle daha çok şehre yapılan göçlerle nüfus sürekli azalmaktadır. 6 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası'nın getirdiği ekstra yaptırımlar nedeniyle 1950'den itibaren sürekli kan kaybeden kırsal nüfusun yakın gelecekte daha da gerilemesi beklenmektedir. Her şeye rağmen bugün ülkenin önemli bir ticaret, eğitim, sanayi ve tarımsal üretim alanlarından biri olan sahanın gelecekte daha da gelişmeye aday bir yer olduğunu söylemek mümkündür. Ancak beşeri ve ekonomik coğrafya açısından tespit edilen birtakım sorunlara karşı alınacak tedbirler, hem inceleme alanının daha da gelişmesine, hem de ülke kaynaklarının yerinde kullanılmasına katkı sağlayacaktır. İşte bu çalışmada da sahanın mevcut durumunun coğrafi metodolojiye uygun bir şekilde tespiti amaçlanmıştır. Çalışma, beşeri faaliyetlerin fiziki coğrafya şartlarından bağımsız olamayacağı düşüncesinden hareketle, doğal çevre özellikleri üzerine inşa edilmiştir. Buna göre üç bölümden oluşan çalışmanın I. Bölüm'ünde Doğal Çevre Özellikleri, II. Bölüm'ünde Beşeri Coğrafya Özellikleri, III. Bölüm'ünde ise Ekonomik Coğrafya Özellikleri irdelenmiştir. Son olarak da karşılaşılan sorunlar ve alınması gereken önlemlere Sonuç ve Öneriler kısmında değinilerek araştırma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Beşeri Coğrafya, Ekonomik Coğrafya, Eskişehir, Odunpazarı, Tepebaşı

Beşeri coğrafyaCoğrafi özelliklerEkonomik coğrafya+2
Hüseyin Şahbaz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Babadağ (Fethiye) çevresinde doğal ortam ve insan ilişkileri

Babadağ, Güneybatı Anadolu'da Muğla ilinin Fethiye ve Seydikemer ilçeleri sınırları içerisinde, Fethiye ilçesinin güneydoğusunda, Seydikemer ilçesinin ise güneybatısında yer almaktadır. 1969 m rakımı ile Fethiye'nin en yüksek dağıdır. Yamaç paraşütü için dünyadaki en elverişli alanlardan biri olan Babadağ'ın kuzeyinde Çamköy ve Karaçulha, doğusunda Alaçat, Girmeler ve Güneşli, güneyinde Akdeniz, batısında ise Ölüdeniz ve Kayaköy bulunmaktadır. Babadağ kuzeyinde Mendos (Arı) Dağı, Nohutlu Tepe, Halilbaba Tepe, Yarış Tepe, Pervane Tepe, güneydoğusunda Aksivri Tepe, güneyinde Akovacık Tepe, batısında ise Geymene Dağı, Karumca Dağı, Zeytin Dağı, Küllüsarnıç Tepesi ve Kayaköy Polyesi bulunmaktadır. Babadağ Fethiye'nin en yüksek dağıdır ve KB-GD yönünde uzanmaktadır. Babadağ'ın zirve noktasının Fethiye merkezine uzaklığı yaklaşık 26 km'dir. Babadağ çevresi, çok farklı litolojiler ve karmaşık bir yapı üzerinde gelişmiş, oldukça engebeli dağlık bir alan ve hemen gerisindeki bir ova ünitesinden müteşekkil bir sahadır. Böyle bir alan üzerindeki yapıyı etkileyen şekillendirici etken ve süreçler ile etkileme oranları ve sürelerinin ortak sonucu olarak birbirlerinden az çok farklı morfolojik bölümler oluşturmuştur. Babadağ çevresinde yükselti, bakı, eğim ve drenaj özellikleri farklı doğal ortamların meydana gelmesini sağlamıştır. Babadağ çevresinde yer şekilleri; ulaşımı, yerleşmeyi, nüfusu, tarımı ve diğer tüm sosyal ve iktisadi faaliyetlerin yapısını belirleyen esas faktördür. Fethiye ovası tabanından hemen 2000 m civarına ulaşan yükselti ulaşımı sınırlayan en önemli özelliktir. Bu özellik o kadar belirgindir ki Fethiye'den kuşuçuşu 2-3 km lik mesafede yer alan Babadağ'ına ulaşım ancak 26 km'lik bir yoldan mümkün olmaktadır. Babadağ'ın yüksek ve sarp bir topoğrafyaya sahip olmasından dolayı karayolları gelişememiştir. Ölüdeniz, Kayaköy, Faralya, Asarcık, Gökben, Esenköy, Gemiler, Hisarönü çevresinde kara yolu yoğun olarak kullanılır. Burada yolların düzenli olmasında ve gelişmiş olmasında ana faktör nüfusun fazla olması ve turizm varlığıdır. Faralya, Ölüdeniz, Gemiler, Kayaköy, Asarcık, Domuz Ovası etrafında falezli kıyı tipinin varlığı, Sarp ve yüksek topoğrafya kara yollarının yapımını güçleştirdiği gibi yol yapım masrafların da artmasına neden olmaktadır. Yapılan çok eğimli ve virajlı dar yollar, Babadağ ve yakın çevresindeki yerleşmelere ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Yolların eğimli, dar ve virajlı olması ulaşım masraflarına etki etmektedir. Babadağ çevresinde ulaşım masraflı ve zordur. Mevcut yükselti ve eğim şartları yörede yerli halkın arazi şartlarına uygun araçlar almasına neden olmaktadır. (Köylerde eski tip motorsikletler, eski tip altı yüksek nispeten daha sağlam araçlar) ekonomik durumu iyi olan vatandaşlar ise yeni nesil arazi araçlarına sahip olmayı tercih etmektedir. Babadağ-Dokuzgöl arasındaki stabilize yol günümüzde kullanılmayan eski yerleşmelere baktığımızda bunların genellikle yüksek kesimlerdeki antik kentler olduğu görülecektir. Geçmişteki güvenlik sorunları çözüldüğünden insanlar artık buralarda yaşamamaktadırlar. Buna karşılık insanlar günümüzde bu yüksek yerleri kullanmasa da hemen yakınlarındaki polye tabanları gibi depresyonların olduğu düzlüklere inerek buralara yerleşmeye başlamışlardır ve bu düzlüklerde daha çok tahıl tarımı yapılmaktadır. Sidyma Antik Kenti, Ge Mahallesi gibi örnekler bunu göstermektedir. Antik dönemde özellikle insanlar yerleşmek için yamaçları (özellikle güney) tercih ederek hem gün ışığından daha çok faydalanmış, hem denizden gelecek tehlikeleri önceden görmüşlerdir. Bunun yanında ova tabanlarını tarımsal amaçlarla kullanmışlardır. Günümüzde ise bu durum tamamen tersine dönmüştür; öyle ki yamaçlar tamamen terk edilip verimli tarım arazilerinden oluşan ovalara büsbütün yerleşilerek işgal edilmiştir. Fethiye, Kayaköy, Hisarönü ovaları bugün tarım alanları yerine insanların ev yaptığı yerler halindedir. Bu çalışma Muğla ili, Fethiye ve Seydikemer ilçe sınırı içerisinde yer alan Babadağ çevresini kapsamaktadır. Çalışma alanı olan Babadağ çevresinin ülkemizin önemli turizm merkezlerinden birisidir. Henüz tam olarak bozulmamış doğal güzellikleri, ekolojik yapısı ve tarihten gelen kültürel zenginliği, iklim şartları ile turizm sektörü için önemli bir alan olmasının yanında, yer altı zenginlikleri, balıkçılık, tarım gibi ekonomik kaynakları ile de ülke açısından önemli bir alandır. Babadağ, ülkemizin önemli turizm alanlarını içinde barındırmaktadır. Özellikle Ölüdeniz dünyanın en güzel koylarından birisi olup her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır. Ölüdeniz kumsalı Türkiye'nin en güzel kumsallarından biridir. Ayrıca Babadağ, dünyanın en önemli yamaç paraşüt pistlerinden birisi olup ünü dünyaca bilinmektedir 1969 m yükseltisi olan Babadağ'da genel olarak Akdeniz iklimi etkili olmaktadır. Ancak yükseltisinin etkisi ile sıcaklık farkları Fethiye'ye göre değişiklik göstermektedir.

BabadağBeşeri coğrafyaCoğrafya+3
Süleyman Tombak
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf sosyal bilgiler dersi insanlar, yerler ve çevreler öğrenme alanı kavramlarının öğretimine yönelik bir eylem araştırması

Bu araştırma beşinci sınıf sosyal bilgiler öğretim programında "İnsanlar, Yerler ve Çevreler" öğrenme alanında yer alan konu ve kavramlar hakkında öğrencilerin sahip oldukları ön bilgi tespit edilmesi, bu kavramların daha etkili ve kalıcı öğretimi üzerine etkinlik ve uygulamalar gerçekleştirilmesi, etkinlik ve uygulamaların kavram eğitimi üzerine etkisini gözlemlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada harita ve kavramları, yeryüzü şekilleri ve kavramları, iklim ve Türkiye'de Görülen İklim Tipleri ve Özellikleri, Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler konuları ve kavramları ile doğal afet kavramı ele alınmıştır. Bu araştırma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Denizli ili Bekilli ilçesinde bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 16 beşinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin isimleri gizlenmiş ve araştırma içeriğinde kod isimlerle anılmışlardır. Araştırma kapsamında veri üretme aracı, kavram geliştirme aracı ve süreç destekleme aracı olarak zihin haritası, kelime ilişkilendirme testi, yarı yapılandırılmış görüşme kavram haritası, kavramsal değişim metni, odak grup görüşmesi, deney, gözlem, saha notları ve çeşitli etkinlikler hazırlanıp kullanılmıştır. 7 hafta süren araştırmada üretilen veriler ifadeye dayalı içerik analizine tabi tutulmuş, ilgili kavram için geliştirilen ölçütlerle kıyaslanarak bulgu ve sonuçlara dönüştürülmüştür. Araştırma ilgili konu ve kavram hakkında hazırlanan haftalık eylem planına göre gerçekleştirilmiştir. Haftanın ilk ders saatinde ön durum tespiti yapılmış, ikinci ders saatinde konu öğrenci grubu ile bir defa işlenmiş, üçüncü ders saatinde kavrama ilişkin etkinlik uygulanmış ve sonrasında son durum tespiti yapılmıştır. Eksik öğrenmeler tespit edildiğinde ek eylem planı hazırlanmış ve dördüncü ders saatinde ek etkinliklerle beraber uygulama gerçekleştirilmiştir. Tüm sürecin betimsel gözlemini yapabilmek için araştırmacı tarafından saha notları tutulmuş, her veri analizinden ve ek etkinliklerden sonra odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrenci grubunun haritaların çeşitlerine, Türkiye'de görülen iklimlere, çevrelerinde gördükleri belirgin yer yüzü şekillerine ilişkin kısmi ön bilgisi ve algısı vardır. İklim kavramını beşinci sınıf öğrencileri mevsimlerle karıştırmaktadır. Doğal afetleri isim olarak bilmekte ancak tanım yapamamakta, afetlerden korunma yollarını bilmemektedir. Araştırmaya konu diğer konu ve kavramlara ilişkin temel boyutlara ait öğrenci grubunun ön bilgisi çok az veya hiç yoktur. Süreç sonu son durum bulgularına göre öğrenci grubu harita kavramının haritanın elemanları temel boyutundan düzlem ve kuşbakışı görüntü alt boyutlarına, iklim kavramının iklimin etkileri temel boyutunun tüm alt boyutlarına, nüfusun dağılışına etki eden doğal faktörlerden toprak özellikleri, bitki örtüsü alt boyutlarına, beşerî faktörlerden madenciliğe ilişkin yeni öğrenmeler sağlayamamıştır. Öğrenci grubu yeryüzü şekillerinden koy, körfez, burun, yarımada, ada, boğaz, okyanus kavramlarını ise tanım olarak birbirine karıştırmıştır. Doğal afet tanımlarını eylem planı sonrası yapabilir düzeye gelseler de depreme karşı alınacak tedbirleri doğru bir şekilde ifade edememişlerdir. Öğrenci grubu ek eylem planı sonrası uygulanan etkinliklerle ilerleme sağlayamadıkları, kavram karmaşası yaşadıkları temel ve alt boyutları etkili bir şekilde öğrenip ilerleme sağlamıştır. Öğrenci grubu zihin haritası ve uygulama etkinlikleri gerçekleştirmeyi kendileri adına yararlı bulmuştur. Öğrenci grubunun en etkili öğrenme sağladığı uygulamalar ek etkinlik olarak yapılan sosyal bilgilere özgü deney ve gözlemler olmuştur.

Beşeri coğrafyaSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+5
Emrah Urhan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Yarihi Yarımadası'nda müzecilik ve müze turizmi

Bu araştırma İstanbul Tarihi Yarımadası'nda müzeler, müzecilik ve müze turizmini konu edinmiştir. Araştırmada, turizm, turist, müze, müze turizmi kavramları incelenmiş; Dünya'da ve Türkiye'de turizm sektörü, Türkiye'nin turizm politikası, Dünya'da ve Türkiye'de müzecilik, müze turizminin gelişimi ortaya konulduktan sonra, İstanbul Tarihi Yarımadası'nda müzeler ve müze turizmi ele alınmıştır. Türkiye'deki müzelere bakıldığında Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 199 müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteren ise 239 özel müze bulunmaktadır. Bu müzelerden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 18 müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteren 112 özel müze ise İstanbul'da bulunmaktadır. Türkiye'deki müze ziyaretçilerine bakıldığında ziyaretçilerin yaklaşık %69'unu yabancıların, %31'ini Türkiye vatandaşlarının oluşturduğu görülmektedir. Müze ziyaretlerindeki en büyük payı alan yer ise %44 ile İstanbul'dur. Bunda İstanbul'da yer alan Topkapı Sarayı Müzesi ve Ayasofya Müzesi'nin Türkiye'de en çok ziyaret edilen müzeler olması oldukça etkili olmuştur. (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017). Bu oranlara bakıldığında müzelerin Türkiye ve İstanbul turizmine önemli bir katkısından söz edilebilir. Bu araştırmada, İstanbul Tarihi Yarımadası'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 8 müzede ve Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteren 1 özel müzede, gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin müzelere karşı güdü ve davranışlarını ölçmek amacıyla anket yapılmıştır. Yapılan anketlerden elde edilen veriler ışığında, müzelerin ve müzeciliğin mevcut durumu ortaya konulmuş, müzelere gelen turist sayısını ve müzelerin turizm sektörü içerisindeki önemini artırmak için uygulanabilecek önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Müzeler, Müze Turizmi, İstanbul Tarihi Yarımadası, İstanbul.

Alternatif turizmBeşeri coğrafyaKültürel coğrafya+7
Burcu Temel
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Emet (Kütahya) ilçe merkezinin beşeri ve ekonomik coğrafyası

Araştırma sahası olan Emet ilçesi, Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü sınırları içerisinde yer almaktadır. İdari yönetim biçimi ilçe merkezi şeklindedir. İlçe merkezinin ortalama yükselti değeri 896 m. kadardır. 2020 yılında, ilçe merkezi nüfusu, 11362 kişiden oluşuyordu. Nüfusun eğitim düzeyi oldukça iyi durumdadır. Sahada 2015-2020 yılları arasında belirgin göç hareketleri yaşanmıştır. Özellikle büyükşehirlere doğru yönelim söz konusudur. İlçe merkezi eski bir yerleşim alanıdır. Bu nedenle tarihi çağlar boyunca farklı isimlerle nitelendirilmiştir. Konut tipleri son yıllarda çağdaşlaşma eğilimi göstermektedir. Bunlardan bazıları, sivil mimari özelliği gösteren eski tip meskenlerdir. İlçe merkezi, Kütahya İli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun kararıyla 2014 yılında 'sit alanı' olarak belirlenmiştir. İlçe merkezinde, tarımsal faaliyetler ve hayvancılık pek yaygın olmamakla birlikte daha çok küçükbaş hayvan yetiştiriciliği tercih edilmektedir. Tarım ürünleri olarak arpa ve buğday üretimi yaygındır. Ulaşım, sadece karayolu kullanılarak gerçekleşmektedir. İlçe otogarından, belirli saatlerde Gediz, Tavşanlı ve Kütahya iline dolmuş ve otobüs seferleri düzenlenmektedir. Turizm faaliyetleri genel olarak termal turizm olarak işlevsellik kazanmıştır. Konaklama hizmeti veren apart, pansiyon, otel niteliği taşıyan tesisler mevcuttur. İlçe merkezi yakınında bor madenine ait rezerv sahaları bulunmaktadır. Halen söz konusu madenin işletmesi Eti Maden tarafından yapılmaktadır. Burada yaşayan nüfus için maden işletmesi eskiden beri önemli bir geçim kaynağı durumundadır.

Beşeri coğrafyaCoğrafyaEkonomik coğrafya+1
Sami Cerit
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemleri destekli mekânsal istatistiksel yöntemler kullanılarak Konya şehrinde trafik kaza kara noktalarının belirlenmesi

Trafik kazaları günümüz dünyasındaki modern toplumların başa çıkmakta zorlandıkları en büyük sorunlardan birisidir. Sebep oldukları çok yüksek orandaki can ve mal kayıplarının azaltılması için pek çok çalışma gerçekleştirilmektedir. Çeşitli yöntem ve teknikler kullanılarak trafik kazalarının yoğunlaştığı bölgelerin belirlenmesi de bu çalışmalar içerisinde oldukça popüler bir başlıktır. Kaza kara noktası olarak da adlandırılan kaza sayısı açısından yoğun olan bu noktaların doğru şekilde tespit edilmesi trafik güvenlik politikalarının daha sağlıklı organize edilmesi açısından da oldukça önemlidir. Bu çalışmada Konya şehrini oluşturan Karatay, Meram ve Selçuklu ilçelerindeki trafik kaza kara noktaları tespit edilmiştir. Bu amaçla coğrafi bilgi sistemlerine dayalı mekânsal istatistiksel yöntemlerden yararlanılmıştır. Moran's I, Anselin Lokal Moran's I, Getis-Ord Gi ve Geary's C mekânsal otokorelasyon indislerinin yanı sıra çekirdek yoğunluk tahmin edicisi (Kernel Density Estimation) ve mekansal enterpolasyon (IDW) yöntemleri de kullanılmıştır. Çalışma verisetini 2017-2022 yılları arasında çalışma alanında meydana gelen ölü ve yaralanmalı trafik kazalarına ilişkin bilgiler oluşturmaktadır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda ulaşılan bulgular trafik kazalarının belli bölgelerde yoğunlaştığını ve bu bölgelerde istatistiksel açıdan anlamlı kümelenmelerin oluştuğunu göstermektedir. Trafik kazalarının yoğunlaştığı bu bölgeler içerisinde yer alan toplam 32 farklı trafik kaza kara noktası belirlenerek bu noktaların detayları paylaşılmıştır. Çalışmamın son bölümünde süreç içerisinde ulaşılan bulgular ve elde edilen deneyimlerden yola çıkarak bazı sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Son olarak ise literatüre katkı sağlaması açısından gelecek çalışmalara ışık tutacak öneriler paylaşılmıştır.

Beşeri coğrafyaCoğrafi bilgi sistemleriMekansal analiz+2
İlknur Kınalıoğlu
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dr. John Covel'ın seyahatnamesine göre 17. yüzyıl sonlarında Osmanlı toplumu

Levant Şirketi sayesinde Osmanlı İmparatorluğu ve İngiltere arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerin İngiltere lehine gelişmeye başladığı 17. yüzyılın sonlarında Trakya ve Bitinya bölgelerinde seyahat eden Dr. John Covel'ın (1638-1722) kaleme aldığı seyahat günlüklerine odaklanan bu yüksek lisans tezi Batı'nın Osmanlı toplumuna bakışını tarihsel bir analizle incelemeyi hedeflemektedir. Bu yüzyılda çok sayıda Avrupalı, Osmanlı topraklarını gezip görmeyi ve bu seyahatlerinden edindikleri bilgileri ve maddi manevi kültürü ülkelerine taşımayı amaç edinmişlerdi. İngiltere'nin İstanbul Büyükelçiliği'ne papaz olarak atanan Dr. John Covel 1675-1677 yılları arasında Trakya ve Bitinya bölgelerine yaptığı seyahatler sayesinde araştırma yapmakla görevlendirildiği Rum Ortodoks Kilisesi hakkında önemli bilgiler elde etmeyi başarır. Dr. John Covel, bunun yanı sıra bu seyahatlerde Osmanlı toplumu hakkında gözlemlerde bulunmuş ve tarih, mimari, botanik, coğrafya, dilbilim, gastronomi, antropoloji gibi birçok alana dair izlenimlerini not almıştır. Günlüklerin en dikkat çekici yönlerinden bir tanesi de Bizans ve Türk mimarisi hakkındaki detaylı incelemeleridir. Bu detaylı gözlem ve betimlemelerinin yanında günlüğüne çizdiği harita ve eskizler bilimsel çalışmalara ışık tutmaktadır. Seyahatnamelerin tarih alanında kaynak olarak kullanımından kaynaklanan sorunlar göz önünde bulundurularak Dr. John Covel'ın günlüklerini doğru bir şekilde analiz etmek amaçlanmıştır. Bu analizler sonucunda hem seyyah hem de söz konusu dönemde Osmanlı toplumu hakkında elde edilen bilgiler sunulmuştur.

Beşeri coğrafyaCovel, JohnHristiyan mimarisi+7
Nurcan Doğan
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kentsel dönüşümün eşı̇ğı̇nde ev, mahalle ve kent deneyı̇mı̇: Lı̇montepe örneğı̇

Bu tez, kurulduğundan bu yana yıkılma tehlikesi taşıyan, 2012 yılında ise resmen kentsel dönüşüm bölgesi ilan edilen İzmir'in Limontepe semtindeki iki gecekondu mahallesinde yaşayan birinci ve ikinci kuşak sakinlerin, evleri, mahalleleri, komşuları ve diğer kent mekânlarıyla geliştirdiği ilişkiyi toplumsal sınıf ve toplumsal cinsiyet tartışmaları üzerinden analiz eder. Kentleşme sürecinin getirdiği dönüşüm coğrafyasında yaşayan kent yoksullarının, dönüşüm sürecinde mekânla kurdukları ilişkiyi, tarihsel olarak nasıl geliştirdikleri ve anlattıklarını inceler. Bir kentlilik biçimi olan gecekondulu olmanın ve gecekonduda yaşamanın taşıdığı gerilimleri, uzlaşma ve ayrışma durumlarını açıklığa kavuşturmaya çalışır. Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki kırsal mekânlardan 1970'lerde göç ederek İzmir'e gelen ve bir mahalle kuran göçmenlerin mikro pratikleriyle makro süreçlerin bağını kuran bu tez araştırması, periferinin tarihini yaşayanların hayat anlatılarıyla ortaya çıkarmaya çalışır. Dönüşümün, geçiciliğin ve yoksulluğun mekânında kalıcılık ve süreklilik için atılan adımları, mekân deneyiminde görünür kılmaya çalışır. Mekân üretim ve kullanım pratiklerinde, aidiyet ve sahiplik ilişkisinde kuşaklar, cinsiyetler ve farklı topografik yapıya sahip mahalleler arasındaki benzerlik ve farklılıkları eleştirel bir değerlendirmeye tutar. Gecekondunun mekân dinamikleri değerlendirilirken mahallelinin hayat anlatılarına, etnografi ve oto-etnografinin imkânlarına başvurulur. Gündeliğin bilgisini akademik bilgiye dönüştürmenin olanakları tartışmaya açılır.

Beşeri coğrafyaKent sosyolojisiKentleşme+7
Leyla Bektaş Ata
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Urla'da (İzmir) ikinci konutların turizm coğrafyası yaklaşımıyla değerlendirilmesi

İkinci konutların etkileri, mekânsal dağılışları, uluslararası boyutu ve turizmde değerlendirilmesi farklı bilim dallarının araştırma konusu olmuştur. Coğrafyacıların da son dönemlerde konuyla ilgili çalışmaları mevcuttur. Bu araştırma, ikinci konutların sayıca fazla olduğu, günümüzde ise fonksiyonel ve mekânsal birtakım değişmelerin yaşandığı İzmir'in Urla ilçesinde gerçekleştirilmiştir. İzmir'in batısında, Ege Bölgesi'nin en büyük yarımadası olan Urla Yarımadası'nın ise merkezinde yer alan Urla, İzmir'in 30 ilçesinden biridir. İzmir kent merkezine 35 km. uzaklıktaki ilçenin doğusunda Güzelbahçe ve Seferihisar, batısında Çeşme, kuzeybatısında Karaburun ilçeleri, kuzeyinde ve güneyinde ise Ege Denizi yer alır. Urla'nın nüfusu 2015 yılı itibariyle 60.750 kişidir. İzmir'in ilçeleri arasında nüfus büyüklüğü bakımından 19. sıradadır. Araştırma, Urla'da ikinci konutların gelişimi ve coğrafi dağılışı, ikinci konut yer seçiminde Urla'nın tercih edilmesinin nedenleri, ikinci konutların ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri, kullanım durumları ve turizmde değerlendirilmesinde ikinci konut sahiplerinin düşünceleri konularına odaklanmaktadır. Nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin bir arada kullanıldığı araştırmanın ilk aşamasında 220 ikinci konut sahibine 35 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Ardından, 15 katılımcı ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Nitel veri toplama aşamasında, konutlarını turizmde değerlendirmek isteyen ve istemeyen konut sahiplerinin motivasyonlarını öğrenmek amaçlanmıştır. Bazı sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla (Airbnb ve Couchsurfing) konutlarını ziyaretçilerin kullanımına açmış olan kişiler de görüşmelere dâhil edilmiştir. Anketlerin analizi, ilgili istatistik programları aracılığıyla gerçekleştirilirken, görüşmelerden elde edilen yanıtlara içerik analizi yapılmıştır. Bulgular ile ilgili betimsel tablolar ve grafikler hazırlanarak, faktör analizi, ki-kare testi (X²) ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. İlgili analizlerin yapılmasının sebebi çeşitli değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı ilişkilerin ve farklılaşmaların olup olmadığını açıklamaktır. Ankete katılanların büyük çoğunluğu (189 kişi) İzmir'de yaşamaktadır. Urla'nın tercih edilmesine ilişkin yapılan faktör analizi sonucunda, Urla'nın doğal çekicilikleri, fiziki yakınlık, sosyal ve ekonomik faktörler başlıkları altında değerlendirebileceğimiz 3 temel faktör ortaya çıkmıştır. Katılımcıların yarısına yakını (%43,5), ikinci konutlarına 16 yıl ve daha fazla süredir sahiptir ve katılımcıların yarıdan fazlası (%66,7) yıl boyunca 4-6 ay süreyle ikinci konutlarını kullandıklarını belirtmiştir. Konutlarını 3 aydan az kullanan katılımcıların oranı ise %25,1 olarak belirlenmiştir. Haziran (%91,9), Temmuz (%98,1) ve Ağustos (%96,7) ayları ikinci konutların en çok kullanıldığı aylardır. İkinci konutlarını kullanmadıkları dönemde turizmde değerlendirmek isteyenlerin sayısı 32 (%14,8)'dir. İkinci konutların Urla'ya etkileri konusunda, ekonomik konular (Urla Belediyesi'ne gelir kaynağı olması, yerel halka istihdam sağlaması, yerel ürünlere talebin artması) olumlu etkiler olarak öne çıkarken, tarım alanlarının daralması, doğal bitki örtüsünün zarar görmesi ve kalabalıklaşma olumsuz etkiler olarak katılımcıların odaklandığı problemler olmuştur. Görüşmeler sonucunda, "konutumu turistlerin kullanıma açmak isterim" yanıtını veren katılımcıların en temel motivasyonları yeni insanlar ve yeni kültürler tanımak, yeni arkadaşlıklar ve dostluklar edinmek, bunları yaparken Urla'yı ve İzmir'i, o kentte yaşayan ve bölgenin kültürünü yakından bilen insanlar tarafından tanıtmaktır. Konutlarını turizme açma fikrine olumsuz yanıt veren katılımcıların temel gerekçeleri evimiz paylaşım için uygun değil, bize zor yetiyor ve eşyalarımı başkalarının kullanması beni rahatsız eder düşüncesi olmuştur.

Beşeri coğrafyaEkonomik coğrafyaTurizm coğrafyası+2
Volkan Zoğal
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kütahya kentinin sosyo-ekonomik yapısı ve gelişiminde Dumlupınar Üniversitesinin etkileri

Kökeni 12. yüzyıl Orta Çağ Avrupası'na dayanan üniversite kurumu 1800'lü yıllara gelindiğinde farklı bir bağlama oturmuştur. Kabaca söylemek gerekirse 1200-1800 yılları arasında eğitim fonksiyonu ön plana çıkan üniversite, bu dönemden itibaren araştırma misyonu bağlamında ele alınmaya başlanmıştır. Ulusların modernleşme macerası içinde önemli bir kurum olan üniversite, her ülkede farklı bir hikâyenin parçası olmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında kalkınma probleminin gündeme gelmesi ile üniversite, kalkınma stratejilerinin bir aracı haline dönüşmeye başlamıştır. Bu bağlamda 1970 sonrasında, üniversitenin sosyal ve ekonomik etkileri ile ilgili çalışmaların sayısında artış yaşanmıştır. Türkiye'de ise 1990'lı yıllarda üniversitenin çevresine olan etkileri ile ilgili çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Son 20 yılda kalkınma çabası içindeki küçük ve orta ölçekli kentlere üniversite kurulması ile yapılan çalışmaların sayısı da artmıştır. Söz konusu çalışmalarda genellikle üniversitenin harcama ve istihdam gibi etkilerine odaklanılmıştır. Ancak üniversite, bulunduğu kentteki ulaşım, demografik yapı, konut piyasası ve zamansal gelişim gibi birçok unsur üzerinde etkilidir. Bu çalışmanın temel amacı Dumlupınar Üniversitesi'nin, harcama ve istihdama ek olarak Kütahya'daki diğer mekânsal bileşenler üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Öğrenci ve personelin büyük çoğunluğunun Kütahya kent merkezinde bulunduğu için çalışmanın mekânsal ölçeği Kütahya kent merkezi olarak belirlenmiştir. Yapılan alan çalışması ve toplanan verilerin değerlendirilmesi sonucunda 1992 yılında kurulan Dumlupınar Üniversitesi'nin Kütahya'da önemli bir harcama kaynağı ve işveren durumunda olduğu anlaşılmıştır. 2015 yılında Dumlupınar Üniversitesi, öğrenci ve personelinin oluşturduğu doğrudan ve dolaylı harcama miktarı yoluyla yaklaşık 330 milyon TL'dir (115.790.000$). İstihdam anlamında ise 1.754'ü doğrudan, 3.890'ı dolaylı olmak üzere toplam 5.644 kişiye istihdam sağlamıştır. Üniversitenin Kütahya'da bulunması kentin iç göç yapısında değişimler yaratmıştır. Öğrenci personel ve bunlara bağlı olarak Kütahya'ya göç etmiş kişi sayısı ise 42.743 olarak hesaplanmıştır. Bu rakamın büyük çoğunluğu 18-24 yaş arası öğrencilerden oluşmaktadır. Bu durum kentteki demografik yapıda değişimler yaratmıştır. Öğrenci ve personelin kentteki varlığı dolayısıyla kentin konut piyasasında niceliksel ve niteliksel değişimler yaşanmıştır. Yeni mahallelerin ortaya çıkması ile beraber kent yatay olarak gelişirken aynı zamanda az odalı ve küçük metrekareli konutların sayısında artış yaşanmıştır. Kütahya'ya göç eden öğrenci ve personel şehir içi ve şehirler arası sistemini de etkilemiştir. Şehir içi ulaşımda otobüs ve güzergâh sayısı üniversiteye bağlı olarak artarken şehirler arası ulaşımda yolcu sayısının artışına paralel Varan, Kamil Koç, Metro gibi otobüs firmaları da Kütahya'da şube açmıştır. Birçok Anadolu kentinin temel problemi olan sosyal ve kültürel aktivite eksikliği konusunda da üniversitenin Kütahya'da bulunması bu alandaki açığı kapatmada önemli bir faktördür. Sonuç olarak orta ölçekli bir kent olan Kütahya'da üniversitenin kurulması ile beraber birçok kentsel unsurda gelişmeler yaşanmıştır.

Beşeri coğrafyaDumlupınar ÜniversitesiEkonomik coğrafya+6
Mehmet Ali Toprak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kapalı yerleşmelerde insan ve yer ilişkileri: Mavişehir (İzmir) örneği

Bu araştırmada, ikametgâh hareketliliği bağlamında, kapalı yerleşmeler örneğinde, insan-yer ilişkileri irdelenmiştir. Araştırmada, insanların neden bir yerleşim alanını terk edip ikametgâh hareketliliğine katıldıklarını, kapalı yerleşme sakinlerinin konut tercihlerini, sosyo-ekonomik ve demografik özelliklerini, ikamet çevreleriyle ilişkilerini ve buradan duydukları memnuniyet düzeyini, ayrıca "yeni yerleştikleri" yer ile "geride bıraktıkları" büyükşehirle olan bağlarını, yer kimliği ve yere bağlılık kavramları çerçevesinde anlamak amaçlanmıştır. İzmir'in Karşıyaka ilçesinde yer alan Mavişehir araştırma alanı olarak seçilmiştir. Araştırma, Mavişehir'de ikamet eden katılımcılarla gerçekleştirilen iki ayrı alan araştırmasına dayanmaktadır. Alan araştırması sırasında hem niceliksel hem de niteliksel yöntemler bir arada kullanılmıştır. İlk olarak 225 katılımcıya; Sosyo-demografik ve ekonomik özeliklerini, hareket deneyimlerini, Kentsel deneyimlerini, Memnuniyet düzeylerini anlamaya yönelik soruların yer aldığı soru formu uygulanmıştır. Soru formunda, katılımcıların Mahalleye ve İzmir kentine bağlılık düzeylerini ölçmek için Yere-Mahalleye Bağlılık (Lewicka,2010) ve Kent Kimliği Ölçeği (Lalli,1992) de kullanılmıştır. İkinci olarak 23 katılımcıyla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. İki uygulamada katılımcılarla yüz yüze görüşme yoluyla gerçekleştirilmiştir. Anketler SPSS İstatistik Paket Programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Sonuçlar Excel tablolar ve şekillerle deskriptif olarak sunulmuştur. Daha sonra çeşitli değişkenlere göre farklılaşmaları saptamak amacıyla örtük sınıf analizi (ÖSA), χ2 testi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Görüşmeler ise içerik analizine tâbi tutulmuştur. Verilen yanıtlara göre çeşitli kategoriler oluşturulmuş ve bunlar tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonuçları, ikamet hareketliliği sürecinde etkili olan itici faktörlerin; "Yetersiz mekânsal organizasyon özellikleri", "Şehirsel yaşamın olumsuzlukları + Yetersiz mekânsal organizasyon özellikleri" ve "Şehirsel yaşamın olumsuzlukları + Yetersiz mekânsal organizasyon özellikleri + Sosyal rahatsızlıklar", çekici faktörlerin; "Güvenlik, Ayrıcalık ve Mekânsal organizasyon", "Güvenlik, Sükûnet ve Mekânsal organizasyon", "Sükûnet ve Mekânsal organizasyon" ve "Mekânsal organizasyon ve Ayrıcalık" olduğunu göstermiştir. Her bir itici ve çekici faktör ayrı ayrı değerlendirildiğinde ise, bazı faktörlere atfedilen önemin, cinsiyet, yaş, emeklilik, medeni durum, hanehalkı büyüklü, mülkiyet durumu gibi değişkenler açısından anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Bir kapalı yerleşim bölgesi olan Mavişehir yaşam biçimi (tarzı) topluluklarını yansıtmaktadır. Mavişehir sakinleri, demografik özellikler ve sosyo-ekonomik statü açısından homojen bir görüntü ("orta-üst" ve "üst gelir" grup, eğitim düzeyi yüksek, çekirdek aile yapısına sahip, şehirli nüfus) sergilemektedir. Mavişehir sakinlerinin mekânsal doyumları çok yüksek düzeydedir. Ev sahipliği durumu ve hanehalkı büyüklüğü bu doyumu etkileyen belirleyicilerdir. Mavişehirlilerin Mavişehir'e atfettikleri anlamlar çoğunlukla sakinlik, yeşillik, parklar, düzen, temizlik gibi "düzenli sakin ortam"la ilişkilidir. Mavişehir sakinleri Mavişehir'e yüksek düzeyde bağlıdır. Mahalleye bağlılığın gelişmesinde mahallede yaşama süresi, ev sahipliği durumu ve mekânsal doyum etkili olan değişkenlerdir. Yere bağlılık ve mekânsal doyum ile ikametgâh hareketliliği arasında anlamlı bir ilişki vardır. Nitekim mekânsal doyum ve mahalleye bağlılık düzeyi taşınma niyeti ve davranışı üzerinde etkili olan belirleyicilerdendir. Diğer taraftan, Mavişehir sakinleri geri de bıraktıkları kentle de ilişkilerini hala sürdürmektedirler. Diğer bir ifadeyle, Mavişehirlilerin İzmir kent kimliği yüksek düzeydedir. Bu kimlik bağlılık boyutunda daha yüksek düzeyde gelişirken, diğer boyutlarda, özellikle aşinalık ve geçmiş boyutunda daha az gelişmiştir. İzmir kent kimliğinin oluşmasında ve gelişmesinde, doğum yeri, ev sahipliği durumu ve mahallede yaşama süresi etkili olan faktörlerdir. Son olarak, araştırmamızdan elde edilen bulgular, kapalı yerleşmelerin artık İzmir kentinde de hem mekânsal hem de sosyal bir ayrışmayı beraberinde getirme eğiliminde olduğunu göstermektedir. Mavişehir'in tercih edilmesinde etkili olan en önemli faktörler bu duruma işaret etmektedir. Sessizlik ve sakinliğin ötesinde, özellikle bu yerleşim alanlarının sunmuş olduğu profesyonel hizmetler, güvenlik ve benzer sosyo-ekonomik özelliklere sahip homojen bir grupla bir arada yaşama istediği İzmir'de kapalı yerleşmelerin tercih edilmesinde etkili olan önemli motivasyonlar haline gelmiştir.

Beşeri coğrafyaKapalı konut siteleriKapalı ortam+7
Bahar Kaba
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lise 11. sınıf beşeri coğrafya konularının öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrenci başarısına etkisi

Araştırmanın konusu, lise 11. Sınıf beşeri coğrafya konularının öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrenci başarısına etkisinin incelenmesidir. Günümüz koşullarında teknolojinin hayatımızdaki öneminin artması ile birlikte eğitimdeki kullanımı da artmıştır. Bu araştırma ile eğitim alanında kullanılan en önemli teknolojik araçlardan birisi olan akıllı tahtanın coğrafya derslerinde kullanımının öğrenci başarısına etkisi üzerine yapılmıştır. Ayrıca coğrafya eğitiminde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin beşeri coğrafya başarısına olan etkisini gözlemlemek amaçlanmıştır. Araştırmada coğrafya derslerinde akıllı tahta kullanımının öğrenci başarısı üzerindeki etkisini incelemek amacıyla kontrol gruplu ön test son test deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, Osmaniye ilinde bulunan ortaöğretim kurumları içerisinden seçilmiş olan bir tanesi ile 11. sınıf öğrencilerine yapılmıştır. Araştırma 4 tane 11. sınıf şubesi ve toplam 110 öğrenci ile yapılmıştır. Katılımcıların 67 tanesi kız, 43 tanesi erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın alt problemlerinin istatistiksel analizi için gerekli verileri toplamak amacıyla; ''Şehirlerin Fonksiyonları ve Etki Alanları ile Nüfus Politikaları ve Yerleşme'' konularında akıllı tahta kullanımının öğrenci başarısına etkisini belirlemek amacıyla geliştirilen başarı testi uygulanarak veriler toplanmıştır. Kullanılan ölçme araçlarından elde edilen veriler bilgisayar ortamına geçirilmiş ve SPSS istatistik paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca Excel, Word gibi programlardan da yararlanılmıştır. Veriler normal dağılıma sahip olduğu için deney ve kontrol gruplarının ön test puanlarını karşılaştırmak amacıyla ilişkisiz gruplar t-Testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda coğrafya derslerinin anlatımında akıllı tahta kullanımının öğrenci başarısını arttırdığı tespit edilmiştir. Coğrafya öğretiminde kullandığımız akıllı tahtanın coğrafya eğitimine katkıları oldukça fazladır. Öğrencinin görsel, işitsel duyularına hitap etmesi, dersi sıradanlıktan kurtarması, arazi çalışması yapılması mümkün olmayan durumlarda görsel içerikler sunması, sınıfa getirilemeyen materyallerin üç boyutlu olarak öğrencilere gösterilmesini sağlaması bakımından birçok avantajı bulunmaktadır. Bu amaçla coğrafya derslerinde akıllı tahta kullanımının öğrenci başarısına katkısının büyük olacağını söyleyebiliriz. Bu nedenle coğrafya derslerinin anlatımında klasik yöntemler yerine akıllı tahta kullanılması, akıllı tahta uygulamalarından ve sağladığı diğer imkânlardan yararlanılması tercih edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, Coğrafya Eğitimi, Eğitim Teknolojisi, Akıllı Tahta

Akademik başarıAkıllı tahtaBeşeri coğrafya+7
Mehmet Emin Öztürk
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafya ders kitaplarında göç konusunun öğretimi

Ders kitapları ülkelerin bireylerine kazandırmak istediği değerlere ve bilgilere göre hazırlanan kaynaklardır. Ortaöğretim coğrafya kitabında yer alan bir konu da göç konusudur. Göç konusu nedenleri ve sonuçları bağlamında çok boyutlu bir mekânsal değişim sürecidir. Bu çalışmada ortaöğretim coğrafya ders kitaplarında (9,10,11 ve 12 sınıf) göç konusunun öğretiminin ele alınarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma türlerinden biri olan betimsel tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Veriler doküman incelemesi tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla belirlenen dört ders kitabı incelenmiştir. Yapılan araştırmada coğrafya ders kitaplarında göç konusunun hangi yönleriyle ele alındığının ortaya konulması, kitap hazırlama komisyonlarındaki yazarlara, alanyazındaki göç konusunu çalışan araştırmacılara ve konunun öğretiminde birinci derecede sorumlu olan öğretmenlere katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Araştırmanın sonucuna göre göç konusunun öğretimine ilişkin ders kitaplarının içerik boyutunun daha güncel bilgiler ve göç kavramlarının daha detaylı verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Göç konusunun tüm boyutlarıyla öğretiminin gerçekleştirebilmesi için coğrafya ders kitabı içeriğine ilişkin çözüm önerileri geliştirilmiştir.

Beşeri coğrafyaCoğrafya dersiCoğrafya eğitimi+5
Huriye Sevinç
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Değişen bir dünya düzenine doğru: Eşitsizliğin coğrafyaları ve COVID-19 salgını

Covid-19 yüz milyonlarca kişiye bulaşmış ve milyonlarca kişinin ölümüne sebep olmuştur. Hastalık küresel bir yaygınlığa sahip olsa da farklı ülke vatandaşları için farklı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu araştırma, Covid-19 vaka ve ölüm sayılarındaki ülkeler arası farklılıkların nedenlerini incelemektedir. Araştırmanın temel amacı ülkeler arasında çeşitli göstergeler açısından mevcut eşitsiz yapının Covid-19 vaka ve ölüm sayıları üzerindeki etkisini açıklamaktır. Aynı zamanda araştırma ile yakından ilişkisi bulunan demografik geçiş teorisi, epidemiyolojik geçiş teorisi ve küreselleşme ile ilgili görüşler açıklanarak savlarının Covid-19 özelinde ne kadar geçerli olduğu tartışılmıştır. Çalışma pozitivist/nomotetik duruşu benimseyen ampirik yönteme sahiptir. Bu bağlamda istatistiksel veriler kullanılarak; Covid-19 vaka ve ölüm sayıları ve ülkeler arasında eşitsiz yapıda olduğu düşünülen bazı göstergeler haritalanmış ve bu iki yapı arasındaki ilişkiyi açıklamak için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Üretilen haritalar, hem Covid-19 vaka ve ölüm sayılarının hem de seçili değişkenlerin ülkeler arasında önemli ölçüde eşitsiz bir şekilde dağıldığını göstermektedir. Korelasyon analizinin sonuçlarına göre vaka ve ölüm sayıları; gelir seviyesi, yaşlı nüfusun oranı, tütün tüketiminin yaygınlığı, diyabetli nüfusun oranı, nüfus yoğunluğu ve bazı salgınla mücadele önlemleri ile ilişkilidir. Regresyon analizinin sonuçları ise bağımsız değişkenlerden; gelir seviyesi, yaşlı nüfusun oranı, tütün tüketiminin yaygınlığı, diyabetli nüfusun oranı, okulların kapatılması önlemleri ve evde kalma önlemlerinin vaka ve ölümlerdeki ülkeler arası farklılıkların açıklanmasında birer faktör olduğunu göstermiştir. Özellikle gelir seviyesi ve yaşlı nüfusun oranı değişkenleri modellere katkı yönünden öne çıkmıştır. Demografik ve epidemiyolojik geçişin ileri aşamalarında bulunan ülkeler, beklenenin aksine bir salgın hastalıktan en çok etkilenen bölgeleri oluşturmuştur. Bu durum küreselleşmenin getirdiği artan bağlantısallık sonucunda farklı niteliklere sahip hastalıkların mevcut kuramsal çerçevenin ortaya koyduğu savların aksine dünyanın herhangi bir bölgesini etkileyebileceğini göstermektedir.

Beşeri coğrafyaBulaşıcı hastalıklarBölgesel eşitsizlik+5
Deniz Cırık
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Acıpayam (Denizli) halk takvimi

Halk takvimi, yöre halkının doğa olaylarını gözlemleyerek oluşturduğu, zamanın akışını ve tarımsal faaliyetleri düzenlemede kullandığı geleneksel bir bilgi sistemidir. Bu tez, Denizli ilinin güneyinde yer alan Acıpayam ilçesinde coğrafi özelliklerin halk takvimi üzerindeki etkisini incelemektedir. Çalışmada, Acıpayam'ın iklimi, topoğrafyası, bitki örtüsü, toprak yapısı gibi coğrafi unsurların halk takviminin oluşumu ve sürekliliği üzerindeki belirleyici rolü ortaya konmuştur. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden etnografik araştırma deseni ile yürütülmüştür. İlçeye bağlı Dodurga, Ucarı, Hisar, Darıveren ve Yeşilyuva mahallelerinde yaşayan, 50 yaş ve üzeri 50 katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler aracılığıyla halkın doğa gözlemleri, mevsimsel değişimlere dair bilgileri, tarım ve hayvancılık pratikleri ile halk takviminin günümüzdeki yansımaları değerlendirilmiştir. Veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiş; halk takviminin, bölgenin fiziki ve beşerî koşullarıyla sıkı bir etkileşim içinde şekillendiği belirlenmiştir. Acıpayam halkının doğayla kurduğu ilişkinin bir ürünü olan halk takvimi, hem yerel kültürel belleğin bir yansıması hem de coğrafyanın günlük yaşam üzerindeki etkilerini anlamada önemli bir göstergedir.

Beşeri coğrafyaHalk kültürüKültürel coğrafya
Büşra Asıl
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşilyurt ilçesinde afet sonrası (6 şubat 2023 depremleri) iyileştirme sürecinin coğrafi analizi

Bu tez çalışmasında 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerinin ardından Malatya ilinin Yeşilyurt ilçesinde yürütülen afet sonrası iyileştirme süreci coğrafi bakış açısıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde araştırma alanı olarak seçilen Yeşilyurt ilçesinin coğrafi konumu ve sınırları tanımlanmış araştırmanın amacı, önemi, yöntemi ve ilgili literatür detaylı şekilde ortaya konulmuştur. İkinci bölümde ise teorik çerçeveye yer verilmiştir. Afet, tehlike, risk, kırılganlık ve dirençlilik gibi kavramlar tartışılmış iyileştirme sürecinin tarihsel gelişimi ve daha iyisini inşa etmek ilkesi bağlamında kavramsal bir altyapı oluşturulmuştur. Üçüncü bölümde Yeşilyurt ilçesinde depremin etkileri fiziksel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla değerlendirilmiş, afet öncesi ve sonrası süreçler karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Demokratik yapı, arazi kullanımı, sosyoekonomik yapı, yerleşim düzeni, eğitim, ulaşım, kamusal alanlar ve kültürel alanlar üzerindeki etkileri detaylandırılmıştır. Bu etkiler anket çalışmalarıyla desteklenerek analiz edilmiştir. Dördüncü bölümde ise afet sonrası iyileştirme sürecinin başarısı mekânsal ve kurumsal yönleriyle incelenmiştir. Mekânsal planlama, imar uygulamaları, yeniden inşa faaliyetleri ve kurumsal entegrasyonun yanı sıra psikososyal ve toplumsal iyileştirme adımlarına da yer verilmiştir. Ayrıca ekonomik canlanma süreci kapsamında istihdam gelir kaynaklarının yeniden oluşturulması, tarım ve gıda sektörüne yönelik destekler ile risk transferi uygulamaları değerlendirilmiştir. Bu çalışma 6 Şubat depremleri sonrası ciddi şekilde etkilenen Yeşilyurt ilçesindeki iyileştirme sürecini bütüncül bir coğrafi yaklaşımla ele alarak afet sonrası planlama ve müdahale stratejilerine yönelik bilimsel bir katkı sunmayı amaçlamıştır.

Beşeri coğrafyaBölgesel coğrafya
Sena Nur Berktaş
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dobrogea (Dobruca - Romanya) Türk yer adlarına toponomik bakış

Yer adlarını yapı, anlam ve köken bakımından açıklamaya çalışan bilim dalına (toponimi/toponomi) yer adları bilimi denir. Yer adları üzerine yapılan araştırmalar, dilbilim, coğrafya, tarih, etnografya, sosyoloji, arkeoloji, ekonomi vb. gibi çok çeşitli alanlarda bilimsel araştırmanın sonuçlarından yararlanır. Bu nedenle, toponimi, farklı disiplinlerin kesiştiği noktada olduğu için bir sınır araştırma alanı olarak görülmelidir. Dobrucanın toponomisi, bu bölgenin tarihinin izlerini taşır. Ortak bir süreklilik arz eden Osmanlı mirasının tek süreklilik arz eden izi olarak kabul edilir. Çalışmamda coğrafi açıdan Dobrucadaki Türkçe yer ismine yaklaştım. Bununla birlikte, yer adları, analiz edilmeden önce belgelenmeleri gerekir. Topografya haritalar başta olmak üzere saha çalışması, arşiv, kütüphane ve belgesel araştırmalar kullanılarak Türk kökenli yer adları tespit edilmiştir.

Beşeri coğrafyaCoğrafi adlarCoğrafi özellikler+5
Mihaela Cıubotarıu
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects