Physical education
199 theses under this subject heading
Çevresel duyarlılığın beden eğitimi öğretmenlerinin yeşil örgütsel davranışlarına etkisinde kişilik özelliklerinin aracı rolü (Isparta ili örneği)
Bu çalışmada, Isparta ilinde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin çevresel duyarlılığın yeşil örgütsel davranışlarına etkisinde kişilik özelliklerinin aracı rolü belirlenmeye çalışılmış ve aracılık etkisinin olup olmadığını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmaya Isparta ilinde görev yapan toplam 190 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak kişisel bilgiler formu ve üç farklı ölçek kullanılmıştır. Öğretmenlerin Çevresel Duyarlılıklarını ölçmek için Yeşil ve Turan (2020) tarafından geliştirilen "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği", yeşil örgütsel davranışlarını ölçmek için Erbaşı (2019) tarafından geliştirilen "Yeşil Örgütsel Davranış Ölçeği" ve Kişilik özelliklerini belirlemek için Gosling, Rentfrow ve Swann (2003) tarafından geliştirilen ve Atak (2013) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan On Maddeli Kişilik Ölçeği kullanılmıştır. Bulgulara göre; Değişkenler arasındaki doğrudan etkiler incelendiğinde, Çevreye Yönelik Tutumun Yeşil Örgütsel Davranışları pozitif yönde, Çevreye Yönelik Tutumun Kişilik Özelliklerini pozitif yönde etkilediği, ancak Kişilik Özelliklerinin Yeşil Örgütsel Davranışları pozitif yönde etkilemediği saptanmıştır. Çevreye Yönelik Tutumun Yeşil Örgütsel Davranış üzerindeki dolaylı etkisi incelendiğinde; Kişilik Özellikleri aracılığıyla standardize edilmiş dolaylı etki katsayısının c1:= ,0062 olduğu belirlenmiştir. Araştırmada aracı değişken olarak Kişilik Özelliklerinin dâhil edilmesi ile Çevreye Yönelik Tutumun Yeşil Örgütsel Davranış üzerindeki etkisinin düşmediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak; bu çalışmada beden eğitim öğretmenlerinin çevreye yönelik tutumu ve yeşil örgütsel davranışları ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiş, ilişki sonucunda çevresel duyarlılık tutumunun, yeşil örgütsel davranış üzerine etkisinde kişilik özelliklerinin aracılık etkisinin olmadığı belirlenmiştir.
Lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumlarının sosyalleşme üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, lisede öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine ilişkin tutumlarının sosyalleşme üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Şırnak ili Silopi ilçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı altı farklı devlet okulunda 9,10,11ve 12. Sınıflarda eğitim –öğretim gören 600 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evren grubu içerisinde rastgele seçilen öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada mevcut durumu ortaya çıkarmak için veri toplama aracı olarak öğrencilerin bazı sosyo-demografik ve spora ilişkin bilgilerinden oluşan 11 soruluk kişisel bilgi formu, Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen 35 maddelik Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği ile spor ve sosyalleşme düzeylerini belirlemek amacıyla Şahan (2008) tarafından geliştirilen 35 maddelik spor ve sosyalleşme ölçeği kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: beden eğitimi, spor ve sosyalleşme, tutum
Dijital hikâye anlatımı ile kapsayıcı eğitim bağlamında beden eğitimi öğretmen eğitimi: Bir eylem araştırması çalışması
Bu eylem araştırmasında, dijital hikâye anlatımının (DHA) beden eğitimi öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitim bağlamında mesleki gelişimlerine katkısı incelenmiştir. Ayrıca, beden eğitimi öğretmen adaylarının oluşturdukları dijital hikâyelerin öğretmen eğitimcileri tarafından nasıl alımlandığını keşfedilmiştir. Bu amaçla araştırmaya 28 haftalık bir müdahale programına gönüllü 6 beden eğitimi öğretmen adayı ve onlarla çalışan 4 öğretmen eğitimcisi katılmıştır. Bu araştırmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Veriler, öğrenme topluluğundaki yarı yapılandırılmış odak grup görüşmelerinin ardından edinilen seslerin kayıtları alınarak, DH'lerin metinleri deşifre edilerek ve alandaki gözlem notları tutularak toplanmıştır. Veri setinin analizi için tematik analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları, DHA'nın dâhil edilmesiyle öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitimin bileşenlenlerini kendi deneyimleri üzerinden anlamalarının ve okullardaki uygulamalarını daha kapsayıcı hâle getirmenin değerini, görev sorumluluklarını fark etmelerinin mümkün olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitimi, mesleklerinin özü olan hareket ile kendilerinin bağımlı ve bağımsız yaşam kalitesi olarak ortaya koydukları alanlarda sunabilecekleri katkıları anlamlandırabildikleri görülmektedir. Ayrıca DHA'nın dâhil edilmesi, öğretmen adaylarının dinlenmesini sağlayarak üniversitede aldıkları eğitimin daha kapsayıcı olmasına katkıda bulunmaktadır. DHA ile kapsayıcı eğitim olarak özetlenebilecek bu uygulamanın hem öğretmen eğitimcilerinin kendi uygulamaları üzerine yansıma yapması hem de öğretmen adaylarının sesinin duyulması açısından eylem araştırmasının odağında olan "Kendi uygulamalarımızı nasıl değiştirebiliriz?" sorusuna özgün cevapları ortaya çıkardığı söylenebilir. Diğer yandan öğretmenlerin profesyonel sermayelerine vurgu yapan Hargreaves, A., & Fullan, M. (2012), derslerdeki başarı ve kanıtın öneminin yanında standart testlerde gösterilen beceri artışının ölçülmesi hiçbir zaman öğretmenin asıl büyüsü olan çocukların neşeyle sınıfa gelmesi, onların yaşamlarının geri kalanı için edinecekleri ilgi alanları ile buluşması ve zora düştüklerinde onları ayağı kaldırması hikmet ve görkeminin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etmektedir(Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.10). Yazarlara göre asıl sorun olan kanıtların kullanılması değil ama sayısal veri, teknolojik araç, gereç ve dar bakışlı test odaklı hedef takıntısının getirdiği işlevsizliktir. Asıl işlevsel olan ise tüm öğrenciler için öğrenme ve başarıyı geliştirmek, onların refahlarını ve karakterlerini geliştirmek ve avantajlı olanlar ile dezavantajlı sosyal geçmişe sahip olanlar arasındaki farkı kapatmaktır (Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.13). Öğretmenin standart eğitimden ziyade öğrencilerin bireysel farklılıklarının farkında olarak dahil edilmesinde etkili olabilmesi için öğretmen eğitimi sırasında özellikle dezavantajlı öğrencilerin dahil edilmesiyle ilgili yenilikçi yaklaşımlar ile tanışmasının, kendi çözümlerini üretmesinin önemli olduğu söylenebilir. Aynı zamanda Hargreaves, A., & Fullan, M. (2012)' öğretmenleri ve öğretimi geliştirmek için öğretmenlerin içinde bulunduğu koşulları ve parçası oldukları topluluk ve kültürlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etmektedir (Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.45). Bu yüzden bu araştırma kapsamında güven ortamı oluşturarak deneyimlerin anlatılması ve anlatılan deneyimlerin daha geniş çevrelerle paylaşılmasına imkan tanıyan atölye temelli Dijital Hikaye Anlatımı aday öğretmenlerin ve öğretmenlerin içinde bulundukları kültürlerin iyileştirmesine katkıda bulunmak amacıyla yenilikçi, yaratıcı ve güçlendirici bir yaklaşım olarak kullanılması planlanmaktadır. Bu sayede aday öğretmenler dezavantajlı grupların yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi için yalnızca bireysel bilgi edinmekle kalmayacak aynı zamanda aktif yaşam yoluyla yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde bir değişim elçisi olarak hikayelerini daha geniş çevrelerle paylaşıp kültürel dönüşüme öncülük edebileceklerdir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, öğretmenlerin ve aday öğretmenlerin bireylerin farklılarını göz önünde bulunduracak şekilde dijital hikâyeleriyle aktif kaliteli yaşamı nasıl anlamlandırdığını incelemektir.
Psiko-dinamik müfredatın beden eğitimi öğrencilerinin zihinsel gelişimi ve başarı eğilimlerine etkisi: Duhok ve Salahaddin Üniversiteleri örneği
Beden eğitim fakülteleri, bünyesinde barındırdığı müfredat ile toplum için faydalı bireyler yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bu müfredatın, öğrencilerin zihinsel ve bedensel yeteneklerini geliştirecek deneyimler, beceriler ve sosyal hayatta karşılaşacağı gerçeklerle onları donatarak, kişiliklerindeki farklı yönlerin gelişmesini amaçlayan teorik ve uygulamalı yönlere odaklanması gerekmektedir. Bu çalışma, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde bulunan öğrencilerin hedefe doğru yönelmelerini ve zihinsel becerilerini geliştiren beden eğitim fakültelerindeki öğretim müfredatının rolünü açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma ayrıca; beden eğitimi fakültesinde okuyan öğrencilerin zihinsel beceri ve hedefe doğru yönelme seviyelerinin genel durumunu, öğrencilerin üniversite, cinsiyet, yaş ve sınıf değişkenlerine göre zihinsel beceri hem de hedefe doğru yönelme seviyelerindeki farklılıkları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma aynı zamanda bu fakültelerde okutulan öğretim müfredatlarının, öğrencilerin zihinsel becerileri ile hedefe doğru yönelmelerini geliştirmedeki etkisini ortaya çıkarmayı da amaçlamaktadır. Çalışmada, Duhok ve Salahaddin üniversitelerindeki beden eğitim fakültelerinden amaçsal örneklem tekniği ile belirlenen 422 öğrenci ile görüşüldü. Bu ii öğrencilerden 164'ü kadın 258'i ise erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Öğrencilerin sınıflara göre dağılımları ise, 1. sınıftan 111 (kadın-erkek), 2. sınıftan 118 (kadın-erkek), 3. sınıftan 134 (kadın-erkek) ve 4. sınıftan ise 80 (kadın-erkek) öğrenci şeklinde bir dağılım göstermektedir. Bu çalışmada, veri toplamak ve değişkenleri ölçmek amacıyla iki araç kullanmıştır. Bu araçlardan biri araştırmacının, zihinsel becerilerin ölçümünde önceki çalışmalarda kullanılan araçlara ve teorik ritüellere dayanarak tasarladığı ölçek türü, ikincisi ise yine araştırmacının, hedefe doğru yönelimlerin ölçümünde önceki çalışmalarda kullanılan araçlara ve teorik ritüellere dayanarak tasarladığı ölçek türüdür. Çalışmada kullanılan ölçeklerden biri Elliot & Church'un geliştirdikleri ölçektir. Çalışmada eğitim öğretim yılının başında ve sonunda uygulanan ölçeklerden elde edilen verileri SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde (Aritmetik Ortalama- Standart Sapma- Basit Korelasyon Katsayısı (Pearson) –Varyans Analiz Testi ( F) – Simetrik Örnekler Testi (t-test)-yüzdelik oran ) kullanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda; Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde bulunan beden eğitim fakültelerinin müfredatları, bu müfredat üzerine eğitim gören öğrencilerin zihinsel becerilerini geliştirmekte olumlu şekilde katkı sağladığı görülmüştür. Yine bu fakültelerde uygulanan öğretim müfredatının, beden eğitim fakültesi öğrencilerinin hedefe doğru yönelmelerini geliştirmede büyük rol oynadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak farklı parametreler üzerinden yapılan analizler, beden eğitim fakültelerinde uygulanan öğretim müfredatının öğrenciler üzerinde olumlu etkiler bıraktığını göstermiştir. Nitekim bu müfredatın düşünce gelişimi ve zihinsel yönleri ele alan öğretimdeki modern eğilimlerle de bağdaştığı yapılan çalışmada ortaya çıkmıştır.
Investigation of the relation between the level of motor performance and the quality of life in children of the 8-10 age group
The purpose of the present study was to investigate the relation between the motor performance level of children of the 8-10 age group and their quality of life. The sample of the study comprised the 434 students of the 8-10 age group (X̅ = 9.17 ± 0.80 years; BMI= 17.46 ± 3.05 kg/m2; Weight= 32.45 ± 8.30 kg; Height= 135.19 ± 10.18 cm) who attended the primary schools in the city center of the province of Usak. Health-Related Quality of Life Questionnaire - Family Form (KINDL) and BOT-2 (Short Form) were employed in order to evaluate the students' quality of life and their motor skills. When the test results were evaluated, a statistically significant difference was found in the "Upper Limb Coordination", "Fine Motor Precision", "Bilateral Coordination", "Running Speed and Agility", "Strength", "Overall Motor Performance" and "Family" sub-scale values of the female and male students (p< 0.05). According to age groups, statistically significant differences were found between "The Overall Motor Performance" values and "School" sub-scale (p< 0.05). While a positive correlation was found between "The Overall Quality Of Life" values of individuals and the values of "Fine Motor Precision", "Fine Motor Integration", , "Running Speed And Agility", "The Overall Motor Performance" (p< 0.05) and "Balance" (p< 0.01), no correlation was found between other parameters (p> 0.05). Consequently, the present study which has been conducted to find out the relation between the motor performance and the quality of life suggests that female children of the 8-10 age group have better fine motor skills, while the male children of the same age group have better gross motor skills and better overall motor skill performances, that motor skill performances and the quality of life increase depending on the increase in age, and that the individuals with better levels of motor performance has higher quality of life. This Master Degree Thesis, has been supported by Scientific Researches Department Uşak University. Keywords: Motor Competence, Quality of Life, School, Children, Family
Mardin ili lise öğrencilerinin spor yapma durumları ve bazı demografik özelliklerine göre saldırganlık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma lisede öğrenim gören öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri ile saldırganlık eğiliminin spor yapma durumlarına göre bir farklılık gösterip, göstermediğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 2019-2020 öğretim yılı içerisinde Mardin iline bağlı liselerde eğitimine devam eden 1036 öğrenci katılım göstermiştir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin 586'sı düzenli olarak spor yapan kişilerden oluşurken 450'si ise okul içi veya dışı spor etkinliklerinde yer almamış öğrencilerdir. Araştırmada 5'li Likert tipi bir ölçek olan Şahan'ın (2007) "Sosyalleşme Boyutu" adlı envanteri ile Madran (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan 5'li Likert tipi Buss-Perry saldırganlık ölçeği kullanılmıştır. Çalışma için İl Milli Eğitim Müdürlüğünden ve öğrenci velilerinde gerekli izinler alındıktan sonra, araştırmacı tarafından anket uygulaması yapılmıştır. Sonuç olarak, spor yapan ve yapmayan öğrencilerde saldırganlık eğilimleri ile sosyalleşme düzeyleri arasında negatif yönlü ilişkili olduğu, sporun saldırganlık eğilimlerine anlamlı fark katmadığı görülmüştür. Ancak, spor yapmanın sosyalleşme düzeyine olumlu etkisi olduğu gözlenmiştir. Cinsiyet, okul türü, sınıf, ebeveyn eğitim durumu, aile gelir düzeyi, haftalık spor yapma süreleri, profesyonellik durumu, spor yaşı ve spor branşı gibi parametrelerin de sosyalleşme ile saldırganlık üzerine etkileri incelenmiş ve elde edilen bulguların istatistiksel sonuçları tartışılmıştır.
Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki benlik saygıları ile engellilere yönelik tutumlarının karşılaştırılması (Bağcılar ilçesi örneği)
Yapılan çalışmada Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Mesleki Benlik Saygıları ile Engellilere Yönelik Tutumlarının cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki tecrübe, bulunulan kurumda çalışma süresi, ailede engelli bireyin bulunma durumu, engellilere yönelik eğitim alma gibi değişkenlere göre karşılaştırılması hedeflenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda araştırmanın evrenini, İstanbul ili Bağcılar ilçesinde, 2022-2023 eğitim öğretim yılında, devlet ve özel okullarında görev yapan araştırmaya katılmaya gönüllü 84'ü kadın 136'sı erkek olmak üzere 220 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma modeli kullanılmıştır. Kullanılan örnekleme yöntemi ise çalışanların tamamının örnekleme girme şansının eşit ve tesadüfi olduğu, aynı zamanda araştırma sonuçlarının çabuk ve kolay bir şekilde ortaya konulmasını sağlayan basit tesadüfi örnekleme yöntemidir. Elde edilen veriler IBMM SPSS 25.0 paket programı aktarılarak analizler yapılmıştır. Normallik analizleri yapılarak non parametrik analizler uygulanmıştır. İstatistiksel analiz olarak Mann Whitney U, Kruskal Walls H ve Post-hoc analizleri uygulanmıştır. Sonuç olarak Mesleki benlik saygısı ile engellilere yönelik tutumda cinsiyet, çalışılan kurumda görev yapma süresinde ve engellilere yönelik eğitim alma değişkenlerine göre farklılaşmalar gözlemlenirken; yaşa, eğitim durumlarına, mesleki tecrübelerine ve ailede engelli birey olması değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar bulunamamıştır.
Taktiksel oyun ve doğrudan öğretim modellerinin öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ve becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, TOM'nin aday beden eğitimi öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve becerileri üzerine etkisini araştırmaktır. Ayrıca doğrudan öğretim yönteminin eleştirel düşünme üzerine etkisi olup olmadığının ve her iki yöntemin arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığının araştırılmasıdır. Dolayısıyla aday beden eğitimi öğretmenlerinde eleştirel düşünmeye yönelik değişimler olup olmadığı, TOM'nin eleştirel düşünmenin geliştirilmesinde faydası olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zeka ve empatik eğilim düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zeka ve empatik eğilimlerinin incelenmesidir. Bununla birlikte araştırma duygusal zeka ve empatik eğilimin farklı demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını da ortaya koyabilmeyi amaçlamaktadır. Betimsel nitelikli tarama modeli yöntemi kullanılarak yapılan araştırmada evren Balıkesir ilinde görev yapmakta olan beden eğitimi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmaya 142 erkek ve 84'ü kadın olmak üzere toplam 226 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veriler sosyo-demografik özellikleri, Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zeka Ölçeği ve Empatik Eğilim Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 paket programına aktarılmıştır. Veriler incelenmiş ve verilerin analizinde istatistiksel yöntem olarak bağımsız gruplarda T testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda demografik verilerden cinsiyet değişkeni ile empatik eğilim arasında anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Eğitim durumu, yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve spor branşı değişkenleri ile empatik eğilim arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Cinsiyet ve eğitim durumu değişkenleri ve duygusal zeka arasında anlamlı bir farklılık bulunmakta iken yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve spor branşı değişkenleri ile istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre empatik eğilim ve duygusal zeka arasında pozitif yönde, güçlü düzeyde, anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre kadınların empatik eğilimleri ve duygusal zekaları erkeklerden daha yüksek, lisansüstü mezunu beden eğitimi öğretmenlerinin lisans mezunu beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zekalarından daha yüksek olup, empatik eğilim düzeyi artarken duygusal zeka düzeyi de artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Empatik Eğilim, Duygusal Zeka
Beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının öğretim stillerine yönelik görüşleri
Yapılan bu çalışmada teorik ve uygulamalı dersler aracılığıyla öğretim stilleri hakkında yeterli bilgiye sahip olan beden eğitimi öğretmen adaylarının gelecek mesleki yaşamlarında öğrenme-öğretme süreçlerinde hangi öğretim stillerini tercih edecekleri ve öğretim stillerine yönelik algıları derinlemesine incelenmiştir. Bu çalışmaya 2023-2024 eğitim-öğretim yılı güz dönemi kapsamında bir devlet üniversitesinin beden eğitimi ve spor öğretmenliği lisans programında öğrenim gören üçüncü sınıf, sekiz beden eğitimi öğretmen adayı dahil edilmiştir. Araştırma modelinde nitel araştırma tasarımı olan "durum çalışması" deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında odak grup görüşmesi yapılmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında odak grup görüşmesinin çözümlenmesiyle elde edilen bulgular; kullanım tercihleri, öğrenme algısı, eğlence algısı ve motivasyon algısı olmak üzere dört başlık altında toplanmıştır. Beden eğitimi öğretmen adaylarının kullanmayı en fazla tercih ettikleri stillerin sırasıyla katılım, alıştırma, eşli çalışma ve komut stili olduğu, en az tercih ettikleri stillerin ise problem çözme tek doğru ve kendini denetleme stili olduğu bulunmuştur. Beden eğitimi öğretmen adaylarının öğrenmenin sağlanmasında daha etkili buldukları öğretim stillerinin alıştırma, problem çözme farklı yollar üretimi, katılım ve komut stilleri olduğu, daha az etkili olduğunu düşündükleri stillerin ise öğrencinin tasarımı-bireysel program ve problem çözme tek doğru stili olduğu tespit edilmiştir. Beden eğitimi öğretmen adaylarının derslerin eğlenceli geçmesi açısından daha etkili buldukları öğretim stillerinin problem çözme farklı yollar üretimi, katılım ve eşli çalışma olduğu, daha az eğlenceli buldukları stillerin ise kendini denetleme, alıştırma ve problem çözme tek doğru olduğu bulunmuştur. Beden eğitimi öğretmen adaylarının motivasyonun sağlanması açısından daha etkili buldukları öğretim stillerinin yönlendirilmiş buluş, eşli çalışma, problem çözme farklı yollar üretimi, öğrencinin tasarımı-bireysel program ve katılım olduğu, daha az etkili buldukları stillerin başında ise problem çözme tek doğru stilinin geldiği belirlenmiştir.
Beden eğitimi öğretmenlerinin öğretme-öğrenme anlayışları ile mesleki doyum düzeylerinin incelenmesi
Yapılan bu çalışmada beden eğitimi öğretmenlerinin öğretme-öğrenme anlayışları ile mesleki doyum düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Afyonkarahisar ve Muğla illerinde bulunan ilköğretim ve liselerde görev yapan 129 kadın ve 181 erkek olmak üzere toplam 310 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde "Kişisel Bilgi Formu", "Öğretme ve Öğrenme Anlayışları Ölçeği" ve "Minnesota İş Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analiz sürecinde ise SPSS 22.0 programında One Way ANOVA, Independent Samples test analizi, Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizinden faydalanılmıştır. Çalışmanın sonunda araştırmaya katılan öğretmenlerin öğretme-öğrenme süreci ölçeğinde yapılandırmacı anlayış düzeylerinin yüksek seviyede olduğu, geleneksel anlayış düzeylerinin ise orta düzeyin altında olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki doyumlarının ise orta seviyenin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin öğretme-öğrenme anlayışlarının yaş grubu, cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem, öğretim durumu, okulun bulunduğu yerleşim yeri, görev yapılan okul türü, haftalık ders saati, mesleği isteyerek seçme durumu, okul yönetiminden yeterli destek alma durumu ve öğretmenlik gelirini yeterli bulma durumlarına göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0.05). Öğretmenlerin mesleki doyum düzeylerinin ise sadece medeni durum, mesleği isteyerek seçme, okul yönetiminden destek alma, öğretmenlik gelirini yeterli bulma ve haftalık ders saati değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<0.05). Bunun yanında öğretmenlerin öğretme-öğrenme anlayışları ile mesleki doyum düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür (p<0.05). Sonuç olarak, beden eğitimi öğretmenlerinde öğretme-öğrenme anlayışlarının mesleki doyum üzerinde belirleyici olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Beden eğitimi öğretmenleri, öğretme-öğrenme anlayışı, mesleki doyum
Dijital göçmen beden eğitimi öğretmenlerinin COVID-19 pandemi sürecindeki dijital dönüşüm üzerine görüşleri
COVID-19 pandemisi, eğitim dahil birçok alanı olumsuz etkilemiş ve beden eğitimi dersleri de dahil olmak üzere birçok uygulama ağırlıklı ders zorlu bir süreç yaşamıştır. Bu noktada, bu süreci deneyimleyen öğretmenlerin özellikle dijital dönüşüm konusundaki görüşlerinin oldukça değerli olduğu düşünülmektedir. Araştırma, beden eğitimi öğretmenlerinin pandemi sürecinde dijital becerileri ne kadar etkili kullandıklarını ve karşılaştıkları zorlukları da ele almaktadır. Bu nedenle, araştırma, beden eğitimi öğretmenlerinin uyguladığı dijital dönüşüm stratejilerine odaklanmaktadır. Bu araştırmada, beden eğitimi öğretmenlerinin COVID-19 pandemisi sürecinde dijital dönüşüm konusundaki deneyimlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma grubunu Denizli ilindeki devlet okullarında görev yapmakta olan, 42 yaş üstü beden eğitimi öğretmenleri oluşturmuştur. Çalışmada katılımcılar ile 2022-2023 bahar yarıyılında sanal ortamda Zoom uygulaması üzerinden bireysel görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada yorumlayıcı fenomenoloji deseni kullanılmış. Örneklem seçerken ise amaçlı örnekleme stratejilerinden kartopu ve ölçüt örneklem yöntemi tercih edilmiştir Veriler yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Toplanan veriler tematik içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların neredeyse tamamının öğrencilere ulaşmak da sorun yaşadığı tespit edilmiştir.. Araştırmada ortaya çıkan diğer bir önemli sonuç, öğretmenlerin ve öğrencilerin teknolojik araçları kullanmadaki yeterlilik durumunun değişkenliği ve motivasyon eksikliği gibi faktörlerin eğitime yansımasıdır. Bu çalışma, beden eğitimi öğretmenlerinin pandemi sürecinde dijital dönüşüm konusundaki görüşlerini ortaya koyarak, dijital teknolojilerin eğitimdeki önemine dair bir farkındalık oluşturabilir. Öğretmenler arasındaki yeterlilik değişkenliği bulgusuna dayanarak öğretmenlerin teknoloji kullanımı konusunda daha fazla eğitim almaları gerektiği sonucuna, öğrencilerin teknolojik araçları kullanmadaki yeterlilik durumlarının artırılması için çözümler üretilmesi gerektiği sonucuna varılabilir Öğretmenlerin dijital çağa ayak uydurma konusunda daha fazla desteklenmeleri ve hizmet içi eğitimlerin artırılması bu sürecin başarılı bir şekilde yürütülmesi için gereklidir. Dijital çağda doğup büyüyen dijital yerli çocuklara eğitim veren dijital göçmenlerin de kazanması gereken özellikler belli aralıklarla test edilmeli, çıkan sonuca göre yönlendirilmelidir. Anahtar kelimeler: Beden eğitimi öğretmeni, COVID-19 pandemisi, dijital dönüşüm, uzaktan eğitim.
Beden eğitimi ve spor derslerinde "öğrenme için değerlendirme" yaklaşımının kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci algılarının değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor derslerinde öğrenme için değerlendirme yaklaşımının kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci algılarını değerlendirmektir. Küme örnekleme yöntemiyle Ankara, Antalya, Bursa, Denizli ve Gaziantep'te belirlenen ortaokul ve liselerde görev yapan 137 beden eğitimi öğretmeni ve bu öğretmenlerin derslerine giren 3390 öğrenciden veri toplanmıştır. Veriler Öğrenme İçin Değerlendirme Öğretmen Ölçeği ve Öğrenme İçin Değerlendirme Öğrenci Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplarda t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Öğrenme için Değerlendirme Öğrenci ve Öğretmen Ölçeklerinin beden eğitimi ve spor dersleri için 12 maddelik kısa formları oluşturulmuş, geçerlik ve güvenirlikleri değerlendirilmiştir. Bulgular, izleme alt boyutunda ortaokul öğrencilerinin puanlarının lise ve Anadolu lisesi öğrencilerinin puanlarından daha yüksek olduğunu; beşinci sınıf öğrencilerinin yedinci, sekizinci, 10., 11. ve 12. sınıf öğrencilerinden daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Dokuzuncu sınıf öğrencileri, sekizinci, 10. ve 12. sınıf öğrencilerine göre daha yüksek izleme puanlarına sahiptir. Yönlendirici destek alt boyutunda ise lise öğrencileri, özellikle dokuzuncu sınıf öğrencileri, ortaokul öğrencilerinden; Anadolu ve fen lisesi öğrencileri ise ortaokul öğrencilerinden daha yüksek puana sahiptir. Ayrıca dokuzuncu sınıf öğrencileri, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve 12. sınıf öğrencilerine göre daha yüksek yönlendirici destek puanına sahiptir. Fen lisesi öğretmenlerinin yönlendirici destek puanı, Anadolu lisesi ve ortaokul öğretmenlerinden daha yüksektir. Bulgular doğrultusunda, beden eğitimi öğretmenlerinin derslerde öz-değerlendirme, öğrenme günlüğü, yapılandırılmış geri bildirim, açık yönergeler ve somut rehberlik içeren öğretim uygulamalarına ağırlık vererek öğrencilere rehberlik etmeleri önerilmektedir. Ayrıca, öğretmenlerin bu yaklaşımları etkili kullanabilmeleri için hizmet içi eğitimlerle desteklenmeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme için değerlendirme, beden eğitimi ve spor, öğretmen algıları, öğrenci algıları
Spor merkezlerinde düzenli egzersiz yapan bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ve yaşam doyumu arasındaki ilişki
Amaç: Bu araştırmada düzenli egzersiz yapan bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri ile yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Aydın ilinde yer alan spor merkezlerinde düzenli olarak egzersiz yapan 18-40 yaş aralığındaki gönüllü bireyler katılmıştır. Toplamda 375 kişiye ulaşılmış ve eksiklik yada hata görülen 17 anket formu analizden çıkartılmıştır. Analiz için 358 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu, Craig ve arkadaşları (2003) tarafından geliştirilen Türkiye'deki geçerlilik ve güvenirlik çalışması Öztürk (2005) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (Kısa), Diener ve arkadaşları (1985) tarafından geliştirilen, Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) kullanılmıştır. Bulgular: Çalışma verilerinin yapılan istatistiksel analizleri sonucunda fiziksel aktivite ölçeği ve tüm alt boyutları ile yaşam doyumu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı ortaya çıkmıştır (p>0.05). Katılımcıların cinsiyet değişkenlerine göre fiziksel aktivite düzeylerine bakıldığında Şiddetli METdk./hafta ve toplam METdk./hafta değişkenlerinde; yaş değişkenlerine göre fiziksel aktivite düzeylerine bakıldığında yürüme METdk./hafta değişkeninde, meslek değişkeninde şiddetli METdk./hafta, Toplam METdk./hafta değişkenlerinde, daha önce spor yapma değişkeninde yürüme METdk./hafta, Şiddetli METdk./hafta ve Toplam METdk./hafta değişkenlerinde; haftalık spor yapma sıklığı değişkeninde ise Orta şiddetli METdk./hafta, Şiddetli METdk./hafta ve Toplam METdk./hafta değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (p<0.05). Katılımcıların yaşam doyum düzeyleri ile kişisel bilgilerine bakıldığında ise; meslek, eğitim durumu, gelir durumu ve yapılan spor türü değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Sonuç: Çalışmamız da katılımcıların 54'ünün inaktif, 120'sinin minimal aktif, 185'inin ise; çok aktif olduğu ve fiziksel aktivite ile yaşam doyumu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Spor, Fiziksel Aktivite, Yaşam Doyumu
Hüseyin Avni Aker (1889-1944)
Hüseyin Avni Aker, 1889-1944 yılları arasında yaşamış değerli bir şahsiyettir. Bu tarih aralığındaki, tarih literatürü tetkik edildiğinde; Türk milletinin mühim badireler yaşadığı, hazin bir dönem olduğu anlaşılmaktadır. Bu dönemde Hüseyin Avni Aker'de çile ile dolu bir hayattan nasibini almıştır. Bu tez çalışması, Hüseyin Avni Aker'in hayat hikayesini konu almaktadır. Bu konuyu tercih etmemizdeki amaç; uzun yıllarını cephelerde geçirerek Türk milletinin bağımsızlığı için mühim mücadeleler vermiş, ardından yeni kurulan Cumhuriyet'te Trabzon bölgesinin aydınlatılmasında, insanların bilgilendirilmesinde ön ayak olmuş, daha sonraları ise emekleme dönemindeki Trabzon sporunun günümüz profesyonel düzeye ulaşmasında öncü olmuş idealist bir öğretmen olan Hüseyin Avni Aker'in isminin, tarihin arka sayfalarında terk edilmemesi ve yaptıklarının unutulmaması için kaleme alınmıştır. Günümüz Trabzon'unun spor alanında ulaştığı ileri seviyeyi Hüseyin Avni Aker ve onun idealist arkadaşlarına borçlu olduğunu belirtmek yanlış olmaz. 1924 yılından 1944 yılına kadar Trabzon'da aktif olarak rol aldığı spor yöneticiliği görevleri, onun tarafsız kimliğini gün yüzüne çıkartmış ve Trabzon'da uzun yıllar spor denilince ilk danışılan, düşüncelerine önem verilen şahsiyet olmuştur. Özellikle, 1938-1942 yılları arasında yürüttüğü Beden Terbiyesi Trabzon Bölge Asbaşkanlığı döneminde modern spor faaliyetlerini aktif olarak Trabzon'da yaptırılmasına öncü olmuş, Trabzon'un bir spor şehri olarak ön plana çıkmasını sağlamıştır. Hüseyin Avni Aker, sadece gençlerin değil bütün Trabzon halkının spora ilgi duyması ve ilgilenmesi için mücadele etmiş ve başarmıştır. Hazırladığımız bu tez çalışması açık bir şekilde gösterdi ki; Hüseyin Avni Aker ve nice ismi bilinmeyen, unutulmuş şahsiyetler hakkında bilgi edinmeden Trabzon'un sosyal tarihini ele almak eksik bir çalışma niteliğinde olur. Bu yüksek lisans tez çalışması merhum Hüseyin Avni Aker'in aziz hatırasına bahşedilmiş bir vefa örneğidir.
Aile içi iletişim ve aidiyet duygusu ile spora yönelik tutum ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında öğrenimlerine devam eden ergenlerin, aile içi iletişimleri ve ailelerine olan aidiyetlerinin spora yönelik tutumları ile ilişkilerinin incelenmesidir. Araştırma, sosyo-ekonomik seviyesi çok da yüksek olmayan bir Anadolu ilimizin yaklaşık 12000 nüfuslu bir ilçesindeki ortaöğretim kurumlarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, veri toplanması planlanan okullarda öğrenim görmekte olan 301 öğrencinin tamamı katılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenine dahil olan öğrencilerden 18 tanesine ulaşılamamış, 76 tanesi çalışmaya gönüllü olmak istememiş, 21 tanesinden sağlıklı veri alınamamış, 186 öğrenciden ise işlenebilecek sağlıklı veriler elde edilmiş ve 186 sayısı çalışmanın örneklem büyüklüğü olarak kaydedilmiştir. Araştırmada Aile Değerlendirme Ölçeği (Bulut, 1990), Aile Aidiyet Ölçeği (Mavili ve diğ., 2014) ve Spora Yönelik Tutum Ölçeği (Şentürk, 2015) ile kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Pandemi süreci nedeniyle büyük bir kısmı elektronik anket ile toplanan verilerin önce güvenirlik, ardından normallik testleri yapılmış, ortaya çıkan sonuçlara parametrik testlerden ilişki (korelasyon) ve karşılaştırma (bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA) analizleri yapılmıştır. Bu analizlerde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 22.0 yazılım programı kullanılmıştır. Araştırmanın ana problem cümlesine cevaben, ortaöğretim kurumlarında öğrenimlerine devam eden ergenlerin, aile içi iletişimlerinin günlük zorunlu fiziksel aktivite sıklıkları ile olumlu ilişkiler gösterdiği, ailelerine olan aidiyetleri fiziksel aktivite ve spora yönelik tutumları arasında anlamlı ilişkiler bulunmadığı, spora yönelik tutumların ise aile içi problem çözebilme ve ailenin genel işlevlerini yerine getirme becerileri ile olumlu ilişkiler barındırdığı tespit edilmiştir. Özellikle ailedeki çocuk sayısının artışının, çocukların spora yönelik tutumlarını ciddi derecede artırdığı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarının ailelerin spora ve fiziksel aktiviteye bakış açılarına olumlu katkılar sağlaması beklenmektedir.
COVID 19 pandemi sürecinde beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının akademik güdülenme düzeyinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, dünya çapında birçok alana etki eden Covid 19 pandemisinin, beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının akademik güdülenmeleri üzerindeki etkilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, araştırmanın genel evrenini Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Öğrencileri ile İzmir 9 Eylül Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencileri oluştururken, çalışma evrenini ise 2020- 2021 eğitim-öğretim yılında 2. ve 3. sınıfta eğitimine devam eden Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise çalışmaya katılmaya gönüllü olan 2020- 2021 eğitim-öğretim yılında 2. veya 3. sınıfta eğitimine devam eden Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma, tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket tekniği, verilerin elde edilmesi amacıyla ise kişisel bilgi formu ve ‟Akademik Güdülenme Ölçeği‟‟ kullanılmıştır. Veri toplama süreci bittikten sonra elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences - Sosyal Bilimleri İçin İstatistik Programı) 23 paket programında analiz edilmiştir. Akademik güdülenme düzeyi ile yaş, cinsiyet, anne baba eğitim durumu değişkenleri arasında herhangi bir anlamlılık bulunamamıştır. Akademik güdülenme alt faktörleri arasında sınıf düzeyine göre anlamlı fark bulunmuştur. Sosyodemografik özellikler ve akademik güdülenme alt alanları ilişkisine bakılmıştır. Çalışmayı özgün kılan farklı örneklem grubu ve pandeminin çok yeni olmasıdır. Bunun sonucunda ise öğretmen adaylarının akademik güdülenme düzeyi ve eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik olarak beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü müfredatı için yapılabilecek iyileştirme, düzenleme ve yenilikler konusunda yön gösterici olacağı düşünülmektedir.
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin eğlendirerek eğitim (Edutaınment) yaklaşımına ilişkin tutumlarının incelenmesi
Eğitim alanında gerçekleşen değişikliklerle öğrenmenin gerçekleşmesinde eğlence unsurunun kullanılması ve bunun doğrultusunda da eğlence ve eğitim karışımının asıl hedefi olarak da eğitimi eğlence ile desteklemek amacıyla yeni bir öğretim yaklaşımının yani eğlendirerek eğitim yaklaşımının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu kapsamda araştırmanın konusu; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin eğlendirerek eğitim yaklaşımına yönelik tutumları, bilgi düzeyleri ve deneyimlerini ortaya koymaktadır. Bu çalışma ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin eğlendirerek eğitim yaklaşımına ilişkin tutumları, sahip oldukları bilgi düzeyleri ve deneyimleri net bir şekilde ortaya konulabilirse; öğrenme ortamında eğitimciler, eğlendirerek eğitim yaklaşımından yararlanarak bireydeki öğrenmenin kalıcılık düzeyini arttırmayı sağlayabilirler.Araştırmanın evrenini, Anadolu Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Beden Eğitimi Öğretmenliği, Antrenörlük, Rekreasyon ve Spor Yöneticiliği bölümlerinde örgün eğitim gören öğrencilerin %49,1'i üzerinde (338 kişi) uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak eğlendirerek eğitim yaklaşımına ilişkin tutum ölçeği, tatmin ve tavsiyeyi ortaya koyan memnuniyet ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde Açıklayıcı Faktör Analizi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre, eğlendirerek eğitim yaklaşımına ilişkin tutum faktörleri arasındaki ilişki, faktörler arasındaki korelasyonlar ,51 ile ,63 arasında değişmektedir. Faktörler arasındaki en düşük ilişki algılanan öğrenme etkisi ve drama ve uygulama faktörleri arasındadır (0,51). Faktörler arasındaki en yüksek ilişki ise, anlatım ve materyal ve drama ve uygulama faktörleri arasındadır (0,63). Faktörler arasında belirlenen Pearson korelasyon katsayılarına göre tüm faktörler arasındaki ilişkinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Değişkenler arası ilişkiyi ortaya koyan regresyon modeline ilişkin standardize edilmiş beta (ß) değerleri bakımından incelendiğinde algılanan öğrenme etkisi faktörünün tavsiye ve tatmin bağımlı değişkeninin tamamı üzerinde en güçlü etkiye sahip olduğu görülmektedir. Diğer faktörler ise, ikinci olarak anlatım ve materyal daha sonra drama ve uygulama ve en son olarak eğitimci ve sınıf atmosferi faktörlerinin ise tatmin ve tavsiye bağımlı değişkenlerinin tamamı üzerinde etkiye sahip oldukları belirlenmiştir.Sonuç olarak, eğlendirerek eğitim yaklaşımı ile tavsiye bağımlı değişkeni ve eğlendirerek eğitim yaklaşımı ile tatmin bağımlı değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Tatmin bağımlı değişkeninin tavsiye bağımlı değişkeni üzerinde güçlü bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Beden Eğitimi, Eğlendirerek Eğitim
İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin beden eğitimi öğretmenlerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi (Malatya ili örneği)
IV. ÖZET Bu çalışmanın amacı 2003-2004 eğitim ve öğretim yılı Malatya îli'de ilköğretim kinci kademe öğrencilerinin beden eğitimi öğretmenlerine ilişkin görüşlerini incelemektir. Çalışmada 6. sınıftan 338 öğrenci, 7. sınıftan 336 öğrenci ve 8. sınıftan 339 öğrenci olmak üzere toplam 1013 öğrenciye anket formu uygulanmıştır. Anket formu, beden eğitimi öğretmenlerinin davranışları, giyim tarzı, iletişim bece rileri, tutumları, tavırları, öğrencilere yaklaşımları, beden eğitimi dersi ders içi ve ders dışı etkinlikleri dahilinde hazırlanan 23 sorudan oluşmaktadır. Anket formu Malatya il genelinde 12 değişik okulda uygulanmıştır. Anket cevaplan SPSS 1 1 Windows paket programına kaydedilerek istatistiksel işlemler yapılmıştır. İstatis tiksel işlemler olarak öğrencilerin etkilenme oranlan sınıflara göre yüzdeler halinde veril miştir. Aynca öğrencilerin sınıflarına göre cevap oranlan arasında fark olup-olmadığını anlamak için 0,05 anlamlılık düzeyine göre kay-kare testi yapılmıştır. İstatistiksel işlemler sonucunda öğrencilerin beden eğitimi öğretmenlerinin davra nışlarım, tutumlarmı, tavırlarım, iletişim becerilerini, sportif teknik ve becerilerini, giyim tarzlarım yüksek düzeyde örnek olarak görmektedirler. Öğrenciler beden eğitimi öğretmen lerini duygusal açıdan kendilerine yalan hissetmektedirler. Öğrenciler beden eğitimi öğ retmenlerinin yaptırdığı sportif hareketler ile fiziksel olarak geliştiklerine inanmaktadırlar. Aynca öğrenciler beden eğitimi öğretmenlerinin onlan sosyalleştirdiklerine de yüksek dü zeyde inanmaktadırlar. Öğrencilerin sınıflarına göre beden eğitimi öğretmenlerinden etkilenme oranlan a- çısından çoğunlukla anlamlı düzeyde fark olduğu (P<0,05) görülmüştür. 101
Otizmli çocuklarda hareket eğitimi ve eğitsel oyun ile yaşam kalitesi ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırma; otizmli çocuklarda hareket eğitimi ve eğitsel oyun ile yaşam kalitesi ilişkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya; Otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 1'i kız, 12'si erkek toplam 13 çocuk katılmıştır. Çocuklara haftada iki gün, günde bir saat olmak üzere 14 hafta süre ile hareket eğitimi programı uygulanmıştır. Tanımlayıcı bir araştırma olup; bu çalışmada kişisel bilgi formu, Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) ile Kaba Motor Gelişim Testi-II (TGMD II) testi kullanılmıştır. TGMD II testinin ön test son test karşılaştırmasında; Lokomotor puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 2 (1-10) iken hareket eğitimi sonrasında 7 (1-13) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. Nesne kontrol puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 5 (1-13) iken hareket eğitimi sonrasında 10 (1-13) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. ÇİYKÖ ölçeğinin Ölçek toplam puanı ortancası (min-maks) hareket eğitimi öncesinde 64,13 (36,96-81,52) iken hareket eğitimi sonrasında 69,56 (40,22-92,39)'ya anlamlı olarak yükselmiştir. Fiziksel sağlık toplam puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 53,13 (31,25-81,25) iken hareket eğitimi sonrasında 68,75 (31,25-96,88) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. Psikososyal sağlık toplam puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 60 (30,00-81,67) iken hareket eğitimi sonrasında 70 (45,00-95,00) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. Sonuç olarak, uygulanan hareket eğitimi ve eğitsel oyun programının otizmli çocukların temel motor becerilerinde ve yaşam kalitesi düzeylerinde olumlu etkiye sahip olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Eğitsel Oyun, Hareket Eğitimi, Otizm, Yaşam Kalitesi
Çevrim içi beden eğitimi derslerinin etkililiği: Sistematik derleme ve meta-analiz çalışması
Küresel ölçekte yaşanan COVID-19 pandemisi ve doğal afetler gibi beklenmedik krizler, eğitim süreçlerinde dijitalleşmeyi ve uzaktan eğitim uygulamalarını zorunlu hale getirmiştir. Bu bağlamda, e-öğrenme, dijital eğitim ve harmanlanmış öğrenme gibi pedagojik yaklaşımlar, eğitim sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip olmuştur. Bu çalışma, özellikle Çevrim İçi Beden Eğitimi (ÇİBE) derslerine odaklanarak, 2020-2024 yılları arasında Web of Science veri tabanında yayımlanan 43 ampirik çalışmayı sistematik bir literatür taraması yoluyla incelemeyi ve ÇİBE'nin etkililiğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bulgular, yayın sayısında özellikle pandeminin ardından belirgin bir artış olduğunu, çalışmaların çoğunlukla çok yazarlı ve yüksek etki faktörlü dergilerde yayınlandığını göstermektedir. İncelenen araştırmalar, ÇİBE'nin öğrenci motivasyonu, fiziksel uygunluk, öğretim yöntemleri ve psikolojik iyi olma hali üzerindeki etkilerini çeşitli açılardan incelemektedir. Nicel araştırma yöntemlerin ağırlıkta olduğu bu çalışmalarda, ÇİBE uygulamalarının öğrencilerin öz-belirleme, içsel motivasyon ve öğretmene bağlılık gibi psikolojik değişkenler üzerinde olumlu etkileri olduğu, kas gücü ve esneklik gibi bazı fiziksel parametrelerde iyileşmeler sağladığı ancak dayanıklılık gibi yüksek kapasite gerektiren alanlarda sınırlı kaldığı belirlenmiştir. YouTube ve Google Meet gibi platformların senkron ve asenkron derslerde etkili olduğu saptanmıştır. Meta-analiz sonuçları incelendiğinde, ÇİBE dersleri öğrencilerin vital kapasiteleri üzerinde orta düzeyde pozitif yönlü, anlamlı bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır (d =0.403, p = .002). Öte yandan ÇİBE derslerinin öğrencilerin 50 metre sprint koşusu performansı (d= -0.055, p = .594) ve vücut kitle indeksi(d= 0.013, p = .886) üzerinde anlamlı etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar, ÇİBE'nin potansiyelini ortaya koyarken, bazı sınırlılıklarına da işaret etmektedir. Bu bağlamda, ÇİBE uygulamalarının etkinliğini artırmaya yönelik deneysel çalışmalara daha fazla ihtiyaç duyulduğuna işaret etmektedir.
Spor Bilimleri Fakülteleri öğrencilerinde akademik güdülenmenin yordayıcısı olarak üstbiliş ve bilişsel esneklik
Bireylerin kendi düşüncesinin hakimi olması ve yeni durumlara bilişsel uyum geliştirmesi akademik güdülerini de olumlu etkileyebilmektedir. Bu çalışmada spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin üstbilişsel farkındalık, bilişsel esneklik ve akademik güdülenmeleri arasındaki ilişki ve üstbiliş ile bilişsel esnekliklerinin akademik güdülenme düzeyilerini açıklama gücünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni spor bilimleri fakülteleri öğrencileri, örneklem grubu ise 1 ve 4. sınıf öğrencileridir. Araştırmada kota örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmaya Türkiye'nin yedi bölgesinde öğrenim gören toplam 418 kişi katılmıştır. Veriler e-formlar ve fiziki formlar yardımıyla elde edilmiştir. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Üstbilişsel Farkındalık Ölçeği (ÜFÖ), Bilişsel Esneklik ve Kontrol Ölçeği (BEKÖ) ve Akademik Güdülenme Ölçeği (AGÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerde yüzde (%) ve frekans (f) kullanılmıştır. İkili grupların karşılaştırılamasında bağımsız örneklem t-testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucu elde edilen anlamlı farklılıkların tespit için Post-Hoc testlerinden Scheffe testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenebilmesi için Pearson korelasyon katsayısı (r) hesaplanmıştır. Akademik güdülenme yordayıcılarını belirlemek için çoklu lineer regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda; ÜFÖ ile BEKÖ arasında orta düzeyde pozitif (r=0,424); BEKÖ ile AGÖ arasında orta düzeyde pozitif (r=0,387); ÜFÖ ile AGÖ arasında orda düzeyde pozitif (r=0,672) yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Son olarak üstbilişsel farkındalık düzeyinin akademik güdülenmeyi β=0.632; p<0.000 düzeyinde, bilişsel esneklik değişkeninin ise akademik güdülenmeyi β=0.084; p<0.043 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin akademik güdülenme puanlarındaki varyansın bilişsel esneklikleri ve üstbilişsel farkındalıkları tarafından açıklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre hipotize edilen model doğrulanmıştır. Bunların yanı sıra araştırma kapsamında ele alınan demografik değişkenlere dönük analizler metin için ayrıntılı olarak verilmiştir. Araştırma sonucunda iki değişkenin birlikte, akademik güdülenme üzerindeki toplam varyansın %45'ini açıkladığı ortaya konmuştur.
Uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin beden eğitimi öğretmenleri'nin görüşlerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi. (Afyonkarahisar örneklemi )
Bu araştırmada; uzaktan eğitim uygulamalarına yönelik beden eğitimi öğretmenlerinin görüşlerini bazı değişkenlere göre (cinsiyet, kıdem, eğitim durumu vb.) incelenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda oluşturulan anket formu; 2021-2022 eğitim öğreitm yılında Afyonkarahisar merkez ve merkeze bağlı yerleşim yerlerinde görev yapan araştırmaya katılmayı gönüllü kabul eden 132 beden eğitimi öğretmenine uygulanmıştır.Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; Araştırmaya atılan öğretmenlerin tamamına yakını (%93,2) uzaktan eğitimin beden eğitimi dersleri için uygun olmadığı görüşünde oldukları belirlenmiştir. Uzakatn eğitimin teknik boyutuna ilişkin öğretmenler olumlu görüşler içerisinde olup, öğrenme süreci ile iglili olumsuz görüşlere sahiptirler. Öğretmenlerin araştırmada ele alınan değişkenlerden; cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine, görev yaptıkları okul trüne, okullarının merkezde veya kırsalda olmasına, üniversite mezuniyet alanlarına, öğrenim durumlarına, pandemi öncesi çevrimiçi eğitim tecrübelerine göre istatistiksle açıdan farklılık göstermediği, Milli eğitim Bakanlığı tarafından uzaktan eğitimle ilgili eğitim ve seminerlere katılma durumlarına, uzaktan eğitimin beden eğitimi dersleri için uygun olup olmadığı görüşüne ve uzaktan eğitim sürecini etkileyen motivasyon unsurlarına göre fakrlılık gösterdiği belirlenmiştir. durulacaktır.
Ortaöğretimde okuyan öğrencilerin beden eğitimi dersine bakış açılarının incelenmesi
Spor bir ülkenin sağlık anlamında kalkınması için büyük önem taşımaktadır. İleriki nesillere yaşam boyu spor felsefesini, sağlıklı yaşam sağlıklı nesiller düşüncesini aşılamak şüphesiz ki okullar aracı ile olmaktadır. Bu araştırmada ortaöğretim kurumlarında öğrencilerin beden eğitimi dersine bakış açıları incelenmiş elde edilen sonuçlara uygun olarak öneriler getirilmiştir. Araştırma 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Kadıköy ilçesi örneklem grubu olarak alınmış Prof. Dr Semra Ünal önderliğinde anket formu geliştirilmiş ve 246 ortaöğretim öğrencisine anket uygulanmıştır. Araştırma beş kısımdan oluşmaktadır birinci kısmında araştırma için temel niteliği taşıyan problem durumu, problem cümlesi, alt problemler, denence, sayıltılar, sınırlılıklar yer almaktadır. ikinci kısmında eğitim ve beden eğitimi alanında literatür tarama çalışmaları eğitimin tanımı, amaçları, toplumsal temelleri, beden eğitiminin amaçları genel faydaları, ortaöğretim beden eğitimi dersi yapısı, vizyonu, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları başlıklı literatür taramaya yer verilmiş. üçüncü kısmında ise araştırmanın yöntemi, araştırmanın modeli, araştırmanın amacı, evren ve örneklem, verilerin toplama araçları, verilerin çözümü ve yorumlaması yer almış. Dördüncü bölümde anket formundan çıkan veri değerlendirmeleri araştırmanın istatiksel sonuçları, besinci bölümde de dördüncü bölümde yer alan istatiksel sonuçlar incelenmiş çıkan istatiksel sonuçlara göre tartışma sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda varılan önemli bulgular şu şekildedir: •Katılımcı öğrenciler genellikle beden eğitimi dersine olumlu bakmaktadırlar. •Birçoğu için beden eğitimi dersi yararlı ve faydalı bir derstir ve daha fazla beden eğitimi dersi olmalıdır. •Birçok katılımcı öğrenci için beden eğitimi dersi hem fiziksel hem de duygusal sorunların giderilebildiği geliştirici bir derstir. •Beden eğitimi dersleri mümkünse spor salonlarında verilmelidir çünkü katılımcıların tercihi bu yöndedir. •Beden eğitimi dersleri spor yapma alışkanlığını artırmaktadır. •Beden eğitimi dersleri mağlubiyeti algılama, takdir etme ve benzeri erdemli davranışların öğrenilmesinde etkilidir. •Meslek lisesinde öğrenim gören orta öğretim öğrencilerinin beden eğitimi derslerine Anadolu lisesinde eğitim gören öğrencilere göre daha az ilgili oldukları gözlemlenmiştir. •Diğer meslek gruplarından emekli, memur, isçi ve benzeri grupların orta öğretim öğrencilerinin beden eğitimi dersine olan ilgililerinde etkilerinin pek de fazla olmadığı gözlemlenmiştir. •Ailenin beden eğitimi dersiyle ilgi oranı arttıkça öğrencilerin beden eğitimi dersine olan ilgilerinin arttığı tespit edilmiştir.