Tax system

123 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı ve ticari bankalardaki uygulaması

Küreselleşme ile birlikte uluslararası ticaretin boyutu hızla artmaya devam etmektedir. Bu durum uluslararası vergi hukuku alanına giren ekonomik faaliyetlerin artmasına neden olmuştur. Ülkelerin sahip olduğu vergilendirme yetkilerinin çakışması vergi sistemlerine yeni düzenlemeler getirilmesini zorunlu hale getirmiştir.Türk Vergi Sistemine dâhil edilen transfer fiyatlandırması bu düzenlemelerden biridir. Ulusal ve uluslararası işlemleri konu olan transfer fiyatlandırması uygulaması Kurumlar Vergisi Kanunu'nda ve Gelir Vergisi Kanunu'nda yerini almıştır.Bu çalışmada transfer fiyatlandırması uygulaması ayrıntılı şekilde ele alınmaya çalışılacaktır. Uygulamanın ilk olarak cereyan ettiği ve bu açıdan önemli olması nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri düzenlemeleri başta olmak üzere, OECD düzenlemeleri ve Türk Vergi Sisteminde yer alan düzenlemeler çalışmaya dâhil edilmiş bulunmaktadır.

BankalarTicari bankalarTransfer fiyatlandırma+5
Elif Arabacı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımların vergilendirilmesi: Türkiye örneği

Çalışmanın konusunu doğrudan yabancı yatırımların vergilendirilmesinde Türkiye uygulamaları oluşturmaktadır. Söz konusu yatırımların büyük ölçüde çok uluslu şirketler tarafından gerçekleştiriliyor olması ise konuyu daha geniş bir perspektiften ele almayı gerektirmektedir. Zira çok uluslu şirketler, devletlerin vergi uygulamalarını dolanabilme yeteneklerine sahip olup ekonomik büyüklükleri sebebiyle vergi egemenliğini de etkileme potansiyeline sahiptir. Türkiye açısından ise doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin hukuki sınır 4875 sayılı Kanun ile çizilmiş olup söz konusu Kanun vergi uygulamaları bakımından da temel oluşturmaktadır. Bu doğrultuda çalışmada hukuken doğrudan yabancı yatırım statüsünde olan yatırımların elde ettikleri kazançların Türk vergi sistemi içerisindeki konumu ele alınmaktadır.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıGelir vergisiKurumlar vergisi+6
Ezgi Sevinçhan Kurun
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat muhasebesinde ticari kara geçiş ve mali tabloların düzeltilmesi ve Türk vergi uygulama örneği

Küreselleşme; sermaye hareketlerinin, çok uluslu şirketlerin ve tek bir küresel pazarın egemenliğinde yeni ekonomik paradigmaya işaret etmektedir. Bu yeni durum, beraberinde ortak bir küresel dilin kullanılmasını zorunlu hale getirmiş ve tek bir muhasebe dilinin yaratılmasını zorunlu kılmıştır. Şirketler için küresel anlamda rekabet koşullarına adapte olabilmek için; doğru, güvenilir, şeffaf bilgilerin önemi büyüktür. Uygulamada iki inşaat şirketinde vergi mevzuatı karşılaştırması yapılarak ticari kara geçişin ve mali tabloların düzenlenmesi, Türk Vergi ve Türk Ticaret Kanunu göz önünde tutularak gerçekleştirilmektedir. Özel inşaatlarda muhasebe kayıtları ve inşaat onarım işlerinde muhasebe kayıtlarının yapılması ve binanın kullanma izninin alınması için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ilişkisizlik belgesi alınması, asgari işçilik hesaplaması yapılarak SGK'na bildirilmesi, ticari kara ve mali (vergi) matrahı karına geçiş ve mali tabloların düzenlenmesi ve vergi uygulamaları örneklerle açıklamaya çalışılacaktır.

Finansal tablolarKarlılıkMuhasebe+7
İsmail Ertürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat sektöründe maliyet hesaplamaları ve vergisel analizi

Yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetleri, Sektörel bazda inşaat firmalarının devam eden faaliyetlerindeki finansal yapı sistemleri, makro ölçüde hareketliliğin çeşitliliği ile inşaat muhasebesini de bir uzmanlık muhasebesi haline getirmiştir. Vergi uygulamalarının kapsamının çok fazla olmasından dolayı inşaat muhasebesi vergisel düzenlemeler ve maliyet hesaplarının genel yapısı açıklanmıştır. İnşaat sektöründe inşa sı süren yapıların birden fazla takvim yılına sarkması ve sürecin işleyişinin uzaması dolayısıyla gerek muhasebe temel kavramları gerekse vergisel süreç bakımından geçerli olan "dönemsellik kavramı" Vergisel hesaplamaların düzenlemeleri bakımından farklılık oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Maliyet Hesaplamaları, Vergisel Analiz, İnşaat Sektörü

MaliyetMaliyet hesabıVergi sistemi+4
Murat Kalkan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vergi sisteminde ücret gelirlerinin vergilendirilmesinin vergilemede adalet ilkesi açısından değerlendirilmesi ve bir model önerisi

Çalışmamızda özetle; vergilendirmede adalet ilkesinin öneminden hareketle Türk Vergi Sistemi'nde ücret gelirlerinin vergilendirilmesinin adil olup olmadığı, tespit edilen veriler ışığında karşılaştırmalı olarak ortaya konulmuştur. Çalışmamızın birinci bölümünde literatür taraması yapılarak, adalet ve vergi adaleti kavramlarının teorik ve yasal temelleri araştırılmıştır. Sonrasında yine aynı bölümde vergi adaletini ilgilendiren teorik diğer kavramlar üzerinde durulmuş, tarih boyunca uygulanan tekniklerden bahsedilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ücret gelirlerinin ülkemizde nasıl vergilendirildiği konusunda yasal düzenlemelere yer verilerek mevcut uygulama incelenmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise Türkiye'de vergi gelirlerinin en önemlilerinden olan Gelir Vergisi'nin büyük oranda ücret geliri elde edenlerden kaynakta kesinti yoluyla alındığı ortaya konulmuş, ücret geliri elde edenlerin aslında en düşük gelir düzeyinde yer alan kesim olduğundan bahsedilmiştir. Devamında dolaylı vergilerin ağırlığından hareketle ücret geliri elde edenlerin üzerindeki vergi yükünün bir hayli fazla olduğu kanıtlanmış, OECD ülkeleri ile karşılaştırılarak çağdaş vergi sistemlerinde olması gerektiği gibi yeni bir model önerisinde bulunulmuştur. Ayrıca vergilendirmede adaleti engelleyen sorunlar da ortaya konularak çeşitli çözüm önerileri sunulmuştur. Sonuç ve öneriler kısmında ise çalışmamızın üçüncü bölümündeki verilerden hareketle neler yapılması gerektiği anlatılmış, netice itibariyle Türkiye'de gelir vergisi tarifesinin yeniden oluşturularak emek geliri elde edenler ile sermaye geliri elde edenlerin ayırma kuramı doğrultusunda birbirlerinden farklı şekilde vergilendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu noktada Almanya'da uygulanmakta olan gelir vergisi tarifesinden hareketle asgari ücretin yıllık toplam tutarı üzerinden %0 oranında vergi alınması, bir başka anlatımla ücretli çalışanların elde etmiş olduğu gelirin yıllık asgari ücretin tutarı kadar olan gelirlerinin vergi dışı bırakılması gerektiği savunulmuştur. Ayrıca vergilendirmede adaleti engelleyen diğer sorunlardan da bahsedilmiş ve genel olarak dolaysız vergi gelirlerinin artırılması ile buna bağlı olarak dolaylı vergilerin ağırlığının düşürülmesine yönelik çeşitli çözüm önerileri de sunulmuştur.

Gelir vergisiGelirlerTürk vergi sistemi+6
Selçuk Arslantaş
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi denetiminin etkinliği kapsamında dolaylı ve dolaysız vergilerin incelenmesi ve öneriler

Vergi kavramı devletlerin kamu harcamalarını finanse etmek üzere vatandaşlarından karşılıksız olarak aldıkları kamusal gelir olarak tanımlanmaktadır. Türk Vergi Sistemi'nde vergiler, dolaylı ve dolaysız vergi olmak üzere iki ana başlıkta tasnif edilmektedir. Dolaylı vergilere katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, özel iletişim vergisi, gümrük vergisi, damga vergisi ve şans oyunları vergisi örnek olarak verilebilir. Dolaysız vergiler ise gelir vergisi, kurumlar vergisi, veraset ve intikal vergisi, emlak vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi olarak sayılabilir. Etkin bir vergi denetimi devletin kamu harcamalarının finansmanı için gerekli gelirin elde edilmesi, kamusal hizmetlerin aksatılmadan sürdürülmesi ve her bir vergi mükellefinin kamu harcamalarının finansmanına adaletli bir biçimde katılımının sağlanması bakımından önem taşımaktadır. Çalışmada özetle; Türkiye'de vergi denetiminde etkinlik kavramı açıklanarak vergi denetiminde etkinliği belirleyen faktörlere yer verilmekte ve etkinliğin sağlanabilmesi için alınabilecek tedbirler açıklanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda; Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın faaliyet raporlarından alınan geçmiş yıllara ait istatistiksel veriler üzerinden merkezi yönetim vergi gelirleri içerisinde dolaylı ve dolaysız vergi ağırlıkları ile vergi incelemelerinin vergi türü bazında sonuçları dikkate alınarak vergi denetiminde etkinliği artıracak hususlar vurgulanmaktadır. Sonuç olarak vergi gelirleri içerisinde dolaylı vergilerin ağırlığının vergi denetiminin etkinliğini azalttığı ifade edilerek mükellefler üzerindeki dolaylı vergi yükünün hafifletilmesi ve dolaysız vergilerin ağırlık kazanması gerektiği savunulmuştur. Bu kapsamda vergi incelemelerinin vergi türleri bazındaki durumuna, incelemelerde caydırıcılığa, uzlaşma müessesesinin işlevine, vergi affı ve matrah artırımı gibi uygulamaların sürdürülebilirliğine ve maliye idaresindeki örgütsel yapıya ilişkin konularda bir takım çözüm önerilerine yer verilmiştir.

DenetimDolaylı vergilerDolaysız vergiler+5
Serkan Gündoğdu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Meclis-i Âlî-i Hazâin'in teşkilat yapısı ve faaliyetleri

1860 yılında Islahat-ı Mâliyye Komisyonu'nun değişikliğe uğramasıyla kurulan Meclis-i Âlî-i Hazâin'in idari yapısı ve istişari faaliyetleri, ihmal edilen bir araştırma zemini olmuştur. Meclisin yapısı, müzakereleri ve icraatları hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu tez, bu yüzden Avrupa'daki örnekleri temel alınarak modern bir devlet maliyesi oluşturma teşebbüslerinden biri olan Meclis-i Hazâin'in tarihsel olarak kuruluşunu bina etmekte ve tartışmaktadır. Tez, meclisin kuruluş tartışmaları ve lağvedilişi esnasındaki gelişmeleri takip etmektedir. Meclisin uğraştığı temel meseleler ise Osmanlı İmparatorluğu'ndaki vergi politikaları ve borçlanmalara ilişkin düzenlemelerdir. Bunun sonucu olarak bu araştırma mecliste yapılan tartışmalar esnasında meclisin kendi ürettiği kaynaklara, gazetelere ve yabancı mali raporlara dayanmaktadır. Bu kaynaklar dikkate alınarak bu tez 1860-1866 yılları arasında Meclis-i Âlî-i Hazâin'in imparatorluktaki vergi sisteminin çeşitlenmesinde istişâri ve etkin rolünü göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Meclis-i Âlî-i Hazâin, Tanzimat maliyesi, Bütçe, Meclis-i Muhasebe, Marquis de Ploeuc, Francis de Palezieux Falconnet, Edouard de Lackenbaher, Mütercim Rüşdü Paşa, Kani Paşa, Mustafa Fazıl Paşa, Kıbrıslı Mehmed Paşa

Ekonomi tarihiEkonomik kuruluşlarKurumlar tarihi+6
Hasan Ali Çakmak
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket kuruluş, vergilendirme ve muhasebe işlemlerinin Türkiye ve Almanya'nın yasal düzenlemeleri açısından karşılaştırılması

Küreselleşen Dünyada, uluslararası ticaretin sınır ötesine taşınması şirketler arası rekabetin uluslararası boyutlara ulaşmasına yol açmıştır. Bu gelişmeleri takiben; şirket kuruluşları, birleşmeleri uluslararası düzeyde gerçekleşmeye başlamış, mükellefler globalleşen dünyada vergisel avantaj ve teşviklerden yararlanmak adına farklı ülkelerde şirketler kurmaya yönelmiştir. Değişik ülkelerde ticaret yapmayı düşünen yatırımcıların bu ülkelerde karşılaşacakları vergi ve ticaret kanunlarınca belirlenmiş yükümlülükleri; ticaretin yapılması istenilen ülke yada ülkelere göre değişmekte, Bu durum mükellef (yatırımcı-tacir) adına olumlu yada olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu sonuçları önceden görebilmeyi başaran mükellefler vergi avantajı elde edebileceği ülkelere yönelebilmekte, bu durum kurmayı planladıkları işletmelerinin karlılığını arttırabilmektedir. Ülkeler arasındaki uygulama farklılıklarını fırsata çevirebilen işletmeler, tam rekabetin yaşandığı dünya ekonomisinde rakiplerinin bir adım ötesine geçebilmektedir. Bu tez çalışmasının bilimsel olarak ortaya koymaya çalıştığı ana düşünce; mükelleflerin (diğer adıyla tacir-yatırımcı) ülkemiz dışında kurmayı plandıkları yeni işletmelerinin ulusal ve uluslararası vergi ve ticaret yasaları karşısındaki avantaj ve dezavantajlarının karşılaştırılarak, ortaya konulması, bu karşılaştırmasının sonucu olarak yurtdışında faaliyet göstermek isteyen yatırımcılara ışık tutmaktır. Çalışmanın birinci bölümünde şirket kavramı, türleri, şirket yapıları incelenerek tanımlanmış olup, ikinci bölümde ise vergi kavramı, vergi tarihi, Türk Vergi sistemi arasında bağlantı kurulmuştur. Son bölümde ise Türkiye ve Almanya arasındaki kuruluş, işleyiş, muhasebesel uygulamalardaki farklılık, vergi avantajları ve benzeri yaklaşımlar karşılaştırılmıştır.

AlmanyaKarşılaştırmalı analizKuruluş+6
Ahmet Özmaden
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi güvenlik önlemleri ve vergi planlamasının Türk vergi sistemi açısından değerlendirilmesi: Gelir üzerinden alınan vergiler örneği

Devletlerin, kamusal hizmetleri sunabilmek için başvurdukları en önemli kaynak yükümlüler tarafından ödenen vergilerdir. Kamusal ihtiyaçların gelişimi, artan nüfus ve benimsenen sosyal devlet anlayışı devletlerin sunmak zorunda oldukları hizmetleri de artırmaktadır. Vergilemede etkinliğin sağlanabilmesi için vergi mükellefleri ve sorumlularının üzerlerine düşen görevleri tam olarak yerine getirmeleri gerekmektedir. Vergi, devletler için gelir kaynağı niteliği taşırken işletmeler için maliyet unsurudur. Vergi mevzuatında yer alan vergi güvenlik önlemleri bu açıdan önem taşımaktadır. Küreselleşmeyle birlikte artan rekabet ortamı, işletmeler açısından vergi planlaması kavramına ve uluslararası boyutlarına dikkat çekmektedir. İşletmeler vergi planlaması yaparak, kârlarını maksimize etmek ve maliyet unsuru olan vergi yüklerini minimize etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın amacı, Türk Vergi Sistemi'nde yer alan vergi güvenlik önlemleri ve vergi planlamasının gelir üzerinden alınan vergiler açısından değerlendirilmesidir. Vergi planlaması, mükelleflerin vergi yüklerini azaltmak için vergisel avantajlardan yararlanarak başvurduğu yasal bir süreçtir. Ancak mevzuatın sık sık değişmesi ve kanunların yeterince anlaşılır olmaması gibi nedenler vergi planlaması yapılmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum mükellefleri vergiden kaçınma, vergi kaçırma gibi agresif vergi planlaması uygulamalarına yöneltebilmektedir. Bu açıdan önem taşıyan vergi güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığı ve Türk Vergi Sistemi'nin otokontrol sağlayacak araçlarla donatılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Gelir vergisiTürk vergi sistemiVergi güvenlik önlemleri+3
Alper Yaman
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adil ekonomik düzendeki vergi sisteminin Türkiye bütçesi kapsamında mevcut vergi sistemiyle karşılaştırılması

Geçmişten günümüze devletler, gelirlerini büyük oranda vergilerle sağlamaktadır. Bununla birlikte sosyal yaşamın desteklenmesi ve muhtaç insanların ihtiyaçlarının karşılanması için de vergi alınmaktadır. Türkiye'de elde edilen gelir ve gider dengesini gösteren bütçe kalemleri içerisinde vergilerin büyük bir payı vardır. İşte bu tezin amacı, bütçe gelir-gider dengesini sağlayacak yeni bir ekonomik sistem olan AED'deki vergilendirme sistemi ile Türkiye'nin bütçe gelir-gider dengesini sağlayacak yeni önermelerde bulunmak ve mevcut sistemlerde vergi gelirleri içerisinde yer alan dolaylı vergilerin neden olduğu gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırmaktır. AED ekonomik sistemi ile günümüzde tartışmalara açık olan İslam Ekonomisi konusuna getirilmeye çalışılmıştır. Bütçe dengesini sağlamak ve gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermek amacıyla elde edilen vergiler içerisinde en büyük paya sahip olan dolaylı vergilerin neden olduğu olumsuzlukların üzerinde durulmuştur. Bütçe gelirleri içerisinde yer alan vergi gelirlerinin nasıl ve ne şekilde elde edilmesi gerektiği hususları bu çalışmada incelenmiş olup özellikle Türkiye'de mevcut gelir dağılımındaki adaletsizliğe neden olan dolaylı vergiler ve faizin olumsuz yönleri belirtilerek sorunlara çözüm yolları sunulmaktadır.

Adil ekonomik düzenBütçeErbakan, Necmettin+3
Yasin Zararsız
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yunanistan deneyimi ışığında Türk vergi sisteminin Avrupa Birliği'ne uyumu

Bu tezin amacı; Türkiye'nin AB üyeliği halinde, vergi uyumlaştırmasının gelecekteki yönünü analiz etmek, olası uyumsuzlukları göz önüne sermek ve söz konusu sorunların giderilmesine yönelik çözüm önerileri geliştirmektir. Bu amaçla, Yunanistan'ın deneyiminden faydalanarak Türkiye için uyum sürecine ilişkin çıkarımlarda bulunulmuştur. Tez, Yunanistan incelemesi ile Türkiye'nin üyelik halindeki vergi uyumunun yönünü açığa çıkaran ilk bilimsel çalışmadır. Yunanistan örneğinin seçilmesinde; her iki ülkenin vergiye bakış açısının ve vergi uyumunun benzer olması ile ilgili ülkenin sisteminin rahat incelenebilirliği dikkate alınmıştır. Yunanistan'ın ABAD önünde neredeyse verginin her alanında dava sahibi olması da söz konusu örneğin önemini arttırmaktadır. İlgili davaların Türk bilimsel literatüründe ilk defa kullanılıyor olması literatüre özgün bir katkı sağlamaktadır. Tezde; Avrupa Komisyonu'nun özellikle ülkelerin dolaysız vergi sistemlerinin farklılığından kaynaklanan anormallikleri, vergi uyumlaştırması olmaksızın, ulusal kuralların yakınlaştırılmasıyla ele almaya çalıştığı bulgusu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, üye devletlerin vergi uyumu alanında tam olarak özgür bırakıldığı sonucuna varmak da yanlış olacaktır. Ayrıca tezde incelenen davalardan anlaşıldığı üzere; ABAD kararları vergi uyumunun gerçek lokomotifi niteliğindedir. AB ve ABAD vergilendirme gücünden yoksun olmakla birlikte, vergilendirme üzerine önemli bir düzenleyici kontrol uygularken daha sıkı kısıtlamalar getirmektedir. Bu nedenle, Yunanistan vergi davaları, Türkiye için başta dolaysız vergiler olmak üzere tüm vergilere ilişkin uyumlaştırmanın şekillenmesinde faydalıdır.

Avrupa BirliğiTürk Vergi KanunuTürk vergi hukuku+6
Ntılek Ilıaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Veraset ve intikal vergisinde karşılaşılan darboğazlar, çözüm önerileri ve Amerika Birleşik Devletleri uygulaması

Servet vergilerinden biri olan ve 1926 yılından günümüze kadar varlığını sürdüren Veraset ve İntikal Vergisi, pek çok değişiklik geçirmesine rağmen bu değişikliklerin hiçbiri yapısal anlamda bir reform niteliği taşımamıştır. Toplam vergi gelirleri içindeki payı çok düşük olan bu vergi, mali amaçlardan ziyade hizmet ettiği sosyal amaçlarla varlığını sürdürmüş fakat zaman zaman kaldırılmasına ilişkin tartışmalar ortaya çıkmıştır. Ancak kaldırılması gibi bir tercih Anayasa'nın 73'üncü maddesinde yer alan mali güce göre vergilendirme ve vergi yükünün adaletli ve dengeli dağıtımı ilkelerine aykırılık teşkil edecektir. Bu bağlamda gelir dağılımının iyileştirilmesi için bir araç olarak da kullanılabilecek veraset ve intikal vergisini kaldırmak yerine, yapılması gereken düzenlemeleri tespit ederek bu verginin hem mali hem de sosyal amaçlarının güçlenmesini sağlamak temel amaç olmalıdır. Çalışmamızda servet vergileri ile ilgili temel bilgilere yer verildikten sonra veraset ve intikal vergisinin uygulanmasında karşılaşılan sorunları tespit etmek için öncelikle literatür ve mevzuat araştırması yapılmıştır. Ardından vergi idaresi ile mükellef arasında çıkan ve yargıya taşınan uyuşmazlıklar ele alınmış ve çeşitli özelgeler incelenerek bu verginin yürütülmesinde hangi konuların yeterince açık olmadığı ortaya konulmuştur. Böylece söz konusu vergide karşılaşılan ve karşılaşılabilecek tüm sorun alanları tespit edilmiştir. Bununla birlikte, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok ülke veraset ve intikal vergisi açısından ele alınarak Türkiye ile eş güdümlü olarak karşılaştırılmış ve ülkemizin dünya genelindeki yeri saptanmıştır. Son olarak bu tespitlerimize göre bir takım yapısal reformları içeren çözüm önerileri ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, ortaya çıkarmış olduğumuz sorun alanlarına ilişkin ileri sürdüğümüz reform tekliflerinin hayata geçirilmesi durumunda, söz konusu verginin hem kamu harcamalarını finanse etmek şeklindeki mali amaçlarının hem de gelir dağılımında adaleti sağlamak gibi sosyal amaçlarının güçleneceği düşünülmektedir.

Amerika Birleşik DevletleriTerekeVeraset+5
Muhammed Serdar Sancar
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vergi yargısında yürütmenin durdurulması

TürkiyeVergi sistemiYargı
Recai Dönmez
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1985
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vergi sisteminde vergi tarh yöntemleri

Vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak, bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari işleme "Vergi Tarhı" denilmektedir. Türk Vergi Sistemi'nde; verginin tarhında esas olarak beyana dayalı tarhiyat yöntemi benimsenmiş olmakla birlikte, beyan esasını tamamlayıcı olarak ikmalen ve re'sen tarhiyat yöntemleri de yaygın olarak uygulanmaktadır. Diğer tarhiyat yöntemleri (götürü marahlar üzerinden tarh, idarece tarh, düzeltme yoluyla tarh ve tahrire dayalı tarh) ise, bu yöntemlere nazaran daha az uygulanmaktadır. Araştırmada, vergi tarhının Türk Vergi Sistemi'ndeki uygulama biçimleri incelenmiştir. Bu amaçla, vergi tarhının teorik esasları ile vergi sistemimizdeki uygulama biçimleri ayrı ayrı açıklanmıştır. Konunun genel bir değerlendirmesi yapılarak, özellikle beyana dayalı tarhiyat yönteminin Türkiye'de yaygınlaşması için görüş ve önerilerde bulunulmuştur.

Türk vergi sistemiVergi sistemiVergi tarhı
Levent Küçük
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve vergi politikası: Seçilmiş OECD ülkeleri örneği

Bu çalışma, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini (SKH) ulusal ve uluslararası politika tasarımının merkezine yerleştirerek vergi politikalarının yalnızca gelir sağlama değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarda kaynak tahsisini yönlendirme işlevini analiz etmektedir. Literatürde SKH üzerindeki etkiler çoğunlukla tek boyutlu göstergelerle incelenmişken, bu araştırma vergi yapısı, eğitim kalitesi ve yolsuzluk algısını bütüncül bir çerçevede ele alarak mevcut boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Dolayısı ile bu çalışmanın temel amacı, sürdürülebilir kalkınma temel ve alt hedeflerinin gerçekleştirilmesinde vergi politikalarının rolünü çok boyutlu ve ampirik bir yaklaşımla değerlendirmek ve bu bağlamda sürdürülebilir vergi politikası kavramını kuramsal ve analitik bir zemine oturtmaktır. Veri seti, kurumsal yapı ve sosyo-ekonomik benzerlik kriterleri dikkate alınarak seçilen 25 OECD ülkesinden oluşmaktadır. Analiz sürecinde, veri durağanlığının incelenmesi amacıyla yatay kesit bağımlılığını dikkate alan panel birim kök testleri (ör. Pesaran CIPS) uygulanmış; uzun dönem ilişkilerin varlığı Westerlund panel eşbütünleşme testi ile sorgulanmıştır. Tahmin aşamasında hem sabit etkiler panel regresyon modeli hem de dinamik panel yöntemleri (Arellano-Bond, Blundell-Bond sistem GMM) kullanılarak endojenlik ve dinamik etkileşimler kontrol altına alınmıştır. Ayrıca yatay kesit bağımlılığına karşı CCE yöntemleriyle model sağlamlığı güçlendirilmiştir. Bulgular, merkezi ve yerel vergi yapılarının SKH'nin farklı boyutları üzerinde zaman ve mekâna bağlı olarak değişen etkiler yarattığını göstermektedir. Eğitim kalitesi ve yolsuzluk algısı, bu etkilerin yönünü ve büyüklüğünü belirleyen kritik sosyal göstergeler olarak öne çıkmaktadır. Kısa vadede bazı değişkenlerin sınırlı veya belirsiz etkileri, sürdürülebilir kalkınmanın uzun vadeli, çok boyutlu ve kurumsal kapasiteyi güçlendiren stratejiler gerektirdiğini ortaya koymaktadır. Özellikle yerel yönetimlerin mali kapasitesinin artırılması ve kurumsal reformların yaygınlaştırılması, SKH'nin başarısında belirleyici bir rol oynamaktadır. Araştırma, sürdürülebilir kalkınmayı yalnızca ekonomik büyüme ekseninde değil; sosyal adalet, çevresel denge ve kurumsal yönetişim gibi dört temel boyutu kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Böylece kalkınmanın adil, kapsayıcı ve uzun vadeli bir süreç olduğu vurgulanmaktadır. Literatürde nadir görülen şekilde, SKH genel ve alt hedeflerinin tamamını kapsayan panel veri analizi ile vergi yapılarının ilişkisini incelemesi, çalışmaya hem teorik hem de ampirik açıdan özgün değer kazandırmaktadır. Türkiye'ye yönelik değerlendirmeler ve politika önerileri ise araştırmanın uygulama boyutunu güçlendirmektedir.

SürdürülebilirlikSürdürülebilirlik endeksiVergi politikası+1
Sabiha Kemiksizoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan vergi sisteminin ekonomik analizi

Vergi, ülke içi dengeli gelir dağılımını sağlamak amacıyla transfer ödemeler yapıp alt ve üstyapı çalışmaları yürüterek, en önemli gelir kaynağı olup ve bu gelirlerle sağlık, eğitim, hukuk ve güvenlik hizmetleri gibi alanlarda devletlerin birçok ihtiyacına katkıda bulunur. Toplumsal gelişimin her aşamasında, devletin kendi vergi politikası formları ve işlevleri vardır. Devlet, vergi sistemini hem ekonomik hem de sosyal yaşam alanı üzerinde olumlu bir etki oluşturarak toplumun tüm üyelerine fayda sağlayacak biçimde düzenlemelidir. Aynı zamanda, vergiler bütçe gelirlerinde önemli bir rol oynamakla birlikte uyarıcı, düzenleyici bir işlevi de yerine yetirmektedir. Vergi oranlarındaki değişiklikler, yeni vergilendirme biçimlerinin getirilmesi yoluyla devletin ekonomik faaliyetini güçlendirebilir veya zayıflatabilir. Bu bağlamda vergiler, modern zamanlarda milli gelirin yeniden dağıtılması için en önemli araç olma özelliğine sahip bireysel ve sosyal çıkarlar arasında optimal bir denge oluşturmaya yardımcı olan bir sistemdir. Araştırmanın evreni Azerbaycan vergi sistemidir. Azerbaycan'da vergi sistemi dört gelişim sürecini kapsamaktadır ki, bunlara, XIX yüzyılın sonu XX yüzyılın başlarındaki vergiler, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti zamanındaki vergiler, Sovyet hakimiyeti dönemindeki vergiler ve Azerbaycan bağımsızlık dönemi sonrası vergilerdir. 1991 yılında Sovyetler birliğinin dağılması ve Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilan etmesi Azerbaycan tarihi için önemli bir adım olsa da sosyalist ekonomiden kapitalist ekonomiye geçişin ilk yılları ülke ekonomisi için zorluklu ve ağrılı süreci arkasıysa getirmiştir. Diğer taraftan ise Ermenistan'la siyasi istikrarın bozulması ve ülke topraklarının %20 işgal olunması, ekonomik durumu daha da kötüleştirerek, sosyal-ekonomik ve demografik yapının bozulmasına neden olmuştur. Ülkede 1991-1992 döneminde, çağdaş vergi sisteminin oluşturulması aynı anda esaslı iktisadi değişiklikler ve piyasa ekonomisine geçiş süreci başlamıştır. Azerbaycan vergi sistemi ile bağlı daha önce birtakım araştırmalar yapılsa da, vergi sistemin ekonomik analizi, onun ekonomik büyüme, milli gelir, istihdam üzerindeki payı araştırılmamıştır. Bu araştırma, gelecekte vergi sisteminin gelişmesi ve ekonomideki payının yükseltilmesi için önemli kaynak olma özelliği taşımaktadır. Araştırmanın temel amacı, Azerbaycan vergi sistemini inceleyerek yıllar içinde değişen vergi oranlarının hangi minval de hareket ettiğini belirlemek, onun ekonomik büyümeye ve milli gelirlere etkisini tespit ederek şu anki durumunu ortaya koymaktır. Çalışmada temel olarak nitel yöntem kullanılsa da, tezin bazı bölümlerinde istatistik ve sayısal veriler de kullanıldığından zaman zaman nicel yönteme de başvurulacaktır. Araştırmada yaygın kullanılan veri/doküman analizinde Azerbaycan vergi sistemi incelenecek ve istatistik veriler toplanarak karşılaştırmalı analizler yapılacak ve bu değişmenin ekonomik büyümeyi ne kadar etkilediği ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Ekonomisi, Azerbaycan Vergi Sistemi, Vergi Oranları, Ekonomik Büyüme

AzerbaycanEkonomik analizMaliye politikaları+2
Zabita Mammadzada
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi Hukuku açısından düz oranlı vergi sistemi

Ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmelerine göre tarihsel bir gelişmenin sonucu olarak oluşan vergi sistemlerinin, toplumların ekonomik, sosyal, siyasal yapısı değişim göster-dikçe zamanla reforma tabi tutulması kaçınılmaz hale gelmektedir. 1980'li yıllarda hü-kümetler bir yandan kamu harcamaların baskısını kontrol altına alabilmek, bir yandan da vergi sistemlerini daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak ihtiyacı ile reformlar yapmaya yönelmişlerdir. Bu reformlar kapsamında Robert Hall ve Alvin Rabushka tarafından günümüz düz oranlı vergi sisteminin temelleri atılmıştır. Dünya'da düz oranlı vergi sis-temi 1947'de Hong Kong'ta uygulamaya girdikten sonra 1980'li yıllardan itibaren bazı ülkelerin gündemine oturmaya başlamıştır. Bu çalışmada vergi hukuku açısından düz oranlı vergi sistemi araştırılmıştır. Birinci bölümde vergi sistemleri, vergileme ilkeleri ve vergi tarifeleri incelenmiştir. İkinci bölümde düz oranlı verginin tanımı, tarihsel gelişimi, işleyişi ve esasları, yararları ve eleştirileri ele alınmış, düz oranlı vergi sisteminin optimal vergileme ilkeleri kapsamında artan oranlı vergi sistemi ile karşılaştırılması yapılarak, anayasal iktisat perspektifiyle düz oranlı vergi sistemi anlatılmıştır. Daha sonra zekât kurumu ile düz oranlı vergi sisteminin benzer yanları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, düz oranlı vergi sistemini uygulayan ülkeler tek tek araştırılmıştır. Türkiye'de uygulanan gelir vergisi ve kurumlar vergisi tarifeleri, barındırdıkları muafiyet, istisna ve indirimler anlatılarak Türk vergi sisteminde vergi reformunun gerekliliği ortaya konulmuştur.

Artan oranlı vergiDüz oranlı vergilerGelir vergisi+6
İskender Özsarı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vergi sisteminde arsa ve arazilere yönelik mali yükümlülükler

Ödeme gücünün göstergeleri gelir, harcama ve servettir. Ödeme gücünün göstergelerinden olan servet, uzun yıllar önemli bir vergi konusu olarak değerlendirilmiş ve buradan elde edilen gelir kamu harcamaları için finansman kaynağı oluşturmuştur. Günümüzde servet vergileri eskiye nazaran önemini yitirmiş olsa da vergi sistemlerinde yerini korumaktadır. Bir servet vergisi olan emlak vergisinin konusunu bina, arazi ve arsalar oluşturmaktadır. Ayrıca arsa ve araziler Türk Vergi Sistemi kapsamında emlak vergisi dışında bazı vergi ve harçların da konusuna girmektedir. Kentleşme olgusunun bir sonucu olarak arazileri arsaya dönüşen toprak sahipleri ciddi oranda hakedilmemişlik niteliği ağır basan kazançlar (rant) elde edebilmektedir. Bu rant gelirlerinin ana kaynağı çoğu zaman kamunun yapmış olduğu bir takım kamusal hizmetler ile imar uygulamalarıdır. Son yıllarda özellikle büyük şehirlerde arsa spekülasyonu yaygınlaşmış, inşaat işi ile uğraşanlar ve arsa spekülatörleri bu sebeple rant geliri elde etmişlerdir. Arsa spekülasyonu üzerinden sağlanan bu rant gelirlerinin gelir dağılımını bozucu ve sosyal adaleti zedeleyici etkileri ortaya çıkmış bulunmaktadır. Dolayısıyla taşınmazlardan sağlanan bu rant gelirlerinden kamunun pay almasını sağlamak bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu çalışmada servetin unsurlarından olan arsa ve araziler ele alınmıştır. Birinci bölümde servet, servet vergisi, arsa, arazi, rant gibi temel kavramlar teorik düzlemde ortaya konulmuştur. İkinci bölümde arsa ve arazilere yönelik mevcut yasalarda düzenlenen mali yükümlülükler ele alınmıştır. Sonuç kısmında ise kentsel rantların mevcut yasalarca vergilendirilmesi üzerine genel bir değerlendirme yapılarak öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Servet vergileri, arazi-arsalara ilişkin mali yükümlülükler,kentsel rant

Arazi değeriArazi rantıArsa+5
Tacim Yayğır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk vergi sisteminde yer alan tarifelerin mükellefler açısından değerlendirilmesi

Vergi, devletin en önemli gelir kaynağıdır. Vergilerin, bir ülke için ekonomik, sosyal, iktisadi olmak üzere çeşitli görevleri bulunmaktadır. Bununla birlikte vergilerin, kamu harcamalarının finansmanının sağlanmasının yanında elde edilen kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak, ekonomik büyüme, ülkede oluşan bölgesel dengesizliklerin oluşumunu engelleme gibi görevleri de bulunmaktadır. Mükellefin ödemekle yükümlü olduğu verginin hesaplanabilmesi için matrahın tespit edilmiş olması gerekmektedir. Matrah ve vergi tarifesi iç içe kavramlardır. Vergi tarifesinin uygulanabilmesi için öncelikle her verginin bir matrahı olması zorunludur. Vergi tarifelerinden yararlanılarak vergilemede adalet, etkinlik sağlanması ve iyi bir vergi politikası oluşturmak hedeflenmektedir. Vergi politikası oluşturulurken, vergi sisteminde uygulanacak düz oranlı tarife, artan oranlı tarife veya azalan oranlı tarifenin hangisinin, hangilerinin uygulanmasının gerektiğini çözümlemek gerekmektedir. Tarifenin uygunluğuna karar verilirken, vergi sistemi içerisinde basit olması, eşit olması ve etkin uygulanması gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmada, vergi tarifeleri teorik olarak incelenmiş, tarife yapıları, uygulanma şekilleri, vergileme ilkeleri ve oluşturmuş olduğu ekonomik etkiler, olumlu ve olumsuz yönleri ile ele alınmıştır. Vergi tarifesi ve matrah gelir üzerinden alınan vergiler, harcamalar üzerinden alınan vergiler, servet üzerinden alınan vergiler detaylı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın son aşamasında, vergi mükellefi olan esnaf ve sanatkârlar anket yöntemiyle çalışmaya dahil edilmiş, verginin mükellefler üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmeye çalışılmıştır. Vergi mükelleflerine ulaşmada yüz yüze anket yöntemi kullanılarak en uygun vergi tarifesinin ne olduğu sorusu mükelleflere sorulmuştur. Mükelleflerin tercihlerini etkileyen faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu faktörler demografik, ekonomik, teknik-idari faktör, sosyal ve kültürel olmuştur. Mükelleflerin vergi tarifesi tercihleri, bu tercihlerini etkileyen faktörler arasında anlamlı farklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Matrah, Vergi, Vergi Tarifeleri, Vergi Mükellefi

Türk vergi sistemiVergi matrahıVergi mükellefi+3
Gürşah Sezgin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi yapılandırmasının ekonomik ve sosyal etkileri

Ekonomik, sosyal, siyasi, mali, teknik ve psikolojik nedenlerden dolayı mükellefin başvurusu esas alınarak, gecikmeden kaynaklı biriken ceza ve diğer yaptırımlar ortadan kaldırılmak suretiyle belirli taksitler halinde ödenmesi vergi yapılandırması kanunu olarak tanımlanmaktadır. Kamusal hizmetlerin devamlılığını sağlamak adına gerekli finansmana kavuşmak için devlet yapılandırma kanunu çıkarmaktadır. Biriken vergi ve diğer borçlar mükellefler için bir yük oluşturmaktadır. Yapılandırma kanunlarının çıkarıldığı dönemlerde mükellefler biriken borçlarını ödeyerek borç yükünden kurtulmaktadır. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarından günümüze dek yaşanan 1. ve 2. Dünya savaşları, 1960 ve 1980 yıllarında yaşanan askeri darbeleri, 1997 Güney Asya krizi, 1998 Rusya krizi, 2001 krizi, 2008 küresel finansal krizi 2020 yılında tüm dünyaya yayılan Covid-19 salgını ekonomiyi olumsuz etkilemiştir. Yeterli sermayenin olmaması, tasarruf açığı, kalkınma ve yatırımın finansmanı, seçimleri kazanabilme arzusu ve kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alma v.b nedenlerle vergi yapılandırma kanunlarına başvurulmuştur. 2008'den 2021 yıllarına kadar her 1,6 yılda bir vergi yapılandırma kanunu çıkarılmıştır. Bu durum ekonomik ve sosyal açıdan olumlu ve olumsuz sonuçlara yol açmıştır.

Ekonomik etkiSosyal etkiVergi sistemi+3
Sabri Demirci
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Arnavutluk vergi sistemi: Sorunları ve çözüm önerileri

Balkan ülkeleri arasında önemli bir yere ve konuma sahip olan Arnavutluk Cumhuriyeti istikrarlı bir ekonomik performansa ulaşma yolunda önemli dönemeçlerden geçmiş ve kamu ekonomisi amaçlarını gerçekleştirmede vergiler en temel politika araçları arasında yer almıştır. Ayrıca 1976 Anayasası'nın kabulü ile özel mülkiyet ortadan kaldırılmış olup, devlet kurduğu sistemle Arnavutluk'un, dünyada vergisiz tek ülke olduğunu vurgulamıştır. O yıllardan günümüze birçok yapısal değişiklik ve düzenlemeler yapılmış olup gelinen son durum bu çerçevede değerlendirilmiştir. Arnavutluk'ta bütçe gelirlerinin yaklaşık %71,5'i vergilerden elde edilirken, %21,7'si sosyal katkılardan oluşmaktadır. Dolaylı vergi gelirleri, vergi gelirlerinin yaklaşık %45'ini oluşturmaktadır. Bu tezde Arnavutluk için ekonomik büyümenin sağlanmasında vergilerin rolü ve etkisi ortaya konularak, vergi sistemi ekonomik olarak analiz edilmiş ve doğrudan yabancı yatırımlarının ülke ekonomisi için önemli olduğu ön plana çıkartılmıştır.

ArnavutlukDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomik etki+3
Kevin Hoxha
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan ekonomisinin dışa açılma süreci ve vergi sisteminde değişim

1991 yılında devlet bağımsızlığının restorasyonundan sonra Azerbaycan Cumhuriyeti egemen haklarını ekonomik alanda uygulamaya ve bağımsız politikalar uygulamaya başladı. Bu politikanın ana yönleri, çeşitli mülkiyet biçimlerine dayanan, piyasa ekonomisine geçiş ve dünya ekonomisine entegrasyon temelinde oluşturulan ekonomik sistemdir. Azerbaycan Cumhuriyeti devlet bağımsızlığını kazandıktan sonra dış ekonomik politikasının en önemli yönlerinden biri uluslararası finans, kredi ve ekonomik kurumlarla ilişkiler haline gelmiştir. Azerbaycan 1992 yılında İMF, Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve Asya Kalkınma Bankası üyelerine 1999 yılında kabul edildi. IMF ile Azerbaycan arasındaki işbirliği ilişkileri yapısal reform programı bağlamında kurulmuştur. İşbirliği ilişkilerinin ön değerlendirilmesinde, IMF'nin Azerbaycan'da uyguladığı programların ekonomik etkisi büyüktür. Bağımsızlığın restorasyonu sırasında, IMF'nin mali desteğiyle yapısal reform programı, iç ve dış dengenin dengelenmesine ve ekonomik istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmuştur. Azerbaycan'da maliye politikası dört temel üzerine kurulmuştur: vergi, harcama, borç ve diğerleri. Bu politika, ürettiği harcamalar yoluyla gelir artışını etkiliye ve topladığı vergiler yoluyla gelirdeki düşüşün etkisi fark edilebilir. Azerbaycan'ın mali politikası, devlet tarafından mali kaynakların birikimi ve kullanımı ile ilgili olarak uygulanan bir dizi önlemden oluşmaktadır. Azerbaycan devleti aynı zamanda devam etmekte olan finansal politikanın ana konusu haline geldi, perspektif için finansal gelişimin ana yönlerinin stratejisini, önümüzdeki dönemde yapılacak eylemlerin taktiklerini ve ekonomik hedeflere ulaşmanın yollarını belirledi.

AzerbaycanDışa açılmaEkonomi+6
Farıd Ibrahımkhalılov
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde Türkiye'de vergi politikalarının dönüşümü

1980'li yıllardan itibaren hız kazanan küreselleşme olgusu ekonomi alanındaki en önemli etkilerinden birini vergi politikalarında göstermektedir. Küreselleşmenin hızlandırdığı küresel rekabet sürecinde, vergiler de etkin bir araç olarak kullanılmaktadır.1980 yılına kadar dışa kapalı, ithal ikameci bir görünüm arz eden Türkiye ekonomisi, 1980 sonrasında liberal ekonomik düzene ayak uydurma konusunda önemli gelişmeler kaydetmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda ve Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde; eğitim, kültür, sanat ve bilimde olduğu gibi ekonomide ve kamu maliyesinde de değişim ve dönüşümler yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Türkiye'de söz konusu süreçte vergi politikalarında meydana gelen değişim ve dönüşümlerin incelenmesi önem taşımaktadır.Bu tez çalışmasının amacı, AB'de vergilerin uyumlaştırılması çalışmalarındaki temel ilkeleri, vergi politikaları konusundaki düzenlemeleri ve uyum çalışmalarını dikkate alarak, Türkiye'nin vergi politikası konusundaki uygulamalarını AB'nin vergi uyumlaştırma çalışmaları çerçevesinde değerlendirmek olmuştur. Özellikle Türkiye'nin vergi politikası uygulamalarının AB uygulamaları ile matrah, konu ve oran açısından bazı farklılıklara sahip olduğu noktalar vurgulanmıştır. Çalışmada ayrıca Türkiye'de vergi politikalarında yaşanan genel değişim ile Türk vergi politikalarının AB'ye uyum sürecinden ne kadar etkilendiği ortaya konmaya çalışılmıştır.

Avrupa BirliğiFinansUyum süreci+8
Feyzullah Fatih Çankara
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hüdavendigâr eyaleti Burusa sancağı Domaniç kazası 1261 (1845) tarih ve 7712,7714,7719,7725,7731,7732 numaralı temettu'ât defterleri transkripsiyonu

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü dönemde ki diğer devletlerde olduğu gibi, büyük ölçüde giderlerini halktan topladığı vergilerle gidermeye çalışan bir devletti. Osmanlı Devleti, vergi sisteminde Tanzimat Dönemi'ne kadar tam bir usül yoktu. Tanzimat'tan sonra Osmanlı Devleti'nin vergi sisteminde köklü değişiklikler yapıldı. Bu döneme kadar alınan bazı vergiler kaldırılarak tüm halkın gelirine göre ve eşitlik esasına dayanan temettu' vergisi konulmuştur. Devletin, halktan aldığı bu temettu' vergilerinin kaydedildiği defterlere de Temettu`ât Defterleri denilmiştir.Tanzimat'tan sonraki dönem hakkında özellikle, 19. yüzyıl Osmanlı Devleti sosyal ve ekonomik yapısı hakkında önemli bilgiler veren Temettu`at Defterleri günümüzde Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunmaktadır. 1988'de tasnif çalışmaları tamamlanan Temettu`at Defterleri araştırmacıların hizmetine sunulmuştur. Bu defterlerde tahriri yapılan yerleşim birimlerindeki nüfus, vergisi alınan ve alınmayan toprak, yetiştirilen ürünler, hayvanlar, ailelerin gelirleri, kira gelirleri, meslek ve sanat gelirleri kaydedilmektedir. Temettu`at Defterlerinde dönemin nüfus yoğunluğu, bölgenin arazi, iktisadi, ticari durumu ve zirai durumu, her türlü gelirleri, hayvan geliri ve dağılımı, ailelerin gelir ve refah seviyesi hakkında bilgiler bulunmaktadır. Bu defterlerdeki bilgiler ışığında, Osmanlı Devleti'nin toplumsal, iktisadi ve sosyal yapısı hakkında bilgi edinmek mümkündür.Yüksek Lisans tez çalışması olan bu Temettu`at Defterlerinden Burusa Sancağına tabi` Domaniç Kazası'na bağlı aşağıdaki köylerin Temettu`at Defterlerinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi yapılmıştır.ML. VRD. TMT. 7712 Bulamur KöyüML. VRD. TMT. 7714 Çok KöyML. VRD. TMT. 7719 Berçin KöyüML. VRD. TMT. 7725 Domür KöyüML. VRD. TMT. 7731 Durabeğ KöyüML. VRD. TMT. 7732 Ilıcasu Köyü

DevletMüslümanlarOğuzlar+2
Mehmet Turan Işık
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00

Related subjects