Rivayetler

Bu konu başlığı altında 283 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mescidleri süslemeyi yasaklayan rivayetlerin tahlili

Mescidler ya da günümüz ifadesiyle camiler, İslâm kültürünün ve medeniyetinin en önemli sembollerinden biridir. Bu yüzden tarihin her döneminde cami inşasına önem verilmiş, zamanla büyük ve ihtişamlı camiler inşa edilmiştir. Bazı âlimlerin hadis kaynaklarında yer alan ve mescidlerin süslenmesi ve gösterişli bir şekilde inşa edilmesini yeren rivayetlere dayanarak camilerin süslenme işini hoş görmedikleri bilinmektedir. Araştırmamızda mescidlerin süslenmesini yasaklayan söz konusu rivayetler tespit edilip sened ve metin açısından tahlilleri yapılmış ve böylece bunların doğru anlaşılmasına katkı sağlamaya çalışılmıştır. Araştırmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, amacı ve önemi ile metodu ve kaynakları hakkında bilgi verilmiş, bazı kavramlar ve ma'bedlerin kısa tarihçesi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde mescidleri süslemeyi yasaklayan rivayetlerin tespiti ve senedlerinin tenkidi üzerinde durulmuş, ikinci bölümde tespit edilen rivayetlerin metin ve muhteva tenkidi yapılmıştır. Çalışma sonuç ve değerlendirme kısmıyla bitirilmiştir.

CamilerHadisMescitler+4
Mehmet Sabih Aydın
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

"Ümmetimin en hayırlıları benim neslimdir..." Hadisinin tespit ve tahlili

"Ümmetimin en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır…" ifadesiyle gelen rivayetler, geçmiş dönemlerde ve günümüzde sürekli değinilen konulardan biri olmuştur. Halen sıhhati tartışılan bu hadisle alakalı, farklı yorumlar yapılmakta ve çeşitli görüşler öne sürülmektedir. Özellikle hadiste sahâbilerin, akabinde de tabiîn ve tebe-i tabiînlerin sıralı olarak birbirini takip eden en hayırlı nesil olarak zikredilmesi, yöneltilen olumlu ve olumsuz görüşlerin en önemli sebebi sayılmaktadır. Biz de tezimizde, mevzûbahs rivayetleri Kütüb-i Tis'a özelinde tespit ederek gerek sened ve gerekse metin açısından tahlillerini yapmaya ve böylece inceleyeceğimiz hadisin ve değişik versiyonlarla aktarılan diğer rivayetlerin daha doğru anlaşılmasına katkıda bulunmaya çalıştık. Bu çerçevede çalışmamız, giriş ve iki bölümden meydana gelmektedir. Giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı, önemi ve metodu ile araştırmada yararlandığımız kaynaklar hakkında bilgi verilmiş ve ümmet kavramı üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde "Ümmetimin en hayırlıları…" söylemiyle gelen rivayetlerin tespiti ve bu rivayetlerin sened tenkidi yapılmış, ikinci bölümde ise tespit etmiş olduğumuz rivayetlerin metin ve muhteva yönünden tenkidi yapılmıştır. Çalışmamız, sonuç kısmıyla nihayete ermiştir.

Ahmed bin HanbelHadisKur'an-ı Kerim+2
Murat Tanburacı
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Esbâb-ı nüzûlde teaddüd ve mükerrer nüzûl meselesi

Bazı âyet ve sûreler hakkında birden fazla sebeb-i nüzûl rivayeti nakledilmektedir. Müfessir ve usûlcüler bu sebepler arasından en doğrusunu tesbit edebilmek için bazı tercih easları geliştirmiş, tercih imkânının olmadığı durumlarda ise o âyet veya sûrenin birden fazla kere nâzil olduğunu ileri sürmüştür. Bazı âlimler ise nüzûlün tekrar ettiği görüşüne katılmamakta ve rivayetlerden birinin tercih edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu çalışmada öncelikle sebeb-i nüzul rivayet formlarına değinilmekte ve tefsir bildiren rivayetlerle sebep bildiren rivayetler birbirinden ayrılmaktadır. Daha sonra birbiriyle tearuz halindeki rivayetleri uzlaştırmak gayesiyle geliştirilen yöntemleri uygulamada karşılaşılan problem ve çelişkilere dikkat çekilmektedir. Son olarak birden fazla kere nâzil olduğu ifade edilen âyet ve sûrelerle ilgili rivayet ve yorumlar incelenerek meselenin aslı ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Anahtar Sözcükler: esbâb-ı nüzûl, rivayet formları, teaddüd, mükerrer nüzûl, cem', tercih

AyetlerEsbab-ı nüzulMüfessirler+7
Mustafa Arslan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hadislerin tahlilinde rekâket

Hadis metinlerinin tahlil ve tenkid edilmesinde dikkate alınan bir prensip olan rekâket meselesi rivâyetlerin lafız ve mana yönüyle problem arzetmesi demektir. İslâm âlimleri ve entelektüelleri tarafından klasik dönemden itibaren uydurma hadisleri tanıma alametlerinden sayılan rekâket meselesi, Hz. Peygamber'in nübüvvet-risâlet makamına, şanına ve nezâhetine gölge düşürmeme adına önemli bir yere sahip olup büyük ölçüde dille alakalıdır. Çalışmamızda ele aldığımız söz konusu meselenin bir tarafını Hz. Peygamber'in üstün ahlâkı, diğer tarafını ise onun bölgenin ve tarihin insanı olması oluşturmaktadır. Bu yüzden tezde Hz. Peygamber'in rol modelliği, üstün ahlâkı ile birlikte onun, yaşadığı çevrenin dil-kültürüyle ilişkisi ve dini anlatıcı olması rekâket bağlamında incelenmeye gayret gösterilmiş, ilgili rivâyetler objektif, bütüncül ve bağlamsal okumayla tahlil edilmeye çalışılmıştır. Buna binâen Hz. Peygamber'e izâfe edilen bazı sözlerin rekâket içermesinden bahsedilebileceği kimi sözlerin de rekâket noktasında değerlendirilemeyeceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler : Rekâket, Hadis, Tahlil, Tenkid, Hz. Peygamber.

DoğrulamaDoğrulukHadis+5
Emre Aktepe
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mevkuf hadisin Merfû rivâyet edilmesi ile ilgili Müslim'e yöneltilen eleştiriler (Tetebbuʿ özelinde)

Dârekutnî Tetebbuʿ adlı eserinde Müslim'in Sahîh'ini illetli hadisler içerdiği gerekçesiyle eleştirmiştir. Dârekutnî'nin eleştirilerinin çoğu hadislerin senedlerine yöneliktir. Bu çalışma en çok karşılaşılan illet nedenlerinden biri olan mevkuf hadisin merfû olarak rivâyet edilmesi ile ilgili Tetebbuʿda Müslim'e yöneltilen eleştirileri ele almıştır. Öncelikle Dârekutnî'nin Tetebbuʿdaki genel yöntemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Daha sonra onun hem merfû hem de mevkuf olarak rivâyet edilen hadisler arasında tercih metodu tespit edilmiştir. Son olarak da söz konusu eleştirilerin Müslim'in kitabınının sahihliğine zarar verebilecek nitelikte olup olmadığı değerlendirilmiştir.

DarekutniEleştiriHadis+5
Elif Sönmez
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rical kaynağı olarak şehir tarihleri (Hicri ilk dört asır)

Hicri üçüncü asrın ortalarında telif edilmeye başlanan şehir tarihleri, telif edildikleri dönemde başvurulan önemli kaynaklar arasında yer almaktadır. Eserleri telif eden kişilerin yaşadıkları yeri bir başkasından daha iyi bilmeleri onlarla aynı yerde yaşamış veya orayı ziyaret etmiş kişiler hakkında daha ayrıntılı bilgi vermelerini mümkün kılmıştır. Eserlerde, diğer ricâl eserlerine nazaran daha az ricâl tenkidine dair ifadeler kullanmaları onların aslında bu isimleri kayıt altına alıp ve bu kişilerin sadece kim olduklarına dair bilgiler vermeyi amaçladıklarını söylemeyi mümkün kılmaktadır. Bu çalışmada şehir tarihi müelliflerinin eserleri hakkında genel olarak bilgi sunulacak ve onların eserlerinde kullandıları ricâl değerlendirmelerine yer verilerek eserlerde kullanılan ricâl değerlendirmeri açısından bir oran yakalanmaya çalışılacaktır.

HadisKent tarihiRical ilmi+2
İsmail Çelik
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İllet sebebi olarak teferrüd el-İlelü'l-Kebîr özelinde

Râvinin hadis rivâyetinde tek kalması hadis ilminde "teferrüd" olarak ifade edilir. Râvinin tek kalması âlimler tarafından şüpheyle karşılanan bir durumdur. Teferrüd, hadislerdeki illetlerin tespitinde önemli bir unsur olarak kabul edilmiştir. İlel kitaplarında teferrüd sebebiyle ta'lîl edilen pek çok hadis mevcuttur. Zayıf râvinin teferrüdünün kabul edilmeyeceği konusunda âlimler görüş birliği içindedir. Güvenilir (sika) râvinin teferrüdü meselesi ise bu şekilde net değildir. Sika râvinin teferrüd ettiği bazı hadisler âlimler tarafından sahîh kabul edilirken bazıları da illetli olmaları sebebiyle reddedilmiştir. Âlimlerin ta'lîl ettikleri bu hadisler incelendiğinde, sika râvinin teferrüdünün müstakil olarak bir illet sebebi olmadığı ve râvinin teferrüdüne eşlik eden bazı durumların hadisin muallel kabul edilmesinde etkili olduğu görülür. Bu çalışmada, Tirmizî'nin el-'İlelü'l-kebîr isimli eserinde Buhârî'nin sika râvinin teferrüdüyle ta'lîl ettiği hadisler özelinde, sika râvinin teferrüdü meselesi ele alınmış ve râvinin tek kalmasının reddedilmesini gerektiren hususlar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: illet, teferrüd, sika, el-'İlelü'l-kebîr, Tirmizî, Buhârî

BuhariHadisNedensellik+4
Ayşe Güler
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hicri I. asırda Basra kadıları ve hadis rivayetiyle ilişkileri

Hicri 14 yılında bir ordugâh şehri olarak kurulan Basra, stratejik konumunun da yardımıyla kuruluşundan itibaren hızlı ilerlemeler kaydederek, kısa sürede idarî ve ticarî olarak Irak bölgesinin önemli şehirleri arasındaki yerini almıştır. İslam düşünce tarihi açısıdan önemli fikirlere ev sahipliği yapan Basra'nın ilmî yapısını ve bu yapı içerisinde hadis ve fıkıhla yakın ilişki içerisinde olduğu düşünülen kadıların konumunu tespit etmek önemli bir çabadır. Bu amaçla Hicri I. asır boyunca Basra'da görev yapan on üç kadı öncelikli olarak hadis rivayeti ile ilişkileri bağlamında bir taksime tâbi tutulmuştur. Yapılan bu sınıflandırma neticesinde merfu ve mevkuf rivayetlere sahip olduğu tespit edilen on bir kadı öncelikle hadis ravisi olarak incelenerek, rivayet sayıları, cerh-ta'dil durumları, rivayetlerinin içeriği, Basra hadis rivayetinden etkilenme ve etkileme düzeyi hakkında değerlendirmelerde bulunulmuştur. İkinci olarak söz konusu raviler kâdı kimlikleri ön planda tutularak ele alınmış, fıkhî yetkinliklerine ve kâdı olmanın hadis rivayetine etkisine dair değerlendirmelere yer verilmiş ayrıca oryantalistik bir iddia olan kadıların sözlerinin sonraki asırlarda hadislere evrildiği üzerinde durulmuştur.

HadisIrak-BasraKadı+3
Büşra Çetin
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir hadis terimi olarak ihtisar Sahîh-i Buhârî Kitâbu's-salât örneği

Hadis rivayet geleneğinde ihtisar ve taktî yönteminin önemli yeri vardır. Hadis tarihi incelendiğinde çeşitli sebeplerden dolayı hadis eserlerinde, rivayet lafızlarında, usûl çalışmalarında ve daha da önemlisi hadis metinlerinde ihtisar yönteminin büyük ölçüde kullanıldığı görülmektedir. Bu minvalde ihtisarın müelliflere önemli ölçüde kolaylıklar sağladığı gibi bazen müellifin metodunu bilmeden ihtisar ettiği rivayetler yanlış anlaşılabilmektedir. Aynı zamanda rivayetlerin uzun kısmını bir arada değerlendirilmediği zaman ehil olmayan kişiler tarafından yanlış manalara kayabilmektedir. Bunun için müellifin eserinde ihtisar ettiği rivayetlerin kâmil kısmının tespit edilmesi ehemmiyet arz etmektedir. Çalışma Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh adlı eserinin salât bölümündeki muhtasar rivayetler ve hadisin uzun kısımları İbn Hacer'in Fethu'l-bârî'si ve Bedrüddîn el-Aynî'nin Umdetü'l-kârî adlı şerh eserleri üzerinden belli kavramlar kullanılarak tespit etmeyi hedeflemiş ve ayrıca onun söz konusu yöntemine dikkat çekilmiştir.

BuhariHadisHadis usulü+5
Fakhrıddın Salakhıtdınov
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zehebî'nin Mîzânü'l-i'tidâl'inde Kaderî râviler

Hz. Peygamber'in hadislerinin taşıyıcıları olmaları sebebiyle râvilerin güvenilirlikleri muhaddislerin dikkatle araştırdıkları hususlardan biridir. Bu araştırmanın ürünü olan cerh ta'dil ilmi dinin temel kaynaklarından kabul edilen hadislerin sıhhatinin tespitine imkan sağlaması bakımından oldukça önemlidir. Râvilerin durumunu tespit amacıyla yapılan cerh ve ta'dil faaliyetlerinin daha sonra bir araya getirildiği eserlerin bir türü de zayıf râvileri konu edinen eserlerdir. Zehebî'nin "Mîzânü'l-i'tidâl fî nakdi'r-ricâl" adlı eseri de bu tarz eserlerin en önemlilerinden biridir. Bu çalışmada, Mîzânü'l-i'tidâl'de Kaderî olduğu söylenen râviler tespit edilmiş ve bu râviler arasında Zehebî'nin sika kabul ettiği şahıslar incelenmiştir. Kaderiyye'nin bid'at ehli fırkalardan olması sebebiyle ehl-i bid'at olarak kabul edilen bu şahışlar incelenerek, adaleti itibarıyla kusurlu Kaderî râvilere ve rivayetlerine yaklaşımın pratikte nasıl olduğuna dair birtakım tespitler ortaya konulmuştur.

HadisKaderilerMizanü`l-İtidal+4
Muhammed Ali Büyüksoylu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Klasik tefsirlerde Hz. Süleyman'ın hayvanlarla muhaveresi

Tefsir literatürünün önemli bir kısmını oluşturan peygamber kıssalarından bir tanesi de Hz. Süleyman kıssasıdır. Bu tezde, klasik tefsirler bağlamında Neml sûresinde geçen Hz. Süleyman kıssasının hayvanlarla muhavere kısmı ele alınmaktadır. Öncelikle tezin birinci bölümünde Hz. Süleyman kıssasının Kur'an'da nasıl ele alındığı ve hangi bağlamlarda aktarıldığı incelenmekte ve farklı sûrelerde yer alan Hz. Süleyman kıssasının ihtiva ettiği tüm konular klasik tefsirler nazarından ayrıntıya çok girilmeden aktarılmaktadır. Tezin ana kısmını oluşturan ikinci bölümde ise Hz. Süleyman'ın hayvanlarla muhaveresinin nasıl yorumlandığına dair ilk tefsir olarak nitelenen Mukâtil b. Süleyman'ın (ö. 150/767) Tefsîr-i Kebîr isimli tefsirinden İsmâil Hakkı Bursevî'nin (ö. 1137/1725) Rûhu'l-Beyân adlı tefsirine kadar belirlenen yaklaşık otuz klasik tefsir tarihsel sırayla birbirleriyle mukayeseli olarak incelenmektedir. Söz konusu hayvanlarla muhavere üzerinden klasik tefsirlerde tarihi süreç içerisinde rivayet malzemesi, yorum ve görüş bakımından oluşan paralellikler ve farklılıklar ve tefsir metodundaki kırılmalar ortaya çıkarılmaktadır.

HayvanlarHz. SüleymanKur'an-ı Kerim+4
Cavit Hondı
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebû Abdurrahman es-Sülemî'nin Tabakâtu's-Sûfiyye adlı eserindeki hadis râvileri ve rivayetleri

İslam düşünce geleneğinin iki temel kaynağı olan Kur'an ve Sünnet'in farklı yorumlanmaları ehl-i hadis, ehl-i rey, mu'tezîle, şia ve tasavvuf gibi farklı ekollerin oluşmalarına sebep olmuştur. Tasavvuf düşüncesini temsil eden ilk zâhidlerin hal tercemelerinin kaydedildiği Tabakâtu's-sûfiyye'de 105 sûfiden 58'ine hadis isnâd edilmesi zâhidlerin kendi görüşlerini İslâmî referanslarla delillendirmeye çalışmalarının örneklerindendir. Ayrıca hem zühd hayatıyla temâyüz etmiş olup hem de hadis ilmiyle iştigal eden zâhidlerin sayısı oldukça fazladır. Sûfilerin hadis ilmiyle olan ilişkisini değerlendirebilmek açısından Tabakâtu's-sûfiyye'de kendisine hadis isnâd edilen 58 zâhidin hayatı, ilmî şahsiyetleri ve hadisçilik yönleri, eserde zikredilen hadislerin rivayet değerleri incelenmiş tasavvuf-hadis ilişkisine dair değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Es-SülemiHadisKur'an-ı Kerim+4
Muhammed Mücahid Eker
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Atâ b. Ebî Rabâh'ın illetli rivayetleri: İbn Ebî Hâtim'in 'İlelü'l-Hadîs'i özelinde

Hicrî birinci asır, sahâbe ve tâbiûn neslinin bir arada yaşadıkları zaman dilimidir. Çeşitli yollarla hocalarından hadis alan tâbiûn nesli, elde ettikleri rivayetleri nakletmek için çaba sarf etmişlerdir. Bazıları için bu çabalar sistemli bir niteliğe sahip iken bazılarınca sistemli değildir. Böylelikle hadis rivayetinin gerçekleştiği ilk dönem üzerinde düşünmek gerekir. Bunu yaparken özellikle râviler arası ilişkiler ve birbirlerinden hadis nakletme şekilleri, detaylı incelenmeye ihtiyaç duymaktadır. Zira Hz. Peygamber veya sahâbe nesline atfedilen söz ve fiiller, bilgiyi aktaran râviler arasında çeşitli değişimlere maruz kalabilmektedir. Örneğin hadisi isnad veya metin açısından olması gerektiği gibi aktarmamak, hadisin kaynağından ilk çıktığı halini değiştirmek olur ki buna da illet denir. Hadislerdeki hatalar olarak da isimlendirilebilecek olan illetler, münekkid hadis âlimleri tarafından belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada tâbiûn neslinin önemli simaları arasında bulunan Atâ b. Ebî Rabâh'ın illetli rivayetleri incelenecektir. Söz konusu ismin seçilme gerekçesi, kendisinin hadisçiliğine dair çok az çalışma yapılmasıdır. Ayrıca bu çalışmalar, onun illetli rivayetlerini incelememektedir. Atâ b. Ebî Rabâh'ın illetli rivayetleri ele alınarak literatüre katkı yapılması hedeflenmektedir. Bunu yaparken öncelikle Atâ b. Ebî Rabâh'ın hayatı ana hatlarıyla ele alınacak, sonrasında hadis ilmindeki yeri üzerinde durulacaktır. Son olarak tezin asıl konusu olan Atâ b. Ebî Rabâh'ın illetli rivayetleri, İbn Ebî Hâtim'in 'İlelü'lhadîs'i özelinde tetkik edilecektir. Söz konusu eserdeki illetli rivayetlerin tamamını incelemek yerine belli başlı illet gerekçeleri tespit edilerek her birinden temsil gücü yüksek örnekler seçilecektir. Böylelikle İbn Ebî Hâtim'in 'İlelü'l-hadîs'inde Atâ b. Ebî Rabâh'ın illetli rivayetlerinin hangi gerekçelerle tenkit edildiği ön plana çıkarılacaktır.

Ata b. Ebi RebahHadisKur'an-ı Kerim+3
Muhammed Emin Ergüler
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbn Sînâ'da nefsin yetkinliği meselesinin Salaman ve Absal kıssası üzerinden incelenmesi

Bu çalışma, İbn Sînâ'nın nefs teorisi bağlamında yetkinleşmenin nasıl meydana geldiğini "Salaman ve Absal" kıssasını merkeze alarak incelemektedir. İbn Sînâ, "Salaman ve Absal" kıssasına el-İşârât ve't-Tenbîhât eserinin "Makâmâtü'l-Arifîn" bölümünün girişinde işaret etmektedir. Söz konusu işaretten anlaşılan kıssanın, ariflerin yetkinleşmesinin sembolik dildeki anlatımı olduğudur. nefsin yetkinliği konusunu "Salaman ve Absal" kıssası bağlamında ele alan bu çalışmada öncelikle, kıssanın İbn Sînâ felsefesindeki yeri ve İbn Sînâ'nın kıssayı oluştururken dikkate aldığı hususlar değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmeler, "Salaman ve Absal" kıssası günümüze ulaşmadığı için kıssanın mahiyetini belirginleştirmek adına önem taşımaktadır. İkinci olarak "Salaman ve Absal" kıssası İbn Sînâ'nın nefs teorisi ve el-İşârât kitabının "Sevinç ve Mutluluk", "Makamâtü'l-Arifîn" ve "Olağanüstü Hadislerin Sırları" bölümleri bağlamında tahlil edilmektedir. Böylece hem kıssanın sembolik dilinin kapsamının ortaya çıkması hem de nefsin yetkinleşmesi konusunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Din felsefesiKıssalarNefs+5
Hasan Hüseyin Çaçan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebü'ş-Şeyh Abdullah b. Muhammed ve Zikrü'l-Akrân ve Rivâyâtühüm ʿAn baʿzıhim Baʿzan adlı eseri

Bu çalışmada III/IV. yüzyılda yaşamış olan İsfahan'nın önde gelen meşhur hadis hâfızı ve tarihçilerinden Ebü'ş-Şeyh'i ve Zikrü'l-akrân ve rivâyâtühüm ʿan baʿzıhim baʿzan adlı önemli eserini incelemektedir. Eser akran rivâyetiyle ilgili olduğundan çalışma bu konu hakkında da bilgi barındırır. İlk Ebü'ş-Şeyh'in hayatı, ilmî şahsiyeti ve eserleri üzerinde durulmaktadır ve ardından eserin özellikleri, telif amacı, muhtevası, kaynakları ve literatürdeki yerinden bahsedilmektedir. Ebü'ş-Şeyh'in söz konusu eseri dışında akran rivâyetiyle alakalı hiç bir eser günümüze ulaşmamıştır. Çalışmanın ikinci kısmında akran rivâyetinin tanımı verilip tarihi hakkında bilgi verildikten sonra bu konu hakkında kaleme alınan eserler zikredilmektedir. Araştırma sonucu akran rivâyetinin sekiz sebebi tespit edilmiştir: Dünya meşgalesi, Hz. Peygamber'e sormaya çekinme, muhadramın Hz. Peygamber'le, talebenin de hocasıyla buluşamaması, talebenin hocasının bütün rivâyetlerini alamaması, hadis râvisinin fakih olması, hadisi kendisinden aldığı akranın hocasının hadislerini en iyi bilen şahıs olması ve maddî sebepler olmak üzere akran rivâyetinin sekiz sebebi bulunmaktadır. Çalışmanın son bölümünde akran râvilerin kimlikleri tespit edilip kimin hangi râviden kaç rivâyet aldığı saptanarak tablo şeklinde verilmektedir. İlk tablo müdebbec hadislerin râvilerinden oluşurken ikinci tablo müdebbec olmayan, sadece bir râvinin diğerinden rivâyet ettiği râvilerden oluşmaktadır. Zikrü'l-akrân'da zikredilen 462 rivâyetin 376'sı müdebbec hadis, 86'sı akran rivâyetidir. Eserde adı geçen 127 râvinin 61'i müdebbec hadis, 66'sı da rivâyetü'l-akrân nakleder. Ayrıca akran rivâyetinin özellikle ilk üç nesilde yaygın olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ebü'ş-Şeyh, Zikrü'l-akrân ve rivâyâtühüm ʿan baʿzıhim baʿzan, müdebbec hadis, akran rivâyeti

AkranEbü'ş-Şeyh el-İsfahaniHadis+3
Muhammed Hüseyin Sofu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ashabu's-Suffe ve hadis rivayetindeki yeri

Suffe, hicretle beraber Medine'de oluşan yeni İslam toplumunda doğal olarak meydana çıkan ve döneminin şartları içerisinde bir akademi görevi gören bir kurumdur. Doğası itibarı ile ilmi gelişmeye açık olan İslam toplumunun ilk nesli olan sahabe, içinde doğup büyüdükleri ümmi Arap toplumunun cehalet kalıplarını, Kur'an ve Hadis'le aşarken Mescid-î Nebevî ve Suffe onlar için en önemli eğitim mekânı olmuştur. Resulullah (s.a.s.)'in başmuallim olduğu bu eğitim yuvasında, başta Kur'an olmak üzere Hadis, Fıkıh ve kitabet, eğitimi yapılan konular arsındadır. Hadis rivayetinin en önemli halkası olan sahabe, adeta 'başlarına bir kuş konmuşçasına' Resulullah (s.a.s.)'in ağzından çıkanlara dikkat kesilmiş, Ondan öğrendiklerini içselleştirmek için kendi aralarında ders müzakeresi yapmışlardır. İşlerinden dolayı her gün Resulullah (s.a.s.)'in yanına gidemeyen kimi sahabeler, nöbetleşerek Resulullah (s.a.s.)'den işitmediklerini birbirlerinden öğrenmeye çalışmışlarıdır. Suffe ashabı ise uğraşacakları bir ticaret veya bağ bahçe sahibi olmayan kimselerden oluşmaktaydı. Devamlı mescidte bulunmaları sebebi ile Resulullah (s.a.s.)'den daha fazla istifade edebiliyor ve bir kısmı Onun hizmetinde bulundukları için de Resulullah (s.a.s.)'in bazı özel hallerine muttali olabiliyorlardı. Bütün bu sebepler Suffe Ashabını hadis rivayetinde önemli bir yere oturtmaktadır. Anahtar Kelimeler : Suffe, Ashab'us-Suffe, Sahabe, Rivayet Sayfa Adedi : 183 Tez Danışmanı : Dr. Arif GEZER

HadisRivayetlerSahabe+2
Selim Kaval
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebû Katâde'nin hayatı ve rivâyetleri

Hz. Peygamber'i (sav) en iyi anlayanlar hiç şüphesiz ki sahabedir. Ümmetin sahâbeyi bilmesi, Hz. Peygamber'i (sav) de anlamayı kolaylaştıracaktır. Bu çalışmanın amacı sahâbeden Ebû Katâde'nin hayatını ortaya çıkarmak, anlamak ve rivayet ettiği hadisleri tespit etmektir. Bu çalışmada ilk yazılı dinî eserlerden yararlandık. Ebû Katâde'nin yaşamını ve diğer sahâbiler gibi Hz. Peygamber'e (sav) olan bağlılığını gördük. Kendisi, daha çok savaşlarda gösterdiği kahramanlıklarla tanınmasına rağmen rivayet ettiği hadislerin çoğunun hayatın değişik alanlarıyla ilgili olduğuna şahit olduk. Böylece her sahâbinin örnek alınması gerektiğine olan inancımız daha da kuvvetlendi. Tezimiz kısaca üç bölümden oluşur. Birinci bölümde Ebû Katâde'nin hayatına yer verdik. Bu bağlamda Ebû Katâde'nin asıl adını, doğumunu, Müslüman olma sürecini, ailesini, katıldığı seferleri ve vefatını araştırdık. İkinci bölümde Ebû Katâde'nin rivayet ettiği hadisler ve bu hadislerin hangi kaynaklarda geçtiğini ele aldık. Üçüncü bölümde ise Ebû Katâde'nin rivayet ettiği hadisleri konu ve ravi bakımından değerlendirmesini yaptık. Sonuç bölümünde genel bir değerlendirme yaptık ve tespit ettiğimiz hususlara değindik. Anahtar Kelimeler: Ebû Katâde, Peygamber'in Süvarisi, rivayet, sahâbe, hadis.

BiyografiEbu KatadeHadis+4
Ümit Karadenız
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sahâbe Döneminde coğrafya ve kültürün hadis rivayetine etkisi

İnsan bir zaman diliminde, bir mekânda ve bir kültür ortamında yaşamını sürdürür. Bulunduğu kültürel çevre insanın yaşantısını her açıdan önemli ölçüde etkiler. Sahâbe de farklı sebeplerle çeşitli bölgelere gitmiş ve orada Hz. Peygamber'in söz ve uygulamalarını diğer nesillere aktarmışlardır. Çalışmada sahâbenin yaşadığı bölgenin beşerî coğrafya ve kültür özelliklerinin hadis rivayetine etki edip-etmediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu noktada ilk olarak çalışmanın giriş bölümünde coğrafya, kültür ve rivayet kavramları tanıtılarak hadis ilmi açısından aralarındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır. Bölgeler arasındaki önemli farklılıklardan birisi dildir. Dil ile bölge kültürü arasında karşılıklı bir etkileşim vardır. Sahâbenin naklettiği hadislerde kullandığı kelimeler de yaşadığı bölgeye göre farklılık gösterebilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde ilk olarak coğrafya ve kültürün mana ile rivayete olan etkisi incelenmiş ve bölge ile kültürünün mana ile hadis rivayetine etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu bölümde ikinci olarak farklı bölgelerdeki fıkhî anlayışlardan yola çıkılarak bu anlayışlara sahâbenin naklettiği hadislerin etkisi incelenmiştir. Araştırma sonucunda bir bölgedeki sahâbenin hadis bilgisinin ve rivayetinin, o bölgedeki fıkhî anlayışın gelişmesinde etkili olduğu görülmüştür. İkinci bölümün son başlığında ise beşerî coğrafyanın hadis nakletmedeki rolünden yola çıkılarak sebeb-i rivayet kavramı yeniden tanımlanmıştır. Çalışmanın bu kısmında farklı bölgelerdeki siyasî tutumların ve beşerî coğrafyanın hadis rivayetine etki ettiği ve önemli bir sebeb-i rivayet olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde kültürel farklılıkların hadis uydurmadaki etkisi üzerinde durulmuştur. Beşerî coğrafya etkisiyle birlikte bölgenin siyasî tutumu doğrultusunda hadis uydurma faaliyetinin gerçekleştiği tespit edilmiştir. Irak bölgesinde Hz. Ali lehine, Şam bölgesinde ise Hz. Mu'âviye lehine hadis uydurulduğu saptanmıştır. Bununla birlikte hadis uyduran kişilerin içinde bulundukları toplumun kültürünü ve eski dinlerin mitolojik figürlerini uydurdukları rivayetlere yansıttıkları görülmüştür. Son olarak hadisin ve hadis tarihinin sosyoloji, antropoloji ve beşerî coğrafya ile birlikte ele alınmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır.

CoğrafyaHadisKur'an-ı Kerim+5
Recep Emin Gül
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Âsım kırâatında Hafs B. Süleyman rivayeti ile Ebû Bekr Şu'be rivayeti arasındaki farklılıklar ve anlama etkisi

Sahîh kırâatler, ilk devirlerden zamanımıza kadar okunmuş ve okutulmuştur. Günümüzde bu kırâatler içinde, tezimizin de ana esasını oluşturan Hafs rivayetiyle bize kadar ulaşan Âsım Kırâatı, Müslümanlar arasında daha çok okunmakta ve okutulmaktadır. Diğer kırâatler ise, bazıları hariç birer ilim olarak bu alanda ihtisas yapmakta olan kişiler tarafından okunmaktadır. Çalışmamızda, konunun iyi anlaşılması maksadıyla, giriş kısmından sonra Kırâat ilminin temel konuları hakkında bilgi verilmiştir. Tefsirle ilgilenen âlimler, Kur'ân-ı Kerîm'i daha iyi anlayabilmek maksadıyla kırâat ve kırâat farklılıklarına dikkat çekmişlerdir. Eserlerinde de bu farklılıklara yeri geldikçe yer vermişlerdir. Bu faklılıklar, hem kırâat imamları hem de râvileri tarafından okunmak suretiyle günümüze kadar gelmiştir. Kırâat ilmi tefsir, fıkıh ve kelam gibi konulara kaynaklık etmiştir. İşte bu nedenden ötürü bu alanla uğraşanlara az da olsa bir katkı sağlama düşüncesiyle birinci ve ikinci bölümde çalışmamızın esasını teşkil eden "Hafs b. Süleyman rivayeti ile Ebû Bekr Şu'be rivayeti arasında anlama etki eden ve etmeyen farklılıklar" ele alınmıştır. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir.

Ebu Bekir ŞubeHafs bin SüleymanKur'an-ı Kerim+3
Yusuf Ezen
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Âsım ravilerinden Hafs b. Süleyman ile Nâfî' ravilerinden Verş arasındaki ihtilaflı okuyuşların mukâyesesi

Kur'ân ilimleri içerisinde Kırâat İlmi, Kur'ân-ı Kerîm'in tilaveti ve lafzî ihtilaflarını konu edinmesi bakımından büyük bir öneme sahiptir. Müfessirler, Kur'ân-ı Kerîm'i daha iyi anlayabilmek için zaman zaman kırâat farklılıklarına değinerek eserlerine almışlardır. İslâm dünyasında en çok okunan kırâat, Âsım Kırâatı Hafs rivayeti ile Nafî' Kırâati Verş rivayetidir. Yapılan bu çalışma da kısaca, bu iki ravinin hayatlarından bahsedilmekte ve tezimizin ana konusu olan bu iki ravinin kırâatleri çeşitli yönleriyle incelenmiş, tahlilleri yapılmış, iki ravi arasındaki rivayet farklılıkları ele alınmıştır. Bu çalışma, giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde kırâat hakkında genel bilgiler verilmiş iki ravinin hayatlarlarına kısaca değinilmiş ve her iki ravinin usûl ve ferş-i huruf'a dair rivayet farklılıkları ele alınmıştır. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile son bulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kırâat, Hafs b. Süleyman, Verş, Ravi, Rivayet

Hafs bin SüleymanKur'an-ı KerimKıraat+3
Mehmet Ali Kaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhammed el-Gazzâlî'nin hadis ve sünnet'e yaklaşımı (Fıkıhçılara ve Hadisçilere göre Nebevi Sünnet adlı eseri özelinde)

Son dönemin önemli davetçi ve mütefekkirlerinden olan Muhammed el-Gazzâlî'nin Hadis ve Sünnet'e yaklaşımının ele alandığı bu çalışma bir giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmı çalışmanın amacı, kapsamı, önemi, sınırlılığı, konu hakkında yapılan çalışmalar ve literatürün yanında, Gazzâlî'nin hayatı, hocaları ve eserlerinden oluşmaktadır. Birinci bölümde müellifin sünnet tanımı, sünnetin kaynağı, bağlayıcılığı, kitap nezdindeki konumu, Kitap ve Sünnet arasındaki nesh ilişkisi, haber anlayışı, hadislerin taksimi, sened ve metin tenkidi prensipleri, hadislerin doğru anlaşılmasında etkili olan faktörler, temel hadis kaynakları hakkındaki görüşleri, fiten, gayb ve kader konusunda rivâyet edilen hadislere yaklaşımı ile dini ve sosyal açıdan kadınlar hakkında bazı meselelere yaklaşımına değinilmiştir. Belirtilen konular ele alınırken varsa müellife yöneltilen eleştirilere ilgili yerlerde değinilmiştir. Ayrıca gerekli görülen yerlerde ulemanın konu hakkındaki görüşlerine de yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, Gazzâlî'nin tenkit ettiği bazı rivâyetler konu edinilmiştir. Öncelikle Gazzâlî'ye Hadis ve Sünnet konusunda yöneltilen eleştirilere özetle yer verildikten sonra, konu merkezli ele alınan rivâyetlerindeğerlendirilmesine geçilmiştir. Bu bağlamda rivâyetler tefsir ile ilgili olanlar, fıkıh ile ilgili olanlar ve diğer konular olmak üzere üç başlık altında ele alınmıştır. Gazzâlî'nin tenkit ettiği rivâyetler hakkındaki değerlendirmelerine yer verildikten sonra söz konusu rivâyetler hakkında müellife yöneltilen eleştirilere yer verilmiştir. Bunun yanında söz konusu rivâyetler hakkında hem önceki ulemanın hem de rivâyetler hakkında çalışma yapmış çağdaş araştırmacıların görüşlerine de yer verilmiştir. Gazzâlî'nin rivâyetlere temelde metin eksenli yaklaşımından dolayı, senedden çok metin üzerinde durulmuştur. Sonuç kısmında ise Gazzâlî'nin Hadis ve Sünnet ile ilgili tespit edilen görüşleri ile kendisine yöneltilen eleştiriler objektif bir şekilde değerlendirilmeye tabi tutulmaya çalışılmıştır.

GazzaliHadisRivayetler+2
Ümit Demirtaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dûrî rivayetinin Hafs rivayeti ile karşılaştırılması

Seb'a ve aşere tasniflerinde yer alan Âsım b. Behdele'nin kıraati günümüzde en yaygın olanıdır. Âsım kıraatinin bu yaygınlığı, rivayet zincirinin farklı yollardan Hz. Peygamber'e dayanmasına ve okuyuşunun Sâde oluşuna bağlanabilir. Âsım, kıraatini Ebû Abdurrahman es-Sülemî, Zirr b. Hubeyş ve Ebû Amr eş-Şeybânî'den, onlar da Ali b. Ebî Tâlib, Osman b. Affân ve Abdullah b. Mes'ud'dan; onlar da Hz. Peygamber Efendimizden almışlardır. Ebû Amr kıraati ise İslâm âleminde günümüzde yaygın olarak okunan üçüncü kıraat olma özelliğini taşımaktadır. Ebû Amr, kıraatini Mücâhid b. Cebr, Saîd b. Cübeyr, Abdullah b. Abbas, Übey b. Kâ'b ve Hz. Peygamber'den almıştır. İmam Âsım'ın râvileri Hafs b. Süleyman ve Şu'be; Ebû Amr'in râvileri ise ed-Dûrî ve Sûsî'dir. Bu çalışmamızda kıraat farklılıkları, bu iki imamın birer râvisi olan Hafs ve Dûrî üzerinden ele alınıp değerlendirilmiştir. Söz konusu iki imamın kıraat ihtilafları ağırlıklı olarak usûlî açıdan ele alınmakla beraber ferşî açıdan da bazı farklılıklara ve bu farklılıkların anlama etkisine değinilmiştir.

Ebu AmrEbu Ömer Hafs b. Ömer b. Abdilaziz ed-DuriHafs bin Süleyman+5
Mesut Yürür
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konyalı Mehmed Vehbi'nin Hülâsat'ul-Beyân fi Tefsîri'l-Kur'ân adlı eserinde esbâbu'n-nüzûl'e yaklaşımı

"Konyalı Mehmed Vehbi'nin Hülâsat'ul-Beyân fi Tefsîri'l-Kur'ân Adlı Eserinde Esbâbu'n-Nüzûl'e Yaklaşımı" adlı bu çalışmada Konyalı Mehmed Vehbi'nin sebeb-i nüzûl rivâyetlerine yaklaşımı çeşitli yönleri ile ele alındı. Bu araştırma sürecinde Kur'ân-ı Kerîm'den, esbâbu'n-nüzûle dair yazılan eserlerden ve çeşitli tefsîrlerden faydalanıldı. Bu tez, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte; araştırmamızın amacını, konusunu, önemini, araştırmayı yaparken takip edeceğimiz yöntemi, Mehmed Vehbi'nin hayatını, ilmi şahsiyetini ve eserlerini tanıtacağız. Sonra esbâbu'n-nüzûl kavramı ve işlevi başlığı altında tanımını, doğuşunu, önemini ve kaynaklarını belirteceğiz. Birinci bölümde; Mehmed Vehbi'nin "Esbâbu'n-Nüzûl Rivâyetlerine Yaklaşımı" başlığı altında rivâyetleri sunma esnasında kullandığı lafızları, rivâyetleri kullanma esaslarını, rivâyetlerin kaynaklarını sunma usulünü ve sunduğu rivâyetlerin kaynaklarına nasıl atıfta bulunduğunu, rivâyetleri sunma biçimini, rivâyetlerin verildiği yerleri ve rivâyetleri âyetler açısından sunma biçimini belirteceğiz. İkinci bölümde; "Mehmed Vehbi'nin Esbâbu'n-Nüzûl Rivâyetlerindeki Kaynakları ve İstifade tarzı" başlığı altında rivâyetleri aldığı kaynakları, nakilde bulunduğu râvileri ve rivâyetlerden istifade tarzını belirteceğiz. Anahtar Kelimeler: Tefsîr, Rivâyet, Konyalı Mehmed Vehbi, Sebeb-i Nüzûl

Kur'an-ı KerimMehmed Vehbi KoneviRivayetler+2
Nevzat Murat
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zâhid el-Kevserî'nin "el-İmtâ '" adlı eserinde yer alan "Müsnedü Ebî Hanîfe li'l-Hasen b. Ziyâd"daki 60 hadîs-i şerîfin tahrîci ve değerlendirilmesi

Bu çalışmada öncelikli amaç olarak Zâhidü'l-Kevserî'nin el-İmtâ' adlı kitabında İbn Devâlîbî'den rivayet ettiği Hasen b. Ziyâd'ın Müsned'inde yer alan 60 ahkâm hadîsinin tahric ve değerlendirilmesi yapılacaktır. Hasen b. Ziyâd, Hanefî mezhebinin beşinci büyük imamıdır. Ebû Hanîfe'den rivayet ettiği bu hadisler ahkâm hadisleridir. Dolayısıyla fıkıhta otorite olmuş bu kişilerin rivayet ettiği bu ahkâm hadislerinin Kütüb-i Sitte başta olmak üzere diğer kaynaklarda ne şekilde geçtiklerini tesbit etmek, varsa farklılıkları belirtmek ve değerlendirmelerini yapmak temel amaçlarımızdandır. Bu amaç doğrultusunda birinci bölümde konuya giriş ekseninde Hasen b. Ziyâd, Zâhidü'l-Kevserî ve İbn Devâlîbî'nin hayatları, eserleri, talebeleri, hocaları ve ilmî kişiliklerine dair kısa bilgiler yer alacaktır. İkinci bölümde ise tez konumuzu oluşturan Hasen b. Ziyâd'ın Müsned'inde yer alan bu ahkâm hadîslerinin tahrîci ve değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu hadislerin tercüme ve izahları verilerek her bir hadîsin kaynak ve bulguların elverdiği ölçüde tahrîc ve değerlendirilmesi yapılacaktır. İlgili hadîsin hangi kaynaklarda ne şekilde geçtiği araştırılacak, sened zincirlerinde yer alan râviler de teker teker ricâl ve tabakât kitaplarından faydalanılarak tetkik edilecektir. Sonuç ve değerlendirme bölümünde ise tüm bu araştırmalar ve elde edilen bulgular neticesinde hadis ve râvilerin sıhhatine dair genel bir değerlendirme yapılacaktır. Tahrîcini yaptığımız bu ahkâm hadisleri de fıkıh konularına göre kategorize edilecek ve bütün bu çalışmaların sonucu verilecektir. Anahtar Kelimeler: Hasen b. Ziyâd, el-İmtâ', el-Kevserî, İbn Devâlîbî, Müsned, hadis, tahrîc.

HadisMuhammed Zahid el-KevseriRivayetler
Hayyire Yüksek
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

İlgili konular