Artists

172 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Marka değerleme yöntemleri ve kişisel marka değeri: Şarkıcı, doktor ve politikacı örnekleri

Bu tez çalışması, şarkıcı, doktor ve politikacı örnekleri üzerinden kişisel marka değerini ölçebilecek genel bir model oluşturulup oluşturulamayacağını araştırmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın amacı, yöntemi ve sonuçları özetlenerek konuya giriş yapılmaktadır. İkinci bölümde, marka, marka değeri kavramları açıklanarak marka değerleme yöntemleri anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, kişisel markalaşma kavramından, kişisel markalaşma stratejilerinden bahsedilmekte ve sağlık, müzik, siyaset alanlarında kişisel markalaşma hakkında literatür taraması sonuçları sunulmaktadır. Dördüncü bölümde ise, elde edilen veri setinin faktör analizi sonuçlarına yer verilmekte ve her üç meslek grubunun marka değerini oluşturan faktörler yorumlanmaktadır. Sonuç olarak, her üç meslek grubunun marka değerini oluşturan faktörlerin kısmen ortak olması nedeniyle, kişisel marka değerini ölçebilecek genel bir model kurmanın doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Şarkıcı marka değerini oluşturan faktörler, satın alma isteği, farklılaşma, istikrar, aile markası, ilginçlik, liderlik, yüksek mertebe, ilgilenim ve komünal duygulardır. Doktor marka değerini oluşturan faktörler, genel memnuniyet, farklılaşma, aile markası, sözel iletişim, ün ve bölünmüş bağlılıktır. Politikacı marka değerini oluşturan faktörler ise, genel memnuniyet, farklılaşma, yenilikçilik, aile markası, sözel iletişim ve bölünmüş bağlılıktır. Anahtar kelimeler: Marka değeri, Marka Değerleme Yöntemleri, Kişisel Marka

DeğerlemeDeğerleme modelleriDoktorlar+6
Tuba Özsevinç
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatçılarının ve endüstriyel seramik tasarımcılarının seramik eğitimine yönelik görüşleri

Bu araştırma ile seramik eğitimcilerinin, sanatçılarının ve endüstriyel seramik tasarımcılarının lisans düzeyinde seramik eğitimine ve bu eğitimin sanatsal ve endüstriyel uygulamalara katkılarına yönelik görüşlerinin değerlendirmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında uygulanan seramik eğitim programları konusunda görüşülen güzel sanatlar fakülteleri seramik bölümü öğretim elemanları, seramik alanında tasarımlarını gerçekleştiren tasarımcılar ve seramik sanatçıları ile sınırlı olmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre seramik eğitim programına ilişkin olumlu ve olumsuz durumlar belirlenmiştir. Bu durumlar seramik eğitim programında yer alan dersler, bu derslerin sayıca ağırlıkta olduğu alanlar, fiziki yeterlilik ve programların imkânları ile ilgilidir. Ayrıca eğitimci kadrosunun niteliği, bütçe imkânlarının sınırlılığı, yetersiz ekipman ve donanım, mezun istihdamında yaşanan sorunlar ortaya konulmuştur. Araştırmanın katılımcılarının görüşlerine göre, eğitim programı açısından seramik eğitimine yönelik kimi öğretim elemanı olumlu görüş bildirirken kimi öğretim elemanı da seramik eğitiminin olumsuz taraflarını dile getirmiştir. Seramik eğitiminde sanat ve tasarım alan seçimine yönelik görüşler de farklılaşmıştır. Bu araştırma göstermiştir ki, çok yönlü olması beklenen seramik eğitim programlarına ilişkin gerekli yenilikler ve düzenlemelerin yapılması hem öğrencilerin mezuniyetlerine ve istihdamlarına hem de seramik sektörüne olumlu katkılar sağlayabilecektir.

Endüstriyel seramikEğitimSanatçılar+4
Azra Gürsoy İnceoğlu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gustav Klimt'in resimlerinin sembolik anlamı

Bir sanat eseri, onu oluşturan sanatçının yaşantısından izler taşır. Sanatçı yaşadığı tarihsel olayları, sosyal ortamı, toplumun kültür ve kendi inancını eserinde yansıtır. XIX yüzyılın sonunda ve XX yüzyılın başında gelişen buluşlar, tarihsel ve toplumsal gelişimler, sanatçılarda farklı arayışlara ufuk açıp yeni girişim yollarına sebep olmuştur. Sanayileşme, fotoğraf ve sinema makinelerinin icadı, Sigmund Freud'un psikanaliz üzerindeki yeni teorileri, savaşların ardından A vrupa'nın haritasının yeniden biçimlenmesi, uluslararası hızlı ulaşım ve haberleşme, Avrupa'da Japon estamplarının yayılması sonucu sanatçıların Uzak Doğu sanatına ilgi duymaları, köylerden şehre doğru göçler gibi gelişmeler, çeşitli sanat akımlarının çıkmasına neden olmuştur. Bunların arasından art nouveau'yu, diğer adı ile art and crafts'ı, Viyana secession'unu ve jugendstil'i sayabiliriz. Art nouveau akımının kuruculardan birisi ve önemli temsilcisi Avusturyalı Gustav Klimt'tir. Art nouveau akımı dekoratif sayılmaktadır. Bu yüzden Gustav Klimt'in resimlerinde dekoratif unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurların çıkış noktaları ve sanatçının altın rengi kullanmasının temelindeki düşüncesinin kaynağı, Bizans mozaik sanatıdır. Sanatçı, XX yüzyılın başlarında İtalya'nın kuzeyinde bulunan Ravenna'yı ziyaret eder. Buradaki San Vitale Kilisesi'ndeki Bizans mozaiklerini görüp, daha sonra oluşturduğu eserlerinde bu gezinin etkilerini yansıtmaya başlar. "GUSTAV KLİMT'İN RESİMLERİNİN SEMBOLİK ANLAMI" adlı bu çalışma, Bizans mozaiklerinin Gustav Klimt'in sanatını hangi yönü ile etkilediği ve nasıl yansıdığı konusunda yapılan bir araştırmadır. Anahtar Kelimeler: altın, art nouveau, Bizans, Klimt, mozaik, resim, Theodora.

Klimt, GustavResim sanatıSanatçılar+1
Meryem Zeynep Özbay
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Türk resim sanatında gelenek

Bu araştırmanın amacı; Çağdaş Türk Resim Sanatı'nda gelenek kavramının yansımalarını, sanatçıların ve konuyla ilgili uzmanların görüşleri ile saptamaktır. Bu amaç doğrultusunda, araştırmada gelenek ve resim sanatı ilişkisine yer verilmiştir. Araştırmada geleneğin Çağdaş Türk Resim Sanatı'ndaki, yansımaları değerlendirilmiştir. Çağdaş Türk Resim Sanatı'nda gelenek kavramı ile ilgili uzmanların belirttikleri görüşler, analiz edilmiştir. Sanatçıların eserleri gelenek bağlamında ele alınıp, betimsel olarak değerlendirilmiştir. Gelenek, insanları tarihle bütünleyen, insan kültürüyle ilerleyen bir olgudur. Geleneğin insanları bütüncül bir bakış açısıyla aynı çatı altında topladığı söylenebilir. Küreselleşme ile geleneğin toplumdaki baskın rolü, değişmiştir. Küreselleşme kültürlerarası etkileşimi artırmıştır. Gelenek kimi zaman küreselleşmenin karşıtı olarak görülmüştür. Küreselleşme güncel sanatın çerçevesini olabildiğince genişletmekte ve yeni kavramlar, malzeme ve düşünceler sanatçının yaratıcı itkisine müdahil olmaktadır. Bu bağlam da Çağdaş Türk Resim Sanatı içerisinde, sanatçının gelenek ile ilişkisini araştırmak araştırmanın ereklerinden biridir. Sanat eleştirmenlerinin ve sanatçıların görüşlerinden, Çağdaş Türk Resim Sanatı'nda geleneğin farklı boyutlarını ve çağdaş sanata yansımalarını çözümlemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Gelenek, Türk Resmi, Sanatçı

GeleneklerResim sanatıResimler+2
Duygu Abatay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanat siyaset ilişkisinde karşı hafıza ve direniş

Bu tez çalışması sanat-siyaset ilişkisinin hafıza kavramı çerçevesinde incelenmesini amaçlar. Sanatçıların yaşadıkları çağ içerisinde tanıklık ettikleri toplumsal olayları eserlerine aktarım biçimleri ve bu eserlerin toplumsal hafıza ve karşı hafıza kavramları ile ilişkisi tezin örneklemini oluşturur. Günümüzün en tartışmalı kavramlarından olan hafıza, sanat-siyaset ilişkisi için de oldukça önemlidir. Sanat, hafıza yetisinin bir ürünü olmasının yanında hafızayı aktarma ve koruma görevine de sahiptir. Tarihi boyunca sanatın genellikle toplumsal hafızayı şekillendirmek ve korumak için bir araç olarak kullanılmıştır. Bu tezin araştırma konusu ise sanatçıların toplumsal olaylara olan tanıklıklarını eserlerine aktararak nasıl bir karşı hafıza üretiminde bulunduklarını araştırmaktır. Bu araştırma sürecinde yürütülen kişisel sanatsal çalışmalarda, sanatın karşı hafıza üretim biçimlerine katkıları doğrultusunda teknik, biçim ve içerik ilişkileri irdelendi. Günümüzün hızlı ve kaotik dünyasında zihnimizin içinde birbirine karışan olaylar ve imgeler, plastik bir değer oluşturacak şekilde aktarılmaya ve karşı hafıza bağlamında ilişkilendirilmeye çalışıldı. Böylece sanatın tarih ve siyaset ile olan ilişkisi hafıza kavramı üzerinden yeniden incelendi.

BellekDirenişGüncel sanat+7
Yeşim Paktin
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarımcının yaratıcılığının geliştirilmesinde çizginin etkisi

Her insan teknolojiyi öğrenebilir, fakat her insan sanatçı olamaz. Toplumsal bir varlık olarak tarih öncesi dönemlerden beri, önce küçük gruplar sonra örgütlenen ve büyüyen çeşitli topluluklar içinde varlığını sürdüren insan, çevresini saran öznel ya da nesnel gerçeklikle değerlendirilir. Bu topluluklar içinden çıkan sanatçılar da bu toplumsal çevrede ve bu çevrenin kendine özgü yaşam ve düşünce tarzı içinde yetişir. Sanatçının yaratıcılığının gelişimindeki en önemli etken çevresidir. Çünkü yaratıcılık doğuştan gelir ve çevreden etkilendiği oranda gelişir. Her sanatçı yaratıcılığının boyutları doğrultusunda bu edimleri sanatsal üretimine yansıtır. Toplumsal değerleri yükseltecek, daha gelişmiş ve ileri düzeyde bir yaşam kalitesi sağlayacak, çağımız insanını yabancılaşma tehlikesinden koruyacak en etkin yol, sanatsal üretim ve tüketimdeki nitelik ve kalitedir. Sanatsal üretim de tüketim de gelişmiş bir sanat eğitimini gerektirmektedir. Son yıllarda, bilgisayar resim araçlarının yaygın kullanımı sonucunda, hızlı şekiller, yazılım hatları, bilgisayar teknikleri kullanılarak akademik ve akademik olmayan, genel olarak tasarım ve özel olarak da grafik tasarımlarının eğitimi ve mesleki uygulamada el resimlerin değerine dair tartışmalar ortaya çıkmıştır. Tasarım sürecinde en önemli aşama kavramsal tasarım aşamasıdır. "Adobe Illustrator, Corel Draw" gibi çoğu bilgisayar resim sistemleri, tasarım sürecinden daha ayrıntılı bir aşamaya doğru gitmesine rağmen, bu alanda bazı tasarımcılar, akademisyenler ve üniversiteler, kalem, kâğıdı bırakıp tasarım fikirlerini oluşturma sürecinde bilgisayara yönelmişlerdir. Bu araştırmada akademik tecrübelere dayanılarak, tasarım sürecindeki birincil çizgilerin (sketch) önemi, bunların tasarımcının düşünce ve yaratıcılığı ile beceri ve sanatsal vizyonu üzerindeki etkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Resim de yardımcı olan bilgisayar sistemlerin eksikliğinden dolayı el resimlerin tasarım sürecinin başında yapmış olduğu resimlere göre verimsiz kılmaktadır. Amaç, kavramsal tasarım aşamasında yürütülen el resimlerinin önemini belirtmektir. Araştırmada "Kavramsal tasarım, bilgisayar grafikleri kullanılarak gerçekleştirilebilirrmi?" sorusuna cevap aranacaktır. Anahtar Kelimeler: Sanat, çevre, sanatçı, yaratıcılık, sanat eğitimi, tasarımcı, tasarım, el resimleri, diyagramlar, bilgisayar grafikleri, kavramsal tasarım aşaması.

Bilgisayar destekli tasarımBilgisayar grafikleriSanat+4
Issam Al Najjar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatçı psikolojisinin ve karakter özelliklerinin grafik tasarım genelinde resim ve illüstrasyonlara yansıması

Sanat, kişinin kendi içindeki aynasını dışa yansıtmasıdır. Sanatçılar ürettikleri eserlerle sadece kendi psikolojilerini değil, aynı zamanda yaşadıkları toplumun psikolojisini, değer yargılarını, bastırılmış duygularını, konuşamadıklarını yansıtmışlardır. Sanat eserlerinin; konusunu, oluşumunu yönlendiren, sanatçının bile görmediği, anlamlandıramadığı psikolojisidir. Psikolojik rahatsızlıklardan yola çıkarak keşfettiğim sanatçıların eserlerinde yaptığım yolculuk, onların olduğu kadar yaşadıkları dönemin psikolojisini, sanatçının çocukluk dönemini ve bastırılmış bilinçaltını daha iyi görmemi sağlamıştır. Günümüzde bizi çok etkileyen bir resme baktığımızda, sadece bakmışızdır. Ama daha derine baktığımızda; neden etkilendiğimiz ve sanatçısı, sanatçının resmi yaparken yaşadığı dönem, yaşadıkları, çocukluğu ve resme yansıyan psikolojisi bizimle iletişime geçer. Zihinsel süreci neyi neden yaptığımızı anlamak esrarengiz ve sürükleyici bir macera gibidir. Bu süreçte sanatçıyı anlamamızı sağlayan günümüze kalan resimleri, çizimleri, kısacası ürettikleri eserler ve yaşamları olmuştur.

Grafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimiKarakteristik özellikler+4
Şeyda Özdeğer
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Maximalism and fashion

Maksimalizm sanat akımı, minimalizme tepki olarak 1980 yılında ortaya çıkmış bir sanat ve fikir akımıdır. Bu akımda, yalınlıktan uzaklaşılarak, yoğun, abartı ve karmaşıklığa yönelim olmuştur. Maksimalizm, seramik, resim, giyim modası, heykel, edebiyat, aksesuar modası, müzik gibi alanları etkisi altına almıştır. Araştırmada; akımın, giyim modası, aksesuar modası ve sanattaki yerinin yanı sıra, klasik sanat ve çağdaş sanat akımları, akımlarda yer alan dönem sanatçılarının ifade biçimleri ve sanatçıların yapıtlarından etkilenme durumu ile tasarım öğelerinden ölçü-oran, doku, aralık ve renk etkileri incelenmiştir. Ayrıca maksimalist eğilimde giysi, aksesuar tasarımı yapan moda tasarımcılarına ve tasarım örneklerine yer verilmiştir. Araştırma, uygulamaya yönelik hazırlanmıştır. Bu çerçevede, akımın "less is bore" felsefesi ve günümüz moda trendleri harmanlanarak, üç ayrı parçadan oluşan elbise tasarlanmıştır. Bu tasarımlardan bir tanesi seçilerek uygulamaya geçilmiştir. Araştırmada moda tasarımcıları ve markaların klasik sanat, çağdaş sanat akımlarından, akımlarda yer alan sanatçıların ifade biçimlerinden, sanatçıların yapıtlarından ve akımının özelliklerinden etkilendiği, aksesuar tasarımında, ölçü-oran arttırılarak abartıya gidildiği, giysi tasarımında ise, renklerin, karmaşık, yoğun doku ve fazla aralık olmayan desenler ile harmanlandığı sonucuna varılmıştır. Günümüzde de akım, giyim ve aksesuar tasarımında olduğu gibi, birçok alanda da etkisini sürdürmeye devam ettiği görülerek, ulaşılan sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Maksimalizm, moda tasarımcıları, sanatçılar.

MaksimalizmModaModa tasarımı+3
Gökçe Alkanoğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Plastik sanatlarda özgüvenin resme yansıması

Sanatçıların, eserleri üzerinden tahlil edilmeleri yapıla gelen bir araştırmadır. Bizim çalışmamızı farklı kılan ise, bu incelemenin özgüven penceresinden bakılarak yapılıyor olmasıdır. Sanat Tarihinde adı geçen bu büyük sanatçıların, yaşayış ve karakterlerinin yansıması, benliklerinin bir parçası ya da kopyası olan bu eserlerinde bıraktıkları izler ya da anlatmak istedikleriyle onların dünyasına kapı aralayacağız. Burada, özgüven özelliklerinden olan; verdikleri kararlarını, cesaretlerini, zorluklarla mücadele etmelerini, zorluklara dayanma güçlerini, çalışma hırslarını, yılmamalarını, kendilerinden emin olmalarını, içlerindeki gücü, girişkenliklerini ve neticesinde başarılarını görmeye çalışacağız. Özgüven, her insanın kendisinde ve çevresinde görmek istediği bir kişilik özelliğidir. Kendini tanıyan, duygularını kontrol edebilen, tutarlı kararlar verebilen, uyumlu yaşayan, çevresine güven veren, başarılarıyla örnek olan, başkalarına da yeni ufuklar açan kişilere her insanın olduğu gibi, toplumun da ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın önemini hatırlamak, yeni bir döneme, fikre ya da akıma kapı açan, kendinden sonrakilere de ışık tutan bu büyük sanatçıların özgüvenlerinin eserlerine yansımalarını anlatmaya çalışmak, bu araştırmanın içeriğini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Özgüvenin resme yansıması, Sanatçı ve yaratıcılık.

Plastik sanatlarResim sanatıResimler+3
Mehmet Kıvanç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik sanatçısı ve karikatürist Faruk Çağla'nın eserlerinin incelenmesi

Grafik ve Karikatür sanatçısı Faruk Çağla, Almanya'da bir döneme damgasını vuran ve kısaca "sanat endüstri içindir" prensibiyle ve "hoca ustadır, öğrenci çıraktır" anlayışıyla sanat ve zanaat bütünlüğü içerisinde eğitim veren efsane okul Bauhaus okulunun Türkiye'deki benzeri olan Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulunda (DTGSYO) 1975-1980 yılları arasında grafik bölümünde öğrenci olarak eğitim almıştır. Kısaca adına Tatbiki de denilen DTGSYO, kurulduğu 1957'den Marmara Üniversitesinin bünyesine dahil edildiği 1982 yılına kadar İç Mimari, Dekoratif Resim, Tekstil, Seramik ve Grafik olarak toplam 5 bölümde binlerce mezun vermiştir. Mezunların birçoğu da mezun oldukları dalda Türkiye'nin çok önemli sanayi ve ticari kuruluşlarında başarılı görevlerde bulunmuştur. Faruk Çağla, Tatbikinin kapanmasından 2 yıl önce 1980 yılında okuldan mezun olmuş son mezunlardan biridir. Küçük yaşlardan beri resim çizen Çağla, lise yıllarında İstanbul'un basın-yayın ve reklamcılık kalbi olan Cağaloğlu'nda tabelacılık yaparak mesleğe alaylı olarak başlamıştır. Daha sonra Tatbikide grafik bölümünde öğrenciliği sırasında ve mezun olduktan sonra da reklam ajansları ve matbaalarda grafik tasarımcı olarak çalışmış, küçüklükten gelen çizim yeteneği sayesinde de gazetelerde ve dergilerde karikatürist olarak çalışmıştır. Emekli olduktan sonra birikimlerini genç kuşaklara aktarmak gayesiyle 2015 yılında 59 yaşında ALES sınavını geçerek üniversitelerde öğretim görevlisi olarak görev yapmış, eğitmenliği sırasında 60 yaşında yüksek lisansını tamamlamıştır. Bunu takiben yabancı dil sınavını (YDS) da geçmiş, tasarımcılıkta 48 yıllık meslek tecrübesinin üzerine sanatta yeterli olduğunu kanıtlamak ve akademik kariyerinde yükselmek için 62 yaşında grafik tasarım dalında sanatta yeterliğe başlamış olan bir eğitmen olması özelliği ile, ayrıca hem eski geleneksel manuel yöntemler ile kağıt üzerine fırça ile, hem de modern dijital programlar ile bilgisayarda tasarım yapabilen ender sanatçılardan biri olması nedeniyle tez konumuz olmuştur. Sonuç olarak, Faruk Çağla'nın eserleri; meydana getirildiği oluşum süreci dikkate alınarak, ülkede bilgisayar devrimi diyebileceğimiz grafik eser üretim tekniklerinin değiştiği bir zaman dilimi de göz önünde bulundurularak çocukluğundan bugüne kadar olan süreçte topluca değerlendirilmiş, sanat ve meslek hayatı yarım aşıra yaklaşan bir grafik sanatçısının eski ve yeni grafik tasarım teknolojisi karşısında mesleğini icra etme ve genç kuşaklara aktarma mücadelesine çok yakından tanıklık edilmiştir.

Grafik sanatlarGrafik sanatçılarıKarikatür+3
Erdem Çağla
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Andy Goldsworthy ekseninde arazi sanatına genel bir bakış

21. yüzyılın çağdaş İngiliz arazi sanatçısı Andy Goldsworthy, yaptığı eserlerle önemli bir konuma sahiptir. Topografya, malzeme ve tarih dahil bir yerin niteliklerini iyi inceleyip bu şartlara en uygun cevabı vererek yaptığı geçici ya da kalıcı eserlerinde, yetenek ve kavramsallığın birleştiği bir içeriğe yönelen yeni eğilimlerin temsilcisidir.20. yüzyılda sanatçılar, resim ve heykele karşı alternatif teknik ve malzeme kullanarak; sanatçının, izleyicinin rolü ve sanat nesnesinin felsefi açıdan sorgulamaya başlayarak sanat tanımını genişletmiştir. 1960'larda Amerika'da gelişmeye başlayan çevre bilinci ile Arazi Sanatı Akımı'nın içinde yer alan sanatçılar, galerilerin ve sanat pazarlayıcılarının kısıtlayıcı ve materyalist ticari zorlamalarına karşı çıkmak amacıyla, galeri ve müze gibi sergileme alanını terketmişlerdir. Dönemin çevreci hareketininde etkisiyle doğaya yönelerek çarpıcı yapıtlar üretmeyi hedeflemelerine rağmen fotoğraf, harita ya da araziden taşıdıkları taş, toprak, kum gibi malzemeleri galerilerde sergileyerek, muhalefet ettikleri güçlü sermaye gruplarına, müzelere ve galericilere gereksinim duydukları gözlemlenmiştir.Arazi Sanatı'nda bir eserin etik ve estetik açıdan doğruluğunun yanısıra ekonomik ölçüsü açısındanda incelediğimizde; bütünlüğü, dengeyi ve biotik toplumun güzelliğini koruduğu ölçüde doğrudur, tersi ise yanlıştır. Akımın çıkışındaki hedefler ile sınırlandırılmak ya da sınıflandırılmak istemeyen Goldsworthy'nin eserlerinde; bütünlük, denge ve biotik toplumun güzelliği korunarak, insanları başka şekilde bulunamayacakları alanlara çeker, bu tutum takdir edilebilecek ve hatta koruma sağlayabilecek bir aracı görev üstlenir. Arazi Sanatçıları evrene, belki micro düzeyde etkileri olabilecek eserler yaparken insan varlığının ayırt edici özniteliğini kaybetmeme yolunu seçerek doğa üzerindeki varlığımızı sorgulama, geleceği şekillendirme ve toplum bilincini artırma eğilimini gösterirler.

21. yüzyılArazi sanatıGoldsworthy, Andy+4
Olca Uzunokur
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türk çağdaş sanatında sanat nesnesi olarak beden kullanımı

Türk çağdaş sanatında sanat nesnesi olarak beden kullanımı" başlıklı bu çalışmada, Antik Yunan'dan başlayan bir tarih çizgisi boyunca sanatçının kendi bedeniyle ilişkisinin izi sürülmüş; öncü sanatçılar, akımlar ve sanat eserleri incelenmiştir. Oluşturulan bu temelin ardından, çağdaş Türk sanatında performans ve performatif eserler üreten sanatçılar ve işleri incelenerek detaylı bir okumaya tabî tutulmuştur. Tezin nihai amacı, Türk çağdaş sanatında, sanatçının bedeniyle ilişkisini keşfetmeye çalışarak, bu alanda bir kaynak yaratmaktır.

BedenBeden imajıModern sanat+4
Özge Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta müellif sorunsalı

Bu çalışma, çağdaş sanat pratiğinde önemli ve ayrıcalıklı bir tartışma alanı yaratan müellifin/sanatçının rolünü post-yapısalcı kuramlar ekseninde tartışmayı ve postmodern süreçte bu yönde şekillenen sanatsal stratejilerden ve işlerden hareketle müellif ve yapıt ilişkisini hangi açılardan irdeleyebileceğimizi ortaya koymaya çalışacaktır. Böylece; günümüz sanatına ilişkin yorumlama süreçlerini, sanatçının eserin ardındaki varlığını, modernitenin sanatçı, yaratıcı ya da deha olarak konumlandırdığı figürün post-yapısalcı argümanlarla nasıl sorgulanabileceğine odaklanmaktadır. Bu bağlamda da çağdaş sanat alanında sanatçının yapıtının ardındaki otoritesinin, iktidarının ya da yapıtın aidiyet meselesinin hangi açılardan tartışılabilir hale geldiğini, bilhassa sanatçının söylem olarak bize sunulan, dayatılan, biricik özgün anlamlandırma sürecini belirleyen bir figür olarak nasıl ele alınabileceğini günümüzün önemli kuramcıları ve onların argümanları üzerinden tartışmayı deneyecektir. Böylece bu tezde, bilhassa 1980?lerden beri gündeme oturan Temellük Sanatı gibi güncel sanat stratejilerini irdelemek için de son derece elverişli bir hareket noktası oluşmaktadır. Bu doğrultuda postmodernitenin sorgulama tahtasında ortaya çıkan yeni kavram ve okumalar irdelenirken, bir yandan da özgünlük, biriciklik gibi dehaya bağlı olarak geliştirilen prosedürlerin tartışılabilirliğini açımlama amacı güdelecektir.

Eser sahibiModern sanatPostyapısalcılık+5
Barış Güner
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Land Art ve mekan bağlamında süre, süreç, temsiliyet problematiğinin dil ve mekan ilişkisi: sanatçının varoluşsal uzamı

Land Art sanatçılarına referansla, esnek bir yapı anlayışı ile ele aldığım çalışmamda, sonuç olarak, sanatçıların bize yeni ve taze bir perspektif öneren görme biçimlerinin mekan ve dil ile yoğun bir ilişki kurarak, yeni bir görme biçimi ve algı versiyonları önerdiklerini ifade edebilirim. Çalışmam kapsamında, sanatçılar nezdinde zihinsel olarak üretilen mekan kavramının ve bu imgelemsel mekan kavramını ön plana çıkaran tavırlarının, dil ile kurdukları yoğun ve katmanlı ilişkinin sanatın kavramsallaşmasında merkezi ve primer bir rol oynadığı açımlanmıştır. Land Art'ın temel dinamiklerini ve bu dinamiklerin dil, mekan ve mekan kavramı ile kurdukları ilişkiyi irdeleyen çalışmamın, ekolojik, çevreci ve etik önermeler içeren günümüz sanatsal yaklaşımlarının ve açılımlarının alımlanmasında etkili olabilme umudunu taşıdığımı ifade edebilirim.

DilMekanSanatçılar+3
Arzu Mergin
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci Dünya Savaşı döneminde Almanya'dan kaçan sanatçıların sanata katkıları

20. Yüzyıl iki büyük dünya savaşının yaşandığı, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada büyük yıkımın yaşandığı bir dönem olmuştur. I. Dünya Savaşından sonra sanatçılar değer yargılarını sorgulamaya başlamış ve savaşın yarattığı yıkımı sanatlarına yansıtmışlardır. I. Dünya Savaşından ağır yaptırımlarla ayrılan Almanya, ekonomik ve sosyal tutarsızlıkların neticesinde yükselen sağ ve sol görüşlerin yarattığı politik bir kaosun içine düşmüştür. Bu ortamda zeminleri atılan Nasyonal Sosyalist ideoloji, izlediği propaganda politikasının da etkisiyle kitleleri etkilemiş ve 1933 yılında iktidara geçmiştir. Parti, iktidara geçmeden önce başladığı propaganda siyasetine iktidarda bulunduğu süre boyunca devam etmiştir. Hayatın her alanına müdahale eden iktidarın binlerce yıl sürecek imparatorluk için izlediği en önemli politikalardan biri kültür politikalarıdır. Bu kapsamda sanatın tüm dallarını tekeline geçiren iktidar, modernizme karşı açtığı savaşta yeni sanat anlayışı olarak modernizmin karşısına aryan sanatını koymuştur. Nazi hükümetinin baskıcı kültür sanat politikalarının sonucunda pek çok sanatçı göç etmek ya da sanat kariyerlerini bırakmak zorunda kalmıştır. Ülkesinden kaçmak zorunda kalan sanatçılar, göç ettikleri yerlerde sanat üretimlerine devam etmiş ve yeni sanat hareketlerinin oluşmasında da katkıda bulunmuştur. Bu sanatçı göçünün en somut sonuçları ise Amerika'da değişerek dönüşen sanat ortamı ve sanatta modern hareketlerin etkisinde işler üretmeye başlayan Amerikalı sanatçılarda görülmüştür.

AlmanyaDünya Savaşı IIGöçler+4
Gözde Ekiz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Alter ego ve personanın sanatsal faaliyetteki rolü

Bu tez, artist sıfatının geçirdiği evrimi incelerken bu sıfatın içindeki değişmeyen ve değişen özellikleri ele alacaktır. Artist olan herkesin sanat yapıyor olması, sanat yapan herkesin bir artist olduğu manasına gelmemektedir. Bu yüzden metodoloji olarak antropoloji, sanat tarihi, felsefe ve sanat eleştirisi kullanılarak eserler üzerinden artist tipolojileri incelemeye alınmıştır. Bu calışmada batı sanatında artistin bir sıfat haline gelişi, özgünlük ve özgürlük meseleleri üzerinden irdelenmiştir. Ego halinde ortaya çıkan artist ile alter ego olarak beliren artist kimliği arasındaki benzerlikler ve farkılıklar ortaya konmuştur. Çalışma kapsamında farklı zamanlarda yaşamış artsistlerin ortak yanlarının özgünlük, farklılıklarının ise özgürlük olduğu tespit edilmiştir. Bu tez artistlerin postmodernizmden sonra ego ve alter ego yerine bir persona yarattığını savunuldu. Bu personanın ise artistin özgünlük ve özgürlük meselelerine aykırı olduğu vurgulandı. Türkçede sanatçı sıfat olarak kullanılmazken batıda ise "digital artist", "photography artist", "video artist", "tattoo artist", "installation artist" gibi terimler artist sıfatındaki özgürlük manasını yok edip türkçedeki sanatçı anlamına getirmektedir; bu da artistin doğasına aykırıdır. İnsanların çoğunluğunun bir sanatsal persona yaratmaya çalıştığı bu dijital çağda bilgi kirliliği oldukça fazladır. Özgünlük ve özgürlük ilkelerine özünde sahip olan artist, bir isim olarak herkesin kendine yakıştırabildiği dijital etkileşim çağımızda anlamını tamamen yitirmiştir. Bu etkileşim çağında paylaşımları ile beraber en çok öğretebilen olmak da mesele olacaktır. Geleceğin artistinin, "Bilgiyi tecrübe ettiren bir hayat öğretmeni" olması kaçınılmazdır. Bu yüzden, "Geçmiş, Günümüz, Gelecek Artist Tipolojisi" bu tezde incelenirken gelecekte olması gereken bir artist tipolojisinin de üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ego, alter ego, persona, artist, davranış biçimi, özgünlük, özgürlük, avatar

Alter egoAvrupa sanatıBenlik+5
Can Akerson
Feyziye Schools Foundation Işık University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İllüstrasyon sanatı ve kitap tasarımları çerçevesinde sanatçı kitaplarının incelenmesi ve bir proje uygulaması

Görsel iletişim tasarımının mesaj iletme yöntemlerinden biri olan illüstrasyon, tarihsel süreç içinde varlığını sürdüren, çağın dinamikleri ile şekillenerek dönüşen yapısı ile evrensel dil örneklerinden biri olarak kabul edilir. İlkel insandan günümüze, temelinde iletişim ihtiyacından doğan resimleme ile anlatım tekniklerinden biri olan illüstrasyon farklı alanlarda ve konularda çeşitli karakterlere bürünerek bilgi aktarma, paylaşma, saklama ve kalıcı hale getirme gereksinimini karşılar. Bu nitelikler, illüstrasyonun mesaj iletme özelliği ile birlikte yazının ve kitap kavramının ortaya çıkmasında da başlangıç olmuştur. Yazı, kültürel gelişimin dönüm noktalarından biri olarak sosyolojik ve bilimsel koşullara, ihtiyaçlara göre bireysel ve toplumsal yaşama girerek farklı kitap türleri ile insanlar ve kültürler arasındaki diyaloğu kurmuştur. Yazı ile birlikte kitabın gelişimi, çeşitlenmesi farklı türde kitapların oluşmasını sağlamıştır. Toplumsal dinamiklere göre şekillenen kitaplar, özellikle düşüncenin, bilginin aktarılması, korunması ve sürdürülebilir olmasını sağlayan yapıları ile uygarlığın gelişimine katkı yapmaktadır. Yazının oluşturduğu metinsel yapıların görsellerle desteklenmesi yani illüstrasyonla anlatımı bilgi ve mesaj aktarımını güçlendirici yönde olmuştur. Bu kitap türlerinden biri de fiziksel ve içeriksel her öğenin ayrı düşünülerek oluşturulduğu ve ortaya koyulan çalışmanın bir bütün olarak ele alıp incelenmesi esasına dayanan yapısıyla sanatçı kitaplarıdır. Sanatçı kitapları, hem tasarımsal bir öge hem de sanat yapıtı olarak farklı iki disiplinin bir arada olmasını gerektirir. İçerik bağlamında sanatsal bir kaygı güderken, oluşum ve yapılanma anlamında tasarımsal kaygılar ön plandadır. Her iki disiplinin bir aradalığının gözlemlendiği sanatçı kitaplarında, içeriklerin görsel, resimsel anlatımla oluşturacağı algı ve anlatım hem sanatsal estetik hem de görsel iletişim anlamında doğru mesajı iletme üzerine kurgulanmaktadır. Bu açıdan kendi içinde zorlu oluşum ve tasarım süreçlerini barındırmaktadır. Özgünlük, sanatsal ifade, tasarım kurgusu bütünselliğinde ortaya çıkan oluşum hem tasarım ürünüdür hem de sanatsal bir forma sahiptir. Bu tez çalışmasında, görsel iletişim tasarımının mesaj iletim yöntemlerinden biri olan illüstrasyonun, resimli kitap kavramı ile ilişkisi ve özellikle sanatçı kitapları üzerine Dünya ve Türkiye'den örnek araştırmalardan oluşmaktadır. Yapılan araştırma gelişimi ve dönüşümü aktarmak amacı ile tarihsel süreç içinde incelenmeye çalışılmıştır. Özgün bir yaratım alanı olan sanatçı kitapları ele alınarak, bu alanla ile ilgili deneysel bir proje ve uygulaması tasarım süreçleri ile birlikte yapı söküm / yapı bozum, metinlerarasılık kavramları ile desteklenerek hazırlanmıştır. İllüstrasyon, kitap ve sanatçı kitabı incelemesi ile ortaya koyulan tez ve önerilen proje görsel iletişim alanında bu konularla ilgili araştırmacılara katkı yapmak amacını taşımaktadır.

Görsel iletişim tasarımıKitap tasarımıModern sanat akımları+5
Gizem Yıldırım
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'da kâtı' sanatı ve günümüz sanatçılarına yansımaları- örnek çalışma

Katı, geleneksel sanatlarımız içerisinde yer alan önemli sanat dallarımızdan birisidir. 16. Yüzyılın başlarında Osmanlı sanatına dahil olan bu sanat, 18. yüzyılın sonlarında itibaren çok fazla temsilcisi olmadığı için unutulma noktasına gelmiştir. Günümüzde dahi çok az sayıda yazılı kaynak mevcut ve bu kaynaklara ulaşmak oldukça zordur. Bu çalışmada, kâtı' sanatının Osmanlı'da gelişimi, temsilcileri ve eserlerine, aynı zamanda günümüz sanatçıları ve çalışmalarına yer verilmiştir Birinci bölümde sanat, geleneksel sanatlar ve kâtı' sanatının tanımına, geleneksel sanatlar içerisindeki yerine dair açıklamalar yapılmıştır. İkinci bölümde kâtı' nın tarihçesi ve Osmanlı'da gelişimi, günümüze ulaşan eserler, kâtı' sanatçılarının yanı sıra kullanılan malzemeler ve bezeme konularına değinilmiştir. Üçüncü bölümde, Kâtı' eğitimi, üsluplar, sıkça yapılan yanlışlar ve kâtı' sanatçıları ile yapılan görüşmeler ışığında, üslupları ve eserleri hakkında bilgilere yer verilmiştir. Bu tez yeniden canlanmaya başlayan kâtı' sanatının gelecek nesillere doğru aktarılması adına atılmış bir adım niteliği taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Kâtı', Kâğıt Kesme, Kağıt, Geleneksel Sanat, Oyma Sanatı

Geleneksel Türk sanatıKatı sanatıKağıt+4
Münevver Sevim
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sözlü klasik Türk musikisinde eser analizinden hareketle solistik icra için öneriler

Sözlü Türk musikisi eserlerinin icralarında, üslup ve tavrın yerinde olduğu icraya ulaşmak için, kabul görmüş usta ses icracılarını örnek almanın yanında, eserlerin kimliğine yaklaşmanın, eseri tanımanın, eseri oluşturan tüm beste unsurlarını irdelemenin de iyi bir icra için fikir vereceği tartışılmaz bir gerçektir. Bunun yanında bugün, usta icracıların ses kayıtlarına ulaşılamayan birçok eser de arşivlerde mevcuttur. İcracı, bu eserlerin dinleyiciye ulaşmasında bir köprü rolündedir. Bu çalışmada eserleri tanımak için, bestecilerinin eseri bestelerken neyi düşünmüş olabilecekleri, çalışılmıştır. Kabul görmüş ses sanatçılarının da eseri yorumlarken, bestecisinin düşüncelerini analiz ederek icralarını gerçekleştirdikleri düşünülmüştür. Eserler seçilirken, iki ayrı dönemin ünlü şarkı bestekârları ve onların şarkı besteleri tercih edilmiştir. 19. yüzyıl için Hacı Ârif Bey'den ve 20. yüzyıl için de Selahattin Pınar'dan örnekler seçilmiştir. Dönemlerinin en ünlü isimlerinden olan bu bestekârların eserlerinden seçilen birer örnek, nim klasik dönem ile modern dönemde bestenin şiire göre gelişmelerinin gözlemlenmesiyle kıyaslanmıştır. Çalışmada Hacı Ârif Bey'in örnek eseri güfte, form, melodi ve ritim başlıklarında ayrı ayrı incelenip, bu konulardaki mukayeseyle en çok tercih edilebilecek icra şekline ulaşılmaya çalışılmıştır. Selahattin Pınar'ın örnek eserinde ise form, melodi ve ritmin güfteye yansıması incelenmiş, bunların sonucunda üslup ve tavrın gerektirdiği en uygun icraya ulaşılmaya çalışılmıştır. Eser analizi yapabilecek donanıma sahip icracıların, örnek alınan usta icracıların kayıtlarının dışında, bu çalışmadaki gibi bir analizle yeni yorumlara ulaşmaları amaçlanmıştır.

AnalizHacı Arif BeyKlasik Türk müziği+6
Dilay Hacıosmanoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatçısı Mustafa Tunçalp ve eserlerinde çini sanatının etkileri

Sanatçı Mustafa Tunçalp'in Türk Seramik Sanatında önemini ve eserlerinde kullandığı Türk desenleri etkilerini bir kaynakça çerçevesinde paylaşmayı amaçlayan bu araştırma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; hayatının büyük bir kısmını seramik sanatıyla iç içe geçiren ve seramik yapmayı yaşam tarzı haline dönüştüren Mustafa Tunçalp'in yaşam öyküsü, çalışma hayatı ve sanat etkinliklerinin detaylarından bahsedilerek, Sanatçının seramik sanatına katkılarına tanıklık eden birçok kişinin görüşlerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; çininin tanımı, tarihçesi anlatılmıştır. Geleneksel Türk seramik sanatının oluşum aşamaları ve çağdaş Türk seramik sanatına olan etkilerine yer verilerek, eserlerinde çini sanatından izler taşıyan seramik sanatçılarından bahsedilmiştir. Bu bölümün devamında, araştırmamın asıl konusunu oluşturan "Mustafa Tunçalp'in Türk seramik sanatında ki yeri ve eserlerinde taşıdığı, çini sanatının etkileri" anlatılmıştır. Bu anlatım yapılırken Sanatçının yapıtlarında kullandığı çini motifler seçilerek; tarihsel süreçlerinden ve çıkış noktalarından bahsedilmiştir. Tunçalp'in seçilen eserleriyle birlikte o döneme ait motifler görselleriyle birlikte sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise; yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucu Mustafa Tunçalp'in seramik sanatına bakış açısının ve eserlerinin ışığında, yeni bir yorum katılarak kişisel uygulamalara yer verilmiştir.

Sanat eserleriSanatçılarSeramik sanatı+3
Eylem Uzunget
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz'in ışığını izleyen Félix Ziem'den Venedik, Martigues, İstanbul

Beaune'da dünyaya gelen Félix François Georges Philibert Ziem, kariyeri boyunca çok sayıda ülkeden eskizler alarak atölyesine dönüş yapmış olsa da başta suyunun parlaklığını ilham verici bulduğu Martigues, deniz ve mimarinin birlikteliğine hayran olduğu Venedik, Sultan Abdülmecid döneminde Tanzimat Fermanı ile birlikte oluşan özgürlük ortamı ve seyahat koşullarının kolaylaşmasıyla kendisi ve beraberindeki birçok oryantalist sanatçının akın ettiği İstanbul ile üne kavuşmuştur. Sanatçı resimlerinde bu üç kentin belgesel betimlerini yansıtmaktan ziyade, deniz üzerindeki yaşamın pitoresk yönünü ortaya koymayı amaçlamıştır. Maddi kazanımları ile çağdaşları tarafından yoğun bir şekilde kıskanılan Félix Ziem, kariyerinin bir noktasından sonra benzer kompozisyonları sürekli olarak tekrarladığı için eleştirmenler tarafından tüccar olarak nitelendirilmiştir. Yaşarken bu denli ün sahibi olan bir sanatçının günümüzdeki tanınırlık oranının azlığı ise dikkat çekicidir. Çalışmamız kapsamında Vincent Van Gogh tarafından övgülere layık görülen, Claude Monet'in jüri üyeliğini yapan, henüz hayattayken bir vasiyet üzerine Louvre Müzesi'ne girmeyi başaran, adına müzeler açılan, caddelere ismi verilen ve sanat hayatı boyunca zenginlerin gözbebeği olan Félix Ziem'in, tezimizin adını oluşturan bu üç kent merkeze alınarak monografik bir çalışma ile kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler Félix François Philibert Georges Ziem, Venedik, Martigues, İstanbul, 19. Yüzyıl, Manzara Resimleri

19. yüzyılFransız ressamlarıModern sanat+7
Alp Doğu Eser
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya ekolojisinde heykel sanatının dijitalleşmesi

Bu çalışma Türkiye'deki çağdaş heykel sanatı ve sanatçılarını merkeze alarak yeni medya ekolojisinde icra ve yaratıcılığı tartışmaktadır. Bu çalışmanın amacı dijitalleşmenin heykel sanatçılar tarafından nasıl anlamlandırıldığına bakmak ve yeni medya teknolojileri ile ilişkisinin ne olduğunu anlamaktır. Dönem sanat eserlerini ele alırken sadece biçim açısından değerlendirmek yetersizdir (Huntürk, 2016). Bu yüzden bu çalışmada yeni medya ekolojisinde sanatı çağdaş heykel sanatçıların tarafından nasıl anlamlandırdıkları önem kazanmaktadır. Çağdaş Türk sanatının Cumhuriyet dönemi ile başlayan serüveni yeni medya ekolojisinde nasıl konumlandırıldığını anlamak için tarihsel arka planı ve daha önce yapılan çalışmalar ele alınacaktır. Çağdaş heykel sanatçıları ile yapılan mülakatlar ve portföylerinin incelenmesi günümüze ışık tutması için çalışılacaktır. Bu tezde amaçlanan heykel sanatçısının ve yeni medyanın arasındaki ilişkisine heykel sanatçılarının ifadeleri üstünden bakmaktır. Bu tezin ele aldığı noktalar, Yeni Medya ve Heykel Sanatı ilişkisinden yola çıkarak, sanat, sanatçı ve yaratıcılığın dijitalleşmesi üzerine odaklanmaktadır. Yeni medya teknolojilerinin sağladığı kolaylıklar, dijitalleşmenin kültürel boyutu ve sanatçıların toplumla olan bağının bu gelişmeler ile birlikte nasıl anlamlandırdıklarına bakmak amaçlanmıştır.

Heykel sanatıSanatçılarSayısal sanat+3
Sofiya Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Travmanın görsel dile yansımaları

"Travmanın Görsel Dile Yansımaları" isimli Yüksek Lisans Çalışması Raporunda; travma ve travma sonrası oluşabilecek rahatsızlıkların tarihi ve değişim süreci ele alınmıştır. Farklı bakış açılarına sahip düşünürler ve kaynaklar üzerinden irdelenerek, travmanın sanat ve sanatçıya olan etkisine değinilmiştir. Bu çalışma kapsamında, travma, travmanın yol açtığı delilik ve çeşitli psikolojik rahatsızlıklar göz önünde bulundurularak, sanatı, sanatçıyı ve ayrıca toplumu nasıl etkilediği sorularının cevaplarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Antik dünyadan günümüze kadar uzanan kaynaklar doğrultusunda, delilik kavramı irdelenmiştir. Araştırmalar sonucunda, deliliğin altında yatan, tetikleyici ve başta gelen sebeplerinden olan travma incelenmiştir. Bu doğrultuda, travmanın yaratım sürecine yoğun etkileri olabileceği görülmekle birlikte, kişisel travmaları ya da toplumsal travmalar üzerine eserler üreten sanatçılardan örnekler verilmiştir. Toplumsal ya da bireysel sebeplerle oluşabilecek travmalar ve akabinde gelişen rahatsızlıklar, tarih boyunca sanatın konusu olmuş, görsel dile yansımış ve kabul görmüştür. Aynı zamanda damga niteliğini taşıyarak, ikilemi ve bilinmezliği ortaya çıkarmıştır. Ortaya çıkan ikilem, bu çalışmanın ana konusu olmuştur. Araştırmalar doğrultusunda, erişilen kavramlar ve düşünceler üzerinde eş zamanlı düşünülmüştür. Teknik sınırlanması olmadan yapılan işlerde, travmanın belirsizliğine ve sürecine değinilmesi hedeflenmiştir. Sanatçının travma sonrası değişen ruh halinin çeşitliliği vurgulanmak istenmiştir. Tarihsel süreç içerisinde ve günümüzde, bireysel ve toplumsal travmanın sanatta ifade biçimleri incelenmiştir. Bu doğrultuda yapılan sanat çalışmalarında, beden imgesine yaklaşımda parçalanmalar ve eksiltmeler denenmiş ve bu imgeler tekinsiz doğa elemanlarıyla bir araya getirilmiştir. Anahtar sözcükler: Travma, delilik, yaratım süreci, görsel dil, antik, sanat.

DelilikGörsel dilSanat+3
Dajana Sevil Hacısüleymanoğlu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de soylulaştırma sürecinde yıkılan belleğin sanat eseri üzerinden inşası

Bu yüksek lisans sanat çalışması raporunda, Türkiye'de soylulaştırma sürecinin değiştirdiği kent ve bununla birlikte yok olan toplumsal hafızanın, sanat ve sanatçı üstündeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda ilk bölümde soylulaştırmanın, kent ve toplum üzerindeki etkisi irdelenmiş ve soylulaştırma hareketinin gelişimi ile birlikte safhaları işlenmiştir. Bu sürecin sonucu olarak; yerinden edilen, mekânsal dışlanma yaşayan kent sakinleri konu bağlamında işlenmiş ve bellek kaybı araştırılmıştır. Bu sonuçlarla birlikte sanatçıların bu süreçteki rolleri incelenmiştir. Sanatçıların, soylulaştırma hareketinde öncü olarak olumlu bir tutum sergilemesinin süreci hızlandırdığı ifade edilirken diğer yandan bu sürece karşı takındıkları negatif tavır da anlatılmıştır. İkinci bölümde, Ankara ve İstanbul'da, soylulaştırma sürecinde yıkılan toplumsal belleğin sanat eserleri ile inşası incelenmiş ve bu konu hakkında, sanat çalışması sürecinde üretilen uygulamalı çalışmalar, bellek, mekân ve sanatçı ilişkileri bağlamında sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Soylulaştırma, kent, sosyal bellek, sanatçı, sanat eseri, mekân

KentlerMekanMutenalaştırma+3
Ecevit Emre Ellialtıoğlu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2021
00

Related subjects