Seyahatname

98 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kadrî'nin Menâzilü't-Tarîk ilâ Beyti'llâhi'l-Atîk adlı eseri (İnceleme ve edisyon kritikli metin)

Hac ibadeti, hac edebiyatının oluşmasına kaynaklık etmiş ve bu konuda birçok edebî tür kaleme alınmıştır. Hac ibadetini konu alan türlerden biri de menâzil-i hac muhtevalı eserlerdir. Bu tür eserlerde hac yolları, hac kervanlarının konakladığı menziller, ziyaret edilecek dinî, tarihî ve ticari mekânlar, menzillerin coğrafi ve ticari özellikleri ile şehir halkı hakkında bilgiler verilmiştir. Türk edebiyatında birçok manzum, mensur ve manzum-mensur menâzil-i hac kaleme alınmıştır. Bu mahiyette yazılan eserlerden biri de Menâzilü't-Tarîk ilâ Beytillâhi'lAtîk'tir. Eserin müellifinin adının Abdülkadir Çelebi, mahlasının Kadrî olduğu ve XVII. yüzyılda yaşadığı anlaşılmıştır. Eserin üç nüshası tespit edilmiştir: Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Ayasofya 01469, Millet Yazma Eser Kütüphanesi 34 Ae Tarih 892 ve Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi Y/0377. Çalışmada Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi nüshası esas alınmıştır. Mensur olarak yazılan eserde yer yer nazım parçaları serpiştirilmiştir. Eser içerisindeki manzum kısımlar toplam 32 beyitten ibarettir. Manzum kısımlarda yer alan şiirlerin sadece üçünde mahlas zikredilmiştir. Bab ve fasıllar hâlinde tertip edilen eserde hac yolculuğu güzergâhındaki 97 menzil yer almaktadır. Menziller suyunun olup olmaması, havası, coğrafi ve ticari yönüyle ele alınmış, menzillerdeki dinî ve tarihî mekânlar ile şahıslar zikredilmiş, menziller arası mesafeler saat cinsinden ifade edilmiştir. Eserde menzil isimleriyle ilgili hikâyeler anlatılmış, ayet ve hadislerden iktibas yapılmış, menzillerdeki gelenek ve göreneklere değinilmiştir. Ayrıca menziller hakkında bilgiler verilirken kalıplaşmış ifadeler ve cümle yapısı tercih edilmiştir. Eser, hacı adaylarına faydalı bilgiler vermek amacıyla yazılmıştır. Bu sebeple eserde sade ve anlaşılır bir üslup hâkimdir. Bu çalışmada hac içerikli eserler ve özellikle menâzil-i hac sahasına dair literatür bilgisi verildikten sonra Menâzilü'tTarîk ilâ Beyti'llâhi'l-Atîk adlı menâzil-i hac eserinin incelenmesi ve edisyon kritiği yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: Abdulkadir Çelebi, Kadrî, Menâzilü't-Tarîk, Menâzil-i Hac, Hac Seyahatnameleri

Abdulkadir ÇelebiEdebi incelemeHac+5
Muhammed Musab Tiryaki
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde iç Egeden bir kent: Karahisâr-ı Sâhib

"Evliyâ Çelebi'nin Seyahatnâmesi'nde İç Egeden Bir Kent: Karahisâr-ı Sâhib" adlı tez, Seyyâh-ı Âlem Evliyâ Çelebi'nin "Şefaat Ya Resulallah" diyececeği yerde "Seyahat Ya Resulallah" dediği meşhur rüyasının ardından başladığı seyahatinin neticesinde ortaya koyduğu on ciltlik eseri olan Seyahatnâme'nin dokuzuncu cildinde yer alan Karahisâr-ı Sâhib adlı yerleşim yerinin, Evliyâ Çelebi'nin kendi döneminde kaleme aldığı şekli ile bugünkü durumunun karşılaştırılması esasına dayanır. Öncelikle Afyonkarahisar'ın coğrafi ve ekonomik özellikleri ile kısaca tarihinden bahsedilerek başlanılan tezin devamında, Karahisâr-ı Sâhib'in anlatıldığı ilgili bölümün Osmanlıca metni, transkripsiyonu ve günümüz Türkiye Türkçesine çevrimi yer almaktadır. Devamında "Afyonkarahisar'ın Bugünkü Durumu" başlığı altında ise Evliyâ-yı bî riyâ b. Derviş Muhammed Zıllî'nin bu yerleşim yeri hakkında yazdıkları ile bugünkü durumu geniş bir şekilde (kale, camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, bedestenler, türbeler, ilçeler) kıyasa tabii tutulmuştur. Ayrıca ilgili metnin daha iyi anlaşılıp daha iyi aktarılmasına yardımcı olmak için, metinde anlamlarını vermeyi uygun gördüğümüz sözcükler, "kelimeler ve kavramlar" ve "sözlük" başlığı altında açıklanarak, anlaşılmanın kolaylaştırılması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimler: Ege Bölgesi, İç Ege Bölümü, Karahisâr-ı Sâhib (Afyonkarahisar), Seyahatnâme, Evliyâ Çelebi

AfyonkarahisarEge bölgesiEski Türk edebiyatı+4
Şule Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fransız Seyahatnamelerine göre 19. yüzyılda Osmanlı toplumunda dini yaşam

19. yüzyılda yazılan Fransız seyahatnamelerinden yola çıkarak Osmanlı toplumundaki dini yaşantıyı ele alan bu çalışmada sadece Türkler ve Müslümanların değil gayrimüslim olan azınlıkların da dini hayat ve yaşantısı anlatılmaktadır. Farklı meslek gruplarından olup farklı gayelerle Osmanlı topraklarına gelen Fransız seyyahların, Osmanlı toplumundaki dini ve etnik çeşitliliğinin günlük yaşantıya nasıl yansıdığı ele alınmaktadır. Fransız seyyahların genellikle tarih ve kültür merkezi olması nedeniyle İstanbul eksenli bir Osmanlı imajı sundukları da bilinmelidir. Türkleri belli konularda takdir etmiş olsalar da genellikle olumsuz bir tasavvura sahip oldukları görülmektedir. Oryantalist yaklaşımların fazlasıyla bulunduğu bu seyahatnamelerde, Fransız seyyahların düşünce ve gözlemleri, Doğu insanının gizemli yaşantısı incelenmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde seyahatnamelerin kaynak değeri ve seyyahların Osmanlı toplumu ile dinlere karşı olan bakış açıları aktarılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Fransız seyahatnamelerine göre 19. yüzyıl özelinde Müslümanların sosyal ve dini yaşantıları incelenmiştir. Burada Müslümanların aile yapısı, dini kurumları, din adamları ve dini yaşantıları aktarılmıştır. Seyyahların bilhassa Ayasofya, dervişler ve mezarlıklar hakkında geniş çaplı detaylar verdikleri görülmektedir. Üçüncü bölümde ise aynı yüzyılda gayrimüslimlerin, bilhassa Hristiyanların Osmanlı coğrafyasındaki dini yaşantıları irdelenmiştir. Buna göre Hristiyanların dinlerini rahat bir ortam içerisinde yaşadıkları seyyahların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir. Yahudiler hakkında ise genellikle olumsuz yorum ve değerlendirmeler yapıldığı görülmektedir.

Dini hayatFransızcaOsmanlı toplumu+1
Onur Hangül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

XVIII. ve XIX. yüzyıllarda İngiliz ve Fransız seyahatnamelerinde Osmanlı toplumu

Sınırlarını XVIII. ve XIX. yüzyıllar olarak belirlediğimiz bu çalışma; söz konusu iki yüzyıllık dönemde dini, siyasi, gezi ve askeri amaçlarla Osmanlı Devleti topraklarına gelen İngiliz ve Fransız seyyahların Osmanlı toplumu hakkındaki izlenimlerini irdelemektedir. Çalışmanın temel amacı Osmanlı sosyal tarihi için önemli kaynaklar arasında yer alan bu seyahatnamelerin aktarmış olduğu bilgiler değerlendirilerek Osmanlı toplumunu ve toplumun sosyal ve kültürel yaşantısını incelemek üzerinedir. Çalışmanın kapsamının belirlenmesinde İngiliz ve Fransız seyyahlarının Osmanlı toplumu hakkında verdikleri bilgiler esas alınmış ve bu hususlar üzerinde durulmuştur. Hem İngiliz hem de Fransız seyahatnamelerini bir arada incelememizin odak noktası ise farklı kültür ve siyasi tabanda olan iki toplum ve seyahatname temsilcilerinin, aynı dönemde farklı perspektiflerle bakmasının temel sebeplerinin neler olduğunun ayrımıdır. Bu temsilcilerin ait oldukları toplumların inançları, bakış açılarındaki farklılıklarındaki abartı, gerçek dışı tasvir, anlatım ve yorumlara sebep olabilmektedir. Çalışmada seyahatnamelerin yanında konu ile ilgili araştırma eserlerden de faydalanılmış ve konu bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde seyahatnamelerin tanımı ve özellikleri, seyyahlar, seyahatnamelerin Osmanlı sosyal tarihi için kaynak değeri ve seyahatnamelerde yer alan resim ve gravürlerin önemi incelenmiştir. İkinci bölümde Osmanlı toplumunun iki ana unsuru olan Müslüman ve Gayrimüslim halkın sosyal yaşamı alt başlıklar altında incelenmiştir. Osmanlı toplumunun aile hayatı, kadınları ve çocukları, evde yaşamı, gelenek görenekleri ile dini inançları araştırılmıştır.

18. yüzyıl19. yüzyılFransızlar+7
Gökhan Gök
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İbn-i Fadlan seyahatnamesinde yer alan Türkler ve diğer topluluklar

Türk tarihi ve medeniyeti araştırmalara konu olmuş ve Türk tarihi ile ilgili yüzlerce çalışma yapılmıştır. Çalışmamızda seyahat, seyahatname, seyyah gibi kavramlara ve seyahat türlerine değinilmiştir. Eski Türk Dinine ve Türk toplumunda kadının yerine dair bilgiler verilmeye çalışılmış, İbn Fadlan'ın hayatı kısaca ele alınmıştır. İslamiyet'i henüz kabul etmiş olan İtil Bulgarları, bağlı oldukları Hazar Hakanlığının egemenliğinden kurtulmak ve İslamiyet'i daha iyi öğrenebilmek amacıyla Abbasi Halifesinden; Hazarlara karşı yapılmak istenilen kale için para ve dini bilgileri öğretebilecek din adamları göndermesini istemiştir. Halife bu isteğe olumlu yanıt vermiş, neticede içlerinde İbn Fadlan'ın da bulunduğu bir elçilik heyeti Bağdat'tan hareketle İtil Bulgarları diyarına gitmiştir. Fadlan bu seyahati sırasında gözlemlediklerini not almış ve ünlü eserini vücuda getirmiştir. İbn Fadlan'ın El Rih-le adlı eseri incelenerek, eserde yer alan Türk topluluklarına ve devletlerine, yine eserde yer alan Ruslara ait bilgilere değinilmiş ve bu bilgilerin diğer kaynaklarla mukayesesi yapılmıştır. Anahtar sözcükler: Seyahat, Seyahatname, Seyyah, İbn Fadlan, Eski Türk Dini

Eski Türk inançlarıEski TürklerSeyahatname+2
Fatma Yolcu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaçağ seyahatnamelerinde Türkler ve Moğolların sosyo-ekonomik durumları (X.-XV. yüzyıllar)

Türkler ve Moğollar dünya tarihi içinde çok büyük öneme sahip ve birbirlerinden başka kimseye benzemeyen iki kardeş ulustur. Asya bozkırlarından çıkarak insanlığın tarihinde inkâr edilemez roller oynamışlar, yadsınamaz izler bırakmışlardır. Bu kadar büyük bir etkide bulunmalarının sebebi, sahip oldukları kültürde yatmaktadır. Asya'nın bozkırlarından ortaya çıkan bir ulus olan Türkler çeşitli sebepler dolayısıyla ve sayılarının çokluğunu kanıtlar mahiyette olmak üzere, sıklıkla Türkistan coğrafyasından göç etmiş, gittikleri yerlerde kısa sürede köklü devletler kurmuşlardır. Türkler gibi Asya'nın bozkırlarından ortaya çıkan, içinde yetiştikleri ve hayatlarını sürdürdükleri coğrafyanın acımasızlığını anlamayanlar için özellikle Moğollar, çoğunlukla medeniyet düşmanları olarak görülmüş ve onların dünyadaki en büyük imparatorluğu kurmasını sağlayan Cengiz Han'ın elde ettiği başarı ve bunu sağlayan etmenler çoğunlukla gerektiği gibi araştırılmamıştır. Bu ulusların teşkilatçılık ve disiplin özellikleri hiç kuşkusuz sahip oldukları kültürle ilgilidir. Bu kültürün yansımasını da bizzat gören ve daha sonra yazıya dökenler arasında ilk sırada seyyahlar gelmektedir. Zira çeşitli sıfatlar ve amaçlarla yolculuk yapan bu insanlar, kendilerine tanıdık gelen ve özellikle kendilerine garip gelen olayları büyük bir titizlikle eserlerine kaydetmiştir. Bu çalışmada, bir toplumun kültürünü ortaya koymak için kullanılacak olan kaynakların başında gelen seyahatnameler incelenmiş ve Türkler ile Moğolların X. ve XV. yüzyıllar arasındaki sosyal ve ekonomik durumları gösterilmeye çalışılmıştır.

Kültür tarihiMoğollarOrta Çağ+4
Muhammed Ali Budak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Seyahatnamelere göre Ortaçağ'da Batı Anadolu

Batı Anadolu, Antik Çağ'dan bu yana kültürel olarak oldukça zengin bir bölge olmuştur. Daha sonraları Bizans İmparatorluğu adıyla anılacak olan Doğu Roma İmparatorluğu da Batı Roma'dan ayrıldıktan sonra, kültürel temellerini burada bulmuş ve zaman içinde daha doğulu bir görünüm kazanmıştır. Bu bölge Ortaçağ'da büyük değişikliklere uğradıktan sonra, en nihayet asli şeklini verecek olan Müslüman Türkler tarafından yurt haline getirilmiştir. Malazgirt Zaferi'nden sonra, Batı Anadolu'nun etnik yapısı da değişmiş, Rumlar yerlerini Türklere bırakırken, bölgenin dini yapısı da paganistik inanç sisteminden önce Hıristiyanlığa, sonra da Selçuklularla beraber Müslümanlığa geçmiştir. Bu süreç boyunca buradaki topluluklar, her üç inanç sisteminin ve kültürel yapısının izlerini burada bırakmışlardır. Tüm tarih boyunca önemli bir yer olan Anadolu Yarımadası birçok seyyahın da uğrak yeri olmuştur. Bu seyyahların kimisi, bu araştırmanın dönemi da olan Ortaçağ'da yaşamış ve uğradıkları Batı Anadolu hakkında bilgi vermiş, kimileri de daha sonraki dönemlerde buraya gelmiş ve bölgeyi anlatırken Batı Anadolu'nun geçmişini anlatmışlardır. Bu çalışmada, eserlerinde Batı Anadolu'nun Ortaçağ dönemini yazan seyyahların seyahatnameleri incelenmiş, doğulu ve batılı seyyahların bu bölge hakkında kaydettikleri bilgiler güncel bilgilerle karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Batı Anadolu, Ortaçağ, Gezgin, Seyahatname, Seyyah

Batı AnadoluBatı AnadoluOrta Çağ+3
Muhammedali Budak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Travels in Greece, Turkey and the Holyland (1817-1818) isimli seyahatnamenin Türkçeye tercüme edilerek değerlendirilmesi

Osmanlı tarihi üzerine yapılan çalışmaları destekleyen kaynaklar arasında seyahatnameler önemli bir yer tutmaktadır. İstanbul'un fethinden itibaren sınırlarını genişleten Osmanlı Devleti, yıkılışına dek her dönemde farklı milletten seyyahların akınına uğramıştır. Bu doğrultuda 19. Yüzyıla gelindiğinde de pek çok Batılı seyyah, Osmanlı'nın çeşitli ülkelerini ziyaret ederek izlenimlerini kaleme almıştır. Bu çalışmada, 19. Yüzyılın başlarında Osmanlı ülkesine seyahat etmiş Fransız seyyah Louis Nicolas Philippe Auguste de Forbin'in; Travels in Greece, Turkey and the Holy Land isimli seyahatnamesinin transkripsiyonu yapılarak, seyahatnamede yer alan bilgiler mevcut literatüre uygun olarak analiz edilmiştir. Bu çalışma doğrultusunda seyahatin yapıldığı 1817-1818 yılları arasında Osmanlı devletinin siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda içinde bulunduğu durum ve devletin genel yapısına dair araştırmacılara bir nebze de olsa bilgi verilmesi amaçlanmıştır.

19. yüzyılForbin, Louis-Nicolas-Philippe-AugusteOsmanlı Devleti+2
Şeyma Öztürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Hıtaynâme ve seyahatnameler ışığında Çin (XVI. yüzyıl)

Farklı coğrafyaları keşfetmek amaçlı yapılan birçok gezi, tarih araştırmacılığı için hem bir metot hem de bir ürün oluşturmuştur. Bu ürünlerin başında Seyahatnameler gelmektedir. Seyahatnameler bir seyyahın gezip gördüğü yerlerdeki ilginçlikleri anlattıkları ve gelecek nesillere dönemi aktardıkları önemli tarihi kaynakları oluşturmaktadır. Tarih boyunca Uzak Doğu Ülkeleri ilginç kültürleri dolayısıyla hep merak edilmiştir. Uzak Doğu ülkelerinden biri olan Çin hakkında da birçok Seyahatname yazılmıştır. Bu Seyahatnamelerden biri de XVI. yüzyıl Çin'i hakkında önemli bilgiler veren Ali Ekber Hıtaî'nin Hıtaynâme'sidir. Hıtaynâme yazıldığı dönemin en çok kullanılan dillerinden biri olan Farsça kaleme alınmıştır. Eser hakkında birçok nazariye bulunması ve bunların birçoğunun teyide muhtaç olması konu üzerinde çalışmayı gerektirmiştir. Hıtaynâme üzerinde duran araştırmacılar, eserin bilimsel yönünden çok başka bir eserden alınmış olabileceği üzerinde durmuş ve Hıtaynâme'nin içeriğine yüzeysel yaklaşmışlardır. Bu sebeple Hıtaynâme'nin alındığı iddia edilen kaynaklarla kıyaslanması ve değerinin ortaya konulabilmesi için araştırılması gerekli görülmüştür. Hıtaynâme'nin birden fazla nüshası vardır. Bu nüshalar Osmanlı Türkçesi ve Fransızca'ya çevrilmiştir. Hıtaynâme farklı dillere çevrilse de dönem dil özellikleri dışına çıkılmamış ve bu nedenle dilinin sadeleştirilmesi veya içeriğindeki konuların anlaşılabilmesi adına bir çalışma yapılmamıştır. Eserin dilinin günümüz dil özelliklerine yaklaştırılması için değerlendirilmesi de yapılması gerekenlerdendir. Çevirisini ve değerlendirmesini yaptığımız, farklı nüshaları ve Çin hakkında yazılan Seyahatnamelerle kıyasladığımız Hıtaynâme Çin medeniyeti hakkında önemli bilgiler vermektedir. Anahtar sözcükler: Hıtaynâme, Ali Ekber Hıtaî, Uzak Doğu, Çin, Seyahatname.

16. yüzyılAli Ekber HıtaiDil özellikleri+3
Celal Aslan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde menkıbeler: Anadolu sahası

Evliyâ Çelebi Seyehatnâmesi'nde Menkıbeler (Anadolu Sahası) adlı çalışmamızda Seyahatnâme adlı eserde bulunan Anadolu coğrafyasında geçmiş ve Evliyâ Çelebi tarafından kayıt altına alınmış menkıbelerin başlı başına bir tür olarak ayrılıp tanıtılması amaçlanmıştır. Eserin taranmasına başlanmadan Seyahatnâme ile ilgili yapılmış tezler gözden geçirilmiştir. Son ve günümüze en yakın Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi (Günümüz Türkçesiyle) seçilmiş ve taranmıştır. Çalışmanın birinci kısmında yazar, eser, tür ve çalışmanın içerdiği temel kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci kısımda bu eser ile ilgili Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı'nda yapılmış on iki tez ele alınmıştır. Üçüncü bölümde materyal ve yöntem seçimi sunulmuştur. Dördüncü bölümde menkıbelerin motif tasnifi yapılarak menkıbe metinleri epizotlarıyla birlikte incelenip yöre tasnifi yapılmıştır. Çalışmanın sonunda ise sonuç ve kaynakça yer almıştır.

AnadoluEvliya ÇelebiMenkıbe+1
Muhammet Atasever
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

14. yüzyıldan Cumhuriyet Dönemine kadar yabancı seyyahların gözünden Bursa ilindeki mimari eserler

Bu tezde 14. yüzyıldan 1923 yılına kadar günümüz Bursa ili sınırları dâhilinde seyahatler yaparak burada karşılarına çıkan mimari eserlere yer veren seyyahların tanımlamaları değerlendirilmiştir. Yapılan tanımlamaların güvenilir olup olmadıklarının tespit edilmesi için ilk olarak seyahatnamelerin yapısal incelemesi yapılmış ve mevcut problemler ortaya konulmuştur. Çalışmanın devamında Bursa ili ve ilçelerindeki Osmanlı Dönemi öncesi ve Osmanlı Dönemi eserleriyle ilgili seyahatnamelerde yer verilen bilgilerin tamamı değerlendirmeye alınmıştır. Yapılarla ilgili karanlıkta kalan bazı hususlar da yine bu kaynaklar aracılığıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Ayrıca özellikle Bursa ili merkezi örneğinde deprem, yangın, savaş gibi bazı afetlerin yapılar üzerinde meydana getirdiği tahribatlara seyyahların aktarımları paralelinde yer verilmeye gayret edilmiştir. Seyahatnamelerde Osmanlı yönetimi ve halkının eski eserlere yönelik tutumlarıyla ilgili seyyahların görüşlerinin önemli yer ettiği görülmüş ve bu aktarımlara ayrı bir bölümde yer verilmiştir. Bu yöndeki tanımlamalar bazı durumlarda seyyahların önyargılarının şekillendirdiği düşünceler olabilmekle birlikte özellikle 19. yüzyılda yaşanan ihmalkârlıkları ve bozulmaları ortaya koyması açısından önemli sonuçlara ulaşılmasını sağlamıştır. Ele aldığımız seyahatnamelerde karşımıza çıkan gravür, çizim gibi görsellerin de yine ayrı bir bölümde değerlendirilmesine çalışılmıştır.

BursaMimari eserlerSeyahatname+3
Fahri Yıldırım
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Seyyahların gözüyle Kars gravürleri

Bu çalışma; dini, tarihi ve coğrafi özellikleri nedeniyle ilk çağlardan itibaren farklı kültürlere ev sahipliği yapmış olan Kars'ın Batılı seyyahların seyahatnamelerinde bulunan gravürlerinin incelenmesini ele almaktadır. Konu kapsamında XVIII. ve XIX. yüzyılda Kars'a gelen seyyahların gravürlerinde betimledikleri yerlerin tespit edilmesi, incelenmesi günümüzdeki durumlarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu kapsamada kültürel açıdan zengin bir mimari dokuya sahip olan kentin incelemesi ve sanatçı gözüyle nasıl betimlendiklerinin analiz edilmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda seyyahların yapmış oldukları seyahatlerle ilgili yazmış oldukları kitaplarda bulunan gravürler, nitel tarama yöntemi ile elde edilmiştir. Bu tarama sonunda çok sayıda seyyahın Kars'a geldiği bunlardan sadece dört tanesinin farklı mekânların tasvirinden oluşan 67 gravürü tespit edilmiştir. Bu gravürlerin bugünkü durumları yapılan saha çalışması ile tekrar fotoğraflanmış ve karşılaştırma yöntemi ile analiz edilerek değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda gravür tekniği ile betimlenen yerlerin genellikle sivil ve dini yapılardan, kent görünümleri ve manzaralardan seçildiği görülmüştür. Gravürlere konu olan yerlerin bugünkü durumundan hem teknik hem estetik hem de yapısal açıdan çok büyük farklılıklar gösterdiği görülmektedir.

GravürGravür sanatıKars+2
Recep Ezen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Seyahatnamelerde Bağdat

Abbasîler dönemi, İslam şehri ve mimarisi açısından en önemli ve verimli dönemlerden birini teşkil etmektedir. Bu dönem İslam şehirciliği için olgunluk devri olarak ifade edilmektedir. Nitekim Müslüman coğrafyadaki şehirleşme temayülü iyice açığa çıkmış ve çok sayıda şehir kurulmuştur. Özellikle Abbasîlerin ilk asrında kurulan şehirler, hem sayı hem de nitelik bakımından İslam tarihinin diğer devirlerine göre üstünlük arz etmektedir. Güvenli başşehir arayışıyla başlayan ve her halifenin kendi adıyla anılacak şehirler kurma isteklerinin etkisiyle gelişen şehirleşme faaliyeti, İslam medeniyet tarihinde iz bırakan çok sayıda şehrin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Kuruluşu kadim dönemlere uzanan Bağdat şehri de bu süreçte yeniden canlanmış ve eski parlak günlerine kavuşmuştur. Abbasîler devrinde, doğusundan batısına kadar ülkenin bütün bölgelerinde inkişaf eden şehircilik faaliyetinin en yoğun olduğu yer, devletin idarî merkezi durumunda olan Irak'tır. Bu çerçevede Abbasîlerde şehircilik denilince ilk akla gelen kent ise Bağdat'tır. Buna bağlı olarak aşağı ve yukarı Mezopotamya bölgesinde Bağdat'ın dışında irili ufaklı birçok şehir kurulmuştur. Hz. Ömer döneminde H. 13/M. 634 yılında Müsennâ b. Hârise tarafından fethedilen Bağdat, Dört Halife dönemi boyunca ticarî faaliyetlerin devam ettiği bir şehir olmuş, Emeviler döneminde daha çok askerî bir karargâh olarak benimsenmiştir. Ancak Bağdat Halife Mansur dönemiyle birlikte önemli bir konuma sahip olmuş ve şehircilik alanında temayüz etmiş bir şehirdir. Nitekim Halife Mansur zamanına gelindiğinde, Abbasî halifeliği için yeni bir merkez inşası gündeme gelmiştir. Bu noktada yapılan araştırma sürecinde Halife Mansur idarî, siyasî ve ekonomik açıdan önemli ve stratejik bir yere yeni merkezi kurmayı istemiştir. Çünkü Kûfe yakınlarındaki Hâşimiyye'de kalan Mansur, Hz. Ali taraftarı olan Kûfe şehrine yakın olmanın ordusu üzerinde olumsuz bir etki bırakacağını anlamış ve daha uygun bir yer aramaya başlamıştır. Aramış olduğu bu şehir "Medinetü's-selam" ismiyle anılacak olan Bağdat olmuştur. Şehri merak eden seyyahlar Bağdat'ı gezmişler ve sosyal, kültürel yapısını da seyahatnamelerinde anlatmışlardır. Seyahatnameler şehir tarihlerinin başlıca kaynakları arasında yer almıştır. Özellikle Abbasîler, Selçuklular ve Osmanlı Devletleri idaresinde bulunan Bağdat'ı merak eden veya değişik amaçla bölgeye gelenler arasında seyyahlar da bulunmaktadır. Arabistan, İran, Anadolu ve Avrupa'dan gelip buranın özelliklerini ele alan seyahatname yazarlarının verdikleri bilgiler ilgi çekmektedir. Dolayısıyla Bağdat'ı çeşitli yönleriyle anlatan seyyahların gözüyle tanımak önem arz etmektedir. Biz bu çalışmamızda Abbasî hilafetinin başkenti ve İslâm dünyasının önemli tarih, ilim, kültür, siyaset ve ticaret merkezlerinden olan Bağdat şehrini seyahatnamelerde anlatmaya gayret göstereceğiz. İslâm öncesi ve İslam sonrasındaki tarihi yapısı ve günümüze kadarki süreçte Bağdat'ın geçirmiş olduğu değişimler üzerinde duracağız.

AbbasilerAbbasiler DönemiIrak-Bağdat+2
Büşra Güler
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Seyahatnamelerde Şam

Kadim şehirlerden olan Şam, İslam öncesi ve sonrasındaki dönemde güvenilir şehir özelliğini koruyan bir merkez olmuştur. Şehir Hz. Ömer döneminde İslam topraklarına katılmıştır. Muaviye döneminde önemli bir konum kazanan şehir Emevilerin başkenti olmuştur. Şam, her dönem "yeryüzünün cenneti" olarak isimlendirilen bir şehir olmuştur. Bu vasfa sahip olan Şam'ı merak eden seyyahlar şehri gezmiş ve sosyal-kültürel yapısını seyahatnamelerinde anlatmışlardır. Özellikle Anadolu ve Avrupa'dan gelerek buranın özelliklerini aktaran yazarların verdikleri bilgiler ilgi çekmektedir. Bu nedenle Şam'ı seyyahların gözüyle tanımak önem arz etmektedir. Biz bu çalışmamızda Emevi devletinin başkenti ve İslam dünyasının önemli tarih, ilim, kültür ve ticaret merkezlerinden olan Şam şehrini anlatmaya çalışacağız. Amacımız seyyahların gözüyle Şam'ın tarihi, kültürü, insanları ve coğrafyası hakkında bilgi sahibi olmaktır. İki bölümden oluşan tezimizin ilk bölümünde İslam öncesi ve sonrasındaki tarihi yapısı ve günümüze kadarki süreçte Şam'ın geçirmiş olduğu değişimler üzerine duracağız. İkinci bölümde ise tezimizinde asıl konusu olan Seyahatnamelerde Şam'ı anlatmaya çalışacağız.

EmevilerKent tarihiSeyahatname+3
Betül Yıldız
Fırat University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı Çin seyahatnameleri üzerine bir değerlendirme (M.Ö 139-M.S. 984)

Geçmişten günümüze insanoğlu çeşitli amillerin etkisiyle bulunduğu coğrafyayı terk ederek, kendisi için yeni ve keşfedilmemiş olan bölgelere seyahat halinde olmuştur. Bu seyahat hali günümüze gelinceye değin artarak devam etmiştir. Seyahat edenlerin gezdiği ve gördüğü yerleri, yaşadıklarını kaleme alması ise seyahatnamelerin oluşmasını sağlamıştır. Seyahatnameler zamanla tarihi açıdan kıymetli birer hazineye dönüşmüştür. Özellikle milletlerin tarihinin yazılması hususunda birinci el kaynak hükmünde olan bu eserlerden Çinli seyyahların yazdıkları hem bölge hem de Türk tarihi için yüksek önemi haizdir. Türk tarihi için Çin kaynaklarının önemine binaen bu kaynakların içinde bulunan seyahatnameler Türk içtimaî, siyasal, iktisadî, kültürel ve dinî yaşamına dair önemli bilgileri içermektedir. Bu nedenle M.Ö. 139 yılından M.S. 984 yılına kadarki süreç içerisinde Chang Chien, Fa Hsien, Sung Yün, Wu Gong, Hsüan Tsang ve Wang Yen-te isimli seyyahların yazdıkları Türk Tarihi açısından önemli sırları deşifre etmektedir. Bu seyahatnamelerin tahlil ve tetkiki neticesinde mühim tarihi verilere ulaşmak tabiidir.

SeyahatnameSeyyahlarTarihçilik+2
Zafer Saraç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'ne göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı kaleler ve diğer kaynaklarla mukayeseli incelenmesi

XVII. yüzyılda Osmanlı devletinde yaşayan büyük seyyah Evliya Çelebi, Doğu Anadolu Bölgesine yapmış olduğu seyahatlerde bir çok şehir ve kale gezmiş, yaptığı incelemeleri Seyahatnâme adlı eserinde ayrıntılı bir şekilde anlatmıştır. Gezdiği kale ve kale-şehirlerden seyahatnâmenin bazı bölümlerinde kısaca bahsetmiş, bazı bölümlerinde ise bu kale ve kale-şehirler hakkında detaylı bilgiler vermiştir. Çalışmamız, Evliya Çelebi?nin Doğu bölgesindeki bölge tarihi açısından önemli bazı kaleler (Ahlat Kalesi, Adilcevaz Kalesi, Bitlis Kalesi, Diyarbakır Kalesi, Erzurum Kalesi, Mardin Kalesi, Van Kalesi) hakkında verdiği bilgileri ve bu bilgilerin yapılmış diğer bilimsel çalışmalar ile bir mukayesesini içermektedir. Evliya Çelebi çalışmamıza konu olan kaleleri anlatırken, kalelerin nasıl kurulduğu ve isimlerinin nereden geldiği konusunda efsanevi unsurlardan ve dini öğelerden sıkça yararlanmıştır. Kalelerin tarihi gelişimini anlatırken ise okumuş olduğu eserlerden, yaşadıklarından ve duyduklarından faydalanmıştır.Evliya Çelebi?nin, kalelerin Osmanlı Devleti öncesi tarihini anlatırken herhangi bir kronoloji takip etmediği, kalelerin kuruldukları coğrafyada yaşamış olan bazı önemli devletlerden bahsetmediği, bazen de tarihi olayları karışık, eksik veya kısmen hatalı verdiği görülmüştür. Evliya Çelebi, tezimize konu olan kalelerin Osmanlı hakimiyeti dönemindeki tarihi seyrini detaylı bir şekilde anlatmıştır. Seyahatnâme çok geniş bir coğrafya ile ilgili bilgiler verdiği için, tümünün eksiksiz ve tam olması beklenmemelidir. Bu durum Seyahatnâme?nin önemli bir kaynak olarak kullanılmasına engel teşkil etmemektedir. Bilgiler tarihi tenkit süzgecinden geçirildikten sonra eşsiz bir bilgi hazinesi haline dönüşecek niteliktedir.Seyahatnâme, kalelerin mimari açıdan durumlarına ve o dönem içerisindeki idari yapılanmaya ışık tutması açısından oldukça önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Evliya Çelebi?nin özellikle Diyarbakır, Van, Bitlis gibi kale-şehirlere yaptığı seyahatleri sırasında yaşadığı olaylar, o dönemin sosyal ve siyasi yapısı hakkında bize başka hiçbir kaynakta bulamayacağımız bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Kale, Seyahatnâme, Şehir, Mimari, İdare.

17. yüzyılBitlisDiyarbakır+7
Sibel Küçüktağ
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Evliya Çelebi'den hareketle kahvehanelerden cafelere dönüşüm

Kahve, Arap yarımadasında ortaya çıkmış ve buradan dünyanın bir çok bölgesinde kendine özgü kültürünü oluşturarak yayılmış olan bir üründür. Kendine özgü içim kültürünü oluşturan kahve içeceği, değişik coğrafi alanlarda bulundukları bölgenin sosyal yapısını yansıtan sosyal-kamusal alan olarak tanımlanabilecek kahvehane kurumlarını oluşturmuştur. Kuruldukları dönemden günümüze kadar kahvehaneler çeşitli değişim ve dönüşümlere uğramışlar ve bu süreç içerisinde bulundukları bölgenin sosyal-kültürel izlerini taşımaya devam etmişlerdir.Bu çalışmada, Evliyâ Çelebi Seyahatnamesinden hareketle kahvehane kurumlarının dönüşüm süreci incelenmiştir. Kahvehaneler, sanayileşme ile birlikte tüketim toplumu, küreselleşme ve popülerleşme gibi olguların da etkisi ile birlikte Batılı yaşam biçimi odaklı olarak cafelere dönüşmüşlerdir. Bu dönüşüm sürecinde, kahvehaneler küresel anlamda ürün, ürün sunumu, mekansal özellikleri gibi çeşitli alanlarda standartlaşmalar getirmekle birlikte kendilerine özgü sosyal-kültürel fonksiyonlarını yerel kültürel etkilerini de yansıtarak sürdürmeye devam etmektedirler.Anahtar Kelimeler:1.Kahve2.Kahvehane3.Cafe4.Evliyâ Çelebi Seyahatnamesinde Kahve ve Kahvehane5.Kahvehaneden Cafelere Dönüşüm

DönüşümEvliya ÇelebiKafe+5
Esra Bilge
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

Appropriation and reception of classical antiquity in Early Republican Turkey: A case in mediterranean modernism

The thesis examines the appropriation and reception of classical antiquity in literary texts from the late Ottoman and early Republican eras and proposes to flesh out the interwoven margins of modern Turkish and Greek literary history. Drawing on world literature scholarship, the introduction establishes a comparative approach to the literary studies of the Mediterranean. The two main chapters focus on the leading authors from the two literary movements in Turkish literary history that come forward in their treatment of classical reception and examine the works of these authors next to Greek authors who share similar approaches to the appropriation of classical antiquity. The first chapter focuses on how Yahya Kemal Beyatlı and Constantine Cavafy explore themes of decline as they draw upon Greco-Roman and Byzantine history. The latter discusses how Azra Erhat and George Seferis undermine the rigidity of nationalist boundaries in their description of the Mediterranean landscape, ancient ruins, and spolia from Western Asia Minor. By utilizing the frame of Mediterranean Modernism, it is argued that we must delve into how these authors react to Western European conceptions of classical antiquity and how they react to the escalating nationalism of their time against the backdrop of their multicultural background.

ReceptionEarly Republican PeriodGreco-Roman culture+7
Enver Ali Akova
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

19. yüzyıl İngiliz seyahatnamelerinde Kürtler

19. yüzyıl, tüm Dünya'da olduğu gibi Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda da büyük değişimlere sahne olmuştur. Sömürgecilik faaliyetlerinin en üst düzeye çıktığı bu dönemde, Britanya'nın sömürgesi olan Hindistan'a giden yollar üzerinde bulunan Kürdistan, bu özelliğiyle alakalı olarak birçok asker, jeolog, ajan, diplomat ya da misyoner seyyah tarafından ziyaret edilmiştir. Kürdistan'ı ziyaret eden seyyahların bir kısmı, Kürtler ve Kürdistan hakkında önemli bilgiler içeren notlarını daha sonra seyahatname olarak yayımlamıştır. Bu eserler seyyahlar tarafından, Kürtlerin arasında kalınarak ve birincil gözlemlere dayanılarak yazıldıkları için hem yönetici, hem de sıradan Kürtlerin yaşam pratikleri hakkında geniş bilgiler içermektedir. Yöneticiler ya da hanedan aileleri dışında özellikle reaya Kürtler hakkında içerdikleri geniş bilgiler, seyahatnamelerin tarihi, sosyolojik ve antropolojik çalışmalarda kullanılmasına olanak vermektedir. Çalışma bu perspektifle 19. Yüzyılda İngiliz seyyahlar tarafından yazılan ve Kürtlere dair bilgilerin yer aldığı seyahatnamelerden elde edilen bilgilerle, farklı kaynaklarda üzerinde daha az durulan Kürtlerin dini, ekonomik, toplumsal ve idari yapısını analiz etmeye ve genel olarak Kürtlerin gündelik yaşam pratiklerini ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışmada 19. yüzyıl boyunca Kürdistan'ın idari yapısında meydana gelen değişiklikler ve bunların Kürtlere yansımaları üzerinde de durulmuştur. Bunun yanı sıra Kürtlerin kim oldukları, nasıl göründükleri, nasıl giyindikleri, nasıl savaştıkları, nerelerde ve nasıl yaşadıkları, neler yiyip içtikleri, evlikleri, yasları, gün içi eğlenceleri, ritüelleri, hangi inançlara sahip oldukları, nelere saygı duydukları, nasıl geçindikleri, hangi ticari faaliyetlerle ilgilendikleri, neden hoşlandıkları, neden şikayetçi oldukları ve başkaları tarafından nasıl algılandıkları gibi konular incelenmiştir.

19. yüzyılKürtlerSeyahatname+3
İbrahim Tarduş
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ali Cevad'ın el yazması seyahatnameleri üzerine bir inceleme

Tez çalışmasının ana gövdesini Ali Cevâd'ın Felemenk, Alman ve Rusya Seyahatnameleri'nin Osmanlı Türkçesinden Türkiye Türkçesine transkribi oluşturmaktadır. Ali Cevâd'ın hayatı, eserleri, Osmanlı'da protokol ilişkilerinde hediyenin rolü ve Ali Cevâd'ın Felemenk, Almanya ve Rusya seyahatnameleri işlenmiştir. Bunun yanısıra taranskribi yapılan metnin öncesinde seyahatname türü, Türk edebiyatında seyahatname, Türk edebiyatı seyahatnamelerinde Hollanda, Almanya ve Rusya hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Ali Cevâd, Felemenk, Alman, Rus, seyahatname, protokol

AlmanyaCevad, AliHollanda+3
İsmail Yılmaz
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde geçen Balkan şehirlerinin maddi kültür unsurları

Balkan coğrafyası Osmanlı hâkimiyeti döneminde yoğun bir imar faaliyetine sahne olmuştur. Bu imar faaliyetleri neticesinde Balkanlar çeşitli Türk-İslam eserleri ile donatılmıştır. Camiler, tekkeler, hanlar, hamamlar, çarşılar, bedestenler, köprüler, kuleler, yollar, kışlalar ve daha nice somut kültür ürünleri ile Balkan şehirleri imar edilmiştir. Balkanların Osmanlı hâkimiyetinden çıkması ile bu tarihi yapıların önemli bir kısmı yıkılmış, tahrip edilmiş ya da başka amaçlarla kullanılır olmuşsa da geride kalan ve günümüze kadar da ulaşan eserler bir hayli fazladır. Son yirmi yıldan bu yana Balkan coğrafyasına olan ilginin artması sonucu buralara olan turistik ve kültürel ziyaretler, nihayette Türkiye hükümetlerinin de dikkatini çekmeyi başarmıştır. Osmanlı'nın geride bıraktığı somut kültür mirasları hala Balkanlarla olan kültürel bağlarımızın en güçlü kanıtlarıdır. Bu somut kültür ürünleri bugün Türkiye Cumhuriyeti kurumları tarafından çeşitli projeler kapsamına alınarak yeniden imar edilmekte ve tamamen yıkılıp yok olmaktan kurtarılmaktadır. Bu çalışmalara son yıllarda yapılan akademik çalışmalar da katılmış durumdadır. Mevcut çalışmamız da bu türden bir amaçla yola çıkılarak oluşturulmuş bir çalışmadır.

BalkanlarEvliya ÇelebiHalk bilimi+4
Serpil Kırca
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Ma'Sûm ve Sulvetu'l-Garîb ve Usvetu'l-Erîb adlı seyahatnâmesi

Osmanlı dönemi Arap Edebiyatında önemli bir yeri olan İbn Ma'sûm'un hayatı, edebi kişiliği ve Sulvetu'l-garîb ve usvetu'l-erîb adlı seyahatnâme eseri ele alınmıştır. Eser Arabistan (Mekke)-Hindistan (Haydarabad) arasında yapılan ve 19 ay karada ve denizde süren seyahat gözlemlerini, yaşanan olayları ve mevzulara göre ansiklopedik bilgileri içermektedir. İbn Ma'sûm, 1052/1642 yılında Medine'de dünya'ya gelmiş ve 1120/1708 yılında Şiraz'da vefat etmiştir. Müellif, altmış sekiz yıllık ömrünün on dört yaşına kadar olan kısmını Mekke'de, kırk sekiz yılını göç etmek zorunda kaldığı Hindistan'da, son yıllarını ise İran'da geçirmiştir. Tez çalışması; bir giriş, iki bölüm, sonuç, kaynakça ve ekler kısmından meydana gelmektedir. Giriş bölümünde; Osmanlı dönemi Arap edebiyatı, seyahat, seyahat edebiyatı, seyahatnâme, seyahatnâme türleri ve Arap edebiyatında seyahatnâmeler hakkında özet bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, İbn Ma'sûm'un hayatı, kişisel yönü, edebi kişiliği ve eserleri incelenmiştir. İkinci bölümde İbn Ma'sûm'un "Sulvetu'l-garîb ve usvetu'l-erîb" adlı seyahatnâme eseri bir bütün olarak incelenmiştir. Ekler kısmında ise İbn Ma'sûm'un seyahat güzergâhı ve eserdeki mevzu fihristi verilmektedir. Anahtar Sözcükler: İbn Ma'sûm, Sulvetu'l-garîb ve usvetu'l-erîb, Arap edebiyatı, Seyahat, Hindistan

Arap edebiyatıEdebi eserlerHindistan+3
Gül Bağatur
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Batılı seyyahlara göre XIX. yüzyılın ilk yarısında Afganistan şehirleri

Afganistan, konumu itibarıyla Orta Asya, Hindistan ve Orta Doğu arasında jeopolitik öneme sahiptir. Bu sebeple bölge tarih boyunca siyasi, sosyo-kültürel, dinî ve ekonomik açıdan önem arz etmektedir. Coğrafi şartların elverişli olduğu arazilere kurulan şehirler, ülkenin güç merkezi olarak devletlerin kaderlerini belirlemiştir. Ayrıca şehirlerin kozmopolit yapısı, renkli bir şehir kültürünün oluşmasını sağlamıştır. Afganistan şehirleri, XIX. yüzyılın ilk yarısında sosyo-kültürel hayatın ve ticaretin merkezi olarak ön plana çıkmıştır. Sömürge devletleri de şehirlere ve ticaret güzergâhlarına önem vermişlerdir. Seyahatnameler, Afganistan'a dair bilgi veren en önemli kaynaklardandır. Bu çalışmada, XIX. yüzyılın ilk yarısında batılı seyyahların Afganistan şehirleri ve şehir unsurları hakkındaki izlenimleri karşılaştırmalı olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Daha önce yapılan Afganistan çalışmalarında öncelikle siyasi tarih göz önünde bulundurulmuştur. Biz bu çalışmamızda seyahatnamelerden çıkan bilgilerin ışığında bütün tarihî bilgileri aktarmaya çalıştık. XIX. yüzyılın ilk yarısında Afganistan, iç çekişmeler sebebiyle istikrarsız bir hale gelmiştir. Bu durumdan faydalanmak isteyen batılı devletler ise Afganistan'ı daha iyi tahlil etmek ve istihbarat sağlamak için memurlar göndermiştir. Bu memurlar çoğu zaman kendi ilgi alanlarını ön plana çıkaracak şekilde Afganistan'a dair bilgileri ortaya koymaya çalışmışlardır. Yöntem olarak Afganistan'ı gezen seyyahların verdikleri bilgiler, şehirler ve seyahat güzergâhlarında bulunan kırsal yerleşim yerleri temel alınarak tasnif edilmiştir. Kullanılan seyahatnamelerde Afganistan'daki idari teşkilat, şehirleşme, yerleşim ve nüfus yapısı, sosyo-kültürel hayat, iktisadi yapı ve mali sisteme dair geniş bilgiler yer almaktadır. Çalışmanın giriş kısmında araştırma konusunun takdim ve yöntemi, Afganistan'ın coğrafi yapısına ve tarihine dair bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde seyahatnamelerin tarihteki yeri ve önemi, kullanılan seyyah ve seyahatnameler geniş bir çerçevede tenkit edilerek kaynaklar tanıtılmıştır. Sonraki iki bölümde, Afganistan şehirlerinin ve kırsal yerleşim alanlarının idari teşkilatı, askerî düzeni, şehirleşme, yerleşim ve nüfus yapısı, sosyo-kültürel hayatı, iktisadi yapısı ve mali sistemi hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde kısmen daha az nüfuslu, Afganistan coğrafyasının elverişli bölgelerinde kurulmuş eski tarihlerde büyük ve önemli olan şehirler ve kasabalara dair bilgiler değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde şehirler arası güzergâhlarda ya da kırsal alanlarda bulunan önemli yerleşim yerleri ele alınmıştır. Sonuç kısmında ise tasnif edilen tüm bilgilerin genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır.

AfganistanCoğrafi konumEkonomik durum+7
Ferhat Çiftçi
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
10
Master'sOpen AccessTR

İbn Batuta Seyahatnamesi'nin sosyal bilgiler dersi öğretim programı kazanımları doğrultusunda incelenmesi

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak haklarının ve sorumluluklarının bilincinde; milletini ve vatanını seven bireyler yetiştirilmesi Sosyal Bilgiler dersinin amaçları arasında yer almaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda Sosyal Bilgiler dersi öğretiminde ve Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin yetiştirilmesinde sözlü ve yazılı kaynaklardan yararlanılabilir. Seyahatnameler edebi ürün olarak kültür, sosyoloji, siyasi ve ekonomik bilgileri içeren önemli kaynaklardan biridir. Ele alınış ve okuyucuya aktarılmak istenen bilgilerin edebi bir üslupla verilmesi seyahatnameye karşı merak ve ilgi uyandırır. Bu araştırmanın amacı İbn Batuta Seyahatnamesi'nin Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan 5. sınıf, 6. sınıf ve 7. Sınıf kazanımları bağlamında incelemektir. İbn Batuta Seyahatnamesi'nde hangi kazanımın ne şekilde verildiğinin belirlenmesi amacıyla iki ciltlik eser araştırmacı tarafından incelenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak doküman incelemesi kullanılmış, seyahatnamede elde edilen bulgular içerik analiziyle ayrıntılı olarak incelenmiş. İbn Batuta Seyahatnamesinde yer alan kazanımlar belirlenip araştırmacı tarafından oluşturulan kategori-kod ve içerikler ilişkilendirilerek şekiller halinde sunulmuş, sayfa ve cilt numaralarıyla birlikte doğrudan alıntılar ile desteklenmiştir. Araştırma sonucunda İbn Batuta Seyahatnamesi'nden elde edilen içeriklerin Sosyal Bilgiler eğitiminde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada 5.sınıf 11 kazanımı ile ilişkin 5 kategori ve 15 kod oluşturulmuştur. 6.sınıf 14 kazanımı ile ilişkin 6 kategori ve 16 kod oluşturulmuştur. 7.sınıf 10 kazanımı ile ilişkin 5 kategori ve 11 kod oluşturulmuştur. Araştırmada en fazla; Kültür ve Miras, İnsanlar Yerler ve Çevreler, Üretim Dağıtım ve Tüketim öğrenme alanlarında yer alan kazanımlar ile ilişkilendirilmiştir. En az ilişkilendirilme Birey ve Toplum, Küresel Bağlantılar, Bilim, Teknoloji ve Toplum öğrenme alanlarında yer alan kazanımlar ile yapılmıştır. Araştırmada hiç ilişkilendirilmeyen kazanımlar Etkin Vatandaşlık öğrenme alanı içerisinde yer almaktadır.

Ortaokul öğrencileriOrtaokullarSeyahatname+6
Zeynep Öncü
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects