Social networks

318 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Elektronik sadakat: Türkiye'de elektronik sadakati etkileyen faktörler

Seçeneklerin ve seçeneklere erişimin kolaylaştığı günümüzde, çevrim içi çevrede müşteri sadakatinin (e-sadakat) oluşturulması süreci birbirine bağlı birçok faktörü barındırmaktadır. E-işletmelerin müşterilerin memnuniyetini sürekli olarak sağlamaları ve sürdürülebilir ilişkiler kurmaları için bu faktörlerin anlaşılması gerekmektedir. Bu araştırmada Türkiye'de çevrim içi alışveriş yapan müşterilere göre e-sadakate etki eden faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, Türkiye'de çevrim içi alışveriş yapan tüketiciler hakkında örnek oluşturmaktadır.Bu çalışma kapsamında, müşteri deneyimi, internet sitesinde sunulan hizmet ve müşteri ilişkileri, internet sitesinin tasarımı ve içeriği, güvenliği ve sosyal bağ ile elektronik sadakat arasındaki ilişkiler işletmeden müşteriye (B2C) pazarı dahilinde incelenmiştir. Sonuçlar sosyal bağ ve müşteri deneyiminin e-sadakati pozitif yönde etkilediğini göstemektedir. İnternetten alışveriş yapmak söz konusu olduğunda, internet sitesi tasarımı, içeriği, güvenlik ve müşteri hizmetleri müşteri tarafından bir bütün olarak algılanmaktadır. Çevrim içi alışverişte kişiselleştirilmiş uygulamaların artışının müşteriler tarafından olumlu karşılandığı, sosyal bağı kuvvetlendirdiği sonucuna varmak mümkündür. Müşterinin internetten alışveriş yaparken zorlanmaması, internetten alışveriş yapmanın zaman kazandırıcı bir etken olduğunu düşünmesi, daha ucuz seçeneklere ulaşabiliyor olması ve haz duygusu ise olumlu müşteri deneyimini oluşturmaktadır. Güven oluşturulması ise halen çok önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Elektronik Sadakat, Çevrim İçi Alışveriş, Çevrim İçi Müşteri Deneyimi, Sosyal Bağ, İnternet Sitesi Özellikleri

AlışverişElektronik pazarlamaElektronik ticaret+6
Işıl Övgü Okan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin danışma ilişkileri ile liderlik süreçlerinin sosyal ağ analizi ile incelenmesi

Araştırmanın amacı, danışma ağlarında önemli yer edinen liderlerin kimler olduğu ve bu aktörlerin hangi özellikleri ve güç kaynakları ile bu güce ulaştıklarını ortaya çıkarmaktır. Bu nedenle çalışma, çok boyutlu araştırmaya olanak sunan nitel araştırma yöntemlerinden çoklu durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Çalışma, okul müdürlerinin danışma ilişkilerinin nedenlerini, sorunların çözümünde etkililiği ve liderlik süreçlerini belirten kısmı olarak nitel, danışma ağının merkezilik, sıklık vd. yapısal özelliklerinin istatistiki analizini belirten yönüyle de nicel araştırma örneği olduğu söylenebilir. Çalışma grubu, Siirt il merkezinde ve merkeze bağlı köylerde görev yapan 38 ortaokul müdüründen oluşmaktadır. Ayrıca Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü veya il müdür yardımcılığı görevinde bulunan 13 yönetici çalışmaya pasif olarak dahil edilmiştir. Çalışmanın sosyal ağ analizine ilişkin verileri UCİNET 6 programında, nitel veriler de içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda okul müdürlerinin il yöneticilerine daha sık danıştıkları, sorunlara getirilen çözümler noktasında okul müdürlerinin mevkidaşlarından aldıkları tavsiyelerin ise daha etkili olduğu belirlenmiştir. Sosyal ağ analizi sonuçlarında okul müdürlerinin mevkidaşlarına danışma ağında öğrenim düzeyi ve sendika üyeliği değişkenlerinin danışma ilişkilerinde etkili oldukları görülmüştür. Öğrenim düzeyi ve sendika üyeliği değişkenleri aynı zamanda benzerliğin çekim gücünden etkilenmiş ve ilişkilerde anlamlı bir fark oluşturmuştur. Okul müdürlerinin genel danışma ağında ise okul müdürlerinin görev yaptıkları okulun bağlı olduğu birim ve bu okullardan sorumlu birim yönetici ilişkisinin danışma ağında etkili olduğu ve benzerliğin çekim gücünden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca okul müdürleri danışma ağının, bürokratik yapının oluşturduğu liderleri olduğu gibi birçok güçten beslenen çok yönlü liderleri de olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ışığında sosyal ağ analizi çalışmalarını destekleyici olanakların oluşturulması ve bu tür çalışmaların eğitim vizyon çalışmalarına eklenmesi, böylece okulların güçlü ve zayıf yönleri, gelişim fırsatları hakkında veri odaklı içgörüler elde edilmesi; okul içerisinde ya da öğretim sürecinde karşılaşılabilecek olumsuz durumlara müdahale edilebilmesi için okul içerisindeki danışma ağlarının incelenmesi, güç ve güç kaynaklarının dağılımının gözlemlenmesi; okullardaki danışma ağlarının yapısı ve bu ağlarda ortaya çıkan liderlerin özellikleri ve bunların okul kültürü ve öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin incelenmesi ve lisansüstü eğitimi teşvik edecek yeni yapılanmaların oluşturulması önerilmiştir.

Sosyal ağ analiziSosyal ağlarSosyal destek ağı+1
Mehmet Emin Ören
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal ağ bağımlılığı ve FoMo (Gelişmeleri kaçırma korkusu) ilişkisi: Yozgat Bozok Üniversitesi öğrencileri arasında bir alan araştırması

Bu çalışma, sosyal ağ bağımlılığı ile gelişmeleri kaçırma korkusu (FoMO) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Yozgat Bozok Üniversitesi öğrencileri üzerinde yapılan nicel analizler ile sosyal medya kullanım alışkanlıklarının psikososyal etkileri araştırılmıştır. Çalışmanın temel problemi, sosyal ağ kullanım alışkanlıkları ile psikolojik etkiler arasındaki etkileşim mekanizmasını ortaya koymaktır. Araştırmada nicel yöntem benimsenmiş olup veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Ölçüm araçları olarak Przybylski'nin FoMO ölçeği ve Karaca, Yıldırım ve Kulaksız'ın Sosyal Ağ Bağımlılığı Ölçeği tercih edilmiştir. 610 üniversite öğrencisinden elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş, betimsel istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri yardımıyla sosyal ağ bağımlılığı ile FoMO arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, FoMO ile sosyal ağ bağımlılığı arasında güçlü bir pozitif ilişki olduğunu göstermektedir. FoMO düzeyi arttıkça sosyal ağ kullanım süresi ve bağımlılık seviyesinde önemli bir artış gözlenmiştir. Özellikle sağlık bilimleri öğrencileri, diğer fakültelere kıyasla daha yüksek sosyal ağ bağımlılığı ve FoMO seviyelerine sahiptir. Ayrıca, kadın katılımcıların sosyal ağlarda daha fazla vakit geçirdiği belirlenirken, sosyal ağ bağımlılığının ve FoMO'nun üniversite öğrencileri üzerindeki psikolojik ve sosyal etkileri olduğu görülmüştür.

Gelişmeleri kaçırma korkusuSosyal ağlarSosyal medya+1
Şahin Tuğrul
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Dynamics of highly skilled emigration from Turkey after year 2000

Migration has been one of the important features of human communities in every period of history. Migration has been one of the important features of human communities in every period of history. Turkey has similarly had its share of historical changes. The industrial revolution and the increasingly important technology-oriented changes have caused migration dynamics to vary. The political, economic, demographic and social structure of Turkey after year 2000 offers a unique example from this perspective. It is observed that a culture of migration has emerged, nourished by historical changes in Turkey and global events, as well as individual and family decisions focused on economy, lifestyles, and opportunities. In this context, the influence of networks formed during and after migration is increasing day by day, surpassing and alleviating the negative effects of migration. In this study, Turkey's highly skilled human emigration will be examined from the perspective of anthropology and the change in migration dynamics and culture will be studied. First of all, existing migration theories in the literature and other potentially related theories will be examined in terms of highly skilled emigration. It will be determined to what extent wide spectrum of data obtained from open sources through digital ethnography supports these theories. In ethnographic interviews, individuals associated with the technology sector migrated to North America and Europe after year 2000 will be focused and examined. The reason for choosing this group is the assumption that migration dynamics of this group are also changing rapidly due to technological developments. As a result of the study, it is aimed to create a framework for understanding the change in migration dynamics of highly skilled Turkish emigrants.

Brain migrationTurkish diasporaDigital ethnography+3
Evrim Anıl Evirgen
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlı bireylerde yalnızlık, ölüm kaygısı ve sosyal ağlar arasındaki ilişki

Bu tanımlayıcı çalışmanın amacı toplum içerisinde yaşayan yaşlı bireylerde yalnızlık, ölüm kaygısı ve sosyal ağlar arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırma Ocak 2024-Mart 2024 tarihleri arasında, Yozgat ili merkezinde bulunan bir aile sağlığı merkezine bağlı 65 yaş ve üzeri evreni bilinen olasılıksız örnekleme yöntemi ile belirlenen 250 yaşlı birey ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Yaşlılar İçin Yaşlılar için Yalnızlık Ölçeği, Ölüm Kaygısı Ölçeği, Lubben Sosyal Ağ Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmaya dahil edilen yaşlı bireylerin yaş ortalaması 70,04±5,65 olduğu, %53,6'sının erkek, %76'sının evli, %47,2'sinin ilkokul mezunu, %97,2'sinin sosyal güvenceye sahip olduğu ve %50,8'inin gelir durumunu düşük olarak değerlendirdiği görülmüştür. Araştırmaya katılan yaşlı bireylerin yalnızlık puan ortalaması 6,94±5,21, ölüm kaygısı puan ortalaması 29,06±25,45 ve sosyal ağ puan ortalaması 31,36±10,46 olarak belirlenmiştir. Kadınlarda yalnızlık ve ölüm kaygısının daha fazla olduğu, bekar yaşlı bireylerin daha fazla yalnızlık yaşadığı, ilkokul mezunu yaşlı bireylerin daha fazla yalnızlık yaşadığı ve gelir düzeyi orta olan yaşlı bireylerin daha fazla sosyal ağa sahip olduğu belirlenmiştir. Yaşlı bireylerde yalnızlık ile ölüm kaygısı ölçeği puanı arasında pozitif ve orta düzey bir ilişki, yalnızlık ve sosyal ağ ölçeği puanı arasında negatif ve orta düzey bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Yaşlı bireylerde ölüm kaygısı ile sosyal ağ ölçeği puanı arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, arkadaş sosyal ağı ile ölümü düşünme ve tanıklık alt boyut puanları arasında negatif ve düşük düzey bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak yaşlı bireylerin yalnızlık düzeylerini ve ölüm kaygısını hafifletmeye yardımcı olabilecek, yaşlılar arasındaki sosyal bağları güçlendirmeye yönelik, toplum programları, sosyal etkinlikler ve nesiller arası etkileşimi teşvik eden eğitim ve müdahale programlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ölüm anksiyetesi, sosyal ağlar, yalnızlık, yaşlı birey

AnksiyeteSosyal ağlarYalnızlık+1
Fatma Zafer
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya araştırmalarının konusal analizi ve haritalandırılması (2000-2020)

Sosyal medya uygulamaları, bireylerin zaman ve mekândan bağımsız olarak birbirleriyle iletişim kurmasına ve etkileşimli olarak fikir ve düşünce paylaşmasına olanak tanımaktadır. Hayatın hemen her alanında kendisine yer bulan bu platformlar, bireyleri ve toplumları etkilemekte, aynı zamanda çok da hızlı değişmektedirler. Artan popülerliklerine paralel olarak bu platformlar, bilimsel çalışmalarda araştırma konusu olarak da çok farklı disiplinlerin ilgisini çekebilmektedirler. Bununla birlikte, sosyal medya ile ilgili araştırmaların sayısının da zaman içinde arttığı gözlenmektedir. Bu çalışma kapsamında, sosyal medya ile ilgili araştırmalarda hangi disiplinlerin öne çıktığı ortaya konularak disiplinlerarası benzerlik veya farklılıklar ile, potansiyel çalışma konularının belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla, belirlenen anahtar sözcüklerle Web of Science (WoS) Çekirdek Koleksiyonunda tarama yapılmış ve 2000-2020 yılları arasında yayımlanan sosyal medya ile ilgili araştırmalar tespit edilmiştir. Verilerin analize hazırlanması aşamasından sonra elde edilen veri seti 88.717 kayıttan oluşmaktadır. Farklı WoS kategorilerinde dizinlenen dergilerde yer alan sosyal medya ile ilgili yayınlarda kullanılan anahtar sözcükler VOSviewer aracılığı ile haritalandırılmıştır. Elde edilen bulgulardan, konuyla ilgili yayın sayısının 2010 yılından sonra ciddi bir artış göstermeye başladığı, en fazla yayının Bilgisayar Bilimleri (%34,4) araştırma alanında yapıldığı, son yıllarda öne çıkan anahtar sözcüklerin genelde duygu analizi, makine öğrenimi, doğal dil işleme gibi veri bilimini işaret eden yöntem ve uygulamalar çerçevesinde şekillendiği, yine son yıllarda kullanıcı tercih ve görüşlerinin analizine odaklanan çalışmalar bulunduğu anlaşılmıştır. Çalışmada ayrıca, toplam bağlantı gücü en yüksek sözcükler, WoS kategorilerine göre belirlenmiş ve bunların sıralaması Spearman korelasyon testi ile karşılaştırılmıştır. Buna göre, Teknoloji, Sosyal Bilimler ve, Yaşam Bilimleri ve Biyotıp kategorilerinin anahtar sözcükler açısından benzediği, Fizik Bilimleri kategorisinin ise diğerlerinden ayrıştığı görülmüştür. Çalışmanın bulguları ayrıca, Bilgibilim ve Kütüphane Bilimi araştırma alanının, Sosyal Bilimler kategorisinde konuyla ilgili en fazla yayın yapan onuncu, Teknoloji kategorisinde ise üçüncü araştırma alanı olduğunu ortaya koymuştur. Çalışma kapsamında öne çıkan anahtar sözcüklerin, konuyla ilgilenen araştırmacılara, değişen araştırma yönelimleri, sosyal medya ile ilgili potansiyel araştırma konuları ve farklı disiplinlerle kurulabilecek potansiyel ortaklıklar hakkında fikir verebileceği düşünülmektedir.

Anahtar kelimeBibliyometriHaritalama+3
Tuğba Ustaoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin sosyal sermayeye ilişkin görüşlerine yönelik fenomenolojik bir çalışma

Bu çalışmanın amacı, Ankara ilinde yer alan ortaokullarda görev yapmakta olan öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin sosyal sermayeye ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin sosyal sermayenin anlamına, unsurlarına, kişisel ve örgütsel katkılarına, okullarda geliştirilme sürecine, karşılaşılan zorluklara ve sosyal sermayenin geliştirilmesi için yapılabilecek çalışmalara ilişkin düşünceleri incelenmiştir. Araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Çankaya, Yenimahalle, Mamak, Altındağ, Etimesgut, Keçiören ve Sincan ilçelerinden maksimum çeşitlilik, ölçüt ve kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemleri ile belirlenen katılımcılar ile gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemi benimsenerek olgu bilim çalışması şeklinde desenlenen bu araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Ortaya çıkan bulgular doğrudan alıntılarla desteklenerek sunulmuştur. Araştırma sonucuna göre öğretmenler ve okul yöneticilerinin düşüncelerinde sosyal sermaye iş birliği, iletişim ve güven olgularıyla iç içe olan bir kavramdır. Katılımcılar sosyal sermayenin bileşenleri olarak güven, sosyal ağlar, faaliyetlere katılım, okuldaki normlar ve örgütsel bağlılığa vurgu yapmışlardır. Öğretmenler ve okul yöneticileri sosyal sermayenin varlığının öğretmenlerin okula ait hissetme durumunu, mesleki motivasyon ve gelişimini, akademik başarıyı, okulun atmosferini ve imajını olumlu yönde etkilediğini ifade etmişlerdir. Böylelikle sosyal sermayenin okulun verimli işleyişine katkı sağladığı belirtilmiştir. Sosyal sermayenin geliştirilmesinde öğretmenler arasındaki iletişimin iyi olmaması, okul idaresinin otoriter bir tutum içinde olması, iletişime kapalı olması ve velilerin eğitim-öğretim sürecinde pasif bir konumda olması gibi engellerle karşılaşıldığı ifade edilmiştir. Çalışmada, Ankara ilinde görev yapan öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin sosyal sermayeye ilişkin düşünceleri ortaya konularak okullarda sosyal sermayenin geliştirilmesine ilişkin önerilere yer verilmiştir.

Branş öğretmenleriGüvenNitel araştırma+7
Sevilay Çalışkanoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Arap Baharı: Ortadoğu'da sosyal medya destekli toplumsal hareketler – Tunus, Mısır ve Libya örnekleri

Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan ve Arap Baharı olarak nitelenen yeni toplumsal hareketlerin sona ermesinin üzerinden 12 yıllık bir süre geçmiş olmasına karşın, bu vaka küresel ilgi ve dikkati hala üzerinde toplamaktadır. Araştırma konusu ülkeler olan Tunus, Mısır ve Libya'da yeni toplumsal hareketlerin meydana gelişindeki sosyal medya rolünü anlamak ve açıklamak ise sosyolojik olarak önem taşımaktadır. Zira bu olaylar, benzer otoriter rejimlerin varlığını devam ettirdiği hemen her toplum için yeniden gündeme gelebilir. Castells'in (2012) "Ağ Toplumu Kuramı"nda değindiği, zaman ve mekânı aşan kullanıcıların içerik üreterek bağlantı kurduğu ve pratiklerini birleştirdiği platformlar şeklinde yapmış olduğu sosyal ağ tanımında yer aldığı üzere toplumsal etkileşimler sonucunda ortaya çıkan yeni toplumsal hareketlerin en çarpıcı örneklerinden biri olan Arap Baharı olayları, sosyal medyanın "Kaynak Seferberliği Kuramı" açısından değerlendirilmesinde de model bir sosyolojik vaka olmuştur. Bu araştırmada "Ağ Toplumu" ve "Kaynak Seferberliği Kuramları" bağlamında Tunus, Mısır ve Libya ülkelerinde meydana gelen yeni toplumsal hareketler, ilgili ülkelerdeki sosyal medya platformlarında protestolar süresince yapılan paylaşımlar ışığında nitel içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek Arap Baharı olarak nitelendirilen yeni toplumsal hareketlerin oluşması ve yaygınlaşması üzerindeki sosyal medya işlevi ortaya çıkarılmak istenmiştir.

Arap BaharıLibyaMısır+5
Tanzer Polat Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Algorithmic culture and data ethics

This thesis study examines how features of algorithms that run on social networks and on the Internet affect culture and society. Algorithm which was once mainly debated in Computer Sciences has now become a topic of everyday life discussions. Even though, algorithms did exist before, there are new discussions surrounding them about their societal and cultural impact, emerging from their technological capacities and their application on various areas of life. In this respect, the main interest of this research is to find out what makes algorithms a new concern, why they become a part of the debates in social sciences and how they become prominent in the flow and activities of daily life. In modern information societies, the works of culture are increasingly being handed to computational processes which is called as Algorithmic Culture (Striphas, 2015). It is thought that this change has created social, cultural and economic outcomes which are conceptualized as information diet, economy politics of algorithms and surveillance. In order to deal with cultural, social and economic problems emerging from attribution of culture's work to computational processes, this study suggests data ethics. In this regard, an ethics map is created including problems rising from data-driven algorithms and related data practices, features of algorithms and types of algorithms. The map has the purpose to conceptualize ethical problems and to discuss them with case studies empirically. The study suggests regulatory responses for the problems and aims to initiate an ethics discussion before the 'unethical' is stabilized.

AlgorithmsEthicsSocial networks+3
Derya Güçdemir
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Kültürü Dergisinde milli kimlik: Sosyal ağ analizi ve içerik analizine dayalı bir inceleme

Bu çalışma, Türk Kültürü dergisinin 1962-1980 döneminde yapılan yayınlarında, milli kimlik temasını yansıtan yazıların incelenmesini kapsamaktadır. Tezin amacı, "milli kimlik" kavramı perpsektifinde Türk Kültürü dergisinde yapılan yayınları inceleyerek, derginin yayın politikası ve yayın karakterini/kimliğini ortaya koymaktır. Çalışmada esas olarak, söz konusu derginin, belirlenen dönem ve konu evreninde yayınlanan 200'ün üzerinde makale, ayrıntılı bir tarama yöntemiyle seçilerek araştırma örneklemi haline getirilmiştir. Veriler ve yöntem bakımından araştırmada, yeni nesil bir metod olan sosyal ağ ve muhteva analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu metoda dayanarak, derginin belirlenen dönem kapsamında niceliksel olarak yazar ve kavram analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, milli kimlik perspektifinde Türk Kültürü dergisinin sık kullandığı kavram haritası göz önüne alınarak, başta belirlenen dergi materyalinin ayrıntılı incelemesinin, hangi konular ekseninde bir değerlendirmeye tâbi tutulacağı belirlenmiştir. Dergide, milli kimlik perspektifini yansıtan yazılarıyla öne çıkan yazarların makaleleri incelenmiş ve bu doğrultuda derginin yayın karakteri ve politikası tahlil edilmiştir. Bu bakımdan araştırma, yeni bir yöntem olan ağ analizi metodu ve klasik tasnif ve değerlendirme yönteminin kombinasyonu interdisipliner bir çalışma ile Türk Kültürü dergisinin yayın kimliğini ortaya koymaya odaklanmıştır. Muhteva analizinde ortaya çıkan kavramlardan hareketle, milli kimlik perspektifinde öne çıkan kavram ve konular temelde üç ana başlık altında değerlendirilmiştir: Milli Kimliğin Toplumsal Tabanı, Milli Kimliğin Mimarı ve İnşaa Araçları, Milli Kimliğin Asli Unsuru: Milli Dil. Bu doğrultuda yazılan makalelerden örnek pasajlar verilerek ilgili konuya yönelik derginin yaklaşımı genel bir çerçevede değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, daha uzun bir dönemi kapsayan bir araştırma ile genişletilmesi gerektiği düşünülen şu temel bulgu elde edilmiştir: Türk Kültürü dergisi yazılarında milliyetçiliğin hâkim olduğu bir kimlik imgesi görülmektedir. Dil, tarih ve kültür bağlarından oluşan milliyetçilik, derginin kimlik algısının en dikkat çeken yanıdır. Yazılar genel olarak dil, kültür ve bu ikisiyle ilişkili bir tarihi arka planı konu almaktadır. Anahtar Sözcükler: TKAE, Türk Kültürü Dergisi, Milli Kimlik, Sosyal Ağ ve Muhteva Analizi, Kaynakça Info, Milli Dil, Basın

AnalizAtıf dizinleriMilli kimlik+7
Ahmet Feyzi Gül
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrencilerin interneti oyun ve sosyal ağ amaçlı kullanmaları ile akademik başarılarının arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı ortaöğretim kurumuna devam eden öğrencilerinin internet kullanım eğilimleri ile akademik başarılarının arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın amacı doğrultusunda anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2013-2014 Eğitim Öğretim yılı içinde; İstanbul İstanbul Anadolu yakasında bulunan devlet ve özel liselerine (Anadolu, İmam Hatip, Anadolu İmam Hatip, Meslek, Sağlık Meslek, vb.) devam eden tesadüfü yöntemle seçilecek 283 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada uygulamalar başlamadan önce katılımcı öğrencilere çalışma ve uygulanacak ölçekler hakkında genel bilgiler verilmiştir. Araştırmada elde edilecek veriler SPSS-16 Bilgisayar-İstatistik paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre akademik başarı ile sosyal ağ ve internet oyunları arasındaki ilişkide, akademik başarıyı yansıtan öğrencilerin karne notları ile sosyal ağ ve internet oyunları arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin internet kullanım eğilimleri artış gösterdikçe akademik başarıları düşüş göstermektedir.

Akademik başarıAkademik başarıLise öğrencileri+7
Birsen Kar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetiminde sosyal medya: Karşılaştırmalı örnek olay incelemesi

Krizler aniden ortaya çıkabilen ve doğru yönetilmediği takdirde kurumların var olan düzenini bozabilen hatta hayatını tehlikeye sokabilen yıpratıcı ve yıkıcı özellik taşıyan olaylardır. İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte tüm kullanıcıların duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edilebildiği, paylaşılan bir içeriğin milyonlarca kişi tarafından görüntülenebildiği sosyal medya mecralarında krizler etkisini daha şiddetli göstermekte ve daha hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Bu sosyal medyanın hızlı ve interaktif yapısına uygun bir kriz yönetimini gerektirmektedir. Doğru yürütülen bir kriz yönetim süreci kurumun kriz nedeniyle oluşan olumsuz imajını düzeltebilir hatta olumlu yönde değiştirebilmektedir. Bu doğrultuda Kullanıcıların kurumlar ve ürünleri hakkında yaptıkları yorumları, tutumları ve tercihleri özgürce ifade edebildiği sosyal medya mecralarında yürütülecek kriz yönetimi, kriz yönetim stratejileri kapsamında doğru ve şeffaf bilgilerin sosyal medya içerisindeki akışın etkili biçimde sağlanmasıyla mümkün olmaktadır. Kurumların sosyal medya içinde aktif olarak var olması, sosyal medya için bir kriz yönetim planı oluşturması ve kendisi hakkında kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin takibi sosyal medyada ortaya çıkabilecek bir krizi engellemelerine imkan verebilmekte, krizin ortaya çıktığı durumlarda ise bu krize hazırlıklı olmalarını sağlamaktadır. Sosyal medya içerisinde kriz yönetimi ve kriz iletişim faaliyetleri kullanıcılara ulaşma, kullanıcıların algısını değiştirme ve krizin yarattığı olumsuz imajı ortadan kaldırma konusunda büyük önem arz etmektedir. Bu durum kurumların sosyal medyaya özgü bir kriz yönetim faaliyeti gerçekleştirmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada kriz yönetimi faaliyetlerinin sosyal medya içerisinde nasıl yürütülmesi gerektiği ve sosyal medya kriz yönetiminde nasıl başarılı sonuçlar alınabileceği sorusuna yanıt aranmıştır. Bu doğrultuda birinci bölümde kriz ve kriz yönetimi kavramı ele alınmıştır. İkinci bölümde sosyal medya kavramıyla bu kavramın ortaya çıkışı ve günümüzdeki durumu belirtilmiş, sosyal medyada kriz yönetiminin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise sosyal medya içerisinde yaşanan iki kriz detaylı biçimde incelenmiş, bu iki kriz karşılaştırılarak kriz yönetiminin doğru ve yanlış uygulamalarında ortaya çıkan sonuçlar ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: kriz yönetimi, sosyal ağlar, sosyal medya, sosyal medyada kriz yönetimi.

Kriz yönetimiSosyal ağlarSosyal medya
Caner Kayış
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyal ağları kullanım durumları

Teknolojinin hızla gelişimi eğitim ortamlarının da farklılaşmasına ve birçok yeni araç ve yöntemin ortaya çıkmasına imkân sağlamaktadır. Web 1.0 ortamlarından Web 2.0 ortamlarına geçilmesiyle birlikte sosyal ağlar ortaya çıkmış ve sosyal ağların eğitim ortamlarında kullanılması bir seçenek olarak ortaya çıkmıştır. Bu araştırma, öğretmenlerin eğitsel sosyal ağ kullanma durumlarını iletişim, işbirliği ve kaynak/materyal kullanımı açılarından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma modeli olarak tarama metodu kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul Eyüp ilçesinde görev yapan ve rastgele seçilen okulların öğretmenleri oluşturmaktadır. Öğretmenlerin eğitimde sosyal ağ sitelerini kullanımı ile ilgili veriler "Sosyal ağ siteleri kullanım anketi" ve Mazman (2009) tarafından geliştirilen "Facebook eğitsel kullanım ölçeği" ile elde edilmiştir. 257 öğretmen araştırmaya katılmış, sosyal ağ kullanan 213 öğretmenin verileri analiz edilmiştir. Verilerin normalliğini sınamak için Kolmogorov Smirnov-Z Testi uygulanmıştır. Veriler; frekans dağılımları, Bağımsız Örneklem t-Testi, Mann Whitney U, One-Way Anova (Tek Yönlü Varyans Analizi) ve Kruskal Wallis testi ile SPSS 21 paket programında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; öğretmenlerin cinsiyetlerine, branşlarına, öğrenim durumlarına, çalışılan kurum türüne sosyal ağların eğitsel kullanımı açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin yaşlarına göre Facebook' un eğitsel kullanımına ilişkin alt faktörlerden "işbirliğinde" anlamlı farklılık bulunmuştur. Kurumlarına ait sosyal ağlarda grupları olan, sosyal ağların eğitimde etkin kullanılacağını ve kaliteyi arttıracağını düşünen öğretmenlerin sosyal ağları eğitsel anlamda kullanım konusunda görüşleri daha olumludur. Öğretmenlerin sosyal ağlara giriş sıklığı ve sosyal ağlarda kalınan süre arttığında sosyal ağları eğitsel anlamda kullanımı ve iletişim konusunda görüşlerinin daha olumlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Facebook' un eğitsel kullanımına ilişkin ve alt faktörler olan "iletişim", "işbirliği" ve "kaynak/materyal paylaşımı" açısından öğretmen görüşlerinin de olumlu olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal ağ, Eğitsel Sosyal Ağ, Facebook

FacebookSosyal ağlarÖğretmenler+1
Ahmet Çetintaş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

An evaluation of the role of using facebook on language learning among EFL university student

Nowadays, social networking sites are becoming popular throughout the world and have been quite popular among various age group users particularly the young users but small number of researches have been done, especially in Iraq, on how much these websites can contribute to language learning and teaching though they seem to offer plenty of opportunities. This study provides insight into EFL students' opinions and attitudes of participating in activities through Facebook for language learning. Therefore, it aims at examining students' views about the online learning atmosphere after having an eight-week course using Facebook, and to find the role of Facebook in language learning. In addition, the study discusses the overall effects and possible uses for Facebook in the field of foreign language learning and teaching. Forty-six students at the English Department, School of Languages from University of Garmian in the academic year (2015-2016) participated as the sample in this study. They were third year University students in northern Iraq, who voluntarily joined a closed Facebook group. This study used a one-group pretest-posttest design to examine its research questions. A questionnaire form using a 5-point Likert scale was used for both tests with research tasks based on any tasks and lessons to improve English language skills. The results indicated that there is a significant difference between participants' attitudes before and after the course and it showed positive attitudes toward most activities for language learning following the completion of the study compared to prior opinions. In the pre-test, the majority of participants considered Facebook to be generally useful because through this network, they can communicate and share knowledge. After the online course, most students indicated that, Facebook has high possibilities for being used as an effective formal educational tool. Furthermore, the posttest revealed that students' positive attitudes toward the usefulness of social networks increased under the influence of research tasks and activities. Finally, this study confirmed that every participant considered Facebook to be highly effective and potential educational tool, especially for improving language knowledge and performance in various online activities.

Computer assisted language educationFacebookSocial networks+5
Mohammed Salıh Ahmed Al Jaf
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The use of social network websites for retaining customers in Turkish companies

This study identifies Turkish companies perceptions towards retaining customers by using Social network websites. This exploratory research utilized qualitative research method semi-structured in-depth interview in order to achieve more detailed information in terms of Turkish companies. In the beginning of the study theories related to Social network websites, customer trust, customer loyalty, brand awareness and previous researches related to topic is described. Major findings in four Turkish companies show that usage of Social network websites in a proper way could lead the company to increase customer trust, to develop brand awareness and make the current customers loyal to the company. The websites Facebook, Twitter, Instagram, LinkedIn and recently applications Whatsapp and Telegram help companies a lot for this purpose. Photos, videos and promotional advertisements are creating most user engagement in Turkish companies and they are doing different activities through Social network websites, like finding potential customers, using news channel in their own Social network websites, marketing promotions, customer feedback by messages and comments, doing brand management, increasing customer satisfaction. All these activities and including usage of Social network websites for addressing customer problems, usage of hashtag marketing and competing with their opponents by using Social network websites leads companies to gain customer trust, to do brand awareness, to make them loyal to companies which at the end results with customer retention.

Customer loyaltySocial networksTechnology+7
Ilgar Asgarli
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal ağlarda pazarlama – fırsatlar riskler L'oreal Paris markası örneğiyle, Türkiye'deki sosyal medya kanallarının kurumsal varlık üzerindeki etki uygulama analizi

Milenyumla birlikte kullanıcı sayısı her geçen gün artan sosyal medya mecraları şirketlerin pazarlama stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Semantik web ve veri madenciliği üzerine kurulan yeni sosyal medya mecraları, başarılarını kullanıcılarını çok iyi tanıyor olmasına ve kullanıcıların ilgi alanlarını çok iyi tespit ediyor olmasına borçludur. Neredeyse dünyanın üçte birinin sosyal medya mecralarında her gün aktif olarak gezdiği bilinmektedir. Böylesine aktif olarak kullanılan mecraların markalar tarafından kullanılması kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Markaların sosyal medya mecralarında bulunmasının en net sebebi; kar oranlarını artırmak istemeleridir. Kısacası kullanıcılar üzerinden kazanç sağlayabilmektir. Markaların kullanıcılar ile olan iletişimine değinmiş olduğumuz bu çalışmada, şirketlerin müşterileri ile olan sosyal medya iletişimi stratejilerine ve müşterilerine sosyal mecralarda dokunmalarına değinilmiştir. L'oreal Paris kozmetik dünyasının önde gelen şirketlerinden birisidir. Kozmetik ürünlerinin sosyal medya mecraları üzerinden pazarlanmasına detaylı olarak değinilen bu çalışmada, ilgili markanın sosyal medya kanallarının strateji ve kısmi içerik analizine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Ağlarda Pazarlama, Sosyal Medya Kanalları, Sosyal Medya Stratejileri

Kozmetik sektörüKurumsal stratejiKurumsal yatırımcılar+6
Keramettin El
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya bağlamında internet ve sosyal medya bağımlılığı

İnternet kullanımı günümüzün vazgeçilmez alışkanlıklarından biri olmakla birlikte gündelik hayatı, çevre, aile ortamı, iş ve eğitim hayatımız gibi birçok alanda sosyal yaşamımızı oldukça kolaylaştıran bir olgu haline gelmiştir. İnternet hızlı iletişim ve etkileşim sağlayarak bilgiye kısa sürede ulaşma gibi birçok avantaj sağlamanın yanı sıra bilinçli kullanılmadığı takdirde toplumsal ve psikolojik birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir. Bu araştırmada, özellikle üniversite gençleri arasında internet ve sosyal medya bağımlılığının tanımı, bağımlılık düzeyleri incelenmiştir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin internet ve sosyal medya bağımlılık düzeylerini belirlemek amacıyla yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre katılımcıların tamamı internet kullanmakta %99,3'ü ise sosyal medya kullanmaktadır. Üniversite öğrencilerinin internet ve sosyal medya bağımlılıkları incelendiğinde, öğrencilerin %21,8'inin internet ve sosyal medya bağımlısı oldukları görülmektedir. Bunun yanı sıra öğrencilerin %56,5'inin internet bağımlılığı riski taşıdığı ve bağımlılıklarının eşik düzeyinde olması dikkat çekmektedir. Benzer şekilde öğrencilerin %58,6'sının sosyal medya bağımlılığı riski taşıdığı ve bağımlılıklarının eşik düzeyinde olması dikkat çeken diğer unsurdur. Anahtar Kelime: İnternet, İnternet Bağımlılığı, Sosyal Medya Bağımlılığı

BağımlılıkMedyaSosyal ağlar+4
Ferya Karadayı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Urban spaces and contentious action in the Syrian cities

Despite the great momentum of the Syrian revolutions, big cities in Syria like Damascus and Aleppo- unlike the situation in Tunisia or Egypt- appeared to be pushed aside from the revolutionary scene. Despite the fact that the uprising in Syria was inspired by the events in the broader Arab world, the revolutionary action differed in its tactics of mobilization and in its spatial nature right from the beginning. The big blanket thrown by the term "Arab spring" at the beginning, led to overlooking or downplaying many factors. However, it is because of this framing many themes and features were contrasted and compared for analysis or theory building, such as state structures, or armies' structures even sometimes overlooking the urban divergence. In the literature on Syria, the ongoing upheaval and the militarized complexities has seized the most attention. Less attention has been given to the onset of the revolution, particularly to the social fabric in relation to the urban fabric and the logics of action of the different urban settings that varied internally and also in comparison to the broader Arab spring scene. By mapping space, forces and contention in the four main cities in Syria (Damascus, Aleppo, Homs and Hama), this study examines the social networks of the different settings and their place mainly in relation to other settings in order to interpret the logics of action at the onset of the revolution of the different urban settings in the Syrian cities. Keywords: Urban settings, Contentious action, Mobilization; Space, Networks.

CitiesUrban areasUrban space+5
Lına Shamy
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal ağların sorunlu kullanımı: Nicel ve nitel inceleme

Sosyal ağların işlevsel olmayan kullanımının bilişsel, duygusal ve sosyal düzeyde birtakım sınırlılıklarla ilişkili olabileceği ifade edilmiştir. Davranışsal bağımlılıklarla ilişkili I-PACE modeline göre yüksek düzeyde dürtüsellik, anksiyete, depresyon ve aşerme yaşayanlarda sosyal ağların sorunlu kullanımının gelişme olasılığı bulunduğu bildirilmiştir. Araştırmanın amacı sosyal ağların sorunlu kullanımıyla depresyon, anksiyete, dürtüsellik, yaşantısal kaçınma ve aşerme arasındaki ilişki örüntüsünün incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler kullanılmıştır. On sekiz ve kırk beş yaş aralığında bin yüz kırk katılımcı araştırma grubunda yer almıştır. Depresyon, anksiyete ve dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı arasındaki ilişkide aşermenin aracı rolü; yaşantısal kaçınmanın düzenleyici rolü incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları göstermiştir ki (1) anksiyete ve motor dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı ilişkisinde aşermenin aracı rolü bulunurken; depresyon, plan yapmama ve dikkatle ilişkili dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı ilişkisinde aşermenin aracı rolü gözlenmemiştir. (2) Depresyon ile sosyal ağların sorunlu kullanımı ilişkisinde yaşantısal kaçınmanın düzenleyici rolü gözlenirken; anksiyete, plan yapmama, motor dürtüsellik ve dikkatle ilişkili dürtüsellik ile sosyal ağların sorunlu kullanımı arasındaki ilişkide yaşantısal kaçınmanın düzenleyici rolü bulunamamıştır. (3) Nitel yöntem sonuçlarında sosyal ağları sorunlu düzeyde kullananların sosyal ağlarla ilişkili zihinsel uğraş, duygudurum değişikliği, tolerans, yoksunluk, çatışma, başarısız bırakma girişimi ve sosyal ağlara yönelik aşerme yaşadıkları değerlendirilmiştir. Ayrıca gelişmeleri/fırsatları kaçırma korkusu, ketleme kontrol güçlüğü, ipucu reaktivitesi, yadsıma/inkâr, dikkat dağıtma/bastırma, duygudurum düzenleyememe, olumsuz duygulanım, davranışsal kaçınma ve bağımlılık süreçlerinin yaşanıldığı sonucuna varılmıştır. Sosyal ağların sorunlu kullanımının psikososyal incelenmesi ve tedavisinde depresyon, anksiyete, motor dürtüsellik, yaşantısal kaçınma; sosyal ağlarla ilişkili zihinsel uğraş, duygudurum değişikliği, tolerans, yoksunluk, çatışma, başarısız bırakma girişimleri ve sosyal ağlara yönelik aşerme süreçlerinin değerlendirilmesi önerilmiştir.

AnksiyeteBağımlılıkDepresyon+2
Fatih Ordu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyanın gelişimi ve toplumda sosyal medya kullanım alışkanlıkları: Erbil Salahaddin Üniversitesi örneği

Sosyal medya, çağımızın yeni teknolojik buluşlarından olup bilgi paylaşımının yapıldığı dijital bir platformdur. Medyayı klasik kalıbından çıkararak başka bir boyuta taşımıştır. Kürt medyası da bu yeni nesil teknolojiden faydalanmış ve dünya sosyal medya platformunda yerini almıştır. Sosyal medya ve araçlarının gelişimi toplumları etkileyerek, birey ve kitleler arasındaki etkileşimin sağlanmasında rol oynamıştır. Bu durum araştırmacının dikkatini çekmiş, sosyal medyanın gerçekliği, özellikleri ve toplumda kullanım alışkanlığının bilimsel bir yöntemle araştırılarak sonuçlarının ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Irak Kürdistan Bölgesi'nde sosyal medya kullanımının birçok alanda yoğunluk kazanması, toplumsal gelişimi tetikleme konusunda etkili olmuştur. Kullanılan sosyal ağlar daha çok çevre edinmek ve yeni arkadaşlıklar kurmak amaçlıdır. Kürdistan Bölgesinde her yaş aralığında yer alan kişiler sosyal medya ve ağlarını herhangi bir teknolojik cihazla internet üzerinden kullanabilmektedir. Kitlelerde bağımlılık yaratan ve bireylerde kullanım alışkınlığına sebep olan bu ağların farklı etkileri de vardır. Sosyal medya kişinin; sosyal, siyasal, kültürel ve düşünsel yapısını etkilemektedir. Sadece vakit geçirmek ve eğlence mekânı olarak kullanılmayan sosyal medyada kişiler arası bilgi aktarımı yapılabiliniyor, bireyler örgütlenebiliyor ve yeni kültürlerle tanışabiliyorlar. Bu anlamda toplum bireylerinin hayatına doğrudan giren sosyal medya, bireyin eğitsel dünyasına da etki edebiliyor. Bu çalışma, Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti sınırları içinde yer alan Salahaddin Üniversitesi'nde okuyan 750 öğrenci'nin sosyal medyanın gelişimi ve toplumda sosyal medya kullanım alışkanlıkları konusunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, kavramsal ve kuramsal çerçeveyi içerirken, ikinci bölümde, araştırmanın amacı, önemi, problemleri, evren ve örneklem seçimi ile veri toplama tekniklerine yönelik bir çerçeve bulunmaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise sahada elde edilen bulguların analizini içermektedir.

FacebookIrak-ErbilSosyal ağlar+5
Barham Hasan Mustafa Mustafa
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerin kurumsal sosyal medya kullanımları üzerine bir araştırma: İzmir'deki ilçe belediyeler üzerine bir inceleme

Günümüzde belediyeler kurumsal amaç doğrultusunda sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanmaktadır. Kurumsal sosyal medya hesaplarında yapmış oldukları paylaşımlar ile vatandaşları arasında iki yönlü iletişim gerçekleştirmektedir. Kurumsal sosyal medya hesapları ile beraber halkla ilişkiler faaliyetlerini vatandaşlara duyurulmaktadır. En fazla kullanılan sosyal medya araçlarından olan Instagram, Facebook ve Twitter sosyal medya ağlarından vatandaşlara gönderi paylaşımı yapılmaktadır. Bu çalışmada nicel araştırma yönteminden faydalanılarak 01.01.2020-30.06.2020 tarihleri arasında Aliağa Belediyesi, Bayındır Belediyesi, Narlıdere Belediyesi ve Tire Belediyesi'nin kurumsal Instagram, Facebook ve Twitter hesaplarında yer alan paylaşımların içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma sonucunda ilgili belediyelerin kurumsal sosyal medya hesap kullanımları amaç bakımından birbiriyle benzerlik göstermesine karşın ilgili belediyelerin kurumsal Instagram, Facebook ve Twitter hesaplarına eşit derecede önem göstermedikleri belirlenmiştir. İlgili belediyelerin içerik türleri bakımından ve gönderi türü bakımından farklılaştıkları tespit edilmiştir. Vatandaşlarla etkileşimleri bakımından ise ilgili belediyelerin yetersiz kaldıkları ortaya çıkmıştır.

BelediyelerFacebookHalkla ilişkiler+6
Ferdi Bayoğlu
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye adresli yayınların altmetric dikkat skorları açısından değerlendirilmesi

Bilimsel iletişimdeki dijitale göç hareketiyle akademik yayınların bıraktıkları izler, yeni nesil yöntemlerle takip ve analiz edilebilmektedir. Dijital dünyadaki bilimsel ürünlerin, yine bu ortamlardaki etkilerini ölçmek için altmetrik ölçevlerden yararlanılmaya başlanmıştır. Altmetriler, topladıkları nicel (tweet sayısı vb.) ve nitel (tweet içeriği vb.) verilerle çevrimiçi yaşam döngüsüne sahip bilimsel ürün türleri ve akademik yayın süreçleri için etkiyi, dikkati veya ilgiyi ölçmeye çalışan araçlardır. Bu çalışmanın amacı, altmetrilerin kavramsal arka planını güçlendirerek literatüre katkı sağlamak ve altmetrik verilere sahip Türkiye adresli yayınların büyük resmini çizmeye çalışmaktır. Bu bağlamda, 1953-2021 yılları arasında yayımlanan, Altmetric dikkat skoru (Altmetric attention score-AAS) birden büyük Türkiye adresli 49.487 bilimsel yayın, türlerine, tarihlerine, Altmetric dikkat skorlarına ve Altmetric.com veri kaynaklarına göre değerlendirilmiştir. Araştırma soruları çerçevesinde, yayınların Altmetric dikkat skorlarının; disiplin, erişim durumu ve türüyle kurumlararası işbirliği türü açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği, kurumlararası işbirliği sayısıyla anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı analiz edilmiştir. On üç Altmetric.com veri kaynağı içerisinden Twitter, literatürdeki sonuçlara benzer şekilde, bilimsel ürünlerle ilgili en çok paylaşım yapılan sosyal ağ platformu olmuştur. İkinci sırada ise patentlerin bulunması, literatürdeki çalışmalardan ayrılan farklı bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Yayınlara disiplinleri açısından bakıldığında, literatürdeki sonuçlara benzer şekilde tıp ve sağlık bilimlerinin yayın sayısı ve Altmetric dikkat skorları açısından ön sırada olduğu; insani bilimlerdeki yayınların yüksek, mühendisliktekilerin ise düşük Altmetric dikkat skorları sergilediği tespit edilmiştir. Açık erişimli yayınların (%42) Altmetric dikkat skorlarının, açık erişimli olmayanlarınkine göre daha yüksek olduğu; uluslararası yayınların (%39) Altmetric dikkat skorlarının ise ulusal yayınlarınkinden daha yüksek çıktığı saptanmıştır. Kurumlararası en fazla işbirliği sayısına sahip Türkiye adresli kurumun Hacettepe Üniversitesi olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, çok disiplinli, açık erişimli, uluslararası ve kurumlararası işbirliği sayısı yüksek yayınların Altmetric dikkat skorlarıyla öne çıktığı görülmüştür. Altmetrilerin uygulamada neyi ölçtüğünü, anlamlı sonuçlar verip vermediğini ve daha önce keşfedilemeyen hangi örüntüleri ortaya çıkardığını bulabilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Akademik iletişimAkademik çalışmalarAltmetrik+6
Elçin Ziya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Irak medyasının COVID-19 salgınıyla yüzleşmedeki rolü

Medya, Covid-19 virüsü salgınına karşı sağlık bilincinin gelişimini şekillendiren güçlü bir etkendir; Bu koşullar altında yeni medyanın temel etkilerini belirleme girişiminde teknolojik dönüşümlerin (radyo, YouTube, televizyon, İnternet ve cep telefonları gibi) adımlarını yakından takip eden artan araştırma hacmi ile yeni medya yanlış bilgi aktarabilir mi? Esnek stratejilerden veya gerçeklerinden kaynaklanan nedenlerden yararlanmak mümkün mü? Bunlar, Covıd-19'un yayılmasıyla mücadele için küresel sağlık kuruluşları tarafından önerilen güvenlik önlemlerine halkın bağlılığını artırıyor mu? Olumlu sağlık tutumlarını ve önleyici tedbirlere uyumu teşvik etmek için uyarlanabilir tepkileri nasıl geliştirebilirler? Medya kavramı, sağlık bilinci kavramı ve yeni Korona virüsü 2019 kavramı hakkında daha önce önerilen ve sunulan fikirler ışığında, çalışmanın sorunu aşağıdaki problemler ortaya konarak tespit edilebilir: (Covid-19) virüsünün Irak'ta yayılması ışığında, medyanın sağlık bilincini geliştirme ve küresel sağlık krizleriyle mücadeledeki olumlu rolünü tahmin etmek mümkün müdür? Çalışma, Covid-19 virüsünün yayılması ışığında medyanın rolüne ilişkin farkındalık düzeyini şu yollarla araştırmayı amaçlamaktadır: • Medyanın Covid-19 virüsünün tehlikeleri konusunda farkındalık yaratmaya katkısının kapsamına ışık tutmak. • Irak'taki virüs risklerinin farkındalık derecelerinde cinsiyet değişkenine ilişkin farklılıkları ortaya çıkarmak. • Değişkenlerin kavramlarını ve prosedürel tanımlarını tanımlayın • Çalışmada aşağıda sonuçlara varıldı • Irak'ta Covid-19'u önlemenin tehlikeleri ve yöntemleri hakkında kamuoyunu bilinçlendirmede çeşitli medya kuruluşlarının aktif bir rolü var. • Irak uydu kanalları, kitleleri eğitmek için uzmanlarla yapılan konuşma programları aracılığıyla sağlık bilincini yaymaya çalıştı. • Sosyal ağ siteleri, bu yollarla başa çıkma kapasiteleri nedeniyle geniş kamu bilincinde aktif bir role sahipti.

COVID 19IrakMedya+5
Shıfaa Salam Hameed
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Genç yetişkinlerde sosyal onay ihtiyacı, beden memnuniyeti ve sosyal medya kullanım amaçlarının sosyal medya bağımlılığı ile ilişkisi

Çalışmada genç yetişkinlerde sosyal onay ihtiyacı, beden memnuniyeti ve sosyal medya kullanım amaçlarının sosyal medya bağımlılığı ile ilişkisi incelenmektedir. İstanbul'da yaşayan 20-35 yaş arası genç yetişkin "rastgele" seçilmiştir. Verilere "Google Form" aracılığıyla ulaşılmıştır, gönüllülük esas alınmıştır. Bireylerin kişisel verilerini elde etmek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", sosyal onay ihtiyacı düzeylerini öğrenmek amacıyla "Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği", beden memnuniyeti düzeylerini elde etmek amacıyla "Beden Memnuniyeti Ölçeği", sosyal medya kullanım amaçları ile ilgili verileri elde etmek amacıyla "Sosyal Ağların Kullanım Amaçları Ölçeği" ve bireylerin sosyal medya bağımlılık düzeylerini öğrenmek amacıyla "Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; sosyal onay ihtiyacı alt boyutu olan "olumlu izlenim bırakma" alt boyutunda cinsiyete göre anlamlı bir farklılık görülmüştür. Kadınların "olumlu izlenim bırakma" puanları erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur. Beden memnuniyeti ve alt boyutlarından olan "genel beden memnuniyeti" düzeylerinde kişilerin medeni durumlarına göre anlamlı bir farklılık görülmüştür. İlişkisi olanların beden memnuniyeti ve "genel beden memnuniyeti" puanları bekar olanlara göre daha yüksek çıkmıştır. Yine beden memnuniyeti alt boyutlarından olan "beden imajına yatırım" puanlarında kadın ve erkek arasında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Erkeklerin beden imajına yatırım puanları kadınlarınkinden daha yüksek bulunmuştur. Sosyal medya kullanım amaçları alt boyutu olan "eğlencenin" yaşa göre anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. "20- 25" yaş aralığında olan bireyler "26-35" yaş aralığında olan bireylere göre sosyal medyayı eğlence amaçlı daha çok kullanmaktadır. Yine alt boyutlardan olan "iletişim başlatma" katılımcıların medeni durumlarına göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Buna göre bekar olanlar ilişkisi olanlara göre sosyal medyayı "iletişim başlatma" amaçlı daha çok kullanmaktadır. Yine araştırma sonuçlarına bakıldığında sosyal onay ihtiyacı, beden memnuniyeti, sosyal medya kullanım amaçlarının sosyal medya bağımlılığı üzerindeki etkisine yönelik kurulan model anlamlı olduğu görülmüştür. Buna göre, araştırmaya ait "bağımsız değişkenler" bir bütün olarak sosyal medya bağımlılığını yordamakta, araştırmanın bağımsız değişkenleri sosyal medya bağımlılığı varyansının %20'sini açıklamaktadır. Sosyal medya bağımlılığı ile sosyal onay ihtiyacı arasındaki ilişki incelendiğinde; toplam puan ile başkalarına karşı duyarlılık, sosyal geri çekilme ve olumlu izlenim bırakma boyutları arasında "pozitif yönde ve anlamlı düzeyde" ilişki belirlenmiştir. Sosyal medya bağımlılığı ile beden memnuniyeti arasındaki ilişki incelendiğinde; toplam puan ile beden imajına yatırım ve genel beden memnuniyeti boyutları arasında "negatif yönde ve anlamlı düzeyde" ilişki belirlenmiştir Anahtar Kelimeler: Sosyal Onay İhtiyacı, Beden Memnuniyeti, Sosyal Medya Bağımlılığı, Sosyal Ağların Kullanım Amaçları, Beden İmgesi, Beden İmajı.

BağımlılıkBeden imajıBeden memnuniyeti+7
Hüsna Kaytanoğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00

Related subjects