Sosyal bilgiler

491 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre incelenmesi

Bu araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre farklılaşmasını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir. Araştırma verileri Aydın, Muğla ve Denizli illerinde bulunan devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde okuyan sosyal bilgiler öğretmenliği bölümü 220 öğrenci üzerinden toplanmıştır. Verilerin toplanmasında kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Uygun ve diğerleri (2010) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Duyarlılık Ölçeği (ÖMYDÖ)" ve Özsoy ile Yıldız (2013) çalışmasından alınan "A Tipi ve B Tipi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testinden; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testinden yararlanılmıştır. Ayrıca TUKEY testi ve Pearson Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının cinsiyet, yaşantılarını geçirdikleri yer, öğretmenlik mesleğini tercih etme sırası, genel not ortalamaları ve kişilik tiplerine göre gruplar arasında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılık ile kişilik tipleri arasında ise anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler öğretmen adayları, öğretmenlik mesleği, kişilik, mesleki duyarlılık

Aday öğretmenlerDuyarlılıkKişilik tiplemeleri+5
Emrah Kalan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretimi alanında değer eğitimi konulu yüksek lisans tezlerinin incelenmesi

Günümüzün teknolojik gelişmeleri, bilginin yayılma hızını arttırırken, bununla birlikte yeni kültür popülasyonlarını da beraberinde getirmektedir. Toplumların kendilerine özgü kültürü ve bu kültür içerisinde yer alan değerleri vardır. Bu değerlerin oluşması ve toplum tarafından benimsenmesi yüzyılları bulabilir. Değerler oluştuktan sonra insanlar bunları yaşatmaya ve gelecek nesillere bu değerleri kazandırmayı amaç edinirler. Bu amaç doğrultusunda gerek formal gerekse informal olarak bu değerler nesilden nesile bir süreç olarak aktarılmaya devam eder. Değer kazandırma süreci formal olarak okullarda gerek programlar içerisinde gerekse örtük program şeklinde ve değerler eğitimi adı altında okutulmaya başlanmıştır. Değerler formal olarak okullarda kazandırılmaya çalışıldığından beri sosyal bilgiler dersi bu gayenin temel dersi olmuştur. Yapılan her öğretim programında Sosyal Bilgiler dersi içerisinde temel değerler yer almıştır. En son yayımlanan Sosyal Bilgiler Öğretim Programında da 18 temel değer verilmiş ve bunların kazandırılması hedeflenmiştir. Değerler, kazandırılmaya çalışılırken, bunların ne denli kazandırılabildiği de araştırmacıların merak konusu olmuştur. Bu merakın giderilmesi için özellikle yüksek lisans düzeyinde tezler yazılmış ve değerlerin ne denli kazandırılabildiği bulgularla ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmaların bir araya getirilmesi ve tasnif edilmesi de oldukça önemlidir. Bundan dolayı, yapılan bu çalışma, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış değer konulu tüm yüksek lisans tezlerinin incelemesini içerdiği için de oldukça önemlidir. Bu çalışmanın çalışma grubunu yüksek lisans tezleri oluştururken ve örneklemini ise 1998-2019 yılları arasında sosyal bilgiler öğretimi alanında değer konulu yüksek lisans tezleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak tablolaştırılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış olan değer konulu yüksek lisans tezlerinin genelde tüm değerleri birlikte alan bütüncül çalışmalarla yazıldığı, en çok kullanılan araştırma yönteminin nicel araştırma yöntemi olduğu, araştırma örneklemi alt probleminde öğretmen kategorisinin birinci sırada olduğu ve örneklem büyüklükleri alt probleminde ise 0-100 kişi arası örneklem büyüklüğünün ilk sırada olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmaların veri toplama aracı kullanımında anket veri toplama aracının ilk sırada yer aldığı, cinsiyet alt probleminde kadın araştırmacıların daha fazla olduğu, yapılan araştırmaların üniversitelere göre dağılımına bakıldığında eşit bir dağılımın olduğu, araştırmaların yapıldığı enstitüler alt probleminde ise eğitim bilimleri enstitüsünün ilk sırada yer aldığı saptanmıştır. Ayrıca tezlerin yapıldığı yıllar ile ilgili bulgularda ise en fazla tezin 2019 yılında yazıldığı, en az tezin de 2006 yılında yazıldığı tespit edilmiştir

Akademik çalışmalarDeğerlerDeğerler eğitimi+5
Ekberhan Boz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile öğretim stilleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile öğretim stilleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma kapsamında ayrıca katılımcıların epistemolojik inanç düzeyleri ve benimsedikleri öğretim stillerinin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim seviyesi, mezun olunan fakülte, mezun olunan bölüm, görev yapılan okul türü, görev yapılan okulun sosyo-ekonomik düzeyi ve görev yapılan okulun Sosyal Bilgiler dersliğinin var olup olmadığı değişkenlerine göre ilişkisi incelenmiştir. Tarama yönteminin kullanıldığı araştırmada katılımcıların epistemolojik inanç düzeylerinin belirlenmesinde Schommer (1990) tarafından geliştirilen, Deryakulu ve Büyüköztürk (2002) tarafından Türk diline uyarlanmış "Epistemolojik İnanç Ölçeği" (EİÖ), katılımcıların öğretim stillerinin tespit edilmesinde ise Grasha (1996) tarafından geliştirilen, Üredi (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öğretim Stili Ölçeği" (ÖSÖ) kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesine yönelik olarak da Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmaya 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Eskişehir ili sınırları içinde resmi ve özel okullarda görev yapan 202 Sosyal Bilgiler öğretmeni katılmıştır. Verilerin analizleri SPSS 20.0 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programıyla yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizleri sonucunda katılımcıların Öğrenmenin Çabaya Bağlı Olduğuna yüksek düzeyde inandıkları belirlenmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri ile epistemolojik inanç düzeyleri arasında anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Katılımcılar en fazla Kolaylaştırıcı/Kişisel Model/Uzman öğretim stili grubunu benimsedikleri ve mesleki kıdem, mezun olunan fakülte ve görev yapılan okul türü değişkenleriyle öğretim stilleri arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile benimsedikleri öğretim stilleri arasındaki ilişkiye yönelik yapılan analizlerde ise tek doğrunun var olduğuna inanç boyutuyla uzman öğretim stili arasında düşük, otoriter öğretim stiliyle orta derecede pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Kişisel model öğretim stili ile öğrenmenin çabaya bağlı olduğuna inanç boyutu arasında düşük ve negatif düzeyde istatiksel anlamda bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: İnanç, Epistemoloji, Epistemolojik inanç, Öğretim Stili, Sosyal Bilgiler Öğretimi

Bilimsel epistemolojik inançlarBranş öğretmenleriEpistemoloji+5
Murat Ekiçi
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimleri

Yirmibirinci yüzyıl, dünya genelinde yaşanan toplumsal, ekonomik ve kültürel değişimlerin en hızlı gerçekleştiği dönem olarak kabul edilmektedir. Gerçekleşen bu değişimler eğitim anlayışını doğrudan etkilemektedir. Eğitimin amaçlarından biri vatandaş yetiştirmektir. Küresel değişimler ile birlikte farklılıklara saygı duyma, hoşgörülü olma gibi birçok yeni özellik vatandaşlardan beklenir hale gelmiştir. Bu özelliklerden biri sosyal adalet bilincidir. Sosyal adalet, toplumsal hayat içerisinde her bireyin kendini güven ortamı içerisinde hissederek, ilgi ve ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılayıp potansiyelini ortaya koymasını amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra toplumsal yaşam içerisinde var olan ekonomik, sosyal ve politik ayrımcılıkların giderilmesini de amaçlamaktadır. Bu nedenle sosyal adalet farkındalığı küresel vatandaşların sahip olması gereken nitelikler arasında görülmektedir. Türkiye'de ortaokul düzeyinde sosyal bilgiler dersi doğrudan vatandaş yetiştirme amacını taşıyan bir ders olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenle, sosyal bilgiler dersinde küresel vatandaş yetiştirme amacıyla sosyal adalet eğitimine de yer verilmesi beklenmektedir. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal adalet algı ve deneyimlerine yönelik bilgi edinilmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim desenine göre gerçekleştirilmiştir. Öğretmenler belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örneklemesinden yararlanılmıştır. İlk aşamada maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen 10 öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İkinci aşamada, bu görüşmelerden elde edilen veriler doğrultusunda öğretmenlerin hayata bakış açısı, mesleki deneyimleri, bulundukları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, sosyal adalet konusundaki farkındalıkları, sosyal adalet eğitimine sınıf içerisinde yer verme düzeyleri gözetilerek görüşme yapılan 10 öğretmen arasından dört öğretmen belirlenmiştir. Belirlenen dört öğretmenin sınıfında sosyal adalet eğitimine ilişkin deneyimleri yaklaşık beş ay süresince katılımcı gözlem ile gözlenmiştir. Katılımcı gözlem sürecinin ardından tüm öğretmenlerle son görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler ve gözlemlerden elde edilen veriler Nvivo 10 nitel veri analizi programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını, eşitlik ve adalet olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Öğretmenlerin çoğu, sosyal adalet algılarının gelişiminde ailelerinin ve aldıkları eğitimlerin önemli olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu sosyal adalet eğitimini fırsat eşitliği yaratmak, sosyal adaleti kavram olarak öğretmek ve öğrencilere sosyal adaletle ilgili değerleri kazandırmak olarak değerlendirmişler ve sosyal adalet eğitiminde öğretmenlerin, öğrencilerine olumlu model olması, farklı düşünce ve kimliklere saygı göstermesi gerektiğini dile getirmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, sosyal bilgilerin vatandaş yetiştirme, bireyleri yaşama hazırlama ve sosyal bilimleri öğretme gibi temel amaçlarının var olduğunu belirterek sosyal adaletin, sosyal bilgiler dersi içerisinde önemli bir yeri olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak sosyal bilgiler öğretim programı ve ders kitaplarında sosyal adaletin doğrudan yer almadığını söylemişlerdir. Ders içerisinde öğretmenlerin, öğrencilerde sosyal adalet bilincini geliştirmek adına yaptıkları etkinlikler sınırlı kalmaktadır. Öğretmenlerin çoğu, öğrencileri arasında ayrım yapmadıkları ve öğrencilerine karşı olumlu tutumlarda bulundukları görülmesine karşın ders içerisinde sosyal adaletin insan hakları, demokrasi ve çevre koruma boyutlarına kısmen değinmişlerdir. Sonuç olarak öğretmenlerin çoğunun sosyal adalet kavramını sınırlı bir şekilde algıladıkları ve bu doğrultuda ders içi deneyimlerinin de sınırlı kaldığı görülmektedir. Araştırmada, sosyal bilgiler programı ve ders kitaplarında sosyal adalete doğrudan yer verilmesi, öğretmenlerin farkındalıklarının artırılması adına MEB ile üniversitelerin işbirliği içerisinde sosyal adalet konusunda çalışmalar yapmaları ve araştırmacılara, STK'larla işbirliği içerisinde yapılabilecek eylem araştırmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, sosyal adalet, sosyal bilgiler eğitimi, sosyal adalet eğitimi.

AdaletAdalet algısıMesleki deneyim+5
Sercan Bursa
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Açık ve örgün eğitim sosyal bilgiler ders kitapları ve öğretim programında somut olmayan kültürel miras ögelerinin incelenmesi

Bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerle toplumlar ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan hızlı bir değişime girmektedir. Bu değişim, toplumların kendilerine özgü oluşturdukları maddi ve maddi olmayan kültürel miraslarını da tehlikeye sokmaktadır. Özellikle, gelenek göreneklerle ve usta-çırak ilişkisi ile nesilden nesle aktarılan yerel kültür ögelerinin zamanla unutulmasına ve yok olmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, toplumun bir bakıma kimliği sayılacak somut olmayan kültürel mirasın korunması konusu son derece önemlidir. Bireylerde somut olmayan kültürel mirası korumaya yönelik bilincin oluşturulmasında eğitime büyük görevler düşmektedir. İçinde barındırdığı kazanım, beceri ve değerler düşünüldüğünde, kültürel mirasa duyarlı bir eğitimin verilmesinde Sosyal Bilgiler dersinin önemi yadsınamaz. Kültürel mirasın korunması için bireylere verilecek kültürel miras eğitiminin öğrenme-öğretme sürecindeki en önemli unsuru şüphesiz öğretmenlerdir. Fakat, ülke genelinde her öğretmenin aynı eğitime ve aynı becerilere sahip olması mümkün olmayacağından bu konuda ders kitapları ve öğretim programlarına da büyük görev düşmektedir. Bu yüzden, ders kitabı ve öğretim programının kazandırılmak istenen amaca uygun olarak hazırlanması önemlidir. Diğer yandan, açık öğretim sistemi kapsamında eğitim gören bireyler yüz yüze eğitim fırsatından yararlanamadıkları için açık öğretim sistemi kapsamında okutulan ders kitaplarının da örgün eğitim sistemi ile uygunluk göstermesi gerekmektedir. Bu bağlamda, açık öğretim ders notları, örgün eğitim Sosyal Bilgiler ders kitapları ve öğretim programlarında SOKÜM'e ilişkin bilgi, beceri, değer ve etkinliklere yer verilme durumunun nasıl olduğunu ortaya çıkarmak oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, ortaokul açık öğretim ve örgün eğitim Sosyal Bilgiler ders kitapları ve öğretim programlarında SOKÜM ögelerinin incelenmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 5. 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler öğretim programları ile örgün eğitim ortaokul Sosyal Bilgiler ders kitapları ve açık öğretim Sosyal Bilgiler 6. ve 7. sınıf ders notları kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin analizinde NVivo 10 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın program ile ilgili sonucunda; Ortaokul Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda SOKÜM' ün beş ögesine de yer verildiği, SOKÜM ögeleri ile ilgili kazanım ve etkinlik örneklerinin en fazla kültür ve miras öğrenme alanı kapsamında ve 7. sınıfta yer aldığı, programda en fazla "sözlü gelenekler ve anlatımlar" ögesine yer verildiği, "gösteri sanatları" ile ilgili etkinlik örneklerine 5. ve 6. sınıfta hiç yer verilmediği ancak 7. sınıfta sadece iki konuda gösteri sanatlarının yer aldığı tespit edilmiştir. Örgün eğitim ile ilgili araştırma sonucunda; örgün eğitim ortaokul Sosyal Bilgiler ders kitaplarında SOKÜM ögelerine üç sınıf seviyesinde de yer verildiği, örgün eğitim basamağında SOKÜM ögelerinin en fazla 5. sınıf ders kitabında en az ise 7. sınıf ders kitabında yer aldığı, program ile kıyaslandığında 7. sınıf program ve ders kitabı arasında uyuşmazlıkların olduğu belirlenmiştir. Açık öğretim ile ilgili araştırma sonucunda ise açık öğretim ders notlarında beş ögenin sadece dördüne yer verildiği, örgün eğitim ders kitabı ile karşılaştırıldığında SOKÜM ögelerinin açık öğretim ders notlarında sınırlı şekilde yer aldığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarından hareketle, ders kitap ve notlarında SOKÜM ögelerinin dağılımında çeşitliliğin sağlanmasına özen gösterilmesi ve farklı kültürel ögelere değinilmesi; farkındalık yaratmak amacıyla program ve ders kitaplarında SOKÜM vurgusunun daha fazla yapılması; tüm ünitelerle ilişkilendirilerek farkındalık oluşturulmaya çalışılması ve bu konu hakkında farklı çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Sosyal bilgiler, örgün eğitim, açık öğretim, ders kitapları,somut olmayan kültürel miras

AçıköğretimDers kitaplarıKitaplar+6
Ayşegül Pehlivan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılıklarına etkisi

Günümüzde eğitim kurumları sadece bilgi veren kurumlar olmaktan çıkmış, toplumun farkında olan, toplumsal problemlere karşı farkındalık geliştiren ve içinde yaşadıkları topluma ne tür katkılar yapabilecekleri üzerinde düşünen bireyler olarak yetiştirme amacına da yönelmişlerdir. Bu amaca ulaşmada Sosyal Bilgiler dersi önemli bir rol oynamaktadır. Öğrencinin Sosyal Bilgiler dersinde sosyal hayatında karşılaşabileceği durum ve sorunları nasıl çözebileceği konusunda bilgi sahibi olurken aynı zamanda sosyal problemlere karşı daha duyarlı hale gelmesi beklenmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri sosyal problemlere duyarlılık kazandırmak için derslerinde kaynak olarak güncel olayları kullanabilirler. Bu yolla öğrenciler edindikleri kuramsal bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı yakalarlar. Bu bağlamda öğrencilerin sosyal problemlere karşı duyarlı hale gelmeleri için Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylara yer vermenin yararlı olacağı söylenebilir. Bu araştırmanın amacı, 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılıklarına etkisinin araştırılmasıdır. Araştırma karma yöntem desenlerinden gömülü deneysel desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler deneme modellerinden ön-test son-test kontrol gruplu modele ile nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Ayrıca araştırmada, kontrol grubunda güncel olaylardan yararlanmada işe koşulabilecek yöntem, teknik ve etkinliklerin kullanılıp kullanılmadığını görmek amacıyla yapılandırılmış gözlem yapılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2013-2014 eğitim öğretim yılının 2. döneminde Fahri Günay Ortaokulu'nun 5B ve 5D sınıflarında öğrenim gören öğrencilerdir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öcal, Demirkaya ve Altınok (2013) tarafından geliştirilen "Sosyal Problemlere Duyarlılık Ölçeği", kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve yapılandırılmış gözlem formu kullanılmıştır. Ayrıca deneysel işlem süresince araştırmacı tarafından hazırlanan ders planları ve öğretim materyalleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel verilen analizinde Statistical Package for the Social Sciences 21.0 (SPSS) paket programından yararlanılmıştır. Kontrol ve deney grubu öntest puanları arasındaki analiz için ilişkisiz (bağımsız) örneklemler T Testi, kontrol grubunun öntest ve sontest puanları arasındaki analiz için ilişkili (bağımlı) örneklemler T Testi, deney grubunun öntest ve sontest puanları arasındaki analiz için ilişkili (bağımlı) örneklemler T Testi ve kontrol ve deney gruplarının sontest puanları arasındaki analiz için ilişkisiz (bağımsız) örneklemler T Testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanılarak öğretim yapılan deney grubundaki öğrenciler ile güncel olaylardan yararlanılmadan öğretim yapılan kontrol grubundaki öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılık ölçeğinden elde edilen sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin öntest ve sontest puanları arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu, diğer yandan kontrol grubundaki öğrencilerin öntest ve sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Dolayısıyla deneysel işlemin hem grup faktörü hem de zaman faktörü üzerinde olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. Tüm bunların yanında deney grubundaki öğrenciler ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerde, öğrencilerin güncel olaylardan yararlanılarak gerçekleştirilen Sosyal Bilgiler dersi için olumlu görüşe sahip oldukları görülmüştür. Aynı zamanda öğrenciler sosyal problemlere ilişkin bir farkındalık kazandıklarını, güncel olaylardan yararlanılarak gerçekleştirilen öğretimin kendilerinde bir takım davranış değişikliği yarattığını ve bilinç oluşturduğunu ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçlarından hareketle Sosyal Bilgiler öğretmenlerine öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılıklarını arttırmak için güncel olaylardan yararlanmaları önerilmektedir. Ayrıca araştırmacılar için güncel olayların farklı bağımlı değişkenlere, farklı bağımsız değişkenlerin sosyal problemlere duyarlılığa etkisinin araştırılması ve Sosyal Bilgiler ve sosyal problemleri kapsayan farklı desenlerde çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Duyarlılık analiziGüncel olaylarGüncellik+7
Önder Eryılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde kariyer bilinci geliştirme: Öğretmen görüş ve uygulamaları

21. yüzyılda toplumlar sosyal, kültürel, siyasal ve teknolojik olarak hızlı bir değişim ve gelişim sürecine girmiştir. Yaşanan bu değişim ve gelişimler, iş yaşamını ve iş niteliklerini de etkilemiştir. İş yaşamında çalışanlardan beklenen beceri ve nitelikler her geçen gün değişmektedir. Bu nedenle bireylerin bu duruma uyum sağlamaları ve değişimleri kariyerlerinde fırsata dönüştürmeleri, kariyer bilincine sahip olmalarıyla mümkündür. Bireylerin kariyer bilincine sahip olmasında eğitim süreci ve ilköğretim önemli bir yer tutmaktadır. Sosyal bilgiler dersi, yaşamsal bir ders olması ve öğretim programında kariyer bilinci geliştirmeye yönelik öğeler bulundurması bakımından ilköğretim düzeyinde, öğrencilerde kariyer bilinci geliştirme adına önemli derslerden biridir. Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin kariyer ve kariyer bilinci kavramlarına yönelik görüşlerinin ve sosyal bilgiler dersinde kariyer bilinci geliştirme uygulamalarının belirlenmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim desenine göre tasarlanmıştır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme göre belirlenmiştir. Bu doğrultuda Eskişehir il merkezinde alt, orta ve üst sosyoekonomik düzeyde görev yapan ve en az 5 yıl deneyime sahip 12 sosyal bilgiler öğretmeni çalışma grubuna dahil edilmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme ve katılımcı gözlem teknikleriyle toplanmıştır. Toplanan veriler tümevarımsal analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Nvivo 10 nitel veri analizi yazılımından yararlanılmıştır. Araştırmada sosyal bilgiler öğretmenlerinin kariyer kavramını, toplumsal ve bireysel olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Öğretmenler kariyer bilinci kavramını ise kendi öğretmenlik meslekleri açısından değerlendirmişlerdir. Kariyer bilinci geliştirme eğitimine yönelik olarak öğretmenlerin büyük çoğunluğu ortaokul düzeyinin önemli olduğunu belirtirken, bazı öğretmenler ise ortaokul döneminin kariyer bilinci geliştirme çalışmaları için henüz erken olduğunu belirtmiştir. Ayrıca öğretmenler kariyer bilinci geliştirme eğitiminde rehberlik çalışmalarının önemli olduğunu ifade etmiştir. Kariyer bilinci geliştirmede sosyal bilgiler dersinin yeri ve önemine ilişkin olarak öğretmenler, sosyal bilgiler dersinin yaşamsal bir ders olması ve kariyer bilinci geliştirmeye yönelik konu ve etkinliklerin yer alması nedeniyle sosyal bilgiler dersinin önemli olduğunu belirtmiştir. Bazı öğretmenler ise sınavlarda soru sorulmadığı için sosyal bilgiler dersinde kariyer bilinci geliştirme konularına önem verilmediğini belirtmiştir. Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'na yönelik olarak öğretmenler, programda kariyer bilinci geliştirme ile ilgili öğelere yeterince yer verilmediğini ve programda olanların uygulamaya tam olarak yansımadığını belirtmiştir. Öğretmenlerin kariyer bilinci geliştirme uygulamaları bakımından en sık başvurdukları yöntemlerin ders kitabından yararlanma, sözel anlatımla bilgi verme, öğrencilere not tutturma ve powerpoint sunumlarından yararlanma olduğu görülmüştür. Öğretmenler, kariyer bilinci geliştirme eğitimi bağlamında programın çok yoğun olması, öğrencilerin sadece mesleklerin ekonomik kazancına değer vermesi, etkili bir eğitim sisteminin uygulanamaması nedeniyle sorun yaşadıklarını belirtmiştir. Sorunların çözümüne ilişkin olarak; branş öğretmenleri, rehberlik servisi ve aileler arasında iş birliğinin sağlanması, kariyer bilinci geliştirme eğitiminin erken yaşlardan itibaren verilmeye başlanması, öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda üst eğitim basamaklarına yönlendirilmesi, iş alanlarına geziler düzenlenmesi, kariyer günleri düzenlenerek okullara meslek çalışanlarının davet edilmesi, kariyer kulüpleri oluşturularak öğrencilerin bu kulüplerde çalışmalar yapmasının sağlanması, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda yer alan kariyer bilinci geliştirme öğelerinin zenginleştirilmesi ve okullardaki fiziki donanım ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerektiğine yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı, kariyer, kariyer bilinci geliştirme.

KariyerKariyer geliştirmeSosyal bilgiler+2
Uğur Gezer
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretiminde sınıf dışı okul ortamlarının kullanılma durumları

Eğitim ve öğretim ortamları sınıf içi olabileceği gibi sınıf dışı ortamlardan da oluşur. Bu alanlar etkili bir şekilde kullanıldığında öğrenmenin kalıcılığına da büyük katkı sağlarlar. Üstelik 2004-2005 öğretim yılından başlayarak ilköğretim ve sosyal bilgiler dersi öğretim programında yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının benimsenmesi nedeniyle sınıf içi kadar sınıf dışı okul ortamlarının da önemi artmaya başlamıştır. Bu bağlamda araştırmada, sosyal bilgiler öğretiminde sınıf dışı okul ortamlarının kullanılma durumları belirlenmeye çalışılmıştır. Tarama deseninde gerçekleştirilen araştırmaya Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler katılmıştır. Bu kapsamda 20'si sosyal bilgiler, 20'si sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 40 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Sınıf dışı okul ortamları açısından farklılık gösterebileceği düşünülerek devlet okulları yanında özel okullardaki öğretmenlere de başvurulmuştur. Verilerinin toplanmasında nitel veri toplama yollarından biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda görüşme formu geliştirilerek 2012-2013 öğretim yılında katılımcılarla görüşmeler yapılmıştır. Veriler, betimsel analiz tekniğinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada çeşitli bulgular elde edilmiştir. Öğretmenlerin eğitim ve öğretim için yararlanılabilecek sınıf dışı okul ortamları kapsamında en çok okul bahçesi, kütüphane, spor salonu, çok amaçlı salon, koridor, laboratuvar, sosyal bilgiler dersliğini dile getirdikleri görülmüştür. Sınıf dışı okul ortamlarını kullanma durumuna ilişkin görüşler incelendiğinde ders içeriğinin, zaman ve okulun fiziki yapısının uygunluğu gibi etmenlerin belirleyici olduğu anlaşılmıştır. Bu ortamlardan yararlanmama nedenleri arasında ise okulun fiziki yapısının elverişli olmaması, program yoğunluğu, planlama sorunu, zaman yetersizliği, öğrenci sayısının fazlalığı ve sınıf ortamının kendileri için yeterli donanıma sahip olması sayılmıştır. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenleri sınıf dışı okul ortamlarından sosyal bilgiler öğretimine yapabileceği katkılara ilişkin olarak çoğunlukla olumlu görüş bildirmişlerdir. Öğretmenler bu ortamların; öğrencilerde kalıcı öğrenmeler sağladığı, bilgiyi somutlaştırdığı, yaparak yaşayarak öğrenmelere olanak sunduğu, öğrencilerin sosyalleşmesini desteklediği ve ders dışı çalışmalara olanak sunduğunu belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenlerinin sınıf dışı okul ortamlarının kullanımını engelleyen sorunlara ilişkin ifadelerinde benzerlikler saptanmıştır. Öğretmenler; okulların fiziki yapısının yetersizliği, öğrenci sayısının fazlalığı, zaman yetersizliği, program yoğunluğu, planlama sorunu gibi etmenlerin kendilerini sınırladığını düşünmektedir. Ayrıca öğretim programında ve öğretmen kılavuz kitaplarında bu ortamlara yönelik etkinliklerin düzenlenmemiş olması da bir başka sınırlılık olarak görülmektedir. Öğretmenlerin sınıf dışı okul ortamlarının sosyal bilgiler öğretiminde işlevsel bir biçimde kullanılmasına yönelik önerilerine bakıldığında bunların genelde sorunlara paralel oldukları söylenebilir. Özellikle okulların fiziki yapısının eğitim ve öğretimi zenginleştirecek bir biçimde tasarlanması, okullardaki öğrenci sayısının azaltılması ve programın hafifletilmesi dile getirilen başlıca önerilerdir. Anahtar Kelimeler: Sınıf dışı okul ortamları, sosyal bilgiler, sınıf öğretmeni, eğitim-öğretim ortamları

EtkinlikEğitim ortamıOkul bahçeleri+6
Serdar Malkoç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul sosyal bilgiler dersi bağlamında öğrenci ve öğretmenlerin küresel vatandaşlık algıları

Bu araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrenci ve öğretmenlerinin küresel vatandaşlık algılarının ve Sosyal Bilgiler dersinde gerçekleştirilen uygulamaların ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır. Karma modelde desenlenen bu araştırmada ardışık açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırma verileri 2014-2015 öğretim yılı bahar ve güz döneminde araştırmacı tarafından hazırlanan ve İlkokul 4. sınıf öğrencilerine uygulanan Küresel Vatandaşlık Algı Ölçeği ile öğrencilerle ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yüksek düzeyde küresel vatandaşlık algısına sahip olduğu ve küresel vatandandaşlık düzeylerinin cinsiyete, anne- baba eğitim düzeyine, internete erişim durumlarına göre anlamlı bir farklılık yaratmaz iken ailelerin ve okullarının bulunduğu sosyo-ekonomik düzeye ve yurt dışına çıkma durumuna göre anlamlı farklılık oluşturduğu görülmüştür. Öğrencilerin dünya vatandaşlığı algılarına ilişkin olarak dünya vatandaşlığına yönelik yaptıkları tanımlar, dünya vatandaşlarının sahip olması gereken özellikler ile dünya ve dünya vatandaşlığına yönelik farkındalıklar temaları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin küresel vatandaşlığa yönelik algıları küresel vatandaşlığa yönelik yaptığı tanımlar ve küresel vatandaşların sahip olduğu özellikler olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin küresel vatandaşlık eğitiminde yaşadığı sorunlar ve buna yönelik çözüm önerileri ortaya koyulmuştur. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Sosyal bilgiler, Küresel vatandaşlık, Küresel vatandaşlık eğitimi

Küresel vatandaşlıkSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+7
Nur Leman Balbağ
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazandırılmasında Google Earth uygulamasının etkililiği

Mekân algılama becerisi bireylerin günlük yaşamda çevreyle ve evrenle ilgili ilişkilerini ifade etmeye yarayan, konum belirleme, yönleri anlatma, çevrede bulunan nesnelerin şekil ve duruşlarını anlama gibi durumları içeren bir beceridir. Bu becerinin kazandırılmasında kritik bir rolü olan ilkokul sosyal bilgiler derslerinde yeryüzünü üç boyutlu olarak dijital ortamda gösteren ve tüm yerleşim yerlerine ulaşılabilen bir uygulama olan Google Earth (GE) etkin bir araçtır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazanılmasında GE uygulamasının etkililiğinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2015-2016 öğretim yılı birinci döneminde Manisa ili Demirci ilçesinde bir ilkokulun dördüncü sınıfında uygulanmıştır. Araştırmanın beş hafta süren uygulama sürecinde GE uygulamasına dayalı etkinliklere yer verilmiştir. Etkinliklerin öncesinde bir ön test, sonunda ise bir son test uygulaması yapılmıştır. Ayrıca, etkinliklerin bitiminde uygulama yapılan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Başarı testinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde Wilcoxon, nitel verilerin çözümlenmesinde tematik analiz yönteminden yararlanılmıştır. Sonuçlar uygulamada yer alan öğrencilerin başarı testi ön test-son test puanları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermiştir. Öğrenciler ise GE uygulamasına dayalı etkinliklerin başarılarını artırdığını ve mekânsal becerileri kazandırdığını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, sosyal bilgiler dersinde GE uygulamasına dayalı Sosyal Bilgiler dersi etkinliklerinin işe koşulmasının öğrencilerin mekân algılama becerisini kazanmasında önemli bir işleve sahip olabileceği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Sosyal bilgiler dersi, Mekân algılama becerisi, Google Earth

BeceriBeceri kazandırmaGoogle Earth+5
Ati Merç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitimcilerinin ihtilaflı politik sorunları ele alma yöntemine yaklaşımları

Amaç: İhtilaflı politik konular, bir grup insan arasında önemli anlaşmazlıklara neden olan, kamuoyunun bölünmüş olduğu veya kamusal alanda faaliyet gösteren farklı grupların farklı şekilde yaklaştığı konulardır. Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler eğitimcilerinin ihtilaflı politik konulara yönelik yaklaşımlarının ve sosyal bilgiler öğretiminde ihtilaflı politik konuların kullanılmasına yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Bu doğrultuda sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların eğitimsel amaçlı kullanımı hakkında neler düşünmekteler ve bu tarz konuları eğitimsel amaçlı kullanma konusunda ne gibi yeterliliklere sahiptirler sorularına cevap aranmıştır. Yöntem: Çalışma temel bir nitel araştırma olarak desenlenmiştir. Çalışmada nitel araştırmalarda sık kullanılan veri toplama araçlarından biri olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formundaki sorular araştırmacı tarafından geliştirilmiş, pilot uygulama sonrası uzman görüşü alınarak hazırlanmıştır. Veriler, sosyal bilgiler öğretmenliğinden mezun 12 erkek 12 kadın toplam 24 sosyal bilgiler eğitimcisinden yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış, yanıtlar transkripte edilmiştir. Veri analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken kod, kategori ve temalar tekrar eden bir süreç içerisinde düzenlenmiş, uzman görüşüne sunularak çalışmanın iç geçerliliğinin sağlanması hedeflenmiş ve güvenilirlik veya tutarlılık artırılmaya çalışılmıştır. Veri kaynağının seçiminde sadece sosyal bilgiler öğretmenliğinden mezun olmuş henüz göreve başlamamış veya kısa süreli öğretmenlik yapmış kişiler seçilmiştir. Bulgular: Çalışmanın bulgularına göre sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların eğitim sürecinde kullanılmasına yönelik olumlu görüş bildirmişlerdir. İhtilaflı politik konuların eğitim sürecinde kullanılmasının eğitimsel ve toplumsal pek çok yararı olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak güncel ihtilaflı politik konuların öğretiminde kendilerini yeterli görmemektedirler. Bu yetersizlik sebeplerini mesleki tecrübelerinin azlığına ve lisans eğitiminin niteliğine bağlamaktadırlar. İhtilaflı politik konular kavramını az sayıda eğitimci duyduğunu ifade etmiş ancak kavramla neyin kastedildiğini anladıklarını beyan etmişlerdir. Başta üst düzey düşünme becerileri olmak üzere ihtilaflı politik sorunların eğitimsel açıdan pek çok faydası olduğunu ifade eden sosyal bilgiler eğitimcileri bu konuların eğitiminde ve öğretiminde öğretmen becerilerinin önemli olduğunu bildirmişlerdir. Araştırmanın bulgularından biri de sosyal medyanın ihtilaflı politik sorunlar üzerindeki etkisidir. Sosyal medyanın ihtilaflı politik konular üzerinde genellikle olumsuz etkisi olduğunu ifade etmişlerdir. Sonuç ve Öneriler: Araştırmanın sonuçlarına göre sosyal bilgiler eğitimcileri ihtilaflı politik konuların sosyal bilgiler eğitiminde kullanılmasına olumlu bakmakta ancak bu konuların öğretiminde kendilerini yeterli görmemektedirler. Sosyal bilgiler eğitimcilerinin yetersizlik sebepleri, lisans eğitiminde alınan mesleki uygulama derslerinin verimsiz olması, gündemi takip edememe ve mesleki anlamda tecrübe eksikliğidir. İhtilaflı politik konuların eğitimsel anlamda pek çok faydası bulunmuştur. Bu faydalar politik konularda bilinçlenme, hakların öğretilmesi, vatandaşlık becerileri, demokratik beceriler ile üst düzey düşünme becerilerinin gelişmesi olarak sıralanmıştır. İhtilaflı politik konular sınıf ortamında bazı problemlere yol açabilmektedir. Kutuplaşmalar, sınıf içi gerginlikler, kavgalar, yanlış anlaşılmalar, sınıf yönetiminde yaşanacak zorluklar bu problemlerden bazılarıdır. Bu problemlerin çözümünde öğretmen yeterliliklerinin önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenler iyi bir yönetici olmanın yanı sıra yeterli donanıma sahip olmalı, kuralları önceden belirlemeli ve tarafsız bir tutum sergilemelidir. Araştırmanın sonuçlarından biri de sosyal medyanın öğrenciler üzerindeki etkisidir. Sosyal medyadaki çok sayıdaki yanlış ve taraflı içerik öğrencileri ve eğitim sürecini olumsuz etkilemiştir. Anahtar kelimeler: İhtilaflı politik konuları ele alma yöntemi, Vatandaşlık eğitimi, Demokrasi eğitimi, Sosyal bilgiler eğitimi

DemokrasiGüncel olaylarSosyal bilgiler+2
Aslı Aslan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital demokrasi düzeylerinin incelenmesi

Amaç: Araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital demokrasiye ilişkin tutum düzeylerini incelemek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada, nicel bir yöntem izlenmiş olup tarama, nedensel karşılaştırma ve korelasyonel (ilişkisel) model olmak üzere üç farklı araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Türkiye'deki üniversitelerin lisans programlarında öğrenim gören sosyal bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırma evreni içerisinden 21 farklı devlet üniversitesinin lisans programlarında öğrenim gören 887 kadın ve 287 erkek olmak üzere toplamda 1174 sosyal bilgiler öğretmen adayı ise araştırmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi belirlenirken Türkiye'de bulunan yedi coğrafi bölge içerisinden her bir bölgeden üç farklı üniversitede öğrenim gören öğretmen adayları araştırmaya dâhil edilerek maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde araştırmanın örneklemini oluşturan 21 üniversitenin lisans programlarında öğrenim gören SBÖA'dan "Google Form" aracılığıyla gönüllülük ilkesi çerçevesinde çevrimiçi olarak toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 20 maddelik "Kişisel Bilgi Formu" ile Doğan ve Kırbaç (2025) tarafından geliştirilen 37 maddelik "Dijital Demokrasi Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, "Bağımsız Gruplar T (Independent-Samples T)", "Tek Yönlü ANOVA (One-Way ANOVA)", "Pearson Korelasyon (Pearson's Correlation)" ve betimsel istatistiki testler uygulanmıştır. Analizlerin yapılmasında ise Jamovi 2.7.12 yazılım paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada elde edilen bulgular, araştırmanın alt amaçlarında yer alan değişkenlere göre analizleri yapılarak 21 kategori altında ele alınmıştır. Sonuç: Araştırmanın sonuçları değerlendirildiğinde, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital demokrasiye ilişkin genel tutumlarının "orta düzeyde" olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca değişkenlerin yer aldığı her bir kategoriye yönelik elde edilen bulgular, tartışma ve sonuç bölümünde değerlendirilmiş olup sonuçlara ilişkin araştırmacı ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.

Elektronik demokrasiSosyal bilgiler
İbrahim Halil Doğan
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler 6. ve 7. sınıf ders kitaplarında girişimcilik becerisinin yeri ve önemi

Bu çalışma ile amaçlanan Sosyal Bilgiler 6. ve 7. sınıf ders kitaplarında yer alan girişimcilik becerisine ne düzeyde yer verildiğini belirlemektir. Bu araştırmada doküman inceleme modeli kullanılmıştır. Araştırmada materyal olarak 2022-2023 eğitim öğretim yılına ait Sosyal Bilgiler 6. ve 7. sınıf ders kitapları incelenmiştir. Araştırma verilerine betimsel içerik analizi yöntemi kullanılarak ulaşılmış, bulgular tema ve kategorilere ayrılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma bulguları; girişimcilik becerisinin 6. sınıf ders kitabında en çok ekonomi ile ilişkilendirildiği, 7. sınıf ders kitabında ise girişimciliğin kişisel boyutunun öne çıkarıldığı görülmüştür. Girişimcilik becerisinin bu iki boyutunu sırasıyla mesleki ve eğitim boyutları izlemiştir. Her iki ders kitabında da girişimciliğin eğitim boyutuna en az oranda yer verildiği anlaşılmıştır. Girişimcilik becerisi 6. ve 7. sınıf ders kitaplarında birbirlerine yakın oranda bulunurken, en fazla 6. sınıf ders kitabında yer aldığı tespit edilmiştir. Her iki ders kitabında da girişimciliğin bazı alt boyutlarına hiç yer verilmediğinin görülmesi, girişimcilik becerisinin her iki ders kitabında da yeteri oranda yer almadığını ortaya koymaktadır. Girişimcilik becerisinin söz konusu ders kitaplarındaki ünitelere, öğrenme alanlarına, metin içerilerine ve ünite değerlendirme çalışmalarına eşit oranda dağılım göstermediği sonucuna ulaşılarak her iki ders kitabında da girişimcilik becerisine daha fazla oranda ver verilmesi öğrenciler açısından faydalı olacaktır.

Beceri eğitimiGirişimcilikSosyal bilgiler
Bülent Dağ
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihleri arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Öncelikle öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihlerinin ilişkilendirerek kariyer tercih sürecinde öğretmen adaylarına yardımcı olacaktır. Diğer taraftan değer algıları ile kariyer tercihi ilişkisinin incelenmesi mevcut akademik litaratürü de genişletecektir. Araştırmanın kapsamı, Adnan Menderes Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören Sosyal Bilgiler Öğretmenliğinde okuyan 374 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma modeli genel tarama modellerinden betimsel tarama modeli özelliklerine sahiptir. Araştırmada, veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak 'Kişisel Bilgi Formu', "Bireysel Değerler Ölçeği" ve "Kariyer Boyutları Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde korelasyon, t-testi ve Anova analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın temel bulgusuna göre Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile kariyer tercihleri arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının değer algiları ile kariyer tercihlerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, baba eğitim durumu, baba meslek durumu, ilk ve ortaöğrenimin geçirildiği yerleşim yeri ve aile aylık gelir durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık söz konusudur. ANAHTAR KELİMELER: Değer Algıları, Kariyer Tercihleri, Öğretmen Adayları.

Aday öğretmenlerDeğer algısıKariyer+6
Mutlu Demir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin belirlenmesi

Araştırmada; öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin çeşitli değişkenler doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu değişkenler doğrultusunda (ana bilim dalı, sınıf düzeyi, cinsiyet, kardeş sayısı, ailenin aylık geliri, ailenin eğitim durumu, çocuklarla alakalı herhangi bir etkinliğe katılıp katılmama durumu, işbirlikli çalışma durumu, yardımsever olma durumu) öğretmen adaylarının bilgilerinde anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tespit edilmiştir. Mevcut çalışmada veri toplama araçları olarak; Kepenekçi (2006) tarafından oluşturulan Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği; Aktepe tarafından oluşturulan Yardımseverlik Tutum Ölçeği; Dökmen (1988) tarafından oluşturulan Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada; öğretmen adaylarının şahsi bilgilerine erişmek maksadıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu da veri toplama araçları arasında yerini almaktadır. Araştırma; 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bursa ilinin Görükle ilçelerinde bulunan Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitimini sürdüren Fen Bilgisi Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 128 öğretmen adayı ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 129 öğretmen adayının katıldığı toplam 257 kişi ile yürütülmüştür. Araştırma sonucunda 257 katılımcıdan elde edilen verilerin analizi IBM SPSS Statistics 22 (SPSS Inc., Chicago, IL) programında uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirilerek araştırmada, kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerde normal dağılım gösteren ölçek toplam puanları için iki grup karşılaştırmalarında Independent Sample T Test ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İkiden fazla grup karşılaştırmalarında anlamlı farklılık görüldüğü durumda varyanslar homojen olduğunda Scheffe testi, varyansların homojen olmadığı durumda Tamhane's T2 testi uygulanmıştır. Verilerde kayıp veri (missing value) olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca nicel değişkenler arasında ilişki olup olmadığı Pearson Korelasyon analizi ile incelenmiştir. Mevcut araştırmanın toplam sonuçlarına bakıldığında; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı, Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ve Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarına uygulanan ölçeklerin birbirleriyle olan ilişkisi ayrı ayrı incelendiğinde; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında anlamlı, pozitif yönde, orta şiddette bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönde, anlamlı ve zayıf şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerDeğerler eğitimiEmpati+7
Özlem Yenilmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Çevre Bilgisi ve Sürdürülebilir Çevre Tutum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel (ilişkisel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ortaokullarda görev yapan 136 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veriler Yıldız (2011) tarafından geliştirilen "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği" ve Karatekin (2011) tarafından geliştirilen "Çevre Bilgi Testi" kullanılarak toplanmıştır. Veriler frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U ile Kruskall Wallis testleri ve Spearman Brown Sıra Farkları korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgi düzeylerinin ve olumlu sürdürülebilir çevre tutumlarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgileri ve sürdürülebilir çevre tutumlarının cinsiyet ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Son olarak öğretmenlerin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çevre sorunları, çevre eğitimi, çevre bilgisi, sürdürülebilir çevre tutumu.

Sosyal bilgilerSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+5
Oğuzhan Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerinin incelenmesi

Çokkültürlülük etnik köken, sosyal sınıf, eğitim, cinsiyet, yaş ve diğer kültürel farklılıklar temelinde birlik idealine dayanan bir kavramdır. Genel olarak bir toplumdaki farklılıkları önyargısız biçimde kabul etmeyi ve tüm kültür ve farklılıkların uyum ve huzur içinde yaşamasını içermektedir. Çokkültürlülük fikrinin toplumdaki tüm bireyler tarafından kabulünde eğitim en önemli araçlardan biridir. Çokkültürlülük eğitimi kültürel farklılıklara bakılmaksızın bütün öğrencilere eşit fırsatlar verilmesi olarak ifade edilebilir. Bilindiği üzere ülkemiz geçmişten günümüze belirli bölgelerde süregelen çokkültürlü bir kimliğe sahiptir. Ayrıca Türkiye'nin jeopolitik konumu, Orta Doğu ülkelerindeki gelişmeler ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nden gelen göçmenler ülkemizdeki çok kültürlü yapının genişlemesini sağlamıştır. Bu nedenle ülkemizde eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenlerin çokkültürlü yeterliklere sahip olması gerekmektedir. Bu araştırmada da gelecekte olası çokkültürlü sınıflarda görev yapacak olan sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çokkültürlü yeterliklerini incelemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli işe koşulmuştur. Katılımcılar çok aşamalı küme örnekleme stratejisi ile belirlenmiş 591 öğretmen adayından oluşmaktadır. Veriler Guyton ve Wesche (2005) tarafından geliştirilen ve Akcaoğlu ve Arsal (2018) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çokkültürlü Yeterlik Ölçeği" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testi ve Sperman Brown Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin 'orta düzeyde', çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının ise 'yüksek düzeyde' olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimlerinin cinsiyet, yaş, kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanılan yerin niteliği değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre; çokkültürlü eğitime yönelik özyeterliklerinin ise kardeş sayısı ve aile ile birlikte yaşanan coğrafi bölge değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde değiştiği belirlenmiştir. Son olarak öğretmen adaylarının çokkültürlü deneyimleri ile çokkültürlü eğitime yönelik tutum ve özyeterlikleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.

Aday öğretmenlerMesleki yeterlilikSosyal bilgiler+6
Yıldıray Karadağ
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler 6. ve 7.sınıf öğretim programlarının öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi

Günümüzde her alanda çok hızlı bir değişim yaşanmakta ve bu değişim eğitim sistemlerini de etkilemektedir. Eğitimde yaşanan değişimler öğretim programlarında da değişimi kaçınılmaz kılmaktadır. 2005 -2006 eğitim öğretim yılından itibaren Sosyal Bilgiler Öğretim Programında değişiklik yapılmış ve yapılandırmacı yaklaşım esas alınarak yeni öğretim programı hazırlanmıştır. Yeni programla; öğrenmeyi öğrenen, haklarını ve sorumluluklarını bilen, evrensel değerleri benimsemiş ve kendi kültürüne sahip çıkan etkili vatandaş yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.Bu araştırma ile, Yeni Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ve öğrenme-öğretme süreci değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre yapılmıştır. Öğretim programına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri iki farklı ölçekle alınmıştır. Öğrencilere yönelik ölçekte 47, öğretmenlere yönelik olan ölçekte ise 46 madde bulunmaktadır. Her iki ölçekte Likert tipindedir.Araştırmanın evrenini Kütahya il merkezinde bulunan ilköğretim 6. ve 7. Sınıf öğrencileri ve Kütahya il merkezinde görev yapan Sosyal Bilgiler Öğretmenleri oluşturmuştur. Örneklemi ise Kütahya il merkezinde bulunan ve seçkisiz yöntemle belirlenen 14 ilköğretim okulu oluşturmaktadır. Belirlenen bu okulların 6.ve 7. sınıf öğrencileri araştırma kapsamına alınmıştır. Yine il merkezinde görev yapan 30 Sosyal Bilgiler öğretmeni araştırmanın örnekleminin bir bölümünü oluşturmuştur ve Sosyal Bilgiler Öğretim Programına yönelik görüşleri alınmıştır. Verilerin analizi için SPSS kullanılmıştır. Veriler yüzde (%), frekans (f), Anova ve T testi ile çözümlenmiştir.Anket sonuçlarına göre, öğrencilerin Sosyal Bilgiler Programına karşı olumlu tutum içerisinde olduğu, dersin konularını beğendikleri görülmektedir. Öğretmenler de programı ana hatlarıyla olumlu bulmaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Program, Sosyal Bilgiler, Yapılandırmacı Yaklaşım.

Program değerlendirmeSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+6
Mustafa Başoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 4. ve 5. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim yöntem ve teknikleri ile materyal kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi öğretimi ile ilgili olarak sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılan tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler öğretimine ilişkin yöntem ve teknikler, materyaller, ders kitapları ve dersin sınıf öğretmenleri ya da sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlerini belirlenmiş ve bu görüşlerin cinsiyet, yaş, mezuniyet ve kıdem gibi değişkenlere göre karşılaştırılması yapılmıştır.2009 ? 2010 eğitim ? öğretim yılında uygulanan ve 44 maddede oluşan ölçek, 31 ilköğretim okulunda görevli 131'i erkek ve 119'u kadın öğretmenlerden oluşan toplam 250 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 83,4'tür. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve varyans analizi kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklere ilişkin olarak, en sık soru ? cevap yöntemini, en az ise gezi ve gözlem yöntemini; kullandıkları materyallere ilişkin olarak da, en sık resim materyalini, en az ise akıllı tahtayı kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarına ilişkin içerik ve şekil açılarından olumlu yönde görüş ifade eden öğretmenler, sosyal bilgiler dersinin hangi branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin, sosyal bilgiler dersinin sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenleri işbirliği içinde verilmesi gerektiği, öğretmenlerin hizmet içi eğitim almaları gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Değişkenler açısından değerlendirilen öğretmen görüşlerinde ise; bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha sık materyal kullandıkları, eğitim fakültesi mezunlarının diğer mezuniyet grubu öğretmenlerine göre daha az sıklıkla materyal kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin hizmet süresi ile kullanılan yöntem, teknik ve materyallerin kullanma sıklıkları arasında, yaşları ile materyal kullanma sıklığı ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlere katılımları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin hizmet süreleri arttıkça yöntem, teknik ve materyalleri kullanmak sıklıkları artmaktadır. Öğretmenlerin yaşlarına bakıldığında ise, yaşları arttıkça materyalleri kullanmak sıklıkları ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin ifadelere katılımları da artmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öğretimde kullanılan öğretim yöntem ve teknikler ile materyallerin çeşitlendirilmesi, sosyal bilgiler öğretiminde gerek sınıf öğretmenlerinin gerekse branş öğretmenlerinin katkılarının sağlanması ve dersi veren öğretmenlere hizmet içi eğitim programlarının uygulanması gerektiği ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler:Sosyal Bilgiler, Yöntem, Teknik, Materyal, Eğitim, Davranış, Teknoloji, Hizmet Süresi, Yaş, Cinsiyet, Öğretmen, Öğrenci.

Araç-gereçlerDers programlarıMateryal kullanımı+10
Kadir Ergani
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinin ?gruplar, kurumlar ve sosyal örgütler? öğrenme alanı bağlamında Burdur Halkevi ve faaliyetleri (1935-1945)

Bu çalışma, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte art arda gerçekleştirilen sosyal ve kültürel inkılâpların, toplum nezdinde daha geniş kabul görmesi için 19 Şubat 1932'de kurulan halkevlerinin bir şubesi olarak 22 Mayıs 1935 tarihinde açılan Burdur Halkevi'ni konu edinmektedir.Dört ana bölüm üzerine kurgulanan bu çalışmanın birinci bölümünde öncelikle halkevinin bir kavram ve bir yapı olarak ne olduğu üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra bu tanım ve değerlendirmeler ışığında halkevlerinin açılış sebepleri, idarî ve teşkilât yapısı, gerçekleştirdiği faaliyetler ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde hem bir odak noktası, hem de bir örneklem oluşturması adına Burdur Halkevinin faaliyetleri hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Sosyal Bilgiler dersinin ?Gruplar, Kurumlar ve Sosyal Örgütler? öğrenme alanı incelenmiş ve bu öğrenme alanı bağlamında Burdur Halkevi'nin gerçekleştirdiği faaliyetler değerlendirilmiştir. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünü ise Burdur Halkevi ile ilgili olarak çeşitli görsel materyaller (fotoğraf, yazışma örnekleri v.s) oluşturmaktadır.Bu çalışmanın sonucunda Burdur Halkevi faaliyetlerinin Sosyal Bilgiler dersinin; ?gruplar, kurumlar ve sosyal örgütler? öğrenme alanıyla olan ilişkisi irdelenmiş, Halkevlerinin, birçok sosyal faaliyetleri bünyesinde barındırarak halkı birçok yenilikle tanıştırdığı, insanları bireyci toplumdan toplumcu topluma doğru yönelttiği sonucuna ulaşılmıştır.

BurdurDers programlarıEğitim+7
Ramazan Kayacan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile benlik saygıları arasındaki ilişki

Değerler, bireyi ve toplumu ayakta tutan, düzenli bir toplum oluşturup bu düzenin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan olgulardır. Sosyal bilgiler dersi toplum içerikli bir ders olması dolayısıyla değerlerin aktarılması noktasında büyük öneme sahiptir. Değerlerin aktarılması noktasında büyük öneme sahip diğer aktör şüphesiz öğretmenler ve öğretmen adaylarıdır. Geleceği şekillendirecek olan öğretmen adaylarının kendilerini doğru algılamaları, yeterliliklerinin bilincinde olmaları ve uygun benlik saygısı geliştirmeleri bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile benlik saygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Ankara ve Aksaray devlet üniversitesinde eğitim gören 300 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak ?Kişisel Bilgi Formu?, ?Portre Değerler Ölçeği? ve ?Benlik Saygısı Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer sistemlerine ilişkin algıları ile cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, mezun oldukları okul ve gelir düzeyine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Baba eğitim düzeyi ve yaşadığı yerin niteliğine göre ise anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının benlik saygılarına ilişkin algıları ile yaşları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyet, anne- baba eğitim düzeyi, mezun oldukları okul, toplam gelir düzeyi ve yaşadığı yerin niteliğine göre ise anlamlı farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Değer Algısı, Benlik Saygısı, Sosyal Bilgiler Öğretmen Adayları

Aday öğretmenlerBenlik saygısıDeğer algısı+7
Hafize Er
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Medya okuryazarlığı sürecinde medya, çocuk ve ebeveyn ilişkisi: Ortaokul öğrencilerinin ve ebeveynlerinin televizyon ve internet kullanımlarına ilişkin tutum ve davranışlarının incelenmesi

Kitle iletişim araçlarından televizyon ve internet, Medya Okuryazarlığı becerilerine sahip olmayan çocukları ve gençleri, fiziksel, psikososyal ve bilişsel açıdan olumsuz etkilemektedir. Olumsuz etkileri önlemek amacıyla, Medya Okuryazarlığı dersi, 2007-8 yılında tüm Türkiye?de ortaokulda seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmış, çeşitli profesyonel toplantılar düzenlenmiş ve kararlar alınmıştır. Ancak, alanyazın tarandığında Türkiye?de öğrenci ve ebeveynlerin tutum ve davranışlarının ortaya konulabilmesi ve bu kitle iletişim araçları vasıtasıyla çocukların yaşamış olduğu olumsuz durumların tespit edilmesine yönelik olarak araştırmaların ve ölçme araçlarının yetersiz olduğu görülmektedir. Alanyazındaki bu açığın kısmen de olsa kapatılması amacıyla, araştırmacı tarafından, İnternet ve Televizyon Tutum ve Davranış Ölçeği-Öğrenci [İTTÖ-Ö] ve İnternet ve Televizyon Tutum ve Davranış Ölçeği-Ebeveyn [İTTÖ-E] ölçekleri geliştirilmiştir. Ölçeklerin kapsam geçerliği ve yapı geçerliği çalışmaları yapılmıştır. Cronbach's Alpha güvenilirlik testi sonucu, ölçeklerin her bir bölümünün güvenirliği yüksek çıkmıştır (İTTÖ-Ö 2. Bölüm için .825 ve 3. Bölüm için .886; İTTÖ-E 2. Bölüm için .868 ve 3. Bölüm için .896 bulunmuştur). Bu araştırmanın asıl uygulamasında ortaokul öğrencilerinin televizyon ve internet kullanma durumları ve sosyal yaşantılarında bu medya araçları nedeniyle karşılaştıkları olumsuz etkileri ile ebeveynlerinin televizyon ve internetle ilgili farkındalık durumları, çocukları üzerindeki denetim ve kısıtlamaları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Kütahya merkezde bulunan 1 özel ortaokul ve 11 devlet ortaokulunda 6., 7. ve 8. sınıflarına devam eden 1302 öğrenci ve bu öğrencilerin ebeveynleri oluşturmuştur (Toplam = 2604 kişi). Verilerin analizinde yüzde (%), frekans, t-Testi, ANOVA ve X2 kullanılmıştır. Bulgular göstermiştir ki, öğrencilerin büyük çoğunluğunun televizyon, bilgisayar ve internet gibi geleneksel ve yeni kitle iletişim araçlarına erişimleri üst düzeydedir. Ancak ebeveynlerin ve bu çocukların Medya Okuryazarlığı becerileri kısıtlıdır ve bu çocuklar televizyon ve internetin olumsuz etkilerine karşı risk altındadır. Araştırma bulgularına göre, öğrenciler, kontrolsüz ve denetimsiz televizyon seyretme ve internet kullanma, sosyal medyada kişisel bilgilerini herkesle paylaşma, internet bağımlılığı, ebeveynden yardım isteyememe, internetten elde edilen bilgilerin güncelliği ve doğruluğuna inanma, internette dolandırılma, haklarında dedikodu yayılması gibi önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Ebeveynlerde ise internet ve bilgisayarda çocuklarını kontrol edebilecek düzeyde bilgiye sahip olmama, çocuklarının internet kullanımını denetleyememe, televizyon ve internetin ödül veya ceza aracı olarak yanlış kullanılması, çocuklarına kaliteli zaman ayırmama, kitle iletişim araçları yüzünden çocuklarında gördükleri sorunlar (ahlâki çöküş, düzensiz beslenme, bilinçsiz tüketim, şiddet vs) ön plana çıkan sorunlar arasındadır. Anahtar Kelimeler: Medya Okuryazarlığı, Televizyon, İnternet, Medya Eğitimi, Sosyal Bilgiler

Medya okuryazarlığıSosyal bilgilerTelevizyon+1
Taşkın İnan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının küresel sosyal sorumluluk düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının küresel sosyal sorumluluk düzeylerinde cinsiyet, sınıf düzeyi, akademik başarı düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, anne mesleği, baba mesleği, aile gelir durumu, sivil toplum kuruluşuna üye olma durumu, topluma hizmet uygulamaları dersini alıp almama durumu, üniversiteye başlamadan önce yaşanılan yerin nüfus bakımından büyüklüğüne göre farklılaşma olup olmadığı irdelenmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline göre desenlenmiştir. Çalışmada araştırmanın evrenini Türkiye genelinde eğitim fakültelerinde öğrenim gören sosyal bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden rastlantısal kümeleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırma örneklemi Afyon Kocatepe, Uşak, Anadolu ve İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Anabilim Dalında, 2014-2015 öğretim yılında öğrenim gören 463 sosyal bilgiler öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırma kapsamında öğretmen adaylarının genel bilgilerini toplayabilmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", öğretmen adaylarının küresel sosyal sorumluluk düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ise araştırmacılar tarafından geliştirilen "Küresel Sosyal Sorumluluk Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), çoklu karşılaştırma testi (Post-Hoc) ve bağımsız gruplar t-testi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda cinsiyet, sınıf düzeyi, akademik başarı, baba eğitim düzeyi, anne mesleği, baba mesleği, aile gelir durumu, Topluma Hizmet Uygulamaları (THU) dersini alma durumu değişkenlerine göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının küresel sosyal sorumluluk düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Anne eğitim düzeyi değişkeninde ekolojik sorumluluk boyutunda, sivil toplum kuruluşu (STK) üyeliği değişkeninde eyleme dönük sorumluluk, ekolojik sorumluluk, özgeci sorumluluk boyutlarında ve üniversiteye başlamadan önce yaşanılan yerin nüfus bakımından büyüklüğü değişkenine göre eyleme dönük sorumluluk boyutunda anlamlı farklar bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Küresel sosyal sorumluluk, öğretmen adayı, sorumluluk.

Aday öğretmenlerEkolojik çevreKüreselleşme+6
Enis Harun Başer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğrenmeye yönelik inançları ile eğitme öğretme özyeterlikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğrenmeye yönelik inançları ile eğitme öğretme özyeterlikleri arasındaki ilişkinin cinsiyet, öğretmenlikteki görev süresi, yapılandırmacı yaklaşıma dair birikimini nasıl elde ettiği, yapılandırmacı yaklaşımı uygulayabilme düzeyi, okullarda yaygın olarak yapıldığını düşündüğü yaklaşım değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğrenmeye yönelik inançları ve öz yeterlik arasındaki ilişkiyi ortaya koymaya çalışan bu çalışma, ilişkisel tarama modeline dayalı, betimsel bir araştırmadır. İlişkisel tarama modelleri, iki ve daha çok değişken arasında birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlayan tarama modelleri olarak tanımlanmaktadır (Karasar, 200). Araştırmanın evrenini, 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılında Isparta il merkezinde yer alan ortaokul kurumlarında ve Burdur il merkezinde görev yapan sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma evreninden verilerin toplanması kapsamında örnekleme yöntemi olarak basit tesadüfî örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Basit tesadüfî örneklem (simple random sampling) her bir örnekleme birimine eşit seçilme olasılığı vererek seçilen birimlerin örnekleme alındığı yöntemdir. Burada her bir örneklem birimine eşit seçilme olasılığı verilmesinin anlamı uzaydan her bir örneklemin eşit olasılıkla seçilmesidir (Çıngı, 1994). Yapılan çalışma sonucunda 216 adet ölçek formu değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma kapsamında öğretmen adaylarının genel bilgilerini toplayabilmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", öğretmenlerin öğrenmeye yönelik inançlarını belirlemek için ''öğrenmeye yönelik inanç ölçeği'' ve öğretmen özyeterliklerini belirlemek için ''öğretmen Özyeterlik ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre öğretmenlerin görev yaptıkları sürenin öğretmenlerin öğrenmeye yönelik inanç özellikleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu, yapılandırmacı yaklaşıma dair birikimini nasıl elde ettiğinin öğrenmeye yönelik inanç özellikleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu ayrıca yapılandırmacı yaklaşımı uygulayabilme düzeyinin öğrenmeye yönelik inanç özellikleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyetin ve görev yaptıkları süreninde öğretmenlerin özyeterlikleri üzerinde bir etkisinin olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: öğrenmeye yönelik inanç, öğretmen, özyeterlik

Mesleki yeterlilikSosyal bilgilerSosyal bilgiler eğitimi+7
İsmail Düz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00

Related subjects