Sosyal bilgiler
Bu konu başlığı altında 517 tez
Büyük veri çağında toplumsal bilgi: Sosyal teorik ve metodolojik sorgulamalar
Büyük veri setleri ve veri bilimi üzerine kurulu veri işlem pratikleri, dijitalleşmeyle birlikte son yıllarda toplumun her alanında yaygınlaşarak benimsenmektedirler. Bu doğrultuda tezin keşfetmeye çalıştığı ana soru "büyük veri" kavramıyla gönderme yapılan dijital veri türleri ile onları analiz etmek için kullanılan bilgisayar tabanlı teknik ve yöntemlerin – hem sıradan toplumsal aktörler hem de araştırmacılar olarak- toplumsal dünyayı bilme biçimlerimiz için ne anlama geldiğidir. Tezin çıkış noktası sahip oldukları muazzam güce rağmen bu dijital bilgi aygıtlarının işleyişlerini, derinliklerini ve mantıklarını bilmediğimiz, bilmek için de gereken kuramsal ve yöntemsel araçlara sahip olmadığımızdır. Bu genel amaç çerçevesinde tez büyük verinin tanımlayıcı unsuru olduğu çağdaş dijital bilgi ekolojisini farklı veçheleriyle sosyal teorik, ampirik ve metodolojik olarak keşfetmeyi denemektedir. Tez büyük veriyle ilgili literatüre iki eksende katkılar sunmayı amaçlamaktadır. İlk olarak, bilgisayar tabanlı veri işlem altyapılarının, cihazların ve pratiklerin toplumsal dünyada yaygınlaşmasıyla dönüşen toplum, teknoloji ve bilgi ilişkilerini posthümanist teorik bir yaklaşımla kuramsallaştırmaya çalışmaktadır. İkinci olarak, dijital medyaya özgü verilerin ve yöntemlerin büyük veri tabanlı dijital platformları, epistemolojilerini ve kültürlerini incelemek için yeni bir alan açtığı iddiasından hareketle, dijital yöntemler metodolojisi temelli vaka çalışmalarıyla alana ampirik katkılar yapmayı amaçlamaktadır.
Sosyal bilgiler dersinde bilgisayar destekli öğretim uygulamalarının öğrencilerin erişi ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinin bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile işlenmesinin öğrenci başarısı ve tutumunu etkileyip etkilemediğinin ortaya konulmasıdır.Bu çalışma ön test?son test kontrol gruplu yarı deneysel bir araştırma desenine sahiptir. Çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim-öğretim yılı 2. yarıyılında İzmir ili Bornova ilçesi ?Kars Halil Atila İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören 6-A ve 6-B sınıflarının 70 öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın toplam uygulama süresi altı haftadır.Uygulama süreci, deneklerin kontrol ve deney gruplarına ayrılmasıyla başlamıştır. Bu araştırmanın veri toplama araçlarını Sosyal Bilgiler Erişi Testi, Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği ve Teknoloji Tutum Ölçeği oluşturmuştur. Sosyal Bilgiler Erişi Testinin güvenirlik katsayısı ,84 Crombach Alpha, Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeğinin güvenirlik katsayısı ,89 Crombach Alpha ve Teknoloji Tutum ölçeğinin güvenirlik katsayısı ,97 Crombach Alpha bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 19.00 programında blockwise regresyon analizine tabii tutulmuştur.Sosyal Bilgiler dersindeki erişi son test başarı puanı bağımlı değişken, teknoloji tutum ön test, sosyal bilgiler tutum ön test, sosyal bilgiler erişi ön test ilk bloğu, sosyal bilgiler tutum son test, teknoloji tutum son test ikinci bloğu ve grup aidiyeti (deney ve kontrol) son bloğu oluşturacak şekilde yapılan regresyon analizi sonucuna göre:Modele dâhil edilen değişkenler gözlenen varyansın %35'ini açıklamıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrencileri sosyal bilgiler dersi son test başarıları üzerinde teknolojiye ve derse karşı olan tutumlarının etkili olmadığı görülmüştür. Ancak öğrencilerin yarı deneysel desende uygulamaya esas olan konular hakkındaki ön bilgileri ile sosyal bilgiler dersinin teknoloji desteğiyle işlenmesi öğrencilerin bu dersteki akademik başarı düzeylerini anlamlı bir şekilde etkilemektedir.Dersi teknoloji desteğiyle alan öğrencilerin akademik başarı düzeyleri, dersi teknoloji desteği olmadan alan öğrencilerin akademik başarı düzeylerine göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir.Yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre sosyal bilgiler dersinin teknoloji destekli işlenmesi derse karşı tutumu anlamlı derecede etkilememektedir.
İlköğretim sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders içi yerel tarih konusundaki faaliyetleri Uşak ili örneği
Bu çalışma Milli Eğitim Bakanlığı'nın Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konularının İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenleri tarafından anlatılıp anlatılmadığını bulmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada ilk etapta kısa bir şekilde Sosyal Bilgiler dersinin tanımı ve amacı açıklanmıştır. Daha sonra yerel tarih, yerel tarihin gelişimi, faydaları ve sınırlılıkları, İlköğretim Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konuları üzerine yoğunlaşılmıştır. Yerel tarih konularının öğretimi ve işlenişi konusunda İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır ve İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerine uygulanmıştır.Araştırma kapsamında Uşak ili merkez ve ilçelerinde görev yapan 123 Sosyal Bilgiler öğretmeninden 15 Sosyal Bilgiler öğretmenine yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmıştır. Araştırmaya katılan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin mülakat sorularına verdikleri cevaplar kodlama yoluyla kategorilere ayrılarak analiz edilip yorumlanmıştır.Bu tez konusu Uşak Üniversitesi BAP. Koordinasyon Birimi tarafından 2012/TP008 nolu proje olarak desteklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yerel Tarih, Sosyal Bilgiler Dersi, İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenleri, Eğitim.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sosyal metinleri anlama düzeyleri
Yüksek Lisans, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Ali Galip BALTAOĞLU 2014 Bu araştırmada, öğretmen adaylarının sosyal metinleri anlama düzeyleri ve metinlerde geçen, bugüne göre eski fakat Türkçeye mâl olmuş, çoğu yazın hayatında halen kullanılan kelimelerin metinleri anlama üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma yapılırken sosyal metinleri anlama ve metinlerde geçen kelimelerin bilinirlik düzeylerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, öğretim türü, yaşayıp büyüdüğü yer, mezun olduğu lise türü, akademik başarı düzeyi gibi çeşitli değişkenlere göre bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Çalışma grubu olarak, Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında eğitim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri belirlenmiştir. Çalışma grubunda yer alan üç kişi 1. sınıfta, altı kişi 2. sınıfta, altı kişi 3. sınıfta ve altı kişi de 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama ölçeği, uzman görüşlerine dayanarak tarafımızca oluşturulmuş ve BALTAŞ ÖLÇEĞİ olarak isimlendirilmiştir Araştırmanın sonuçlarını özetleyecek olursak, öncelikle öğretmen adaylarının okuduklarını anlama düzeyleri ve eski kelimeleri bilme düzeyleri son derece yetersiz bulunmuştur. Sosyal metinleri anlama bakımından öğretim türüne göre anlamlı bir farklılık tespit edilmemekle birlikte, ikinci öğretim öğrencilerinin daha başarılı oldukları görülmüştür. Bununla birlikte kız öğrencilerin erkek öğrencilere, 2. sınıfta eğitim gören öğrencilerin diğer sınıf düzeylerine, Genel Lise mezunlarının diğer lise mezunlarına, İl'de yaşayan öğrencilerin diğer yerlerde yaşayan öğrencilere, akademik başarı düzeyi orta olan öğrencilerin diğer akademik başarı düzeyindeki öğrencilere göre daha başarılı oldukları söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Okuduğunu anlama, Eski kelimeleri bilme, Öğretmen adayı
6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler öğretim programı ve ders kitabında küreselleşme olgusunun incelenmesi
Bu çalışma 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ve ders kitaplarındaki küreselleşme olgusunun hangi ünitelerde yer aldığı, hangi öğrenme alanları, hangi kazanım ve kavramlarla ilişkilendirildiği, ünitelerde kaç kez ve hangi sıklıkla ele alındığını bulmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, olgu ve olgular hakkında bilgi içeren ve yazılı materyallerin analizini kapsayan nitel araştırma yöntemlerinden "doküman analizi" yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, uygulanmakta olan Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ve Sosyal Bilgiler ders kitapları temel alınmıştır. Bu amaçla, 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler Öğretim Programında ve ders kitabında yer alan küreselleşme olgusunun hangi konuların açıklanmasında kullanıldığı ve nasıl aktarıldığı tespit edilmiştir. Öğretim programı ve ders kitabımızda küresel bağlantıların çok da olağan karşılanmadığı tespit edilmiştir. Karşımıza çıkan bazı eksiklik ve hataların çok önemli bir kısmının küresel değerler eğitiminin yeni bir eğitim alanı olmasından kaynaklandığını ve ders kitaplarının gözden geçirilmesi ve yeniden yazımı aşamalarında ortadan kalkacağı umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Öğretim Programı, Ders Kitabı, Küreselleşme
İlköğretim öğrencilerin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ve sosyal bilgiler dersi akademik başarıları
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim öğrencilerinin problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerileri ile sosyal bilgiler dersinden elde ettikleri akademik başarı puanları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi tarama modellerinden tekil tarama kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Afyonkarahisar ili merkezindeki ortaokullarında öğrenim görmekte olan ilköğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini Afyonkarahisar ilindeki 5 ayrı ortaokulda 2016-2017 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 7. sınıf öğrencisi 156 kız, 149 erkek toplam 305 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin problem çözmeye dayalı yansıtıcı düşünme becerileri, sosyal bilgiler dersindeki akademik başarıları ile bazı değişkenlere göre incelenmiştir. Değişkenler; cinsiyet, kardeş sayısı, yetişme yeri, kitap okuma alışkanlığı, anne-baba mesleği, ailenin sosyo-ekonomik durumu ve anne-baba eğitim durumudur. Veri toplama aracı olarak, Kızılkaya ve Aşkar (2009) tarafından geliştirilen "Problem Çözmeye Yönelik Yansıtıcı Düşünme Ölçeği" kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasındaki verilerin incelenmesinde t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasındaki verilerin analizinde ise tek yönlü (one way) Anova testi kullanılmıştır. Öğrencilerin cinsiyet, kitap okuma alışkanlığı ve karne notlarına göre anlamlı fark bulunurken diğer değişkenlerde anlamlı bir fark bulunamamıştır.
Sosyal bilgiler dersinde yer alan tarih konularının öğretiminde drama kullanımı: Bir eylem araştırması
Eğitim politikaları zamanla değişim göstermektedir. Günümüz eğitim anlayışında geleneksel öğretim yöntemleri yerini öğrencinin eğitim-öğretim sürecinde daha aktif olduğu, kendisini daha iyi ifade edebildiği yöntem ve tekniklere bırakmıştır. Drama, öğrencinin eğitim-öğretim sürecinde etkin şekilde katılımını sağlayan, öğretimi daha etkili kılan yöntemlerden biridir. Okulun en büyük amaçlarından biri öğrencinin akademik başarısını arttırmaktır. Ancak son yıllarda bunun yanında öğrencinin sosyalleşmesi, bilgilerinin günlük yaşamla ilişkilendirilmesi, öğretim faaliyetlerinin bireysel farklılıklara göre düzenlenmesi gibi kavramlar oldukça önem kazanmıştır. Çağdaş eğitim anlayışına göre, öğrenilen bilgileri kalıcı hale getirmek, bunların günlük hayata aktarılması ve hayatta etkin olarak kullanılması eğitimin etkililiğini göstermektedir. Drama yöntemi birçok araştırmacı tarafından bu amaca hizmet eden en etkili öğretim yöntemlerinden biri olarak görülmekte ve yine bu araştırmacılar tarafından bütün eğitim kademelerinde bu yönteme yer verilmesi gerekliliği belirtilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı öğretmen kılavuz kitaplarında da drama yöntemine sık sık yer verdiği görülmektedir. Drama yöntemi, birçok soyut kavramın bulunduğu sosyal bilgiler dersinde ders başarısını arttırma konusunda önemli bir etkiye sahiptir. İstediğimiz zaman veya istediğimiz her an sosyal hayattaki olayları drama ile yeniden canlandırmak mümkündür. Ayrıca bu yöntem öğrencilerin düşünme, değerlendirme, algılama, dinleme ve konuşma yetenekleri üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Drama, öğrencilere sosyal bilgiler dersini sevdirme ve öğrencilerin derse katılımlarını arttırma açısından da büyük bir öneme sahiptir. Araştırma kapsamında sosyal bilgiler dersinde yer alan tarih konularının öğretiminde birçok ders etkinliği ile dramanın bir yöntem olarak öğrenci başarı ve tutumuna olan etkisi, drama kullanımının etkililiği, öğretim sürecine olan katkısı ve sosyal bilgiler dersi öğretimi açısından önemi saptanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, 6.sınıf sosyal bilgiler dersinde yer alan tarih konularında drama yönteminin kullanımı ile ilgili bir eylem araştırması uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İzmir ilinin Torbalı ilçesinde yer alan bir devlet okulunda öğrenim gören 6.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubuna, öğrenci velileri ve okulun diğer sosyal bilgiler öğretmenleri de dahil edilmiştir. Veriler, ön algı anketi - son algı anketi, drama çalışması değerlendirme formları, öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü, görüşme formları, veli görüşme formu, video ve ses kayıtları /fotoğraflar ve öğrenci yapımı ürünler aracılığıyla temin edilmiştir. Araştırmada drama yöntemi ile işlenen derslerin uygulama süreci, verimliliği, öğrenci üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma sonucunda veriler ışığında drama yönteminin sosyal bilgiler dersinde tarih konularının öğretiminde verimli ve etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte öğrencilerin ve öğrenci velilerinin de drama yöntemi ile ilgili olumlu görüş ve tutuma sahip oldukları saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Dersi, Tarih, Drama
Sosyal bilgiler öğretimi bağlamında tarihi mekânlar ve müze ile eğitim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanması: Manisa ili örneğinde bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler öğretimi bağlamında müzeler ve tarihi mekânlardan etkili yararlanmaya yönelik öğretim etkinlikleri tasarlayarak bu etkinlikleri uygulamak ve bu etkinliklerin öğretme-öğrenme süreçlerinin verimliliğini artırmada ne derece faydalı olduğunu belirlemektir. Nitel araştırma yöntemi temelinde eylem araştırması modeline göre desenlenen araştırma kapsamında Manisa ili Yunusemre ilçesinde yer alan resmi bir ortaokuldaki 36 kişilik (25 kız, 11 erkek) bir sınıfla Manisa'nın müzeleri ve tarihi mekânları içerisinden seçilen dokuz ayrı mekâna (Manisa Müzesi, Muradiye Camisi, Tıp Tarihi Müzesi, tarihi Kula evleri, Sard Antik Kenti, Sultaniye Külliyesi, Keskinoğlu Klasik Araç Müzesi, Manisa Ulu Cami, Ravika Köyü Müzesi) yönelik müze öncesi okulda, müzede ve müze sonrası okulda boyutlarını içeren toplamda 34 ayrı etkinlik geliştirilerek uygulanmıştır. Uygulamalar 2017 yılı Mart ayının ikinci yarısı ile Mayıs ayının ilk yarısı arasında gerçekleştirilmiştir. Uygulamaların öğrencilerin sosyal bilgiler dersine, müzelere ve tarihi mekânlara yönelik algı ve farkındalıklarını, Manisa'nın tarihi ve kültürel özelliklerine yönelik bilinç ve farkındalıklarını ve sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerini (değişim ve sürekliliği algılama, tarihsel empati, gözlem, mekânı algılama, zaman ve kronolojiyi algılama, sosyal katılım) nasıl ve ne yönde etkilediğini ortaya koymak amacıyla veri üretme aracı olarak gözlem (araştırmacı günlüğü, saha notları, video kayıtları), görüşme (odak grup ve bireysel görüşmeler) ve doküman analizi (öğrenci günlüğü ve ürün dosyası, etkinlikler, veli anketi) kullanılmıştır. Gözlem ve görüşmeler yoluyla elde edilen verilere içerik analizi; öğrenci ürünleri ve veli anketinden elde edilen verilere doküman analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, geliştirilen etkinlikler ve uygulamaların öğrenciler üzerinde pek çok açıdan olumlu yönde çıktıları olduğunu göstermiştir. Duyuşsal açıdan; öğrencilerin uygulamalar sonrasında mutlu oldukları, eğlendikleri, sosyal bilgiler dersini daha çok sevdikleri, kendilerini özgür ve rahat hissettikleri, tarihlerinden gurur duydukları ve kendilerini daha değerli hissettikleri görülmüştür. Bilişsel açıdan; daha önceden bilmedikleri konuları öğrenmiş, geçmişi daha çok merak etmiş, dersin daha verimli olduğunu ve kendilerini daha başarılı hissettiklerini beyan etmişlerdir. Tarih bilinci açısından; öğrenciler uygulamalar neticesinde tarihsel bilgiler edinmiş, Manisa ile ilgili yerel farkındalık ve bilinç geliştirmiş, geçmiş-günümüz kıyaslamasını yaparak tarihi ve kültürel değerlerin önemi ve değerini kavramış ve bunun sonucunda tarihi ve kültürel eserlere sahip çıkıp koruyarak bunları gelecek nesillere aktarma şuurunu kazanmışlardır. Sosyal hayat açısından; uygulamalarla birlikte öğrencilerin arkadaşlık ilişkileri, grup çalışması yapabilme, karşılıklı saygı ve empati becerileri gelişmiştir. Sosyal bilgiler algıları açısından; öğrenciler uygulamalar sonrasında sosyal bilgileri tarih disiplini çerçevesinde müzeler ve tarihi mekânlar ile özdeşleştirmiştir. Uygulama sonrasında çok sevilen dersler sıralamasında öğrencilerin tamamı sosyal bilgileri ilk iki sıraya yerleştirmişlerdir. Çok sevilen konular arasında tarih disiplini çerçevesinde yer alan konular ön sıralarda yer almıştır. Öğrencilerin müze ve tarihi mekân algıları uygulama öncesine nazaran etkinliklerde ele alınan konular doğrultusunda değişmiş ve öğrenciler müzeler ve tarihi mekânları ders işlenen yerler olarak algılamışlardır. Uygulamalar sonrasında öğrencilerin Manisa'nın tarihi, kültürel ve turistik yerlerine yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri artmıştır. Bu durumun sonucunda Manisa'ya yönelik yerel bilinç ve farkındalık düzeyleri olumlu yönde değişmiş ve Manisa tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmişlerdir. Öğrenciler Manisa'ya daha fazla bağlılık hissetmiş ve yaşadıkları şehrin önemini daha iyi kavramışlardır. Geliştirilen etkinlikler aracılığıyla öğrencilerde gözlem, değişim ve sürekliliği algılama, sosyal katılım, tarihsel empati, mekânı algılama ve zaman ve kronolojiyi algılama becerilerinin geliştiği görülmüştür. Araştırmanın genel sonuçları çerçevesinde etkili müze ve tarihi mekân gezileri yapacak olan paydaşlara birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: sosyal bilgiler, müze ile eğitim, tarihi mekânlarla eğitim, yer temelli eğitim, eylem araştırması, yerel tarih, tarihsel empati, müze etkinlikleri
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin 2018 yılında uygulanmaya başlanan liselere geçiş sistemi ile ilgili faaliyet görüş ve önerileri
Ülkemizde öğrencilerin ortaöğretime geçişinde istedikleri okullara girebilmeleri için 2017-2018 eğitim öğretim yılında adrese dayalı kayıt ve Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav olmak üzere yeni sistem (Liselere Geçiş Sistemi) getirildi. Bu çalışmanın amacı sekizinci sınıf öğrencilerine uygulanan ve kamuoyunda Liselere Geçiş Sınavı olarak bilinen bu yeni sistemle ilgili sosyal bilgiler öğretmenlerinin 2018 yılında uygulanmaya başlanan Liselere Geçiş Sistemi ile ilgili ne tür faaliyetler yaptıklarını, öğretmenlerin görüş ve önerilerini de kapsayacak şekilde açıklamaya çalışmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu çeşitli illerde MEB'e bağlı devlet okullarında görev yapan ve tamamı da ilköğretim sekizinci sınıf derslerine giren 14 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Verilerin toplanması için yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanarak öğretmenlerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlara göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğunun yeni Liselere Geçiş Sistemi'nden memnun olmadıkları belirlenmiştir. Öğretmenler yeni sistemi eski TEOG sistemiyle de karşılaştırarak TEOG sisteminin çok daha iyi olduğunu belirterek TEOG sistemine dönülmesini gerektiğini belirtmişlerdir. Ayrıca yeni sınav sisteminde sadece % 10 kadar bir öğrenci diliminin merkezî sınav puanıyla en iyi okullara yerleştirilip geriye kalan çoğunluğun ise sınav puanıyla tercih yapmayarak adrese dayalı kayıt sistemi kapsamında adresine en yakın okullardan birine tercih yapmak zorunda kalmaları önemli bir sorun olarak görülmektedir. Sınav sisteminin ve isminin sıklıkla değiştirilmesi de eleştirilen konular arasında olup sınav sistemini ve ismini köklü değiştirmek yerine sistemde görülen aksaklıkların ve eksikliklerin giderilerek sistemin güçlendirilmesi daha faydalı olacağı belirtilmiştir. Bunların dışında öğretmenlerin tamamına yakını kaynak kitap kullanmanın ve aldırmanın yasak olmasına rağmen kendilerinin buna uymayarak kaynak kitaplar kullandıklarını ve öğrencilere aldırdıklarını dile getirmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından dile getirilen görüşler LGS'nin beğenilen tek yönü T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük testinde soruların soru tarzları yani soruların ezber bilgi sormanın ötesinde anlamaya, yorum yapmaya ve kavramaya dayalı tarzda olması sayılabilir. Görüşmeye katılan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda; sosyal bilgilerdeki haftalık ders saatlerinin yetersiz olduğu, öğrenci başarılı da olsa adrese dayalı kayıt sisteminden dolayı birçok öğrencinin istemediği okullara kaydını yapmak zorunda kaldığı, okullarda materyal eksikliği olduğu, velilerin bilinçsiz olup çocuklarıyla yeterince ilgilenmedikleri, merkezî sınavda T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine ait soru sayısının ve katsayının düşürülmesinin sosyal bilgileri itibarsızlaştırdığı, okullardaki başarı seviyesinin genel olarak düştüğü gibi sonuçlara da ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak yeni sistemin gözden geçirilerek belirtilen söz konusu eksikliklerin ve aksaklıkların giderilmeye çalışılması önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, Liselere Geçiş Sistemi, Adrese Dayalı Yerleştirme Sistemi, Merkezî Sınav, LGS, Öğretmen Görüşleri
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin, velilerin ve öğrencilerin sosyal bilgiler dersi becerilerine ilişkin önem sıraları
Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin, ortaokul öğrencilerinin ve velilerin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerden hangilerine daha fazla önem verdiklerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde kamuda görev yapan 73 Sosyal Bilgiler öğretmeni, 525 öğrenci ve veli 306 oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmen, öğrenci ve velilerden ankette Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan 15 beceriden en önemli gördükleri beş tanesini seçmeleri ve 1'den 5'e kadar sıralamaları istenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler girişimcilik becerisini en önemli beceri olarak görmüşlerdir. En yüksek ifadeyi takiben problem çözme becerisi, karar verme becerisi ve İletişim becerisi ifadeleri izlemektedir. Ortaokul öğrencilerin en önemsiz gördükleri beceri ise Türkçeyi doğru ve etkili kullanma becerisidir. Ayrıca ortaokul öğrencileri Sosyal Bilgiler dersine özgü becerilerden en önemli olarak gözlem becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise zaman ve kronolojiyi algılama becerisini tercih etmişlerdir. Öğretmenler en önemli beceri olarak problem çözme becerisini tercih etmişlerdir. En son sırada ise girişimcilik becerisini tercih ettikleri görülmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgü becerileri içerisinden ilk sıraya gözlem becerisini, en son sırada ise mekânı algılama becerisini ve değişim ve sürekliliği algılama becerisini sıralamışlardır. Velilerin en önemli gördükleri becerinin karar verme becerisi olduğu; en önemsiz gördükleri becerinin de bilgi ve teknolojiyi kullanma becerisi olduğu görülmektedir. Ayrıca veliler Sosyal Bilgiler dersinin kendine özgübecerileri içerisinden en önemli beceri olaraksosyal katılım becerisini ve en önemsiz beceri olarak da mekânı algılama becerisini tercih etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Öğretmen, Öğrenci, Veli, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı
Sosyal bilgiler öğretim programına yönelik mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğretmen adaylarıyla geliştirilmesi: Bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı; Sosyal bilgiler öğretim programına yönelik olarak ders kitabını, Mobil Artırılmış Gerçeklik etkinlikleri tasarlamak suretiyle yeniden yapılandırmak ve bu etkinlikleri mobil uygulama haline getirerek gerçekleştirilen artırılmış gerçeklik öğretiminin katılımcılar üzerindeki etkilerini saptamak ve konu hakkındaki görüşlerinin belirlemektir. Bu doğrultuda 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitabı, katılımcı grubuyla araştırma çalışması boyunca yeniden yapılandırılmıştır. Bu amaca yönelik olarak 2018-2019 akademik yılının bahar döneminde bir devlet üniversitesinin sosyal bilgiler eğitimi bölümünde öğrenim gören 25 kadın, 21 erkek toplam 46 öğretmen adayı araştırmanın katılımcı grubunu oluşturmaktadır. Çalışma eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aşamasında; odak grup görüşmeleri, araştırmacı günlükleri, gözlemler, teknoloji entegrasyonu öz-yeterlik algısı ölçeği, dereceli puanlama anahtarları ve anlamsal farklılıklar ölçeği aracılığı ile veriler elde edilmiştir. Araştırma bir akademik dönemi kapsayan 14 hafta boyunca sürdürülmüştür. Verilerin analizine geçildiğinde, araştırmanın nitel boyutunda; odak grup görüşmeleri verilerinin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacı günlükleri ve gözlem notları ile gerekli teyitler sağlanarak nitel boyuta ilişkin bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde ise; Teknoloji Entegrasyonu Öz-Yeterlik Algısı Ölceği katılımcılara ön-test ve son-test olarak uygulanmış ve analiz aşamasında t-testi yapılmıştır. Dereceli Puanlama Anahtarları ile öğrencilerin performans ürünleri değerlendirilmiş, grup ve tüm katılımcılar dikkate alınarak karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Anlamsal Farklılıklar Ölçeğinde yüzde ve frekans analizi yapılarak katılımcıların çalışma hakkındaki duygusal tutumlarını ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında değerlendirilen bulgulardan birtakım sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç olarak: katılımcıların, MAG etkinlikleri gerçekleştirmek için hazırbulunuşluk düzeylerinin ve teknolojik bilgi altyapılarının yetersiz olduğu saptanmış bu sebeple AG uygulamalarını zor, komplike, dikkat gerektiren ve zaman açısından maliyetli bulmuşlardır. Diğer yandan programı kolaylaştırıcı, anlaşılır, farklı alanlarda kullanılabilir ve işlevsel olarak yorumlamışlardır. Katılımcılardan elde edilen görüşler neticesinde AG'nin mobil cihazlarda kullanılmasının; erişim kolaylığı ve etkin katılım sağlayacağı, ilgiyi arttıracağı, algıyı geliştireceği yorumlarına ulaşılmıştır. MAG'in eğitimde kullanılmasının; somutlaştırıcı olduğu, akademik başarıyı artıracağı, kalıcı öğrenme sağlayacağı ve işbirlikçi öğrenmeyi destekleyici olduğu ifadelerine ulaşılmıştır. MAG'in öğrenci açısından; keyif verici, ilgilerini artırıcı, güdüleyici, geliştirici, öğrenmeyi kolaylaştırıcı ve derse karşı olumsuz algıları kırabilecek bir yapıda olduğu görüşleri elde edilmiştir. MAG'in eğitimci açısından; mesleki olarak öğretmeni geliştirici olduğu, üretkenliği artırdığını, kişisel ve bilgisel donanımı desteklediğini, yaratıcılığı geliştirdiği, haz verici olduğu, eğitimciyi güdüleyici olduğu ve öğreticinin sosyal kalmasına yardım ettiği görüşlerine ulaşılmıştır. Diğer yandan öğrenciler birçok öğretim alanında da bu teknolojinin kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Katılımcıların MAG çalışmaları değerlendirildiğinde genellikle "nitelikli" ürünler ortaya koymuşlardır. Sonuç olarak öğretmen adaylarına MAG etkinliklerinin öğretilebileceği ve yaratıcı ürünler elde edilebileceği söylenebilir. Diğer yandan katılımcı grubuna yapılan ön-test ve son-test neticesinde anlamlı bir fark ortaya çıkmadığı anlaşılmıştır Katılımcılar MAG etkinlikleri geliştirme tutumlarına bakıldığında duyuşsal açıdan, AG uygulamaları geliştirmeyi; eğlenceli, zor, karmaşık, sıradışı, yenilikçi, kafa karıştırıcı ve yorucu olarak nitelemişlerdir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik değerinin kazanımına ilişkin görüşleri
Bu çalışma Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik değerinin kazanım sürecine ilişkin görüşlerini açığa çıkarmak amacıyla hazırlanan bir durum çalışmasıdır. Durum çalışmalarında nitel veri toplama yöntemleri kullanılarak ayrıntılı bilgiler elde edilmeye çalışılır. Bu araştırmada da nitel veri toplama araçlarından mülakat yöntemi işe koşulmuştur. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım katılımcıların demografik bilgileri için hazırlanmış sorulardan oluşmaktadır. İkinci kısım ise görüşme sorularından oluşmaktadır. Bu kısımda toplam 10 soru bulunmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlandıktan sonra iki uzman Sosyal Bilgiler öğretmenine sunularak düzeltmeler istenmiş ve yapılan düzeltmelerden sonra görüşme formuna son hali verilmiştir. Daha sonrada 14 Sosyal Bilgiler öğretmeninden oluşan bir örneklem grubuyla çalışılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilen bilgiler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre Sosyal Bilgiler öğretmenleri değerler eğitimini önemli bulmaktadır. Öğretmenlere göre Sosyal Bilgiler ders izlenceleri (programları) vatanseverlik değeri açısından uygun bir mahiyette değildir ve geliştirilmelidir. Öğretmenlere göre öğrenciler vatanseverlik değeri ile ilgili ders konularına ilgi göstermektedirler fakat öğrenciler yeterli düzeyde vatanseverlik değeri edinmemektedir. Anahtar kelimeler: Vatanseverlik, Değer, Sosyal Bilgiler, Değerler Eğitimi
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyon düzeylerinin incelenmesi
Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Motivasyon Düzeylerinin İncelenmesi Bu araştırma sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyon düzeylerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmada daha önceden Acat ve Yenilmez (2004) tarafından eğitim fakültesi öğrencilerine yönelik hazırlanıp uygulanmış olan 5'li likert türü ölçek kullanılmıştır. 23 sorudan oluşan bu ölçek 2016-2017 akademik yılında Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümü 1., 2., 3., ve 4. sınıfta okuyan 202 öğretmen adayına uygulanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyon düzeyine ilişkin görüşleri belirlenerek bu görüşlerin cinsiyet, okumakta olduğu sınıf, sosyal bilgiler programına isteyerek mi geldiği, mezun olduğu lise, yetişme yeri, anne ve baba mesleği, anne ve babanın öğrenim durumu ve ailenin aylık geliri gibi değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının maksimum 115 olabileceği motivasyon düzeyi 84 iken, genel motivasyon ortalaması ise 5 üzerinden 3,6 ile ortalamanın üzerindedir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre katılımcıların sorulara verdikleri yanıt ortalaması "katılıyorum" aralığındadır. Araştırmada motivasyon sorunlarına ilişkin olarak ortaya çıkan sonuç ise öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine ilişkin olarak motivasyon sorununu kısmen yaşamaktadırlar. Bu sorun 2,6 ortalama ile çok yüksek düzeyde değildir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre kadın öğretmen adaylarının motivasyon düzeyi, erkek öğretmenlere göre daha yüksek iken sosyal bilgiler öğretmenliği programına isteyerek gelenlerin motivasyon düzeyi isteyerek gelmeyenlere göre daha yüksektir. Yine araştırma sonuçlarına bakıldığında öğretmen adaylarının okuduğu sınıf değişkenine göre 1. sınıftan 4. sınıfa göre motivasyon düzeyinde artış görülmektedir. Bunun dışında değişkenler arasında genel olarak anlamlı bir farklılık olmasa da öğretmen adaylarının sorulara verdiği yanıtlarda aile sosyo-ekonomik düzeyi değişkeninde iki maddede, yerleşim yeri değişkeninde bir maddede ve anne öğrenim durumu değişkeninde iki maddede anlamlı farklılıklar görülmüştür. Bunların dışında değişkenler arasında herhangi bir anlamlı farklılık görülmemiştir.
5. sınıf sosyal bilgiler dersi insanlar, yerler ve çevreler öğrenme alanı kavramlarının öğretimine yönelik bir eylem araştırması
Bu araştırma beşinci sınıf sosyal bilgiler öğretim programında "İnsanlar, Yerler ve Çevreler" öğrenme alanında yer alan konu ve kavramlar hakkında öğrencilerin sahip oldukları ön bilgi tespit edilmesi, bu kavramların daha etkili ve kalıcı öğretimi üzerine etkinlik ve uygulamalar gerçekleştirilmesi, etkinlik ve uygulamaların kavram eğitimi üzerine etkisini gözlemlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada harita ve kavramları, yeryüzü şekilleri ve kavramları, iklim ve Türkiye'de Görülen İklim Tipleri ve Özellikleri, Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler konuları ve kavramları ile doğal afet kavramı ele alınmıştır. Bu araştırma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Denizli ili Bekilli ilçesinde bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 16 beşinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin isimleri gizlenmiş ve araştırma içeriğinde kod isimlerle anılmışlardır. Araştırma kapsamında veri üretme aracı, kavram geliştirme aracı ve süreç destekleme aracı olarak zihin haritası, kelime ilişkilendirme testi, yarı yapılandırılmış görüşme kavram haritası, kavramsal değişim metni, odak grup görüşmesi, deney, gözlem, saha notları ve çeşitli etkinlikler hazırlanıp kullanılmıştır. 7 hafta süren araştırmada üretilen veriler ifadeye dayalı içerik analizine tabi tutulmuş, ilgili kavram için geliştirilen ölçütlerle kıyaslanarak bulgu ve sonuçlara dönüştürülmüştür. Araştırma ilgili konu ve kavram hakkında hazırlanan haftalık eylem planına göre gerçekleştirilmiştir. Haftanın ilk ders saatinde ön durum tespiti yapılmış, ikinci ders saatinde konu öğrenci grubu ile bir defa işlenmiş, üçüncü ders saatinde kavrama ilişkin etkinlik uygulanmış ve sonrasında son durum tespiti yapılmıştır. Eksik öğrenmeler tespit edildiğinde ek eylem planı hazırlanmış ve dördüncü ders saatinde ek etkinliklerle beraber uygulama gerçekleştirilmiştir. Tüm sürecin betimsel gözlemini yapabilmek için araştırmacı tarafından saha notları tutulmuş, her veri analizinden ve ek etkinliklerden sonra odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrenci grubunun haritaların çeşitlerine, Türkiye'de görülen iklimlere, çevrelerinde gördükleri belirgin yer yüzü şekillerine ilişkin kısmi ön bilgisi ve algısı vardır. İklim kavramını beşinci sınıf öğrencileri mevsimlerle karıştırmaktadır. Doğal afetleri isim olarak bilmekte ancak tanım yapamamakta, afetlerden korunma yollarını bilmemektedir. Araştırmaya konu diğer konu ve kavramlara ilişkin temel boyutlara ait öğrenci grubunun ön bilgisi çok az veya hiç yoktur. Süreç sonu son durum bulgularına göre öğrenci grubu harita kavramının haritanın elemanları temel boyutundan düzlem ve kuşbakışı görüntü alt boyutlarına, iklim kavramının iklimin etkileri temel boyutunun tüm alt boyutlarına, nüfusun dağılışına etki eden doğal faktörlerden toprak özellikleri, bitki örtüsü alt boyutlarına, beşerî faktörlerden madenciliğe ilişkin yeni öğrenmeler sağlayamamıştır. Öğrenci grubu yeryüzü şekillerinden koy, körfez, burun, yarımada, ada, boğaz, okyanus kavramlarını ise tanım olarak birbirine karıştırmıştır. Doğal afet tanımlarını eylem planı sonrası yapabilir düzeye gelseler de depreme karşı alınacak tedbirleri doğru bir şekilde ifade edememişlerdir. Öğrenci grubu ek eylem planı sonrası uygulanan etkinliklerle ilerleme sağlayamadıkları, kavram karmaşası yaşadıkları temel ve alt boyutları etkili bir şekilde öğrenip ilerleme sağlamıştır. Öğrenci grubu zihin haritası ve uygulama etkinlikleri gerçekleştirmeyi kendileri adına yararlı bulmuştur. Öğrenci grubunun en etkili öğrenme sağladığı uygulamalar ek etkinlik olarak yapılan sosyal bilgilere özgü deney ve gözlemler olmuştur.
Kuantum öğrenme modelinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi başarılarına, kaygılarına, üst bilişsel farkındalıklarına ve akademik risk alma eğilimlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, Kuantum öğrenme modelinin ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler ders başarılarına, kaygılarına, üst bilişsel farkındalıklarına ve akademik risk alma eğilimlerine etkisini belirlemektir. Araştırmada ön test-son test deney ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı Erzurum ili Hınıs ilçesindeki bir devlet okulunda öğrenim gören toplam 26 adet 7. sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. 7-A sınıfı deney grubu, 7-B sınıfı kontrol grubu intact olarak belirlenmiştir. Uygulama sürecinde "Ülkemizde Nüfus" ünitesi deney grubunda Kuantum öğrenme modeline uygun olarak işlenmiş; kontrol grubunda ise MEB'in öngördüğü öğretim yöntemine uygun öğretime uygun olarak işlenmiştir. Uygulama sürecinde deney grubu öğrencilerine günlük tutturulmuş ve öğrenciler süreçle ilgili görüşlerini dile getirmişlerdir. Araştırma haftalık 3 ders saati olmak üzere toplam 5 haftada 15 saatlik zaman diliminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; 33 Soruluk Sosyal Bilgiler Başarı Testi (SBBT), Sosyal Bilgiler Dersi Kaygı Ölçeği, Sosyal Bilgiler Odaklı Akademik Risk Alma Ölçeği (SAORAÖ) ve Çocuklar İçin Üst Bilişsel Farkındalık Ölçeği (ÜBFÖ-Ç) B formu kullanılarak toplanmıştır. Ölçekler ve başarı testi öğrencilere uygulama öncesinde ve sonrasında araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Uygulama bitiminde toplanan veriler SPSS 22.0 veri programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, Kuantum öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarılarını ve akademik risk alma eğilimlerini artırdığı; öğrencilerin kaygı düzeyleri ve üst bilişsel farkındalık düzeylerinde anlamlı düzeyde bir farklılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kuantum Öğrenme, Akademik Başarı, Kaygı, Üst Bilişsel Farkındalık, Akademik Risk Alma
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet algıları
İnsan daima sosyal ve kültürel etkileşime açık bir yapıdır. Bu etkileşimler sonucunda kişinin fikirleri, hareketleri, düşünüş tarzı, giyim kuşamı gibi daha pek çok noktasında toplumun imzası bulunmaktadır. Bu noktalardan biri de cinsiyettir. Ve her alanda olduğu gibi toplumsal bir inşa cinsiyet üzerinde de varlığını göstermektedir. Biyolojik ve fizyolojik yapıya atıfta bulunan cinsiyet, toplumun yüklediği ifadeler ile toplumsal bir özellik halini almış ve kültürel yapıya atıfta bulunur olmuştur. Toplum, kültürel normların etkisinde kadın ve erkeğe yüklediği bir takım görev, rol ve tutumlara yönelik kalıp yargılar üretmektedir. Bu kalıp yargılara toplumsal cinsiyet söylemi denilmektedir. Bu söylemlere göre "beriki" ne (kadın veya erkek) söylenen olumlu kalıp yargılar, "öteki" ni (kadın veya erkek) olumsuz ve dezavantajlı grup yapmaktadır. Birinin diğerine göre daha avantajlı veya dezavantajlı olma ayrılığı ve cinsiyet temelli her tür eşitsizliğin önüne geçebilmek adına toplumsal bir özbilinç sağlanmalıdır. Bunu sağlamada bireyin gelişim, değişime açık olduğu en uygun yer ve zaman olan eğitim kurumları ile buralarda görev alan eğitimcilerin toplumsal cinsiyet algıları büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle bu araştırmada bireylerin cinsiyet algısını etkileyen önemli kurumlardan olan eğitim kurumu içerisinde, eşitlik kazanımının aktarıcısı olan sosyal bilgiler öğretmenleri ele alınmıştır. Araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet algılarının nasıl olduğudur. Araştırma evrenini Balıkesir ili dahilinde kamu ve özel olmak üzere tüm ortaokullarda görev alan sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise uygun örneklem yöntemiyle belirlenmiş 144 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Evren içerisinden seçilen 160 öğretmen örnekleme alınmış ancak çalışma 144 sosyal bilgiler öğretmeni ile tamamlanmıştır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ile Altınova ve Duyan (2013) tarafından geliştirilmiş olan "Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın veri analizi istatistik programından yararlanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t- testi, crosstab, tek yönlü varyansanalizi (ANOVA) gibi istatiksel tekniklerden yararlanılmıştır. Araştırmada uygulanan "Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği"ne göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet algılarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Yani sosyal bilgiler öğretmenlerinin toplumsal cinsiyet algılarının, genel manada olumlu düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin TCA puan ortalaması 101,06±16,07 bulunmuştur. Ölçeğin Cronbach's Alpha değeri ise 0.918'dir. Çalışma sonucunda öğretmenlerin; cinsiyet, gelir düzeyi (aylık gelir), ebeveyn yapısı ve aile yönetim biçimi faktörleri ile TCA puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Kardeş sayısı, kardeşlerin cinsiyet dağılımı, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği, yetişme yeri, kitap okuma alışkanlığı, yetişilen ailenin büyüklüğü değişkenleri arasında ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, sosyal bilgiler, toplumsal cinsiyet algısı, sosyal bilgiler öğretmenleri, cinsiyet
Sosyal bilgiler dersi bağlamında ilkokul öğrencilerinin toplumsal cinsiyet algıları
Bu araştırmanın genel amacı, Sosyal Bilgiler dersi bağlamında ilkokul öğrencilerinin toplumsal cinsiyet algılarını belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Uşak il merkezinde ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 493 öğrenci oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen "İlkokul 4. Sınıf Öğrencilerinin Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmanın birinci alt problemi için elde edilen veriler Bağımsız Örneklem T-Testi ile, ikinci ve üçüncü alt problemler için elde edilen veriler ise One-Way ANOVA Testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre toplumsal cinsiyet algılarının daha eşitlikçi yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Ayrıca sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan okullarda eğitim öğretimine devam eden öğrencilerin diğer okullardaki öğrencilere oranla toplumsal cinsiyet algılarının daha eşitlikçi yönde olduğu araştırma sonuçlarına yansımıştır. Araştırmanın bir diğer sonucunda ise ebeveynlerin eğitim düzeyi arttıkça, çocuklarının toplumsal cinsiyet algılarının daha eşitlikçi olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre elde edilen bilgiler doğrultusunda toplumsal cinsiyet algısını ölçümünde kullanılan boyutların artırılması, toplumsal cinsiyet algısına etki eden faktörlerin kapsamının geliştirilmesi, Sosyal Bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet eşitliği algısının kazandırılmasına ilişkin uygulamalı araştırmalar yapılması gibi öneriler sunulmuştur.
Sosyal bilgiler derslerinde çevre ile ilgili konuların öğretimine ilişkin sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşleri
İnsan ve çevre birbirleriyle daima etkileşim içindedir. İnsanların doğal kaynakları kullanarak yaptığı yapay çevre faaliyetleri sonucunda ne yazık ki doğal çevre çoğu zaman zarar görmektedir ve bu zarar yine insanlara olumsuz dönüş yapmaktadır. Çevre sorunlarının artması yaşam kalitesini ve canlı yaşamını tehdit etmektedir. Bu nedenle çevre sorununu en aza indirmek için çeşitli proje ve faaliyetler yapılmaktadır. Bunların yanı sıra en etkili yollardan biri ise eğitimdir. Çevre eğitimi öğrencilere birçok ders kapsamında verilmektedir fakat sosyal bilgiler dersi diğer derslerden farklı olarak doğayı koruma bilinci ve duyarlılığının yanı sıra tarihi, kültürel çevreyi de ele alarak çevre eğitimi hakkında geniş bir yelpaze sunmaktadır. Sosyal bilgiler dersi, geçmişten günümüze insan ve çevre etkileşimini konu edinir ve böylece çevre kavramının sosyal ve fiziki boyutunu incelemiş olur. Buradan yola çıkarak ders kapsamında çevre ile ilgili konularda çevre eğitimi veren sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre eğitimi hakkında görüşleri oldukça önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada sosyal bilgiler derslerinde çevre ile ilgili konuların öğretimine ilişkin sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşlerini ortaya çıkarmayı amaçlanmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Uşak merkezde ortaokullarda görev yapan 20 (kadın=10, erkek=10) sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplanması aşamasında sosyal bilgiler öğretmenlerine uygulanacak yarı yapılandırılmış görüşme formu sosyal bilgiler alanında uzman 3 akademisyenin görüşleri doğrultusunda hazırlanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanan veriler Microsoft Office Word dosyasına taşınarak veriler metin haline getirilmiş ve kodlama yöntemi uygulanarak betimsel analiz yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgularda çevre ile ilgili konuları anlatırken öğrencilere kazandırılması düşünülen değerlerin duyarlılık, sorumluluk, vatanseverlik, dayanışma, yardımseverlik, bilimsellik, saygı, sevgi ve tasarruf değerleri olduğu görülmüştür. Kazandırılması düşünülen becerilerin ise; harita okuryazarlığı, çevre okuryazarlığı, mekânı algılama, araştırma, konum analizi, değişim ve sürekliliği algılama, gözlem, problem çözme, sosyal katılım, girişimcilik, iletişim, karar verme, tablo, grafik ve diyagram çizme ve yorumlama, zaman ve kronolojiyi algılama, eleştirel düşünme, empati, kanıt kullanma, iş birliği ve öz denetim becerileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ders içi yaşanan sıkıntılarda ise çoğunlukla ders saatinin yetersizliği görülürken katılımcıların önerileri doğrultusunda ders saatinin artırılması sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılardan bazılarının sivil toplum kuruluşlarına katılım sağladığı sonucuna ulaşırken hepsinin derslerinde Uşak ili üzerinden örnekler verdiği sonucuna varılmıştır.
Sosyal bilgiler öğretiminde oyunlaştırmanın akademik başarıya, akademik risk alma eğilimine ve tutumlara etkisi
Araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler dersinde bir yöntem olarak oyunlaştırmanın, öğrencilerin derse ilişkin akademik başarılarına, akademik risk alma eğilimlerine ve tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi çeşidi olan iç içe deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya uygun örnekleme yoluyla seçilmiş olan ve 2021-2022 eğitim öğretim yılında kamu ilkokulu 4/A ve 4/B sınıflarında öğrenim gören 81 (deney:42, kontrol:41) öğrenci katılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak Avcı (2019) tarafından geliştirilen "Akademik Başarı Testi", Ulu Kalın ve Topkaya (2017) tarafından geliştirilen "İlkokul Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "İlkokul Sosyal Bilgiler Akademik Risk Alma Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak Odak grup görüşmeleri, öğrenci, öğretmen ve araştırmacı günlükleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler betimsel istatistik, parametrik testlerden tekrarlı ölçümler için tek yönlü ANOVA (One way ANOVA for repeated Measures) ve ilişkili örneklemler için T-testi (Paired Samples T-tests); non-parametrik testlerden Mann – Whitney U ve Wilcoxon ile, nitel veriler ise içerik analiziyle analiz edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; oyunlaştırma yöntemi ile Sosyal Bilgiler öğretimi öğrencilerin akademik başarısını arttırmakta, akademik risk alma eğilimlerine ve tutumlarına olumlu yönde etki etmektedir. Ayrıca Sosyal Bilgiler öğretiminde oyunlaştırma yönteminin; aktif katılımı ve grupla çalışma ortamını sağladığı, özerkliği desteklediği, risk alma ve araştırmaya teşvik ettiği bir öğrenme ortamı oluşturduğu; öğrencilerin özgüvenini arttırdığı, sorumluluk değerini geliştirdiği ve öğrencilerin öğrenmede ısrarcı ve sebatlı olmalarına katkı sunarak çalışma isteklerinde artış meydana getirdiği; öğrenmeyi kolaylaştırıp arttırdığı ve kalıcı öğrenmeler sağladığı ve derslerin eğlenceli, heyecanlı, haz verici, motive edici, meraklandırıcı ve keyifli olmasını sağladığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Öneri olarak, araştırmacılar Sosyal Bilgiler dersinin diğer öğrenme alanlarında, diğer sınıflarda ve diğer derslerde oyunlaştırma yöntemi ile çalışmalar yapabilirler.
Sosyal bilgiler dersinde kanıt temelli öğrenmenin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerine ve derse yönelik tutumlarına etkisi
Beceri temelli eğitimin geleneksel bilgi temelli eğitimin yerini aldığı günümüz eğitim anlayışında bu becerilerin öğretimine yönelik uygulamalı araştırmalar önem kazanmıştır. Bu amaçla araştırmada Sosyal bilgiler dersinde kanıt temelli öğrenmenin 4. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme eğilimlerine ve derse yönelik tutumlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim-öğretim yıllarında İstanbul'un Esenyurt ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 4. sınıf öğrencile-ri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 4. sınıflardan rastgele örneklem yoluyla se-çilmiş 2 farklı şube olan 4C ve 4F sınıflarının her birinden 20 deney, 20 kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 öğrenci oluşturmuştur. Sosyal bilgiler dersi kapsamında deney grubuna etkisi araştırılan kanıt temelli öğrenme ile ilgili etkinlikler uygulanırken kontrol grubuna ise mevcut öğretim programı uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak ilkokul 3. ve 4. sınıflar için Uluçınar ve Akar (2021) tarafından geliştirilen Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği ve Ulu-Kalın ve Topkaya (2017) tarafından geliştirilmiş olan İlkokul 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersine Yönelik Tutum Ölçeği kulla-nılmıştır. Ölçekler aynı zamanda deney grubunun kalıcılık ölçümlerimde de kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler parametrik test-lerin ön koşullarını karşılamadığı için verilerin analizinde parametrik olmayan Mann-Whitney U, Wil-coxon İşaretli Sıra Testi ve Kruskal-Wallis H Testi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda kanıt temelli öğrenmenin uygulandığı deney grubunun eleştirel düşünme ve derse yönelik tutum ön test-son test puanları arasında son test lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gru-bunda yer alan öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimi ve derse yönelik tutum son test puanları arasında da deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kanıt temelli öğrenmenin eleştirel düşünme eğilimi ve derse yönelik tutum son test-kalıcılık puanları da incelenmiş olup kanıt temelli öğrenmenin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimini ve derse yönelik tutumları olumlu olarak geliştirdiği görülmüştür. Konu bağlamında öneride bulunulmuştur.
İlkokul sosyal bilgiler dersinde öğrenci başlatımları ve öğrenme fırsatları: Bir konuşma çözümlemesi çalışması
Araştırma yöntemi olarak konuşma çözümlemesinin kullanıldığı bu çalışma, ilkokuldaki sosyal bilgiler derslerinde sınıf içi etkileşimde ve sınıf içi etkileşim yoluyla ortaya çıkan öğrenci başlatımlarını ve öğrenme fırsatlarını betimlemektedir. Sosyal Bilgiler dersleri, öğrencilerin mantıklı kararlar alma, sorumlu bireyler olma, sosyal gelişmelere katkıda bulunma ve geçmişle geleceği daha iyi tanıma becerilerini geliştirerek demokratik bir sistemde etkili vatandaş olmalarına yardımcı olur. Bu yalnızca, öğretmenlerin öğrenci katılımını arttırmaya ve öğrenci başlatımlarını etkin bir şekilde yöneterek öğrenim fırsatları sağlamaya yönelik çeşitli etkileşimli kaynakları kullanmasıyla mümkündür. Bu çalışma ile 2015-2016 eğitim-öğretim yılı güz döneminde ilkokul dördüncü sınıfta 17 saatlik sosyal bilgiler sınıf etkileşimi incelenmiştir. Veri toplama sürecinde, üç video kamera kullanılmış ve elde edilen verilerde herhangi bir eleme yapılmadan bütün veriler ayrıntılı bir şekilde çeviri yazı simgeleri kullanılarak yazıya dökülmüştür. Çalışmanın bulguları; ilkokul sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin gerçekleştirdiği başlatımların çoğu zaman yeni bir konuşma dizisi başlattığını ve devam eden konuşma dizilerine katılım olarak gerçekleştiğini göstermektedir. Öğretmenin bu başlatımlara yönelimi, öğrenciler için önemli öğrenme fırsatları yaratmıştır. Bunların yanı sıra öğretmenin; eksik tasarlanmış sözce, vurgulu olumlu değerlendirme, öğretmen-öğrenci ses yansıması ve öğretmen-öğretmen ses yansıması, geçmişte yaşanmış olaylara, geçmiş öğrenme olaylarına ve geçmişte birlikte yapılmış olaylara gönderme, bekleme süresi, sözel olmayan davranış gibi çeşitli etkileşimsel kaynakları kullandığı görülmektedir. Ayrıca öğretmen, öğrenci başlatımlarını teşvik etmek ve öğrenci katılımına fırsatlar yaratmak için bir dizi sınıf yönetimi becerisinden yararlanmıştır. Çalışma, sağlam bir araştırma yöntemi ile yürütülerek, öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının pedagoji eğitiminin, ders programlarının geliştirilmesi ve çok sayıda uygulamaya dönük etkileşimsel kaynakları sunması açısından zengin sonuçlar sağlayarak, temel eğitim alanına katkıda bulunmaktadır.
İlkokul sosyal bilgiler dersinde "insanlar ve yönetim" ünitesinin görsel materyal kullanılarak işlenmesi
Bu çalışmanın amacı, yapılandırmacı teoriye dayalı ders anlatımında görsel materyal kullanımının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin İnsanlar ve Yönetim konusunu anlamalarına ve Sosyal Bilgiler dersine karşı tutumlarına olan etkisini incelemektir. 2005 yılında güncellenen Sosyal Bilgiler programı yapılandırmacı anlayış çerçevesinde şekillendirilmiştir. Yapılandırmacı anlayış, öğretme ve öğrenmenin doğasını açıklamaya çalışan teorilerden biridir.Çalışmada, ilkokul dördüncü sınıf Sosyal Bilgiler dersi "Güç, Yönetim ve Toplum" öğrenme alanı "İnsanlar ve Yönetim" ünitesi ele alınmıştır.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Gerçekleştirilen bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim döneminde, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde eğitimlerine devam eden 129 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının 90'ı kadın, 39'u erkektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sağlam (2011) tarafından geliştirilen 'Etkili Vatandaşlık Yeterlikleri Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler IBM SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular tablolar ile sunulmuş ve alanyazın taranarak tartışılmıştır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerinde cinsiyet değişkeni açısından anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Bu fark kadın öğretmen adayları lehinedir. Araştırmada 1.sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarının etkili vatandaşlık yeterliklerine ilişkin tutumlarının en düşük olduğu,3.ve 4. Sınıfta öğrenim görenlerin ise en yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaş, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba çalışma durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde mezun olunan lise türünde etkili vatandaşlık yeterlikleri fen lisesi ve Anadolu öğretmen lisesi mezunlarında yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları doğrultusunda öneriler sunulmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin favori padişahları
Gerçekleştirilen bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin favori Osmanlı padişahlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum incelemesi modeli kullanılarak oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme türlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Niğde ili Merkez'de ortaokul düzeyinde öğrenim gören 300 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmaya katılan öğrenciler, hiçbir baskı altında kalmadan gönüllülük esasına göre katılım sağlamıştır. Araştırmada, araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerle, ortaokul öğrencilerinin favori padişahları belirlenmiş ve Osmanlı Devleti'ne ilişkin bilgi birikimleri ışığında soruları yanıtlamışlardır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğrencilerin birinci favori padişahının Fatih Sultan Mehmet olduğunu, ardından Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman'ın geldiğini ortaya koymuştur. Bu tercihler, öğrencilerin güçlü ve fetihlerle anılan liderlere duyduğu hayranlığı yansıtmaktadır. Ayrıca, en çok beğenilen tarihsel dönem Yükselme Dönemi olarak belirlenmiş ve öğrencilerin Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü olduğu bu döneme olan ilgisi dikkat çekmiştir. Araştırmanın diğer bulguları, öğrencilerin "Kuruluş Osman" dizisini yoğun bir şekilde takip ettiklerini ve bu diziden etkilenerek Osman Bey'i favori tarihi şahsiyet olarak seçtiklerini göstermektedir. Ancak, Osmanlı tarihine ilişkin kitap okuma sayısının düşük olması, öğrencilerin tarih bilgilerini büyük ölçüde görsel medya ve ders içeriğinden aldıklarını ortaya koymaktadır. Sosyal Bilgiler dersine yönelik değerlendirmelerde, öğrenciler Osmanlı tarihinin anlatımını genel olarak yeterli bulmakla birlikte, derslerin daha açıklayıcı ve detaylı olmasını talep etmişlerdir. Son olarak, öğrencilerin yerinde olmak istedikleri padişah olarak Fatih Sultan Mehmet'i seçmeleri, İstanbul'u fethetme arzusu ve güçlü bir lider olma isteğiyle açıklanmıştır. Bu bulgular, öğrencilerin tarihsel figürlere ve dönemlere yönelik ilgilerini, medya araçlarının bu ilgiyi nasıl şekillendirdiğini ve tarih eğitimi ile ilgili ihtiyaçlarını anlamak açısından önemli veriler sunmaktadır. Elde edilen bulgular ışığında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ortaokul Öğrencileri, Sosyal Bilgiler, Padişahlar