Sosyal bilgiler öğretimi
Bu konu başlığı altında 547 tez
Ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin araç gereç kullanımına yönelik tutumlarının incelenmesi
Bilgisayar günümüzde her alanda kullanılmaya başlanmıştır. Bu yayılışı eğitim alanına da kaymış, günümüzde de yoğun biçimde kullanılır olmuştur. Bilgisayar teknolojisinin eğitime geçişi ile birlikte eğitimin daha kalıcı olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, günümüzde bilgisayar teknolojisi eğitim ortamında önemli bir aktör haline gelmiş bulunmaktadır. Araştırmanın amacı, ortaokul Sosyal Bilgiler dersi öğretmenlerinin, teknolojik araç-gereç kullanımına yönelik tutumlarını belirlemektir. Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Teknolojik Araç-Gereç Kullanımına yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırmanın modeli, niceliksel araştırma modeli çeşitlerinden olan, "tarama modeli" ile örtüşmektedir. Bu araştırmanın evreni, 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul Avrupa yakası Esenler, Başakşehir ve Bağcılar ilçelerinde resmi ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler dersi öğretmenlerini kapsamaktadır. Örneklem ise aynı ilçelerde görev yapan öğretmenler arasında tesadüfü yöntemle seçilen 175 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırma için literatür taraması yapılmıştır. Konu ile ilgili önceden yapılmış araştırmaların, bilgi toplama araçları incelenerek araştırma amaçlarına ilişkin, değişkenler belirlenip kişisel bilgileri içeren anket hazırlanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin teknolojik araç-gereç kullanımına yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Sevim (2010) tarafından geliştirilen Araç-Gereç Kullanma Tutum Ölçeği ile araç gereç kullanım sıklığını belirlemek amacıyla hazırlanan anket kullanılmıştır. Yapılan inceleme sonunda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Öğretmenlerin büyük bölümü okullarında Model ve numuneler (gerçek eşya, olay vb.), Basılı gereçler (ders kitabı, gazete, yardımcı kitap vb.), Yazı ve gösterim tahtası, Hareketsiz görüntüler (fotoğraf, resim vb.), Soyut görseller (grafik, tablo, harita vb.), Bilgisayar, Projeksiyon, Bilgisayar laboratuvarı, Fen laboratuvarı veya malzemelerinin var olduğunu bildirmişlerdir. Öğretmenlerin teknolojik araç gereçlere yönelik tutum ölçeği ve alt faktörlerinin puan değerleri incelenmiş ve tutum ölçeği alt faktörlerinden olan "Verimlilik" puan ortalaması incelendiğinde katılımcıların "Kararsızım" düzeyinde bir tutuma sahip oldukları, çok olumlu olmadığı görülmüştür. "Sınıf yönetimi" alt faktörü incelendiğinde öğretmenlerin "Katılmıyorum" düzeyinde düşük bir tutuma sahip oldukları, "Yeterlik" alt faktörüne göre "Kesinlikle Katılıyorum" düzeyinde oldukça yüksek tutuma sahip oldukları ve "Maliyet" alt faktörüne göre ise "Kararsızım" düzeyinde, ancak olumluya doğru bir tutuma sahip olunduğu görülmüştür. Öğretmenlerin teknolojik araç- gereç kullanım tutumlarında cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, mesleki kıdem, mezun olunan okul türü ve sınıf mevcudu değişkenleri açısından anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Ayrıca "Eğitiminiz Sırasında Eğitim Teknolojisi Ya Da Eğitim Araçları İle İlgili Her Hangi Bir Ders Aldınız Mı?", "Eğitim Teknolojisi Ya Da Eğitim Araçları İle İlgili Bir Hizmet İçi Eğitim Kursuna Veya Seminerine Katıldınız Mı?" "Öğrencilerin Araç-Gereçlere Bakış Açılarını Yeterli Buluyor Musunuz?" "Çalışmaya Katılan Öğretmenlerin, Derslerde Araç- Gereçleri Ne Sıklıkla Kullanıyorsunuz?" sorusuna verilen cevaba göre ANOVA testi sonucunda anlamlı fark bulunmamıştır.
İlköğretim 4.sınıf Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler öğretim programlarının üstbilişsel açıdan incelenmesi
Eğitim ile ilgili yapılan tartışmaların ardından doğru eğitim kavramı ile ilgili yüzyıllardır birçok eğitim yöntem ve tekniği ortaya çıkmıştır. Tüm bu yöntem ve tekniklerin temel amacı; anlamlı öğrenmeyi sağlamak ve öğrenmeleri kalıcı hale getirmek olmuştur. Anlamlı ve kalıcı öğrenme ile literatüre giren üstbiliş; bireylerin zihinsel faaliyetleri üzerinde tahmin, planlama, izleme ve değerlendirme süreçlerini kapsamaktadır. Kişilerin kendi öğrenme süreçlerinde rol aldıklarında anlamlı öğrendiklerini kabul eden üstbiliş kavramının, yenilenen ilköğretim eğitim programımızdaki kazanımların, becerilerin ve ölçme değerlendirme uygulamalarının üstbilişsel düzeylerini belirlemek bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada, İlköğretim 4.sınıf Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler dersleri program kazanımları, becerileri ve ölçme değerlendirme yöntemleri üstbilişsel açıdan incelenmiştir. Araştırma bir durum çalışmasıdır.Program kazanımları incelenirken Kratthwohl ve diğerleri (2001) tarafından yenilenen Bloom Taksonomisi, program becerileri ve ölçme-değerlendirme yöntemleri incelenirken araştırmacılar tarafından literatürden yararlanılarak geliştirilen ölçekler kullanılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda; program kazanımlarının üstbilişsel bilgiye yönelik (%9,24) olmadığı, daha çok kavramsal bilgi boyutunda kaldığı (%37,04), kazanımların tüm bilgi düzeylerine eşit şekilde dağılmadığı görülmüştür. Ancak eski ilköğretim 4.sınıf programına kıyasla öğretim programında üst düzey becerilerin daha çok yer aldığı görülmüştür. Program becerileri bakımından yapılan incelemede ise, İlköğretim Türkçe öğretim programının kendine ait becerilerinin olmaması nedeniyle incelemeye dâhil edilmemiş, İlköğretim 4.sınıf Matematik, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri öğretim programlarında yer alan 41 becerinin bilişsel kazanıma yönelik olduğu (%51,03), üstbilişsel becerilere yönelik kazanımların da programda bulunduğu (%48,06) saptanmıştır. Öğretim programlarının ölçme değerlendirme süreçlerinin ise üstbiliş destekler nitelikte olduğu belirlenmiştir. Uluslararası sınavlardaki başarıların arttırılması ve eğitim sistemimizin anlamlı öğrenmeyi bir plan dâhilinde sağlaması amacıyla üstbilişsel eğitimin öğretim programına dâhil edilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler : Üstbiliş, program incelemesi, kazanım, ölçme ve değerlendirme, program becerileri.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin ve öğretmen özyeterlik inançlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeylerinin ve öğretmen özyeterlik inançlarının incelenmesidir. Bu araştırmanın deseni nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmış olup, araştırmanın örneklemini Van ili merkez ilçelerindeki Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda görev yapan 154 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "kişisel bilgi formu", "Tükenmişlik Envanteri Eğitimci Formu" ve "Öğretmen Özyeterlik İnancı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri analizinde bağımsız örneklemler için t testi, Tek Faktörlü ANOVA ve Pearson korelasyon analizi gibi parametrik testler kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki tükenmişliğin duygusal tükenme boyutundaki tükenmişliklerinin orta düzeyde olduğu, duyarsızlaşma boyutundaki tükenmişliklerinin düşük düzeyde olduğu ve kişisel başarı alt boyutundaki tükenmişliklerinin ise yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri cinsiyetlerine, yaşlarına, medeni durumlarına ve görev yaptıkları okuldaki teknolojik materyallerin yeterlilik durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Ancak, Sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri kıdemlerine, görev yaptıkları okuldaki çalışma durumlarına (Kadrolu-Ücretli), velilerin çocuklarıyla ilgilenme durumlarına ve son bir yılda meslekleriyle ilgili herhangi bir eğitime/etkinliğe katılma durumlarına göre mesleki tükenmişliğin bazı alt boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğretmen özyeterlik inanç düzeylerinin akademik özyeterlik, mesleki özyeterlik, sosyal özyeterlik boyutlarında ve özyeterlik inanç ölçeğinin genel toplamında yüksek olduğu, entelektüel boyutta ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğretmen özyeterlik inançları cinsiyetlerine, yaşlarına, kıdemlerine, medeni durumlarına, çalışma durumlarına (Kadrolu-Ücretli) ve velilerin çocuklarıyla ilgilenme durumlarına göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir ancak okuldaki teknolojik materyallerin yeterlilik durumuna göre entelektüel özyeterlik boyutunda anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğretmen özyeterlik inançları öğretmenlerin meslekleriyle ilgili herhangi bir eğitime/etkinliğe katılma durumlarına göre bütün alt boyutlarda ve ölçeğin genel toplamında anlamlı bir farklılık göstermiştir. Mesleki tükenmişliğin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutları ile öğretmen özyeterlik inançlarının akademik özyeterlik, mesleki özyeterlik, sosyal özyeterlik, entelektüel özyeterlik boyutları ve toplam özyeterlikleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Mesleki tükenmişliğin kişisel başarı boyutu ile öğretmen özyeterlik inançlarının akademik özyeterlik, mesleki özyeterlik, sosyal özyeterlik, entelektüel özyeterlik boyutları ve toplam özyeterlikleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Sosyal bilgiler dersinde dijital oyunlardan yararlanmaya ilişkin öğretmen tutum ve görüşleri üzerine bir inceleme
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler dersinde dijital oyunlardan yararlanmaya ilişkin öğretmenlerin tutum ve görüşlerini belirlemektir. Bu araştırmanın evrenini Van ili ve ilçelerinde görev yapan sosyal bilgiler giren öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini de İpekyolu İlçe Milli Eğitim, Tuşba İlçe Milli Eğitim, Edremit İlçe Milli Eğitim, Gevaş İlçe Milli Eğitim ve Erciş İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler ve sosyal bilgiler dersine giren sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya gönüllü olarak 192 öğretmen katılmıştır. Araştırmada nicel verilerin toplanmasında Dijital Oyunlardan Yararlanma Ölçeği'nden (DOYÖ), nitel verilerin toplanmasında da yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri içerik analiz yöntemiyle, nicel verileri de SPSS 21.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Nicel verilerin analizi için aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler t testi ve tek yönlü varyans (OneWayAnova) testleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda yapılandırılmış görüşme formu ve DOYÖ kullanılarak elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin genel olarak sosyal bilgiler derslerindeki konu ve kazanımları dijital oyunlar aracılığıyla öğretme konusunda olumlu görüşlere sahip olduğu ama bu konuyla ilgili deneyimlerinin olmadığı; DOYÖ'nun alt boyutları (derste dijital oyunlardan yararlanma ile ilgili tutumlar, dijital oyunların olumsuz yönlerine yönelik tutumlar, dijital oyunların olumlu yönlerine yönelik tutumlar, dijital oyunların sınıfta öğrenmeye ve öğrencilere etkisine yönelik tutumlar) ile öğretmen yaş grupları, mesleki kıdem, öğrenim durumu ve cinsiyet gibi değişkenler açısından anlamlı bir farkın olmadığı tespit edilmiştir.
Gezi-gözlem yöntemini sosyal bilgilerde uygulamaya koymak: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı gezi-gözlem yöntemini sosyal bilgilerde uygulamaya koymaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz döneminde Şırnak ili İdil ilçesine bağlı bir devlet okulunda 5. sınıfta öğrenime devam eden 13 kız ve 5 erkek olmak üzere toplamda 18 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; ön ve son algı anketi, araştırmacı ve öğrenci günlükleri, sınıf dışı etkinlikler, sınıf içi etkinlikler, öğrenci ödevlerindeki bilgilerden hareketle toplanılmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışma boyunca araştırmacı ve öğrenciler tarafından günlükler tutulmuş ve bu günlükler sayesinde ortaya çıkan duygu ve düşünceler değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler doğrultusunda öğrencilerin derse karşı motivasyonlarının arttığı, derse ilgilerinin ve katılımlarının arttığı, öğrencilerde bilgi ve beceri düzeylerinde olumlu bir şekilde değişim yaşandığı tespit edilmiştir.
Sosyal bilgiler dersinde bilgisayar destekli öğretim uygulamalarının öğrencilerin erişi ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinin bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile işlenmesinin öğrenci başarısı ve tutumunu etkileyip etkilemediğinin ortaya konulmasıdır.Bu çalışma ön test?son test kontrol gruplu yarı deneysel bir araştırma desenine sahiptir. Çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim-öğretim yılı 2. yarıyılında İzmir ili Bornova ilçesi ?Kars Halil Atila İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören 6-A ve 6-B sınıflarının 70 öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın toplam uygulama süresi altı haftadır.Uygulama süreci, deneklerin kontrol ve deney gruplarına ayrılmasıyla başlamıştır. Bu araştırmanın veri toplama araçlarını Sosyal Bilgiler Erişi Testi, Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği ve Teknoloji Tutum Ölçeği oluşturmuştur. Sosyal Bilgiler Erişi Testinin güvenirlik katsayısı ,84 Crombach Alpha, Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeğinin güvenirlik katsayısı ,89 Crombach Alpha ve Teknoloji Tutum ölçeğinin güvenirlik katsayısı ,97 Crombach Alpha bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 19.00 programında blockwise regresyon analizine tabii tutulmuştur.Sosyal Bilgiler dersindeki erişi son test başarı puanı bağımlı değişken, teknoloji tutum ön test, sosyal bilgiler tutum ön test, sosyal bilgiler erişi ön test ilk bloğu, sosyal bilgiler tutum son test, teknoloji tutum son test ikinci bloğu ve grup aidiyeti (deney ve kontrol) son bloğu oluşturacak şekilde yapılan regresyon analizi sonucuna göre:Modele dâhil edilen değişkenler gözlenen varyansın %35'ini açıklamıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrencileri sosyal bilgiler dersi son test başarıları üzerinde teknolojiye ve derse karşı olan tutumlarının etkili olmadığı görülmüştür. Ancak öğrencilerin yarı deneysel desende uygulamaya esas olan konular hakkındaki ön bilgileri ile sosyal bilgiler dersinin teknoloji desteğiyle işlenmesi öğrencilerin bu dersteki akademik başarı düzeylerini anlamlı bir şekilde etkilemektedir.Dersi teknoloji desteğiyle alan öğrencilerin akademik başarı düzeyleri, dersi teknoloji desteği olmadan alan öğrencilerin akademik başarı düzeylerine göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir.Yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre sosyal bilgiler dersinin teknoloji destekli işlenmesi derse karşı tutumu anlamlı derecede etkilememektedir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sosyal metinleri anlama düzeyleri
Yüksek Lisans, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Ali Galip BALTAOĞLU 2014 Bu araştırmada, öğretmen adaylarının sosyal metinleri anlama düzeyleri ve metinlerde geçen, bugüne göre eski fakat Türkçeye mâl olmuş, çoğu yazın hayatında halen kullanılan kelimelerin metinleri anlama üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma yapılırken sosyal metinleri anlama ve metinlerde geçen kelimelerin bilinirlik düzeylerinin cinsiyet, sınıf düzeyi, öğretim türü, yaşayıp büyüdüğü yer, mezun olduğu lise türü, akademik başarı düzeyi gibi çeşitli değişkenlere göre bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Çalışma grubu olarak, Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında eğitim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri belirlenmiştir. Çalışma grubunda yer alan üç kişi 1. sınıfta, altı kişi 2. sınıfta, altı kişi 3. sınıfta ve altı kişi de 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama ölçeği, uzman görüşlerine dayanarak tarafımızca oluşturulmuş ve BALTAŞ ÖLÇEĞİ olarak isimlendirilmiştir Araştırmanın sonuçlarını özetleyecek olursak, öncelikle öğretmen adaylarının okuduklarını anlama düzeyleri ve eski kelimeleri bilme düzeyleri son derece yetersiz bulunmuştur. Sosyal metinleri anlama bakımından öğretim türüne göre anlamlı bir farklılık tespit edilmemekle birlikte, ikinci öğretim öğrencilerinin daha başarılı oldukları görülmüştür. Bununla birlikte kız öğrencilerin erkek öğrencilere, 2. sınıfta eğitim gören öğrencilerin diğer sınıf düzeylerine, Genel Lise mezunlarının diğer lise mezunlarına, İl'de yaşayan öğrencilerin diğer yerlerde yaşayan öğrencilere, akademik başarı düzeyi orta olan öğrencilerin diğer akademik başarı düzeyindeki öğrencilere göre daha başarılı oldukları söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Okuduğunu anlama, Eski kelimeleri bilme, Öğretmen adayı
Üniversite öğrencilerinin Türk dünyası coğrafyasına ilişkin farkındalık düzeylerinin belirlenmesi
Gelecekte devletin çeşitli kademelerinde görev yapacak olan üniversite öğrencilerinin Türk Dünyası ile Türkiye arasındaki ilişkileri daha ileri götürebilecek konumda olabilmesi için Türk Dünyası Coğrafyasına ilişkin farkındalıklarının büyük önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu bağlamda üniversite öğrencilerinin Türk Dünyası Coğrafyası farkındalık düzeylerinin belirlenmesi ve fakülte, sınıf düzeyi, okudukları alan, cinsiyet ve öğrenim görmüş oldukları lise türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma olup olmadığının tespit edilmesi çalışılmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile desenlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak dört bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Öğrencilere kişisel bilgilerinin sorulduğu kısım anketin birinci bölümünü; Dünya haritası üzerindeki yeri ile Özerk ve Bağımsız Türk Cumhuriyetlerine ilişkin soruların sorulduğu kısım ikinci bölümünü; Türk Dünyası Coğrafyasına ilişkin Tutum ölçeğinin yer aldığı kısım üçüncü bölümünü ve son olarak da Türk Dünyası Coğrafyasına ilişkin likert tipi soruların yer aldığı kısım dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Hazırlanan anketin pilot uygulaması Uşak Üniversitesinde öğrenim gören 135 öğrenci ile yapılmıştır. Yapılan pilot uygulama neticesinde üçüncü bölümde yer alan Türk Dünyası Coğrafyasına ilişkin Tutum Ölçeğinde 9 maddeden oluşan tek boyutlu bir yapı elde edilmiştir. Son haliyle tutum ölçeğinin cronbach alfa değeri .906 olarak hesaplanmıştır. 50 sorudan oluşan Türk Dünyası Coğrafyasına ilişkin Farkındalık anketinin güvenilirlik katsayısı ise .840 olarak bulunmuştur.Araştırmanın evrenini Uşak Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler; örneklemini ise Eğitim Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İslami İlimler Fakültesi, İletişim Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültelerinden tabakalı oranlı örnekleme yoluyla seçilen 800 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerin Türk Dünyası Coğrafyası farkındalık düzeylerinin çok düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin Türk Dünyası Coğrafyası farkındalık düzeylerinde cinsiyet, fakülte ve öğrenim gördükleri alan değişkenlerine göre anlamlı farklılaşma olduğu görülürken, öğrenim gördükleri lise türü ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır.
7. sınıf sosyal bilgiler dersi Türk tarihinde yolculuk ünitesinde geçen bazı kavramların öğrenilmesi sürecinde karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve çözümüne yönelik bir eylem araştırması
Bu araştırmada yedinci sınıf sosyal bilgiler öğretim programında Türk Tarihinde Yolculuk ünitesinde geçen bazı kavramlar hakkında öğrencilerin sahip olduğu önbilgi ve algıların tespit edilmesi, bu kavramları daha etkili ve kalıcı olarak öğrenmelerine yönelik etkinlikler hazırlayıp uygulamaktır. Ayrıca hazırlanan etkinliklerin kavram öğretim süreci üzerinde etkilerini gözlemlemek amaçlanmıştır. Araştırmada sırasıyla devlet, kronoloji, yüzyıl, iskân, fetih, gaza, hoşgörü, kanıt, değer, gelenek, değişim ve ıslahat kavramları ele alınmıştır. Nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması ile yapılandırılmıştır. Araştırmacının arka bahçesi olarak kabul edilen Korkut Ata Ortaokulu'nda (kod) öğrenim gören 7/A sınıfı öğrencileri, araştırma grubudur. Bu araştırmada veri üretme araçları olarak zihin haritası, metafor, kavram tanımlama formu, kavram haritası, kavramsal değişim metni, bulmaca, yapılandırılmış grid, odak grup görüşmeleri, ders video kaydı, saha notları ve doğrudan ilgili kavrama yönelik hazırlanan etkinlikler kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama süreci 11 hafta sürmüştür. Araştırmada üretilen veriler kelimeye dayalı içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma süreci dersin kazanıma yönelik konuların anlatımı ve kavram kazandırmaya yönelik etkinlikler olmak üzere iki boyutludur. Haftalık araştırma döngüsü şöyle ifade edilebilir: Haftanın ilk dersi öğrencilerin ilgili kavram hakkında sahip oldukları önbilgi ve algıları tespit edilmiştir. Öğrencilerin önbilgi ve algılarının analizi sonucuna göre eylem etkinlikleri oluşturulmuştur, ikinci ve üçüncü ders saatlerinde eylem etkinlikleri uygulanmıştır. Eylem etkinlikleri sonrası üçüncü dersin sonunda ilk ders uygulanan veri üretme aracı tekrar uygulanmıştır. Son durum tespiti, ilgili kavram için oluşturulmuş örnek ölçüt bağlamında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucu öğrencilerin durumu yetersiz olduğu sonucu ortaya çıktığında ek eylem planı hazırlanmıştır. Eylem planı sonucu hazırlanan ek etkinlikler dördüncü ders saatinde uygulanmıştır. Araştırma sonucunda önbilgi ve algıları açısından öğrencilerin iskân, değer ve ıslahat kavramlarına ilişkin herhangi bir önbilgi ve algısı yoktur. Sırasıyla gaza, kanıt, kronoloji, yüzyıl, hoşgörü ve gelenek kavramları hakkında önbilgi ve algıları azdır. Değişim ve fetih ise öğrencilerin önbilgi ve algılarının en fazla olduğu kavramlardır. Süreç sonunda sırasıyla ıslahat, iskân, gaza, yüzyıl, kronoloji, fetih, değişim hoşgörü ve kanıt kavramlarında belirgin; gelenek ve devlet kavramında ise daha az bir ilerleme sağlanmıştır. Değer ise ilerlemenin en az sağlandığı kavramdır. Süreç sonu yapılan görüşmelerde öğrencilerin çoğunluğu yapılan uygulamaları beğendiklerini, uygulanan etkinliklerin kolay olduklarını belirtmiştir. Uygulanan etkinler içinde öğrenciler en sevdikleri rol oynama, en sevmedikleri ise kavram tanımlama formudur. Sınıf ortamı hakkında bazı öğrenciler önceki ünitelerde olmayan, birbirlerine yardım ettiklerini, bilmediklerini arkadaşlarının yardımıyla öğrendiklerini belirtmiştir. Ayrıca öğrencilerin çoğunluğu ek dersler ve kamera kaydı olmamak şartıyla diğer ünitelerin de bu şekilde işlenmesini istediklerini belirtmiştir.
Sokratik sorgulama yöntemi ile sorumluluk değerinin öğretimi
İlkokul 1-3 sınıflar hayat bilgisi dersi öğretim programında ve 4-8 sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programında öğrencilere kazandırılmak istenen sorumluluk değerinin altıncı sınıf öğrencileri tarafından nasıl algılandığı, öğrencilerde görülen sorumluluk türlerini belirlemek ve sorgulayarak bu değeri kalıcı hale getirmek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma, nitel ve nicel verilerin ayni anda toplandığı karma yöntemle yapılmıştır. Araştırma verileri Ankara il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda 75 öğrenci ile yapılmıştır. Bu araştırma kapsamında görüşme, gözlem, yarı deneysel desen uygulaması yapılmış, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, odak grup görüşmeleri, zihin haritası, metin yazma çalışması, resim çizme çalışması ve video kayıtları kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise içerik analizi ve betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonunda öğrenciler sorumluluğu kendilerine başkaları tarafından (anne, baba, büyükler) verilen görevler olarak belirtmişlerdir. Yapılan odak grup görüşmelerinden sonra kendilerine verilen görev değil de yapmamız gereken işler olarak ifade etmişlerdir. Öğrencilerde görülen sorumluluk türleri yedi farklı boyutta toplanmıştır. Bu boyutlar; aileye karşı sorumluluklar, kişisel akademik sorumluluklar, kişisel sağlıklı olmak ile ilgili sorumluluklar, kişiler arası sorumluluklar, doğal çevreye karşı sorumluluklar, dini sorumluluklar, kamusal sorumluluklar. Uygulama öncesi, uygulama sonrası ve kalıcılık ile ilgili veriler incelendiğinde yaşantı oluşturularak sokratik sorgulamanın yapıldığı deney grubunun kişiler arası sorumluluk, çevreye karşı sorumluluk ve kamusal sorumluluklarının kontrol grubuna ve yalınız sokratik sorgulamanın yapıldığı gruba göre daha fazla gelişmiş olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, değer, değer eğitimi, sokratik sorgulama, sorumluluk.
2008-2014 yılları arası sosyal bilgiler öğretimi alanında yapılan yüksek lisans tez çalışmalarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 2008 - 2014 yılları arasında sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılan yüksek lisans tezlerinin konu alanı ve metodolojik olarak eğilimlerinin tespit edilmesidir. Araştırma doküman incelemesi şeklinde gerçekleştirilmiştir. Yüksek Öğretim Kurulu Dokümantasyon, Yayın ve Daire Başkanlığı'na ait veri tabanında bulunan, 2008 - 2014 yılları arasında sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış bütün tezler araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemine gidilmeyerek ilgili yıllar arasında yazılan tezlerin 15.07.2015 tarihinde izinli olan toplam 423 tanesine ulaşılmıştır. Verilerin çözümlenmesi betimsel analiz yöntemine uygun olarak analiz edilmiştir. Buna göre; 423 tez konularına göre kategorilere ayrılmıştır. Daha sonra tezlerde kullanılan yöntem, örneklem grubu, örnekleme seçme yöntemi, örneklem büyüklüğü, veri toplama araçları, analizde kullanılan istatistiksel ve nitel veri analiz yöntemleri ile araştırmanın geçerlilik ve güvenirlilik çalışmalarına göre yüzde frekans durumları çıkarılarak bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, en fazla çalışılan konu alanının öğretim, strateji, yöntem ve teknikleri olduğu, tarama deseninin en çok kullanılan araştırma deseni olduğu, ortaokul öğrencilerinin üzerinde en fazla çalışılan örnekleme grubu olduğu, en çok tesadüfi örnekleme yönteminin kullanıldığı, tezlerde veri toplama aracı olarak en fazla anket kullanıldığı, geçerliği sağlamak amacıyla daha çok uzman görüşüne başvurulduğu, güvenirliği sağlamak amacıyla da Cronbach Alpha değerinin hesaplandığı ve son olarak da betimsel istatistikler ile t testinin kullanıldığı bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Yüksek Lisans Tezi, Yöntem, Doküman İncelemesi
İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine ilişkin algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 7. sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine ilişkin algılarını ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda bir kavram ve ders olarak sosyal bilgilerin öğrenciler için ne ifade ettiği, hangi anlamlara geldiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğrencilerin sosyal bilgiler dersinin içerdiği konuları günlük yaşamla ve kendi yaşantılarıyla nasıl ilişkilendikleri; öğretmenlerinin tutumları ile derste kullandıkları öğretim araç, yöntem ve tekniklerin onların sosyal bilgilerle ilgili bakış ve anlayışlarını nasıl etkilediği de belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninin kullanıldığı bu araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Uşak il merkezi ve Eşme ilçe merkezindeki dört ortaokulda öğrenim gören toplam 15, 7. sınıf öğrencisinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ise içerik analizi ve betimselanaliz yöntemi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda bir kavram olarak sosyal bilgilerin öğrencilerin zihnindeözellikle derste gördükleri konu alanlarını çağrıştırdığı belirlenmiştir. Öğrencilerin sosyal bilgiler kavramına yönelik algılarının oluşmasında derste karşılaştıkları konuların etkili olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra öğrencilerin sosyal bilgileri algılayıp anlamlandırmalarında dersin içerdiği konuları gerçek yaşamla ve kendi günlük yaşantılarıyla ilişkilendirmelerinin ve dersin işleniş süreci ile ilgili deneyim ve görüşleri doğrultusunda oluşan derse yönelik ilgilerinin önemli bir yere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğrencilerin sosyal bilgilere duydukları ilginin anlamlandırılmasında özellikle öğretmenin kişiliği ile öğretim tarzının ve ders içeriğinin yoğun olmasının etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin sosyal bilgiler ile ilgili yaşantılarının program içeriğinde bulunması gereken konulara dair görüşlerinin oluşmasında belirleyici olduğu da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler dersi, Sosyal bilgiler algısı, Ortaokul öğrencileri, Fenomenoloji
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğretim teknolojileri ve materyal kullanına ilişkin görüşleri
Bu çalışmada, Adana İli merkez ilçe orta okullarında sosyal bilgiler öğretmeni olarak görev yapan öğretmenlerin öğretim teknolojisi ve materyal kullanımına ilişkin görüşleri değerlendirilmiş olup, araştırma betimsel bir araştırmadır. Bu araştırmada "tarama modeli" kullanılmıştır. Araştırma evreni, Adana ilinde2015–2016 Eğitim-Öğretim yılında özel ve resmi ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Adana ilinde dört merkez ilçede (Seyhan, Sarıçam, Yüreğir ve Çukurova) görev yapan, seçkisiz olmayan yöntemden biri olan uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 231 sosyal bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada "Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarım Becerileri" anketi veri toplama aracı olarak uygulanmıştır. Veriler analiz edilirken frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma t-testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca açık uçlu soruların analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada dört değişken olup, bunlar cinsiyet (kız- erkek), kıdem (1-5, 6-10, 11-15, 16-20, 21 ve üzeri), mezun olunan alan (sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve sınıf öğretmenliği) ve öğretmenlerin çalıştıkları kurumlardır (devlet okulları ve özel okullar). Değişkenlerden çıkan sonuçlara göre cinsiyet değişkenine göre kız ve erkek öğretmenler arasında hiçbir görüşte istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Kıdem değişkenine göre hiçbir görüşte istatistiksel olarak manalı bir ilişki tespit edilmemiştir.Mezun olduğu alana göre ise, bazı değişkenlerde manalı farklılıklara ulaşılmıştır. Çalıştığı kurum göre ise, devlet okullarını ve özel okulları karşılaştırdığımızda bazı değişkenlerde anlamlı farklılıklara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Materyal, Öğretmen, Öğretim Teknolojileri, Sosyal Bilgiler
Sosyal bilgiler derslerinde bir öğrenme ve öğretme yöntemi olarak sözlü tarih
Türkiye'de 1990'lı yıllardan itibaren tanınmaya başlamıştır. Ayrıca dünyada eğitim alanında yoğun bir şekilde kullanılmasına rağmen Türkiye'de 2005 yılında öğretim programlarının yapılandırmacı yaklaşıma göre düzenlenmesinden sonra eğitim alanında çalışmalar yapılmıştır. Öte yandan 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda sözlü tarih bir yöntem olarak önerilmiş ve faydalarından bahsedilmiştir. Ancak sözlü tarih çalışmalarının nasıl yapılacağına dair örneklere, yönerge ya da kılavuza yer verilmemiş, aynı zamanda herhangi bir kaynağa da atıfta bulunulmamıştır. Benzer şekilde konuyla ilgili yapılan çalışmalarda da sözlü tarihin yararlarına, önemine ve özelliklerine değinilmesine rağmen öğretmenlere rehber olacak bir yönerge, kılavuz ya da sözlü tarihin kullanımına dair örnek uygulamaların önerilmediği görülmüştür. Buradan hareketle bu tezin amacı, sosyal bilgiler derslerinde bir öğrenme ve öğretme yöntemi olarak sözlü tarihin uygulamasını yapmak, uygulama ilkelerini belirlemek, yapılan çalışmalarla ilgili olarak öğrencilerin ve sosyal bilgiler öğretmeninin görüşlerini ortaya çıkarmak ve bu tecrübelerden yararlanarak sosyal bilgiler ve tarih öğretmenlerinin kullanabileceği bir Sözlü Tarih Uygulama Kılavuzu hazırlamak olarak tayin edilmiştir. Pilot Uygulama ve Asıl Uygulama aşamalarını içeren bu tez çalışması kapsamında öğrenciler, Asıl Uygulama sürecinde 2005 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda yer alan Elektronik Yüzyıl ünitesinin "İlerlemenin Sonu Yok" adlı konu üzerine sözlü tarih çalışmaları yapmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden keşfedici araştırma modeline göre yapılmıştır. Amaçlı örneklem tekniklerinden kolay ulaşılabilir örneklem tekniğine göre seçilen çalışma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Uşak ili Merkez İlçesi Karaağaç Ortaokulu'nda öğrenim gören 20 (13 kız, 7 erkek) 6. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada veri üretmek için tamamı araştırmacı tarafından hazırlanan Veli Bilgilendirme Formu, Odak Grup Görüşme Formu, Öğretmen Görüşmesi Formu, Öğrencilerin Sözlü Tarih Raporları, Öğrencilerin Sözlü Tarih Çalışmasını Değerlendirme Formu ve Araştırmacı (Gözlem) Notları kullanılmıştır. Toplanan veriler hem betimsel olarak değerlendirilmiş hem de içerik analizine tabii tutulmuştur. Değerlendirmeler sonunda öğrencilerin görüşme tekniklerini öğrendikleri, görüşmelerini analiz etmeyi, yorumlamayı, sözlü tarih raporu yazmayı öğrendikleri ve sorumluluk bilinçlerinin geliştiği görülmüştür. Bununla birlikte hem öğrenciler hem de sosyal bilgiler öğretmeni sözlü tarihi yararlı bir öğrenme ve öğretme yöntemi olduğunu gördükleri tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan öğrenciler, sözlü tarih çalışmasında bulunmaktan keyif almalarına rağmen sürecin daha kısa olması gerektiğine vurgu yapmışlardır. Bunlarla birlikte sözlü tarih çalışması, öğrencilerin iletişim becerilerini geliştirmekle birlikte sözlü tarih raporu yazma, kaygıları yenme ve özgüven kazanma, değişim ve sürekliliği algılama yaşanılan şehrin yerel tarihin öğrenme gibi önemli katkıları olmuştur. Benzer şekilde sosyal bilgiler öğretmeni de sözlü tarihin etkili bir yöntem olduğunu, öğrencilerin iletişim becerilerini, bilimsel araştırma yapma, sorumluluk alma, birlikte öğrenme ve proje yapma gibi becerileri kazandıklarını gözlemiştir. Bunun yanı sıra sözlü tarihin öğretimi sırasında öğretmenlerin öğrencilere sürekli olarak rehberlik etmesi ve ailelerle iyi bir iletişim kurmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak bu tecrübeler ve görüşler birleştirilerek sosyal bilgiler ve tarih öğretmenleri için "Sözlü Tarih Uygulama Kılavuzu" hazırlanmış ve ekte sunulmuştur.
Sosyal bilgiler öğretimi bağlamında tarihi mekânlar ve müze ile eğitim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanması: Manisa ili örneğinde bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler öğretimi bağlamında müzeler ve tarihi mekânlardan etkili yararlanmaya yönelik öğretim etkinlikleri tasarlayarak bu etkinlikleri uygulamak ve bu etkinliklerin öğretme-öğrenme süreçlerinin verimliliğini artırmada ne derece faydalı olduğunu belirlemektir. Nitel araştırma yöntemi temelinde eylem araştırması modeline göre desenlenen araştırma kapsamında Manisa ili Yunusemre ilçesinde yer alan resmi bir ortaokuldaki 36 kişilik (25 kız, 11 erkek) bir sınıfla Manisa'nın müzeleri ve tarihi mekânları içerisinden seçilen dokuz ayrı mekâna (Manisa Müzesi, Muradiye Camisi, Tıp Tarihi Müzesi, tarihi Kula evleri, Sard Antik Kenti, Sultaniye Külliyesi, Keskinoğlu Klasik Araç Müzesi, Manisa Ulu Cami, Ravika Köyü Müzesi) yönelik müze öncesi okulda, müzede ve müze sonrası okulda boyutlarını içeren toplamda 34 ayrı etkinlik geliştirilerek uygulanmıştır. Uygulamalar 2017 yılı Mart ayının ikinci yarısı ile Mayıs ayının ilk yarısı arasında gerçekleştirilmiştir. Uygulamaların öğrencilerin sosyal bilgiler dersine, müzelere ve tarihi mekânlara yönelik algı ve farkındalıklarını, Manisa'nın tarihi ve kültürel özelliklerine yönelik bilinç ve farkındalıklarını ve sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerini (değişim ve sürekliliği algılama, tarihsel empati, gözlem, mekânı algılama, zaman ve kronolojiyi algılama, sosyal katılım) nasıl ve ne yönde etkilediğini ortaya koymak amacıyla veri üretme aracı olarak gözlem (araştırmacı günlüğü, saha notları, video kayıtları), görüşme (odak grup ve bireysel görüşmeler) ve doküman analizi (öğrenci günlüğü ve ürün dosyası, etkinlikler, veli anketi) kullanılmıştır. Gözlem ve görüşmeler yoluyla elde edilen verilere içerik analizi; öğrenci ürünleri ve veli anketinden elde edilen verilere doküman analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, geliştirilen etkinlikler ve uygulamaların öğrenciler üzerinde pek çok açıdan olumlu yönde çıktıları olduğunu göstermiştir. Duyuşsal açıdan; öğrencilerin uygulamalar sonrasında mutlu oldukları, eğlendikleri, sosyal bilgiler dersini daha çok sevdikleri, kendilerini özgür ve rahat hissettikleri, tarihlerinden gurur duydukları ve kendilerini daha değerli hissettikleri görülmüştür. Bilişsel açıdan; daha önceden bilmedikleri konuları öğrenmiş, geçmişi daha çok merak etmiş, dersin daha verimli olduğunu ve kendilerini daha başarılı hissettiklerini beyan etmişlerdir. Tarih bilinci açısından; öğrenciler uygulamalar neticesinde tarihsel bilgiler edinmiş, Manisa ile ilgili yerel farkındalık ve bilinç geliştirmiş, geçmiş-günümüz kıyaslamasını yaparak tarihi ve kültürel değerlerin önemi ve değerini kavramış ve bunun sonucunda tarihi ve kültürel eserlere sahip çıkıp koruyarak bunları gelecek nesillere aktarma şuurunu kazanmışlardır. Sosyal hayat açısından; uygulamalarla birlikte öğrencilerin arkadaşlık ilişkileri, grup çalışması yapabilme, karşılıklı saygı ve empati becerileri gelişmiştir. Sosyal bilgiler algıları açısından; öğrenciler uygulamalar sonrasında sosyal bilgileri tarih disiplini çerçevesinde müzeler ve tarihi mekânlar ile özdeşleştirmiştir. Uygulama sonrasında çok sevilen dersler sıralamasında öğrencilerin tamamı sosyal bilgileri ilk iki sıraya yerleştirmişlerdir. Çok sevilen konular arasında tarih disiplini çerçevesinde yer alan konular ön sıralarda yer almıştır. Öğrencilerin müze ve tarihi mekân algıları uygulama öncesine nazaran etkinliklerde ele alınan konular doğrultusunda değişmiş ve öğrenciler müzeler ve tarihi mekânları ders işlenen yerler olarak algılamışlardır. Uygulamalar sonrasında öğrencilerin Manisa'nın tarihi, kültürel ve turistik yerlerine yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri artmıştır. Bu durumun sonucunda Manisa'ya yönelik yerel bilinç ve farkındalık düzeyleri olumlu yönde değişmiş ve Manisa tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmişlerdir. Öğrenciler Manisa'ya daha fazla bağlılık hissetmiş ve yaşadıkları şehrin önemini daha iyi kavramışlardır. Geliştirilen etkinlikler aracılığıyla öğrencilerde gözlem, değişim ve sürekliliği algılama, sosyal katılım, tarihsel empati, mekânı algılama ve zaman ve kronolojiyi algılama becerilerinin geliştiği görülmüştür. Araştırmanın genel sonuçları çerçevesinde etkili müze ve tarihi mekân gezileri yapacak olan paydaşlara birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: sosyal bilgiler, müze ile eğitim, tarihi mekânlarla eğitim, yer temelli eğitim, eylem araştırması, yerel tarih, tarihsel empati, müze etkinlikleri
Sosyal bilgiler öğretim programına yönelik mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının öğretmen adaylarıyla geliştirilmesi: Bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı; Sosyal bilgiler öğretim programına yönelik olarak ders kitabını, Mobil Artırılmış Gerçeklik etkinlikleri tasarlamak suretiyle yeniden yapılandırmak ve bu etkinlikleri mobil uygulama haline getirerek gerçekleştirilen artırılmış gerçeklik öğretiminin katılımcılar üzerindeki etkilerini saptamak ve konu hakkındaki görüşlerinin belirlemektir. Bu doğrultuda 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitabı, katılımcı grubuyla araştırma çalışması boyunca yeniden yapılandırılmıştır. Bu amaca yönelik olarak 2018-2019 akademik yılının bahar döneminde bir devlet üniversitesinin sosyal bilgiler eğitimi bölümünde öğrenim gören 25 kadın, 21 erkek toplam 46 öğretmen adayı araştırmanın katılımcı grubunu oluşturmaktadır. Çalışma eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aşamasında; odak grup görüşmeleri, araştırmacı günlükleri, gözlemler, teknoloji entegrasyonu öz-yeterlik algısı ölçeği, dereceli puanlama anahtarları ve anlamsal farklılıklar ölçeği aracılığı ile veriler elde edilmiştir. Araştırma bir akademik dönemi kapsayan 14 hafta boyunca sürdürülmüştür. Verilerin analizine geçildiğinde, araştırmanın nitel boyutunda; odak grup görüşmeleri verilerinin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacı günlükleri ve gözlem notları ile gerekli teyitler sağlanarak nitel boyuta ilişkin bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde ise; Teknoloji Entegrasyonu Öz-Yeterlik Algısı Ölceği katılımcılara ön-test ve son-test olarak uygulanmış ve analiz aşamasında t-testi yapılmıştır. Dereceli Puanlama Anahtarları ile öğrencilerin performans ürünleri değerlendirilmiş, grup ve tüm katılımcılar dikkate alınarak karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Anlamsal Farklılıklar Ölçeğinde yüzde ve frekans analizi yapılarak katılımcıların çalışma hakkındaki duygusal tutumlarını ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında değerlendirilen bulgulardan birtakım sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç olarak: katılımcıların, MAG etkinlikleri gerçekleştirmek için hazırbulunuşluk düzeylerinin ve teknolojik bilgi altyapılarının yetersiz olduğu saptanmış bu sebeple AG uygulamalarını zor, komplike, dikkat gerektiren ve zaman açısından maliyetli bulmuşlardır. Diğer yandan programı kolaylaştırıcı, anlaşılır, farklı alanlarda kullanılabilir ve işlevsel olarak yorumlamışlardır. Katılımcılardan elde edilen görüşler neticesinde AG'nin mobil cihazlarda kullanılmasının; erişim kolaylığı ve etkin katılım sağlayacağı, ilgiyi arttıracağı, algıyı geliştireceği yorumlarına ulaşılmıştır. MAG'in eğitimde kullanılmasının; somutlaştırıcı olduğu, akademik başarıyı artıracağı, kalıcı öğrenme sağlayacağı ve işbirlikçi öğrenmeyi destekleyici olduğu ifadelerine ulaşılmıştır. MAG'in öğrenci açısından; keyif verici, ilgilerini artırıcı, güdüleyici, geliştirici, öğrenmeyi kolaylaştırıcı ve derse karşı olumsuz algıları kırabilecek bir yapıda olduğu görüşleri elde edilmiştir. MAG'in eğitimci açısından; mesleki olarak öğretmeni geliştirici olduğu, üretkenliği artırdığını, kişisel ve bilgisel donanımı desteklediğini, yaratıcılığı geliştirdiği, haz verici olduğu, eğitimciyi güdüleyici olduğu ve öğreticinin sosyal kalmasına yardım ettiği görüşlerine ulaşılmıştır. Diğer yandan öğrenciler birçok öğretim alanında da bu teknolojinin kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Katılımcıların MAG çalışmaları değerlendirildiğinde genellikle "nitelikli" ürünler ortaya koymuşlardır. Sonuç olarak öğretmen adaylarına MAG etkinliklerinin öğretilebileceği ve yaratıcı ürünler elde edilebileceği söylenebilir. Diğer yandan katılımcı grubuna yapılan ön-test ve son-test neticesinde anlamlı bir fark ortaya çıkmadığı anlaşılmıştır Katılımcılar MAG etkinlikleri geliştirme tutumlarına bakıldığında duyuşsal açıdan, AG uygulamaları geliştirmeyi; eğlenceli, zor, karmaşık, sıradışı, yenilikçi, kafa karıştırıcı ve yorucu olarak nitelemişlerdir.
Ortaokul sosyal bilgiler ve Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programlarının Azerbaycan ve Türkmenistan'daki eşdeğer derslerin öğretim programlarıyla karşılaştırılması
Eğitim ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren en önemli ölçütlerden biridir ve her ülke eğitim düzeyini çağdaş standartlara ulaştırmayı amaçlamaktadır. Ülkeler farklı ülkelerin eğitim programlarını inceleyerek, faydalı yanlarını kendi ülkelerinin eğitim programlarına entegre etmek için büyük çaba sarf etmektedirler. Bu sebeple bu çalışmanın amacı; Türkiye'deki Sosyal Bilgiler dersi ve Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programları ile Azerbaycan ve Türkmenistan'daki Sosyal Bilgiler dersi ile eşdeğer derslerin öğretim programlarını karşılaştırarak, öğretim programları arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır. Ayrıca Türkiye'deki Sosyal Bilgiler dersi kapsamındaki derslerin öğretim programlarını değerlendirerek mevcut Sosyal Bilgiler öğretim programının eksikliklerini gidermeyi ve ilerisi için yol göstermeyi de amaçlamaktadır. Karşılaştırmalı eğitim çalışması olan bu çalışma nitel bir çalışmadır ve bu çalışmada nitel araştırma modellerinden doküman incelemesi metodu kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada var olan bir durum ortaya konmak amaçlandığından tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışmada araştırmaya dahil edilen Azerbaycan ve Türkmenistan'ın hali hazırda uygulanmakta olan Sosyal Bilgilerle eşdeğer derslerin (5. 6. 7. ve 8. sınıflar) öğretim programları ile Türkiye Cumhuriyeti'nde hali hazırda uygulanan Sosyal Bilgiler ve Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programları karşılaştırılmıştır. Araştırmaya dahil edilen ülkelerin Sosyal Bilgilerle eşdeğer derslerin öğretim programları incelenerek; programların amaçları, içerikleri, öğrenme-öğretme süreçleri ve ölçme-değerlendirme durumları incelenerek benzerlik ve farklılıkları ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular yorumlanarak şu sonuçlara ulaşılmıştır: Araştırmaya dahil edilen ülkeler amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme-değerlendirme boyutlarında birbirleriyle karşılaştırıldığında; ulusal değerleri yansıtması, toplumsal ve kültürel değerleri koruyup geliştirmesi, diğer ulusların kültürleri hakkında bilgi vermesi, bilimsel, esnek, uygulanabilir, açık ve net olması, günlük hayatla bağ kurulabilmesi, öğrencilere rehber olup öğrencileri geliştiren nitelikte olması, lakin velilerle işbirliğine vurgu yapmaması bakımından benzerdirler. Ayrıca bu çalışmaya dahil edilen Azerbaycan ve Türkmenistan'ın hali hazırda uygulanmakta olan Sosyal Bilgilerle eşdeğer derslerin (5. 6. 7. ve 8. sınıflar) öğretim programlarının genel yapıları ile Türkiye Cumhuriyeti'nde hali hazırda uygulanan Sosyal Bilgiler ve Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi öğretim programlarının öğeleri karşılaştırılmıştır. Araştırmaya dahil edilen ülkelerin Sosyal Bilgilerle eşdeğer derslerin öğretim programlarının öğeleri incelenerek; öğretim programlarının öğrenme alanları, üniteleri, kazanımları, kavramları, becerileri ve değerleri incelenerek benzerlik ve farklılıkları ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular yorumlanarak şu sonuçlara ulaşılmıştır: Türkiye'de müfredatta yer alan Sosyal Bilgiler ve Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinin öğretim programlarının öğeleri Azerbaycan ve Türkmenistan'da müfredatta yer alan Sosyal Bilgiler ile ilişkili derslerin programlarının öğelerine göre daha geniş ve kapsamlı olduğu görülmektedir. Elde edilen bulgular sonucunda araştırmaya dahil edilen ülkelerin amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme-değerlendirme boyutlarında bazı farklılıkların da olduğu görülmektedir. Türkiye'de ve Türkmenistan'da müfredatta yer alan Sosyal Bilgiler ve Sosyal Bilgiler ile eşdeğer derslerin amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme-değerlendirme boyutlarında özel gün ve haftaların öneminden bahseden bilgilere yer verilmezken Azerbaycan'da müfredatta yer alan Sosyal Bilgiler ile eşdeğer derslerin amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme-değerlendirme boyutlarında özel gün ve haftaların öneminden bahseden bilgilere yer verilmektedir.
Kur'ânî değerler perspektifinde sosyal bilgiler öğretim programındaki değerlerin incelenmesi
Bu araştırma, bir değer araştırmasıdır. Araştırma süresince 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda öğrencilere kazandırılmak istenen değerlerin Kur'ânî karşılıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte Kur'an'da insanlara kazandırılmak istenen fakat 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda bulunmayan değerler de ayrıca ortaya çıkarılmıştır. Çalışma, bir nitel araştırma olarak desenlenmiştir. Bu nedenle doküman incelemesi yapılarak betimsel analiz ile elde edilen veriler yorumlanmıştır. İncelenen dokümanlar; Diyânet İşleri Başkanlığı tarafından basılan Kur'an meali, 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ve konu ile alâkadar olan Türkçe kaynaklardır. Araştırmanın sonuçlarına göre; 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda bulunan âdil olma değerinin 25, âile birliğine önem verme değerinin 27, özgürlük ve bağımsızlık değerinin 11, barış değerinin 6, bilimsellik değerinin 13, çalışkanlık değerinin 11, dayanışma değerinin 16, duyarlılık değerinin 8, dürüstlük değerinin 14, estetik değerinin 21, hoşgörü değerinin 6, misâfirperverlik değerinin 3, sağlıklı olmaya önem verme değerinin 13, saygı değerinin 20, sevgi değerinin 7, sorumluluk değerinin 13, temizlik değerinin 25, vatanseverlik değerinin 2 ve yardımseverlik değerinin 8 âyet karşılığı tespit edilmiştir. 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'ndaki değerlerin toplam 249 âyet karşılığı bulunmuştur. Bununla birlikte Kur'an'da yer alıp 2005 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda bulunmayan 35 değer tespit edilmiştir. Bu 35 değeri işâret eden toplam âyet sayısı ise 922 olarak bulunmuştur.
Ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine yönelik kaygıları: Bir ölçek geliştirme çalışması
Bu çalışmanın iki tane amacı bulunmaktadır. Birincisi Ortaokul 6. ve 7.sınıfa giden öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersine ilişkin kaygı düzeylerini tespit edecek bir kaygı ölçeği geliştirilmesidir. İkincisi ise geliştirilen kaygı ölçeği ile 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler dersi kaygı düzeylerini tespit etmektir. Kesitsel tarama modelinde, betimsel bir araştırma olarak desenlenen bu araştırmada, 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılında Denizli ili, Merkezefendi İlçesinde 6 ortaokulda öğrenim gören 350 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Bilgiler dersi Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma neticesinde, Sosyal Bilgiler Dersi Kaygı Ölçeği geliştirilmiştir. Sonrasında geliştirilen ölçek öğrencilere uygulanarak ortaokul öğrencilerinin Sosyal Bilgiler dersi kaygı düzeyleri tespit edilmiş ve çeşitli değişkenler açısından analiz edilmiştir. Araştırmada, 6 ve 7. sınıf öğrencilerinin demografik bilgileri, içerik ve öğretimsel etkinlik boyutu ile derse katılım boyutundaki kaygıları incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, geçerli ve güvenilir (Cronbach's Alpha= ,867) 10 maddeden oluşan, "Derse Katılım" ve "İçerik ve Öğretimsel Etkinlik" adlı iki boyutu olan Sosyal Bilgiler Dersi Kaygı ölçeği geliştirilmiştir. Ayrıca, araştırmanın uygulama sonuçlarında, içerik ve öğretimsel etkinlik boyutunda, kız öğrencilerin erkeklere göre; 7. sınıf öğrencilerinin 6. sınıflara göre ve son olarak gelir düzeyi düşük durumda olan öğrencilerin, gelir düzeyi yüksek durumda olan öğrencilere göre daha kaygılı oldukları tespit edilmiştir. Derse katılım boyutunda ise sadece gelir durumu değişkeninde farklılık tespit edilmiş olup, düşük gelir durumuna sahip öğrencilerin daha kaygılı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Dersi, Kaygı Ölçeği, Ortaokul Öğrencileri
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Türkiye'deki sosyal bilgiler eğitimine ilişkin görüşleri
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de gerçekleştirilen sosyal bilgiler eğitimine ilişkin, öğretmen görüşlerinin alınarak ülkemizdeki durumun ortaya konulmasıdır. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma araştırma modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada anket formuyla toplanan nicel veriler ile eş zamanlı olarak yapılan görüşmeler ile elde edilen nitel veriler birleştirilmiştir. Nicel veriler sosyal bilgiler öğretmenlerinin Türkiye'de gerçekleştirilen sosyal bilgiler eğitimine ilişkin görüşlerini ortaya koymak için kullanılırken, görüşlerin nedenlerini belirlemek için nitel verilerden yararlanılmıştır. Çalışma grubunu 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin çeşitli illerinde görev yapan 135 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcılar gönüllülük esasına göre belirlenmiştir. Araştırmada, öğretmen görüşlerine ilişkin verilerin toplanması için, araştırmacı tarafından hazırlanan iki bölümden oluşan anket ve anket sorularına açık uçlu soruların eklenmesi ile oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin frekans ve yüzde değerleri alınmış, nitel veriler ise metinleri betimsel analiz ve sürekli karşılaştırma yöntemleri ile çözümlenmiştir. Nicel ve nitel veriler farklı değişkenler açısından incelenmiş olup bunlara ait bulgulara araştırma içerisinde yer verilmiştir. Çalışma sonucunda, araştırmaya katılan sosyal bilgiler öğretmenlerine göre; Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Lisans Programı, mesleki yaşantıda ihtiyaç duyulan alan bilgisini orta düzeyde kazandırabilirken, öğretmenlik meslek bilgisini üst orta düzeyde kazandırabilmektedir. Bunun yanında sosyal bilgiler öğretmenlerinin, öğrencilere sosyal bilgiler dersiyle elde etmeleri beklenen kazanımların verilmesinde kendilerinin iyiye çok yakın bir düzeyde etkili olduklarını düşünmektedirler. Öğretmenler, öğrencilerin sosyal bilgiler dersiyle elde etmeleri beklenen kazanımların geneline ilişkin veli ve öğrenci beklentilerinin orta düzeyde olduğunu belirtmektedirler. Öğrencilere kazandırılması hedeflenen davranışlar üzerinde programın ne düzeyde etkili olduğuna bakıldığında, programın etkisi de öğretmenler tarafından orta düzeyde görülmektedir.Ayrıca öğretmenler ülkemizdeki ortaokul öğrencilerinin; ortaokuldan, sosyal bilgiler dersi ile hedeflenen davranışları orta düzeyde kazanarak mezun olduklarını ifade etmektedirler. Araştırma sonuçlarına göre; daha etkili bir sosyal bilgiler eğitimi için sosyal bilgiler öğretmeni yetiştirme programlarının ihtiyaca cevap verebilir niteliğe kavuşturulması, velilerin ve öğrencilerin sosyal bilgiler eğitiminin hedeflerine ilişkin daha çok bilgilendirilmesi önerilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının sosyal Zekâ düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ve iletişim becerileri çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma kapsamında betimsel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel araştırmalar birden çok değişken arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve neden-sonuçlarına ilişkin ipuçları elde etmek amacıyla gerçekleştirilen araştırmalardır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki eğitim fakültelerinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler öğretmen adayları oluşturmaktadır. Örneklemini ise 2017-2018 öğretim yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Uşak Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Aksaray Üniversitesi eğitim fakültesi Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümü 3. ve 4. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, uygun örneklem yoluyla belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında Korkut Owen ve Bugay (2014) tarafından geliştirilen İletişim Becerileri Ölçeği (İBÖ); Silvera, Marinussen ve Dahl (2001) tarafından geliştirilen, Doğan ve Çetin (2009) tarafından Türkçeye uyarlanan Tromso Sosyal Zekâ Ölçeği (TSZÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, istatistik paket programları kullanılarak bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının iletişim becerileri ve sosyal zekâ düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Scheffe ve Games-Howell testi; Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ile iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak içinse Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının "yüksek" iletişim becerilerine sahip olduğu, ancak sosyal zekâlarının ise "uygun" düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının iletişim becerileri ile sosyal zekâ düzeyleri arasında orta düzeyde, doğrusal ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının sosyal zekâ düzeyleri ve iletişim becerilerinin cinsiyet, üniversite ve aylık kitap okuma sayısına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ancak yaş, mezun oldukları lise, aylık gelir, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği ve bir işte çalışıp çalışmama durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sosyal Zekâ, İletişim Becerileri.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının meslek öncesi öğretmen kimlik düzeyleri ile olası benlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma sosyal bilgiler öğretmen adaylarının meslek öncesi öğretmen kimlik düzeyleri ile olası benlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeline uygun olarak hazırlanmıştır. Araştırmada uygun örnekleme yöntemi kullanılmış ve çalışma 2017-2018 öğretim yılında; Uşak Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Aksaray Üniversitesi eğitim fakülteleri sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde örgün eğitime devam eden 290 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmada belirtilen amaca ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen demografik özellikler formu, Hamman ve diğerleri (2013) tarafından geliştirilen, Dalioğlu ve Adıgüzel tarafından (2015) Türkçe'ye uyarlanan Öğretmen Adayları Olası Benlikler Ölçeği ile Freasen ve Besley (2013) tarafından geliştirilen, Arpacı ve Bardakçı tarafından (2015) Türkçe'ye uyarlanan Meslek Öncesi Öğretmen Kimliği ölçeğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler değişkenlere göre; bağımsız gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi (ANOVA), Scheffe ve Games-Howell testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının meslek öncesi öğretmen kimlik düzeyleri ile olası benlik düzeyleri arasındaki ilişki Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının meslek öncesi öğretmen kimliklerinin ve beklenen olası benliklerinin yüksek, korkulan olası benlikleri ise düşük düzeyde olduğu görülmüştür. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının meslek öncesi öğretmen kimlik düzeyleri ile beklenen olası benlik düzeyleri arasında pozitif yönlü, doğrusal ve orta düzeyde, korkulan olası benlikleri arasında negatif yönlü, doğrusal ve orta düzeyde ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler, meslek öncesi öğretmen kimliği, olası benlikler
Sosyal bilgiler öğretiminde kullanılan materyallerin, yöntem ve tekniklerin öğrenci başarısına etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, 2005-2020 yılları arasında Sosyal Bilgiler öğretimi alanında bağımlı değişkeni Sosyal Bilgiler ders başarısı olan çalışmaların (tez, makale) ortak ve genel etki büyüklüklerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda "Sosyal Bilgilerde kullanılan materyaller öğrencilerin başarılarını etkilemekte midir?" ve "Sosyal Bilgilerde kullanılan yöntem ve teknikler öğrencilerin başarılarını etkilemekte midir?" sorularına cevap aranmıştır. Çalışma meta analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın alan yazınları incelendikten sonra dâhil edilme karakteristikleri ve dâhil edilme kriterleri belirlenmiştir. Bu araştırmaya deneysel çalışmalar dâhil edilmiştir. Bu çalışmada analizi yapılacak olan verilerin tarama işlemleri 12.10.2018 -30.10.2020 tarihleri arasında Google Scholar, Eric, Ebscohost, Doaj, Asos, Open Access, Dergipark, Jstar Journals veri tabanları kullanılarak yapılmıştır. Tarama işlemi yapılırken "Sosyal Bilgilerde başarı", "Sosyal Bilgilerde ders başarısı", "Sosyal Bilgiler öğretimi", "Social Studies", "Academic Achievement", "Sosyal Bilgilerde kullanılan materyaller", "Sosyal Bilgilerde kullanılan yöntem ve teknikler", "Materials used in Social Studies", "methods and techniques used in Social Studies", "Social Studies teaching", kelimeleri kullanılarak tarama işlemi yapılmıştır. Gerçekleştirilen tarama işlemi sonrası Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılan materyallerin, yöntem ve tekniklerin öğrenci başarısına etkisini inceleyen 359 araştırma incelenmiştir. Bunlardan 66 tanesinde uygun veri olmadığından ve dâhil edilme kriterlerini taşımadığından, 21 tanesi ise tezden yapılan alıntı makaleleri içerdiğinden, 61 çalışma da deneysel ve yarı deneysel çalışma olmadığı için toplamda 148 çalışma araştırmadan çıkartılmıştır. Dâhil edilme kriterlerine uygun olan 211 çalışma meta-analiz yöntemi kullanılarak birleştirilmiş, 211 çalışmanın etki büyüklükleri ve bu çalışmaların genel etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Bu çalışmalardan bazılarında veriler birden fazla ise o çalışma nesnel sonuç elde edebilmek için ayrı bir çalışma olarak değerlendirilmiş ve toplamda 245 çalışmanın etki büyüklüğü hesaplanmıştır. 245 çalışmanın 135 tanesi materyallerin akademik başarıya etkisini, 110 tanesi yöntem ve tekniklerin akademik başarıya etkisini incelemiştir. Veriler analiz edilirken her bir araştırmanın deney ve kontrol grubunun son test verilerinden örneklem büyüklüğü, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde Comprehensive Meta Analysis v3.0 (CMA)'ın trial sürümü olan bir paket programı kullanılmıştır. Araştırmada Hedges g'nin etki büyüklüğü indeksinden yola çıkılarak yorumlar yapılmıştır. Kriterlerin değerlendirilmesi Cohen (1988)'in sınıflandırılmasına göre yorumlanmıştır. Yapılan analiz sonucunda Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılan materyallerin, yöntem ve tekniklerin öğrenci başarısına pozitif yönde çok geniş düzeyde etki ettiği görülmüştür. Sosyal Bilgiler derslerinde kullanılan materyallerin öğrenci başarısına bakıldığında, çalışma türlerinden en fazla etki büyüklüğüne sahip çalışmaların doktora tezlerine ait olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler derslerinde kullanılan yöntem ve teknik çalışmalarında ise makale çalışmalarının etkisi daha fazladır. Çalışmanın yapıldığı yıllara göre materyal ve yöntem-teknik çalışmalarından 2005-2009 yılları arasını kapsayan çalışmalarının etki düzeyi daha fazla bulunmuştur. Farklı duyu organlarını işe koşan materyallerin öğrenme üzerinde etkisinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler dersi soyut kavramlar üzerinde şekillendirilen bir ders olduğu için materyallerin, yöntem ve tekniklerin derslerde kullanılması, ders başarısını ve dersi anlama düzeyini artıracağından derslerde farklı materyal ve yöntemlerin kullanılması gerektiği önerilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin empati becerileri ile sahip oldukları kök değerler arasındaki ilişkinin incelenmesi: Bir yapısal eşitlik modellemesi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin empati becerisi ile sahip oldukları kök değerler arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri ortaya çıkarmaktır. Çok faktörlü yordayıcı korelasyon deseninde gerçekleştirilen çalışmanın örneklemini 2020 – 2021 eğitim – öğretim yılı içerisinde Uşak ili merkezinde bulunan 20 farklı devlet ortaokulunda öğrenimlerine devam eden, tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiş gönüllü 646 ortaokul sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı ve tez danışmanı tarafından geliştirilen "Empati, Adalet, Dostluk, Dürüstlük, Öz denetim, Sabır, Saygı, Sevgi, Sorumluluk, Vatanseverlik, Yardımseverlik" olmak üzere 11 farklı ölçekle toplanmıştır. Veriler betimsel istatistik, doğrusal korelasyon ve aracılık analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Bu işlemlerde ise SPSS 22 ve AMOS 24 paket programlarından yararlanılmıştır. Betimsel istatistik ve korelasyon analizleri sonucunda, örneklemde yer alan öğrencilerin ölçeklerden aldıkları puanların görece yüksek, dürüstlük ile dostluk haricinde diğer tüm değerlerin birbiri ile ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca empatinin dürüstlük değeri dışında diğer değerler ile ilişkili bir beceri olduğu tespit edilmiştir. Aracılık analizleri doğrultusunda; empati becerisi ile sorumluluk ve sabır değerleri arasında öz denetimin tam aracı, empati becerisi ile adalet değeri arasında sorumluluk ve yardımseverlik değerinin kısmi aracı, empati becerisi ile vatanseverlik değeri arasında sorumluluk ve sevgi değerinin tam aracı rolünde olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan sorumluluk değeri ile empati becerisi arasında saygı ve adalet değerinin tam aracı rolünde olduğu görülmüştür. Lakin empati becerisi ile dostluk değeri arasında pozitif yordayıcı etki olmasına rağmen dürüstlük değeri ile empati becerisi ve dostluk değeri arasında yordayıcı bir etki tespit edilemediğinden dolayı H18 ve H19 hipotezleri red edilmiş dolayısıyla empati becerisi ile dostluk değeri arasında dürüstlük değerinin aracılık rolü sınanamamıştır. Bu bulgular literatürle tartışılmış; örneklemde yer alan öğrencilerin empati becerisinin ilgili değerlerle, söz konusu değerlerin de empatiyle ilişkili ve birbirlerini yordayan dinamikler olduğu sonucuna varılmıştır. Tespit edilen doğrudan ve dolaylı etkilerden hareketle ampirik çalışmalara etkisi sınanmak üzere ve öğretmenlere ilgili değişkenlerin öğretimine ilişkin somut yapılar önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Eğitimi, Empati Becerisi, Kök Değerler, Aracılık Analizleri.