Sosyal bilgiler öğretimi
491 theses under this subject heading
Öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Halkın egemenliğine dayalı yönetim şekli olarak tanımlanan demokrasi, halkın istek ve arzuları doğrultusunda yönetime yön verdiği, çoğunluğun olduğu kadar azınlığın da söz hakkına sahip olduğu, insanların haklarını ve özgürlüklerini kullanmalarına olanak tanıyan bir yönetimi ifade eder. Ancak sadece anayasal olarak güvence altına alınan ve korunan bir hak ve özgürlükler toplamının çok daha ötesinde demokrasi bir felsefe ve yaşam biçimidir. Eğitim programlarının çıkış noktasında yer alan ne tür bir vatandaş sorusu bu çerçevede demokratik yaşam biçimini ve demokratik değerleri benimsemiş bireyler olarak cevaplanmaktadır. Çünkü eğitimin en temel işlevlerinden biri sahip olunan toplumsal mirasın gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılmasıdır. Bu aktarım eğitim sistemi içinde öğretmen üzerinden gerçekleşmektedir. Gelecek nesilleri temsil eden öğrenciler için öğretmenlerinin olumlu ve olumsuz davranışları örnek olacaktır. Özellikle sosyal bilgiler dersinin hedef ve amaçları bağlamında diğer öğretmenlik alanlarından ve derslerden daha fazla etkiye sahiptir. Bu nedenle sosyal bilgiler öğretmenlerinin model olma etkisi daha yüksek olacaktır ve aynı oranda öğretmenlerin yetkinlik, sorumluluk ve örnek teşkil edecek tutum ve davranışlara sahip olması gerekmektedir. Bu araştırma, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören sosyal bilgiler, temel eğitim ve özel eğitim öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumlarının belirlenmesini amacıyla gerçekleştirilmiştir. Öğretmen adaylarına ilişkin veri toplama aracı olarak Demokratik Vatandaşlık Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Üç farklı alanda eğitim gören toplam 233 öğretmen adayında veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS-25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde karşılaştırma yapılan grup sayısına bağlı olarak t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Sürekli değişkenlerin analizinde ise korelasyon matrisleri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumlarında sosyal bilgiler dersi alma durumu ve öğrenim görülen anabilim dalına göre anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, anne-baba eğitim ve çalışma durumu ve sınıf düzeyi bağlamında yapılan karşılaştırmalarda anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının demokratik vatandaşlık tutumları ile okudukları kitap sayısı arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER Sosyal Bilgiler Öğretimi, Demokrasi, Demokratik Değerler, Demokrasi Eğitimi, Demokratik Vatandaşlık
Sosyal bilgiler ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aile birliğine önem verme değerinin metaforlar yoluyla incelenmesi
Aile; günümüz toplumunda çekirdek aile olarak ortaya çıkan tanıma istinaden kan yoluyla akrabalık kurulan baba, anne ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük kurumdur. Bireylerin eğitiminin ilk başladığı yer olan aile kurumu çocukların doğruyu yanlışı öğrendiği ilk yerdir aynı zamanda toplumumuzu ayakta tutan kök değerlerimizin ilk öğrendiği yer aile birliğidir. İnsanların sosyal hayatta birbirine karşı davranışı, yaklaşımı bireyleri etkilemektedir. Çocuğun gelişimini de birçok faktör etkilemektedir. Aile içinde birbirimize olan tutumumuz çocuğun mizacını şekillendirmektedir: Aile içinde bireylerin birbirine karşı etkili iletişimi, hoşgörülü ve anlayışlı olması aile birliğinin temellerini atmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin "Aile birliğine önem verme değerine" yönelik tutumlarının metaforlar yoluyla belirlenmesi istenmektedir. Araştırmanın katılımcıları 2019-2020 eğitim-öğretim yılı içerisinde Ankara ilinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerdir. Araştırma 447 Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri tüm anket formlarında bulunan "Aile Birliği….…gibidir, çünkü…" ifadesi yardımıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda "Aile birliği değerine" yönelik Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci öğrencileri tarafından en fazla ağaç, çiçek, zincir, su hayat, güneş olarak algıladıkları görülmektedir. Ayrıca öğrencilerin aynı metaforları farklı kategoriler altında kullandıkları belirlenmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi (Ege Bölgesi örneği)
Bu araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterliliklerinin ne düzeyde olduğu tespit edilerek, cinsiyet, öğrenim görmekte olduğu sınıf düzeyine, öğrenim görmekte olduğu üniversiteye, lisans eğitimine başlamadan önceki yerleşim alanına, sivil toplum kuruluşlarına üyelik durumlarına, siyasi gündemi takip etme durumuna ve aile ortalama gelir düzeyi değişkenlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinin bir çeşidi olan anlık tarama modeli ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılı Ege bölgesindeki devlet üniversitelerinde Sosyal Bilgiler öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adaylarıdır. Araştırmaya Ege bölgesinde yer alan 9 devlet üniversitesinde öğrenim gören 749 1. ve 4. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmen adayı katılım sağlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak aktif yurttaşlık öz yeterlilik ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık öz yeterlilikleri yüksek düzeyde tespit edilirken cinsiyet, sivil toplum kuruluşlarına üyelik durumu, siyasi gündemi takip etme durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiğinin sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal bilgiler öğretimi alanında değer eğitimi konulu yüksek lisans tezlerinin incelenmesi
Günümüzün teknolojik gelişmeleri, bilginin yayılma hızını arttırırken, bununla birlikte yeni kültür popülasyonlarını da beraberinde getirmektedir. Toplumların kendilerine özgü kültürü ve bu kültür içerisinde yer alan değerleri vardır. Bu değerlerin oluşması ve toplum tarafından benimsenmesi yüzyılları bulabilir. Değerler oluştuktan sonra insanlar bunları yaşatmaya ve gelecek nesillere bu değerleri kazandırmayı amaç edinirler. Bu amaç doğrultusunda gerek formal gerekse informal olarak bu değerler nesilden nesile bir süreç olarak aktarılmaya devam eder. Değer kazandırma süreci formal olarak okullarda gerek programlar içerisinde gerekse örtük program şeklinde ve değerler eğitimi adı altında okutulmaya başlanmıştır. Değerler formal olarak okullarda kazandırılmaya çalışıldığından beri sosyal bilgiler dersi bu gayenin temel dersi olmuştur. Yapılan her öğretim programında Sosyal Bilgiler dersi içerisinde temel değerler yer almıştır. En son yayımlanan Sosyal Bilgiler Öğretim Programında da 18 temel değer verilmiş ve bunların kazandırılması hedeflenmiştir. Değerler, kazandırılmaya çalışılırken, bunların ne denli kazandırılabildiği de araştırmacıların merak konusu olmuştur. Bu merakın giderilmesi için özellikle yüksek lisans düzeyinde tezler yazılmış ve değerlerin ne denli kazandırılabildiği bulgularla ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmaların bir araya getirilmesi ve tasnif edilmesi de oldukça önemlidir. Bundan dolayı, yapılan bu çalışma, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış değer konulu tüm yüksek lisans tezlerinin incelemesini içerdiği için de oldukça önemlidir. Bu çalışmanın çalışma grubunu yüksek lisans tezleri oluştururken ve örneklemini ise 1998-2019 yılları arasında sosyal bilgiler öğretimi alanında değer konulu yüksek lisans tezleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak tablolaştırılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, sosyal bilgiler eğitimi alanında yazılmış olan değer konulu yüksek lisans tezlerinin genelde tüm değerleri birlikte alan bütüncül çalışmalarla yazıldığı, en çok kullanılan araştırma yönteminin nicel araştırma yöntemi olduğu, araştırma örneklemi alt probleminde öğretmen kategorisinin birinci sırada olduğu ve örneklem büyüklükleri alt probleminde ise 0-100 kişi arası örneklem büyüklüğünün ilk sırada olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmaların veri toplama aracı kullanımında anket veri toplama aracının ilk sırada yer aldığı, cinsiyet alt probleminde kadın araştırmacıların daha fazla olduğu, yapılan araştırmaların üniversitelere göre dağılımına bakıldığında eşit bir dağılımın olduğu, araştırmaların yapıldığı enstitüler alt probleminde ise eğitim bilimleri enstitüsünün ilk sırada yer aldığı saptanmıştır. Ayrıca tezlerin yapıldığı yıllar ile ilgili bulgularda ise en fazla tezin 2019 yılında yazıldığı, en az tezin de 2006 yılında yazıldığı tespit edilmiştir
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile öğretim stilleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile öğretim stilleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma kapsamında ayrıca katılımcıların epistemolojik inanç düzeyleri ve benimsedikleri öğretim stillerinin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim seviyesi, mezun olunan fakülte, mezun olunan bölüm, görev yapılan okul türü, görev yapılan okulun sosyo-ekonomik düzeyi ve görev yapılan okulun Sosyal Bilgiler dersliğinin var olup olmadığı değişkenlerine göre ilişkisi incelenmiştir. Tarama yönteminin kullanıldığı araştırmada katılımcıların epistemolojik inanç düzeylerinin belirlenmesinde Schommer (1990) tarafından geliştirilen, Deryakulu ve Büyüköztürk (2002) tarafından Türk diline uyarlanmış "Epistemolojik İnanç Ölçeği" (EİÖ), katılımcıların öğretim stillerinin tespit edilmesinde ise Grasha (1996) tarafından geliştirilen, Üredi (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öğretim Stili Ölçeği" (ÖSÖ) kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesine yönelik olarak da Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmaya 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Eskişehir ili sınırları içinde resmi ve özel okullarda görev yapan 202 Sosyal Bilgiler öğretmeni katılmıştır. Verilerin analizleri SPSS 20.0 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programıyla yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizleri sonucunda katılımcıların Öğrenmenin Çabaya Bağlı Olduğuna yüksek düzeyde inandıkları belirlenmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri ile epistemolojik inanç düzeyleri arasında anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Katılımcılar en fazla Kolaylaştırıcı/Kişisel Model/Uzman öğretim stili grubunu benimsedikleri ve mesleki kıdem, mezun olunan fakülte ve görev yapılan okul türü değişkenleriyle öğretim stilleri arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin epistemolojik inançları ile benimsedikleri öğretim stilleri arasındaki ilişkiye yönelik yapılan analizlerde ise tek doğrunun var olduğuna inanç boyutuyla uzman öğretim stili arasında düşük, otoriter öğretim stiliyle orta derecede pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Kişisel model öğretim stili ile öğrenmenin çabaya bağlı olduğuna inanç boyutu arasında düşük ve negatif düzeyde istatiksel anlamda bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: İnanç, Epistemoloji, Epistemolojik inanç, Öğretim Stili, Sosyal Bilgiler Öğretimi
Sosyal bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılıklarına etkisi
Günümüzde eğitim kurumları sadece bilgi veren kurumlar olmaktan çıkmış, toplumun farkında olan, toplumsal problemlere karşı farkındalık geliştiren ve içinde yaşadıkları topluma ne tür katkılar yapabilecekleri üzerinde düşünen bireyler olarak yetiştirme amacına da yönelmişlerdir. Bu amaca ulaşmada Sosyal Bilgiler dersi önemli bir rol oynamaktadır. Öğrencinin Sosyal Bilgiler dersinde sosyal hayatında karşılaşabileceği durum ve sorunları nasıl çözebileceği konusunda bilgi sahibi olurken aynı zamanda sosyal problemlere karşı daha duyarlı hale gelmesi beklenmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmenleri sosyal problemlere duyarlılık kazandırmak için derslerinde kaynak olarak güncel olayları kullanabilirler. Bu yolla öğrenciler edindikleri kuramsal bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı yakalarlar. Bu bağlamda öğrencilerin sosyal problemlere karşı duyarlı hale gelmeleri için Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylara yer vermenin yararlı olacağı söylenebilir. Bu araştırmanın amacı, 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanmanın öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılıklarına etkisinin araştırılmasıdır. Araştırma karma yöntem desenlerinden gömülü deneysel desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler deneme modellerinden ön-test son-test kontrol gruplu modele ile nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Ayrıca araştırmada, kontrol grubunda güncel olaylardan yararlanmada işe koşulabilecek yöntem, teknik ve etkinliklerin kullanılıp kullanılmadığını görmek amacıyla yapılandırılmış gözlem yapılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2013-2014 eğitim öğretim yılının 2. döneminde Fahri Günay Ortaokulu'nun 5B ve 5D sınıflarında öğrenim gören öğrencilerdir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öcal, Demirkaya ve Altınok (2013) tarafından geliştirilen "Sosyal Problemlere Duyarlılık Ölçeği", kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve yapılandırılmış gözlem formu kullanılmıştır. Ayrıca deneysel işlem süresince araştırmacı tarafından hazırlanan ders planları ve öğretim materyalleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nicel verilen analizinde Statistical Package for the Social Sciences 21.0 (SPSS) paket programından yararlanılmıştır. Kontrol ve deney grubu öntest puanları arasındaki analiz için ilişkisiz (bağımsız) örneklemler T Testi, kontrol grubunun öntest ve sontest puanları arasındaki analiz için ilişkili (bağımlı) örneklemler T Testi, deney grubunun öntest ve sontest puanları arasındaki analiz için ilişkili (bağımlı) örneklemler T Testi ve kontrol ve deney gruplarının sontest puanları arasındaki analiz için ilişkisiz (bağımsız) örneklemler T Testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Sosyal Bilgiler dersinde güncel olaylardan yararlanılarak öğretim yapılan deney grubundaki öğrenciler ile güncel olaylardan yararlanılmadan öğretim yapılan kontrol grubundaki öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılık ölçeğinden elde edilen sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin öntest ve sontest puanları arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu, diğer yandan kontrol grubundaki öğrencilerin öntest ve sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Dolayısıyla deneysel işlemin hem grup faktörü hem de zaman faktörü üzerinde olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. Tüm bunların yanında deney grubundaki öğrenciler ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerde, öğrencilerin güncel olaylardan yararlanılarak gerçekleştirilen Sosyal Bilgiler dersi için olumlu görüşe sahip oldukları görülmüştür. Aynı zamanda öğrenciler sosyal problemlere ilişkin bir farkındalık kazandıklarını, güncel olaylardan yararlanılarak gerçekleştirilen öğretimin kendilerinde bir takım davranış değişikliği yarattığını ve bilinç oluşturduğunu ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçlarından hareketle Sosyal Bilgiler öğretmenlerine öğrencilerin sosyal problemlere duyarlılıklarını arttırmak için güncel olaylardan yararlanmaları önerilmektedir. Ayrıca araştırmacılar için güncel olayların farklı bağımlı değişkenlere, farklı bağımsız değişkenlerin sosyal problemlere duyarlılığa etkisinin araştırılması ve Sosyal Bilgiler ve sosyal problemleri kapsayan farklı desenlerde çalışmaların yapılması önerilmektedir.
Sosyal bilgiler öğretiminde sınıf dışı okul ortamlarının kullanılma durumları
Eğitim ve öğretim ortamları sınıf içi olabileceği gibi sınıf dışı ortamlardan da oluşur. Bu alanlar etkili bir şekilde kullanıldığında öğrenmenin kalıcılığına da büyük katkı sağlarlar. Üstelik 2004-2005 öğretim yılından başlayarak ilköğretim ve sosyal bilgiler dersi öğretim programında yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının benimsenmesi nedeniyle sınıf içi kadar sınıf dışı okul ortamlarının da önemi artmaya başlamıştır. Bu bağlamda araştırmada, sosyal bilgiler öğretiminde sınıf dışı okul ortamlarının kullanılma durumları belirlenmeye çalışılmıştır. Tarama deseninde gerçekleştirilen araştırmaya Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler katılmıştır. Bu kapsamda 20'si sosyal bilgiler, 20'si sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 40 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Sınıf dışı okul ortamları açısından farklılık gösterebileceği düşünülerek devlet okulları yanında özel okullardaki öğretmenlere de başvurulmuştur. Verilerinin toplanmasında nitel veri toplama yollarından biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda görüşme formu geliştirilerek 2012-2013 öğretim yılında katılımcılarla görüşmeler yapılmıştır. Veriler, betimsel analiz tekniğinden yararlanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada çeşitli bulgular elde edilmiştir. Öğretmenlerin eğitim ve öğretim için yararlanılabilecek sınıf dışı okul ortamları kapsamında en çok okul bahçesi, kütüphane, spor salonu, çok amaçlı salon, koridor, laboratuvar, sosyal bilgiler dersliğini dile getirdikleri görülmüştür. Sınıf dışı okul ortamlarını kullanma durumuna ilişkin görüşler incelendiğinde ders içeriğinin, zaman ve okulun fiziki yapısının uygunluğu gibi etmenlerin belirleyici olduğu anlaşılmıştır. Bu ortamlardan yararlanmama nedenleri arasında ise okulun fiziki yapısının elverişli olmaması, program yoğunluğu, planlama sorunu, zaman yetersizliği, öğrenci sayısının fazlalığı ve sınıf ortamının kendileri için yeterli donanıma sahip olması sayılmıştır. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenleri sınıf dışı okul ortamlarından sosyal bilgiler öğretimine yapabileceği katkılara ilişkin olarak çoğunlukla olumlu görüş bildirmişlerdir. Öğretmenler bu ortamların; öğrencilerde kalıcı öğrenmeler sağladığı, bilgiyi somutlaştırdığı, yaparak yaşayarak öğrenmelere olanak sunduğu, öğrencilerin sosyalleşmesini desteklediği ve ders dışı çalışmalara olanak sunduğunu belirtmişlerdir. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenlerinin sınıf dışı okul ortamlarının kullanımını engelleyen sorunlara ilişkin ifadelerinde benzerlikler saptanmıştır. Öğretmenler; okulların fiziki yapısının yetersizliği, öğrenci sayısının fazlalığı, zaman yetersizliği, program yoğunluğu, planlama sorunu gibi etmenlerin kendilerini sınırladığını düşünmektedir. Ayrıca öğretim programında ve öğretmen kılavuz kitaplarında bu ortamlara yönelik etkinliklerin düzenlenmemiş olması da bir başka sınırlılık olarak görülmektedir. Öğretmenlerin sınıf dışı okul ortamlarının sosyal bilgiler öğretiminde işlevsel bir biçimde kullanılmasına yönelik önerilerine bakıldığında bunların genelde sorunlara paralel oldukları söylenebilir. Özellikle okulların fiziki yapısının eğitim ve öğretimi zenginleştirecek bir biçimde tasarlanması, okullardaki öğrenci sayısının azaltılması ve programın hafifletilmesi dile getirilen başlıca önerilerdir. Anahtar Kelimeler: Sınıf dışı okul ortamları, sosyal bilgiler, sınıf öğretmeni, eğitim-öğretim ortamları
Sosyal bilgiler öğretiminde edebî ürünlerin kullanımı ve değer aktarımındaki katkılarına yönelik öğretmen adaylarının görüşleri
Araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretiminde edebî ürünlerin kullanımı ve bu ürünlerin değer aktarımındaki katkılarına yönelik öğretmen adaylarının görüşlerinin belirlenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada, 2015 - 2016 eğitim-öğretim yılı Bahar Döneminde "Sosyal Bilgilerde Sözlü ve Yazılı Edebiyat İncelemeleri" dersini alan 21 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiş ve ders kapsamında yaptıkları 72 ders planı doküman incelemesi tekniği ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, NVivo11 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının çeşitli edebî ürünleri okumayı sevdikleri ve okumaya zaman ayırdıkları; ancak bazılarının sosyal medyadan kaynaklı olarak okumayı ihmal ettikleri, öğretmen adaylarının edebî ürünlere ilişkin tam bir tanım yapamadıkları ve çoğunlukla edebî ürünlerin tanımını yaparken çeşitli edebî türlere örnekler vererek ya da edebî ürünlerin özelliklerine değinerek tanım oluşturmaya çalıştıkları, öğretmen adaylarının Sosyal Bilgiler dersi içinde yer alan tarih, coğrafya, vatandaşlık, ekonomi, vb. pek çok konuda edebî ürünlerin kullanılabileceğini ifade ettikleri, öğretmen adaylarının çoğu Sosyal Bilgiler Öğretim Programında edebî ürünlerle olan ilişkilendirmelerin yetersiz olduğunu belirttikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, en çok 7. sınıf düzeyinde, şiir, öykü ve fıkra türlerinden faydalanarak ders planları hazırladıkları ve duyarlılık, vatanseverlik ve saygı gibi değerler ile ilişkilendirmelere gittikleri tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak Sosyal Bilgiler Öğretim Programında sözlü ve yazılı edebî ürünlere ve değer ilişkisine daha fazla yer verilmesi gerektiği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Sosyal bilgiler, Edebî ürün, Değer, Öğretmen adayı.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bireysel yenilikçilik özellikleri ile eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeyleri ve bazı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla tarama modelinde yürütülmüştür. Çalışma evrenini 258 (125'i kadın, 133'ü erkek) sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" kullanılmıştır. "Teknoloji Tutum Ölçeği", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılmama Durumu", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılma Durumu", "Teknolojinin Eğitim Yaşamına Etkileri", "Teknolojik Araçların Kullanımının Öğretilmesi" ve "Teknolojik Araçların Değerlendirilmesini içeren 5 boyuttan oluşmaktadır. "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği", "Yenilikçi", "Öncü", "Sorgulayıcı", "Kuşkucu" ve "Gelenekçi" olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeylerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Buna göre, bireysel olarak daha yenilikçi olan sosyal bilgiler öğretmen adayları, teknoloji kullanımına yönelik daha olumlu tutuma sahiptir. Aynı zamanda, teknolojiye yönelik tutumların sınıf düzeyine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Üst sınıflardaki öğrenciler birinci sınıflara göre daha olumlu tutuma sahiptir. Anahtar kelimeler: Bireysel yenilikçilik, eğitim, sosyal bilgiler öğretmen adayı, teknoloji
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algılarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını bir ölçek geliştirerek incelemektir. Bu amaçla araştırmacı tarafından Medya Okuryazarlık Algı Ölçeği (MOAÖ) geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, belirlenen yedi devlet üniversitesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarında 2016-17 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören öğrencilerden tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 1000 kişilik sosyal bilgiler öğretmenliği öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada oranlı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni sosyal bilgiler öğretmen adaylarının medya okuryazarlık algıları iken araştırmanın bağımsız değişkeni demografik özelliklerdir (yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, kardeş sayısı, coğrafi bölge vb.). Elde edilen araştırma verilerinin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında, One-Way Anova Testi ve T-Testi analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğrencilerin, genel olarak medya okuryazarlığı algılarının hem ölçek hem de alt boyutlar bazında yüksek seviyede olduğu bulunmuştur. Yapılan araştırmada, TV izleme süresi, internet kullanım süresi ve yaşanılan bölge ile yaşanılan yerin niteliği gibi bazı değişkenlerin, öğrencilerin medya okuryazarlığı algılarına önemli ölçüde etki ettiği saptanmıştır.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik ve sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi hakkındaki görüşleri
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin vatanseverlik ve sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi hakkındaki algı ve görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2015-2016 eğitim- öğretim döneminde Kütahya ili merkez ilçesinde görev yapan 20 sosyal bilgiler öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Araştırma verileri yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde tematik analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: • Öğretmenlerin çoğunluğunun vatanseverliği ülkesi sevme olarak tanımladıkları ve sosyal bilgiler dersinde vatanseverlik eğitiminin önemli bir yere sahip olduğuna inandıkları belirlenmiştir. • Öğretmenlere göre vatanseverlik eğitimi öncelikle ailede başlamakta, daha sonra okulda devam etmekte, kitle iletişim araçları ve çevrenin etkisiyle desteklenmektedir. • Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi doğrudan vatanseverlik ile ilişkili görülmekte, sosyal bilgiler öğretim programındaki vatanseverlik ile öğrenmeler ise daha çok "Kültür ve Miras" öğrenme alanı ile ilgili görülmektedir. • Sosyal bilgiler derslerinde vatanseverlik eğitimi için öğretmenler tarafından çoğunlukla düz anlatım ve soru-cevap yöntemi kullanıldığı, yaygın kullanılan materyallerin ise, film, video ve belgeseller, resim ve fotoğraf gibi görseller ve akıllı tahta olduğu belirlenmiştir. • Model olma vatanseverlik eğitimi açısından bir öğretmenin sahip olması gereken en önemli rol olarak ifade edilmiştir. • Öğretmenlere göre programın yoğunluğu ve vatanseverlik eğitimi açısından yetersiz olması, ders saatlerinin az olması ve yapılmak istenen gezilere izin verilmemesi, eğitim politikaları ile ilgili sorunlar, ilgili görsel materyallerin az olması vatanseverlik eğitiminde sıklıkla karşılaşılan sorunlardır. • Sosyal bilgiler öğretmenleri etkili vatanseverlik eğitimi için birincil kaynakların kullanımının ve yaparak yaşayarak öğrenmelerin arttırılması, ilgili gezilerin daha sık yapılması, bütün derslerde vatanseverlik değerine yer verilmesi, ders saatinin arttırılması gibi önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar kelimeler: Sosyal bilgiler, vatan, vatandaşlık, vatanseverlik, vatanseverlik eğitimi.
Sosyal bilgiler dersi 2005 ve 2018 öğretim programlarının karşılaştırılması
Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler dersi (4 ve 5. Sınıflar) 2005 ve 2018 öğretim programlarının, program öğeleri (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme) bakımından karşılaştırılması yapılarak, benzerlikler ve farklılıkların ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma her iki öğretim programı üzerinde yoğunlaşmıştır. Literatür incelemesi niteliği taşıyan bu çalışma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur. Çalışma betimsel doküman analizi çalışmasıdır. Araştırma sürecinde çalışmanın amacına yönelik mevcut kaynaklar bulunmuş, her kaynak dikkatlice incelenmiş, gerekli bilgiler not alınmış ve notlardan yola çıkarak değerlendirme işlemi yapılmıştır. 2005 Sosyal Bilgiler dersi öğretim Programında vizyon ve temel felsefe ile ilgili açıklama yapılmasına karşın 2018 öğretim programında herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. 2005 ve 2018 programı yapılandırmacılık eğitim felsefesinin ilkeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Her iki programda da öğrenci merkezli, toplu öğretim ve tematik yaklaşımın benimsendiği görülmektedir. İki öğretim programında da hedeflerin olduğu, 2005 öğretim programında toplam 175, 2018 öğretim programında ise 131 kazanım bulunduğu, 2005 öğretim programında genel olarak 8 öğrenme alanı olduğu, 2018 öğretim programının ise 7 öğrenme alanı çerçevesinde meydana getirildiği ancak bazı öğrenme alanlarının isimlerinin değiştirildiği görülmüştür. Sosyal Bilgiler dersi 2018 öğretim programında yer alan becerilerin bir bölümü günümüz gereksinimleri doğrultusunda güncellenmiştir. Diğer bir bölümü ise 2005 öğretim programındaki temel becerilerinden alındığı görülmektedir. 2005 öğretim programının içerdiği değerlerin 16 tanesinin 2018 programında aynı şekilde yer aldığı ve 2018 programında değer sayısının düşürüldüğü görülmektedir. Ölçme ve değerlendirme açısından 2018 öğretim programında klasik ve alternatif yöntemlerin kullanılmasını vurgulamış ve 2005 öğretim programından hangi yönlerden ayrıldığı belirtilmemiştir. Bu bağlamda 2018 öğretim programının 2005 öğretim programına göre çok fazla bir yenilik getirmediği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Öğretim programı, program ögeleri, sosyal bilgiler
İlköğretim 8.sınıf öğrencilerine demokrasi kültürü kazandırmada demokrasi eğitimi ve okul meclisleri projesi'nin katkısı (Kütahya ili örneği)
Bu araştırma, Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin 8.sınıf öğrencilerine demokrasi kültürü kazandırmadaki katkısını değerlendirmek için yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Kütahya ili oluşturmuştur. Kütahya il merkezinde bulunan sosyo-ekonomik düzeyleri birbirinden farklı 6 ilköğretim okulu belirlenmiştir. Belirlenen bu okulların 8. sınıf öğrencileri araştırma kapsamına alınarak projenin öğrencilere demokrasi kültürü kazandırmada katkısının olup olmadığı sonucuna ulaşılmaya çalışılmıştır.Araştırma kapsamına alınan bu okulların 8. sınıf öğrencilerine iki bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde kişisel bilgiler, ikinci bölümünde ise demokrasi kazanımlarına yönelik 53 madde yer almıştır. Hazırlanan anketler 624 öğrenciye uygulanmıştır. Ancak bu uygulama neticesinde 543 anket uygun görülmüş olup değerlendirmeye alınmıştır. Diğer anketler öğrenci tarafından eksik cevaplandığı için değerlendirmeye alınmamıştır.Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde; demokrasi eğitimi ve okul meclisleri projesinin öğrencilerde demokrasi kültürünün kazanılmasında etkili olduğu görülmüştür. Yapılan değerlendirmenin sonucunda, cinsiyete göre, annenin eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklar çıkmıştır. Gelir durumuna göre ve babanın eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin okullarda sistemli bir şekilde gelişerek devam etmesi, yapılan uygulamaların kâğıt üstünde kalmayacak şekilde etkili bir şekilde yapılması, projeyle ilgili olarak öğretmenlere yönelik eğitici faaliyetlerin arttırılması şeklinde öneriler getirilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve karşılaştıkları kullanım güçlükleri
Günümüz eğitim sisteminin en önemli bileşenlerinden olan öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi sağlayan öğeler olarak nitelendirebileceğimiz öğretim yöntem ve teknikleri, eğitim sürecinin önemli konularından birisidir. Son senelerde bu alanda yapılan çalışmaların sayısında büyük artış olmuştur. Bunun temel nedenlerinden birisi, öğretmenin etkili bir şekilde bilgiyi aktarmasında, kullanacağı yöntem ve tekniğin büyük önem arz etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu yöntem ve tekniklerin iyi bir şekilde kullanılması ise şüphesiz öğretmen-öğrenci arası iletişimi pekiştirecek ve eğitimin kalitesini de arttıracaktır.Ülkemiz eğitim sistemi özellikle son yirmi yılda etraflı bir reform çalışmaları içerisine girmiştir. İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenliği de bu değişimin bir parçası olarak sürekli gelişmekte, yeni ve etkili tekniklerin araştırılması üzerine pek çok bilimsel çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve bunları kullanmada karşılaştıkları güçlüklerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede Kütahya İli ve ilçelerinde görev yapan 117 Sosyal Bilgiler Öğretmeni üzerinde anket yapılarak, öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve teknikler sınıflandırılmış ve yöntem/teknikleri kullanmada karşılaştıkları güçlükler incelenmiştir.Sonuç olarak Sosyal Bilgiler Öğretmenleri daha çok öğretmen merkezli yöntem/teknikleri kullandıklarını, bu konuda yeterli hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almadıklarını beyan etmişlerdir. Yöntem/teknik kullanımında karşılaştıkları başlıca sorunlar ise ders saatlerinin yetersiz olması, öğrencilerdeki sınav kaygısının fazla olması, sınıfların kalabalık olması ve maddi imkânsızlıklar gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler; Yöntem; Teknik; Güçlükler
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile benlik saygıları arasındaki ilişki
Değerler, bireyi ve toplumu ayakta tutan, düzenli bir toplum oluşturup bu düzenin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan olgulardır. Sosyal bilgiler dersi toplum içerikli bir ders olması dolayısıyla değerlerin aktarılması noktasında büyük öneme sahiptir. Değerlerin aktarılması noktasında büyük öneme sahip diğer aktör şüphesiz öğretmenler ve öğretmen adaylarıdır. Geleceği şekillendirecek olan öğretmen adaylarının kendilerini doğru algılamaları, yeterliliklerinin bilincinde olmaları ve uygun benlik saygısı geliştirmeleri bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer algıları ile benlik saygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Ankara ve Aksaray devlet üniversitesinde eğitim gören 300 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak ?Kişisel Bilgi Formu?, ?Portre Değerler Ölçeği? ve ?Benlik Saygısı Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının değer sistemlerine ilişkin algıları ile cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, mezun oldukları okul ve gelir düzeyine göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Baba eğitim düzeyi ve yaşadığı yerin niteliğine göre ise anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının benlik saygılarına ilişkin algıları ile yaşları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyet, anne- baba eğitim düzeyi, mezun oldukları okul, toplam gelir düzeyi ve yaşadığı yerin niteliğine göre ise anlamlı farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Değer Algısı, Benlik Saygısı, Sosyal Bilgiler Öğretmen Adayları
Sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih konularının öğretiminde teknoloji kullanımı
Bilgi çağında, bilgi miktarı hızla artmaktadır. Günümüzün artan bilgi miktarı, bir yandan öğrenciye daha az zamanda daha fazla bilgi öğretmek, diğer yandan da bilgiye nasıl ulaşılacağını göstermek gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu gerekliliklerin karşılanması noktasında, eğitim için sürekli yeni olanaklar ortaya koyan teknolojinin eğitimde etkin olarak kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih ünitelerinin öğretimi sırasında teknolojik araçların kullanılma durumlarını araştırmaktır. Bu amaçla araştırmanın birinci bölümünde, sosyal bilgiler öğretim teknolojilerinin kavramsal çerçevesi açıklanmaktadır. İkinci ve üçüncü bölümlerde, araştırmanın yöntemine ve bulgulara yer verilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri; ?Sosyal Bilgiler Dersi Kapsamında Yer Alan Tarih Konularının Öğretiminde Teknoloji Kullanımı? konusuna dayanan ?Öğretmen Anketi? ve öğretmen anketine eşlenik olarak hazırlanmış ?Öğrenci Anketi? yoluyla alınmış ve anketlerde 5?li Likert tipi ölçek kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar yorumlanmış, sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih konularının öğretimi sürecinde teknolojik araçların kullanılmasına yönelik olarak, alan içi iyileştirme çalışmaları ve daha ileride yapılacak çalışmalar için çeşitli öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Tarih Üniteleri, Öğretim Teknolojileri, Sosyal Bilgiler Öğretim Teknolojileri.
2005 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarının çocuk hakları açısından incelenmesi
Bu araştırmada, 2005 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarının çocuk hakları açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Bu kapsamda, 4, 5, 6 ve 7. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programının çocuk hakları açısından değerlendirilmesi için nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı 4, 5, 6. ve 7. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programları incelenmiş ve bu programlarda yer alan çocuk hakları kazanımları belirlenmiştir. Bu kazanımlarla ilişkili elde edilen veriler frekans (f) ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. Yapılan analiz sonucunda araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir: • Sosyal bilgiler dersi öğretim programında toplam 174 kazanımın 65'i (%37.3) çocuk hakları eğitimine yönelik olarak belirlenmiştir. 4. sınıf dersi öğretim programında toplam 46 kazanımın 22'si (%47.8), 5. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 46 kazanımın 16'sı (%34.7), 6. Sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 43 kazanımın 13'ü (%30.2) ve 7.sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 39 kazanımın 14'ü (%35.8) çocuk hakları eğitimine yönelik olarak belirlenmiştir. • Sosyal bilgiler dersi öğretim programında öğrenme alanlarında çocuk haklarıyla ilgili kazanımlara en çok "Birey ve Toplum", "Üretim, Dağıtım ve Tüketim" ve "Güç, Yönetim ve Toplum" öğrenme alanlarında yer verildiği belirlenmiştir. • Çocuk hakları eğitimine yönelik kazanımların en çok İnsan Hakları ve Vatandaşlık ara disiplini ile ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Özellikle bu ara disiplin alanına en çok 5. ve 7. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer verildiği belirlenmiştir. • Sosyal bilgiler dersi öğretim programı kazanımları ile en fazla ilişkilendirilebilecek ÇHS maddesinin Eğitimin Hedeflerine İlişkin ilkeler maddelerini içeren 29. madde olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Çocuk hakları, sosyal bilgiler, çocuk hakları eğitimi.
Ortaokul hukuk ve adalet dersinin öğrencilerdeki hukuk bilincini geliştmeye etkisi
Bu araĢtırmanın amacı, ortaokullarda sosyal bilimler alanında seçmeli olarak okutulması amaçlanan Hukuk ve Adalet dersinin hukuk bilincini geliĢtirmeye etkisi öğretmen ve öğrenci görüĢlerine göre belirlemektir. ġu ana kadar Türkiye‟de, Ortaokul 6 ve 7. sınıflarda seçmeli okutulan bu dersin geliĢimini inceleyen kapsamlı bir çalıĢma yapılmamıĢtır. AraĢtırma bu açıdan önemini ortaya koymaktadır. AraĢtırma kapsamında, Ortaokul Hukuk ve Adalet dersinin öğrencilerde hukuk bilincini geliĢtirmeye etkisi, öğretmen ve öğrenci görüĢlerine göre incelenmiĢtir Bunun için betimsel tarama modeli ve nitel araĢtırma yöntemi birlikte kullanılmıĢtır. Öğrencilere uygulanan ölçek ve doldurtulan kiĢisel bilgi formlarının yanı sıra Hukuka Yönelik DuyuĢsal Eğilimler Ölçeği ve Hukuk DavranıĢ Ölçeği kullanılmıĢtır. Öğretmenlere ortaokul Hukuk ve Adalet dersinin öğrencilerde hukuk bilincini geliĢtirmeye etkisinin ne olduğuna dair üç soru sorulmuĢ ve konuyla ilgili görüĢleri kaydedilmiĢtir. Mülakata on iki öğretmen katılmıĢtır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, Hukuk ve Adalet derslerinde öğrencilerin özellikle hukuka ilgi ve hukuki yaptırım algılarına yönelik eğitimler verildiği söylenebilir. Bununla beraber hukuk davranıĢ algısında ortaokullarda verilen Hukuk ve Adalet dersleri kapsamında, hukuk davranıĢ ölçeğinde tüm algılarda yükseliĢ görülmektedir. Bu durum verilen bu derslerin öğrencilerin hukuk davranıĢ algılarını yükselttiği tespit edilmiĢtir. Anahtar Kelimeler: Adalet, Hukuk, Hukuk bilinci, Hukuk okuryazarlığı, Sosyal bilgiler öğretimi.
Sosyal bilgiler dersi kapsamında öğretmenlerin tarih konularının öğretimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
Sosyal bilgiler dersi öğrencilerin yaşadıkları toplumun bir ferdi olarak varoluşunu şekillendirmeyi amaçlayan temel derslerden birisidir. Tarih, coğrafya, hukuk, sosyal bilimler ve vatandaşlık bilgisi gibi çeşitli konuların bir başlık altında toplandığı dersin en önemli amacı öğrencilerin etkin bir yurttaş ve birey olması için gereken bilgi, beceri ve donanımı kazandırmaktır. Bu araştırmada sosyal bilgiler dersi kapsamında tarih konularının öğretiminde öğretmenlerin görüşlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmanın ilk iki bölümünde araştırmayla ilgili genel bilgiler ve sosyal bilgiler dersinin tanımı, önemi ve gelişimi anlatılmış daha sonra tarih öğretiminin sosyal bilgiler dersi içerisindeki yeri analiz edilmiştir. Bu kapsamda tarih öğretimindeki teorik yaklaşımlar, kullanılan araç ve yöntemler, ölçme ve değerlendirme ve tarih öğretiminin öğrencilerin toplumsal ihtiyaçları karşılamasına ilişkin literatür incelenmiştir. Üçüncü ve dördüncü bölümlerde çalışmanın gerçekleşmesi için uygulanan yöntem ve bulgular yer almaktadır. Araştırmada öğretmenlerin görüşlerinin tespit edilmesi amacıyla nicel ve nitel verilerin kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. İlk olarak öğretmenlerin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek soruları İzmir ilinde yer alan okullardan küme örneklemi yöntemi kullanılarak belirlenen okullarda görev yapan öğretmenler arasından tesadüfi örneklem yöntemiyle belirlenen 303 öğretmene sorulmuş ve 5'li likert tipi ölçek kullanılarak veriler toplanmıştır. Ayrıca öğretmenler arasından seçilen16 kişilik bir grupla da derinlemesine yarı yapılandırılmış mülakat yapılarak araştırma konusuna ilişkin ayrıntılı bilgiler elde edilmiştir. Toplanan bu nicel ve nitel veriler uygun analiz yöntemleriyle analiz edilmiş ve sosyal bilgiler dersi kapsamında tarih öğretiminde yaşanan sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler lisans eğitiminin yetersiz olduğunu, hizmet içi eğitim kurslarının verimsiz ve az olduğunu, zümreler ise sağlıklı geçmediğini belirtmektedir. Tarih konularının öğretimi öğrencilerde değer kazanımı sağlamaktadır. Okullarda teknolojik imkânların kısıtlı ve fiziksel koşullar yetersizdir. Öğretim programı yoğun olmasına karşı ders saatleri yetersizdir. Program güncellenerek kapsamı daraltılmalıdır. Anahtar kelimeler: Değerler eğitimi, öğretmen görüşleri, sosyal bilgiler öğretimi, tarih öğretimi.
Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algısının çiz-yaz-anlat tekniği ile incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algılarını çiz-yaz-anlat tekniğiyle incelemektir. Araştırma sosyal bilgilerin Suriyeli ortaokul öğrencileri için ne anlam ifade ettiğini ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Gaziantep il merkezi ve Şahinbey ilçe merkezinde eğitim gören devlet okullarından rastgele seçilmiş 100 Suriyeli ortaokul öğrencisinden oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma üç aşamada yapılmıştır. Birinci aşamada Suriyeli ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler algılarını ortaya çıkarabilmek amacıyla öğrencilerden sosyal bilgiler deyince akıllarına gelen beş tane karakalem çizimi yapmaları istenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında öğrencilerin yapmış olduğu bu beş çizim içerisinden sosyal bilgiler ile en fazla ilişkilendirdikleri bir çizimi seçerek bu çizimi niçin seçtiklerinin sebeplerini yazmaları istenmiştir. Araştırmanın son aşamasında gönüllülük esasına dayalı olarak seçilmiş 15 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrenci çizimleri ve kompozisyonlarında sosyal bilgilerin en çok tarih, beşeri coğrafya ve fiziki coğrafya ile ilişkilendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin sosyal bilgilere yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanılarak sosyal bilgilere karşı olumlu tutum beslemeyen öğrencilere yönelik olumsuz tutumlarının nedenlerinin tespitine yönelik bir çalışma yapılabileceği önerilerinde bulunulabilir.
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ile sosyal bilgiler dersi öğretim programlarının karakter eğitimi bağlamında incelenmesi
Bu araştırma, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı ile Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nı karakter eğitimi çerçevesinde incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda adı geçen öğretim programlarına bağlı olarak hazırlanan 5.sınıf düzeyindeki ders kitapları da incelenmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma verileri ise nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman incelemesi ile elde edilmiştir. Araştırmanın veri kaynakları: 2018'de uygulanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı, Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı; 2020-2021 eğitim öğretim yılında 5.sınıf ders kitabı olarak okutulan Ortaokul Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı ile Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Sosyal Bilgiler Ders Kitabı'ndan oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen verilerde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda karakter eğitimine açık olarak yer verilmediği ancak öğretim programları ve 5. Sınıf ders kitaplarında karakter eğitimine ilişkin özelliklerin örtük şekilde yer aldığı ortaya çıkarılmıştır. Araştırmada incelenen öğretim programlarında örtük şekilde yer alan karakter özelliklerinin birçoğunun 5.sınıf ders kitaplarında metin ve etkinliklerde yer verildiği tespit edilmiştir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda karakter eğitimine ilişkin ortak olan karakter özelliklerinin 'bilgiye önem vermek, bilinçli olmak, dayanışma, dışadönük olmak, eleştirel düşünmek, kültürel mirasa sahip çıkmak, objektiflik, öz yeterlilik ve vatanseverlik' olduğu ortaya çıkarılmıştır. DKAB ÖP'de özellikle 'saygılı olmak, bilgiye önem vermek ve hoşgörülü olmak' karakter özellikleri, SBÖP'de ise 'dışadönük olma, milli ve manevi mirasa sahip çıkmak ile yeniliklere açık olmak' karakter özellikleri ön plana çıkmaktadır.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kaynaştırma öğrencileri ile çalışırken alanda yaşadığı güçlükler
Bu araştırmanın temel amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin kaynaştırma öğrencileri ile çalışırken alanda yaşadığı güçlükleri ortaya koymaktır. Eğitimde başarıyı etkileyen en önemli unsurlardan biri hiç şüphesiz öğretmenlerdir. Bu doğrultuda alınan öğretmen görüşleri ile güçlüklerin belirlenmesi ve bu güçlüklere karşı önlem alınması noktasında paydaşların farkındalık kazanması sağlanacak böylece kaynaştırma eğitiminin daha nitelikli uygulanması için öneriler geliştirilebilecektir. Araştırmaya Gaziantep ilinin Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerinde görev yapmakta olan 25 sosyal bilgiler öğretmeni katılmıştır. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Bu ölçütler 2021-2022 eğitim öğretim yılında MEB'e bağlı okullarda sosyal bilgiler öğretmeni olarak çalışıyor olmak, meslek hayatında en az bir kaynaştırma öğrencisi ile çalışmış olmak veya halihazırda çalışıyor olmak ve yapılacak araştırmaya kendi rızası ile katılmak şeklindedir. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler tümevarım tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin uygulamada güçlükler yaşadıkları, eğitim-öğretime ve değerlendirmeye ilişkin çeşitli görüşleri olduğu, ailelerle ilgili sorunlar yaşadıkları ve ailelerden beklentileri olduğu, yetersizlikten kaynaklanan durumlara yönelik görüşleri olduğu, süreçte yer alan paydaşlardan çeşitli talepleri olduğu, sosyal bilgiler öğretmenlerinin olumsuz bilgi ve tutumlarına yönelik görüşleri olduğu, kaynaştırmada sosyal bilgiler öğretmenlerinin rolüne yönelik görüşleri olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda ulaşılan temalar ve alt temalar alanyazın çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Eğitim, Sosyal Bilgiler, Kaynaştırma
İlköğretim 4. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretiminin sosyal ve diğer bilimlerle ilişkisinin değerlendirilmesi
Bu çalışma, ilköğretim 4. sınıf öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler dersini anlatırken bu dersteki kavramlarla diğer Sosyal bilim dallan ve dersler arasında ne derece ilişki kurup kurmadığım ve seçilen bazı değişkenler açısından, kavramların Sosyal bilim dallarıyla ilişkilendirilmesinde anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 1999-2000 öğretim yılında Adana İli Yüreğir ve Seyhan merkez ilçelerindeki ilköğretim okulları oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 25 ilköğretim okulu örnekleme alınmıştır. Bu okulların sabahçı ve öğleci 4. sınıf öğretmenleri, toplam 106 kişi çalışma evrenini oluşturmuştur. Bu araştırma için gerekli veriler, ilköğretim 4. sınıf öğretmenlerinin disiplinlerarası öğretime ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve görüşmelerden elde edilen veriler olmak üzere 2 kaynaktan toplanmıştır. Veri toplama sırasında, çalışma evrenini oluşturan 106 öğretmene anketler bizzat araştırmacı tarafından uygulanmış ve aynı gün toplanmaya çalışılmıştır. Öğretmenler anketi yanıüadıktan sonra gönüllü olan öğretmenlere yine araştırmacı tarafından 7 tane açık uçlu soru sunularak 71 öğretmenle görüşülmüştür. Verilerin çözümlenmesinde öncelikle, anketlerden elde edilen veriler frekans - yüzde ve X2 tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve daha sonra anketten elde edilen nicel veriler, görüşme sırasında elde edilen nitel verilerle desteklenerek "bulgular ve yorum" bölümüne yazılmıştır. Sonuç olarak, örnekleme alınan öğretmenlerin yandan fazlasının Sosyal Bilgiler dersindeki kavranılan "Genellikle" diğer Sosyal bilim dallanyla ilişkilendirdüderi ve öğretmenlerin cinsiyetleri, kıdemleri, mezun olduklan okul ve hizmetiçî eğitim programlanna katılma durumlan ile Sosyal Bilgiler dersini Sosyal Bilim dallanyla ilişkilendirmeleri arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (P>0.05).II Aynca, öğretmenlerin, Sosyal Bilgiler dersini Türkçe dersiyle "Her zaman", Matematik, Fen Bilgisi, Müzik ve Resim dersleriyle "Arasıra" ilisküendiıdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, ankette her ne kadar bu sonuçlar ortaya çıkmış olsa da özellikle görüşme sırasında öğretmenlerin "disiplinlerarası öğretime" yönelik sorulara yeterli düzeyde cevap ve örnek verememeleri ya da cevap vermekten kaçınmaları onların gerçek anlamda disiplinlerarası öğretimden haberdar olmadığının ve Sosyal bilgiler dersinde böyle bir öğretimi kullanmadığının göstergesi olabilir.Anahtar Kelimeler: Eğitim programı, Disiplinlerarası öğretim programı, Sosyal Bilgiler programı, Sosyal Bilimler, İlköğretim
Süreç temelli öğretimin ilköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler öğretiminde öğrencilerin akademik başarısı ve kalıcılığı üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, süreç-temelli öğretime (STÖ) dayalı öğretimin geleneksel öğretmen merkezli yöntemle karşılaştırılarak, Süreç-temelli öğretimin ilköğretim 6. sınıflar sosyal bilgiler öğretiminde öğrencilerin akademik başarılan, öğrenme düzeyleri ve kalıcılığı üzerindeki etkilerini belirlemektir. Deneme modeline göre tasarlanan çalışmada süreç-temelli öğretim ile geleneksel-öğretmen merkezli öğretim yöntemi bağımsız değişken akademik basan, öğrenme düzeyleri ve kalıcılık bağımlı değişken olarak alınmıştır. Araştırma öntest- sontest, bir deney ve bir kontrol grubu modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Adana ili merkezinde bulunan Turhan Cemal Beriker İlköğretim Okulu'nun altıncı sınıflarından yansız seçimle belirlenen iki şubeden toplam 51 öğrenci oluşturmuştur. Yansız olarak bu şubelerden biri deney grubu ve biri kontrol grubu olarak seçilmiştir. Öğretim; deney grubunda süreç-temelli öğretim modeline dayalı öğretim, kontrol grubunda ise geleneksel-öğretmen merkezli yönteme dayalı öğretim yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler sosyal bilgiler akademik başarı testi ve nitel araştırma görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Akademik başarı teşrindeki 15 soru bilgi düzeyinde, 13 soru kavrama düzeyinde ve 1 1 soru uygulama düzeyinde olmak üzere 39 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada verilerin analizinde kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın bulgulan, süreç-temelli öğretime dayalı öğretim yapılan deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları ve öğrenmedeki kalıcılık düzeylerinin, geleneksel- öğretmen merkezli yönteme dayalı öğretim yapılan kontrol grubu öğrencilerin akademik başarıları ve öğrenmedeki kalıcılık düzeyleri birbirlerinden anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Bu farklılaşma bilgi düzeyi puanlan hariç süreç-temelli öğretim yapılan deney grubu lehinedir. Sonuç olarak süreç-temelli öğretim model, yöntem ve stratejilerinin geleneksel öğretmen-merkezli yönteme göre öğrencilerin toplam akademik başarıları, kavrama ve uygulama düzeyleri ile kalıcılık toplam puanlan, kavrama ve uygulama düzeyleri bakımından daha etkili, anlamlı ve kalıcı olduğu gözlenmiştir. Anahtar sözcükler: Süreç-temelli öğretim, plan, planlama, süreç farkındalığı, süreç eğitimi, Bilişsel farkındalık, öğrenme ve öğretme stratejileri