Sosyoekonomik hayat

Bu konu başlığı altında 65 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversitenin bir şehrin sosyal ve ekonomik gelişimine katkısı: Siirt Üniversitesi örneği

Bu tezin amacı, Siirt Üniversitesi'nin Siirt şehrine yapmış olduğu sosyal, kültürel ve ekonomik katkıların neler olduğunu örnekler vererek araştırmaktır. Bu araştırma yapılırken üniversitenin bir şehre yapmış olduğu katkıyı daha iyi anlayabilmek için öncelikle üniversitenin kavramsal analizi ve üniversitenin özelliklerinin neler olduğu açıklanmaya çalışılmıştır. Siirt Üniversitesi'nin tarihsel gelişimi ve günümüzdeki durumu hakkındaki bilgiler sayesinde Siirt şehrine nasıl ve hangi alanda üniversitenin katkı sağladığı ortaya koyulmaktadır. Üniversite Siirt şehrine doğrudan ve dolaylı olarak katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Siirt İli, Siirt Üniversitesi, Sosyal Katkı, Ekonomik Katkı

Ekonomik etkiSiirtSosyal etki+6
Ali Savaş Altunç
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Doğu Anadolu'da Ermeniler: Siyaset, sosyo-ekonomik yaşam ve kültürel etkileşim (XI-XV. yüzyıllar)

Türklerin Doğu Anadolu'ya gelmesi Ermeni tarihinin seyrini değiştiren önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Ermeniler daha önce çeşitli yabancı devletlerin hâkimiyetleri altında yaşamış olsalar da Türk hâkimiyeti onlar için diğerlerinden daha farklı bir süreci ifade etmektedir. Türkler bölgede hâkimiyet kuran devletlerin aksine sadece üst hâkimiyet ile yetinmemiş, doğrudan bir yönetim anlayışını benimsemiştir. Yaşanan yoğun Türk göçleriyle de Ermeniler bir Türk-İslam devleti altında yeni gelen kendilerine yabancı bir etnik topluluk ile beraber yaşamak durumunda kalmışlardır. Ermenilerin Doğu Anadolu'da Türklerle beraber yaşamaları yüzyıllarca devam etmiş, iki toplum arasında gelişen ortak yaşama tecrübesi ile de kültürel etkileşimler meydana gelmiştir. Doğu Anadolu'da Bizans İmparatorluğu'nun izlediği göç ettirme politikasının bir sonucu olarak ortaya çıkan Ermeni siyasi yapısının bozulmaya başlaması Türk hâkimiyetiyle beraber nihayete ulaşmıştır. Türkler bölgede merkezi yönetim anlayışını tatbik ettikleri için naharar olarak adlandırılan Ermeni soylu ailelerin gücünü kırmıştır. Çoğu naharar ailesi ya Türk hâkimiyetini kabul etmek zorunda kalmış ya da Gürcistan gibi komşu coğrafyalara kaçmayı tercih etmişlerdir. Bu dönemde Ermeni aydınları içerisinde halkın lidersiz kalmasından ötürü Ermeni Kilisesi'nin bu rolü üstlenmesi gerektiğine dair fikirler ortaya çıkmıştır. Türk hâkimiyeti, Ermenilerin sosyo-ekonomik hayatlarını kısıtlayacak ya da engelleyecek bir politika izlememiştir. Aksine devletlerinin ekonomik açıdan zenginleşmesi için süre gelmekte olan yapıyı korumayı ve geliştirmeyi tercih etmişlerdir. Dönemin kaynaklarına bakıldığında Ermenilerin zanaatkârlık, ticaret ve tarım ve hayvancılık gibi sosyo-ekonomik hayatın hemen her alanında var oldukları görülür. Ermeni zanaatkârların ürünleri sadece Anadolu'da değil, komşu coğrafyalarda da talep görmüştür. Ermeni tüccarlar Karadeniz'in kuzeyinde koloniler kuracak kadar ticarette aktif olmuşlardır. Ticaret sayesinde Ermeni toplumu içerisinde "metzatun" adı verilen bir zengin sınıfı dahi ortaya çıkmıştır. Ermeni köylülerin tarım faaliyetleri yeni kurulan hâkimiyetin devamlılığını ve tebaasını besleyebilmesi açısından önemlidir. Dönemin kaynaklarında Türk yöneticiler tarafından köylüleri koruyan vakalara rastlanılmaktadır. Türk yönetimlerin Ermeni tebaalarına karşı dışlayıcı bir tutum yerine onların zenginlik, yetenek ve bilgi birikimlerinden faydalanmayı tercih ettikleri, onların Türk/Müslüman tebaa ile ortak bir yaşama tecrübesi geliştirmelerini destekledikleri ya da en azından bunun aksi istikametinde bir politika izlemedikleri görülür. Zaten zaman içerisinde Türkler ve Ermeniler arasında yaşanan komşuluk ve ticaret ilişkileri hatta evlilikler bunun açık göstergesi sayılabilir. Ortak yaşama tecrübesinin halklar arasında yoğun bir kültürel etkileşimi de beraberinde getirdiği anlaşılıyor. Bu etkileşimleri en çok da mimaride, din, dil ve edebiyatta görürüz. Bazı alanlarda Ermeni kültürünün Türkler üzerinde, bazı konularda da Türklerin Ermeniler üzerinde tesirli olduğu fark edilir. Anahtar Sözcükler Doğu Anadolu, Ermeniler, Anadolu'da Ermeniler, Türk-Ermeni İlişkileri, Ortak Yaşama Tecrübesi, Kültürel Etkileşim

Birlikte yaşamaDoğu Anadolu bölgesiErmeniler+5
Erdi Öztürk
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XVI-XIX. yüzyıllarda Gediz'de toplumsal hayat

Gediz, Anadolu'nun en eski yerleşim yeri olarak pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, günümüze kadar korumuş olduğu tarihi eserleri, doğal kaynakları ile adından söz ettiren bir yerleşim merkezidir.Çalışmamızda, 16-19.yy.'da Gediz'de toplumsal hayat incelenmeye çalışılmıştır. Bölgenin idari, ekonomik, demografik, askeri, sosyal ve kültürel yapısı ele alındı. Bu çalışmada Başbakanlık Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivindeki kaynaklar kullanılmıştır. Söz konusu kaynaklar itina ile incelenerek bölgeye ilişkin verilerin değerlendirmesi yapılmıştır.Çalışmaya dayanak olarak temettuât defterlerinin analizi yapılmıştır. 1260-1261 (1844/1845) yılı temettuât defterlerinin değerlendirilmesi yapılmış, verileri ayrıntıları ile incelenerek tablo ve grafikler halinde sunulmuştur. Bu bilgilere göre isimler, meslekler , vergilendirme, tarımsal üretim yapısı, hayvan cinsleri, dönemin çeşitli faaliyet kolları vs., gelir dağılımlarına göre ayrıntılarıyla değerlendirilmiştir.Yapılan tüm bu değerlendirmeler ışığında Gediz'in sosyal ve ekonomik hayatına ilişkin yaşam tarzı hakkında bilgiler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Gediz, Osmanlı Arşivi, Temettuât Defterleri, Mahalle, Sosyal Hayat.

Askeri yapıDemografik yapıEkonomik hayat+8
Fatıma Rezzan Gürsoy
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

19. yüzyılda İngilizce yazılmış seyahatnamelere göre Anadolu'da sosyal kültürel ve ekonomik hayat

Tez çalışmasında 19.yüzyılda çeşitli nedenlerle Anadolu coğrafyasını ziyaret eden seyyahların İngilizce yazılmış ya da farklı dillerden İngilizceye çevrilen seyahatnameleri incelenmiş ve onların gözünden Türkler ile gayrimüslim tebaanın sosyal, kültürel ve ekonomik özellikleri ile bu alanlarda gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgi verilmiştir. Bilinmeyeni keşfetme arzusuyla yola çıkan kâşifler, inançlarını farklı kıtalarda yaymak isteyen misyonerler, mesleki çalışmalar yapmak için diyar diyar gezen bilim adamları ve savaş ortamında görevleri gereği yola koyulan askerler, 19.yüzyıl genelinde olmakla birlikte özellikle ikinci çeyreğinden itibaren Osmanlı coğrafyasına rağbet göstermişlerdir. İngiliz, Amerikan, Fransız, İtalyan ve farklı milletlerden birçok seyyah, ülkelerinin Türkiye ile olan ilişkileri ve dini inançlarını da göz önünde bulundurarak bazen objektif olamasalar da, bu çalışmada 115 seyyahın verdiği bilgiler dâhilinde çoğu konu üzerinde genellemeler yapmak mümkün olmuştur. Seyyah ve seyahatnameler üzerine notlar ile seyyahların biyografileri tezin birinci bölümünü oluştururken, seyyahların Anadolu'ya gelme süreci, deneyimleri ve halkın kendilerine karşı sergiledikleri tutumlara ikinci bölümde yer verilmiştir. Toplamda beş bölümden oluşan tezin diğer bölümlerinde ise sosyal kültürel ve ekonomik hayat başlıkları altında Anadolu'daki durum, seyyahların gözünden yansıtılmaya çalışılmıştır.

19. yüzyılAnadoluEkonomik hayat+5
Buğra İnal
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kütahya'da Cumhuriyet dönemi siyasi, iktisadi ve sosyo-kültürel hayat (1923-1950)

Kuruluş ve kurtuluşun merkezi Kütahya, geçmişten günümüze Anadolu coğrafyasının önemli bir yerleşim birimi olmuştur. Sahip olduğu mümtaz coğrafi özellikleri yanı sıra, engin tarihi geçmişi, Türk hakimiyeti öncesi ve sonrasında özellikle idari merkez konumunda olması, bu kadim şehri her daim değerli kılan unsurlar olmuşlardır. Şehrin sahip olduğu bu zenginlikleri, gerek iktisadi gerekse sosyo-kültürel yönlerden ele alan pek çok araştırma yapılmış, genel ve spesifik çalışmalar ortaya konmuştur. Yine de, Kütahya'nın Cumhuriyet Dönemi tarihçesine ilişkin yazılmış eserlerin kısıtlı bir vaziyette olduğu görülmüştür. Zaruri bir ihtiyaç halini aldığı düşünülen bu konu, alandaki boşluğu doldurması temel hedefiyle seçilmiştir. Çalışma, bu amaca hizmet etmesi açısından değerlidir. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişle birlikte, şehirde mülki idari alanda bir geçiş süreci yaşanmış ve şehrin mülki taksimatı konusunda bazı köyler için Cumhuriyet'in ilk yıllarında, nakil kararları alınmıştır. Tek Parti Dönemi, Kütahya'da görev yapmış valiler ile belediye başkanları ayrı ayrı ele alınarak faaliyetleri işlenmiştir. İçişleri Bakanlığı Arşivinden elde edilen bilgi ve belgeler, şehrin idari yapısının yeniden yazılabilmesine katkı sağlamıştır. Kütahya'da, bu dönemdeki siyasi partilerden olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin Kütahya il teşkilatı, ağırlıklı olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Arşivi (BCA) belgelerine dayanılarak ele alınmış; bu partinin şehirdeki teşkilat yapısı, teftiş raporlarından da yola çıkılarak bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Kütahya'nın iktisadi yapısı, Osmanlı'dan süregeldiği üzere, ziraat üzerine kurulmuştur. Tarım alanında tahıl üretimi önemli yer tutarken; hayvancılık konusunda küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık ön plana çıkmıştır. Şehirde, ziraatla bağlantılı olarak, sanayi kolları gelişim göstermiş; toprak sanayi ve unsurları, şehrin en önemli sanayi kollarını oluşturmuştur. Bu sanayi kollarını orman ve maden sanayi takip etmiştir. Ziraat ve sanayinin olmazsa olmazı olan ticari kurumlardan Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası(KUTSO)nın önemi bu vesile ile ortaya çıkmıştır. Odanın sahip olduğu çok değerli arşivi bu çalışma ile tanıtılma fırsatı bulurken, şehrin iktisadi kronolojisinin oluşturulmasındaki yadsınamaz önemi de belirginleşmiştir. Ticaret unsurları olan limitet ve anonim şirketler ile bankalar, çalışmada ele alınan diğer iktisadi konular olmuşlardır. Şehirde, eğitim-öğretim konusunda ilkokul ve ortaokulların yanı sıra, Türkiye'nin sayılı liselerinden biri bu dönemde açılmıştır. Örgün eğitim-öğretim, Tek Parti Dönemi'nin sonlarına doğru, Kız Meslek Enstitüsü ve Erkek Sanat Okulu gibi eğitim kurumlarıyla zenginleşmiştir. Yaygın eğitim-öğretim alanında, Halk Dershaneleri; Millet Mektepleri; Ulus Okulları ve Halk Okuma Odaları şeklinde bir devinim söz konusu olmuştur. Şehrin kültürel hayatı ele alınırken, matbaa, gazete ve dergiler ile kütüphane ve müzeler üzerinde durulmuş; Kütahya Halkevi konusu, yerel basından elde edilen verilerle derinlemesine incelenebilmiştir. Sonuç olarak; Kurtuluş Savaşı'nın kazanıldığı topraklarda, Cumhuriyet'e geçişle birlikte yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler, aktif sosyal yaşam, bu eser ile akademik düzeyde derinlemesine araştırılmıştır. Çalışmada ağırlıklı olarak birinci el belgeler kullanılmıştır. Günümüzde, şehir ile ilgili problemlerin çözüme kavuşturulmasında, bu çalışmanın katkı sunacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Kütahya, Tek Parti Dönemi, CHP Kütahya İl Teşkilatı, Kütahya Halkevi, KUTSO.

CumhuriyetCumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihi+5
Ali Gökdül
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul Kadı Sicillerine göre 17. yüzyılın ikinci yarısında Galata'da sosyal ve ekonomik yaşam

Galata, tarihi boyunca ve özellikle Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde oldukça önemli bir konumdaydı. Bu önemli konumunu barındırdığı birbirinden farklı etnik, dini, kültürel unsurları bir araya getiren yapısına borçludur. Bu kozmopolitlik bölgeye farklı bir statü kazandırmış, seyyah ve elçilerin uğrak yeri haline getirmiştir. Bölgenin ticari faaliyetlerin işlek olması da bu yapıyı güçlendirmiştir. Ticarete elverişli konumdaki limanı sayesinde tüccarlar da sıklıkla bölgede bulunmuş ve mozaiği tamamlayan bir parça haline gelmişlerdir. Bu çalışmada 17.yüzyılın ikinci yarısına ait Osmanlı Galata'sı incelenmeye çalışılmış, dönemin sosyokültürel hayatı hem idari bir merkez olan payitahtta hem de bu bölge özelinde incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın merkez bölgesinin Galata olarak seçilmesi, gayrimüslim-Müslüman ilişkilerinin iç içe geçtiği bir özellikte olması sebebiyle birlikte ortak yaşamın sürdürülebilirliği ve karşılıklı sosyoekonomik ilişkilerin aydınlatılması konusunda örnek alınabilecek bir bölge olması ve devletin de gayrimüslimlere karşı olan duruşunun anlaşılmasında önemli bir konumda olmasıdır. Bu çeşitliliğin incelenebilir kılınmasını sağlayan ana kaynaklar ise Şer'iyye Sicilleridir. Şer'iyye sicilleri içerisinde barındırdığı bilgiler sayesinde oldukça önemli konumdadır. Dönemin sosyo ekonomik hayatının günümüze aktarılmasını sağlamışlardır.

17. yüzyılEkonomiEkonomik hayat+7
Tutku Korucu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mezopotamya kaynaklarına göre dilmun ülkesi

Tezimizde, Mezopotamya kaynaklarına bağlı kalarak Dilmun Ülkesi hakkında bilgi verdik. Özellikle Dilmun'un ticari faaliyetleri ve Mezopotamya ile olan ilişkilerini irdelemeye çalıştık. Böylece aynı zamanda Mezopotamya'nın da ticari hayatına başka bir açıdan bakma şansımız oldu. Şöyle ki Mezoptamya'nın genelde İran ve Anadolu ile olan ticari bağlantılarını bilinirken deniz aşırı ülkelerle nasıl iletişim sağladığını pek fazla irdelenmiyordu. Fakat Mezopotamya doğal kaynaklar açısından kıt bir coğrafyada bulunduğundan civar ülkelerin kaynaklarına erişmek maksadıyla deniz yollarını da kullanıyordu. Tezde Dilmun'un bu deniz aşırı ülkeler ile Mezopotamya arasında nasıl aracılık yaptığını irdeledik. Diğer bir açıdan, Mezopotamya şiirlerinde geçen efsanevi Dilmun ile yoğun ticari faaliyetler içinde olan "gerçek Dilmun"u karşılaştırdık. Özet olarak, Dilmun'u gerek edebi, gerekse ticari belgeler ışığında yazılmış kaynaklardan faydalanarak genel hatlarıyla aktarmış olduk.

DilmunEski ÇağEski Çağ tarihi+5
Özge Zöngür
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2 Numaralı Bor Şer'iyye Sicilinin transkripsiyon ve değerlendirmesi (1-72 sayfalar arası) (H. 1027-1032) (M. 1618-1623)

Osmanlı arşiv kaynakları arasında içerdiği çeşitli konular bakımında önemli bir kaynak olan şer'iyye sicilleri Osmanlı sosyo-ekonomik ve şehir tarihi araştırmacıları için ana kaynaklardır. Kadı ve yardımcısı naib tarafından mahkemede görülen davaların hükümlerini içeren ve aynı zamanda merkezden gelen emir, ferman, berat, buyruldu ve tezkire gibi belge suretlerinden oluşan kayıtlara şer'iyye sicilleri denmektedir. Sicil kayıtları incelenen şehrin, idari yapısı, mahalleleri, köyleri ve nahiyeleri hakkında bilgiler vermektedir. Aynı zamanda şehrin hem sosyal ve iktisadi yapısı hem de kültürel yapısı hakkında bilgi edinmek mümkündür. Tezimizde; H. 1027-1032 M. 1618-1623 yılları arası kayıtları kapsayan 2 Numaralı Bor Şer'iyye Sicilindeki veriler değerlendirilerek Karaman Eyaleti dâhilinde Niğde Sancağına bağlı Bor Kazasının defterde bulunan belgeler doğrultusunda idari yapısı, sosyal ve ekonomik durumu incelenmeye çalışılmıştır.

17. yüzyılNiğde-BorOsmanlı Devleti+4
Muttalip Ata
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Living waste: Making a life in wasted spaces

This thesis traces a case of how internally displaced Kurds make a life after being forced to migrate to the cities of western Turkey. The research was conducted with internally displaced Kurdish waste pickers living in the Tarlabaşı district of İstanbul and takes their working processes, their life practices, politics, intellectuality and aesthetics as a significant research framework. Since the aim is the making of a life in the informal space of Tarlabaşı, I examine how they produce space, time, and practices through their labor process, political practices, writings and intellectual, artistic and aesthetic products. My thesis argument is that the informal space of Tarlabaşı provides opportunities for internally displaced Kurds to make a life outside of modern state grounds, i.e. in a space of autonomy. Existing in this autonomous space produces practices of transgressing state power permanently for the purpose of making a life, despite intentionally emerged political aims and agendas that target state power. In so doing, life itself consists of perpetual practices of violating not only state power (by illegally obtaining its amenities), but also capitalist market relationships, modern urban life's established normativity, and notions of regulated time and space in the city. Furthermore, I show how waste pickers apprehend and sense the world, and distinguish the common, structured and hegemonic way of the sensible. It is an attempt to find how internally displaced Kurdish waste pickers escape from the formal, the constituted, the normative and create a new way of living and being in the informal space.

Waste paper pickingWaste collectionMigrations+7
Yusuf Kutlu
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Exploring generation Y via attitudes towards economy, education and marriage

This thesis analyzes Turkish Generation Y, which has been scrutinizing recently in terms of economy, education, and marriage, and also in comparison between its European and American counterparts. The research is based on the thought that political and social events affected and changed this generations' attitudes. In Turkey the Generation Y includes individuals born between 1980 and 1994. To explain the historical background of the term generation, Karl Mannheim and Jose Ortega y Gasset's generation theories were used. Twenty in-depth interviews were conducted with students and graduate students from Koç, Marmara, and İstanbul Universities. To understand the impact of economic background on ones' attitudes, one of the universities was selected among private universities. Instead of collecting statistical data, the main aim was to understand Turkish Generation Y. Also the four major generations from 1925 to 1994, namely, Silent, Baby Boomer, Generation X and Generation Y in Europe, America, and Turkey were explained in terms of economy, education, working life, family, technology and marriage. The study consists of Generation Y members who are living in İstanbul and graduate from university, therefore, instead of general conclusions, personal expressions were provided.

EconomyEconomic lifeMarriage+7
Zeynep Erdoğan
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XVI-XVII. yüzyıl şerʻiye sicillerine göre Konya'da kadın

Yeniçağ Osmanlı tarihçiliğinde sosyal tarih ve hususiyetle de toplum içerisindeki kadının yeri hak ettiği değeri bulamamıştır. Bu çalışmada kadının sosyal hayattaki konumu incelenmek suretiyle Osmanlı toplum yapısı aydınlatılmaya çalışılmıştır. Bu amaçtan hareketle XVI. ve XVII. yüzyılda Konya toplumundaki kadın analiz edilmiştir. Bu çalışmada, kadın konusu incelenirken temel kaynak olarak Konya Şerʻiye Sicilleri kullanılmıştır. Bu çerçevede, şerʻiye sicillerinden hareketle kadın; aile hayatı, adlî ve sosyo-ekonomik hayat çerçevesinde değerlendirilmiştir. Aile kurumuna dair veriler kadın açısından incelenmiş, bu bağlamda namzed, evlilik, boşanma, mihir, nafaka ve miras konuları ele alınmıştır. Kadının adlî konulardaki durumu; zina, taciz ve tecavüz, öldürme, darp ve yaralama, hırsızlık, küfür ve hakaret, içki içme hususlarıyla tespit edilmiştir. Son olarak kadının sosyal ve ekonomik hayattaki konumu; temsil etme gücüyle birlikte mülk satışları ve alacak konuları, vakıflarla ilişkisi, ev ve giyim malzemeleri ile izah edilmiştir. Burada gayrimüslim kadınlar ve köle ve cariyeler bahsi de değerlendirilmiştir. Neticede; XVI. ve XVII. yüzyılda Konya'da kadınların mahkemeleri etkin olarak kullandıkları ve bu mahkemelerdeki davalarda davacı, davalı, şahit ve vekil olarak bulundukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Konya, Şerʻiye Sicilleri, Kadın, XVI-XVII. Yüzyıllar

16. yüzyıl17. yüzyılAdli uygulamalar+7
Betül Tezcan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Socioeconomic-related differences in Turkish mothers' autonomy granting to adolescents

This study aims to gain insight into mothers of adolescence's conceptualization of the adolescence period and their understanding toward adolescence's autonomy in the context of their socioeconomic status (SES), more specifically their education level. The sample consisted of 20 high-SES (Mage = 45.87, SDage = 3.51) and 20 low-SES mothers (Mage = 40.20, SDage = 4.93) who have children in the mid-adolescence period (20 girls, 20 boys, Mage = 15.71, SDage = .55). For data collection, each mother was interviewed in-depth individually and filled out a demographic information form. Mothers were asked to describe the period of adolescence, its difference from childhood and adulthood, as well as their expectations of a well-functioning adolescent. Finally, mothers were asked to reflect on possible generational differences in autonomy granting. Results revealed that mothers from low-SES were more likely to associate the adolescence period with children's experience of anger, annoyance, and negative mood than high-SES mothers. It was also found that high-SES mothers mentioned about individualistic competences and low-SES mothers mentioned about relational competences when they describe a well-functioning adolescence based on their maternal beliefs. There were also differences in some topics of psychological autonomy granting (asking for child's opinions and voicing own opinions) between two groups of mothers, mothers from high-SES group who indicated their positive attitude toward this dimension of autonomy were more than low-SES group. Generational differences were also more apparent in the response of low-SES mothers, while high-SES mothers mentioned about more similarities with their own parents.

MothersPubertySocio-economic situation+4
Nihan Keşir
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de yaşam memnuniyetinin sosyoekonomik faktörler kapsamında değerlendirilmesi

Mutluluk, sürdürülen yaşamdan memnun olma hâlinin bir ifadesidir. Yaşam memnuniyeti, mutluluk ve iyi olmak gibi kavramlar tarih boyunca insanlığın hep gündeminde olmuştur. Öyle ki mutluluk başlarda felsefi bir konu olarak değerlendirilmiş, psikolojik boyutuyla ele alınmıştır. Zamanla sosyoloji ve iktisat alanının da araştırma konusu haline gelmiş, bireylerin ve ulusların ulaşmak istediği temel amaç olmuştur. Başlarda yapılan çalışmalarda genel anlamda mutluluk, maddi zenginlikle ulaşılan refah şeklinde değerlendirilmiş; milli hâsıla, kişi başına düşen gelir gibi ekonomik göstergelerle ölçülmüştür. Maddi zenginlik, iyi ekonomik göstergelere sahip olmak gibi ölçüler ülkeler arasında refah karşılaştırmasında belirleyici olmuştur. Bireylerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasında ve asgari düzeyde hayatını sürdürmesi için önemli olan ekonomik durum, hayat standartlarının gelişmesiyle yeterli olmamaya başlamıştır. Bununla birlikte, yaşam memnuniyetinin çok boyutlu bir kavram olması gerçeği temelinde iyi olma hali, yaşamdan duyulan memnuniyet yaşamın bütün boyutlarıyla değerlendirildiğinde elde edilen olumlu durum şeklinde nitelendirilmiştir. Dolayısıyla ekonomik, sosyal, kişisel vb. pek çok faktörden etkilenerek şekillenen yaşam memnuniyetinin belirleyenlerini tespit etmek önemli hale gelmiştir. Çalışmamızda yaşam memnuniyetini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi bağlamında, uluslararası çalışmalarda yaşam memnuniyetinin değerlendirilmesinde kıstas olan ölçülerin ne olduğuna, yaşam memnuniyeti alanında ülkemizin hem uluslararası konumuna hem de ülke düzeyinde yapılan araştırma sonuçlarına yer verilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, yaşam memnuniyetini belirleyen sosyoekonomik faktörleri tespit etmektir. Çalışmada TÜİK'in 2020 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması(YMA) fert mikro veri seti kullanılmış, seçilen sosyoekonomik göstergeler ile yaşam memnuniyeti ilişkisi Pearson Ki-kare analizi ile incelenmiştir. Cinsiyet, yaş grubu, bir işte çalışma durumu, çalışılan sektörün kamu ya da özel sektör olma durumu, çalışılan işten duyulan memnuniyet, ekonomik durum beklentisi, tasarruf yapabilme durumu, gelecekten umutlu olma durumu, sosyal haklar, özgürlükler ve kamu hizmetlerinin sunumunda iyileşme olacağı beklentisinin yaşam memnuniyetiyle anlamlı bir ilişki içinde olduğu sonucuna varılmıştır. Yine işsiz olma durumundan, hane halkı gelirinden, cinsiyet ve medeni durumdan dolayı baskı hissetme durumunun da yaşam memnuniyeti üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

MutlulukSosyoekonomik durumSosyoekonomik düzey+3
Zeynep Karakoç
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hatay'da sosyo-ekonomik ve kültürel hayat (1960-1971)

Hatay, insanlık tarihine ilişkin ilk yerleşim alanlarından biri olup, tarih boyunca farklı din ve etnik kimliğe mensup toplumların çekişme sahası olmuştur. Farklı toplumların Hatay'da egemenlik kurma düşüncelerinin altında ise şüphesiz ki sahip olduğu konumu, iklimi ve iklimine bağlı olarak verimli tarım arazileri ile tarihî arka planı önemli bir etken olmuştur. Toplumsal yapısı, farklılıklar üzerine kurulan Hatay, zaman içinde ev sahipliği yaptığı her kültürden kendi hazinesine kattığı değerler sayesinde farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü hoşgörü ve barış kenti hüviyeti kazandırmıştır. İnceleme dönemimiz olan 1960-1971 yılları arasındaki süreçte Hatay toplumundaki çeşitliliğin devam ettiği ve farklı din ve kimliklere sahip gruplar arasında herhangi bir problemin olmadığı gözlemlenmiştir. Hatay, diğer Anadolu şehirleri gibi 1960 Darbesi ve 1971 Askerî Muhtırası'ndan etkilenmiş olmakla beraber olayların fazla büyümediği ve kayıpların daha az olduğu bir şehir panoroması çizmiştir. Hatay, sıcak iklimi ve verimli toprakları sayesinde Türkiye Cumhuriyeti'ne katılan son toprak parçası olmasına rağmen kısa süre içinde yapılan reformlar ve yatırımlar sayesinde ekonomisini canlandırmış ve gerek ülke ekonomisiyle ve gerekse uluslararası ekonomiyle entegre olmayı başarabilmiştir. Kültürel hayatı da oldukça renkli ve bu bağlamda faaliyetlerin yoğun yaşandığı Hatay, 1960'lı yılların başından itibaren yatırım yaptığı öncelilikli alanların başında eğitim ve sağlık gibi hayati alanlar olmuştur. 1970'li yıllara gelindiğinde Hatay, eğitim ve sağlık gibi insan hayatı açısından elzem olan alanlardaki yatırımlarını yapabilmiş ve kendi nüfusuna yetecek bir hale getirmeyi başarabilmiştir.

HataySosyal hayatSosyoekonomik hayat+1
Fevziye Çelik
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1869-1878 yılları arasındaki tereke kayıtlarına göre Milâs'ta sosyo-ekonomik hayat

Tereke defterleri, Şer'iyye sicilleri içerisinde yer alır. Vefat eden kişilerin miraslarının kaydedildiği defterlerdir. Bu yönüyle Osmanlı sosyo-ekonomik tarihinin önemli kaynaklarından biridir. Bu çalışmada 139, 140 ve 141 numaralı defterler esas alınarak Milas'ın sosyo-ekonomik yapısı ele alınmıştır. Bu çerçevede tereke sahiplerinin medeni durumları, çocuk sayıları, kullandıkları lakaplar, ölüm yerleri, geriye bıraktıkları giyim-kuşamları, ev eşyaları, aksesuarları, kitapları, silahları gibi maddi kültür unsurları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ekonomik hayat başlığı altında ise Milas'ta yaşayanların ekonomik durumları, meslekleri, ev ve dükkânları, hayvanları, nakit para ve altınları, borçları ve alacakları gibi konular işlenmiştir. Çalışma bu yönüyle Milas'ta Tereke kayıtlarından hareketle aile ve sosyal hayatı ele alan ilk çalışma özelliğini taşımaktadır.

19. yüzyılAileEkonomik hayat+7
Fatma Aytamur Tekin
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mikro kredilerin kadın girişimciliğine ve sosyo-ekonomik hayatına etkisi: Eskişehir ili örneği

Mikro finans sisteminin içinde bir finansman yöntemi olan mikro krediler, yoksullukla mücadelede yaygın olarak kullanılmaktadır. Çalışmada, yoksullukla mücadelede kadının güçlendirilmesi için Türkiye Grameen Mikrofinans Programı tarafından verilen mikro kredilerin kadın girişimciliğine ve kadın girişimcilerin sosyo-ekonomik hayatına etkisi araştırılmıştır. Eskişehir ili örneklem olarak seçilmiş ve analizin ilk bölümü için Türkiye Grameen Mikrofinans Programı Eskişehir Şubesi'nden kredi alan 250 kadın girişimciye anket uygulanmıştır. Anket verileri ANOVA yöntemiyle analiz edilmiştir. Analizin ikinci bölümünde, aynı şubeden kredi alan 50 kadın girişimciye yarı yapılandırılmış mülakat soruları sorulmuş ve pandemi süreci etkileri de dahil edilerek analizler tamamlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; kadınların mikro krediyi ulaşılması kolay, kefilsiz ve ödemeleri haftalık olduğu için tercih ettiği tespit edilmiştir. Kadın girişimcilerin, ödeme noktalarında diğer kadınlarla tanışıp fikir alışverişi yaptığı ve çevrelerini genişletme fırsatı bulduğu sonucuna ulaşılmıştır. İlk defa Temel Kredi alanların, öncelikle faturaları ödeme şeklinde ufak adımlarla ev ekonomisine katkı sağladığı, ilerleyen zamanlarda eşlerine destek olacak hatta çocuklarına harçlık verecek duruma gelebildiği görülmüştür. Ödemelerde zorlanmayanların, defalarca Temel Kredi'ye başvurabildiği ve başarılı olanların, Girişimci Kredisi alarak ticaret yapmaya başladığı tespit edilmiştir. Kredi alarak iş kuran kadınların, özgüven kazandığı, aile içinde ve çevrelerinde daha saygın hale geldiği görülmüştür. Kırsal kesimde özellikle el işi ve örgü ören, çeyizlik eşya yapan kadınların kendilerini girişimci olarak tanımlama oranının düşük olduğu anlaşılmıştır. Girişimci kadınlar, pandemi döneminde birbirleriyle daha güçlü iletişim kurduklarını, olumsuzluk yaşasalar bile geleceğe umutla bakmaya çalıştıklarını, işlerine sahip çıkıp üretmeye devam ettiklerini beyan etmiştir. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Mikro finans, Mikro kredi, Türkiye Grameen Mikro Finans Programı (TGMP), Kadın girişimciliği, Pandemi

Ekonomik etkiEskişehirGirişimcilik+7
Gökçe Yıldız Sağlam
Eskişehir Osmangazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karaman Eyaletinde güherçile üretimi; 968 Numaralı Güherçile Tahrir Defterinin değerlendirilmesi ve Latin harflerine çevrilmesi

Bu çalışmanın temel kaynağını oluşturan 968 Numaralı Güherçile Tahrir Defteri, Osmanlı Devleti'nin sosyal, ekonomik, beşeri ve askeri durumu hakkında bilgiler vermektedir. Çalışmamızda 968 Numaralı Güherçile Tahrir Defteri esas alınarak Karaman Eyaleti'nde bulunan madenler konusunda tespitler yapılmıştır. Konya, Larende, Niğde, Beyşehri, Seydişehri, Akşehir, Aksaray, Kayseri ve İç-il livalarını kapsayan alanda bol miktarda güherçile toprağı bulunmaktadır. Osmanlı hakimiyetinden sonra bölgede bulunan güherçile madeni işletmeleri devlet tarafından yönetilmiştir. Güherçile barut yapımında kullanılan bir hammaddedir. Askeri bir devlet olarak öne çıkan Osmanlılarda barut yapımı ve kullanımı son derece yaygındı. İmparatorluğun birçok yerinde barut ve güherçile işletmesi kurulmuştur. Bu işletmeler bölgedeki askeri, sosyal, ekonomik hayatı derinden etkilemiştir. Güherçile işletilen yerlerde askeri sınıfa mensub kişiler nöbetleşerek görev yapmaktadır. Bu görev karşılığında Osmanlı Devleti tarafından kendilerine tanınan bazı ayrıcalıklar kazanmışlardır. Anahtar Kelimeler: Güherçile, Karaman, Konya, Eşkünci, Barut,

KaramanMadenlerOsmanlı Dönemi+5
Ekrem Gürdal
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tereke kayıtlarına göre Bursa şehri'nde ekonomik ve sosyal hayat (1703-1710)

Osmanlı Devleti'nde Şer'iyye Sicilleri'nde yer alan önemli belge türlerinden biri de tereke kayıtlarıdır. Bu kayıtlar mal paylaşımında anlaşamayan kişilerin mahkemeye başvurması ile ya da yetimlerin hakkını korumak amacıyla kadılar tarafından oluşturulan belgelerdir. Ölen kişilerin sahip olduğu tüm mal varlığını gösteren tereke kayıtları, dönemin sosyal ve kültürel hayatının aydınlatılması bakımından önemli bir kaynak niteliğindedir. İçerdiği bilgilerle pek çok açıdan değerlendirilebilen terekeler, dönemin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin anlaşılması bakımından değerlidir. Bursa Şer'iyye Sicilleri'nde yer alan B-188, B-190 ve B-155 numaralı defterler içinde yer alan tereke kayıtları bu araştırma kapsamında değerlendirilmiştir. Toplamda 657 tereke kaydı ilk olarak transkript edilip, sonrasında bu veriler farklı açılardan değerlendirilmiştir. Söz konusu defterlerde, bu dönemde Bursa'da yaşayan farklı meslek ve dine sahip kişiler vardır. Söz konusu terekeler arasında Askerî olarak adlandırılan grupla beraber reâyâ olarak ifade edilen kişilerinde yer alması özelikle bu çalışmayı değerli kılmaktadır. Tereke kayıtlarına göre Bursa'daki ekonomik ve sosyal hayat üzerine tespitler yapmak bu çalışmanın amaçlarından biri olmakla beraber, farklı gelir grubundan olan kişilerin servetlerini analiz etmek de bu çalışmanın diğer amacıdır. Bu kapsam dâhilinde söz konusu defterlerde bulunan terekeler incelenmiş ve 18. yüzyılın başlarında Bursa yerelinde kişilerin günlük hayatlarına, servet yapılarına ve refah seviyelerine dair incelemeler yapılmıştır.

BursaDefterlerOsmanlı tarihi+6
Muazzez Gündüz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadınların ekonomi ve sosyal hayata katılımında yerel yönetimlerin rolü: Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi örneği

Kadın, ait olduğu toplumun ekonomik, sosyal ve siyasal öğeleri çerçevesinde var olmaktadır. Geçmişten günümüze kadının toplumsal hayattaki görünürlüğü bu öğelere bağlı olarak değişmektedir. Günümüzde, küreselleşme sürecinin etkisiyle bireyselleşmenin ve kimlik meselesinin daha görünür hale gelmesi, uzun uğraşlar ve mücadeleler sonucunda çeşitli kazanımlar elde eden kadınların haklarının ulusal ve uluslararası kurumlar tarafından da kabul edilmesini sağlamıştır. Günümüzde kadınların toplumsal hayata katılımı ve görünürlüğü açısından yerel yönetimlerin rolü son derece önemlidir. . Bu bağlamda yerel yönetimler, uyguladığı politika ve stratejilerle kadınların hayatına doğrudan etkide bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yerel yönetimlerin kadınların ekonomi ve sosyal hayata katılımındaki rolünü feminist bir perspektiften inceleyerek, dirlik temelli yapılabilirlikler kuramı çerçevesinde Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin politikalarının kadınların toplumsal hayata katılımı ve görünürlülüğü açısından etkisini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında 17 kadınla görüşülmüştür, bunlardan 5'i hizmet veren 12'si hizmet alan kadınlardır. Ayrıca hizmet alan kadınlar bekar ve evli olarak 6'şar kişilik iki gruba ayrılmıştır. Çalışmada yüz yüze derinlemesine mülakat yöntemi ve literatür tarama tekniği kullanılarak Kahramanmaraş'ta yerel yönetimlerin kadınlar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda yerel yönetimlerin kadınların ekonomi ve sosyal hayata katılımında evli ve bekar kadınlar üzerinde farklı alanlarda olumlu ve olumsuz etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bekar kadınların, kamusal alanı kullanımı ve sosyal hayata katılımında belediyenin olumlu etkide bulunduğu saptanmış, evli kadınlara ise toplumun muhafazakar yapısından dolayı istenilen etkide bulunamamış olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber, evli kadınların ekonomik hayata katılımında belediyenin iyileştirici bir etkide bulunduğu ancak yeterli seviyede olmadığı ve devamlılığı sağlama açısından eksik kaldığı saptanmıştır.

BelediyelerFeminizmFinansal katılım+5
Sevinç Yüce
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karamanoğulları Beyliği'nin sosyo-ekonomik yapısı

Anadolu'nun kapılarının 1071 yılında Büyük Selçuklu Devleti'yle birlikte Türklere açılmasından sonra Türkler, değişik toplumlar, kültürler ve medeniyetlerle etkileşim haline geçmişlerdir. Bu etkileşim Anadolu Beyliklerinde sosyal, siyasal ve dini birtakım değişikliklere sebep olmuştur. Anadolu beylikleri içinde önemli bir yere sahip olan Karamanoğulları da Anadolu Türklüğüne yaptığı hizmet, Türk diline yaptığı katkı ve Anadolu'nun imarında üstlendiği gayretle Tevâif-i Mülûk diye adlandırdığımız dönemde yerini almıştır. Karamanoğulları'nın üstün başarısının altında yatan temel sebep Türk kimliğini İslamiyet'le bütünleştirmesinden ileri gelmektedir. Kültürlerin ve müesseselerin kendisinden önceki kültür ve müesseselerin üzerine inşa edildiği düşünülürse Karamanoğulları kültür ve müesseseleri Türk-İslam kültür ve müesseselerinin bir devamı mahiyetindedir. Anadolu beylikleri içinde bulunan Karamanoğulları diğer beyliklerden farklı tarihi süreçle gelişme göstermişlerdir. Kendilerini Anadolu Selçuklu Devleti'nin varisi olarak gören Karamanoğulları bu durumu diğer Anadolu beyliklerine karşı kullanmışlar ve girdikleri hakimiyet mücadelelerinde bu tezi etkili bir şekilde kullanarak nüfuz ettikleri bölgeleri genişletmek için ellerinden geleni yapmışlardır. Karamanoğulları'nın Anadolu Selçuklu Devleti'nin devamı niteliğindeki hükümet teşkilatı, askeri yapısı, toprak sistemi, mimarisi ve sosyo-ekonomik yapısı beyliğin güçlenmesine ve cazibe merkezi olmasına neden olmuştur. Karamanoğulları'nın sosyal, ekonomik ve siyasi teşkilatı geleneklerden beslenmesine rağmen yerinde saymamış ilerlemenin gereği olan müspet değişim Karamanoğulları'nın her alanında kendini göstermiştir. Anahtar kelimeler: Anadolu, Beylikler, Karmananoğulları, Sosyo-Ekonomik Yapı, Tevâif-i Mülûk.

Beylikler DönemiKaramanoğullarıSosyoekonomik hayat+2
İhsan Sergikaya
Kırşehir Ahi Evran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

II. Meşrutiyet Döneminde İzmir'de yayımlanan mizah dergilerinde sosyo-ekonomik kültürel ve siyasi yansımalar

II. Meşrutiyet'in (1908) ilanı, Osmanlı tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır çünkü bu dönemde anayasanın ilanı, meclisin yeniden toplanması, seçimlerin yapılması, istibdat döneminin sona ermesi, kadın hakları, işçi hareketleri, basın özgürlüğünün gelmesi gibi siyasi ve sosyal gelişmeler olmuştur. Özellikle istibdat döneminin getirdiği baskı ve yasakların kalkmasıyla gelen basın özgürlüğünün bir sonucu olarak, II. Abdülhamit döneminde (1876-1908), yayımlanmadan önce sansüre giden gazeteler ilk kez sansürsüz olarak okurlarıyla buluşmuş, önceden yasaklı olan kelimeler kullanılmaya, fikirler özgürce kaleme alınmaya başlamıştır. Bu özgürlük ortamı dönemin mizah dergilerine de yansımış ve ülkenin farklı yerlerinde çıkan dergilerde dönemin siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerini yansıtan karikatürler, resimler ve yazılar yer almıştır. Bu dergilerin en çok yayımlandığı yerlerden birisi de İzmir'di. Edep Yahu, Tokmak, Zeybek, Kukuruk, Neşter, İbiş, İğne, Efe II. Meşrutiyet döneminde İzmir'de yayımlanan dergilerdi. Bu tez çalışması II. Abdülhamit Dönemi (1876-1909) ve II. Meşrutiyet döneminde (1908-1918) meydana gelen siyasi sosyal ve ekonomik gelişmelerin İzmir'de yayımlanan ve yukarıda bahsi geçen mizah dergilerinde nasıl ele alındığını ve bu dergilere nasıl yansıdığını analiz etmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet, İzmir, Basın, Mizah dergileri

DergilerMizahMizah dergisi+7
Şehriban Aksoy
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gaziantep ilinin sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi

İnsanlar fıtratı gereği sürekli çevresiyle iletişim halindedir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte doğaya müdahale artmıştır. Doğal dengenin bozulması, toprak ve su kaybının artması, doğal bitki örtüsünün tahribi, biyolojik zenginliklerin azalması, küresel iklim değişikliği, enerji tüketimi, çevre kirliliği gibi problemlerin artması doğayı olumsuz etkilemiştir. Çoğunluğu kentlerde yaşayan insanlar kentteki bir takım problemleri de beraberinde getirmiştir. Kentlerdeki hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme, bilinçsiz üretim ve tüketim, şehri olumsuz etkilemektedir. Sürdürülebilir yaşam alanı oluşturmak için; ekolojik çevre, modern ulaşım imkanı, yerel mimari önemli hal almıştır. Gaziantep hızlı nüfus artışı ve çarpık kentleşmenin fazla olduğu kentlerdendir. Bu çalışmada, Gaziantep' de sürdürülebilir yaşam alanı meydana getirmek için sosyal, çevresel ve ekonomik açıdan ilin özellikleri ele alınarak incelenmiş ve sürdürülebilir bir kent yaşamı sağlayabilmek için yapılmakta olan ve yapılması gereken faaliyetler bir nitel çalışma ile derinlemesine incelenmiştir.

Finansal sürdürülebilirlikGaziantepKentleşme+7
Mehmet İhsan Tahmazoğlu
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gaziantep'te geçici koruma altındaki Suriyelilere verilen sosyal ve ekonomik hakların entegrasyona etkisi

Gaziantep sanayi ve ticaret açısından Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden biridir. Sahip olduğu jeopolitik özellikler sebebiyle ülkemizin sanayi ve ticaret açısından adeta Ortadoğu'ya açılan kapısı niteliğindedir. Bu bakımdan 2011 sonrasında Suriye'de patlak veren iç karışıklar nedeniyle birçok Suriyeli çalışmak ve yaşamak için Gaziantep ilini seçmiştir. Çalışma kapsamında Geçici koruma altındaki Suriyelilerin eğitimlerindeki devamlılık, istihdam, barınma, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve korunmalarındaki konjonktürel durumları analiz edilerek ülkemize uyum düzeyleri araştırılmıştır. Buna göre ülkemizde mülteci olarak yaşayan bu insanların yaşam standartlarında yapılacak iyileştirmeler sayesinde Türkiye'deki yaşama daha çabuk entegre olabilecekleri görülmüştür. Türkiye'nin, Suriye Krizi'nin ardından Suriyelilere karşı izlediği açık kapı politikasının maddi ve manevi faturasının Türkiye bakımından çok ağır olduğu da görünen bir gerçektir. Zira ülkelerinden kaçarak Türkiye'ye sığınan bu insanların sayısının zaman içinde artarak yaklaşık 4.5 milyona ulaşması ülkenin makro ekonomik dengeleri üzerinde bozulmalara ve kaynak yetersizliğine neden olmuştur. Bu olumsuzluğu gidermek için Türk hükümeti bu statüde olan insanlara Türk vatandaşlığı da vermeye başlamıştır.

BütünleşmeGaziantepGeçici hukuki korumalar+4
Adalet Kadooğlu
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XIX. yüzyılda Mengen Kazası'nın sosyo-ekonomik durumu

Bu çalışmada XIX. yüzyılda Mengen'in idari, sosyal ve ekonomik yapısı, T.C Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivlerine dayanarak incelenmiştir. İlk bölümde idari, ikinci bölümde sosyal, üçüncü bölümde ise ekonomik yapı ele alınmıştır. Arşiv belgelerinin pek çoğu kaza müdürleri hakkında şikayetler içermektedir. İlk Kastamonu salnamesinin yayınlandığı 1870 yılında Mengen'in Gerede kazasına bağlı bir nahiye haline geldiği görülmektedir. 1870'ten 1898 yılına kadar geçen 28 senede 11 farklı nahiye müdürü görev yapmıştır. Çalışmada kaza ve nahiye müdürlerinin dışında, incelenen kaynaklar doğrultusunda muhtarların ve diğer memurların listesine de yer verilmiştir. 1831 ve 1841 yılındaki nüfus sayımları karşılaştırıldığında Mengen'in nüfusu 4230'dan 4644'e çıkarak %9,79 oranında bir artış gözlemlenmiştir. Salnamelere göre 1870'te, %0,69 oranında azalma ile 4612'ye düşen nüfus, 1898 yılında %70,49 oranında artarak 8147'ye yükselmiştir.1831 tarihli nüfus defterleri, üzerinde işlem yapılmış defterler olup kişilerin ölüm tarihleri, üzerine not düşülmüştür. Defterde 1833 (H 1248) yılı dikkat çekmektedir. Bu yıl 0-14 yaş aralığında 150 çocuk hayatını kaybetmiştir ve bu sayı, 1831-1840 yılları arasında kaydedilen, diğer yıllardaki toplam çocuk ölümü sayısının üzerindedir. Ekonomik yapıyı anlamak için kullandığımız arşiv kaynağı, çok detaylı bilgiler içeren temettuat defterleridir. Halkın gelir durumu, ödediği vergi, sahip olduğu hayvanlar, arazinin ne kadarını işlediği ve hangi ürünleri yetiştirdiği gibi pek çok bilgi bu defterlerden elde edilmiştir. Çalışmada Mengen'i Türkiye çapında meşhur kılan "aşçılık" mesleği de ele alınmıştır. Mengenli aşçılar başta saray olmak üzere, Türkiye'de nam salması 1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması ile birlikte gerçekleşmiştir. Yeniçerilere destek veren ve saray mutfağında egemen olan Nevşehirli aşçılar, ocağın kaldırılmasıyla birlikte tasfiye edilmiş ve bu tarihten itibaren Nevşehirli aşçıların yerine Mengenli aşçılar geçmeye başlamıştır. 1845 yılında hanesi Mengen'de 249 aşçı bulunmakta ve bunların birkaçı dışında tamamı İstanbul'da çalışmaktadır.

19. yüzyılBolu-MengenEkonomik durum+6
Tarık Yaldırak
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

İlgili konular