Lexicology
100 theses under this subject heading
Türkçenin tarihî sözlükleri
"Türkçenin Tarihî Sözlükleri" adlı bu çalışmada Türkçenin bilinen ilk sözlüğü olan "Divânü Lugâti't-Türk"ten 1928 Harf Devrimi'ne kadar yazılmış, dillerinden biri Türkçe olan sözlükler ele alınmıştır. Çalışmanın amacını, kapsamını, materyal ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra sözlük, sözlükçülük ve Türkiye'de sözlükçülük hakkında bilgiler verilmiştir. Türkçenin tarihi sözlükleri ele alınırken yazıldıkları dile, coğrafyaya, şekline veya konusuna göre herhangi bir sınıflamaya tabi tutulmadan yazıldığı yıla göre kronolojik olarak sıralanmıştır. Sözlüğün adı başlıkta gösterilmiştir. Sözlükleri tanıtırken öncelikle sözlük ve yazarı hakkında tanıtıcı bilgi verilmiş daha sonra sözlük konu ve içerik yönünden ayrıntılı olarak tanıtılmıştır. Bu tanıtımlarda sözlüğün adı, hangi dillerde yazıldığı, yazılış tarihi, yazılış amacı, düzeni, içeriği, sözlük üzerine yapılmış akademik yayınların künyesi, sözlüğün nüsha ve baskıları hakkında bilgi verilmiştir. Böylece Türkçenin söz varlığı hazinesi olan sözlüklerle ilgili bilgiler bir araya getirilerek söz konusu değerli söz varlıkları tanıtılmaya ve kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, sözlükbilim, Türkçe, tarihi sözlükler, Türkçenin tarihi sözlükleri.
Dede Korkut Kitabı'nın eşdizim sözlüğü
Bu çalışmada, Tarihî Türk dilinin içerik ve dili itibarıyla her zaman ilgi çeken eseri olan Dede Korkut Kitabı'nın Dresden nüshasındaki sözlüksel eşdizim örüntüleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Dede Korkut hikâyelerinin söz varlığında bulunan anlamlı sözlükbirimler olan isim + isim, sıfat + isim, isim + fiil ve zarf + fiil birliktelikleri, deyimbilimsel bakış açısı temelinde ele alınmış, deyimselleşme derecesine göre deyim ve serbest sözcük birlikteliği arasına konumlandırılarak bağlamlı bir eşdizim sözlüğü oluşturulmuştur.
Türkçe sözlük'te özel ad kaynaklı sözler
Bu çalışmada, 145'i kişi adı, 99'u yer adı, 17'si marka adı ve 14'ü halk adı kaynaklı olmak üzere, toplam 275 söz, özel ad kaynaklı söz olarak incelenmiştir. Burada yer alan 275 sözden ve çeşitli alanlara ait 13 tanesi, Türkçe Sözlük'te hiç yer almamaktadır: (evangelik, galilean, kaliforniyum, klark, lego, montafon, oblamov, safizm, teflon, vaşington, kalaşnikof, selpak, volkmen).Çalışmamızda yer alan sözlerden ancak 6 tanesi Türkçede genelleşmiş sözlerdir (abdal, amerikan, astragan, bağdadi, behçet, selpak). Geriye kalan 269 tanesi ise, alındıkları dillerde özel addan genel ada dönüşmüşlerdir ve bunlar, teolojiden biyolojiye, kimyadan astronomiye kadar çeşitli bilim dallarına ait sözlerdir. Bu 269 sözün hemen hemen hepsi, bütün dünya dillerinde kullanılmaktadır. Bu çalışmanın bize öğrettiği bir başka önemli bilgi ise, bu 275 sözden 164'ünün Türkçe Sözlük'te özel ad kaynaklı olduklarının belirtilmemiş olmasıydı: abdal, ağustos, akademi, alpinizm, amonyak, amper, apaş, artezyen, astragan, atari, atlas, ayandon, bankalit, barem, bagdadi, begonvil, behçet, bermuda, bikini, blucin, boksit, bordo, boykot, brovning, buji, çarliston, daltonizm, damasko, deyyus, dimi, eflatun-platonik, ekose, evangelik, fayton, fermiyum, fırancala, firavun, galvaniz, galilean, giyotin, goblen, gravyer, hamburger, hindi, italik, itriyum, jakoben, japone, jorjet, kadmiyum, kaliforniyum, kamber, kantaron, kaşmir, kavat, kayseri, kestane, klark, kokimbit, kolofan(ı-ıı), kolonya, konyak, kravat, kuruş, kürit, küriyum, labrador, lahuraki, lanarkit, lasteks, lavsonit, lego, linç, linolyum, linotip, lipari, lütesyum, magnezyum, mahunya, makadam, malaga, mangan, manganez, manolya, manyetizma, maraton, maroken, mart, martin, maun, maydanoz, mayıs, mayonez, mazoşist(mazohist), mazurka, medüz, merinos, merkür, merserize, mıknatıs, mısır, mont, montafon, morfin, mozole, muslin, narkotik, narkoz, narsist, naylon, nemrut, neptün, nergis, nevton, nikotin, nobelyum; oblamov, om(ohm), onanizm, orkit, ozalit, panik, pantolon, parkinson, parmıcan, parşömen, parya, perlon, permiyen, platonik, polyester, polonyum, ponje, pulman, reglan, renyum, rimel, rokfor, roman, rutenyum, sabo, sadist, safizm, sandviç, sardalya, sardunya, saten, satsuma, satürn, sezaryen, sini, siren, siyenit, siyonist, süet, şal, şampanya, şarapnel, şetlant, şoven, teflon, temmuz, terbiyum, tergal, terilen, topaz, turkuaz, tül, tüvit, ütopya, vashington, vat.
Nurettin Albayrak'ın Türkiye Türkçesinde Atasözleri Sözlüğü ile Manzûme-i Durûb-ı Emsâl, Durûb-ı Emsâl ve Atalar Sözü Risalelerindeki atasözlerinin karşılaştırılması (Değerlendirme ve dizin)
Atasözü, atalardan günümüze ulaşan, onların yüzyıllar süren gözlem ve deneyimlerine dayanan düşüncelerini öğüt ve yargı biçiminde nakleden anonim, kısa, özlü ve kalıplaşmış sözdür. Bulunan en eski yazılı Türkçe metinlerden itibaren hemen her eserde bulunan atasözleri üzerine pek çok derleme hazırlanmıştır. Bu çalışmada Hıfzî'nin 1728-30 yıllarında kaleme hazırladığı Manzûme-i Durûb- ı Emsâl, Ahmed Vacid'in 1858'de yayımlanan Durûb-ı Emsâl ve Haşim Veli'nin 1926'da basılan Atalar Sözü risaleleri ile Nurettin Albayrak'ın 2009'da yayımlanan Türkiye Türkçesinde Atasözleri sözlüğü ele alınmıştır. Adı geçen eserlerdeki atasözleri karşılaştırılmış, 18. yüzyıldan günümüze atasözü kayıtlarının ve atasözü derlemeciliğinin gelişimi izlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın Giriş bölümünde atasözünün tanımı ve özellikleri açıklanmış, atasözleri hakkında temel eserlere değinilmiş, Türkiye'de ve Türk cumhuriyetlerinde atasözü araştırmalarının tarihi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde çalışmada ele alınan eserler ve bu eserlerin yazarları tanıtılmıştır. İkinci bölümde Türkiye Türkçesinde Atasözleri esas olmak üzere atasözleri karşılaştırılmış söz ve söz dizimi farklılıkları belirtilmiştir. Sonuç, Dizin, Kaynaklar ve Ekler ile çalışma tamamlanmıştır.
Van Azeri ağzı -inceleme, metin (IPA), sözlük-
Çalışmamızda Van ili sınırları içinde yaşayan Azeri kökenli ve Küresinli olarak adlandırılmış topluluğunun belirgin biçimde Azeri Türkçesi özellikleri gösteren diyalektleri incelenmiştir. İnceleme aşamasında Van Merkez ve köylerinden derlenen veriler, dil bilgisi yönüyle incelendikten sonra "Metinler" adlı bölüm oluşturulmuştur. Metinler IPA (International Phonetic Alphabet) transkripsiyon alfabesi kullanılarak aktarılmış; ölçünlü Türk Yazı Dilinde bulunan ve bulunmayan ünlüler için ayrıca açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın inceleme bölümünde veriler, yine IPA transkripsiyon alfabesi kullanılarak örneklendirilmiştir. Van Azeri Ağzı çalışmasında, Van ilinde yaşayan söz konusu topluluğun dil özelliklerinin Türkçenin arkaik özelliklerini yansıtan kullanımlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmayla, yakın dönemde Osmanlı sahasından ayrılan Azeri Türkçesinin Türkiye Türkçesi ile olan bağları gözlenmiştir. Öte yandan çalışma, IPA transkripsiyon alfabesi ile hazırlanmış ve bu sayede bölgedeki dil ürünlerinin uluslararası anlamda incelenmesi kolaylaştırılmıştır. Çalışmada Van'ın Vali Mithat Bey, İskele, Bahçıvan, Şerefiye, Beyüzümü ve Lamizgirt merkez mahalleleri ile Alaköy, Kasımoğlu ve Karagündüz köyleri taranarak amacımıza uygun dil verileri derlenmiştir. Konuşturulan kişilerin tercihen kadın ve 60 yaş üstü olmasına özen gösterilmiştir.
Fehîm-i Kadîm Divânı sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]
Bu çalışmada, XVII. yüzyıl Klasik Türk Şiiri'nin önemli temsilcilerinden olan Fehîm-i Kadîm'in Dîvânı'nın sözvarlığı gösterilmiştir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük hakkında bilgi verilmiş ve bu alanda yapılan çalışmalar belirtilmiştir. İkinci bölümde ise, çalışmanın ana unsurunu oluşturan Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'na göre alfabetik sistemde oluşturulmuştur. Çalışmada, Fehîm-i Kadîm Dîvânı'nda yer alan söz ve söz gruplarının kullanıldıkları bağlama göre anlamlandırılması yapılmıştır. Bu söz ve söz gruplarının sıklık sayıları belirtilmiş, anlamlandırmada başvurulan kaynaklar belirtilmiştir.
Dede korkut'un Dresden nüshasının tarihî ve etimolojik sözlüğü
Binlerce yıldır köklü geleneklerini, törelerini, ulusal değerlerini, dilini destan ve Oğuzname geleneği içerisinde sözlü olarak taşıyan Türkler, Dede Korkut Oğuznamelerinin de aynı bilinç ve algılayış içerisinde günümüze kadar gelmesini sağlamıştır. Dede Korkut Oğuznameleri, bu yönüyle Oğuzların kültürel belleğini oluşturmaktadır. İçerisinde barındırdığı bu büyük mirasla Oğuzların, Orta Asya'dan Anadolu'ya getirdikleri tüm gelenekleri, yaşanmışlıkları ve hafızasını temsil etmektedir. Hikāyeler, büyük ölçüde tarihî bir kişilik olan Dede Korkut'un kişiliği etrafında gerçekleşmektedir. Tüm bu toplumsal ve kültürel yönünün yanında dil açısından da Türk dilinin büyük Söz varlığını yansıtmaktadır. Oluşumu ve yazıya geçirilmesi arasında büyük farklar olan Dede Korkut metinlerinin 15.yüzyılda yazıya geçirildiği düşünülmektedir. İçerdiği bu kültürel mirasla, önemi büyük ölçüde artan Dede Korkut hikāyeleri aynı zamanda destandan hikāye geleneğine geçişin ilk örnekleridir. Bu tarihî metinler, içerisinde hem manzum hem de düzyazının özelliklerini bulundurmaktadır. Bu çalışmamızda, Dresden nüshasında yer alan altı hikāyenin Söz varlığını oluşturan sözcüklerin, fonetik, morfolojik, semantik ve etimolojik özelliklerini ortaya koyan sözlük çalışmamızı ortaya koyduk. Çalışmamızda yalnız Türkçe sözcüklerin değil yabancı sözcüklerinde etimolojik açıklamalarına yer verdik. Köken bilgisini verdiğimiz sözcüklerin hem ses değişimlerini hem yapısal değişimlerini de gösterdik. Sözcüklerin anlamsal boyutunu da metin içerisinde kazandığı tüm anlamları örneklerle belirttik. Böylece Dede Korkut metinlerinin söz varlığının açıklamalı bir köken bilgisi sözlüğünü elde ettik. Anahtar Sözcükler: Dede Korkut Hikāyeleri, Köken bilim, Sözlük bilim, Sözlük
Gagauz konuşma dili: Kıpçak kasabası örneği
Gagauz yazı dili XX. yüzyılda konuşma dili temelinde gelişmeye başlamıştır. Bugüne kadar Gagauzca üzerine yapılan gramer araştırmaları ve makalelerin çoğu yazılı metinlerden hareketle yapılmıştır. Yazı geleneği yeni olduğu için konuşma dili Gagauzcanın esas şeklidir. Bugünkü konuşurların çoğu okulda anadili eğitimini almamış, bu yüzden genelde yazı diline hakim değildir. Bu çalışma, Moldova Cumhuriyeti Gagauzya Özerk Bölgesi Kıpçak kasabasında konuşulan Gagauzcanın tipik özelliklerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kıpçak'ta alan araştırması sırasında derlenen malzemeden hareketle konuşma dilinin ses envanteri çıkarılmış, fonemleri ve varyantları tespit edilmiş, parçalarüstü birimler ele alınmış, ses değişimleri betimlenmiştir. Konuşma dilinin leksikolojik özellikleri ortaya çıkarılmış, farklı dillerden alınan kopya kelimelerin tasnifi yapılmıştır. Ünlülerin vurgusuz hecelerde indirgenmesi, farklı nedenlerden meydana gelen değişken ünlü uzunluğu, hece ve ses düşmeleri, çeşitli ses nöbetleşmeleri, süre, durak ve vurgu gibi parçalarüstü birimlerin anlam ayırıcı olabilmesi, konuşma dilinin fonetik ve fonolojik özellikleridir. Başta Rusça olmak üzere yabancı dillerden kopyalanan kelime ve yapıların yaygın bir şekilde kullanımı konuşma dilini standart yazı dilinden ayıran ana karakteristiklerden biridir. Anahtar Sözcükler: Gagauzca, konuşma dili, Kıpçak kasabası, fonoloji, leksikoloji
TDK Türkçe Sözlük'te "hlk." etiketli sözcüklerin tanımlanma ölçütleri
Sözlükbilim (lexicography), 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bağımsız bir bilim dalı olarak ortaya çıkmıştır. Sözlükbilimin inceleme alanı kuramsal ve uygulamalı olmak üzere ikiye ayrılır. Kuramsal alanda sözlüklerin yazımına dair ilke ve yöntemler üzerinde du-rulmaktadır. Kuramsal çalışmalarla elde edilen bilgiler sözlük yazım sürecinde sözlük hazırlayıcısının işini kolaylaştırarak uygulamada nitelikli ve amaca uygun sözlüklerin yazılmasına katkıda bulunur. Sözlükbilimin çalışmalarının en önemli konularından biri sözlükbirimlerin hangi yöntemlerle tanımlanacağının ele alındığı tanım (definition) konu-sudur. Tanım çalışmaları için en önemli malzemeyi ise en yaygın sözlük türlerinden olan tek dilli genel sözlükler oluşturmaktadır. Türkiye Türkçesinin en önemli genel sözlükle-rinden biri ise Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük'tür. Türkçe Sözlük'ün 11. baskısında halk ağzından alınmış olan ve hlk. "halk ağzında" etiketi ile sözlük kullanıcısına sunulan 2115 adet sözlükbirim bulunmaktadır. Halk ağzından sözlükbirimler, halk ağzındaki kul-lanımları dolayısıyla kazandıkları özel anlam özellikleri ile tanımlarında kullanılan yön-temler bakımından ölçünlü dildeki sözlükbirimlerden farklı özellikler gösterebilmektedir. Bu tez çalışmasında kuramsal anlamda tanım teorisi ele alınmış ve teorik bölümde ele alınan unsurlar vasıtasıyla Türkçe Sözlük'te yer alan hlk. etiketli 2115 sözlükbirimin ta-nımlarında kullanılan yöntemler incelenmiştir. Halk ağzından sözcüklerin tanımlarında kullanılan yöntemler belirlenmiş ve ölçünlü dilde yer alan sözlükbirimlerde kullanılmayan yöntemler de tespit edilmiştir. Türkçe Sözlük'ün halk ağzından sözcüklerdeki maddebaşı seçimi tercihleri, tanım eğilimleri ve eksik yönleri üzerinde durulmuştur. Çalışmada, söz-lüklerde tanım yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği Türkçe Sözlük'teki halk ağzın-dan sözcükler ölçeğinde ele alınmış ve sözlükbilim ilkeleri çerçevesinde çözüm önerileri sunulmuştur.
Ahmed Vefik Paşa'nın Lehce-i Osmânî adlı sözlüğünün 1876 ve 1889 tarihli baskıları üzerine sözlük bilimsel bir değerlendirme
Üç bölümden oluşan bu tez çalışmasında, Türkçeden Türkçeye ilk sözlük olan Lehce-i Osmânî'nin iki baskısının modern sözlük bilimi kuramlarının yardımıyla incelenmesi; eserdeki söz varlığının tanıtılması; mevcut baskılarının karşılaştırılarak Ahmed Vefik Paşa'nın sözlükçülük anlayışının ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Batı'daki sözlük bilimsel inceleme ölçütlerinden faydalanılırken, bu ölçütler Lehce-i Osmânî'nin özelliklerine göre yeniden düzenlenmiş ve incelenecek maddelerin seçiminde bu sözlüğe özgü yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Bahsi geçen yöntemler ve inceleme için gerekli kuramsal altyapı, bu çalışmanın Birinci Bölüm'ünde sunulmuş; İkinci Bölüm'de sözlüğün iki baskısı karşılaştırılarak incelenmiş; Üçüncü Bölüm'de ise önceki bölümlerden elde edilen veriler değerlendirilmiştir. XIX. yüzyıl Osmanlı Türkçesinin söz varlığını konu edinen Lehce-i Osmânî'nin "(muhtemel) Türkçe Sözlük" için bir kılavuz kitap amacını taşıdığı; birinci baskısının tamamı ile ikinci baskısındaki birinci cildin söz varlığı açısından aynı çizgide olduğu; ikinci cildin ise Arapça-Farsçadan Türkçeye ayrı bir sözlük (yabancı ögeler sözlüğü) niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Kırım-Tatar söz varlığı
Tezde, süreli yayımlarda tefrika edilmiş veya kitap olarak basılmış Kırım Tatar edebî metinlerinden biriktirme yoluyla bir metin derlemi (corpus) oluşturulmuştur. Bunlardan taranan Kırım Tatar söz varlığı, mevcut ansiklopedik sözlüklerle ve iki dilli sözlüklerle karşılaştırılarak dizilmiştir. Bu yolla elde edilen sözlük varlığı (leksemler) derlemdeki metinlerden taranan cümle örnekleriyle maddeler altında işlenmiştir. Böylece üretilen ve Türkiye Türkolojisinde halen eksik olan açıklamalı-ansiklopedik Kırım Tatar Sözlüğü, bu çalışmanın bilimsel ve pedagojik sonucudur. Bu sözlük; 30.576 adedi madde başı, 18.900 adedi alt maddeden oluşan toplam 49.476 madde ve sözleri örneklendirmek için kullanılan cümle, kıta, beyit veya mani türünden 9.043 örnek alıntıyı içine almaktadır. Bu yöntemle elde edilen edebî metinlerden tanıklı-cümle örnekli bu söz varlığı, ilk olarak tez sürecinde belirlenen 40 adet tematik grup içerisinde tasnif edilmiştir. Eldeki verilerin alıntı olanları gösterilerek yorumlanmıştır. Daha sonra atasözleri üzerinden Kırım Tatar Türklerinin dünya algıları ve kültür birikimleri ortaya konmuştur. Son olarak ağızlarda yer alan sözler edebi dildeki şekilleriyle karşılaştırılarak ses bilgisi yönünden tahlil edilmiştir, Kırım-Tatar söz varlığında eş anlamlılık ve çok anlamlılık konuları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kırım-Tatar Türkçesi, Tehlikedeki diller, Leksikoloji.
El-Bendenîcî'nin Kitâbü't-Takfiyesi ve sözlükbilim açısından değeri
el-Bendenîcî'nin Kitâbü't-Takfiyesi ve Sözlükbilim Açısından Değeri isimli tez çalışmamız giriş ve iki bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde; sözlükbilim, sözlükçülük kavramları ve tarihçeleri, Arap sözlükçülüğü, Arap sözlükçülüğü tarihi, Arap sözlükçülüğünde kavram, Araplarda dil malzemesi derlemi ile ilk sözlük soyundan girişimler ve Arap geleneğinde sözlük türlerine yer verilmiştir. Giriş kısmının detaylandırılması; ele alınan eserin türünde öncü olması, hakkında yapılan çalışmaların yetersiz ve eksik olması nedeniyle Arap sözlükçülüğündeki yerinin tespiti noktasına özen gösterilmesi ve sözlükbilim tarih ve atmosferi hakkında edinilecek birikimin eseri anlamlandırmada yararlı olacağı saiki ile gerekçelendirilmiştir. Birinci bölümde; Kitâbü't-Takfiye'nin yazarı hakkında erişilen tüm kaynaklar incelenip derlenmiş ve eksiksiz olarak aktarılmaya çalışılmıştır. Bunu yaparken de yazarın bilimsel birikim ve yeterliliğinin aktarımına atfedilen önem, eserleri ve hocaları hakkında nakledilenleri özenli ve eksiksiz bir şekilde ele almayı gerektirmiştir. Çalışmamızın temelini oluşturan ikinci bölümde ise Kitâbü't-Takfiye; konu, yöntem, nüsha, rivâyet, kâfiye ekolündeki yeri, kaynakları, istişhâd biçemi ve morfolojik düzenlilik vb. birçok yönden incelenmiş; tarafımızda yapılan tespitler, eser hakkında yapılan çalışmaların verileri ışığında aktarılmıştır.
Moğolca-Türkçe gramer terimleri sözlüğü
"Moğolca-Türkçe Gramer Terimleri Sözlüğü" adını taşıyan bu çalışmamızda Çağdaş Moğol dilindeki gramer terimlerini tespit edebilmek için çeşitli gramer kitapları taranmıştır. Taranan bu eserlerdeki üç bine yakın terimden bizim çalışmamızda 682 tanesi ele alınmıştır. Çalışmada her terimin izahı yapılırken Türkiye Türkçesinde kolaylıkla anlaşılabilecek örnekler seçilmiştir. Araştırmamız neticesinde Moğolca gramer terimleri üzerine yapılan çalışmaların Türkiye Türkçesi gramer terimleri üzerine yapılan çalışmalara kıyasla daha az olduğu tespit edilmiştir. Her iki dilde de gramer terimlerinin ele alınışı bakımından büyük benzerliklerin olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonuna Türkçe-Moğolca dizin eklenmiştir. Anahtar kelimeler: Moğolca, Türkçe, gramer terimleri, sözlük, kelime
Developing a talking dictionary for a morphologically complex language: The case of Laz
In this thesis, I conduct a position class morphology (PCM) analysis (Inkelas, 1993) of the verbal morphology of Laz. I then apply this analysis in a discussion of computational methods in order to develop a talking dictionary (TD) which may also serve as a language learning resource and thus aid in language revitalization. Following a brief overview of both the current state of language revitalization materials (including TDs) and the Laz language, I implement a PCM analysis of the Laz verbal template, in which I examine cases of morphological blocking among affixes and thus develop a hierarchical model which relates precedence to relative dominance. Following this morphological analysis, I discuss a potential computational application of the PCM model, identifying finite-state transducers (FSTs) to be the most promising avenue due to their compatibility with the morphological hierarchy. I propose a bidirectional FST model, utilizing both precedence-driven and dominance-driven ordering of states. The intersection of PCM and finite-state technology is exploited in that the states corresponding to verbal affixes follow a path of dominance (as specified by PCM) when translated from morphological features to Laz and a path of precedence when translated from Laz to morphological features. Ultimately, this approach represents valuable first steps in the application of morphological analysis to the sphere of language revitalization and highlights an important avenue for future study.
Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf adlı romanında biçim birimsel, sözlüksel ve söz dizimsel çatı
Dil denilen sistemli, doğal yapıda ifadenin birden çok yolla verilme niteliği dilin gelişmişlik seviyesiyle doğrudan ilişkilidir. Tekdüze anlatımdan sıyrılmak, duygu ve düşünceleri daha estetik sunmak gibi amaçlarla dilin tüm imkânlarından yararlanma isteği özellikle edebi metinlerde kendini göstermektedir. İletinin sunulmasında farklı yöntemlerin yadsınması ise konunun dar bir alanda sıkışmasına ve dilin ifade zenginliğinin akademik düzlemde tespit edilememesine neden olmaktadır. Çatı konusunda da bu ulamın sistemde gösterilme yöntemleri açısından bazı sorunlar bulunmaktadır. Türkçe, eklemeli yapısı gereği biçim birimsel yolla çatı ulamını yansıtmaya daha uygun olsa da sözlüksel ve söz dizimsel yöntemlerin kullanıldığı bilinmektedir. Biçim birimsel yöntemde söz konusu ulamı yansıtan çatı eklerinden, sözlüksel yöntemde sözcüğün anlamsal işlevinden, söz dizimsel çatıda eklerden cümleden büyük birliklere kadar pek çok dil biriminden yararlanılır. Tez çalışmasında dil malzemesi olarak kullanılan Sabahattin Ali'nin "Kuyucaklı Yusuf" adlı romanında sözü edilen çatı kurma yöntemlerinin tümü tespit edilmiştir. Eserin açık, anlaşılır bir dille yazılmasının yanında yazarın eserde eğitim düzeyi düşük kişilerle eğitimli kişileri konuşturduğu bölümlerde farklı söyleyiş özelliklerini tercih etmesiyle çeşitli cümle yapıları sistemde kodlanma olanağı bulmuştur. Bu yapılar içinde tüm çatı oluşturma yöntemleri de yer almaktadır. Seslerden cümleüstü birimlere kadar tüm dil araçlarının duygu ve düşünceyi tek başına yansıtmaktan uzak olması nedeniyle ve dilin hemen tüm anlatım inceliklerinin, sözü sunma kıvraklığının gözler önüne serilmesi amacıyla araştırma sürecinde bağlam ve anlambilimi temel alarak bu çalışmayı hazırlamak ihtiyaçtan ziyade bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu tez çalışmasının, özellikle sözlüksel ve söz dizimsel yöntemle sunulan çatı ulamı konusunda toparlayıcı bir çalışma olduğu düşünülmekte, dil araştırmalarına katkı sağlaması umulmaktadır.
Ahmed Fâris eş-Şidyâk'ın arap sözlükbilimindeki yeri
Bu tez, 19. yüzyılın önde gelen Arap yazar ve dilbilimcilerinden Ahmed Fâris Şidyâk'ın Arap sözlükçülüğüne yaptığı yenilikçi katkıları kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Şidyâk, klasik sözlüklerdeki hataları ve eksiklikleri eleştirerek daha kapsamlı, sistematik ve modern bir sözlükçülük anlayışının temellerini atmıştır. Bu çalışmada özellikle "el-Câsûs ale'l-Kâmûs" ve "Sirru'l-Leyâl" gibi eserlerinde ortaya koyduğu eleştirilerden hareketle onun Arap sözlükçülüğüne bakışı ve modern Arap sözlükçüğü anlayışını incelenmesi amaçlanmıştır. Tezde, Şidyâk'ın kelime türetme, terim oluşturma ve sözlük maddelerini düzenleme süreçlerindeki yenilikçi yaklaşımları detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Şidyâk'ın eleştirileri, yalnızca mevcut sözlükçülüğün eksiklerini ortaya koymakla kalmamış, aynı zamanda yeni metotların gelişmesine zemin hazırlamıştır. Araştırmada, klasik sözlüklerle yapılan karşılaştırmalar üzerinden Şidyâk'ın önerilerinin yenilikçi ve özgün yönleri vurgulanmıştır. Bu çalışmada, Şidyâk'ın eleştirilerinin ve yöntemlerinin hem kendi döneminde hem de modern Arap sözlükçülüğü çalışmalarında nasıl bir etki yarattığı detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ayrıca çalışmada, Şidyâk'ın eleştirilerinin Arap dil bilimi üzerindeki uzun vadeli etkileri tarihsel bir perspektifle ele alınmıştır. Şidyâk'ın, klasik sözlüklerin yetersizliklerini eleştirerek dilin daha doğru ve sistematik bir şekilde anlaşılması için modern bir sözlükçülüğün gereğini vurguladığı görülmüştür. Sonuç olarak araştırma, Şidyâk'ın yalnızca klasik sözlüklerin eleştirisini yapmakla kalmadığını, aynı zamanda Arap sözlükbiliminin gelişimine ve modern sözlükçülük anlayışına önemli katkılar sağladığını ortaya koymuştur. Onun eleştirel yaklaşımı ve yenilikçi görüşleri, Arap dilini daha doğru ve sistematik bir şekilde anlamaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir.
İmam hatip liseleri 9. ve 10. sınıf müfredatıyla bağdaştırılmış Arapça-Türkçe görsel sözlük örneği
Ülkemizdeki dil öğretiminin zorluğunu okullarda gözlemlememiz üzerine bir çalıĢma yapılmasına karar verilmiĢtir. Bu tez çalıĢması da, öğrencilerin Arapça derslerinde kelimeleri sözlükten kolay bulup öğrenebilmeleri için hazırlanmıĢtır. Tez, 2 bölümden oluĢmaktadır. Tezin ana kısmını hazırlayabilmek için, daha önceden hazırlanmıĢ sözlük çalıĢmalarına, yazılıĢ sebeplerine genel hatlarıyla bakılmıĢtır. Tezin 1. bölümünde "Sözlükbilim nedir"? sorusuna cevap ararken, aynı zamanda sözlükçülükten de bahsedilmiĢtir. Tezimiz, Arapça sözlük yazımı için hazırlanmıĢ olduğundan Arap dünyasında yazılmıĢ sözlüklerden bahsedilmiĢ, bölümleri ve dönemleri genel hatlarıyla incelenmiĢtir. Her sözlüğün yazılıĢ amacının farklılıklar göstermesi ve hitab ettiği kitlenin ihtiyaçları göz önüne alındığında, sözlük çeĢitlerini gözden geçirme ihtiyacı doğmaktadır ve bu sözlüklerin yazılıĢ yöntemleri farklılıklar göstermektedir. Bu düĢünceden yola çıkarak sözlük türlerine ve hazırlama yöntemlerine kısaca değinilmiĢtir. Tüm bu bilgiler toparlandığında tezimizin asıl amacı olan sözlük bölümünü hazırlayabilmek için bir kısım analizlere ihtiyaç duyulmuĢtur. Ġmam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin alfabetik sözlüklerden kelime bulmakta zorlandığını ve bu yüzden kelime ezberleyemediklerini, derslere kelime öğrenerek hazır gelemediklerini düĢündüğümüzden 100 kiĢilik bir anket çalıĢması yapılmıĢtır. Sonuç olarak müfredata göre düzenlenmiĢ görsel bir sözlüğe ihtiyaç duydukları gözlemlenmiĢtir. Bu araĢtırmalar ve analiz sonucunda tezimizin 2. bölümünde görsel bir sözlük hazırlanmıĢtır. Sözlüğün kelimeleri, ders kitabında geçen konularla bağlantılı olarak seçilmiĢtir. 9. ve 10. Sınıf konularında geçen bu kelimelerle bağlantılı olarak resimler çizilmiĢtir. Bu resimlerin çizilme amacı, görsellerle desteklenen kelimelerin daha öğretici olacağını düĢünmemizdir. Tezde bu konuyu çalıĢmamızdaki asıl neden de budur.
Süheyl ü Nev-bahār'daki fiillerin eşdizim sözlüğü
Çalışmanın birinci bölümü Hoca Mesʿūd ve Süheyl ü Nev-bahār üzerine yapılan çalışmalar hakkındadır. İkinci bölümde eşdizimlilik konusuna değinilmiş ve eşdizimlilikle ilgili yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde 14. Yüzyılda Hoca Mesʿūd ve yeğeni İzzeddin Ahmed tarafından Farsçadan Türkçeye aktarılmış olan Süheyl ü Nev-bahār adlı eserde eşdizim incelemesi yapılmıştır. Süheyl ü Nev-bahār'daki eşdizimler belirlenirken Cem Dilçin'in Süheyl ü Nev-bahār İnceleme-Metin-Sözlük (1991) adlı eseriyle Özkan Ciğa'nın Süheyl ü Nev-bahâr (Metin-Aktarma, Art Zamanlı Anlam Değişmeleri, Dizin) (2013) adlı yüksek lisans tezi referans alınmıştır. İlk olarak eserde yer alan fiiller taranmış ve söz konusu fiillerin kurduğu birliktelikler sıklık temelli yaklaşım esas alınarak tespit edilmiştir. Sonrasında alfabetik olarak sıralanan eşdizimler, bugünkü Türkiye Türkçesindeki anlamsal karşılıklarıyla yazılmıştır. Anlamsal karşılıklar belirlenirken başta Türkçe Sözlük olmak üzere, Yeni Tarama Sözlüğü, Derleme Sözlüğü ve Eski Anadolu Türkçesi Sözlüğü'ne başvurulmuştur. Koyu punto ile yazılan madde başlarının karşılarına anlamları verilmiş ardından eşdizimlerin yer aldığı beyitler cilt, sayfa, beyit numaraları ve Türkiye Türkçesindeki karşılıklarıyla tablolar halinde gösterilmiştir. Sözlükte yer alan madde başlarının sıklıkları ve dizini "Sıklık ve Eşdizim Sözlüğü Dizini" bölümünde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hoca Mesʿūd, Süheyl ü Nev-bahār, Mesnevi, Fiil, Eşdizim
Electronic dictionaries versus printed dictionaries: The effects of dictionary medium on vocabulary development
As advances in technology drive digital transformation, the utilization of technology becomes an essential component of education. However, this situation arouses the question of whether technology is always better. This study aims to investigate the effects of electronic dictionaries comparing printed dictionaries on vocabulary learning, search time of learners, vocabulary retention and perceptions of learners. The study was conducted in the 2021-2022 academic year with 66 secondary school students in Van, Turkey. An explanatory sequential mixed research methodology was adopted in this study. As for the quantitative data, vocabulary tests administered to both groups, and observation method was used to obtain search time of participants. As for the qualitative data collection, interviews were carried out with five control group, and five experimental group participants. The students were asked to look up 15 words, 32 of whom used electronic dictionaries, and 34 used printed dictionaries. Results indicate that there is no significant difference in vocabulary learning and retention between the users of printed dictionary and electronic dictionary. However, there is a significant difference in vocabulary learning efficacy which is calculated with search time of participants. The users of electronic dictionary indicate higher level of vocabulary learning efficacy than the users of printed dictionary. Furthermore, it is revealed that users found that electronic dictionaries are more useful than printed dictionaries for several reasons. Key Words: Printed Dictionary, Electronic Dictionary, Vocabulary Learning, Vocabulary Retention, Vocabulary Learning Efficacy.
Derleme sözlüğü'ndeki oyun ve oyunla ilgili kavram alanları
İnsanlar yaşadıkları ilk andan itibaren bütün duygu, düşünce ve isteklerini aktarma ve diğer canlılar ile anlaşma ihtiyacı hissetmişlerdir. Dil; insanların kendi aralarında anlaşmalarını sağlayan, insanın gereksinimlerine yanıt veren ve ait oldukları toplumu, tarihi, kültürü, coğrafyayı, bulundukları topluma ait yaşayış şekillerini yansıtan çok kapsamlı bir yapıdır. Bu kapsamlı yapıyı her yönüyle inceleyen bilim dalı ise, dil bilimdir. Dil bilim, dilin barındırdığı genel ve özel niteliklerin tamamını araştıran, dilin içerisinde bulunan sorunlara yönelen, diller arasındaki ortaklıkları ve farklılıkları inceleyen, kendi içerisinde birçok farklı dala ayrılan ve diğer bilim dallarıyla da ilişki içerisinde olan oldukça geniş bir alandır. Oyunlar, canlılar ile birlikte var olmuş ve bütün medeniyetlerde, tarihin her döneminde yerini almıştır. Oyunlar; insanı eğitmesi, zamanını değerlendirmesi, birlik ve beraberliği sağlaması, geçmiş ve gelecek arasında köprü vazifesi görmesi, topluma ait kültürel yapıyı gözler önüne sermesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar, bilimsel açıdan incelendiğinde tarihsel birçok yapıyı da aydınlığa kavuşturacaktır. Dil bilim içerisinde oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait bir alt kol bulunmamaktadır. Buna rağmen oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar, içerdiği çeşitli yapılar bakımından dil bilim ile yakından ilişkilidir. Oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmaların ortaya çıkışı ve adlandırma süreci, geçmişe birçok yönden ışık tutmaktadır. Bu nedenle, barındırdığı dilsel ögeler sebebiyle aydınlatılması gereken bir alandır. Oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmaların yapılan çalışmalar neticesinde yaşa, kimliğe, bölgeye, kullanılan araç ve gerece, bireysel veya toplu olarak oynanması gibi özelliklere göre çeşitli adlandırmaları bünyesinde bulundurduğu görülmektedir. Çalışmada ağız araştırmaları alanında yapılmış en büyük çalışmalardan biri olarak kabul edilen "Derleme Sözlüğü"ndeki oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar tespit edilmiştir. Tespit edilen oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar, birçok açıdan değerlendirilerek kendi içerisinde çeşitli sınıflamalara tabi tutulmuştur. Bu çalışma, halk ağzında kullanılan oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmaları kapsamlı bir şekilde açıklamayı ve Türkiye'deki oyun ve oyunla ilgili kavram alanlarına ait adlandırmalar ile ilgili yapılan çalışmalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye II. cilt (Transkripsiyon-inceleme-madde başı indeksi)
Bu çalışmamızda XIX. yüzyılın Osmanlı Sahası önemli lügatlerinden olan, Ahmed Rıfat'ın eseri "Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye"nin ikinci cildinin transkripsiyonu yapılmıştır. XIX. yüzyılda Osmanlı Sahası Sözlük çalışmalarında önemli bir yeri olan bu sözlüğün ikinci cildi alfabetik düzenine göre "B-P-T-S̱" harflerini içermektedir. Bu sözlükte tarih ve coğrafya başta olmak üzere, matematik, kimya, fizik ve din bilimleri kavramları da açıklanmaktadır. Ansiklopedi niteliği taşıyan bu eser, Osmanlı Devleti'nin edebi ve kültürel yapısı alanında çalışacaklara da kaynaklık etmiş olacaktır. Ayrıca bu çalışmamızda, ''Şekil Bilgisi'' isim çekim ekleri ve isim yapım ekleri, Karahanlı Türkçesi, Harezm-Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki kullanımları ile önce ayrı ayrı tablolarda gösterilip daha sonra karşılaştırmalı tabloda verilmiştir. Sonra değerlendirme yapılıp metinde geçen örnekler verilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki isimlere gelen çekim ve yapım eklerindeki dönemsel gelişim ve değişim örneklerle takip edilerek ortaya konulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Tarih, Coğrafya, Ansiklopedi, Lugat, Ahmed Rıfat,ġekil Bilgisi
Fethali Kaçar Lügati'nin tematik ve etimolojik söz varlığı
Adı, Cengiz Han'ın oğlu Çağatay'dan gelen Çağatay Türkçesi, 14. yüzyıl ile 19. yüzyıl sonları arasındaki Türkçenin Doğu koludur. Birçok şair ve yazar, eserlerini bu Türkçe ile kaleme almıştır. Nitekim Çağatay Türkçesinin dil ve edebiyat öncüsü de bu dönem yazar ve şairi Ali Şir Nevayi'dir. Hem döneminde hem de kendisinden sonraki dönemlerde yetişen yazar ve şairleri derinden etkileyen Neyavi'yi anlamak için de çeşitli lügatler dahi yazılmıştır. Üzerine çalışması yapılan Fethali Kaçar Lügati, bu sözlüklerden birisidir. Çalışma, Çağatay Türkçesi sözlüklerinden Fethali Kaçar'ın Çağatay Türkçesi Sözlüğü adlı çalışmanın tematik ve etimolojik olarak incelenmesinden ibarettir. Sözlük belli bir düzene göre ele alınmıştır. Genel olarak üç aşama olarak nitelendirilebilecek aşamaların ilkinde Çağatay Türkçesi ve bu dönem sözlükleri ile bilgi verilmiştir. İkinci aşamada sözlüğün tematik tasnifi yapılmıştır. Bu bölümde sözlük adlar, niteleme bildiren kavramlar, görevli ögeler, ünlem ve yansımalar ve fiillere sınıflandırılmıştır. Ardından bu başlıklar da gerekli görülen alt başlıklara ayrılmış ve tematik tasnif tamamlanmıştır. Adlar kendi içerisinde 23 alt başlığa (1. İnsan ve toplum ile ilgili adlar, 2. Avcılık, askerlik, savaş ve kargaşa ile ilgili adlar, 3. Bitkiler ile ilgili adlar, 4. Hayvanlar ile ilgili adlar, 5. Mevki, makam ve meslekler ile ilgili adlar, 6. Barınma ve konaklama ile ilgili adlar, 7. Araç-gereç ve eşya adları ile ilgili adlar, 8. Yiyecek-içecek ile ilgili adlar, 9. Renk ile ilgili adlar, 10. Zaman-süre ile ilgili adlar, 11. Coğrafi adlar, 12. Özel adlar, 13. Gök bilimi ile ilgili adlar, 14. Yer-yön adları, 15. Ölçü-miktar bildiren adlar, 16. Sayı adları, 17. Beden ve uzuv ile ilgili adlar, 18. Din, metafizik ve kader ile ilgili adlar, 19. Sanat, edebiyat ve müzik ile ilgili adlar, 20. Hastalık, sağlık ve dinlenme ile ilgili adlar, 21. Ekonomi, ticaret ve mülk ile ilgili adlar, 22. İdare ve yönetim ile ilgili adlar ve 23. Maden, mineral, element ve değerli taşlar) ayrılmıştır. Sınıflandırmanın ikinci bölümü nitelik bildiren kavramlardır. Bu alan da iki alt başlığa (hissiyat-duygu, düşünce ve algı bildiren nitelemeler ve hal-durum, şekil-biçim ve hareket bildiren nitelemeler) ayrılmıştır. Ardından diğer bir başlıkta görevli ögeler incelenmiş, ünlemler ve yansımalar da başka bir bölümde ele alınmıştır. Son olarak ise fiiller üç ana başlıkta (basit fiiller, türemiş fiiller ve birleşik fiiller) ele alınmıştır. Ardından bulunan tüm sözcükler etimolojik olarak incelenmiştir. Tasnifte tematik tasnife uygun görülen 7343 sözcük tespit edilmiştir. Bunlardan 4038'i adlar, 1251'i nitelik bildiren kavramlar, 128'i görevli ögeler, 51'i ünlemler ve yansıma sözcükler, 1809'u fiillerdir. Diğer yandan tematik tasnife alınmamış 66 sözcük bulunmaktadır. Bu çalışmada, İran coğrafyasında yazılmış en büyük Çağatay Türkçesi sözlüğü olan Fethali Kaçar'ın sözlüğünü tema ve köken olarak ortaya koymayı amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Çağatay Türkçesi, Sözlük, Söz Varlığı, Sınıflandırma, Etimoloji
Aç Pars Hikâyesi'nin bağlamlı dizini ve ekler dizini
Bağlamlı dizin çalışmaları, edebî metinlerde geçen dil unsurlarının temel anlam, mecaz anlam ve bağlam ekseninde incelenmesi esasına dayanmaktadır. Sözlükbiliminde (Lexicography), bir dilin temel sözvarlığını içeren kelimeler, dizinsel, düzensel ve bağlamsal olmak üzere üç farklı şekilde incelenmektedir. Bunlardan ilki olan "dizinsel sözlükler" diğerlerine göre en bilineni olup içindeki sözcüklerin alfabetik olarak dizilmesi ve anlamlandırılmasıyla oluşturulmaktadır. İkinci tür olan "düzensel sözlükler", birbiri ile kavramsal bağları olan sözcüklerin bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Eş ve Karşıt Anlamlılar Sözlükleri, Terim Sözlükleri bunların en önemlilerindendir. Üçüncü tür olan "bağlamsal sözlükler" ise maddelerin anlamları verilmeyip, bunların kullanıldıkları cümleler/dizeler ya bütünüyle ya da gereği kadar uzunlukta verilir. Bu çalışmada İsmail Hakkı AKSOYAK yönetiminde yürütülen TEBDİZ dizin programı kullanılarak dizinleme işlemi yapılmıştır. Çalışmada, Zemire GULCALI tarafından yazı çevirimi ve harf çevirimi yapılan Altun Yaruk Sudur içerisinde yer alan Aç Pars Hikâyesi'nin tarafımızca kelime kadrosu incelenmiş, edatlar, bağlaçlar, ünlemler, kalıp ifadeler, atasözleri, deyimler tespit edilerek her birinin anlamı, metin içerisinde kazandığı manayla birlikte belirtilmiştir. Çeviri bir eser olduğu için yabancı kelimeler verilmiş, yardımcı fillerle kurulmuş söz grupları bütün olarak alınmış, bu yöntemle metinde işaret edilen hususların daha somut, anlaşılır olması sağlanmıştır. Daha sonra ekler dizini hazırlanmıştır ve metnin Türkiye Türkçesine satır altı olacak şekilde çevirisi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eski Uygur Türkçesi, Aç Pars Hikâyesi, Bağlamlı Dizin, Ekler Dizini, Çatik.
Azîzî Dîvânı ve İstanbul Şehrengizi'nin sözlüğü [Bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük]
Kelime, bir ya da birkaç heceden oluşan dil birimleridir. Kelimeler cümle ya da cümle üstü birlikler içerisinde başka kelimelerle yan yana geldiğinde değişik anlam katmanları oluşturmaktadır. Bunun yanında tarihsel olarak da kelimelerin anlamları zamanla değişmiş ve bu değişme neticesinde eski edebî metinlerin anlamlandırılması bir hayli zorlaşmıştır. Bu çalışmada XVI. yüzyılın sıra dışı şairi olarak tavsif edilen Azîzî'nin Dîvân'ı ve İstanbul Şehrengizi'nin bağlamlı dizini ve işlevsel sözlüğü hazırlanmıştır. Şairin şiirlerindeki kelimelerin diğer kelimelerle olan ilintisi tespit edilmiş ve ortaya çıkan zengin mana katmaları şiirdeki bağlama göre anlamlandırılmıştır. Bu çalışmada Azîzî'nin Dîvân'ı ve İstanbul Şehrengizi ele alınmış, Azîzî'nin kelimelere yüklediği anlamların en doğru şekilde tespit edilmesi amaçlanmıştır. Böylece şairin kelimelerindeki anlamlar bağlamlı olarak incelenmiş, XVI. yüzyılın söz varlığına ve leksikoloji literatürüne katkı sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Azîzî, Dîvân, İstanbul Şehrengizi, Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlük, XVI. yüzyıl.