STEM eğitim yöntemi
125 theses under this subject heading
Fen bilimleri dersi elektrik enerjisinin dönüşümü konusuna 5E modeli ile temellendirilmiş bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Fen bilimleri dersi "Elektrik Enerjisi" ünitesi "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunda 5E modeli ile temellendirilmiş Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel veriler bir arada toplanmıştır. Bu bağlamda bu araştırma karma araştırma deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi; 2017-2018 öğretim yılında Mersin ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 25 deney, 25 kontrol grubu olmak üzere 50 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Deney grubuna "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunun öğretilmesinde 5E öğrenme modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan ders planlarıyla, kontrol grubuna ise mevcut öğretim programının öngördüğü yöntem ve planlarla ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; her iki gruba uygulama öncesi ve sonrası "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü Konusu Başarı Testi" (EEDKBT), "Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT)" ve uygulama sonrası deney grubu öğrencilerine yarı yapılandırılmış "STEM Uygulamalarına Yönelik Öğrenci Görüşleri Formu" uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 22 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verileri değerlendirmek için içerik analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; ön-test puanları denk olan grupların; EEDKBT ve BSBT son test puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında uygulanan yöntemlerin etkisi arasındaki farkın ne düzeyde olduğunu belirlemek amacıyla, EEDKBT ve BSBT son test puanları için Cohen's d değerleri hesaplanmış ve sırasıyla 1,27 ve 1,29 olarak bulunmuştur. Hesaplanan Cohen's d değerleri deney grubunda gerçekleştirilen öğretim uygulamalarının büyük (large) etki büyüklüğüne sahip olduğunu göstermektedir. Deney grubu öğrencilerinden elde edilen nitel verilere göre öğrenciler, derse karşı ilgilerinin arttığını, zevk alarak öğrendiklerini ve STEM uygulamalarının diğer derslerde yer almasını istediklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, 5E modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemine göre öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada ve bilimsel süreç becerilerini geliştirmede daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, 5E, akademik başarı, bilimsel süreç becerileri
Perception of gender discrimination in HRM practices and occupational turnover intention of women in STEM occupations: Evidence from Turkey, Jordan and USA
Women made significant progress in science, technology, engineering and mathematics (STEM) fields. However, the gender gap in STEM workforce still exists. One reason that contributes to the formation of this gap is the withdrawal of women from these fields due to the discriminatory practices they are exposed to in the workplace. Gender discrimination in the workplace has many dimensions and reasons that can be examined at the individual, organizational and national levels. At the organizational level, discrimination against women occurs to a large extent through human resource management (HRM) practices that lead to various negative consequences and encourage women to leave their entire careers . In other words, discrimination perceived by female employees through HR practices is a common phenomenon in daily practice for many businesses. On the other hand, the perception of discrimination against women varies from culture to culture. It is possible to expect that different national cultural acceptances and codes will determine what behavior or practice women perceive as discriminatory. In this study, firstly, an answer is sought to the question of whether there is a relationship between the gender discrimination in HRM practices perceived by women and their occupational turnover intention. The second question of the study is whether that perceived level of discrimination and the relationship between this perception and intention to leave a career vary across different cultural contexts. In this study, the interaction between women's perceived gender discrimination in HRM practices and their occupational turnover intention was discussed and investigated within the framework of social cognitive career theory (SCCT). According to the SCCT, the aforementioned relationship may also be affected by women's beliefs about their self-efficacy and ability to overcome barriers in the workplace. Hence, the third problem of this study is about how general self-efficacy, one of the basic concepts of SCCT, plays a role in the relationship between the two core variables. Guided by career development, gender discrimination and national culture literature, this study uses quantitative analysis, drawing on comparable questionnaires targeting women in STEM occupations from three counties (USA, Turkey, Jordan). Results revealed that gender discrimination has a significant positive impact on occupational turnover intention in all samples except in Jordan, while general self-efficacy has a significant moderating effect in this relationship only in the US sample. Further, perceptions of gender discrimination and the impact size of perceived gender discrimination on occupational turnover intention significantly differ among different cultural groups. This study contributes to the research field by adding a cross-cultural perspective to the phenomenon and consequences of gender discrimination in STEM professions. On the other hand, research findings are important in explaining the results of HRM practices, the effects of discriminatory practices against women, and how these effects differ between cultures. The study reveals results that will contribute to both theoretical and practical literature, especially in terms of understanding and improving the HR practices of multinational companies and the applicability of SCCT in workplace conditions.
Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz- yeterlilikleri ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, nicel araştırma modelinde ilişkisel desenle desenlenmiştir. Gaziantep il merkezinde rastgele seçilen 15 okul belirlenmiştir. Her okulda 30 öğretmen olacağı varsayılmış ve 450 öğretmenden veri toplanması amaçlanmıştır. Toplam 458 kişiden veri toplanmış, veriler düzenlendikten sonra araştırmaya 369 veri ile devam edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ilinde çalışan farklı kıdem ve branşa sahip 369 öğretmen oluşturmuştur. Veriler 2021-2022 eğitim öğretim yılı birinci dönemi içerisinde toplanmıştır. Veri toplama araçları, STEM+S için Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-Yeterlilik Ölçeği ile Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeğidir. Veri analizlerinde yüzde ve frekans analizleri yanında t-testi, tek yönlü varyans analizi, regresyon ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz yeterlikleri ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasında orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Katılımcıların Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği puanları ile Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-yeterlilik Ölçeği arasındaki ilişki düzeyine bakıldığında her iki değişken arasında orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Katılımcıların STEM+S için Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-yeterlilik toplam puanları ile Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri toplam puanları arasında orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Basit doğrusal regresyon analizi sonucunda STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlik puanları bilgi işlemsel düşünme becerileri puanlarındaki varyansın %38'ini açıklamaktadır. Çoklu regresyon analizinde STEM+S için Sorgulamaya Dayalı Öğretim Öz-yeterlilik Ölçeği alt boyutlarından Tartışma ve Yansıtma'nın Bilgi İşlemsel Düşünme Becerilerindeki varyansın % 30'nu tek başına açıkladığı görülmüştür.
Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21.yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz -yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel araştırma modelinde ilişkisel desenle desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 öğretim yılında Gaziantep ilindeki resmi ve özel okullarda görev alan öğretmenler, örneklemini ise evrenden seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 407 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilik ölçeği ile 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS Paket Programı kullanılarak, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü ANOVA, pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmen STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin ve alt boyutlarının puanları 21. yy. becerileri eğitimi alma durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. STEM eğitimi alma durumuna göre ise ilişkilendirme alt boyutu hariç anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. 21. yy. becerileri ve alt boyutların puanları STEM ve 21. yy. beceri eğitimi alma durumuna göre incelendiğinde, anlamlı bir farklılık göstermektedir. 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği ile iş birliği alt boyutları puanı öğretmenlerin cinsiyetine göre anlamlı bir farklılık oluşturmazken, diğer alt boyutlarının puanları anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretimi, 21. yy. becerileri öğretimine istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. 21. yy. becerileri öğretimi için açıklanan varyansın yaklaşık %46'sının STEM+S için sorgulamadan kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum incelendiğinde öğretmenlerin 21. yy. becerileri öğretimini yordamada STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin önemli bir etkisi olduğu ifade edilir.
Okul öncesi eğitimde STEM yaklaşımının uygulanabilirliği (Eylem araştırması)
STEM, [Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics)] kelimelerinin İngilizce karşılıklarının baş harflerinin kısaltmasından meydana gelen ve bu alanları kapsayan bir yaklaşımdır. STEM yaklaşımı öğrencinin aktif katılımının sağlandığı, disiplinler arası ve uygulamaya yönelik eğitim modelini ifade ettiğinden okul öncesi eğitimde yer alması kaçınılmazdır. Bu çalışmanın genel amacı, okul öncesinde STEM yaklaşımının uygulanabilirliğini ve etkililiğini araştırmaktır. Üç aşamalı olarak gerçekleştirilen çalışmada ilk olarak okul öncesinde STEM uygulaması için gerekli olan fiziksel kapasite ve öğretmen özellikleri boyutunda bağlamın nasıl olması gerektiği araştırılmıştır. İkinci aşamada, okul öncesinde STEM uygulanabilmesi için eğitici eğitim programı geliştirilmesi, uygulanması ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar ile bu sorunların çözümüne odaklanılmıştır. Üçüncü aşamada, okul öncesi öğretmenlerinin STEM etkinlikleri geliştirme, gerçek sınıf ortamlarında uygulama ve süreç yönetme becerileri araştırılmıştır. Ayrıca STEM eğitim yaklaşımına uygun olarak geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin bilişsel süreç, sosyal ürün ortaya koyma, takım çalışması ve sunum becerileri üzerindeki etkileri de araştırılmıştır. Araştırmada eylem araştırmasının teknik/bilimsel/işbirlikçi modeli temel alınmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim - öğretim yılında Gaziantep ilindeki özel bir okulda ve bu okulda görev yapan üç okul öncesi öğretmeni ve 57 okul öncesi dönemdeki çocuklar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında okulun STEM yaklaşımına uygun özelliklere sahip olup olmadığı incelendikten sonra STEM için gerekli özellikler tamamlanmıştır. Daha sonra öğretmenlere yönelik sekiz ana oturum ve iki ek oturum olmak üzere toplamda on oturumdan oluşan iki buçuk aylık STEM eğitici eğitim programı geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Uygulama sürecinde ortaya çıkan sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bir sonraki aşamada eğitici eğitimi alan öğretmenler kendi sınıflarında araştırmacı mentörlüğünde STEM yaklaşımına uygun etkinlikleri uygulamışlardır. Bu süreçte öğretmenlerin STEM becerilerini transfer etme durumları, gerçek sınıf ortamında ortaya çıkan sorunlar belirlenmiş ve buna yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. En son aşamada STEM etkinliklerinin okul öncesi dönemdeki çocuklar üzerindeki etkiliği incelenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, uygulama okulu yıllık ve aylık planları, eğitim alanı ortam fotoğrafları, öğretmenlerin özgeçmişleri, öğretmenler tarafından geliştirilen STEM etkinlikleri, öğretmenlerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler, bilgi temelli hayat problemi (BTHP) rubriği, STEM ders planı rubriği, öğretmenlere yönelik başarı testi, STEM eğitici eğitimi değerlendirme anketi, bilişsel süreç: mühendislik rubriği, sosyal ürün genel rubriği, sosyal ürün: takım çalışması rubriği, yarı yapılandırılmış gözlem formu, öğretmen günlükleri şeklinde farklı nitel ve nicel veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Nitel veri toplama araçlarından elde edilen veriler betimsel ve içerik analizine tabi tutulurken, nicel veri toplama araçlarından elde edilen veriler SPSS 23.0 Paket Programı üzerinden aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde hesaplamalarıyla birlikte Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Friedman Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; okul öncesi öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik pozitif bir tutuma sahip olmalarına rağmen okul öncesi eğitim kurumlarının STEM'e yönelik teknik, fiziki ve beşeri kapasitelerinin geliştirmeye açık olduğu saptanmıştır. Araştırmada katılımcıların, amaca uygun olarak tasarlanan bir STEM eğitici eğitiminde kazandıkları beceri ve yeterlikleri sınıf ortamına başarıyla transfer ettikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin STEM ile ilgili BTHP ve ders planı hazırlama boyutlarında eksiklikler gözlemlenmiştir. Geliştirilen çözüm önerileri ile eksikliklerin azaldığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak, sınıf içi STEM etkinlik uygulamalarının okul öncesi dönemdeki çocukların sosyal ürün ortaya koyma, sosyal ürün takım çalışması, sosyal ürün sunum ve bilişsel süreç mühendislik becerileri üzerinde pozitif yönde kalıcı bir etki meydana getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, STEM yaklaşımının okul öncesinde uygulanabileceği ve etkili olabileceği söylenebilir. Araştırma kapsamında, araştırmacılara, politika geliştiricilere ve uygulayıcılara yönelik öneriler getirilmiştir.
Fen bilimleri öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerine göre fen eğitiminde kullanılan STEM etkinlikleri hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin öğretmenlik öz-yeterlik inanç düzeylerine göre fen eğitiminde kullanılan STEM uygulamaları hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın uygulanması 2016–2017 eğitim öğretim yılında Adana ilinde bulunan dört merkez ilçeden (Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sarıçam) amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi yöntemine başvurularak toplam 8 adet ilköğretim kurumundan toplamda 59 fen bilimleri öğretmenine ulaşılmıştır. Çalışmada ayrıca gönüllülük esası dikkate alındığından dolayı sadece 11 fen bilimleri öğretmeni görüşme yapmayı kabul etmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak demografik bilgi ölçeği, Tschannen-Moran& Hoy (2001) tarafından geliştirilen Çapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) tarafından Türkçeye uyarlanan öğretmenlik mesleğine yöneliköz-yeterlikinancıölçeğivearaştırmacıtarafındangeliştirilen5açıkuçlusorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formundan elde edilen nitel verilerin analizinde, içerik analizi tekniklerinden olumsallık (ilişki) analizi tekniğine başvurulmuştur ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda fen bilimleri öğretmenlerinin öğretmenlik öz-yeterlik inanç düzeylerine göre fen eğitiminde kullanılan STEM uygulamaları hakkındaki görüşlerinin öğretmenlerin mesleki kıdemlerine ve öz-yeterlik inanç düzeylerine göre farklılaştığı görülmektedir. Anahtar kelimeler: Öz-Yeterlik, öğretmenlik mesleğine yönelik öz-yeterlik, STEM, hizmetiçi eğitim
Robotik uygulamaların aday öğretmenlerin STEM farkındalıkları, fen öğretmeye yönelik öz yeterlikleri ve STEM'e yönelik tutumları üzerine etkileri
STEM eğitimi; fen teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerini birbirinden ayıran geleneksel engelleri ortadan kaldıran bir öğrenme yaklaşımıdır. Özellikle günümüz de STEM eğitiminin bir uygulama alanı olarak robotik kodlama giderek artan bir eğilimle eğitim sürecinin bir parçası haline dönüşmüştür. Bu araştırmada, robotik kodlama eğitiminin öğretmen adaylarının STEM farkındalıkları, STEM'e yönelik tutumları ve fen öğretimi öz yeterlikleri üzerine etkilerinin incelenmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştıra deseni kapsamında sıralı açıklayıcı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında tek gruplu deneysel desen kullanılırken, nitel boyutta durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma sınırlandırılmış evrenini, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve Fen Bilgisi Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 25 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda çalışma grubunu amaçsal örnekleme yöntemlerinden benzeşik durum örneklemesi kullanılarak deney grubu içinde yer alan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında; STEM Farkındalık Ölçeği, Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği, STEM'e Yönelik Tutum Ölçeği ve Robotik Kodlama Eğitimi Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel veri analizi sürecinde frekans (f), yüzde (%), ortalama (x) ve standart sapma değerleri ile birlikte bağımlı t testi ve MANOVA testi kullanılmıştır. Nicel veri analizi sürecinde ise içerik analizi türlerinden frekans analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar özellikle robotik kodlama eğitiminin öğretmen adaylarının STEM'e yönelik farkındalıkları, STEM tutumları ve yeterlik inançları üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Araştırma kapsamında bağımsız değişken olarak ele alınan cinsiyet, anabilim dalı ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre STEM farkındalık, STEM tutum ve fen öğretimi inanç düzeyleri değişmemektedir. Anahtar Kelimeler: STEM eğitimi, robotik kodlama, öğretmen adayları.
Matematik ağırlıklı bir STEM modülünün geliştirilmesi ve modüle yönelik görüşlerin değerlendirilmesi
STEM eğitimi yaklaşımının önemi nedeniyle uygulanması ve geliştirilmesine yönelik adımlar atılmaktadır. Bu nedenle, STEM eğitimi yaklaşımına yönelik nitelikli programların hazırlanması eğitimciler için çok önemlidir. Nitelikli bir STEM eğitim uygulaması için alanda sınırlı sayıda STEM modülleri yer almakla birlikte var olan bu modüller fen bilgisi konularının öğretimine yönelik olup, matematik bu modüllerde bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul oran-orantı, alan ölçümü ve madde-ısı konularının öğretimi için matematik ağırlıklı STEM modülü geliştirmek ve geliştirilen bu modülün ve matematik eğitimi alanında ileride geliştirilecek olan modüllerin niteliğini değerlendirecek bir STEM değerlendirme formu oluşturmaktır. Bu çalışmada, geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün ve STEM değerlendirme formunun güvenilirliği ve geçerliliği uzman görüşleri alınarak araştırılmıştır. Bu çalışmada, tasarım temelli araştırma yöntemi kullanılmıştır. STEM değerlendirme formunun uzman görüşlerine göre Croanbach's alpha değeri 0,91 hesaplanmış olup yüksek düzeyde geçerlilik ve güvenilirliğin sağlandığını göstermektedir. Geliştirilen Matematik ağırlıklı STEM modülünün için uzmanlar arası görüş uyumluluğu %94 olarak belirlenirken modülün uzman görüşlerine göre Croanbach's alpha değeri 0,80 olarak hesaplanmış olup yüksek düzeyde geçerlilik ve güvenilirliğin sağlandığını göstermektedir. Bu çalışma ile geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün hem öğretmenler için düzenlenen eğitici eğitimi programlarında hem de yedinci sınıf öğrencilerinin eğitiminde kullanılabilecek ve matematiğin ön planda olduğu STEM öğretim materyali eksikliğini gidermeye katkı sağlayacaktır. Ayrıca, bu çalışma sürecinde geliştirilen STEM değerlendirme formunun ileride geliştirilecek STEM modüllerinin değerlendirilmesine yönelik bir değerlendirme aracı olarak alana katkı sunması amaçlanmaktadır.
Ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgileri ile öğretmenlerin STEM tutumları ve özyeterlikleri arasındaki ilişki
Teknoloji ve endüstrinin büyük bir hızla değiştiği ve geliştiği günümüzde eğitim ile ilgili en önemli sorunlardan ikisi gelecek nesillerin nasıl yetiştirileceği ve kariyer tercihlerinin ne olacağıdır. Bu nedenle ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgilerini etkileyen faktörlerin incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktadan hareketle bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik meslek ilgileri üzerinde öğretmen kaynaklı faktörlerin (tutum, özyeterlik) etkisi incelenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli, tarama modeli çeşitlerinden de ilişkisel tarama deseni kullanılan bu çalışmada ortaokul öğrencilerin STEM kariyer ilgileri, matematik ve fen bilimleri öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik tutumları ve STEM uygulamaları öz yeterlikleri üzerinde etken olabilecek değişkenler ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kırşehir ilindeki ortaokullarda; öğrenim görmekte olan 421 ortaokul öğrencisi ve görev yapmakta olan 160 matematik ve fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde öğrenciler için Koyunlu Ünlü, Dökme ve Ünlü (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği, öğretmenler için ise İnam (2020) tarafından geliştirilmiş olan, STEM Tutum Ölçeği ve Yaman, Özdemir ve Akar Vural (2018) tarafından geliştirilmiş olan STEM Uygulamaları Öğretmen Özyeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde hem betimsel analizler hem de tek yönlü varyans analizi ANOVA ve bağımsız gruplar için t-testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin STEM kariyer ilgilerinin, öğretmenlerin STEM tutumu ve STEM uygulamaları öz yeterliği tarafından yordanması ile ilgili doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, öğrencilerin STEM meslek alanlarına yönelik ilgi düzeylerinin olumlu yönde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin STEM kariyer ilgilerinin, cinsiyet, sınıf düzeyi, okul öncesi eğitim alma durumu, baba eğitim düzeyi ve ailenin aylık gelir durumuna göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin ise genel olarak STEM tutumlarının ve STEM uygulamaları öz yeterliklerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin STEM kariyer alanlarına ilgileri ile öğretmenlerin STEM tutumları arasında pozitif yönlü düşük düzeyli ve STEM uygulamaları özyeterlikleri arasında orta düzeyli anlamlı ilişkiler oluşmuştur. Öğrencilerin STEM meslek alanlarına yönelik ilgilerinin artırılması için ilgili paydaşlara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün uygulama sürecinin yedinci sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişimine etkisi
Araştırmada geliştirilen matematik ağırlıklı STEM modülünün (MA–STEM–M) uygulama sürecinin yedinci sınıf öğrencilerinin orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişimine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. MA–STEM–M, 2021–2022 Eğitim–Öğretim yılı ikinci döneminde oran–orantı konusunun öğretimi sürecinde uygulanmıştır. MA–STEM–M, on bir dersten oluşmaktadır ve her bir dersin uygulanma süresi 80 dk. ile 240 dk. arasında değişmektedir. Araştırmanın çalışma grubu, İç Anadolu Bölgesinde bulunan bir devlet okulunda yedinci sınıf düzeyinde iki ayrı şubede öğrenim gören 39 öğrenciden oluşmaktadır. Bu şubelerden birisi deney diğeri kontrol grubu olacak şekilde rastgele seçilmiştir. Araştırma haftada 5 ders saati (1 ders saati: 40 dk.) olmak üzere toplam 6 haftalık bir süreçte uygulanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araç ve yöntemler uygulanmıştır. Bu nedenle bu araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda kontrol ve deney gruplarına "orantısal akıl yürütme testi" ön–test ve son–test olarak uygulanmıştır. Kontrol ve deney grubunun ön–test başarı puanları arasındaki farklılaşma "bağımsız gruplar t–test" ile analiz edilmiştir ve aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p > ,05). Geleneksel öğretim uygulanan kontrol grubunun ön–test ve son–test arasındaki başarı puanları arasındaki farklılaşma "bağımlı gruplar t–test" ile analiz edilmiştir ve analiz sonucunda aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p > ,05). MA–STEM–M'nin uygulandığı deney grubunun ön–test ve son–test başarı puanları arasındaki farklılaşma "bağımlı gruplar t–test" ile analiz edilmiştir ve analiz sonucunda aralarında son test lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p < ,05). Kontrol ve deney grubunun son–test başarı puanları arasındaki farklılaşma ANCOVA ile analiz edilmiştir ve analiz sonucunda deney grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur (p < ,05). Araştırmanın nitel boyutunda MA–STEM–M uygulama süreci, video ve ses kayıt cihazları ile kayıt altına alınmıştır. Ayrıca ders sürecinde öğrencilerin gelişimi mühendislik not defteri (MND) ile kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmada deney grubu öğrencilerinde orantısal akıl yürütme becerilerinin gelişiminin hazırbulunuşluk düzeyinden etkilendiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, MA–STEM–M uygulama sürecinde deney grubu öğrencilerinin öğrenme güçlüklerinin azaldığı, orantısal problemlerin çözümünde çeşitli stratejiler geliştirip kullandıkları ve çapraz çarpım stratejisi gibi ezbere dayalı yöntemlerden kaçındıkları görülmüştür.
5. sınıf elektrik ünite sinin öğretiminde kullanılan STEM etkinliklerine dayalı senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımının (STÖY) öğrencilerin akademik başarı, STEM disiplinlerine dayalı meslek seçmeye olan ilgisi ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına olan etkisi
Bu araştırmada ortaokul beşinci Sınıf Fen Bilimleri dersi 'Yaşamımızın Vazgeçilmezi: Elektrik' ünitesinin STEM etkinlikleri ile desteklenmiş Senaryo Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı (STÖY) ile gerçekleştirilmesinin öğrencilerin, akademik başarılarına, fen teknoloji matematik ve mühendislik mesleklerine yönelik ilgilerine ve fen öğrenimlerine yönelik motivasyonlarına anlamlı bir etkisi olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla deneysel karşılaştırma deseni kullanılmış, araştırmacı tarafından hazırlanan akademik başarı testi, Kier, Blanchard, Osborne ve Albert (2013) tarafından hazırlanmış ve Koyunlu Ünlü, Dökme ve Ünlü tarafından Türkçe'ye uyarlanmış fen, teknoloji, matematik ve mühendislik mesleğine yönelik ilgi ölçeği ve motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında beşinci Sınıfa devam etmekte olan deney ve kontrol gruplarında olmak üzere toplamda 50 öğrenci katılmıştır. Çalışmada deney grubunda STEM etkinlikleri ile desteklenen STÖY kullanılırken, kontrol grubunda akıllı tahtadaki videoların kullanıldığı yapılandırmacı eğitim gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda deney ve kontrol gruplarının akademik başarı testi puanları arasında anlamlı bir fark bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik meslekleri seçmeye yönelik ilgileri ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonları üzerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, fen bilimleri öğretimi, senaryo temelli öğretim
STEM eğitimine dayalı etkinliklerin okul öncesi çocukların temel bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu çalışma, STEM etkinliklerinin çocukların temel bilimsel süreç becerilerine etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmada; karşılaştığı sorunlar ile başa çıkabilen, yenilikçi çözümler üreten, sorgulayan, araştıran bireyler yetiştirmek hedeflenmektedir. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anaokuluna devam eden 60-72 aylık çocuklarda oluşmaktadır. Çalışma grubu ise kontrol 1 grubunda 19, kontrol 2 grubunda 19 ve deney grubunda 19 çocuk olmak üzere, toplam 57 çocuktan oluşmaktadır. Araştırmada, nicel araştırma desenlerinden yarı deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde, çocuklar ve ebeveynlerine ilişkin kişisel bilgilerin yer aldığı "Demografik Bilgi Formu", 60-72 aylık çocukların temel bilimsel süreç becerilerini değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen, geçerlilik ve güvenirlilik çalışması yapılan "Temel Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği", ve araştırma gruplarının homojen dağılımını belirlemek için "Good Enough Harris (Bir İnsan Çiz) Testi" kullanılmıştır. Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği için yapılan açımlayıcı faktör analizleri sonucunda "ilişki kurma, tahmin, ölçme" alt boyutlarından oluşan 26 maddelik 3 boyutlu bir ölçek elde edilmiştir. Araştırmanın deneysel işlem analizlerinde ise 3x3 karışık desen ANOVA yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları; deney grubuna katılan çocukların temel bilimsel süreç becerilerinin, kontrol gruplarındaki çocuklara göre anlamlı olarak farklılaştığını göstermiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, STEM etkinliklerinin 60-72 aylık çocukların temel bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: STEM, okul öncesi, 21.yüzyıl, bilimsel süreç becerileri
STEM yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin okul öncesi dönemdeki çocukların matematiksel kavram gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; STEM yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin okul öncesi eğitimine devam eden çocukların matematiksel kavram gelişimine etkisinin incelenmesidir. Araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep' de bir devlet okulundaki beş yaş grubu çocuklarla yapılmıştır. Araştırmada yarı deneysel desenlerden ön test- son test ile eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 12'si kız 12'si erkek olmak üzere 24 çocuktan oluşmaktadır. Araştırmada çocuklara Taştepe ve Temel (2013) tarafından geliştirilen MİSÖ( Erken Çocukluk Dönemi Matematik Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği) uygulanmıştır. Ayrıca çocuğun demografik bilgileri, araştırmacı tarafından hazırlanan Genel Bilgi Formu'yla toplanmıştır. Etkinlikler araştırmacı tarafından deney grubuna sekiz hafta boyunca haftada iki gün uygulanmış, kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan araştırmanın analiz sonucuna göre; STEM yaklaşımıyla hazırlanan etkinliklerin uygulandığı okul öncesi eğitimine devam eden 5 yaş grubu çocukların matematiksel kavram gelişimlerinde, anlamlı bir fark oluştuğu bulunmuştur fakat cinsiyete bağlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, Okul Öncesi Eğitimi, Matematiksel Kavram Gelişimi
STEM etkinliklerinin ilkokul öğrencilerindeki STEM'e ilişkin tutumlar, akademik başarı, problem çözme ve sosyal becerileri geliştirme süreci açısından incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, STEM temelli etkinliklere dayalı uygulanan fen bilimleri dersinde öğrencilerin STEM'e ilişkin tutumları ile akademik başarı, problem çözme ve sosyal beceri geliştirme sürecini derinlemesine incelemektir. Bu araştırmada nitel araştırma modeli, durum çalışması deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Hatay'ın Antakya ilçesinde bulunan bir ilkokulun dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmada, nitel araştırma çalışmalarında yaygın olarak kullanılan olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinden benzeşik (homojen) örneklem türü kullanılmıştır. Araştırmada fen bilimleri dersi, STEM temelli etkinliklere dayalı uygulanarak, öğrencilerin STEM'e ilişkin tutumları ile akademik başarı, problem çözme ve sosyal beceri geliştirme sürecine katkı sağlamaya çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; demografik bilgi formu, görüşme, STEM planına uygun olarak Öğrenci Bilgi Edinme Kitapçıkları; Fikir ve Ürün Geliştirme Defterleri, araştırmacı günlüğü, akademik başarı testi, STEM tutum ölçeği, problem çözme envanteri, sosyal beceri ölçeği kullanılmıştır. Uygulama süreci; 12.02.2019 tarihinde başlamış, 14.06.2019 tarihinde ise sona ermiştir. Uygulama için belirlenen ünite kazanımlarına uygun STEM ders planları hazırlanmıştır. Her hafta üçer saat olmak üzere toplamda 14 hafta 42 saatlik uygulama yapılmıştır. Uygulama 3 üniteden oluşmuştur. Veri toplama araçları uygulandıktan sonra elde edilen veriler istatistiksel işlemlerle analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistik ile bağımlı örneklem t testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Bu araştırmada geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için inandırıcılık, aktarılabilirlik, güvenirlik ve doğrulanabilirlik yöntemleri esas alınmıştır. Yapılan betimsel analiz sonucunda öğrencilerin fen bilimlerine ilişkin "okulda görülen bir ders, bilim, doğa ve dünya" çağrışımında bulundukları saptanmıştır. Öğrencilerin teknolojiye ilişkin farkındalıklarında çoğunluğun "telefon" görüşünde birleştiği görülmüştür. Araştırmada öğrencilerin mühendisliğin ilk olarak bir meslek dalı olarak görüldüğü saptanmıştır. Öğrencilerin çoğunluğunun matematiği dört işlem ile ilişkilendirdiği görülmüştür. Uygulama sırasında oluşturulan grupların tamamı doğaçyapma süreçlerinde oluşturulan ürünlerin BTHP'ne uyumlu olduğunu belirtmişlerdir. STEM etkinlikleriyle gerçekleştirilen öğretimin öğrencilerin akademik başarılarında olumlu değişiklikler yarattığı sonucuna ulaşmıştır. STEM temelli etkinliklere dayalı olarak uygulanan fen bilimleri dersinde öğrencilerin STEM bileşenlerine ilişkin tutumları, problem çözme becerileri ile sosyal becerileri üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmacı günlüklerine bakıldığında elde edilen bulgular arasında en fazla öğrenci kaynaklı olarak grup içi anlaşmazlıklar ile okuma yazma bilmeyen öğrenciler ile ilgili sorunlarla karşılaşıldığı; ayrıca zaman yetersizliği ile ilgili olarak yönergelerin zor anlaşılması görülmüştür. Öğrenciler STEM temelli etkinliklere dayalı uygulanan fen bilimleri dersi ile ilgili olarak daha çok eğlendiklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca öğrenciler çok şey öğrendiklerini, meraklanıp heyecanlandıklarını, grup çalışmalarını güzel bulduklarını, yeni malzemeler gördüklerini, en sevdiği dersin fen bilimleri olduğunu, derse katıldığını, ifade etmişlerdir. Öğrencilerin STEM temelli etkinliklere dayalı uygulanan fen bilimleri dersindeki eksikliklerle ilgili olarak en çok, gürültülü ortamı ifade ettikleri görülmüştür. Ayrıca öğrenciler grup içi anlaşmazlıkları, grupların kalabalık olmasını ve etkinliklerde kullanılan malzemelerin az olmasını, eksiklik olarak gördüklerini ifade etmişlerdir. Öğrenciler STEM temelli etkinliklerin uygulanabileceği derslere ilişkin en fazla matematik dersi ile fikrim yok görüşlerini sunmuşlardır. Ayrıca öğrenciler ingilizce, trafik ve görsel sanatlar derslerinde de STEM uygulamalarına yer verilebileceğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: STEM, ilkokul, fen öğretimi, problem çözme becerisi, sosyal beceri
5E Öğrenme Modeline göre hazırlanmış STEM eğitimi etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin kuvvet ve enerji ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı; 5E öğrenme modeline göre hazırlanmış STEM eğitimi etkinliklerinin 7. Sınıf öğrencilerinin kuvvet ve enerji ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisini incelemektir. Araştırmada eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında gerçekleşen uygulama, Adana ili Yüreğir ilçesinde bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 43 öğrenci (22 deney, 21 kontrol) ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacı tarafından geliştirilen Kuvvet ve Enerji Ünitesi Kavramsal Anlama Testi (KEKAT) ile Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) ile toplanmıştır. Uygulama sonunda ise deney grubu öğrencilerinden gönüllü olan 16 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. KEKAT' dan elde edilen nicel verilerin (KEKAT testin geneli ve alt boyutlarından elde edilen B1-B2-B3-KY3 puan türleri) normal dağılıma sahip olup olmadığı shapiro Wilk testi ile analiz edilmiştir. Normal dağılıma sahip olmayan verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli-Sıralar Testi ve Mann Whitney U-testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde ise betimsel istatistiklerden, ANCOVA'dan ve bağımlı gruplar t-testinden yararlanılmıştır. Uygulama sonrası deney grubu öğrencileri ile gerçekleşen yarı yapılandırılmış görüşmeden elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiş, kodlar ve temalar oluşturularak bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, deney grubu öğrencilerinin KEKAT ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında testin genelinden ve iş ile kuvvet-enerji alt boyutlarından elde edilen B1,B2 ve B3 başarı puanları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise testin genelinden elde edilen B2 ve B3 başarı puanları; 'Kütle'' alt boyutunda B1, B2, B3 başarı puanları; '' Kuvvet ve Enerji'' alt boyutunda ise sadece B3 başarı puanı öntest sontest sonuçları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kavram yanılgısı puanlarında (KY3) ; deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında testin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen KY3 puan ortalamaları arasında sontest puanı lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise testin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen KY3 puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. KEKAT ön test ve son test kavram yanılgıları verilerinden elde edilen frekans ve yüzdelik dağılımları incelendiğinde deney grubu öğrencilerinin genelinin mevcut kavram yanılgılarını giderdikleri tespit edilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinde ise mevcut kavram yanılgılarını düşük düzeyde giderdikleri, mevcut kavram yanılgılarını devam ettirdikleri ya da sonradan kavram yanılgısı oluşturdukları tespit edilmiştir. Kelime İlişkilendirme Testi (KİT)'nden elde edilen İlişkililik Katsayısı İndeksi (İKİ) incelendiğinde deney grubu öğrencilerinde süreç içerisinde anahtar kavramlar arası ilişkinin arttığı, son testte kavramlar arası ilişkilerin yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise anahtar kavramlar arasında yüksek düzeyde ilişki kurulamadığı, bazı anahtar kavramlar arasında önceki duruma göre daha düşük bir ilişki kurulduğu ya da ilişkinin kurulamadığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grupları sontest puanları karşılaştırıldığında ise testin genelinden elde edilen B1 başarı puanında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Testin genelinden elde edilen KY3 puanlarında da deney grubu lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: STEM Eğitimi, Fen Eğitimi, Kavramsal Anlama, Kuvvet ve Enerji
Biyomimikri uygulamalarının kullanıldığı STEM eğitimine yönelik hazırlanmış etkinliklerin fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı biyomimikri uygulamalarının kullanıldığı STEM eğitimine yönelik hazırlanmış etkinliklerin 4. sınıf fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden eşitlenmemiş kontrol gruplu öntest-sontest yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması 2021-2022 Güz yarıyılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencileri ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Akademik Başarı Testi (ABT), Yavetz, Goldman ve Pe'er (2009) tarafından geliştirilen, Fettahlıoğlu, Timur ve Timur (2016) tarafından Türkçe'ye uyarlanan duyşsal eğilim ölçeği, Yavetz, Goldman ve Pe'er (2009) tarafından geliştirilen, Timur (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan çevreye yönelik sorumlu davranış ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 20.00 paket programı ile çözümlenmiştir. Verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığı Shapiro Wilk testi ile analiz edilmiştir. Normal dağılıma sahip olmayan verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli-Sıralar Testi ve Mann Whitney U-testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde ise betimsel istatistiklerden, bağımlı ve bağımsız gruplar t-testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonunda deney grubu öğrencilerinin akademik başarı, duyuşsal eğilimler ve çevreye yönelik sorumlu davranış ön test-son test puanları arasında sontesti lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı, duyuşsal eğilimler ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ancak çevreye yönelik sorumlu davranış ön test-son test puanları arasında sontesti lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Deney ve Kontrol grubu öğrencilerin akademik başarı, duyuşsal eğilimler ve çevreye yönelik sorumlu davranış son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Fen bilgisi eğitimi, çevre eğitimi, biyomimikri, STEM
5E öğrenme modeline dayalı STEM etkinliklerinin 10. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine, konuları günlük hayatla ilişkilendirme düzeylerine ve kimya dersine yönelik motivasyonlarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada karışımların ayrılması ünitesine göre hazırlanan 5E öğrenme modeline dayalı stem etkinliklerinin 10. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine, konuları günlük hayatla ilişkilendirme düzeylerine ve kimya dersine yönelik motivasyonlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada öntest-sontest eşleştirilmemiş, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya 20 deney grubu 19 kontrol grubu olmak üzere 39, 10. Sınıf öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında nicel veri toplama araçları olarak Eskicioğlu & Alpat (2017), tarafından geliştirilen kimya motivasyon ölçeği, Aydın (2015), tarafından geliştirilen meslek liseli öğrenciler için geliştirilmiş girişimcilik özelliklerinin belirlenmesi anketi ve araştırmacı tarafından hazırlanmış karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testi kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapirowilk testi ile analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiği için verilerin analizinde parametrik testler olan bağımsız gruplar t-testi ve bağımlı gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin meslek liseleri için girişimcilik becerileri anketinin geneli ve alt boyutlarından elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları incelendiğinde; anketin genelinden ve alt boyutlarından elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Kimya motivasyon ölçeğinin geneli ve alt boyutlarından elde ettikleri puanların ortalamaları incelendiğinde yine; öntest ve sontest puan ortalamaları arasında anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Son olarak karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasındaki fark incelendiğinde istatiksel olarak deney grubu lehine anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinin sonuçları incelendiğinde öğrencilerin meslek liseleri için girişimcilik becerileri anketinin geneli ve alt boyutlarından; kimya motivasyon ölçeğinin geneli ve alt boyutlarından ve karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol gurubu öğrencilerinin sontest puanları karşılaştırıldığında ise; sadece karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri sontest puan ortalamaları arasında deney grubu lehine istatsitiksel olarak farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: STEM, kimya, motivasyon, girişimcilik, günlük yaşam becerileri
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin STEM eğitimine yönelik tutumlarının fene yönelik kaygı ve tutum düzeylerine göre incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin STEM eğitimine yönelik tutumları, fene yönelik kaygı ve tutum düzeylerine göre incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modelinde karşılaştırma türü ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 yılı eğitim-öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerinde öğrenim gören 8. Sınıf öğrencilerinden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen, 1677 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; Kağıtçı ve Kurbanoğlu (2013) tarafından geliştirilen ''Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Kaygı Ölçeği'', Özcan ve Koca (2019) tarafından geliştirilen ''STEM'e Yönelik Tutum Ölçeği'' ve Nuhoğlu (2008) tarafından geliştirilen ''İlköğretim Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Bir Tutum Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Uygulama sonunda toplanan verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığı Kolmogorov- Smirnov ve Shapiro Wilk Testi ile analiz edilmiştir. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde ise basit doğrusal regresyon analizi ile çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin alt ve orta kademede bulunana ortalama %80'lik kısmın STEM tutum ve fen tutum alanlarında yeterli olmadığı, bu konularda eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. 8.sınıf öğrencilerinin kaygı düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler tek başına incelendiğinde, STEM eğitimine yönelik tutumun %8'inin fene yönelik kaygı değişkeni tarafından; %21'inin fene yönelik tutum değişkeni tarafından yordandığı gözlenmiştir. Fene yönelik kaygı ve fene yönelik tutum birlikte STEM eğitimine yönelik tutumun yaklaşık % 24'ünü açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, STEM Tutum, Fen Kaygı, Fen Tutum
STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğası düşüncelerine ve astronomi ilgilerine etkisi
Bu araştırmada, 5E öğrenme modeli kapsamında hazırlanan STEM etkinliklerinin geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce il merkezinde bulunan merkez okullara göre sosyoekonomik düzeyi düşük bir devlet okulunun dördüncü sınıf düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Fen dersi "Dünya ve Evren" konu alanı "Yer Kabuğu ve Dünya'mızın Hareketleri" ünitesi kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinlikleri yedi hafta sürmüştür. Etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğasına yönelik düşüncelerine ve astronomiye yönelik ilgilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 35 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplama araçlarını 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Bilimin Doğasına Yönelik Düşünceler Ölçeği; nitel veri toplama araçlarını ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem notları oluşturmaktadır. Elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri ölçeğinin genelinde ve yaratıcılık ve yenilenme alt boyutundaki gelişimlerine kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı şekilde gelişme göstermiştir. Ayrıca STEM etkinliklerinin deney grubunun eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimine olumlu etki ettiği bulunmuştur. Etkinliklerin deney grubundaki öğrencilerin bilimin doğasına yönelik düşüncelerinin gelişiminde sontest lehine anlamlı bir etki sağladığı ve astronomiye yönelik ilgilerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM mesleklerine ilgi duydukları ve gelecekte kariyer hedefleri arasında bu meslekleri tercih edebilecekleri görülmüştür. Öğrenme ortamına ilişkin tutulan gözlem notlarına göre öğrencilerin derslerde eğlendikleri, istekli ve aktif oldukları gözlenmiştir. Ayrıca, 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
STEM uygulamalarının ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine ve STEM'e yönelik tutumlarına etkisi
Bu araştırmada, STEM uygulamalarıyla yürütülen ilkokul üçüncü sınıf 'kuvveti tanıyalım' ünitesinin öğrencilerin problem çözme becerileri ve STEM'e yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada STEM eğitim yaklaşımı uygulamaları 5E öğrenme döngüsüne göre hazırlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce ilinde bulunan bir devlet ilkokulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden "tek grup ön test-son test zayıf deneysel desen" ile tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Düzce il merkezindeki diğer devlet okullarına göre sosyo-ekonomik düzeyi yüksek bir ilkokulunda öğrenim gören 30 ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları, problem çözme becerileri ölçeği ve STEM tutum ölçeğinden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda öğrencilerin problem çözme becerileri son test ortalama puanlarında artış olmasına rağmen bu değişimin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiş, ancak yapılan uygulamaların öğrencilerin STEM'e yönelik tutumlarında olumlu etkisinin olduğu belirlenmiştir.
STEM temelli laboratuvar eğitiminin öğretmen adaylarının STEM hazır bulunuşluk düzeylerine, bilimsel süreç ve karar verme becerilerine etkisi
STEM eğitimi yaklaşımı, fen (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics) gibi dört önemli disiplinin bütünleştirilerek uygulamaya konulduğu bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır. Bilginin gerçek hayattaki problem çözmeye uygulanmasını ön plana alan bu modelde, etkili STEM eğitimi yaklaşımının gerçek hayat sorunlarını, kaygıları, problemleri üzerine odaklanan bir pedagoji içermesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Günümüzdeki hızlı teknolojik gelişmelere ayak uydurmak için şüphesiz STEM eğitimi yaklaşımının önemi artmaktadır. Bu amaçla STEM eğitimi yaklaşımının kapsamını, teorisini ve uygulamalarını tüm eğitim seviyelerinde araştırmak ve öğretim programlarını yaklaşıma uygun olarak yeniden düzenlemek esas olmalıdır. Öğretmenler, 21. yüzyılda birçok zorlayıcı sorumlulukla karşı karşıya kalmaktadır. Bunlardan en önemlisi; belirlenmiş standartlara dayalı eğitim yoluyla öğrencilere en etkili öğrenme etkinlikleri ve dersleri düzenlemektir. STEM eğitimi yaklaşımı, öğretmenlerin bu zorlukla baş etmelerine yardımcı olabileceğine inanılan bir yönelimdir. Bu çalışmanın amacı STEM temelli laboratuvar eğitiminin Fen Bilgisi öğretmen adaylarının STEM hazır bulunuşluk düzeylerine, bilimsel süreç ve karar verme becerilerine etkisinin araştırılmasıdır. Araştırma tek gruplu ön test–son test yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. Sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma grubuna ön test ve son test olarak "Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği", "Karar Verme Beceri Testi", "STEM Hazır Bulunuşluk Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre STEM temelli laboratuvar eğitiminin öğretmen adaylarının STEM hazır bulunuşluk düzeylerine, bilimsel süreç ve karar verme becerilerine anlamlı düzeyde etkisi olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
STEM: Bütünleşik öğretmenlik çerçevesine yönelik hizmet içi eğitim programının uygulanması ve değerlendirilmesi
Bu çalışmada, hizmet içi eğitimlerin öğretmenlerin mesleki gelişimine katkısı bağlamından hareketle "STEM: Bütünleşik Öğretmenlik Çerçevesi" 'ne yönelik geliştirilen ve uygulanan hizmet içi eğitim programının öğretmenlerin mesleki gelişimine olan katkısı, verilen hizmet içi eğitimin değerlendirilmesi ve okul içi uygulamalara yansıması araştırılmıştır. Bu araştırmanın amacı, STEM eğitimi ile ilgili hizmet içi bir eğitim program tasarısı geliştirmek ve uygulamak, eğitim verilen öğretmenlerin bu eğitimden beklentilerini, eğitime katılma amaçlarını, eğitimden ne tür kazanımlar sağladıklarını, materyal seçiminin 5 ve 6. Sınıf öğrenci düzeyine uygunluğunu belirlemek, STEM in mevcut ders programlarına entegrasyonu ve STEM eğitiminin yaygınlaştırılması ile ilgili öğretmen görüşlerini almaktır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden Tasarım Tabanlı Araştırma Modeli kullanılmıştır. Araştırma sürecinde, STEM: "Bütünleşik Öğretmenlik Çerçevesi" ile ilgili bir Hizmet içi eğitim program tasarısı geliştirilmiş ve bir BAP projesiyle geliştirilen program yürütülmüştür. Proje kapsamında, Gaziantep İli sınırları içinde faaliyet gösteren, MEB' e bağlı devlet okullarında görev yapan 23 öğretmene beş günlük STEM eğitimi verilmiştir. Araştırma boyunca 11 tane veri toplama ve değerlendirme aracı kullanılmıştır. Bu araçlardan 10 tanesi, STEM eğitimi alanındaki uzmanların görüşlerine başvurularak bizzat araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Eğitimler esnasında öğretmenlerin Hizmet içi STEM eğitimine katılma amaçları ve beklentileri sorgulanmış, STEM eğitiminin mevcut programlara entegre edilebilirliği ile ilgili öğretmen görüşlerine yer verilmiştir. Eğitim sonrası katılımcı öğretmenlerin STEM kazanımlarına sahip olup olmadıkları araştırılmış, hizmet içi eğitimin öğretmenler tarafından değerlendirilmesi yapılmıştır. Ayrıca 10 öğretmene proje kapsamında kullanılan ve yenilikçi öğretim materyallerinden oluşan STEM eğitim kiti ( K'nex, Arduino vb.) verilmiş, 2017-2018 eğitim öğretim yılı boyunca öğretmenlerden STEM eğitimini kendi sınıflarında uygulamaları istenmiştir. Eğitim-öğretim yılı sonunda öğretmenlere STEM okul içi uygulama anketi verilmiş ve öğretmenlerden okul içi uygulamalarla ilgili görüşler alınmıştır. Toplanan veriler nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi, betimsel analiz, karşılaştırmalı veri analizi, yüzde-frekans analizi kullanılarak paket programlar üzerinden çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular, katılımcı öğretmenlerin eğitim sonrasında STEM kazanımlarına sahip olduklarını göstermiştir. Öğretmenlerin tamamı bu tür eğitimlerin devamını istediklerini dile getirmiş ve çoğunlukla sistemin bir parçası olmak istediklerini beyan etmişlerdir. Ancak, STEM eğitiminden haberdar olan öğretmenlerin bu modeli okul içinde uygulamalarına yönelik birtakım zorluklar olduğu görülmektedir. Bunların başında öğretmen yeterlilikleri, malzeme ve işbirliği eksikliği gelmektedir. Diğer taraftan elde edilen bulgular, STEM eğitiminin mevcut ders programlarına entegrasyonun kısmen mümkün olduğunu, materyal temini ve takibi noktasında bazı sorunlar yaşanabileceğini, ders saatlerinin yetersizliğini, kalabalık sınıflarda uygulama güçlüğü yaşanabileceğini göstermiştir. Sonuçlar bölümünde, hizmet içi STEM eğitimlerinin öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkılarına, mesleki öğrenme topluluğu oluşturmaya yönelik sağladığı faydalarına, STEM' in ulusal ölçekte yaygınlaştırılmasına ait olumlu görüşlere de yer verilmiştir. Tezin öneriler bölümünde, STEM eğitiminin okullarda uygulanması, programlara entegrasyonu, materyal temini ve takibi, yaygınlaştırılması, hizmet içi STEM eğitimi gibi konularda araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika geliştiricilere öneriler sunulmuştur.
STEM eğitim yaklaşımı ile ilişkili kavramlar hakkında akademisyen görüşleri
Günümüzün ve geleceğin dünyasında oluşan çalışma alanlarının geçmişten çok farklı olacağı düşünülmekte ve dolayısıyla üniversiteler ile üniversitelerde görev yapmakta olan akademisyenlerin bu konudaki çalışma ve fikirleri önemli görülmektedir. Bu sebeple bu çalışma ile eğitim fakültelerinde görev yapmakta olan akademisyenlerin çağdaş eğitim sürecindeki gelişmeler neticesinde ortaya çıkan yenilikçi fen eğitimi yaklaşımlarından STEM eğitim yaklaşımı hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. STEM eğitim yaklaşımı farklı disiplinleri bir araya getirerek bireyleri gelişim ve yeniliklere hazırlamakla birlikte eğitimsel açıdan değişen dünyaya ayak uydurmalarını sağlamayı amaçlamaktadır. STEM eğitim yaklaşımının birden fazla bilimsel disiplini kapsadığı ve birleştirdiği düşünüldüğünde var olan durumun aydınlatılması için çok yönlü bir araştırmaya ihtiyaç duyulduğu anlaşıldığından farklı görüşleri bir araya getirebilmek adına çalışmamızda nitel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Bu kapsamda Eğitim Fakültesinde görev yapmakta olan 72 (yetmiş iki) akademisyenle bireysel ve yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler esnasında dağıtılan kelime ilişkilendirme testleri akademisyenler tarafından doldurulmuştur. Yaptığımız çalışma sonucunda elde edilen bulgularda sürdürülebilirlik, çevre ve 21.yüzyıl kavramlarının STEM eğitim yaklaşımını oluşturan fen, matematik, mühendislik ve teknoloji kavramları ile yakın ilişkili olduğu ortaya çıkarılmış ve STEM yaklaşımında kendilerine yer edinebilecekleri ön görülmektedir. Ancak Türk kültürü ile bu kavramlar arasında bağ kurulamadığı bu sebeple eğitim sistemimizin yeni düzenlemelere açık olması gerektiği düşünülmektedir.
Fen bilimleri öğretmenlerinin STEM temelli etkinliklere yönelik görüşlerinin incelenmesi
Son yıllarda dünyada küresel boyutta hızla değişen ekonomik, teknolojik ve bilimsel şartlar eğitim sisteminin de değişmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Eğitim sistemi 21. yüzyıla göre dönüşüp değiştiğinde ülkeler arası rekabette ülkelerin üstün olma çabasının olumlu sonuçlanması için ülkelerin eğitime ciddi yatırımlar yapmasını gerekli kılmıştır. Son yıllarda yatırıma ve gelişmeye en açık eğitim yaklaşımının olan STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) yaklaşımı, teknolojik, ekonomik, bilimsel alanlarda ülkelerin gelişimine katkı sağladığı düşünülmektedir. Çalışmanın amacı; STEM yaklaşımı ve çevrimiçi ortam ile uygulanan STEM temelli etkinliklere yönelik STEM eğitimi almış öğretmenlerin görüşlerini almak ve alınan görüşleri değerlendirmektir. Çalışmanın amacına ulaşmak için; STEM eğitimi almış 24 fen bilimleri öğretmenine çevrimiçi ortamda 9 açık uçlu soru sorulmuştur. Yapılan çalışma, nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenoloji (olgu bilim) desenine göre yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak; öğretmenlerin STEM temelli etkinliklerine yönelik görüşlerini ortaya çıkarmak için "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmenler STEM eğitim yaklaşımını 'bilim, teknoloji, matematik, geri dönüşüm, disiplinler arası ilişki, fizik, mühendislik, yeni beceri geliştirme, yaratıcı düşünme, buluş, 21. yy becerileri ve uygulamalı bilimler' gibi kelime ve kelime gruplarıyla bağdaştırmış ve STEM temelli etkinliklerin başta fizik olmak üzere bütün fen alanlarıyla ilgili olduğunu vurgulamışlardır. Araştırmada; STEM temelli etkinlikler uygulandığı takdirde öğrenme-öğretme sürecine olumlu yansıdığı, öğretmenlerin mesleki doyuma ulaşmasına katkı sağladığı, öğrencilerde 21. yy becerilerini geliştirdiği ve aynı zamanda öğretmen-öğrenci ilişkisinin gelişimini desteklediği sonucuna varılmıştır. STEM temelli etkinlikler uyguladığında öğrencilerin bilişsel, sosyal/duyuşsal ve devinişsel gelişim becerilerini geliştirdiğine yönelik veriler elde edilmiştir. Öğretmenler, STEM temelli etkinlikleri uygularken öğrencilerin, 'fikir geliştirme aşamasında, grup çalışması yürütülürken, fikirler uygulanırken, ilk defa uygulama yapılırken, hazırbulunuşluk sağlanmadığında, materyalin yetersizliği' gibi aşama ve durumlarda zorluk yaşadığını belirtmişlerdir. Çalışmaya katılan öğretmenler, STEM temelli etkinliklerin çevrimiçi ortamda uygulanması durumunda hem STEM temelli etkinliklerin uygulanmasından hem de çevrimiçi ortamdan kaynaklı avantaj ve dezavantajların oluşabileceğine vurgu yapmışlardır. Sonuç olarak, çalışmaya katılan fen bilimleri öğretmenlerinin STEM yaklaşımının doğasına yönelik farkındalığa sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda STEM yaklaşımı hem yüz yüze eğitimde hem de çevrimiçi ortamda uygulandığında öğretmenlere ve öğrencilere sağladığı avantajların örtüştüğü belirlenmiştir. Fakat STEM eğitiminin uzaktan eğitimle sürdürülürken dezavantajları incelendiğinde hem yüz yüze eğitimden kaynaklı zorluklar hem de çevrimiçi ortamdan kaynaklı zorlukların birlikte yer alması çevrimiçi ortamda STEM temelli etkinliklerin uygulanmasını zorlaştırdığı sonucuna varılmıştır.