Yemek kültürü

Bu konu başlığı altında 157 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Sanal-dijital kültür çağında geleneksel Türk yemek kültürü

Sanallaşma ve dijitalleşme bilgi, haber, eğitim, siyaset, sağlık, reklam, ticaret, turizm, oyun, eğlence, müzik vb. pek çok unsuru kapsayan büyük bir dönüşümdür. Dijitalleşme ekseninde gerçekleşen bu dönüşüm, dijital kültür adı verilen büyük bir alan ortaya çıkarmaktadır. Yeni çağda içeriğe ulaşma, içeriği aktarma/öğretme/öğrenme, içeriği arşivleme ve pazarlama biçimleri ve yöntemleri –artan bir hızla- dijital tabanlı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Yaşanan bu gelişim, değişim ve dönüşüm yeni düşünce yapıları ve yaşam şekilleri oluşturmaktadır. Yemek ise bir kültür öğesi olarak dijital medyanın içeriğinin önemli bir bölümünü oluşturmakta ve sosyal medya platformlarına canlılık kazandırmaktadır. Dijital kültür çağı olarak tanımlanan bu süreçte geleneksel Türk yemek kültürü de bilgi, beceri, yaratıcılık, üretim, tüketim, anlatım, gösterim, reklam, pazarlama gibi pek çok noktada varlık alanı bulmakta ve önemli bir dönüşüm içerisine girmektedir. Bu bağlamda bu tezde sanal-dijital kültür çağı içerisinde dijital platformlardan hareketle geleneksel Türk yemek kültürünün çok yönlü çözümlemesi yapılmıştır. Sanal-dijital ortamlara yansıyan geleneksel Türk yemek kültürüne yönelik yazılı/görsel/işitsel veriler teknoloji, sistem, insan, mekân, olgu, süreç ve ürün boyutuyla disiplinlerarası bir perspektifle analiz edilmiştir. Bu doğrultuda ilgili veriler performans teori ve işlevsel kuramın yanı sıra göstergebilimsel ve kültürel-psikolojik yaklaşımlarla çözümlenmiştir. Son olarak dijitalleşme olgusunun yemek kültürü açısından evrileceği noktalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler Sanal, dijital, dijital kültür çağı, internet folkloru, geleneksel yemek kültürü,

GastrostomiGeleneksel gıdaHalk bilimi+6
Eray Alpyıldız
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel bilginin değişim ve dönüşümü: Cudibey ve Elmaalan mahalleleri örneği

Geleneksel bilgi, belirli bir bölgeye ait atalardan kalan ve sözlü olarak nesilden nesle aktarılan inanış, düşünce ve eylemlerin bütünüdür. Bu çalışmanın amacı, Trabzon İli'nin Arsin İlçesi'ne bağlı Cudibey ve Elmaalan mahallelerindeki geleneksel bilgiyi tespit etmek ve incelemektedir. Trabzon'un 2012 yılında büyükşehir olmasıyla mahalle statüsüne kavuşan söz konusu bölge, hâlâ köy özelliklerini korumaktadır. Bununla birlikte, göç, teknolojik gelişmeler, eğitim durumunun yükselmesi ve kent olanaklarının kırsala yayılması gibi etkenler, geleneksel bilginin kuşaklar arasında değişim ve dönüşüm yaşamasına etkili olmaktadır. Tez kapsamında, Yöre'ye ait halk mimarisi, geçiş dönemleri, çocuk oyunları, halk takvimi, halk hekimliği, halk inanışları, tarımla ilgili uygulamalar ve mutfak kültürüyle ilgili geleneksel bili ve uygulamalar kaynak kişilerle yapılan mülâkatlar doğrultusunda, yukarıda bahsi geçen etkenler bağlamında analiz edilmektedir.

GeleneklerGeçiş dönemiHalk bilimi+6
Çiğdem Gürsoy
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel etkileşimin yeni Dünya'nın keşfiyle Osmanlı saray mutfağı özelinde Anadolu yemek kültürüne etkisi

Kendine özgü bir iletişim modeli olan Yemek Kültürü'nden yola çıkılarak yaşamak için gereksinim duyulan beslenmenin, tarihsel süreçte nasıl bir kültürel öğeye dönüştüğü, damak tadının oluşumu ve insanlık tarihi boyunca etkileşimle çeşitlenen mutfak kültürünün öyküsü anlatılmaktadır. Gün geçtikçe artan küreselleşmenin hızlanmasına Yeni Kıta'nın keşfinin nasıl bir motivasyon kattığı ve dünyanın beslenme kültürüne ne gibi etkilerde bulunduğu irdelenmeye çalışılmaktadır. Küreselleşme her geçen gün zaman ve mekân engelini ortadan kaldırırken bu keşfin nasıl bir hızlandırıcı olduğuna değinilecektir. Çalışmada disiplinler arası bir yaklaşımla Türk toplumunun farklı zamanlardaki yemek kültürü ele alınarak Amerika kıtasının keşfi sonrası Osmanlı saray mutfağı özelinde Türk mutfağının farklılaşma biçimi incelenecektir. Kültürün en başat unsurlarından biri olan yemeğin, tüketim biçimleri, nasıl tüketildiği ve yemek kültüründeki dönüşümün sosyal dönüşümle nasıl birlikte yapılandığı incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Kültürel Etkileşim, Yemek Kültürü, 19. Yüzyıl Türk Mutfağı, Kültürel Çalışmalar

19. yüzyılAnadoluKültürel etki+4
Faruk Solmaz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yöresel mutfak unsurları ile destinasyon seçimi ilişkisinde destinasyon imajının aracılık rolü: Hatay ili örneği

Özellikle 1980lerden itibaren dünya çapında bireysel ihtiyaçların karşılanması adına hızlı bir değişim ve gelişim süreci yaşanmaya başlamıştır. Bu değişimden, turizm endüstrisine yönelik geliştirilen tüketici davranışları da etkilenmiştir. Önceleri deniz, kum, güneş turizmiyle ilişkilendirilen kitle turizmi popülerken, günümüzde daha çok bireyselleştirilmiş ihtiyaçları karşılamaya yönelik deneyimsel turizm türleri tercih edilmektedir. Son zamanlarda yöresel mutfakları tanıma ve deneyimleme amacıyla gerçekleştirilen seyahatlerin artması sözü edilen değişime bir örnektir. Bu bağlamda gelişmekte olan ülkelerin küresel turizm pastasından aldığı payın artırılması, değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılama gücüne bağlıdır. Bu tez çalışması kapsamında yöresel mutfak unsurları ile destinasyon seçimi arasındaki ilişkide destinasyon imajının aracılık etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma genel tarama modellerinden biri olan, ilişkisel tarama modeline göre desenlenmiştir. Verilerin toplanmasında anket tekniğinden yararlanılmıştır. Veri toplama sürecinin Covid-19 pandemi dönemine denk gelmesi nedeniyle anketler, kasti (kararsal-yargısal) örnekleme tekniği kullanılarak çevrimiçi ortamda uygulanmıştır. Hatalı ve eksik verilerin yer aldığı anket formlarının çıkarılması sonucunda 382 anket formuyla elde edilen veriler üzerinde analizler yapılmıştır. Veriler üzerinde, betimleyici analiz, açıklayıcı faktör analizi (AFA), kolerasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda yöresel mutfak unsurlarının destinasyon imajı ve destinasyon seçimi üzerinde, destinasyon imajının destinasyon seçimi üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yöresel mutfak unsurlarının destinasyon seçimini dolaylı olarak destinasyon imajı üzerinden etkilediği sonucuna da erişilmiştir. Bu bağlamda değişkenler arasında destinasyon imajının kısmi aracılık etkisinin olduğu söylenebilir. Çalışma, elde edilen bulguların alanyazın ışığında tartışılmasıyla turizm endüstrisi uygulayıcılarına ve gelecekteki araştırmalara önerilerde bulunularak sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yöresel mutfak, destinasyon imajı, destinasyon seçimi, hatay

DestinasyonHatayMutfak turizmi+4
Damla Duman
İskenderun Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

"Hamdım, Piştim, Yandım": Mevlevî mutfağının zâhiri ve bâtınî rolleri

This thesis starts with the conviction that the strong role of food in traveling can be applied to historical spatio-temporal traveling. Our overarching research question is: what were the different roles played by the kitchen in Ottoman Mevlevîhânes? And our answer which formed the core of our framework was that the Mevlevî kitchen had both inner and outer roles. These roles were reflected in both the functions and the physical presence of two different kitchens in big Mevlevî tekkes known as Âsitâne. As such, Chapter One is a literature review of global food history and a comparison with the specific case of Ottoman food history. Chapter Two covers the outer role of the Mevlevî kitchen through a casestudy of the Vakıf of Mevlânâ Celâleddin Rûmî in the context of multiple crises which hit Central Anatolia in the Sixteenth and Seventeenth Centuries. Chapter Three covers the inner role of the Mevlevî kitchen known as matbah-ı şerif through a reading of major primary and secondary sources and a comparison with the relevant miniatures from an early Seventeenth century non-published Mesnevi manuscript.

Mevlana Celaleddin-i RumiHous of MevlevisMawlawiyya+5
Souhayla Taıaı
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Epikür ve Freud yaklaşımları bağlamında Avrupa sanatında yemek ve haz ilişkisi

Bu çalışmada, yemeğin Avrupa'daki, sanatla yolculuğu, haz üzerinden incelenmektedir. Dinlerin ya da, toplumsal yapının belirlediği ritüeller, sektörel bir olguya dönüşmeden evvel ve sonra, Avrupa'da, halktan insanların masa başı sohbetlerinde, soyluların şaşaalı şölenlerinde nasıl yer aldı?Gıda maddeleri neden bir ressamın prestij imgesi oldu? Edebiyat metinleri, uzun yemekli betimlemeleri neden kendine konu seçti? Ya da bir sinema filminde, can alıcı sahneler, neden yemeğe dair aksesuarlarla sembolize edildi? Bu soruların cevabı, Epikür Hedonizmi ve Freud'un Haz İlkesi temel alınarak bulunmaya çalışılmıştır.

Avrupa sanatıEpikurosFreud, Sigmund+3
İffet Akın
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Görsel belleğin izinde Türk resminde yemek kültürü

Bu çalışmanın temel amacı bir toplumun sosyo-ekonomik yapısını hiyerarşi, inanç, etnisite ve sosyal sınıflar gibi birçok farklı açıdan yansıtan yemek kültürünün resimler üzerinden analizinin mümkün olduğunu göstermektir. Sanat eserleri ve dönemlerin incelenmesinde müzelerin, sanat tarihi, gastronomi bölümlerinin yer aldığı üniversitelerin ve özel kütüphanelerin kaynaklarından yararlanılmıştır. Kültürel veriler incelenerek farklı toplum ve dönemlere ait sanat eserlerinde yer verilen yemek imgesi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Böylelikle yemek tasviri içeren sanat yapıtlarından yola çıkılarak, bu sanatçıların yaşadığı dönemdeki yemek kültürünün izleri sürülmüştür. Türk yemek kültürünün görsel belleğimizdeki yansımalarına baktığımız zaman, özellikle son iki yüz yılda, modernleşmenin getirdiği yeniliklere ve sorunlara tanık olunmaktadır. Çalışmamız Osmanlı döneminden başlayıp Cumhuriyet dönemini kapsadığından doğal olarak incelenen yapıtların bazıları minyatür bazıları ise Batılı tarzda yapıtlardan oluşmaktadır. Araştırmamızda Antik çağdan başlayan Batı yemek kültürüyle Türk yemek kültürü arasındaki etkileşimlerin izini sürmek amacıyla Batı yemek kültürü ve bunun resim sanatındaki yansımalarının da ele alınması gerekli görülmüştür. Cumhuriyet dönemiyle birlikte saray mutfağının geride bırakılmış olması ve devletin sanatçıları Anadolu'nun çeşitli yerlerine "Yurt Gezileri" kapsamında yollaması, yönetim şeklindeki değişimi de yansıtmaktadır. Bir başka deyişle Osmanlı'dan gelen monarşik yapının, daha halkçı ve demokratik bir yapıya dönüşmesi, resimler üzerinden de okunabilmektedir. Bu döneme ait örneklerde özellikle köy sofralarının, düğünlerin, halktan insanların, işçilerin resmedilmiş olması bu yaklaşımı doğrular niteliktedir. Kronolojik sıralamadan da anlaşıldığı üzere Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki sosyo-kültürel ve politik dönüşümleri yemek sahneli eserler üzerinden okumak mümkündür. Sonuç olarak Türk yemek kültürünün, tıpkı resim sanatında olduğu gibi, çevresindeki kültürlerden yalıtılmış bir biçimde ortaya çıkmadığı görülmüştür. Yemek kültürü yalnızca yenen şeylerden ibaret olmayıp, insanların bir sofra etrafında bir araya geldiği ve yemek yemenin daha sosyal ve ritüelistik yanının temsil edildiği sahnelerden de oluşmaktadır. Bu sahneler resim sanatı tarihinin her döneminde farklı aktarım kalıplarıyla karşımıza çıkmaktadır.

Görsel bellekMutfakResimler+3
Gizem Tatlıcı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Isparta'nın somut olmayan kültürel mirası üzerine inceleme: Yemekler

Bu çalışmanın amacı Isparta'nın kültürel miraslarını araştırmak ve somut olmayan kültür miras içerisinde yer alan yemekleri incelemektir. Bu çalışmada Isparta ölçeğinde kültür mirası unsurları incelenmiş ve somut olmayan kültürel miras unsurlarına değinilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Isparta'nın yemekleri ile ilgili alanında yetkin aşçılar ve yöresel yemekçiler oluşturmaktadır. Isparta'nın yemek kültürünü ve mirasını yansıtmada il merkezi ve ilçelerinde yer alan aşçılar ve yöresel düğün yemekçileri seçilmiştir. Araştırma, düğün yemekçileri ile yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla yüzyüze ve çevrim içi görüşmeler ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma için kartopu örnekleme modeli uygun görülmüştür. Veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmada verilerden ortaya çıkan bulgular karşılaştırılarak tartışma ve sonuç kısımları ortaya çıkarılmıştır. Aşçılar ve yöresel yemekçiler ile yapılan görüşmeler neticesinde Isparta'nın kayda değer bir yemek kültürü olduğu fakat bu kültürün turistik olarak tanıtımı, reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yeterli olmadığı görülmüştür. Yöresel yemeklerin ilin tanıtımına ve gelişmesine katkı sağladığı sonucuna varılmıştır.

GastronomiIspartaKültürel miras+6
Doğan Elçi
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hatay yemek kültürü ve üzerinde etkili olan coğrafi faktörler

Beslenme insanların en temel ihtiyaçlarından biridir. Bu temel ihtiyaç toplumdan topluma değişen yemek kültürünün oluşmasına olanak sağlamıştır. Yemek kültürünün şekillenmesinde coğrafi, toplumsal, tarihî, dinî, kültürel birçok faktör etkili olmaktadır. Bu yüzden yemek kültürü birçok bilim dalının inceleme konusu olmaktadır. Yemek kültürü konusu Beşeri Coğrafyanın alt araştırma alanı olan kültür coğrafyasının alanına girmektedir. Kültür coğrafyası; coğrafyacılar tarafından bir kültürün hem beşeri hem de çevresel etkilerini mekânsal olarak gözlemleyerek ve yorumlayarak ortaya çıkarmaya çalışmaktadır. Bu çalışmada yemek kültürünü etkileyen faktörler, yemek kültürünün mekân ve zaman içindeki değişimi coğrafyanın ilkeleri esas alınarak incelenmektedir. Bu çalışmada Hatay yöresinin yemek kültürü, fiziki ve beşeri coğrafyanın bakış açısıyla incelenecek ve elde edilen bulgular ortaya konulmuştur. Hatay tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu ve Suriye kültürünün kesiştiği noktada yer almaktadır. Bulunduğu coğrafi konum itibariyle de İpek Yolu'nun Akdeniz ile birleştiği noktada bulunmaktadır. Günümüzde hâlâ birçok kültürü içinde barındıran Hatay ili kendine has yemek kültürü ile UNESCO tarafından dünyada 26 tane bulunan Gastronomi şehirleri arasına alınmıştır. Bu yemek kültürünün ortaya çıkmasında coğrafyanın etkilerini görebilmek adına bu çalışma hazırlanmaktadır. Hatay'da yaşayan etnik toplulukların kendine has yemekleri, birbirinden farklı olarak yapılan yemekler ve Hatay yemekleri olarak hepsinin ortak yaptıkları geleneksel yemeklerin coğrafi şartlarla ilişkisi üzerinde durulmuştur. Ayrıca bir dinler mozaiği olan Hatay'da farklı dinlerin ve mezheplerin yaptıkları yemekleri ve bu yemeklerin Hatay yemek kültürüne etkileri ele alınmıştır. Çalışmada yöre halkı ile bire bir görüşme, çalışma sahasında gözlem ve incelemeler yapılmıştır. Arazi gezisi sırasında gerçekleştirilen görüşmelerle beraber ses ve kamera kayıtları alınmış ve fotoğraflar çekilmiştir. Elde edilen bulgulara göre yörenin yemek kültüründe doğal şartların önemli bir yeri bulunmaktadır. Yöre insanı doğanın sunmuş olduğu zenginliklerden faydalandığı için doğal şartların etkisi mutfak kültüründe önemli bir yer edinmiştir. Yörenin kışları yağışlı yazları sıcak iklimi yörede Akdeniz iklim elemanlarının oluşmasına sebep olmuştur. Birçok endemik bitki barındıran bölgede bu durum yemek kültürüne de etki etmiştir. Bölgenin Anadolu ve Arap yarımadası arasında yer alması her iki kültürün de yemeklerine ev sahipliği yapmasına neden olmuştur. Yeryüzü şekillerinin farklılık göstermesi Hatay yemeklerinin ana malzemelerinin temin edildiği tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılmasına olanak sağlamıştır. Hatay'da yemek kültürü zamanla değişikliklere uğrasa da coğrafi özelliklerin fazla değişmemesinden dolayı hâlâ önemini korumaktadır. Yemek kültürünün geleceğe aktarılması için hem doğal ortam şartlarının hem de beşeri özelliklerin korunması gerekmektedir.

Doğal çevreYemek kültürü
Mercan Uçar
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Geç Hitit, Yeni Asur ve Urartu uygarlıklarında ziyafet/yemek sahneleri

Geç Hitit, Yeni Asur ve Urartu Uygarlıklarında görülen ziyafet/yemek sahneleri belli bir kültürel birikim ve sanatsal gelişimi ortaya koyar. Birçok prenslikten oluşan Geç Hitit uygarlığı, Hitit Devletinin bir devamı niteliğindedir. Geç Hitit Krallıklarında ziyafet/yemek sahneleri, ortostatlar, steller, pyxis, kolye ucu ve mühür üzerinde yer alır. Geç Hitit Sanatında en fazla görülen yemek sahnesi, mezar stelleri üzerindedir. Ölü yemeklerini gösteren bu sahnelerde, figürler bazen karşılıklı, bazen tek oturmaktadır. Ölü yemeğinin dışında Hititlerde müzikli bayram ziyafetleri de görülmektedir. Hitit yazılı belgeleri yapılan bu törenlerle ilgili bilgiler verir. Yeni Asur döneminde duvar kabartmaları, silindir mühürler, pyxislar ve fildişi mobilya parçaları üzerinde ziyafet/yemek sahneleri görülmektedir. Asur görsel sanat eserleri ve yazılı belgelerinden zafer sonrası ziyafetin yapıldığı anlaşılmaktadır. Askerler için düzenlenen bu törenlerden bazıları, Kral II. Sargon Sarayının(MÖ 721-705) önemli salonlarında taş levhalar üzerinde izlenmiştir. Kral Asurbanipal(MÖ 668-630) ve eşinin birlikte açık havada müzik eşliğinde ziyafet sahnesi, Elam zaferinden sonra yapılmıştır. Zaferin bir kutlama şeklinde gösterilmesi Mezopotamya sanatının erken dönemlerinden beri görülen bir geleneğin devamıdır. Asur Sanatının dışında, yazılı belgeleri de ziyafet ve yemeklerin nasıl yapıldığı ile ilgili bilgi verir. Ziyafet steli diye adlandırılan bir yazıt üzerinde, törene katılacak kişilerden, yiyecek malzemelere kadar birçok bilgi bulunur. Metinlerden anlaşılan bu törenler şehrin genelini kapsamakta ve katılımcıların çoğunluğunu halk oluşturmaktaydı. Urartu Krallığında kemerler, adak levhaları ve mühürler üzerinde görülen Ziyafet/yemek sahneleri, sadece kadınlar, sadece erkekler ya da kadın ve erkekler için birlikte hazırlanmaktaydı. Urartu yazılı metinlerinde de ziyafet veya yemek ile ilgili bilgiler sınırlıdır.

AsurlularGeç HititlerUrartular+3
İsmail Coşkun
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Ethnic identity and food culture in Asian American fiction

The present paper is devoted to the investigation of problems pertaining to the development of the national and ethnic identity in first- and second-generation immigrants through the analysis of literary works by Asian American writers: John Okada, Bharati Mukherjee, JhumpaLahiri, Maxine Hong Kingston, Frank Chin, and Mei Ng. During migration and the course of adaptation to new cultural environments, individuals are exposed to significant stresses linked to cultural bereavement and loss of a sense of belonging, which one enjoyed living in the origin country. Assimilation can be especially challenged in case the host culture embeds substantially disparate values and norms. In this situation, the conflict between one's ethnicity and nationality may arise and consequently interfere with a person's functioning and well-being. In this research, the focus is made on the study of various cultural practices and their roles in immigrants'acculturation and identity development. Cultural practices connected to food preparation and consumption are chosen as the central point of analysis because of the multitude of meanings associated with food and its representation in literature. The semantic analysis framework is used as the major tool for the interpretation of primary sources as it allows finding links between signs (culinary practices),signified (ethnic identity), meanings (in-group membership, and so forth), and contexts (conflicts between majority and minority cultures). The main findings reveal that first- and second-generation immigrants face a different set of problems in immigration. Cultural practices play an essential role in their efforts to cope with acculturative stress and to develop sound self-identification, yet strict adherence to culturally defined activities and lifestyles, as well as their avoidance, may have negative implications for individuals' welfare. Key Words: Ethnic identity, Asian American fiction, cultural practices, assimilation, "hybrid" identity, gender roles, stereotypes, food, traditions.

American literatureAssimilationAsia+5
Shkar Abdalla Hameed
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskişehir ili Sivrihisar ilçesi (merkez) folkloru

ÖZET ESKİŞEHİR İLİ SİVRİHİSAR İLÇESİ (MERKEZ) FOLKLORU Tahsin ALTIN Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Haziran 2014 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Derya ÖZCAN Bu çalışmada Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinin (Merkez) folklor ve halk edebiyatı ürünlerinin derlenmesi ve incelenmesi üzerinde durulmuştur. Halk arasında varlığını sürdüren fakat yazılı kaynaklarda yer almayan bazı sözlü kültür ürünlerinin gelecekte de var olmasını sağlayabilmek için halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplanıp, derlenip sistematik bir şekilde kayda alınması gereği gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. İşte bu tezin yazılma amacı da buradan kaynaklanmaktadır. Sahip olduğumuz kültürel değerlerin farkına vararak, onların yok olmasına engel olmaktır. Halk bilimcilerin başlıca sorunlarından olan, hızla gelişen teknoloji karşısında tekdüzeleşen ve yok olmaktan ziyade anlamsızlaşan halk arasındaki inanışlar gittikçe dayandıkları manevi temeli kaybetmektedirler. Bu çalışmanın da amacı kaybolmakta olan folklor ürünlerimize yöresel olarak bir katkı yapmaktır. Tezde yer alan bilgilerin bir kısmı yazılı kaynaklardan büyük bir kısmı ise sözlü kaynaklardan elde edilmiştir. Kaynak kişilerimiz arasında genç olanlar da bulunmaktadır fakat büyük bir çoğunluğu genellikle belli bir yaş ortalamasının üzerinde olan kişilerdir. Bu durum da bize yapmış olduğumuz çalışmanın gerçekten bir işe yarayabileceğini göstermiştir. Çünkü gittikçe kaybolan halk deyişleri, inanışları vb. bu şekilde korunabilecek; gelecek nesiller arasında kullanılmasa bile geçmişte nasıl zengin bir sözlü kültürümüz olduğunu onlara öğretecektir. Sonuçta bu çalışma halk bilimi ürünlerinin toplanması açısından her ne kadar önemliyse bölge halkının geçmişine ışık tutması bakımından da ayrıca faydalıdır. Günümüzde, geçmişe nazaran folklor ürünleri varlığını koruyamasa da yaşamakta olanları burada ele almaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Sivrihisar, folklor, halk edebiyatı, Eskişehir, halk kültürü

El sanatlarıEskişehir-SivrihisarGeleneksel giysiler+6
Tahsin Altın
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İştah imgeleri

Fizyolojik bir ihtiyacı giderme dürtüsünden doğan yemek kavramı, haz güdüsünü tatmin etme arzusu ve iştah olgusuyla doğrudan bir ilişki içerisindedir. İştah, yiyeceğe ya da yemeklere duyulan yoğun istek olarak tanımlanır ve yemekten alınan zevkle birebir bağlantılıdır. Sözü edilen bu arzu, coğrafi ve kültürel bağlamda çeşitlilik göstermektedir. İnsanlığın varoluşundan bu yana toplumun kültür ögesi haline gelen yemeğin ve buna bağlı olarak iştahın oluşumunda, toplumsal yapı ve farklılıklar etkin bir rol oynar. Bu oluşum ise sosyal gelişim süreçlerinin dinamikleri ile şekillenmiştir. Yemek ve iştah olgusunun, yaşanan sosyal ve siyasi gelişmeler eksenindeki bu şekillenişi, şüphesiz sanatta da yansımalarını bulmuştur. Tarihte önemli değişimlerin yaşandığı Orta Çağ'dan Yakın Çağ'a kadar olan süreçte iştahın uygarlaşması, yemeğin statü göstergesi olarak kullanılması, yiyeceklerin kitlesel olarak üretilmesi ve tüketilmesi gibi birçok önemli gelişme öne çıkar. Bütün bu değişim-dönüşümün yansımasını, gıda evriminin dönemleri içerisinde, yemek ve iştah temasının öne çıktığı sanat eserlerinde de görebilmek mümkündür. Özellikle iştah imgelerinin yer aldığı natürmortlar, dönemlerin yeme-içme alışkanlıklarına ve iştah duygusuna bir ayna tutarken; izleyicinin bakma hazzını tetikleyerek tüm duyularını harekete geçiren bir deneyim yaşatır.

NatürmortResim sanatıSanat eserleri+3
Karya Gezgin
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Food, identity and black masculinity in African American chef memoirs written in the twenty-first century

This dissertation analyzes Jeff Henderson's Cooked: My Journey from Streets to the Stove (2008), Marcus Samuelsson's Yes, Chef (2012), Michael Twitty's The Cooking Gene: A Journey through African American Culinary History (2017), and Kwame Onwuachi's Notes from a Young Black Chef (2019) and examines their portrayal of the black chef. Written by African American chefs in the twenty-first century, the works provide an alternative reading of the intersections of food, identity, and black masculinity while narrating the culinary journeys of African American chefs. In their food memoirs, chefs give details of how they have developed a culinary interest and built their culinary careers upon their connection with food. In their works, the chefs redefine African and African American food and foodways as a significant element of black cultural identity. The chefs underline the significance of food culture in African American culture and define black cooks and chefs as leading figures who contribute to community-building. The memoirs also expose the racial and gendered discrimination the chefs have struggled with throughout their life and culinary journeys. The chefs critique the white hegemonic masculinity that defines the boundaries of ideal manhood in the mainstream culture and culinary masculinity in the kitchen culture. By focusing on the intersections of food studies and masculinity studies, this dissertation analyzes how African American chefs reconstruct African American food and foodways and the black male chef image. This study also examines how the chefs adopt narrative structures of autobiographical tradition in their memoirs to address the current issues concerning black subjectivity, black culinary culture, and black masculinity. In the contemporary period, black chefs as impactful social figures offer a progressive understanding of black culinary culture and black manhood with the black chef image portrayed in their life narratives.

21. centuryAmerican literatureLiterary works+4
Gül Varlı Karaarslan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gaziantep iline özgü gastronomi kültürünün pazarlanmasında Instagram'ın rolü

Gaziantep, kültürel yapısı, tarihi dokusu ve meşhur tarihi ile ön plana çıkan illerimizden biri olma özelliğini barındırmaktadır. Tüm bunların yanı sıra mutfak kültürünü de güçlü bir şekilde yansıtan ilimizdir. Gaziantep UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağına dahil olarak Gaziantep gastronomisinin, yöresel yemeklerinin önemli olduğunu kanıtlamış ve kendine özgü bir ilgi ve sevgi kazanmıştır. Tüm bunların beraberinde sosyal medyanın hızlı bir şekilde gelişmesi ile birlikte destinasyonlara özgü gastronomi kültürünün pazarlanmasında sosyal medyanın rolü oldukça önemli bir hale gelmiştir. Dolayısıyla araştırmanın amacı en fazla tercih edilen sosyal medya mecralarından birisi olan Instagram'ın dünya gastronomi şehirlerinden olan Gaziantep'in gastronomi kültürünün pazarlanmasında Instagram'ın rolünü belirlemek, mutfak kültürleri ile ilgili önem verdikleri unsurların bunların, demografik özelliklerine değişimlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmış ve ankette kullanılan ölçek daha önceden yapılmış olan çalışmalardan yararlanarak oluşturulmuştur. Çalışma kapsamına 384 kişi alınmış ve katılımcılardan elde edilen veriler istatistiksel analizlere tabii tutulmuştur. Çalışma sonucunda katılımcıların önemli bir çoğunluğunun Gaziantep dışında yaşadığı, Gaziantep Mutfağı ile ilgili bilgi sahibi olmasında sosyal medyanın etkin bir rol aldığı belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerden biri de katılımcıların Instagram'da en fazla önem verdikleri faktör Gaziantep mutfağıyla ilgili yapılan paylaşımlarken ikinci dereceden önemli olan faktör ise deneyimlerine dayalı olarak Instagram'da gösterdikleri davranışlar faktörüdür. Çalışma sonucunda elde edilen verilerden hareketle restoran işletmelerine günümüzde en önemli pazarlama araçlarından biri olan sosyal medya pazarlamasını daha etkin kullanabilmeleri için önerilerde bulunulmuştur.

Elektronik pazarlamaGastronomiGaziantep+5
Emine Budak
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pişirme kılavuzu (Odigos mageirikis) başlıklı erken dönem yunan yemek kitabının günümüze uyarlanması ve Türk mutfağı ile karşılaştırılması

Toplumların yeme ve içme düzenleri, o toplumun kültür yapısının önemli bir parçasıdır. Mutfak kültürlerini şekillendiren etkenlerin arasında, coğrafi bölgeler ve bu bölgelerde yaşamış ve yaşayan toplumların kültür anlayışları gelmektedir. Bunun sonucunda, tarih çerçevesi ve akışında gerçekleşmiş göçler, o coğrafyada bulunan mutfak kültürünün gelişmesine ve zenginleşmesine katkı sağlamaktadır. Osmanlı zamanı ve günümüz Türk toplumu tat, yemek türleri ve pişirme çeşitleri açısından diğer mutfak kültürlerinden oldukça farklılıklar göstermektedir. Tarihsel olarak uzun bir geçmişe sahip olan Türkler, mutfak ve sofra adabı konusunda zengin bir kültür yelpazesine sahiptirler. Yemek yemek ve pişirmek gibi gelenek ve alışkanlıklar, atalarına kadar uzanmaktadır. Dünya üzerinde örnek gösterilen ve sayılı değere sahip mutfak kültürlerinden Türk mutfağı, çeşitlilik ve yemek hazırlama teknikleri açısından önemli bir konumda yer almaktadır. Mutfak kültürleri ve mutfak çeşitlilikleri açısında bakıldığında, göçmen toplumların kendi gelenek ve alışkanlıklarının diğer toplumlara etkileri ve ilişkileri sebebiyle Türk mutfak çeşitliliğine de katkıda bulunmuştur. Yunanistan'dan gelen göçmenlerin ve orada yaşayan kişilerin mutfak kültürünün zengin ve çok çeşitli bir yapıya sahip olmaları ve kültürlerin etkileşmesiyle meydana gelmiş ve günümüz mutfak anlayışlarını ortaya çıkardığı söylenebilir. Yunan gastronomi tarihinin uzun bir geçmişe sahip olduğu ortadır. Savaşlar, göçler, ticaret, din ve komşu ülke ilişkileri toplumları etkilemekle birlikte mutfaklarına yeni anlayışlar ve ögeler eklemiştir. Türk ve Yunan halkları yüzyıllar boyu aynı flora, kültür ve coğrafyayı paylaşmışlar ve doğal olarak gastronomik anlamda birbirlerini etkilemişlerdir. Özetle bu çalışmada; Türk ve Yunan ortak mutfak kültürlerinin birbirlerinden etkilendiği bölümler ve sofra anlayışlarının araştırması amaçlanmıştır. Tez çalışması hazırlanma aşamalarında, bilimsel yayınlar, doktora ve yüksek lisans tezleri, makaleler incelenmiş ve literatür taraması yapılmıştır.

KitaplarMutfak sanatlarıPişirme+4
Renay Hacıbektaşoğlu
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gastronomi tarihi ve kültürü açısından baharatın değerlendirilmesi

İlk insandan bu yana toplumlar hayatta kalabilmek için yeme içme ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmışlardır. Bu çaba altında yapılan bütün çalışmalara günümüzde modern adı ile gastronomi olarak ifade edilmektedir. Gastronominin tarihi ve kültürü incelenmiş ilk insandan günümüze kadar geçirdiği evrelere değinilmiştir. Gastronomi de insanların yaşayışlara etki etmiştir. İnsanları bir arada tutmuş ve kültür haline gelmiştir. Baharatların tarihi de neredeyse gastronominin tarihiyle aynı zamanlarda başlamıştır. İlk çağ insanları da kokulu otları çeşitli amaçlar için kullanmışlardır. Baharatlarda zaman içerisinde gelişim göstermiş, hatta orta çağ dönemlerinde dünyanın en önemli gıda maddesi haline gelmiştir. Gelişen teknoloji ve nakliye imkanları sayesinde baharatlar bütün dünyaya yayılmaya başlamış ve toplumlar baharatları kullanarak kendi yemek kültürlerini oluşturmada etkin bir şekilde baharatlardan faydalanmışlardır. Baharatın gastronominin gelişimine katkıları oldukça fazladır. Hazırlanan yemeklere kimlik kazandırmada baharatlar hazırlanan gıda maddesine farklı bir boyuta taşımaktadır. Temel hammadde olarak kullanılan ana maddelere türeterek çeşitlilik açısından mutfağa zenginlik katmaktadır. Dünyada baharat olarak ilk hardal kullanılmıştır. Eski dönemlerin en kıymetli baharatı karabiberdir. Mutfaklarda baharat kullanımı yemeklere kimlik kazandırdığı gibi ulusal mutfaklarında oluşmasını sağlamıştır. Asırlar boyu gelişim gösteren gastronomi artık bir bilim dalıdır. Gastronomi adı altında yapılan bütün yerel ve akademik çalışmalar bilimseldir. Gastronomi için yapılan bütün faaliyetler sürdürülebilir olması için yapılan hamlelerin doğru olması gerekmektedir.

BaharatlarGastronomiMutfak+2
Kadir Özdemir
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Günümüze ulaşamayan Osmanlı mutfağı tatlılarının belirlenmesi ve duyusal açıdan değerlendirmeleri

Yemek yeme ve içmenin esasını teşkil eden mutfak kavramı hem bir kültür hem de pratik olarak ele alınarak farklı açılardan da incelenmektedir. Her ülkenin ve her milletin kendi topraklarına has yetişen gıda maddeleri, damak zevkleri, dini inanç farklılıkları ve yaşam standartları içerisinde bulunan milletin kendine has bir mutfak kültürü olduğunu ayrıca yemek yeme ve içme alışkanlıklarını ortaya çıkarmıştır. Geçmiş ve günümüz dünyasında yaşamını devam ettiren oldukça yüksek sayıda insan topluluğu bulunmaktadır. Osmanlı Devleti çok uluslu bir devlet olmasından ötürü mutfak kültürü de bu doğrultuda olumlu şekilde etkilenmiştir. Son zamanlara bakıldığı zaman artık eskiye dönüş, Osmanlı Mutfağına ilginin arttığı gözlemlenmektedir. Çalışma içerisinde Osmanlı Mutfağının helvahane kısmında yapılan ancak günümüze ulaşamamış beş adet tatlı yer almaktadır. Bu tatlılar duyusal değerlendirme çalışması ile tüketicinin beğenisine sunulmuştur. Bu doğrultuda yiyecek – içecek işletmelerinde yer alan menülerine kazandırmak amaçlanmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Mutfağından günümüze ulaşamayan dört adet tatlı ve bir adet de kontrol grubu tatlısı tüketici beğenisine sunularak tüketicilerin tercihlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın kapsamından Osmanlı Mutfağındaki yemeklerin tümü incelenmiştir. Ayrıca araştırmanın konusunu kapsayan Osmanlı Mutfağında yer alan tatlılar da detaylı şekilde ele alınmıştır. Yer alan çalışmada Osmanlı Mutfağından tatlılar, alanyazın, duyusal analiz çalışması ve panelistler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme yer almaktadır. Yapılan duyusal değerlendirme çalışmasında hedonik skala ve lezzet profil analizi yöntemleri uygulanmıştır. İstanbul Gelişim Üniversite'sinde çalışan öğretim elemanları ile 7 kişilik eğitimli panelist grubu oluşturulmuştur. Ayrıca tatlıların genel beğenilirlik düzeyi de belirlenmiştir. Duyusal değerlendirme kurallarına uygun şekilde panel odası ve panelistler oluşturulmuştur. Çalışmada söz konusu olan tatlıların orijinal reçetelerine uygun şekilde hazırlanmasına son derece özen ve titizlik gösterilmiştir. Tatlıların reçetesi içinde yer alan malzemeler o zamana denk düşecek şekilde bulunup, hazırlanmıştır. Çalışmanın sonunda toplanan veriler, ''Friedman çift yönlü varyans analizi'' modeli kullanılarak tüketici beğeni testi sonucuna ulaşılmıştır. Lezzet profil analizi sonuçları detaylı şekilde incelenip örümcek ağı diyagramı ile desteklenerek açıklanmıştır. Ayrıca elde edilen bilgiler doğrultusunda yiyecek ve içecek işletmelerinin menülerine sağlayacağı yarar tartışılmıştır. Çalışmada yer alan tatlılar tüketicilerin tercih edip etmeyeceği de tartışılmış olup, olumlu şekilde öneriler yer almaktadır. Bu analizler ve görüşme soruları neticesinde 6,14 puan ile sütlaç en çok beğenilen tatlı olmuştur. Daha sonra sırasıyla halkaçini tatlısı 4,78 puan, nişadiye tatlısı 4,67 puan, huşknan tatlısı 4,53 puan ve son olarak pirinç baklavası tatlısı 3,98 şeklinde puanlama alarak sıralama yapılmıştır. Genel olarak görüşme soruları neticesinde panelistlerin Osmanlı Mutfak kültürü hakkında bilgileri vardır. Çalışmaya katılan panelistler daha önce kontrol tatlısı sütlaç hariç diğer tatlıları kesinlikle duymadıklarını da dile getirmişlerdir. Panelistlerin çoğunun ortak fikri ise günümüzde yer alan tatlılara bakıldığı zaman bu tatlıları tercih etmeyeceği yönünde fikir birliği sağlanmıştır.

Duyusal analizMutfakMutfak sanatları+5
Buket Ermercan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul ili gastronomi turizmi gelişmişlik düzeyi: Arap turistler üzerinde bir araştırma

Müstesna bir güzellikte olan İstanbul, geçmiş yıllar boyunca her zaman insanlar tarafından rağbet edilen bir kent olmuştur. İki imparatorluğun başkentliğini yapmış olan bu şehir, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde zengin mutfak kültürüne sahip bir şehir haline getirilmiştir. Ancak buradaki yeme içme çeşitliği ve zengin bir mutfak kültürüne sahip olması, belirli bir bölgeyi turistlere destinasyon yapmak için yeterli olmamaktadır. Bu sebeple gastronomi turizmi gelişmişlik seviyesinin belirlenmesi açısından önemli bir değere sahiptir. Gastronomi turizminde gelişmişlik düzeyinin ve gastronomi imajının daha yüksek seviyelere çıkarılabilmesi açısından paydaşların katkı sağlayıcı olması gerekmektedir. Bu araştırmada İstanbul'un gastronomi turizminin gelişmişlik seviyesinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada Gastronomi turizmi gelişmişlik düzeyi ölçeği ile oluşturulan anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerden yapılan analizlere göre KMO Barllett değerinin .70'in üstünde, anlamlılık değerinin .05'te altına ve ölçeğin faktör analizine uygun olduğu tespit edilmiştir. Sonrasında yapılan Doğrulayıcı Faktör Analiziyle (DFA), orijinal ölçekten farklı 21 sorudan meydana gelen yedi faktörlü bir yapıya ulaşılmıştır. Katılımcılardan gelen verilere göre ölçek ve alt boyutlarında gruplar arasındaki farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde İstanbul'daki gastronomi turizminin geliştiği gözlenmiştir. Bu çalışmadaki verilerin değerlendirilmesi sonucunda gastronomi turizmindeki gelişmişlik düzeyi tespitinin stratejik bir öneme sahip olduğu görülmektedir. İstanbul'un diğer bölgelerden farklı olması, gastronomi turizminin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Gastronomi turizmi ilerlemesi için paydaşların gelişimi ve turizme yönelik gelecekteki planlarında yer almalıdır, plan ve stratejilerin geliştirilmesini gerektirmektedir. Sonuç olarak doğru planlar ile İstanbul mutfağının uygun yerini alınması, İstabul için pozitif ivme kazandıracaktır.

AraplarGastronomiMutfak turizmi+4
Samara Alzuhairi
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk yemek kültüründe meydana gelen değişmeler üzerine sosyoljik bir araştırma (İstanbul örneği)

Tarih boyunca insan hayatının en önemli ve hayati parçası olan yemek hayatta kalmak için ihtiyacımız olan besin olma özelliği dışında sosyal ve kültürel özellikleriyle hayatımızın ve gündelik yaşantımızın tam merkezinde yer almaktadır. Son yıllarda hızlı kent yaşamıyla birlikte küreselleşmenin, popüler kültür ve kitle kültürünün etkileri yeme-içme alışkanlıklarında da gözlenmeye başlanmıştır. Bu bağlamda küreselleşmenin kültürel etkileri Türk yemek kültüründe de kendini göstermiştir. Küreselleşme "global düşün yerel hareket et" olarak özetlenebilecek "küyerelleşme" kavramını beraberinde getirmiş ve örnekleri mutfaklarda yerini almıştır. Aynı zamanda küreselleşme yerelleşme hareketini doğurmuş ve Türk mutfak kültüründe bu yöne doğru bir hareketlenme söz konusu olmuştur. Türk yemek kültürü tarih boyunca etkileşime girdiği toplumlar, farklı kültürler, üzerinde hareket ettiği topraklar ve coğrafya doğrultusunda gelişmiş ve zenginleşmiştir. Tarih boyunca yemeklerin gerek hazırlanışları, sunuluşları, yenme biçimleri ve sıraları, hazırlanma zamanları gibi sembolik anlamları olmuştur. Yemeğin bu sosyal ve kültürel yönleri onu sosyolojik olarak ele almayı gerektirmiştir. Bu nedenle özellikle 20. yüzyılda küreselleşmenin etkilerinin artmasıyla yemek kültürü ve yemek sosyolojisiyle alakalı çalışmalar artış göstermiştir. Bu araştırmada yemeğin sembolik yönü göz önünde bulundurularak sembolik etkileşimcilik yaklaşımı temel alınmıştır. Çalışmanın amacı küreselleşme ve popüler kültür gibi kültürel kavramların Türk yemek kültürüne etkilerini konunun uzmanlarıyla yapılan görüşmelerle ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ve derinlemesine mülakat tekniği ile uzman 12 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler sonucunda popüler kültür ve küreselleşmenin Türk yemek kültüründe ve yeme içme alışkanlıklarında etkileri olduğu ve bu etkilerin Türk yemek kültürünü ve yeme içme alışkanlıklarını değişime uğrattığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların popüler kültürü ve etkilerini daha olumsuz, küreselleşmeyi ve buna bağlı etkileri daha olumlu karşıladıkları anlaşılmıştır. Araştırma sonucunda daha sorumlu ve farklı disiplinlerden de yararlanan bir gastronomi anlayışının geliştirilmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Kültürel değişimKüreselleşmeKüreyerelleşme+6
Başak Soydan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Sanat için yemek, yemek için sanat

Beslenme canlıların en temel ihtiyaçlarından biridir. Diğer ihtiyaçlara göre daha farklı olan beslenme eylemi, genellikle bir canlının yaşamının devam etmesiyken başka bir canlınınkinin sona ermesi anlamına gelebilir. Böyle olunca da bir ölüm kalım mücadelesine dönüşür. Ancak, insanların toplumsallaşmasıyla birlikte beslenme biyolojik bir gereklilik olmanın yanında toplumsal anlamları olan nesnelere dönüşür. Bu nesneler etrafında çeşitli eylemler, ritüeller, çatal bıçak gibi yardımcı/aracı nesneler, mutfak, kiler, restoran gibi mekânlar toplumsal yaşam içerinde örgütlenerek yeni toplumsallıklara yol açar. Bu anlamda yiyecek/içecekler ve onları tüketme salt bir biyolojik gereksinim olmaktan çıkıp birer iletişim aracına dönüşür. Yani biyolojik bir amaçken, toplumsal bir araca dönüşür. Aynı zamanda sosyal statülerin göstergesi olan bütün bu nesneler ve eylemler en başından beri sanatın konusu olmuştur. Mağara resimlerinden günümüze kadar av sahnelerinden, saray ziyafetlerine, toplumsal eşitsizlikten yüksek statü göstergesine kadar çok geniş bir konular yelpazesiyle sanatın her türlü formunda karşımıza çıkar. Bu Sanatta Yeterlik Tezi kapsamında, yiyecek/içeceklerin ve onları edinme ve tüketme biçimlerinin sanatla nasıl bir ilişki içerisinde olduğu sanat tarihinden örnekler üzerinden incelenmiş olup, yine bu tez kapsamında üretilen sanat çalışmalarının yorumlanmasına temel oluşturmuştur. Anahtar Sözcükler: Sanat, Yenebilir Sanat, Eat Art,

BeslenmeResim sanatıResimler+5
Menekşe Samancı Aydın
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çikolatanın tarihinde İsviçre ve İsviçre kültür ekonomisinde çikolata

Ülkelerin ekonomik kalkınma güçleri, son yıllarda, kültürel özellikleriyle doğru orantılı olarak şekillenmeye başladığı için ekonomi ve dolayısıyla tüketim unsuru olan yeme içme kültürü, Türk Halkbilimi alanında çalışılması gereken bir konu hâline gelmiştir. Buna bağlı olarak günümüzde toplumların yeme içme kültürleri içerisinde yoğun olarak yer alan çikolata da araştırılması gereken bir konu olmuştur. Çikolatanın tarihi 3000 yıl kadar önceki zamanlarda, Meksika'nın güneyindeki alçak alanlara yayılmış ormanlarda yaşayan Olmeklerle başlamıştır ve Olmekler'in komşuları olan Mayalar ve Aztekler, Olmekler'den öğrendikleri çikolatayı öncelikle kültür belleklerinde 'tanrıların yiyeceği' olarak kodlamışlar daha sonra kakao çekirdeklerini ticaret amaçlı kullanarak ekonomik açıdan çikolatayı ele almaya başlamışlardır. Günümüzde çikolata denilince akla ilk olarak Avrupa ülkeleri özellikle de İsviçre gelmektedir. İsviçre yılda kişi başına 11 kilo çikolata tüketerek dünya sıralamasında birinci sıradadır ve bu tüketimi İsviçre kültür ekonomisi ile birleştirerek avantaja çevirmiştir. Özellikle tarihsel süreçte çikolata sektörüne markaların katmış olduğu yenilikler ve kültürel çalışmalar aracılığıyla çikolata İsviçre'nin imgesi hâline gelmiştir. Bu bağlamda İsviçre'de yaratıcı endüstrilerin çalışmalarına ve dönemsel etkinliklere yer verilmiştir. Çalışmamızda bu kapsamda üç saha çalışması yapılmıştır ve bunlardan ilki 'Cailler Maison'dur. 'Cailler Maison' İsviçre'de en çok ziyaret edilen müzeler listesinde üçüncü sırada yer alan bir fabrikadır. Dönemsel bir etkinlik olan 'Le Rallye du Chocolat' ise yıl içerisinde farklı dönemler ve şehirlerde düzenlenen, üzerinde henüz araştırma yapılmamış olan çikolata mitingidir. Çikolata kapsamında eski bir faaliyet olan 'Cenevre Çikolata Festivali' başka bir ifadeyle 'Festichoc' 2005 yılından beri düzenlenmektedir ve yıllar içerisinde bu festival ekonomik gelir kaynağı hâline gelmiştir. Bu çalışma, kültürünü ekonomiye yansıtması konusunda başarı göstermiş ve gelişmiş bir Avrupa ülkesi olan İsviçre'nin çikolata bağlamındaki ekonomik faaliyetlerini incelemek üzere; Temel Kavramlar ve Yaklaşımlar, Çikolatanın Tarihî Kökeni, Çikolatanın Avrupa'ya Gelişi, Çikolatanın Tarihinde İsviçre ve İsviçre'yi Çikolata Ülkesi Yapan Markalar ve Çikolatanın İsviçre Kültür Belleği ve Ekonomisindeki Yeri olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda yukarıda bahsi geçen araştırma sahaları incelenerek çikolatanın, İsviçre'deki kültürel ekonomik boyutu ve İsviçre kültür belleğindeki yeri tespit edilmiş, böylece Türkiye'deki kültür ekonomisi çalışmalarına katkı sağlaması ve yeni çalışma alanları ortaya çıkarması amaçlanmıştır. Çikolata, İsviçre kültür belleğinde 19. yüzyıldan itibaren yer alabilmişken Türkiye kültür belleğinde baklava, mesir macunu gibi yöresel ürünler daimî olarak bulunmaktadır. Çalışmamız yöresel ürünlerden ekonomik gelir elde edebilmek için yukarıda ifade edilen dönemsel etkinliklerin Türkiye'de de düzenlenmesi ve üretim alanlarının turistik mekânlar hâline getirilerek ekonomik kazanç elde edilmesi noktasında Türkiye'deki yaratıcı endüstrilere örnek olabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bunun için alanında profesyonel olan markaların sektöre sağlayacağı yeniliklere ve yatırımlara da ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Sözcükler Kültür ekonomisi, çikolata, fabrika, müze, festival ve etkinlik, İsviçre, Türkiye, baklava, mesir macunu.

EkonomiEkonomik etkiFestivaller+6
Kübra Kaya Terme
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Selim İleri'nin eserlerinde yeme içme kültürü

Edebi eserler içinde yaratıldığı toplumun kültürel unsurlarını içerirler. Bu kültürel unsurlara dâhil edebileceğimiz en önemli başlıklardan biri kuşkusuz yeme içme kültürüdür. Selim İleri'nin eserleri yeme içme kültürüne ait birçok unsuru barındırmaktadır. Yazar, farklı türde yazdığı eserlerinde yeme içme unsurlarını ve mekânlarını kullanma noktasında Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Yazar, özellikle İstanbul Kitaplığı serisinde yer alan İstanbul Yalnızlığı, İstanbul İlk Romanımda Leylak, İstanbul Seni Unutmadım, İstanbul Hatıralar Kolonyası, İstanbul Lale ile Sümbül, İstanbul'un Sandık Odası, İstanbul Mayısta Bir Akşamdı, İstanbul'un Tramvayları Dan Dan!, Yaşadığım İstanbul, İstanbul Bu Gece Yine Sensiz ve sadece yemek yazılarından oluşan Oburcuk Mutfakta isimli eserlerinde çocukluğunun, gençliğinin ve yetişkinliğinin İstanbul'unu anlatır. Yazar bu eserlerinde kentin yeme içme kültürüne, yeme içme mekânlarına, ev içi hayatında yeme içmenin rolüne sıklıkla değinmiştir. Yazarın yeme içme kültürü çerçevesinde görüp anlattıkları, kendisinin kurmaca eserlerinde de ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada Selim İleri'nin 1968-2018 yılları arasında yazmış olduğu roman, öykü, deneme, anı ve tiyatro metinlerinde geçen yeme içme kültürüne ait unsurların tematik bir incelemesi yapılmıştır.

Edebi eserlerGünlük yaşamTürk edebiyatı+4
Uğur Öztek
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ukrayna gastronomi festivalleri

Küreselleşen dünyada turizm, artık ülkelerin önemli gelir kalemi ve prestiji haline gelmiştir. Turizm pastasından payını artırmak isteyen ülkeler sahip oldukları potansiyeli çeşitlendirmeye çalışmaktadırlar. Gastronomi turizmi, bu çeşitlendirmenin öğelerinden biridir. Gastronomi festivalleri de gastronominin en önemli etkinlikleridir. Bu çalışmada Ukrayna'daki gastronomi festivalleri incelenmiş, işlevleri ortaya konmuş ve olumlu olumsuz yönleri tartışılmıştır. Çalışmada Ukrayna'nın 1991 yılında bağımsızlığı kazanmasıyla siyasi ve kültürel olarak gelişimine ivme kazandırdığı çeşitli örneklerle açıklanmış, bu bağımsızlığın festivaller üzerindeki etkisi anlatılmıştır. Çalışmanın sonunda Ukrayna'daki Gastronomi Festivallerinin Ukrayna'nın tanıtımına ve kültürüne büyük yarar getirdiği saptanmış, Ukrayna toplumunun özellikle festivallere ev sahipliği yapan bölgelerin ekonomik, sosyal, psikolojik, çevresel ve kültürel yönden işlevleri incelenmiş, Gastronomi Festivalleri ile ilgili detaylı bilgiler ve görseller sunulmuştur.

FestivallerGastronomiMutfak turizmi+3
Svitlana Zavalna
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular