Sura
119 theses under this subject heading
Furkân sûresi örneğinde hâl konusunun incelenmesi
İslâm devletinin büyümesi yeni fetihleri beraberinde getirmiş ve birçok kültür ve medeniyet İslam topraklarına katılmıştır. Bunun neticesinde Kur'ân-ı Kerim'in doğru okunması ve anlaşılması endişesi meydana gelmiştir. Bu endişenin giderilmesi için Arap olmayanlar bu dilin öğrenilmesine büyük önem vermiştir. Bu sebeple birçok çalışmalar yapılmıştır. Bu alanda yapılan çalışmalar sonucunda "sarf, nahiv, Belâgat, aruz, lügat" gibi çeşitli ilim dalları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada birinci bölümde hâl konusu, temel kaynaklar merkezli işlenmiş olmakla birlikte bazı yerlerde modern kaynaklardan da istifade edilmiştir. İkinci bölümde ise Furkân sûresinde geçen lafızlar sarf ve lügat açısından tahlil edilmiş ve sûrede geçen hâl örnekleri gösterilmek suretiyle konu tartışılmıştır. Âyetler tercüme edilirken hâlin manaya nasıl yansıması gerektiği örnek meâller vermek sûretiyle gösterilmiştir. Böylelikle sûrenin muhtevâsının ve ayetlerin bağlamının daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır.
El-Vâkıa suresi bağlamında Arap dilindeki merfûâtın incelenmesi,
Dil, canlı bir varlıktır. Canlı bir varlık gibi doğar, büyür, gelişir ve konuşanı kalmazsa ölür gider. Tüm bu aşamalarda en etkili unsur insandır. İnsanın gelişimi, değişimi, farklılaşması gibi faktörler dile direkt olarak etki eder. Arapça, yüce kitabımız olan Kur'ân-ı Kerim'in, Müslümanların Peygamberi Hz. Muhammed (sav)'in ve onun ashâbının dilidir. Bu itibarla sadece ilk muhatapları olan Arapların değil, aynı zamanda farklı milletlere mensup bütün Müslümanların ortak dilidir. Hiç şüphesiz Hz. Peygamber'e (sav) verilen görevlerden bir tanesi de yüce kitabımızı yorumlama ve açıklama yetkisidir. Bu husus Kur'ân-ı Kerim'de şöyle ifade edilmektedir: "İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın diye sana Zikr'i (Kur'an) verdik. Umulur ki düşünürler." ( Nahl 16/44) Buradan da açık bir şekilde anlıyoruz ki belâğat ve fesâhatin zirvesinde yer alan Allah Resulü'nün (sav) temel vazifesi Kur'ân-ı Kerim'i insanlara açıklayarak yaşanılır hale getirmek ve kendisine inzal olunan vahyi tefsir etmektir. Mekke Arapları'nın büyük bir kısmının okuma yazma bilmemelerine rağmen kendilerine okunan Kur'an-ı anlamada herhangi bir zorluk yaşamadıkları, ne bir tercümana ne de nahiv kaidelerine ihtiyaç duymadıkları bilinen bir gerçektir. Kitap onların anadillerinde vahyedilmiş ve Araplar da dil ve edebiyatları üzerinde hâkimiyet kurmuşlardı. Cahiliye şiirleri, belâğat içeren hitabetleri zaten Arap edebiyatının temel kaynaklarının yekûnunu oluşturmaktadır. Bu sebeplerle Kur'an-ın diline vakıf olan Araplar Kur'ân-ı okuyup anlamakta zorlanmadılar. Ancak son kitap sadece Araplara gönderilmemiştir. Neticede Arap olmayan Müslümanlar dinlerini daha iyi ve sağlam öğrenebilmek için dinlerinin dili olan Arapçayı öğrenmeye yönelmişlerdir. Şer'i ilimler alanında yazılan temel eserlerin Arapça olması da Arap olmayan Müslümanları Arapça öğrenmeye sevk etmede önemli rol oynamıştır. Arapça öğrenmek isteyen bir kişinin öncelikle sarf (kelime bilgisi) ve nahiv (cümle bilgisi) ilimlerini öğrenmesi gerekir. Biz bu çalışmada nahvin tanımı, doğuşu, i'râb, i'râbın kısımları, alâmetleri, Vâkıa sûresi ve bu sûrede geçen merfûât üzerinde duracağız.
Hüsameddin el-Bitlisî'nin "Câmiü't-Tenzîl Ve't-Te'vîl" adlı eserinden Nisâ Sûresi tefsirinin tahkiki
Ele aldığımız tefsir, Türkiye ve Anadolu topraklarında şöhret kazanan İdrisi Bitlisî'nin babası Hüsameddin Ali el-Bitlisî'ye aittir. Eser sahibi, Akkoyunlu devletinin üstün alimlerinden sayılır. Kendisi tarikat şeyhi olmasıyla birlikte fıkıh ve felsefede de derin bilgiye sahiptir. Tefsir ve işârî tevil şeklinde iki boyutlu açıklamalarda bulunan Câmiu't-Tenzîl ve't-Te'vîl adlı bu eser muhteva açısından çok zengin metodoloji ve bilgilere sahiptir. Çalışmamızın birinci bölümünde müellifin hayatı, eserleri, ilmi ve siyasi şahsiyeti ele alınmıştır. İkinci bölümünde eser sahibinin tefsir metodolojisi ve bakış açısı araştırılmıştır. Üçüncü bölümde Bitlisî'nin Câmiu't-Tenzîl ve't-Te'vîl adlı tefsirinin Nisâ Sûresinin tahkiki yapılmıştır.
Hikâyet-i Ashab-ı Kehf ve Takyanus (Metin-inceleme-tıpkıbasım)
Ashab-ı Kehf ya da Yedi Uyurlar olarak bilinen yedi arkadaşın hikâyesidir. Ashâb-ı Kehf kıssası Kur'an-ı Kerim'de Kehf Sûresi'nde anlatılmaktadır. Ashab-ı Kehf hikâyesi geçmişten günümüze çeşitli rivayetler ve az da olsa değişik farklılıklarla anlatılmaktadır. Bu sebepten kıssa ile ilgili en doğru kaynak İslam'ın temel kitabı ve ilk müracaat kaynağı Kur'an-ı Kerim'dir. Ashâb-ı Kehf kıssasının anlatıldığı Kur'ân-ı Kerîm'in on sekizinci suresine, bu kıssanın önemi dolayısıyla "Kehf" adı verilmiştir. Ashab-ı Kehf kıssası gerek dini gerek tarihi açıdan önem arz eden bir hikâyedir. Bu konuyu geçmişten bugüne dek pek çok Osmanlı müellifi eserlerinde de yer vermişlerdir. Bizim üzerinde Yüksek Lisans çalışması yapacağımız eser Milli Kütüphane kataloğunda ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının yazmalar.gov.tr adresindeki katalogda Kâdî Asker Şerîf Mehmed Mollâ Efendî (öl. 1308/1890) tarafından yazıldığı belirtilen yazma esere yönelik olacaktır. Bu Ashab-ı kehf hikayesi Osmanlı Türkçesi dönemine ait sade ve akıcı üslupla yazılmış bir eserdir. Eserin trankripsiyonlu metni ortaya konuldu ve ardından eserin sözlüğü hazırlandı.
(الجواهر والدرر في تناسب الآيات والسور (المزمل المدثر القيامة الانسان
Advanced and contemporary scholars of Islamic shari'a and fiqh of the Ummah did not make much progress in the subject of Tenasub they did not spend a great deal of time on such an important subject as (the relationship between the verses of the QUR'AN and their durations) and did not make a large classification on this subject and they did not make a big classification on other subjects of the Qur'anic sciences (TAFSİR، NASEKH AND NANSOKH) they did not give the importance they gave to this issue they classified the term to explain and explain its curriculum explained its importance and results in our worship life، stated what a Muslim should understand towards his creator، his Lord، his prophet، his religion and his ummah،In general، the science of Tenasup has a great importance in the Islamic Sharia، because it has a strong connection with the book of Allah، makes the verses read، explains the pronunciation، explains their meanings so that a normal Muslim can understand، understand the goal he wants to reach، and taqwa will bloom in the hearts،The purpose of my writing this thesis is to be of great importance and to reveal the efforts of scholars and fiqh men in Islamic Sharia، to remind people of the concepts of the QUR'AN represented by supreme meanings and divine miracles that transcend the human mind، In this research I used the Descriptive analytical method، which declares and explains the values associated with this science، I have collected what is hidden in the Reference and source books، I used a reading method، tried to read the research topic from the opinions and evidence، I finally summarized this study and added the conclusions and recommendations، The importance of the Science of Tenasup is revealed in serving the book of Allah، and I have stated this in the study، The subject of tenasup is not a new subject for scholars، but with the Islamic conquests and the coming under the rule of non-Arabs، it only emerged with this name in the first hundred years of the new emergence of Islam، With the non-Arab novices' conversion to the religion of Allah، Islam، Islamic Shari'a led scholars and fiqh scholars to research، expand and explain the details in the Sciences of the Qur'an، They are still researching، they continue to write and classify، everyone presents their evidence and they have presented the knowledge in their arms to serve Allah's book، religion and shari'ah، they have declared their judgments، they have simplified their meaning، Keywords: Tafsir. Tenâsüb, Ayat, Sûra, Qur'an
القيادات الواردة في سورة يوسف واهم مايميزها
In my research, I dealt with the personalities mentioned in Surat Yusuf, (peace be upon him), and they are the main and secondary characters in the Surah, such as Our Yaqoub and Our Yusuf, (peace be upon him), as the leading figures in the Surah. It dealt with the characters of Aziz Egypt, Joseph's brothers , the Aziz woman , and tthe King of Egypt as secondary leading figures in the surah, because they are complementary to the story of Joseph, (peace be upon him). These personalities were called leaders because they were able to lead themselves and lead those with them in different ways, some of them were led with wisdom and good intention to bring the interest to himself or those who are in his responsibility, and some of them lead themselves and those with them with plans that express the xiv intelligence of leaders, but they were used for bad cunning as is the case with brothers Joseph, peace be upon him, or the wife of the dear, My method in the research was to deal with each character according to its occurrence in the noble verses of the surah, and to explain its leadership characteristics, and to support my idea with some of the views of the commentators, if any, and the aim is to highlight the abilities and wisdom of these characters in leadership. These advantages can be applied to the current reality, as they are useful in how to choose the leader by knowing his bearing those advantages , as well as benefiting from the results that he reached in developing the leadership capabilities of everyone who takes charge of something from people's affairs, whether he is a leader in his home or any administrative position. Or social in which he is the leader and the decision-maker. Keywords: Leaders, Joseph, peace be upon him, Jacob, peace be upon him, objective interpretation
تفسير سورة الفاتحة لأحمد بن روح الله بن ناصر الدين الأنصاري الجابري، دراسة وتحقيق
The knowledge of interpretation is one of Ashraf sciences, the greatest and its best, to be concerned with the words of the Almighty, who is supervised, and the expatriates are paid great place accordingly, in addition to the serious task For the science of interpretation and his place I chose to study this section, and work to achieve a message in the interpretation of Surat Al-Fatihah for Ahmed Al-Ansari from the filaments of the eleventh century migration. The work was divided into two parts, known in the first section of Ansari, speaking of his name, his name, and his birth, his family, his family, and his death, and then talked about his scientific status and the words of scientists, and then moved to talk about the curriculum The second section has been allocated to achieve the letter, and in which he has taken care of the scientific value of the line, and verify its ratio to the author, and prove from the title to return to different sources and scouts, and then described the copy of the author. The author begins mentioning the views of the companions, and the following, and the interpreters in one matter, and shows the argument for each team, and often tends to the opinion of the audience of the interpreters, and sometimes unique in the opinion of arguments and prostration, which hand This is the highlights of this work in achieving this letter, and ask God Almighty sincerity, acceptance and guidance, thank God first and others. Keywords، [Ansari - Ibn Spirit - Interpretation - Surah - Al - Fatiha - Mulla - Ahmed].
Tahkik Dora Al_Bayda, Yusuf suresin'nin ilk 21'inci ayetinin tefsirinde _ imam Ebu Hâmid Muhammed El_Gazali ( R.Â)
: This thesis is concerned with editing part of a book by one of the prominent Muslim imams، Al-Ghazali، may God have mercy on him. His manuscript، whose editing is the subject and purpose of my thesis، deals with the interpretation of Surat Yusuf، peace be upon him ، which is a different interpretation from other interpretations of different types. The author follows a different methodology based on situating the events in the historical context ، often by relying on Israelitic narrations، and then sheds light on all of that through what he narrates of prophetic hadiths connected to one of the meanings that appears in every part of the context of the story، although this is not done regularly. The reader notes that the author ، may God have mercy on him، aims to present the story with a Sufi template and a Sufi philosophy based on love. Love، faithfulness، and annihilation in the soul of the beloved are what he seeks to highlight through everything he presents in this text ، whether in his comments on the details of Surat Yusuf، or in his digressions about the stories of ascetics، worshippers and righteous people، narrated by written reports. He confirms this through his quoting of a fair number of poems derived from the platonic love environment، or the poems of Sufis and those who wrote about divine love. I worked on producing the text as desired by its author، and through my modest research experience I provided it with various scientific and technical services، including a study section in which I provided an adequate introduction of the author، explained the author's approach in his book، examined his sources and presented my modest vision about the work in its entirety. Keywords: (Yusuf، brothers ، sale، love، beauty، picture)
حاشية على جزء عمَّ من أنوار التنزيل وأسرار التأويل للبيضاوي للشيخ محمد بن محمود، دباغ زاده الحنفي العينتابي (ت 1114 ه) من أول سورة النبأ إلى نهاية سورة الانفطار (دراسةً وتحقيقاً)
The manuscript of Dabbaghzadeh's commentary on the interpretation of Juz' Amma by al-Qadi al-Baidawi is one of the important footnotes written on the interpretation of al-Qadi. In his interpretation, the author dealt with many aspects and spoke about many ideas. Where he poured out the pearl of what his knowledge had reached, and he followed one approach from the beginning to the end. So he would stop at al- Qadi's interpretation word by word, and he would comment on it and explain it, as a warning about Al-Baydawi's intent of these words. Comparing in many places between him and the interpretation of Imam al-Zamakhshari, the author's focus was mostly on the linguistic aspects of interpretation, and he rarely mentioned other forensic sciences, as we see his footnote is poor in citing the prophetic hadiths and narrations. I collected copies of the manuscript and studied them, and chose an original copy that I made in the text, compared to the other copies, and wrote the differences in the margins. I presented the research with a study about the author, in which I mentioned his name, lineage, birth, age, students, writings, and his death. Then I wrote a paper in which I spoke about the name of the manuscript and its attribution to its author and the author's approach to it, addressing all aspects of this footnote, with a mention of the most important sources from which the author was quoted. I concluded the research with a conclusion in which I spoke about the results and recommendations I concluded from working on this footnote. Keywords: Dabbaghzadeh, Al-Baydawi, Al-Anwar Al-Tanzil, Juz' Amma, footnote, manuscript.
"تفسير القرآن لشمس الدِّين محمَّد الشَّهير بالمصريّ الشَّافعيّ المتوفي ٨٩٣لسورتي الرَّعد وإبراهيم دراسةً وتحقيقاً"
This study deals with a valuable manuscript written by the author Shams El- Din Mohamed El-Masry, who died in the year (896 AH) among the scholars of the ninth century of the Prophet's migration, for whom we did not find an adequate translation. His book has several characteristics; what pushed me to investigate it, these characteristics such as: it Combine between several well-known methods of the Interpretation of the holy Quran: the interpretation of the aphorism, the opinion, and indicative interpretation. The diversity of knowledge it contained; It also included many sciences as Hadis, Readings, Grammar, Morphology, Rhetoric And Jurisprudence, and was particularly interested in its interpretation of the linguistic and rhetorical aspect and the explanation of the syntax The author also briefly touched on issues of belief and jurisprudence, and used the sayings of the Companions, followers and famous scholars to support his opinion and idea in the explanations of the Qur'anic verses. The researcher followed the historical descriptive approach in introducing the author and his scientific biography, and the scientific method followed in investigation and commentary, as he wrote it according to the considered orthographic drawing, compared its copies and established the differences, documented the sayings of the Companions, followers, commentators, jurists, modernists and linguists and attributed them to their sources, and clarified the ambiguity as much as possible. the most important results of this research was that Al-Maqdisi was not satisfied with explaining the lexical connotations only, but he was expanding in explaining the semantic differences between words according to their contexts, and he took many sayings without attribution or reference, as he did in his quotes from the Al-Qurtubi and Al-Baydawi in most of his explanations. His sayings and inferences, and his interpretation included many of the sayings of other commentators and linguists; what prompted me to track it down and attribute it to its sources and appearances. This study ended by the most important results, indexes and the researcher's biography.
Rahmân sûresi'nde nimetlerin tasviri
Kur'ân, insanın dünya ve âhiret hayatında, bir nizam ve gaye hedefleyen, onun hayat tarzını inşa etmek amacıyla indirilen son ilahi kitaptır. Bu, yüce kitabın kanunları, ana fikri, temel bilgileri ve hukukî sistemi gibi hususlar eğitim amaçlı olup, temel hedef, kişinin İslâmî ve insanî olarak tam bir donanımla yetiştirilmesidir. Bu doğrultuda Allah-u Teâlâ mesajını ilâhî vahiy yoluyla Hz. Peygamber'e tebliğ etmiş, hakkın ve hakikatin en önemli tesisi olan Kur'ân'ı öğretmiştir. Yüce Allah'ı tanıma konusunda rehberlik eden Kur'ân, yepyeni bir hayat çizgisi getirerek, kapsadığı ilâhî mesajlarla insanları doğru yola yönlendirmiştir. Üzerinde ilâhilik mührü bulunan bir kitap elbette kendine özgü birçok sanatı bünyesinde barındıracaktır. Tezimizde bu minvalde hareket ederek, Rahmân sûresinde mevcut olan edebî üslûbu, bazı söz sanatlarını Rahmân'ın varlığını, birliğini ve kudretini tanıtacak olan belgeleri, kâinattaki kademeli oluş ve düzenli işleyişleri dünya ve âhiret dengesi içerisinde sıralayarak O'nun muhteşem sanatını ve nimetlerinin tasvirini anlatmaya çalıştık.
Et-Tefsîru'l-Munîr tefsirinde belagat konuları- Fâtiha, Bakara ve Ali İmrân sûreleri -
Bu çalışmada Vehbe ez-Zuhaylî'nin et-Tefsîru'l-Munîr fi'l-`Akîde ve'ş-Şerîa` ve'l-Menhec isimli tefsirinin Fâtiha, Bakara, Âli İmrân Surelerinde yer alan belagat konuları ele alınmıştır. Vehbe ez-Zuhaylî, son asırda yaşamış Suriyeli İslam âlimlerinden biridir. Hayatını ilme adayan bu güzide insan, bilhassa İslam hukuku alanında yaptığı çalışmalar neticesinde tüm İslam âleminde muteber bir yer edinmiştir. Vehbe ez-Zuhaylî, İslam hukukunda temayüz etmiş bir âlim olsa da onun ilmi ve âlimliği sadece fıkıhçılığı ile sınırlı değildir. Özellikle tefsir alanında ciddi çalışmalar ve faaliyetlerde bulunmuş geriye sayısını bilemediğimiz dersler, faaliyetler ve nihayetinde üç önemli tefsir bırakmıştır. Bu üç tefsirden en önemli ve en kapsamlı olanı ise şüphesiz et-Tefsîru'l-Munîr'dir. Çalışmamızın konusunu da et-Tefsîru'l-Munîr'de yer alan belagat konuları teşkil etmektedir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Vehbe ez-Zuhaylî'nin hayatı ve eserleri, ikinci bölümde belagat ilmi, alt disiplinleri ve bu disiplinlerin içerisinde yer alan edebi sanatlar, üçünçü bölümde ise et-Tefsiru'l-Munîr'de yer alan belagat konuları incelenmiştir.
Nisa sûresi 105-115 âyetlerin İslâm Hukuku açısından yorumu
Bu çalışmada "Nisa Suresi 105-115. âyetlerin İslâm Hukuku Açısından Yorumu" konusu incelenmiş olup söz konusu âyetlerin sebeb-i nüzûlleriyle ilgili rivâyetlerin, müfessirler tarafından nasıl değerlendirildikleri ve bu âyetlerin yorumlarından çıkan fıkhî hükümler mercek altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu âyetlerin, yargılama hukuku ve fıkıh usûlü ile ilişkisi de konumuzun kapsamı içerisindedir. Giriş ve sonuç ile birlikte üç bölümden meydana gelen bu çalışmanın giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynakları üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde önce Kur'an-ı Kerim'i anlamada esbâb-ı nüzûlün önemi ele alınmış olup ilgili âyetlerin meali ve tefsiriyle birlikte iniş sebebine dair rivâyetlere yer verilmiş, sonra da Medine'nin sosyal ve dini yapısı tanıtılmıştır. İkinci bölümde söz konusu âyetlerden çıkan yargılamaya dair fıkhî genel hükümlere temas edilmiştir. Üçüncü bölümde ise ilgili âyetlerin fıkıh usûlü ile ilişkisi ele alınmıştır. Sonuçta mezkûr âyetlerin yargılama hukuku alanında normatif kurallar içeren birçok hükme esas teşkil ettiği tespit edilmiştir. Aynı şekilde fıkıh usûlü alanında da bazı delillerin temellendirilmesinde referans alındığı görülmüştür.
Nur Suresinin günümüz toplumuna verdiği mesajlar
Bu çalışmada, Allah-u Teâla'nın insanlara hidayet ve rehber olarak göndermiş olduğu mukaddes Kitabı Kur'ân-ı Kerim'in 24. sırada gelen Nûr sûresinin, günümüz insanına verdiği mesajlar incelenmiştir. Bu sûre, inananların ferdî ve içtimaî hayatını düzenleyecek, onlara kişilik ve kimlik kazandıracak ehemmiyetli emir ve nehiylerin verildiği bir sûredir. Bunların yanı sıra, aile içi ve sosyal ilişkiler ile alâkalı adab-ı muaşeret kuralları, zina ve kazf ile ilgili hükümler, insanların iffet ve namuslarını korumada İslâm toplumunu daha dikkatli olmaya davet, nikâh, bekârların evlendirilmesine teşvik konuları da sûrenin muhtevasındadır. Ayrıca Nûr sûresi, münafıkların ve kâfirlerin durumu, şeytanın ve şeytani niteliklere sahip insanların tuzaklarına karşı uyarı, sosyal ahlâk ve toplu ibadetin vazgeçilmezi camilerin önemi, Allah'a ve Peygamberine itaatin gereği, selamlaşma, evlere giriş çıkış âdâbı, tesettür, mahremiyet, edep ve iffet gibi ahlâkî olgunluk kazandıracak özellikteki esasları ihtiva eder. Bu özelliği itibariyle günümüzde ve gelecekte birey, aile ve toplumun saadet ve huzurunu sağlayacak olan ahlâkî esas ve kuralları, insanlığa ışık tutacak niteliktedir. Tezimizde Nûr sûresindeki ayetlerde verilmek istenen mesajlar belirlenerek maddeler halinde tasnif edilmiştir. Çalışma Nûr sûresi ile sınırlı olmakla beraber Kur'ân'ın genelinde konu ile alâkalı örnek teşkil eden ayetlerle pekiştirilmiştir. XII Bu gayretimizde günümüzde ferdî, ailevî ve içtimaî huzur ve barış içinde yaşamalarını sağlayacak olan bireysel ve toplumsal esasların bilinmesi, özümsenmesi amaçlanmıştır. Dolayısı ile birey, aile ve toplumlarda meydana gelen ahlâkî çöküntü, aile kavramının önemini yitirmesi, mahremiyet konularına gereken önemin verilmemesi gibi toplumun çöküşüne zemin hazırlayan kötü davranışların Kur'ân-ı Kerim'deki bu ilahî mesajlar ile çözüme kavuşabileceği bir gerçektir. .Anahtar Kelimeler: Kur'ân-ı Kerim, ahlâk, Nûr sûresi, aile, toplum, zina, ifira, iffet, tesettür, mahremiyet, nikâh, selamlaşma. sonra doldurulacaktır.
Mushaf'ın modern imlâ ve noktalama kurallarıyla yazılması -Fatiha ve Bakara sureleri örneği-
İslam dininde mushafların yazımı vahyin inişinden günümüze kadar devam eden bir uygulamadır. Bu süreçte yazının gelişimi ile beraber mushafların yazımında farklı gelişmeler yaşanmıştır. İlk devirlerde mushaf yazısına harekeleri belirtmek için ve okumayı kolaylaştırmak için farklı noktalar ile durak işaretleri konulmuştur. İlerleyen süreçte hizip, âşire vs. semboller eklenmiştir. Günümüzde ise okumayı kolaylaştırmak ve mananın daha iyi anlaşılmasını sağlamak için Mushaf'a imlâ kuralları ve noktalama işaretlerinin eklenmesinin imkân üzerinde düşünülmektedir. Bu araştırma, bu konuyu inceleyip örnek bir uygulama yapmayı amaçlamaktadır. Birinci bölümde araştırmanın konusu, problemi, önemi, amacı, temel kaynakları ve yönteminin yanı sıra araştırmayla ilgili olduğundan imlâ kuralları ve noktalama işaretleri tarif edilerek her birinin ehemmiyetinden bahsedilmektedir. Ayrıca noktalama işaretlerinin kısımları ve görevleri de açıklanmaktadır. İkinci bölümde ise mushafların er-Resmu'l-Osmânî'ye göre değil de imlâ kurallarına göre yazılmasının hükmü hakkında selef ve halef âlimlerinin görüşleri izah edilmektedir. Bu görüşler ileri sürülen deliller ve gerekçeler yanında baskın gelen görüş ve deliller izah edilerek açıklanmaktadır. Sonrasında ise modern noktalama işaretleriyle mushafların yazılması konusunda son dönem âlimlerinin görüşleri açıklanarak ağırlık kazanan düşünceler dayanaklarıyla beraber ifade edilmektedir. Üçüncü bölümde noktalama işaretleri ile Mushaf'ın yazılmasının uygulamalı bir örneği Fatiha ve Bakara sureleri özelinde yapılmaktadır. Sonuçlara temas etsek bırkaç cümle ile ilgili bazı tavsiyeler de bulunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Resmu'l-mushaf, er-resmu'l-Osmânî, Mushaf, kıraat, noktalama işaretleri.
İfk ayetleri tefsiri ve islam düşüncesine yansımaları
Allah Teâlâ aziz kitabının nur suresinde ifk kelimesini zikretmiştir. İfk; Hz. Aişe'ye atılan iftira ve suçlamadır. Bu nedenle Allah Teâlâ atılan iftiradan temizlemek için bu ayetleri indirmiştir. İftira ve yalan, şeriatta Allah Teâlâ'nın gazabını gerektiren kötü şeylerdendir. İnsanların mahremlerini zedelediğinden, namuslarını kirlettiğinden, kişilerin onurunu ve şerefini incittiğinden, aile ve toplumun yapısını bozduğundan dolayı Allah Teâlâ bunları yasaklamıştır. Allah Teâlâ bu günaha karşılık olarak dünya ve ahiret cezasını da şiddetli bir azap olarak belirlemiştir. Hz. Peygamber bunların büyük günahlardan olup Allah Teâlâ'nın gazabını celp ettiğini bildirmiştir. Dolayısıyla her Müslümanın böyle bir hataya düşmekten kendini koruması gerekir. İslam düşünce tarihindeki fikir akımlarının ifk ayetlerinin anlaşılmasına önemli yansımaları olmuştur. Bu çalışmamız bir önsöz, bir giriş, dört bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde ifk olayı, zamanı, meselede geçen kişiler, Hz. Aişe'nin hayatı, faziletleri, Hz. Peygamberle evliliği ve ilmi seviyesinden bahsettim. İkinci bölümde ifk ayetlerin iniş sebeplerini, açıklamalı tefsirlerini ele aldım. Üçüncü bölümde İslami fırkalardan olan müfessirlerin ifk ayetlerinin kendisi için indirilen kimsenin suçsuzluğuna dair görüşleri, bazı Şiaların ifk meselesiyle ilgili eleştirileri, müminlerin annesini töhmet altında bırakan kimselerin hükmüne dair âlimlerin görüşleri, bu iftiranın yalan olduğuna dair deliller ve ifk ayetlerinin tefsirlerinin İslam düşüncesine olan etkilerini ele aldım.
Yâsîn sûresindeki gösterici unsurlar (Edimbilimsel inceleme)
Bu tez Kur'an metnindeki gösterici unsurları akademik bir yöntemle ele almaktadır. Bunu gösterici unsurların formları, çeşitleri ve bu dilsel göstericilerin râcî olduğu kaynakların bilgisine istinaden yapmaktadır. Ayrıca bu göstericilerin metindeki parçalar arası uyum ve bağlantılara katkısını da ortaya koymaya çalışmaktadır. Anlamlarının belirlenmesinde esas alınan bağlamlarından hareketle anlamlarını açığa kavuşturmayı da hedeflemektedir. Bu göstericiler herhangi bir metinde geçmediğinde anlamları olmayan ancak bir bağlam içerisine yerleştirildiğinde anlam kazanan lafızlardır. Bu bağlamda Yâsîn sûresi uygulama sahası olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada Edimbilim kavramı ele alınmış ve Arap belâgatı ile arasındaki ilişkiye kısa olarak değinilmiştir. Yine bu minvalde göstericiler(deictique), önceki dil bilginleri tarafından kullanım keyfiyeti ele alınmış ve göstericilerin çeşitleri noktasında ayrıntılı bilgiler zikredilmiştir. Ayrıca Yâsîn sûresinde geçen bu göstericilerin tahlîline de yer verilmiştir. Son olarak yeni bir bilim sahası olmasına rağmen Edimbilim, araştırmacı ve ilgililer tarafından kabul görmüş, dil araştırmalarındaki önemi ve farklı çeşitleri detaylıca ele alınmıştır. Bu yönüyle Mesud Sahrâvî'nin ifadesiyle şu şekilde tanımlanabilir: Dili kullanımı esnasındaki formuyla açıklamaya çalışan yeni bir iletişim bilimidir. Anahtar kelimeler: Yâsîn Sûres, Gösterici Unsurlar, Edimbilimsel. 2019,96 Sayfa Bilim Kodu:
İbrahim, Hicr ve Nahl sûrelerindeki kırâat farklılıklarının tefsire etkisi
Bu çalışmamız, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde kırâat ilminin tanımı, gayesi, faydası, konusu, çeşitleri, yedi harf meselesi, on kırâat imamı, ravi ve tarikleri hakkında genel bilgiler aktarılmıştır. Kırâat terimlerinin sözlük ve terim anlamlarını verdiğimiz giriş bölümünde, kırâat ilminin doğuşu kıraat imamlarının hayatları hakkında kısa bilgilere yer verdik. Birinci, ikinci ve üçüncü bölümde, çalışmamızın esas hedefini teşkil eden daha önce çalışılmamış bir konu olan "İbrahim, Hicr ve Nahl Sûrelerindeki Kırâat Farklılıklarının Tefsire Etkisi" başlığı altında, ferşü'l huruf bağlamında, manaya etki eden kıraat farklılıklarını, kırâat-i aşere (on kırâat okuyuşu) özelinde, ayrıntılı dil bilgisi izahlarından kaçınarak, sade ve yalın bir şekilde aktarmaya çalıştık. Çalışmamız esnasında Arapça eserleri kullanmaya gayret ettik. Ayetleri incelerken öncelikle ayetin Arapça metnini daha sonra Türkçe mealini vererek ayetin genel anlamı ışığında ferşü'l huruf bağlamında anlama etki eden kelimelerin hangi kıraat imamları tarafından ne şekilde okunduğuna değindik, akabinde ise kırâat farklılığının anlam üzerindeki etkisini ele aldık. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir.
Kalem suresinin din eğitimi açısından değerlendirilmesi
"Kalem Suresi'nin Din Eğitimi Açısından Değerlendirilmesi" başlıklı çalışmamızın konusu Kur'an-ı Kerim'in 68. suresi olan Kalem Suresi'nin eğitim açısından değerlendirip günümüz eğitim metotları ve eğitim ilkeleri ile karşılaştırılması, bunun yanı sıra Kalem Suresinde yer alan eğitimle ilgili kavramların açıklanmasıdır. Kur'an İslam'ın ilk yıllarından itibaren Müslümanların hayatlarındaki yapı taşlarını düzene koyan ana kaynak olmuştur ve her zamanda böyle olacaktır. İçinde eğitimle, ahlakla ve insanlara faydalı olacak bilgilerle dolu olan Kur'an-ı Kerim; raflarda duran belli gün ve gecelerde okunan ve sadece lafzının ezberlenip okunmaması gereken bir kitaptır. Bu tezin amacı da bu bilgilerin gün ışığına çıkartılmasına yardımcı olmaktır. Öncelikle birinci bölümde temel kavramların ele alındığı çalışmamızda Kur'an'ı Kerimin önemine, Kur'an'ı Kerimin eğitim için kaynak olup olmadığına ve Kalem Suresi'nin genel özelliklerine kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde ise öğretim yöntem ve tekniklerinden, eğitim metotları ve Kalem Suresinde yer alan eğitim metotları ele alınmıştır. Ardından Kalem Suresinde öne çıkan eğitsel ilkelere değinilmiştir. Son olarak Kalem suresi bağlamında ahlak eğitimi, kalem suresinde ödül ve ceza, yemin konuları eğitim çerçevesinde işlenmiştir. Yapılan araştırmalara göre Kalem Suresi'ni eğitim yönüyle ele alan bir lisansüstü tez çalışması bulunmamaktadır. Ancak temel İslam bilimleri alanında "Ana Konuları Ekseninde Kalem Suresi "adlı bir tez çalışması bulunmaktadır. Ayrıca Nebevi Mücadele Bağlamında Kalem Suresi Tefsiri isimli Halil Aldemir'in kaleme aldığı bir kitap mevcuttur. Bu çalışmamızı hazırlarken hazırlanan bu tezden ve kitaptan faydalanılmıştır. Kur'an-ı Kerim'in bir suresi olan Kalem Suresini eğitim yönüyle ele almak ve eğitim açısından değerlendirip günümüz eğitim sistemiyle kıyaslamak için böyle bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmamızda yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalem suresi, yemin, eğitim, metot, mükâfat, ceza, ilke, ahlak, din. 2019, 105 Sayfa Bilim Kodu Yaz
Kevâkibî'nin En'âm suresi tefsiri
Dedelerine ve meşhur soyuna ya da ilk yaptığı iş olan demircilikte kevakib adı verilen çivileri imal etme mesleğine nispetle el-Kevâkibî diye anılan Ahmed bin Hasan bin Ahmed el-Kevâkibî el-Halebî el-Hanefîî, ilim ve irfan sahasında meşhur olmuştur. Fazilet sahibi olarak tanınan el-Kevâkibî ailesinden olması ayrı bir tanınma vesilesi olmuştur. Bu ailevî ortamın, müellifin ilmi birikimine müspet etki yaptığı kanaatindeyiz. Kaleme aldığı eserlere yansıdığı düşünülen diğer bir özellik ise bu ailenin ileri gelenlerinden biri olan Şeyh Safiyyüddin adında bir tasavvuf mürşididir. El-Hak İshak el-Erdebilî'ye dayanan, Erdebiliyye diye bilinen bir tarikatları vardır. Gerek ilmi ve sosyal statüleri gerekse manevi hayattaki rehberlik vazifeleri dolayısıyla bulundukları coğrafyada bu özelliklerden dolayı bu ailenin saygın bir konumu vardır. İbnü'l-Hanbelî'nin tarih kitabında zikrettiğine göre Halep ilindeki el-Celum mahallesinde bugün el-Kevâkibî Camisi diye bilinen caminin yanına defnedilmiştir. El-Kevâkibî aklı erdiği günden beri ilim ve ibadetle meşgul olmuştur. İlmi; Halep'de babasından ve döneminin değerli âlimlerinden almıştır. Tefsir ilmini, âlim, muhakkik ve müftü olan babasından okumuş, fıkıh ilmini büyük âlim Zeynüddin Emin el-Fetva'dan öğrenmiştir. Akli ilimlerle ilgilenmiş, Nakipzade diye tanınan büyük âlim es-Seyyid Ebu Bekir'den bu alanda ders almıştır. Hadis ilmini de rivayet ve dirayet olarak Şeyh Ebü'l-Vefa el-Irdî'den, Alet ilimlerini ise Şeyh Osman eş-Şe'ıfi'den öğrenmiştir. Aynı şekilde ders aldığı Şeyh İbrahim bin Hasan el-Kurânî de onlardan biridir. Bu Zat'ın çeşitli alanlarda değerli ilim ehli zatlardan ders almasının, ilim tahsili safhasında bilgi bütünlüğü sağladığı ve özellikle ayetleri tefsir ederken, başta rivayet olmak üzere dirayetin birçok alanını ihtiva edebilecek bütüncül bakış açısını kendisine kazandırdığı kanaatindeyiz. Buna göre konumuzu teşkil eden tefsir örneğini incelerken bütün bu alanlarla ilgili referanslarını ve hüccetlendirmelerini ayrı başlıklar altında ele almaya gayret edeceğiz. Bu bağlamda çalışmamız bir giriş, iki bölüm ve bir sonuç şeklinde planlanmaktadır. İkinci bölümde, el yazma kayıtları el verdiği ölçüde sunulmuş ve müellifin tefsir anlayışı, metodolojisi ve farklı ilimlerle olan münasebetleri üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tefsir, el-Kevâkibî, el yazma eser, Metodoloji, Tahkik, En'âm Suresi
Kurân'da tehdit içeren âyetler -A'râf sûresi örneği-
Kur'ân-ı Kerîm insanlara hitap ederken muhatapları üzerinde etkili olabilmek için çeşitli üslûplar kullanmıştır. Bu üslûplardan biri de Allah'ın emirlerini yapma ve yasaklarından kaçınma noktasında gafil olan insanın ihmalkâr davranması nedeniyle kullanılan tehdit üslûbudur. Kur'ân'da insanlar tüm duyu organlarına hitap edilerek tehdit edilmiştir ki, akıl ve irade sahibi olan insan bu nimetlerini doğru yolda kullanarak hataya düşmekten kurtulabilsin. Çalışmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın konusu ve amacı, yöntemi ve kaynaklarına değinilmiştir. Birinci bölümde öncelikle tehdit kavramı ve kapsamı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonrasında Kur'ân'da tehdit içeren kelimelerden tehditin anlam alanına giren kelimeler ve tehdit kelimesiyle yakın anlamlı kelimeler incelenmiştir. İkinci bölümde ise, A'râf sûresinde tehdit içeren âyetler tesbit edilerek değerlendirmesi yapılmıştır. Bu âyetler ise, dünyevî ve uhrevî tehditler olarak tasnife tabi tutularak açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmamız, araştırmada ulaşılan sonuçların yer aldığı sonuç bölümü ile noktalanmıştır.
İbn Acîbe ve En-Nîsâbûrî'nin işârî tevillerinin mukayesesi (Kasas sûresi örneği)
zahirinin birbiriyle irtibatlı olduğu düĢünülür. Ġbn Acîbe‟nin ve en-Nîsâbûrî‟nin tefsiri de iĢari tefsir özelliği taĢıyan eserlerdendir. Her iki tefsir de tefsir usulü ve prensiplerine uygun olmasına ilaveten, bazı dakik iĢaretler de ihtiva ederler. Bu çalıĢma iki tefsiri iĢari yorumlar açısından mukayese edecek ve aralarında mukayeseler yaparak, benzerlik ve farklarını ortaya koymaya çalıĢacaktır. ÇalıĢmamız, giriĢ, iki bölüm ve sonuçtan oluĢmaktadır. GiriĢ bölümünde Ġbn Acîbe‟nin ve en-Nîsâbûrî‟nin hayatı ve tefsir metotları ortaya konulacaktır. Birinci bölümde iĢârî tefsirin anlamı, kabul Ģartları ve bâtınî tefsirden farkı ele alınacaktır. Ġkinci bölümde, Kasas suresindeki ayetlerde Ġbn Acîbe‟nin ve en-Nîsâbûrî‟nin zikrettiği iĢaretleri mukayese ederek, aralarındaki farkları ve benzerlikleri inceledik. Konu itibariyle iĢaretler, inanç, ahlak, müridin âdâbı ve evliyânın özelliklerine dairdir. Sonuçta ise bu çalıĢmanın sonunda ulaĢtığımız en önemli neticeleri zikrettik.
Tevbe suresi 5. ayetin (Seyf ayeti) tefsiri ve nesh açısından incelenmesi
Tevbe suresi 5. ayet Kur'ân âyetlerinin neshi ve savaş hukuku açısından önem arz eden bir ayettir. Seyf ayeti ismiyle anılan Tevbe suresi 5. ayet müşrikler hakkında inen son ayet olması sebebiyle kendisinden önce nazil olan ve savaş dışındaki hükümleri ihtiva eden ayetlerin tamamının hükmünü kaldırdığı iddia edilmektedir. Böyle bir düşünceye gidilmesinde ayetin bağlamından koparılması etkili olmuştur. Ayet bağlamı içerisinde değerlendirildiğinde Hz. Peygambere davetinin ilk yıllarından itibaren sıkıntı çektiren müşrik Araplar hakkında nazil olduğu görülecektir. Bu ayet müşrik Araplara bir tehdit mahiyetindedir. Bütün bunlar değerlendirildiğinde ayetin gayr-i Müslimlerin tamamına şamil kılınmasına gerek olmadığı anlaşılacaktır. Tevbe suresi 5. ayet tarafından neshedildiğine dair, müracaat edilen kaynaklarda bilgi yer alan yüz otuz ayet bulunmaktadır. Bu ayetlerin büyük kısmının nevâsihu'l-Kur'ân eserlerinde yer aldığı görülecektir. Tevbe suresi 5. ayet müşriklerle ilişkilere dair son inen ayet olunca aralarında çelişki olduğu düşünülen ve seyf ayetinden önce nazil olan ayetler mensuh kabul edilmiştir. Kaynaklar incelendiğinde mensuh olduğu kabul edilen pek çok ayet ve Tevbe suresi 5. ayet arasında uzlaşması mümkün olmayan çelişkinin olmadığı görülecektir. Toptan bir nesih anlayışıyla ayetlere yaklaşmak pek çok ahlaki ve evrensel ilkeyi barındıran ayetlerin yok sayılmasına yol açacaktır. Yüz otuz ayetin mensuh kabul edilmesinde etkili olan birçok sebep vardır. Bunların başında son dönemlere kadar devletlerarası ilişkilerin savaş düzenine dayanması ve Tevbe suresi 5. ayet ve mensuh ayetler arasında bulunduğu kabul edilen işkal düşüncesi gelmektedir. Tevbe suresi 5. ayet ve mensuh olduğu iddia edilen ayetler arasında savaş durumu esas alınsa da bir çelişki bulunmadığından neshin uygulanmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir.
İbrâhîm Sûresi'nin konulu tefsiri
Konulu Tefsir yöntemiyle çalıştığımız İbrâhîm sûresinde: İbrâhîm peygamberin mücadelesinde önemli bir yer tutan tevhîd inancı, şirkin reddedilerek insanların putlara tapmaktan alıkonulması isteği, Allah'ın varlığı ve birliği, konuları işlenmiştir. Ayrıca her peygamberin kendi kavminin diliyle gönderilmesi, namaz ve duanın önemi, Allah'ın misaller vermesi, inananlara mükâfat verilecek olması, inanmayanların ise cezalandırılacak olmaları, inkârcıların hesap gününde içler acısı ibretlik bir durumda olmaları ve âhiret hayatı ile ilgili konular yer almaktadır. İbrâhîm Sûresinin Konulu Tefsiri hakkında yapmış olduğumuz çalışma, biri giriş kısmı olmak üzere iki bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş kısmında konunun önemi, amacı ve metoduyla ilgili bilgiler verilip genel anlamda konulu tefsir, konulu tefsirin tarihçesi ve sûre çerçeveli konulu tefsirden bahsedilmiştir. Birinci bölümde İbrâhîm peygamber ile ilgili genel bilgiler verilerek sûrede adı geçen peygamberlerden bahsedilip sûrenin anlaşılmasında öne çıkan kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde sûrede geçen âyetler konulu tefsir yöntemine göre başlıklar halinde sınıflandırılarak İbrâhîm sûresi konulu tefsiri yöntemiyle çalışılmıştır. Sonuç kısmında ise çalışmamıza konu olan sûre hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.