Ticari bankalar

58 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe karlılığı belirleyen faktörlerin analizi

Bankacılık sektöründe karlılık konusu, sektörün ayakta kalabilmesinde önemli bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. Banka türlerine göre farklılık gösteren karlılık unsuru, bu çalışmada banka türleri için karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Analize dahil edilen bankalar; ticari bankalar ve katılım bankaları arasından seçilmiş olanlardır. Ticari bankalar için 2010-2017 aralığındaki dönem; Katılım bankaları için ise, 2010-2018 yılları arasındaki dönem ele alınmıştır. Ticari bankaların 2018 yılına ait verilerine ulaşılmadığı için bu yılın verileri analiz edilememiştir. Ayrıca; katılım bankalarının sektörde çok yeni olmalarından ötürü de bu yıla ait verileri analize dahil edilmiştir. Ticari bankalar sınıfındaki Özel Sermayeli Bankalardan; Akbank, Anadolubank, Şekerbank, Turkish Bank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye İş Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası analiz edilmiştir. Yabancı Sermayeli Bankalardan; Arap Türk Bankası, Deniz Bank, Finans Bank, HSBC, Citibank, Deuscthe Bank ve Kamu Sermayeli Bankalar da Vakıfbank, Halkbank ve Ziraat Bankası analiz edilmiştir. Çalışmada analize dahil edilen Katılım Bankaları ise; Albaraka Türk Katılım, Türkiye Finans Katılım, Vakıf Katılım ve Ziraat Katılım Bankalarıdır. Bu çalışmanın amacı; banka türlerinin verilen dönemdeki karlılık performanslarını etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Analiz edilecek bankalarla ilgili veriler; Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği'nden (TKBB) alınmıştır, Çalışmada; bankaların karlılık ölçümü için parametrik olmayan regresyon yöntemlerinden biri olan MARS ® (Multivariate Adaptive Regression Splines) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem; bir bağımlı değişken ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleyebilmek için kullanılmaktadır. Çalışmadaki bağımlı değişkenler; Aktif Karlılık (ROA) ve Özkaynak Karlılığı (ROE) olarak belirlenmiştir. Bağımsız değişkenler ise; Şube Başına Aktif (AKTIF_SUBE), Şube Başına Mevduat (MEVD_SUBE), Şube Başına Kredi (KRD_SUBE) ve Şube Başına Net kar Oranı (NETKAR_SUBE), Personel Başına Aktif (AKTF_PERS), Personel Başına Mevduat (MEVD_PERS), Personel Başına Kredi (KRD_PERS) ve Personel Başına Net Kar (NETKAR_PERS) şeklindedir. Analiz sonucunda ROA bağımlı değişkeninin iki banka grubu açısından farklı sonuçlar ortaya koyduğu belirlenmiştir. Özellikle modeldeki anlamlı değişken sayısına bakıldığında ticari bankaların katılım bankalarına göre daha fazla değişkeni anlamlı olarak bulunmuştur. Katılım bankalarında ise yalnızca iki adet anlamlı değişken bulunmuştur. Ticari bankaların ROA bağımlı değişkenine göre analizi sonucunda; (NETKAR_PERS), (NETKAR_SUBE), (KRD_SUBE) ve (MEVD_PERS) değişkenleri istatistiki açıdan anlamlı bulunmuştur. Ticari bankaların ROE bağımlı değişkenine göre anlamlı değişkenleri; NETKAR_PERS, NETKAR_SUBE, AKTF_SUBE ve KRD_PERS olarak bulunmuştur. Katılım Bankalarının ROA değeri açısından bakıldığında; MEVD_PERS ve NETKAR_PERS değişkenleri yüksek oranda anlamlı çıkmıştır. Katılım Bankalarının ROE bağımlı değişkeni için analiz gerçekleştirildiğinde ise; KRD_PERS ve AKTF_SUBE değişkenleri; modeli istatistiki olarak açıklayabilen anlamlı değişkenler olarak bulunmuşlardır. Anahtar Kavramlar: Ticari Bankalar, Katılım Bankaları, MARS ® Yöntemi, Karlılık Analizi

Bankacılık sektörüBankalarKarlılık+3
Esma Sezgin
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal yenilikler ve Türkiye'deki ticari bankaların performasına etkileri

Finansal piyasalar 1980'li yıllardan sonra hızla gelişme göstermiş ve uluslararası alanda etkinlik göstermeye başlamıştır. Uluslararasılaşmayla birlikte özellikle bankacılık sektöründe modernleşme ve yeniden yapılanma süreci başlamış hızla gelişen teknolojik gelişmeler finans piyasalarında da gerçekleşmiştir. Bu teknolojik gelişmeler, artan rekabet ve talep sonucu var olan kurum ve kuruluşları kendilerini geliştirip ve yenilemek duruma bırakmış yeni finansal ürün ve süreç yeniliklerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye'de finansal sektör bankacılık ağırlıklı yapıya sahiptir. Bu nedenle bankacılık sektöründe gerçekleşen performansın düşük ya da yüksek olması finansal sisteme ve tüm ekonomiye etki etmektedir. Bu çalışmada finansal yenilikler ve bu yeniliklerin ticari bankalara etkileri araştırılmıştır. Buna göre, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların 2013-2021 döneminde müşterilerine sunduğu finansal yenilik hizmetlerinin finansal performanslarına etkisi çoklu regresyon analizi yöntemi ile incelenmiştir. Literatüre katkı sağlamak adına, sermaye gruplarına göre kamu-özel sermayeli bankalar ve tüm bankalar için analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular bankaların aktif ve özsermaye karlılığı açısından değerlendirilmiştir.

BankacılıkBankacılık sektörüFinansal yenilikler+4
Dilara Bildik
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ticari bankacılık sektörünün 2001 Krizi öncesi ve sonrası CAMELS analizi

Türk bankacılık sektörü, 1980 sonrası finansal liberalleşme hareketleriyle dünya ekonomilerine uyum sürecine girmiştir. Gerekli altyapı ve tecrübe eksikliği nedeniyle bankacılık sektörü çeşitli aralıklarla finansal türbülanslara yakalanmış; kriz ortamına girmiştir. Şüphesiz krizlerin bankacılık ve reel sektöre maliyeti ağır olmuştur. Bu tez, Türk ticari bankacılık sektörünün 1995-2008 yılları arasındaki performansını, 2001 bankacılık krizi çerçevesinde inceler. Performans değerlendirmesi, CAMELS derecelendirme sistemiyle yapılmıştır. Analiz, CAMELS'ın altı bileşenine (sermaye yeterliliği, aktif kalitesi, yönetim kalitesi, kârlılık, likidite, piyasa risklerine duyarlılık), seçilen yirmi beş finansal gösterge aracılığıyla yapılmıştır. Bileşenlerin gelişimi, hesaplanan performans endeksi yardımıyla açıklanmıştır. Bulgular, Türk ticari bankacılık sektörü 2001 krizinde ciddi hasar görmüştür. Ancak, 2001 bankacılık krizi sonrası uygulanan makroekonomik politikalar ve siyasi istikrar, ticari bankaların performanslarını olumlu etkilemiştir. Ayrıca, CAMELS değerlerinin son gözlem yılı bozulmaya başlaması, küresel finans krizinin yansımasını göstermiştir.Türk bankacılık sektörünün 2009 sonu itibariyle BDDK ve TBB verilerine göre finansal kesimdeki payı % 80'dir. Türk ticaret bankalarının bankacılık sektöründeki payı ise % 96'dır. Buna göre, Türk ticaret bankacılık sektörü finansal sistemin en büyük aktörüdür. Bunun için, ticari bankacılık sektörünün sağlamlığı, finansal sistemin gelişimi ve reel sektörün finansmanı açısından önemlidir. Türkiye'de erken uyarı sistemi olarak, CAMELS derecelendirme sistemi tüm bileşenleriyle kullanılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Ticari Bankacılık, 2001 Krizi, CAMELS Derecelendirme Sistemi.

Bankacılık sektörüBankalarCAMELS+7
Süleyman Solak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk ticari bankacılık sektöründe reklam harcamalarıyla bankacılık performansı arasındaki ilişki

Ekonomide para ve kredi politikasının vazgeçilmez araçlarından olan ticari bankalar, mali piyasalar içinde yer alan ve kar amacı güden en önemli kuruluşlar olduklarından, tüketicileri; ürettikleri hizmet ve ürünleri konusunda bilgilendirip, bunları satın almaya teşvik etmektedirler. Dolaysıyla karlarını artırmak için reklamı bir aracı olarak kullanırlar. Yapılan reklam faaliyetleri ise harcamalara neden olmaktadır. Bu nedenlere bağlı olarak ticari bankaların yaptıkları reklam harcamalarıyla performansları arasındaki ilişki araştırmamıza konu olmuştur. Bu çalışmada; ticari bankacılık sektöründe reklam harcamalarıyla performansları arasındaki ilişki panel veri seti oluşturularak incelenmiştir. Veri setinde ticari bankaların performansı; aktif karlılığı ve özsermaye karlılığı bağımlı reklam harcamaları ise bağımsız değişkenler olarak tanımlanmıştır. Panel verinin önce durağanlığı birim kök testleri aracılığıyla sınandıktan sonra değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki Pedroni testiyle ve değişkenler arasındaki nedensellik ise Granger testi ile ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ticari Bankacılık, Performans, Reklam Harcaması.

Bankacılık sektörüPerformansPerformans analizi+3
Gahir Mikayilov
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The role of corporate governance and financial technology applications in enhancing the financial performance of the commercial banks in Iraq

Corporate governance is an important and necessary practice to develop the proper functioning of banks to confirm banks' management integrity to fulfill obligations, and pledges and to ensure that banks achieve their objectives legally and economically. In addition to the means of control, they provide that efforts increase quality and develop performance, leading to preserving all parties' interests. Financial technology applications are also significant for banking services; therefore, the main purpose of this study is to investigate the role of corporate governance and financial technology applications in enhancing the financial performance of commercial banks in Iraq. The survey questionnaire was used for obtaining empirical data from managers working within Iraqi commercial banks. The data analysis was conducted by using SPSS, and Amos 23. The results showed that implementing corporate governance positively related to financial technology applications. The results also demonstrated that financial technology applications significantly influence the improve financial performance improvement, and there was a direct impact of corporate governance on the financial performance of commercial banks in Iraq. Furthermore, results displayed that financial technology applications in Iraqi commercial banks partially mediated the impact of corporate governance on financial performance. The study contributes to literature since there is a lack of studies combining these significant variables and examining them within the banking sector. The results provide unique information to the bank managers to improve their understanding of corporate governance and financial technology applications in Iraqi commercial banks.

BanksFinancial technologiesIraq+6
Halmat Mohammed Mawlood Mantkı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks in Afghanistan

Impact of Organizational Culture on Quality Management Practices of Commercial Banks in Afghanistan This thesis aims to investigate the impact of organizational culture on Quality management practices of commercial banks in Afghanistan. It is quantitative research that inspires to higher the organizational culture and quality management practices of commercial banks in Afghanistan. The study spans over the periods of 2019 to 2021. It used the questionnaires as the source of collecting data from the commercial banks' employees. The organizational culture uses the proxies of teamwork, employee empowerment, continuous improvement, and Decision-making support. In contrast, the quality management practices use the proxies of Top management leadership & vision, organizational power, customer focus & satisfaction, and employee performance measurement. The main objective of this research is to investigate the effect of the organizational culture on quality management practices of commercial banks. About 150 sample sizes of the questionnaires were distributed to employees and managers of different departments of the commercial banks. The research is based on Kabul city only with emphasises on non-state owend commercial banks of Afghanistan. To answer the research questions sixteen hypothesis are developed to test the acceptance and rejection of the hypothesis. This research uses linear regression quantitative method for data collection and analyzation. after calculation of the data the fourteen hypothesises out of sixteen total hypothesises which were developed for this study are accepted and only two hypothesises are rejected. However, the rejections do not mean that those have no impact. hence, it is determined from the perception of the people to the concept during the interview. This study stresses on positive impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks of Afghanistan Therefore, more effort should be done in order to improve organizational culture and quality management practices in order to enhance the profitability and stability of the Banks in Afghanistan.

AfghanistanBanking sectorBanks+4
Abdul Fayaz Nasırı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Mali başarısızlık tahmininde çok değişkenli istatistiksel yöntemlerin ve çok kriterli analize dayalı bir modelin kullanılması: Türk bankacılık sisteminde bir uygulama

ÖZET MALİ BAŞARISIZLIK TAHMİNİNDE ÇOK DEĞİŞKENLİ İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLERİN VE ÇOK KRİTERLİ ANALİZE DAYALI BİR MODELİN KULLANILMASI: TÜRK BANKACILIK SİSTEMİNDE BİR UYGULAMA Süleyman Bilgin KILIÇ Doktora Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Prof.Dr. Serpil CANBAŞ Şubat 2003, 140 Sayfa Bu çalışmada, özellikle Türkiye'de, finansal sistemin en önemli unsuru olan bankaların mali başarısızlıklarının öngörülmesine yönelik çok değişkenli istatistiksel yöntemlere ve çok kriterli karar alma analizine dayanan erken uyan modellerinin tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örnek setini 40 adet özel sermayeli ticaret bankası oluşturmaktadır. Bu bankalardan 20'si 1997-2002 döneminde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmiştir. Türkiye Bankalar Birliği kendi web sitesinden bankalar için 49 rasyo yayınlamaktadır. Çalışmada, öncelikle tek değişkenli ANOVA (varyans analizi) testi kullanılarak, yayınlanan bu 49 rasyo içinden, mali başarısızlığın yaşanmasından bir yıl öncesi için, başarısız olan ve faaliyetini sürdüren bankaları birbirinden ayırt eden 12 rasyo (erken uyan göstergesi) saptanmıştır. Daha sonra, seçilen rasyolar Temel bileşenler Analizi ile anlamlı faktörler altında gruplandırılarak Türk bankacılık sisteminin temel finansal karakteristiklerini yansıtan 3 faktör ( sermaye yeterliliği, gelir-gider ve likidite) belirlenmiş ve her banka için bu karakteristiklere (faktörlere) ait skor değerleri hesaplanmıştır. Bankaların durumu bağımlı değişken faktör skor değerleri bağımsız değişken olacak şekilde diskriminant, logit ve probit modelleri tahmin edilmiştir. Ayrıca, son yıllarda mali başarısızlık tahmininde yeni bir yaklaşım olan ve çok kriterli karar alma analizine dayanan ELECTRE TRI modeli tahmin edilmiştir. Tahmin edilen bu modellere göre bankalar mali başarılı yada başarısız şeklinde sınıflandırılarak modellerin sonuçlan, sınıflandırma başarılarına göre karşılaştırılmıştır.II Son olarak, erken uyarı sistemlerinin uygulanmasının, Türk bankacılık sistemindeki yeniden yapılandırma maliyetleri açısından, önem ve gerekliliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın sunuçları, bankacılık sektöründe erken uyan sistemlerinin uygulanması ile, mali başarısızlık sonucu gerçekleştirilen yeniden yapılandırma maliyetlerinden uzun vadede büyük oranda kaçınma şansının olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Faktör Analizi, Diskiriminant, Logit, Probit, ELERCTRE TRI.

BankalarDiskriminant analiziFaktör analizi+6
Süleyman Bilgin Kılıç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Likidite riskinin belirleyicileri: Türkiye örneği

Bankaların likidite riskini belirleyen bankaya özgü ve makroekonomik faktörleri tespit etmeyi amaçlayan çalışmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren ve aktif büyüklüğü en yüksek 10 ticari (mevduat) bankası oluşturmaktadır. Söz konusu bankaların likidite riskini belirleyen faktörlerin tespiti amacıyla bağımlı değişken olarak likidite rasyosu kullanılmış ve elde edilen bulgular likidite rasyosu ve riski bağlamında değerlendirilmiştir. Likidite riski üzerinde etkisi olduğu düşünülen bağımsız değişkenler ise banka ölçeği (büyüklüğü), aktif karlılığı, öz kaynak karlılığı, net faiz marjı, banka sermayesi, mevduatın krediye dönüşüm oranı, kredi büyümesi, takipteki krediler, ekonomik büyüme, enflasyon ve işsizlik oranıdır. Ancak net faiz marjı değişkeninde birim kök sorunu olduğundan modele dahil edilmemiştir. Driscoll-Kraay standart hatalarla sabit etkiler regresyon yöntemiyle yapılan analiz sonucunda banka ölçeği (büyüklüğü), öz kaynak karlılığı, banka sermayesi, kredi büyüklüğü, ekonomik büyüme değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı ve pozitif ilişki olduğu, dolayısıyla bu değişkenlerdeki artışın bankaların likidite riskini düşürdüğü tespit edilmiştir. Bununla beraber aktif karlılığı, mevduatın krediye dönüşüm oranı ve enflasyon değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu, yani bu değişkenlerdeki artışın bankaların likidite riskini artırdığı ortaya konmuştur. Son olarak çalışmada takipteki krediler ile işsizlik oranı değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

Finansal riskMevduat bankalarıRiskten korunma+1
Dagan Saıd Aden
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Performans eğitim ilişkisinin irdelenmesi ve çalışan performansının artırılmasında eğitimin rolünün betimlenmesine yönelik bir araştırma

Bu çalışma ile Trakya bölgesindeki bazı kamu ve özel bankaların yönetici ve çalışanlarının performanslarının, mesleki eğitimle olan ilişkisi, eğitimlerinin performanslarına olan katkısı incelenmiştir. Yapılan anketlerden elde edilen sayısal verilerin analizi sonucunda; kırk alt boyuttan otuz beş alt boyutta çalışanların aldıkları eğitimin performanslarını olumlu yönde etkilediği kanaatinde oldukları görülmüştür.Bankacılık sektöründe verilen mesleki eğitimin çalışanların sosyo-demografik özelliklerine göre performansa olan etkisini belirlemeye yönelik yapılan araştırma sonucunda; eğitim ve performans ölçeğine verilen cevaplar doğrultusunda eğitim ve performansa ilişkin dört alt faktör oluşturulmuştur. İlk faktör Çatışma ve Terfilerde Etkinlik alt Boyutu, ikinci faktör Davranış Gelişimi, İletişim ve Yetkinlik alt Boyutu, üçüncü faktör İş Tatmini, Motivasyon ve Performans Artış alt Boyutu ve dördüncü faktör ise İşe ait Teorik ve Pratik Bilgi alt Boyutunu temsil etmektedir. Daha sonra Edirne ve Kırklareli illerinde Kamu ve Özel sektör bankalarında görev yapan memur ve yöneticilerin sosyo demografik ve sosyo ekonomik özellikleri ile söz konusu alt boyutlar arasında anlamlı bir fark olup olmadığı test edilmiş elde edilen bulgular yorumlanarak açıklanmıştır. Tez konumuzla ilgili olarak; eğitimin bir süreç olduğu ve bu sürecin etkin ve verimli olmasına katkıda bulunan yetenek, tutum, motivasyon, yeterlilik, deneyim, eğitim ihtiyacının farkında olma gibi başlıca faktörler olduğunu, bu faktörler arasında sürekli bir etkileşim olduğunu, bu etkileşim sonucunda eğitimin kişiyi geliştirdiğini, böylece performansın az veya çok ama mutlaka geliştiğini söylemek mümkündür. Süreçte bir aksaklık veya başarısızlık söz konusu olmadan önce, geri bildirimin zamanında, etkin olarak ve uygun şekilde yapılması ile performansın artırılabileceği değerlendirilmektedir. İşverenlerin çalışanlarını desteklemesi sonucu, sadece çalışanların memnuniyeti değil, aynı zamanda işteki performansları da artırmaktadır. Çalışanların bir mesleki eğitim programı ile desteklenmeleri, onların işlerine ve kurumlarına olan güven ve bağlılıklarını artırmakta, dolayısıyla performansın ikinci ayağı olan gelecekte yapılması beklenen işler, davranışlar, potansiyel artırılmış olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Performans, Eğitim, Çalışanlar, Ticari banka, Yetenek.

Banka yönetimiBanka çalışanlarıEğitim+6
Paşa Özen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bankaların finansal risklerinin yapay sinir ağları yaklaşımı ile belirlenmesi

Mali başarısızlık bir ülkenin ekonomisine doğrudan etki eden önemli bir faktördür. Firma sahipleri, çalışanları, müşteri ve kamu kurum ve kuruluşları firmanın mali başarısızlığa uğramasından önemli derecede etkilenmektedirler.Bu çalışmada bankacılık sektöründe yaşanan mali başarısızlıklar üzerinde durulmuştur. Bankacılık sektöründe yaşanan mali başarısızlıklar ülke ekonomilerine önemli derecede maliyetler getirmektedir. Bu nedenle bankacılık sektöründe olası mali başarısızlıkları engelleyebilecek erken uyarı sistemleri geliştirmek önemli bir hal almıştır.Bu çalışmada, 1996-2000 dönemindeki finansal değişkenler(rasyolar) kullanılarak, bankaların 2002-2009 dönemindeki finansal durumları hakkında tahmin de bulunulmuştur.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, mali başarısızlığın/iflasın tanımlarına ve nedenlerine yer verilmiştir. Daha sonra, bu başarısızlıkların ülke ekonomisine etkisine ve erken uyarı sisteminin önemine değinilmiştir. Son olarak ise literatür özetine yer verilmiştir.İkinci bölümde, çalışma da kullanılacak olan modelin tanımına, tarihsel gelişimine, yapısına ve işleyişine yer verilmiştir.Son bölümde ise, uygulama da tahmin edilen modele ve bunun üzerine yapılan yorumlara yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bankacılık sektörü, Mali başarısızlık, Yapay sinir ağı.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal başarısızlık+3
Nuri Kıraç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal ve ticari bankacılık açısından katılım bankalarının etkinliğinin ölçülmesi: Türkiye örneği

ÖZET KURUMSAL VE TİCARİ BANKACILIK AÇISINDAN KATILIM BANKALARININ ETKİNLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİ : TÜRKİYE ÖRNEĞİ Fon arz ve talep edenleri buluşturan finansal sistem, bu etkileşimin devamlılığını sağlama hususunda dinamik bir yapıya sahiptir. Türkiye'de 2005 yılında katılım bankalarına dönüştürülen faizsiz finans kurumları, konvansiyonel bankalar ile eşit haklara sahip olarak sektörde pay almaya başlamıştır. Bu tez çalışması, Türkiye'de faizsiz finans kurumlarının kuruluş aşamalarını göstermeyi, bankaların genel müdürlük ve şube segmentasyonu hususunda bilgi vermeyi, 2011 den 2015 yılına kadar olan dönemde Türkiye'de Kurumsal ve Ticari Bankacılık alanında katılım bankalarında yaşanan gelişmeleri ölçmeyi amaçlamaktadır. Tez üç bölümden oluşmakta olup, ilk bölümde faizsiz finans sisteminin argümanları, sistemin ortaya çıkışı, Dünya'daki ve Türkiye'deki gelişimi hususu anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Türkiye'de firmaların segmentasyonu hususunda detaylı bilgilere yer verilmiş olup, KOBİ, Kurumsal ve Ticari firmaların belirlenme kriterleri anlatılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde katılım bankalarının Kurumsal ve Ticari Bankacılık alanında 2011-2015 yılları arasında bilançolarında yaşanan gelişmeler literatur tarama ve veri toplama yöntemi ile ölçülmeye çalışılmıştır. İncelenen 2011-2015 yılları arasında Kurumsal ve Ticari Krediler alanında katılım bankacılığının payı yıldan yıla azalmaktadır. Sektöre giriş yapan kamu katılım bankalarının bu durumu tersine çevrilebileceği öngörüsü ile beraber, Katılım Bankalarının kurumsal ve ticari krediler alanında payını arttırıp, aktif rakamını büyüterek bankacılık sektöründe payını arttırmayı hedeflemektedir. Kriz döneminde katılım bankalarının kendi iç dinamikleri ile ayakta kalması konvansiyel bankalara göre farklılık göstermesi, kurumsal ve ticari krediler alanında uzun dönemde büyük kazanımlar elde edeceği beklentisini güçlendirmektedir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal ve Ticari Bankacılık, Katılım Bankacılığı, Segmentasyon

BankacılıkBankacılık sektörüBankalar+5
Şerif Coşan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Döviz kuru ve oynaklığının ticari bankaların performansı üzerine etkisi: Türkiye üzerine bir uygulama

Esas amaçları kar elde etmek olan bankalar tasarruf fazlası olan kişi ve kuruluşlardan mevduat adı altında topladıkları fonları yatırımcılara ulaştırmada aracılık rolü üstlenmektedir. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bankalar bu fonları çoğunlukla yurtdışından borçlanarak elde etmekte ve yurtiçine kredi olarak kullandırmaktadır. Bu nedenle banka bilançolarında yabancı para birimi cinsinden varlık ve yükümlülükler olabilmektedir. Bu durum bir finansal aracı olarak ticari bankaları döviz kuru riskine maruz bırakmaktadır. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, uluslararası piyasalarda yabancı para birimi ile işlem yapan bankaları doğrudan etkilemektedir. Döviz kurlarındaki değişim bankaları uluslararası işlemler dışında dolaylı olarak müşterilerinden, yabancı piyasalarda rekabet, kredi talebi ve diğer bankacılık faaliyetleri üzerinden etkilemektedir. Döviz kurlarının banka karlılığı üzerindeki etkisini bilmek, uygun bir başa çıkma stratejisi oluşturmak açısından önemlidir. Bu çerçevede çalışmada; 2003:q1-2018:q3 dönemi aralığında Türkiye Bankacılık Sisteminde faaliyette bulunan mevduat bankalarının karlılığı üzerinde döviz kuru ve oynaklığının etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla çalışmada üç farklı banka grubu için üç farklı model oluşturulmuştur. Bu modeller Arellano (1987), Froot (1989) ve Rogers (1993) tarafından geliştirilen tahmincilerle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, reel döviz kuru ile ticari bankalarının performansı (ortalama aktif karlılığı, ortalama özkaynak karlılığı ve net faiz marjı) arasında istatistiki açıdan anlamlı ve pozitif ilişki olduğunu göstermiştir. Bulgular ayrıca, döviz kuru oynaklığı ile ortalama aktif karlılığı ve ortalama özkaynak karlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığını, ancak özellikle yabancı sermayeli bankaların net faiz marjı ile döviz kuru oynaklığı arasında anlamlı ve negatif bir ilişki bulunduğunu göstermiştir.

Bankacılık sektörüBankalarDöviz kuru+5
Nigar Alev
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankaları performans analizi

Tezin amacı, katılım bankaları ile ticari bankaların performanslarını CAMELS analizi ile incelemek, performansları arasındaki farkları tespit etmek ve bu farkların neden oluştuğunu saptamaya çalışmaktır. Böylece faizsiz finansmanın en önemli unsurlarından olan katılım bankalarının mevcut ve gelecekteki durumu hakkında çeşitli değerlendirmeler yapılabilecektir. Çalışmanın birinci bölümünde, katılım bankaları kavramı ve katılım bankalarının tarihi süreci hakkında bilgi verilmiş, temel özelliklerine değinilmiş ve fon kullandırma, fon sağlama yöntemleri ve bu yöntemlerin ticari bankalardaki yöntemlerden farkları detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Daha sonra performans kavramı geniş bir şekilde açıklanmıştır. Performans analizi ile ilgili kavramlar ve performans analiz yaklaşımları incelenmiştir. CAMELS analizi hakkında bilgi aktarılıp, CAMELS Analizinin bileşenleri sınıflandırılmış ve her birleşenin içerisinde kullanılan oranlar gösterilmiştir.Tezin ikinci bölümünde, Dünya?da ki İslami bankaların ve Türkiye?de ki katılım bankalarının performansı ile ilgili yapılmış olan çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir.Tezin üçüncü bölümünde, Türkiye?de faaliyet gösteren çalışma prensipleri tamamen farklı olan fakat aynı ekonominin içerisinde benzer gereksinimleri karşılayan ve aynı kanunla çalışan katılım bankaları ile ticari bankanın 2006-2011 yılları arasındaki ortalama performansları CAMELS analizi ile karşılaştırılmıştır. 2006 yılı sonrası dönemin esas alınmış olmasının nedeni, bu tarih itibariyle, katılım bankalarının mevzuatında yapılan köklü değişikliklerdir. Analizde 28 oran kullanılmıştır.97Tezin sonuç bölümünde ise analiz sonucunda elde edilen bilgiler paylaşılmıştır. Buna göre katılım bankalarının piyasa risklerine karşı duyarlılığının ticari bankalara göre daha yüksek olduğu ve katılım bankalarının kriz döneminden daha az etkilendiği ortaya çıkmıştır. Bu durum karşılaştırması yapılan bankaların çalışma prensiplerinin farklı olmasına bağlanabilir. Bununla birlikte katılım bankalarının likidite durumunda ve yönetim kalitesinde ise ticari bankaların gerisinde olduğu tespit edilmiştir. Ticari bankaların yaklaşık %4?ü kadar bir büyüklüğe sahip olan katılım bankalarının likit aktifler kaleminde sakıntı yaşadığı görülmüştür.Anahtar Sözcükler1. Katılım Bankası2. Faizsiz Bankacılık3. İslami Bankacılık4. Performans Analizi5. CAMELS analiz

BankalarCAMELSKatılım bankacılığı+3
İsmail Çağrı Doğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Borçlanmanın karlılık performansı üzerine etkisi: Libya bankaları üzerine bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, borçlanmanın Libya'daki ticari bankaların karlılık performansının üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığını belirlemektir. Çalışma, 2008'den 2016'ya kadar dokuz yıl boyunca Libya'da faaliyet gösteren 4 ticari banka üzerinde dengeli panel verileri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu ticari bankaların çeşitli oranları, döneme ilişkin finansal bilançoların ortaya koyduğu verilerden elde edilen çeşitli veri çıkarımlarından hesaplanmıştır. Daha sonra veriler, bu ticari bankaların borçlanmaları ve karlılık performansları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için doğrusal regresyon modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre borçlanma oranı ile aktif karlılık oranı arasında negatif yönlü güçlü bir ilişki, özsermaye karlılık oranı ile borçlanma arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenirken net kar marjı ile arasında bir ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır.

BankalarBorçlanmaBorçlanma yönetimi+5
Azeddın Tahır Tabanı Arab
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Amman borsasında işlem gören ürdün ticari bankalarında iç kurumsal yönetişim mekanizmalarının bankacılık riskleri üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, 2009-2016 dönemindeki iç kurumsal yönetişim mekanizmaları ve bankacılık riskleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. İç kurumsal yönetişim mekanizmaları (Yönetim Kurulu büyüklüğü, Yönetim Kurulu Bağımsızlığı, CEO / Başkan Ayrımı, Denetim Komitesi Bağımsızlığı, Mülkiyet yoğunluğu, Kurumsal Mülkiyet ve Yabancı Mülkiyet) ile ölçülmüştür. Diğer taraftan, bankacılık riski (kredi riski, likidite riski, sermaye yeterliliği ve operasyonel risk) kullanılarak ölçülmüştür. Ayrıca, banka büyüklüğü ve borç oranları kontrol değişkeni olarak kullanılmıştır. Çalışma popülasyonu Ürdün ticari bankalarından oluşmakta olup, çalışma sırasında 2009-2016 döneminde Amman Borsası'nda işlem gören on üç (13) Ürdün ticari bankasının kapsamlı bir örneğini kullanmıştır. Veriler, on üç bankanın yıllık raporlarının incelenmesi sonucunda elde edilmiş olup, panel verileri kullanılmıştır. Amman'da bulunan 13 ticari bankanın yıllık raporundan toplanan 104 adet veri, veri regresyonuna ek olarak, araştırma ve hipotez incelemesi yapmak üzere, elektronik izleme yoluyla tanımlayıcı analize tabi tutulmuştur. Gerçekleştirilen testlerin sonuçları, iç kurumsal yönetişim mekanizmaları değişkenlerinin uygulanmasının, bankacılık riskleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Testlerin sonuçları, kurumsal yönetişim kurallarının uygulanmasının bankacılık riski üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermiştir. Sonuçlar ayrıca, yönetim kurulu bağımsızlığının, yönetim kurulu üyelerinin fazlalığının, CEO / başkan ayrımının, denetim komitesi bağımsızlığının ve kurumsal mülkiyetin kredi riski üzerinde olumlu yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu; mülkiyet yoğunluğu bağımsızlığının ve yabancı mülkiyet yoğunluğunun, kredi riski üzerinde olumsuz yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu; yönetim kurulu bağımsızlığının, kurumsal mülkiyetin ve yabancı mülkiyetin likidite riski üzerinde olumsuz yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu; yönetim kurulu üyelerinin büyüklüğünün, CEO/başkan görev ayrılığının, denetleme kurulu bağımsızlığının ve mülkiyet yoğunluğu bağımsızlığının likidite riski üzerinde olumlu yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu, yönetim kurulunun, yönetim kurulu üyelerinin büyüklüğünün, denetleme kurulu bağımsızlığının ve kurumsal mülkiyet yoğunluğunun sermaye yeterliliği riski üzerinde olumsuz yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu; CEO / başkan ayrımının, mülkiyet yoğunluğu bağımsızlığının ve yabancı mülkiyetin sermaye yeterliliği üzerinde olumlu yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Sonuçlar aynı zamanda CEO / başkan görev ayrımının, yönetim kurulu üyelerinin büyüklüğünün, mülkiyet yoğunluğu bağımsızlığının ve kurumsal mülkiyet bağımsızlığı yoğunluğunun operasyonel risk üzerinde olumlu yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu; yönetim kurulu bağımsızlığının, denetleme kurulu bağımsızlığının ve yabancı mülkiyetin de operasyonel riskler üzerinde, olumsuz yönde önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

BankalarBorsaKurumsal yönetim+6
Eljaser F. Hamed Elfartas
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Reklam Harcamalarının Ticari Bankaların Finansal Performansı Üzerine Etkileri

Finansal kaynakların toplanması ve fon ihtiyacı olanlara aktarılması sürecine aracılık eden ticari bankalar, finansal sistemin en önemli kurumlarından birisidir. Ticari bankalar, kar motivasyonu ile kurulmuş, mevduat kabul eden ve kredi veren finansal hizmet işletmeleridir. Birbirleri ile neredeyse aynı ürün ve hizmet yapısına sahip olan ticari bankalar, ürettikleri hizmetleri mevcut ve potansiyel müşterilerine tanıtmak, hedef kitle tarafından tercih edilebilmek ve bu sayede sektörel rekabet güçlerini artırabilmek için reklam ve benzeri tanıtım çabalarını bir araç olarak kullanırlar. Reklam, bir plan doğrultusunda firmanın sunduğu ürün ve hizmetlere karşı potansiyel alıcıların olumlu düşünmesini ve davranmasını sağlayan ve bu sayede daha fazla kar yapma imkânı veren tanıtım faaliyetidir. Reklam faaliyetlerinin ticari bankalara sağladığı avantajların yanı sıra önemli bir gider unsuru olduğu da görülmektedir. Reklam, uygulandığı ürün veya hizmetin maliyetini artıran bir tutundurma yöntemi olarak firmanın sabit maliyetlerini artırmaktadır. Maliyet artırıcı etkilerine rağmen bankalar doğru bir reklam stratejisi ile tüketicilerin tercihlerini değiştirerek ürüne yönelik piyasa talep eğrisini sağa kaydırabilirler. Etkili bir reklam kampanyası talebi sağa kaydırarak hasılatın artmasına, talebin fiyat esnekliğini düşürerek karlılığın yükselmesine ve endüstriye yeni firma girişini engelleyerek, piyasa yoğunlaşmasına neden olabilir. Diğer taraftan endüstrideki tüm bankaların eş zamanlı reklam yapmaları durumunda talebin reklam aracılığıyla değişmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda bankalar reklam vasıtasıyla kar elde etmekten çok piyasa paylarını koruma güdüsü ile hareket etmektedir. Oligopolistik bir yaklaşım ile bankalar arasında anlaşma sağlanmadan firmaların reklam harcamalarını azaltması beklenmemektedir. Bu çalışmada bankaların reklam harcamaları ile finansal rasyoları arasında ilişki olup olmadığı Türkiye'de faaliyet gösteren 21 ticari banka örnekleminden hareketle incelenmiştir. Banka reklamlarının finansal performans üzerindeki etkisini ölçmeye yönelik yedi farklı model (2007-2017 dönemini kapsayan çeyreklik veri seti) ikinci nesil panel veri metodolojisi ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre reklam harcamalarının finansal performans üzerindeki etkisi banka bazında farklılık göstermektedir. Bazı bankalar için reklam giderleri, finansal performansa olumlu katkı sağlarken bazı bankalar için söz konusu etkinin olumsuz yönde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca reklamların, finansal performanstan ziyade bankaların mevduat ve kredi ekseninde piyasa payını korumaya yönelik etkileri olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Banka Reklam Harcamaları, Finansal Performans, İkinci Nesil Panel Veri Analizi

Finansal performansPanel veri modelleriReklam harcamaları+2
Hande Aydın
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari bankalar için alternatif döviz pozisyonu yönetim stratejileri: Türk bankacılık sistemi açısından bir değerlendirme

Sabit kur sisteminden serbest kur sistemine geçilmesi ve finansal serbetleşme, bankaların yabancı para cinsinden işlemlerinde de büyük artışları beraberinde getirmiş, bu durum bankaların döviz pozisyonları nedeni ile maruz kaldıkları kur riskini artırmıştır.Bankalar açık döviz pozisyonları nedeniyle büyük zararlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Bu nedenle kur riski, özellikle geleneksel mevduat bankaları için aktif bir şekilde yönetilmesi ve korunması gereken bir konudur. Bankaların döviz pozisyonu yönetiminde kur riskinin tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmamakla birlikte bunların belli bir güven aralığında kontrollü bir şekilde yönetilmesi mümkündür. Türk Bankacılık Sektörü Özel Sermayeli Mevduat Bankaları Grubuna ait Aralık 2002-Eylül 2009 bilançoları incelendiğinde, Grubun zaman zaman yüksek miktarda yabancı para döviz pozisyonu taşıdığı bu nedenle büyük oranda kur riskine maruz kaldığı görülmektedir.Bu noktada vadeli türevler ticari bankalara kur riskten arındırılmış bir döviz pozisyonu yönetim imkanı sunmaktadır. Özel Sermayeli Mevduat Bankaları Grubu açısından türev ürünlerin kullanımı suretiyle kur riskinden arındırılmış alternatif bir döviz pozisyonu yönetimi oluşturmak olası zararlardan korunmak için mümkün ve gerekli görünmektedir.Anahtar Sözcükler1.Ticari Bankalar2.Döviz Pozisyonu3.Kur Riski4.Türev Ürünler5.Riskten Korunma

Bankacılık sistemiBankalarDöviz pozisyonu+3
Mehmet Özgür Sakızlıoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de faaliyet gösteren ticaret bankalarının performansının değerlendirilmesi

Dünya'da finansal sistemin önemli bir kısmını işleyişlerinde faize yer veren geleneksel bankalar oluşturmaktadır. Finansal sistemin ve bankaların faaliyetlerinin artması için finansal performanslarının ölçülmesi, bankaların rekabet edebilmeleri açısından büyük önem arz etmektedir. Bu amaca yönelik olarak bu çalışmada oran analizi yöntemi kullanılarak ticaret bankalarının 2014-2018 dönemine ait performansları karşılaştırılmıştır.Bankaların mali tablolarından yararlanılarak bazı rasyolar aracılığıyla karşılaştırmalar yapılmış ve yorumlanmıştır.Yapılan bu oran analiz sonucunda ülke büyümesinde etkin bir performans gösteren bankacılık sektörü büyümesi 2018 yılının ikinci yarısında yaşanan döviz kuru çalkalanmasından etkilenmiştir.Türkiye'de bankacılık sektörünün kredi arzı ile milli gelir büyümesi arasında yüksek oranda ilişki bulunmasından dolayı özellikle kamu bankaları diğer bankalara göre ülke ekonomisini daha çok desteklemektedir.

BankalarPerformansPerformans değerlendirme+2
Ayşe Eraydin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari bankalarda kredi risk yönetimi ve Basel II kriterlerinin etkileri

Finansal piyasalarda aracılık fonksiyonu yerine getiren bankaların ekonomideki yeri ve önemi büyüktür. Gerek dünyada gerekse de Türk bankacılık sektöründe en büyük paya ticari bankalar sahiptir. Bankaların faaliyetlerini risk almadan sürdürmeleri ise olası değildir. Bu nedenle bankalar için risk yönetimi büyük önem arz etmektedir. Ticari bankaların üstlendikleri en önemli risk, kredi riskidir. Çünkü kredi verme bu bankaların temel faaliyetlerinden biridir. Banka başarılı olmak için kredi riskini etkin olarak yönetmelidir. Uluslar arası Ödemeler Bankası (BIS) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Basel Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Komitesi (BCSB) tarafından oluşturulan ve Basel II olarak da adlandırılan yeni sermaye yeterliliği uzlaşısının kredi riski yönetimine önemli etkileri olacaktır. Basel II'de üç yapısal blok vasıtasıyla banka sermaye yeterliliklerinin tespitinde risk duyarlılığının arttırılması böylelikle gerek bankacılık sektöründe gerekse de ekonomide istikrarın sağlanması hedeflenmektedir. Bu çalışmada Basel II kriterlerinin ticari bankalarda kredi risk yönetimine muhtemel etkileri ortaya konulmuş olup Türk Bankacılık sektörünün kredi risk yönetiminde Basel II'ye uyum konusunda hangi aşamada olduğu hakkında bilgilendirmede bulunulmuştur. Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bir bankanın kredi risk yönetimi faaliyetleri incelenerek, Basel II'ye uyum konusunda öneriler yapılmıştır.Anahtar Sözcükler:1. Risk2. Risk Yönetimi3. Kredi4. Kredi Risk Yönetimi5. Basel II

Banka kredileriBankalarBasel II+6
Melek Aktaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kredi verme sürecinde mali analiz tekniklerinin kullanılması ve önemi

Bankacılık sektörünün gelişmiş ülkelerde ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomideki lokomatif olma özelliği tartışmasız olarak kabul edilmektedir. Temel işlevi kredi mekanizmasıyla fon fazlası olan kişi ve kurumlardan söz konusu fonları belirli bir getiri karşılığında alıp, bu fonları piyasadaki fon ihtiyacı olan kişi ve kuruluşlara yine belirli bir getiri karşılığında satmak olan bankalar yüksek derecede kredi riski başka bir deyişle kredinin geri ödenmeme riski ile karşı karşıyadırlar. Ticari bankaların etkin bir şekilde kredi riskini yönetebilmesi kredi yönetim anlayışının da etkinliğine bağlıdır. Etkin bir kredi yönetimi ise kredi başvurusu ile başlayıp kredi geri ödemesi ile son bulan kredilendirme süreci ile yüksek bir korelasyona sahiptir.Kredi verme süreci çalışmada kredi başvurusu, kredi analizi, kredinin yapılandırılması, kredinin izlenmesi ve kontrolü şeklinde dört ana başlık altında incelenmiştir. Tezin konusunu da yakından ilgilendiren ve kredilendirme sürecinin bir aşaması olan kredi analizi etkin bir kredi yönetiminin can damarıdır. Kredi kullandırımları sırasında iyi yapılacak bir kredi analizi sayesinde başvuru sırasında firmanın kredibilitesinin düşük olduğu tespit edilebilecek ve batık bir kredi belki de erkenden önlenecektir. Kalitatif ve kantitatif analiz olarak özetleyeceğimiz kredi analizinde kalitatif analiz işin daha çok lafzi kısmı iken kantitatif analiz mali tabloların, çalışmada da ayrıntılarıyla ele alındığı gibi, çeşitli analiz teknikleriyle analizini ve yorumlanmasını kapsamaktadır. Ancak hem kalitatif analiz hem de kantitatif analiz birbirini tamamlayan iki farklı öğedir. Çalışmada da bunların üzerinde durulmaya çalışılmış ve bu tekniklerin kredi geri ödemelerinde ve firmaların kredibilitelerini tespit etmedeki önemleri vurgulanmıştır.

Banka kredileriBankacılık sektörüBankalar+10
Cantekin Bülbül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
DoctorateOpen AccessEN

Interactions between non-performing loans and macroeconomic variables

In recent years, financial institutions such as the commercial banks have a central role in financial stability as much as governmental institutions like central banks. At this point, although the main role of banks is financial intermediation, this role has recently been evolved towards the financial stability provider or vice versa. From this point of view it is observed that the health of banking system became a crucial issue for an economy. However, as clearly seen in the latest 2008 global financial crisis, financial systems are subjected to instability and crisis that create huge costs to society. It is observed that the main source of the financial crisis emerges from the asset side of the banks' balance sheets. Asset quality and credit risk gain more importance in this context. At this point, the questions have been arisen that what the main macro determinants of credit risk are and also whether the potential of the credit risk is to cause a macroeconomic crisis or not. From this point of view, in this research, it has been taken to road in order to improve the understanding of the relevance of credit risk with the macroeconomic fluctuations and its interconnections by the key macroeconomic variables such as growth, unemployment and inflation. VAR methodology is used to analyze the determinants of NPLs and to identify the feedback effects of NPLs on macroeconomy and also Panel VAR methodology is used to analyze the OECD data. Research data are consisted of NPLs Ratio, Credit Volume, GDP Growth, Unemployment and Inflation between 1999 and 2016. Findings suggest that a shock to NPL growth and credit volume have implications on economic activity. Especially the bank credit volume's impact on GDP growth, inflation and unemployment consist the key findings, while the Panel VAR and VAR models also suggest that a deterioration in asset quality leads to a decline in credit and vice versa. It is also suggested that stronger economic activity accompanied by higher GDP growth and lower inflation have a positive impact on asset quality and credit expansion of banking sector. Notably, GDP growth leads to decline in NPLs and to increase in credit volume, while inflation has a role accelerating the NPLs growth and credit volume decline. These impacts on NPLs and credit volume feeds back the economy negatively.

Credit riskCreditsMacroeconomy+5
Fatih İnan
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk bankacılık sektöründe kârlılığın belirleyicileri: Mevduat bankaları üzerine bir uygulama

Yapılan bu çalışma da, Türk bankacılık Sektöründe mevcut olarak faaliyet göstermekte olan, 2006 ve 2019 dmnemine ait BİST(Borsa İstanbul)'da işlem görmüş, halka arz olmuş ve verileri devamlılık gösteren 9(dokuz) adet banka örneğinde yola çıkılarak mevduat bankaların karlılığını etkileyen faktörler araştırılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamada bankacılık sektörüne özgün çeşitli mikro ekonomik değişkenler 3(üç) aylık yani çeyrek dönem verilerinden faydalanarak, bankaların ROE(Özkaynak Karlılık) ve ROA(Aktif karlılık)'ları panel veri analizi metoduyla incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre: ROE(Özkaynak Karlılık)'yle OZSB(Özsermeye Büyüme) ve KREB(Kredi Büyüme) oranları arasındaanlamlı vede pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ancak ROA(Aktif karlılık) açısından bakıldığında OZSB(Özsermeye Büyüme) oranından pozitif yönlü bir ilişki fakat FDG/TA(Faiz Dışı Gelirler/Toplam Aktifler) ve KREB(Kredi Büyüme) değişkenleriyle negatif yönlü bir ilişki içinde olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca elde edilen bulgularda ROE(Özkaynak Karlılık) için OZSB(Özsermeye Büyüme) oranı, ROA(Aktif karlılık) için de FDG/TA(Faiz Dışı Gelirler/Toplam Aktifler) oranı en açıklayıcı değişkenler olarak bulunmuştur.

Bankacılık sektörüBankalarKarlılık+5
Gülşah Doğan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam etkinlik ve veri zarflama analizi üzerine karşılaştırmalı yaklaşımlar ve bir uygulama

142 ÖZET Etkinliğin ve verimliliğin güncelliğini yitirmeyen sorunların başında gelmesi, bunların ölçülmesi alanında gelişmeler yaşanmasına neden olmuş ve bu konuda birçok çalışma yapılmıştır. Veri zarflama analizi kullanılan etkinlik ölçüm yöntemlerinden biridir. VZA'nın diğer bazı etkinlik ölçüm yöntemlerine göre daha olumlu görünen yönler içermesi ve yapılan çalışmalardan olumlu sonuçlar alınması, bu yöntemin tüm uygulamalarda başarılı sonuçlar vereceğinin garantisi değildir. Yapılan incelemeler sonucunda VZA tekniğinin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar olduğu tespit edilmiştir. Veri zarflama analizi uygulamalarında girdi ve çıktı değişkenlerinin belirlenmesi, karar birimlerinden oluşan gözlem kümesinin seçilmesi kilit noktalardır. Etkili yorumların yapılabilmesi ve Veri zarflama analizi'nin sonuçlarının yöneticiler ve diğer birimler tarafından kabul görmesi açısından, girdi-çıktı değişkenlerinin ve karar birimlerinin seçimi ve sayısı son derece önemlidir. Hiç kuşkusuz, üretim sürecini iyi bir şekilde simgelemeyen bir girdi- çıktı modeli sonucu elde edilecek etkinlik ölçütleri de son derece sağlıksız olacaktır. Etkinlik ölçümünde, üretim biriminin neyi ölçmeyi hedeflediğinin ortaya açıkça konması gerekir. VZA uygulamalarında da amaçların açıkça belirtilmesiyle uygun VZA modeli seçilerek etkinlik ölçümü yapılmalıdır. Aksi taktirde, yanlış model seçimiyle ulaşılan sonuçlar da farklılaşacak, belki de etkinlik ölçümü doğru sonuçları vermeyecektir. İncelenen bazı VZA çalışmalarında tek dönemlik ölçümlerin yapıldığı ve sonuçların bu ölçümlere paralel olarak eksik yorumlandığı tespit edilmiştir. Potansiyel iyileştirme sürecinde karşılaşılan teorik eksiklikler ve VZA modellerinin çözümünde girdi - çıktı değişkenlerine atanan ağırlıkların seçimindeki serbestlik dikkati çeken diğer noktalardır. Ayrıca VZA143 modelerinin çözümü aşamasında farklı yazılım programlarıyla kullanıldığında farklı sonuçlara ulaşılabileceği görülmüştür. Bu eksikliklerin belirlenmesiyle beraber VZA'nın uygulandığı çalışmalarda, karar vericinin amaçları doğrultusunda VZA modelleri üzerinde yapabileceği değişiklikler ile sonuçları yönlendirilebileceği tespit edilmiştir. Bu araştırmanın temel amacı, VZA tekniğinin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken bu noktaların ayrıntılarıyla incelenmesi ve finans sektörünün kalbi olan bankacılık sisteminde yapılacak bir uygulama ile doğruluğunun ispatlanmasıdır. Bu nedenle çalışmanın son bölümünde, daha önce incelenen VZA literatürü içinde yer alan çalışmaların uygulama bölümlerinde tespit edilen farklılaşmaların nedenleri ve bunların sonuçları nasıl etkilediği, Türkiye Bankacılık Sektörü içinde yer alan ticaret bankalarının bilançolarından elde edilen değişkenler kullanılarak gösterilmeye çalışılmıştır.

Bankacılık sektörüBankalarEtkinlik+5
Mine Kıllı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Banka çalışanlarının yaşamış olduğu çatışmaların çözümünde duygusal zekânın etkisi

Araştırma, ticari bankacılık alanında çalışanların yaşadığı çatışmaların çözümünde duygusal zekânın etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çatışma, hayatın bir parçasıdır. Çatışma aynı zamanda yıkıcı ve yapıcı sonuçları olan bir süreçtir. Bu süreç içerisindeki önemli bir kavramda duygudur. Çatışma ve duygu yapılan bir işin en temel unsurlarındandır. Duygusal zekâ çatışma sürecinde yıkıcı etkiyi minimum seviyeye indirerek yapıcı bir şekilde çatışmanın yönetilmesine yardımcı olmaktadır. Araştırma bir özel bankanın ticari bankacılık bölümünde hizmet veren 274 kişi ile gerçekleştirildi. Araştırma sonuçlarına göre çatışma çözüm yöntemlerinden uzlaşma ile duygusal zekâ ölçekleri toplam ve alt boyut puan ortalamaları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Benzer şekilde bütünleştirme alt boyutu ile duygularının farkında olma, kendini motive etme, empati ve toplam ölçek puan ortalamasıyla anlamlı bir ilişki görülmektedir. Kaçınma boyutu ile duygularının farkında olma boyutu arasında da anlamlı bir ilişki görülmektedir. Araştırmada çatışma çözümünde duygusal zekânın etkisinin olmadığı görülmektedir.

Banka çalışanlarıBankalarDuygusal zeka+7
Oğuzhan Günerhan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects