Training needs

78 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessEN

Language assessment literacy level and needs of in-service EFL teachers in Turkey

The current research study aimed to examine the LAL levels and training needs of in-service EFL teachers who work in different formal and non-formal education institutions. To that end, training in LTA in undergraduate ELT programs and certain areas they perceive a need for training were investigated. Besides, it aimed to investigate whether training needs in LTA of them differ based on the type of institution and grade level they teach at, their level of experience and education. Their experience concerning LTA practices in classroom was also explored. The study employed a sequential explanatory mixed method design. Both quantitative (questionnaire) and qualitative (interview) data were collected from EFL teachers from different education settings in Turkey. Quantitative data collected from 300 in-service EFL teachers was analyzed using descriptive and inferential statistics. Subsequently, qualitative data collected from 20 in-service EFL teachers to triangulate and clarify questionnaire findings was analyzed utilizing coding and categorizing procedures. The results indicated that the training that they received in four domains of LTA was not adequate and the need for intermediate level of further training was expressed. The findings of the qualitative data also demonstrated that LTA training is not evaluated as sufficient by most of them and the course in LTA did not address the fundamental concepts of LTA adequately. Furthermore, they view the acquisition of expertise in LTA as essential for improving the overall quality of education. Considering these findings and the importance of LAL for EFL teachers, implications and suggestions were provided.

Branch teachersAssessment literacyTraining needs+7
Gamze Sarıyıldız Canlı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerin yaygın eğitim çalışmalarına bir örnek olarak Şişli Belediyesi

Toplumların gelişmişlik düzeyi eğitime verilen önem ve kalitesine bağlıdır. Eğitim ve öğretim, hızla gelişen teknoloji ve bilgi sistemleri ile sosyal ve ekonomik kalkınmanın temelini oluşturmaktadır. Yaygın eğitim ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini sağlayıcı nitelikte, çeşitli süre ve düzeylerde hayat boyu yapılan eğitim öğretim, üretim, rehberlik ve uygulama etkinliklerinin tümünü kapsamaktadır. Küreselleşme sürecinin etkisiyle yaygın eğitim çalışmalarının nitelik değiştirmesi Türkiye'de eğitimin gün geçtikçe yerelleşmesini neden olmaktadır. Belediyeler yaygın eğitim faaliyetlerinde önemli gelişmeler elde etmişlerdir. Bu çalışmada Şişli Belediyesinin yaygın eğitim çalışmalarının özellikleri ve gerekçeleri açıklanmaya çalışılmıştır.

Belediye hizmetleriEğitimEğitim etkinliği+7
Köksal Ayçiçek
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dezavantajlı gurupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı

Gelişen ve değişen dünyada eğitimin önemi her geçen gün artmaktadır. İnsana yapılan yatırımın uzun vade de kalıcı bir etkisi olduğu bilinmektedir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi yetişmiş eğitimli bireylerin çokluğuna paralel olarak artmaktadır. Genellikle gelişen ve gelişmekte olan toplumlarda genele nispeten daha düşük eğitim seviyesine sahip gruplar dezavantajlılar olduğu görülmektedir. Bu bağlamda eğitimli birey sayısını artırmanın en önemli yollarından biri de dezavantajlı grupları eğitim ortamına kazandırmak olmalıdır. Bu sosyal devlet anlayışının gereğidir. Bu çalışmanın amacı, dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısını belirlemektir. Bu çalışmanın evrenini İstanbul İli Bahçelievler, Bağcılar ve Fatih ilçe belediyeleri, örneklemini ise bu belediyelerde görev yapan 150 çalışandır. Araştırma verileri "Yerel yönetimlerin dezavantajlı grupların eğitim faaliyetleri" ölçeği ve kişisel bilgi düzeyi anketi ile toplanmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Ölçek verileri t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile değerlendirilmiştir.Yapılan analizler sonucunda cinsiyet, medeni durum ve çalışanların yaş aralıklarına göre "dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı" algısı arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Öğrenim durumu ve mesleki kıdem ile "dezavantajlı grupların eğitim sürecine kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı" algısı arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Ön lisans öğrenim düzeyinde olanların dezavantajlı grupların eğitime kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı algısı en yüksek çıkmıştır. Ayrıca 11-15 yıl kıdem arasında bulunanların dezavantajlı grupların eğitime kazandırılmasında yerel yönetimlerin katkısı algısı en yüksek çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: 1.Yerel yönetimler, 2.Dezavantajlı gruplar, 3.Eğitim, 4.Sosyal etkinlik, 5.Belediyeler.

BelediyelerDezavantajlı gruplarEngelli kişiler+6
Mehmet Nuri Kaynar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun deniz taşımacılığında KBRN tehditleri

Bu çalışmada KBRN olayına müdahale edebilecek ekibin algıladığı risk ve KBRN eğitimi ile bilgisi arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırma hem tanımlayıcı hem de çıkarımsaldır. Verilerin analizinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel bir analiz yöntemi olarak frekans analizi tablo ve şekillerde gösterilmiştir. Bu nedenle tanımlayıcı istatistiksel teknikler (frekans analizi, tablolar ve grafikler) ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyete göre dağılımı kadınların oranı %34,3, erkeklerin oranı %65,7'dir. Kurumlara göre dağılım incelendiğinde AFAD çalışanları oranı %14,3, İtfaiye çalışanları oranı %36,2, Limakport çalışanların oranı %11,4 iken hastane personeli oranı %38,1'dir. KBRN eğitimi almış kişilerin oranı %35,2 , % 64,8'i eğitim almadı. AFAD ve Limakport çalışanlarının hazır bulunma algısı İtfaiye ve hastane personelinden anlamlı derecede daha yüksektir. KBRN eğitimi alanların risk algısı ve hazır bulunma algısı düzeyi KBRN eğitimi almayanlardan anlamlı derecede daha yüksektir. Risk algısı için; mühendislerin KBRN olaylarında ilk müdahale ekipleri için risk algısı düzeyi diğer meslek gruplarından anlamlı derecede daha düşüktür. Hemşire, Şube Müdürü (AFAD) ve operasyon sorumlusu olanların hazır bulunma algısı mühendis olanlardan anlamlı derecede daha yüksektir. KBRN deneyimi yaşayanların hazır bulunma algısı düzeyi KBRN deneyimi yaşamayanlardan anlamlı derecede daha yüksektir. Hatay ili merkez AFAD, İskenderun ilçesi itfaiye, devlet hastanesi ve Limakport çalışanlarından müdahale safhasında yer alan organizasyonlarda görevli personel amaçları ve hizmet sahaları gereği afetlere maruz kalmaktadırlar.

Afet yönetimiBilgi düzeyiEğitim ihtiyaçları+2
Davut Parlak
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Use of technology in cabin crew training: A comparative analysis of the integrated use of assistive reality (MR/AR) and VR technologies

This study examines the impact of the integrated use of Mixed Reality/Augmented Reality (MR/AR) and Virtual Reality (VR) technologies on cabin crew training within the civil aviation sector. Employing a phenomenological qualitative research design, the study explores cabin crew members' perceptions, experiences, and adaptation processes regarding technology-based training innovations. This study conducted semi-structured, in-depth interviews with 30 cabin crew members employed by the Turkish flag carrier and various low-cost airlines, none of whom had previously received VR-based training. Thematic analysis revealed that integrated MR/AR and VR applications offer substantial advantages in crisis management, realism, repeatability, and motivation compared to traditional training methods. Participants emphasized the necessity of experience-centered and learnerdriven approaches and the importance of trainer competence, continuous content updating, and personalized support. The findings also highlighted significant institutional and operational barriers such as technical infrastructure, equipment costs, and organizational culture. Based on qualitative data and systematic literature review, the study concludes that hybrid and integrated technology-based training models can create a more sustainable, effective, and adaptive learning environment for cabin crew, provided implementation strategies are human-centered and systematically supported. Keywords: Augmented Reality, Aviation Education, Cabin Crew Training, Virtual Reality.

Training needsAviation industryAviation school students+5
Nilgün Yıldırım
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Göç süreçlerindeki çocukların karşılanamayan gereksinimleri, haklara erişimleri ve beklentileri: Ankara ve Hatay'da yaşayan Suriyeli çocuklar örneği

Bu çalışma, çocukların göç süreçlerindeki gereksinimlerini, karşılaştıkları zorlukları ve çocuk haklarına erişimleri ile birlikte çocukların göç süreçlerindeki beklentilerini, baş etme mekanizmalarını ve destek sistemlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda, çocukların ifadelerinden ve algılarından yola çıkarak, göç öncesi, göç eylemi ve göç sonrası olmak üzere farklı kronolojik evreleri içeren bütüncül bir zaman dilimini ele almaktadır. Bu kapsamda, Ankara ve Hatay'da yaşayan 13'ü kız, 17'si erkek, 30 Suriyeli çocuk ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Analiz süreci, yarı yapılandırılmış görüşme yönergesine ve araştırmanın amacına paralel olarak bilgisayar destekli nitel veri analizi (NVivo 11) çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda, göç süreçlerindeki "Çocukların Hakları Algılama Biçimi", "Çocukların Gereksinimleri ve Karşılaştıkları Zorluklar", "Çocukların Baş Etme Mekanizmaları ve Destek Sistemleri" ile "Çocukların Beklentileri" olmak üzere dört ana tema ortaya çıkmıştır. Çocukların hak kavramını, hak çerçevesinden öte, savaşın ve zorunlu göç sürecinin yarattığı karşılanamayan gereksinimler ve zorluklar üzerinden ifade ettikleri görülmüştür. Çocukların gereksinimleri ve karşılaştıkları zorluklar ise Max-Neef'in insani ihtiyaçlar ve giderilmesi matrisinde yer alan dokuz gereksinim çerçevesinde şekillenmiş olmasına karşın, veri yoğunluğu, daha çok yaşamı sürdürebilme gereksinimi ve koruma gereksinimi içerisinde yer alan temel gereksinimler çerçevesinde kümelenmiştir. Çocukların baş etme mekanizmaları ve destek sistemlerinin, büyük oranda geniş aile ilişkileri, kültürel ve geleneksel özellikler üzerinden şekillendiği gözlemlenmiştir. Çocukların beklentilerinin ise genel itibarıyla karşılanamayan gereksinimlerle ve zorluklarla paralellik gösterdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte, Suriyeli çocukların gereksinimleri ve karşılaştıkları zorluklara ilişkin ihtiyaçların karşılanma biçimlerinin ve haklara erişim süreçlerinin farklılık gösterdiği görülmüştür. Çalışmanın ortaya çıkardığı sonuçlar çerçevesinde, göç süreçlerindeki çocuklara ilişkin hak temelli ve güçlendirme yaklaşımları çatısı altında, eklektik ve kapsayıcı bir sosyal hizmet müdahalesinin nasıl olması gerektiği tartışılmıştır.

Eğitim ihtiyaçlarıGöçmenlerKoruma altındaki çocuklar+7
Tahir Emre Gencer
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşe yeni başlayan hemşirelerin hizmet içi eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışma, çalışan hemşirelerin (işe yeni başlayan ve deneyimli) görüşlerine yer verilerek işe yeni başlayan hemşirelerin eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi amacı ile yapılmış tanımlayıcı tipte araştırmadır. Yöntem: Araştırmada, 01.09.2013-31.12.2014 tarihleri arasında İzmir İlinde bulunan bir üniversite hastanesi, bir üçüncü basamak devlet hastanesi, bir ikinci basamak devlet hastanesi ve bir özel hastane olmak üzere 4 farklı hastanede çalışan toplam 304 hemşire örneklemi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, "Tanıtıcı Veri Formu" ve "Hizmet İçi Eğitime Yönelik Gereksinim Belirleme Formu"nun yer aldığı, işe yeni başlayan (06 ay – 24 ay) hemşireler ve eğitici/yönetici ve 24 ay ve üzeri çalışan hemşireler için ayrı ayrı düzenlenmiş olan bir anket formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, sayı ve yüzde dağılımları alınarak ki- kare ve Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan hemşireler, işe yeni başlayan hemşirelerin eğitim ihtiyacı olduğunu düşündüklerini belirtmiş, büyük bölümü hizmet içi eğitim alsa bile hizmet içi eğitimlerin ihtiyaçlarını karşılamadığını ifade etmiştir. Araştırmaya katılan hemşireler; işe yeni başlayan hemşirelerin en çok "uyum sağlama-iletişim", "pratik eksikliği" ve "ilaçlar" konusunda zorlandığı, en çok "kullanılan formlar", "acil müdahale" ve "ilaç dozları" konusunda hata yaptığını bildirmiştir. Hemşirelerin büyük bölümü, hizmet içi eğitim programlarının "işe başlanılan günden itibaren" ve 10:00-12:00 saatleri arasında ve "1 ay" süre ile olmasını istemiş, kurum ve bölüm oryantasyonun ayrı yapılmasını, eğitim hemşirelerinin donanımlı olmasını ve eğitim programının detaylı planlanmasını önermiştir. "Yaşamsal bulgular, CPR, ilaç uygulamaları ve yan etkileri, kanama takibi, şok, sıvı-elektrolit takibi, acil arabasında yer alan ilaç ve malzemelerin kullanımı, izolasyon gerektiren durumlar ve bakım uygulamaları, bilinci kapalı hasta bakımı ve motivasyon" konularının en çok önemsenen konular olduğu saptanmıştır. Sonuç: İşe yeni başlayan hemşirelerin eğitim gereksinimleri vardır ve yapılan eğitimler yeterli değildir. Hizmet içi eğitim programları düzenlenirken gereksinim saptama yapılmalı, deneyimli ve işe yeni başlayan hemşire görüşlerine yer verilmelidir. Anahtar Kelimeler: Hizmet içi eğitim; gereksinim belirleme, işe yeni başlayan hemşire

Eğitim ihtiyaçlarıHemşirelerHemşirelik+5
Gülden Şen
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of widowhood and learning experiences of young widows

Widows, both in Turkey and globally, display low levels of education and high levels poverty. The patriarchal society structure and discrimination complicate the lives of especially young widows with children. Yet, there is a striking lack of studies on the educational experiences and coping mechanisms of the widows which develop in response to the painful changes in their lives following their husband's death. Accordingly, the aim of the present study is to analyze the urban young widows' educational experiences and to explore whether education is a part of widows' life for the purpose of overcoming the novel problems caused by patriarchy. Semi- structured interviews were carried out with ten women from Istanbul under the age of forty-five that were widowed at least two years ago and have at least one under- eighteen child. The results confirmed the radical nature of the changes in their lives by demonstrating increase in poverty, employment difficulties, appearance of new responsibilities, alterations in the relations with family and acquaintances, serious oppression from both their own family and husband's family, and serious social discrimination. Whereas for the illiterate widows the education turns into an urgent need, for women with higher educational status other types of problems become more salient. Consequently, the women require a specific institutionalization of education and support tailored to their conditions. Since there is no such institution in Turkey, the women try to fulfill these needs within their own networks.

WidowhoodEducationEducation level+5
Mine Şirin
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçlarının incelenmesi: Bir karma yöntem araştırması

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçlarını ve görüşlerini açığa çıkarmak hedeflenmiştir. Araştırma da hem nicel hem de nitel verilerin beraber kullanılarak daha fazla veriye ulaşılmasını sağlaması açısından karma yöntemlerden yakınsak paralel model tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılı içerisinde Iğdır Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel kurumlarda çalışan 178 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel çalışma grubu ise yine aynı örneklem içerisinden farklı mesleki kıdemlere göre seçilen 30 okul öncesi öğretmenidir. Araştırmada verilerin toplanması için "Demografik Bilgi Formu", " Okul Öncesi Öğretmenlerinin Özel yetenekli Öğrencilere Yönelik Eğitim İhtiyacı Belirleme Anketi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçlarının düzeylerini belirlemek için elde edilen nicel veriler istatistik teknikleri ile incelenmiştir. Görüşme formundan elde edilen nitel veriler ise içerik ve betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde uzman görüşleri alınarak yanıtlar temalandırılmış ve bulgular yorumlanıp raporlaştırılmıştır. Araştırma sonucuna göre okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçları algıları yüksek düzeydedir ve cinsiyete, mesleki kıdeme, yaşa, farklılaştırılmış eğitim programı hazırlanmasını isteme durumuna göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ancak daha önce özel yeteneklilik eğitimine katılan okul öncesi öğretmenlerinin lehine, sınıfında özel yetenekli öğrenci bulunan okul öncesi öğretmenlerinin lehine ve daha önce etkinlik hazırlayan okul öncesi öğretmenlerinin lehine eğitim ihtiyacı algılarında anlamlı farklılıklar oluşmuştur. Ayrıca okul öncesi öğretmenlerinin en çok özel yetenekli öğrencileri belirlemeye, özel yetenekli çocuklara rehberlik etmeye, özel yetenekli öğrenciye uygun etkinlik hazırlamaya yönelik eğitimlere daha çok ihtiyaç duydukları görülmüştür. Araştırma bulguları mevcut literatür desteği ile tartışılmıştır.

Eğitim ihtiyaçlarıOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+3
Özlem Demirtaş
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Devlet okulunda okuyan Suriyeli mülteci çocukların eğitimsel iyi olma hali: İstanbul'da bir nitel araştırma

Starting from 2011, Turkey has been putting forth crucial efforts towards the education of Syrian refugee children. With the 2014 regulations, the Turkish government has made the decision to include Syrian students in public schools and phase out temporary education centers (TEC). This thesis explores the Syrian refugee children's perspectives and interpretations on their education in the light of child well-being perspective. Konu and Rimpela's (2002) "School Well-being Model" is used as an analytical framework in this study. In-depth semi-structured interviews were carried out with 12 Turkish-speaking Syrian children strongly supported by humanitarian organizations and recruited through a refugee community center located in Sultanbeyli, Istanbul. The findings of the research reveal that children are highly motivated to get an education and very eager to learning. Despite the children's high motivation to be successful in education, they are placed in a highly-supported environment and their intense psychological investments towards education, the thesis demonstrates that they still face serious difficulties in the Turkish education system that negatively affect their school adjustments and well-being in education. Disadvantaged position in the education to due language barrier, perceived unfair measurement, and evaluation systems, fear of losing their fluency in their mother tongue, discrimination and exclusion occurred in their vertical and horizontal relationships in school are the recurrent themes in children's subjective experiences. Thus, this thesis concludes that comprehensive and inclusionary social and education policies have to be developed by taking into account Syrian children's capabilities, actual needs and their sense of fairness in education.

EducationEffectiveness of trainingEducation activities+5
Simla Serim
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

A model to evaluate the effectiveness of virtual construction safety training tool

Construction projects have become more complex. Due to this complexity, construction projects are exposed to more risks and the probability of occupational accidents on the site increases. So, the provision of safety on the construction field becomes more challenging, and the number of occupational accidents and fatalities remains high all around the world. The literature highlight that human-related factors play a crucial role in the safety management process, so, improving behavior-based skills of workers by adequate safety training method has become important to provide on-site safety. Previous literature states that an effective safety training method should cover (i) information transfer, (ii) instructio-nal feedback, (iii) knowledge development, (iv) hands-on practice, (v) behavioral modeling and (vi) hazard identification. Due to the low level of engagement, conventional safety training methods fail to provide an effective safety training. In order to bridge this gap, a high level of engagement between the safety training method and the participant should be provided. In this regard, the main aim of this study is to quantitatively analyze the effectiveness of virtual construction safety training tool entitled Virtual Safety Analysis For Engineering applications (V-SAFE). To evaluate the effectiveness of V-SAFE, eye tracking technologies have been also used to test the attention level and safety awareness of participants. Five analyses were conducted to test the effectiveness of V-SAFE in the process of safety training. Analysis results show that V-SAFE provides all the essential features of effective safety training. The present study makes a significant contribution to the field of safety training, since it is the first and only study that evaluates all safety training parameters rather than focusing on a single parameter. It has also developed a conceptual model that examines the effectiveness of safety training methods. This model offers great insights for future studies on how to measure the effectiveness of safety training.

TrainingSafetyTraining needs+2
Işık Ateş Kıral
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal yeniden üretim bağlamında ailelerin çocukları için lise türü belirleme süreci

Toplumsal eşitsizliklerin eğitim eşitsizliklerine dönüştüğü yerlerin başında okullar gelmektedir. Okullar, ailelerin çocukları için okul türü belirleme süreçlerinde, ailelerin sahip olduğu sermaye türlerine göre ayrışmaktadır. Bu durum eğitim eşitsizliklerine neden olmaktadır. Bu araştırmada okulların toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretilmesindeki işlevi, ailelerin sahip olduğu sermaye türlerinin çocukları için lise türü belirleme sürecine etkisi üzerinden incelenmektedir. Ailelerin sahip olduğu sermaye türlerinin çocuklarının okul türünü belirleme sürecine olan etkisinin çözümlenebilmesi ve sosyal gerçekliklerin öznel bağlamında anlaşılması için Bourdieu'nun toplumsal yeniden üretim kuramından yararlanılmıştır. Bununla birlikte ailelerin çocukları için okul türü belirleme sürecinde aldığı kararların eşitsizliği nasıl yapılaştırdığı ve meşrulaştırdığının anlaşılabilmesi için eyleyen ve yapıyı bir arada değerlendiren Giddens'ın yapılaşma kuramından yararlanılmıştır. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Durum çalışması kapsamında öncelikle ailelerin sahip olduğu sermayeleri ve okul türlerine ilişkin genel bir profil ortaya konulması amaçlanmıştır. Bunun için araştırma kapsamında geliştirilen anket form kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Muğla ili Menteşe ilçesi farklı türdeki ortaöğretim okullarında (Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve özel lisede) öğrenim gören 9. sınıftan 417 öğrenci oluşturmaktadır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, ki kare testleri ve Kategorik Temel Bileşen Analizinden (KTBA) yararlanılmıştır. Araştırmanın diğer kısmında ailelerin okul türü belirleme sürecinde sergiledikleri sosyal pratikler incelenmiştir. Bu kapsamda araştırma sürecinde geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Muğla ili Menteşe ilçesi farklı türdeki ortaöğretim okullarında öğrenim gören görece düşük orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeyden üçer öğrencinin ebeveynleri oluşturmaktadır. Toplamda 18 ebeveynle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarında ailelerin sahip oldukları sermaye türlerinin, çocuklarının okul türünü belirlemede etkili olduğu elde edilmiştir. Görece artan düzeyde ekonomik, kültürel, sosyal ve sembolik sermayeye sahip ebeveynlerin, çocuklarını Fen Lisesine, Sosyal Bilimler Lisesine ve özel liseye gönderdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Görece daha düşük düzeyde ekonomik, kültürel, sosyal ve sembolik sermayeye sahip ebeveynlerin ise çocuklarını İmam Hatip Lisesine ve Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine gönderdikleri sonucu elde edilmiştir. Bununla birlikte ailelerin çocuklarının okul türünü belirlerken sergiledikleri sosyal pratiklerinin, ailelerin sahip olduğu sermaye türlerine göre değiştiği sonucu elde edilmiştir. Görece artan düzeyde sermaye türlerine sahip ebeveynler çocuklarının okul türünü belirlerken daha akademik gelişimi önemsedikleri ve toplumsal olarak daha üst konuma geçmeye yönelik sosyal pratikler sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşın görece daha düşük düzeyde sermaye türlerine sahip ebeveynlerin ise çocuklarının okul türünü belirlerken yaşamsal koşullara öncelik verdikleri ve toplumsal sınıfta daha aşağıya düşmemek için mücadele ettikleri sonucu elde edilmiştir. Ayrıca düşük sermaye türlerine sahip ailelerin sergiledikleri sosyal pratiklerle ve habituslarından kaynaklı olarak eşitsizliklerin yeniden üretimini meşrulaştırdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: toplumsal eşitsizlik, eğitim eşitsizliği, okul türü belirleme süreci, toplumsal yeniden üretim, yapılaşma kuramı, ebeveynler, sermaye türleri

Ebeveyn tercihleriEbeveynlerEğitim+7
Burcu Türkkaş Anasız
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanal sınıf yönetiminde görev alacak öğretim elemanlarının eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi

Bilişim teknolojilerinin ucuzlaması ve yaygınlaşması sonucunda hızlanan bilgi akışı zaman, mekân, mesafe algılarını değiştirmiştir. Diğer yandan, hızla artan nüfus ve ekonomik koşullar nedeniyle eğitim sistemine olan talep de artmıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda, zaman ve mekânda sınırlılıkları olan örgün sınıf öğretimine ek olarak uzaktan öğretim yaklaşımı gündeme gelmiştir. Yapılan çalışmalar, uzaktan eğitim kapsamında sanal sınıfların giderek yaygınlaşacağına ve uzaktan eğitimdeki eğilimin bu alanda yoğunlaşacağına işaret etmektedir. Küresel eğilimlerden etkilenen Türk Eğitim Sisteminde de bu alandaki girişimlere önem ve ağırlık verilmesi gerekmektedir. Sanal sınıflarda erişim için kullanılan araç ve yöntemlerin etkili kullanımı ve öğrencimemnuniyeti büyük oranda öğretim elemanın bilgi, becerileri ve yeterlilikleri ile ilişkilendirilmektedir. Sanal sınıf uygulamalarının yaygınlaştırılması ve daha etkili hale getirilmesinde en önemli faktör, öğretim elemanlarına sanal sınıf yönetimi becerilerinin kazandırılması ve uygulama öncesinde eğitim verilmesidir. Bu araştırma ile sınıf yönetiminin boyutları açısından, sanal sınıf yönetiminde görev alacak öğretimelemanlarının eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Genel tarama modelinde desenlenen araştırmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında, nitel araştırma tekniklerinden odak grup görüşmesi sonucunda elde edilen verilerden yola çıkılarak, öğretim elemanlarının sanal sınıf yönetimine ilişkin eğitim gereksinimlerini belirlemek amacıyla bir anket formu geliştirilmiştir. Yedi öğretim elemanının katılımı ile gerçekleştirilen odak grupgörüşmesi verilerinden yola çıkarak hazırlanan anket formu, çalışma evreni olarak belirlenen 480 öğretim elemanına gönderilmiş; anketlerden 228'i geri dönmüştür. Formların kontrolü sonucunda toplam 215 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma verilerinin analizinde öncelikle anket formunda yer alan her madde için frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve yorumlanmıştır. Anket formuyla ulaşılan veriler ile belirlenen değişkenler arasındaki ilişki ise, kestirimsel istatistiklerden Kay-Kare testi kullanılarak analiz edilmiştir. Anket formunda yer alan açık uçlu soruya verilen yanıtlar kavramlaştırılmış, daha sonra da ortaya çıkan kavramlara göre mantıklı bir biçimde düzenlenip, çıktılar üzerinde elle kodlama yapılarak tema ve alt temalar belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak ulaşılansonuçlar alt amaçlara uygun olarak aşağıdaki gibi özetlenebilir:? Öğretim elemanlarının sanal sınıf yönetimi boyutlarına ilişkin görüşleri, sanal sınıfların örgün sınıflardan ayrılan özelliklerine ilişkin eğitim gereksinimleri olduğunu göstermektedir. Eğitim gereksinimleri, özellikle bu boyutların düzenlenmesindeki teknik özelliklere ve becerilere ilişkindir.? Öğretim elemanlarının sanal sınıf yönetimi boyutlarına ilişkin görüşleri ile eğitim alma durumları arasındaki ilişkiyi sorgulayan analizler, eğitim alan öğretim elemanlarının sanal sınıf yönetimi boyutlarına ilişkin temel özellikleri eğitim almayan öğretim elemanlarına oranla daha fazla göz önünde bulundurduklarını göstermektedir.? Öğretim elemanlarının sanal sınıf uygulamalarına ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir.? Öğretim elemanlarının sanal sınıf uygulamalarına ilişkin görüşleri ile eğitim alma durumları arasındaki ilişki sorgulandığında, eğitim alan öğretim elemanlarının sanal sınıf uygulamalarını daha olumlu karşıladığı görülmektedir.? Öğretim elemanları, sanal sınıfların yaygınlaştırılmasının erişim imkânları, kişisel gelişim, eğitim faaliyetleri, işbirlikleri, teknik altyapı ve beceriler, ekonomik özellikler ve gelecekteki uygulamalara uyum açısından Türk Eğitim Sistemine katkı sağlayacağını düşünmektedir.Sonuç olarak öğretim elemanlarına sanal sınıfların yönetimi konusunda verilecek eğitimlerin, uygulamaların iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılması açısından etkili olacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda gelecekte yapılacak araştırmalara ve uygulayıcılara öneriler geliştirilmiştir.

Bilgisayar destekli öğretimEğitimEğitim ihtiyaçları+8
Seçil Kaya
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuğu koklear implant adayı ebeveynlerin gereksinimlerine dayalı bilgilendirme programı geliştirilmesi

Çocuklarda 1990'larda başlayan ve günümüze yaklaştıkça artış gösteren koklear implant (Kİ) uygulamaları, Ulusal Yenidoğan İşitme Tarama Programı'nın ülkenin her yanında işlerlik kazanmasıyla birlikte hem daha geniş kitlelere ulaşmakta hem de çocuğun Kİ yaşı düşmektedir. Küçük yaşlarda ameliyat olmaları gereken çocuklar için bu kararı ebeveynleri vermektedir. Ebeveynler için tanı sonrası karar vermeyle başlayan Kİ süreci birbirini izleyen bir dizi aşamadan oluşmaktadır: aday değerlendirme, ameliyat, işlemcinin açılması, işlemcinin programlanması, cihazın teknik bakımı ve işitsel-sözel eğitim. Tüm bu süreç ebeveynlere son derece karmaşık gelmekte ve onları zorlamaktadır. Ebeveynlerin süreç boyunca karşılaşacakları zorlukların üstesinden gelebilmeleri için süreç hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirilmeleri gerektiği araştırmacılar tarafından tekrarlı olarak vurgulanmaktadır. Ne var ki, ulaşılabilen ulusal ve uluslararası alanyazında şu ana kadar ebeveynlerin süreçle ilgili bilgi gereksinimlerini karşılayacak gereksinim analizine dayalı, bütünlüklü, gerektiğinde bir grup ebeveyne aynı anda sunulabilen ve standart bir bilgilendirme programına rastlanmamıştır. Bu çerçevede araştırmanın temel amacı çocuğu Kİ adayı ebeveynlerin gereksinimlerine dayalı bilgilendirme programı geliştirmektir. Amacı gerçekleştirmek üzere araştırma süreci iki aşamalı planlanmıştır: (1) ebeveynlerin Kİ sürecindeki bilgi gereksinimlerini belirlemeye yönelik gereksinim belirleme aşaması ve (2) programın geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi aşaması. Yöntem olarak bu tür aşamalı çalışmalar için önerilen karma araştırma yönteminin tercih edildiği çalışmaya toplam 149 ebeveyn katılmıştır. Birinci aşama olan gereksinim belirlemede, Kİ ekip üyeleri (n = 6) ve çocuğu Kİ kullanıcısı olan ebeveynlerle (n = 7) nitel veri toplama tekniklerinden odak grup görüşme, farklı Kİ firma temsilcileri (n = 4) ile de yarı-yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler tümevarım anlayışıyla betimsel analize tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda bilgi gereksinimlerine ilişkin üç ana tema ortaya çıkmıştır: (1) Programın gerekliliği, (2) Programın yapısı ve (3) Programın içeriği. Programda nelerin olması gerektiğini işaret eden 3. temanın 12 alt teması ise şöyledir: işitme kaybının etkileri, Ki süreci, ameliyat aşaması, işitsel-sözel eğitim aşaması, işitme ve dil gelişimi, çocuğun genel gelişimi, Kİ cihazı, koruma gereksinimleri, yasal haklar, ebeveynlerin psikolojisi, diğer ebeveynlerin deneyimleri, gelecek tedavi/teknoloji olasılıkları. Bu aşamada ayrıca görüşmelerden elde edilen verilere dayanılarak geliştirilen Koklear İmplanta İlişkin Bilgi İhtiyaçları Anketi (KİBA) çocuğu Kİ kullanıcısı 100 ebeveyne uygulanmıştır. Anket sonuçlarına nicel betimsel analiz yapılarak bulgular nitel bulgular ile harmanlanmıştır. Çalışmanın ikinci aşaması program geliştirme, uygulama ve değerlendirmedir. Programın geliştirilmesinde Taba-Tyler Modeli referans alınmıştır. Model çerçevesinde program geliştirme ve alan uzmanları eşliğinde programın amaçları, içeriği, öğretim strateji, yöntem ve teknikleri belirlenmiştir. Dört ana modülden (Kİ süreci, Kİ ile gelişim, Kİ cihazı, ebeveyn deneyimleri) oluşan program araştırmacı tarafından çocuğu Kİ adayı 32 ebeveyne uygulanmıştır. Uygulanan programın etkililiği ön test-son test-izleme testi kontrol grupsuz deneysel desen ile değerlendirilmiştir. Bu bağlamda yapılan İlişkili Örneklemler İçin ANOVA ve Eşleştirilmiş Örneklemler İçin t-Testi sonuçları, ön test ile son test ve izleme testi arasında son test ve izleme lehine anlamlı bulunmuştur. Dolayısıyla geliştirilen programın, kullanılan deneysel desenin ve örneklemin sınırlılıkları dahilinde, etkili olduğu değerlendirilmiştir. Son olarak, programın sosyal geçerlik düzeyini belirlemek üzere ebeveynlere Bilgilendirme Programı Memnuniyet Anketi (BİPMA) uygulanmış ve ankete verilen yanıtlar programın sosyal geçerliğinin son derece yüksek olduğunu göstermiştir. Çalışmanın bulguları, çocuğu Kİ adayı ebeveynlerin Kİ sürecinin tüm aşamalarında çok çeşitli bilgilere gereksinim duyduğunu, analiz temelli bu gereksinimlerini gözeterek geliştirilen bilgilendirme programının ebeveynlerin gereksinimlerini karşılamada etkili olduğunu ve ebeveynlerin programdan memnuniyet duyduklarını göstermiştir. Bu yönüyle programın yeni araştırmalar için bir ilk adım olması umulmakta ve uygulamada önemli bir eksikliği giderme potansiyeli olduğu düşünülmektedir

BebeklerBilgi toplamaBilgilendirme+6
Nurdan Cankuvvet
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

A needs analysis study on academic English needs of freshmen students in English medium instructed programs

The purpose of this study was to find out the academic English needs of the students in order to assist language preparation programs in designing a more effective curriculum and providing students with the academic English they need in English medium instruction universities. This study attempted to determine the needs of the students who studied in undergraduate programs by administering a needs analysis survey to both students and lecturers. The participants were 151 freshmen students and 12 lecturers in five English Medium Instructed programs in Yeditepe University in 2016. The needs analysis survey was prepared using a combination of some relevant questionnaires in the literature and outcomes of an exit level of a language preparatory school. The needs analysis questionnaire for students was supplemented by some close ended items with a yes-no response, but the questionnaire for lecturers did not have these items. The data on both the students and the lecturers were analysed using descriptive statistics. The mean values enabled the interpretation of whether the items in the needs analysis questionnaire were important for the students and the lecturers. Also, the mean values assisted in getting a clear picture on whether these items in the needs analysis were practiced in the preparatory school or not. The results revealed that most of the students' needs were not met regarding academic English. Further, the needs of the students and the lecturers' opinions related to those needs in English Medium Instruction Programs were compared by using Independent Sample t-Tests. The results suggested that there is a significant difference between the opinions of the lecturers and those of students on the academic English needs of the students. In addition to data collected through the questionnaire, data was also collected from the lecturers through a semi-structured interview. The instructors who delivered the courses in English were interviewed regarding their students' English language needs. The results of the interviews indicated that most of the lecturers complain about the performances of the students on speaking and writing skill. Finally, based on the findings obtained from comparing the information from interviews and questionnaires, some suggestions were made that would hopefully help language preparation programs to offer a more effective instruction.

Training needsTarget needsForeign language education+4
Sezgin Doruk
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Educational problems of Syrian refugee students in elementary schools

The aim of this study is to determine the educational problems of Syrian refugee students in elementary schools. Sample of the study consists of 19 primary school teachers and 6 guidance teachers working at five elementary schools in Atasehir, Istanbul in 2016-2017 school year. Data of the study planned as qualitative design have been acquired by semi-structured interview technique. Content analysis method has been used for data analysis. Data set has been checked by an independent reader so as to determine the consistency of codes and categories reached as a result of in-depth analysis. Miles&Huberman formula has been used for calculating the reliability between two analyses and the reliability co-efficient has been detected as 80.244. The findings of the study indicate that the most important problem of Syrian children studying at public schools is language. Language barrier affects their academic, psycho-social and cultural adaptation in a negative way and itcomplicates the determining of their needs in these fields and stops Syrian parents from being involved in the education of their children. The second important problem field of Syrian children in education is inadequacy of regulations. Therefore primarily the language barriershould be resolved and the curriculums should be developed and reviewed by adopting permanent and preventive educational policies for a reliable social integration.

Training needsEducation problemsMigrations+4
Fatma Cırıt Karaağaç
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

A needs analysis of an online community of teacher educatorsfor their continuing professional development

Teacher educators play an essential role to improve the quality of education; however, our knowledge of their continuing professional development (CPD) needs is based on very limited data. The aim of this research was thus to investigate the CPD needs of teacher educators in an online community of practice. The research was conducted with 94 teacher educators who were members of the Teacher Educator Community (TEC) that was founded by the British Council in May 2018. This was a descriptive study that used a qualitative method. Data were collected through a needs analysis survey which was developed by the researcher. Frequency and percentage were employed to analyse the findings, and mean scores led to the prioritisation of the needs. The study found that 'running teacher training', 'observing teachers' and 'giving feedback' were the three most common teacher training activities. The majority of teacher educators indicated their needs for more practical aspects of teacher training, such as 'being able to use different technologies (apps, web tools, webinars) in teacher education programmes', 'evaluating the effectiveness of a training programme' and 'organizing professional development activities for and with teachers, i.e. Teacher Activity Groups, workshops'. Much needed topics included 'digital literacies', 'curriculum design', 'assessment', and 'mentoring. As regards to their technical competencies in an online community of practice, majority of the respondents shared that they were confident in the basic use of the online platform, such as updating their profile, receiving forum post notifications to mailbox; however, they indicated their needs with regards to data protection, copyrights, and creating and participating in forum discussions. This study will serve as the basis for developing the curriculum of an online community of practice for teacher educators. We hope future researchers will benefit from the findings of the research to develop teacher educator programmes in the future.

Computer assisted educationTrainer trainingTraining needs+5
Ülker Şirin Soyöz Yılmaz
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye eğitim sisteminde bir alternatif hizmetiçi eğitim modeli olarak ÖRAV-öğretmenin sınırı yok projesi

Bu çalışmada, Türkiye'de öğretmenlik mesleğinde hizmet içi eğitimin tarihi, mevcut durumu sorunları ve geleceği tartışılmıştır. 2008 yılından beri Türkiye'nin birçok ilinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkı sunan Öğretmen Akademisi Vakfı mevcut hizmetiçi eğitim uygulamalarına ve modellerine alternatif olabilecek şekilde tasarlanmıştır. Tezin amacı Öğretmen Akademisi ve Öğretmenin Sınırı Yok Projesi'ni bu bağlamda ele almaktır.Tezin ilk bölümünde bu çalışmanın amaçları, sınırlılıkları ve varsayımları yer almaktadır. İkinci bölümde hizmetiçi eğitim ve Türkiye'deki hizmetiçi eğitimin tarihçesi kavramsal bir tartışma ile irdelenmektedir. Öğretmen Akademisi Vakfı'nın ve Öğretmenin Sınırı Yok Projesi'nin nasıl oluştuğu, vizyonu, hedefleri ve hizmetiçi eğitime yaklaşımı ise üçüncü bölümde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Öğretmenin Sınırı Yok projesinin ölçme değerlendirme çalışmaları kapsamında oluşturulan eğitimin etki analizi ise dördüncü ve beşinci bölümlerde tartışılmıştır. Son bölümde ise sonuç, tartışma ve yorumlara yer verilmiştir.Ölçme değerlendirme çalışmaları ön test-son test deseni ile yapılan bu araştırma deseniyle tasarlanmıştır. Araştırmada yarı deneysel işlem kullanılmıştır.Projenin etki analizinde şu sorulara cevap aranmıştır:?Öğretmenlerin hizmet içi eğitimlere katılma durumları nasıldır?? Öğretmenin Sınırı Yok eğitimi sonrasında öğretmenlerin,? mesleki tatminlerinde bir farklılaşma,? mesleki kendine güvende bir farklılaşma,?mesleki saygı düzeylerinde bir farklılaşma,?olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik iletişim becerileri düzeylerinde bir farklılaşma,?olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik sınıf yönetimi düzeylerinde bir farklılaşma,? olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik ölçme değerlendirme düzeylerinde bir farklılaşma gerçekleşmiş midir?

Eğitici eğitimiEğitim hizmetleriEğitim ihtiyaçları+7
Mevlüt Kayhan Karlı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessEN

A needs analysis study in terms of the perceptions of the students' learning and target needs at an ESP program: A case study

The purpose of this study is to identify the learning and target needs of the students engaged in an ESP program offered by the Faculty of Fine Arts at one of the most prestigious private universities in Istanbul, Turkey. A sample of fifty-nine students and six instructors participated in this study. The quantitative data were obtained through a pre-needs analysis questionnaire, and the qualitative data were collected from a semi-structured interview related to the perceptions of the students' learning and target needs. The findings of the study revealed significant implications with respect to the redesign of the ESP program at the Faculty of Fine Arts. Keywords: English for Specific Purposes, needs analysis, learning needs, target needs.

Training needsTarget needsForeign language learning+7
Sevda Gül Kazar
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Online kurs satınalma davranışı ve bu davranışı etkileyen faktörler üzerine bir araştırma

Teknolojik gelişmelerle birlikte insanlar, ihtiyaç duydukları çeşitli eğitim ve kursları online platformlardan satın alma imkanına sahip olmuşlardır. Geçmiş zamanda bu imkandan birçok insan haberdar değilken, pandemi sebebiyle yüzyüze yapılan eğitimlerin birçoğu online ortama taşınmıştır ve bu durumun online kurs alımlarını da sıklaştırdığı öngörülmektedir. Bu bağlamda insanların online kurs satın alma davranışları ve bu davranışı etkileyen faktörler incelenmiştir. Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin yüzyüze ya da uzaktan eğitimler yerine neden online kursları tercih edebildikleri sorusuna cevap bulabilmektir. Bu amaçla öğrencilerin online kurs almasını etkileyen faktörler belirlenmiş ve bu faktörlerin online kurs siteleri üzerinden online kurs satınalma niyeti ile ilişkisi test edilmiştir. Tüketicilerin online kurs satınalma niyetlerini hangi faktörlerin etkileyebileceği, ilgili literatür kapsamında incelenmiştir. Bu bağlamda "Tüketici Satınalma Davranışı", "Eğitim ve Online Eğitim kavramları" ve "Teknoloji Kabul Modeli" konuları detaylı olarak irdelenmiştir. Antalya Bilim Üniversitesi bünyesinde gözlemler yapılmış ve uzman görüşleri alınmıştır. Çalışmanın kantitatif bölümünde ise anket oluşturulmuş ve seçilmiş öğrenciler ile pilot çalışma yapılmıştır. Sonrasında bilişim teknolojileri yardımıyla 427 öğrenci tarafından doldurulan anket verileri kullanılarak, online kurs satınalma niyetini etkileyen faktörler belirlenmiştir. Belirlenen faktörler ile satınalma davranışı arasındaki ilişki regresyon analizi yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırma sürecinde, bağımsız değişkenlerin her bir satınalma boyutuna etkisi dört farklı modelde incelenmiş; bu bağımsız değişkenlerin "Online Kurs Satınalma Niyeti" bağımlı değişkenine etkisini ölçmek için ise ayrı bir model kurulmuştur. İstatistik sonuçlarına göre online kurs satınalma niyeti değişkeninde oluşan değişimin %52 si bağımsız değişkenler tarafından açıklanmaktadır ve bu değerin yüksek olması kurulan modelin güçlü bir model olduğunu göstermektedir. Kurulan on beş adet hipotezin on tanesinin desteklendiği görülmüştür. Desteklenen hipotezlere göre üniversite öğrencilerinin online kurs alışverişi konusunda algılanan kullanım kolaylığı faktörüne önem verdikleri, güvenlik faktörüne dikkat ettikleri fakat fayda faktörüne anlamlı bir değer vermedikleri sonucuna ulaşılmıştır.

EğitimEğitim ihtiyaçlarıKurslar+6
Pınar Öztürk
Antalya Bilim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul dışı eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi ve toplumun beklentisi(Ankara ili örneği)

Bu çalışmanın amacı, okul dışı eğitim ihtiyaçlarının ortaya çıkış sebeplerinin ve okul dışı eğitim kurumlarından beklentilerin ne olduğunun tespit edilmesidir. Okul dışı eğitim ihtiyacının ve okul dışı eğitimden beklentilerin tespit edilebilmesi için mevcut sistemin eksikliklerinin, uygulamaya yönelik aksaklıklarının ve öğrencinin eksik kaldığı kısımların tespit edilmesinde karar verici olarak eğitimin temel paydaşlarından olan öğretmenlerin görüşleri önem arz etmektedir. Araştırmada yukarıda belirtilen amaç dâhilinde öğretmen görüşlerini saptamak için anket ve görüşme formları hazırlanmıştır. Anket örneklem gruba uygulanmış ve elde edilen veriler, araştırmanın amacı doğrultusunda nicel ve nitel veri analizi tekniklerinden faydalanılarak, uygun paket programlar yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin %55'i okul dışı eğitime ihtiyaç olduğunu , %62,3'ü ise merkezî sınavların kalkmasıyla okul dışı eğitime ihtiyaç olmayacağını belirtmiştir. Nicel ve nitel veri analizi sonuçlarına göre merkezi sınav sisteminin okul dışı eğitimde önemli bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte sınavların test tekniğiyle yapılması ve okullarda test tekniği eğitiminin yetersiz olması, okullarda yeterli sayıda deneme sınavı yapılmaması, ders tekrarlarının az olması, sınıfların kalabalık olması, müfredatın yoğun olması, okullardaki fiziksel ortamın yetersiz olması ve öğretmenlerin alan bilgilerinin yeterli olmaması gibi durumlar okul dışı eğitim ihtiyacını yükselten önemli sebepler olarak tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenler okul dışı eğitimden, kaliteli eğitim, kaliteli öğretmen, öğrencilerin yeteneklerine göre geliştirilmesi, öğrencilerin okul ile ilgili eksiklerinin giderilmesi, öğrencilerin temellerinin sağlamlaştırılması, öğretmenlerin her öğrenciye adil davranması, okul dışı eğitimin daha uygun fiyatlarla yapılması, öğrencilere kariyer ve iş imkânı sağlanması gibi beklentilerinin olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, okul dışı eğitim, öğretmen görüşleri

BeklentilerEğitimEğitim bilimleri enstitüsü+7
Yusuf Hayri Yıldızhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimin finansmanında talep yönlü alternatif bir yöntem olarak eğitim kuponu uygulamaları

Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya genelindeki çok sayıda ülkede küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş süreçlerinin başlamasıyla birlikte yükseköğretim hizmetine yönelik dikkate değer bir bireysel talep artışı yaşanmıştır. Bu süreç içinde yükseköğretim sektöründe devlet ve özel kesim aktörleri, yükseköğretime yönelik sürekli büyüyen talebin eğitim ihtiyaçlarını gidermek amacıyla yeni politika ve finansman yöntemleri geliştirmeye başlamışlardır. Bunun sonucu olarak da eğitim kuponları, yükseköğretim sektöründe ve diğer eğitim kademelerinde arz ve talep kesimleri arsındaki dengenin kurulmasında alternatif bir finansman yöntemi olarak uygulamada yerini almıştır. Bu çalışmada eğitim kuponları yükseköğretimin finansmanına yönelik talep yönlü alternatif bir finansman mekanizması olarak tartışmaya açılmıştır. Çalışmada dünya genelinde yükseköğretimin finansmanında uygulanan mekanizmalar gösterilmiş; kamusal mal ve hizmetlerin finansmanında uygulanan kupon türleri ele alınmış; eğitim kuponu uygulamalarının dünya genelindeki bazı ülkelerde nasıl uygulandığı gösterilmiş; Türk yükseköğretim sektöründeki temel eğilimler incelenmiş ve çalışmanın ana konusu olan eğitim kuponlarının Türk yükseköğretiminin finansmanında talep yönlü alternatif bir yöntem olarak uygulanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Sonuç olarak eğitim kuponu uygulamalarının Türk yükseköğretiminin finansmanında talep yönlü alternatif bir yöntem olarak uygulanabileceği ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretimin Finansmanı, Yükseköğretimde Finansman Mekanizmaları, Kuponlar, Eğitim Kuponlar

EğitimEğitim ekonomisiEğitim ihtiyaçları+6
İlker Yaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

An evaluation of the professional development needs of English as a foreign language teachers working at different institutions

With the globalization of English, advances in technology and increasing mobility, the number of people learning English has increased recently. The increasing learning demands have forced countries and education systems to have high-quality language education. According to McLaughling and Talbert (2006), school administrators, teachers, professional development (PD) activities, and parents play a critical role in providing high quality education. Wermke (2011) states that teachers are core elements for higher quality education, so they need to be competent enough and highly motivated to enhance their knowledge to meet the needs of their learners. In that vein, it is highly required for language teachers to develop themselves professionally as well as adapt to advances and changes in education. As professional development is a life-long process and an indispensable part of language teaching, it is vital to know what to focus during the process. The purpose of this study is to assess the professional development needs of EFL teachers working at different institutions. Within this context, the activities that the EFL teachers do, the needs of those teachers, and the factors preventing EFL teachers from doing PD activities were identified. In addition, it was also aimed to find out whether the needs of EFL teachers display any differences based on the level of institutions they work at. The data was collected through a survey questionnaire adapted from the study of Eksi (2010). The number of participants is 150 EFL teachers working at university, high school, secondary and primary school levels. After obtaining the results of the survey, the data was compared with regard to the type of institutions (foundation and state) and level of institution (university, high school, secondary school and primary school). The data was entered in SPSS 23 and descriptive statistics and One-Way ANOVA tests were run to answer the research questions. According to the results, sharing experiences with colleagues, reflection on one's own teaching, asking colleagues for help and observing other teachers are the most common PD activities that the teachers do. Using games in ELT, identifying learner characteristics, use of technology in ELT, and increasing student motivation are the most needed PD areas. Furthermore, there are certain differences regarding the PD needs of EFL teachers between the levels of institutions. The differences mainly occur between elementary and university level. In terms of factors preventing teachers from doing PD activities, heavy workload, cost, unqualified trainers, lack of institutional support and inconvenient date and time are the most common factors. Key Words: Professional development, professional development needs, English Language Teaching, state schools, private schools

Language educationTraining needsProfessional development+5
Savaş Gençtürk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of the assessment of training needs in the Iraqi Ministry of Higher Education

Iraqi Ministry of Higher Education seek to improve and develop all employees from different level and sector within its organizational structure for each educational and administrative staff by design and implementation training needs assessment program in order to achieve strategic objective and to gain competitive advantage. The objective from this study is to developed and enhances training programs and training needs assessment for Iraqi Ministry of Higher Education in Iraq. This study explanted all matter and issues concerned to training needs assessment programs, procedures and practices in term TNA. This study also investigated in all problems, issues and challenges that faced the Ministry of Higher Education in Iraq to applied and design the both training and training needs assessment on the workforce. This research also focused to knows how training needs assessment programs effect on all employees from different organizational levels associated center of Iraqi Ministry of Higher Education in order to know and study their responses, opinions, attitudes and viewpoints towards the research objective. The data base collected from a study of 170 Iraqi Higher Educational employees and analyzed by statistical program (SPSS) software. This study explored many common problems that faced and prevented to conducting training needs in the Iraqi Ministry of Higher Education at present time. Key factors were extracted through the principle components method (Eigen value). The results showed that there were eight main factors. These most important factors affecting the training needs assessment programs as they provide real indicators of the most important factors that caused the problems and challenges in the implementation of the assessment of training needs at work.

Training needsIraqPersonnel education+3
Husseın Abdulhusseın Seger Albaejawe
Çankaya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Related subjects