Turkish education history

70 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İki darbe arası dönemde Türk eğitim tarihi (1960-1980)

Cumhuriyetin ilanından sonra 3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Eğitim Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu) üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim sistemi birçok yeniliği de beraberinde getirmiştir. Bu yeni eğitim sistemi 1924 yılından 1960 yılına kadar geçen sürede birçok yasa ve yönetmeliklerle geliştirilmeye ve benimsetilmeye çalışılmıştır. 1960-1980 yılları arasında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonomik, siyasi, sosyal ve eğitim alanlarında bazı değişiklikler yaşanmıştır. Bu çalışmayla 1960-1980 yılları arasında, adeta siyasi çekişmelerin ve hesaplaşmaların alanı haline getirilen eğitim kurumlarının, bu durumlar karşısında gerilemesinin nedenleri ve sonuçlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Bununla birlikte, eğitimcilerin, kurum ve kuruluşlarıyla siyaset-ekonomi çalkantısı esnasında yaşanan git-gellerdeki tavır ve davranışlarının açıklanması hedeflenmiştir. Siyasetten en çok etkilenen kesim ve yükseköğretim bazında siyaseti en çok etkileyen eğitim kurumları ile eğitim elemanları bu çalışmanın ana unsurlarını teşkil etmektedirler. 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardında oluşturulan anayasa ve kanunlarla eğitime yeniden getirilen düzenlemelerin içerikleri bu araştırmanın odak noktasını teşkil etmektedir. Askeri darbelerle kesintiye uğrayan demokratik sistem karşısında eğitim kurumlarının nasıl etkilendiği, öğretim elemanlarının uğradıkları kovuşturma, sürgün ve tasfiye hareketlerinin neden, niçin, kime ve ne şekilde yapıldığı gibi sorulara cevaplar aranmıştır. Türk eğitim sistemine köklü değişiklikler getiren, 1961 yılında kabul edilen "İlköğretim ve Eğitim Kanunu" ve 1973 yılında kabul edilen "Milli Eğitim Temel Kanunu" ile yapılan düzenlemeler ve elde edilen sonuçlar bu çalışmanın merkezine oturtulmuştur. Bu tarihten önceki düzenlemelerde olduğu gibi 1961 ve 1973 yıllarındaki eğitim hamlelerinde de baştan sona siyasi kaygılar ve politik sürtüşmelerin izlerini görmek mümkündür. Durum böyle olunca da bütün kurum ve kuruluşlarıyla eğitimin sanki bir yaz-boz tahtasıymış gibi kullanılmasından kaynaklanan bir gerilemenin olduğu söylenebilir. Araştırılan yirmi yıllık dönem içerisinde; okul öncesi eğitimin gelişimi, ilköğretimdeki yapısal reformlar ve müfredat programları, ortaöğretimdeki politik sürtüşmeler, nitelik sorunu ve çözüm arayışları ile ideolojik çalkantılarla siyasetin ve askeri vesayetin boy hedefi haline gelmiş yükseköğretimin tarihsel gelişimi ayrıntılı bir şekilde belgelerle araştırılıp incelenmiştir. Yaklaşık altmış temel kaynaktan araştırma ve inceleme yapılarak elde edilen bu çalışma neticesinde, 1960-1980 yılları arasındaki eğitimin politik hesaplaşmalar uğruna heba edildiği, farklı yapı ve söylemlerle aynı durumun hala devam ettiği sonucuna varılmıştır.

Askeri müdahaleEğitim tarihiOkul öncesi eğitim+5
Turan Kılın
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk modernleşme tarihi çerçevesinde Demokrat Parti dönemi (1950-1960) eğitim politikalarının ideolojik içeriği üzerine bir inceleme

Bu çalışmada, Osmanlı-Türk modernleşmesinin ana etkeni olan eğitim politikaları, dönemin şartlarına bağlı kalarak büyük bir dönüşüm, gelişim Batılılaşmayla beraber sosyolojik ve ideolojik fraksiyonlara bölünmesi neticesinde, neden olduğu siyasal ve toplumsal değişimleri incelemek üzere hazırlanmıştır. Eğitim politikaları, son dönem Osmanlı ve Cumhuriyet rejiminin kurulmasıyla birlikte büyük oranda bir Batılılaşmaya doğru evrilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin, içerisinde bulunduğu siyasi yalnızlıktan kurtulmak için Batı ile yakınlaşması nedeniyle demokratikleşme zorunluluğu, eğitim başta olmak üzere birçok noktada kendini hissettirmiştir. Milli, çağdaş ve seküler bir yönetim benimsetilme amacıyla tek parti iktidarının egemen olduğu 1923-1950 yılları, birçok olumlu-olumsuz zıt tezleri beraberinde getirmiştir. Cumhuriyet dönemi Milli eğitim ideolojisi, büyük oranda bir okuma-yazma seferberliği ve dogmatik fikirlerden arınmaya sebebiyet verdiği için devrim niteliğinde uygulamalarının da olmasıyla, sosyolojik ve ideolojik etkenleri tüm toplumu olumlu ve olumsuz anlamda etkilediği gözlemlenmiştir. Dönemin toplumsal ve siyasal anlamda köklü değişime hazır olmaması nedeniyle de demokrasi dışı, tamamıyla bir üst zümrenin cılız bir halk söylemi üzerinden politika geliştirdiği ortaya konulmuştur. Özellikle bu dönemde; demokratik söylemler ışığında, despotik uygulamaların da yürütüldüğüne dair tezler kuvvet kazanmıştır. Türk siyasal hayatında demokrasinin pratiğe geçişi, tek parti (CHP) içerisindeki ekonomik bölünmeyle ortaya çıkan Demokrat Parti (DP) aracılığıyla olmuştur. Türk modernleşme tarihi çerçevesinde DP, halka mal edilen eğitim olgusunu kullanarak, liberal muhafazakâr nesil yetiştirme eğiliminde politikalar uygulanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) halka benimsetmeye çalıştığı seküler ve çağdaş eğitim modeli, Demokrat Parti (DP) döneminde bir zümrenin etkisinde, çoğunlukla da halkın ve çeşitli aktörlerin istekleri doğrultusunda şekillenmiştir. DP'nin bu noktada iradeli bir politika geliştirememesi nedeniyle, demokratik bir yönetim olduğuna dair tezlerin yanında kukla bir yönetim olduğu da ortaya atılmıştır. Bu hareketler doğrultusunda eğitim faktörü, mevcut ve gelecek nesiller üzerinden sürekli bir değişiklik ve konum elde etme yarışına maruz kalmıştır. Cumhuriyet döneminde benimsetilmeye çalışılan seküler eğitim modeli, Demokrat Parti (DP) iktidarıyla dinsel, küresel ve sömürgeci aktörlerin yönlendirmeleriyle birden çok ideolojik formasyona bölünmüştür. Türkiye Cumhuriyeti'nde sağ-sol ikileminin neden olduğu muhafazakâr ve seküler söylemler, her hükümet değişikliği ile birlikte eğitimde de ideolojik bir çıkar alanına dönüşmektedir. Bu noktadan kaynaklanan olumsuz gelişmeler; Türk eğitim yapısında köklü bir reform, sistematik bir işleyiş ve çok yönlü bir kalkınmayı engellemektedir.

Demokrat PartiDin eğitimiEğitim politikaları+5
Yusuf Tak
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Atatürk Dönemi eğitim dergilerindeki sosyal bilimlerle ilgili konuların incelenmesi (1923-1938)

Atatürk Dönemi Eğitim Dergilerindeki Sosyal Bilimler Konularının İncelenmesi (1923 - 1938) Atatürk Dönemi hem siyasi değişimler, hem de kültürel değişimler açısından pek çok araştırmaya konu edilmiştir. Bu çalışmada, Cumhuriyet tarihinin eğitim ve kültür alanında köklü yeniliklerin ve reformların yapıldığı bir dönemi olan Atatürk Dönemi'nde yayınlanan eğitim dergilerinin incelenmesi ve bu dergilerde yer alan Sosyal Bilimler konularının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Dönemin özelliklerinin eğitim dergilerine yansımaları ve Sosyal Bilimler konularının ele alınış şekilleri ortaya konulmuştur. Çalışmada, Atatürk Dönemi eğitim dergilerinde yer alan Sosyal Bilimlerle ilgili makaleler incelenmiştir. Tarama yöntemiyle yapmış olduğumuz çalışmada, veriler doküman incelemesi yöntemiyle elde edilmiştir. İncelenen 18 eğitim dergisinden elde edilen veriler nitel veri analizi programları yardımıyla konularına göre sınıflanmıştır. Sosyal Bilimleri oluşturan Tarih, Coğrafya, Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Ekonomi, Siyaset Bilimi, Hukuk, Eğitim, Sanat Tarihi ve Sanat Eğitimiyle ilgili makaleler kendi içlerinde alt başlıklara ayrılmıştır. Bulgular kısmında ilk olarak çalışmada kullanılan dergilerin Sosyal Bilimlerle ilgili makale dağılımları verilmiştir. Ardından her bir bilim dalıyla ilgili makaleler tablolar halinde gösterilmiş ve makalelerin isimleri, yayınlandıkları dergiler, yayın yılları ve içerikleriyle ilgili bilgiler verilmiştir. Sonuç olarak incelenen 18 eğitim dergisinde yer alan 4223 makaleden 773'ünün Sosyal Bilimlerle ilgili olduğu görülmüştür. Bu makalelerde dikkat çeken en önemli nokta Sosyal Bilimler konularının eğitimine verilen önemdir. İlaveten Sosyal Bilimlere yardımcı bilim dallarının da öneminin vurgulandığı anlaşılmaktadır. İncelenen makalelerin ele alınan konuların çoğu günümüzde de güncelliğini koruduğu yapılan araştırmalarla kıyaslanarak ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Türk Eğitim Tarihi, Atatürk Dönemi, Sosyal Bilimler, Süreli Yayınlar, Eğitim Dergileri.

Atatürk DönemiDergilerEğitim dergileri+4
Gönül Türkan Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'deki eğitime etkileri

Bu araştırmada yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'deki eğitime etkisi konusunda Çankırı il merkezindeki meslek liselerinde görev yapan idareci ve öğretmenlerin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemiyle yapılmış olup araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır, araştırmanın verileri, betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Literatür incelendiğinde çalışmaların ilk ve ortaokul seviyesinde olduğu ve çalışmaların çoğunun yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'de eğitime uyum konusunda yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine olduğu görülmüştür. Lise seviyesinde yabancı uyruklu öğrencilerin en çok eğitim gördüğü meslek liseleri ile ilgili ve Türkiye'deki eğitime etkisi ile ilgili bir çalışmaya ulaşılamamıştır. Bu kapsamda çalışma grubu olarak 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı il merkezindeki meslek liselerinde görev yapmakta olan 3 idareci, 6 kültür ve 6 meslek ders öğretmeni belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin ve yöneticilerin yabancı uyruklu öğrencilerin lise seviyesinde genellikle meslek liselerinde eğitim görmelerine ilişkin olarak; dil yetersizliği nedeniyle uygulama derslerinin çok olması, üniversite eğitiminden çok meslek edinme hedefleri olması, sınıf geçmenin daha kolay olduğunun düşünülmesi, yerleştirmede karar verenler tarafından meslek liselerine yönlendirilmeleri tespit edilmiştir. Okullarda eğitime kabul edilmeden önce Türkçe eğitiminden geçirilerek başarılı olanların örgün eğitime dahil edilmesinin hem yabancı uyruklu öğrenciler hem de Türk öğrenciler için önemli olduğu, yabancı uyruklu öğrencilerin üniversiteye yerleştirme sürecinde tanınan hakların pozitif ayrımcılık olarak görüldüğü ve öğrenci ve öğretmenlere kapsayıcı eğitim verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

EğitimMeslek liseleriMesleki eğitim+4
Yasemin Şahin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan Cumhuriyet'e öğretmen yetiştiren kurumlara giriş şartları ile usûllerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi (Nizamnâme ve talimatnâmelere göre)

Bu araştırmanın amacı, "Osmanlı Devleti'nin Tanzimat Dönemi ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadar geçen süre içinde öğretmen yetiştiren kurumlara giriş şartları ile usûllerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi" dir. Nitel araştırma yöntem ve teknikleri ile oluşturulan bu araştırma durum çalışması deseni ile yürü-tülmüştür. Araştırmada veri olarak Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Osmanlı Devletinde ilgili birimler tarafından hazırlanarak yayımlanan Osmanlıca tarihi dokümanlar ve bunların yanı sıra literatürde yer alan konuya ilişkin yayımlanmış bazı bilgi ve belgeler kullanılmıştır. Söz konusu Osmanlıca belgelerin öncelikle günümüz Türkçesine transkripsiyonu yapılmış, sonraki aşamada bunlar tasnif edilerek içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler doğrultusunda Osmanlı Devleti'nde 1839-1923 yılları arasında faâliyet gösteren öğretmen yetiştiren kurumlara giriş şartlarının ne olduğu ve öğrenci seçiminde nasıl bir usül izlendiği net olarak tespit edilerek detaylı bulgulara ulaşılmıştır. Bu bağlamda Osmanlıda yüksek öğretim düzeyindeki öğretmen yetiştiren kurumlara öğrenci alımında; adaylarda Osmanlı Devleti vatandaşı olmak, mevcut eğitim sistemi içerisinde orta öğretim düzeyindeki mekteplerden mezun olmak, sağlıklı olmak, adli sicili temiz olmak, yapılan giriş sınavları sonucunda başarılı olmak, Arapça-Farsça-Türkçe gibi bazı dil alanlarında çeşitli açılardan bilgi sahibi olmak, temel matematik bilgisine sahip olmak gibi kriterlerin arandığı belirlenmiştir. Bu şartların uygulanma aşamasında izlenen prosedüre göre ise adayların yerine getirmiş oldukları şartları ilgili makamlardan alınan resmî belgelerle ispatlamaları gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın nihayetinde, Osmanlı Devleti'nin Tanzimat'tan Cumhuriyet'e kadarki süreçte öğretmen yetiştiren kurumlar arasından özellikle Dârülmuallimîn ve Dârülmuallimâtlara nitelikli öğrenci alımı için önemli dü-zenlemelerin yapıldığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca nitelikli öğretmen yetiştirebilmek için öğrenci alımında kendine has bir sistem kurulurak belirli ölçülerde seçici davranıldığı anlaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgu ve sonuçlar dahilinde bazı önerilere yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Öğretmen Yetiştiren Kurumlar, Dârülmuallimîn, Dârülmuallimât, Giriş Şartları, Giriş Usûlleri.

Eğitim tarihiNizamnamelerSeçme sınavı+7
Eyüp Cücük
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde kız sanayi mektepleri

Osmanlı İmparatorluğu'nda XIX. yüzyılın ikinci yarısında başlayan sanayide modernleşme ve makineleşme süreci, sanayi sektörüne teknik eleman yetiştirme bi-çimlerinde değişikliğe yol açmıştır. Eski dönemlerde usta-çırak ilişkisine dayalı ele-man yetiştirme modeli yerine yeni gelişen sanayi sektörlerine adapte olacak personelin yetiştirilmesine gayret edilmiştir. Öncelikli amacı kimsesiz ve yetim çocukları koruma olan ve temeli 1863 yılında Niş'te Mithat Paşa tarafından atılan Islahhâneler, yapılan düzenlemelerle Sanayi Mektepleri olarak Osmanlı Devleti'nin teknik elemanlarını yetiştirmeye başlamıştır. Bu çalışma, Osmanlı Devleti'nde eğitim sürecine kız çocuklarının da dâhil edilmesiyle tesis edilen Kız Sanayi Mekteplerini ele almaktadır. Bu mektepler sanayide modernleşme sürecine kız çocuklarını dâhil ederek, hem aile hayatında kendine yetebilen hem de topluma katkı sağlayan özgüveni olan ve kendi ayakları üzerinde durabilen kadınları yetiştiren bir eğitim kurumu olmuştur. Bu araştırma ile günümüzde Kız Meslek Liselerinin selefi durumunda olan Kız Sanayi Mekteplerinin Türk Eğitim Tarihindeki yeri ve önemi tespit edilmiş öte yanda Yakın Çağ Türk Tarihinde kızların mesleki eğitim alanındaki rollerine yer verilmiştir.

Eğitim tarihiKız meslek liseleriKız sanayi mektepleri+4
Fatma Çerikan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nde kız çocuklarının eğitimi ve dönemine etki eden kadın öğretmenler (1850-1918)

Bu çalışmanın başlıca amacı; Osmanlı Devleti'nde uzun süre göz ardı edilen kız çocuklarının eğitiminin 1850 ve 1918 yılları arasında ne şekilde ele alındığını, 19. yüzyılda yetişen kadın öğretmenleri, bu öğretmenlerin Osmanlı eğitim hayatına ve sosyal hayata katkılarını açıklamaktır. Çalışma için ana kaynaklardan konu araştırılmış, Başkanlık Osmanlı Arşivi ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) veri tabanı üzerinden gerekli belgeler taranmıştır. Bunların dışında konuyla ilgili müstakil çalışmalar ve makaleler incelenmiştir. Osmanlı Devleti'nin eğitim tarihi 19. yüzyıla kadar erkek çocukların eğitim alabildiği kurumlar ile sınırlı bir incelemeye tâbidir. Çünkü sıbyan mektebi dışında herhangi bir kurum kız çocuklarına açık değildir. Kızların eğitimi hususunda 1859'da açılan kız rüşdiyeleri ile ilk adım atılmış, kız idadilerinin açılığı ile bu süreç devam etmiştir. Kızlar için açılan okullarda eğitim verecek kadın öğretmen olmadığından Darülmuallimat açılmış, böylece kadınlar öğretmen olma yolunda ilk adımı atmışlardır. Sonraki dönemlerde kadın öğretmenlere duyulan ihtiyaç artınca kadın öğretmen yetiştiren farklı okullar da açılmıştır. Nihayetinde II. Meşrutiyet Dönemi'nde kadınlara üniversite yolu açılmıştır. Eğitim alanında varlık gösteren kızlara, kadın öğretmenler yol gösterici olmuşlardır. Osmanlı Devleti'nin Tanzimat Dönemi'nde birçok alanda modernleşme çabasına girmesi toplumdaki kadın algısını değiştirmiş, bu durum kız çocuklarının eğitim alanında görünür olmasını sağlamıştır. Kadın öğretmenlerin varlığı hem nitelik hem de nicelik açısından kızların eğitimde daha yoğun hissedilmesini sağlamıştır. Kadın öğretmenlerin kızların okullaşma oranının artmasında gayretleri etkili olmuş fakat Osmanlı maarif sistemi içerisinde kız öğrenci sayısı istenen düzeyin altında kalmış, yeterli sayıya ulaşılamamıştır. Anahtar Kelimeler: Darülmuallimat, İnas, Kadın Öğretmen, Kız Çocuklarının Eğitimi, Mektep, Muallime.

DarülmuallimatEğitimKadın öğretmenler+7
Rukiye Çağan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan cumhuriyet'e eğitimde millileşmeye yönelik politika ve uygulamaların incelenmesi (1839-1938)

Bu araştırmanın amacı, "Osmanlı'dan Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar eğitimde millileşme adına yapılmış resmi düzenleme ve politikaların incelenmesi" dir. Nitel araştırma modeli kullanılarak yapılan bu araştırmada doküman incelemesi yöntemi ile literatürde konuya yönelik var olan dokümanların analizi yapılmış, tarihi ve resmi metinler incelenmiştir. İncelemeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında eğitimde millileşme adına büyük yeniliklerin yapıldığına ulaşılmıştır. Osmanlı Devleti'nden Türkiye Cumhuriyeti'ne miras kalan ve her anlamda bozulmuş eğitim sistemini kurtarmak için milli bir eğitim anlayışına ulaşmak hedeflenmiştir. Bu bağlamda bir dizi resmi düzenlemeler yapılmıştır. Araştırmada bu resmi düzenlemeler ve politikalar incelenmiş ve sonuçları araştırmanın sonuç bölümünde verilmiştir.

Cumhuriyet DönemiEğitimEğitim sistemi+6
Aslıhan Ertuğrul
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci Dünya Savaşı Dönemi'nde Türkiye'de eğitim politikası (1939 – 1945)

Dünyadaki eğitim-öğretim hizmetleri çağlar boyunca toplumların gelişmesi için önemli bir fonksiyona sahip olmuştur. Pek çok olaydan etkilenen bu hizmetler İkinci Dünya Savaşı gibi büyük bir kaostan da müteessir olarak eğitim-öğretim faaliyetlerini etkilemiştir. Bu nedenle çalışmada İkinci Dünya Savaşı döneminde Türkiye'de uygulanan eğitim politikaları ile bu politikaların etkileri üzerinde durulmuştur. Araştırmanın amacına uygun olarak ele alınan konuda doküman incelemesi yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmanın kaynak materyalini Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi Belgeleri, resmi yayınlardan; TBMM Zabıt Ceridesi, kanunlar ve tutanak dergileri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Resmî Gazetesi ile dönemin süreli yayınlarından dergi ve gazetelerin yanı sıra, kitap, makale ve tezler oluşturmaktadır. Toplanan verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Türkiye'nin, İkinci Dünya Savaşı'na girmeme yönünde karar almasına rağmen bu süreçten eğitim-öğretim faaliyetleri bakımından etkilendiği görülmüştür. Zira önceliğin ekonomi ve savunmaya verilmesi eğitim-öğretim hizmetlerinin ikinci planda kalması sonucunu ortaya koymuş, yetersiz bütçe nedeniyle bir kısım okullar açılamamıştır. Ayrıca okul öncesi eğitimin ilköğretim kurumlarına dönüştürülme süreci de yaşanmıştır. Bu minvalde düzenlenen Birinci ve İkinci Maarif Şûrası ile köy okullarındaki sınıf sayısı üçten beşe çıkarılmış, tek tip ders kitabı uygulamasına geçilmiş ve yükseköğretim kurumları Maarif Vekâleti'ne bağlanmıştır. Bunların yanı sıra ortaokul yetersizliğinin giderilmesi için öncelik sıralaması yapılmış, ahlak ve anadil eğitimi çalışmaları artırılmış, öğretim programları düzenlenmiş ve milli tarih ile zehirli gaz konuları müfredata eklenmiştir. Yapılan bu çalışmalar neticesinde Köy Enstitüleri gibi modeller ortaya çıkarılarak eğitim-öğretim kademelerinde iyileştirmeler sağlanmıştır.

Dünya Savaşı IIEğitim politikalarıEğitim tarihi+2
Hasan Şenel
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim politikası bağlamında Cumhuriyet Döneminde Türkiye'de sanat eğitimi (1923-1950)

Atatürk ve yöneticileri gerçekleştirdikleri ilke ve inkılaplarla, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak gayretiyle Türk eğitim sisteminde köklü değişiklik ve reformlar yapmıştır. Bu tez, Cumhuriyetin ilanından sonraki dönemde (1923-1950) ilkokul, ortaokul, lise ve öğretmen yetiştiren okullarda sanat eğitimi özelinde uygulanan derslerin (resim, resim-iş, müzik, güzel yazı, halk oyunları) hükümet, eğitim ve okulların müfredat programlarında kapsadığı yer ve gelişimini incelemeyi amaçlamaktadır. Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan sonra başlayan modernleşme hareketleri sonucu, askeri okullarda resim derslerinin yer alması, batı tarzı sanat eğitiminin başlangıcını oluşturmuştur. Atatürk ve İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı döneminde (1923-1950), eğitimde yapılan reform ve düzenlemeler, CHP, tarafından gerçekleştirilen milli eğitim şuraları ülkeye davet edilen yabancı uzmanların, sanat eğitimine yönelik tavsiyeleriyle Milli Eğitim Bakanlığına sundukları raporlar, ilkokul, ortaokul ve Köy Enstitülerinin müfredat programları, araştırmanın temelini teşkil etmiştir. Verilerin toplanmasında konu ile ilgili Cumhuriyet Arşiv Belgeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi, tutanak ve kanunlar dergileri, Cumhurbaşkanlığı Resmî Gazetesi ile dönemin süreli yayınları arasındaki çeşitli dergi, gazete, kitap ve makalelerden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, doküman analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Sonuç itibariyle, Atatürk'ün "Cumhuriyet" düşüncesi ve çağdaş eğitim modeline göre oluşturulan, okullarda sanat eğitimi; ders programlarında, uygulama alanlarında; teknik zorluk ve imkansızlıklar, eğitim politikalarını belirleyenlerin bu dersleri önemli görmemeleri nedeniyle, ikinci planda kalarak beklenen gelişmeyi kaydedememiştir.

Atatürk DönemiCumhuriyet DönemiEğitim+5
Mehmet Karaoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi'nde ilkokullarda sanat eğitimi (1923-1950)

Bu çalışmanın amacı Cumhuriyet'in ilanından (1923) Demokrat Parti Dönemi'ne (1950) kadar geçen süre zarfında ilkokullarda sanat eğitiminin durumunu ortaya koymaktır. Cumhuriyet dönemi sanat eğitimi konusunda belli başlı çalışmalar bulunmakla birlikte öğretim programları bağlamında yapılmış araştırma sayısı sınırlıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında sanat eğitimi özellikle belli başlı okullar veya kurumlar bağlamında çalışılmıştır. Ancak bu bağlamda yapılmış olan çalışmaların çoğu sadece durumu betimleyici özelliktedir. Bu çalışmada ise Cumhuriyetin ilk yıllarında ilkokullarda sanat eğitiminin ne şekilde verildiği betimlenmekle birlikte söz konusu eğitim kapsamındaki derslerde öne çıkan beceri, yetkinlik ve değerlerin neler olduğu da belirlenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda söz konusu dönemdeki ilkokul programları incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel araştırma deseni üzerine kuruludur. Çalışmanın verilerini 1923 ila 1950 yılları arasında uygulanmış olan ilkokul programları oluşturmaktadır. Bunlar sırasıyla; 1924 İlkmekteblerin Müfredat Programı, 1926 İlkmekteblerin Müfredat Programı, 1927 Köy Mektepleri İçin Müfredat Programı, 1936 İlkokul Programı, 1936 Köy Okulları Müfredat Programı Taslağı ve 1948 İlkokul Programı'dır. Araştırma veri analizinde doküman analizi tekniği kullanılmıştır.

Cumhuriyet DönemiEğitim programlarıEğitim tarihi+4
İlkay Ergin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanzimat Döneminde eğitimin modernleşmesi ve Ahmed Kemal Paşa (1808/1887)

Osmanlı Devleti'nde eğitimin modernleşmesi sürecinde kritik rol oynamış figürlerin çok yönlü biyografilerini ortaya koymak ve yaşadıkları dönemin eğitim politika ve uygulamalarına katkısını kapsamlı ve özgün bir yaklaşımla analiz etmek Tanzimat Dönemi eğitim modernleşmesini anlama ve etkileri bugüne kadar süren bu bağlamdaki çıktıları gelişimsel ve bütüncül bir bakışla değerlendirme bakımından önemlidir. Bu araştırmanın amacı, Osmanlı Devleti'nde eğitimin modernleşmesi sürecinde öncü bir şahsiyet olan Ahmed Kemal Paşa'nın biyografisinin araştırılması ve farklı tarihlerde sürdürdüğü üst düzey eğitim yöneticiliği görevlerinde ortaya koymuş olduğu eğitim politika ve uygulamalarının incelenmesidir. Nitel yaklaşımın kullanıldığı bu araştırma, özgün ve birincil kaynaklara dayalı bir tarih araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırma verileri, doküman incelemesi tekniğiyle toplanmış olup Kemal Paşa'nın mühür ve imzasını taşıyan çok sayıdaki arşiv belgesi başta olmak üzere veri çeşitliliğini sağlayan farklı türden veri kaynakları kullanılmıştır. İçerik analizi ile çözümlenen verilere dayanılarak Kemal Paşa'nın farklı alanlardaki profil özellikleri gün yüzüne çıkarılıp çok yönlü biyografisi oluşturulmuştur. Aynı zamanda öncülük ettiği eğitim politikaları ortaya konularak Osmanlı eğitim modernleşmesi bağlamında değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda Kemal Paşa'nın, Tanzimat Dönemi'nin reformist ve aydın eğitimci-bürokratlarından biri olduğu ve özellikle de Osmanlı eğitim modernleşmesi sürecinde yön tayin edici, belirleyici ve öncü bir hizmette bulunduğu anlaşılmıştır. Yenilikçi, pragmatist özelliklere sahip bir eylem adamı olan Ahmed Kemal Paşa, Tanzimat Döneminde çok yönlü eğitim politikalarının geliştirilmesine ve uygulanmasına hem teorisyen hem de pratisyen rolleriyle katkı sağlamıştır.

Ahmed Kemal PaşaBiyografiEğitim politikaları+7
Eyüp Cücük
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet salnameleri'ne göre 1925-1928 yılları arasında Türkiye'de eğitim

Çalışmada 1925-1928 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim durumu incelenmiştir. Değerlendirme yapılırken dönemin okulları, öğrenci, öğretmen ve çalışan durumları ile yükseköğretim kurumlarının müfredatı ve eğitim kadrosu ele alınmıştır. Ayrıca bu yıllarda Maarif Vekâleti'ne bağlı olan rasathane, kütüphaneler ve müzelerden bahsedilmiştir. Çalışmada temel kaynak olarak 1925-1926, 1926-1927 ve 1927-1928 yıllarına ait Devlet Salnâmeleri kullanılmıştır. Çalışma neticesinde 1923'ten 1928'e kadar geçen süreçte ülkemizde okullaşmanın ve öğrenci sayısının arttığına, yükseköğretimde müfredat ve eğitim kadrosu bakımından önemli ilerlemeler sağlandığına dair bilgilere ulaşılmıştır.

EğitimEğitim tarihiMaarif Salnameleri+5
Yağmur Yazıbakan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2000 yılından sonra Türk milli eğitim sisteminde yaşanan değişimlerin incelenmesi

2000 yılından sonra Türk Milli Eğitim Sisteminde gerçekleştirilen değişiklikler ve bu değişikliklerin sistemin bütünü üzerindeki etkileri sıkça tartışılmıştır. Tüm bu tartışmalara rağmen bu dönemde yapılan değişiklikleri bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyan bir çalışma eksikliği dikkat çekmektedir. Bu çalışmada 2000 yılından 2019 yılına kadarki dönemde Türk Milli Eğitim Sisteminde yapılan değişikliklerin "ne olduğunu, hangi tarihte, hangi alanda, hangi değişikliklerin yapılıp bu değişikliklerin hangi sonuçları meydana getirdiğinin" resmedilerek ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu nedenlerle araştırma modeli olarak "Betimsel Tarama" modeli kullanılmıştır. Araştırmada Türk Milli Eğitim Sisteminde meydana gelen anlayış, uygulama, mevzuat ve bazı parametrelerdeki sayısal değişimlere yer verilmiştir. Bilgilerin elde edilmesinde MEB, diğer bakanlık ve kurumlar, çeşitli ulusal ve uluslararası örgütler, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının yayımladığı matbu ve elektronik kaynaklardan yararlanılmıştır. Elde edilen veriler literatür taraması ve içerik analizleri yapılarak eğitim programları; eğitim yöneticilerinin seçimi ve atanma usullerinde izlenen yöntemler; öğretmenlerin yetiştirilmesi, özlük ve istihdamları; fiziki donanım, materyal ve teknoloji; okul türleri ve eğitim kademeleri, yüksek öğretim; yeni yönetim anlayışları; denetim sistemi; ölçme değerlendirme ve sınav sistemi; yaygın eğitim ve Türkiye'de bulunan Suriye vatandaşlarına yönelik eğitim ve öğretim faaliyetleri; özel öğretim ile uluslararası sınavlar olmak üzere 12 başlık altında incelenmiştir. 2000 yılından sonra, ifade edilen 12 başlık altında yüzlerce değişiklik yapılmasına rağmen eğitim sisteminin kronik problemlerinin halen devam ettiği görülmektedir. Yapılan değişiklikler incelendiğinde aynı konu üzerinde farklı tarihlerde birçok değişikliğin gerçekleştirildiği, ancak sistem bütünlüğü içerisinde problemlerin ele alınmaması sebebiyle değişikliklerin birbirinin kopyası olmaktan öteye geçemediği görülmektedir. Yapılan değişikliklere rağmen her defasında başlanılan noktaya geri gelinmesinin sebebinin, eğitim sisteminde ilk odaklanılması gereken yer olan toplumun kimlik ve kodlarına uygun, ihtiyaçlarına cevap verecek bir eğitim felsefesinin ortaya konulmadan harekete geçilmesi olduğu düşünülmektedir. Bunca değişikliğe rağmen değişmeyen toplumsal tatminsizlik ancak özgün bir eğitim felsefesinin ortaya konulmasından sonra, diğer alanlarda bu felsefeye uygun olarak atılacak adımların neticesinde aşılabilir.

DeğişimEğitimEğitim felsefesi+6
Fatih Mehmet Gülmez
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk Amerikan ilişkileri ve Türkiye'de eğitime Amerikan etkisi (1945-1965)

Osmanlı döneminde XIX. yüzyılda ABD ile olan ilişkilerin en önemli başlıklarından birini Osmanlı Devleti sınırları içerisinde faaliyet yürüten misyonerlik teşkilatına bağlı Amerikan eğitim kurumları ve onların yürüttüğü eğitim faaliyetleri oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasından sonra çeşitli sebepler ile İkinci Dünya Savaşının son yıllarına kadar düşük yoğunlukta olan bu alandaki ilişkiler, 1945-1965 yılları arasında çok yönlü ve hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Bu dönemde, Türkiye'de Amerikalı eğitim uzmanları ve akademisyenler vasıtasıyla eğitimin her kademesinde Amerikan etkisini görmek mümkündür. Dünyanın ilk planlı ve sürekli öğrenci değişim programı olarak kabul edilebilecek Fulbright Programı, Amerikan Barış Gönüllüleri Programı, Amerikalı eğitim uzmanları ve Türkiye'de Amerikan tarzı özel statülü üniversitelerin açılması hep bu dönemin içindedir. Bu dönemdeki eğitim ile ilgili tüm başlıkları birlikte ve birbirlerine olan etkileri açısından irdeleyerek değerlendirme amacı bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Türkiye'de 1950'li yıllardan önce yurtdışı eğitim için ağırlıklı olarak Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerini tercih edilirken bu dönemden itibaren Türk gençleri için artık öncelikli rota ABD olmuştur. Bu durum, kamu ve özel sektörde çalışma hayatı içinde olup eğitim ve staj için yurt dışına gönderilen kişiler için de geçerlidir. Erken Soğuk Savaş dönemini içine alan bu yıllarda iki ülke arasındaki eğitim ve kültür ilişkileri, ABD'nin dünyanın birçok bölgesinde uyguladığı; amacı ABD hegemonyasını güçlendirmek olan ve içeriğinde Amerikan propagandasını barındıran eğitim ve kültür politikalarına uygun olarak başlayıp gelişmiştir. İki ülke arasındaki eğitim ve kültür alanındaki ilişkinin ABD için önemi, Soğuk Savaş şartlarında antikomünist algı oluşturmanın yanı sıra Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgedeki etkinliğini artırmak için ihtiyaç duyduğu yerel insan kaynağının yetiştirilmesidir. Türkiye ise bu programlara dâhil olarak, bir tarftan ulusal güvenlik ve ekonomik alanlardaki ihtiyaçları için ABD'den destek alırken diğer taraftan da gelişmek ve büyümek için ABD'yi model ülke olarak görmüştür. İki ülke arasındaki eğitim ve kültür alanındaki ilişkiler bu dönemde dış politikanın diğer konularından bağımsız gelişmemiştir. Bu dönemde Türkiye'de, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi, ABD'nin uygulamaya koyduğu ekonomik ve sosyal programlar neticesinde ekonomik, siyasal, sosyal ve günlük hayatta ciddi bir Amerikan etkisi oluşmaya başlamıştır. Bu etkinin oluşmasında, ABD'nin ekonomik ve askeri yardımlarının yanı sıra o tarihlerde tüm dünyada uygulamaya koyduğu eğitim ve kültür siyaseti belirleyici olmuştur. Bu dönemde, Amerikan değerlerinin Türk halkına benimsetilmesi için günümüzde "Kamu Diplomasisi" kavramı içinde değerlendirilebilecek faaliyetler; Türk-Amerikan Derneği ve Amerikan Barış Gönüllüleri Örgütü gibi teşekkülerin yanı sıra Amerika'nın Sesi gibi birçok yazılı ve görsel yayın kuruluşu üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Metot olarak; çalışmanın bir tarih araştırması olması nedeniyle tarih araştırmalarının klasik yöntemi olan tasnif, tahlil, tenkit, terkip yöntemleri kullanılmış, anlatılan konunun özelliğine göre kronolojik olarak ilerlenmiştir. Asıl amaç, iki ülke eğitim ilişkilerinin Türkiye'ye olan etkisini açıklamak olduğundan dönemin uluslararası ve bölgesel durumu da uluslararası ilişkiler disiplini çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır.

Amerika Birleşik DevletleriEğitimEğitim politikaları+7
Ömer Ağır
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim anlayışı bağlamında Fuat Baymur (1924-1964)

Osmanlı Devleti'nin yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu dönemde eğitim sahasında da köklü dönüşümlere gerek duyulmuştur. Yeni rejimin benimsenmesi, milli birlik ve beraberlik ile genç Cumhuriyetin ihtiyaç duyduğu nitelikli yurttaşların yetişmesi için eğitim sisteminin baştan aşağı değiştirilmesi ve ona modern bir yapı kazandırılması önem arz etmiştir. Bu dönemde yaşayan ve Cumhuriyetin önde gelen eğitimcilerinden olan Ahmet Fuat Baymur, özellikle ilkokul seviyesinde yurtdışında yaptığı gözlem ve incelemelerin de ışığında Türk eğitim sisteminin modernleşmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Bu çalışmada, Ahmet Fuat Baymur'un ilkokulda okutulan temel dersler üzerine düşünce, görüş ve önerileriyle kendisinin bu dersler hakkında çıkardığı kitapları temel alınarak incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmanın ilk bölümünde Ahmet Fuat Baymur'un öğrenim hayatı ve kişilik özellikleri, Türkiye'de ve yurt dışında yaptığı çalışmalar ile eserleri ortaya konmuştur. İkinci bölümde Ahmet Fuat Baymur'un İlk Okuma Yazma, Hayat Bilgisi, Türkçe, Tarih ve Coğrafya dersleri hakkında görüş ve önerileri incelenmiştir. Bahsedilen dersler ayrı ayrı bölümlerde ele alınmış olup her ders ile ilgili öncelikle Ahmet Fuat Baymur'un çalışmalarına devam ettiği dönemdeki genel durumdan kısaca söz edilmiştir. Daha sonra Ahmet Fuat Baymur'un ilgili dersler hakkındaki görüşleri kendisinin kitapları temel alınarak açıklanmış, literatür ile karşılaştırma yapılarak Türk eğitim sistemine katkıları ortaya konmaya çalışılmıştır.

Baymur, FuatEğitimEğitim düşüncesi+3
Sevgi Karabulut
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

1923-1950 yılları arasında Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumların Türk eğitim tarihindeki yeri üzerine bir araştırma

Araştırma, Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumların Cumhuriyetin ilânından 1950 yılına kadar olan süreçte değişik boyutlarıyla değerlendirilerek Türk eğitim tarihindeki yerinin belirlenmesi amacını taşımaktadır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma konusu ile ilgili bilgi edinmek amacıyla literatür incelemesi yapılmış, araştırmanın amaçlarını cevaplamaya yarayacak veriler değerlendirilmiştir. Söz konusu kaynaklar, Gazi Eğitim Enstitüsü Arşivi, İstanbul Üniversitesi Arşivi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arşivi, Talim ve Terbiye Yayımlar Dairesi Arşivi, Başbakanlık Devlet Arşivi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Millî Kütüphane ve Üniversite Kütüphanelerinden elde edilmiş, birbiriyle karşılaştırılarak çözümlenip değerlendirilmiştir.Bu araştırmanın çalışma evrenini, 1923-1950 tarihleri arasında Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren Yüksek Öğretmen Okulları, Eğitim Enstitüleri ve Edebiyat Fakülteleri oluşturmaktadır. 1923-1950 yılları arasında branş öğretmeni yetiştiren üç eğitim enstitüsü bulunmaktadır. Bunlar, Ankara-Gazi, İstanbul-Çapa, Balıkesir-Necatibey Eğitim Enstitüleridir. Gazi Eğitim Enstitüsü program ve yönetmeliklerinin uygulandığı bu enstitülerde açıldıkları tarihten 1950 yılına kadar Türkçe / Edebiyat adı altında ayrı bir bölüm bulunmaması nedeniyle bu araştırmada Gazi Eğitim Enstitüsü incelenmiştir. Yine araştırmanın kapsamına 1923-1950 yılları arasında edebiyat öğretmeni yetiştiren ve üniversite ile Millî Eğitim Bakanlığının ortak kurumu olan İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu alınmıştır. Ayrıca öğretmen yetiştirmeye hizmet etmiş iki önemli kurum olan İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi araştırmada ele alınmaktadır.Giriş bölümünde çalışmanın amacı, önemi ve sınırlılıklarına, varsayımlara, konu ile ilgili araştırmalara ve tanımlara yer verilmiştir.Kavramsal çerçevede, Türkiye'de öğretmen yetiştirme sistemine genel bir bakış yapılarak Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminde öğretmen yetiştirme sistemi değerlendirilmiştir.Bulgu ve yorumlarda 1923-1950 yılları arası Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumlar olan Yüksek Öğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi tarihî gelişimleri, yapı ve işleyişleri, programları, verdikleri eğitim, öğretim elemanları, öğrenci kayıt ve kabul şartları, ders geçme ve mezuniyet şartları, mezunları ve yetiştirdikleri öğretmenler açısından değerlendirilmiştir.Sonuç bölümünde kurumların değerlendirmesi yapılarak, Türk Eğitim Tarihindeki yer ve önemleri üzerinde durulmuş ve konu ile ilgili çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

EdebiyatEdebiyat dersiEğitim kurumları+6
Burcu Öztürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

MF-MKT 1473 numaralı arşiv belgesinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

MF-MKT 1473 Numaralı Arşiv Belgesinin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi adlı tez çalışmasında belli tarihlerde gezilen Ma'müratü'l-Aziz vilayetindeki kasaba ve köy okullarının durumu incelenip yorumlanmıştır. Ma'müratü'l-Aziz vilayetine bağlı 18 köy ve kasaba okulu gezilmiştir. Gezilen köy ve kasaba okullarında eğitim sürecinin aksadığı gözlenmiştir. Seferberliğin ilanı ile birçok öğrenci eğitim hayatını idame ettirememiş, eğitim yarıda kalmıştır. Gezilen köy ve kasabalarda okulların tadilat edilmesi gerektiği vurgulanmışsa da seferberlikten dolayı pek mümkün olmamıştır. Osmanlı Devleti'nin eğitime verdiği önem, eğitim kurumları ve sistemi MF-MKT 1473 Nolu Belgenin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi adlı çalışmada incelenip çözümlenecektir. Osmanlı'nın eğitim sistemi hakkında bilgiler verilerek örneklerle bu konu aydınlatılmaya çalışılacaktır.

ElazığEğitimEğitim kurumları+6
Ferit Ercan Yargun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

II. Mahmut (1808-1839) ve Atatürk (1923-1938) Dönemi eğitim politikalarının karşılaştırılması ve analizi

Bu araştırmanın amacı, Türk eğitim tarihinde köklü yenilik ve devrimlerin yapıldığı iki dönemin, II. Mahmut ve Atatürk eğitim politikalarının dönemsel şartlarında göz önünde bulundurulması suretiyle karşılaştırılması ve analizidir.Bu kapsamda; öncelikle, Türk toplumunda eğitim algısının gelişimi ve Türk eğitim sisteminin zirve noktasına ulaştığı klasik dönemin eğitim kurumları incelenerek, Sultan II. Mahmut dönemine dek geçen toplumsal ve kültürel dezenformasyon sürecinin eğitim alanında ki yansımalarına kısaca değinilmiştir. İki lider arasındaki yaklaşık bir asırlık geçiş süreci ana hatlarıyla araştırmaya dâhil edilmiş, söz konusu liderlerin eğitim anlayışları, eğitim alanında gerçekleştirilen inkılâplar ve izledikleri ulusal eğitim politikaları tüm yönleriyle ele alınmıştır.II. Mahmut ve II. Mahmut'un temellerini attığı, tanzimat ve meşrutiyet dönemleri eğitim kurumlarında yetişen Atatürk'ün eğitim politikaları ve reformları incelendiğinde, takip ettikleri strateji ve uyguladıkları yöntemlerde ortak paydalar tespit edilmiştir. Her iki lider de milli menfaat ve hedeflerin bekası için milli ve modern bir eğitim sisteminin zaruri olduğu bilinciyle birtakım reformlarda bulunmuş, söz konusu reformlara engel teşkil edebilecek kurum ve kuruluşları saf dışı bırakmış, bu maksatla gerektiğinde yasal yetkilerini kullanmakta tereddüt etmemiş, hedef kitlelerin zorlama ile değil ikna yoluyla desteklerini almaya özen göstermişlerdir.

Atatürk DönemiAtatürk, Mustafa KemalCumhuriyet Dönemi+7
Deniz Özgan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk milli eğitim sisteminde hesap verebilirlik

Bu araştırmanın amacı, Türk Milli Eğitim Sistemindeki hesap verebilirlik olgusunun incelenmesi ve eğitim sisteminde hesap verebilirlikle ilgili uygulamalar hakkında MEB'de görev yapan yöneticilerin, denetçilerin ve eğitim sendikası yöneticilerinin görüşlerinin saptanmasıdır.Araştırma, tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada kullanılan ?Türk Milli Eğitim Sisteminde Hesap Verebilirlik Ölçeği?, Sorumluluk, Standartlar Saydamlık, Sağlama ve Sorgulama alt ölçeklerini içerecek biçimde araştırmacı tarafından geliştirilmiştir.Araştırmanın evrenini, 2010?2011 eğitim öğretim yılında MEB'de görev yapan 52 genel müdür ve genel müdür yardımcısı, 75 daire başkanı, 10 iç denetçi, 320 bakanlık müfettişi, 81 il milli eğitim müdürü, 3300 eğitim (ilköğretim) müfettişiyle, Türk Eğitim-Sen, Eğitim Bir-Sen ve Eğitim Sen sendikalarının genel merkez yöneticileriyle 81 il başkanı oluşturmaktadır. Eğitim müfettişleri dışında evrende yer alan katılımcıların tümüne anket gönderilmiş; 81 ilin her birinden sekizer müfettiş olmak üzere toplamda 648 müfettiş ise tesadüfî örnekleme yöntemiyle örnekleme alınmıştır.Eğitim yöneticisi ve iç denetçiler ve müfettişlerden geri gelen anketlerin %72,3'ü istatistikî olarak analiz edilmiştir. Türk Eğitim-Sen sendikası yöneticilerine gönderilen anketlerin %43'ü, Eğitim-Bir Sen yöneticilerine gönderilen anketlerin %54'ü ve Eğitim-Sen yöneticilerine gönderilen anketlerin yalnızca %0,02'si istatistikî olarak analiz edilmiştir.Verilerin analizinde, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistiklerin yanında, ikili karsılaştırmalarda t-testi, üç ya da daha fazla kategorili değişkenlere göre karsılaştırmalarda ise tek yönlü varyans analizi tekniği kullanılmıştır. Ayrıca alt ölçeklerin birbirleriyle olan ilişkinin belirlenmesinde basit korelasyon tekniği kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, Türk Milli Eğitim Sisteminde hesap verebilirlikle ilgili birçok uygulamanın yeterli düzeyde geçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca görev, cinsiyet, yaş, bulunulan görevdeki kıdem ve eğitim düzeyi değişkenlerine katılımcıların görüşleri arasında anlamlı farklılıklar ve alt ölçeklerin birbirleriyle olan ilişkilerinin orta düzeyde pozitif yönlü ve anlamlı olduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Türk Milli Eğitim Sistemi, hesap verebilirlik, sorumluluk, saydamlık, standartlar, sağlama, sorgulama.

Eğitim sistemiEğitim yönetimiHesap verebilirlik+3
Murat Bülbül
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi'nde Diyarbakır'da eğitim (1923-1950)

Uzun bir imparatorluk deneyimi sonrasında Diyarbakır vilayeti, yenilikçi bir evrenin başlangıcını temsil eden Cumhuriyet Dönemi'ne geçişte de kadim tarihine uygun olarak idari, kültürel ve ekonomik merkez olma statüsünü korumuştur. Osmanlı dönemindeki reformist kalkınmacı yaklaşımlar hayata geçirilmek istenmişse de sosyal yapıdaki yetersizlikler, idari ve mali problemlerden dolayı hedeflenen sonuçlara ulaşılamamıştır. Devamında teşekkül eden Cumhuriyet Dönemi'nde de yenilik çalışmalarında hedeflenene ulaşmak kolay olmamıştır. Cumhuriyet'in kurucu kadroları söz konusu engelleri ortadan kaldırmak ve hedeflenen gayeyi gerçekleştirmek için eğitim sahasına bilhassa önem vermişlerdir. Dolayısıyla eğitim hayatını iyileştirme çabası itibariyle Osmanlı ile ortak hedeflere sahip bir yaklaşımın tezahür ettiği dönemi incelediğimizden konuya XIX. yüzyıl eğitim hayatı ile başlanmıştır. Çalışmamız köklü bir eğitim sistemine sahip olan Osmanlı Devleti'nin son dönem Diyarbakır eğitim kurumlarıyla başlar. Nihai itibariyle yeni rejim eğitim politikaları, hemen Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte sil baştan oluşturulmamış; erken Cumhuriyet Dönemi'nin başlarında Osmanlı'nın eski kurum anlayışı ve politikaları uygulanmaya devam edilmiştir. Dolayısıyla I. Bölümde Cumhuriyet Dönemi eğitim kurumlarının ilk teşekkül dönemlerine yani Osmanlı Devleti'nden miras kalan eğitim kurumları ile bu kurumlarda uygulanan politikalar ele alınmıştır. II. Bölüm ise Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş döneminde Diyarbakır okur-yazar durumu ve noksanlıklarının gerekçe analiziyle başlar. Genel değerlendirmelerden sonra Diyarbakır'daki ilk mektepler tespit edilerek, bu mekteplerde uygulanan program ve müfredat durumu ile yıllara göre öğretmen, öğrenci, tahsis edilen bütçeleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Ayrıca genel değerlendirmelerin yanında Diyarbakır merkezinde bulunan okulların arşivlerinde derlenen bilgiler ışığında her okullun durumu ve tarihsel gelişimi ayrıca ele alınmıştır. İlk mekteplerin günümüze ulaşmış binaları da ziyaret edilmiş, bunlar fotoğraflanarak ekler bölümünde sunulmuştur. İlk mektepleri orta mektepler takip eder. Mesleki eğitimin dışında kalan düz orta mektepler tanıtılmış ve uygulanan müfredat ile programlar ve bunların değişim evre ve içeriklerine değinilmiştir. Sonrasında lise düzeyindeki okullar tespit edilerek önce tarihsel süreç gelişimine ışık tutulmuştur. Akabinde okulların bölümleri tespit edilip her birinde eğitim gören öğrenci sayıları derlenmiştir. Zaman zaman bu öğrencilerin profiline de ışık tutulmuştur. İnceleme dönemimizin tek lisesi olan ve günümüzde Ziya Gökalp Lisesi adını taşıyan okulun muazzam bir arşivi bulunduğundan okulla ilgili bir hayli bilgi derlenmiştir. Ancak konuya yeni rejimin idadilere bakış açısı ile diğer bölümlerde olduğu gibi yine yıllara göre müfredatta yapılan değişiklikler ve bu kapsamda okutulan ders ve saatleri tespit edilmiş ve tablolara dökülmüştür. Sonrasında okulun yıllara göre öğrenci, öğretmen bütçe durumu ile tarihi gelişim süreci aktarılmıştır. Bölgenin tek ve köklü okulu olduğu için hayli ünlü kişiyi de mezun etmiştir. Bizler de okulun öğrenci kütüklerinden ve söz konusu öğrencilerin hatıratlarında bunları tespit ederek çalışmaya aktardık. Ayrıca okulun arşivinden çalışma dönemimizle ile ilgili belge ve diplomalar taranmış akabinde dijital ortama aktarılarak ekler bölümünde istifadeye sunulmuştur. Her bir devrenin ayrı ayrı öğretmen, öğrenci, tahsis edilen bütçe grafiği çıkarılmıştır. En son olarak da ortaöğretim, artı ve eksi yönleriyle analiz edilip, değerlendirilmiştir. III. bölümde mesleki eğitim sistemi teferruatıyla incelenmiştir. Meslek okulları ve akabinde Osmanlı Devleti döneminde varlık göstermiş ve Cumhuriyet'in ilanı sonrasında faaliyetlerini devam ettirmiş olan Diyarbakır azınlık okulları da incelemeye dahil edilmiştir. Bünyesinde azınlık okulu hizmeti barındırmış olan kiliseler ziyaret edilerek bilgiler derlenmiştir. Öncelikle Diyarbakır Vilayeti dahilinde bulunan Diyarbakır, Mardin ve Ergani sancaklarında faaliyet göstermiş olan cemaatlere ait okullar ve bu okullar hakkında istatistiki veriler çalışma içerisinde tablo halinde verilmiştir. Sonrasında Diyarbakır merkez azınlık okullarının isim ve eğitim mahalli tespit edilerek tarihsel sürecine ışık tutulmuştur. Söz konusu okulların öğretmen ve öğrenci durumu tespit edilmiştir. Son olarak da Diyarbakır kültür durumuna atıfta bulunulmuştur. Kütüphane bakımından zengin bir geçmişe sahip olan Diyarbakır'ın kitaplıklarıyla ilgili bilgiler sunulmuştur. Özellikle "Kitap Saraylarının" Diyarbakır kültür hayatındaki yeri, kuruluş çalışmaları ve okur-kitap istatistikleri derlenip genel kültür hayatı hakkında değerlendirmeler sunulmuştur. Yukarıda mevzu bahis edilen çalışmalara konu edilen kurum ve politikalar ile ilgili belge ve fotoğraflar derlenip ekler kısmında sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Maarif, Diyarbekir Mektepleri, Cumhuriyet Dönemi Eğitim Programı, Azınlık Mektepleri, Kitap Sarayları, Köy Enstitüleri, Tevhi-i Tedrisat, Tedris, Sanat Mektebi, Ziya Gökalp Lisesi.

Cumhuriyet DönemiDiyarbakırEğitim+6
Veysi Fida
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur eğitim kurumları tarihi (1850-1950)

Bu çalışmanın amacı, Burdur'un eğitim kurumları tarihini belli bir başlık altında, bilimsel metotlar çerçevesinde incelemektir. Burdur'u inceleyen ve anlatan eserler içinde nispeten ele alınan eğitimin, kronolojiden yoksun olduğu ve bir sistematik içinde verilmediği söylenebilir. Ayrıca, bu çalışma ile Burdur eğitim kurumları tarihi ile ilgili eksikliklerin giderilmesi ve bundan sonraki çalışmalara katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Bu çalışmada izlenen yöntem başta arşiv belgeleri olmak üzere birinci elden kaynakların tespit edilerek incelenmesi, diğer kaynak eserlerin taranarak konuların kronolojik sıra içerisinde ele alınmaya çalışılmasıdır. Burdur Eğitim Kurumları Tarihi araştırılırken, konu ile ilgili eksiklerin giderilmesi için; 1850 ile 1950 yılı arasında eğitimde meydana gelen değişimler Türk Eğitim Tarihi ışığında incelenmeye çalışılmıştır. Burdur'da eğitimin özellikle Cumhuriyetten sonra ivme kazandığı görülmüştür. Burdur'da (1850-1950) açılan eğitim kurumları ve türleri, eğitim gören öğrenci sayısı ve eğitim veren öğretmenler tespit edilmiştir.

BurdurEğitim kurumlarıEğitim tarihi+3
Tuncay Sakar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk eğitim sisteminin değişmesini etkileyen toplumsal faktörler 18. yüzyıl sonlarından 1920'ye

18. yüzyılTürk eğitim sistemiTürk eğitim tarihi
Asker Kartarı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1987
00
Master'sOpen AccessTR

Cilavuz Köy Enstitüsü

Türkiye Cumhuriyetinin eğitim alanındaki en önemli girişimlerinden birisi olan Köy Enstitüleri'nin, kuruldukları zaman dilimi ve görev edindiği hedefler bakımından Türk eğitim sistemi içinde önemli bir konumda bulunmaktadır. Fakat bu eğitim girişiminin on dört sene gibi eğitim tarihi açısından kısa ömürlü sayılabilecek bir zamanda son verilmesine karşın etkilerinin bugün dahi devam ediyor olması dikkat çekicidir. Bu çalışmada kurulan Köy Enstitülerinden birisi olan Kars-Cilavuz Köy Enstitüsü incelenmiştir. Bu tez çalışması beş bölüm üzerine kurulmuş olup, Birinci bölümde araştırmanın amacı, yöntemi, önemi, problem durumu, sınırlılıkları ve tanımları belirtilmiştir. İkinci bölümde Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Türkiye'deki genel eğitim ve okul durumu hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Köy Enstitülerinin deneme safhası sayılabilecek Eğitmen Okulları ve bu okulların yasal süreci hakkında bilgi verilerek Köy Enstitüleri projesine giden yol incelenmiştir Dördüncü bölümde ise Köy enstitülerinin kuruluş ve işleyişi, öğretim programı, ders içerikleri hakkında bilgi verilerek bu okullardaki günlük yaşam ve faaliyetler okula, yönlendirilen olumsuz eleştiriler ve Köy Enstitüsü projesinin sona erdirilmesi hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde ise Kars-Cilavuz Köy Enstitüsünün Susuz ilçesinin fiziki şartları, Cilavuz Köy Enstitüsü'nün kuruluş süreci, okulun yaptığı faaliyetler ve Köy Enstitülerinin kapatılışının ardından okulun günümüz kadar olan değişimi hakkında bilgi verilmiştir. Altıncı bölümde ise sonuç ve öneriler yer almaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Eğitim Tarihi, Cumhuriyet Dönemi, Eğitmen Kursu, Köy Enstitüsü, Cilavuz Köy Enstitüsü.

Cumhuriyet DönemiEğitim tarihiKars-Susuz-Cilavuz+2
Alperen Görkem Sancar
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects