Registers

183 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Elektronik fatura ve elektronik defter uygulaması

Elektronik fatura ve elektronik defter uygulamaları daha önceden belirlenen standartlara uygun olarak faturaların alıcı ve satıcı arasında güvenli bir ortamda iletilmesini sağlamak amacıyla geliĢtirilen sisteme verilen addır. Elektronik fatura uygulaması mevzuatımıza ilk defa 2010 yılında 397 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile vergi mükelleflerin kullanıma sunulmuĢtur. BaĢlangıçta mükelleflerin isteğe bağlı olarak dahil oldukları bu sistem daha sonra zorunlu olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır. elektronik defter uygulamasının yürürlüğe girmesi ile Gelir Ġdaresi BaĢkanlığı tarafından vergi mükelleflerinin denetimi daha kolay ve hızlı bir Ģekilde yapılmaya baĢlanmıĢtır. Bütün bunlar, verimlilik artıĢı ve maliyet tasarrufu sağlayarak ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Elektronik Fatura, Elektronik Defter.

DefterlerElektronik defterElektronik fatura+1
Özkan Karagöz
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuyud-ı kadim arşivindeki 416 numaralı deftere göre Kuzey Yunanistan'da Osmanlı vakıfları

Vakıflar dini gerekçeler ön planda tutularak toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuş kurumlardır. Bu çalışma yaklaşık beş asır Osmanlı toprağı olmuş olan Kuzey Yunanistan'da kurulmuş olan Osmanlı vakıflarının tespiti önem arz etmektedir. Kuyud-ı Kadim arşivindeki 416 numaralı Siroz evkâf defterinde Timurhisar, Yenice-i Karasu, Kavala, Serez, Drama, Zihne, Gümülcine, Mekri ve İnöz şehirlerinde kurulan vakıfları bir arada görmemiz mümkündür. Siroz evkâf defterini incelerken bu defter sayesinde vakfa bağlı köyler, cemaatler ve mahalleler hakkında bilgi sahibi olarak bölgenin nüfusuna da erişebilme imkânımız olmuştur. Ayrıca bu vakıf defteri sayesinde köylerde ekilen tarım ürünleri ve elde edilen başka alanlardaki ekonomik faaliyetlere de ulaşabilmemiz mümkün olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Vakıf, Osmanlı, Kuzey Yunanistan, Serez, Kavala, Drama, Demirhisar, Gümülcine, Zihne, Yenice-i Karasu.

DefterlerKuyud-ı KadimeOsmanlı Devleti+4
Nurhan Uysal
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

130, 131, 132 ve 133 nolu Mühimme Defterlerinde Diyarbekir Eyaleti ile ilgili hükümler [(M. 1720-1726)– (H. 1133-1138)]

Mühimme Defterleri, Osmanlı Devleti'nde üst düzey karar organı olan Divân-ı Hümâyûn toplantılarında görüşülen iç ve dış konulara ait siyasî, askeri, kültürel, ekonomik kararların kaydedildiği defterlerdir. Bu defterler, Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşra teşkilatındaki idarî yapısı, sosyal, ekonomik, askeri alandaki özellikleri hakkında bilgi veren birinci elden kaynaklardır. Diyarbakır'ın Osmanlı hâkimiyetine girmesi, Yavuz Sultan Selim dönemine rastlar. Bu dönemde vuku bulan Osmanlı-Safevi savaşları sonucunda, Güneydoğu Anadolu'nun Osmanlı hâkimiyetine geçmesini müteakip Diyarbakır Beylerbeyliği de te'sis edilmiştir. Osmanlı Devleti'nde bir eyalet olan Diyarbakır Beylerbeyliği ile Merkez arasında yazışma trafiği oldukça fazladır. Transkripsiyon ve değerlendirmesini yaptığımız 130, 131, 132 ve 133 numaralı Mühimme Defterleri'nde Diyarbakır'a hitaben yazılan hükümler, bu durumu kanıtlamaktadır. Bu defterler, Sultan III. Ahmed (1703–1730) dönemine ait olup 1720-1726 yılları arasında tutulmuştur. 1720-1722 yılları arasında tutulan 130. Mühimme Defteri'nde Diyarbakır Beylerbeyliği'ne gönderilen hükümlerde daha çok eşkıyalık faaliyetleri, güvenlik meseleleri, halkın korunması gibi meseleler çoğunlukta iken, 1722-1726 yıllarını ihtiva eden 131, 132 ve 133. Mühimme Defterleri'nde ise 1722 yılında başlayan Osmanlı-İran savaşlarından dolayı daha çok askeri konular ele alınmıştır. Bu dönemde merkezden Diyarbakır'a gönderilen hükümlerde büyük bir artış göze çarpmaktadır.

DefterlerDiyarbakırMühimme Defterleri+3
Cihan Sevim
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sicill-i Ahvâl Defterlerine göre Osmanlı bürokrasisinde görev yapan İşkodralı devlet memurları

Osmanlı Devleti kurumlarında görev yapan ve bürokrasinin temel unsurları olan memurların vazifeleri sırasında haklarında; adları, baba adları, doğum yerleri, gördükleri eğitim, lisan, çalıştıkları kurumlar, aldıkları maaş, nakil, becâyiş, tahvil, terfi, aldıkları ödül ve ceza durumları gibi bilgilerin tutulduğu defterlere Sicill-i Ahvâl denilmektedir. 1879 yılında II. Abdülhamid dönemiyle birlikte sayıları 35.000'e yaklaşan bu memurların tertibini sağlamak ve kayıt altına almak amacıyla Sicill-i Ahvâl Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonca tutulan kayıtlar, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivinde bulunmakta ve 201 defterden oluşmaktadır. Bu değerli arşiv belgelerinde 1879-1909 yılları arasında uygulanan, memur ve ekonomi politikaları ile devlet mekanizmasının işleyiş tarzını aydınlatan bilgiler mevcuttur. 51.652 memur hakkında tutulan Sicill-i Ahvâl Defterlerinde İşkodra doğumlu devlet memurlarına ait 241 kayıt bulunmuş ve bunların transkripsiyonu yapılarak, bu memurların Osmanlı bürokrasinde bulundukları yer, eğitim, ekonomik durumları ile sosyal statüleri hakkındaki bilgiler bu belgelere dayanılarak aydınlatılmaya çalışılmıştır.

Arnavutluk-İşkodraBürokrasiDefterler+5
Ahmet Murat Atabay
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

XV. yüzyıl Teselya bölgesine dair bir kaynak: H.871/m.1466-67 tarihli Tırhala sancağı İcmal Defteri

XIV. ve XV. yüzyıllarında Osmanlıların Rumeli'yi fethi ve fetih sonrası bölgede genişlemesi çok hızlı bir şekilde gerçekleşmiştir. 1386-1387 yılları arasında, önce Teselya'nın doğu ovası, daha sonra 1392 yılında Teselya'nın tamamı Osmanlıların eline geçmiştir. Bu sürecin yaşanmasında Gazi Evrenos Bey'in önemli katkıları olmuştur. Fetihten sonra Anadolu'dan Teselya'ya iskân hareketi yine Evrenos Bey'in önderliğinde iki aşamada gerçekleşmiştir. Buna göre ilk yerleşim akımı 1384-1402, ikinci yerleşim akımı ise 1423-1455 arasında olmuştur. Bu iskân hareketinin XV. yüzyıl ortasında Teselya bölgesinde yaşayan Müslüman nüfusun artışına önemli bir etkisi olmuştur. Teselya bölgesinin fethinde rol oynayan bir diğer önemli kişi, Turahan Bey'dir. Turahan bey ve ailesi bölgede camii, medrese, muallimhane, imaret, zaviye, kervansaray, çeşmeler, ağaç köprülerle beraber çok sayıda vakıf kurarak, bölgenin ekonomik ve sosyal olarak gelişimine önemli katkıda bulunmuşlardır. Fetihten sonra diğer bölgelerde olduğu gibi Teselya'da da timar sistemi uygulanmaya başlamıştır. Timar sistemi Osmanlı Devleti'nin askeri, idarî ve sosyoekonomik yapısı için büyük önem arz etmektedir. Bu sistemin işleyişine dair bilgi veren önemli kaynaklardan biri de tahrir defterleridir. Bu defterler, vergilendirilebilir nüfus ve gelir kaynaklarına dair önemli verileri içermesi bakımından oldukça mühimdir. Bu grupta yer alan defterlerden biri de icmal defterleridir. Bu çalışmanın temel amacı, yukarıda önemine değinilen tahrir defterlerinden biri olan ve XV. yüzyıl Osmanlı Teselyası'na ait önemli veriler içeren H. 871 tarihli Tırhala Sancağı icmal defterinde yer alan verilere göre Teselya'nın iskân hareketlerini ve nüfusunu incelemektir. Sözkonusu çalışmanın bu yönüyle bu alanda yapılan çalışmalara ve özellikle XV. yüzyıl Teselya bölgesinin tarihine önemli katkılar sağlayacağı temennisindeyim.

15. yüzyılDefterlerOsmanlı Devleti+5
Eftychia Maria Stamoulı
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı bürokrasi geleneğinde "Kazâyâ" usulü- II. Bâyezid dönemine ait Kaziyye Defterleri

Bu tezde Osmanlı Devleti'nin bürokrasi geleneklerinin henüz gelişim safhasında olduğu bir dönemde "kazâyâ" usulünün mahiyeti incelenmiştir. İlk kez bir araştırmaya konu olan bu mesele ele alınırken doğrudan birinci elden kaynaklara referans verilmiştir. Bu amaçla yüksek mahkeme niteliği de taşıyan Divân-ı Hümâyûn'a sunulmak üzere bir nevî rapor şeklinde tutulan kazıyye defterleri çalışmanın ana kaynağını oluşturmuştur. Bugüne ulaşan en erken tarihli örnekleri II. Bâyezid (1481-1512) dönemine kadar inen bu defterlerin ışığında, bir taraftan merkezî bürokrasinin taşradaki temsilcileri olan kadıların müfettiş vasfıyla taşra ile merkez irtibatının sağlanmasında oynadığı kilit rolün önemi ortaya konulurken; diğer taraftan da devlet mekanizmasının hukukî, idarî, sosyal ve ekonomik olaylara yaklaşım biçimi değerlendirilmiştir. Merkez tarafından görevlendirilen müfettiş kadıların kendi meslektaşlarını ve ehl-i örf sınıfına mensup görevlileri teftişini içeren kayıtların tahlili çalışmanın bel kemiğini oluşturmuştur. Bu kayıtlar incelenirken gerek kadıların gerekse diğer resmî görevlilerin teftişe konu olan yolsuzluklarına ve suistimallerine de dikkat çekilmiştir. Ayrıca Osmanlı Devleti'nin merkezden uzak mahallerdeki her türlü problemden haberdar olmak için şikâyet mekanizmasını etkin bir şekilde kullandığı, ardından teftiş mekanizmasını harekete geçirerek şikâyet içerikli bilgilerin öncelikle doğruluğunu araştırdığı ve nihayetinde meselelerin çözümüne yönelik girişimlerde bulunduğu saptanmış ve bu konuda devlet mekanizması içerisindeki idarî işleyişin sistematiği anlaşılmaya çalışılmıştır.

Bayezid IIBürokrasiDefterler+5
Fatma Erdim
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk din mûsikîsinde perde kaldırma: Hafız Kemal Tezergil ve neyzen Sadrettin Özçimi

Neyzen Niyazi Sayın'ın iki ses arasındaki manevi münasebet olarak tanımladığı mûsikî geniş bir form yelpazesine sahiptir. Dini ve La Dini mûsikî olarak ikiye ayrılan bu formların içerinde perde kaldırmanın ayrı bir yeri vardır. Fakat literatür incelendiğinde bu konu üzerinde fazla bir çalışma olmadığı gözlenmektedir. Türk Müziği'nin tekke mûsikîsi şubesinin az çalışılmış formlarından olan perde kaldırma formu kaynak eksikliklerinden ve bu alanda yapılmış akademik çalışmaların azlığından dolayı dikkat çekici bir konu olmuştur. Bu çalışmada genel hatlarıyla perde kaldırmanın tanımı, türleri, bilinen örnekleri, uygulama şekli ve kullanım sahası ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Çalışma süresince piyasada yayınlanmak için ya da özel meclislerde icra edilerek kayda alınmış icralar temele konularak mukayeseli bir inceleme yapılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tezin giriş kısmıdır. Burada perde kavramının etimolojik analizi işlenmiştir. Bununla birlikte perde kavranın mûsikîdeki anlamı ve kavramsal karşılığına değinilmiştir. İkinci bölümde mûsikî kavramı irdelenmiş ve kısaca mûsikî formlarına değinilmiştir. Buradaki tanımlar tezin ana konusundan sapmamak için kavramsal yapıyı tamamlayacak nitelikte tutulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde bir form olarak perde kaldırmanın içeriği, tarihçesi incelendikten sonra kayda alınmış örnekler hakkında bilgi verilmiştir. Bu örnekler 1959 ile 2008 yılları arasında kayda alınan örneklerdir. Dördüncü bölümden Hafız Kemal Tezergil'in ve Neyzen Sadrettin Özçimi'nin perde kaldırma icraları detaylı olarak analiz edilmiştir. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirmede formun adı geçen kayıtlarda kullanılış biçimlerine vurgu yapıldıktan sonra formun toplu ve solo icraları geliştirici özelliklerine değinilmiştir. Perde kaldırma formu üzerin herhangi bir çalışma yapılmamış olması çalışmanın bir kısıtı olarak görülse de bu çalışma ile litaretürün oluşması yolunda adım atılması hedeflenmiştir.

Dini müzikPerdeSes perdeleri+5
Yasin Özçimi
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Viranşehir kazası Temettü'ât Defterleri

Tanzimat Dönemi, Osmanlı Devleti'nin batılılaşma sürecinde her açıdan yeniden yapılanma sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu dönemde özellikle mali alanda büyük değişimler yaşanmış ve siyasi, sosyal ve kültürel alandaki gelişmeler de göze çarpmıştır. Bu dönemde diğer alanlarda olduğu gibi, uygulanan vergi sisteminde de çeşitli düzeltme ve düzenlemelere gidilmiştir. Çeşitli isim ve şekillerde alınan vergilerin bir kısmı kaldırılarak, herkesin ödeme gücünü esas alan ?temettü vergisi? yürürlüğe konularak uygulanmaya başlanmıştır. Bu verginin kaydedilip tutulduğu defterlere de ?Temettü'ât Defterleri? adı verilmiştir. Türk tarihi açısından her anlamda önemli bir yere sahip olan Temettü'ât Defterleri, vergi mükellefi kişilerin isimleri, sahip oldukları gayrimenkulleri ve diğer gelirleri ile birlikte bunların vergi miktarları gibi önemli bilgileri içermektedir. Tüm hanelerin tek tek ayrıntılı bir şekilde ele alınarak oluşturulan Temettü'ât Defterleri, tutulduğu bölgenin sosyo-ekonomik yapısını açıkça göz önüne sermektedir.Bu çalışma, 1844?1845 (H. 1260?1261) yılında Viranşehir Kazası divanlarına bağlı karyelerin sosyal ve ekonomik yapısını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, dönemin sosyo-ekonomik yapısını ana hatlarıyla ele alan ve en önemli kaynaklardan biri olan Temettü'ât Defterleri'nden faydalanılarak hazırlanmıştır. 1844- 1845 (H.1260- 1261) yılına ait Viranşehir Kazası'nın sosyo-ekonomik yapısı bu defterlerden incelenmiştir. Çalışmamızda Viranşehir Kazası'nın, 37 divan ve 120 karyesi incelenmiş ve incelenen bu yerlerin tahmini toplam nüfusunun da 6350 kişi civarında olduğu görülmüştür.XIX. yüzyıl ortalarında Viranşehir kazası divanlarına bağlı karyelerinin tarım ve hayvancılığa dayanan ekonomik yapısı dikkat çekmektedir. Halkın büyük bir çoğunluğu çiftçilik ve hayvancılık ile geçimini sağlamaktadır. Ayrıca kazanın merkez divanı ve diğer divanlara bağlı karyelerin toplam ekili alanları, nadasa bırakılmış alanları, üretilen tarım ürünleri, yetiştirilen hayvan çeşitleri ve sayıları, sahip olunan arı kovanı miktarı vb. faaliyetleri hakkında detaylı bilgi edinilmiştir.Viranşehir Kazası Temettü'ât Defterleri'nde kazanın vergi yükü ile ilgili bilgilere de ulaşılmıştır. Halktan vergü-yi mahsûsa, a'şâr (öşür) ve adet-i ağnam vergisi alınmaktadır. Böylece halkın sosyo-ekonomik durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Viranşehir, Temettü'ât, Sosyo-ekonomik Yapı, Nüfus ve Vergi

DefterlerSosyoekonomik yapıTarih+2
Yasemin Yılmaz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sicill-i Ahval kayıtlarına göre İzmir doğumlu gayrimüslim memurlar

Osmanlı Devleti, sınırları üç kıtaya ulaşmış, dönemindeki emsallerinden çok farklı bir devletti. Gerek kurulduğu coğrafyanın büyüklüğü ve kıymeti, gerekse değişen zaman şartları nedeniyle her daim yeniliklere açık olması gerekmekteydi. Bu nedenledir ki Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren devletin teşkilatlanmasını kolaylaştırmak amacıyla birçok kurum ve kuruluş oluşturmuş, zaman içerisinde bu kuruluşlar değişen şartlara uygun olarak yenilenmiştir. Özellikle de Osmanlı Devleti III. Selim ve II. Mahmud döneminden itibaren köklü idari reformlar için çalışmalar yapılmış, Tanzimat Dönemi sonrasında ise, bürokraside Batı tarzında düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Memur sayısında yaşanan artış da düzenlemelerin arasında yer almıştır. Osmanlı Devleti'nin en uzun yüzyılı olarak nitelenen XIX. yüzyılda yapılan reformlardan biri de memurlarla ilgili düzenlemelerdir. Devlet idaresinde kurumsallaşmanın artışı, bürokrasinin uzmanlaştığı ve daha fazla merkeziyetçi bir görünüm kazandığı bu dönemde memur istihdamı konusunda birtakım köklü değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler Osmanlı Devleti'nde yer alan gayrimüslim unsurları da kapsamaktaydı. XIX. yüzyılla beraber gayrimüslimlere verilen yeni haklar ile devlet içerisinde daha etkin olmalarına imkân tanınmıştır. Osmanlı Devleti teşkilatında görev alan memurlara ait resmi belgelerin kaydedildiği defterlerin tescili işlemine Sicill-i Ahval, meydana gelen defterlere de Sicill-i Umumî adı verilmiştir. Sicill-i Ahval adını verdiğimiz defterlerde memurların, memurlukları süresince özel ve memuriyetleriyle ilgili durumları bulunmaktaydı. Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde 1873-1909 tarihleri arasında 201 defter tutulmuştur. Defterlerde memurların ismi, mahlası veya künyesi, babası memur ise rütbesi, bilinen bir kişi ise sülalesinin adı, göreve başlayış tarihi, tahsil durumu, liyakat ve ehliyet derecesi, azil, tayin ve muhakemeleri, gayrimüslim ise milliyeti kaydedilmiştir. Bu çalışmada Sicill-i Ahval kayıtlarından yararlanarak İzmir doğumlu gayrimüslim memurların; doğum tarihi, baba adı, milliyeti değerlendirilerek aileleri ve sülale adlarıyla ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra okudukları okullar, bu okullarda aldıkları dersler, yabancı dil durumları, memuriyete başladıkları tarih, maaşları, unvanları ve memuriyet sırasında ceza alıp almadıklarına dair bilgiler de verilerek İzmir doğumlu 68 gayrimüslim memur tanıtılmaya çalışılmıştır.

DefterlerGayrimüslimlerMemurlar+5
Sedef Kumsar
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hurûfât Defterlerine göre Afyonkarahisar şehri (XVIII. yüzyıl)

Şehir tarihi araştırmaları her geçen gün biraz daha artmakta, yeni tespitler ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada XIII. yüzyılda Afyonkarahisar şehrinin, mahalleleri ve sosyal yapıları inceleme konusu olmuştur. Çalışma önsöz ve beş bölümden oluşmaktadır. Bu çalışmada Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde bulunan Karahisar-ı Sahip Kazasına ait Hurufat Defterleri kaynak olarak kullanılmıştır. Hurufat Defterleri baz alınarak yapılan bu çalışmada, XVIII. yüzyıl Afyonkarahisar'ının; vakıfları, vakıf görevlileri, mahalleleri, cami, mescit, medrese, mektep, tekke, zâviye, hamam, çeşme, çarşı ve pazarları tespit edilmiştir. Ayrıca tespit edilen bu yapıların görevlileri, nasıl, ne zaman ve ne kadar ücretle atandıkları tespit edilmiştir. Karahisar-ı Sahip Kazasını ihtiva eden 21 adet Hurufat Defteri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hurûfat Defteri, Afyonkarahisar, Vakıf, Cami, Mescit, Medrese, Zâviye.

18. yüzyılAfyonkarahisarDefterler+4
Halime Yiğit
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1455 tahririne göre İstanbul tarihi yarımadasının mahalleleri ve dini yapıları

Bu tez çalışmasının esas amacı, 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmed (1444-1446, 1451-1481) tarafından fethedilen Doğu Roma İmparatorluğu'nun (Fransız, Alman tarihçilerinin isimlendirmesi [yakıştırması] ile Bizans İmparatorluğu) başkenti Konstantinopolis'in, şehir sınırları içerisinde yer alan anıtları, yapıları ve şehir teşekkülünü, sistematik olarak gerçekleştirilmiş ve fetih tarihine en yakın olan 1455 tarihli tahrir defteri ve içerisinde yer alan kayıtları, en erkeni 1471/1472 tarihli olan Fatih ve Ayasofya Vakfiyeleri'nde geçen bilgiler ile kıyaslayarak incelemektir. Osmanlıların daha sonraları İstanbul olarak anacağı bu şehri üç kadılık merkezine (Galata, Eyüp, Üsküdar) bölerek yönettikleri, bu sisteme "Bilâd-ı Selâse" şeklinde bir ilmiye terimini verdikleri ve bu terimi kullandıkları ve bunun da 19. yüzyıla kadar kullanımının sürdürüldüğü bilinmektedir. 1455 Tahriri, 2012 yılında merhum hoca ve "Tarihçilerin Kutbu" olarak anılan Profesör Doktor Halil İnalcık tarafından, Osmanlıca hazırlanmış belge İngilizceye çevrilmiş ve yayınlanmıştır. Halil İnalcık'ın üzerinde çalıştığı bu belgede şehrin iki (2) bölüme ayrılarak sınırlanmış olduğu ve sınırlar içinde kalan mülklerin kayıtlarının tutulmuş olduğu görülen bir belgedir. Bizim çalışmamız bugün Tarihi Yarımada ya da Suriçi olarak adlandırılan ve 1455 tarihli belgede de "şehr-i Kostantiniyye" şeklinde geçtiğini gördüğümüz ve II. Theodosius (408-450) tarafından inşa ettirilmiş olan kara surlarının içerisinde kalan ve Sarayburnu'na kadar uzanan bir alan ile sınırlandırılmıştır. Fetihten iki yıl sonra gerçekleştirilen bu belge, "Târîh-i Ebü'l-Feth" adlı eseri ile bilinen Tursun/Dursun/Tur Sina Bey tarafından hazırlanmış ve belgede geçen her kayıt tek tek incelenmiştir. Konutlar, abideler ve diğer mülkler niceliklerine göre sınıflandırılmış ve listelenmiştir. Aynı çalışma Fatih Vakfiyeleri için de gerçekleştirilmiş olup, ayrıca fetihten önceki ve sonraki yüzyıllarda şehre gelen gezginlerin ürettikleri çalışmalar ve belgeler de (anılar, gravür, harita v.b.) incelenmiş ve çapraz bir okuma yapılmaya çalışılarak Bizans Konstantinopolisi'nden bakiye kalan yapı anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler İstanbul, Mahalle, Tahrir, Vakıf, Vakfiye, Konut, Abide, Kent.

AnıtlarAnıtsal yapılarBizans Dönemi+7
Sinan Harmanda
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The acceptable pitch range(s) for single note repetitions in music aptitude examinations

A computer-based survey was devised to find out the acceptable frequency deviation ranges for the answers given to the single note repetition questions. The range which participants deemed acceptable as successful was approximately 75 cents, distributed unevenly around the absolute correct pitch. Additionally, it was found out that besides the fundamental frequency, variables such as pitch envelope, timbre, and octave differences also affect the perceived pitch. This means that at the conservatory entrance exams, the jury members' evaluation of the prospect students might not be fair, since the effects of such variables on the evaluation processes are unknown.

ToneConservatoryMusic+7
Oğul Köker
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tereke kayıtlarına göre XVII. yüzyılda İstanbul'da insan-kitap ilişkisi (İsam İstanbul Kadı sicilleri veri tabanına göre)

Yüzyıllardan beri süregelen insanın kitap ile olan bağı, o toplumun kültür seviyesine etki eden önemli unsurlardan biri olmuştur. İnsanın, kitap ile olan ilişkisinin entellektüel bir donanım kazandırmasının yanında toplumun kültür seviyesini arttırdığı ârdır. Böylece insanın sosyo-kültürel hayatına dokunmanın en önemli yollarından biri, ilgilendiği kitapları araştırma konusu yapmaktır. Biz de Osmanlı toplumunun kitaplar üzerinden kültür seviyesini ve ne tür kitaplarla ilgilendiklerini Şer'iyye Sicilleri'ndeki tereke kayıtlarından öğrenmeye çalıştık. Her tabakadan insanın hukuki boyuttaki belgelerini içeren Şer'iyye Sicilleri'ndeki tereke kayıtları ışığında XVII. yüzyıl İstanbul'unda bulunan kitapları araştırarak kitap kültürünün şehir üzerindeki yerini görmeye çalıştık. Amacımız, ''insan ne okurdu?'' sorusunun cevabı etrafında yoğunlaşıp insanların kitap sahibi olma durumlarını öğrenmekti. Öncelikle XVII. yüzyıl Şer'iyye Sicilleri'ndeki tereke kayıtlarına göre taramamızı yaptık. Yayınlanmış ciltlerdeki mahkeme kayıtları üzerinden yaptığımız çalışmamız neticesinde terekelerinden kitap çıkan kişileri belirledik. Bu terekelerin bulunduğu mahkemeler; Bab Mahkemesi, Eyüp Mahkemesi, Galata Mahkemesi, İstanbul Mahkemesi, Rumeli Mahkemesi, Ahi Çelebi Mahkemesi, Beşiktaş Mahkemesi, Evkaf-ı Hümayun Müfettişliği, Evkaf Muhasebesi, Hasköy Mahkemeleri ve Kısmet-i Askeriye Mahkemesi'dir. Yaptığımız araştırmalar neticesinde mahkeme kayıtlarının içerisinden 4742 belgeyi tarayıp, 129 kişinin terekesinden 3533 adet kitaba ulaştık. Bunun yanında etraflıca konuyu araştırıp birçok kitap, makale, tez, ansiklopedik kaynaktan yararlandık. Öncelikle Tezin birinci bölümünde konuyu genel mahiyetiyle ele alıp XVII. yüzyılın siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarını inceledik. XVII. yüzyıl İstanbul'u ile ilgili bilgiler verip dönemi anlamaya çalıştık. Tezin ikinci bölümünde araştırma alanımızı biraz daha daraltıp genel çerçevede Türk toplumunun kitap kültürünü inceleyerek Türklerin ilmi geçmişini ve buna bağlı olarak kitap ile ilişkisini ele aldık. Osmanlı Devleti'nde kitap kültürünün izlerini sürmek amacıyla seyyah, elçi ve diplomatların yazdıklarına değindik. Yine konu dahilinde Osmanlı Devleti'nde kütüphane kültürüne değinerek kitap ve kütüphaneciliğin nasıl bir ilerleme kaydettiğine görmeye çalıştık. Ayrıca Osmanlı Devleti'nde sahaf kültürüne yer vererek kitap kültürünü etraflıca araştırmış olduk. Üçüncü bölümde ise asıl konumuz olan arşiv taramalarımızı tasnif edip değerlendirmesini yaptık. Tez araştırmamızın asıl amacı olan bulduğumuz kitapların mahiyetini, ne tür kitaplar olduğunu, kimlerin hangi tür kitaplara sahip olduğunu, mahalle dağılımlarını, yıllara, cinsiyete göre dağılımlarını ve daha birçok detaylarını çözümleyerek teze aktardık. Bunları tablo ve grafikler halinde yansıtıp bu tablo ve grafiklerin açıklamalarını yaparak tezimizi ortaya koymuş olduk.

17. yüzyılDefterlerKitaplar+6
Talha Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1840 temettuat defterlerine göre Korkuteli kazasının sosyoekonomik dinamikleri

1840 temettuat defterlerine göre Korkuteli kazasının sosyoekonomik dinamikleri başlıklı tezimde, yörenin ekonomisine dair bir perspektif oluşturmakla beraber Osmanlı taşra toplumunun yaşayış biçimlerine dair tespitler yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmamın sınırların belirleme noktasında bazı zorunluluklar olduğu gibi esas tespit etmek istediğim noktaların dışına çıkmamaya da özen gösterdim. Bu hususu kısaca açıklamak gerekirse, Bu defterlerin içeriği çalışmada ekonomik durum tespiti yapma açısından kısıtlı veri içermekte olduğu için, ürün bilgileri ya da elde edilen ürün miktarları bulunmadığı için bunlarla ilgili değerlendirme yapma şansım olmadı. Öte yandan kendi belirlediğim önceliklere göre defterlerde kayıtlı köylere ait verileri imkanlar dahilin de incelemek ve döneme ait bir tespit yapmak istedim. Bu verilerden yola çıkarak bugüne ait bir karşılaştırma işin başında belirlenen hedeflerin dışına çıkmak olacağından bu yapılmamıştır. İstanos nahiyesine bağlı 46 adet köyün kayıtlı olduğu üç farklı defter bu çalışmanın temelini oluşturur. Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunan bu defterlerde köyler ayrı ayrı kayıt altına alınmıştır. Anahtar kelimeler: Osmanlı, Tanzimat, Temettuat, İstanos

Antalya-KorkuteliDefterlerTarih+2
Ümit Gök
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Şer'i Hukuktan Medeni Hukuka evlilik: Çorum örneği (1840-1930)

Bu çalışmada, Eski Türklerde evlilik hukuku hakkında bilgi verildikten sonra Tanzimat, II. Abdülhamid, İttihat ve Terakki dönemleri evlilik hukuku üzerinde durulmuştur. Cumhuriyet Dönemi Medeni Kanunu ve Çorum'daki uygulamaları incelenmiştir. Konu esas itibariyle iki ana başlıktan oluşturulmuştur. Birinci bölümde Tanzimat'tan Cumhuriyete kadar olan dönemde evlilik hukuku incelenmiştir. İkinci bölümde ise Medeni Kanun ve Çorum uygulaması üzerinde durulmuştur. Konumuzu Çorum Şer'iye sicillerinden, 1917 Aile nizamnamesinden ve 18401930 Çorum Evlenme Sicil Defterlerinden faydalanarak ortaya koymaya çalıştık. Bununla birlikte çalışmalarımızda diğer ikinci el kaynaklardan da yararlanılmıştır. Anahtar Kavramlar: Evlilik Hukuku, Medeni Kanun, Çorum Evlenme Sicil Defterleri,Nikah

DefterlerMedeni KanunMedeni hukuk+6
Şuayip İbiş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

49/1 Numaralı İsveç Ahidnâme Defterine Göre Osmanlı İsveç ticaret ilişkileri (1736-1758)

Osmanlı Devleti'nin sınırlarını genişletmesi, Akdeniz ve Karadeniz'de hâkimiyet kurmasının da etkisiye pek çok devlet ile siyasi ve ticari ilişkiler kurulmuştur. Osmanlı ile ticaret yapmak isteyen devletler ticari anlaşmalar yaparak bu hakka sahip olmaktadır. Osmanlı ile ticari ilişkiler geliştirmiş devletlerden birisi de İsveç'tir. Bu devlet 1737 yılında Osmanlı Devleti ile ticaret antlaşması yaparak bu hakka sahip olmuştur. Bu antlaşma sonrasında İsveçli diplomatik ve ticari aktörler Osmanlı topraklarında varlık göstermeye başlamıştır. Çalışmamızda Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde bulunan 49/1 Numaralı İsveç Ahidnâme Defteri'nde mevcut Osmanlı Devleti'nde ticari faaliyette bulunan İsveçliler hakkında 1736 - 1758 yılları arasında yazılmış hükümler incelenmiştir. İsveç'e verilen ahidnâmeye kadar İsveç ve Osmanlı Devleti arasındaki ilk münâsebetler ile ilgili bilgi verilerek, İsveçli diplomatik ve ticari aktörler üzerinde durulmuştur. İsveçli diplomatların ve ticaret temsilcilerinin Osmanlı gözünde statüleri ve onlara verilen ahidnâme ile sahip oldukları ayrıcalıklardan bahsedilmiştir. Bu aktörlerin bulundukları yerler, karşılaştıkları sorunlar, emniyetlerini tehdit eden durumlar defterde kayıtlı hükümler ile örneklendirilerek incelenmiştir.

AhitAhitname DefteriDefterler+5
Merve Beki
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

64 numaralı Kıbrıs Tahrir (1572) defterine göre Mesarya nahiyesi (Transkripsiyon ve değerlendirme)

Doğu Akdeniz'de önemli bir yere sahip olan ve Osmanlı'nın fethinden sonra da bu önemini koruyan Kıbrıs'ta, Osmanlı hâkimiyetinin sağlanması, adanın şenlendirilmesi ve ekonomik yönden geliştirilmesi için gerekli tedbirler alınmıştır. Osmanlılar bir yörede, ilk fethin hemen ardından çeşitli vesileler ile tahrir yaparlardı. Osmanlı belgelerinde tahririn amacı, bölgedeki reayanın oturduğu yerler ve işlerinin özelliklerini, mallarının ve ürünlerinin kaynaklarını hükümdarın yani devletin bilmesi olarak belirtilir. Osmanlılar fetihten hemen sonra 1572 yılında Kıbrıs'ta bir tahrir gerçekleştirdiler. İlgili tahrir sonrasında oluşturulan defter, bugün Kuyud-ı Kadime (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü) Arşivi'nde saklanan 64 Numaralı Kıbrıs Tahrir Defteri'dir. Çalışmamızda adı geçen bu defter transkibe edilmiştir ve söz konusu defterdeki verilere dayanarak Mesarya nahiyesinin sosyal ve ekonomik hayatı anlatılmaya çalışılmıştır.

DefterlerDoğu AkdenizKıbrıs+5
Nihal Bakışçı
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

34-2/11 numaralı Düveli Ecnebiye Defterine göre H 1155-1169 yılları arasında Osmanlı-Fransız ticari ilişkileri

Osmanlı-Fransız ticari ilişkilerinde kapitülasyonlar önemli bir yere sahiptir. İki devlet arasında yapılan kapitülasyon anlaşmasıyla birlikte sosyal, ekonomik ve siyasi ilişkiler kurulmuş ve yenilenen kapitülasyonlarla da bu ilişkiler daha da gelişmiştir. Fransızların elde ettiği 1740 kapitülasyonlarının diğer Avrupalı devletlerle yapılanlara oranla daha kapsamlı oluşu Osmanlı Devleti ile olan ticari ilişkilerinde onları daha ayrıcalıklı bir konuma getirmiştir. Çalışmamızda 34/2 no'lu Fransa Ahkam defterinde bulunan ferman kayıtları esas alınarak ve konu ile alakalı farklı kaynaklardan da yararlanılarak. Osmanlı-Fransız ilişkileri ve Fransızlara verilen en kapsamlı kapitülasyon olan 1740 Kapitülasyonlarının özellikleri ve nasıl uygulandığı, özellikle ihlali durumunda ortaya çıkan sorunlar üzerinde durulmuştur. Yine bu bağlamda Fransız yetkililer (elçi, konsolos), tercüman, tüccar ve vatandaşların konumu ve statülerinden bahsedilmektedir.

DefterlerDüvel-i Ecnebiye DefteriFransa+5
Nergiz Şahin
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

16 temmuz 1611- 8 ağustos 1612 yılı Kıbrıs adası Ruznâmçe defterinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada dört belge ele alınıp 16 Temmuz 1611 (5 Cemaziyelevvel 1020) ile 8 Ağustos 1612 (10 Cemaziyelahir 1021) tarih aralığında Kıbrıs Adası'nın 10 ay 20 günlük bütçesi ruznâmçe defterleri üzerinden incelenilecektir. Ele alınan ruznâmçe defterleri Başbakanlık Osmanlı Arşivinde, Maliyeden Müdevver Defterler arasında MAD.d defter kodu, 00441 sıra numarası ile bulunmakta olup defterin toplam sayfa sayısı 38'dir. Söz konusu belge incelenilerek Kıbrıs Adası gelir ve gider kaynakları ayrıntılı şekilde ele alınıp daha önce çalışılmış olan Kıbrıs Adası Bütçeleriyle karşılaştırılarak adanın ekonomik durumu değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Kıbrıs, Bütçe, Ruznamçe

BütçeDefterlerKıbrıs+3
Deniz Arıcı
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

H.1128-1129 125 numaralı Mühimme Defteri (Tasnif-metin)

Osmanlılar'ın Divân-ı Hümâyûn'da kararlaştırılan hususlar üzerine padişahın onayı alındıktan sonra düzenledikleri fermanların sûretlerinin kaydedildiği defterlerdir. Divân-ı Hümâyûn, Osmanlı Devleti'nin üst düzey karar alma merkezidir. Burada siyasî, sosyal, askerî, hukukî, iktisadî işler görüşülerek bir karara bağlanırdı. Mühimme Defterleri Osmanlı Divânından çıkan bu kararların bir sûretinin kaydedildiği defterlerdir. Birinci el kaynaklar olması yönünden araştırmacılara birden fazla alanda araştırma yapma olanağı sunar. Bu nedenle Mühimme Defterleri Osmanlı mirasını anlamak için, öncelikle bu mirasın önemli öğelerinden biri olan Osmanlı yazılı kaynaklarını incelemek gerekir. Mühimme defterlerini, Orta Avrupa'dan Anadolu'ya, Kırım'dan Avusturya'ya ve Venedik'e kadar uzanan sınırlar içindeki Osmanlı Devleti'nin yapısını inceleyerek anlayabiliriz. Osmanlı Devleti'nde mühimme defterlerinde merkez ve taşra teşkilatının idarî yapısı ve çalışma şekilleri, imar, iç siyaset, isyanlar ve bu isyanların bastırılması, askerî ordu, dış politika ve yabancı devletlerle olan ilişkilerle ilgili çok çeşitli konulara dair bilgiler bulmak mümkündür. Ele alınan 125 Numaralı Mühimme defteri III. Ahmed dönemi H.(1128-1129) ve M.(1716-1717) yıllarını kapsar. Bu defterin ağırlıklı konusunu ordu, atamalar ve kalelerin ve önemli diğer yerlerin korunması, paşalar ve vezirler oluşturur. Tez çalışmamızın konusu 125 No'lu Mühimme Defteri'nin tamamı transkript özet ve tasnif şeklinde ele alınmıştır. 125 Numaralı Mühimme Defteri ile yapılan bu çalışma, III. Ahmed dönemi olan bu tarih aralığında yapılan savaşlar olduğu, göreve gelen paşalar ve vezirler olduğu, atamaların olduğu, Ordunun seferlere katıldığı görülmektedir. Bu dönemle ilgili yapılacak çalışmalara ışık tutacak bir çalışma olması tezin asıl amacıdır. Anahtar Kelimeler: Mühimme Defteri, III. Ahmet Dönemi, Ordu, Savaş, Atamalar

Ahmed IIIDefterlerMühimme Defterleri+3
Melek Tuğba Uzun
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

51 numaralı Tapu Tahrir Defterine göre Ergani Sancağı

Osmanlı Devleti'nde ekonomik yapının temelini tarımsal ve hayvansal üretim oluşturmaktaydı. Ahalinin ürettiği bu mallardan belli miktarda vergiler alınmakta, alınan bu vergiler ekonomik yapının güçlenmesi açısından büyük bir önem arz etmekteydi. Bu vergiyi toplama hususunda da bölgedeki tarım ürünlerinin ve iş gücünün belirlenmesi gerekiyordu. Bu sebeple tahrir defterleri, araştırmacılara tahririn yapıldığı bölge ile alakalı ekonomik, demografik ve sosyal konularda gerekli bilgileri sunmaktadır. Araştırma konumuz olan Ergani, Diyarbekir eyaletine bağlı bir sancak konumunda olup Türk-İslam kültürünün hâkim olduğu klasik bir Osmanlı sancağıdır. Osmanlı Devletinin bu bölgeye ait üçüncü tahrir defteri olan 51 numaralı tahrir defteri 1566 yılında kayda geçmiştir. Bu çalışmada önce Ergani sancağı ile alakalı genel tarihi bilgi verilip, akabinde 1566 tarihli tahrir defterine göre idari, demografik ve ekonomik durum 1518 tarihli tahrir defteri ile kıyas yapılarak açıklanmıştır. Genel itibariyle Ergani Sancağı 1 kasaba ve 3 nahiyeden oluşmaktadır. Bunlar; Ergani Kasabası, Hisaran, Behrimaz ve Çüngüş nahiyeleridir. Ergani sancağının idari konumu 215 köy, 81 mezra'a ve merkez hariç 5 mahalleden oluşmaktadır. Sancağın en önemli ekonomik getirisi tarımsal üretimdir. Bölgede tarımın yanı sıra hayvancılıkta yapılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ergani, Tahrir Defteri, Sancak, Osmanlı Devleti, Nüfus

DefterlerDiyarbakır-ErganiErgani Sancağı+6
Murat Deniz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1844-1845 yılları Temettuat Defterlerine göre Hüdavendigar Vilayeti Harmancık Kazası'na bağlı Şimal (Kuzey) köylerin sosyo-ekonomik durumu

Osmanlı Devleti'nde bir dönüm noktası olan Tanzimat Dönemi, Osmanlı maliye sistemi ve vergilendirme sisteminde de pek çok değişikliğin temelini oluşturmuştur. Vergilendirmedeki haksızlıkların önlenebilmesi, sistemin merkezileştirilmesi ve vergi çeşitliliğin azaltılması için Temettuat defterleri oluşturulmuştur. Bu defterler halkın elinde bulunan tarım arazileri, yetiştirdikleri ürünlerin sayısı, bölgenin meslek dağılımları, halkın gelirleri, ödemekle mükellef oldukları vergiler gibi pek çok konuda bilgi sahibi etmektedir. Bu çalışmada günümüzde Bursa'ya bağlı olan Harmancık ilçesinin kuzey köylerinin 1844-1845 tarihli temettuat defterleri incelenmiştir. Defterlerin transkripsiyonu yapılıp, elde edilen bilgilerin, tablolar ve grafikler halinde değerlendirilmesi yapılmıştır. Yapılan değerlendirme neticesinde Harmancık'a bağlı 8 köy olan Akalan Köyü, Ballısaray Köyü, Engüre Köyü(Çatalsöğüt Köyü), Çakmak Köyü, Hobandanişment Köyü, Nalbant Köyü, Okçular Köyü ve Yayabaşı Köyü'nde halkın önemli bir kısmı ziraat ve hayvancılıktan gelir elde etmektedir. Bunların yanında hizmetkârlık, düven taşı imalatı, temizlikçilik, saraçlık, boyacılık gibi meslekler görülmüştür. Çok yaygın olmasa da bölgede arıcılık faaliyeti de görülmektedir. Bölgede harir(ipek) öşrünün alınması, bölgede ipek böcekçiliğinin de yapıldığının bir göstergesi olmuştur. Genel itibariyle bölgede yapılan faaliyetler halkın kendi ihtiyacını karşılayacak düzeyde olmuştur. Anahtar Kelimeler: Harmancık, Tanzimat, Temettuat, Vergi, Meslek

DefterlerHüdavendiğarKöyler+6
Gökhan Kartal
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

55 numaralı Kütahya Şer'iye Sicili Defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

Osmanlı Devleti, temeli adalet olan güçlü bir teşkilattır. Bu yapı, büyük bir titizlikle korunmaya çalışılmıştır. Bunu en iyi o döneme ışık tutan hukuki belgeler sayesinde öğrenmekteyiz. Osmanlı Hukuki belgelerinin bir türü olan şer' iye sicilleri, dönemin birçok açıdan aydınlatılmasında yardımcı olmaktadır. Bu çalışmanın konusu olan 55 numaralı Kütahya şer'iye sicil defteri, ait olduğu H. 1297-1298-1299 /M. 1880-1881-1882 yıllarında Kütahya ve çevresinin dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel yapısı ile ilgili bilgiler vermektedir. 55 numaralı Kütahya şer' iye sicili, mahkeme kayıtlarını içermektedir. Mahkeme kayıtlarını; tezkere, vakıf, miras, tereke, müzekkere, resmi yazışmalar ve vekil tayini gibi belgeler oluşturmaktadır. 49 varaktan oluşan bu belgelerin bazı sayfalarında yazılar silik çıktığı için buralar (…) işareti ile gösterilmiştir. Çalışma: Özet, içindekiler, giriş, birinci bölüm (Türk Hukuk Tarihi'nin Anahatları), ikinci bölüm (55 numaralı Kütahya şer'iye sicilinin transkripsiyonu), genel bir değerlendirmenin yapıldığı sonuç kısmı ve kaynakçadan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Şer'iye Sicili, Kadı, Mahkeme, Dava, Kütahya

DavalarDefterlerKütahya+5
Seda Bıdak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sicill-i Ahval defterlerine göre Bursalı memurlar

Osmanlı Devleti'nde memurların sicil kayıtlarının tutulduğu Sicill-i Ahval defterlerinin II. Abdülhamid dönemi bürokrasisi açısından önemli bir yeri vardır. Sicill-i Ahval defterleri 1879'da Dâhiliye Nezâretine bağlı olarak kurulmuştur. Bu komisyon lağvedilince Me'murîn-i Mülkiye Komisyonunun çalışmaları 1879-1909 yıllarını kapsamıştır. Sicill-i Ahval defterleri yakın dönem Osmanlı biyografi yazımında kullanılan önemli kaynaklardır. Osmanlı Devleti'nde Bursa başkentlik yapan şehirlerden biridir. Tez çalışmasında Osmanlı Devleti'nin son dönemindebürokrasinin nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi olmamız sağlanmıştır. Tezin içeriği hakkında bilgiler verilmiştir. Tez çalışmamda önceden yapılan bu gibi tezlerden farklı yönleri belirtilmiştir. Bursa içinde bulunan müslüman ve gayrimüslim memurlar yerel tarih araştırmaları açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Tez çalışmasında müslüman memurların yanı sıra incelenen gayrimüslim memurlar kendi içerisinde Ermeni, Rum, Latin memurlar olarak belirtilmiştir. Çalışma içinde Bursa'nın bazı ilçelerinden birkaç memur örneği verilmiştir. Sicill-i Ahval kayıtları incelendiğinde dönem içinde isimler, baba adları, sülaleleri, okuduğu okullar, öğrendiği diller, meslekler, maaş bilgileri, ödül ve cezalar, madalya ve nişanlar, vefat tarihleri gibi birçok bilgiyi görebiliriz. Sicill-i Ahval Defterlerinde fihrist defterleri alfabetik sıraya göre oluşturulduğu için çalışma içerisindede alfabetik sıra kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sicill-i Ahval, Bursa, Osmanlı Devleti, Memur

BursaDefterlerMemurlar+3
Derviş Şafak Toprak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects