Türk ekonomisi

Bu konu başlığı altında 739 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektronik ticaretin yaygınlaşması, KOBİ`ler ve Türkiye ekonomisi'ne etkileri

Çeşitli elektronik araçların ticari ilişkilerde kullanımını ifade eden elektronik ticaret kavramı, bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişiminin etkisiyle günümüz ekonomisinde önemli bir yere sahip olmuştur. Elektronik ticaret araçlarının etkin ve yaygın kullanımı, ülke ekonomilerine çeşitli kazançlar getirmektedir. Bunun yanında, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonominin lokomotifi konumunda olan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) için de birçok olanaklar sunmaktadır.Bu çalışmada öncelikle elektronik ticaret kavramı ve elektronik ticaretin temel araçları incelenmiş, elektronik ticaretin işletmelere sağladığı avantajlar tartışılmıştır. İkinci bölümde KOBİ'lerin Türkiye ekonomisi içinde yer aldığı rol incelenmiş, KOBİ'lerin ülke ekonomimizin gelişimi için önemi vurgulanmıştır. Buna ilave olarak, elektronik ticaretin KOBİ'lere sunduğu olanaklar incelenmiş, elektronik ticaretin KOBİ'lerin büyük ölçekli işletmelerle rekabet edebilmeleri açısından önemi vurgulanmıştır. Çalışmanın son bölümünde elektronik ticaretin Türkiye ekonomisine etkileri tartışılmış, ülke ekonomimizin geleceği için elektronik ticaretin önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler: Elektronik ticaret, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ), Türkiye ekonomisi.

Ekonomik etkiElektronik ticaretKOBİ+1
Gül Barut
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Where you export matters: Explications on the export sophistication of Turkey and its export destinations

This master thesis mainly aims to clarify the effects of export destinations of Turkey on product sophistication of its export basket with using Export data of Turkey between 1998 and 2011 with HS6 classification. Besides, effects of export destinations on technology usage of export products and how export products could be structured within country groups are also analyzed in this study by the light of the presence of relationship between export destinations and product sophistication. This study shows that export destinations of Turkey significantly matter on sophistication and technology usage of export products such that as share of European Union from Turkey's total export increases, both share of mid-high and high technology export commodities from total volume and product sophistication of export basket increase whilst it is in the opposite way for MENA. Moreover, effects of other export destinations of Turkey on both sophistication and technology usage of export products are analyzed in the study. Keywords: International Trade, Export Partner, Sophistication, Qualification

QualitySophisticationTrade+3
Mert Can Duman
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin enerji ithalatı ve cari açık sorunu

Ekonomik büyüme ve kalkınma konusunda önemli hedefleri olan Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık %75'ini ithalatla karşılamaktadır. Enerjide dışa bağımlılık, dış ticaret dengesini bozmakta, dolayısıyla da cari açık düzeyini yukarı çekmektedir. Bu çalışmada, ilk olarak dünyadaki ve Türkiye'deki enerji kaynakları, enerji arz-talep oranları ve elektrik üretim-tüketim değerleri incelenmiştir. Daha sonra Türkiye'deki sanayi üretiminin enerji ithalatına etkisi analiz edilerek, petrol ve doğal gaz ithalatının cari açığa olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, petrol ve doğal gaz ithalatındaki artışların cari açıkta artış meydana getirdiği görülmüştür. Çalışmanın sonuç kısmında, enerji ithalatına ve cari açığa çözüm getirecek alternatif ve kalıcı hedeflerden bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cari Açık, Doğal Gaz İthalatı, Enerji İthalatı, Petrol İthalatı, Yenilenebilir Enerji.

Cari açıkDoğal gazEnerji+6
Reyhan Demir
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Regional inequalities and economic convergence in Turkey

Large and persistent regional development disparities between eastern and western regions have always been the main concerns of policy makers and regional development policies of the government. Turkey has developed a set of regional development tools and mechanisms to reduce these disparities However, traditional top-down and state-oriented regional policies implemented until the 2000s could not meet the needs of the country. Thus, Turkey went through a transformation in its regional development paradigm after 2000 and started to internalize more bottom-up and participatory approach. The purpose of this study is to analyze regional inequalities and investigate the evidence of economic convergence across NUTS 2 regions in the post-2000 period. Although there are earlier empirical studies on regional convergence, studies concentrating on the post-2000 period are very limited. Thus, this study aims to provide new insights into the nature of the convergence debate in Turkey. We employed both sigma and beta convergence analyses. Findings of sigma convergence are in line with the literature that inequality between regions decreases in the recession periods and increases in the economic expansion periods. Beta convergence results obtained from cross-sectional and panel estimations indicate the existence of absolute convergence. Moreover, exploratory spatial data analysis and beta convergence analysis illustrate the strong evidence of spatial autocorrelation in distribution of regional income and suggest taking spatiality into account in convergence analysis. Keywords: Regional Disparities, Regional Inequality, Convergence, Sigma, Beta, Spatial Autocorrelation, Spatial Econometrics

BetaRegional disparityRegional differences+5
Ahmet Kındap
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Savunma sanayiinin önemi ve savunma harcamalarının ülke ekonomisine etkileri

XX. yüzyılda yaşanan iki dünya savaşı ve devamında doksanlı yılların sonuna kadar dünya kamuoyunu meşgul eden Soğuk Savaş dönemi, bir sonraki yüzyılda yerini 11 Eylül sonrasında gözlenen yeni bir kutuplaşmaya bırakmıştır. Dünya genelinde ortaya çıkan bu durum kadar, Türkiye'nin sahip olduğu jeopolitik konum da siyasi ve askeri huzursuzluğun zaman zaman tırmandığı bir tablo çizmektedir. Ülkeler, güvenlik bakımından gittikçe daha karmaşık hale gelen bu ortamda, kendi egemenlik hakları ile vatandaşlarının can ve mal emniyetini sağlayabilmek adına savunma yatırımlarını artırmaktadır ve bu durum, ekonominin diğer bileşenleri üzerinde farklı etkiler doğurmaktadır. Savunma harcamalarının zorunlu olarak artmaya devam edeceği göz önünde bulundurularak, gelişmiş ülkelerin savunma sanayii alanında elde ettikleri yenilikleri ekonomik güce dönüştürmeleri, bu harcamalarının ekonomi üzerindeki muhtemel negatif etkilerini de ortadan kaldırmaya yönelik önemli bir avantaj oluşturmaktadır. Bu avantaj, sadece ekonomi ile ilişkili değil, aynı zamanda ülkelerin temel güç dengeleriyle de alakalıdır. Bu bağlamda; Türk Savunma Sanayii son yıllarda önemli üretim hamleleri gerçekleştirmiş, işbirliği içerisinde olduğu yan sektörlerle beraber güçlü bir yapılanma yoluna girmiştir. Bu çalışmada, savunma harcamalarının tarihsel yapısı ve gelişimi üzerinde durularak, savunma sektöründeki harcamalarının ülke ekonomisi üzerindeki etkisi incelenmiştir.

Askeri harcamalarEkonomik etkiSavunma endüstrisi+2
Yiğit Saraçöz
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Medya'nın yatırımcı davranışları üzerindeki etkisi: Türkiye piyasalarında 15 Temmuz'dan günümüze yatırımcı davranışları üzerine bir çalışma

Bu çalışma, Türkiye'de 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası Türkiye ekonomisinin ve Türkiye piyasalarında faaliyet gösteren yerli ve yabancı yatırımcıların algısının medya tarafından etkilendiğini aktarmayı amaçlamaktadır. Özellikle sosyal medya gibi yeni jenerasyon medya platformlarının yaygınlaşması, bilgiye olan erişimi hiç olmadığı kadar hızlanmıştır. Bu hız ile beraber aktarılan verilerin doğruluğu her geçen gün azalmaktadır. Bütünüyle bu hal, yatırımcıların ekonomi algısını bozmakta ve yatırım kararlarını olumsuz etkilemektedir. Bu durumun, yatırımcı davranışlarını ekonomi için olumsuz yönde etkilemesinin temel sebebi, şeffaf veri akışı olmayan bir piyasada belirsizliklere sebebiyet vermesidir, bu belirsizlikler yatırımcıların bireysel karar vermelerini engellemekte ve sürü davranışı sergilemelerine neden olmaktadır. 15 Temmuz'u takip eden süreçte, medya, Türkiye ekonomisi ve ülke istikrarı için belli yönlerden faydalı olmuş, ancak bu fayda bu platformlarda yayılan çeşitli olumsuz verilerin ve bilgilerin, negatif etkisinde gölgelenmiştir. Bu çalışmanın ulaşmak istediği hedef, medyanın yatırımcı davranışları üzerinde ciddi bir etkisinin olduğunu kanıtlamaktır. Bu bağlamda literatürde benzer bir çalışmanın olmaması sebebiyle, literatürdeki bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

MedyaSosyal medyaTürk ekonomisi+5
Emre Bilgiç
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Betonlaşma ve finansal krizler ile ilişkisi: Türkiye örneği

Genel olarak devresel dalgalanmaların zirve döneminde inşa edilen binalarla yükseklik rekabetine girildiği kabul edilmektedir. Aslında aralarında bir ilişki olabileceği birçok kişinin aklına gelmese de aşırı betonlaşmanın krizler için bir öncü gösterge olabileceği son 20 yıldır üzerinde durulan bir konu olmuştur. Buna göre bina yüksekliklerindeki aşırı yükseliş olgusu, tipik olarak bir sonraki en uzun gökdelen inşaatının tamamlanmasının devresel dalgalanma döngüsünün zirveye yakın döneminde gerçekleşmesinden dolayı Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla ve kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla hakkında bir öncü gösterge olabileceği varsayılmaktadır. Bu tez de Türkiye'deki gökdelen yüksekliği ile finansal krizler arasındaki ilişkiyi ölçmeye yönelik bir çalışmadır. Dolayısıyla gökdelen yükseklik rekoru kırılmasının finansal krizlerle ilişkisini test etmek için 1960 ile 2018 yılları arasındaki ikincil veriler kullanılarak sıradan en küçük kareler yönteminde sağlam ölçünlü hatalar yaklaşımına göre regresyon analizi yapılmıştır. İnşaat başlangıç, tamamlanma ve süre kıstasına göre üç ayrı kukla modeli kullanılarak gökdelen yapımının bağımlı değişkenler olan GSYH ve kişi başına GSYH üzerindeki tek yönlü etkisine bakılmıştır. Bazı metodolojik kısıtlamalara rağmen Türkiye'de yükseklik rekoru kıracak gökdelen inşaatının başlangıç, bitiş ve inşa süreleri yönünden bağımlı değişkenleri açıklayabileceği anlaşılmaktadır.

Betonarme binalarBetonarme yapılarFinansal kriz+7
Gökhan Aydoğdu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Para politikalarının finansallaşmaya etkisi: Türkiye örneği

Para politikaları ve faiz oranları 2000'li yıllardan sonra gelişmiş ekonomilerde yaşanan finans krizlerinin etkilerini azaltmak için önemli bir araç olarak kullanıldı. Gelişmiş ekonomilerde kullanılan bu araçlar, gelişmekte olan ülkelerin finansallaşmasında önem kazandı. Bu çalışmanın araştırma sorusu, küresel ekonomide 2000'ler sonrası yaşanan parasal genişlemenin (ve özellikle 2008 Finansal Krizi sonrası politikaların) gelişmekte olan ülkelerde finansallaşmayı nasıl etkilediğidir. Bu kapsamda tez, gelişmekte olan ülkeler arasında "Kırılgan Beşli" olarak adlandırılan ülkelerin (Brezilya, Güney Afrika, Hindistan, Endonezya, Türkiye) 2000-2019 yılları arası finansallaşma sürecine odaklanmıştır. Finansallaşmayı ölçen göstergelere göre Kırılgan Beşli ülkeleri arasında benzer devamlılık veya farklılıkları sorgulamak üzere Türkiye vaka çalışması olarak seçilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre Türkiye, Kırılgan Beşli ülkeleri arasında finansallaşma sürecinde ayrışmıştır. Tezin argümanı, Türkiye'nin 2008 sonrası finansallaşma sürecinde Kırılgan Beşli ülkeleri arasında ayrışmasını ülke içi kurumsal yapıdaki değişimin daha iyi açıkladığıdır. Tez aynı zamanda ülke içinde tercih edilen büyüme politikası doğrultusunda finansallaşma sürecinde uygulanan politikaların sonuçlarını tartışmaktadır.

Ekonomi politikalarıFinansallaşmaPara politikaları+4
Adem Numan Kaya
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de dış ticaretin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi

Ekonomik büyüme kavramı, iktisatçıların her zaman ilgilendiği bir konu olmuştur. Küreselleşen dünya ile birlikte ekonomik büyüme ile dış ticaret arasındaki ilişki daha çok ilgi çekmeye başlamış ve bu konuda çok sayıda ampirik çalışmalar yapılmıştır. İthalat ve ihracatın toplamı şeklinde tanımlanan dış ticaret özellikle gelişen ekonomilerde sürdürülebilir büyümeyi sağlamada oldukça büyük bir öneme sahiptir ve dış ticaret, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini etkilemektedir. Günümüzde, dış ticaret; kalkınmanın ve globalleşmenin anahtar kavramı olarak görülmektedir. Bu çalışmada ayrıntılarıyla incelenecek olan dış ticaret ve ekonomik büyümenin tarihi, uygulanan sanayileşme politikaları bakımından iki farklı döneme ayrılabilir. İlk dönem, 1980 yılı öncesi ithal ikameci sanayileşme politikalarının uygulandığı dönem olarak tanımlanır. İkinci dönem ise ihracata dayalı sanayileşme politikalarını uyguladığı 1980 yılı sonrası dönemdir. Bu çalışmanın amacı dış ticaret ve büyüme arasındaki ilişkiyi Türkiye ekonomisi için 1991 ve 2018 yılları arasındaki aylık veriler ile araştırmak, ihracat, ithalat ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi incelemektir. Ekonomik büyüme ile dış ticaret arasındaki ilişki iki hipoteze göre, ihracata dayalı büyüme ve büyümeye dayalı ticaret hipotezleri araştırılacak ve toplam dış ticaret ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin yönü tespit edilecektir. Nedensellik testi sonuçları ihracat ile ekonomik büyüme arasında karşılıklı nedensellik ilişkisinin varlığına işaret etmektedir. Etki-tepki analizi sonuçlarına göre ise; ithalatın sanayi üretimini kısa dönemde, ihracatın ise uzun dönemde etkilediği belirlenmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiTürk ekonomisi+3
Mahsum Bağırtan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevresel Kuznets Eğrisi Hipotezi'nin ampirik analizi: Türkiye örneği

Bu tez çalışmasının temel amacı, ekonomik büyüme ve çevre kirliliği arasındaki ilişkiyi ters-U şeklinde açıklayan Çevresel Kuznets Eğrisi hipotezinin geçerliliğini Türkiye ekonomisinde 1960-2014 dönemi itibariyle araştırmaktır. Bu amaçla karbondioksit emisyonu, kişi başına reel gelir, kişi başına reel gelirin karesi, enerji tüketimi ve ticari dışa açıklık değişkenleri kullanılarak 3 farklı regresyon modeli oluşturulmuştur. Çalışmada değişkenlerin durağanlık derecelerinin tespiti için ADF, PP ve KPSS birim kök testleri kullanılmıştır. Birim kök test sonuçları, değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkisinin tespiti için ARDL sınır testinin kullanılmasına izin vermektedir. Bu nedenle çalışmada değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkisinin incelenmesinde ARDL snır testi kullanılmıştır. Son aşamada ise ARDL modeli çerçevesinde değişkenlerin uzun ve kısa dönem katsayıları tahmin edimiştir. Elde edilen sonuçlar, üç modelde de Çevresel Kuznets Eğrisi hipotezinin Türkiye ekonomisi için geçerliliğini destekler yöndedir. Sonuçlar aynı zamanda Türkiye ekonomisi için önemli politika önerileri sunabilmektedir.

Ekonomik büyümeKuznets hipoteziTürk ekonomisi+2
Selin Saygın
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dahilde işleme rejiminin Türkiye ekonomisi ve dış ticareti üzerindeki etkilerinin analizi

Günümüz gelişmekte olan ülkeleri ihracatta yaşanan artışın ekonomik büyümeyle doğru orantılı olacağı ve ekonomik büyümede ihracat artışının önemli rol oynayacağı düşüncesinde birleşerek, içe dönük ve kapalı ekonomi politikalarını terk edip dışa dönük ticaret politikaları üretmeye çalışmışlardır. Türkiye de bu konjonktüre ayak uydurarak ithal ikameci politikayı değiştirmiş, 1980 yılından itibaren ekonomik büyümenin motorunu ihracatta görmüş ve ihracatı geliştirip sürdürülebilir hale getirmek için teşvik politikaları geliştirmeyi benimsemiştir. 1980'li yıllarda ihracat teşvikleri genelde parasal teşvikler üzerine planlanırken 1990'lı yılların ortalarında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşması'na taraf olunması ve Gümrük Birliği'ne (GB) dahil olunması, dolayısıyla da anlaşma ve entegrasyon modeli şartlarına uygun hareket etme zorunluluğu nedeniyle doğrudan parasal teşvikler uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Bu sebeple Türkiye, ihracatı geliştirmek için yeni programlar üretmeye başlamıştır. Bu programlardan birisi de sektörlerin asıl ihtiyacı olan kaliteli ve ucuz girdiyi temin etmeye yönelik oluşturulan Dahilde İşleme Rejimi (DİR) olmuştur. DİR'in Türkiye Ekonomisi ve Dış Ticareti üzerindeki etkilerinin analizine yönelik yapılan bu çalışmada, öncelikle ihracat ve teşvik kavramlarına değinilmeye çalışılarak ihracat teşvikleri ile ilgili genel bilgiler verilecektir. Türkiye'de uygulanan ve uygulanmaya devam eden ihracat teşvik tedbirleri açıklanacaktır. Ayrıca, Dahilde İşleme Rejimi uygulaması detaylı bir şekilde açıklanmaya ve rejimin işleyişi anlatılmaya çalışılacaktır. Diğer taraftan çalışmanın asıl hedefi olan rejimin Türkiye Ekonomisi'ne ve Dış Ticareti üzerine etkileri çeşitli istatistiki veriler, grafikler, şekiller yardımıyla analiz edilmeye çalışılacaktır. Çalışmanın sonuç ve öneriler bölümünde ise rejimin Türkiye Dış Ticareti'ne ve dolayısıyla da Türkiye Ekonomisi'ne pozitif etkilerinin maksimum seviyeye çıkarılabilmesi için rejimin amacına uygun işlemesine yönelik öneriler aktarılmaya çalışılacaktır.

Dahilde işleme rejimiEkonomik etkiTeşvikler+5
Dursun Aydın
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hazır giyim sektöründe moda ve marka ekonomisi: Türkiye-İtalya- İspanya karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada, önce literatür araştırması yapılmış ardından hazır giyim sektöründe moda ve markanın etkileri incelenmiş ve Türkiye, İtalya, İspanya karşılaştırılması yapılmıştır. Araştırmada, sanayinin genel durumu ele alınmış ve buradan yola çıkarak da hazır giyim sektörünün durumu hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında bu sektörün modayla ve markalaşmayla ilişkisi incelenmiş modanın tarihsel gelişimi üzerinde durulmuştur. Hazır giyim sektörünün, Türk ekonomisinin dışa açılmasında en önemli sektörlerden olduğu ve yaşadığı bu gelişim süreci anlatılmıştır. Sektörde kapitalizmin, sanayi devriminin ve sosyal medyanın etkileri üzerinde durulmuştur. Hazır giyim sektörü ülke ekonomimizin son yıllarda, gerek giriş ve çıkışlarının gerekse de ürünlerin değişiminin çok kolay olduğu bir sektör olmasından dolayı, tercih edilen olmuştur. Ve tabi bu durum üreticiler ve tüketicilerin arasında bir bağ kurulmasına ön ayak olmuştur. Bu bağa da "marka" denilmiştir. Markanın ülkelerin ihracat ve ithalatında önemli bir yerinin olduğuna değinilmiştir. Ayrıca marka ekonomisinde İtalya, İspanya ve Türkiye karşılaştırması yapılmıştır.

Hazır giyim sektörüKarşılaştırmalı analizMarka+6
Şeyda Dağlı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ulaştırma yatırımları ve büyüme ilişkisi: Türkiye ekonomisi örneği

Bu tez çalışmasının temel amacı ulaştırma yatırımları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi Türkiye ekonomisi özelinde 1983-2015 dönemi itibariyle analiz etmektir. Bu tezde ekonomik büyümenin belirleyicileri teorik açıdan ele alınmıştır. Burada üç farklı regresyon modeli kullanılarak ulaştırma yatırımları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki tahmin edilmeye çalışılmıştır. Ulaştırma yatırımlarının yanı sıra işgücü, finansal gelişme, ticari dışa açıklık, enerji tüketimi ve kentleşme değişkenleri de bağımsız değişkenler ve ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak kullanılmıştır. Ekonometrik analizlerde değişkenlerin birim kök incelemelerinin yapılmasında ADF, PP ve KPSS testlerinden istifade edilmiştir. Ayrıca, Vogelsang-Perron tek kırılmalı birim kök testi de kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki eşbütünleşme yani uzun dönem ilişkisinin araştırılmasında ARDL sınır testi yaklaşımı uygulanmıştır. Değişkenlere ilişkin uzun ve kısa dönem tahminleri ARDL modeli çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri ise Toda-Yamamoto nedensellik tekniği kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Türkiye ekonomisi açısından bazı politika önerileri sunabilecektir.

Birim kök testleriBüyümeBüyüme politikaları+5
Durmuş Özay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi ekonomisi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye üzerine ampirik bir analiz

Son yıllarda, bilgi ekonomisinin önemli unsurları olan inovasyon, Ar-Ge faaliyetleri, bilişim teknolojileri, patent ve diğer fikri-sınai mülkiyet haklarının ekonomi üzerindeki etkileri teorik ve ampirik literatürde araştırılmaktadır. Büyüme iktisatçıları, ekonomik büyümenin bilgi ekonomisi değişkenleri tarafından belirlendiğini iddia etmektedirler. Onlara göre, bilgi ekonomik ile ekonomik büyüme arasında pozitif bir ilişki söz konusudur. Bununla birlikte ekonometrik çalışmalar oldukça karmaşık sonuçlar ortaya koymaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, bilgi ekonomisi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi Türkiye ekonomisinde 1975-2017 dönemi için analiz etmektir. Burada, bilgi ekonomisi ölçütü olarak patent başvuruları değişkeni kullanılmıştır. Üç farklı regresyon denklemi kurulmuştur. Değişkenlerin birim kök analizleri ADF, PP ve KPSS testleriyle gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki eşbütünleşmenin varlığı ARDL sınır testi ile incelenmiştir. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri Toda-Yamamoto nedensellik metodu kullanılarak belirlenmiştir. Analizlerden elde edilen ampirik bulgular, Türkiye ekonomisi için bilgi ekonomisi odaklı ekonomik büyüme yaklaşımının geçerli olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca, bu sonuçlar Türkiye için önemli politika önerileri sunmuştur.

Ampirik yöntemlerBilgiBilgi ekonomisi+3
Çiler Yakut Işık
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ekonomik büyüme ve işsizlik oranları arasındaki ilişkinin analizi

Bu çalışmada Türkiye'de ekonomik büyüme ile işsizlik arasındaki ilişki Okun Yasası çerçevesinde 2000-2018 dönemi için ampirik olarak incelenmiştir. Çalışmada ilk bölümde işsizlik, istihdam ve ekonomik büyüme kavramları teorik olarak açıklanmıştır. İkinci bölümde ise Türkiye'de işgücü piyasası, ekonomik büyümenin tarihsel seyri ve işsizliğin düzeyi arasında ilişki kurularak değerlendirmeler yapılmıştır. Son olarak üçüncü bölümde Okun Yasası'nın Türkiye'de geçerliliği doğrusal ve doğrusal olmayan modellerle test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, işsizlik ile büyüme arasındaki ilişkinin doğrusal yapıda olmadığı ve iki rejimli Markov Rejim Değişim modelinin veriyi temsil etmede daha başarılı sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Markov Rejim Değişim modeli sonuçlarına göre, ilk rejim yüksek işsizlik ve ikinci rejim düşük işsizlik olarak adlandırılmış olup her iki rejimde de Okun katsayısı beklenildiği gibi negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu sonuçlar ile her iki rejimde için işsizlik oranları ile ekonomik büyüme oranları arasında ters yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, işsizliği %1 oranında düşürmek için olması gereken ekonomik büyüme oranı yüksek işsizlik rejiminde %14.5, düşük işsizlik rejiminde ise %8.3 olarak hesaplanmıştır.

BüyümeEkonomik büyümeTürk ekonomisi+3
Muhammet Sungur
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de e-ticaretin ülke ekonomisi üzerine etkisi

Bu tezin amacı e-ticaret hacminin yıllar içinde yaşadığı gelişim süreci ile ülkemizdeki ekonomik kalkınmaya olan etkisini araştırmak olarak belirlenmiştir. Bu araştırma Türkiye özelinde yapılmıştır. Bu anlamda ilk olarak literatür taraması yapılmış ve e-ticaretin hangi ekonomik verileri etkilediği ortaya konmuştur. Literatür taramasını takiben 4 yerli, 2 uluslararası olmak üzere toplam 6 e-ticaret platformu ülke ekonomimize katkıları bakımından detaylı olarak incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre yerli e-ticaret platformlarının yabancı e-ticaret platformlarına nazaran ekonomiye daha direkt katkılarının olduğunu buna karşılık yabancı e-ticaret platformlarının dolaylı ekonomik katkılarının olduğunu söylemek mümkündür. Yerli e-ticaret platformlarının en önemli ekonomik katkılarının başında yaratmış oldukları istihdam, ödedikleri vergiler, KOBİ'lere verdikleri destekler, kadın girişimci destekleri, enflasyonla mücadele ve AR-GE yatırımları gelmektedir. Yabancı e-ticaret platformlarının ekonomik katkıları ise temelde e-ihracat, global ticaret ve muhtemel istihdam noktalarındadır.

Ekonomik etkiElektronik ticaretTicaret+1
Burçin Arslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cevizin Türkiye ekonomisne katkısı

Şehir merkezlerinde yoğunlaşan insan nüfusu, beraberinde hayat standartlarında bazı değişiklikleri de getirmiştir. Hızlı yaşam temposu ile alternatif gıdalara olan ilginin artması sonucunda yüksek enerji ve besin değerine sahip kabuklu kuru meyvelere olan ilgi de artmıştır. Dolayısı ile ülke ekonomilerine büyük katkısı olan tarımsal faaliyetlerden biri olan kabuklu meyve yetiştiriciliği bu alanda ilgileri üzerine çekmiştir. Dolayısıyla yapılan bu çalışmanın asıl amacı insan beslenmesinde büyük öneme sahip olan ve dış pazar imkanının oldukça fazla olduğu cevizin; Türkiye'deki üretimi, ithalatı, ihracatı ve ülke ekonomisine yaptığı katkıların analiz edilip üretiminde karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerin sunulmasıdır. Anahtar Kelimeler: Ceviz, İthalat, İhracat, Üretim

CevizEkonomiEkonomik analiz+6
Sevinç Onğan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizm gelirleri ve ekonomik büyüme arasında ilişki: Türkiye örneği

Bir ülkenin turizm gelirleri o ülkenin gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır. Günümüzde turizm gelirleri ülkelerin ekonomileri için vazgeçilmez bir konuma gelmiştir. Uluslararası gelişmeler, Avrupa Birliği gibi uluslararası işbirliği örgütleri fiilen sınırların kalkmasını sağlamıştır. Sınırların kalması sonucunda turizm faaliyetlerine katılanları sayısında büyük bir artış görülmektedir. Uluslararası turizmin gelişmesiyle kültürler arası yakınlaşma sağlanmış, toplumlar arasındaki önyargıların giderilmesinde önemli rol oynamıştır. Artan turizm gelirleri ekonomilerin ihtiyaç duyduğu para alkışını sağlamaktadır. Turizmin döviz sağlama özelliği ülkelerin ödeme dengeleri için hayatı önem taşımaktadır. Bu sayede ülkeler bütçe açıklarını azaltma olanağı kazanmaktadırlar. Bir ülkede turizm faaliyetlerini gelişmesi bölgesel gelişmişlik farklarını gidermede etkili olmaktadır. Turizm zenginliğine sahip olan ülkeler ekonomileri için artı bir değer kazanmış olmaktadırlar.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiTurizm+4
Mustafa Korkmaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği fonlarının Türkiye'deki etkinliği: Tekirdağ örneği

Avrupa Birliği küresel bir aktör olarak da dünya siyasetinde yerini almaktadır. Küresel aktör olma rolü gereği Avrupa Birliği, dünya genelinde mali yardımlarda bulunmakta ve dünyada zorda kalan bölgelere kaynaklarını bütçe doğrultusunda aktarmaktadır. Bununla birlikte Birliğe üye olmayan fakat adaylığı söz konusu olan ülkelere de özellikle bölgesel politikalarını Birlik müktesebatına uyumlaştırmak bağlamında katılım öncesi mali yardımlarda bulunmaktadır. Bu kapsamda aday ülke olan Türkiye'de bu yardımlardan uzun bir zamandan beri yararlanmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'ye sağlanan Avrupa Birliği Katılım Öncesi Sağlanan Mali Yardımların etkililiğinin Tekirdağ özelinde etkinliğinin değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu kapsamda, Avrupa Birliği'ne adaylık sürecinde yerelde yapılan çalışmalarla katkısı değerlendirilecektir.

Avrupa BirliğiBölgesel kalkınmaEkonomik yardımlar+5
Gözde Tecer
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ekonomisinde enerji tüketiminin temel belirleyicileri: Bir zaman serisi analizi

Bu tezin temel amacı, Türkiye ekonomisinde enerji tüketiminin belirleyicilerini ampirik olarak analiz etmektir. Çalışma 1975-2015 zaman serisi verilerini kullanarak ekonomik büyüme, finansal gelişme, sermaye, endüstrileşme ve ticari dışa açıklığın enerji tüketimi üzerindeki etkisi üzerinde durmuştur. Serilerin birim kök analizleri için ADF, PP, DF-GLS, KPSS ve Ng-Perron testleri kullanılmıştır. Ayrıca, birim kök analizleri için Lee-Strazicich tek yapısal kırılmalı testi de kullanılmıştır. Seriler arasındaki eşbütünleşmeyi araştırabilmek için ARDL sınır testi tercih edilmiştir. Seriler arasındaki nedensellik ilişkilerinin belirlenmesinde Granger ve Toda-Yamamoto nedensellik testleri uygulanmıştır. Yapısal kırılmalı birim kök analizinden elde edilen sonuçlar değişkenlerin düzeyde ya da birinci farkında durağan olduğunu ortaya koymuştur. Bu birim kök sonuçları ARDL sınır testi yaklaşımının kullanılmasına imkan sunmuştur. ARDL sınır testi sonuçları her üç modelde de değişkenler arasında bir uzun dönem ilişkisinin varlığını tespit etmiştir. Uzun dönem tahmin sonuçları; ekonomik büyüme, finansal gelişme, sermaye, endüstrileşme ve ticari dışa açıklığın enerji tüketimini artırdığı bulgusuna ulaşmıştır. Nedensellik analizi sonuçlarına göre; ticari dışa açıklık ve finansal gelişmeden enerji tüketimine doğru işleyen tek yönlü nedensellikler belirlenmiştir. Tezden elde edilen sonuçlar, enerji politikaları ile ilgili önemli öneriler sunabilecektir.

ARDL Sınır TestiEkonomik etkiEnerji+6
Uğur Çınar
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yazılım sektörünün ekonomiye katkısı: Türkiye örneği

Günümüzde yazılımın kullanılmadığı herhangi bir sektör yok denecek kadar azdır. Bankalardan tutun ufak ölçekli firmalarda bile yazılımdan destek alınmaktadır. Bu kadar yaygın olan ve hemen her sektörde kullanılan yazılımın ekonomiye katkısı da yadsınamayacak derecededir. Bu bağlamda çalışmamın iki önemli amacı bulunmaktadır. Birincisi Yazılım'ın önemi, ikincisi ise yazılımın ekonomik açıdan ülkelere katkısının neler olduğunun gözlemlenmesidir. Anahtar Kelimeler: Yazılım, Ekonomi, Programlama, Kodlama, Araştırma Geliştirme

BankalarEkonomiEkonomik etki+5
Ahmet Çamcan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevresel Kuznets Eğrisi bağlamında ekonomik büyüme ve enerji tüketiminin CO2 salınımı üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı Türkiye ekonomisinde karbon salınımı ile gelir düzeyi arasındaki ilişkiyi ampirik olarak incelemektir. Bu amaçla 1960 ile 2017 yılları arasında veriler kullanılarak karbon salınımı, enerji tüketimi ve kişi başına düşen gelir arasındaki ilişki Çevresel Kuznets Eğrisi kapsamında incelenmiştir. Çalışmada değişkenlerin durağanlık derecelerinin tespiti için ADF ve PP birim kök testleri kullanılmıştır. Analiz sonuçları, değişkenlerin fark durağan olduklarını fakat aralarında eşbütünleşme ilişkisi olduğunu göstermektedir. Bu ilişkinin tespiti için Engle- Granger eşbütünleşme yöntemi kullanılmıştır. Regresyon analizi sonucunda, enerji tüketiminin karbon emisyonunu arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca kişi başına düşen gelir ile karbon emisyonu arasında ters U şeklinde ilişki olduğu sonucuna varılmış ve bu sonuca göre Türkiye ekonomisinde Çevresel Kuznets Eğrisinin geçerli olduğu söylenebilir. Gelir ile karbon emisyonu arasındaki ilişkinin yönünü değiştiren değer 15.994 TL olarak hesaplanmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişki Eşik Değerli regresyon model ile tahmin edilmiş ve analiz sonucunda Çevresel Kuznets eğrisini hipotezinin geçerli olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevresel Kuznets Eğrisi, Ekonomik Büyüme, Enerji Tüketimi

Birim kök testleriEkonomik büyümeEnerji+4
Sılay Pirinç
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beşerî sermaye ve ekonomik büyüme ilişkisinin test edilmesi: Türkiye ekonomisi üzerine bir zaman serisi analizi

Bu tezde beşerî sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki teorik ve ampirik olarak araştırılmaktadır. Ekonomik büyüme yaklaşımlarının ele alınmasından sonra Türkiye ekonomisi örneğinde 1970-2018 döneminde beşerî sermaye-ekonomik büyüme ilişkisi ampirik olarak incelenmektedir. Beşerî sermayenin bir belirleyicisi olarak doğuşta yaşam beklentisi kullanılmaktadır. Değişkenlerin durağanlık analizi için DF-GLS ve KPSS testlerinden yararlanılmaktadır. Eşbütünleşme analizi için Johansen testi uygulanmaktadır. Değişkenlerin katsayılarının tahmin edilmesi için DOLS, FMOLS ve CCR tahmincileri kullanılmaktadır. Değişkenlerin nedensellik analizi için Toda-Yamamoto nedensellik yaklaşımı kullanılmaktadır. Çalışmadan elde edilen ampirik bulgular Türkiye ekonomisi için önemli politika önerile sunabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beşerî Sermaye, Ekonomik Büyüme, Eşbütünleşme, Nedensellik, Türkiye

Beşeri sermayeEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Mazlum Özdil
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İthalat ve ihracatın ekonomik büyüme üzerine etkisi: 1989-2019 dönemi Türkiye örneği

Bu çalışmanın amacı 1989 – 2019 yılları arasında Türkiye Ekonomisinde ithalat, ihracat ve ekonomik büyüme ilişkisini incelemektir. Çalışmada üçer aylık frekanslar ile ölçülmüş veriler kullanılmıştır. (1989.Q1,Q2,Q3,Q4 ve 2019.Q1,Q2,Q3,Q4) Serilerin durağanlıkları ADF ve PP Testleri ile sınanmıştır. Birim Kök Testi sonuçlarına göre, serilerin düzey değerlerinde durağan olmadıkları görülmüş bu nedenle serilere fark alma işlemi uygulanmıştır. Seriler birinci farkta durağan hale gelmişlerdir. Johansen-Juselius Eşbütünleşme Analizi ile serilerin uzun dönemde aralarında bir ilişkinin olup olmadığı sınanmıştır. Bu test sonuçları, Türkiye' de uzun dönemde ithalat, ihracat ve ekonomik büyüme arasında bir ilişkinin mevcudiyetini göstermiştir. Nedensellik Analizi için ise Engle-Granger Nedensellik Analizi kullanılmıştır. Bu test sonuçları bize ithalat ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir ilişkinin varlığını göstermektedir. Ayrıca ekonomik büyümeden ihracata tek yönlü bir ilişki ve ithalattan da ihracata tek yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur.

Birim kök testleriEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Ceren Çağla Damat
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

İlgili konular