Zeka

86 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Farklı branştaki sporcuların bilişsel davranışçı ve fiziksel düzeylerinin çoklu zeka üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, farklı branştaki sporcuların bilişsel davranışçı ve fiziksel düzeylerinin çoklu zeka üzerine etkisini incelenmektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden ölçek yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapıldı ve araştırma verileri anket yöntemiyle elde edildi. Araştırmanın örneklemini Hatay ilinde farklı branşlardaki spor kulüplerinde oynayan 414 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, birinci bölümde kişisel bilgiler, ikinci bölümde "Bilişsel Davranışçı ve Fiziksel Aktivite Ölçeği" (BDFAÖ), üçüncü bölümde "Çoklu Zeka Ölçeğinden" (ÇZÖ), oluşan anket kullanıldı. Ölçekteki ifadelerin değerlendirilmesinde, 5 puanlı Likert tipi (1= hiç katılmıyorum – 5 = tamamen katılıyorum) ölçeklerden faydalanıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre sporcuların cinsiyet değişkenine göre sonuç beklentisi alt boyutunda kişisel engeller, mantıksal-matematiksel zeka, bedensel-kinestetik zeka alt boyutları arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Fakat diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Eğitim durumu değişkeninde sonuç beklentisi alt boyutunda istatistiksel bakımdan anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Üniversite ve üstü eğitim programından mezun olan sporcuların lise ve altı mezun olan sporculara göre sonuç beklentisi değişkeni sıra ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Gelir düzeyi değişkenine göre istatistiksel bakımdan herhangi bir anlamlı farklılık bulunamamıştır. Branş değişkenine göre mantıksal-matematiksel zekada Kruskal-Wallis testi sonucunda anlamlı bir farklılık tespit edilirken diğer alanlarda istatistiksel bakımdan anlamlı farklılık bulunamamıştır (p<0,05). Daha sonra branşlar arasında mantıksal-matematiksel zeka alt boyutunda anlamlı farklılığın hangi branştan kaynaklandığını tespit etmek amacıyla tekrarlı Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Yapılan Mann-Whitney U testleri sonucunda her ne kadar branş değişkenine göre mantıksal-matematiksel zeka alt boyutunda anlamlı farklılık tespit edilse bile Tip1 hataya neden olmamak için P değerinin belirlenen yeni anlamlılık seviyesinin altında olduğu için istatistiksel bakımdan anlamlılık yoktur şeklinde değerlendirilmiştir. Hobi değişkeninde öz düzenleme alt boyutunda istatistiksel bakımdan anlamlılık tespit edilirken diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Spor yaşı ile ilgili sadece doğacı zeka pozitif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilişsel Davranışçı ve Fiziksel Aktivite, Çoklu Zeka, Spor, Zeka

Bilişsel davranışlarFiziksel aktiviteSpor+4
Abdullah Semerci
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı duyguları tanımada ciddi serbest zamana katılımın ve işitme engelinin rolü (kişilik ve duygusal zeka boyutlarıyla)

Bu çalışmanın amacı; serbest zamana ciddi olarak katılan işitme engelli milli sporcularla (amatör); spor yapmayan engelli bireyler (halk), profesyonel engelsiz bireyler (profesyonel) ve spor yapmayan engelsiz bireyler (halk) ile kişilik ve duygusal zeka boyutları açısından duygu tanımlamaları arasında bir ilişkinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklem grubunu; 18-24 Temmuz 2016 tarihinde Samsun ilinde düzenlenen İşitme Engelliler Dünya Şampiyonasına katılmış olan ve dövüş sporlarında mücadele eden toplam 64 milli sporcu (Xyaş=26,15+/-2,86), İzmir Karşıyaka İşitme Engelliler Dayanışma Derneğine üye olan 55 sedanter işitme engelli birey (Xyaş=28,76+/-4,23), Kütahya-Afyon-Eskişehir ve İzmir illerinde ikamet eden ve dövüş sporlarında en az 2 yıl milli düzeyde mücadele etmiş 60 milli sporcu (Xyaş=24,25+/-1,24) oluşturmuştur. Son olarak sedanter normal bireylerin örneklem grubunu da son 2 yıldır düzenli olarak spor yapmayan 52 birey oluşturmuştur (Xyaş=21,36+/-2,12). Seçilen tüm örneklem kolayda örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Çalışmada Somer, Tatar ve Korkmaz (2001) tarafından geliştirilmiş ve Tatar (2005) tarafından kısa formunun geçerliği ve güvenirliliği yapılmış olan 5 Faktör Kişilik Envanteri, Schutte ve arkadaşları (1998) tarafından geliştirilen ve Tatar ve arkadaşları (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Schutte Duygusal Zeka Ölçeği ve SuberLap 5 ile dizayn edilen POFA testi ölçme aracı olarak kullanılmıştır (177, 169, 191). Veriler Windows Excel'de düzenlenmiş ve SPSS 22.0 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda ciddi serbest zamana katılan engelli milli sporcuların normal engellilere ve normal işiten sedanterlere oranla duyguları tanıma noktasında daha başarılı olduklarını, engelli milli sporcuların duyguları tanıyarak tepki verme hızlarının engelli sedanterlere göre oldukça yüksek olduğunu, profesyonel sporun duyguları tanıma noktasında önemli bir değişken olduğunu, duyguların tanımlanması noktasında farklı gruplarda bireylerin kişilik ve duygusal zeka boyutlarından etkilendiğini, farklı duyguların farklı gruplarda tanınması noktasında duygusal zekanın ve kişilik özelliklerinin rolünü ve farklı duyguların benzer duygularla karıştırıldığı bulgularına ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, bize engellilerin spor ortamındaki yetilerini spor yapan engelliler vasıtasıyla göstermiştir. Duyguları tanıyarak renkli tuşlar yoluyla bu duyguları hatırlamak engellilerin görsel hafızalarının yüksek olduğunun da bir göstergesidir. İşitme engellilerin katılmış oldukları rekreatif faaliyetler; sağlıklı bireylerin sahip olduğu kişilik özelliklerine, duygusal zeka düzeyine ve onun paralelinde ki bazı kazanımların sağlanmasına neden olmuştur. Engellilerin sağlıklı sedanter bireylerden bile daha başarılı bir şekilde duyguları tanımlamış olmaları onların bu yetilerini spor ortamında daha geniş çaplı kullanmalarının yolunu açabilir.

Boş zamanları değerlendirmeDuyguDuygu hayatı+6
Utku Işık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel iletişim ve duygusal zeka ilişkisi: Bir uygulama

ÖRGÜTSEL İLETİŞİM VE DUYGUSAL ZEKA İLİŞKİSİ :BİR UYGULAMA

Duygusal zekaZekaÖrgütsel iletişim
Eda Karabulut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin duygusal zeka düzeyleri ile COVİD 19 korkuları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, hemşirelerin duygusal zeka düzeyleri ile Covid-19 korkuları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yürütülen kesitsel ve tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 110 hemşire araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler, "Sosyodemografik Veri Formu", "Duygusal Zeka Ölçeği(DZÖ)", "Covid-19 Korkusu Ölçeği(CKÖ)" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği(MTÖ)" kullanılarak, Mart-Temmuz 2021 tarihleri arasında çevrimiçi toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, ortanca, Kolmogorov Simirnov ve Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H, Spearman Korelasyon ve Linear Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmada hemşirelerin duygusal zeka düzeylerinin, Covid-19 korkularının ve tükenmişlik düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Korelasyon analizinde MTÖ Kişisel Başarı alt boyutu ile DZÖ'nin tüm alt boyutları arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır(p<0,05). Sosyodemografik özelliklere göre yaş arttıkça Covid-19 korkusunun arttığı(p<0,05), MTÖ Duyarsızlaşma puanının azaldığı(p<0,05), Sağlık Meslek Lisesi mezunlarının MTÖ Duyarsızlaşma alt boyutunda diğerlerine göre anlamlı farklılık oluşturduğu(p<0.05), duygusal zeka ile ilgili eğitim almanın DZÖ ve MTÖ tüm alt boyutlarında ve CKÖ'de anlamlı farklılık yarattığı(p<0,05), Covid-19 tanılı/şüpheli hastaya bakım verme sıklığının, DZÖ toplam puanı ile anlamlı ilişkiye sahip olduğu saptanmıştır(p<0,05). Sonuç olarak hemşirelerin duygusal zeka düzeylerinin yüksek olması hemşirelerin tükenmişliklerini azaltan bir faktör olarak belirlenmiştir. Bu açıdan hemşirelik eğitim ve uygulamalarında duygusal zeka eğitimine yönelik planlamalar yapılması önerilir. Ayrıca koruyucu ruh sağlığı açısından, hemşirelerin Covid-19 gibi gelecek dönemlerde ortaya çıkabilecek global krizlere karşı hazırlıklı olabilmeleri ve tükenmişlik açısından riskli durumların erken dönemde tespiti ve uygun şekilde ele alınmasında psikiyatri hemşireleri de sorumluluk taşımaktadır.

COVID 19Duygusal zekaHemşireler+6
Derya Taslı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin ana-baba tutumları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin ana-baba tutumları, cinsiyet ve sınıf düzeylerine göre farklı olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmaya 289 kız, 314 erkek olmak üzere toplam 603 öğrenci katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin duygusal zeka düzeylerini saptamak amacıyla Köksal tarafından Türkçeye uyarlanan, Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu kullanılmıştır. Ana-baba tutumlarını ölçmek amacıyla Lamborn, Mounts, Steinberg, ve Dornbush tarafından geliştirilen ve Türkçeye Yılmaz (2000) tarafından uyarlanan Anne Baba Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS WINDOWS 11.5 istatistik paket programını ile yapılmıştır. Öğrencilerin duygusal zeka düzeylerinde ana-baba tutumu ile sınıf düzeyine göre ve ana-baba tutumu ile cinsiyete göre farklılaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla iki faktörlü varyans analizi uygulanmıştır. Farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla LSD testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda genel olarak demokratik ana-baba tutumuna sahip öğrencilerin Duygusal Zeka Ölçeği Bireylerarası, Stres Yönetimi ve Uyum alt ölçek puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bireyiçi, Bireylerarası ve Uyum alt ölçeklerinde ise en düşük puan ortalamasının ihmalkar ana-baba tutumuna sahip öğrencilerde olduğu saptanmıştır. Sınıf düzeyi açısından 8. sınıf öğrencilerinin Bireyiçi duygusal zekalarının, 6. sınıf öğrencilerinin Uyum ve Genel Ruh Hali duygusal zeka puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Cinsiyete göre kız öğrencilerin Bireyiçi ve Bireylerarası duygusal zeka puanlarının, erkek öğrencilerin ise Stres Yönetimi duygusal zeka puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ana-baba tutumu ve sınıfdüzeyi etkileşimi ile ana-baba tutumu ve cinsiyet etkileşimi açısından, duygusal zeka ölçeği puanlarında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Ana Baba Tutumları

Ana-baba tutumuDuygusal zekaEğitim psikolojisi+4
Demet Topuksal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir.Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırma 2010-2011 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde görev yapan 130 öğretmenden elde edilen veriler doğrultusunda gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, fen ve teknoloji öğretmenlerinin bazı kişisel özelliklerinin belirlenmesi için ?Kişisel Bilgi Formu?, eleştirel düşünme eğilimlerini ölçmek için ?California Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği? ve duygusal zeka düzeylerini ölçmek için ?Duygusal Zeka Ölçeği? aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analiz edilmesiyle ortaya çıkan sonuçlar ise şöyledir. Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri bazı alt ölçekleri ile duygusal zeka alt boyutları arasında p<0.01 anlamlılık düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu ilişkinin pozitif yönlü, düşük ve orta derecede olduğu gözlenmiştir

Duygusal zekaDüşünmeEleştirel düşünce+5
Nimet Torun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri alanında özel yetenek sınavına giren adayların çoklu zeka alanlarının incelenmesi

Sporda başarılı olmak ve fark yaratmak için zekanın önemli olduğu son yıllardaki araştırmalarda karşımıza çıkmaktadır. Zeka bir sporcunun ileri seviyelere gelmesinde önemli bir etkendir. Buradan hareketle araştırmanızda Spor Bilimleri Fakültesi özel yetenek sınavına giren adayların zeka türlerinin ve durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki Spor Bilimleri Fakülteleri ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu özel yetenek sınavına giren adaylar, örneklemi ise Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu özel yetenek sınavına giren adaylar oluşturmuştur. Araştırmada Gardner (1993)'ın Çoklu Zekâ Kuramında bahsettiği sekiz tür zeka incelenmiştir. Puanları 32-40 arası olanlar çok gelişmiş, 24-31 arası olanlar gelişmiş, 16-23 arası olanlar orta düzeyde gelişmiş, 8-15 arası olanlar biraz gelişmiş, 0-7 arası olanlar da gelişmiş değil, şeklinde değerlendirmeye alınmıştır.Verilerin normallik durumlarına bakılmış ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, Independent Sample T testi ve One Way Anova testleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında cinsiyet, yaş, ekonomik durum, spor branşı ve beden eğitimi ve spor bölümüne yerleşme değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Sonuçta, erkeklerin doğa zekası kadınlardan daha yüksek; beden eğitimi ve spor yüksekokuluna yerleşenlerin doğa zekası kazanmayanlardan daha yüksektir. Yaş arttıkça sözel zeka artmakta, 23-25 yaş arasındaki adayların görsel zekası, doğa zekası, sosyal zekası ve bedensel zekalarının daha gelişmiş olduğu bulunmuştur. Ekonomik durumu kötü olanların müzik zekası daha gelişmiştir. Spor branşı olarak hentbol ve basketbol branşındaki adayların içsel zekasının daha gelişmiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Spor bilimleri, Çoklu Zeka, Özel yetenek.

SporYetenek sınavlarıZeka+2
Duygu Polat
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel spor ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ ve kinestetik zekâ türünün incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, bireysel spor ve takım sporu ile ilgilenen sporcularda, uğraştıkları spor dallarının çoklu zekâ kuramlarından olan kinestetik zekâları üzerindeki etkisini ve aralarındaki farkını araştırmaktır. Araştırmada yer alan sporcular kız bireysel, kız takım, erkek bireysel ve erkek takım sporcusu olmak üzere 4 gruptur. Yaş aralıkları 10 ile 20 yaş arasındadır. Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından kayıt ve lisans altına alınmış sporculardır. Araştırma grubunu oluşturan sporcular; Basketbol, Futbol, Hentbol, Voleybol, Atletizm, Badminton, Okçuluk, Cimnastik, Judo, Güreş, Taekwondo, Yüzme branşlarıyla uğraşmaktadır. 300 bireysel, 283 takım sporcusu olmak üzere 583 kişidir. Katılımcılardan, cinsiyet, yaş, doğum yeri, kiminle ikamet ettiği, branş, sportif başarı derecesi, milli sporculuk durumu, anne-baba eğitim düzeyi, ailenin sportif geçmişi bilgilerini elde etmek amacıyla sosyo-demografik bilgi formunu ve 80 sorudan oluşan "Çoklu Zekâ Alanlarını Değerlendirme Ölçeği" ni doldurmaları istenmiştir ve 8 zekâ alanına göre sonuçlar belirlenmiştir. Bulunan sonuçlarda bireysel spor yapan ve takım sporu yapan sporcuların çoklu zekâ alanları arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Ayrıca bireysel spor yapan sporcuların ve takım sporu yapan sporcuların kendi içlerinde cinsiyetlerine göre ve milli sporculuk durumlarına göre aralarında anlamlı fark olup olmadığına bakılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 24.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri bu program aracılığı ile işlenmiştir. Normallik durumunun belirlenmesi için normal dağılım eğrilerine, Kolmogorov-Smirnov testi sonuçlarına bakılmıştır. Çalışmadan ortaya çıkan sonuca göre; sporcuların çoklu zekâ alanları arasında ilgilendikleri spor dallarına (takım sporu, bireysel spor) ve cinsiyetlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar vardır. Buradan yola çıkarak; bu çalışmada elde edilen sonuçlar ile ileriki zamanlarda yapılacak daha kapsamlı çalışmalardan elde edilecek sonuçların benzer çıkması durumunda "çoklu zekâ alanları" olgusu çocukları spor branşlarına yönlendirmede ya da sporda yetenek seçimi yaparken kullanılabilecek kriterlerden birisi haline gelebilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Çoklu Zekâ Alanları, Bireysel Spor, Takım Sporu.

Bireysel sporlarSporSporcular+3
Aytaç Dağdevir
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencilerin hırs düzeyleri ile bilişsel zekâ düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı belirlenen bazı soruları cevaplamaktır. Bilişsel zekânın, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeyinde pozitif veya negatif bir ilişkisi varmıdır? Şirgat şehrindeki ortaokul öğrencileri arasında bilişsel zekâ farklılıkları var mıdır? Şirgat şehrindeki ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyinde farklılıklar var mıdır? Araştırmanın amacı spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeylerinin araştırılması ve seviye belirlenmesi olarak tasarlanmıştır. Ayrıca alt problemler incelendiğinde şu cevapları bulmak amaçlanmıştır. Spor aktivitesi uygulayan ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyi ile bilişsel zekâ arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Spor aktivitesi uygulayan ortaokul öğrencileri arasında bilişsel zekâ derecesini belirlemek, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencileri arasında hırs ve bilişsel zekâ düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Şirgat şehrinde spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencilerinin hırs düzeyleri ile bilişsel zekâları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ghatfan ortaokulu, Al-Şirgat ortaokulu, Ahmed Bin Hanbal okulu, Al-Buweeb okulu olmak üzere her birinde ortaokul öğrencilerinin bilişsel zekâlarında farklılıklar vardır. Okulların her birinde öğrencileri arasında hırs düzeyinde farklılıklar olduğu görülmüştür. Ghatfan okulu, Al Şirgat okulu, Ahmed Bin Hanbal okulu, Al Bweeb okulundaki öğrencilere araştırmacı tarafından, betimleyici yaklaşımda araştırmanın niteliğini doldurmak için anket yöntemi ve korelasyon ilişkileri ile birlikte kullanmıştır. Çünkü metodolojik formül, betimleyici yaklaşımın anket yönteminde ve korelasyon ilişkilerinde kullanılmasını gerektirmektedir. Çünkü araştırmanın yöntem ve metodolojisine ve araştırmada objektif, net sonuçlar vermek için özel başlığına ve araştırma topluluğuna ve örneklemine yönelik araştırma metodolojisine uymaktadır. Tanımlayıcı yaklaşımın seçileceği alan, spor aktivitesi yapan ortaokul öğrencileri arasında hırs düzeyini ve bilişsel zekâ ile ilişkisini belirlemek için araştırmacı tarafından seçilmiştir. Örneklere uygulanacak anket yöntemi kullanılarak seçilmiş ve araştırma topluluğuna uygulanmıştır. Bu çalışma 2022-2023 akademik yılında gerçekleştirilmiştir. Temmuz 2023, 52 Sayfa. Anahtar Kelimeler: Spor, Hırs, Zekâ, Bilişsel Zekâ.

Bilişsel zekaHırsOrtaokul öğrencileri+4
Omar Ibrahım Ahmed
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Naglieri sözel olmayan zeka testinin (Nnat-ı), 5-9 yaş örneklemi norm ve standardizasyon çalışması

Bu araştırmada, Jack Naglieri tarafından geliştirilen Naglieri Sözel Olmayan Zeka Testinin (NNAT-I); 5-9 yaş grubu çocuklar için sınanması ve bu aracın psikometrik özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma genel tarama modelinde düzenlenmiştir. İlçelerin sosyoekonomik gelişmişlik sıralaması baz alınarak her sosyoekonomik gelişmişlik bölgesinden 1 ilçe seçkisiz atama ile seçilmiştir. Çalışma 4 farklı sosyoekonomik gelişmişlik bölgesinden toplam 753 çocuk ile yapılmıştır. Verilerin toplanmasında; Naglieri Sözel Olmayan Zeka Testi (NNAT-I), Sözel Olmayan Zeka Testi -3 (TONI-3), Renkli Progresif Matrisler Testi (RPM) ve Denver II Gelişimsel Tarama Testi kullanılmıştır. NNAT-I güvenirlik analizlerinde Cronbach alfa güvenirliği, test-tekrar test güvenirliği ve paralel form güvenirliği hesaplanmıştır. Geçerlik analizleri için NNAT-I ile TONI-3 ve RPM testleri arasında ilişki düzeyi Pearson Momentler Çarpımı formülüyle saptanmıştır. NNAT-I ile Denver II gelişimsel tarama testi arasında fark olup olmadığı anova testi ile hesaplanmıştır. NNAT-I, 0,88 ortalama güvenilirlik katsayısı ile yüksek güvenilirliğe sahip olduğu bulunmuştur. NNAT-I'ın A formu ile B formu arasında (r=0,93) ve test tekrar test analizlerinde (0,87, 0,88) yüksek korelasyon bulunmuştur. NNAT-I puanları ile sınıf düzeyi ve yaş grubu arasında anlamlı bir fark bulunduğu belirlenirken, cinsiyet göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. NNAT-I ve RPM arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki (r=0,84, p<0,01), NNAT-I ve TONI-3 arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki (r=0,52, p<0,01) olduğu saptanmıştır. NNAT puanlarında gözlenen varyansın yaklaşık %13'ünün gelişimsel değerlendirme sonuçları ile bağlılık gösterdiği saptanmıştır. Bulgular, NNAT-I'ın psikometrik olarak genel zihinsel yeteneği ölçmede ve muhakeme becerilerini değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir zeka testi olduğunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: NNAT-I, Norm, Standardizasyon.

Naglieri, JackStandartlaşmaZeka+4
Sevinç Zeynep Kavruk
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan duygusal zekanın örgütsel sinizm üzerine etkisi: Bankacılık sektöründe çalışanlara yönelik bir araştırma Manisa ilçeleri örneği

Bankacılık sektörüDuygusal zekaManisa+3
Semra Elvanesentürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel zekanın kültürlerarası duyarlılık üzerindeki etkisi

Günümüz koşulları içerisinde farklı kültürlere sahip bireyler ile sürekli etkileşim halinde bulunmaktayız. Farklı kültüre sahip birey ile hoşgörülü ve anlayışlı olacak şekilde kurulan iletişim bireylerin uyum içerisinde yaşamasını sağlamaktadır. Hoşgörülü iletişimin temeli kültürel zekâ olgusuna dayanmaktadır ve bu olgu sonradan geliştirilebilen bireysel yetenektir. Kültürel zekâ düzeyinin yüksek olması, kültürlerarası duyarlılığı da olumlu etkileyerek, bireyin farklı kültürlere karşı duyarlı ve uyumlu olmasını sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı; kültürel zekânın kültürlerarası duyarlılık üzerinde etkisi olup olmadığının belirlenmesidir. Rastgele örnekleme yöntemi ile anket uygulanarak Hatay, Gaziantep ve Kielce /Polonya' da bulunan 544 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre; kültürel zekâ boyutlarının kültürlerarası duyarlılığın alt boyutları iletişimde sorumluluk, kendine güvenme, hoşlanma, dikkatli olma boyutları üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Demografik özellikler değerlendirildiğinde; cinsiyet ve eğitim durumunun kültürel zekâ ve duyarlılık boyutları üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Elde edilen bulgulara göre, önerilerde bulunulmuştur.

DuyarlılıkHoşgörüKültürel zeka+2
Kübra Özdemir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinde triarşik zeka ve sosyal duygusal uyum arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin triarşik zeka ve sosyal duygusal uyum düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öğrencilerin cinsiyet, kardeş sayısı, anne-baba öğrenim durumu ile başarı belgesi alma durumlarına göre bir farklılaşma olup olmadığı da incelenmiştir. İlişkisel tarama modelinde desenlenen bu araştırmanın örneklemini Şanlıurfa il merkezinde (Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü) bulunan okullarda öğrenimlerine devam eden 342 4. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Sternberg Triarşik Yetenekler Testi", "Sosyal Duygusal Uyum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgiler formu kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanında araştırmanın amaçları doğrultusunda, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ile korelasyon analizi tekniklerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin triarşik zeka puanları pratik zeka boyutu için orta diğer boyutlar (analitik, yaratıcı) ile toplam puan açısından zayıf bulunmuştur. Triarşik zeka ile baba eğitim düzeyi ve öğrencilerin başarı belgesi alma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken cinsiyet, kardeş sayısı ve anne eğitim düzeyi açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin sosyal duygusal uyumları yüksek düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin sosyal duygusal uyum düzeyleri ile baba eğitim düzeyi ve başarı belgesi alma değişkeni arasında anlamlı bir fark bulunurken cinsiyet, kardeş sayısı ve anne eğitim düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Triarşik zeka ile sosyal duygusal uyum puanları arasındaki ilişki incelendiğinde; yaratıcı zeka boyutu ile sosyal duygusal uyum (r=0.140) ve sosyal duruma uygun tepki gösterme ve mücadele duygusu (r=0.148) alt boyutu arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç olarak elde edilen bulgular doğrultusunda triarşik zeka ile sosyal duygusal uyumun birbirleriyle etkileşim içerisinde oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Triarşik zeka kuramı, sternberg triarşik yetenek testi, başarılı zeka sosyal duygusal uyum, sosyal duygusal uyum ölçeği,

Duygusal uyumSosyal duygusal gelişimSosyal uyum+7
Oğulkan Yaltırık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin triarşik zeka ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin triarşik zeka puanları ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin triarşik zeka puanları ile problem çözme beceri puanlarının akademik başarı ve cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığına bakılmıştır. İlişkisel tarama modelinde olan bu araştırmanın örneklemini Mersin ili Tarsus ilçesinde bulunan ilkokulların 4. sınıflarında öğrenimlerine devam eden 426 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Sternberg Triarşik Yetenekler Testi", "İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" kullanılmıştır. Ayrıca akademik başarılarını belirlemek için okul idaresinden öğrencilerin dönem sonu notları alınmıştır. Sternberg Triarşik Yetenekler Testinin bu araştırma verilerindeki geçerlik ve güvenirliğini belirlemek amacıyla madde tepki kuramı doğrultusunda Jmetrik 4.0 programı kullanılarak Rasch analizi yapılmıştır. Jmetrik kullanılarak yapılan hesaplamalardan sonra öğrencilerin Sternberg Triarşik Yetenekler Testi puanları belirlenmiştir. Bu aşamadan sonra analizler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın genel ve alt amaçları doğrultusunda frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, ilişkisiz örneklemler t-testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koymak için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin triarşik zeka puanları genel, pratik ve yaratıcı zeka açısından orta düzeyde bulunurken analitik zeka açısından zayıf düzeyde bulunmuştur. Analizler sonucunda öğrencilerin triarşik zeka puanlarının cinsiyete göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, ancak akademik başarılarına göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin problem çözme becerilerine ilişkin algılarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin problem çözme becerilerine ilişkin görüşlerinin akademik başarılarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaştığı, cinsiyete göre ise anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Triarşik zeka düzeyi ile problem çözme becerilerine ilişkin görüşleri arasındaki ilişkiye bakıldığında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç olarak elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin triarşik zeka ile problem çözme becerilerine ilişkin görüşlerinin birbiriyle doğrusal bir ilişki içerisinde oldukları bir başka deyişle öğrencilerin triarşik zeka puanları arttıkça problem çözme becerilerinin de artacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İlkokul 4. sınıf, problem çözme, Sternberg triarşik yetenekler testi, triarşik zeka, zeka

Problem çözmeProblem çözme becerisiTriarşik Zeka Kuramı+4
Selma Baş Dönergüneş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı sağlak ve solak genç bireylerde duygusal zeka ve muhakeme yeteneğinin analizi

Amaç: Bu çalışmada sağlıklı sağlak ve solak, erkek ve kadın bireylerde duygusal zeka, muhakeme yeteneği, lateralizasyon arasındaki ilişkilerin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşmuştur. Gönüllü grubumuz 18- 40 yaş arası, 25 solak kadın, 24 solak erkek, 26 sağlak erkek, 27 sağlak kadından oluşmuştur. Araştırmamızda veri toplama aracı olarak Lateralizasyon Anketi, Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zeka Ölçeği ve Psikoteknik Viyana Test Sistem bataryasında bulunan SPM testi uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS-22 istatistik programı ile elde edilmiştir. Bulgular: Erkek katılımcıların muhakeme yeteneği kadın katılımcılara göre daha yüksekti (p<0,05). Kadın katılımcılarda lateralizasyon katsayısı ile duygusal zeka arasında negatif bir ilişki vardı (p<0,05). Sonuç: Erkeklerin muhakeme yeteneği, kadın bireylere göre daha yüksek olduğu, erkeklerin kadınlara göre görsel- uzamsal zeka ve mantıksal-matematiksel zeka alanını baskın olarak kullanabildiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhakeme Yeteneği, Lateralizasyon, Duygusal Zeka, SPM

Beyin lateralizasyonuDuygusal zekaEl tercihi+7
Elvan Ağrıtmış
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal zeka-iş tatmini ilişkisi: Celal Bayar Üniversitesi akademisyenleri üzerine bir araştırma

Her geçen sosyalleşen ve de sosyalleşmiş bireylere ihtiyaç duyan ticari işletmelerin yanında, genç bireyleri hayata hazırlayan üniversiteler de duygusal zekadan en çok yararlanması gereken kurumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira iş yaşamına atılmadan önceki son basamak olan üniversiteler, bu konuda hassas oldukları takdirde, hayata hazırladıkları bireyler de, çalışma yaşamında ve kişisel yaşamlarındaki ilişkileri yönetmede ve de karşılaştıkları sorunlarının üstesinden gelme konusunda daha bilinçli hale geleceklerdir. Bu bağlamda üniversitelerde görev yapan akademik personelin de işlerinden aldıkları tatmin, kendi kişisel ve profesyonel hayatlarının yanında, hayata atılmaya hazırlanan genç bireylerin eğitim ortamı ve tarzlarını yakından ilgilendirmektedir.Bu çalışma Celal Bayar Üniversitesi akademik personelinin duygusal zeka düzeyleri ile iş tatminleri arasında pozitif bir ilişki olup olmadığını belirlemek için yapılmıştır. Araştırmada demografik değişkenlerin her iki araştırma faktörüne etkisinin yanında, toplam duygusal zeka düzeyi ve toplam iş tatmini düzeyi arasındaki ilişki de sorgulanmıştır.Araştırma 2 bölümden oluşmaktadır; Birinci bölüm, duygusal zekanın literatür boyutuyla ele alınması ,iş tatmini ve bu yapıyla eşdeğer kullanılan motivasyon kavramına dair literatür araştırması ve duygusal zeka ve iş tatmini arasındaki ilişkiye dair yapılan literatür taramasını; ikinci bölüm ise, Celal Bayar Üniversitesi akademik personelinden alınan 189 kişilik bir örneklem üzerinde anket yoluyla elde edilen verilerin yorumlanmasını içeren araştırma kısmından oluşmaktadır.

Akademik personelAkademisyenlerCelal Bayar Üniversitesi+4
Fatih Çömez
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol hakemlerinin duygusal zekâ ve iletişim beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma Türkiye'de görev yapan klasman ve amatör futbol hakemlerinin duygusal zekâ düzeyleri, iletişim beceri düzeyleri, demografik değişkenler ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010?2011 futbol sezonunda Türkcell Süper Lig, Bank Asya 1.Lig (Lig A), 2.Lig B, 3.Lig ve amatör futbol maçlarında görev yapan hakemler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini rastgele (random) yöntem ile seçilen 2010?2011 futbol sezonunda aktif olarak görev yapan hakemler oluşturmaktadır. Araştırmada Korkut (60), tarafından geliştirilen ve geçerlik ve güvenirliği yapılmış ?İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği? (İBDÖ) kullanılmıştır. Bar-On EQ-i Duygusal Zekâ Ölçeği, Dr. Reuven Bar-On tarafından 1997 yılında geliştirilmiş ve orijinali 88 maddelik bir ölçektir. Duygusal Zekâ ölçeğinin güvenilirliği % 93 olarak bulunmuştur. İletişim Becerisi Ölçme Değerlendirme ölçeğinin güvenilirliği % 89 olarak bulunmuştur. Toplanan veriler istatistiksel paket programı (SPSS.15,0) aracılığıyla analiz edilip sonuçlar yorumlanmıştır. Elde edilen verilerin frekans, yüzde analizi, ikili gruplarda t-testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise One way anova (Post Hock Tukey) testi kullanılacaktır. İlişki incelenen durumlarda ise K,korelasyon (r istatistiği) testleri yapılacaktır. Stres yönetimi ve kişilerarası ilişkiler hakemlerin klasman durumlarına göre p<0,05 düzeyinde farklılık göstermektedir. Hakemlerin duygusal zekâ düzeyleri alt boyutlarından şartlara ve çevreye uyum düzeylerinin hakemlerin eğitim durumu değişkenine göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir (p<0,05). Kişisel farkındalık, kişilerarası ilişkiler, şartlara ve çevreye uyum, genel ruh hali alt boyut düzeyi aylık kazanç değişkenine göre anlamlı fark göstermiştir(p<005).Çalışmaya katılan hakemlerin iletişim beceri düzeylerinin hakemlerin bulundukları klasman durumuna göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur(p<0.05). Çalışmaya katılan hakemlerin iletişim becerisi düzeyleri ile duygusal alt boyutu stres yönetimi düzeyleri arasında% 11 düzeyinde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmaktadır(p<0,05). Hakemlerin iletişim becerisi düzeyleri arttıkça stres yönetimi düzeyleri artmaktadır.Anahtar sözcükler: Futbol Hakemliği, Duygusal Zekâ, İletişim Becerisi

Duygusal zekaFutbolHakemler-spor+2
Nahit Özdayı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim alan 48-60 aylık çocukların zekâ alanlarıyla prososyal davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırma, Okul öncesi eğitim alan 48-60 aylık çocukların zekâ alanlarıyla prososyal davranışları arasındaki ilişkiyi inceleme amacıyla yapılmıştır. Tarama modeli temel alınarak gerçekleştirilen bu araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı Amasya ili merkez ilçede bulunan iki resmi Anaokul ve Taşova ilçesinde bulunan bir Ortaokul bünyesindeki dört anasınıfı olmak üzere toplam on sınıfta bulunan 160 çocuk, 160 anne ve 160 baba oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çocuk Prososyallik Ölçeği (anne ve baba formu), TIMI (Teele Inventory of Multiple Intelligences) testi ve demografik bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, yüzde, frekans kullanılmıştır. Gruplar arasında anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için, t-testi, Korelâsyon ve Tek Faktörlü Varyans Analizi ANOVA kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, araştırmaya katılan çocukların baskın zekâ alanları sırasıyla; Görsel-uzamsal zekâ, mantıksal-matematiksel zekâ, sözel-dilsel zekâ, bedensel-kinestetik zekâ, kişisel-içsel zekâ, ritmik-müziksel zekâ, kişilerarası-sosyal zekâ olarak bulunmuştur. Zekâ alanları ile cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, kardeş sayısı, doğum sırası gibi değişkenlerden sadece cinsiyet değişkeninin görsel- uzamsal ve kişilerarası-sosyal zekâ alanlarında anlamlı bir farka yol açtığı saptanmıştır (p<0.05). Elde edilen bulgulara göre prososyal davranışlar anne ve baba değerlendirmeleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (r=0.563, p<0.01). Cinsiyet, anne-baba eğitim durumu, doğum sırası, kardeş sayısı gibi değişkenlerden sadece kardeş sayısı değişkeninin prososyal davranış baba değerlendirmelerinde anlamlı bir farka neden olduğu saptanmıştır (p<0.05). Yine araştırmaya göre çocukların zekâ alanlarıyla prososyal davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Eğitimi, Çoklu Zekâ Kuramı, Prososyal Davranış

Okul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklarPrososyal davranış+2
Salih Türkmen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal zekâ mesleki stres ilişkisinin duygusal emeğin aracılık etkisi bağlamında okunması: Elazığ sağlık çalışanları örneği

İşletmelerin yaşamlarını sürdürebilmeleri ve kar elde edebilmeleri için müşteri memnuniyeti mutlak koşullar arasındadır. Müşteri algısında olumlu bir imaj ve itibar yaratmak, ancak iş görenlerin çabası ve ilgisi ile mümkün olmaktadır. Yöneticiler ise çalışanlardan amaç ve hedefleri doğrultusunda örgüte fayda sağlayacak duygu ve davranış rollerine girmelerini beklemektedirler. Çalışanların beklenen duygu ve davranış rollerine uyum sağlayabilmeleri için gerçek duygularını ve hislerini bastırarak emek ve çaba doğrultusunda bambaşka bir duygu içerisindeymiş gibi hissettirebilmeleri yeteneğine sahip olmalarını gerekmektedir. Duygusal emeği işaret eden bu durum, duygusal zekâ temeline dayandığında anlamlı sonuç üretebilmektedir. Duygusal emek, duygusal zekânın iş çıktılarına olan etkilerinin ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır. Duygusal zekâ yetenekleri, önemli iş çıktılarından biri olan mesleki stresi azaltmaktadır. Sözü edilen negatif ilişki, duygusal emek devreye girdiğinde zayıflamaktadır. Bu bilgiler doğrultusunda, bu tez çalışmasının amacı duygusal zekâ ve mesleki stres ilişkisinde duygusal emeğin aracılık rolü olduğu yönündeki temel iddiaya deneysel kanıt sağlamak şeklinde belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini Elazığ İl Merkezi'nde yer alan kamuya ait hastanelerin çalışanları oluşturmaktadır. Elazığ İl Merkezi'nde kamuya ait 4 hastane yer almaktadır. Bu hastanelerde toplam 3077 sağlık çalışanı istihdam edilmektedir. Çalışmanın verileri, 02.05.2018-30.07.2018 tarihleri arasında anket yöntemi ile toplanmıştır. Duygusal zekâ, duygusal emek ve mesleki stres ölçekleri, 5'li likert sistemine göre derecelendirilmiştir. Değerlendirilen anket sayısı ise 469'dur. Araştırma bulguları, duygusal emeğin, duygusal zekânın mesleki stres üzerindeki etkilerine aracılık ettiğini ve bu etkinin kısmi düzeyde kaldığını göstermektedir. Aracılık etkisini test eden modelin etki büyüklüğü (r2) %25'tir. Bunun %4'ünü dolaylı etki ve %21'ini ise doğrudan etki oluşturmaktadır. Çalışma "Kavramsal Çerçeve" ve "Yöntem" olmak üzere iki başlıktan oluşmaktadır. Kavramsal Çerçeve kısmının konu başlıkları "Zekâ ve duygusal zekâ, Duygusal emek, Mesleki stres, Duygusal zekâ-duygusal emek ilişkisi, Duygusal zekâ-mesleki stres ilişkisi, Duygusal emek-mesleki stres ilişkisi, Duygusal zekâ-mesleki stres ilişkisinde duygusal emeğin aracılık etkisi" şeklindedir. Yöntem kısmının konu başlıkları ise "Araştırmanın sorunsalı (problem durumu), Araştırmanın amacı, Araştırmanın önemi, özgün değeri ve yaygın etkisi, Araştırmanın sınırlılıkları, Araştırmanın varsayımları, Araştırmanın evreni ve örneklemi, Araştırma modeli, Araştırmanın veri toplama yöntemleri, Araştırmanın veri analiz yöntemleri, Bulgular, Sonuç ve öneriler" şeklindedir.

Duygusal emekDuygusal zekaElazığ+7
Göknur Kılıç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bireylerin duygusal zekâ düzeylerinin, müzik gruplarındaki hazırlık çalışmaları ve konser performanslarına etkisi

Araştırmada bireylerin duygusal zeka düzeylerinin, müzik gruplarındaki hazırlık çalışmaları ve konser performanslarına etkisi ortaya konulmuştur.Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki Eğitim Fakülteleri Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı viyolonsel öğrencileri, örneklemini ise Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalında öğrenim gören viyolonsel öğrencilerinin tümü oluşturmaktadır.Bu araştırma kapsamında duygusal zekâ testi, araştırmacı ve uzman kişiler tarafından hazırlanan "müzik gruplarındaki hazırlık çalışmaları puanları" ve "konser performans puanları" ölçekleri kullanılmıştır.Bu araştırmanın probleminin çözümüne yönelik veriler analiz edilirken ilk aşamada frekans dağılımlarını ortaya koymak için frekans analizi yapılmıştır. İkinci aşamada duygusal zekâ düzeylerinin yüksek ya da düşük olmasına göre hazırlık çalışmaları puanı, teknik başarı, müzikal başarı, grup içindeki rolünü gereğince yerine getirebilme başarısı değerlendirmelerinin fark gösterip göstermediğini test etmek amacıyla "Hipotez Testi" yapılmıştır. Üçüncü aşamada başarı ölçekleri arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü belirlemek amacıyla Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Dördüncü aşamada değişkenler arasındaki sebep-sonuç ilişkisini ölçmek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır.Araştırma sonucunda:?Duygusal zekâ düzeyi yüksek öğrencilerin tümünün çalışmalara zamanında katıldıkları, akortlarını yapmış olarak geldikleri, bir önceki çalışmada istenilenleri yerine getirdikleri, bilgilerini diğer arkadaşları ile paylaştıkları, iletişimlerinin güçlü olduğu, grup arkadaşları ile yardımlaşma hâlinde oldukları, arkadaşlarını destekleyip cesaretlendirdikleri ve öneriler sunarak müziğe katkıda bulundukları görülmektedir.?Duygusal zekâ puanı ile hazırlık çalışmaları puanı arasında pozitif yönlü çok güçlü ilişki vardır.?Duygusal zekâ puanı ile hem müzikal başarı hem de müzik açısından grup içindeki rolünü gereğince yerine getirebilme başarısı arasında pozitif yönlü ilişki vardır. Duygusal zekâ puanı ile teknik başarı arasında çok zayıf ve ters yönlü ilişki mevcuttur.?Duygusal zekâ düzeyi yüksek ve düşük olan öğrenciler için Kruskal Wallis testi sonuçlarına göre uzman kişilerin değerlendirmeleri arasında fark yoktur.?Duygusal zekâ en önemli etkiyi hazırlık çalışmaları puanı üzerinde yaratmaktadır. Bunu sırasıyla; grup içindeki rolünü gereğince yerine getirebilme başarısı, müzikal başarı ve teknik başarı izlemektedir.Araştırma sonunda araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.Anahtar sözcükler: Duygusal zekâ, müzik grupları, müzik gruplarındaki hazırlık çalışmaları, konser performansı, grup başarısı

Duygusal zekaHazırlık programlarıKonser+6
Burcu Avcı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algıları

Bu araştırma, işletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algılarını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Çanakkale'nin Çan ilçesinde bulunan küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde gerçekleştirilmiştir.İşletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algılarını tespit etmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Anket 1046 çalışan, 454 yönetici toplam 1500 kişiye uygulanmıştır. İşletmelerde örgütsel zekânın performansa etkileri üzerine yönetici ve çalışan algılarını ortaya koymak için elde edilen veriler aritmetik ortalama, ortanca, standart sapma ve yüzde dağılımı gibi betimsel istatistikler ile hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri bulabilmek için ise t-testi, One a Way Anova ve korelasyon katsayısı testinden yararlanılmıştır.Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar neticesinde örgütsel zekânın cinsiyet, yaş, eğitim durumu, bölüm ve görev yapılan pozisyon değişkenleri açısından anlamlı bir ilişkinin olmadığı, çalışan sayısı ve faaliyet yılı ile firma sektörü değişkeni açısından anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Yönetici ve çalışanların performansı ile örgütsel zekâ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Zekâ, Performans

PerformansYöneticilerZeka+4
Gülümser Ulusoy
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatsal zekanın seramik sanatı ve eğitimine etkisi

Bu çalışma, sanatsal zekanın seramik sanatı ve seramik eğitimi üzerindeki etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır.Sanatsal zekanın seramik sanatı ve eğitimine yönelik uzman görüşleri problem olarak belirtilmiştir. Araştırmanın örneklemini, Türkiye de bulunan seçkisiz yöntemle seçilmiş 11 yüksek öğretim kurumunun 26 öğretim elemanı oluşturmaktadır.Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Bilgi Toplama Formu kullanılmıştır. Araştırmada, bilgi toplama formu ile elde edilen veriler, yüzde (%), frekans ve aritmetik ortalama içeren betimsel istatistik tekniklerden yararlanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda öğretim elemanlarının sanatsal zekanın seramik sanatı ve seramik eğitimini olumlu yönlerde etkilediği tespit edilmiştir.

SanatSanat eğitimiSanatsal zeka+3
Selmin Özkan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin duygusal zeka ve öğrenci stratejileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir alan araştırması

Bu araştırma, meslek yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin duygusal zeka ve öğrenme stratejileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada, değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koyması amacıyla ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesinde bulunan Artvin Meslek Yüksekokulu, Arhavi Meslek Yüksekokulu ve Hopa Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır.Bu araştırmada veriler Duygusal Zeka Ölçeği ve Genel Öğrenme Stratejileri Değerlendirme Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir ve 320 öğrenciye uygulanmıştır. Duygusal Zeka Ölçeği ve Genel Öğrenme Stratejileri Değerlendirme Ölçeği ile elde edilen verilerin aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzde dağılımı gibi betimsel istatistikleri hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler için basit doğrusal regresyon analizi ile çoklu regresyon analizi kullanılmıştır.Basit regresyon analizi sonuçlarına göre, toplam duygusal zeka puanları ve alt-test puanları ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasındaki doğrusal ilişki ile ilgili farklı sonuçlar elde edilmiştir. Sadece Karşısındakinin duygularını anlama alt boyutu ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrenme stratejileri ile ilgili olarak, hem bilişsel hem de duyuşsal stratejiler ile meslek yüksekokulu öğrencilerinin akademik başarıları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki gözlenmiştir. Ayrıca çoklu regresyon analizi sonuçları, kendi duygularını anlama boyutu hariç diğer duygusal zeka alt boyutları ve öğrenme stratejileri ile öğrencilerin akademik başarıları arasında anlamlı ilişkinin olduğunu ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Duygusal Zeka, Öğrenme Stratejileri, Akademik Başarı.

Akademik başarıBaşarıDuygusal zeka+5
Ela Adıgüzel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Judo sporunun kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine etkilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, judo sporunun kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine etkilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Çalışma verileri Türkiye Yıldızlar Judo Şampiyonasında toplanmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak "Çoklu Zekâ Alanları Değerlendirme Ölçeği" içerisinde yer alan "Kinestetik Zekâ Alanları Değerlendirme Ölçeği" ile "Sporun Yaşam Becerilerine Etkisi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizi, Statical Package For Social Sciences programı ile yapılmıştır. Veriler, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, temel belirleyici teknikler ile analiz edilmiştir. Ayrıca iki bağımsız grubun verilerinin karşılaştırılmasında t testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; Judo sporunu yapan sporcuların yaş değişkenine göre yaşam becerileri ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar anlamlı bir etkiye sahiptir. Judo sporunu yapan sporcuların kinestestik zekâ ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar uluslararası başarı kazanma durumuna göre anlamlı bir farklılık ortaya koymuştur. Sporcuların kinestestik zekâ ve yaşam becerileri ölçeğinden aldıkları ortalama puanlar hem haftalık antrenman saati hem de haftalık antrenman gününe göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. Sosyal etkinliklere katılmak, yaşam becerisi üzerinde anlamlı bir etkiye sahiptir. Katılımcıların kinestetik zekâları ve yaşam becerileri arasında orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Haftada 21 saat ve 7 gün antrenman yapan katılımcıların kinestetik zekâları ve yaşam becerileri; haftada 4-20 saat ve 3-6 gün arasında antrenman yapan katılımcılara kıyasla daha gelişmiştir ve aradaki bu fark istatistiksel açıdan manidardır. Katılımcıların yaşam becerileri ve kinestetik zekâları; cinsiyet, boy, kilo, judo yapma yılı, milli olması, ulusal başarıları, sosyal etkinliklere katılımı, sanal ortamda ve TV başında geçirdiği süre, baba-anne eğitim durumu ve akademik başarı düzeylerine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Sonuç olarak; judo sporu bireylerin kinestetik zekâ ve yaşam becerileri üzerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Bunun yanında bu katkının çeşitli faktörlere göre değişkenlik gösterebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Judo, Kinestetik Zekâ, Spor, Yaşam Becerileri

Bedensel kinestetik zekaBireysel sporlarJudo+6
Serhat Demir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00

Related subjects