Visual arts education

166 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ortaokul beşinci sınıf görsel sanatlar dersinde üç boyutlu (Seramik çamuru) plastik uygulamalara ilişkin bir eylem araştırması

Değişen zamanla beraber sanat eğitiminde de bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Sanat eğitiminde iki boyutlu çalışmaların yanı sıra farklı boyut, malzeme ve teknik olarak zenginleşme ve gelişme ihtiyacı ağır basmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda sanat temelli eğitim önemli bir işlev yerine getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, 5.sınıf öğrencilerinin yapmış olduğu resim çalışmalarının seramik çamuruyla, kabartma (rölyef) ve üç boyut olarak şekillendirmeleri sürecinde iki boyutlu çalışmalardan üç boyutlu çalışmalara geçerken yaşadıkları problemler incelenmiştir. Bu amaçla araştırma, sanat temelli araştırma ve eylem araştırması ile desenlenmiştir. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında Türk Eğitim Vakfı Zahide Zehra Garring Ortaokulu Görsel Sanatlar atölyesinde; Görsel Sanatlar dersi ve ders dışı etkinlikler kapsamında beşinci sınıflara uygulanmıştır. Çalışma 18 Kasım - 08 Aralık 2014 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırma süresince üç etkinlik yapılmıştır. Her etkinlik öncesi uygulama hakkında tartışılmış ve ardından sanat ürünlerinin oluşturulması aşamasına gerçilmiştir.Toplam 4 haftalık bir süreç içinde araştırmanın uygulaması tamamlanmıştır. Gerçekleşen her uygulamada kamera ile görüntü alınmıştır. Süreç fotoğraflarla belgelenmiştir. Araştırmada yer alan her öğrenciye çalışma uygulanmıştır ve veriler toplanmıştır. Uygulamaya 13 öğrenci katılmıştır, iç örneklem yoluyla altı öğrenci odak öğrenci olarak uygulamaya katılmıştır. Her uygulama sonunda odak 6 öğrenci ile yarı yapılandırılmış sorular sorulup cevaplandırmaları istenmiştir. Araştırma sırasında veriler, ders video kayıtları, yarı yapılandırılmış sorular, araştırmacı günlüğü, fotoğraflar ve öğrenci ürünleri elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sanat eğitimi, Plastik şekillendirme, Üç boyutlu çalışmalar

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+7
Şadan Saygı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretmeni yetiştirmede görsel kültür eğitimine yönelik bir eylem araştırması

Teknolojik gelişmelerle birlikte görsel uyarıcıların ön plana çıktığı günümüz dünyasında, imgelerin, teknolojinin olanaklarıyla yeniden üretimi, sosyal yaşamı olduğu kadar sanatı, sanatın anlamını ve üretimini de değiştirip dönüştürmektedir. Görüntüleme teknolojilerinin yaşamsal deneyimlerde olduğu kadar sanat alanında kazandığı önem, bu alanları görsel kültür çalışmaları yoluyla inceleme gereği doğurmuştur. Bu anlamda yakın zamanda sanat eğitimi alanındaki teorik tartışmalar, eleştirel pedagoji ve disiplinlerarasılık gibi paradigmalarla ilişkilendirilen görsel kültür egitiminin sanat eğitimine dahil edilmesine odaklanmaktadır. Bu araştırmanın; sanat, eğitim, kültür, toplum, yeni teknolojiler ve medyalar arasında varolan bağlantıları ortaya çıkarmak ve önemini vurgulamak açısından önem taşıyacağı düşünülmektedir. Araştırmada, bu bağlantıların, günümüzde Görsel Sanatlar Eğitiminin geleneksel bağlarının yanısıra yeni bir eğilim olarak ortaya çıkan, teori ve pratiği birleştiren görsel kültür çalışmaları yoluyla öğretilmesine yönelik etkinlikler hazırlanmaya çalışılmıştır. Alanyazında konuyla ilgili araştırma ve kaynakların yetersizliği dolayısıyla bu araştırma bir çok açıdan önem taşımaktadır. Sanat eğitimi veren kurumlarda, diğer disiplinlere de açılımı sağlayacak doğrultuda, sosyo-kültürel alan ve çeşitli medyalar ile gerçekleşen gündelik görsel deneyimleri içeren, eleştirel bir yaklaşımı sağlayacak herhangi bir ders içeriği yeterince bulunmamaktadır. Görsel kültür çalışmalarının sanat eğitimine nasıl dahil edilebileceğini belirlemeyi amaçlayan bu araştırmada, eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmacının Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olmasından dolayı araştırmanın ortamını Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim Anasanat Atölye dersinde oluşmuştur. Araştırmanın katılımcılarını 2012-2013 öğretim yılı Güz ve Bahar Döneminde, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü'nde Resim Anasanat Atölye dersini alan 12 dördüncü sınıf öğrencisi ve bu dersi yürüten öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, 1 Ekim 2012 – 4 Nisan 2013 tarihleri arasındaki 11 haftalık sürede 44 ders saatinde yapılandırılmıştır. Araştırmada, dersin video kayıtları, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler, öğrencilerin sanatsal çalışmalarını içeren döküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri içerik analizi yöntemi kullanılarak çözümlenmiş, elde edilen bulgular araştırma soruları çerçevesinde yorumlanmıştır. Sonuçlardan yola çıkarak uygulamaya ve daha sonraki araştırmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlardan önemli görülen bazıları şu şekildedir: • Görsel kültür çalışmaları ile öğrencilerin, imajların sosyal ve kültürel işlevlerine karşı farkındalık geliştirdikleri, eleştirel yorumlarda bulundukları ve bu bağlamda günlük deneyimlerinden faydalandıkları görülmüştür. • Bu araştırma ile öğrencilerin sosyal içerikli konuları sanatsal bir bakış açısıyla sorguladıkları ve bu anlamda hem çağdaş sanat üretimi hem de sosyal konulara karşı farkındalık kazandıkları görülmüştür. • Öğrencilerin okuma ve araştırma yapmaya karşı olan önyargılarını zamanla kırdıkları görülmüştür. • Öğrenciler, görsel kültür çalışmalarının onlara gelecekteki öğretmenlik deneyimlerinde fayda sağlayacağını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Görsel Kültür, Eleştirel Pedagoji, Disiplinlerarası Öğrenme.

Görsel kültürGörsel sanatlar eğitimiSanat eğitimi+1
Elvin Karaaslan Klose
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessEN

The investigation of visual culture practices focused on social network on visual art teaching

It is possible to mention a world that various, complex and innumerable images take place in where communication mediums and environments rapidly advanced in paralel with technologic developments. Individuals need to understand the surrounding images and their rational, sensual, and conceptual structures to be able to understand, judge and change this world. In accordance with this necessity, the development of critical thinking skills and interpretive attitude become more important provided by and art education approach focused on of visual culture. Within this scope, the purpose of this research is to determine how social network-focused visual culture studies can be developed and implemented in studio courses in the curriculum of Fine Arts High Schools. This research was designed as an action research and implemented in Drawing course in the first 4 weeks of Fall semester in 2015-2016 academic year, and 2D Fine Arts Studio course in the following 10 weeks. The data of the research were collected in a period of 14 weeks, between the dates of October 8, 2015 and January 18, 2016. The participants of the study were nine 11th grade students who attended the social network oriented visual culture practices in these two courses and the researcher herself as the instructor the activities. The data of the research were collected through the researcher's reflective journals, video recordings of the course sessions, students' reflective journals, semi-structured interviews, document reviews and WhatsApp. Reseacrch data were analyzed in content analysis through using NVivo Pro 11. There are five themes attained in the context of the research findings; 'The Perception of Visual Culture', 'The Process of Development of Visual Culture Practices', 'The Usage of Social Network', 'The Learning Outcomes of Visual Culture', and 'Opinions Related to Visual Culture Practices'. Keywords: Visual culture, Social network, Visual arts education, Critical pedagogy.

Critical pedagogyVisual cultureVisual arts education+1
Ebru Çığır
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci-öğretmen-veli bağlamında sanat eğitimi

Günümüzde üreten, eleştiren, sorgulayan ve farklı düşüncelere saygı duyan bireylerin yetişmesi, onların hem bilişsel hem de duyuşsal alanların gelişimine odaklanan bir eğitimle mümkün olur. Görsel Sanatlar dersi çocukların, bireysel gelişim hızına uygun olarak yapılan araştırma, inceleme, keşfetme, yorumlama ve yaratıcı bir ürün ortaya koyma etkinlikleri sonunda dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlayan önemli alanlardan biridir. Bu araştırmanın amacı öğrenci, öğretmen ve velilerin görüş ve deneyimlerine dayalı olarak ilkokul Görsel Sanatlar dersinin niteliğini etkileyen faktörler, yapılan etkinlikler, karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin olgubilimsel bir yaklaşımla incelenmesidir. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde olgubilim araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Gaziantep ilinde bulunan ilkokullardaki 4.sınıfta öğrenim gören altı öğrenci ve onların öğretmen ve velilerinden oluşturulmuştur. Araştırma verileri, iki oturum olarak yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, öğrenci günlükleri ve ders planlarından toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, öğrenci, öğretmen ve velilerin Görsel Sanatlar dersinin gerekli ve önemli olduğunu düşündüğü, ancak bu dersin amaçları ve çocuklara sağladığı yararlar hakkındaki düşüncelerinin sınırlı kaldığı görülmüştür. Sınıf öğretmenleri Görsel Sanatlar dersini işlemeye yönelik kendilerini yetersiz görmekte; ders saati, ortam, araç-gereç yetersizliği ve diğer derslerin yoğunluğu gibi sorunlardan dolayı derste yapılan etkinlikler resim çalışmalarıyla sınırlı kalmakta ve bu nedenle Görsel Sanatlar dersinin amaçlarına ulaşılamamaktadır. Öğrenci, öğretmen ve veliler karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik olarak ders saatinin artırılması, dersin içeriğinin değiştirilmesi, dersi branş öğretmenleri vermesi, okullarda atölye düzenlenmesi, sınıf mevcudunun azaltılması, öğretmen kılavuz kitapları geliştirilmesi, lise ve üniversite giriş sınavlarında Görsel Sanatlar dersine yer verilmesi gibi önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Sözcükler: Sanat Eğitimi, İlkokul, Görsel Sanatlar Dersi, Veli, Sınıf Öğretmeni, Olgubilim.

Aile içi ilişkilerAna-baba-genç ilişkileriEğitim sistemi+7
Nurgül Çakmak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Olay yerinin belgelendirilmesinde adli sanat uygulamaları (Dostoyevskı'nin Suç Ve Ceza romanı örneği)

Adli olayların çözümünde en önemli unsur, olayın meydana geldiği mekândan yola çıkarak elde edilecek ve olayı temsil edecek maddi delillerdir. Dolayısıyla olay yerini inceleme, suç soruşturmalarındaki en önemli aşamadır ve soruşturmanın bütününe yön verecek niteliktedir. Olay yeri inceleme görevlilerinin, alanlarında uzmanlaşmış olmaları ve geliştirilmiş standartlar çerçevesinde görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Multidisipliner olan adli bilimler içerisinde bir alt disiplin olarak görülen adli sanat, işlenmiş bir suç ile dolaylı ya da dolaysız yönden bağlantı kuran kişilerin hafızalarından faydalanılabilmesi için çeşitli teknikler ve malzemeler kullanarak, benzerliği tasvir etmeyi hedefleyen, yol gösterici iki veya üç boyutlu medyaların üretilmesi çalışmalarının tümüdür. Adli sanat çalışmaları yapan kişiler ise adli sanatçı olarak ifade edilir. Adli sanatçılar; kimliği belirsiz kişilerin ve suç şüphelilerinin resimlenmesi, şüpheli ve kayıp kişilerin farklı yaşlardaki tahmini görüntülerinin oluşturulması, kafataslarının yeniden yüzlendirilmesi, mahkemeler için grafik ve diyagramlar hazırlama, olay yerinin fotoğraflanması, kroki ve planların çizilmesi gibi adli olayların çözümüne katkı sunan işleri yaparlar. Resimlendirme ve çizimler elle yahut bilgisayar ortamında iki boyutlu ve üç boyutlu olarak yapılabilir. Bu çalışmada, olay yeri tespit ve belgeleme metotları kapsamında bir adli sanatçı tarafından yapılabilecek işlemler ayrıntılı bir biçimde anlatılarak, adli sanat eğitiminde olması gerekenler açıklanmıştır. Romandaki betimlemelerin oldukça açık, detaylı ve görsel olarak doyurucu olması sebebiyle adli sanat uygulamalarının örnekleri için de Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" romanı seçilmiştir. Adli sanatın iki boyutlu uygulama örneklerine yer verilerek, güzel sanatlar alanındaki uzmanların adli sanat alanına sağlayacağı katkılar örneklerle ifade edilmiştir. Yurt dışındaki üniversitelerin adli sanat alanındaki müfredatları incelenerek, Türkiye'de yapılabilecek araştırma ve çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kavramlar: "Olay Yeri İnceleme Metotları", "Adli Sanat", "Yeniden Canlandırma", "Adli Sanat Eğitimi", "Adli Bilimler" Bilim Kodu: 20101

Bileşik sanatlarFiziksel kanıtlarGrafik sanatlar+3
Ozan Karabaş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ana sanat atölye formasyonlarının, ortaöğretim görsel sanatlar dersi, öğrenci kazanımlarına etkileri

Bu araştırmada, Resim-İş Eğitimi bölümlerindeki farklı ana sanat dallarından mezun olan öğretmenlerin, ortaöğretim Görsel Sanatlar dersi kazanımlarını karşılamadaki farklılıkları ve bu farklılıkların ortaöğretim öğrencilerine ve kazanımlarına olan etkileri araştırılmıştır. Farklı ana sanat dalı içeriklerinin, öğretmenlerin farklı niteliklerde yetişmesini sağlayıp sağlamadığı ikileminden yola çıkarak, görsel sanatlar öğretmenlerinin sahip olmaları gereken temel uygulama becerilerinin neler olduğu ve bu becerileri hangi ana sanat dallarından kazanılabileceğine dair yanıtlar aranmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde ortaöğretim görsel sanatlar dersine giren öğretmenlere görüşme ve anket uygulamaları yapılmıştır. Araştırmada nitel taramaya dayalı çoklu durum incelemesi yaklaşımı kullanılmıştır. Nitel tarama aracılığıyla, araştırmanın örneklemini oluşturan görsel sanatlar öğretmenlerinin problem durum ile alakalı bakış açıları ve meslekî deneyimlerini ortaya koymaları hedeflenmiştir. Bu bağlamda anket soruları ve yüz yüze görüşme olarak iki farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırma sorularına ilişkin hazırlanmış 30 adet anket sorusu ve yedi adet görüşme sorusu bulunmaktadır. Araştırmanın anket uygulamasına katılan 40, görüşme yapılan 14 görsel sanatlar öğretmeni bulunmaktadır. Anket uygulamasından toplanan veriler sayısal ve yüzde değerleri üzerinden tablolarda gösterilmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca katılımcılar ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler açıklanarak katılımcıların problem durum hakkındaki görüşleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler ışığında, ortaöğretim görsel sanatlar dersinin uygulama temelli kazanımlarının resim disiplini etrafında şekillendiği çıkarımı yapılmıştır. Yine katılımcıların yanıtlarından yola çıkarak tüm görsel sanatlar öğretmenlerinin sahip olması gereken sanatsal becerilerin Resim Ana Sanat Dalı içeriğinde daha fazla bulunduğu ve öğretmenlerin bu ana sanat dalı etrafında şekillenmiş bir eğitim almaları gerektiği çıkarımına ulaşılmıştır. Ayrıca farklı ana sanat formasyonlarının görsel sanatlar dersinin gerektirdiği temel nitelikleri eşit derecede öğretmenlere sağlayamayacağı fikri ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonunda Resim-İş Eğitimi bölümleri ile görsel sanatlar dersinin içeriklerinin birbirini karşılayamadığı ve görsel sanatlar dersi müfredatı doğrultusunda öğretmen yetiştirmenin gerekliliği vurgulanmıştır. Sonuç olarak görsel sanatlar dersinin öğrenciler için yalnızca kişisel gelişim dersi değil, kendi içerisinde öğrenilmesi gereken teknik bilgi ve kuralları barındırdığı ve öğretmenlerin bu nitelikleri karşılayabilecek becerilerinin olması gerektiği söylenebilir.

AtölyeAtölye dersiFormasyon+5
Nejat Erdi Korkmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin görsel sanatlar dersi uygulamalarının grafik tasarım açısından değerlendirilmesi

İnsanın eğitiminde sanat vazgeçilmez bir değerdir. Birey, duygu ve düşüncelerini ifade ederken gayretle yaratıcılığını ortaya koymaktadır. Okullarda görsel sanatlar dersi, grafik tasarım uygulamalarıyla öğrencinin çizme, boyama, inşa etme, seçme, yenileme, tasarım yapma, yorumlama yeteneğini geliştirir. Sanat eğitimi, bu gayretin içinde, kendi yöntem ve ilkelerine sahip özel bir alandır. Tasarımların amaca uygun olması için grafik ve biçim ifadelerinin uyum içinde kullanılması gereklidir. Tasarımın temel ilkeleri olan hizalama, denge, karşıtlık, vurgulama, hareket, görüntü, oran, yakınlık, tekrarlama, ritim ve birlik grafik tasarım için de geçerlidir. Öğrenci bunları öğrendiği takdirde konuya daha hakim olacaktır. Araştırmanın birinci bölümünde, problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, varsayımlar ve sınırlılıklar başlığında bilgi verilmiştir. Bölüm ikide sanat eğitimi, görsel sanatların gerekliliği, grafik tasarım öğeleri ve yaratıcılığa etkileri irdelenmiştir. Bölüm üçte görsel sanatlar dersi uygulamalarında grafik tasarım çalışmalarının tasarım öğeleri açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Bölüm dörtte, öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket ve sonuçlarına yer verilmiştir. Tarama modelinin uygulandığı araştırma yöntemi ile İzmir iline bağlı 3 ilçedeki 4 ayrı ortaokulun 21 ayrı sınıfında yapılan anket çalışması sonrasında araştırmanın amacına yönelik veriler elde edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma tekniğinden faydalanılmıştır. Görsel Sanatlar dersi uygulamalarında, resimlerde yaratıcılık kavramına daha çok önem verilip, özel yöntem ve tekniklerin uygulanabilirliğinin sağlanması ve grafiksel tasarım açısından bilgilerin güncellenmesi ön görülmektedir. Bu bağlamda, grafik tasarım teknikleri kullanılarak farklı okullarda görsel sanatlar dersinde öğrencilere uygulamalı çalışmalar yaptırılmış ve çalışmalarla ilgili değerlendirmelerle sonuca gidilmiştir. Yapılan anket sonucunda öğrencilerin gerçekleştirdikleri çalışmalarda, görsel tasarımın ilkeleri kullanılarak iki ve üç boyutlu özellikteki çalışmaların yapılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca ünlü ressamların eserlerinden hareketle, öğrencilerin bu ressamların çalışmalarından yola çıkarak, farklı yöntemleri ve ilkeleri kombine etmeleri yoluyla yaratıcı tasarımlar oluşturabilecekleri kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Görsel Sanatlar, Grafik Tasarım

Grafik tasarımıGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+4
Hilal Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersinde müze bilinci kazandırılması amacıyla illüstrasyon tekniğinden yararlanılması

Kültürel mirasın çocuklara aktarılması ve müze bilincinin kazandırılması adına Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacına uygun biçimde gerçekleştirilmesinin önemi büyüktür. Bu kazanımları elde etmek için, çocukların ilgisini çekebilecek etkinlikler ve illüstrasyonlar, müze bilincini kazandırabilmenin en iyi yollarından biri olarak kabul edilebilir.Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacı ile İllüstrasyon Tekniğinden yararlanılması ve İlköğretim 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersi Öğretmenlerinin bu amaçla hazırlanan etkinlikler hakkındaki görüşlerini değerlendirmektir.Bu kapsamda araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. 2010-2011 öğretim yılı Bahar döneminde Balıkesir İlinde bulunan altı ilköğretim okulundaki 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersine giren öğretmenlerin, beş soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formunda yer alan açık uçlu sorulara verdikleri yanıtların analiz edilmesiyle elde edilmiştir.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, İllüstrasyon tekniği kullanılarak hazırlanan eğitim materyalinin derste başarıyı olumlu etkileyeceği ve oyun şeklinde hazırlanmasının derse severek katılım sağlayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca görüşme yapılan öğretmenlerin hepsi Görsel Sanatlar Dersinde Müze eğitimiyle ilgili olarak var olan Görsel Sanatlar Dersi kılavuz kitabının yetersiz kaldığını, Müze Eğitimi ile ilgili kaynak ve materyal sıkıntısı çektiklerini belirterek, yapılan bu çalışmanın, eğitim materyali olarak derslerde kullanılması gerektiği görüşündedirler.Araştırmada elde edilen sonuçlara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Müze Eğitimi, Eğitim, İllüstrasyon, Görsel Sanatlar Eğitimi

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+2
Figen Durmuş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretim resim-iş eğitimi ve tarih bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme becerileri arasındaki farklılıklar

Değişen dünyada hayatımızı her alanda etkileyen gelişmeler bireylerin sahip olmaları gereken bilgi ve becerilerde bu yönde farklılaştırmıştır. Bu gelişmelere ayak uydurabilmenin bir yolu da eleştirel düşünme becerileri gibi yaşadığımız yüzyılda kazanılması gerekli olan beceriler ile mümkün olacaktır. Bu araştırmada, görsel sanatlar eğitimi alan ve almayan yükseköğretim öğrencilerinin eleştirel düşünme beceri düzeylerini ortaya koyarak, onların eleştirel düşünme becerilerinin öğrenim görmekte oldukları bölüme göre anlamlı fark oluşturup oluşturmadığının saptanması ve değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırmada öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri ve alt boyutları ile cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi gibi değişkenler arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma, 2018 – 2019 Öğretim yılı bahar yarıyılında, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, birinci ve dördüncü sınıf düzeylerinde öğrenim gören öğrencileri kapsamaktadır. İlişkisel tarama modeline göre yapılandırılan bu çalışmada, öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerini ölçmek amacıyla Robert H. Ennis, Jason Millman ve Thomas N. Tomko tarafından geliştirilen "Cornell Eleştirel Düşünme Testi Düzey Z" (CEDTDZ) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerinin düşük olduğu ve öğrenim görmekte oldukları bölüme göre istatiksel açıdan anlamlı bir fark göstermediği anlaşılmaktadır. Resim İş Eğitimi Anabilim Dalı birinci ve dördüncü sınıf düzeyleri arasında eleştirel düşünme beceri düzeyleri bakımından anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerinde cinsiyetin ve sınıf düzeyinin etkili olmadığı görülürken yaş değişkeni karşılaştırmasında 25-30 yaş aralığı lehine farklılık görülmüştür. Sonuçlara göre öğretim programlarının öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri geliştirilmesine destek olacak nitelikte yapılandırılmasının önemi ortaya çıkmaktadır.

Eleştirel düşünceGörsel sanatlar eğitimiResim iş eğitimi+3
Eda Süzgün
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ilkokul görsel sanatlar derslerinde karşılaştıkları sorunlar ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi (Bursa ili örneği)

İlkokul eğitimi temel eğitimdir. Bu düzeyde öğrenciler öğrenmeye son derece açıklardır ve Görsel sanatlar alanında verilen eğitim ile bireyin yaratıcı yönü desteklenmektedir. İlkokullarda görsel sanatlar derslerini vermekle yükümlü öğretmenlerse sınıf öğretmenleridir. Dolayısıyla sınıf öğretmenlerinin görsel sanatlar derslerine karşı tutumları, yeterlilikleri ve karşılaştıkları sorunlar önem kazanmaktadır. Karşılaşılan sıkıntılardan mümkün olduğunca arınmış bir öğretmen, dersin kazanımlarını en doğru ve faydalı şekilde karşısındaki bireylere aktarabilir ve gerekli uyarımlarda bulunabilir. Bu araştırma, Bursa ili örneğinde, sınıf öğretmenlerinin, görsel sanatlar derslerinin işleyiş ve uygulama aşamasında karşılaştıkları sorunları ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modelinden yararlanarak, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Bursa İli çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında yapılmıştır. Anket uygulaması, Bursa ilinde 3 merkez ilçeden seçilen üçer devlet okulunun 1.,2.,3. ve 4. sınıfların, A,B,C şubeleri sınıf öğretmenlerinden oluşan 108 eğitimci ile gerçekleştirilmiştir. 42 sorudan oluşan 3'lü Likert tipi anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Doldurulan anket formlarından elde edilen verilerin çözümlenmesi sırasında frekans ve yüzdelik dağılımları hesaplanmış, bulgular sayısallaştırılarak sunulmuştur. Yapılan literatür taraması desteğiyle nicel yorumlamalara gidilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin birçoğunun sanattan tat alan bireyler yetiştirmeyi önemsedikleri, Görsel Sanatlar dersinde öğretim materyallerini kullanabildikleri, yöntem ve teknikleri öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi oldukları, öğrencilerin çalışmaları hakkında dönüt sağlama ve değerlendirme yapabildikleri ve uygulama konusunda kendilerini yeterli hissettikleri sonucuna varılmıştır. Yine az sayıda öğretmen Türk ve Dünya Sanatı hakkında ve öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi olduklarını, öğrenme alanlarından kültürel miras alanında kendilerini yeterli hissetmediklerini belirtmişlerdir. Elde edilen verilere göre öğretmenlerin yarısından fazlasının programın yapısı ve amaçları, hedefleri, öğrenme alanları, öğrenci kazanımları ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu söylenebilir. Ayrıca genel kanı ders süresinin yeterli olmadığı yönündedir. Bu araştırma, İlkokul Görsel Sanatlar Derslerinde sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda uygulayıcı ve araştırmacılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Görsel sanatlar eğitimi, ilkokul, öğrenme alanları, öğretmen yeterlilikleri, sınıf öğretmeni

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiSınıf öğretmenleri+6
Selen Çiftçioğlu Şenkaya
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz görsel sanatlarında geleneksel yöntemlerin Ergin İnan, Murat Palta ve Canan'ın yapıtlarında kullanımı

Sanatsal ve kültürel olgular insanlığın geçmiş zamanda yapmış olduklarıyla gelecekte yapmayı planladıkları, bir başka deyişle şuan içinde yaşanmakta olan dönemde yapmış oldukları üretimlerle doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla sanatçı, içinde yaşamakta olduğu kültürün kendisine kazandırdığı birikimlere paralel olarak üretim gerçekleştirebilen kişidir. Sanatçının ortaya koyduğu ürün, tasarımsal ve zihinsel süreci içerisinde uzman olduğu malzemenin kullanılma durumlarıyla orantılı bir biçimde hayata geçebilmektedir. Ortaya çıkartılan ürünün sahip olduğu fonetik, ritmik, plastik veya bütün bunların karma formu, sanatçının kendisini açıklama yeteneği ve tercihi ile alakalıdır. Kullanılmış olan malzeme ve bu malzemenin düşünsel ya da tasarımsal aktarılma noktasındaki kimi elemanların geçmiş veya yaşanılan zamanın beğenileri çerçevesinde kullanılması, ortaya konan ürünün "geleneksel" veya "modern" gibi adlarla ifade edilmelerine sebep olmaktadır. Bunun yanında, kültür ve sanat alanlarında geleneksel olarak isimlendirilen algı ve davranış süreçlerinin modern dünyada doğru bir biçimde algılanması, içerisine tarihi süreçlerini de alacak şekilde, doğru bir sentez iradesinin irdelenmesiyle gerçekleşebilmektedir. Geçmiş dönemlerden başlayarak Anadolu'nun geleneksel verilerinin ortaya çıkması, yaşanmış olan süreç içindeki iktisadi, sosyolojik ve siyasi farklılıklar sonucu çeşitlenerek zenginleşmiş ve gelişim göstermiştir. Yüzyıllar boyunca Türklerin yaşamış olduğu topraklar ve inançlardan ötürü gerek Doğu gerekse İslam sanatlarından etkilendiği, zamanla bunların sentezi ile geleneksel Türk sanatlarının oluştuğu görülmektedir. Doğu ve İslam sanatları terimlerinin bu ortak oluşma süreçleri, XIX. yüzyıla kadar sürerken, bu yüzyılın ortalarından itibaren Doğu Batı gelenekleri arasında birbirine doğrudan etki edecek hareketler başlamıştır. Türkiye'de ise "modern" kavramı tartışılır hale gelmiş, bu kavramın sanata etkileri inceleme konusu olmuştur. Batılılaşma hareketi, Cumhuriyet'in ilan edilmesi ve Atatürk devrimleri sonucu gelişen siyasi süreç Türkiye toplumunu, kültürel ve hukuki açılardan yeni bir düzen ve bilinç ortamına sokmuştur. Batı toplumlarına sanatçılar gönderilmiş, ilk müze ve güzel sanatlar akademileri kurulmuş ve sergiler tertip edilmiştir. Bu zaman zarfında sanat ortamı içerisinde Batılı resim teknikleri ön plana çıkmıştır. Bu süreçte sanatçılar Batı'dan almış oldukları resim teknikleri ile Anadolu'nun zengin geleneksel verilerini sentezlemeye ve yeni eserler ortaya koymaya çalışmışlardır. 1960 ve 1970 sonrasında, özellikle postmodernizmle birlikte, Batı'da eğitim almış olan sanatçıların sayısının artması, bireysel açıdan üslupların zenginleşmesi ve sanatsal faaliyetlerin, galerilerin çoğalması ile Türk resim sanatında geleneksel yöntemlerde içeriksel ve anlamda farklılaşmalar başlamıştır. Türkiye'de, özellikle 1990 sonrası dönemde postmodernizmin de ön plana çıkmasıyla farklı felsefi, siyasi görüşte olsalar dahi, eserlerinde geleneksel yöntemlere yer veren sanatçıların arttığı görülmektedir. Çalışmada, ülkelerin tarihleri ve kültürel değerleri hakkında son derece önemli veriler barındıran geleneksel yöntemleri, çoğunlukla minyatür bazı yerlerde ise tezhip ve hat sanatlarını eserlerinde kullanan ülkemizin son dönem sanatçılarından Ergin İnan, Murat Palta ve Canan özelinde günümüz görsel sanatları tartışılarak geleneksel sanatların, Türkiye özelinde kültürel ve toplumsal açılardan sürdürülebilirliğine katkıları değerlendirilmiştir.

Geleneksel yöntemlerGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+4
Nazan Bilgi Çevik
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukların öğrenmelerini resim yoluyla etkinleştirme "Bir öğrenme yöntemi olarak Fred Sedgwick modeli"

Sanat, mağara resimleriyle başlamış ve bugünkü yapısını alarak hayatımızın bir parçası olmaya devam eden uzun bir serüvendir. Mağara duvarlarındaki resimler, bakan ve soru soran tüm insanların içinde hala gizemini korumaktadır. Bugün, sanatın kökeni olarak tanımlamaya çalıştığımız bu mağara resimleri ve tabii ilkel araç gereç ve heykeller, onları yapan kişiler tarafından bizim algıladığımız şekliyle ortaya çıkarılmamış olsalar da, bu başlangıç noktalarının hayatı öğrenmenin en saf hali olduğunu söyleyebiliriz. Sanatın ilkel dönemde karşımıza çıkan belki de en önemli işlevi, hayatı öğrenme ve hayatla ilgili bir şeyler paylaşma içgüdüsüdür. Öğrenmenin kaynağı olan bilginin, sanatla ilişki kuran insanlar tarafından taşınması mağara atmosferinden yüzyıllar boyunca durmadan ilerleyerek ve genişleyerek günümüze kadar süregelmiştir. Bu araştırmada, sıklıkla üzerinde durulan 'bilgi' ve 'öğrenme' ilişkisinin de sanat alanı içindeki varlığı yukarıda bahsedilen temellere dayanmaktadır. Sanatı betimleme ve bilgi yoluyla öğrenmenin ve öğretilmenin nasıl olduğunu incelemek ve bunun farklı yöntemlerle özellikle Görsel Sanatlar Eğitimi içerisinde nasıl kullanılacağını çözümlemek sanat eğitimiyle uğraşan birçok kişi için önemli bir sorunsaldır. Yaptığımız araştırmada da farklı bir yöntem kullanılmaya çalışılmıştır. Bu araştırma, çocukların çizimleri yoluyla onları daha iyi anlamak ve onlarla daha iyi bir iletişim kurmak açısından önemli bir deneme çalışması olarak nitelendirilebilir. Anahtar kelimeler: Görsel sanatlar eğitimi, çocuklarda öğrenme, bilgi, betimleme.

BilgiGörsel sanatlar eğitimiResimler+4
Ezgi Yüksel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

11-14 yaş arası çocuk resimlerine boya türlerinin etkisi

Bu araştırmada, ortaokul dönemini kapsayan 11-14 yaş arası çocukların görsel sanatlar dersinde kullandıkları boya türlerinin resimlerine olan etkisi incelenmiştir. Bu amaçla 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerine kuru boya, pastel boya, sulu boya ve guvaş boya ile resimler yaptırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme tekniği ile nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcıları, Adana'daki bir ortaokulun 11-14 yaş dönemini kapsayan 5., 6., 7. ve 8. sınıfa devam eden 100 çocuktan oluşmaktadır. Katılımcılardan söz konusu boya türlerinden her hafta biriyle iki balkabağından oluşan bir kompozisyonu resmetmeleri istenmiştir. Araştırma sonunda, görsel sanatlar dersi boyama çalışmalarına yönelik görüşme formu, gözlem formu ve değerlendirme ölçeğinden elde edilen verilerden, 12, 13 ve 14 yaş grubundaki çocukların büyük çoğunluğunun kuru boyayı tercih ettiği, 11 yaş grubu çocukların çoğunun guvaş boyayı tercih ettiği görülmüştür. Resimlerin değerlendirilmesi sonucunda en nitelikli bulunan çalışmalar 11 ve 12 yaş gruplarında sulu boya, 13 ve 14 yaş gruplarında guvaş boya ile yapılan resimler olmuştur. Çocuklara her türlü boya, erken yaşlarda gösterilip, söz konusu boyaların tümüyle çalışma olanağı sağlanmalıdır. Böylelikle uygulama sürecinde daha çok uğraşı gerektiren boya türleri hakkında da deneyim sahibi olacaklarından, resim yapma sürecinde bu boyaları tercih ederken daha bilinçli olacaklardır. Anahtar kelimeler: Görsel sanatlar dersi, çocuk resmi, boya türleri

BoyalarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+6
Sinem Alpaslan Asiltürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin görsel sanatlar dersine yönelik tutumları ile şiddete yönelik tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışma ortaöğretim öğrencilerinin görsel sanatlar dersine yönelik tutumları ile şiddete yönelik tutumları arasında bir ilişki olup olmadığını; varsa düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda elde edilen bulguların eğitimle ilgili planlama süreçlerine katkı sunacağı düşünülmektedir. Bu çalışma nicel araştırmaya dayanan betimsel bir çalışmadır. Ölçekler aracılığıyla var olan bir durum betimlenmeye çalışılmış, buna bağlı olarak değişkenlerin birbirleriyle ilişki düzeyi incelenmiştir. Araştırma evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Adana il Merkezinde yer alan, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim kurumlarının öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma Seyhan, Çukurova, Sarıçam ve Yüreğir ilçelerinde bulunan 12 ortaöğretim kurumundan 978 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmada Tan (2006) tarafından geliştirilen Görsel Sanatlar Dersine Yönelik Tutum Ölçeği ve Haskan (2009) tarafından geliştirilen Şiddet Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca bağımsız değişkenleri ölçmek için araştırmacı tarafından hazırlanmış 17 sorudan oluşan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. İstatistiksel çözümlemeler için SPSS Statistics 17.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin türüne göre, korelasyon (r), t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), yüzde (%) dökümleri yapılarak, F değerinin önemli olduğu durumlarda farkın hangi gruplardan kaynaklandığını bulmak için Bonferroni, Post-Hoct Dunnett C Testi ve Post-Hoc Tamhane's T2 testi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlar ile şiddet eğilimleri arasında negatif yönde ilişkiye ulaşılmıştır. Çalışmada öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerinden cinsiyet, kardeş sayısı, ebeveynlerinin aylık gelirleri ve çalıştıkları yerlerin öğrencilerin Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlarını veya şiddet eğilimlerini etkilediği belirlenmiştir. Okul dışı sanat aktivitelerinin de Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Bunların yanında öğrenim görülen sınıf, ders malzemelerinin temini, okulda atölyelerinin olup olmaması ve Görsel Sanatlar öğretmeninin cinsiyetine göre de Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlar ve şiddet eğilimlerine ilişkin anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiOrtaöğretim öğrencileri+6
Esra Pınar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretmen adaylarının görsel okuryazarlık becerilerinin incelenmesi

Görsel okuryazarlık, çağdaş insanın ihtiyacı olan, öğrenilmesi gereken bir beceridir. Çünkü, farkında olmadan her gün belli bir oranda görsel okuryazarlık gerektiren işaretlerle karşılaşırız. Karşılaştığımız trafik işaretlerinde, otobüs tabelalarında, mobil telefonlarımızda, bilgisayar ekranlarında hatta dışarıda içtiğimiz kahve, yediğimiz fast food gibi ambalajlı tüm ürünlerde görsel okuryazarlık gerektiren durumlarla karşılaşırız. Bunların bir kısmını, temel düzeyde olan görsel okuryazarlık becerilerimizle çözebiliriz. Yol bulma, kuralları anımsama, güvenlik, doğru ürünü seçme gibi birçok temel ihtiyaç için görsel okuryazarlık becerisi bir zorunluluk biçimine dönüşmüştür. Görsel okuryazarlığın hayatla bu kadar iç içe olduğunu anladığımızda bu becerinin ne kadar gerekli olduğunu ve özellikle teknolojiyle çevrelenmiş olduğumuz bir dönemde hayatımızı ne kadar kolaylaştırabildiğini fark etmiş oluruz. Bu beceri, eğitim ya da meslek alanının içinde olsun ya da olmasın herkes için bu kadar önemliyken, görsel sanatlar öğretmen adayları için ayrı bir öneme sahiptir. Görsel okuryazarlık belirli bir düzen içerisinde ve programlı olarak öğretilmesi gereken bir beceridir. Ülkemizde görsel sanatlara yönelik eğitim veren programlarda, öğrencilerin görsel okuryazarlık alanına ilişkin bilgileri, sanatın/tasarımın temel ilke ve elemanlarının öğretildiği dersler ve eleştiri becerisini desteklemeyi amaçlayan derslerden edindikleri bilgi ve yöntemlerle sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle görsel sanatlar alanında eğitim veren bölümlerin, içeriği görsel okuryazarlık becerisi edindirmek üzere planlanmış olan müstakil bir dersle, öğrencilerin görsel okuryazarlık becerisinin desteklenmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, görsel sanatlar öğretmeni yetiştiren Resim-İş Öğretmenliği lisans programında okuyan 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin görsel okuryazarlık becerileri arasında bir fark olup olmadığının Görsel Okuryazarlık İndeksi'ne verdikleri cevaplar doğrultusunda incelenmesi ve yorumlanması amaçlanmıştır. Bu nedenle kolay ulaşılabilir bir çalışma grubundan 1. ve 4. sınıftaki öğrencilere Maria Avgerinou'nun geliştirmiş olduğu Görsel Okuryazarlık İndeksi uygulanmış ve elde edilen verilerle iki grubun görsel okuryazarlık becerilerinin incelenmesine ve karşılaştırılmasına yönelik bir betimleme çalışması yapılmıştır. Ölçme aracı olarak kullanılan indeksin geniş kapsamlı olması ve farklı stillerde sorular içermesinden dolayı oluşabilecek aksaklıkların daha kolay telafi edilebilmesi için araştırma tek bir üniversitenin Resim-İş Öğretmenliği programına uygulanmıştır. Çoklu oturumdan oluşan ölçme aracı, öğrencinin görsel okuryazarlık alanında düşünsel ve görsel yeterliliğini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu incelemeye göre aralarında aldıkları eğitimin süresi ve seviyesi açısından fark olduğu varsayılan iki grubun görsel okuryazarlık düzeylerinin birbirine yakın olduğu saptanmıştır.

Görsel okuryazarlıkGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+3
Nida Bozdik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Montessori, Waldorf ve Reggio Emilia yaklaşımlarını benimseyen okul öncesi özel kuruluşlar örneğinde görsel sanatlar eğitimi durumunun betimlenmesi

Okul öncesi, merak ve heyecan dolu çocuğun dünyaya dair her şeyi öğrenmeye en hevesli ve bu öğrenmeyi gerçekleştirecek olağanüstü yeti ve güce sahip olduğu bir dönemdir. Bilimsel araştırmalar, insanın tüm yaşamındaki gelişimi ile kıyaslandığında en hızlı bilişsel gelişimin okul öncesi dönemde gerçekleştiğini göstermektedir. Okul öncesi dönemdeki öğrenimlerin daha kalıcı olduğu ve bu dönemde çocuğun kişiliğinin temelleri atıldığı düşünülürse, söz konusu dönemde verilecek eğitimin önemi de bir hayli önem kazanmaktadır. Çocuk eğitimine ilişkin düşünceler oldukça erken tarihe dayansa da örgün eğitimin öneminin anlaşılmasının ve bu yönde yapılan çalışmaların oldukça yeni olduğu söylenebilir. Friedrich Froebel'in 1837'de ilk anaokulu niteliğindeki Çocuk Bahçesi adlı okulu açmasından bu yana, okul öncesi eğitiminde önemli gelişmeler gerçekleşmiştir. Okul öncesi eğitime yönelik çeşitli metotlar ve yaklaşımlar geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlardan Montessori, Waldorf ve Reggio Emilia'nın uzun yıllar dünya çapında uygulanan, başarısı kanıtlanmış önemli yaklaşımlardan olduğu söylenebilir. Ayrıca bu üç yaklaşım, Montessori başta olmak üzere Türkiye'de en çok benimsenen yaklaşımlardır. Bu tezde, söz konusu üç yaklaşımı benimseyen Türkiye'deki özel okul öncesi eğitim kuruluşlarının görsel sanatlar eğitimini ne şekilde planladıkları, sanat etkinlikleri için tasarladıkları fiziki koşullar ve etkinliklerin içeriği incelenmiştir. Bunun sonucunda inceleme alanını oluşturan okulların sanatı ve sanat etkinlerini konumlandırma biçimlerinin, benimsemiş oldukları söz konusu yaklaşımlarla ne derece tutarlı olduğu anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemi, benimsediği yaklaşımı en iyi şekilde uyguladığı düşünülen, görüşme ve gözlem yapılmasını kabul etmiş okullardan oluşmaktadır. Bu okullar belirlenirken uzman görüşleri alınmış ve aynı zamanda okulların kendilerine ait sosyal medya adreslerinde ve internet sitelerinde benimsemiş oldukları yaklaşımı başarılı bir şekilde uyguladıklarını iddia eden okullar tercih edilmiştir. Bu inceleme sonucunda söz konusu okulların benimsedikleri yaklaşımlarla, gerek fiziksel özellikler bakımından gerekse felsefesinin içselleştirilmesi açısından, büyük oranda tutarlı oldukları ve sanat eğitimini de bu yaklaşıma uygun olarak biçimlendirdikleri söylenebilir. Waldorf Yaklaşımı'nı benimseyen iki okulda sanatın tinsel ve terapötik yönüne vurgu yapılmıştır. Montessori Yaklaşımı'nı benimseyen üç okulda da görsel sanatların çocuğu ilkokula hazırlama, çocuğun el becerilerini geliştirme yönündeki önemi vurgulanmıştır. Bu üç okulun ikisinde Montessori standartların dışında görsel sanatlar eğitimine yönelik branş derslerinin olduğu belirlenmiş, iki okulun birinde ise branş derslerine katılım zorunlu kılınmıştır. İncelenen Reggio Emilia ilhamlı iki okulda ise sanatın, çocuğun önemli bir ifade aracı olduğu ve bu nedenle de merakları doğrultusunda başlatılan projelerde çocuğun çeşitli sanat türlerini kullanarak kendisini ifade etmesini destekledikleri saptanmıştır.

Görsel sanatlar eğitimiMontessori, MariaOkul öncesi eğitim+3
Semiha Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul (8. sınıf) görsel sanatlar öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bir öğretim programının başarılı olup olmadığının belirlenmesi için, programın öğretmenler tarafından benimsenmesi ve başarılı bir şekilde uygulanması gerektiği söylenebilir. Görsel sanatlar dersi öğretmenlerinin görüşleri, bu dersin öğretim programının başarılı olması açısından önemlidir. Çünkü öğretmenler, öğrencilerin eğitiminde önemli bir rol oynarlar ve öğrencilerin programı anlamalarına ve öğrenmelerine yardımcı olurlar. Öğretim programının etkililiği, öğretmenlerin programı kabul etmeleri ve başarılı bir şekilde uygulamaları ile yakından ilişkilidir. Görsel sanatlar dersi öğretmenlerinin fikirleri, bu dersin öğretim programının geleceği açısından önem taşımaktadır. Yapılan bu araştırmada nicel ve nitel çalışmaların birlikte yapıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Karma model, bir araştırma için bulguların çeşitli tekniklerle toplanıp analiz edilmesine dayanmaktadır. Bu şekilde daha geçerli ve güvenilir sonuçlara ulaşılmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmanın nicel boyutunda görsel sanatlar öğretmenlerinin ortaokul 8. sınıf öğretim programının görüşlerine yönelik değerlendirilmesi kendi koşulları içerisinde "yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan program," gibi çeşitli değişkenler açısından olduğu gibi betimlemeye çalışmak için "tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli" kullanılmıştır. Çalışmanın nitel boyutunda ise sekizinci sınıf görsel sanatlar öğretim programı hakkında öğretmenlerden derinlemesine bilgi almak amacı ile durum çalışması yapılmıştır. Bu araştırmanın çalışmanın evrenini, 2022-2023 öğretim yılı Kırşehir ili merkezinde görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmacılar tarafından görüşme formunun Kırşehir il merkezindeki ortaokullarda 2022-2023 eğitim- öğretim yılında uygulanabilmesi amacıyla, Kırşehir Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gerekli resmi izin alınmıştır. Araştırma verileri açık uçlu bir sorudan oluşan görüşme formuna dayalı olarak elde edilmiştir. Katılımcı görüşleri analiz edilerek, görüşler kategorik olarak sınıflandırılarak açıklanmıştır. Açıklanan görüşler özgün katılımcı görüşleri ile desteklenerek yorumlanmıştır. Araştırmada katılımcı öğretmenlerin görüşlerine göre sekizinci sınıf Görsel sanatlar Programının uygulanmasına dönük olarak 25 kategoride 248 görüş belirtmişlerdir. Bu görüşler genellikle programa dönük negatif düşünceler içeren kategorilerde toplanmıştır: Bunlardan belirtilme sıklığı en fazla olan kategoriler frekans değerlerine göre ".Ders Saati, Öğrenci Tutumu, Haksız Not, Veli Tutumu, Fiziki Ortam, İçerik, Sınav Senesi, Program, Öğrenci İlgisi, Materyal Eksikliği. " oluşmaktadır.

Eğitim programlarıGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+4
Hamide Kübra İnan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de görsel sanatlar dersinin tarihsel gelişimi ve paydaşların görsel sanatlar eğitimine yönelik algı ve beklentileri

Bu araştırmada Cumhuriyetten günümüze görsel sanatlar dersi öğretim programlarında amaç, içerik, süreç ve değerlendirmenin nasıl bir değişim ve gelişim gösterdiği incelenmiş; görsel sanatlar eğitimi paydaşları olarak alınan görsel sanatlar öğretmenleri, öğrenciler, veliler, idareciler, rehber öğretmenler, öğretmen adayları, akademisyenler, sanatçılar, sanat eğitimi yazarları ile müze/galeri eğitimcilerinin alana yönelik algı ve beklentileri ortaya koyulmuştur. Çalışmada karma yöntem modeli kullanılmıştır. Araşırma, görsel sanatlar dersinin, Türkiye'de sadece resim/resim-iş olarak adlandırıldığı Cumhuriyet döneminden itibaren incelenmesinin yapıldığı betimsel bir araştırmadır. Nitel araştırma fenomonolojik desene dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden; her türlü basılı ve elektronik yayınların literatür taraması yapılarak, ilgili 63 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler ve 4 görsel sanatlar öğretmeniyle yerinde gözlemler gerçekleştirilmiştir. Gözlemler ve görüşmeler içerik analizine tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Görsel sanatlar eğitimine yönelik orijinal birer algı ölçeği ve beklenti ölçeği hazırlanıp uygulanmıştır. Ölçeklerin puanlandırılmasından sonra SPSS 22.0 programında tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ile bulgular elde edilmiştir. Betimsel araştırma ile görsel sanatlar dersinin çağın yenilikleri paralelindeki değişimi anlatılmıştır. Analizler, paydaşların görsel sanatlar eğitimine yönelik genel algısının; el becerisini geliştirmek, hayal gücünü geliştirmek, duygu ve düşüncelerin aktarılmasını sağlamak yönünde olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Görsel sanatlar eğitimine yönelik beklentilerde ise paydaşların hem bu eğitimden hem de birbirlerinden ne bekledikleri ortaya konulmuştur. Hepsinin hemfikir olduğu tek husus, işini severek yapan bir görsel sanatlar öğretmenin bu eğitimi vermesi gerektiğidir. Bunun yanı sıra görsel sanatlar eğitiminin teknik beceri kazandırması, haftada 2 ders saati olması, malzeme ihtiyaçlarını kolayca giderebilecekleri, müzik eşliğinde çalışabilecekleri bir ortamda yapılması başlıca beklentiler arasındadır.

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+1
Sinem Alpaslan Asiltürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar eğitiminde sanatçı odaklı etkinliklerin öğrenci performansına etkisi: Bedri Rahmi Eyüboğlu örneği

Bu araştırmada Türk sanatının 20. yüzyıldaki önemli temsilcilerinden biri olan, sanatın birden çok alanında üretim yapmış, bunları yaparken de içinde bulunduğu toplumun kültüründen etkilenen Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yaşamı ve sanatından yola çıkılarak ortaokul görsel sanatlar dersinde ne tür etkinliklerin yapılabileceği ve bu etkinliklerin öğrenci performansına etkisi incelenmiştir. Araştırma, sanatın birden çok türünde eser veren sanatçıların sayıca az olduğu düşünüldüğünde Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun sanatını tüm yönleriyle tanıtması, öğrencilere salt bir sanatçı örneği sunmaktan öte dönemin özellikleri, sanatçının düşünce yapısı, edebi kişiliğiyle ve sanatıyla geçmiş ve gelecek arasında bir sanatçının nasıl köprü görevi üstlenebileceğini göstermesi nedeniyle önem arz etmektedir. Bu amaçla 7. sınıf görsel sanatlar dersi öğrencilerine Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun sanatıyla ilişkili olarak hazırlanan etkinlikler yaptırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden, gözlem ve görüşme tekniği ile nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları Adana'daki, bir ortaokulda 7. Sınıfa devam eden 40 öğrenciden oluşmuştur. Katılımcılara Bedri Rahmi'nin eserlerinden yola çıkılarak hazırlanan; İç İçe Geçmiş Figürler, Motif Tasarımı, 3 Boyutlu Nesneler üzerine Resim (Atık Malzeme Üzerine Çalışma) ve Mektup Zarfı Tasarlamadan oluşan 4 farklı etkinlik yaptırılmıştır. Araştırma sonucunda gözlem, görüşme ve ürün değerlendirme formundan elde edilen verilerden, öğrencilerin büyük çoğunluğunun İç İçe Geçmiş Figürler etkinliğinden keyif aldıkları görülmüştür. Resimlerin jüri tarafından değerlendirilmesi sonucunda Atık Materyal Üzerine Çalışma etkinliğinden en nitelikli sonuca ulaşıldığı görülmüştür. Böylelikle öğrencilerin farklı etkinliklerden daha çok keyif aldıkları, öğrenmeye istekli oldukları ve çok yönlü bir sanatçı tanıyarak örnek bir sanatçı benimsedikleri bu doğrultuda çalışmalarında daha özgür oldukları görülmüştür. Görsel sanatlar eğitiminde uygulanan sanatçı odaklı etkinliklerin irdelenmesi, ihtiyaçlara ve gelecekte yapılabileceklere dair fikir verebilecek güncel bir çalışma olmasının, alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Bedri Rahmi Eyüboğlu, sanat eğitimi, görsel sanatlar dersi, sanat

Eyüboğlu, Bedri RahmiEğitim etkinliğiGörsel sanatlar+5
Sinem Seğmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul görsel sanatlar dersinde sanat eserleriyle bağ kurmanın aracı olarak ekfrasis

Bu araştırma, sanatsal bir eleştiri türü olarak kabul edilen "ekfrasis"in ortaokul görsel sanatlar dersi kapsamında, öğrencilerin sanat eserleriyle bağ kurmasında bir araç işlevi görebileceği düşünülerek yürütülmüştür. Çalışma aynı zamanda, ekfrasis türünün ortaokul görsel sanatlar dersi kazanımlarına bir öneri niteliğinde tasarlanmıştır. Yapılan araştırmanın nihai bulgularının sanat eğitimi etkinliklerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma, deneysel bir çalışma olarak 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Adana ili Pozantı ilçesinde bulunan bir ortaokulun (Pozantı Atatürk Ortaokulu) 7. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya; 10 kişi deney grubunu, 10 kişi kontrol grubunu oluşturacak biçimde belirlenen iki şubeden toplamda 20 öğrenci katılmıştır. Veriler uzman görüşleriyle oluşturulan ön test ve son test formu aracılığıyla elde edilmiştir. Ön test ve son test formları; betimleme, çözümleme, yorumlama, yargı süreçlerine ait toplamda 13 açık uçlu soru içermektedir. Uygulama aşaması için planlanan süreç doğrultusunda deneysel çalışma için iki grup seçilmiş; bu grupların biri deney grubu, diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Kontrol grubuyla görsel sanatlar dersi müfredatında yer alan eleştiri yöntemi kullanılarak (betimleme, çözümleme, yorumlama ve yargı aşamalarından oluşan Feldman Eleştiri Modeli) eleştiri etkinlikleri yapılmış ve süreç boyunca mevcut kazanım yönergesi dışına çıkılmamıştır. Çalışmada esas işlemin uygulandığı ve etkisinin ölçülmeye çalışıldığı grup deney grubu olmuştur. Bu doğrultuda deney grubuyla "ekfrasis" eleştiri türü kapsamında eser incelemeleri yapılmış ve bu süreç toplamda 6 haftada tamamlanmıştır. Kontrol ve deney grubu öğrencilerinin yazdıkları metinlerde içerik analizi yapılmıştır. Aynı zamanda bulgular nicelleştirilerek de betimlenmiştir. Deney grubunun süreç içerisinde yaptığı ekfrasis türünün gereği olarak sanat eserine kendinden bir hikâye ekleme, ayrıntıları kurguyla bütünleştirme gibi yaklaşımlarda bulunduğu son testlerin analizleri ile kontrol grubunun Feldman'nın geliştirdiği eleştiri modeline dayalı gerçekleştirdikleri eleştiri metinleri arasında dikkate değer bir farklılık gözlenmiştir. Deney grubunun sanat eserlerinden bir öykü, şiir ya da hikâye türetme çalışmaları esere daha derinlemesine bakmalarını sağlamıştır. Esere daha derinlemesine bakma eylemiyle birlikte; sanatçıyla, eserdeki öznelerle empati kurma eğiliminin daha güçlü olduğu saptanmıştır. Çalışmanın sonucunda deney grubu daha önce karşılaşmadıkları ekfrasis türünü denemekten çok keyif aldıklarını belirtmiş ve yeni eser incelemeleri için gönüllü olmuşlardır. Süreçte elde edilen ekfrastik metinler söz konusu yaş grubundan beklenenin üzerinde olmuş, bu durum katılımcıların eser analizi konusunda cesaretini artırmıştır. Ekfrasis sayesinde öğrencilerin yeni eser incelemelerine sıcak bakması, eser ayrıntılarını merak etmeleri ve araştırmaya gönüllü olmaları deney grubunun bu tür aracılığıyla sanat eserleriyle bağ kurduğunun göstergesi olarak kabul edilmiştir. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, çalışmanın yeni ve farklı açılarla ele alınabilecek araştırmalarına önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ekfrasis, görsel sanatlar dersi, sanat eğitimi.

EkfrasisGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+4
Nurdan Cenik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışma, çağdaş sanatın 1960'dan günümüze kadar olan sürecini sanat, sanat akımları, sanatçı, eser ve sanat ortamı ilişkileri bağlamında ele alarak analiz etmek ve görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemek amacındadır. Yaşadığımız dönem içerisinde çağdaş sanatın öğelerinin tanımlanamayacak kadar kapsamlı bir uygulama ve kuramsal alana yayıldığı görülmektedir. Bu doğrultuda çağdaş sanat pek çok disiplin alanını içerisinde barındırır. Günümüzde çağdaş sanatın karmaşık ve disiplinler arası yapısı felsefe, sosyoloji, estetik gibi farklı disiplin alanlarına ilişkin bilgi birikiminin varlığını gerektirmektedir. Bu yapı bileşenlerine bağlı sanatın bu dönüşümü, sanatın, sanatçının, sanat eserlerinin, sanat ortamı koşullarının ve düşünce yapılarının yeni estetik değerler kapsamında algılanması ve analiz edilmesi gibi sanat eğitimi süreçleri büyük önem teşkil etmektedir. Araştırma literatür taraması şeklinde gerçekleştirilmiş ve çağdaş sanatın görsel sanatlar dersindeki yerine ilişkin veriler ve görsel sanatlar öğretmenlerinin görüşlerine dayalı olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırma, nitel araştırma desenlerinden literatür taraması kullanılarak çağdaş sanat ve görsel sanatlar eğitimi ile ilgili her türlü yazılı, basılı yayınlar ve web kaynakları incelenerek gerçekleştirilmiştir. Sonrasında ortaöğretim 11. sınıf görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemek amacı ile 8 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. 28 görsel sanatlar öğretmeninin görüşlerine başvurularak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler neticesinde katılımcıların çoğunluğu 11. sınıf görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına ders programında yer verdiğini belirtmiştir. Ancak görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yeterli düzeyde yer verilmediği ve derse yönelik öğrenci motivasyonunun düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Görsel Sanatlar Eğitimi, Çağdaş Sanat, Küreselleşme, Ortaöğretim 11. sınıf.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiKüreselleşme+4
Songül Dündar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim görsel sanatlar eğitimi dersinde konu seçiminin sınırlandırılmasının öğrenci başarısına etkisi (Atatürk Anadolu Lisesi örneği)

Bu araştırmada: Ortaöğretim 9. sınıf görsel sanatlar eğitimi dersi öğrencilerine, konuda sınırlılık getirmenin resim çalışmaları üzerinde etkileri değerlendirmeye alınmıştır. Ayrıca her resim çalışması sonunda öğrenci tutumları değerlendirilmiştir.Araştırmada bilimsel araştırma yöntemi olarak, deneysel yöntemlerden biri olan Tek Grup Sontest Modeli kullanılmıştır. Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinden 49 kişilik bir grup oluşturulmuştur. Bu gruba iki farklı çalışma yaptırılmıştır. İlk çalışmada öğrenciler serbest bırakılarak konuya ve tekniğe kendileri karar vermişlerdir. Aynı gruba ikinci bir çalışma olarak konu ve teknik önceden sanat eğitimcisi tarafından belirlenmiş olup öğrenci sınırlandırılmak istenmiştir. Her uygulamanın sonunda öğrencilerin tutumlarını öğrenmek amacıyla tutum ölçeği testi uygulanmıştır. Öğrenci tutumlarının, çalışmalara etkisinin olup-olmadığı tutum ölçeği ile desteklemek istenmiştir.Verilerin analizinde t-testi, Mann-Whitney ve Wilcoxon testi uygulanmıştır. İstatistiksel analiz sonuçları bu amaçla kullanılan istatistiksel paket programlarından biri olan SPSS.15 programı ile bilgisayar ortamında elde edilmiştir.Araştırma evrenini, Ankara ili Yenimahalle ilçesine bağlı ortaöğretim okulları oluşturmaktadır. Örneklemini ise Ankara ili Yenimahalle ilçesine bağlı Ankara Atatürk Anadolu Lisesi Ortaöğretim görsel sanatlar eğitimi dersi alan 49 kişilik 9. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Araştırma sonucunda: Ortaöğretim 9. sınıf görsel sanatlar eğitimi dersinde, konuda sınırlılık getirmenin öğrencilerin başarılarına olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Görsel Sanatlar Eğitimi, Ortaöğretim, Sınırlılık, Başarı

BaşarıGörsel sanatlar eğitimiKonu seçimi+3
Semra Çelik
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğrenim gören öğrencilerin estetik tercihleri

Bu araştırma yükseköğrenim gören öğrencilerin estetik tercihlerini belirlemek amacı ile planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Konya ili Selçuk Üniversitesi örneklemini ise Selçuk Üniversitesinden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 8 fakülte ve 2 meslek yüksekokulundan, 1000 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Uygulanan anketlerden geçerli olan 836'sı değerlendirilmiştir.Bu araştırmada, nicel desenle betimsel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Örneklem grubuna farklı veri toplama araçları tatbik edilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Görsel Sanatlar ve Görsel Sanatlar dersiyle ilgili görüşlerini belirlemek için anket, estetik tercihlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla beşli Likert tipi tutum ölçeği uygulanmıştır.Buna göre, nicel veriler ayrı ayrı toplanmış ve puanlanmıştır. SPSS 15 (Statiscal Package for Social Sciences) ve paket yazılımlarından faydalanılarak frekans (0. aritmetik ortalama (X), t-testi, Chi-Square Test uygulanmış; madde analizi yapılmış "Estetik Kuramlara Ait Görsellerin Tercihlerinin Anlaşılması" için de varyans analizi (Anova) yapılmıştır Yapı geçerliliğini kontrol etmek için de faktör analizi uygulanmıştır. Anket formunun güvenirliği için iç tutarlılık katsayısı olan "Cronbach Alpha'' hesaplanmış ve elde edilen veriler sonuçta bir araya getirilmiştir.Bulgulara göre, araştırma kapsamına alınan öğrencilerin kitsclı'e ait görselleri tercih düzeyleri sanat yapıtlarına ait görselleri tercih düzeylerinden daha yüksek bulunduğu belirlenmiştir. Katılımcıların, estetik kuramlarına ait görsellerden, yansıtmacı estetik kurama ait görselleri birinci derecede yüksek işlevsel estetik kurama ait görselleri ikinci derecede yüksek anlatımcı estetik kurama ait görselleri üçüncü derecede orta biçimci estetik kurama ait görselleri ise en düşük düzeyde tercih etmiş oldukları saptanmıştır.İstatistik, üniversiteli öğrencilerin daha önce aldıkları Görsel Sanatlar öğretimine, yaşlarına, cinsiyetlerine göre kitsch ve sanat yapıtlarına ait görsellere ilişkin tercih düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunduğunu göstermektedir. Ancak ailelerin gelir düzeyleri ile sanat yapıtına ilişkin tercih düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.Bütün bu verilerden katılımcıların tercihlerine bakılarak, daha önce alınan sanat eğitiminin, öğrencilerin estetik tercihlerinde etkili olduğu görülmüştür. Parsons'un estetik gelişim basamaklarına göre öğrencilerin çoğunlukla 2'inci ve 3'üncü aşamalarda değerlendirildiği, 4'üncü aşamaya çıkabilen öğrenci sayısının azınlıkta kaldığı anlaşılmıştır. Bu bulgular ışığında estetik öğretimine yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar Sözcük ve Kavramları: Estetik Tercih, Estetik Kuramlar, Sanat Eğitimi, Kitsch.

EstetikGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+6
Mustafa Cevat Atalay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin eğitsel oyunlarla görsel sanatlar dersine olan ilgilerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin eğitsel oyunlarla görsel sanatlar dersine olan ilgilerini ve görsel algılarını geliştirmektir.Yapılan bu araştırmada eğitsel oyun yönteminin, çocuğun görsel sanatlar dersine olan yaklaşımına katkısı konu edilmiştir. Öğretimde strateji yöntem ve teknikleri, Görsel Sanatlar Eğitimi, Çocuk Resimleri bu konuların birbirleri ile olan bağlantıları bölümler halinde incelenmiştir. İlköğretim müfredatında verilen kazanımlar dikkate alınarak ön test ve son test hazırlanmıştır. Geçerlilik güvenilirlik analizi ile nihai ön test soruları elde edilmiş ve ilkokul 4. sınıf öğrencilerine ön ve son test uygulanmıştır. Elde edilen verilerin yanı sıra oransız eleman örnekleme yöntemi ile seçilen deney grubundan 3, kontrol grubundan 3 olmak üzere toplamda 6 sanatsal ürün değerlendirme kriteri ile puanlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırmada betimsel istatistik yöntemi ve karşılaştırmalı istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Verilerin analizi için sosyal bilimler alanlarında sıkça başvurulan istatistiksel paket programlardan SPSS 16.0 sürümü kullanılmıştır. Anket verilerine soru analizi ve güvenilirlik analizi uygulanmış ve ileri istatistiksel yöntemlerden t-testi ile örnek ortalamalarının eşitliği test edilmiştir.Yapılan değerlendirme kapsamında eğitsel yöntemin uygulama süresi ve uygulama şekli incelenmiştir. Değerlendirme sonucunda eğitsel oyun yönteminin çocuğun görsel sanatlar dersi etkinliklerinde katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan ön test ve son test, sanatsal ürün değerlendirme ve gözlemlerle eğitsel oyun yönteminin etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitsel oyunlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+3
Arzu Duman
Gazi University
2013
00

Related subjects