Vocational high schools
Bu konu başlığı altında 178 tez
Mesleki ve teknik ortaöğretim yönetici ve öğretmenlerinin mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşleri
Bu araştırmada mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin nasıl olduğunun cevabı aranmıştır. Kavramsal alt yapının oluşturulmasına dönük olarak öncelikle özelleştirme kavramı ile ilgili siyasi, iktisadi ve toplumsal alanlarda alan yazın taraması yapılmıştır. Bunun ardından özelleştirme ile ilgili eğitim alanındaki algılara yönelik alan yazın taraması yapılmıştır. Tüm bunlarla beraber araştırmanın konusunu oluşturan mesleki eğitim ile ilgili alan yazın taramasının yapılmasıyla beraber özelleştirme ve mesleki eğitim konusu ele alınmıştır. Nicel araştırma yönteminin tercih edildiği çalışma için araştırmacı tarafından mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşler ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek araştırma için gereken verileri toplayacak toplumsal fayda, insan kaynakları ve finansman olmak üzere üç boyutlu bir model oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan tüm öğretmenler içinde 378 öğretmen oluşturmuş ve araştırmaya katılan 484 öğretmenin görüşleri değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde mesleki eğitimde özelleştirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin tüm boyutlarda olumlu olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin verdiği cevaplar göz önünde bulundurulduğunda özelleştirme ile ilgili en büyük kaygının toplumsal fayda boyutunda yaşandığı anlaşılmıştır.
Mobil öğrenme: Meslek yüksekokullarında bilginin yeniden yapılandırılması üzerine bir durum çalışması
Bu araştırmada meslek yüksekokullarında mobil öğrenmenin uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, araştırmacı tarafından bir mobil öğrenme ortamı tasarlanmıştır. İç Anadolu bölgesinde ilçe merkezinde yer alan bir meslek yüksekokulunda yürütülen araştırma, öğrenenlerin başarmakta zorlandığı gözlenen "Algoritma ve Programlamaya Giriş" dersi kapsamında yapılmış ve araştırma verileri 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Bu çalışma, 36 kişilik öğrenci grubuyla başlamış ve araştırmanın derinlemesine yapılabilmesi için amaçlı örneklem seçimi yöntemiyle 6 kişilik katılımcı grubuyla sürdürülmüş nitel bir durum çalışmasıdır. Ayrıca, katılımcılar bizzat araştırmacı tarafından 14 hafta boyunca gözlenmiş ve durum çalışmasının veri tabanını oluşturan araştırmacı günlüğü, bireysel görüşmeler nitel veri analizi ile değerlendirilmiştir. Buna ek olarak; çalışmada, anket sonuçları ve mobil öğrenme ortamının kullanımına ilişkin veriler de sunulmuştur. Sonuç olarak, geliştirilen mobil öğrenme ortamının öğrenenlerde derse yönelik olumlu tutum geliştirmeye katkı sağlamada, derse katılım motivasyonunu arttırmada ve öğrenen-öğrenen, öğrenen-öğreten iletişimini kolaylaştırma bağlamında olumlu sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Ancak, olumsuz etkiler de gözlenmiştir, bunlar; aktif katılımın zamanla düşmesi, geliştirilen ortamın sınava yönelik bir çalışma ve sohbet ortamı haline gelmesi, öğrenme amacından sapma ve teknik problemler gibi olumsuz etkilere rastlanmıştır. Benzer şekilde, öğrenenlerin mobil öğrenme ortamını faydalı ve motive edici bulduğu buna rağmen ders başarılarına etki etmediği de gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: mobil öğrenme, meslek yüksekokulları, durum çalışması
İşitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesi
İBu araştırmanın amacı işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmaya katılanlar, üç fizik dersi öğretmeni, iki rehber öğretmen, bir okul yöneticisi, işitme yetersizliği olan üç öğrenci ve ebeveynleri, üç normal işiten öğrenci ve ikisinin ebeveynidir. Araştırma verileri saha gözlemleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve belge inceleme ile toplanmıştır. Veriler araştırma süreci sonunda çeşitli analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiş olup, meslek lisesinin özellikleri, meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimi, meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimi ve meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanması temalarına ulaşılmıştır. Meslek lisesinin özelliklerine ilişkin bulgular incelendiğinde, sınıflarda işitme yetersizliği olan öğrencilere uygun fiziksel ortamların sağlanamadığı, okula TEOG sınavı sonrasında daha çok akademik düzeyi düşük öğrencilerin geldiği, işitme yetersizliği olan öğrencilerin de buna dahil oldukları, psikolojik ve ailevi sorunlar yaşayan öğrencilerin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ancak lise sonrasında özellikle işitme yetersizliği olan öğrencilere ilişkin işletmelerde özel gereksinimli personel çalıştırma zorunluluğu, meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş ve E-KPSS ile devlet memurluğuna girme haklarının bulunduğu ifade edilmektedir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin derslerini yönetmeliklere uygun biçimde planladıkları ve haftalık ders saati sayısının düşük olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Ayrıca derslerini çoğunlukla doğrudan anlatım yöntemi, soru-cevap ve ödev verme stratejileri kullanarak ve problem çözme etkinliği desenleyerek yürüttükleri sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan okulda laboratuvar bulunmadığı, derslerde deney yapılmadığı, öğretim materyali olarak çoğunlukla resmi ders kitabından yararlandıkları ifade edilmektedir. Değerlendirme sürecinde ise yine yönetmeliklerde yazılı olan sayıda sınav yaptıkları ve sınavlarda farklı türde sorular sordukları belirlenmiştir. Son olarak öğretmenler tarafından özellikle normal işiten öğrencilerin akademik düzeylerinin çok düşük olduğu ifade edilmiştir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların genel olarak kaynaştırma eğitimine ilişkin olumlu tutum içinde oldukları ve okullarda belirli düzeyde kaynaştırma ekibi oluşturulduğu belirlenmiştir. Ancak katılımcılar teorik olarak kriterlerin belirlenmiş olmasına rağmen özellikle sınıflardaki özel gereksinimli öğrenci mevcudu, cihaz kontrolü ve bakımı, özel gereksinime yönelik ortam düzenlenmesine ilişkin sorunlar yaşandığını vurgulamışlar ve önerilerde bulunmuşlardır. Katılımcıların üzerinde durduğu diğer sorunlar kriterlerine uygun BEP desenlenmediği ve destek eğitim hizmetlerinin ise hiç sağlanmadığı olmuştur. Ayrıca hem rehber hem de fizik öğretmenlerinin işitme yetersizliği olan çocukların eğitimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve konuya ilişkin hizmetiçi eğitim çalışması yapılmadığı belirlenmiştir. Meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanmasına ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde fizik öğretiminin planlanma, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde işitme yetersizliği olan öğrencilere özel bir çalışmanın yapılmadığı, zaten öğretmenlerin de konuya ilişkin bilgilerinin olmadığı, öğrencilerin derse katılımının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca işitme yetersizliği olan öğrencilere göre ise özellikle öğretmenlerin sözel anlatımları sırasında dersi takip etme konusunda zorluk yaşadıkları, zaman zaman gürültü nedeniyle duymakta zorlandıkları, sadece tahtaya yazılan bilgileri defterlerine geçirebildikleri ifade edilmiştir. Diğer taraftan akranları ile iletişim kurdukları ve özellikle derste kaçırdıkları konulara ilişkin işbirliği yaptıkları belirlenmiştir Anahtar Sözcükler: İşitme yetersizliği, Fizik öğretimi, Kaynaştırma, Mesleki eğitim, Durum çalışması.
Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin sosyal hareketliliğine ilişkin profilleri: Eskişehir ili örneği
Araştırmanın amacı, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin sosyal hareketlilik beklentileri ile mesleki ve teknik ortaöğretim süreci arasındaki ilişkileri Eskişehir örneğinde incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Veriler, Eskişehir'de 7 mesleki ve teknik Anadolu lisesinden 12. sınıf öğrencisi 797 kişiden anket, 8 öğrenci, 8 mezun, 9 öğretmen olmak üzere 25 kişiden yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilmiştir. Nitel ve nicel araştırma verileri, eş zamanlı toplanmış ve analiz edilmiş, iki veri grubuna da eşit düzeyde ağırlık verilmiştir. Sosyoekonomik ve sosyokültürel özellikleri bakımından kısıtlı imkânlara sahip ailelerden gelen öğrencilerin meslek liselerine, kısa zamanda meslek ve gelir elde etme beklentisiyle yöneldikleri ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin, mesleki becerilere dayalı sermaye biçimine yatkınlık geliştirme, akademik becerilere dayalı sermaye biçimine mesafe koyma eğilimlerinin güçlü olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin, meslek liselerini tavsiye etme eğilimlerinin zayıf ancak fırsat verildiğinde tekrar tercih etme eğilimlerinin güçlü olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin, kısa sürede çalışma hayatına atılmayı kolaylaştırma ve iş gücü piyasasında tercih edilmeyi sağlama olasılığı bakımından meslek liselerini bir sığınak olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin, çalışma koşulları rahat, prestij ve gelir düzeyi yüksek işler kazandırma ve yüksek öğretime geçişi kolaylaştırma olasılığı bakımından meslek liselerini bir tuzak olarak algıladıkları ortaya çıkmıştır. Sığınak ve tuzak şeklinde betimlediğimiz algı formlarının iç içe geçtiği, kesiştiği ve birbirini dışlamadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin sosyal hareketlilik beklentilerinin yatay yönde, sınırlı düzeyde olduğu ve bu beklentilerin şekillenmesinde mesleki eğitimin, tek başına olmasa da etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin beklentileri ile mevcut toplumsal koşullarının da önemli düzeyde örtüştüğü tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Eğitim, mesleki ve teknik eğitim, eğitim sosyolojisi, sosyoloji, sosyal hareketlilik, toplumsal tabakalaşma.
Meslek lisesi öğretmenlerinin öğrenme güçlüğü hakkındaki bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapmakta olan öğretmenlerin öğrenme güçlüğü hakkındaki bilgi düzeyleri çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. 334 öğretmenin katıldığı araştırma Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama amacıyla "Öğrenme Güçlüğü Bilgi Formu" öğretmenlere araştırmacı tarafından bizzat ulaştırılmıştır. Öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi düzeylerini ve bu bilgi düzeyine etki eden değişkenleri ortaya koymak amacıyla nedensel-karşılaştırma araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Betimsel analizlerle birlikte T testi ve ANOVA gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda öğretmenlerin branşlarının, kaynaştırma eğitimi kapsamında sınıflarında herhangi bir yetersizlik alanına sahip öğrencinin eğitim görmüş olmasının ve daha önce özel eğitimle ilgili bir hizmet içi eğitime katılmış olma değişkenlerinin öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi düzeylerinde anlamlı bir etkiye sahip olduklarına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi eksikliklerinin giderilmesi için lisans eğitimleri sırasında öğrenme güçlüğünün özel eğitim dersi haricinde bir ders olarak okutulması gerektiğine ve mezun olmuş öğretmenler için hizmet içi eğitime ihtiyaç duyulduğuna ilişkin verilere ulaşılmıştır.
Ortaöğretim mesleki eğitimi muhasebe ve finansman alanında işletmelerde beceri eğitimi uygulamalarının hizmet kalitesi üzerine bir araştırma
Türkiye'de ortaöğretim mesleki eğitiminde kalite sorunlarının giderilmesi ve yaygınlaştırılma çabaları devam etmektedir. Bu çabalara destek olunabilmesi için ortaöğretimde, muhasebe ve finansman alanında okuyan 12. Sınıf öğrencilerinin işletmelerde beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik olarak öğrenci odaklı beklentilerinin ve algılarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Öncelikle öğrencilerin beklentileri, SERVQUAL Yöntemiyle beklenti ifadeleri kullanılarak tespit edilmiştir. Eğitim sona erdiğinde aynı ifadeler kullanılarak, aynı öğrencilerin algıları belirlenmiştir. İşletmelerde beceri eğitiminin öznesi ve müşterisi konumundaki öğrencilerin, hizmet kalitesinden beklenti ve algılarının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilmiştir. Çalışma, İstanbul'da üç, Eskişehir ve Kütahya'da birer okulda olmak üzere toplam beş mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, muhasebe ve finansman alanında 12. Sınıfta işletmelerde beceri eğitimi alan 426 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerinin beceri eğitimi hizmet kalitesine yönelik beklenti ve algılarında anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını tespit etmek için ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin staj yeri (beceri eğitimi aldıkları kurum), eğitim bölgesi ve mesleki lisesi tercih sebebi değişkenlerinde beklenti boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmazken, hizmet kalitesi algı boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde tarım bölümünü seçen öğrencilerin beklentilerinin değerlendirilmesi üzerine bir araştırma: Bursa ili örneği
Verimi yüksek, yoğun ve başarılı bir ekonominin altyapısını oluşturan en önemli unsurlardan biri donanımlı, gelişime açık, başarılı ve yaratıcı iş gücü ile olacağı bilinmektedir. Bunun yolu da en ince ayrıntısına kadar düşünülüp planlanmış mesleki formasyondan geçmektedir. Kişiye seçeceği meslek dalıyla alakalı tarım, sanat, teknik, otomotiv, endüstri sanayisi gibi bilgi, beceri ve kabiliyeti kazandırmak, seçtiği dalda kendini geliştirmeyi planlamak, mesleki ve teknik eğitimin ana yapı taşını oluşturmaktadır. Mesleki eğitim bireylerin kişisel gelişimi, mesleki yeterlilik ve toplumda yer edinmesi için önemli bir geçiş kapısıdır. Mesleki ve teknik liselerinin kuruluş amacına yönelik olarak; ülkenin ve bulunduğu yörenin değişen şartlarına uyum sağlayabilen, problemle karşılaştığı zaman analitik düşünebilen, analiz edip doğru çözümler bulan, sorumluluk alabilecek mesleki donanıma sahip, iyi düzeyde iletişim kurabilen takım çalışmalarına uyumlu, seçmiş olduğu branşta yenilikleri takip eden, donanımlı ve vasıflı ara eleman yetiştirmektir. Bu araştırma meslek liselerinde tarım bölümünü tercih eden öğrencilerin demografik yapısını, öğrencinin sahip olduğu demografik yapının okula karşı tutumlarını ne düzeyde etkilediği, Türk eğitim sisteminde tarım meslek liselerinin bulunduğu konumu değerlendirilmesi, nitelikli eleman olarak kendilerini geliştirmeleri için imkânların sağlanma durumlarını ve öğrencilerin meslek seçimi yeterliliğinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda 113 öğrenciye anket uygulanmıştır. Anket sonucunda edindiğimiz veriler tanımlayıcı istatistik ve Ki-kare hipotez yöntemleri kullanılarak yorumlanmıştır. Tarım bölümünü seçen öğrencilerin tutumları irdelenerek ortaya çıkan durumlar sonuç bölümünde belirtilmiştir.
Ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin memnuniyetini etkileyen faktörlerin incelenmesi
Dünya ekonomisi, ülkemiz ekonomisini de içine alan bir değişim içindedir. Bilgi çağının yarattığı bu ortama, işletmelerin ayak uydurabilmeleri için, uygun enerji bileşenine olan talebi kaçınılmaz olmuştur. İşletmecilik alanında yaşanan bu durum, üretim faktörlerinin yanı sıra zaman, teknoloji ve bilgi unsurlarının da optimum düzeyde kullanılmasını gerekli kılmıştır.İş hayatının istekleri doğrultusunda belli standartlara sahip çalışanların, planlı bir şekilde eğitilmeleri, eğitimleri ile ilgili işlerde çalışmaları ve ekonomik yaşamı olumlu yönde etkilemeleri beklenen bir durumdur.İşletme dili olarak nitelendirilen muhasebe, değişimleri izleme, adapte olma, bilgi üretme işlevi ve ekonomik planlara kaynak olma yönüyle gelecekte dahi popüler olma özelliği taşımaktadır.Günümüz şartlarında muhasebe alanındaki çalışanların kalitesinde; bilgi ve beceri yönüyle, eğitim büyük önem taşımaktadır. İnsan kaynaklarının niteliği, mesleki eğitim ile ilgilidir.Ülkemizde muhasebe alanında verilen eğitim, orta öğretim kurumlarında başlar. Orta öğretimde muhasebe eğitimi, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ticaret meslek liselerinde verilmektedir. Öğrencileri ticari hayatta hazırlayabilmek amacı ile eğitim ve öğretimlerini incelemek, bu anlamda önem arz etmektedir.Bu çalışma, ticaret meslek liselerinde muhasebe eğitimi alan öğrencilerin okul memnuniyeti, işyeri memnuniyeti ve kendi memnuniyetlerini etkileyen faktörleri inceleyerek, ulaşılan sonuçlar ile muhasebe eğitiminin kalitesi hakkında bilgi vermeyi amaçlamıştır.
Meslek yüksekokullarında muhasebe eğitimi ve iş dünyasının beklentilerine göre yapılandırılması
Gelişmiş ülkeler iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücünü, uluslararası tecrübelerden de faydalanarak iç dinamiklerine göre oluşturdukları mesleki eğitim metotlarıyla karşılamaktadırlar. Üniversite-sektör işbirliği temeline dayalı eğitim uygulayan ülkeler, sadece okula dayalı eğitim uygulayanlar ve her iki anlayışı da benimseyen ama sürekli arayış içinde olan ülkeler bu hedefi üç farklı sistemle gerçekleştirmektedirler. Türkiye' deki mevcut sistem daha çok okula yani teorik eğitime dayalı olanıdır.Bu çalışmada yapılan anket uygulamasıyla, Türkiye'de iş dünyasının Meslek Yüksekokullarındaki muhasebe eğitiminden beklentileri ve karşılaştıkları başlıca sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. Sorunlar; meslek elemanlarının eksik kaldığı konular, ders içeriklerinin güncel olmaması, stajların yetersizliği, mezunların iş adaptasyonu, eğitimcilerin güncellenmiş bilgi eksikliği, üniversite-sanayi-sektör ilişkisinin yetersizliği şeklinde sıralanabilir.İş dünyasının beklentileri ve çağdaş muhasebe eğitiminin gerekliliği olarak, muhasebe eğitiminin yeniden yapılandırılmasıyla, mezun öğrencilerin eğitim düzeylerinin iş dünyasında istihdam edilecekleri seviyeye getirilmesi beklenmektedir. Bunun için muhasebe eğitiminin amacı, yönetimin yapısı, kariyer planlama merkezi kurulması, öğrencilerin seçilmesi ve durumu, eğiticilerin durumu, öğretim teknikleri, staj uygulaması ve son olarak üniversite-sektör ilişkileri bir bütün olarak çalışmada ele alınmıştır. Belirtilen bu öğelerle muhasebe eğitimi; etkin bir yapıya ulaşacak, çağdaş düzeye çıkacak ve ülke gereksinimlerini karşılayacak muhasebeciler yetiştirecektir. Bu eğitim ise, iş dünyasının rekabet gücünü arttıracak ?ara kademe? insan gücünü oluşturan muhasebecilerin de yetiştirileceği Meslek Yüksekokullarında verilecektir.
Örgüt iklimi ve örgütsel sinizm ilişkisi: Kütahya merkez meslek liseleri üzerine bir araştırma
Örgüt iklimi örgütsel koşulları, çalışanları ve yönetim uygulamalarını içeren dinamik bir etkileşim sürecinin yansımasıdır. Örgüt iklimi, genel olarak örgütün havası, çalışanlar arasındaki samimiyet, duygusal güç, ait olma, motivasyon düzeyi, kişilikler, yönetsel uygulamalar ve liderlik tarzı hakkında bilgi veren bir kavramdır. Örgütsel sinizm, öğretmenlerin okul örgütüne karşı negatif bir tutumudur. Öğretmenlerin okulun kararlarına ve işlemlerine karşı bir inançsızlık; niyetlerine güvenmeme ve yöneticilerinin gerçek karakterlerini yansıtmamaları inancı olarak tanımlanmaktadır. Yöneticilerin sinizminin sebep ve sonuçlarını bilmeleri örgütteki başarı ve var ise sinizmin olumsuz sonuçlarını en etkili ve en uygun bir şekilde yönetme imkanı vermektedir. Örgütsel sinizmi etkileyen faktörlerin bilinmesi ya da algılanması yöneticilerin bu konuda duyarlı olup olumsuz sonuçlar doğurabilecek adım atmalarına engel olmaktadır. Bu araştırma meslek lisesi okullarında örgütsel iklim ile örgütsel sinizm arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı içerisinde, Kütahya merkezinde bulunan, meslek lisesi okullarında yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel İklim, Sinizm, Örgütsel Sinizm.
Türkiye'de mesleki tekinik eğitim, Meslek Yüksekokullarına sınavsız geçiş projesi ve Kütahya Meslek Yüksekokulunda bir uygulama
ÖZET Dünyada, her konu ve alanda olduğu gibi bilim ve teknolojide oluşan çok hızlı gelişmeler küresel bilgi toplumunun oluşmasına hızlandırmıştır. Bu gelişmelerin paralelinde Türkiye'de teknolojiyi kullanabilecek nitelikli insan gücü gereksinimi ortaya çıkmış ve bu gereksinimin karşılanabilmesi için orta ve yükseköğretimde Mesleki Teknik Eğitim 'in (M.T.E.) yaygınlaştırılması çalışmalarına başlanılmıştır. Yükseköğretim bünyesi içerisinde M.T.E. yaygınlaştırılması önlisans eğitim programlan ile gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunun için 10 Temmuz 2001 'de 4702 Sayılı Kanun T.B.M.M.'den geçirilmiş ve 24458 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak Meslek Yüksekokullarına Sınavsız Geçiş (M.S.G.) Projesinin ilk adımlan atılmıştır. Bu proje kapsamında 2002-2003 Eğitim-Öğretim yılında öğrenci alımına başlanılmıştır. Bu proje ile dört yıllık fakülteler önündeki yığılmaların da azaltılması amaçlanmıştır. M.S.G. Projesinden yararlanarak gelen ve orta öğretimin devamını okuyan öğrencilerin sınavla gelen öğrencilere göre hem teorik hem de uygulamalı derslerde başarılı olamadıkları görülmektedir. Bu uygulamadan doğan sorunların ve olumsuzlukların giderilebilmesi için M.Y.O.'na gelecek olan öğrencilerin belirli bir elemeden geçirildikten sonra bu okullara yerleştirmenin yapılması uygun olacaktır. Bu amaçla çalışmamızda M.T.E. ile ilgili kuramsal bilgiler verilerek M.S.G. Projesinin uygulanması ve sorunla rı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla çalışmamızın birinci bölümünde; M.T.E.'in önemi, genel kavranılan ile Avrupa Birliği, Amerika ve Japonya 'daki uygulamaları üzerinde durulmuş ve karşılaştırmlalar yapılmış, ikinci bölümde; Türkiye'deki M.T.E.'in tarihsel gelişimi, amaçlan, ilkeleri, önemi, orta öğretim ve yüksek öğretimdeki yapılanma sistemi, üçüncü bölümde; Türkiye'deki M.T.E.de yeniden yapılanmayı gerektiren nedenler, amaçlar, ilkeler, yeni yönelimler ile M.S.G. Projesi, dördüncü bölümde ise; Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Meslek Yüksekokulu'nda 500 öğrenci ile yapılan anketin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bulgular verilmiştir.
Ortaöğretim mesleki okullarda ders envanteri olarak film gösteriminin eğitim-öğretimdeki etkisi
Son yıllarda Türkiye'de ve dünyada ekonomik alanda yaşanan değişim ve gelişmeler sonucu nitelikli işgücüne ihtiyaç artmıştır. Ortaöğretimde üniversite sınavlarına hazırlanan genç nüfusun artması, üniversite mezunu işsizlerin çoğalması Milli Eğitim Bakanlığını farklı arayışlara itmiştir. Bunun sonucunda teknik ve mesleki liselere ağırlık verilmiş, öğrencilere meslek kazandırılmaya çalışılmıştır. Öte yandan sanayi ve iş sektörlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücü de sağlanmıştır. Bununla birlikte mesleki ve teknik okullarda uygulamalı verilen derslerde istenen başarının sağlanması yolunda çeşitli yöntemler aranmıştır. Bunlardan biri de internet, akıllı tahta, projeksiyon ve televizyonların sunduğu olanaklardan yararlanarak film gösterimiyle eğitim yapmaktır. Bu çalışmada; film gösterimiyle eğitim ve öğretimin öğrencilere daha kalıcı bilgiler sunduğu ve eğitimlerini geliştirdiği iddiasına yanıt aranmaktadır. Ortaöğretimde öğrencilerin sosyal medyaya fazla zaman ayırıp ilgi göstermeleri öğrenmenin ve kendini geliştirmenin önünde bir engel gibi durmaktadır. Bu açıdan görsel ve sanal olanın öne çıkarılmasıyla tekniki ve mesleki okullarda köklü bir eğitim ve öğretim verilebilir mi sorusuna yanıt aranmaktadır. 20. yüzyılın başlarından itibaren sinema filmlerinin başta askeri alanlar olmak üzere birçok alanda eğitim amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Türkiye'de filmle eğitimin tarihsel gelişimi, günümüzdeki uygulamaları ve filmde temsil-ideoloji etkisi de mesleki liseler bağlamında irdelenmektedir. Bu çalışmanın sonunda kısa film yapımıyla ilgili de kısaca yapım süreçleri sunulmaktadır. Çalışmada literatür ve arşiv araştırması yapılmış, meslek liselerindeki öğrencilerinin anketleri nitel ve nicel analize tabii tutulmuştur. Film yapımı süreçleri ile ilgili yönetmen, senarist, yapımcılar ve çekim ekiplerinde yer alan uzmanlarla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır.
Sağlık meslek lisesi öğrencilerinin benlik algı düzeyleri ile empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin empatik eğilim ve empatik beceri düzeyleri ile benlik algı düzeyleri, sınıf düzeyleri, mesleği tercih şekli ve bölüm değişkenleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla empatik eğilim düzeyleri ve empatik beceri düzeyleriyle ilgili olmak üzere iki grupta alt amaçlar geliştirilerek yanıt aranmıştır. Araştırmaya Diyarbakır ilinde bulunan D.Ü. Tıp Fakültesine bağlı Sağlık Meslek Lisesi'ne devam eden I. ve IV. sınıflardaki 150 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan tüm bireylere Kişisel Bilgi Formu ile birlikte Dökmen'in "Empatik Eğilim ölçeği" ve "Empatik Beceri ölçeği", ayrıca İnanç tarafından Türkçeye çevirisi yapılan "Offer Benlik İmajı Envanteri" uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, benlik algı yüksek ve düşük olanların empatik eğilim ve empatik beceri puan ortalamaları karşılaştırılmış, ortalamalar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı t testi ile sınanmıştır. Bulguların değerlen dirilmesinde anlamlılık düzeyi.05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre benlik algı düzeyi düşük olan bireylerin empatik eğilim düzeyleri benlik algısı yüksek olanlara göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Laboratuvar bölümünde okuyan öğrencilerin hemşirelik bölümünde okuyan öğrencilere göre empatik beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'deki eğitime etkileri
Bu araştırmada yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'deki eğitime etkisi konusunda Çankırı il merkezindeki meslek liselerinde görev yapan idareci ve öğretmenlerin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemiyle yapılmış olup araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır, araştırmanın verileri, betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Literatür incelendiğinde çalışmaların ilk ve ortaokul seviyesinde olduğu ve çalışmaların çoğunun yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye'de eğitime uyum konusunda yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine olduğu görülmüştür. Lise seviyesinde yabancı uyruklu öğrencilerin en çok eğitim gördüğü meslek liseleri ile ilgili ve Türkiye'deki eğitime etkisi ile ilgili bir çalışmaya ulaşılamamıştır. Bu kapsamda çalışma grubu olarak 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı il merkezindeki meslek liselerinde görev yapmakta olan 3 idareci, 6 kültür ve 6 meslek ders öğretmeni belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin ve yöneticilerin yabancı uyruklu öğrencilerin lise seviyesinde genellikle meslek liselerinde eğitim görmelerine ilişkin olarak; dil yetersizliği nedeniyle uygulama derslerinin çok olması, üniversite eğitiminden çok meslek edinme hedefleri olması, sınıf geçmenin daha kolay olduğunun düşünülmesi, yerleştirmede karar verenler tarafından meslek liselerine yönlendirilmeleri tespit edilmiştir. Okullarda eğitime kabul edilmeden önce Türkçe eğitiminden geçirilerek başarılı olanların örgün eğitime dahil edilmesinin hem yabancı uyruklu öğrenciler hem de Türk öğrenciler için önemli olduğu, yabancı uyruklu öğrencilerin üniversiteye yerleştirme sürecinde tanınan hakların pozitif ayrımcılık olarak görüldüğü ve öğrenci ve öğretmenlere kapsayıcı eğitim verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Meslek lisesi öğrencilerinin sağlık hizmetleri alanını tercih nedenlerinin incelenmesi: Çankırı ili örneği
Bireyin kendine uygun mesleği seçmesi, toplumda işini isteyerek yapması, mesleğinde ilerlemesi, mutlu ve verimli bir şekilde yaşamını sürdürmesi bakımından önemlidir. (Sarıkaya, 2009). Bu çalışmada Sağlık Hizmetleri alanında öğrenim gören öğrencilerin alanı tercih etme nedenlerini saptamak amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini Çankırı Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri alanı 9, 10, 11 ve 12. Sınıfında öğrenim gören 305 öğrenci oluşturmaktadır. Sağlık alanında eğitim gören bireylerde, bu alana özgü birtakım nitelikler bulunması gerekmektedir. Araştırmada sağlık hizmetleri alanını tercih eden öğrencilerin, bu alanı isteyerek tercih edip etmedikleri sorgulanmıştır. Bu amaca yönelik olarak verilerin toplanmasında Özcan (2017) tarafından hazırlanan veri toplama aracı bu çalışma kapsamında kullanılmış ve alan yazına dayalı olarak soru eklemesi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin %70'i çekirdek aileye sahiptir, ailelerin gelir düzeyi 2000-5000 lira arasındadır. Eğitim seviyesi; annede ilkokul, babada lise ve dengi bir okuldur. Öğrencilerin %67'si okulunu değiştirmek istediğini, %64,6 oranında okudukları alanla ilgili bilgilerinin olmadığı, buna karşın %44,6 oranında alanını kendi istekleri ile tercih ettikleri belirlenmiştir. Okul tercihinde öğretmenlerinden yardım alan öğrencilerin oranı %12 düzeyindedir. Bulgularda kız ve erkek öğrencilerin her ikisinde de kısa sürede meslek sahibi olma isteği okul tercih nedenlerinde ilk sıradadır. Çalışmaya katkı sağlayan 9.sınıf öğrencileri ile 12.sınıfa geldiklerinde görüş ve tutumlarındaki farklılıkların karşılaştırılması amacıyla tekrar bir araştırma yapılması alana katkı sağlayacağı için bu alanda çalışanlara önerilmektedir. Benzer bir çalışmanın bölgesel farklılıkları ortaya koyacak nitelikte farklı bölgelerde yapılmasının da konuya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenleri ve kültür dersi öğretmenlerinin mesleki etkinlikler ve kişisel özellikler açısından kendilerini ve birbirlerini algılamaları
Bu araştırmada, meslek liselerinde görev yapan ?Meslek Dersi? ve ?Kültür Dersi? öğretmenlerinin mesleki etkinlikler ve kişisel özellikler açısından ?Meslek Dersi? ve ?Kültür Dersi? öğretmenlerini algılamaları incelenmiştir. Çalışmada ayrıca, bu algıların cinsiyet ve öğretmenlerin çalıştıkları meslek lisesi türüne göre farklı olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkez ve Ceyhan ilçesinde bulunan 12 meslek lisesinde görev yapan 202'si kadın, 222'si erkek toplam 424 meslek dersi ve kültür dersi öğretmeni ile yapılmıştır. Öğretmenlerin mesleki etkinlikler ve kişisel özelliklerle ilgili kendilerine ve birbirlerine yönelik algıları, çalışma kapsamında geliştirilen ?Öğretmen Özellikleri Değerlendirme Ölçeği? ile ölçülmüştür. Elde edilen veriler, SPSS 11.5 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde, Faktör Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve t testi kullanılmıştır. Sonuçlar yorumlanırken 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır.Araştırma sonucunda, Kültür Dersi Öğretmenlerinin Meslek Dersi Öğretmenlerine göre ?Kültür Dersi Öğretmenlerine? yönelik olumlu kişisel ve olumlu mesleki algılarının daha yüksek; olumsuz kişisel ve olumsuz mesleki algılarının daha düşük olduğu bulunmuştur. ?Meslek Dersi Öğretmenlerine? ilişkin algılarda ise Meslek Dersi Öğretmenlerinin Kültür Dersi Öğretmenlerine göre olumlu özelliklerde daha yüksek algılara; olumsuz özelliklerde ise daha düşük algılara sahip olduğu soncuna ulaşılmıştır.Cinsiyete göre, kadın öğretmenlerin olumlu kişisel ve olumlu mesleki algılarının erkek öğretmenlere göre yüksek; olumsuz kişisel ve olumsuz mesleki algılarının erkek öğretmenlere göre düşük olduğu tespit edilmiştir.Meslek lisesi türüne göre, Endüstri Meslek Lisesinde çalışan Meslek Dersi Öğretmenlerinin ?Kültür Dersi Öğretmenlerini?, diğer meslek liselerinde çalışan Meslek Dersi Öğretmenlerine göre daha olumsuz algıladığı saptanmıştır. Ayrıca, İmam Hatip Lisesinde çalışan Kültür Dersi Öğretmenlerinin, ?Meslek Dersi Öğretmenlerine? yönelik olumsuz mesleki algılarının, Endüstri Meslek, Ticaret Meslek ve Sağlık Meslek liselerinde çalışan Kültür Dersi Öğretmenlerinin algılarından anlamlı şekilde düşük olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Meslek Lisesi, Meslek Dersi Öğretmeni, Kültür Dersi Öğretmeni, Sosyal Algı, Mesleki Etkinlik, Kişisel Özellik.
Ticaret ve meslek liselerine yardımcı modül destek yönetim sistemi
Bu çalışmada, Ticaret ve Meslek Liselerinde uygulanan modüler eğitimde eğitim materyali olarak kullanılan, ders modüllerine destek olarak hazırlanmış web tabanlı portal yazılımı geliştirilerek, bu portal teknik yapı, görsellik ve eğitsel özellikler yönünden değerlendirilmiştir.Araştırma için hazırlanan anket, Adana ili Seyhan bölgesindeki Çobanoğlu Ticaret ve Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri öğretmenleri ile Muhasebe ve Finansman öğretmenlerinden oluşan 40 kişilik bir örneklem gruba uygulanmıştır.Yazılımın geliştirilmesinden önce modüler eğitim sistemi ve eğitim materyali olarak kullanılan modüller ve modüllerin içerikleri hakkında ön bir araştırma yapılmıştır. Alınan görüşlere göre Ticaret ve Meslek Liselerinde ders materyali olarak kullanılan modüllerin yetersiz olduğu saptanmıştır. Bu doğrultuda modüldestek web portalının hazırlanmasının yararlı olduğu düşünülmüş, yazılım internet ortamında http://www.moduldestek.com adresinde yayınlanmış ve örneklem grubun kullanımına sunulmuştur.Araştırma sonucunda portal, modüllere destek olarak tüm yönleriyle başarılı bulunmuştur. Ancak görsellik yönünden; sayfalardaki yönlendirmelerle ilgili %25, renklerin kullanımıyla ilgili %12,5, yazılımın uzun süre sıkılmadan kullanılması konularında %25 oranında olumsuz görüş bildirilmiştir.Portalın amacına ulaşması ve yaygınlaşması için öğrenciler ve öğretmenler tarafından bir ya da birkaç dönem kullanılması, yeterli dönüt alınması için uygun olacaktır. Ayrıca bu portalın MEGEP bünyesinde modülleri hazırlayan birimler tarafından değerlendirilmesi daha fazla yarar sağlayacaktır.
Technical and vocational high school students' attitudes to language learning in Iskenderun
English as an international means of communication is a language appreciated by individuals to keep pace with today?s rapidly changing world. Similarly, students need to learn English to get benefit from it in their future lives. Even though English has been taught starting from primary school, students attending vocational and technical high school seem to face some problems in developing language skills. Additionally, there appears lack of enough research in this field. Therefore, the purpose of the study primarily was to determine the attitudes of 10th grade vocational and technical high school students toward learning English as a foreign language in relation to school section, school type, gender, department, taking English for Specific Purposes (ESP) courses, and purpose to learn English.This study was conducted with 472 10th grade vocational and technical high school students attending three schools in İskenderun, Hatay. The research was designed by utilizing a mixture of qualitative and quantitative methods. A questionnaire including 30 items on attitudes was used to collect data. The quantitative data were analyzed using SPSS 17.0 statistical program and content analysis was used in order to interpret the qualitative data.Analysis of the quantitative data revealed that vocational high school students had mildly positive attitudes toward learning English. A statistically significant difference was found between Anatolian high school sections and high school sections of vocational high schools in terms of attitudes toward learning English. Students in Anatolian high school section were observed to have mildly positive attitudes toward learning English while those in high school section to have neutral attitudes. In terms of gender, a statistically significant difference was not found between females and males. Females were observed to have mildly positive attitudes toward learning English while males exhibited neutral attitudes. In relation to school type, department, taking English for Specific Purposes (ESP) courses, and purpose to learn English, a significant difference was found among students? attitudes toward learning English.Analysis of the qualitative data revealed that although vocational school students considered learning English important for instrumental reasons, they did spend no necessary efforts to improve their English.
Osmanlı Devleti'nde kız sanayi mektepleri
Osmanlı İmparatorluğu'nda XIX. yüzyılın ikinci yarısında başlayan sanayide modernleşme ve makineleşme süreci, sanayi sektörüne teknik eleman yetiştirme bi-çimlerinde değişikliğe yol açmıştır. Eski dönemlerde usta-çırak ilişkisine dayalı ele-man yetiştirme modeli yerine yeni gelişen sanayi sektörlerine adapte olacak personelin yetiştirilmesine gayret edilmiştir. Öncelikli amacı kimsesiz ve yetim çocukları koruma olan ve temeli 1863 yılında Niş'te Mithat Paşa tarafından atılan Islahhâneler, yapılan düzenlemelerle Sanayi Mektepleri olarak Osmanlı Devleti'nin teknik elemanlarını yetiştirmeye başlamıştır. Bu çalışma, Osmanlı Devleti'nde eğitim sürecine kız çocuklarının da dâhil edilmesiyle tesis edilen Kız Sanayi Mekteplerini ele almaktadır. Bu mektepler sanayide modernleşme sürecine kız çocuklarını dâhil ederek, hem aile hayatında kendine yetebilen hem de topluma katkı sağlayan özgüveni olan ve kendi ayakları üzerinde durabilen kadınları yetiştiren bir eğitim kurumu olmuştur. Bu araştırma ile günümüzde Kız Meslek Liselerinin selefi durumunda olan Kız Sanayi Mekteplerinin Türk Eğitim Tarihindeki yeri ve önemi tespit edilmiş öte yanda Yakın Çağ Türk Tarihinde kızların mesleki eğitim alanındaki rollerine yer verilmiştir.
A study on the professional burnout of efl teachers at vocational and technical anatolian high schools in Adana
The aim of this study is to determine the burnout levels of the ELT teachers working at Vocational and Technical Anatolian High Schools in terms of demographic variables and certain elements which might effect the level of burnout and to try to determine the factors causing burnout. 110 teachers working at Vocational and Technical Anatolian High Schools in central part of Adana (Seyhan, Çukurova, Sarıçam, Yüreğir) participated in this research. This study is based on a mixed research design, using both qualitative and quantitative research methods. Demographic Information Form containing 20 questions which have been prepared by the researcher to get information about the personal characteristics of the research group, "Maslach Burnout Inventory (1981)" which involves 22 questions developed by Maslach to measure burnout, and a semi-structured interview technique were utilized. The quantitative data obtained from the questionnaire wereanalyzed by statistical software 17 (SPSS). Moreover, the qualitative data collected using the Demographic Information Form and semi structured interviews were analyzed through content analysis to support the quantitative data. Results revealed that EFL teachers who are working in Vocational and Technical Anatolian High Schools in Adana have a high level of burnout. The data analysis implicated that burnout existed among EFLteachers with 49 high level of burnout, followed by 37 moderate level, and 24 low. Additionally, on the basis of independent samples' test scores and Anova results, it can be implicated that there is no significant difference in gender, age, marital status, educational background, work experience in terms of burnout. As a result of the detailed study and analysis of the data findings from semi structured interviews, it was found that student-related factors dominate other challenges. The findings also show that work overload, administrative staff, physical environment, and lack of autonomy in decision making are associated with teacher burnout. In order to prevent and reduce burnout levels, some suggestions were also included in the study. Keywords: Burnout, burnout dimensions, vocational and technical high school, teacher
A study on perceived needs of vocational school students learning English
The aim of this study is to investigate English language needs of students who are studying in vocational schools of health services and learning English as a foreign language. This study is conducted to reveal the perspectives of currently enrolled students, teachers and administrators of the schools in terms of English language education offered in these institutions. The schools that are analyzed in this research are part of Çukurova University, Adana located in the southern part of Turkey. Data are collected via questionnaires and semi structured interviews with the participants. Semi structured interviews are carried out with the teachers and administrators in order to understand their perceptions towards students' language needs. Convenient sampling is used and data are analyzed both qualitatively and quantitatively. In the light of the results, it is found out that English language needs of the students are not met sufficiently and even if the instructors who teach the courses try to address the needs of the learners, the program is not applied by analyzing needs and in terms of English for specific purposes. To conclude, there needs to be a curriculum addressing the learners' needs. Keywords: Needs analysis, English for general purposes (EGP), English for specific purposes (ESP).
Meslek dersi öğretmenlerinin mesleki gelişimi üzerine bir olgubilim çalışması
Bu araştırma Milli Eğitim Bakanlığına bağlı meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin mesleki gelişim olgusuna bakış açılarını açıklamaya çalışan nitel bir araştırmadır. Araştırma olgubilim desenine göre yürütülmüştür. Araştırmada amaçlı örnekleme türlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi seçilmiştir. Aydın ilinde bulunan meslek liselerinde görev yapan meslek dersi öğretmenlerinden gönülülük esasına dayalı olarak altısı kadın, sekizi erkek, toplam 14 meslek dersi öğretmeni belirlenmiş ve bu öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır. Betimsel analiz ve içerik analizine tabi tutulan verilerden elde edilen bulgulara göre meslek öğretmenleri, mesleki gelişimi, kendini yenilemek, kurslara katılmak, kendini güncellemek, hizmet içi eğitim almak, gündemi takip etmek, yeniliklere uyum sağlamak, alanyazın taramak, yeni şeyler öğrenmek, çağa ayak uydurmak, teknolojiye uyum sağlayabilmek olarak tanımlamaktadırlar. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre meslek öğretmenleri, meslek hayatlarının ilk yıllarında mesleki anlamda gelişime ihtiyaç duyarken, ilerleyen yıllarda bu ihtiyaç özel alan bilgisine doğru kaymıştır. Öğretmen görüşlerine göre düzenlenen mesleki gelişim etkinliklerinin eksik tarafları, farkındalığın olmaması, sürenin yetersizliği, içeriğin çok yoğun ya da yetersiz olması, eğitmenlerin yeterli bilgiye sahip olmaması, eğitimlerin içeriklerinin eski olması, sunumların sıkıcı olması, eğitimlere ulaşımın zor olması, eğitimlere amacı dışında katılım gösterilmesi ve öğretmenlerde öğrenmeye karşı direnç oluşması şeklinde ifade edilmiştir. Öğretmenler, mesleki gelişimlerine yönelik olarak üniversitelerle işbirliğine gidilmesini, yüksek lisans yapma isteklerinin okul yönetimleri tarafından desteklenmesini, sektör ile işbirliğine gidilerek yenilikleri ve alanlarıyla ilgili gelişmeleri takip etmek istediklerini söylemişlerdir. Araştırmada öğretmenlerin mesleki gelişimi önündeki engellerin öğrenci hazırbulunuşluğunun yetersiz olması, uygulama alanlarının yetersizliği, fiziki şartların olumsuzluğu, öğrenci güdülenme düşüklüğü, yönetsel yaklaşım, okula öğrenci seçim şekli, iş yükü fazlalığı veli önyargısı ve ilgisizliği olarak tanımlandığı görülmüştür. Ağırlıklı olarak sınıf mevcutlarının azlığı, okul yönetiminin desteği, öğrenci hazırbulunuşluğunun oluşu ve kişisel güdülenmelerinin meslek dersi öğretmenlerinin mesleki gelişim anlamında öğretmenleri motive ettiği öğrenmen ifadelerinden anlaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki gelişim kavramını genelde hizmetiçi eğitim, kurs, seminer ya da temel hazırlayıcı eğitim olarak düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerine yönelik ihtiyaçlarını, olumsuz düşüncelerini, planlarını ve önerilerini sunarken farkında olmadan mesleki gelişimin farklı etkinliklerle de yapılabileceği gerçeğine ulaştıkları görülmüştür.
Meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarının çatışma eylem stilleri algıları ile örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişki
Örgütlerin amaçlarına ulaşabilmesi için en büyük hedef, örgütün verimliliğinin arttırılmasıdır. Örgütte ki bireylerin sahip oldukları nitelikler, bu hedefe ulaşmayı sağlayan basamaklardan birini oluşturabilmektedir. Bireylerin birbirleriyle olan iletişimleri ise yine bir başka basamak olarak karşımıza çıkmaktadır. Üniversite gibi sadece beyin gücüyle hedeflerine ulaşabilen örgütlerde bireylerin performanslarını etkileyebilecek en önemli unsurlardan biri çalışanlarının birbirleriyle olan iletişimidir. Son yıllarda özellikle üniversitelerin meslek yüksekokullarında yaşanan bireyler arası çatışmaların, bireylerin üniversitelere olan bağlılığını etkilediği düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı; öğretim elemanlarının kullandığı çatışma yönetimi stratejilerinin, örgütsel bağlılığa etkisi olup olmadığını ve bağımsız değişkenlere göre farlılık gösterip göstermediğinin ortaya konulmasıdır. Örgütlerde çatışma ve çatışmanın yönetimi üzerinde yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen ve günümüzde modern bir anlayışa erişen önemli sayıda araştırma ve yazın ürünleri bulunmaktadır. Bu çalışmada araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın ulaşılabilir evrenini Aydın Adnan Menderes Üniversitesine bağlı Meslek Yüksekokullarında çalışan 106 öğretim elamanları oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çatışma Eylem Stilleri Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS 25.0 programı ile yapılmıştır. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler frekans (f), yüzde (%), ortalama (X̄), standart sapma (SS), en az ve en fazla değerler olarak belirtilmiştir. Araştırmada ilk olarak ölçeklerin normal dağılım hipotezine uyup uymadığı çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakılmak suretiyle tespit edilmiş ve parametrik test yöntemleri tercih edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında ise çalışmaya dahil olan öğretim elemanlarının cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, akademik unvan ve kurumdaki görev süresi dağılımları incelenmiş ve belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan regresyon modelinin çatışma eylem stilleri, örgütsel bağlılığı pozitif yönde ve istatistiki bakımdan anlamlı yordadığı ve diğer değişkenler sabit tutulduğunda, öğretim elemanlarının çatışma eylem stilleri düzeyindeki bir birimlik artış, örgütsel bağlılık düzeyinde 0,183'lük bir artış sağladığı saptanmıştır. Öğretim elemanlarının çatışma eylem stillerinin, örgütsel bağlılık noktasında farklı gruplarla çalışılması, başka kurumlarda, çalışanlar için kendilerini geliştirme ve yükselme olanakları verilmesi, sadece akademisyenlerin değil diğer mesleklerden de görüşler alınıp örgütsel bağlılık meydana getirmenin öneminin bilinmesi ve çeşitli zamanlarda çatışma stilleri ve örgütsel bağlılıkla alakalı çalışmalar yapılması .gibi önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'deki meslek yüksekokullarındaki Almanca derslerinde mesleki terimlerin aktarımı
Günümüzde yabancı dil derslerinde klasik ders modellerinin yanı sıra alternatif ders modellerinin de kullanılması dikkate alınması gereken bir olgudur. Yabancı dil öğretiminde yöntem çeşitliliği dilsel yeti ve becerilerin ediniminin hızlandırılmasına ve geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Geleneksel ders modelleri, geçmişte ve günümüzde kabul gören bir olgu olmasına rağmen, alternatif ders modellerinin kullanımı ile, yabancı dil derslerinin başarılı bir şekilde şekillendirilmesi ve uygulanması sağlanabilir. Bu çalışmanın amacı, Turizm bölümlerinde öğrenim gören öğrencilere, turizm alanına ait olan mesleki terimlerin ve iletişim durumlarının alternatif alıştırmalar yardımıyla etkin aktarımını gerçekleştirmektir. Böylelikle öğrenciler kendilerine mesleki açıdan faydalı olabilecek terimleri iş yaşamlarında kullanabilecek imkana sahip olabileceklerdir. İnteraktif ders planlaması ile turizm alanına ait olan kelimeler, cümleler, diyaloglar ve terimler araştırılmış ve Almanca derslerinde kullanılmıştır. Bu çalışmada turizm alanına ait olan mesleki terimlerin öğretimi teorik ve deneysel bağlamda incelenmiştir. Aksaray Üniversitesinde iki adet Meslek Yüksekokulu'nun (Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu ve Güzelyurt Meslek Yüksekokulu) Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünde Almanca dersi bulunmaktadır. Bu çalışmada deney ve kontrol grubu oluşturulmuş, ilgili kelime ve terimlerin aktarımı kontrol grubunda geleneksel alıştırmalarla, deney grubunda ise alternatif alıştırmalarla gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere içerisinde turizm alanına ait kelimeler olan ön test ve son test uygulanmıştır. Sonuca ulaşabilmek için ise elde edilen verilen karşılaştırılmış ve analiz edilmiştir. Deney grubunda alternatif alıştırmalar uygulanmış, öğrenciler yaratıcı ve bireysel bir şekilde çalışmış, pozitif bir şekilde desteklenmiştir. Kontrol grubunda ise geleneksel alıştırmalar uygulanmıştır. Kontrol grubunda öğretmen ön planda, deney grubunda ise öğrenci ön planda bulunmuştur. Çalışmaya veri elde edebilmek amacıyla Mann Whitney U-Testi ve Wilcoxon-İşaretli Sıra Testi yapılmıştır. Deney ve kontrol grubunun ön test ( u= 59,5 p> .05) ve son test (u=55 p> .05) puanları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Fakat grupların sıra ortalamaları incelendiğinde deney grubunun son test sıra ortalamasının (11,75) ön test sıra ortalamasına göre (15,57) arttığı görülmektedir. Bu nedenle, alternatif alıştırmaların deney grubunda anlamlı bir fark gösterip göstermediğini incelemek amacıyla Wilcoxon-İşaretli Sıra Testi uygulanmıştır. Analiz sonuçları, ön test ve son test arasında anlamlı bir farklılık göstermiştir. ( z=2,668, p<,05). İstatiksel sonuçlar, deney grubunun son testte kontrol grubuna göre daha başarılı olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak, alternatif alıştırmaların kelime öğreniminde başarı getirdiği söylenilebilir. Bu sonuç dikkate alındığında başarılı bir öğrenme için öğrencilerin ilgi ve deneyimlerinin dikkate alındığı, farklı yöntemler ile yaratıcı bir biçimde şekillendirilen ve öğretmenin rehber olarak destekte bulunduğu derslerin büyük öneme sahip olduğu söylenebilir. Bu sonuçtan yola çıkılarak Mesleki Almanca derslerinde kelime öğretiminde alternatif alıştırmalarla daha başarılı olduğu söylenilebilir.