Historiography

179 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Contemporary political history of Afghanistan according to Khaled Hosseini's books

Afghanistan's political history has always been an important and interesting issue for writers, especially political history of the last 30 years of Afghanistan, because it has a lot of changes and mutations, so different writers with different views has written about it. In other side the international acclaim from Khaled Hosseini novels (The Kite Runner and A Thousand Splendid Suns), shows that political-historical realities about Afghanistan in these novels are interesting for people in the world, and make them curious about Afghanistan. Even some peoples believe that these political- historical realities along with extensive advertising made these novels' reputation. (But we should consider that facts which mentioned in novels have been offered with good literary and artistic features.) In this study, after a short review of these novels, and also historical and political realities of Afghanistan, I want to accordance events in these novels with Afghanistan's political history. This study seeks to evaluate contemporary political history of Afghanistan according to Khaled Hosseini's novels. In this study I want to understand the political history of the country in the last half century, what happened in this period and how, on the other hand want to check whether the facts mentioned in Hosseini's novels completely true and matches with the other books in field of Afghanistan's political history or not? Has Khaled Hosseini written according to his own perception of historical events, or novels are consistent with the facts? To obtain this offer and achieve the purpose of research, I will use different books from Afghan and foreign writers and also evaluate every single political event which mentioned in the novels and other books.

AfghanistanHosseini, KhaledNovel+4
Ehsan Ahmad Najm
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Julius Reiner'in "Muhammed und der İslam" eserinin siyer açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma, 1871-1930 tarihleri arasında yaşayan Dr. Julius Reiner'in 1907 yılında kaleme aldığı "Muhammed und der İslam" isimli eserini, onun Hz. Peygamber'e ve İslam'a yaklaşımını Siyer bağlamında ele almaktadır. Akademisyen olmasına rağmen Reiner, bu eseri Alman toplumuna yönelik popüler tarzda kaleme aldığı için bilimsel ilkelerden yer yer ödün vermiştir. Bu bağlamda o, İslâm dini ve Hz. Peygamber hakkında sahip olduğu önyargılar hasebiyle yanlış bilgiler ve ideolojik yaklaşımlar sergilediği görülmektedir. Bu sebeple eserde özellikle problemli gördüğümüz kısımlar, İslam Tarihi kaynakları ölçüsünde tahlil edilmeye çalışılmıştır. Tezimizin ilk bölümünde, Oryantalizm ve Alman oryantalizmi kavramlarının hem anlam alanı, hem de tarihsel serencamına konumuz ölçüsünde değinilmiştir. Ayrıca Reiner'in Hayatı, eserleri ve yaşadığı dönemde köşe taşı mesabesinde olan oryantalistlerin Siyer ve İslam tarihine yönelik çalışmaları ele alınarak, bu bağlamda Reiner'in kendisinin ve eserinin konumu tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde, Reiner'in eseri içerisinde İslam, Kur'an, Sünnet ve Ehl-i Kitab konularında yaptığı yorumlar ve bu yorumlar bağlamında bizim değerlendirmelerimiz bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise, Reiner'in eseri çerçevesinde Cahiliyye, Mekke, Medine ve Hz. Peygamber'in şahsiyeti ile ilgili görüş ve değerlendirmelerine ve Siyer kaynakları açısından tenkit ve tahlillerine yer verilmiş, Reiner'in Hz. Peygamber ve İslam algısı tespit edilmeye çalışılmıştır. Son olarak, Ek-1'de Reiner'in "Muhammed und der islam" isimli eserinin ve Ek-2'de "Muhammeds Sendung" adlı makalesinin tercümeleri sunulmuştur. Bununla beraber, Ek-3'te ise çalışmamıza katkı sunması amacıyla Hz. Peygamber'in hayatını konu edinen Almanca Siyer çalışmalarının bir bibliyografyasına yer verilmiştir. Anahtar Kavramlar: Oryantalizm, Alman Oryantalizmi, İslam Tarihi, Siyer, Julius Reiner

AlmanlarHz. MuhammedKur'an-ı Kerim+5
Fahrettin Haliloğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Hâmi Danişmend, eserleri ve tarihçiliği

Bu çalışmada Türk tarihine önemli katkılar sunan tarihçi İsmail Hâmi Danişmend'in hayatı, eserleri ve tarihçiliği konuları işlenmiştir. 1889 yılında Merzifon'da doğan İsmail Hâmi Bey, Türk tarihi ve kültürü üzerine oluşturduğu eserlerle birlikte şiirler yazmış, dil çalışmaları ve çeviriler yapmıştır. Eserlerinin büyük kısmını 1955 yılında "vatana ihanet" suçlaması ile yargılandığı Ankara İstiklal Mahkemesi'nden beraat ettikten sonra oluşturmuştur. Eserlerini oluştururken Ayasofya ve Nuru Osmaniye Kütüphanelerinde; Başbakanlık, Osmanlı ve Fetih Cemiyeti arşivlerinde araştırmalar yapmıştır. Eserleri akademik çalışmalar şeklinde olmayıp geleneksel tarihçiliğin özelliğini taşımakta, bu yönüyle de geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de: İsmail Hâmi Danişmend'in çocukluğu, gençliği, tahsil hayatı, çalışma hayatı, evlilikleri, şahsiyeti, siyasi hayatı ve vefatı çalışmalarına yer verilmiştir. İkinci Bölüm'de: İsmail Hâmi Bey'in eserleri yayın tarihine göre verilip daha sonra eserlerinin tanıtımları yapılmıştır. Eserlerinden bağımsız olarak makale ve konferansları konularıyla birlikte tarih sırasına göre verilmiştir. Üçüncü Bölüm'de: İsmail Hâmi Bey'in tarihçiliğinden, eserlerinde işlediği konulardan yola çıkarak görüşlerinden ve oluşturduğu eserlerle Türk tarihine olan katkısından bahsedilmiştir. Anahtar Kavramlar: İsmail Hâmi Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, Milliyetçilik, Türklük, Türk Kültürü.

Danişmend, İsmail HamiEdebi eserlerKitaplar+6
Esma Koç Çaviş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Başhoca İshak Efendi'nin Usûlü's-Siyâğa adlı eserine göre madenler ve top döküm aşamaları

Başhoca İshak Efendi'nin Usûlü's-Siyâğa adlı eseri top dökümüne dair bilgiler vermektedir. Eserin tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1831-1833 tarihleri arasında basıldığı tahmin edilmektedir. Ateşli silahların yapımında kullanılan metaller, top döküm aşamaları ve madenler eserde ele alınmıştır. Özelde Kimya Tarihine genelde ise Bilim Tarihine katkıda bulunma düşüncesinden hareketle İshak Efendi'nin Usûlü's-Siyâğa adlı eserinde yer alan iki makalesi incelenmiştir. Bu doğrultuda top dökümüne dair bilgiler verilmiştir. Kitapta topun yapımında kullanılan metaller anlatılmış ve top döküm aşamaları bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılarak incelenmiştir. İshak Efendi doğu ve batı dillerini bildiğinden Divân-ı Hümâyûn'da tercümanlık yapmıştır. Ayrıca İshak Efendi modern bilimi Osmanlı'ya tanıtan kişi olmuştur. Mühendishâne baş hocalığı yapmıştır. Bu okullarda kimya ve metalurjiye ilişkin bazı bilgiler vermiştir. Top dökümünü anlatan Usûlü's-Siyâğa adlı eserin yayınlanmış olması bunu göstermektedir. Bu eser okullarda ders kitabı olarak okutulmuştur. Fransızca'dan adaptasyon yolu ile Türkçeye çevirdiği eserinin en önemli özelliği ise Osmanlı'da topçuluk ile ilgili yazılmış ilk eser olmasıdır. İshak Efendi eserde kendisinin lüzumsuz gördüğü kısımları çıkarttığını mukaddimesinde belirtmiştir. Usûlü's-Siyâğa'da ilk olarak topun yapımında kullanılacak olan demir, çelik, tunç, bakır ve kalay gibi madenler İshak Efendi tarafından detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Demir konusunu dövme demir ve dökme demir olarak detaylandırmıştır. Toprak kalıbı ve kum kalıbı yapımına da eserinde yer vermiştir. Devamında ise top dökümünün yapım aşamaları verilmiştir. İshak Efendi eserinde top yapımını anlatırken çoğu şeyi tecrübe yolu ile yaptığını belirtmiştir.

Başhoca İshak EfendiBilim tarihiMadenler+6
Merve Uysaler
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Basra'da tarih yazıcılığı (Hicrî ilk iki asır)

Bu çalışma hicrî ilk iki yüzyılda İslâm dünyasının en önemli şehirlerinden birisi olan Basra'daki tarih yazıcılığını incelemektedir. Mezkûr iki asırda Basra, sahip olduğu kültürel ortam ve coğrafî konum itibariyle İslâm düşüncesinin teşekkülüne büyük katkılar sağlamıştır. İlk kelâmî mezheplerin, ilk zühd hareketlerinin ve ilk Müslüman filozofun bu şehirde zuhur etmesi onun İslâm düşüncesinin teşekkülündeki rolünü ortaya koymaktadır. Bu çalışmamız Basra'nın bu zengin ilmî ve kültürel ortamının tarih yazıcılığına etkilerini yine Basralı tarihçiler ve onların eserleri üzrerinden ortaya koymaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde kısaca Basra'nın hicrî ilk iki asırdaki siyasî ve kültürel ortamından bahsedilmiş ardından Basra'da tarihçiliği başlatan etmenler ele alınmıştır. İkinci bölümde Basra'da örnekleri bulunan tarih yazım türleri hakkında bilgi verilerek bu türlere ait eserler tanıtılmıştır. Çalışmanın son bölümü hicrî ilk iki asırda Basra'da yetişen tarihçilerin hayatlarını ve ilmî çalışmalarını ele almaktadır.

BiyografiIrak-BasraOrta Çağ+2
Faruk Yüksel
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Madun Çalışmaları'nın postkolonyal teori bağlamında Avrupamerkezci tarihyazımı eleştirisi

Tezin temel amacı, Avrupamerkezciliğin izlerini sürerek ona yönelik en güçlü eleştirilerden birisi olan Madun Çalışmaları'nın argümanlarını postkolonyal düşünce bağlamında ortaya koymaktır. Bu kapsamda Hegel'in tarih felsefesindeki sorunların eleştirisine aşağıdan tarih yaklaşımının çalışmaları ile başlanmıştır. Avrupamerkezcilik sorunu Aydınlanma ve sömürgecilik faaliyetleri sonrası akademik literatüre yerleşmiştir. Avrupamerkezci tarihyazımının en önemli düşüncelerinden birisi olan Hegel'in dünya tarihi felsefesinde belirlenen tarihsellik ilkeleri, kendinden sonraki tarih düşüncelerini derinden etkilemiştir. Değişen sosyo-kültürel koşullar bu tür tarihyazımının yetersizliklerini sorgulamaya başlamış ve eleştirel düşünceler gelişmiştir. Aşağıdan tarihyazımı gerek Avrupa'da klasik tarihyazımına karşı çıkışları yönüyle gerekse Madun Çalışmaları'na öncülük etmesi nedeniyle tezin son bölümü için bir geçiş niteliği taşımaktadır. Devamında postkolonyal düşüncenin Avrupamerkezci evrensellik anlayışına yönelik eleştirilerine yer verilmiştir. Son kısımda ise postkolonyal düşüncenin bünyesinde incelenen Madun Çalışmaları'nın Hindistan tarihini elitist yazımlardan kurtarmak için gösterdiği çaba ve tarihyazımına yerleşmiş olan Avrupamerkezci epistemolojinin eleştirisi anlatılmıştır.

AvrupamerkezcilikMadunMaduniyet+4
Umut Kaya
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alî b. Muhammed b. İbrâhîm el-Hâzin ve er-Ravz ve'l-Hadâ'ik fî Sîreti Hayri'l-Halâ'ik adlı siyer eseri

Bu tez genel olarak Hâzin el-Bağdâdî'nin (678-741/1241- 1380) er-Ravz ve'l-hadâʾik fî tehzîbi sîreti hayri'l-halâʾik adlı eseri göz önünde bulundurularak rivayetlerin nasıl kullanıldığı incelenmiştir. Çalışmamız giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında tezin konusu, amacı, kapsamı, yöntemi ve kaynaklarına dair bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde Hâzin'nin hayatı, ilmî kişiliği, hocaları, eserleri, yaşadığı dönemin siyasi, ilmî ve kültürel ortamına dair bilgiler, tezin ana konusu olan siyer eserinin daha iyi anlaşılabilmesi için incelenmiştir. İkinci bölümde ise Hâzin el-Bağdâdî'nin er-Ravz ve'l-hadâʾik isimli eserinin genel özellikleri, nüshaları, baskıları, eserin kaynakları ve kaynak kullanımıyla birlikte eserdeki konular sırasıyla ele alınarak muhtevası incelenmiştir. Bunların yanı sıra eserin siyer yazımı açısından yeri ve önemi tahlil edilmiş ve nasıl bir geleneğin devamı olduğu ortaya koyulmaya gayret edilmiştir. Sonuç kısmında ise elde edilen bilgiler ışığında değerlendirmeler yapılmıştır.

Hazin el-BağdadiMemlüklerMemlükler Dönemi+2
Selim Yıldız
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürûrî-i Müverrih'in manzum tarihleri (inceleme-transkripsiyonlu metin s.1-50)

Türk kültür ve medeniyeti içinde önemli bir yer tutan tarih düşürme ve ebcedle ilgili daha önce çeşitli çalışmalar yapılmıştı. Tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen Osmanlı Devleti'nde çokça kullanılan tarih düşürme sanatında, başta Hızır Bey olmak üzere Bursalı Haşimi, Dürrî, Seyyit Vehbî, Kamî, Kırımlı Rahmî, Nedim, Şakir, Raşid ve Enderunlu Fazıl gibi şairler usta kabul edilmektedir. Ancak tarih düşürme sanatı, Adanalı şair Sürûrî'nin adının geçmediği yerde hep eksik kalacaktır. Çünkü Sürûrî, tarih düşürme sahasında çok sayıda ve çok konuda tarih düşürmesiyle diğer şairlerden ayrılmaktadır.Adanalı Şair Sürûrî'nin hayatı, sanatı ve eserleri daha önce çeşitli araştırmaların konusu olmuştu. Tarih düşürülen 322 sayfalık Divan'ın bölümün ilk 50 sayfası incelenmeye muhtaçtı.Türk-İslam kültür ve uygarlığının bir parçası tarih düşürme ve ebcedle ilgili kesin yargılara ulaşmak için, şairlik ve müverrihliğiyle bilinen Sürûrî'nin, Kütahya Belediyesi Mustafa Yeşil Kütüphanesi'nde, 12036 demirbaş numaralı Divân-ı Sürûrî'de geçen tarihlerin bir kısmı (1-50) tarihlerin düşürülüş biçimi ve sebebi açısından incelendi.Edebi metin, insanların hislerine hitap eden, hayranlık uyandıran yönleri itibariyle öğretici metinler farklıdır. Ama bu edebi metinlerin öğreticilik ve hayattan ipuçları sunma yönüne engel değildir. Edebiyatın içinde çok küçük bir yer teşkil etmesine rağmen, tarih düşürmenin de hayata dair çok sayıda ipucunu içinde barındırdığı bir gerçektir. İnsanları ele veren kelimelerse, milletleri de sanat eserleri ele verir. Bu anlayışla incelenen tarih düşürme kıtalarının, sosyal ve siyasal yönlerine de temas edilmeye çalışıldı.İlk 50 sayfası incelenen Divân-ı Sürûrî içindeki tarih beyitlerinin, tarihi açıdan öneminin yanında edebiyat tarihi açısından da kıymetli bir eser olduğu görülmektedir. Sürûrî'nin bu tarihleri düşürürken, onu meşhur edenin sadece ebcedle başarılı tarihler düşürmesi olmadığı, onun aynı zamanda gayet sağlam bir şiir altyapısına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Hatta diğer birçok tarih düşürücünün yanında, farklı tarih düşürme biçimlerini de denediği, bir konuya onlarca tarih düşürebildiği görülmektedir.Çalışmanın, Birinci Bölüm'ünde, Sürûrî'nin hayatı, eserleri ve edebi kişiliği, İkinci Bölüm'ünde tarihlerin konu ve çeşitleri, Üçüncü Bölüm'ünde incelenen metinlerin transkripsiyonlu hali verilmiştir. Dipnotlarda da, adı geçen şahsiyetle ilgili bilgiler verilmiştir.

EbcedManzumelerTarih manzumeleri+4
Şenay Uslu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Târîhu'l-Ya'kûbi'nin tercüme ve değerlendirmesi (Kitâbu't-Târîh II)

İslam Tarihinin önemli kaynaklarından Târîhu'l-Ya'kûbi'nin transkripsiyonu olan çalışmamızın birinci bölümünde kitabın müellifi Ya'kûbî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verdik. İkinci bölümde Ya'kûbî'nin tarihçiliği ve eserin yazılışında takip edilen metodoloji hakkında değerlendirme yaptık. Üçüncü bölümde ise eserin tercümesine yer verdik. Anahtar Kelimeler: Ya'kûbî, Tarihu'l-Ya'kûbî, Kitabu't-Târih

Kitabu't-TarihTarihu'l-Ya'kubiTarihçilik+1
Sedat Seçkin Bozkurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Asım Tarihi'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (2. cilt)

Tarihin herhangi bir dönemine ilgi duyanlar için, o döneme ait kaynakları yazıldığı dilde okuyup anlayabilmek, elbette ki çok önemlidir. Bir tarihi eseri kendi yazıldığı dilde okumak,hem olayları daha iyi kavrayabilmeye hem de yazarının dil bilgisive dili kullanma uslûbu hakkında,bilgi sahibi olmaya sebep olacaktır. Elimizdeki çalışma 1755–1819 tarihleri arasında yaşayan Mütercim Âsım'ın, XIX. yy başı Osmanlı siyasi-sosyal olaylarını konu alarak Osmanlıca kaleme aldığı Âsım Tarihi adlı matbu eserinin transkripsiyonudur.Tezimizin değerlendirme bölümünde eserin belli başlı bazı konuları günümüz Türkçesi ile açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmamız incelendiğinde eserin konu aldığı tarihi dönemle ilgili bilgilere sahip olmakla kalmayıp, eser sahibinin siyasi ve sosyal olaylar ile ilgili kişisel görüşlerive hayatından kesitler de görülebilecektir. Aynı zamanda Âsım'ın kullanmış olduğu zengin vegösterişlerle süslü Arapça, Farsça kelimeler ile ağır ve ağdalı anlatım tarzı da farkedilecektir. Anahtar kelimeler:Osmanlıca, Transkripsiyon, Mütercim Âsım, Âsım Tarihi, III. Selim, II. Mahmut.

Mütercim Asım EfendiOsmanlı DönemiOsmanlı tarihi+4
Buşra Kıdak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Akten Köylüoğlu'nun hayatı ve eserleri

Gaziantep'in kültür hayatına önemli katkılarda bulunan Akten Köylüoğlu, 12 Ocak 1939 tarihinde dünyaya gelmiş olup, Gaziantep'in köklü ve tanınmış ailelerinden Kutlar ailesine mensuptur. İlköğrenimini İstiklal İlkokulunda tamamlamış, akabinde Gaziantep Kız Enstitüsüne başlamıştır. Enstitüden ikinci sınıfta ayrılmak zorunda kalmış, 16 yaşındayken Gaziantep'in ünlü iş adamlarından Ömer Köylüoğlu ile ev-lenmiş, üç çocuk on torun sahibi olmuştur. Hayatını gelenek ve göreneklerine bağlı olarak yaşayan Akten Köylüoğlu, küçük yaştan itibaren ailesi tarafından çok yönlü olarak yetiştirilmesinden dolayı kendisini Gaziantep'in sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlamaya adamıştır. Yaptığı çalışmaları ile Gaziantep kültürünün tanınmasına büyük katkısı olmuştur. Dolayısıyla bu çalışmamızda Akten Köylüoğlu'nun anılarından ve çalışmalarından yola çıkarak Gaziantep'in eski ve bugünkü durumu hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca Akten Köylüoğlu'nun çocukluğu, evliliği, hayata bakışı, gençlere tavsiyeleri, kadınlar konusundaki fikirleri, Gaziantep'teki hamam kültürü, düğünleri, taziye gelenekleri, eski evleri, meslekleri ve büyüklerinden duyduğu kadarıyla Antep harbinde yaşanan olaylar ve hikâyeler hakkında bilgi verilerek, Gaziantep'in kültür hayatına katkıları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akten Köylüoğlu, Gaziantep, Kültür.

BiyografiCumhuriyet tarihiGaziantep+5
Filiz Sofuoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihçi Ahmed Cevdet Paşa'nın XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'ndeki gelişmelere dair tespit ve önerileri

Bu çalışma Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyılda yetiştirdiği en önemli devlet ve fikir adamlarından biri olan Ahmed Cevdet Paşa'nın tarih alanında yazmış olduğu eserlerinden üçünü, Tarih-i Cevdet, Ma'rûzat ve Tezâkir'i temel alarak hazırlanmıştır. Bahsedilen kitaplar incelenerek Cevdet Paşa'nın Osmanlı Devleti'ne ve de özellikle kendi yaşadığı döneme dair tespit, önerileri ve eleştirileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde, çalışmanın konusu, kapsamı ve önemi belirtildikten sonra Cevdet Paşa'nın hayatı ve eserleri incelenmiş, daha sonra XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Osmanlı Devleti'nin siyasi tarihi kısaca işlenmiş en son da Cevdet Paşa'nın ıslahat anlayışı ile onun döneminde yapılan ıslahatlara değinilmiştir. İki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Cevdet Paşa'nın devlet ve hükümet anlayışı ile hizmetinde bulunduğu padişahlar ve dönemin önde gelen devlet adamları hakkındaki görüşleri işlenmiştir. Bölümün devamında onun döneminde saray yönetimi ve bürokraside meydana gelen değişiklikler, bu değişikliklere dair görüşleri en sonra da memuriyet, hariciye, ordu ve taşra yaşamına dair tespit, öneri ve eleştirileri açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Cevdet Paşa'nın Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyıldaki malî, iktisadî hayatına dair tespitlerinden sonra yine bu dönemde sosyo-kültürel alanda yaşanan değişimler ve onun bu değişimleri nasıl değerlendirdiği açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Cevdet Paşa, ıslahat, memur, iktisat, Osmanlı idaresi.

19. yüzyılAhmed Cevdet PaşaDevlet idaresi+5
Cevdet Gören
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Anna Komnena ve tarihçiliği

Bizans İmparatorluk prensesi Anna Komnena, XII. yüzyıl Bizans tarihçileri arasında önemli bir yere sahiptir. İyi eğitim almıştır. BizzatAnna Komnena tarafından yazılan Alexiad, I. Alexios Komnenos'un 1081-1118 yılları arasındaki hareketli saltanat sürecinin öyküsüdür. Anna, Alexios Komnenos ile ilgili bilgilerin dışında, aile üyeleri ve içinde büyüdüğü toplum hakkında da fikir verir. Çalışma tarihsel olayları hem akıcı bir şekilde anlatır hem de okuyucunun gözünde canlandırmasını sağlar. Anna, kendi deneyimlerine yaptığı göndermeler konusunda son derece özneldir; çalışma boyunca bir yazar olarak varlığı hissedilir. Alexiad hem konusu hem yazarı bakımından değerli bir kaynak olup bir ortaçağ kadını tarafından yazılmış ve günümüze ulaşmış önemli bir tarihi materyaldir. Bu tezi oluştururken de özellikle Alexiad üzerinde duruldu. Anna Komnena ve Tarihçiliği isimli tezimiz üç bölüme ayrılmış olup, birinci bölümde Anna ve yaşadığı dönem ele alındı. Bu bölümde Anna'nın ailesi, eğitim- öğretim hayatı ve yaşadığı dönemde meydana gelen taht kavgalarında nasıl bir rol üstlendiği incelendi. İkinci bölümde eseri Alexiad tahlil edildi. Üçüncü bölümde ise Anna'nın tarihçiliği ele alındı. Diğer bir önemli unsurda Anna'nın açıkça sergilediği tarafgirliktir. Bu noktadaki eleştiriye rağmen Alexiad dönemin Bizans İmparatorluğu'nu, Bizans-Türk ilişkilerini, Doğu Akdeniz politikalarını ve Haçlı seferlerini anlamak açısından önemli bir kaynaktır.Anahtar Kelimeler: Bizans İmparatorluğu, Bizans Tarihçiliği, Anna Komnena, Alexiad.

Bizans İmparatorluğuKomnena, AnnaTarihçilik
Hasret Gülkaynak
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İbrahim Gökçen hayatı ve eserleri

İbrahim Gökçen; Manisa tarihçisi, ressam, şair, öğretmen. İbrahim Gökçen'in hayatı ve eserleri üzerine şimdiye kadar müstakil bir çalışma yapılmamıştır. Mesleki hayatının çoğunu Manisa'da geçiren İbrahim Gökçen'in yazarlık hayatı ve Manisa ile ilgili çalışmaları Manisa'ya gelişiyle birlikte başlamıştır. İlk olarak Manisa Halkevi çatısı altında yayınlanan Gediz Dergisinde yazıları yayınlanmaya başlamış ve kısa zamanda Manisa tarihi ve kültürü ile ilgili arşiv belgelerine dayanarak alanında önemli eserler vermiştir. Tezimizde başta İbrahim Gökçen'in kızı Emine Meral Seçer, oğlu Oğuz Gökçen, gelinleri Hayrunnisa ve Meliha Gökçen olmak üzere, Manisa Lisesi Arşivi, Gediz Dergisi, Işık Gazetesi, Hürriyet Misakı Gazetesi, Genç Spil Dergisi, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, Nüfus Müdürlüğü Kayıtları ve İbrahim Gökçen'i tanıyanlardan elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde İbrahim Gökçen'in hayatı ve eserleri incelenmiştir.

BiyografiGökçen,İbrahimManisa+4
Naci Yengin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kınalızâde Hasan Çelebi tezkiresi (Tezkiretü'şşuarâ I. cilt)'nde hikâye unsurları: Şahıs, mekân, zaman

Bu çalışmanın konusu, Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiresi'nin I. cildindeki hikâyelerin şahıs, mekân, zaman yönünden incelemesidir. Çalışmada ana kaynak, İbrahim KUTLUK'un yayınladığı iki ciltten oluşan tıpkıbasımın birinci cildidir. Bu çalışma tematik olup kaynak eserdeki hikâyeler tespit edilmiş ve her hikâye kendi içerisinde şahıs, mekân ve zaman özellikleri yönünden değerlendirilmiştir. Çalışmada bu hikâyeler kendi içerisinde kategorize edilerek dönemin ruhu şahıs/kişi, mekân ve zaman üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır. Hikâyelerdeki şahıslar; bazen bir padişah, şehzâde ya da vezir, bazen ulema içerisinden bir şair ya da halkın içerisinden biridir. Ancak edebî hikâyeler kısmındaki kişiler şair ve yazarlardan oluştuğu için edebiyat tarihine malzeme olacak bilgiler ihtiva etmektedir. Kınalızâde Hasan Çelebi'nin eserinde anlattığı şair ve yazarlarla ilgili olan bu kısım aynı zamanda onların birbirleri ve çevreleriyle ilgili münasebetlerini, arkadaşlıklarını-dostluklarını, nüktedanlıklarını-esprilerini, cömertliklerini; dönemin padişahı ya da şehzâdesi ile olan irtibatlarını; geçirdikleri manevî dönüşümlerini anlatmaktadır. Hikâyelerin mekân yönüne gelince, açık, kapalı, somut ve soyut mekânlar belirlenirken somut olması gereken bir mekânın soyut anlamda kullanıldığı görülmüştür. Bazı mekânlar ise metafizik mekân özelliğindedir. Bazı hikâyelerde bir mekân görünüşte somut iken aslında soyut niteliktedir. Mevcut hikâyelerin zamanı, çoğu kez açıkça belirtilmediği için ilgili hikâyedeki zaman ifade eden sözcüklerden, dönemin padişahından, kişilerin hayatından, varsa olayın gerçekleşme anından elde edilen ipuçlarıyla tespit edilmiştir. Bu zamanların; kimi yerde nesnel zaman, kimi yerde hatırlatılan zaman, kimi yerde de yaşatılan güncel zaman özelliklerini bulundurduğu görülmüştür. Bazı yerlerde ise psikolojik anlam taşımaktadır. Sonuç olarak, Kınalızâde Hasan Çelebi tarafından kaleme alınan Tezkiretü'ş-Şu'arâ adlı eserin, bir yandan yazıldığı dönem olan 16. yüzyılı anlatırken, diğer yandan aktardığı rivâyetlerle kendisinden önceki dönem olan 15. yüzyılı da günümüze taşıdığı anlaşılmıştır. Bu hikâyelerden birçoğunun eserde istitrâd üslûbuna uygun olarak "rivâyet olınur ki, hikâyet iderler ki ve nakl olınur ki " şeklinde başladığı görülür. Sonuçta denilebilir ki, bu üslûpla metin içerisine yerleştirilen hikâye parçaları Kınalızâde Hasan Çelebi'nin tezkiresini içerik bakımından zenginleştirmiş ve içerisinde bulunduğu dönemin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkire, Hikâye Unsurları, İstitrâd

16. yüzyılEski Türk edebiyatıHikaye+5
Atike Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Herodotos ve tarihçiliğinde uluslararası ilişkiler ve siyasi tarih yaklaşımları

Dilimize Tarih olarak çevrilen The Histories isimli eserin yazarı, Klasik Antik Çağ tarihçisi Halikarnaslı Herodotos, yaklaşık 2500 yıldır kimi zaman "yalanların babası" olarak ağır şekilde eleştirilmiş, kimi zaman ise "tarihin babası" sıfatına layık görülerek büyük övgüler toplamıştır. Onun tarihçiliğinin ne kadar güvenilir olduğu ve tarih biliminin zaman içerisindeki evriminde eserinin hangi konuma yerleştirileceği soruları, Herodotos'a ilişkin yaklaşımların tutarsızlığının nedeni olmuştur. Dünyada uzun yıllardır tartışılan, adına kürsüler kurulan ve birçok bilim dalının (tarih, antropoloji, coğrafya, etnografya vb.) özel inceleme alanı olan Tarih'e ülkemizde aynı ilgi gösterilmemiş, geçerliliği uzun yıllar önce yitirilmiş bilgilerin kullanımına devam edilmiştir. Bu çalışmanın birinci amacı, Herodotos'un tarihçiliğini, tarihçiliğe getirdiği yenilik ve yaklaşımları, yüzlerce yıl süren etkisini ve siyasi tarihçilikteki konumunun gösterilmeye çalışılması olmuştur. Bu amaca ulaşabilmek için tarihçiliğin geçirdiği tarihsel süreç ele alınarak Herodotos'un bu zaman çizelgesindeki konumu saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci amacı olarak, uluslararası ilişkilerin belirli inceleme alanlarının (teoriler, kavramlar, siyaset ve toplum) ve siyasi tarihçiliğin Tarih içerisindeki izleri takip edilmiş ve Herodotos'un okuyucusuna vermek istediği mesajlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ile Herodotos'un hayatı, tarihçiliği ve eser incelemesi konularında literatüre katkıda bulunularak, önemli bir boşluk doldurulmuştur. Thukydides'in Peloponez Savaşları isimli eserinden önce yazılmış olan Tarih, uluslararası ilişkiler tarihi ve siyasi tarihçiliğin ilk eserlerinden biri olarak kabul görmelidir. Disiplinlerarası bir eser olan Tarih, disiplinlerarası bir alan olan uluslararası ilişkiler için önemli ve değerli bir kaynak eser olarak kabul edilmelidir.

HerodotosSiyasi tarihTarihçilik+1
Süleyman Canbolat
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de erken dönem Doğu Avrupa Türk tarihi araştırmaları (Hun-Hazar dönemleri arası)

Tarih araştırmalarında önem arz eden noktalardan biri de çalışılan sahanın literatürüne tam manasıyla vakıf olabilmektedir. Türk tarihinin hemen her yönüyle mühim bir dönemini teşkil eden erken dönem Doğu Avrupa Türk tarihinin tarihiyle alakalı çalışmaların bilimsel çerçevede tarihi seyri ile birlikte bilim dünyasına sunulması bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Türkiye'de erken dönem Doğu Avrupa Türk tarihi çalışmalarının yakın döneme kadar kapsamlı bir literatür meydana getirmediğini söylemek mümkündür. Ancak son dönemlerden itibaren bilhassa bu saha ile ilgili tez, makale ve kitap çalışmaları ivme kazanmıştır. Bu tezde ise 1923-2018 yılları arasında Türkiye'de Hunlar, Suvarlar, Avarlar, Oğurlar, Bulgarlar ve Hazarlar hakkındaki çalışmalar esas olarak kapsam ve içeriklerinden hareketle ele alınarak Türk tarihçiliğinin bu sahadaki üretim faaliyetleri bütüncül bir şekilde ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Bilimsel araştırmalarDoğu AvrupaHazarlar+5
Yavuz Selim Barhan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Batılı tarihçilere göre Timur'un hayatı

Timur hakkında yazılan ana kaynaklar, iki temel gruba ayrılmaktadır. Bunlar, Timur ya da onun ardıllarının emriyle yazılan resmi kaynaklar ve Timur'un seferlerinde mağlup ettiği devletlere bağlı yazarların yazdığı kaynaklardır. Bu eserler, bilgi olarak paraleldir. Ancak müelliflerin Timur hakkındaki yorumları birbirlerine zıtlık göstermektedir. Timur dönemi ana kaynaklarındaki çelişkili yorumlar, yerli ve yabancı araştırmacıların Timur hakkında farklı görüşler edinmesine sebep olmuştur. "Batılı Tarihçilere Göre Timur'un Hayatı" başlıklı çalışma konumuz için Timur'un hayatını baştan sona konu edinen on Batılı eser belirledik. Bu eserlere göre Batı dünyasında Timur algısını ortaya koymayı amaçladık. Bunu yaparken belirlediğimiz Batılı eserlerin; ana kaynakları kullanma, anlama ve yorumlama şeklinde ortaya çıkan yaklaşımlarını da ana kaynaklar ile mukayese ederek değerlendirmeye çalıştık. Yerli araştırmacıların eserlerindeki Timur algısını da bu çerçevede karşılaştırmaya çalıştık. Hem ana kaynak ve hem de yerli araştırma eserlerin, Batılı araştırmacıların eserleri ile örtüşen ve farklılaşan yönlerine işaret etmeye çalıştık.

Batı ülkeleriBatılı düşünürlerBiyografi+5
Oğuzhan Erbil
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Safedî'nin (Ö. 764/1363) tarih anlayışı

Memlükler (648-923/1250-1517) tarihte kurulmuş en büyük Müslüman Türk devletlerinden biri olmakla birlikte İslâm bilim tarihi açısından büyük öneme sahiptir. Bu dönemdeki eserler ve tarihçiler incelendiğinde İslâm tarihi yazımının altın çağı olarak betimlendiği görülmektedir. Bu tarihçiler arasında Safedî eserleri ile öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı genelde Memlük tarihçiliği, özelde ise Safedî'nin el-Vâfî bi'l vefeyât isimli eserinin mukaddime kısmından hareketle onun tarih anlayışını ortaya koymaktır. Çalışmada ana hatlarıyla Memlük tarihçiliği izah edilmiştir. Safedî'nin hayatı, ilmi kişiliği, hocaları ve eserleri açıklanmıştır. Son olarak ise Safedî'nin el-Vâfî bi'l vefeyât adlı eserinin mukaddime kısmından hareketle müellifin tarih anlayışına değinilmiştir. Anahtar kelimeler: Memlükler, Safedî, el-Vâfî, Tarih, İslam Tarihi

Halil es-SafediMemlüklerTarihçilik+1
Sultan Turunç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hatîb el-Cevherî (Ö. 900/1495) ve tarihçiliği

İslam tarihindeki en büyük devletlerden biri kabul edilen Memlük Devleti (648-923/1250-1517), yalnızca siyasî ve askerî sahalardaki gelişimle değil, İslam dünyasının kültürel gelişimine sağladığı katkılarla da tanınmıştır. Siyasî ve askerî başarıların etkisiyle, Şam ve Kahire, Müslüman halk, tüccar ve ilimle iştigal edenler için güvenli beldeler olmuştur. Memlük yönetiminin sağladığı imkanlar neticesinde kültürel saha daha da canlanarak semeresini vermiş ve Memlükler dönemi ilmî faaliyetler açısından İslam tarihinin en parlak dönemi olmuştur. Bu dönemdeki ilmî faaliyetlerin en yoğun olduğu sahalardan biri ise şüphesiz tarihtir. Memlükler döneminde çok sayıda tarihçi yetişmiş ve kaleme aldıkları eserlerin büyük bir kısmı da günümüze ulaşmıştır. Bu tarihçiler arasında, Memlüklerin son döneminin müşahidi olan ve tarih eserleri kaleme alan, tüccar sınıfına mensup Hatîb el-Cevherî de bulunmaktadır. Bu çalışmada, Memlük tarihçiliğine katkı sağlayan Hatîb el-Cevherî ve kaleme aldığı Nüzhetü'n-nüfûs ve'l-ebdân fî tevârîhi'z-zaman ve İnbâü'l-hesr bi-ebnâi'l-'asr adlı eserlerinden hareketle onun tarih anlayışını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde Hatîb el-Cevherî'nin yaşadığı dönemdeki siyasî ve ilmî muhit hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Hatîb el-Cevherî'nin hayatı ve kaleme aldığı eserleri üzerinde durulmuş, ikinci bölümde ise Hatîb el-Cevherî'nin bahsi geçen eserleri üzerinden onun tarihçiliğine dair tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Memlükler, Hatîb el-Cevherî, Nüzhetü'n-nüfûs, İnbâü'l-hesr, tarih yazıcılığı.

CevheriMemlüklerMemlükler Dönemi+2
Semanur Diniz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihû'l Utbî'nin tercüme ve değerlendirilmesi

977-1200 yılları arasında egemen olan Gazneliler hakkında bilgi veren Utbi'nin Tarihû'l Utbi adlı eseri Ortaçağ Tarihi kaynakları bakımından son derece önemli bir kaynaktır. Müellif bu eserinde öncelikle Samani Devleti'nin son dönemleri ve Gazneliler Devleti'nin ilk dönemi hakkında bilgilere yer vermiştir. Özellikle Sebük Tegin ve Samani emirlerinin arasında geçen olaylar hakkında ayrıntılı bilgiler vermektedir. Bilindiği gibi Gazneliler'in ilk atası olan Alp Tegin, Samani Emiri Ahmet b. İsmail'e köle olarak satılmış ve Samani ordusuna muhafız olarak alınmıştır. Bununla beraber Gazneliler, Samaniler'in yıkılışına kadar onlara itaat etmişlerdir. Ayrıca müellif eserinde konuyu desteklemesi açısından şiirlere ve Kur'an-ı Kerim'den ayetlere de yer vermiştir. "Tarihû'l Utbi'nin Tercüme ve Değerlendirilmesi' adlı bu tezimiz, özellikle Gazneli Sebük Tegin ve Samani Emirleri arasında geçen olayları anlatmaktadır. Ayrıca Ortaçağ Tarihi alanında araştırma yapmak isteyen kişilere ana kaynak olması bakımından son derece önemli bir kaynak eserdir.

GaznelilerOrta ÇağTarihçilik+1
Ömer Filiz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İdrîs-i Bidlîsî Heşt Behişt Orhan Gazi Dönemi (Tahlil ve tercüme)

İstanbul'un fethiyle birlikte imparatorluğa evrilen Osmanlı Devleti'nin bu gelişmeye paralel olarak tarih yazım tarzı değişime uğramıştır. 16. yüzyıldan itibaren İran tarih ve edebiyatının etkisi altında sanatkârane bir dille eserler kaleme alınmıştır. Babasından büyük bir imparatorluk devralan II. Bayezid, bir cihan padişahı imgesi yaratmak için Timur'un azametinin sergilendiği eserlerin inşa tarzında hanedan tarihleri yazdırmak istemiştir. Akkoyunlu sarayında Sultan Yakub'a hizmet etmiş olan İdrîs-i Bidlîsî, bölgedeki siyasi çalkantılar sebebiyle Osmanlı Devleti'ne iltica edince Osmanlı hanedanının tarihini kaleme aldığı Heşt Behişt'in Cüveynî, Vassaf ve Yezdî'nin tarih kitaplarına eşdeğer olmasını hedeflemiştir. Bir geç Timurî tarih yazım geleneğinin takipçisi olan Bidlîsî, Timurî tarih yazımı pratiklerini eserine başarılı bir şekilde uygulamıştır. Heşt Behişt bir mukaddime, eserin ana bölümlerini teşkil eden sekiz ketibe ve bir hatimeden oluşmaktadır. Sekiz ketibenin her biri, bir Osmanlı sultanının dönemini konu almaktadır. Eserin dili Farsça olup söz sanatları ustalıkla kullanılmıştır. Edebî nesirle inşa edilip metinde akıcılık ve ahenk sağlanmıştır. Bu çalışmada Heşt Behişt'in Orhan Gazi dönemini ihtiva eden ikinci ketibenin tercümesi takdim edilmiştir. Öncelikle Bidlîsî ve Heşt Behişt tanıtılıp eserin Osmanlı tarih yazımına katkısından kısaca bahsedilmiştir. I. Mahmud döneminde Abdülbaki Sadi'nin çevirdiği Terceme-i Heşt Behişt ile Heşt Behişt'in ikinci ketibesi mukayese edilerek Abdülbaki Sadi'nin eseri değerlendirilmiştir. Bidlîsî'nin eseri yazarken yararlandığı ve eserinin tesir ettiği kaynaklar Orhan Gazi dönemi hadiseleri üzerinden karşılaştırma yapılarak incelenmiştir. Tezin son bölümünde Heşt Behişt'in ikinci ketibesi, Bidlîsî'nin üslubundan ödün verilmeden kullandığı her kelime mümkün olduğunca çevrilerek metnin ahengi korunmaya çalışılıp tercüme edilmiştir.

16. yüzyılHeşt BihiştOrhan Gazi+5
Buşra Koçaslan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ali B. El-Hasan B. Caʽdeveyh'in Kitâbu Mir'âti'l-Mürüvvât'ı (tahlil ve tercüme)

Muhaddis Ali b. el-Hasan b. Muhammed b. Caʽdeveyh er-Râzî el-Kazvînî'ye ait olan Kitâbu Mir'âti'l-mürüvvât isimli Arapça eser, Süleymaniye Kütüphanesi Ayasaofya Bölümü 2049 numaralı Mecmu'adaki yazma nüshası (v. 35a-77b) üzerinden İhsan Zünnûn es-Sâmirî ve Hulûd bint Muhammed el-Ahmedî tarafından tahkik edilip 2014 yılında neşredilmiş, ancak bugüne kadar Türkçeye tercüme edilmemiştir. İbn Caʽdeveyh tarafından Büyük Selçuklu veziri Nizâmülmülk'e ithaf edilen bu eser, geçmişte Franz Taeschner ve Abdülbaki Gölpınarlı gibi araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Alman şarkiyatçı Taeschner, eserin fütüvvetin esaslarını anlatan kırkıncı babını Almancaya tercüme ederek aslı ile birlikte neşretmiştir. Abdülbâki Gölpınarlı ise Ayasofya 2049 numaralı Mecmu'anın tanıtımını yaptığı sırada İbn Caʽdeveyh'in bu eserinden de bahsetmiş, içindekiler bölümünün tercümesini yaparak liste halinde vermiştir. Kitâbu Mir'âti'l-mürüvvât, ağırlıklı olarak, İslam öncesi dönemde de önem arz eden ahlâkî kavramlardan mürüvvet ve fütüvvetle ilgilidir. Kendisinden önce yazılmış olan mürüvvetle ilgili eserlerin bir devamı niteliğinde olup fütüvvetle ilgili yazılmış eserlerin ilklerinden olma özelliğine sahiptir. Bu yönüyle tasavvufî fütüvvet döneminde mürüvvet ve fütüvvetin esaslarını anlatmak üzere yazılmıştır ve mürüvvetten fütüvvete geçiş aşamasının karakteristik özelliklerini bünyesinde taşır. Muhtevasının bir kısmı Seâlibî'nin Mir'âtü'l-mürûat'ıyla benzerlik gösterir. Bu çalışmada, bir hutbe, bir mukaddime ve kırk bir babtan oluşan Kitâbu Mir'âti'l-mürüvvât tercüme edilerek verilmiştir. Henüz tam bir biyografisi yazılmamış olan İbn Caʽdeveyh'in hayatı işlenmiş ve eseri muhtelif açılardan ele alınıp tahlil edilmiştir. Ayrıca dönemin diğer benzer eserleri arasındaki yeri tayin edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İbn Caʽdeveyh, Mir'âtü'l-mürüvvât, Fütüvvet, Mürüvvet, Nizâmülmülk

FütüvvetHadisMuhaddis+5
Arife Taştan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadı Ahmed Gaffârî'nin Târîh-i Cihân-ârâ isimli eserinde Türk hanedanları (Osmanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safevîler)

Türk tarihi içinde önemli yere sahip olan Osmanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevî devletlerine dair pek çok kaynaklar bulunmaktadır. Bu kitaplarların her biri tarihimizin aydınlatılması açısından ehemmiyyeti haizdir. XVI. yüzyıl Safevî tarihçilerinden Kadı Ahmed Gaffârî'nin Târîh-i Cihân-ârâ adlı eseri şimdiye kadar günümüz Türkçesine tercüme edilmemiştir. Çalışmamızda bu kaynaktan yola çıkılarak, yukarıda isimlerini andığımız dört büyük Türk devletlerinin tarihine ilişkin bilgiler verilmiştir. Amacımız Târîh-i Cihân-ârâ eserinin ilgili kısımlarını Farsçadan Türkçeye çevirip değerlendirmek ve Türk tarihine yeni bir ana kaynak kazandırmaktır. Gaffârî, Târîh-i Cihân-ârâ isimli eserini Şah Tahmasb'a ithaf etmiştir. Türk tarihi açısından değerli bir eser olarak kabul edilmektedir. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, Şah Tahmasb dönemi (1524-1576) Safevî tarihçiliğini ve Kadı Ahmed Gaffârî'nin Târîh-i Cihân-ârâ isimli eserinin incelenmesini ele almaktadır. Bu bölümde Şah Tahmasb devrindeki Safevî tarihçlilerinin çoğunun devlet görevinde bulundukları için gerçekleşen olaylara bizzat kendileri şahit oldukları tespit edilmiş ve bu bakımdan onların eserlerinin söz konusu dönemin ana kaynakları olarak önemine değinilmiştir. İkinci bölümde Kadı Ahmed Gaffârî'nin Târîh-i Cihân-Ârâ isimli eserinin Farsçadan günümüz Türkçesine tercüme ettik. Sonuç kısmında eseri değerlendirerek, daha önceki tarihî kitaplarda yer almayan bilgileri ele alıp çalışmamıza ekledik. Anahtar Sözcükler: Kadı Ahmed Gaffârî, Târîh-i Cihân-ârâ, Osmanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevî devletler

Ahmed GaffariAkkoyunlularKarakoyunlular+5
Buket Gündüz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects