Water quality
110 theses under this subject heading
Tekirdağ-Türkmenli sulama projesinin toprak ve su bileşenleri üzerindeki etkilerinin dalgacık yöntemi ile değerlendirilmesi
İklim değişikliğinin paralelinde, tüm sektörlerde su ve toprak kaynaklarının kantite ve kalite olarak hızlı tüketimi, ekosistemin ve tarımın sürdürülebilirliğini, güvenli gıdaya erişimi zorlaştırmaktadır. Tarımsal sulamaya olan ihtiyacın artmasıyla, suyun istenilen yer ve zamanda, istenilen miktar ve nitelikte bulundurulmasına yönelik sulama projeleri gerçekleştirilmektedir. Tez çalışması ile sulama projelerinin toprak ve su kaynaklarında yaratacağı çevresel etkilerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu hedefe yönelik olarak, Tekirdağ ili Türkmenli Sulama Gölet'i Sahası'nda toprak ve su kaynaklarında oluşan olumlu/olumsuz değişiklikler ortaya konmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular, toprak ve su parametreleri, çevreye ve tarıma olan etkileri bakımından karar-destek sistemlerinden biri olan Wavelet (dalgacık) modeli ile değerlendirilmiş ve gelecekte yapılması planlanan sulama projeleri için ortaya çıkabilecek riskler belirlenmiştir. Çalışma alanında; 5 adet sağ sahil sulama kanalı ve 5 adet sol sahil sulama kanalı güzergâhında iki sulama sezonu boyunca toprak örnekleri, gölet ile sulama kanalının çıkış noktaları ve 5 adet taban suyu gözlem kuyusundan su örnekleri alınarak fiziko-kimyasal ve biyolojik analizleri gerçekleştirilmiştir. Parametre konsantrasyonları, Wavelet modelinde zaman ve mekân boyutunda analiz edilmiştir. Tuzluluk parametreleri, sulama uygulamaları, yağış ve kuraklık ile büyük ölçekte değişiklik gösterirken, nitrat (NO3), nitrit (NO2), fosfat (PO4), sülfat (SO4), klor (Cl) gibi kirleticilerin, sulama projesi sahasının yerleşim yerlerine yakınlığı, gübreleme ve endüstriyel atık suların yüzey suları ile aküfere karışması nedeniyle tehlikeli eğilimler gösterdiği tespit edilmiştir. Sulama sahasında toprakta ve suda ağır metal değişimlerinde, sanayi tesislerinden çıkan kirleticilerin etkisiyle, su ve hava taşınımı ile rüzgârın yönüne de bağlı olarak makro ve mikro ölçeklerde etkiler izlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Su ve toprak kalitesi, Wavelet, Trend analizi, Organik kirleticiler
Işıklı (Çivril) ve Gökgöl Sulak Alanı (Denizli)'nın makrofit florası, ekolojik kalite, ağır metal riskleri ve fitoremediasyon potansiyelinin değerlendirilmesi
Bu tez çalışması 2 farklı dönemde yürütülmüştür. Çalışmanın 1. döneminde Işıklı ve Gökgöl Sulak Alanı (Çivril/Denizli)'nda Ekim 2020–Ağustos 2021 tarihleri arasında seçilen 12 istasyondan mevsimsel olarak su ve makrofit örnekleri toplanarak su kalitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın 2. döneminde Işıklı ve Gökgöl Sulak Alanı'nın ağır metal kirliliğini bazı ağır metal indeksleri kullanarak tespit etmek amacıyla belirlenen 6 istasyondan Haziran 2024 (Yağışlı dönem) – Ekim 2024 (Kuru dönem) tarihleri arasında 2 kez su, sediment ve bazı makrofit örnekleri toplanmıştır. Çalışmanın 1. döneminde sulak alanda Spermatophyta (106), Charophyta (2), Chlorophyta (1), Pteridophyta (2), Marchantiophyta (1) ve Bryophyta (1) şubelerinden 45 familyaya ait 77 cins ve 113 makrofit türü tespit edilmiştir. Makrofitlerden sırasıyla Poaceae (13), Potamogetonaceae (10), Cyperaceae (9) ve Asteraceae (8) en çok türün olduğu familyalardır. Belirlenen taksonların %örtüşleri ve bolluk kategorileri belirlenmiş, sıklık, baskınlık ve benzerlik analizleri yapılmıştır. Sıklık analizine göre P. australis, Cladophora sp., C. demersum, L. trisulca, M. spicatum ve P. pectinatus türleri sıklıkla görülmüştür. Baskınlık analizine göre en baskın taksonlar P. australis, L. trisulca, C. demersum, L. gibba, Cladophora sp., P. pectinatus ve M. spicatum türleridir. Sorensen benzerlik analizine göre en yüksek benzerlik 2. (GG-1) ve 3. (GG-2), en düşük benzerlik ise 4. (SK) ve 6. (IG-2) istasyonlar arasında tespit edilmiştir. Su kalitesini makrofitlere göre belirlemek için durgun su istasyonlarında (GG-1, GG-2, IG-1, IG-2, IG-3, IG-4, IG-5 ve IG-6) makrofit indeks (MI), akarsu istasyonlarında (DS, SK, BMN ve KÇ) ise nehirler için biyolojik makrofit indeks (IBMR) ve ortalama trofik oran (MTR) kullanılmıştır. Makrofitler ayrıca makrofit indeks şemasına (MIS) göre de değerlendirilmiştir. Makrofit indekslerin genel ortalamalarına göre Gökgöl (GG-1 ve GG-2) 3,90 değeri ile, Işıklı Gölü (IG-1, IG-2, IG-3, IG-4, IG-5 ve IG-6) ise 3,79 değeri ile MI' bakımından kirli su (5. kalite) sınıfında, akarsular ise IBMR bakımından zayıf su (4. kalite sınıfında) ve MTR bakımından ise ötrofik su (2b kalite sınıfında) olarak belirlenmiştir. Bu dönemde fizikokimyasal su parametrelerinden su sıcaklığı, elektriksel iletkenlik, pH, çözünmüş oksijen ve oksijen doygunluğu, biyokimyasal oksijen ihtiyacı, nitrat azotu, amonyum azotu, orto-fosfat fosforu, klorür iyonunun, kalsiyum iyonu, magnezyum iyonu, bikarbonat, toplam su sertliği ve bulanıklık ölçülmüştür. Ölçülen parametreler Yerüstü Su Kalite Yönetmeliği (YSKY), Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği (SKKY), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa Birliği (EU), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Türk Standartları Enstitüsü (TS 266) kriterleri ve su kalite indeksi (WQI)'ne göre değerlendirilmiştir. Ayrıca parametrelerin aralarındaki ilişkiler Pearson korelasyon analizine göre değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucuna göre su kalitesinin YSKY ve SKKY standartlarına uygun olduğu, ortalama pH değerlerinin GG-1, GG-2 ve IG-5 istasyonlarda tüm kriterlerin, IG-3 istasyonunda ise WHO ve EPA kriterlerinin dışında diğer parametreler ise referans değerler aralığında belirlenmiştir. WQI'e göre ise sulak alan mükemmel su kalitesinde tespit edilmiştir. Çalışmanın 2. döneminde Gökgöl ve Işıklı Gölü'nden su, sediment ve bazı makrofit (Phragmites australis, Myriophyllum spicatum, Ceratophylum demersum) örnekleri toplanmıştır. Suda sıcaklık, Elektriksel iletkenlik, pH, çözünmüş oksijen, oksijen doygunluğu ve biyokimyasal oksijen ihtiyacı değerleri belirlenmiştir. Suda, sedimentte, P. australis ve M. spicatum'un kök, gövde ve yapraklarında ve C. demersum'un tamamında Al, As, Cu, Cr, Fe, Mn, Pb ve Zn seviyeleri ölçülmüştür. Sulak alanın su kalitesi hem YSKY, SKKY, WHO, EU, EPA ve TS 266 kalite kriterleri ile kıyaslanarak hem de WQI, ağır metal kirlilik indeksi (HPI) ve ağır metal değerlendirme indeksi (HEI) gibi indeksler yardımıyla değerlendirilmiştir. Sedimentin kalitesi ve kirlilik düzeyi ise kontaminasyon faktörü (CF), kontaminasyon derecesi (Cd), modifiye kontaminasyon derecesi (mCd), zenginleştirme faktörü (EF), jeobirikim indeksi (Igeo), kirlilik yük indeksi (PLI), sediment kalite kriterleri (SQG), toksik risk indeksi (TRI), modifiye ekolojik risk faktörü indeksi (mER), modifiye potansiyel ekolojik risk indeksi (mPER), tehlike oranı (HQ), tehlike indeksi (HI), yaşam boyu toplam kanser riski indeksi (LCR) hesaplanarak belirlenmiştir. Ayrıca suda ve sedimentte belirlenen parametrelerin kendi aralarındaki ilişkiler Pearson korelasyon analiziyle değerlendirilmiştir. Bitkilerin fitoremediasyon için kullanılabilirliğini değerlendirmek amacıyla biyoakümülasyon faktörü (BF) ve translokasyon faktörü (TF) değerleri belirlenmiştir. Sulak alanın suyunun fizikokimyasal parametreler ve metaller bakımından YSKY ve SKKY standartlarına uygun olduğu ancak diğer kriterlere göre Işıklı Gölü'nde Al, As ve Fe'in standartların dışında olduğu tespit edilmiştir. WQI, HPI ve HEI göre değerlerine Gökgöl suyunun düşük kalitede olduğu, Işıklı Gölü'nün ise içme suyu için uygun olmadığı belirlenmiştir. Her iki gölde de Cd, mCd, Igeo, PLI, TRI, mPER, HI ve LCR'nin en düşük seviyelerde olduğu ve riskin bulunmadığı saptanmıştır. EF değerlerine göre As, Cu ve Zn'nun önemli derecede zenginleşme gösterdiği, SQG'ne göre As ve Cu bakımından dikkatli olunması gerektiği, CF değerlerine göre göre Işıklı Gölü'nde Zn bakımından orta derecede kirlenme olduğu ve mER değerlerine göre As bakımından orta derecede ekolojik risk bulunduğu belirlenmiştir. Metalleri P. australis'in en çok kökünde biriktirdiği, M. spicatum'un yapraklarına yoğun şekilde taşıdığı ve C. demersum'un metalleri sudan akümüle etmede başarılı olduğu belirlenmiştir. Üç makrofit türünde de en yüksek seviyede Fe ve Mn, en düşük seviyede ise Cr ve Pb bulunduğu belirlenmiştir.
Kadın Azmağı (Muğla/Akyaka) nehirağzı bölgesi zooplank tonunun belirlenmesi
Bu çalışmada Kadın Azmağı nehirağzı bölgesi zooplanktonu taksonomik olarak incelenmiştir. Ocak 2021-Aralık 2021 tarihleri arasında, mevsimsel olarak nehirağzı bölgesinden 3, nehir ve deniz etkisinin olduğu bölgelerden birer tane olmak üzere toplam 5 istasyondan örnekleme yapılmıştır. Kadın azmağı nehirağzı bölgesi yüzey suyunda, ortalama sıcaklık 15,42±0,28 ile 17,5±1,77 ºC, pH 7,60±0,1 ile 8,05±0,28, çözünmüş oksijen 7,5±0,57 ile 8,2±0,49 mg/l, tuzluluk 1,15±0,47 ile 11,32±2,53 ppt, elektriksel iletkenlik 1878±667,23 ile 18335±4244,63 µs/cm, klorofil a 1,22 ±0,10 ile 4,12±0,49 (mg/m3), secchi diski 0,85±0,03 ile 12,33±0,58 m; dip suyunda ortalama sıcaklık 15,55±0,2 ile 20,92±3,09 ºC, pH 7,65±0,06 ile 8,03±0,4, çözünmüş oksijen 7,25±0,65 ile 8,12±0,41 mg/l, tuzluluk 1,25±0,41 ile 35,82±0,51 ppt, elektriksel iletkenlik 1993,5±640,51 ile 49175±1887,46µs/cm arasında değişmiştir. Kadın Azmağı nehirağzı bölgesinde zooplanktonda Rotifera'dan 11, Cladocera'dan 3, Copepoda'dan 24, Tintinida, Polychaeta, Ihtiyoplankton'ndan 1'er olmak üzere toplam 41 takson belirlenmiştir.
Van ve Mardin illerine bağlı bazı köylerde içme sularının fiziksel özellikleri ve mineral içeriklerinin incelenmesi
Baraj MG. Van ve Mardin illerine bağlı bazı köylerde içme sularının fiziksel özellikleri ve mineral içeriklerinin incelenmesi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Veteriner Biyokimya Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Van, 2019. Bu çalışma, Mardin ve Van'da her ilden seçilen 20 noktadan alınan toplam 40 adet içme suyu örneğinin fiziksel özellikleri, ağır metal ve mineral içerikleri bakımından incelenmesi ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda içme sularının kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. İki bölgede seçilen noktalardan 2018 yılı Ağustos döneminde su örnekleri alınmış ve gerekli analizleri yapılmak üzere uygun koşullarda laboratuvara ulaştırılmıştır. Örneklerin iyon ve metal analizleri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Merkezi Laboratuvarı'nda gerçekleştirildi. Arsenik, Bakır, Bor, Kadmiyum, Kobalt, Mangan, Nikel, Kurşun, Selenyum ve Çinko analizleriiçin İndüktif Eşleşmiş Plazma ve Kütle Spektrometresi (ThermoScientific X II Series ICP-MS) ile, Magnezyum analizleri için İndüktif Eşleşmiş Plazma – Optik Emisyon Spektrometresi (ThermoScientificIcap 6300 DOU ICP-OES) ile yapıldı. Florür, Klorür, Nitrit, Nitrat, Bromür, Sülfat ve Fosfat analizleri de Dionex iyon kromatografisi (Dionex ICS 3000) ile gerçekleştirildi. İletkenlik, pH, ORP, TDS ve min. salt analizleri ise Myron L Company POOL PRO PS6FC cihazı ile yapıldı. Elde edilen sonuçların istatistik analizi T testi ile SPSS 20 kullanılarak yapıldı. Organoleptik olarak incelenen renk, koku ve bulanıklık parametrelerinin istatistik analizinde ise Khi Kare testi kullanıldı. Çalışma sonucunda iki ilin su örneklerine ait Florür, Klorür, Nitrit, Nitrat, Bromür, Bor, Kadmiyum, Kobalt, Çinko, İletkenlik, TDS (Toplam Çözünmüş Katı Madde), ORP (Redoks Potansiyeli) ve sıcaklık değerleri arasındaki fark anlamlı bulunmuştur. Ayrıca İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik tarafından belirlenen sınır değerlerin üzerinde ağır metal içeren içme suları saptanmış , Van'dan alınan su örneklerde Nikel, Mardin'den alınan örneklerde ise fosfat tespit edilmemiştir.2 ilde 40 farklı noktadan alınan su numunelerinde dikkati çeken konular maddeler halinde sunulmuş olup saptanan bozulukların yerel yönetimlere ve çevre ve halk sağlık birimlerine sunulmasının gerektiği , bozuklukların giderilmesinin bu yörede yaşayanlar için önemli olduğu vurgulanmıştır Anahtar kelimeler:Ağır Metal, İçme Suyu, Mardin, Mineral Madde, Su Kalitesi, Van
İzmir'in içme suyu kaynaklarından Balaban deresinin sukalitesinin makrozoobentik organizmalara göre belirlenmesi
Bu çalışma, Haziran 2018 ve Mayıs 2019 tarihleri arasında, Balaban Deresi'nin (İzmir) su kalitesinin, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla belirlenen beş örnekleme noktasının fiziksel ölçümleri mevsimsel olarak yapılmış ve bentik makroomurgasız örnekleri toplanmıştır. Su kalitesini belirlemek için ASTERICS yazılım programını kullanarak BBI, BMWP orijinal, BMWP İspanyol versiyonu, ASPT, FBI, Saprobi indeksi ve çeşitlilik indeksleri uygulanmıştır. Çalışma sonunda toplam 62 takson ve bu taksonları oluşturan 4.595 birey tespit edilmiştir. Toplanan örneklerin incelenmesi sonucu Ephemeroptera takımına ait 11; Plecoptera takımına ait 14; Trichoptera takımına ait 14; Diptera takımına ait 7; Odonata takımına ait 1; Coleoptera takımına ait 4; Hirudinea sınıfına ait 1; Oligochaeta sınıfına ait 1; Gastropoda sınıfına ait 7; Crustacea sınıfına ait 2 takson teşhis edilmiştir. Bu çalışma sonucunda Balaban Deresi'nin su kalitesi, BBI ve ASPT indekslerine göre kirlenmemiş şeklinde, SI ve FBI indekslerine göre kirlenmemiş/az kirlenmiş şeklinde ve BMWP orijinal ve BMWP İspanyol versiyonuna göre ise az kirlenmiş şeklinde belirlenmiştir.
Water quality assessment of an indoor swimming pool
This study investigated the quality of Boğaziçi University indoor swimming pool water by using physical, chemical and microbiological parameters. Physical parameters were temperature, color, turbidity, conductivity, salinity and TDS. Chemical parameters were pH, alkalinity, hardness, free chlorine, ammonia, TKN, oxidizability, common anions, metals, and organic carbon. Moreover, UV-vis absorption and fluorescence spectra of samples were recorded. Microbiological parameters were heterotrophic plate count, total coliforms, fecal coliforms, fecal streptococci, Pseudomonas aeruginosa and Escherichia coli. Hygienic habits and behaviors of pool users were evaluated by questionnaires. The results of physical and chemical parameters and heterotrophic plate count conformed to those recommended by authorities. Escherichia coli, total coliforms and fecal coliforms were not identified. 35 strains were identified: Pseudomonas spp. were the most frequently isolated bacteria (34%); 20% of the identified strains were Pseudomonas aeruginosa; the rest were various bacteria. This study has revealed that waters of indoor swimming pools in Turkey have not been examined in this context. The results indicate that pool waters should be continually monitored and Enterococci should be used as a parameter. Surveys in heavily used pools will be beneficial in revealing the hygienic habits and behaviors of pool users and directing future research on pool water quality.
Seydi suyu'nda azot ve fosfor döngüsünün modellenmesi
ÖZET Yüksek Lisans Tezi ŞEYDİ SUYU'NDA AZOT VE FOSFOR DÖNGÜSÜNÜN MODELLENMESÎ SERDAR GÖNCÜ Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Çevre Mühendisliği Anabilim Dalı Danışman: Yard. Doç. Dr. Erdem ALBEK 2001, 154 Sayfa Bu çalışmada, Seyitgazi yakınlarındaki tarımsal etkinliklerin yoğun olduğu Şeydi Suyu Havza'sını drene eden Şeydi Suyu'nun azot ve fosfor açısından su kalitesi modellemesi gerçekleştirilmiştir. Azot ve fosfor havzada yaygın kaynaklardan akarsuya karışmaktadır. Yaygm kaynakların etkisi taşınım faktörleri yoluyla belirlenmiştir. Akarsudaki azot ve fosfor döngüsü QUAL2E programı ile modellenmiştir. Taşınım faktörleri yöntemi ile QUAL2E birbirleriyle bağlanarak QUAL2E'nin yaygm kaynakların akarsuya olan etkisinin modellemesi sağlanmıştır. İki yıl boyunca her ay düzenli örnek alman iki ölçüm istasyonundan 1. istasyondaki ölçüm değerleri model girdisi olarak kullanılırken, 2. istasyondaki ölçüm değerleri modelin kalibrasyonunda kullamlmıştır. Elde edilen model sonuçlan ile ölçüm sonuçlarının büyük ölçüde uyuştuğu belirlenmiştir. Aynı zamanda bazı girdiler ve parametrelerin duyarlılık analizleri gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: QUAL2E, Yaygm Kaynak Kirliliği, Azot, Fosfor, Modelleme
Kuşadası körfezi Pamucak yapay resif alanında balık tür çeşitliliğinin izlenmesi
Amaç: Bu çalışmada Kuşadası Körfezi Selçuk-Pamucak sahilinde 2001 yılında denize yerleştirilen 822m3 yapay resiflerin, Eylül 2019-Ağustos 2020 tarihleri arasında ortamdaki balık tür çeşitliliğine olan katkısına bakılmıştır. Materyal ve Yöntem: Yapay resiflerde örnekleme işlemi scuba dalışı yapılarak görsel sayım yöntemi ile tespit edilmiştir. Bulgular: Selçuk-Pamucak sahilinde gerçekleştirilen 12 aylık çalışma sonunda 12 familyada, 30 balık türüne ait 4522 birey tespit edilmiştir. Melanur balığı (Oblada melanura L. 1758) yılın her ayında yapay resiflerde en çok sayıda (2475 adet) gözlenen tür olarak tespit edilmiştir. İkinci sırada papaz balığı (Choromis chromis L. 1758) 843 birey ile gözlenirken, üçüncü sırada karagöz (Diplodus vulgaris L. 1758) balıkları 319 birey ile her ay gözlenmiştir. Su sıcaklığı en yüksek Ağustos ayında 26 C°, en düşük sıcaklık Mart ayında 14,9 C° olarak kaydedilmiştir. Maksimum çözünmüş oksijen değeri 8,18 mg/L değeri ile Nisan ayında, en düşük oksijen değeri 7,10 mg/L ile Ekim ayında ölçülmüştür. Minimum tuzluluk Ocak ayında ‰ 37,19 mg/L, en yüksek tuzluluk ‰ 39,91 mg/L ile Haziran ayında ölçülmüştür. En yüksek görüş mesafesi Ağustos ayında 17 m, en düşük görüş mesafesi Ekim ayında 2,5 m olarak ölçülmüştür. Sonuç: Bu çalışmada yapay resif alanında ekonomik öneme sahip melanur (Oblada melanura L. 1758), papaz (Choromis chromis L. 1758), karagöz (Diplodus vulgaris L. 1758) vs. balık türleri gözlemlenmiştir. Resif alanında tespit edilen hayalet ağların yasadışı gırgır ve trol avcılığına engel teşkil ettiği kanısına varılmıştır.
Karina dalyanı'nın sediment ve su kalitesi yönünden incelenmesi
Amaç: Bu çalışmada Karina Dalyanı'nda su, sediment ve ticari öneme sahip balık türlerinin çeşitli kimyasal parametreler ve ağır metal açısından etkilenme düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu tez çalışmasında Büyük Menderes Nehri'nin denize döküldüğü alanın kuzeyinde yer alan Karina Dalyanı içerisinde ve deniz alanında 7 (denizel alan: D1, D2, D3; lagüner alan: L1, L2; kanal: K1 ve K2) farklı izleme istasyonu belirlenmiştir. Belirlenen bu istasyonlardan ayda bir kez anlık su ölçümleri yapılmış ve su numuneleri alınmıştır. Ölçümlerde sıcaklık, oksijen, elektriksel iletkenlik, tuzluluk, pH, toplam çözünmüş katılar, klorofil a, askıda katı madde, amonyum, nitrit, nitrat, fosfor, bakır, kobalt, kadmiyum, kurşun ve kimyasal oksijen ihtiyacı analizleri yapılmıştır. Yine izleme istasyonlarının olduğu noktalardan Mart ve Eylül ayında olmak üzere yılda iki kere sediment örnekleri alınmıştır. Bu sediment örneklerinde azot, bakır, fosfor, kobalt, kurşun, karbonat ve toplam organik karbon analizleri yapılmıştır. Bununla birlikte Karina Dalyanı içerisinde avcılık faaliyeti yürütmekte olan yerel kooperatiften Kasım ve Aralık ayında balık numuneleri alınmıştır. Alınan balık numunelerinde cıva, kadmiyum, kurşun, arsenik ve pestisit analizleri yapılmıştır. Bulgular: Tez çalışmasında örnek alımı için belirlenen deniz sahası istasyonlarından alınan örneklerin bakır, kadmiyum ve amonyum değerleri Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB)'nca belirlenen deniz suyu genel kalite kriterlerinin üzerinde çıkmıştır. Yine denizel alanda yapılan analizler sonucunda klorofil a yönünden D1 istasyonu ötrofik, D2 ve D3 ise hipertrofik olarak tespit edilmiştir. Dalyan içi ve dalyana tatlı su girişi sağlayan kanallardan alınan su örnekleri analiz sonuçlarına göre yapılan değerlendirmede amonyum, nitrit ve fosfor yönünden bölgenin IV. sınıf çok kirlenmiş su olduğu tespit edilmiştir. Balıketinde yapılan analizlerde cıva ve kurşun kalıntıları TOB'nca belirlenen kabul edilebilir değerlerin altında olduğu, kadmiyum ve pestisit kalıntısı tespit edilmediği görülmüştür. Ancak arsenik yönünden yapılan incelemede tüm balık türlerinin TOB'nca belirlenen kabul edilebilir değerlerin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Yapılan sediment analizlerinde L2 istasyonunun bakır yönünden en düşük etki seviyesinin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Lagünlerin hassas birer yaşam alanları olmasından dolayı çevrelerinin doğal yapısı korunmalı, zorunlu haller haricinde her türlü müdahalelerden uzak tutulmalı, lagün alanına gelebilecek her türlü kirletici kaynak ve faaliyetler önlenmeli, lagün çevresine yapılabilecek yerleşim alanlarına müdahale edilmelidir. Tarımsal faaliyetler kontrollü yapılmalı, ilaç ve gübreleme işlemleri rastgele yapılmamalıdır.
Aydın ili efeler ilçesi çeşme sularındaki bazı ağır metal düzeylerinin araştırılması
Amaç: Bu tez çalışmasında, Aydın ili Efeler ilçesinin içme suyu kalitesinin ağır metal düzeyleri (As, B, Cd, Cr, Co, Cu, Zn, Pb, Fe, Mo, Ni, Mn, Ba, Cd, Sr, U, V) açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma kapsamında Aydın ili Efeler ilçesindeki 9 mahallenin 7 farklı lokasyonundan toplam 63 adet su numunesi EPA 200.8 metodu ile toplanmıştır. Toplanan numuneler ICP-MS cihazı ile analiz edilerek ağır metal düzeyleri belirlenmiştir. Bulgular: Efeler ilçesi içme sularında ortalama ağır metal düzeyleri As: 1.66±0.53; B: 53.30±103.62; Cd: 0.10±0.01; Cr: 0.19±0.14; Co: 0.08±0.22; Cu: 12.39±15.49; Zn: 46.56±78.58; Pb: 0.98±1.24; Fe: 21.74±42.97; Mo: 0.76±0.22; Ni: 2.87±5.90; Mn: 3.97±8.31; Ba: 53.75±36.56; Na: 30238±33137; Al: 53.46±203.46; Sr: 438.74±363.99; U: 0.60±0.026 ve V: 0.11±0.02 µg/ml olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Aydın ili Efeler ilçesi içme sularındaki tüm ağır metal düzeylerinin ulusal ve uluslararası standartlar, limit ve kılavuz değerlerden düşük olduğu belirlenmiştir. As, Ni ve V ağır metalleri açısından mahalleler arasında farklılık olduğu, farklılıkların taşıyıcı ekipmandaki korozyondan kaynaklanabileceği düşünülmüştür.
Dipsiz–Çine Çayı'nın makrozoobentik organizmalara göre ve fizikokimyasal yöntemlerle su kalitesi tayini
Bu çalışma 2015-2016 ve 2020 tarihleri arasında Dipsiz- Çine (Muğla-Aydın) Çayı su kalitesinin makrozoobentik organizmalara göre ve fiziko-kimyasal parametrelerle elde edilen analiz sonuçlarına göre belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Dipsiz- Çine Çayı üzerinde belirlenen 6 istasyondan su örnekleri ve makrozoobentik örnekleri alınmıştır. Suyun fiziko-kimyasal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla amonyum azotu, nitrit azotu, nitrat azotu, orto-fosfat fosforu, toplam sertlik, sülfat sertliği, karbonat sertliği, kalsiyum iyonu ve magnezyum iyonu ölçülerek değerlendirilmiştir. Su sıcaklığı, elektriksel iletkenlik, pH, çözünmüş oksijen parametreleri arazi çalışmaları esnasında ölçülmüştür. Araştırma bölgesinden Mollusca, Annelida ve Arthropoda şubelerine ait örnekler toplanmıştır. Toplanan makrozoobentik örnekler cins veya tür seviyesinde teşhis edilmiştir. Gastropoda, Bivalvia, Oligochaeta, Hirudinea, Arachnida, Crustacea ve Insecta sınıflarına ait 88 takson belirlenmiştir. İstasyonlarda belirlenen makrozoobentik organizmaların sıklık, baskınlık, çeşitlilik değerleri ve bu canlılara göre istasyonların benzerlikleri saptanarak, su kalitesi sonuçları ile birlikte değerlendirilmiştir. Su kalitesinin belirlenmesinde ASPT, BMWP, Belçika Biyotik İndeksi, Saprobi İndeksi, Kirlilik Tolerans İndeksi ve Familya Biyotik İndekslerinde kullanılmıştır ve elde edilen sonuçlara göre su kalitesi belirlenmiştir. Fizikokimyasal veriler Klee (1991)'ye göre yorumlanarak, 1. ve 3. istasyonların I-II. kalite sınıfında, 2. , 5. ve 6. istasyonların II. kalite sınıfında, 4. istasyonun ise II-III. kalite sınıfında olduğu belirlenmiştir. Yerüstü su kalitesi mevzuatına (2012) göre istasyonların su kalite sınıfları, 1., 2. ve 3. istasyonların I. Sınıf (yüksek kaliteli) su kalite sınıfına dahil olduğu, 4., 5. ve 6. istasyonların ise II.Sınıf (az kirlenmiş) su kalite sınıfına dahil olduğu belirlenmiştir. Dipsiz Çine Çayı, FBI'ya göre kritik kirlenmiş su sınıfına, BBI'ya göre hafif kirli su sınıfına, SI'ya göre az kirlenmiş su sınıfına, ASPT'ye göre az kirlenmiş su sınıfına ve BMWP'ye göre orta derecede kirlenmiş su sınıfına dahil olduğu belirlenmiştir. ASPT, BMWP, Belçika Biyotik İndeksi, Saprobi İndeksi, Kirlilik Tolerans İndeksi ve Familya Biyotik İndekslerinden elde edilen değerler ortak bir tabloda irdelenmiş ve indeksler arasında su kalite sınıflarında farklılıklar olduğu görülmüştür.
Dipsiz–Çine Çayı'nın epilitik ve epifitik alg türlerine göre ve fizikokimyasal yöntemlerle su kalitesinin belirlenmesi
Bu çalışma 2015-2016 tarihleri arasında ve 2020 Eylül-Ekim aylarında Dipsiz- Çine (Muğla-Aydın) Çayı üzerinde Epilitik ve Epifitik alg türlerine ve fizikokimyasal parametrelerle elde edilen analiz sonuçlarına göre su kalitesinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Dipsiz- Çine Çayı üzerinde belirlenen istasyonlardan su örnekleri ve alg örnekleri alınmıştır. Su sıcaklığı, elektriksel iletkenlik, pH, çözünmüş oksijen parametreleri arazi çalışmaları sırasında ölçülmüştür.Suyun fiziko-kimyasal özelliklerinin tespiti için amonyum azotu, nitrit azotu, nitrat azotu, orto-fosfat fosforu, toplam sertlik, sülfat sertliği, karbonat sertliği, kalsiyum iyonu ve magnezyum iyonu ölçülerek değerlendirilmiştir. Bacillariophyta, Chlorophyta, Dinophyta, Euglenophyta ve Cyanobacteria'ya ait toplam 71 takson teşhis edilmiştir. Bacillariophyta en baskın grubu temsil etmiştir. Bacillariophyta grubu içerisinde Pennales ordosuna ait taksonların, Centrales ordosuna ait taksonlara göre birey sayısı ve takson zenginliği bakımından baskın olduğu tespit edilmiştir. Diatoma vulgaris, Melosira varians, Amphora ovalis, Navicula gracilis, Cymbella helvetica, Diploneis ovalis ve Cyclotella meneghiniana en çok gözlenen türlerdir. Tüm istasyonlarda en baskın türün Melosira varians olduğu tespit edilmiştir. İstasyonlarda belirlenen epilitik alglerin sıklık, baskınlık, çeşitlilik değerleri ve istasyonların benzerlikleri saptanarak, su kalitesi sonuçları ile birlikte değerlendirilmiştir. Biyolojik yönden teşhis edilen örnekler Saprobi İndeksi ve Trofik Diyatome İndekslerinde kullanılmıştır ve elde edilen sonuçlara göre su kalitesi belirlenmiştir. Dipsiz Çine Çayı'nın su kalitesinin YSKY (2012)'ye göre; II. kalite (iyi), Klee (1991)'ye göre; II. kalite (vasat kirlenmiş) ve epilitik alglere göre belirlenen Saprobi indeks değerlerine göre; II. kalite (orta derecede kirlenmiş) su sınıflarına dahil olduğu belirlenmiştir. Trofik Diyatome indeksi sonuçlarına göre, 1. istasyonun Mezotrofik olduğu, 2. , 3. ve 5. İstasyonların Ötrofik olduğu, 4. ve 6. istasyonların ise Hipertrofik olduğu tespit edilmiştir.
Batman barajı'nda faaliyet gösteren ağ kafes alabalık işletmesinin baraj gölüne olan etkisinin araştırılması
Baraj gölü ortamında ağ kafeslerde yapılan alabalık yetiştiriciliğinin sucul çevreye olan etkisi Batman Baraj Gölü'nde faaliyet gösteren ağ kafes çiftliğinde su kalitesi çalışmaları yapılarak değerlendirilmiştir. Ekim 2020-Temmuz 2021 tarihleri arasında 10 ay süre ile su numuneleri alınarak analiz edilmiştir. Örnekleme noktası olarak, gökkuşağı alabalık yetiştiriciliği yapılan ağ kafeslerin yakınlarından ve referans noktası olarak 4 istasyon belirlenmiştir. Örnekleme noktalarından çalışma süresince alınan su numunelerinde hem yerinde hem de laboratuvarda bazı fiziko-kimyasal parametreler olarak; Su sıcaklığı, pH, elektriksel iletkenlik, tuzluluk, çözünmüş oksijen, doymuş oksijen, nitrit azotu, nitrat azotu, amonyum azotu, biyokimyasal oksijen ihtiyacı, seki derinliği, toplam fosfor ve askıda katı madde ölçümleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda baraj gölünde faaliyet gösteren işletmenin hasat öncesi ve sonrasındaki 10 aylık süreçte ölçülen nitrit azotu, nitrat azotu, amonyum azotu, toplam fosfor ve askıda katı madde miktarlarında su kalitesi kriterleri ile anlamlı ancak şimdilik tehlikeli olmayan boyutlarda bir kirlilik artışı yaşandığı gözlemlenmiştir. Bu çalışma sonuçları aynı zamanda Türkiye'deki baraj göllerinde faaliyet gösteren ağ kafes balık çiftliklerinin yönetimi ve sürdürülebilir akuakültür açısından çok önemlidir. Anahtar kelimeler: Batman Baraj Gölü, Gökkuşağı alabalığı, Ağ kafes çiftliği, Su kalitesi, Fiziko-kimyasal parametreler, Çevresel faktörler
Eşen-1 HRS baraj gölü (Seydikemer-Muğla) yetiştiricilik taşıma kapasitesi belirlenmesi
Eşen-1 HES barajı Muğla ilinde iç sularda ağ kafes yetiştiriciliği aktif olarak devam eden önemli bir tesis özelliği taşımaktadır. Bir üretim döneminde yapılan gökkuşağı alabalığı üretiminin bir üretim döneminde ne kadar olduğu ve çevresel etkileri sürdürülebilir yetiştiricilik açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, 1 Aralık 2019-30 Haziran 2020 tarihleri arasında Eşen-1 HES Baraj Gölünde ağ kafeslerde yapılan gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinin taşıma kapasitesinin azot ve fosfora bağlı olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, üretimin yapıldığı Eşen-1 HES baraj gölünde üretim dönemi boyunca meydana gelen yem kaynaklı etkilerin ortaya konulması, belirlenen 6 farklı istasyonda gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinin su kalitesi, sediment kalitesi üzerine etkileri, balığın yemden ne kadar yararlandığı ve sindirebildiği, balık etinde ve balık dışkısı kısmında kalan azot ve fosfor miktarının saptanması hedeflenmiştir. Örnekleme ve ölçümler 6 istasyondan, su örneklemeleri ise bu istasyonların 3 farklı derinlik düzeyinden yapılmış, su ve sediment örnekleri titrimetrik ve spektrofotometrik yöntemlerle analiz edilmiştir. Su ve sediment örneklerinin statistiksel analizleri genelleştirilmiş lineer model kullanılarak istatistik paket programı SPSS 22.0 ile yapılmıştır. Bu analizlerde çalışma 3 faktörlü (istasyon, derinlik ve dönemsel) olarak incelenmiş, model katsayıları yorumlanmıştır. Örneklemeler 2019 Aralık, 2020 Şubat, 2020 Nisan, 2020 Temmuz ve 2020 Kasım aylarında yapılmıştır. Şu Bu bağlamda, su sıcaklığı ortalama 11,035,77 C; pH ortalama değerleri 8,260,40; çözünmüş oksijen değerleri 10,73,02 mg/L; ortalama derinlik 8,533,18 m; turbidite 1,260,61 m; nitrit 0,0070,005 mg/L; nitrat 0,270,25 mg/L; amonyum azotu 0,690,84 mg/L; toplam azot 0,910,61 mg/L; toplam fosfor 0,070,08 mg/L; ortofosfat 0,0170,01 mg/L; klorofil-a 1,271,15 mg/m3; trix indeksi 1,650,69; sedimentte azot miktarı %0,250,12; sedimentte fosfor miktarı %0,120,11 olarak bulunmuştur. Sindirilebilirlik oranı kış ve bahar dönemleri arasında istatistiksel olarak fark olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Toplam üretim 350 ton olarak gerçekleşmiş, yem değerlendirme oranı 1,1 olarak hesaplanmıştır. Göl suyu yenilenme oranı üretim dönemi boyunca 16,14 olarak bulunmuştur. Taşıma kapasitesi ise aktif üretim dönemi değerlerine göre 1184 ton (hali hazırda yapılan üretimin yaklaşık 3 katı) olarak belirlenmiştir. Her dönem kontrollü olacak şekilde ve kafeslerin rotasyonlu kullanılması kaydıyla üretimin arttırılabileceği sonucuna varılmıştır.
Hocaköy barajını besleyen Aliağa ve Bedre derelerinin su kalite parametrelerinin istatistiksel olarak incelenmesi
2015 yılında inşaatına başlanmış Hocaköy Barajı içme suyu temini amacıyla kurulmuştur. Barajı besleyen ana kollardan olan Aliağa ve Bedre Deresi önemli su kaynaklarındandır. Derelerin su kaliteleri BUSKİ Genel Müdürlüğü ve DSİ tarafından izlenmektedir. Tez çalışmasında, su kalitesini değerlendirmek amacıyla 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait su kaynaklarının kalitesinin incelendiği tek bir noktadan, su kalitesi verilerine istatistiksel analiz programları uygulanmıştır ve su kalite sınıfları belirlenmiştir. Çalışmada, su kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla Temel Bileşen Analizi ve Faktör Analizi kullanılmıştır. Verilerin analizlere uygunluğunun incelendiği tez çalışmasında Bedre Deresine 9, Aliağa Deresine 12 parametre üzerinden istatistiksel analizler uygulanmıştır. Temel Bileşen Analizinde, derelerin su kalitesini en iyi ifade eden parametrelerin başında, birinci grupta CI-, NO3-, Se, İletkenlik, SO4-2, Cr ve Pb parametreleri gelmektedir. Parametreler su kaynağının kalitesini %35,974 ve %39,554 oranında temsil etmiştir. Faktör Analizinde ise, öz değerleri 1'den büyük olan faktörler belirlenmiştir. Bedre Deresi için ilk 3 faktör, Aliağa Deresi için ilk 4 faktör uygun olarak görülmüştür. İlk 3 faktörün toplam varyansı %77,861, ilk 4 faktörün toplam varyansı %87,633 bulunmuştur. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ve İçme Suyu Temin Edilen Suların Kalitesi ve Arıtılması Hakkında Yönetmeliği baz alınarak numunelerin yıllık ortalama analiz değerleri esas alınmıştır. Parametreler değerlendirmeye alındığında; Bedre Deresi Bakır ve Siyanür açısından IV. sınıf, Cıva, Fekal Koliform ve Demir açısından III. sınıf kalitededir. Aliağa Deresi Fekal Koliform ve Demir açısından IV. sınıf kalitede bulunmuştur. Bedre Deresinde Bulanıklık, Bakır, Mangan, Fekal ve Toplam Koliform A2 kategorisinde, Siyanür ve Demir A3 kategorisinde; Aliağa Deresinde Bulanıklık, Mangan, Fekal ve Toplam Koliform ve Demir açısından A3 kategorisindedir.
Karakaya baraj gölü su kalitesinin zooplankton kompozisyonu ile değerlendirilmesi
Fırat Nehri üzerine kurulmus olan Karakaya Baraj Gölü, Atatürk Barajı ve Keban Barajı'ndan sonra 3. büyüklükteki baraj gölüdür. Malatya li çevre yerlesim alanları tarafından balıkçılık, sulama ve rekreasyonal amaçlı kullanılmaktadır. Malatya li artım tesisinin isletime açılmasına kadar kanalizasyon ve sanayi atıklarına maruz kalan Karakaya Baraj Gölü, yerlesim alanlarına yakın olması nedeni ile tarım alanlarından gelen kirleticilerin dogrudan etkisi altındadır. Çalısma alanında su sisteminin karakterini belirlemek için altı örnekleme noktası seçilmistir. Ekim 2005-Kasım 2006 tarihleri arasında belirlenen örnekleme noktalarından aylık olarak 11 örnekleme yapılmıstır. Her örnekleme döneminde suyun fiziksel ve kimyasal degiskenleri ölçülmüstür. Karakaya Baraj Gölü'nde aylık olarak belirlenen örnekleme noktalarına ait zooplankton örnekleri alınmıstır. Zooplanktonik gruplar Rotifera, Cladocera ve Copepoda olmak üzere 20 taksa olarak tanımlanmıstır. Rotifera baraj gölünün en yogun bulunan grubudur. Keratella cochlearis, Polyarthra vulgaris ve Asplanchna priodonta en yogun bulunan türlerdir. Örnekleme noktalarında tanımlanan türlerin dagılımı sıklık, yogunluk, baskınlık, çesitlilik ve benzerliklerine göre analiz edilmistir. Bu sonuçlar UPGMA, CCA (Kanonik Uyum Analizi) ile test edilmistir. CCA, zooplankton dagılımını etkileyen çevresel faktörler ile zooplankton üzerine iki ayrı veri setine uygulanmıstır. UPGMA analizi ile zooplankton ve çevresel faktörler arasındaki iliski benzerlik yönünden analiz edilmistir. Su kalite degerlerine göre gölün trofik seviyesi, ultraoligotrofik ve mezotrofik seviyedeyken, zooplankton türleri -mezosaprobik ve oligosaprobik--mezosaprobik seviyededir. Sonuç olarak gölün mezotrofik seviyede oldugu bulunmustur. ANAHTAR KELMLER: Limnoloji, su kalitesi, zooplankton, Karakaya Baraj Gölü, biyoçesitlilik, biyolojik izleme, UPGMA, Kanonik Uyum Analizi (CCA)
Karakaya baraj gölü'nde kafes balıkçılığının su kalitesi ve bazı balık populasyonlarının biyolojik parametreleri üzerine etkileri
Karakaya Baraj Gölü, Malatya ili ve çevre yerleşim alanları tarafından sulama, balıkçılık ve rekreasyonel amaçlı olarak kullanılan önemli bir sucul ekosistemdir.Karakaya Baraj Gölü'nde kafes balıkçılığının, su kalitesi ve Alburnus mossulensis, Acanthobrama marmid, Cyprinion macrostomus ve Cyprinion kais türlerinin büyüme ve üreme özellikleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla 4 örnekleme noktası seçilmiştir. Örnekleme noktalarından Aralık 2008-2009 tarihleri arasında aylık olarak vertikal su örneği ile birlikte eş zamanlı balık örnekleri alınarak suyun fiziksel ve kimyasal değişkenleri analiz edilmiştir. Su kalite değerlerine göre Karakaya Baraj Gölü'nün trofik durumu, oligotrofik-mezotrofik olarak belirlenmiştir.Toplanan balıkların boy-ağırlık-eşey dağılımı, yaş-eşey kompozisyonu, boyca ve ağırlıkça mutlak-oransal büyüme, boy-ağırlık, yaş-boy, yaş-ağırlık ilişkisi, kondisyon faktörü, gonadosomatik indeks, yumurta çapı ve fekondite değerleri belirlenmiştir. Dişi ve erkek bireylerin aylara ve örnekleme noktalarına göre farklılıkları ile farkın önem derecesi varyans analizi ve Tukey testiyle belirlenmiştir. Ayrıca uygulanan Kanonik Uyum Analizi'nde, baraj gölünün ekosistem yapısını etkileyen çevresel değişkenler ile büyüme-üreme parametreleri arasındaki çoklu ilişkiler analiz edilmiş; örnekleme noktalarına göre çevresel faktörlerin, balık kompozisyonuna olan etkisi ve derecesi gösterilmiştir.Üreme dönemleri değerlendirildiğinde, A.mossulensis, C.macrostomus ve C.kais'in Mayıs ayında, A.marmid'in ise Mayıs-Haziran aylarında yumurta dökmeye başladığı tespit edilmiştir. Dişi bireylerde çevresel değişkenlere göre tür dağılımlarının çok fazla farklılık göstermediği, ist.1. ve 2.'nin benzer olduğu; erkek bireylerde ise tür dağılımının dişilere göre daha fazla farklılık gösterdiği ve ist.1 ile ist.2'nin benzer olduğu gözlenmiştir.Sonuç olarak, kafeslerin ilk kurulduğu bölgeler olan 1. ve 2. örnekleme noktalarında diğer noktalara göre azot ve fosfor miktarının fazla olduğu ve balık biyolojik parametrelerinin buna bağlı olarak etkilendiği belirlenmiştir.
Borabey göletinin termal katmanlaşma yapısının ve çözünmüş oksijen profilinin incelenmesi ve CE-QUAL-W2 ile modellenmesi
Termal katmanlaşma konusu su kütlelerinde önemli etkilerinden dolayı üzerinde bir çok araştırmanın yapıldığı konulardan biridir. Özellikle, sucul canlıların yaşam kaynağı olan çözünmüş oksijen başta olmak üzere, birçok su kalitesi parametresi termal katmanlaşma sonucunda olumsuz etkilenmektedir. Bu çalışma kapsamında 2013-2014 yılları boyunca Borabey göletinin termal katmanlaşma yapısı ve çözünmüş oksijen profilleri incelenmiş, RTRM indeksi kullanılarak termal katmanlaşma sonucu oluşan bölgelerin hacimleri belirlenmiş, bununla birlikte CE-QUAL-W2 modeli kullanılarak 2013-2014 yılları için sıcaklık ve çözünmüş oksijen modellemesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca oluşturulan çeşitli senaryolar sonucunda göletteki su miktarının 2020 yılına kadar nasıl değişim göstereceği araştırılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda Borabey göletinde meydana gelen termal katmanlaşmanın Nisan ayının sonunda oluşmaya başladığı ve Ağustos ayının sonlarına kadar devam ettiği ve göletin monomiktik bir göl olduğu gözlemlenmiştir. Katmanlaşma sonucu oluşan bölgelerin ise, gölün toplam hacmine oranla, yaklaşık %20'lik bir kısmının hipolimniyon, %20'lik bir kısmının metalimniyon ve %60'lık kısmının ise epilimniyon bölgesi olarak nitelendirilebileceği gözlemlenmiştir. Ayrıca CE-QUAL-W2 modeli kullanılarak gerçekleştirilen modelleme çalışmasıyla hesaplanan sıcaklık ve çözünmüş oksijen verilerinin gözlem verileriyle karşılaştırılması sonucu 2013-2014 yılları için hesaplanan ortalama mutlak hata miktarları sırasıyla 0,77°C ve 1,09 mg O2/L olarak belirlenmiştir.
Eskişehir'deki sulama göletlerinin su kalite indekslerinin belirlenmesi ve ekolojik açıdan değerlendirilmesi
Su, canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlayan en önemli faktörlerden birisidir. Su kalitesi ise belirlenmiş kullanımlar ile ilgili su kütlesi veya su kaynağının durumunu göstermektedir. Su kalitesinde fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametrelerin birbirleri ile olan ilişkileri incelenirken parametrelerin farklı birimlerde olmasının bazı zorluklara neden olmasından yola çıkılarak su kalite indeksleri oluşturulmuştur. Su kalite indeksi (WQI) Horton tarafından 1965 yılında su kalite değişkenleri olan pH, koliform, iletkenlik, alkalinite, klorür, çözünmüş oksijen verileri kullanılarak geliştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında, Eskişehir İlinde bulunan altı göletten 2013-2014 tarihlerinde mevsimsel olarak alınan yüzeysel su örneklerinde sıcaklık (yüzey ve dip sıcaklık farkı), pH, bulanıklık, fekal koliform, çözünmüş oksijen, biyokimyasal oksijen ihtiyacı, toplam fosfat, toplam nitrat ve toplam katı madde analizleri yapılmış ve NSFWQI (Ulusal Sanitasyon Vakfı Su Kalitesi İndeksi) metodu ile su kalite indeksi hesaplanmış ve ekolojik açıdan değerlendirilmiştir.
Derinçay Deresi (Çorum) su kalitesi üzerine fitoplankton ve fitobentoz temelli araştırma
Bu çalışmada Derinçay Deresi (Çorum) fitoplankton ve epifitik diyatomelerinin belirlenmesi için Ağustos 2020 ile Temmuz 2021 tarihleri arasında dere üzerinde belirlenen 6 istasyondan periyodik olarak her ay örneklemeler yapılmış ve incelenmiştir. Örneklerin sayım ve teşhisleri yapılmış, alglerin mevsime bağlı değişimleri belirlenmiştir. Çalışmada fitoplankton florasında Bacillariophyta (46), Euglenozoa (17), Cyanobacteria (14), Chlorophyta (7) Charophyta (4), Miozoa (2) ve Cryptophyta (1) divizyolarına ait toplam 91 takson edilmiştir. Derinçay Deresi fitoplanktonunda en fazla organizma sayısına sahip alg grubu Bacillariophyta olup, bu divizyoyu Cyanobacteria ve Euglenozoa takip etmiştir. Epifitik diyatomelerde ise Bacillariophyta divizyosunun 12 ordosuna ait 42 takson tespit edilmiştir. Bacillariophyta divizyosu içerisinde ise dominant alg ordosu 12 takson içeren Naviculales takımı olmuştur. Ayrıca istasyonlardan alınan su örneklerinin fizikokimyasal analizleri yapılmış, elde edilen verilerle tespit edilen organizmalar arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplanktonun ve epifitik diyatomelerin çeşitlilik, düzenlilik, sıklık, benzerlik ve NMDS analizleri yapılmış, su kalite gösterge durumları tespit edilmiştir. Ayrıca fitoplanktondaki türlerin Fitoplankton Topluluğu İndeksi (Q(r) indeks), epifitik diyatomelerin Trofik Diyatome İndeksi (TDI) hesaplanmış, çalışma alanında tespit edilen türlerin indikatör özelliklerinden yararlanarak su kalitesi belirlenmeye çalışılmıştır. Fitoplankton topluluğu indeks (Q(r) indeks) sonuçlarına göre Derinçay Deresi'nin ekolojik su kalitesi "kötü" sınıfına girdiği belirlenmiştir. Yine çalışma alanımızda sulardaki kirlenme derecesini belirlemek için indikatör olarak kullanılan Oscillatoria ve Euglena cinslerine ait türlere tüm istasyonlarda rastlanmış olması araştırma alanımızdaki akarsuyun kirlilik düzeyinin yüksek olduğunu desteklemiştir. Shannon çeşitlilik indeksi'ne göre de akarsuyun "Kötü" ekolojik kalite durumuna ve "Oksijensiz-Çok Kirlenmiş" kirlilik sınıfına girdiği görülmüştür. Ayrıca fitoplanktonda ve epifitik florada kirli sularda yaşayabilen toleranslı türlerin yaygın olduğu görülmüştür. Fitobentozdaki epifitik algler üzerinden hesaplanan Trofik Diyatome İndeks (TDI) sonuçlarına göre Derinçay Deresi "kötü" su kalite sınıfına karşılık gelen hipertrofik ekolojik statüye sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanındaki veriler değerlendirildiğinde Derinçay Deresi'nin kirlenme tehditiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür. Derinçay Deresi sucul ekosisteminin korunabilmesi için dere üzerindeki atıksu arıtma tesisinin modern ve biyolojik arıtma yapabilen bir tesise dönüştürülmesi ve dereyi kirleten faktörlerin kontrol altında tutulması gerekmektedir.
Sarıçay, Karamenderes Çayı, Kocabaş Çayı ve Tuzla Çayı'nın (Biga yarımadası-Marmara, Türkiye) Molluska faunasının mevsimsel değişimlerinin araştırılması
Bu tez çalışması, Biga Yarımadası'nda yer alan Kocabaş, Sarıçay, Karamenderes ve Tuzla Çayları'nın Molluska (Gastropoda ve Bivalvia) faunasının mevsimsel değişimlerinin çevresel parametreler ve habitat ilişkileri içerisinde dağılımlarını belirlemek için gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, Kocabaş Çayı'nda 4, Sarıçay'da 3, Karamenderes Çayı'nda 4 ve Tuzla Çayı'nda 4 istasyon seçilmiştir. Her bir örnekleme istasyonundan 2 tekrarlı ve kantitatif bentik örnekler alınmıştır. Ayrıca suyun, sıcaklık, tuzluluk, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik ve pH parametreleri yerinde ve nitrat, fosfat, biyolojik oksijen ihtiyacı, kimyasal oksijen ihtiyacı, bulanıklık, askıda katı maddeler gibi parametreler ile sedimentte pH, elektriksel iletkenlik ve partikül büyüklüğü parametreleri de laboratuarda ölçülmüştür.Elde edilen bulgulara göre toplam Kocabaş Çayı'nda 6 gastropoda, 2 bivalvia, Sarıçay'da 17 gastropoda, 9 bivalvia, Karamenderes Çayı'nda 11 gastropoda, 4 bivalvia ve Tuzla Çayı'nda 14 gastropoda, 3 bivalvia olmak üzere, çalışma boyunca tüm istasyonlardan toplam 27 gastropoda ile 13 bivalvia klasisine ait türler tespit edilmiştir. Gastropoda üyelerinden Myosotella myosotis, Oxyloma elegans, Radix labiata, Gyraulus albus, Gyraulus piscinarum, Ancylus fluviatilis ve Bivalvia üyelerinden Unio pictorum, Abra ovata ve Mytilaster lineatus türleri bölge için ilk kayıt niteliğindedir.Araştırmamızdaki akarsularda, molluska türlerinin mevsimlere bağlı değişimlerinde en belirleyici etkeninin sıcaklık ve pH ve habitat özellikleri olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, su sıcaklığı ve pH'sının; Physa acuta, Radix labiata, Radix auricularia, Melanopsis buccinoidea, Pisidium casertanum, Dreissena polymorpha, Valvata macrostoma, Abra alba, Ventrosia ventrosa, Oxyloma elegans, Theodoxus sp. Borysthenia naticina türlerinin dağılımında etkili olduğu MDS analizi sonucunda tespit edilmiştir. Bivalvia klasisinden Mytilaster lineatus ve Unio mancus eucirrus' un sediment parametrelerinden etkilendiği görülürken (Sediment pH ve E.İ.) Pisidium casertanum türünün ise daha çok suyun sıcaklık ve pH değerlerinden etkilendiği tespit edilmiştir.
Çanakkale doğal su kaynaklarından Güzelyali deresi, Kepez çayı ve Sarıçay su kalitelerinin belirlenmesi ve karşılaştırılmalı analizi
Çanakkale, hemen hemen tüm Türkiye'de olduğu gibi, su kaynakları bakımından zengin değildir. Ancak ilin tüm yüzölçümünün yaklaşık yarısından fazlasının ormanlarla kaplı olması bakımından su kaynaklarının gelecek kuşaklara miras bırakılmasında nispeten şanslıdır. 2010 yılı itibari ile Çanakkale il nüfusunun yaklaşık %22'sine ev sahipliği yapan Çanakkale il merkezinin şebeke suyu Atikhisar Barajı'ndan sağlanmaktadır. Atikhisar Barajı, toplam uzunluğu 40 km kadar olan Sarıçay üzerindedir. Günümüze kadar belirli çalışmalarla Atikhisar Barajı su kalitesi hakkında veriler ve Atikhisar Barajı'ndan sonra Sarıçay üzerinde belirli su kalite parametreleri toplanmış olsa da Sarıçay'ın tümünü hedef alan bir çalışma mevcut değildi. Kepez Deresi ise günümüze kadar su kalitesi bakımından çalışılmış bir su kaynağı değildi. Öte taraftan kıyısal bölgede bulunmaları ve toplam uzunluklarının büyük havza olarak nitelendirilememesi nedeniyle bu akarsuların su kalitelerinin kapsamlı bir değerlendirmesi mevcut değildir.Bu çalışmada Sarıçay, Kepez Deresi ve Güzelyalı Deresi suyun seçilmiş fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri bakımından incelenmiştir. Yağışlarla su kalitesi arasındaki ilişki kurulmuş ve kirletici kaynakların su kaynaklarına yapabileceği olası etkiler incelenmiştir. Güzelyalı Deresi'nin düzenli akmaması her üç akarsuyun karşılaştırmalı analizini mümkün kılmamakla beraber birbirlerinin yanı başında olan Sarıçay ve Kepez Deresi'nin gerçekleştirilen 13 örneklemeye bağlı olarak zamansal değerlendirilmesi bu çalışma ile gerçekleştirilmiştir. Örneklemeler 2010-2011 yılları arasında gerçekleştirilmiş olup çalışma kapsamında incelenen su kalite parametrelerinin mevsimsel değişimleri de ortaya konulmuştur.
Doğancı baraj gölü (Bursa) fitoplanktonu ve trofik seviyesinin belirlenmesi
Bu çalışmada Doğancı Baraj Gölü'nden Ocak 2018-Kasım 2018 tarihleri arasında alınan örneklerde bazı fiziko-kimyasal, ve ağır metal analizleri ile fitoplankton teşhis ve sayımları gerçekleştirilmiştir. Doğancı Baraj Gölü'nün trofik seviyesi belirlenmiştir. Doğancı Baraj Gölü su kalitesi ayrıca İçme Suyu Temin Edilen Suların Kalitesi ve Arıtılması Hakkında Yönetmelik kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Barajın su kalitesi 1.sınıf su kalitesinde çıkmıştır. Doğancı Baraj Gölü fitoplanktonunda Cyanobacteria'ya ait 14 takson (%17,72), Miozoa'ya ait 4 takson (%5,06), Ochrophyta'ya ait 1 takson (%1,27), Chlorophyta'ya ait 12 takson (%15,19), Charophyta'ya ait 4 takson (%5,06), Bacillariophyta'ya ait 44 takson (%55,70) olmak üzere toplam 79 takson tespit edilmiştir. Doğancı Baraj Gölü'nde tüm çalışma dönemi boyunca her mevsim yayılım gösteren türler Asterionella formosa, Stephanocyclus meneghinianus, Fragilaria crotonensis, Mougeotia sp., Nitzschia acicularis, Planktothrix rubescens, Ulnaria delicatissima ve Ulnaria danica'dır. Doğancı Baraj Gölü'nde en yüksek toplam organizma yoğunluğu 1 825 685 org/L ile Ekim ayında, en düşük toplam organizma yoğunluğu ise 54 org/L ile Ocak ayında görülmüştür. Yapılan siyanotoksin analizleri sonucunda baraj suyunda toksin tespit edilmemiştir. Ancak Dolichospermum planctonicum ve Planktothrix rubescens'in toksin üretme potansiyeli olması nedeniyle baraj gölünün sürekli takip edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Doğancı Baraj Gölü trofik seviyesi Carlson (1977)'un Trofik Seviye İndeksi (TSI) değerlerine göre hesaplanmıştır. TSI(CHL) değerlerine göre Doğancı Baraj Gölü'nün mezotrofik karakterde olduğu görülürken, TSI(TN) değerlerine göre oligotrofik karakterde olduğu tespit edilmiştir. Doğancı baraj gölü suyunda hangi çevresel değişkenlerin önemli olduğunu ortaya koymak için uygulanan açıklayıcı faktör analizi (AFA) sonuçlarına göre veri kümesinde toplam varyansın % 80,752'sini açıklayan üç faktör yükü belirlenmiştir. İlk faktör yükünün havzanın jeolojik yapısı ve iklimsel faktörler ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. İkinci ve üçüncü faktör yüklerinde jeolojik yapının yanı sıra besin tuzu, askıda katı madde ve fitoplanktonun önemli olduğu görülmektedir. Türler ile çevresel değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için uygulanan redundancy analizi sonucuna göre hacim (p= 0,002; F= 5,77), pH (p= 0,002; F= 5,73), giren su (p= 0,002; F= 5,29), buharlaşma (p= 0,002; F= 2,65), su sıcaklığı (p= 0,004; F= 2,40), nitrat (p= 0,040; F= 1,58) ve magnezyum'un (p= 0,048; F= 1,65) anlamlı olduğu tespit edilmiştir.
Emet çayı su, sediment ve bazı balık türlerinde ağır metal birikimlerinin araştırılması
Emet Çayı Havzası, Türkiye'nin en önemli nehir sistemlerinden biridir ve Emet Çayı Uluabat Gölü'nü (Ramsar Alanı) besleyen en önemli iki akarsudan biridir. Havzanın jeolojik yapısına ek olarak, yürütülen madencilik faaliyetleri, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler ve evsel atıklar sistem üzerinde yoğun bir kirlilik baskısı oluşturmaktadır. Bu çalışmada, biri Kınık Çayı üzerinde, biri Dursunbey Çayı üzerinde ve altısı Emet Çayı üzerinde olmak üzere Emet Çayı Havzası'nda belirlenen toplam sekiz istasyondan mevsimsel olarak su, sediment ve balık (Squalius cii, (Richardson, 1857), Capoeta tinca, (Heckel, 1843) ve Barbus oligolepis, Battalgil, 1941) örnekleri toplanmıştır. Bölgenin su kalitesinin belirlenmesi için bazı limnolojik parametreler (çözünmüş oksijen, % oksijen doygunluğu, sıcaklık, pH, tuzluluk, iletkenlik, nitrat, nitrit, amonyum, sülfat, fosfat, KOİ, BOİ, toplam klor ve CaCO3) ve sistemin inorganik yükünün belirlenmesi için abiyotik ve biyotik öğelerinde bazı element (Ca, K, Mg, Na, Ni, Zn, As, B, Cd, Cu, Mn, Pb, Ag, Cr ve Hg) akümülasyonları araştırılmıştır. Elde edilen veriler istatistiki olarak değerlendirilmiş ve çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından bildirilen limit değerler ile karşılaştırılmıştır. Havzanın önemli miktarda organik ve inorganik kirliliğe maruz kaldığı, bu kirliliğin sadece akuatik sistemi değil bölge halkı sağlığınıda tehdit ettiği tespit edilmiştir.