Women labour force

104 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mikro finansman ve mikro kredinin kadın yoksulluğunu azaltmadaki rolü ve Afganistan uygulaması

Çoğu kişiye göre, mikrofinans, çok yoksul ailelerin üretici faaliyetlere girişmelerine veya çok küçük işletmelerini büyütmelerine yardımcı olmak amacıyla onlara çok küçük meblağlarda kredi (mikrokredi) açılması ve verilmesi anlamına gelir. Bu çalışmada Afganistan'da mikro finansman sistemi ve mikro kredi alan kadınlar üzerinde nitel uygulamaya yer verilmektedir. Kadınların mikro kredi aldıktan sonra yaşadıkları ekonomik, sosyal, psikolojik değişimleri anlamaya yönelik olan uygulamada görüşme tekniği kullanılmaktadır. Nitel araştırma, Afganistan'da faaliyet gören MISFA'dan kredi kullanan kadınlar ile yapılmıştır. Araştırmada görülmüştür ki mikro kredi kullanan kadınlar kredi kullanmaya başladıktan sonra sosyal ve ekonomik olarak hayatlarında olumlu bir yönde değişiklik algılamaktadır. 10 kadın da mikro kredi kullanımının özgüven, değer artışı, psikolojik yoksulluktan kurtulmak, eşlerinden bağımsız hareket edebilmesi, temel ihtiyaçlar dışındaki istek ve ihtiyaçların karşılanması, psikolojik olarak kendisini iyi hissetmek, aile bütçesine katkıda bulunabilmeleri, ekonomik olarak eşlerinden bağımsız hareket edebilmeleri ve kimseye muhtaç olmadan yaşam sürebilmeleri gibi sebeplerden dolayı aldığını belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Yoksulluğun Azaltılması, Mikro Finansman, Mikrofinans Prensipleri, Mikro Kredi

AfganistanFinansmanFinansman yöntemleri+7
Abdulhamed Mudarej
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımlı çalışan kadının gelir artışının aile bütçesi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada amaç, bağımlı çalışmaya başlayan kadınların aile bütçelerindeki yeri ve katkısı ,tekstil sektöründe çalışan kadınların finansal okuryazarlık düzeylerinin demografik özellikleriyle kıyaslanarak ve finansal okur yazarlık seviyelerinin yükseltilmesi için çözüm önerileri içermektedir. Araştırmada kadınların aile bütçelerinin yanı sıra sosyo-ekonomik hayatlarındaki değişimleri ve gelecek ile ilgili planlamalarını karşılaştırılmalı olarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Kadın ve aile üzerinden toplumun ve tarihi okumak birçok Araştırmacı için ilgi çekici olmuştur. Araştırmasını yaptığım konuda bağımlı çalışan kadınların aile bütçesindeki yeri ve katkısı amacıyla kadınların demografik özellikleri ve finansal okuryazarlıklarının belli testlerden geçirilerek gözlemlenmesi amaçlanmıştır. "En iyi bilgi yaşanılarak öğrenilen bilgidir" cümlesinden yola çıkarak oldukça ilgi alanım olan geleceği yetiştiren kadınların okuryazarlık düzeylerinin tespit edilerek hangi aşamada hangi düzeyde olduklarının tespit edilmesi ve bunun yanı sıra kazançlarının ne derece kullanabildiklerini , gelecek için ne kadar tasarruf yapabildikleri, çalışma hayatına girmeleri ile yeni harcamalar yapmaya başlamaları, harcamalarında kararlarını kendileri alıyorlar mı?, başta sosyal harcamaları olmak üzere harcamaları farklılaşıyor mu? Kadına yönelik devlet teşviklerinin olması İş yaşamında , kadınların istihdamını kolaylaştırmakta mıdır? Gibi sorulara cevap aranmıştır ve çalışma benim için çok öğretici olmuştur.

Aile katılımıEv ekonomisiFinansal okuryazarlık+7
Feride Osmanlı Yetiş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Cinsiyet farkına dayalı ücret farklılaşması ve yoksulluğun kadınlaşması: Türkiye örneği

Türkiye'de yaşanan ücret farklılaşması çoğunlukla beşeri sermaye farklılıklarına ve ayrımcılığa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrımcılığın özellikle cinsiyetler arasında yaşanması ve kadınların ayrımcılık nedeniyle erkeklere göre daha düşük eğitim düzeyine ve deneyime sahip olmasının yanında erkeklerle aynı beşeri sermayeye sahip olsa bile duygusal ayrımcılık nedeniyle işgücü piyasasının dışında kalması ya da hak ettiğinden daha düşük pozisyon ve mesleklerde istihdam edilmesi ücret farklılaşmasını derinleştirmektedir. Bu durum, Türkiye'de yaşanan yoksulluk oranlarında en büyük payın kadınlara ait olmasına neden olmaktadır. Yoksulluğun temel belirleyicileri içinde yer alan gelir düzeyinin cinsiyetler arasındaki dağılımına bakıldığında erkeklere kıyasla kadınlarda daha düşük düzeylerde belirlendiğini, kadın yoksulluğunu arttırdığını ve sonuçta Türkiye'de yoksulluğun kadınlaşması durumunun ortaya çıkmasına etki ettiği görülmektedir. Kadın yoksulluğunun ve bu durumu ortaya çıkaran değişkenlerden biri olan cinsiyete bağlı ücret farklılaşmasının Türkiye'deki görünümünü analiz ettiğimiz çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yoksulluk, kadın yoksulluğu, ücretin oluşumu ve ücret farklılaşmasını etkileyen durumlar kavramsal ve teorik çerçevede analiz edilmiş, konuya dair geniş literatür taramasına yer verilmiştir. İkinci bölümde cinsiyet farkına bağlı yaşanan ücret farklılaşması ve kadın yoksulluğunun Türkiye'deki durumu tarihsel olarak incelenmiş ve sürecin analizi için şekiller ve tablolar aracılığıyla istatistiki verilerden faydalanılmıştır. Üçüncü bölümde ise TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından yayımlanan 2003 ve 2019 yıllarına ait Hane halkı Bütçe Anketi verileri kullanılarak cinsiyetler arası ücret farklılaşmasının durumu iki yıl için de ekonometrik olarak tahmin edilmiştir. Elde edilen tahmin sonuçlarına göre Türkiye'de kadınların aleyhine gelişen ücret farklılaşması 2003 yılından 2019 yılına kadar geçen sürede etkili olmaya devam etmiştir. Bu durum Türkiye'de kadın yoksulluğunun hala bir önemli bir sorun olduğunun göstergesidir.

CinsiyetCinsiyet farklarıKadın iş gücü+6
Burcu Doğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın yöneticilierin cam tavan algısının cam tavanı aşma stratejilerine etkisi: Bursa ili tekstil sektöründe bir alan araştırması

Kadınlar çalışma yaşamında sırf cinsiyetlerinden ve toplumun cinsiyetlerine yüklediği rol ve sorumluluklardan dolayı çeşitli tutum, davranış ve önyargılarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadınların çalışma yaşamında üst yönetim kademelerine yükselmelerinde cinsiyetlerinden dolayı karşılarına çıkan her türlü görünmez engel ?cam tavan? olarak adlandırılmaktadır.Kadın yöneticiler karşılarına çıkan cam tavan engeli karşısında bazen bunu aşmak için çeşitli stratejilere başvururken bazen de bunu kabullenmek zorunda kalmaktadır.Bu tez çalışmasında; birinci bölümde çalışma yaşamında kadın işgücünün tarihsel süreç içerisindeki konumu ve karşılaştıkları sorunlar ele alınmıştır. İkinci bölümde kadın yöneticiler ve cam tavan kavramı, cam tavan algısına neden olan unsurlar, olumsuz sonuçları ve cam tavanı aşma stratejileri açıklanarak, literatüre uygun olarak bir alt yapı kurulmuştur. Uygulama bölümünde kadınların yoğun olarak çalıştığı ve Türkiye'de tekstilin en önemli merkezi olan Bursa'daki tekstil işletmelerinde çalışan kadın yöneticilerin karşılaştıkları cam tavan engelleri ve bunları aşma stratejileri analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kadın İşgücü, Kadın Yönetici, Terfi, Cam Tavan, Cam Tavan Engelleri

Cam tavan sendromuKadın iş gücüKadın yöneticiler+2
Ayfer Çetin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımda çalışan kadınların istihdam durumunun araştırılması Gaziantep ili örneği

Tarım, kırsalda yoksulların önemli bir geçim kaynağı ve dünyada çok önemli bir yere sahip olup, tarımda kadın istihdamı geçmişten günümüze tartışılan global bir konudur. Tarım sektöründeki kayıtlı istihdam durumları, kadınların sahada fiilen kapladıkları büyüklüğün tersini göstermektedir. Tarımda kadın istihdamının mevcut durumu, sorunlar, çözüm önerileri çoğu çalışmada ulusal bazda ve genel bir yapı çizilerek ele alınmıştır. Sorunların çözümüne yönelik yaklaşımların gerçekçi olarak ortaya konması için konu il ölçekli araştırmayla ele alınmış; yereldeki politikacılara daha kolay ulaşılması, mevcut sorunların çözüme kavuşturulması, tarımda kadın emeğinin görünür kılınması ve karşılığının alınması, kamuoyu oluşturulması açısından tercih edilmiştir. Çalışmada Gaziantep İline bağlı dokuz ilçede tarımda çalışan kadın çiftçilerin kayıt dışılığı neden tercih etmek zorunda olduğu ortaya konmuştur. İl ilçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, Sosyal Güvenlik Kurumu ve dokuz ilçenin Ziraat Odası yetkilileri ile görüşülerek kadınların çiftçi kayıt sistemi ve Sosyal Güvenlik Sistemine kayıt durumları ve mevcut problemler nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılarak ortaya konmuş ve tarımda çalışan kadınların büyük çoğunluğunun kayıtlı istihdama dahil olamadıkları belirlenmiştir. Araştırmanın paydaşları, tarımda kayıtlı istihdamın önemine değinerek, istihdamı arttıracak politikaların, günümüz koşullarına uygun kadınlar lehine bir yaklaşımla ele alınarak Sosyal Güvenlik Primlerinin Devlet tarafından karşılanmasının kayıtdışılığı önleyeceğini ve tersine göç ile kişilerin tekrar köylerine dönebileceği vurgusunu yapmıştır. Kırsal kalkınma yaklaşımının tarımsal üretim süreci ile sınırlı kalmaması, sosyal, kültürel, ekonomik refah seviyesini arttıracak entegre idare sistemlerinin uygulanmasıyla başarıya ulaşılabileceği kanısına varılmıştır. Çalışma, Gaziantep tarımında kadın emeğinin kayıt altına alınmama sebeplerini, toplumsal ve politik çerçevede ele almakta olup; yerelden ulusala iller bazında toplumsal bir sorunun çözüme kavuşmasına örnek teşkil etmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Anahtar kelimeler: Tarımda kadın istihdamı, sosyal güvenlik

GaziantepKadın iş gücüKadın kooperatifçiliği+7
Aysel Eskici
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de cinsiyete dayalı istihdamın emek verimliliğine etkisi

Ekonomide emek faktörü üretimde yer alan en önemli faktörlerden biridir. Fakat emek faktörünün kendi içinde cinsiyet temelinde kadın emeği ve erkek emeği olarak ikiye ayrıldığı ve üretimde daha çok erkek emeğinin tercih edildiği görülmektedir. Üretimde ağırlıklı olarak erkek emeğinin tercih edilmesinde genellikle cinsiyet ayrımcılığına dayalı istihdam politikaları etkili olmaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde işgücüne katılım açısından kadının payı, her zaman erkekten daha az olmuştur. Genel olarak kadın emeğinin üretime çok az veya yetersiz dâhil edilmesi ekonomik açıdan ülkelerin büyümesini ve kalkınmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle kadınların istihdamlarının artırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda kadınların ekonomik hayata katılmalarında cinsiyet ayrımcılığının önüne geçilerek istihdamdaki paylarının artırılması, sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Çalışmada Türkiye'de cinsiyete dayalı istihdamın emek verimliliğine olan etkisi incelenecektir. Çalışmada Türkiye için 1988-2020 yıllık veriler ile emek verimliliğinin, istihdam edilen kadın ve erkeğin, eğitimi ve medeni durumu ile olan ilişkisi Toda-Yamamoto Nedensellik analizi çerçevesinde ele alınarak, bu unsurların emek verimliliği üzerindeki etkileri ve yönü hakkında tespitlerde bulunulacaktır. Çalışmadaki değişkenlere ait veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) elektronik veri tabanından elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cinsiyet Ayrımcılığı, Kadın, Emek Verimliliği

CinsiyetCinsiyet rolleriKadın iş gücü+5
Esma Nur Çınar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mülteci kadınların geçim kaynaklarına erişiminde kooperatiflerin rolünün incelenmesi

2011 yılında Suriye'de yaşanan savaş sonrası Türkiye'ye göç eden Suriyeli mülteciler beslenme, barınma, sağlık ve eğitim gibi birçok temel hak ve hizmete erişimde güçlük yaşamışlardır. Kadınların bu süreçteki deneyimleri ise erkeklere kıyasla daha zorlayıcı olmuştur. İstihdam piyasasında mülteci kadınlar iş yerlerinde çoğunlukla ayrımcı uygulamalara ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakılmaktadırlar. Bu bağlamda yoksullukla mücadelede sosyal bir örgütlenme modeli olan kooperatifler mülteci kadınlar için alternatif bir çalışma alanı sunmaktadır. Çalışmada, mülteci kadınların geçim kaynaklarına erişiminde kooperatiflerin rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca mülteci kadınların istihdam piyasasında yaşadıkları güçlükler ve kooperatife dahil olmaları ile sosyoekonomik yaşantılarında meydana gelen değişiklikler analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında kooperatife ortak veya kooperatif çalışanı mülteci kadınlarla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, mülteci kadınların kooperatifler aracılığı ile sınırlı da olsa ekonomik gelir elde ettiği ve geçim kaynaklarına eriştiği, farklı alanlarda beceriler kazanarak kişisel gelişimlerine katkı sunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kooperatif faaliyetlerinin sosyal uyuma katkı sağladığı, kadınların güçlenme süreçlerine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine olumlu etki ettiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Geçim Kaynakları, Göç, İstihdam Piyasası, Kooperatifçilik, Mülteci Kadınlar

Geçim kaynaklarıGöçlerKadın iş gücü+3
Ela Yiğit
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların iş hayatına katılmalarında sosyal sermayenin rolü: Manisa Organize Sanayi Bölgesi üzerine bir araştırma

Kadınların sosyo-demografik özellikleri, kişisel karakteristikleri, iş bulma ve sürdürme süreçlerinde bilgi ve beceri sağlama kanalları, işbirliği eğilimleri; sosyal sermaye kaynakları olarak değerlendirilmektedir. Kadınların kariyer sürecinde ve üst düzey görevlere terfilerinde, sosyal sermaye kazanım ve kullanım şekilleri erkeklerden farklılık göstermektedir. Aynı zamanda kadınların, sosyal sermayeyi oluşturmalarında karşılaştığı güçlükler ve bunlarla başa çıkabilmek için harcadıkları çaba da erkeklere kıyasla daha fazladır. Bu çalışmada kadınların çalışma hayatlarında ve kariyer gelişimindeki başarılarında, sosyal sermayenin etkisi ve sosyal sermaye edinimi için hangi kaynakları kullandıkları, nitel araştırma yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında kadın çalışanlar ve sosyal sermaye ilişkisi, Manisa Organize Sanayi Bölgesi' nde faaliyet gösteren 21 firmada çalışan kadınlar ile yapılan görüşmeler, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile gerçekleştirilmiş, görüşme verileri içerik analizine tabi tutulmuştur. Beyaz yaka pozisyonunda çalışan kadınların yaşam memnuniyetleri, sosyal ağ ve destekleri, iş bulma ve çalışma sürecinde karşılaştığı zorluklar; sosyal sermaye düzeyleri kapsamında değerlendirilmiştir. Bu çalışma ile sosyal sermayenin kadınlar için öneminin üzerinde durulmuş, sosyal sermaye düzeyinin artışı veya azalışının kadınların hangi davranışlarına bağlı olduğuna ve sosyal sermayenin kadınların kariyerleri üzerindeki etkilerine odaklanılmıştır. Araştırmada, cinsiyet eşitsizliği, aile içi sorumlulukları, toplumsal ön yargılar, sosyal ağ etkileri gibi nedenlerden dolayı kadınların sosyal sermayeden tam anlamıyla yararlanamadığı görülmüş; toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden politikaların ve değişen iş kültürünün, kadınların sosyal sermaye ağlarını güçlendirmelerine, sosyal ağ ilişkilerinin uzun süreli olmasına ve fırsatlardan daha fazla yararlanmalarına pozitif etkilerinin olduğu sonucuna varılmıştır.

Kadın iş gücüKadınlarSosyal sermaye+2
Mehriban Kocağa Daşdemir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ev hizmetlerinde çalışan göçmen kadınların sorunları ve bu sorunlarla mücadele stratejileri

Ele alınan bu çalışma Türkiye'de ev hizmetlerinde çalışan kadınların sorunlarının neler olduğunu ve bu sorunlarla nasıl mücadele ettiklerini anlama çabası taşımaktadır. Bu hedef doğrultusunda kartopu örnekleme tekniği ile kendilerine ulaşılmış ve çoğunluğu Türkmenistanlı olan içlerinde Kırgız asıllı ve Moldovyalı olan 8 göçmen kadın ile iletişime geçilmiştir. İçlerinde derinlemesine görüşmenin de tekrardan yapıldığı iki görüşmecinin çalışma mekanları ve çalışma deneyimleri uzun süreli olarak bizzat yakından gözlemlenmiş ve saha deneyimi elde edilmiştir. Nitel araştırma çerçevesinde oluşturulan bu çalışmada yorumlayıcı fenomenolojik bir araştırma deseninden faydalanılmış ve görüşmecilere yönlendirilen yarı yapılandırılmış mülakat soruları ile bulgular belirlenmeye çalışılmıştır. Katılımcılara yönlendirilen bu sorularla kişilerin demografik özellikleri belirlenmiş, Türkiye'ye olan göç süreçlerinin (öncesi ve sonrası) nasıl gerçekleştirildiği durumu ortaya çıkarttırılmış, çoğunluğunun kayıt dışı olan veya yaşamının bir kısmını kayıt dışı olarak geçiren kadınların çalışma yaşamlarına dair zorlu süreçleri ve mücadele stratejileri ele alınıp değerlendirilmiştir. Özel alan kamusal alan muğlaklığını çalışma piyasasında deneyimleyen göçmen kadın emeği, toplumsal cinsiyet ve ataerkil kapitalizm ilişkileri bağlamında değerlendirilmiş kadın emeğinin ve bedeninin sömürge aracı olarak kullanılmasında kilit nokta olan göç olgusunun kadın yaşamını nasıl etkilediği sonucu ortaya çıkartılmıştır. Son olarak ise bulguları tahlil edilen bu araştırma sonucunda kadınların enformel sektöre bağlı olan bu iş piyasasında tüm eril zorbalıklara maruz kaldığı ve bu zorbalıklarla mücadelenin onlar açısından kısıtlılığı ortaya çıkartılmıştır. Göçmen, kayıt dışı, kadın, eş ve anne olan kadınlar bir yandan başkası için özel alanda emek üretirken bir yandan da kendi ailesi için özel emek üretmeye devam etmişlerdir. Geleceğe dair çok fazla beklentilerinin olmadığı bu kadınların, benlikleri de ataerkil pratikler etrafında şekillenmeye devam etmektedir.

Ev hizmeti sektörüEv içi emeğiEv işleri+7
Ümran Berfin Güneysu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Feminist iktisat ve kadının ekonomik konumuna eleştirisel bakış

Bu çalışmada kadının ekonomik konumuna feminist iktisat aracılığıyla değinilmiştir. Çünkü Feminist iktisat, iktisadı yalnızca erkeklerin bakış açısını kapsayacak bir bilim olarak gösteren ve kadınları ikincilleştiren yaklaşımlara ek olarak kadınların iktisadın dışına iten farklı bütün yaklaşımları kapsayacak şekilde iktisat yazınının zenginleştirilmesini savunmaktadır. Başta ana-akım iktisadın ve diğer yaklaşımların dâhilinde kadın emeği çalışmalarda gözükmemiş ve kadınların yer almadığı modeller üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda bu tezin amacı, literatüre giren bu kavramı açıklamak ve feminist iktisat açısından kadının ekonomik konumunu eleştirmek ve çözüm önerileri sunmaktır. Dünyada kadın iş gücünün istihdamı gün geçtikçe artmaktadır. Fakat, kadınlar iş hayatında cinsiyet ayrımcılığı, ücretlerde eşitsizlik, uzun saatlerde çalıştırılma, cinsel taciz gibi birçok sorunla karşı karşıya gelmektedir. Bu sorunları çözmek ve toplumsal refahı sağlamak için "hükümetler", "sendikalar" ve "uluslar arası örgütler" politikalar geliştirmiş olup, günümüzde de çalışmalara devam etmişlerdir. Bu çalışmanın ilk bölümünde kadın ve ekonomi ilişkisine, ikinci bölümde feminist iktisat kavramının tanımı, ortaya çıkışı, sağlayabileceği yararlar ve eleştirilerine ve son bölümde ise Türkiye'de kadının çalışma hayatı feminist bakış açısıyla incelenip, feminist iktisada yönelik ileride yapılması gerekenlere değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Feminist iktisat, ana-akım iktisat, kadın iş gücü

EkonomiEkonomik hayatEkonomik kararlar+5
Özlem Erbey
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın istihdamı ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki-Türkiye örneği

Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı OECD ülkelerine göre oldukça geride kalmaktadır. Bu durumun başlıca sebepleri Türkiye'de cinsiyet temelli bakış açısının hakim olması ve kadının asıl görevinin çocuk bakımı ve ev içi düzenin sağlanması gerektiği anlayışıdır. Ev içi üretimin istihdama dahil olmaması, kadınların uyguladığı bu emeğin ücretsiz emek olarak nitelendirilmesine yol açmaktadır. Türkiye'de kadınların işgücüne katılımı arttırmak amacıyla çeşitli yasal düzenlemeler ve projeler yürütülse de bir türlü istenilen duruma ulaşılamamıştır. Kadınların işgücüne piyasasına dâhil olması hem ekonomik kalkınmayı hem de ekonomik büyümeyi etkilemektedir. Kazanç elde etmeye başlayan kadınların hem sosyal hem de ekonomik özgürlükleri artmaktadır. Bu çalışmada 2000-2018 yılları arasında kadın istihdamın ekonomik büyüme üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kadın istihdamı arttırıcı politikalar üzerinde durularak, kadınların istihdam piyasasında karşılaştıkları engellere değinilmiştir. Ekonometrik analiz olarak Var modeli kullanılmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu'ndan elde ettiğimiz veriler ile kadın istihdama bütün yönleriyle değinilmiştir.

BüyümeEkonomik büyümeKadın iş gücü+5
Tanay Dilber
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dünyada ve Türkiye'de mikrokredinin gelişimi, Türkiye'de mikrokredi uygulamalarının kadın istihdamına etkisi

Mikrokredi uygulaması, bankalar tarafından ödenek verilmeyen ve ekonomik anlamda zor durumda olan küçük ölçekli krediler temin eden bu sebeple yoksulluğu ortadan kaldırmaya çalışan önemli bir uygulamadır. Bu amaçla mikrokredi uygulaması, son zamanda tercih edilen kadın istihdamını sağlayan ve yoksulluğu ortadan kaldıran önemli bir oluşumdur. Hindistan, Bangladeş, Çin, Rusya gibi birçok ülkede ve birçok kıtada uygulanan mikrokredi uygulaması, Türkiye'de Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) tarafından yoksul kadınların istihdam edilmesi yönünde çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında gerçekleştirilen mikrokredi çalışmaları ülke geneline yayılarak sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetim bazında sunulmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, yoksullukla mücadele de önemli bir faktör olan mikrokredi uygulaması dünya ve Türkiye temelinde ele alınmıştır.Mikrokredinin nasıl uygulandığı ve Türkiye'de hangi kuruluşların mikrokredi uygulamasını gerçekleştirdiği incelenmiştir. Bu kapsamda yerel ve uluslararası kaynaklardan faydalanılmıştır. Yapılan çalışma sırasında belirlenen dönem içinde, sunulan mikrokredi düzeyi ve istihdam oranı ele alınmıştır. Bunun yanı sıra hedeflerde yer alan hususlar; · Kullanılan kredi miktarı · Kendi hesabına çalışan kadın sayısı · Tahsil edilen kredi miktarı · Aktif mikro girişimci sayısı · Toplam istihdam edilen kadın sayısı ele alınarak oranlar arasında kıyaslama yapılmıştır. TÜİK ve mikrokredi sunan kuruluşlardan elde edilen veriler sonucunda sunulan mikrokredilerin aktif girişimci sayısındaki artışın Türkiye'deki kadın istihdamını artıracağı sonucuna varılmıştır.

Kadın iş gücüMikro girişimMikro kredi+1
Şerife Özel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımda çalışan kadın işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki bilgi düzeylerinin algı düzeylerine etkisi: izmir örneği

İş sağlığı ve güvenliğinin iş hayatındaki öneminin anlaşılması ile birlikte sektörlerde çalışan sağlığının korunması kapsamında çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Teoride geçerli olan bilgi ve uygulamaların iş hayatına yansımasının sınırlı olmasına ek olarak, çalışanların çalışma konuları hakkındaki bilgi düzeylerinin yetersizliği de iş güvenliği bağlamında önemlidir. Tarım sektöründe kadınların ağır çalışma koşulları, kadın emeğinin görünmezlik göstermesi gibi nedenlerle mevcut risk ve önlemlere ilişkin bilgilerinin yetersizliği önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada kadın çalışanların bilgi düzeylerinin algı düzeyleri üzerine etkisinin saptanması amaçlanmıştır. Böylece kadın çalışanlara yönelik eğitim çalışmalarının içeriğinin belirlenmesi ve eğitimin iş yaşamına uyarlanması da sağlanmış olacaktır. İzmir ili ve ilçelerinde tarım sektöründeki kadın çalışanlara yönelik yapılan çalışma sonucunda; katılımcıların bilgi boyutuna ilişkin; önlem ve farkındalık bilgi düzeylerinin oldukça düşük, kişisel koruyucu donanım bilgi düzeylerinin yüksek olduğu; algı boyutu irdelendiğinde ise, tehlike ve yasa algılarının oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Bilgi düzeyinin algıya etkisine bakıldığında önlem bilgi düzeyinin, tehlike ve yasa algısını negatif yönde, kişisel koruyucu donanım bilgi düzeyinin tehlike algısını pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi düzeyiKadın iş gücüKadın işçiler+6
Cansu Özel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal kadın emeğinin kullanım biçimlerinin dönüşümü: Manisa ili/Karayenice köyü örneği

Bu tez çalışmasının temel amacı, Türkiye gibi tarımsal ürün üretiminin çeşitli olduğu bir ülkede kadın emeğinin kullanım biçiminin zaman içindeki dönüşümlerini kadınların kendi deneyimleri ile ortaya koymaktır. Özellikle kayıt dışı çalışmanın en fazla olduğu tarım sektöründe kadınların karşılaştıkları problemler sebebiyle dezavantajlı durumda oldukları gerçektir. Kırsal alanda ev ve tarım arazisinin birbiri ile iç içe oluşu kadınların tarımsal üretimdeki varlığının evde üstlendiği işlerin bir uzantısı olarak görülmesi emeklerinin görünmez olmasının en büyük sebebini oluşturmaktadır. Literatürde kadınların çalışma yaşamına ilişkin birçok araştırma olmasına karşın tarım sektöründe doğrudan kadınlara yönelik araştırmalar hala yeterli düzeyde değildir. Alanda yapılan çeşitli araştırmalar tarım işçilerinin sorunlarına yönelik olsa da doğrudan kadın emeği ve toplumsal cinsiyet perspektifine yönelik araştırmalara değinilmemiştir. Buradan hareketle araştırma Manisa İli Karayenice Köyü'nde kırsal kadınların eşitsiz konumlarını ve tarımdaki emek kullanım biçimlerini kendi deneyimleri ile ortaya koymaktadır. Çalışmada, kuram oluşturma nitel araştırma desenine göre kotalı örneklem kullanılarak 20 aileden kadın ve erkeklerle yarı yapılandırılmış görüşme formu çerçevesinde derinlemesine mülakat yapılmıştır. Görüşmede sorulan sorular çerçevesinde kadınların tarımsal faaliyetlerine, hane içi ve hane dışı sorumluluklarına, toplumsal cinsiyet ilişkilerine ilişkin cevaplar elde edilmiştir. Çalışma sonunda ise kırsal kadınlarının eşitsiz konum ve emek kullanım biçimlerine yönelik değerlendirmeler ve öneriler sunulmuştur.

DönüşümKadın iş gücüKadınlar+5
Şeyma Ulkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ev kadınlarının emeğinin GSYH hesaplamalarına etkisi

Bu çalışmada Emek Değer Teorisi temelinde, teorik analizden yola çıkarak "emeğin" geçirdiği evrimsel tanımlar ve teorideki gelişmeler ortaya konmaya çalışılmıştır. Emeğin toplumsal refah alanındaki yansımalarının bir göstergesi olan GSYH örneği kullanılarak, ampirik bir modelleme üzerinden, ev kadını emeğinin ekonomik değeri ölçülmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, bütüncül bir yaklaşımla yapılan bu çalışmada; öncelikle ortodoks (ana akım) ekonomi teorilerinde "emek" kavramı sorgulanmış; daha sonra emek-istihdam ilişkisinden soyutlanarak, kapitalist sistemde istihdam dışında kalan ücretsiz ev kadını emeğinin GSYH'ya nasıl bir etkisi olabileceğine odaklanılmıştır. Çalışmanın odağını oluşturan teorik analiz ile ekonomik problemlerin çözümünde heterodoks politikalara olan ihtiyacın bir göstergesi olarak; değişen insan profilinin rasyonellikten uzaklaşıp "sınırlı rasyonellik" ve sonrasında da "heterojen birey" profilini oluşturduğu sonucuna varılmıştır. İhtiyaçların karşılanması konusunda, içinde bulunduğu koşullara göre karar vermeyi tercih eden yeni heterojen birey modeline en iyi örneğin; kadınlar olduğu düşünülmektedir. İstihdamda ve ev işlerinde çalışan olarak nüfusun yarısını oluşturan kadınlar; ev kadını olma tercihleri nedeni ile nüfusun tamamına oranla, sınırlı rasyonel birey tanımına en çok uyan kesim olarak tanımlanmışlardır. Teorik analiz sonucunda tespit edilen emek yapısında ve bireylerde meydana gelen bu değişimler nedeniyle, çalışmanın ampirik analizinin temel değişkeni olarak ev kadını emeği dikkate alınmıştır. Türkiye örneğinde TÜİK istihdam verileri ile yapılan ampirik analizin ilk aşamasında, Atkinson Eşitsizlik Ölçeği kullanılarak ev kadını emeğinin GSYH dahil edilmediği mevcut durumun eşitsizlik ölçüsü hesaplanmıştır. Modelin ikinci aşamasında ev kadını emeği dikkate alınarak, GSYH'ya etkisi hesaplanmıştır. Teorik ve ampirik analizin sonuçları, emek–istihdam bağımlılığının sosyal eşitsizliğe ve ekonomik refaha etkisi bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın, sınırlı sayıda ampirik çalışma bulunan heterodoks emek teorileri ile ilgili literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Bölüşümsel adaletEkonomik büyümeEkonomik kalkınma+7
Saadet Yağmur Kumcu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların iş hayatına katılma tutumu: Nicel bir araştırma

Kadın istihdamı, bir ülkenin gelişmişliğini ölçmede çok önemli bir faktördür. Çalışan kadınların işgücü piyasasının çeşitli sektörlerinde karşılaştıkları zorlukları kabul etmek ve ele almak zorunludur. Bu, karşılaştıkları sorunları hafifletmek için gerekli önlemlerin alınmasıyla sağlanabilir. Çalışmanın amacı, kadınların çalışma hayatına karşı tutumlarına dikkat çekmektir. Bu amaçla yapılan bu çalışmanın uygulama kapsamına Türkiye'de kamu ve özel sektör alanında çalışan kadınlar dahil edilmiştir. Belirlenen sektörlerde çalışan kadınlara yönelik olarak, toplam 34 sorudan oluşan anket çalışan kadınlara yönelik olarak uygulanmış ve toplam 453 kişiden elde edilen veriler, istatistiksel paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda; kadınların işgücüne katılım oranını belirleyen faktörlerin yaş, eğitim, medeni durum gibi faktörlere göre değişiklik gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Kadın iş gücüKadın sorunlarıKadınlar+4
Zeynep Baloğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi döneminde göçmen ev-işçilerinin deneyimleri

Bu araştırma Türkiye'deki göçmen ev içi bakım işçisi kadınların Covid-19 pandemi döneminde değişen çalışma koşullarına ve deneyimlerine odaklanmaktadır. Hali hazırda güvencesiz çalışmanın yaygın olduğu ev içi bakım alanında pandemi döneminde çalışma koşullarının daha da kötüleştiği ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddetin arttığı bilinmektedir. Ev içi bakım hizmetlerinde çalışan göçmen kadınların pandemi döneminde yaşadıkları sorunlar Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) gibi uluslararası kuruluşların raporlarında işaret edilmektedir. Bu araştırma da Türkiye'de ev içi bakım emeği alanında çalışan göçmen kadınların Covid-19 pandemi sürecinde değişen çalışma koşullarını ve karşılaştıkları sorunları bir örnek çalışma üzerinden ve toplumsal cinsiyet perspektifinden incelemektedir. Bu çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış soru rehberi eşliğinde derinlemesine görüşmeler, gözlem ve enformel sohbet kullanılmıştır. Araştırma kapsamında öncelikli görüşülenler ev içi bakım alanında çalışan Özbekistan ve Kırgızistanlı göçmen ev işçisi kadınlar olmakla birlikte aracı şirketler ve bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile de görüşülmüştür. Toplamda 11 ev işçisi göçmen kadın, bir aracı şirket çalışanı ve ev işçileri sendikası üyeleri ile görüşülmüştür. Araştırmacının bursiyer olarak yer aldığı bir TUBİTAK-1002 araştırması sırasında tanışılan göçmen kadınlar ile yapılan ön görüşmeler sonucu kartopu yöntemi kullanılarak özellikle pandemi döneminde ev içi alanda çalışan göçmen kadınlara erişim sağlanmıştır. Görüşmeler Düzce ve İstanbul ili içerisinde bulunan görüşmecilerle yüz yüze, Ankara ve Antalya'da bulunan görüşmecilerle web tabanlı olarak gerçekleştirilmiştir. Görüşme esnasında alınan ses kayıtları Türkçe olarak deşifre edilmiş, analiz yapılmış ve araştırmanın bulgular ve raporlama kısmı oluşturulmuştur. Bu çalışma ile göçmen kadınların özellikle Covid-19 pandemi dönemindeki çalışma koşullarını kendi deneyimleri üzerinden anlamak, yaşadıkları sorunlara dair farkındalık yaratmak ve önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Araştırma bulguları yatılı bakım alanında çalışan göçmen kadınların Covid-19 pandemi döneminde mesai saatlerinde ve iş yüklerinde artış, daha yoğun çalışma, daha sağlıksız koşullarda düşük ücretlerle çalışmak ve daha fazla işten çıkarılma ile karşı kaşıya kaldığını göstermektedir. Bu çalışma ayrıca göçmen kadınların hem göç sürecinde hem de yaşadıkları sorunların çözümünde başvurabildikleri sosyal ağlarının büyümesine ve kurumsallaşmasına işaret etmektedir.

COVID 19Evde bakım hizmetleriEvde çalışanlar+6
Evser Çağla Aykanat
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi döneminde göçmen ev-işçilerinin deneyimleri

Bu araştırma Türkiye'deki göçmen ev içi bakım işçisi kadınların Covid-19 pandemi döneminde değişen çalışma koşullarına ve deneyimlerine odaklanmaktadır. Hali hazırda güvencesiz çalışmanın yaygın olduğu ev içi bakım alanında pandemi döneminde çalışma koşullarının daha da kötüleştiği ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddetin arttığı bilinmektedir. Ev içi bakım hizmetlerinde çalışan göçmen kadınların pandemi döneminde yaşadıkları sorunlar Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) gibi uluslararası kuruluşların raporlarında işaret edilmektedir. Bu araştırma da Türkiye'de ev içi bakım emeği alanında çalışan göçmen kadınların Covid-19 pandemi sürecinde değişen çalışma koşullarını ve karşılaştıkları sorunları bir örnek çalışma üzerinden ve toplumsal cinsiyet perspektifinden incelemektedir. Bu çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış soru rehberi eşliğinde derinlemesine görüşmeler, gözlem ve enformel sohbet kullanılmıştır. Araştırma kapsamında öncelikli görüşülenler ev içi bakım alanında çalışan Özbekistan ve Kırgızistanlı göçmen ev işçisi kadınlar olmakla birlikte aracı şirketler ve bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile de görüşülmüştür. Toplamda 11 ev işçisi göçmen kadın, bir aracı şirket çalışanı ve ev işçileri sendikası üyeleri ile görüşülmüştür. Araştırmacının bursiyer olarak yer aldığı bir TUBİTAK-1002 araştırması sırasında tanışılan göçmen kadınlar ile yapılan ön görüşmeler sonucu kartopu yöntemi kullanılarak özellikle pandemi döneminde ev içi alanda çalışan göçmen kadınlara erişim sağlanmıştır. Görüşmeler Düzce ve İstanbul ili içerisinde bulunan görüşmecilerle yüz yüze, Ankara ve Antalya'da bulunan görüşmecilerle web tabanlı olarak gerçekleştirilmiştir. Görüşme esnasında alınan ses kayıtları Türkçe olarak deşifre edilmiş, analiz yapılmış ve araştırmanın bulgular ve raporlama kısmı oluşturulmuştur. Bu çalışma ile göçmen kadınların özellikle Covid-19 pandemi dönemindeki çalışma koşullarını kendi deneyimleri üzerinden anlamak, yaşadıkları sorunlara dair farkındalık yaratmak ve önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Araştırma bulguları yatılı bakım alanında çalışan göçmen kadınların Covid-19 pandemi döneminde mesai saatlerinde ve iş yüklerinde artış, daha yoğun çalışma, daha sağlıksız koşullarda düşük ücretlerle çalışmak ve daha fazla işten çıkarılma ile karşı kaşıya kaldığını göstermektedir. Bu çalışma ayrıca göçmen kadınların hem göç sürecinde hem de yaşadıkları sorunların çözümünde başvurabildikleri sosyal ağlarının büyümesine ve kurumsallaşmasına işaret etmektedir.

COVID 19Ev içi emeğiEvde bakım hizmetleri+5
Evser Çağla Aykanat
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın emeği ve kadının ev içi emeğinin görünmezliği sorunu: Gülnur Acar-Savran'ın yaklaşımı bağlamında Türkiye'deki yansımaları

Kadın emeği ve genellikle kadınlık üzerinden biçimlenen ev-içi emek ile ilgili kavramlar geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren yoğun biçimde tartışılagelmektedir. Dünya genelindeki tartışmalara paralel olarak Türkiye'de de, kadınların "ikincil" konumunu kadın emeği ve bununla ilgili kavramlar etrafında tartışan pek çok yaklaşım ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımlardan bazıları, kadınların mevcut dezavantajlı durumdan kurtulmalarının yolunun kadınların görünmeyen/karşılıksız emeğini görünür kılmak olduğunu öne sürer. Buna göre kadınlar hem iş yaşamında hem de ev içinde harcadıkları yoğun emeğe rağmen, erkek-merkezli düzende onların emeklerinin önemli bir kısmına, özellikle ev-içi emeklerine, daima karşılıksız olarak el konulur. Bu da kadınların sömürülen bir sınıf olmaları anlamına gelir. Türkiye'de de Gülnur Acar-Savran, "sosyalist-feminist" olarak bilinen yaklaşımıyla kadın emeği sorununa odaklanır ve kadının görünmeyen emeğini görünür kılmayı amaçlayan isimler arasında öne çıkar. Bu tez çalışması, kadın emeği ve kadının ev-içi emeğinin görünmezliği sorununa odaklanır. Bu çerçevede kadın emeği tartışmalarının genel kavramları, Türkiye'de kadın emeğinin durumu ve sorunun Türkiye'deki yansımaları; bu alanda ortaya koyduğu kuramsal ve politik düşünceler ve önerdiği çözümlerle pek çok feminist çalışmayı etkileyen Acar-Savran'ın yaklaşımı ortaya konulmaktadır. Bu yolla, bu tez çalışması, kadın emeğinin Türkiye'deki durumunu göstermeyi ve kadının ev-içi emeğinin görünmezliği sorununu Türkiye bağlamında ele almayı ve Acar-Savran'ın feminist yaklaşımının bu konuda ileri sürdüğü düşünce ve önerileri ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Acar-Savran, GülnurEmekKadın iş gücü+3
Özlem Müldür
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çocuk bakımının kadın işgücü üzerinde etkileri ve hukuki düzenlemeler

Kadınların işgücü istihdamına baktığımızda dünya genelinde artmakta olduğunu görmekteyiz. Toplumdaki sosyal değişimler, eğitim seviyelerinin artması, yasal düzenleme ve yeni çalışma şekilleri kadınların işgücü piyasasında daha çok yer almasını sağlamıştır. Bu tüm toplumlar için olumlu bir gelişmedir. Ancak, kadınlar çalışma yaşamında, cinsiyet ayrımcılığının bir sonucu olarak, erkek işgücüne nazaran daha düşük işgücü seviyesine sahip olmaktadırlar. Bununda en önemli sebebi çocuk bakımında anneye ihtiyaç duyulmasıdır. Bu sorunları çözümlemek ve toplumda sosyal adaleti, sosyal refahı sağlamak için uluslararası örgütler, hükümetler, sendikalar politikalar geliştirmişlerdir. Bu çalışmada, çocuk bakımı ve çalışma yaşamında kadın işgücü sorunları incelenmiş olup, sorunları çözümlemeye yönelik geliştirilen politikalara yer verilmiştir.

Bakım hizmetleriBakım verenlerKadın iş gücü+6
Souad Mouket
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu ilinde kadın emeği ve istihdamının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, kadının görünmeyen emeğinin ekonomik sistem içerisindeki öneminin vurgulanması ve bir sektör olarak ev içi üretimin değerinin gösterilmesidir. İkinci bölümde Türkiye'nin istihdam yapısına değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye'de kadın emeği, istihdamı ve toplumsal cinsiyet ayırımına değinilmiştir. Kadının görünmeyen emeğini görünür kılmak için önerilen çözüm yolu, ev içi emeğinin ücretlendirilmesi konusu incelenmiştir. Dördüncü bölümde Kastamonu ilinin istihdam yapısı incelenmiştir. Kastamonu ili kadın istihdamı ve emeği üzerine çalışma yapılmıştır. Çalışmada ağırlıklı olarak literatür taraması yapılmıştır. Kastamonu Çalışma ve İş Kurumundan veriler alınmıştır. Kastamonu ilinde kadın istihdam durumu eğitim, cinsiyet ve sektöre göre değerlendirilmiştir. Kadın emeğinin görünür olması, kadınların talep ettiği hakları inkar edilemez biçimde desteklemektedir.

Kadın iş gücüKadınlarKastamonu+4
Selda Balcı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kadın istihdamının tarihçesi ve iyileştirilmesine yönelik atılan adımlar

Dünya genelinde kadınların iş hayatındaki yeri her zaman tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmalar devam ederken ülke ekonomilerinin büyümesi ve kalkınması için yeterince kullanılmayan kadınların iş hayatında yer almalarının önemi yapılan araştırmalarla vurgulanmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmaların ortak sonucu nüfusun yarısını oluşturan kadınların işgücü dışında tutulmalarının ekonomik büyüme ve kalkınmayı olumsuz yönde etkilediğidir. Durum ülkemizde de dünyanın kalanından farklı değildir. Türkiye'de istihdam edilen kadın ve erkek işgücü arasındaki fark oldukça fazladır ki bu durum ülkemizde önemli bir kadın nüfusunun potansiyel ekonomik büyümeye katkı veremediği anlamını taşır. Bahsedilen sebeplerden dolayı bu tez çalışmasında öncelikle kadın istihdamı geniş bir açıyla incelenmiş daha sonra kadın istihdamının günümüz Türkiye'sindeki durumu açıklanmıştır. Ardından kadın işgücünün anlamı, mevcut durumu, önemi ve geleceği hakkında bilgi verilmiştir. Kadınların istihdamında geçmişten günümüze hangi hukuki süreçlerin izlendiği, ne gibi değişikliklerin yapıldığı ve hangi hakların kadınlara verildiği ortaya konmuştur. Son olarak kadın istihdamının geleceğinin hangi projeler ile desteklendiği ve hangilerinin uygulanabileceğine değinilmiştir. Bu tez çalışmasında Türkiye ekonomisindeki büyüme oranını hızlandırabilmek için devletin kadın istihdamı için özel bir efor sarf etmesi gereği sonucuna varılmıştır.

Ekonomik etkiKadın iş gücüKadın politikaları+4
Yasemin Karakoç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kalkınmada öncelikli bölgelerde kadınların işgücü piyasalarında yaşadığı sorunlar: Elazığ ili örneği

Kadın istihdamı, ülkelerin gelişmişlik düzeyi göstergelerinden birisi olarak oldukça önemli bir yere sahiptir. Özellikle Sanayi Devrimi'nden sonra, hemen her sektörde istihdam edilen kadınların, çalışma hayatında karşılaştıkları problemlerin tespit edilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılarak çözüm önerilerinin sunulması oldukça önemlidir. Tarihsel süreç içinde kadınlar erkeklerle eşit koşullarda çalışma yaşamına katılmaya başlamışlardır ancak çalışma yaşamındaki yükselen konumuna rağmen, kadın çalışanlar geçmişte olduğu gibi günümüzde de pek çok sorunla karşılaşmaktadır. Kadın çalışanlar, çalışma yaşamında ve aile yaşamında çoğu zaman; cinsiyete dayalı ayrımcılık, cinsel taciz, psikolojik taciz, kayıt dışı çalışma, sosyal güvenlik haklarından yararlanamama, iş sağlığı ve güvenliği açısından uygun olmayan koşullarda çalışma, iş doyumsuzluğu, rol çatışması, çocuk bakımı ve ev işleri gibi sorunlarla baş etmek zorunda kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı kalkınmada öncelikli bölgelerde çalışan kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunlar tespit etmek ve kalkınmada öncelikli iller arasında olan Elazığ'da kadın çalışanların çalışma hayatındaki sorunları tespit etmektir. Elazığ ili son yıllarda sanayi faaliyetlerinin geliştiği bir il olup kendi bölgesi içerisinde ekonomi ve kalkınma açısından önemli bir ildir. Geçmiş dönemlerde ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanan Elazığ'da son yıllarda sanayi faaliyetleri artmaya başlamış ve bu durum ildeki istihdam oranlarının artmasını sağlamıştır. İlin işgücü piyasası verilerine göre kadın istihdamının oldukça düşük düzeyde olduğu, ilde istihdam oranlarının artmasına rağmen kadın işgücüne katılım oranında aynı ölçüde bir artışın yaşanmadığı görülmektedir. İl ve bölge ekonomileri ve kalkınmışlık düzeyi, önemli bir işgücü olan kadınların çalışma hayatına dahil edilmesiyle mümkündür. Bu çalışma Elazığ ilinde kadın işgücü piyasası verilerini ele alarak ilde kadınların çalışma hayatına katılmasını engelleyen unsurların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilerek ilde kadın işgücüne katılım oranlarının artırılması açısından önemlidir. Çalışmada kalkınmada öncelikli bölgelerde kadınların işgücü piyasalarında yaşadıkları sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kavramsal boyutuyla çalışma hayatında kadın, işgücü piyasalarının temel kavramları, kadın işgücünün tarihsel süreç içindeki konumu, kadın istihdamını etkileyen faktörler ve piyasalardaki çalışma şekilleri ayrıntılı olarak ele alınacaktır. İkinci bölümde işgücü piyasalarında kadın çalışanların karşılaştıkları sorunlara iş ve aile hayatı olarak değinilecektir. Üçüncü bölümde ise kadının işgücü piyasalarından sayısal görünümünü dünya ve ülkemiz bazındaki verilerle aktarılacaktır. Dördüncü ve son bölümde de kalkınmada öncelikli bölgeler ve Elazığ ilinde çalışan kadınların işgücüne katılma oranları, çalışma ilişki ve kültürel boyutu ve istatistiksel veriler gündeme getirilecektir. Anahtar Kelimeler: Kadın Çalışan, İşgücü, İşgücü Piyasası ve İşgücüne Katılma Oranı

Ekonomik sorunlarKadın iş gücüKadınlar+6
Dilay Ölmez
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın işgücü ve kadının işgücüne katılımı: Kriz dönemlerinde kadın istihdamı

Türkiye'de yaşanan Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri özellikle işgücü piyasasını ve kadın işgücünü olumsuz yönde etkilemiştir. Bu tezin amacı; Türkiye'de kriz dönemlerinin kentsel alanlardaki kadın işgücü katılımına ve işsizliğine etkilerini ortaya koymaktır.

Ekonomik krizKadın iş gücüKadınlar+2
Merve Tuğçe Aytaç Güner
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects