Nanotechnology

104 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Spin vanası sistemleri için yeni tip nano TOx-MgO (T=V, Ti) tünel bariyerlerinin geliştirilmesi

Bu tez, manyetik hafıza ve pozisyon sensör uygulamaları için MgO bariyerli spin vanası sistemlerinin üretimi ve karakterizasyonlarını içermektedir. IrMn tabanlı değiş-tokuş etkileşimli spin vanası (EB-SV) ile antiferromanyetik katmanın olmadığı Pseudo spin vanası (P-SV) sistemleri manyetik sıçratma (MS) metodu kullanılarak üretilmiştir. EB-SV sisteminde, tampon ve çekirdek katmanların EB sisteminin yapı ve manyetik özelliklerine olan etkisi incelenerek uygun değer EB katman yapısı elde edilmiştir. Bariyer katmanının geliştirilmesi için farklı tip MS metotları kullanılarak tek katman bariyer üretimleri yapılmış ve uygun üretim tekniği bulunmuştur. EB-SV sistemlerinin üretim sonrası tek yönlü manyetik alanda tavlama deneyleri yapılmış, tavlama sonrası manyetik ve yapı değişimleri incelenerek uygun değer tavlama sıcaklıkları belirlenmiştir. EB-SV sisteminin mikro fabrikasyonu gölgeleme maskesi kullanarak yapılmıştır. Optimum EB katmanı ve bariyer katmanı SV sistemine entegre edilerek, 1.8nm bariyer kalınlığında %98 TMR (tünel manyetodirenç) etkisi gözlenmiştir. Tamamlayıcı bir çalışma olarak, MgO tabanlı, yeni nesil ve yüksek performanslı P-SV sistemleri üretilmiştir. P-SV sisteminin yapısal, manyetik, elektrik ve manyetodirenç özellikleri en iyi performanstaki P-SV sistemini elde etmek için sistematik olarak incelenmiştir. Litografi teknikleri kullanılarak mikrofabrikasyonu tamamlanan P-SV'ler için, Rowell kriterleri sağlanmıştır. Ayrıca, P-SV numunelerinin bariyer kalınlığı ve direnç alan bölgesine bağımlılığı incelenmiştir. Sonuç olarak, mikrofabrikasyonu tamamlanmış 25×25µm2 direnç alan bölgesine ve 2nm bariyer kalınlığına sahip bir P-SV sisteminde, oda sıcaklığında %508 TMR değeri elde edilmiştir. Ayrıca, üretilen P-SV sisteminde, tünelleme mekanizmasının uygulanan voltaja bağımlı olarak TMR değerine etkisi bulunmuş, ilk kez bu tür SV sistemlerinde Fowler Nordheim (FN) tünelleme etkisi gözlenerek, FN tünellemesinin TMR ve manyetik olmayan metalden saçılarak elde edilen manyetodirenç (GMR) etkisinin fiziksel olarak kesiştiğini temsil eden tünelleme mekanizması olabileceği gösterilmiştir.

LitografiMagnetorezistansNanoteknoloji+2
Mustafa Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Polivinil alkol (PVA) esaslı kitosan katkılı nanoliflere, inula viscosa bitki özütünün yara iyileştirici etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada elektrospinleme yo ntemiyle kitosan (CS) katkılı polivinil alkol (PVA) ile inula viscosa (IV) o zu tu kullanılarak yara iyileştirici nanolifler u retmek amaçlanmıştır. Çalışmada medikal amaçlı nanolif üretmek üzere polivinil alkol (PVA) ve kitosan birlikte kullanılmıştır. Ayrıca bu karışıma inula viscosa (IV) özütleri katılarak elektrospinleme yöntemi ile nanolifler elde edilmiştir. İnula viscosa bitkisinin özütünü elde etmek için ekstraksiyon işlemi dört farklı ortamda yapılmıştır. Farklı ortamlarda elde edilen inula viscosa bitki özütlerindeki etken maddeler Gaz Kromatografi Kütle Spektrometri (GC-MS) ile tespit edilmiştir. Yüksek vizkoziteye sahip olan kitosan ile PVA farklı ağırlık oranlarında uzun süre karıştırılarak jel halinde çözeltiler elde edilmiştir. Hazırlanan çözeltilerden elektrospinleme ile elde edilen nanoliflerin taramalı elektron mikroskobu ile analizleri yapılarak, yüzey görünümleri değerlendirilmiştir. Daha sonra PVA/CS (%2 asetik asit) jel çözeltisine inula viscosa bitki özütünden farklı oranlarda ilave edilerek elektrospinleme işlemi yapılmıştır. Her bir nanolif üretimi planlanırken gerekli parametreler optimize edilmiştir. Elde edilen farklı oranlara sahip bütün nanoliflerin taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile yüzey karakterizasyonu, Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektrumu (FT-IR) ile yapısal karakterizasyonu, Termogravimetrik ve Diferansiyel Termal Analiz (TGA/DTA) ile termal karakterizasyonu yapılmıştır. PVA/CS nanolif ile farklı oranlarda inula viscosa özütü içeren PVA/CS/IV nanoliflerinin antibakteriyel aktiviteleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

KitosanNanolifNanoteknoloji+2
Ünsal Berk
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nanoteknoloji, nanobilim ve analitik kimyadaki kullanım alanları

Bu çalışmada, günümüzde popüler bir çalışma alanı olan nanoteknoloji ve nanobilim tarifleri yapılmış, bahsi geçen çalışma alanlarının Analitik Kimyadaki rolleri üzerinde genel bir araştırma yapılarak sonuçları tartışılmıştır.Bu amaçla, nanoteknolojinin dünyadaki ve Türkiye'deki uygulamaları, nanoteknolojide ve nanobilimde kullanım alanı bulan nano boyut malzemelerin tanıtımı, kullanılan bu nano malzemelerin karakterizasyonu için kullanılan teknikler irdelenmiştir.Nano boyut malzemelerin, Analitik Kimyada ağırlıklı olarak çalışılan bir konu olan eser element zenginleştirilmesinde adsorban madde olarak kullanıldığı çalışmalar hakkında genel bilgi verilmiş ve literatürden örnekler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Nanoteknoloji, Nanobilim, Nano Malzeme, Eser Metal, Zenginleştirme

NanoteknolojiZenginleştirme
Ercan Aydoğdu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Karbon nanotüplerin elektronik yapısının bilgisayar simülasyonları

Bu tez çalışmasında, mekanik kusurların zigzag tek duvarlı karbon nanotüplerin (TDKNT) elektronik ve fiziksel özellikleri üzerindeki etkisi N mertebe paralel sıkı bağ moleküler dinamik (O(N) ? SBMD) simülasyon yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Tezin birinci kısmında, sıcaklığa göre TDKNT'lerin enerjilerin, elektronik durum yoğunluklarının (eDOS), enerji bant aralıklarının (Eg), radyal dağılım fonksiyonlarının, bağ uzunluğu ve bağ açısı dağılım fonksiyonlarının değişimi incelenmiştir. Tezin ikinci kısmında, düşük / yüksek sıcaklıklarda eksenel gerinim etkisindeki TDKNT'lerin elektronik ve fiziksel özellikleri incelenmiştir. Eksenel gerinime bağlı olarak TDKNT'lerin elektronik özelliklerinde metal ? yarıiletken ve yarıiletken ? metal geçişleri gözlemlenmiştir. Gerilim gerinim grafikleri kullanılarak zigzag TDKNT'lerin Young modülü ve Poisson oranları belirlenmiştir. Tezin üçüncü ve dördüncü kısmında düşük / yüksek sıcaklıklarda boşluk ve burulma kusurlarının, TDKNT'lerin elektronik ve fiziksel özellikleri üzerindeki etkisi incelenmiştir.

Moleküler dinamikMoleküler dinamik benzetimiNanoteknoloji+3
Önder Eyecioğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Nano ölçekte talaş kaldırmanın simülasyonu

Nanoteknoloji, çok genel tanımıyla, istisnai sekilde küçük ( yaklasık atom boyutlarında ) yapıların ticari bir amaca hizmet edebilecek sekilde düzenlenmesidir. Baska sekilde tanımlamak gerekirse: Maddeler üzerinden 100 nanometre ölçeginden küçük boyutlarda gerçeklestirilen isleme, ölçüm, modelleme ve düzenleme gibi çalısmalar nanoteknoloji çalısmaları olarak nitelenir. Nanoteknolojinin önemi, atomlar ve moleküller seviyesinde çalısarak, gelismis ve/veya tamamen yeni fiziksel, kimyasal, biyolojik özelliklere sahip yapılar elde edilmesine imkan saglamasından kaynaklanmaktadır. Teknik açıdan açıklamak gerekirse, malzeme özellikleri ve cihazların çalısma prensipleri, genel olarak 100 nm'den büyük boyutları temel alarak yapılan varsayımların sonucunda ortaya çıkarılmıs geleneksel modelleme ve teorilere dayanmaktadır. Kritik uzunluklar 100 nm'nin altına indiginde ise geleneksel teori ve modeller ortaya çıkan özellikleri açıklamakta çogu zaman yetersiz kalmaktadır. Nano boyutlara gelindiginde kuantum gibi farklı fizik kuralları islemeye baslıyor, geleneksel malzeme özellikleri degisiyor, yüzey davranısı bütün malzemeyi daha baskın bir sekilde etkiler hale geliyor. Kısaca yepyeni bir dünya meydana geliyor. Bu sayede nano boyutlardaki malzemelerin özellikleri kontrol edilerek, farklı özellikler ihtiva eden yepyeni malzemeler dizayn edilebilme olasılıgı ortaya çıkıyor. Yüksek teknolojinin ihtiyaçlarını karsılamak için mikro ve nano ölçekte talaslı imalat yapmak zorunlu hale gelmistir. Günümüzde, tezgahların pozisyonlama hassasiyetlerinin gelisimi sonucu, sabit diskler, teleskop ve lazer aynaları ile mercekleri, mikro-elektromekanik parçalar gibi yüksek hassasiyet isteyen ürünlerin tek kesen agızlı elmas taslama tasları kullanılarak nano ölçekte imalatının gerçeklestirilmesi mümkündür. Bu çalısmada; nanoteknoloji ve nano ölçekte talas kaldırma konu edilmektedir. Nanoteknolojinin günümüzdeki yeri ve önemi hakkında kısa bir bilgi verilip, nano ölçekte talas kaldırma teknigi ve nano ölçekte talas kaldırma mekanizmaları ile parametrelerini incelemek için kullanılan simülasyon yöntemlerine deginildikten sonra, bu simülasyon yöntemleri ile yapılmıs olan arastırmalar literatür bazlı verilmektedir. Anahtar Kelimeler: Nanoteknoloji, Nano Ölçekte Talas Kaldırma, Monte Carlo, Moleküler Dinamik

Monte Carlo YöntemiNanoteknoloji
Kerem Bartık
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Nanoteknoloji ve tekstilde uygulama alanları

Bu çalışma kapsamında; nanoteknolojinin araçları, alet ve yardımcıları tanıtılmıştır. Nanoteknolojinin uygulama alanları ve dünyadaki ve Türkiye'deki durumu hakkında bilgi verilmiştir. Nanoteknolojinin tekstildeki uygulamaları detaylı olarak incelenmiştir. Bu kapsamda; nanopartiküller, faz değiştiren materyaller, biçimsel hafızalı materyaller, kromik materyaller, elektriksel uygulamalar, nanoölçekli yüzey oluşturmak için kullanılan teknolojiler, nano boyuttaki bitim işlemleri izah edilmiştir. Ayrıca; nanolifleri, nanotüpleri, nanokompozitleri içeren yeni ürünler üzerinde durulmuştur. Bunun yanında; nanoteknoloji ve tekstildeki uygulamaları ile ilgili yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tekstil, Nanoteknoloji, Nanolif, Nanotüp

NanoteknolojiNanotüpTekstil
Şeyda Celep
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessEN

Antibacterial activity of biosynthesized nanoparticles by pyocyanin pigment against biofilms formed Escherichia coli isolated from different clinical sources

From October 2021 until April 2022, this study included 100 samples have been collected from patients with symptoms referred to as a urinary tract infection (UTI) and these samples have been collected from in iraq Al-Yarmouk Hospital patients of both gender, males and females. After conducting the isolation and diagnosis of 100 urine samples for urinary tract infection (UTI) patients by microscopy and biochemical tests, 40 Escherichia coli isolates have been obtained. Antimicrobial sensitivity has been tested with 15 different types of antibiotics, E. coli strains showed the highest rates of resistance to the following antibiotics (Gentamycin, Trimethoprim/ Augmentin, and tetracycline ). While has been sensitive to (Piperacillin, Amikacin, Meropenem, Tobramycin, Cefotaxime, and Levofloxacin). The biofilm formation of 40 isolates of Escherichia coli generated on MacConkey agar was revealed. As 32 (80%) of the isolates were positive for biofilm phenotype while 8 (20%) isolates of Escherichia coli did not produce biofilm. The inhibitory effect of Fe2O3 nanoparticles biosynthesized with pyocyanin showed promising antibiotic activity against biofilms produced by the tested E. coli isolates at different concentrations of which 0.2, 0.4, and 0.8 mg/mL with the further dilution of the sub-MICs, The highest inhibition rate was at a concentration of 0.8 in hole No. 1.

BiofilmsEscherichia coliNanotechnology+1
Rusul Mansoor Abed Al-gburı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nano aktif madde yüklü kenevir kumaşının geliştirilmesi ve in vitro değerlendirmesi

Nanoteknoloji terimi, Yunanca cüce anlamına gelen nano sözcüğünden türetilmiştir ve mühendislik üretim ilkelerini moleküler düzeyde uygulamaktadır. Nanoteknoloji, tek atomlar veya moleküller arasında alt mikron boyutlara kadar yapısal özelliklere sahip kimyasal, fiziksel ve biyolojik sistemlerin çalışılmasını ve kullanılmasını, ayrıca ortaya çıkan nanoyapıların daha büyük sistemlerle çalışılmasını da içermektedir. Nanoteknoloji gelişmekte olan multidisipliner bir bilim alanıdır. Nanoteknolojinin doğuşu, tıp, kimya, fizik, biyoloji, genomik ve robotik alanlarında birçok çalışma alanını kapsamaktadır. Sahip olduğu yüksek yüzey hacim oranından dolayı uygun maliyetli, daha hızlı işleyen mekanik, kimyasal ve biyolojik bileşenler sağlamaktadır. Nanopartiküller (NP) gibi partikül sistemler, çeşitli ilaç moleküllerinin farmakokinetik, farmakodinamik özelliklerini değiştirmek ve iyileştirmek için fiziksel bir yaklaşım olarak kullanılmıştır. Şu anda, metal NP'lerin sentezi birçok fiziksel ve kimyasal yollarla yapılmaktadır. Çalışılan tüm kimyasal ve fiziksel yöntemler; enerjinin yoğun olarak kullanıldığı yollardır. Bu seçimler sentez çalışmalarını kolojik olarak tehlikeli ve daha maliyetli bir hale getirmekle birlikte biyoloji, tıp ve klinik alanda uygulamalarını daha aza indirmektedir. Son zamanlarda ortaya çıkan nanoteknoloji alanı, endüstriyel yapıda yenilikçi yöntemlerin uygulanmamasını sağlayarak gelişmekte olan alandır. Çeşitli sektörlerdeki artan talebi karşılamak için metal NP'lerin sentezi için ekonomik, ticari olarak uygulanabilir, basit, hızlı ve aynı zamanda çevre dostu sürdürülebilir bir yol ile çalışılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu durumun bir sonucu olarak son yıllarda yeşil sentez yöntemine yoğunlaşılarak birçok başarılı çalışma yürütülmüştür. Bu tez çalışmasında, yeşil sentez yöntemi kullanılarak kenevir atık yapraklarından gümüş ve bakır oksit NP'ler sentezlenerek kenevir kumaşlarına entegre edilerek ve bu nano aktif madde yüklü kumaşların biyolojik özellikleri in vitro şartlarda araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nanoteknoloji, Bakır Oksit Nanopartikül, Gümüş Oksit Nanopartikül, Yeşil Sentez, Biyolojik Aktivite, Kenevir

NanoteknolojiTekstil malzemeleri
Fatma Nur Kaçan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Plazmonik nanokubbeler üzerinde yüzeyde zenginleştirilmiş raman saçılmasına dayalı protein tayini

Yüzeyde zenginleştirilmiş Raman saçılması (YZRS) günümüzde kimyasal ve biyolojik moleküllerin ve yapıların tespiti ve karakterizasyonu için kullanılan güçlü bir tekniktir. Proteinlerin hızlı, hassas ve doğru tespiti hem klinik uygulamalarda hem de endüstriyel uygulamalarda son derece önem arz etmektedir. Bu tezde plazmonik nanokubbeler üzerinde YZRS dayalı protein tespiti araştırıldı. Bu amaç için öncelikle plazmonik gümüş nanokubbeler (AgNDs) elde edildi. AgNDs hazırlamak için öncelikle 1600 nm büyüklüğünde latex parçacıkları iletim derleme yöntemi ile cam lam yüzeyine düzenli bir şekilde biriktirildi. Oluşan latex parçacıkları filminin üzerine polidimetilsiloksan (PDMS) dökülerek sıcaklıkla polimerleşmesi sağlandı. Polimerleşen PDMS film yüzeyinden sökülerek PDMS üzerinde nanoçukurçuklar elde edildi. Elde edilen PDMS nanoçukurcuklar AgNDs hazırlamak için kalıp olarak kullanıldı. PDMS nanoçukurcuklar elektrokimyasal kaplama ile Ag ile doldurularak AgNDs elde edildi. Elde edilen AgNDs Taramalı Elektron Mikrokopu (SEM) ve Atomik Kuvvet Mikroskopu (AFM) ile karakterize edildi. Hazırlanan AgNDs protein tayininde YZRS substratı olarak kullanıldı. AgNDs protein tespitinde kullanılabilirliğini test etmek için model proteinler kullanıldı. Bu amaç için farklı derişimlerdeki proteinler AgNDs üzerine damlatılarak YZRS spektrumları alındı. Elde edilen YZRS spektrumlarının tekrarlanabilirliğinin iyi olduğu belirlendi. En düşük tespit derişimi belirlemek için azalan derişimlerdeki protein çözeltilerini AgNDs üzerine damlatarak YZRS spektrumları alındı. Elde edilen sonuçlar, proteinlerin yükünden ve büyüklüğünden bağımsız 0.05 µg/mL'ye kadar proteinlerin tespitinin yapılabileceğini gösterdi.

NanoteknolojiProtein analizleriRaman spektroskopisi
Adile Tosun
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ti/TiO2, Ti/TiO2-Ag, Ti/TiO2/Ag/co(PIn-P3HT) elektrotların LiI/I2 elektrolitindeki elektrokimyasal davranışları

Bir adımlı (1S) ve iki adımlı (2S) anodizasyon yöntemleri kullanılarak titanyum levha üzerinde TiO2 nanotüpler (NTs) sentezlenmiştir. TiO2-NTs elektrotların gelişimi üzerine çeşitli anodizasyon potansiyellerin ve sürelerin etkisi ayrıntılı olarak FE-SEM kullanılarak incelenmiştir. Elektrokimyasal çöktürme tekniği kullanılarak 2S-TiO2-NTs elektrot yüzeyine gümüş katkılama işlemi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen Ag-TiO2-NTs elektrotların morfolojisi, kompozisyonu ve kristal yapıları FE-SEM, EDX ve XRD teknikleriyle kapsamlı olarak incelenmiştir. Poli(3-hekziltiyofen) (P3HT), poliindol (PIn) ve 3-hekziltiyofen (3HT) ve indol (In) monomerlerin farklı mol oranlarında birleştirilmesiyle sentezlenen kopolimerler spin coating yöntemi kullanılarak Ag-TiO2-NTs yüzeyine kaplanmıştır. FeCl3 kullanılarak oksidatif polimerizasyon tekniğiyle sentezlenen homopolimerler ve kopolimerler NMR, FT-IR, SEM, XRD ve TGA/DTA teknikleri kullanılarak yapısal karakterizasyonu gerçekleştirilmiş ve optik özellikleri UV-Vis tekniği kullanılarak aydınlatılmıştır. Elde edilen tüm elektrotlar için I¯ /I3¯ içeren asetonitril elektrolit içerisinde elektrokimyasal karakterizasyon işlemi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, bu çalışma kapsamında yapılan bu modifikasyonların TiO2-NTs'nin elektron taşıyıcı yoğunluğu ve flat bant potansiyeli gibi elektronik özelliklerine etkisini incelemek için Mott-Schottky analizi gerçekleştirilmiştir.

NanoteknolojiSpin-on katkılama tekniğiYarı iletken elektrotlar+1
Evrim Baran
Çukurova University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

ZnO katkılı fotokatalitik aktif ambalaj üretimi

Tez çalışması kapsamında çinko oksit nanopartikülü içeren fotokatalitik aktif ambalaj malzemesi üretilmiştir. Bunun için ilk olarak çinko oksit nanopartiküllerinin saflık analizi yapılmıştır. Ardından çinko oksit nanopartiküllerinin UV-görünür ışık altında ve karanlıkta Escherichia coli ve Aspergillus niger üzerindeki minimum inhibisyon konsantrasyonu ve minimum bakterisidal/fungisidal konsantrasyonu tespit edilmiştir. Filmlerin çinko oksit konsantrasyonu, kitosan konsantrasyonu ve dökme hacmindeki farklılıkların, filmlerin kimyasal ve fiziksel özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Bu doğrultuda filmlerin kalınlık, renk, nem içeriği, nem absorblama kapasitesi, hidrofobisite özellikleri incelenmiş ve maliyet değerlendirmesi yapılmıştır. En iyi özelliklere sahip film, optimum film olarak seçilmiştir. Seçilen filme ek olarak farklı konsantrasyonlarda çinko oksit içeren filmlerin fotokatalitik bozunma etkinlikleri, XRD desenleri, FT-IR spektroskopisi, suda çözünürlüğü ve antimikrobiyal etkinlikleri incelenmiştir. Sonuç olarak %0,2 ZnO ve %1,5 kitosan içeren filmler optimum film olarak seçilmiştir. Seçilen filmlere ek olarak kitosan konsantrasyonu sabit tutularak %0,1 ZnO ve %0,3 ZnO içeren filmler seçilmiştir. Seçilen filmlerde fotokatalitik bozunma, metilen mavisi sulu çözeltilerinin absorbans azalması takip edilerek %87±1 olarak tespit edilmiştir. Artan çinko oksit konsantrasyonunun filmlerin suda çözünürlüğü azalttığı tespit edilmiştir. XRD desenleri incelendiğinde çinko oksit nanopartiküllerine ait keskin pikler, çinko oksit içeren kitosan bazlı filmlerde düşük konsantrasyonlarda çinko oksit ile çalışıldığından gözlemlenememiştir. FT-IR spektrumları, çinko oksit içeren kitosan bazlı filmlerin organik bağ yapısını kanıtlar nitelikte olduğunu göstermiştir. Filmlerin antimikrobiyal özellikleri disk difüzyon yöntemiyle incelenmiştir. Escherichia coli için ışık altında ve karanlık inkübasyonda sadece filmlerin olduğu bölgede üreme gözlenmemiştir. Aspergillus niger için artan çinko oksit konsantrasyonu karanlık ve ışık altında inkübasyonda inhibisyon bölgesini arttırmıştır. A.niger için en büyük inhibisyon çapı ışık altında inkübasyonda %0,3 ZnO içeren filmlerde gözlenmiştir.

AmbalajlamaBiyomalzemelerFotokatalitik+2
Elif Karabaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi 4. sınıf öğretmen adaylarının nanobilim ve nanoteknoloji hakkındaki tutumları ölçülmesi

Bu araştırmanın amacı fen bilgisi 4.sınıf öğretmen adaylarının nanobilim ve nanoteknolojiye yönelik tutumlarını belirlemektir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin beraber kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada açımlayıcı sıralı karma yöntem deseni ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan faydalanılmıştır. Fen bilgisi 4. sınıf öğretmen adaylarının nanobilim ve nanoteknolojiye yönelik tutum ölçümlerinin belirlenmesi amacıyla Şenel Özer ve Eser Elçin tarafından 2018 yılında geliştirilerek ve uygulanması yapılmış "Nanoteknoloji Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Şenel Özer ve Eser Elçin (2018) tarafından 25 maddesi sonunda Cronbach alfa (α) katsayısı 0,91 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada 2019-2020 eğitim-öğretim dönemi güz yarıyılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Programı 75 fen bilgisi 4.sınıf öğretmen adayına 5 hafta süresince araştırmacı tarafından "Nanoteknoloji Hakkında Bilgilendirme" eğitimi sunum anlatımı yapılmıştır. Araştırmanın verileri ise tek grup öntest-sontest yoluyla anket uygulaması yapılarak toplanmıştır. Bununla beraber "Nanoteknoloji Hakkında Bilgilendirme" eğitimi sunum anlatımına katılmış olan öğretmen adayları arasından seçilmiş beş öğretmen adayı ve katılmamış olan beş öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde, fen bilgisi öğretmen adaylarının katıldığı "Nanoteknoloji Hakkında Bilgilendirme" konulu sunum anlatımının olumlu yönde etki ettiği görülmektedir. Demografik değişkenler açısından incelendiğinde, sadece cinsiyet değişkeni açısından ölçek alt boyutlarında olumlu tutum lehine anlamlı bir farklılık meydana gelimiştir ancak diğer değişkenlerde olumlu tutum lehine anlamlı farklılık meydana gelmemiştir. Nitel veri analizi sonuçlarına göre fen bilgisi 4.sınıf öğretmen adaylarının konu ile ilgili mevcut bilgileri olduğu takdirde kendilerinin konuya olan ilgi ve meraklarının arttığını ve tutumlarına yansıdığını belirtmişlerdir. Fen bilgisi öğretmen adaylarından konuya dair bilgilendirme sunumu almayan bazı öğretmen adaylarının nanoteknoloji konusunda mevcut bilgileri ile kendilerini yetersiz hissettiklerini ve tutumlarına bu yönde yansıdığını söylemişlerdir.

Aday öğretmenlerFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+5
Emine Özmen Koç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nanoteknolojik ürünlerin pazarlanması ve Türkiye'den bir uygulama

Yenilik yapma ve yeni ürün geliştirme faaliyetlerinin devamlılığı, firmaların kalbini besleyen ana damarlarının hiç tıkanmadan çalışması anlamına gelmektedir. İşletmeler açısından yenilik yapmak, yönetim anlayışlarında, üretim veya pazarlama uygulamalarında, ürettikleri ürünlerde yenilik yapmak olarak değerlendirilebilir. Yeni ürünler ise iki şekilde yaratılmaktadır, bunlardan ilki daha önceden üretilmiş olan bir ürünü iyileştirmek daha da geliştirmek koşuluyla ikincisi ise tamamen yeni bir ürün geliştirmekle gerçekleşmektedir. Her iki şekilde de firma yöneticilerinin, Ar-Ge ve pazarlama faaliyetleri kapsamında değerlendirilen yeni ürün geliştirme sürecini iyi bilmeleri gerekmektedir.Nanoteknoloji, çoğunlukla çağın sanayi devrimi olarak tanımlanmaktadır. Disiplinler arası çalışmalar sonucu geliştirilen nanoteknolojinin firmalara sağladığı olanaklar, onların eşsiz yeni ürünler üretebilmesine de izin vermektedir. Ancak bu sürecin ilk evrelerinde ortaya firmalar açısından yeni sorunlar çıkmaktadır. Nanoteknolojiyi yeterince tanımıyor olmaları nedeniyle, tüketicilerin ürünlerin potansiyeli hakkında şüpheye düşmeleri ve nanoteknolojinin yarattığı risklerin henüz netleştirilmemiş olması nedeniyle toplumda oluşmaya başlayan önyargılar bu sorunların başında gelmektedir. Diğer taraftan nanoteknoloji pazarına yeni girecek olan küçük girişimcilerin üzerinde düşünmesi gereken, ne yapmalıyım, nasıl yapmalıyım soruları da mevcut sorunlar arasında bulunmaktadır.Bu tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yenilik ve yeni ürün geliştirme süreciyle tüketicilerin yeni ürünlere karşı tutumları hakkında bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümde ise nanoteknolojinin tanımı, gelişimi ve sektörel sonuçları ile nanoteknolojik ürünlerin riskleri ve tüketici yönlü değerlendirilmesi bilgilerine yer verilmiştir. Tezin ana konusu olan nanoteknolojik ürünlerin pazarlanması hakkında ikinci bölümde teorik bilgi sunularak üçüncü bölümde boya sektöründen Dyo Boya'nın nanoteknolojik ürün grubunun pazarlanma faaliyetleri üzerinden bir örnek olay uygulaması hazırlanmış ve uygulama bulguları değerlendirilerek firmalara rehberlik edecek sonuçlar aktarılmıştır.

Nanoteknoloji
Volkan Yakın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Titanyum dioksit bazlı nanoakışkan üretimi ve termal özelliklerinin belirlenmesi

Bu tez çalışmasında titanyum esaslı nanoakışkanların üretimi yapıldı. Yapılan çalışmalardan farklı olarak titanyum oksit esaslı kompozit nanoakışkan üretimi yapıldı. Nanokompozitler, TiO2 matris alınarak, CuO ve ZnO oksit malzemelerle farklı oranlarda üretilmiştir. Üretilen bu kompozit nanoakışkanların termal özellikleri saf su ile karşılaştırıldı. Deneysel sonuçlara bakıldığında hazırlanan nanoakışkanların saf suya göre daha iyi özelliklere sahip olduğu görülmüştür. Üretim şartlarına bağlı olarak ısı transfer özelliklerinin arttığı deney sonucunda görülmüştür.

Nano yapıNanokompozitlerNanopartiküller+2
Pınar Taş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

CAD/CAM sistemleri ile elde edilebilen estetik restorasyonların optik özelliklerinin farklı yüzey bitirme prosedürleri ve yaşlandırma işlemi sonrasında in-vitro olarak değerlendirilmesi

Nanoseramik ve hibrit materyallerin üretilmesi ile seramik ve kompozit materyallerinin avantajlarını bir araya getirmek amaçlanmıştır. Estetik restorasyonlarda kullanılan bu materyaller, CAD/CAM sistemleri ile üretim sonrası farklı yüzey bitirme işlemleri ile hazırlanabilmektedirler. Bu çalışmanın amacı; farklı kimyasal içerikli 5 adet estetik CAD/CAM materyalinin optik özelliklerini, farklı yüzey bitirme işlemleri ve UV yaşlandırma işlemi sonrasında değerlendirmektir. Bu çalışmada, Lava Ultimate (LU), Cerasmart (CE), Vita Enamic (EN), Vita Suprinity (SP) ve Vita Mark II (VM) materyalleri kullanıldı. Toplam 150 adet dikdörtgen şekilli örnek (14×12×1mm) A1 renginde, düşük hızlı kesme cihazı kullanılarak hazırlandı (Micracut 125 Low Speed Precision Cutter, Metkon, Türkiye) (n=10). Renk ölçümleri, manuel polisaj (M), glaze (G), kontrol (K) olmak üzere farklı yüzey bitirme prosedürleri ve UV yaşlandırma işlemi sonrasında spektrofotometre cihazı ile (Vita Easyshade Advance 4.0, Vita Zahnfabrik) gerçekleştirildi. L*, a*, b*, C (kroma) ve h (hue) parametreleri kaydedildi ve ΔE* değerleri hesaplandı. Veriler, İki Yönlü Anova Testi, Fisher's LSD Test ve Eşleştirilmiş Örneklemler T-Testi ile istatistiksel olarak değerlendirildi (p<0,05). SP ve VM blokları için glaze tekniği, diğer yüzey bitirme işlemi gruplara göre anlamlı derecede yüksek L1* değeri ile sonuçlanmıştır (p<0,05). LU, CE, SP ve VM materyallerinin kontrol alt grubuna ait b1* değerleri, manuel polisaj ve glaze gruplarına göre anlamlı fark göstermiştir. SP materyalinin C1 değeri, diğer materyallere göre yüksek bulunmuştur (p<0,05). En yüksek h1 değeri LUG grubunda elde edilmiştir (p<0,05). UV yaşlandırma işleminden sonra, seramik-polimer materyallere ait alt gruplarda elde edilen L1*-L2*, a1*- a2*, b1*-b2*, C1-C2 ve h1-h2 parametreleri arasındaki fark; LUG (p¬¬=0,158), CEK (p¬¬=0,314) ve CEG (p¬¬=0,215) gruplarının h1-h2 değeri hariç anlamlı düzeydedir. Nanoseramik ve hibrit materyallerde, yaşlandırma sonrası renk değişim değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). En yüksek ∆E* değeri LU glaze grubunda bulunurken (∆E*=22,7), en düşük ∆E* değeri VM kontrol grubunda (∆E*=0,86) elde edilmiştir. En yüksek ortalama renk değişimi değeri, LU (∆E*=20,18) materyalinde izlenmiş, onu sırasıyla CE (∆E*=16,64), EN (∆E*=5,77), SP (∆E*=1,93) ve VM (∆E*=1,26) materyalleri takip etmiştir. SP ve VM malzemelerinin ∆E* değerleri arasında anlamlı fark bulunamamıştır (p˃0,05). Glaze uygulaması, LU ve CE malzemelerinde daha yüksek ∆E* değeri elde edilmesine neden olmuştur (p<0,001). EN materyali, glaze uygulaması sonrası (∆E*=4,64); manuel polisaj (∆E*=6,6) ve kontrol (∆E*=6,09) gruplarına oranla daha düşük renklenme oranı göstermiştir. SP ve VM malzemelerinde yaşlandırma sonrası renk değişimi değeri, yüzey bitirme prosedüründen etkilenmemiştir (p˃0,05). Estetik gereksinimin yüksek olduğu özellikle anterior bölgedeki vakalarda, nanoseramik ve hibrit materyaller yerine, seramik malzemelerinin seçimi daha iyi bir tercih gibi görünmektedir. Renk stabilitesi açısından, LU ve CE materyallerine manuel polisaj, EN materyaline glaze uygulaması önerilebilir. Seramik materyallerde, manuel polisaj tekniği kullanılarak, glaze uygulanmış yüzeyler ile karşılaştırılabilir özellikte yüzeyler elde etmek mümkündür. Anahtar sözcükler: CAD/CAM, nanoseramik, hibrit materyal, renk, UV yaşlandırma

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+6
Hamiyet Kılınç
Karadeniz Technical University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Büyükbaş hayvancılıkta kullanılan ilaçların kalıntılarının biyokömür ve biyokömür/nanopartikül hibrit malzemeler ile sulu çözeltilerden uzaklaştırılması

Bu çalışmada, yenilenebilir bir biyokütle kaynağı olan Helichrysum arenarium (Altınotu) bitkisinden biyokömür üretilmiş ve bu biyokömüre manyetik özellik kazandırmak amacıyla Fe₃O₄ nanopartiküller ile hibritlenmiştir. Üretilen biyokömür ve biyokömür/nanopartikül hibritleri, büyükbaş hayvancılıkta yaygın olarak kullanılan Fluniksin meglumin ilacının sulu çözeltilerden gideriminde adsorban olarak değerlendirilmiştir. Biyokömür, yüksek yüzey alanı, gözenekli yapısı ve yüzeyindeki fonksiyonel gruplar sayesinde kirleticileri etkin biçimde adsorbe etme kapasitesine sahiptir. Hibrit malzeme ise manyetik geri kazanım imkânı sunarak çevresel ve ekonomik açıdan önemli avantajlar sağlamaktadır. Adsorpsiyon deneyleri, kinetik, izoterm ve termodinamik modeller kullanılarak analiz edilmiş; elde edilen veriler ticari aktif kömür ile karşılaştırılmıştır. Adsorpsiyon kapasitesi ve bağlanma enerjileri teorik hesaplamalarla desteklenmiş, böylece moleküler düzeydeki etkileşim mekanizmaları ortaya konmuştur. FT-IR, SEM-EDX, TEM, BET ve XRD analizleri ile malzemelerin yapısal, morfolojik ve yüzey özellikleri detaylı biçimde karakterize edilmiştir. UV-Vis spektrofotometri ile Fluniksin meglumin derişimleri hassas şekilde tayin edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, Altınotu biyokömür ve manyetik hibritlerinin farmasötik atıkların sudan uzaklaştırılmasında yüksek verimlilik ve yeniden kullanılabilirlik potansiyeli sunduğunu göstermektedir. Bu bulgular, düşük maliyetli, çevre dostu ve geri kazanılabilir adsorbanların geliştirilmesine yönelik önemli bir katkı sağlamaktadır.

AdsorpsiyonBiyokömürHibrit malzemeler+2
Ahmetcan Dikyar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen öğretiminde öğrenim gören öğretmen adaylarının nanoteknoloji ile ilgili güncel ve geleceğe yönelik düşünceleri (Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi`nde yapılan bir araştırma)

Araştırmada, eğitim fakültelerinin fen öğretiminde öğrenim görmeye devam etmekte olan öğretmen adaylarının nanoteknoloji ile ilgili güncel ve geleceğe yönelik düşünceleri tespit edilmeye çalışıldı.Araştırmada ilk olarak, nanoteknoloji ile ilgili geniş bir literatür çalışması yapıldı. Elde edilen veriler ışığında örnekleme alınan öğrencilere uygulanmak üzere bir anket hazırlandı. Anket hazırlandıktan sonra Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Biyoloji Öğretmenliği Bölümünde okuyan 15 öğrenciye pilot uygulama yapıldı ve ardından öğrencilerle birebir görüşülerek anket ifadelerini eleştirel gözle değerlendirmeleri istendi. Öğrencilerden alınan görüşlere bağlı kalınarak anket üzerinde gerekli düzenlemeler yapılarak ankete son hali verildi.2009-2010 İlkbahar döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı, Fizik Öğretmenliği Anabilim Dalı, Kimya Öğretmenliği Anabilim Dalı ve Fen ve Teknoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda okuyan 1., 2., 3., 4., ve 5. sınıf öğrencilerinden toplam 547 öğretmen adayına anket uygulandı. Sonuçlar SPSS programı yardımı ile analiz edildi.Sonuç olarak, bölümler arasında nanoteknoloji ilgi seviyesinde ve bilgi düzeyinde önemli fark bulunmadı. Bu durum, öğretmen adaylarının pek çoğunun nanoteknoloji hakkında yeterli bilgiye sahip olmamalarından dolayı olumlu ya da olumsuz fikir beyan etmelerini engellemiş olabilir.

Aday öğretmenlerBiyolojiBiyoloji öğretimi+2
Füsun Kadıoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerin eğitim fakültelerinde öğrenim gören biyoloji eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin nanobiyoteknoloji eğitimi

Araştırmada, eğitim fakülteleri biyoloji eğitimi anabilim dalında eğitimine devam etmekte olan öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji ilgileri ve bilgileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmada ilk olarak, nanobiyoteknolojinin temel kavramları ile ilgili bilgi elde edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerle birlikte 2007-2008 Bahar döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim gören bir gruba görüşlerini toplamak amacıyla açık uçlu soruların yer aldığı bir görüş toplama anketi uygulanmıştır. Öğrenci görüşleri tez için hazırlanan ankette ana çerçevenin oluşturulmasını sağlamıştır.2008-2009 Güz döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda okuyan 2., 3., 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden toplam 107 öğretmen adayına anket uygulanmıştır. Sonuçlar SPSS programı yardımı ile analiz edilmiştir.Sonuç olarak nanobiyoteknoloji bilgisine sahip olma derecesi cinsiyete, mezun olunan ortaöğretin kurumuna, yaşa ve akademik başarılarına bağlı anlamlı bir farklılaşma olmadığı görülmüştür. Ancak öğrencilerin eğitim kademesi ile nanobiyoteknoloji bilgileri arasında pozitif yönlü bir bağlantı olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim fakülteleriNanoteknoloji
Gökben Kılıç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Nanokompozit süperhidrofobik yüzey sentezi ve karakterizasyonu

Nanoteknoloji; nanometre ölçeğindeki partiküllerin fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkileşimlerinin anlaşılması, kontrolü ve fonksiyonel materyallerin, cihazların ve sistemlerin üretilmesi ve geliştirilmesi ile ilgilenir.Süperhidrofobik yüzeyler nanoteknolojinin bir uygulamasıdır ve bu konuda yoğun araştırmalar yapılmaktadır. Su damlasının üzerinde 1500'den büyük açı yaptığı yüzeyler süperhidrofobik olarak adlandırılır. Bir yüzeyin süperhidrofobik özellik gösterebilmesi için hem üzerinde mikrometre mertebesinde pürüzlülüğe sahip olması hem de doğal olarak hidrofobik olan bir malzemeden hazırlanmış olması gerekir.Yapılan çalışmada süperhidrofobik özellikte olan polimer-nano parçacık nanokompozit yüzeyler üzerinde çalışıldı. Az hidrofobik amorf bir polimer olan polistiren ve değişen kütle yüzdelerinde silika nano-tanecikleri kullanılarak nanokompozit kaplamalar hazırlandı. Kurutma sıcaklığı ve silika kütle oranının yüzeyin pürüzlülüğüne ve kimyasal içeriğine etkisi incelendi. Nanokompozit yüzeylerin karakterizasyonu için temas açı ölçer, taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve X-ışını fotoelektron spektroskobu (XPS) kullanıldı.DSA100 cihazı kullanılarak yüzey üzerindeki temas açısı ölçüldü, SEM analizleri ile yüzeyin morfolojik özellikleri incelendi ve XPS analizleri ile nanokompozit yüzeyin kimyasal içeriği araştırıldı.Yapılan çalışma sonucunda 160 oC kurutma sıcaklığında hazırlanan 0,3g silika içeren polistiren kaplamaların en iyi sonuçları verdiği belirlendi. Buna göre en yüksek temas açısı değeri 160 oC'ta hazırlanmış 0,3g silikalı polistiren kaplamalarda 155,6o olarak bulundu.

NanokompozitlerNanoteknoloji
Feride Esin Kartal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji konularındaki bilgi seviyelerinin belirlenmesi ve nanobiyoteknoloji öğretim yöntem seviyelerinin araştırılması

Bu çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji konularındaki bilgi seviyelerini belirlemek amaçlanmıştır. Biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji bilgi testi puanlarının; öğretmen adaylarının cinsiyetlerine, öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine, mezun oldukları lise türlerine, ailelerinin eğitim durumlarına ve ailelerinin gelir durumlarına göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji eğitimi hakkında sahip oldukları düşünceler incelenmeye çalışılmıştır.Analiz sonuçları, biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji bilgi testi puanlarının orta düzeyde olduğunu ortaya çıkarmıştır. Biyoloji öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji başarı puanlarının, öğrenim görülen sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının nanobiyoteknoloji bilgi testi puanlarının, öğretmen adaylarının cinsiyetlerine, mezun oldukları lise türlerine, ailelerinin eğitim durumlarına ve de ailelerinin gelir durumlarına göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışma sonucunda, biyoloji öğretmen adaylarının biyoloji eğitimi veren üniversitelerin biyoloji eğitimi müfredatına nanobiyoteknoloji adı altında yeni bir ders eklenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Biyoteknoloji, Nanoteknoloji, Nanobiyoteknoloji, Biyoloji Eğitimi, Biyoloji Öğretmen Adayları.

Biyoloji eğitimiBiyoteknolojiNanoteknoloji
Nuri Balemen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Nanoteknoloji eğitiminin lise düzeyine uyarlanması

Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin metre ve milimetre gibi ölçülerden sonra nano seviyesindeki ölçekleri kavramasını sağlamak ve öyle düşünerek fen-teknoloji-toplum ilişkisini kurmaktır. Nanometrik ölçüler yanında, nanoteknolojinin uygulama alanlarını da kavramaları ve bu ölçüde hayaller kurmaları, öğrencilerin gelecek teknoloji bilgilerinin artmasını sağlayacaktır.Bu araştırmada, nanoteknoloji eğitiminin lise düzeyine nasıl uyarlandığını göstermek için, kütüphane araştırmaları yöntemi kullanılmıştır.Araştırmada, kütüphane araştırmaları yönteminden yararlanıldığından dolayı, veri toplama aracı olarak konuyla ilgili kaynaklar kullanılmıştır.Bulgular, nanoteknoloji eğitiminin, başta ABD olmak üzere birçok gelişmiş ülkede, ortaöğretim düzeyinde yerini almaya başladığını göstermektedir. Nanoteknoloji eğitiminin liselerde olması yönünde, öğretmenler ve üniversiteler arasında ortak çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalar sonucunda ders planları hazırlanmıştır. Ülkemizde de buna benzer çalışmalar yapılmalı ve nanoteknoloji eğitiminin lisans seviyesinden ortaöğretim seviyesine indirilmesine yönelik projeler uygulamaya geçirilmelidir. Bu bulgular ışığında, nanoteknolojinin eğitiminin liselerde uygulanmasına yönelik kullanılması düşünülen çalışma yaprakları şeklinde öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Nanoteknoloji, Nanoteknoloji Eğitimi, Müfredat Geliştirme

EğitimFen bilgisi eğitimiFen ve teknoloji dersi+5
Nadire Ak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Fabrication of junctionless silicon nanowire transistors via mix and match patterning based on field emission scanning probe lithography

Silicon nanowires (Si NWs) are one-dimensional nano-architectures that have been the promising focus of the semiconductor industry thanks to their broad application areas and various competencies. Due to their remarkable capabilities in actuating and sensing with high sensitivity in the nano-Newton range, they are highly favorable for integration into microelectromechanical systems (MEMS) and nanoelectromechanical systems (NEMS). Moreover, in the last decades, they have gained a great attraction as junctionless (JL) Si NW transistors in different advanced applications such as molecular detection. In this study, to overcome the inaccessibility and difficulties of current nanofabrication technologies, field-emission scanning probe lithography (FE-SPL) was utilized as the alternative and cost-effective solution for the fabrication of JL Si NW transistors. FE-SPL, followed by cryogenic reactive-ion etching (RIE), facilitates the patterning of nanostructures and their fabrication anisotropically with a critical dimension (CD) of below 10 nm. Furthermore, proximity effects in lithography are diminished thanks to the exposure taking place through low-energy secondary electrons in FE-SPL. In this study, a p-type highly doped silicon-on-insulator (SOI) substrate was utilized with a Si device layer (DL) thickness of 12 nm, buried oxide (BOX) layer thickness of 25 nm, and <100> surface orientation. Firstly, by employing conventional photolithography and RIE, 16 separate devices with their center regions and contact pads were formed in a four-to-four array on the DL of the SOI sample. Secondly, by performing maskless and aligned photolithography and RIE, the micro-scale features of the design were patterned and transferred into the sample. As the critical process, FE-SPL was performed to pattern Si NWs along the <110> direction and their lateral gate electrodes on a very thin photoresist (PR), AZ Barli II, with a thickness of less than 25 nm. As the final process, the etching of nano-scale features was carried out through cryogenic RIE. The purpose of this study was to develop a novel and advanced fabrication technology, FE-SPL-based mix-and-match fabrication of JL Si NW transistors. Thanks to the feasibility of this technology, the performance parameters of JL Si NW transistors can be studied with various design possibilities in geometry and doping concentration of the NW channel. Furthermore, it is possible and promising to characterize mechanically and electronically these NWs fabricated as a junctionless resonator and an electromechanical switch by releasing the NWs with HF vapor etching of the BOX layer.

PatterningNanomaterialsNanotechnology+4
Mert Özden
Koç University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Süt dişlerinde nanoteknolojik ürünler ile bitkisel kaynaklı ajanların remineralizasyon etkinliğinin ı̇n-vitro olarak ı̇ncelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı; süt dişi başlangıç mine çürüklerinde kazein fosfopeptit amorf kalsiyum fosfat (CPP-ACP), nanohidroksiapatit (nHA), biyoaktif cam gibi nanoteknolojik ürünler ile kakao, propolis, üzüm çekirdeği özü, biberiye ve zencefil gibi bitkisel kaynaklı ajanların remineralizasyon etkinliğinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 80 adet süt dişi mine örneği; sağlam mine, çürük grubu, CPP-ACP, nHA, biyoaktif cam, kakao, propolis, üzüm çekirdeği özü, biberiye, zencefil olarak 10 gruba ayrıldı. Başlangıç mine çürüğü oluşturmak için grup 1 hariç diğer gruplar 72 saat boyunca demineralizasyon solüsyonunda bekletilip ardından 7 gün boyunca pH siklusuna tabi tutuldu. Grup 1 ve 2 hariç diğer gruplardaki dişlere remineralizasyon materyalleri 4 dk süreyle 7 gün boyunca uygulandı. Ardından tüm dişlere SEM/EDX analizi yapıldı. Veriler IBM SPSS V23 paket programı ile analiz edildi. Kruskal Wallis, Dunn ve Tukey HSD testleri kullanılarak istatistiksel analiz yapıldı. Önem düzeyi p<0,05 olarak alındı. Bulgular: SEM görüntüleri incelendiğinde, çalışmamızda kullanılan bütün remineralizasyon materyallerinin deney yüzeyinde kalsifiye çökeltiler oluşturduğu gözlendi. EDX analizinde Ca/P oranları incelendiğinde, CPP-ACP grubunun remineralizasyon etkinliği sağlam mine grubuna göre anlamlı bir farklılık bulunurken (p<0,05) CPP-ACP, nHA, biyoaktif cam ve biberiye grubunun remineralizasyon etkinliği çürük grubuna göre anlamlı bir farklılık bulundu (p<0,05). Remineralizasyon materyallerinin birbirleri ile aralarında anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0,5). Sonuç: Süt dişlerinde en homojen SEM görüntüsünün üzüm çekirdeği özüne ait olduğu tespit edilmiştir. Kullandığımız tüm materyallerin süt dişi minesinde remineralizasyon etkinliği gösterdiği görülmüştür. Ancak CPP-ACP, nHA, biyoaktif cam ve biberiyenin minedeki Ca/P oranını daha fazla yükselttiği tespit edilmiştir. Çocuklarda yaygın görülen mine çürüklerinde bitkisel ajanların remineralizasyonda faydalı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kakao, üzüm çekirdeği özü, biberiye, zencefil, SEM/EDX

Diş remineralizasyonuDişlerKoruyucu diş hekimliği+4
Elif Burcu Harman
Dicle University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Reyhan (Ocimum basilicum L.) bitkisinde titanyum dioksit (TiO2)'ın uçucu yağ içerikleri ve bazı morfolojık özellikler üzerine etkileri

Bu çalışmada Titanyum dioksit nanopartikülünün (TiO2NP) Reyhan (Ocimum basilicum L.) bitkisi yapraklarında uçucu yağ içerikleri ve bazı morfolojik özellikler üzerine etkileri araştırılmıştır. 100 nanometreden daha küçük boyuta sahip partiküller genel olarak nanopartiküller olarak adlandırılırlar. Titanyum (Ti), dünyada en çok bulunan dokuzuncu elementtir. yer kabuğu, yaygın olarak dağılmıştır. TiO2 beyaz bir pigmenttir ve parlaklığı ve çok yüksek kırılma indeksi nedeniyle en yaygın şekilde kullanılır. Bitkiler sürekli olarak farklı şekillerde doğal NP'lere maruz kalır; bu nedenle bitkiler ve nanomateryaller arasındaki ilişki çok eskidir. Mevcut çalışmada TiO2NP'nin üç farklı konsantrasyonu (0.1 mM, 0.01 mM ve 0.001 mM) kullanılarak reyhan bitkisine uygulamalar yapılmıştır. Yaprak eni, yaprak boyu ve bitki boyu ölçülmüştür. Yine kuru yaprak içerisindeki biyokimyasal analizler ve uçucu yağ içeriği analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; TiO2NP bitki üzerinde genel anlamda olumlu etkilere sebep olduğu anlaşılmıştır.

FesleğenNanopartiküllerNanoteknoloji+3
Gülşah Polat
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects