Writing skills
300 theses under this subject heading
Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretiminde yazmanın değerlendirilmesi için puanlama anahtarı önerisi: B1-B2 düzeyi
Öğretimde etkililiğin yansıtıcısı olan ölçme-değerlendirme çalışmaları öğretimin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Öğrenici durumlarının tespiti için iyi yapılandırılmış ölçme-değerlendirme süreçlerine ve nesnel bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Yabancı/ikinci dil öğretiminde yazma becerisi performansa göre değerlendirilir. Performans değerlendirmede nesnelliği sağlamak güç olduğundan değerlendirme için sınırlayıcı ve yönlendirici araçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araçlardan en önemli ve yaygın olanı puanlama anahtarlarıdır. Dil becerilerinin performansa dayalı değerlendirilmesinde bütüncül ve analitik olmak üzere iki tür puanlama anahtarı kullanılmaktadır. Katılımcı sayısı, amaç ve ihtiyaçlara göre bu türlerden biri tercih edilebilir. Yazma; üsluptan anlatıma, sözcük bilgisinden metin planına birçok unsura sahip ve hedef dilde düşünebilmenin ve özellikle orta düzeyden itibaren üst bilişsel becerilerin aktif olduğu bir beceri olduğundan pek çok açıdan ele alınması gereken bir beceridir. Yazmanın bu çok boyutlu yapısı gereği analitik dereceli puanlama anahtarlarının farklı boyutları değerlendirebilme, öğrenicinin zayıf/güçlü yönlerini tespit edebilme ve geri bildirim verebilme yönleriyle yazma becerisinin değerlendirilmesinde daha etkili olabileceği düşünülmektedir. Çalışmada yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğrenen B1 ve B2 düzeyi öğrenicilerin yazma performanslarının değerlendirilmesi için iki farklı analitik dereceli puanlama anahtarı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda puanlama anahtarları geliştirme aşamaları göz önünde bulundurularak çalışmada keşfedici sıralı desenli karma yöntem uygulanmıştır. Puanlama anahtarı geliştirme kısmı olan nitel aşamada TÖMER'lerde kullanılan örnek puanlama anahtarları, DAOBM'de yer alan kazanımlar ve ders-araç gereçleri incelenerek oluşturulan madde havuzu dikkate alınarak boyutlar ve ölçütler belirlenmiştir. Ek olarak dereceli puanlama anahtarlarının daha kolay ve etkili kullanımı için değerlendirici kılavuzları da hazırlanmıştır. Geliştirilen puanlama anahtarlarının geçerlik çalışması için Davis (1992) tekniğiyle alanda en az 10 yıl deneyime sahip yedi öğreticiden uzman görüşü alınarak kapsam geçerlik indeksleri tespit edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında ise altı B1 ve altı B2 düzeyinde öğrenici yazma performansları yirmi değerlendirici tarafından hazırlanan puanlama anahtarlarıyla değerlendirilmiş elde edilen verilerle Kendall's W uyum kat sayısı hesaplanmıştır. B1 ve B2 düzeyi puanlama anahtarları ile yapılan değerlendirmelerde yüksek uyum olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışma kapsamında puanlama anahtarlarıyla yapılan puanlamalarda değerlendirici deneyiminin anlamlı fark oluşturup oluşturmadığı Kruskal Wallis tekniği ile analiz edilmiş ve anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ayrıca yabancı dil ve ikinci dil öğretenlerin puanlamaları arasında fark olup olmadığına ilişkin Mann Withney-U analizi yapılmış ve anlamlı bir fark bulunmamıştır. Puanlama anahtarlarıyla gerçekleştirilen değerlendirmelerde deneyimin ve yabancı/ikinci dil öğretiminin değerlendirmeye etki etmediği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlardan hareketle hazırlanan puanlama anahtarlarının alanda kullanılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
Almanya'da yaşayan Türk çocuklarının yazma becerileri: Rhein-Main Bölgesi örneği
Bu çalışmanın amacı Almanya'da 6., 7., 8., 9. ve 10. (13-16 yaş) sınıflarda öğrenim gören iki dilli Türk kökenli çocukların Türkçe yazım ve noktalama becerilerini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini Almanya'nın Rhein-Main Bölgesinde yaşayan Türk çocukları oluşturmaktadır. Çalışmanın evrenine giren bütün çocuklardan veri toplanamayacağı için örneklem alınmıştır. Çalışma grubu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Hanau, Kriftel ve Frankfurt'ta ortaöğretimde olan 52 öğrenciden oluşmaktadır. Bu nitel araştırmada kullanılan veriler, durum çalışmasıyla elde edilmiştir. Veri toplama aşamasında, Şen'in (2011) oluşturduğu açık uçlu yorumlama soruları kullanılmıştır. Öğrencilerin ürettikleri metinler, temel veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde betimsel içerik analizi uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları, Hanau, Kriftel ve Frankfurt'ta yaşayan Türk öğrencilerinin yazılı anlatımlarında Türkçe ve Almanca alfabelerin farklılığından kaynaklanan yanlışlar, büyük- küçük harf kullanımından kaynaklanan yanlışlar, ayrı ve bitişik yazımdan kaynaklanan yanlışlar, bağlaç olan da/de'nin yanlış yazımından kaynaklanan yanlışlar, isim çekim eklerinin yanlış veya eksik yazımından kaynaklanan yanlışlar bulunduğu ve noktalama yanlışlarından oluştuğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler sunulmuştur.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kitlesel açık çevrim içi dil derslerinde A1 düzeyi yazma becerisine yönelik bir durum çalışması
Teknoloji ve internet sayesinde dil öğrenme süreci daha erişilebilir hale gelmiştir. İnsanlar dil öğrenme amacıyla geleneksel yöntemlere bağımlı olmadan, çevrimiçi kaynaklardan faydalanabilir, çevrimiçi dil kurslarına katılabilir ve dil becerilerini interaktif platformlarda pratik yaparak geliştirebilir. Bu yeni dönemde dil öğrenmek, insanların dünyayı keşfetme isteğini ve farklı kültürlerle etkileşimde bulunma arzusunu karşılayan bir hobi haline gelmiştir. Artık insanlar, sınırları aşarak farklı dilleri öğrenme ve kültürel çeşitliliği deneyimleme imkânına sahiptir. Teknolojinin sunduğu imkânlarla, dil öğrenmek artık daha erişilebilir, keyifli ve ilgi çekici bir deneyim haline gelmiştir. Bu çalışmada, hiçbir öğretmen ve/veya rehberin olmadığı, öğretimin sadece belli bir müfredata göre önceden hazırlanmış videolar ve etkinlikler ile olduğu Kitlesel Açık Çevrim İçi Dil Derslerinde (KAÇDD) yabancı dil olarak Türkçe öğrenen A1 düzeyindeki öğrenicilerin yazma becerilerini geliştirmek için etkinlik hazırlanması amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma olup durum çalışması biçiminde desenlenmiştir. Öğrenicilerin A1 düzeyinde yazma sürecinde yaptıkları hataların belirlenmesinde doküman incelemesi tekniğinden yararlanılmıştır. A1 düzeyinde öğrenicilerin yazma becerilerinde en sık yaptıkları hataların belirlenmesi için öğretmenlerle ve KAÇDD'de öğrenicilerin yazma becerisi ve sistemle ilgili görüşlerini tespit etmek için KAÇDD'de Türkçe öğrenen öğrenicilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada toplanan veriler NVivo 12 nitel veri analizi programına aktarılarak çözümlenmiş ve betimsel analiz ile incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre, öğrenicilerin yazma becerisinde yaptıkları hatalar dilbilgisel, sözcük seçimi, söz dizimsel ve yazım noktalama hataları olarak sınıflandırılmıştır. Öğrenicilerin KAÇDD'de yazma becerilerini geliştirebilmek için cümle kurma ve serbest yazma etkinlikleri olmasını istedikleri tespit edilmiştir. Öğreniciler, KAÇDD'de dil öğrenmeyi beden dilinin olmaması, sorularını soracak birinin olmaması açısından zor bulduklarını belirtirken devam zorunluluğunun olmaması, istenilen konuya, istenilen saatte, istenilen yerde ve kendi hızına göre çalışabilmeyi KAÇDD'de dil öğrenmenin avantajı olarak ifade etmişlerdir. Çalışmanın sonucunda, bulgular doğrultusunda Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde KAÇDD'de kullanılmak üzere A1 düzeyinde yazma becerisine yönelik etkinlikler hazırlanmış ve öneri olarak sunulmuştur.
Dijital öykülemenin lise öğrencilerinin İngilizce yazma becerilerine ve yabancı dil kaygı düzeylerine etkisi
Çoklu okuryazarlık kavramının giderek önem kazandığı çağımızda, yabancı dil öğretiminde bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanılmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Öğrencileri yabancı dil öğrenirken motive etmesi, ilgi uyandırması, özerk çalışma imkânı vermesi ve multimedya araçlarının kullanılması boyutuyla dijital öyküleme yabancı dil eğitiminde kullanılan etkili yöntemlerden biridir. Bu kapsamda bu araştırmada dijital öyküleme yöntemi ile zenginleştirilmiş İngilizce dersinin lise öğrencilerinin İngilizce yazma becerilerine ve yabancı dil kaygı düzeylerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmada deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Ankara'da bir lisede 10. sınıf seviyesinde öğrenim gören öğrencilerden oluşmuştur. Araştırmanın veri toplama araçları; 9. sınıf yazma görevi ve dereceli puanlama anahtarı, 10. sınıf yazma görevi ve dereceli puanlama anahtarı, dijital öykü dereceli puanlama anahtarı, yabancı dil kaygı ölçeği ve görüşme formudur. Araştırmada denel işlem adımlarının öğrenciler tarafından takibini sağlamak için ise dijital öyküleme kontrol listesi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS 22 programı ile nitel verileri ise betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma dijital öykülemenin öğrencilerin İngilizce yazma becerilerini artırdığı ancak yabancı dil kaygı düzeylerinde anlamlı bir fark oluşturmadığını göstermiştir. Araştırmada öğrencilerin yazma ve yabancı dil kaygı son test puanları arasında negatif yönde orta düzeyde istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Araştırmanın görüşme yoluyla elde edilen nitel verilerine göre ise deney grubunda bulunan öğrenciler dijital öyküleme sonrasında yabancı dil kaygılarının azaldığını, derse olan ilgilerinin arttığını, derslerin daha eğlenceli geçtiğini ve bu duruma bağlı olarak derse katılma motivasyonlarının arttığını belirtmişlerdir.
The effect of flipped learning approach on EFL learners' writing achievement
This study aims to explore the effect of flipped learning approach on writing achievement and self-regulation levels in the writing of learners in the Academic Writing Skills course at a state university in Türkiye. The intervention lasted ten weeks within one academic term. Participants were the second-year university students, being classified into two groups: Flipped classroom group as the experimental group (n=25) and traditional classroom group as the control group (=26). In the study, a pre-test and post-test quasi-experimental design was adopted as the groups were not randomly assigned. In the study, the control group was taught by traditionally-instructed L2 writing while the experimental group received flipped instruction in L2 writing. Writing Strategies for Self-regulated Learning Questionnaire was adapted to be used in a new cultural setting (Türkiye), and the data which was obtained from a sample (n=430) was analysed via Confirmatory Factor Analysis (CFA), confirming the prior factor structure. Writing scores and the levels of self-regulated learning strategy use as pre-tests and post-tests were gained. The results of descriptive and inferential statistical analyses indicated that the flipped classroom model favoured the flipped classroom group in terms of higher writing achievement and higher self-regulation levels in writing significantly. Regarding self-regulated learning strategies, the flipped classroom model did not make significant improvement in motivational regulation dimension despite an increase in post-test scores of WSSRLQ. Lastly, the study revealed a positive correlation between writing achievement and self-regulation of writing in the flipped classroom group. Relevant implications are discussed in detail.
ABD'DEKİ Türk öğrencilerinin yazılı anlatımlarındaki yazım-noktalama yanlışları ve anlatım bozukluklarının tespiti
ABD'de yaşayan Türk çocuklarının ana dilde (Türkçe) yazdıkları metinlerdeki yazım-noktalama yanlışlarını ve anlatım bozukluklarını tespit etmeye yönelik yapılan bu çalışma tarama modelindedir. Çocuklardan belli başlı konulardaki düşüncelerini ana dilde ifade etmeleri istenmiştir. Veriler belge tarama yoluyla elde edilmiştir. Bu çalışmada; toplanan verilerdeki yazım yanlışları, noktalama işaretlerinin yanlış ve eksik kullanımı gibi yanlışlar üzerinde durulmuş ve anlatım bozuklukları incelenmiştir. Çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında ABD'nin Ohio, Kaliforniya ve Georgia, eyaletlerinde yaşayan 8-16 yaş arası 50 Türk öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğrencilerin yazılı anlatımlarında ikinci dilin (İngilizce) etkisinden kaynaklı yazım yanlışları, alfabe farklılığından kaynaklı yazım yanlışları, noktalama yanlışları, konuşma dilinin yazı diline yansımasından kaynaklı yazım yanlışları ve anlatım bozuklukları tespit edilmiştir. Yazılı anlatımlarda anlatılmak istenen konu için sınırlı sayıda kelime kullanılmış, yazmaktan kaçınılmış ve tam olarak anlatılmak istenen konu ifade edilememiştir. Çalışmanın sonunda ABD'de yaşayan Türk çocuklarının yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
The effects of different corrective feedback methods on improving writing skills of teenage EFL students
This study aims to investigate the effects of different corrective feedback methods on improving writing skills of teenage EFL students, and it adopted a mixed method research design. 45 teenage low level (A1-A2) 11th graders, selected through convenient sampling, participated in this study. In the process, the participants were provided with written corrective feedbacks based on google translate, self-revision, teacher indirect feedback. The data were collected through picture story focused texts produced by the participants, a Likert type questionnaire, an interview form, and teacher observation logs. The obtained quantitative data were analyzed using Pearson Chi-Square, Fisher's Exact Test and Continuity Correction Tests, One Way ANOVA analysis, LSD post hoc tests, the Paired Sample T Test. The qualitative data were analyzed via a thematic analysis. The results obtained from all data collection tools were triangulated and revealed that SR method is not effective in developing writing skills of the target group whereas indirect teacher feedback method is a trusted and possibly an effective method, and GT can be an effective method with correct implementations.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde düşünceyi geliştirme eğitiminin yazma becerisine etkisi
Dilleri işlevsel kılan söz varlıkları, kalıp ifadeleri ve yapılarıdır. İnsanlar ana dili öğrenirken bunlarla doğal yolla tanışır. Yabancı bir dille duygu ve düşüncelerini ifade ederken ana dili kullanımından edindikleri katkılar sunsa da yeni dilin söz varlıkları, kalıp ifadeleri ve yapılarını öğrenmek gerekir. Düşünceyi geliştirme yolları bu noktada kullanabilecek tekniklerden oluşur. Yazma ve konuşma sürecinde kullanılan temel bileşenlerden biri düşünceyi geliştirme yollarıdır. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin düşünceyi geliştirme yolları konusunda eğitilmeleri, yazılı ve sözlü anlatım becerilerinin gelişmesine katkı sağlayabilir. Araştırmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde düşünceyi geliştirme eğitiminin yazma becerisine etkisini belirlemektir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemin birlikte kullanılmasıyla kapsamlı bir analizin oluşturulması hedeflenmiştir. Çalışmada ön test-son test kontrol grubu deseni kullanılmıştır. Öğrenicilerin yazılı anlatımdaki durumları yazılı ürünleri incelenerek tespit edileceği için betimsel tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Gazi Üniversitesi TÖMER'de öğrenim gören B2 düzeyindeki 40 öğrenicidir. Araştırmanın ham verilerini öğrenicilerin ön uygulama ve son uygulamada yazdıkları metinler oluşturmaktadır. Deney ve kontrol grubu öğrenicileri yansız atama ile ayrılmıştır. Ön uygulama uzman görüşlerine uygun seçilen konulardan bir metin yazdırılarak oluşturulmuştur. Deney grubuna 7 hafta süreyle düşünceyi geliştirme yolları eğitimi verilmiştir. Bu sürede kontrol grubuna konuyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Uygulamalardan sonra iki gruba da son uygulama olarak yine yazı yazdırılmıştır. Öğrenicilerin ön uygulama ve son uygulamada yazdıkları metinler, araştırmanın alt problemleri doğrultusunda nicel ve nitel olarak analiz edilmiştir. Analiz aşamasında "Düşünceyi Geliştirme Yolları Formu", "Metin Uzunluğu Formu" ve "Tutarlılık Değerlendirme Ölçeği"nden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda, düşünceyi geliştirme yolları eğitiminin verildiği deney grubunun ön uygulama metinleriyle son uygulama metinleri arasında düşünceyi geliştirme yolları kullanımı ve metin tutarlılığı başarısı konusunda artış olduğu, düşünceyi geliştirme yolları kullanımının metin uzunluğuna etkisi olmadığı belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ilk ve son yazılarında en çok kullandığı düşünceyi geliştirme tekniği karşılaştırma, en az kullandığı teknik ise tanık göstermedir. Düşünceyi geliştirme eğitimi sonucunda ise deney grubunun son uygulama metinlerinde, düşünceyi geliştirme yollarının her birinin kullanımında artış olmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanı için; öğretim programı, öğretim elemanı, materyal, ölçme ve değerlendirme ile bu alandaki araştırmacılar boyutlarında öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, yazma becerisi, düşünceyi geliştirme yolları.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma becerisinin temel ve orta seviyelerde hedef dil bağlamında karşılaştırılması
Yabancı dil öğretimi dört temel dil becerisi üzerine şekillenir. Bu temel beceriler okuma, yazma, konuşma ve dinlemedir. Bu temel beceriler de anlama ve anlatma becerisi olarak iki gruba ayrılmaktadır. Anlama becerileri olan okuma ve dinleme konuşan birini ya da yazılı bir metni anlamak ve yorumlamakla ilgilidir. Başkasına ait duygu ve düşüncelerin okunarak ya da dinlenerek anlaşılmaya çalışılmasına yönelik çalışmalar anlama becerilerinin temelini teşkil eder. Anlatım becerileri olan yazma ve konuşma ise kişinin kendine ait duygu ve düşüncelerini sözlü ya da yazılı olarak ifade etmesidir. Konuşma ve yazma becerileri üretmeye bağlı beceriler olması sebebiyle anlamaya bağlı beceriler olan dinleme ve okumaya kıyasla öğrencinin etkin olmasını gerektiren becerilerdir. Elbette tüm bu becerileri dil öğretiminde birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Öğrencinin duygu ve düşüncelerini, edindiği tüm bilgileri, ne kadar anladıklarını ölçmek ve değerlendirebilmek için konuşma ve yazma becerilerini kullanmaları beklenir. Öğrencilerin yazma becerilerinin geliştirilmesi için yapılacak yazma etkinliklerinin sıklığı, öğrencilerin yazılı anlatımlarına zamanında verilen dönütler, öğrencilerin farkındalığının artmasına ve zamanla yapılacak hataların azalmasına, yazılı anlatımlardaki hatalarla birlikte sözlü anlatımlardaki hataların da buna bağlı olarak düzeltilmesine sebep olacağı düşünülmektedir. Öğrencilerin yazılı anlatımlardaki yanlışlarını belirleyebilmek ve bunları sınıflandırabilmek için kullanılan yöntemlerden biri de yanlış çözümlemesidir. Bu çalışma İbn Haldun Üniversitesi TÖMER bünyesinde A2 seviyesinde Türkçe öğrenen 10 öğrencinin A2 seviyesindeki yazılı metinleriyle dil eğitimlerine devam eden aynı öğrencilerin B2 seviyesindeki yazılı metinleri karşılaştırılarak öğrencilerin yanlış sıklığını ve gelişimlerini takip etmek amacıyla oluşturulmuştur. Öğrencilerin metinleri yanlış çözümleme yöntemi kullanılarak incelenmiş ardından seviyeler arasındaki yanlışlar karşılaştırılarak öğrencilerin gelişimi takip edilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin üstdil farkındalık becerileri ile yazma becerileri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin üstdil farkındalık becerileri ile yazma becerileri arasındaki olası ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın evrenini Uşak, ili merkezinde 2014-2015 öğretim yılında öğrenim gören 5, 6, 7, ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmuş; örneklemi için TEOG verilerine göre başarısı "orta düzey" olarak ifade edilebilecek Uşak ili Merkez Ergenekon Ortaokulu'nun 33'ü kız 27'si erkek; orta ve yüksek düzeydeki(Türkçe dersi başarılarına göre) 60 ortaokul öğrencisi seçilmiştir. Bu rakam her sınıf düzeyinden (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) 15 kişi olacak şekilde belirlenmiştir. Öğrencilerin üstdil farkındalık seviyelerini ölçmek için, fonolojik, morfolojik, semantik, sentaktik farkındalık testleri uygulanmış, bunların toplamından üstdil farkındalık testi elde edilmiştir. Elde edilen veriler 3 alan uzmanı ve araştırmacı tarafından değerlendirilmiş; testlerin öğrencilerin yazma becerisi ile anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Öğrencilerin yazma becerilerini ölçmek için "öykü tamamlama" yöntemine başvurulmuş; kompozisyonlar Çetin(2002)'in hazırlamış olduğu kompozisyon analitik puanlama ölçeğine göre 3 alan uzmanı ve araştırmacı tarafından değerlendirilmiştir. Elde edilen veri ve analizlerden ortaokul öğrencilerinin üst dil farkındalık becerileri ve yazma becerileri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu söylemek mümkündür. Üst dil farkındalık becerilerinin alt boyutları olarak ele alınan fonolojik, morfolojik, semantik ve sentaktik farkındalık becerileri ayrı ayrı ele alındığında da yine aynı durum söz konusudur. Üst dil farkındalık becerilerinin ortaokul öğrencilerinin yazma becerilerini anlamlı bir oranda bir yordadığı, farkındalık becerileri yüksek olan öğrencilerin yazma becerilerinin de yüksek olduğu; bu becerilerin düşük olduğu öğrencilerde yazma becerisinin de düşük olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin üst dil becerilerinin gelişimine katkı sağlanmasının yazma becerilerini de geliştireceği durumu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: üstdil, fonolojik farkındalık, morfolojik farkındalık, semantik farkındalık, sentaktik farkındalık, yazma becerisi.
İlkokulda yazma güçlüğünün giderilmesi: Eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı, ilkokul seviyesinde yazma güçlüğü yaşayan öğrencilerin bazı yöntem ve teknikler kullanılarak, yaşadıkları sorunun ortadan kaldırılmasıdır. Araştırmada eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırma boyunca veriler; görüşme tekniği, çalışma yaprakları, Çok Boyutlu Okunaklılık Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmaya Muş ilinde bir köy okulunda öğrenim gören ilkokul 2. sınıf öğrencileri içerisinden yazma güçlüğü sorunu yaşayan öğrenciler katılmıştır. Sınıfta yapılan teşhis sonucu yazma güçlüğü sorunu yaşayan 6 öğrenci ile katılımcı grup oluşturulmuştur. Uygulama süreçlerinde, araştırmacının okuma yazma öğretiminde yararlandığı etkinlikler, farklı illerde görev yapan sınıf öğretmenleri ve uzman görüşünün desteklediği çalışma yaprakları kullanılmıştır. Katılımcılarla yürütülen çalışma süresi toplam 53 ders saati süresi sürmüştür. Uygulamanın ilk 4 haftasında yazma becerisinin harf yazımı öğretimi üzerinde durulmuştur. Sonraki 4 haftalık süreçte kelime yazımı öğretimi tamamlanarak cümle yazımına geçilmiştir. Cümle yazımı öğretimi yaklaşık 4 hafta sürmüş ve tamamlanmasının ardından metin yazımı öğretimine geçilmiştir. Metin yazımı öğretim süreci yaklaşık 5 haftada tamamlanmıştır. Tüm bu öğretimlerde farklı yöntem ve tekniklerden yararlanılarak, anlatım zenginleştirilmiştir. Uygulanan öğretimlerin kalıcılığının olup olmadığını incelemek amacıyla, son çalışma yaprağının uygulanmasından 21 gün sonra, süreç başında teşhis amacıyla yaptırılmış olan çalışma yaprağı tekrar uygulanmıştır. Çok Boyutlu Okunaklılık Ölçeği kullanılarak veriler elde edilmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırmacı tarafından, süreç boyunca uygulanan tüm çalışma yaprakları saklanmıştır. Yazma becerisinin her bir boyutundan sonra katılımcıların yapmış oldukları uygulama öncesi ve sonrası çalışmalar incelenmiştir. Bu detaylı inceleme sonucu, katılımcıların yazma güçlüklerinin giderilmesi konusunda gözle görülür bir artışın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcılara uygulanan kalıcılık belirleyici çalışma yapraklarında Çok Boyutlu Okunaklılık Ölçeğine göre elde ettikleri puanlar ile uygulama öncesi teşhis aşamasında çalışma yapraklarında Çok Boyutlu Okunaklılık Ölçeğine göre elde ettikleri puanlar karşılaştırıldığında, anlamlı bir artışın olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, araştırma süreci boyunca uygulanan yöntem ve teknikler ile uygulamaların, katılımcıların yazma güçlüklerinin giderilmesinde olumlu katkı sağlamışlardır.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin hikâye yazma becerilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin hikâye yazma becerilerinin gelişimini incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel desen kullanılmış; betimsel analiz, içerik analizi ve görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hikâye yazma becerisini değerlendirme ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, kolay ulaşılabilir örneklem tekniği ile belirlenmiş ve iki farklı çalışma grubu oluşturulmuştur. Birinci çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Manisa ili Kula ilçesinde öğrenim gören 142 dördüncü sınıf öğrencisi, ikinci çalışma grubunu Kula ilçesinde dördüncü sınıf seviyesini okutma tecrübesine sahip 22 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada ilk olarak "Hikâye Yazma Becerisini Değerlendirme Ölçeği" geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek ile öğrencilerin yazdıkları hikâyeler değerlendirilmiştir. Öğrencilerinin hikâye yazma düzeyleri beş üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulguları dikkate alındığında öğrencilerin hikâye yazma düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Dördüncü sınıf seviyesini okutma tecrübesine sahip öğretmenlerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin hikâye yazma becerilerine ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Öğretmen görüşleri belirlenirken tematik kodlama tekniğinden faydalanılmıştır. Öğretmen görüşleri; güçlü yönler, sevilen yönler, zorlanılan yönler, sevilmeyen yönler, hikâye yazmayı geliştirmek için yapılan etkinlikler ve değerlendirme ölçütü şeklinde altı kategoriye ayrılmıştır. Araştırma sonucunda; öğrencilerin hayal gücünü kullanmada güçlü olduğu, yazma becerisini geliştirmek için en fazla hikâye yazma etkinlikleri yapıldığı, yazılan hikâyeler değerlendirilirken yazım kuralları ve noktalama işaretlerinin uygulanması konularının dikkate alındığı belirlenmiştir. Çalışma grubundaki ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin yazdıkları hikâyelerde, konu, ana karakter, zaman ve mekân tercihleri, öğrencilerin yazdıkları hikâyeler, betimsel analiz ile taranarak elde edilmiştir. Arkadaşlık ilişkileri, hayvan sevgisi, çalışkanlık, kavramları en çok kullanılan konulardır. Mekân unsuru olarak orman, ev, okul; zaman unsuru olarak yaz mevsimi, sabah, kış mevsimi kullanımı daha fazladır. Anahtar Kelimeler: Yazma, Hikâye, Ölçek Geliştirme
İlk okuma ve yazma öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Araştırmanın amacı, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programını uygulayan sınıf öğretmenlerinin ilk okuma ve yazma öğretiminde karşılaştıkları sorunları ve bu sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerilerini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Uşak il merkezinde görev yapmakta olan 20 birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar ilk okuma yazma öğretiminin hazırlık, sesi hissettirme ve tanıma, hece oluşturma, kelime, metin oluşturma ve serbest okumaya geçiş dönemlerine göre ayrı ayrı tespit edilmiştir. Toplanan veriler doğrultusunda bu dönemler içerisinde yaşanan sorunlar; öğrenciden kaynaklanan sorunlar, veliden kaynaklanan sorunlar, programdan kaynaklanan sorunlar ve öğretmenden kaynaklanan sorunlar kodları altında incelenmiştir. Öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlara yönelik ürettikleri çözüm önerileri ise öğretmenlerin çözüm önerileri kodu altında ortaya konulmuştur.
Türkiye ve Amerika'da ortaokul düzeyi ders kitaplarındaki yazma etkinliklerinin ve yazma öğretim programlarının karşılaştırılması (Kaliforniya örneği)
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de Türkçe Öğretim Programına uygun olarak hazırlanan ortaokul düzeyi 5. sınıf Türkçe ders kitabı ve Amerika, Kaliforniya eyaletinde CCSS (Ortak Çekirdek Eyalet Standartları)'ye uygun olarak hazırlanan 5. sınıf yazma öğretimi ders kitabında yer alan tema, konu, metin, yazma etkinlikleri ve uygulamalarını, her iki ülkenin 5. sınıf yazma eğitimi amaç ve kazanımlarını inceleyerek, her iki öğretim programına uygun olarak yazma becerisini geliştirme çalışmalarının farklılık ve benzerliklerini belirlemek; buradan hareketle yazma becerisini geliştirme stratejilerine ulaşmaya çalışmaktır. Araştırma kapsamında beşinci sınıf Türkçe ders kitabında bulunan sekiz tema içerisindeki yazma becerisine yönelik etkinlikler ve türleri ile İngilizce ders kitabında dört ana başlık altında verilen kırk beş ders incelenmiştir. Ayrıca bu etkinliklerin öğretim programlarıyla uygunluğuna bakılmıştır. Araştırmada yazma etkinlikleri inceleme sonuçlarına göre Türkçe ders kitaplarında yer alan yazma etkinlikleri, İngilizce yazma kitabı etkinliklerinden sayıca fazla olduğu belirlenmiştir. Türkçe kitabında tüm yazma yöntem ve tekniklerine yönelik etkinliklere yer verilmiş fakat İngilizce kitabında grup ile yazma etkinliğine rastlanmamıştır. Genel itibariyle etkinliklerin programlarla uyumlu olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ana dili, ders kitabı, yazma eğitimi, karşılaştırma, Türkiye - ABD
Yaratıcı drama yöntemleriyle oluşturulmuş yazma çalışmalarının öğrencilerin yazma kaygısı, yazmaya yönelik tutumu ve yazma öz yeterliğine etkisi
Bu araştırma, yaratıcı drama teknikleriyle oluşturulan yazma çalışmalarının ilkokul öğrencilerinin yazma kaygısı, yazma öz yeterliği ve yazmaya yönelik tutumlarına etkisini ve öğrenciler ile öğretmenlerin bu sürece yönelik görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntemin ilk aşamasında tek gruplu ön test-son test modeli türünde deneysel bir çalışma yapılmıştır. İkinci aşamasında ise uygulama yapılan gruptan ve öğretmenden açık uçlu form aracılığıyla sürece yönelik görüşleri alınmıştır. Araştırma örneklemi gelişigüzel örnekleme türünde olup, Manisa ili Salihli ilçesinde bulunan bir ilkokulun 4. Sınıf öğrencileridir. Çalışma grubundaki öğrenci mevcudu 15'i kız 7'si erkek toplam 22'dir. Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Güneş, Kuşdemir ve Bulut (2017) tarafından geliştirilen yazma öz yeterlik ölçeği, Daly ve Miller (1975) tarafından geliştirilen Özbay ve Zorbaz (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan yazma kaygısı ölçeği, Susar (2009) tarafından geliştirilen yazmaya yönelik tutum ölçeği ve açık uçlu form kullanılmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılmış, yazma öz yeterlik, yazma kaygısı, yazmaya yönelik tutum ortalamaları ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Öğrencilerin ön test puanları ile bağımsız değişkenlerin karşılaştırılması için bağımsız gruplar için t testi kullanılmış ancak verilerin normal dağılım göstermemesinden dolayı non-parametrik test olan Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Öğrencilerin okunan kitap sayısı ile bağımsız değişkenlerin ilişkisi için ise Spearman Brown korelasyon katsayısı tekniği kullanılmıştır. Öğrencilerin denel işlemler öncesi ön test puanları ile denel işlemler sonrası son test puanları arasında fark olup olmadığının test edilmesi amacıyla non parametrik test olan Wilcoxon testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda yaratıcı drama teknikleriyle oluşturulan yazma çalışmalarıyla öğrencilerin yazma kaygısı, yazma öz yeterliği ve yazmaya yönelik tutum ön test-son test ortalamaları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca okunan kitap sayısı ile yazma kaygısı, yazma öz yeterliği ve yazmaya yönelik tutum arasında orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel bölümünde ise öğrencilerin sürece yönelik görüşleri, keyif alma durumları, değişim ve öneri temaları altında toplanmıştır.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazma becerilerinin geliştirilmesi
Bu araştırma, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazma becerilerini geliştirmek amacıyla yapılmaktadır. Araştırmada eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Uşak il merkezinde öğrenim görmekte olan, 29 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örneklem tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri, "ön test-son test ve kalıcılık testleri" ile elde edilmiştir. Nitel veriler ise "ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazmaya ilişkin görüşlerini belirleme formu" ve araştırmacının uygulama sürecindeki gözlem notlarından oluşmaktadır. Uygulama haftada iki gün olmak üzere on üç hafta sürmüştür. Her hafta iki etkinlik uygulaması yapılmış olup toplamda yirmi altı etkinlik uygulanmıştır. Uygulama öncesinde araştırmacı tarafından öğrencilere boş bir kâğıt verilerek bir hikâye yazmaları istenmiştir. Uygulama sürecinden sonra da aynı işlem son-test için yapılmıştır. Öğrencilerin hatırlama düzeylerini belirlemek adına son-testten 21 gün sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Sonrasında öğrencilerin uygulamaya ilişkin görüşlerine başvurulmuştur. Tüm süreç araştırmacı tarafından gözlemlenmiş ve bu gözlem notları araştırmacı tarafından kaydedilmiştir. Araştırmanın birinci ve ikinci alt problemi için elde edilen nicel veriler, bağımlı gruplar t-testi ile belirlenmiştir. Üçüncü alt problemi için elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ve tematik kodlama yolu ile elde edilmiştir. Dördüncü alt probleme ilişkin veriler ise paragraflar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda, öğrencilerin ön test puanlarına göre son test puanlarında anlamlı bir artışın olduğu görülmektedir. Bu artışın kalıcı olduğunu söylemek mümkündür. Araştırmanın nitel verileri, nicel verilerle uyumludur. Öğrenciler görüşme sırasında, uygulamadan keyif aldıklarını, uygulamayı beğendiklerini ve faydalı bulduklarını, yaratıcı hikâye yazmaya karşı olumlu tutum geliştirdiklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak uygulamanın öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Yaratıcılık, Yazma, Hikâye, Yaratıcı Yazma, Yaratıcı Hikâye Yazma
Hikâye anlatıcılığının yaratıcı hikâye yazma becerisinin gelişimine katkısı
Bu çalışmanın amacı, hikâye anlatıcılığı tekniklerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazma becerisinin gelişimine katkısını araştırmaktır. Eylem araştırması ile desenlenen bu çalışma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde Uşak il merkezindeki bir ilkokulda, dördüncü sınıf 15 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesinde alan yazın taranmış, müfredatta yer alan ilkokul dördüncü sınıfa yönelik kazanımlar ve etkinlikler incelenmiş, ilkokul dördüncü sınıf öğretmenliği yapan ya da yapmış olan sınıf öğretmenleri ile yaratıcı hikâye yazma becerisine dair görüşme yapılmıştır. Elde edilen verilerin ardından araştırmacı tarafından yaratıcı hikâye yazma becerisini geliştirmek amacıyla hikâye anlatıcılığı teknikleri hazırlanmıştır. Uygulama süreci araştırmacı tarafından yürütülmüş olup öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerisine yönelik gelişimlerini belirlemek amacıyla ön test, son test ve kalıcılık testi puanları belirlenmiştir. Uygulama sonrasında ise öğrenci görüşleri alınarak ve uygulama süresince gözlem yapılarak süreç derinlemesine incelenmiştir. Elde edilen verilere göre, öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerisi ön test puan ortalaması ile son test puan ortalaması arasında 60,8 puanlık bir fark bulunmuştur. Bu bulguya göre hikâye anlatıcılığı tekniklerinin öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerisine katkı sağladığı söylenebilir. Ayrıca yapılan analizler sonucunda, ön test puanları yüksek olan öğrencilerin son test puanları yüksek, ön test puanları düşük olan öğrencilerin son test puanlarının da düşük olduğu tespit edilmiştir. Çalışma grubunun, son test ve kalıcılık testi puan ortalamalarının arasında ise 9,68 puanlık bir fark bulunmuştur. Bu bulgular, yaratıcı hikâye yazma becerisini geliştirmede, çeşitli alt becerileri ve elemanları içeren hikâye anlatıcılığı tekniklerinin etkili olduğunu göstermektedir. Uygulama sonrası yapılan görüşmede ise öğrencilerin hikâye anlatıcılığı tekniklerine ve uygulama sürecine dair olumlu tutum sergiledikleri belirlenmiştir. Öğrenciler; hayal dünyalarını geliştiren, eğlenceli olan, farklı türde etkinlikleri içeren hikâye anlatıcılığı tekniklerinin yaratıcı hikâye yazmayı kolaylaştırdığını düşünmektedirler. Öğrencilerin, en çok duyulara hitap eden, canlandırma ve resim yapmayı içeren tekniklerden hoşlandıkları belirlenmiştir. Ayrıca çalışma grubu; duyuları daha iyi tanıma, hayal gücünü keşfetme ve kullanma, olayları farklı bakış açısıyla değerlendirme, zihinde canlandırma, yaratıcı düşünme ve yaratıcı bir hikâye yazma sürecinde detayları kullanma, hikâyeyi zenginleştirmeye katkı sağladığı için teknikleri faydalı bulmuşlardır. Yapılan gözlemler, öğrenci görüşlerini destekler niteliktedir. Öğrencilerin uygulama sürecinde, hikâye dinleme aşamasından zevk aldıkları; uygulama sayısı arttıkça yaratıcı hikâyeler yazmaya yönelik motivasyonlarının arttığı gözlemlenmiştir. Yine tekniklere yönelik uygulamalar yapıldıkça öğrencilerin yaratıcı hikâyeleri daha rahat biçimde yazdıkları görülmüştür. Sonuç olarak kapsamlı bir süreci barındıran yaratıcı hikâye yazma becerisini geliştirmede, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak hazırlanan hikâye anlatıcılığı teknikleri etkilidir.
Öz düzenlemeli strateji geliştirme modelinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerini geliştirmeye etkisi
Bu araştırmada, "Öz Düzenlemeli Strateji Geliştirme (ÖDSG) Modeli"nin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerini geliştirmeye olan etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı karma modelde tasarlanan araştırma, eylem araştırması türünde desenlenmiştir. Ayrıca araştırmada deneysel desen türlerinden "Tek Gruplu Öntest- Sontest Zayıf Deneysel Desen" kullanılmıştır. Araştırma boyunca veriler; araştırmacı tarafından geliştirilen eleştirel yazma ölçeği, etkinlik kâğıtları, ses kaydı içeren odak grup görüşmeleri, araştırmacı günlüğü ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında Aydın ilindeki bir ilkokulun dördüncü sınıfında öğrenim gören 21 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında öncelikle öğrencilerin hazırbulunuşluklarını ölçmek için öntest yapılmış ardından "Öz Düzenlemeli Strateji Geliştirme (ÖDSG) Modeli" doğrultusunda hazırlanan plan ve geliştirilen etkinliklerle çalışma grubuna eleştirel yazma eğitimi verilmiştir. Eğitim 12 hafta ve 48 ders saati sürmüştür. İlk altı haftada eleştirel yazmanın tüm boyutları "ÖDSG Modeli" doğrultusunda tasarlanan etkinliklerle öğrencilere aktarılmıştır. Altıncı haftanın sonunda öğrencilerin anlamakta güçlük çektikleri eleştirel yazma boyutları "Öz Değerlendirme Formu" ile tespit edilerek bu boyutlarla ilgili dört haftalık takviye eğitim verilmiştir. Son iki hafta ise öğrenciler bağımsız performans göstererek belirlenen konularda öğretmen desteği olmadan eleştirel yazılar yazmışlardır. Eğitimin sonunda öğrencilere farklı bir yazma konusu içeren öntest formunun benzeri uygulanarak araştırmanın sontest verileri toplanmıştır. Eğitimin bitmesinin ardından geçen dört haftalık süreç sonunda öğrencilere farklı bir yazma konusu içeren sontest formunun benzeri uygulanarak araştırmanın kalıcılık verileri elde edilmiştir. Uygulama boyunca araştırmacının dışında bir öğretmen süreci gözlemlemiş ve araştırmacı ise süreç içerisinde gördüğü önemli hususlarla ilgili günlük tarzında notlar almıştır. Son olarak, çalışma grubundaki öğrencilerin uygulama sürecine yönelik görüşleri odak grup görüşmeleri ile ses kayıt cihazı kullanılarak alınmıştır. Uygulama sürecinin ardından öntest ve sontest sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olup olmadığını tespit etmek amacıyla, araştırmadan elde edilen veriler "Bağımlı Örneklem t-testi" kullanılarak SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Daha sonra sontest ve kalıcılık testleri arasında korelasyonel bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmek amacıyla, araştırmadan elde edilen veriler "Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu" kullanılarak SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Ardından uygulama sürecine yönelik gözlemler, gözlemci öğretmenin izlenimleri ve araştırmacının günlüğündeki notlar yardımıyla raporlaştırılmıştır. Son olarak, öğrencilerin uygulamaya yönelik görüşlerini belirleyebilmek amacıyla odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiş ve görüşmelerden elde edilen veriler tematik kodlama tekniği ile yorumlanarak sunulmuştur. Ayrıca araştırma verileri, öğrenci ifadelerinden doğrudan alıntılar yoluyla raporlaştırılmıştır. Yapılan araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, çalışma grubundaki öğrencilerin öntest ve sontestlerden aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu ve "ÖDSG Modeli" ile tasarlanan etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerinin gelişimine olumlu yönde bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin sontest ve kalıcılık testlerinden aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve yüksek düzeyde bir korelasyonun mevcut olduğu görülmüş ve "ÖDSG Modeli" ile tasarlanan etkinliklerle gerçekleştirilen eleştirel yazma eğitiminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri üzerinde kalıcılık sağlama anlamında başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada yapılan gözlemler ve gerçekleştirilen odak grup görüşmeleri doğrultusunda, öğrencilerin eleştirel yazma eğitimin ilk başlarında eleşitrel yazma boyutlarını kavramakta güçlük yaşadıkları fakat "ÖDSG Modeli"nin aşamaları doğrultusunda hazırlanan ders planlaları ve tasarlanan etkinlikler sayesinde öğrencilerin eğitimi başarıyla tamamladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin "eleştirel yazma" ve "öz düzenleme" kavramlarına yönelik uygulama öncesi ve uygulama sonrası görüşlerinde farklılıklar gözlemlenmiştir. Son olarak öğrencilerin ileride gerçekleştirilecek olan eleştirel yazma eğitimlerine katılmaya ve "ÖDSG Modeli"yle tasarlanan etkinlikleri yapmaya istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak "ÖDSG Modeli"yle tasarlanan etkinlikler doğrultusunda gerçekleştirilen eleştirel yazma eğitimi, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel yazma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı söylenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Öz Düzenleme, Eleştirel Yazma, ÖDSG Modeli.
Görsel destekli etkinliklerle hikâye yazma becerisinin geliştirilmesi
Bu araştırmada görsel destekli etkinliklerin ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin hikâye yazma becerisi üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma eylem araştırması şeklinde yapılandırılmıştır. Araştırmacı tarafından yapılan literatür taramasında ve öğretmen görüşmelerinde ortaokul öğrencilerinin hikâye yazma becerilerinin zayıf olduğu anlaşılmış, bu durumu iyileştirmek için neler yapılabileceği araştırılmıştır. Sonuç olarak hikâye yazma becerilerini geliştirmede görsellerden yararlanılabileceği görüşü ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda öncelikle hikâye türünün ne olduğu, bir hikâyenin hangi temel nitelikleri taşıması gerektiği konusunda literatür taraması yapılmıştır. Nitelikler belirlendikten sonra 2013 İngiltere Ana Dili Öğretim Programı ile 2005, 2015, 2019 Türkçe Öğretim Programlarında bulunan hikâye yazma becerisiyle ilgili kazanımlar listelenmiştir. Bu araştırmalardan sonra ortaokul öğrencilerine yönelik bir aday kazanım listesi oluşturulmuştur. Kazanım listesi uzman görüşleri doğrultusunda Lawshe Tekniğiyle incelenmiş ve gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra Maxqda programıyla boyutlandırılmıştır. Ardından bu kazanımlar doğrultusunda etkinlik hazırlama çalışmalarına başlanmıştır. Listelenen kazanımlar doğrultusunda etkinlikler hazırlanmış, tamamı görsellerle desteklenmiş ve her etkinlik için ayrıntılı bir yönerge hazırlanmıştır. Etkinlikler hazırlandıktan sonra Türkçe öğretmenlerinden, görsel sanatlar uzmanından ve okul psikolojik danışmanından oluşan bir uzman grubundan görüş istenmiş ve gelen uzman görüşleri doğrultusunda etkinlikler kesinleştirilmiştir. Böylece on haftada uygulanacak on etkinlik üretilmiştir. Farklı bir okulda yapılan pilot uygulamada etkinliklerin anlaşılır ve uygulanabilir olduğu görülmüş, bu doğrultuda gerekli izinler alındıktan sonra etkinliklerin uygulanmasına geçilmiştir. Etkinlikler uygulanmadan önce bir hikâye yazma uygulaması yapılmış ve yazma tutum ölçeğiyle öğrenci görüşme formları uygulanmıştır. Etkinlik süreci bittikten sonra tekrar hikâye yazma çalışması yaptırılmış, yazma tutum ölçeği, öğrenci ve veli görüşme formları uygulanmıştır. Son uygulamadan dört hafta sonra ise kalıcılık uygulaması yapılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde istatistikî yöntemlere başvurulmuş ve SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Çalışma grubundaki öğrencilerin ön uygulama, son uygulama ve kalıcılık uygulamasında aldıkları puanlar araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekle ve üç alan uzmanı tarafından incelenmiştir. İstatistikî işlem yapılacak puan, bu üç alan uzmanının verdiği puanların ortalamasının hesaplanmasıyla elde edilmiştir. Yazma tutum ölçeğinden elde edilen veriler SPSS 22.0 programıyla değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Nitel veriler için ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Öğrenciler tarafından haftalık etkinliklerde üretilen metinler de aynı uzman grubu tarafından Zoom üzerinden yapılan toplantılarla analiz edilmiştir. Veli ve öğrenci görüşme formları ile öğretmen ve öğrenci günlükleri de içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bütün kaynaklardan elde edilen bulgular sentezlenip yorumlanarak süreç ile ilgili geniş bir bakış açısı elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırmacı günlüğüyle okul ve sınıf ortamının ayrıntılı betimlemesi yapılmış, böylece aktarılabilirliğin ve güvenilirliğin sağlanmasına gayret edilmiştir. Değerlendirmecilerin farklı yorumlarına, çelişen verilere ve örtüşmeyen veli ve öğrenci beyanlarına da bulgular kısmında yer verilmiştir. Sonuç olarak görsel destekli etkinliklerin çalışma grubundaki öğrencilerin olay hikâyesi yazma becerisini ve yazma tutumlarını anlamlı derecede geliştirdiği görülmüştür.
Yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programının hazırlanması ve uygulanması
Bu çalışmanın temel amacı; yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programının, 5. sınıf öğrencilerinin yazma becerilerinin gelişimine etkisini araştırmaktır. Bu bağlamda hazırlanan programın; öğrencilerin hikâye edici ve bilgilendirici metin yazma becerisi, metin içyapısı, dış yapısı ile dil ve anlatım, yazma kaygısı ve yazma motivasyonu üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma karma yöntemde tasarlanmış olup nicel boyutta tek-denekli araştırma modellerinden çoklu yoklama modeli; nitel boyutta ise durum çalışması modeli olarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, Van ilindeki bir devlet okulunda 5. sınıfa devam etmekte olan biri kız, biri erkek olmak üzere iki öğrenci oluşturmaktadır. Uzman görüşü alınarak hazırlanan, yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programı 14 hafta boyunca uygulanmıştır. Çalışmanın verileri; "Hikâye Elementleri Değerlendirme Ölçeği", "Bilgilendirici Metin Değerlendirme Ölçeği", "Yazma Motivasyonu Ölçeği", "Yazma Kaygısı Ölçeği", öğrenci dokümanları, gözlem, öğrenci ve veli görüşme formları aracılığıyla toplanmıştır. Veriler; grafiksel gösterim, örtüşmeyen veri yüzdesi hesaplaması, doküman analizi ve içerik analizi yöntemliyle analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre, yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programının öğrencilerin, hikâye edici ve bilgilendirici metin yazma becerisi ve hikâye elementleri ile bilgilendirici metin elementlerinin gelişiminde etkili olduğu; öğrencilerin yazma kaygısını azalttığı ve yazma motivasyonunu arttırdığı; cümle hataları ve kelime hatalarını azalttığı; buna karşın metin dış yapısı ile dil ve anlatımda (metni paragraflara ayırma, yazım kuralları, noktalama işaretleri ve kâğıt düzeni) etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar bağlamında öneriler sunulmuştur.
Yazma stratejilerinin özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerine etkisi
Araştırmanın amacı, işimiz gücümüz kitaplar ve biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin gelişimini desteklemektir. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde eylem araştırması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılının bahar döneminde bir Bilim ve Sanat Merkezinde genel zihinsel yetenek alanında eğitim gören 21 özel yetenekli 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Sekiz haftalık uygulama sürecinin ilk 4 haftası işimiz gücümüz kitaplar, son 4 haftası da biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın verileri gözlemci raporları, öğrenci ve öğretmen günlükleri, öğrenci ürünleri ve Bilgilendirici Metin Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları, sürecin başında öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin yazdığı metinler incelendiğinde ise genel olarak ana fikrin yeterince açıklanmadığı, yardımcı fikre yer verilmediği, söz varlığının zengin olmadığı ve anlamsal bütünlüğün tam olarak yakalanamadığı tespit edilmiştir. Sürecin sonunda ise öğrencilerin bilgilendirici metin yazmada yüksek düzeye ulaştığı görülmüştür. Ayrıca sürecin sonunda öğrencilerin yazma becerilerinin geliştiği, metin türleri arasındaki farklılıkları keşfettikleri, araştırma becerisi kazandıkları, yazma programını kullanmada ilerleme kaydettikleri, kendilerini bir yazar gibi hissettikleri ve yazma sürecini eğlenceli buldukları belirlenmiştir. Son olarak araştırma, bilgilendirici metin yazma çalışmalarına daha çok önem verilmesi ve öğrencilere yazmaları için fırsat verilmesi gerekliliğine dikkat çekmektedir.
The impact of dynamic assessment on English language learners'writing skill
This study explored the impact of dynamic assessment/negotiated feedback and nonnegotiated feedback on EFL learners' writing skills. Related studies have yielded that there has been a need to adopt the Sociocultural Theory oriented feedback in L2 writing settings since the assertion of one-corrective feedback type-fit-all learners and all error natures has been criticized on some grounds. Instead, having a goal-oriented interaction with learners on errors have been gaining importance. Moreover, scholars have spread the idea of employing the present-to-future model of assessment to offer a fair assessment setting to the learners. Heeding these needs and calls, dynamic assessment (DA) has appeared as an alternative form of instruction and assessment. Within the scope of this mixed methods research, one group was provided DA, whilst another group was provided non-negotiated feedback. Initially, inferential statistical analyses yielded that both feedback approaches helped the students write more accurate and fluent texts. Yet, the students who joined DA sessions outperformed in the linguistic features in the long term. Then, dialogic interactions between the teacher and the students were analyzed, and the findings illustrated that the students might need different feedback for the same error nature, and different error natures might be treated with divergent feedback types. To unearth these differences in detail, the learners' macrogenetic and microgenetic analyses were presented with mediational moves and learner reciprocity acts. Lastly, the learners who were assisted with DA broadly mentioned the benefits and drawbacks of DA and need to integrate DA in L2 writing classes in interview sessions.
The effect of distance self-assessment training on Turkish EFL learners' writing skills
The current study aims to examine the effect of self-assessment training given through distance education to students learning English as a foreign language on their writing performance. In addition, this study also aims to see whether self-assessment training has an effect on students' self-assessment performance. Finally, it is also aimed to reveal the views of the students who receive distance self-assessment training and their teachers about self-assessment training. To achieve the aims of the study, explanatory sequential mixed methods design was followed. Four groups of students participated in this study: two experimental and two control groups. 23 students each in the experimental and control groups, a total of 46 students participated in this study. The participant groups were selected randomly among four B1 level classes whose writing exam averages were the closest. Before collecting the quantitative data, the students in the experimental groups were given the treatment which is the distance self-assessment training. During the quantitative data collection process, while the students in the experimental groups evaluated their writings by receiving self-assessment training, the students in the control groups evaluated their writings without training. Both groups used the same assessment tool to evaluate their own writing. The assessment criteria that was used to collect the quantitative data was developed by the preparatory school and expert opinions were obtained for reliability and validity concerns to use it in the present study. Quantitative data were collected by students' self-assessment by looking at the assessment scales given in the two writing exams, and by their teachers' evaluation of their students in the same way. Qualitative data were collected by interviewing the students and their teachers about self-assessment training. The findings reveal that the distance self-assessment training created a significant difference in the writing performance of the experimental group learners. While the students in the control group did not improve their writing scores significantly, the students in the experimental group had higher scores after the self-assessment training. Besides, the students in the experimental group self-assessed their writing exam as close as their teachers whereas the students in the control group did not self-assess as accurately as the experimental group. Moreover, both the students and teachers had positive opinions regarding the self-assessment training and believed that it was effective.
6. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersinde dinlediğini-okuduğunu anlama ve yazma becerilerine ulaşma düzeyi
Bu araştırma 6. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersinde dinlediğini-okuduğunu anlama ve yazma becerileri bakımından öğretim programındaki hedef davranışlara ulaşma düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırma Ankara iline bağlı resmî ortaokullarda 6. sınıf düzeyinde öğrenim gören 621 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın yürütüldüğü okullar Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde tanımlanan hizmet alanlarına göre sosyo-ekonomik olarak üst, orta ve alt grup olarak sınıflandırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak düzey belirleme testleri ve görüşme formu kullanılmıştır. Düzey belirleme testlerinden elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre üst, orta ve alt gruptaki öğrencilerin kapsama alınan hiçbir beceriye 0.75 düzeyinde ulaşamadığı ve üst gruptaki öğrencilere ait test puanlarının üç beceride de orta ve alt gruptaki öğrencilerin test puanlarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Orta ve alt gruptaki öğrencilerin test puanları arasında ise anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Öğrencilerin diğer becerilere göre dinlediğini anlama becerisinde daha başarılı olduğu, yazma becerisinde ise daha düşük düzeyde başarılı olduğu görülmüştür. Öğrenme düzeylerine göre yapılan karşılaştırma sonucunda ise farklı sosyo-ekonomik gruplarda yer alan üst düzeyde öğrenen öğrencilerin dinlediğini ve okuduğunu anlama becerilerine yönelik test puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Farklı sosyo-ekonomik gruplarda yer alan alt düzeyde öğrenen öğrencilerin ise yazma becerisine yönelik test puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. 18 öğrenci ile yürütülen görüşme uygulamasından elde edilen sonuçların analizinde MAXQDA veri analiz programından yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre öğrencilerin İngilizce öğretiminin niteliğine ilişkin genel olarak olumlu görüşlere sahip olduğu; öğretme-öğrenme sürecinin geliştirilmesine yönelik ise birtakım beklentilerinin olduğu görülmüştür.