Ankara Yıldırım Beyazıt University
Discipline

Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Anabilim Dalı

Ankara Yıldırım Beyazıt University

80

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Egemen kredi notu ne kadar önemli: Türkiye örneği

Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının tarihi Amerika demir yolları tahvillerine kadar dayanmaktadır. Demiryolları tahvilleri ile ilgili yatırımcılara bilgi vermeyi amaçlayan kuruluşlar yüzyılı aşkın süredir aynı amaçla varlıklarını sürdürmektedirler. Günümüzde ülkelere ve özel sektörlere verdikleri derecelendirme notları ile uluslararası sermaye akışına yön vermektedirler. Kuruluşların 2008 Küresel Krizinde iflas eden şirketlere iflastan hemen önce verdikleri yüksek derecelendirme notlarından dolayı literatürde ciddi eleştirilere maruz kalmışlardır. Bu çalışmada uluslararası alanda kabul görmüş ve eleştirilerin merkezinde yer alan üç büyük derecelendirme kuruluşuna: Moody's, S&P ve Fitch'e odaklanılmıştır. Kuruluşların derecelendirme metodolojileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Böylece değerlendirme kriterlerinde dikkat ettikleri faktörlerden -1992'den kesintisiz olarak devam etmesi şartıyla- Türkiye için temel makroekonomik göstergeler seçilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde, kuruluşların Türkiye'ye verdikleri egemen değerlendirme notları ile seçilen temel makro göstergelerin etkileşimlerinin olup olmadığı araştırılmıştır. 1992-2021 dönemlerinde Türkiye'ye verilen derecelendirme notları ile büyüme, enflasyon, borçlanma ve kur arasındaki ilişki VAR modeli ile analiz edilmiştir. VAR analizi sonucunda etki-tepki ve varyans ayrıştırma analizleri yapılmış olup çalışmanın ülke derecelendirme notları ile ilgili genel bulgusu; Türkiye'nin makroekonomik göstergelerinin kredi notlarından etkilenmediği ancak derecelendirme notlarının başlıca büyüme, enflasyon ve kurdan etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Kredi derecelendirmeMakroekonomik büyüklüklerMakroekonomik değişkenler+3
Elif Mehtap Bilgili
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Volatilite Endeksi (VIX) ile BİST Banka ve Uluslararası Banka Endeksleri arasında volatilite etkileşimi

Küreselleşmeyle birlikte uluslararası sermaye hareketlerinde yaşanan artış finansman ihtiyacının yükselmesine neden olmuş; finansman ihtiyacının karşılanmasında ise bankalar etkin bir rol oynamıştır. Bankacılık sektörünün küresel düzeydeki önemi nedeniyle çalışmamızda bankacılık sektörü üzerine yoğunlaşılmış ve sektöre yönelik geniş çapta literatür taraması yapılmıştır. Literatürde rastlanılan çok sayıda çalışma sınıflandırılarak bankacılık sektörü üzerine volatilite alanında yapılan çalışmaların nispeten daha az sayıda olduğu görülmüştür. Bunun üzerine hem ülkemiz hem de küresel düzeyde banka endekslerinde volatilite etkileşimlerinin araştırılması amacıyla Borsa İstanbul'da işlem gören banka hisse senetlerinin oluşturduğu Bist Bank endeksi ile Morgan Stanley Capital Inernational'ın uluslararası bankacılık endeksleri çalışmamıza dahil edilmiştir. Buna ek olarak küresel çapta finansal piyasalar için önemli bir gösterge olan VIX (korku endeksi) endeksi ile bahsedilen bankacılık endeksleri arasındaki volatilite etkileşimleri DCC-GARCH model ile incelenmiştir. İnceleme dönemi aralığındaki başlıca çalkantılı dönemler 2008 küresel finans krizi ve Covid-19 salgını olup bu dönemlerde bahsedilen endeksler arasındaki etkileşimler ayrıca araştırılmış ve sonuçlar analiz edilmiştir. Sonuçların yatırımcılara, hükümetlere ve bireylere karar verme sürecinde destek olması hedeflenmiştir.

Borsa endeksiDinamik koşullu korelasyonGARCH model+5
Osman Emre Uygun
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasi dönemler bağlamında Türkiye Cumhuriyeti dış ticaret politikalarının analizi

Tarihsel süreç içerisinde çeşitli sebeplerle yıkılan Osmanlı Devleti'nin devamı niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulduğu günden itibaren birçok konuda olduğu gibi dış ticaret konusunda da geçmişin getirdiği bazı yansımaların doğal olarak etkisinde kalmıştır. Özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında bu yansımaların etkisi fazla olsa da uygulanan politikalarla zamanla azalmıştır. Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar olan süreçteki Türk dış ticaretinin seyri, dönemler itibarıyla önceki çalışmalarda farklı bakış açılarıyla ortaya konulmuştur. Bu çalışmada, konuyla ilgili kurum kaynakları, Resmi Gazete, kanunlar, yönetmelikler, kitaplar, yayınlar, dergiler, web siteleri gibi kaynaklardan yararlanılarak 1923'ten günümüze hükümetlerin siyasi görüşlerinin Türkiye'nin dış ticaret politikalarına etkileri, siyasal iktidar dönemleri bağlamında incelenmiş ve o dönemlerdeki dış ticaret politikaları değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Türkiye dış ticaret politikalarının, hükümetleri oluşturan partilerin siyasi görüşlerinden pek etkilenmeden ekonominin genel kuralları çerçevesinde yürütüldüğü görülmüştür. Ayrıca Türkiye'de 1980 yılına kadar sürekliliği olan bir dış ticaret politikasının uygulanamadığı da tespit edilmiştir. 1980 öncesinde zaman zaman liberal dış ticaret politikaları uygulanmaya çalışılsa da; daha çok ithal ikameci, korumacı-devletçi dış ticaret politikaları uygulanmıştır. 24 Ocak 1980 kararlarından günümüze kadar ise ihracat odaklı, serbest piyasa ekonomisine dayalı liberal dış ticaret politikaları uygulanmaya çalışılmıştır. Bununla beraber gerek yerel gerekse küresel nedenlerden dolayı hiçbir dönemde pür korumacı veya pür liberal politikalar uygulamak mümkün olmamıştır.

Dış ticaret politikalarıKorumacılıkKorumacılık politikaları+2
Recep Kemal Certel
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye lojistik sektöründeki gelişmelerin ihracat performansı üzerine etkileri (1997-2022)

Uluslararası piyasalarda hızla önem kazanan rekabet kavramı ve ürünlerin, hizmetlerin, emeğin, bilgi birikimlerinin etkin bir şekilde aktarılması; işletmelerin, içinde bulundukları piyasada pozitif etki sağlayan bir kriter haline gelmiştir. Bu nedenle rekabet piyasasında, işletmelerin tedarik zinciri yönetimi ve dış ticaret faaliyetlerinde yürütecekleri lojistik uygulamalarında yapacakları iyileştirmeler onlara büyük avantajlar sağlayacaktır. Lojistik sektöründe yaşanan olumlu gelişmeler, lojistik sektörünün ihracat hacminin gelişimi üzerine olan etkisinin ana faktörü olmuştur. Bu çalışmada, Türkiye lojistik sektöründeki gelişmelerin Türkiye ihracat performansı üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada 1997- 2022 yılları arası ele alınmış ve lojistik sektörü değişkenleri olarak ihracat hacmi, ulaştırma depolama yatırımları, brüt sabit sermaye yatırımları, lojistik merkez sayısı, taşımacılık modları toplam araç sayısı ve deniz-kara taşımacılığı yük miktarları kullanılmıştır. ARDL sınır testi ve VAR altında nedensellik testi yöntem olarak kullanılmıştır. Çalışma sonucunda bağımlı değişken olan ihracat performansı üzerine brüt sabit sermaye yatırımlarının, taşımacılık modları toplam araç sayısının ve lojistik merkez sayısının pozitif etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uzun dönem etkileri tespit edilmiş olup ayrıca VAR altında nedensellik testi analiz sonuçları çalışmanın dördüncü bölümünde ayrıntılı olarak incelenmiş ve yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Lojistik Sektörü, İhracat, ARDL Sınır Testi, VAR Modeli.

ARDL Sınır TestiLojistikLojistik sektörü+2
Kaan Akalan
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

ESG skorları ve finansal performans arasındaki ilişki: BİST 100 ve Avrupa borsalarındaki firmaların karşılaştırmalı analizi

Son dönemde artan kaygılar ile işletmeler, sürdürülebilirlikle ilgili performanslarını artırıp, bu alanda getirilen düzenlemelere ayak uydurmaya, paydaşları önündeki kurumsal imajlarını güçlendirmeye ve küresel rekabette geri kalmamaya çalışmaktadır. Kuruluşların çevresel (E), sosyal (S) ve yönetişim (G) yönünden etkilerini ölçmeye yarayan ESG (Environmental, Social, Governance) skorları sürdürülebilirlik performansı ölçümü için kullanılan kapsamlı bir araçtır. İşletmelerin sürdürülebilirlik kaygıları çerçevesinde yürüttüğü çalışmaların ek maliyetler doğuracağı ve finansal performansı olumsuz etkileyeceği yönünde görüşler olmakla birlikte, bunun tam tersini savunan görüşler de söz konusudur. Çalışmamızda bu iki farklı görüşü inceleyebilmek adına firmaların ESG skorlarının finansal performanslarına etkisi panel veri analiz yöntemi ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. İlişki incelenirken BİST 100 Sürdürülebilirlik Endeksine kayıtlı firmalar ve Türkiye'nin Avrupa genelinde en çok dış ticaret hacminin olduğu ülkelerdeki borsalarda işlem gören ve düzenli ESG skoru hesaplanan firmalar çalışma kapsamına alınmıştır. Çalışmanın sonucunda Türkiye'de ESG toplam skoru, çevresel ve sosyal skorlar firma finansal performansını olumlu etkilerken, Avrupa'da bu ilişki ülkelere göre ya olumsuz çıkmış ya da anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Avrupa ülkeleriBorsaBorsa İstanbul+5
Fatih Ege
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çok uluslu işletmelerde modern sermaye yapısı teorilerinin geçerliliğinin test edilmesi

Bu çalışmada modern sermaye teorilerinin geçerliliği panel veri regresyon yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Bu teoriler dengeleme teorisi, finansal hiyerarşi teorisi, temsilcilik teorisi ve işaret (sinyal) etkisi teorileridir. 2013-2022 yılları arasında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin borsa endekslerinde yer alan finansal hizmetler sektörü hariç firmalar kullanılmıştır. Türkiye BİST30, Almanya DAX40, Fransa CAC40, ABD DOW30, Güney Afrika JTOPI40 ve Hindistan NIFTY50 endekslerinde incelenen dönem boyunca kesintisiz veri sağlanabilen firmalar analize dahil edilmiştir. Üç ayrı modelde bağımlı ve bağımsız değişkenler arası ilişki kurulmuştur. Bağımlı değişkenler kaldıraç oranı, kısa vadeli kaldıraç oranı ve uzun vadeli kaldıraç oranıdır. Bağımsız değişkenler firma büyüklüğü, karlılık, büyüme, aktif yapısı, vergi faktörü ve borç dışı vergi kalkanıdır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde modern sermaye teorilerinin geçerliliğini kanıtlayan sonuçlara ulaşılmıştır.

Dengeleme teorisiFinansal hiyerarşi teorisiFinansal kaldıraçlar+5
Canser Yükselen
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

X, Y ve Z kuşaklarının elektrikli otomobil satın alma niyetlerinin analizi

Günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan otomobillerin yakıt tercihleri çağımızda oluşan karbondioksit salınımının artması gibi nedenlerden dolayı değişiklikler göstermektedir. Bu çalışmanın amacı da yaşadığımız bu değişim içerisinde X, Y ve Z kuşaklarının ileriye yönelik elektrikli otomobil satın alma niyetlerini analiz etmektir. Bu amaçla çalışmada öncelikle bireylerin yaşam evreninde ortak tarihsel olayları yasamış kişileri açıklayan kuşak teorisi kapsamında X, Y ve Z kuşakları için anket çalışması yapılmış ve yapılan anket çalışmasında kişilerin mevcut durumlarından yola çıkarak bir sonraki satın alma niyetlerini ölçebilmek için Markov zinciri kullanılmıştır. Sosyal platformlar üzerinden yapılan anket çalışmasına 800 kişi katılmıştır. Çalışmanın amacına uygun olarak katılımcıların satın alma niyetlerinin olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın analiz sonuçlarına göre X ve Y kuşağının mevcut durumda kullandıkları yakıt tercihlerinin uzun dönemde elektrikli otomobil satın alma niyetlerine evrileceği yönünde bulgular elde edilmiştir. Ayrıca Z kuşağı açısından çalışmanın bulguları incelenecek olunursa yakıt tercihi konusunda Z kuşağının daha gelenekselci olduğu ve uzun dönemde satın alma niyetinin elektrikli otomobil yönünde diğer kuşaklara göre daha düşük olacağı sonucuna varılmıştır.

Ayten Kasap
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"HLM etkisi": Türkiye örneği

Bu çalışmada, Türkiye'de dış ticaret hadleri değişimlerinin dış ticaret dengesi üzerindeki etkileri modern zaman serisi analizleriyle belirlenmeye çalışılmıştır. 2013:1-2023:1 dönemini içeren bir veri seti kullanılarak, şu sonuçlara ulaşılmıştır; 1) GMM testi sonuçlarına göre HLM Etkisini gösteren dış ticaret dengesi katsayısı pozitiftir ve istatistiksel olarak %5 seviyesinde anlamlıdır. Dolayısıyla dengenin dış ticaret hadleri üzerinde pozitif yönlü bir etkisi olduğu söylenebilir. 2) Granger nedensellik analizi sonuçlarına göre ise iki değişken arasında kısa dönemde bir nedensellik ilişkisi yoktur.

Dış ticaret dengesiDış ticaret hadleriGenelleştirilmiş momentler yöntemi+3
İlayda Kaymaz
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital işletme stratejisinin ihracat ve işletme performansına etkisi: TR83 bölgesinde bir uygulama

Günümüzde dijital dönüşüm sürecinin işletmeler açısından ne kadar önemli olduğu bilinmektedir. Bu çalışma Covid-19 salgını ile hız kazanan dijitalleşme sürecinin işletmelere ve işletme fonksiyonlarına olan etkisini ortaya koymak ana fikrinden hareket etmektedir. Ana fikrin genel çerçevesi kapsamında "işletmelerde bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan" Dijital İşletme Stratejisinin etkileri özellikli alan olarak seçilmiştir. İşletme süreçleri arasında döviz kazandırıcı faaliyet olan ihracat ülkemiz ve işletmeler için ayrı bir öneme sahiptir. Dolayısı ile çalışmada işletme fonksiyonlarından; ihracata olan etkisi ve işletme performansına etkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ayrıca DİS'in TR83 bölgesindeki ihracatçı işletmeler açısından ihracat-işletme performanslarında nasıl bir etkiye sahip olduğunu, işletme ve ihracat performanslarının bu durumdan nasıl etkilendiğini ve işletmelerin söz konusu değişim sürecini doğru yönetebilmek için gerçekleştirdikleri aksiyonları ortaya koymak ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşüm sürecine yönelik stratejik kararlar alabilmesine yardımcı olacak bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın ana kütlesini Amasya, Çorum, Samsun, Tokat illerinin oluşturduğu TR83 bölgesi oluşturmaktadır. Birincil veri toplama yöntemi olarak anket, anket uygulama yöntemi olarak da yüz yüze görüşme yöntemi kullanılmıştır. İkincil veriler de çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın verileri, TR83 bölgesinde faaliyet gösteren 103 küçük, orta ve büyük ölçekli ihracatçı işletmeden toplanmıştır. Veriler, SPSS ve Smart PLS programları kullanılarak analiz edilmiştir. Ortaya konulan araştırma modeli doğrultusunda dokuz hipotez geliştirilmiş ve test edilmiştir. Araştırma sonucunda dokuz hipotezin dördü reddedilmiştir. TR83 bölgesinde DİS'in işletme performansına doğrudan anlamlı pozitif bir etkisi olmadığı ve nesnel ihracat performansına doğrudan anlamlı bir etkisi olduğu, öznel ihracat performansının ise Pazar konumundan memnuniyet boyutunda olumlu etkisi olduğu ancak ihracatın kârlılığı boyutunda olumlu, anlamlı bit etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar TR83 özelinde literatürden kısmen ayrışmaktadır. Sonuçlar; TR83 bölgesinde ihracatçı işletmelerin dijital işletme stratejilerine yatırım yapmadıklarını bu konuda henüz yeterli düzeyde farkındalık oluşmadığını göstermektedir. Benzer araştırmaların farklı ana kütlelerde yapılmasının literatüre ve işletmelere önemli katkılar sunacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Dijitalleşme, İşletme Stratejisi, İhracat, İşletme Performansı, Dijital Dönüşüm

PerformansSayısal dönüşümSayısallaştırma+3
Sefa Sevindik
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal piyasalar arasındaki volatilite yayılımı: Yeni kırılgan beşli ülkeler

Son zamanlarda uluslararası finansal serbestleşme hareketleri ve inovasyon sektörünün ilerlemesi ile birlikte ülkeler arası finansal piyasalar arasındaki bağlantı piyasalarda bütünleşme sağlayarak önemli bir kavram halini almıştır. Literatürde volatilite yayılımı, uluslararası sermaye hareketlerinin piyasalar arasındaki etkileşimi ile dikkate alınan bir konu olmuştur. Volatilite yayılımı, farklı finansal piyasalar arasında oluşan bir şokun diğer piyasadaki volatiliteyi arttırması olarak ifade edilmektedir. Finansal piyasalarda meydana gelen volatilite yayılımı neticesinde hisse senetlerindeki getiri ve fiyatların bu şokların etkisi altında kalacağı görülmektedir. Bu bağlamda yatırım yapanların portföy çeşitlendirme kararları da değişkenlik gösterebilir. Yatırımcılar tarafından yapılan yatırımın getirisi ve buna bağlı oluşacak risklerin dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde bazı durumlarda ekonomik belirsizlik ve istikrarsızlık yüksek volatiliteye sebep olabilir. Yatırımcı duyarlılığı olarak da bilinen "Korku Endeksi" finansal piyasalar için öncü göstergedir. Günümüzde finansal piyasalarda volatilitenin araştırılması ve tespitinin yapılması önemli bir konudur. Bu çalışmada volatilite endeksi (VIX) Endeksi ile kırılgan beşli (Türkiye MSCI Turkey, Arjantin MSCI Argentina, Katar MSCI Qatar, Mısır MSCI Egypt ve Pakistan MSCI Pakistan) hisse senedi piyasaları arasındaki volatilite yayılımının olası varlığının test edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada beş ülke borsa endeksine ait ortak ve erişilebilir veri seti olarak 01.04.2014- 14.02.2023 dönemine ait günlük hisse senedi kapanış fiyatları kullanılmıştır. Asimetrik etkiyi dikkate alarak ülke piyasa endekslerinin etkileşimleri yönünden volatilite yayılım etkilerini EGARCH modelleri kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde VIX korku endeksinden yeni kırılgan beşli ülke borsalarının tümüne volatilite yayılımının olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BorsaEGARCH modelFinansal kırılganlık+7
Büşra Aydın
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de düzensiz göçmenlerin ücretlere ve döviz kuruna etkisi

Düzensiz göç; bir ülkeye yasadışı giriş yapmak, bir ülkede yasadışı şekilde kalmak veya yasal yollarla girip yasal süresi içerisinde çıkmamak anlamına gelmektedir. Düzensiz göç hedef, transit ve kaynak ülkelerden gerçekleşme durumuna göre değerlendirilmekte, Türkiye transit ülke konumundan hedef ülke konumuna yaklaşmaktadır. Türkiye son yıllarda giderek artan bir düzensiz göç alan ülke konumuna gelmiştir. Bu tez çalışmasında göç olgusu ile ilgili tanımlamalar ve teori sonrasında düzensiz göçmen sayısının ücretler ve döviz kuru üzerine etkisi Almon gecikmesi dağıtılmış model ile incelenmiştir. Çalışmanın bulgularında düzensiz göçmen sayılarındaki artışın ücretleri kısa dönemde negatif, uzun dönemde pozitif etkilediği, buna karşın döviz kurlarını hem kısa hem de uzun dönemde pozitif etkilediği görülmüştür. Çalışmada, düzensiz göçün yarattığı sorunlara gerçekçi bir çözümün, yerli işçilerin çalışmayı tercih etmediği ikinci istihdam piyasasında gerekli işgücünün teminine önemli ölçüde katkı sağlayacağı ve düzensiz göç sorunsalının fırsata çevrilebileceği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada, düzensiz göçmenlerin döviz kurunda doğurduğu artışa dikkat çekilmiş ve kur baskısının arttığı bu dönemde bu soruna da çözüm geliştirmeye çalışılmıştır.

Hasan Şahin
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu destek mekanizmasının destekleri kullanan işletmeler açısından değerlendirilmesi: Samsun ili örneği

Küresel gelişmeler ülkelerin kalkınmasını sağlarken özellikle gelişmekte olan ülkelerde bölgeler arasında adaletsizlikler önemli bir tartışma konusu haline gelmiştir. Küreselleşme beraberinde ekonomik, sosyal, siyasi gibi birçok alanda gelişmeler ve yeni politikalar meydana getirmiştir. Bu durum bölgelerden bazılarının ekonomik olarak fazla kalkınmasına bir kısmının da geride kalmasına yol açmıştır. Bölgeler arasındaki dengesizlikleri en aza indirgemek ve bölgesel kalkınmayı sağlamak için de birçok ülke devlet destek ve teşvikleri ile ekonomiye müdahale etmektedir. Ülkemizde de ekonomik kalkınmayı sağlamak ve bölgelerarası ekonomik dengesizliklerin giderilmesi amacıyla firmalara ekonomik, mali, idari ve teknik destek ve teşvikler verilmektedir. Kamu destek mekanizmasının destekleri kullanan işletmeler üzerinde nasıl bir etki yarattığının belirlenmesi amacını taşıyan bu çalışma ile Samsun ilinde faaliyette bulunan 138 işletmeye anket uygulanmıştır. İşletmelerden elde edilen verilerin sonucunda; kamu desteklerinin işletmelerin fiziksel kapasitesini, rekabet gücünü, karlılığını, ürün ve hizmet kalitesini önemli derecede artırdığı, işletmelerin vergi muafiyeti, makine/teçhizat alımı ve ihracat alanında desteğe ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Yapılan çalışma ile destek ve teşviklerin şekillendirilmesinde ilgili kurumlara ışık tutacak sonuçlar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

Nagihan Kara
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi platformda müşteri şikâyetleri perspektifinden marka nefretinin incelenmesi beyaz eşya sektörü örneği

Marka nefreti kişinin geçmiş deneyimlerinden, yaşadığı olumsuz olaylardan kişi ve marka benliğinin uyuşmamasına dayalı olarak ortaya çıkabilmektedir. Markaya yönelik nefret tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada beyaz eşya sektöründeki şikâyetlerin marka nefreti üzerindeki etkileri incelenmiş olup çevrimiçi bir platform olan Şikayetvar kullanıcılarının yorumları ile bir çalışma sürdürülmüştür. Çalışmada tüketici şikâyetlerinin incelendiği ürünler buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, derin dondurucu ve klima olarak ele alınmıştır. En çok şikâyetin bulunduğu ürün buzdolabı, marka ise Arçelik olarak belirlenmiştir. Vestel birçok olumsuz yorumları/şikâyetleri barındırmaktayken, Profilo ve Regal'in buzdolabı ve bulaşık makinesi hariç diğer ürünlere göre daha az şikâyette bulunulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beko çamaşır makinesinde en fazla şikâyet alırken, en az şikâyette bulunulan ürün derin dondurucu olarak belirlenmiştir. Bosch en çok şikâyeti buzdolabında alırken, Samsung klima ürününde en yoğun şikâyetin olduğu markaya sahip olmuştur. Metin madenciliği yöntemiyle incelenen müşteri şikâyetlerinden çıkan sonuç, markaların, ürünlerinin arkasında durup, müşterinin sorunlarını en kısa sürede çözmesi gerekmektedir. Aksi takdirde müşterilerin marka nefretine yönelik eğilimde bulunması kaçınılmaz bir sonucun ortaya çıkacağını göstermektedir.

Türkan Betül Saraçoğlu
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınırda karbon düzenleme mekanizmasının uluslararası elektrik ticaretine potansiyel etkisinin ajan tabanlı evrimsel kararlı uluslararası ticaret ağ modeli ile simülasyonu

Küresel iklim değişikliği ile mücadelede yeni bir politika aracı olan Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), uluslararası ticaret akımları üzerinde yapısal ve stratejik dönüşümlere yol açma potansiyeli taşımaktadır. Bu çerçevede çalışmanın amacı, SKDM'nin AB ve diğer ülkeler arasındaki elektrik ticareti akımlarında yaratabileceği potansiyel değişimi, alternatif politika senaryolarını ve karbon fiyat düzeylerini dikkate alarak, ülkelerin ekonomik koşulları ve ulusal iklim hedefleri doğrultusunda dinamik bir uluslararası ticaret ağı ile araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, ajan tabanlı evrimsel kararlı uluslararası ticaret ağ modeli tasarlanmıştır. Modelde, ülkeler arasında ticaret ilişkiler yönlü ve ağırlıklı ağ topolojisiyle temsil edilmiş; ülkelerin sınırda karbon düzenlemesine karşı uygulayabileceği dört farklı stratejik alternatif evrimsel oyun teorisi çerçevesinde kurgulanmıştır. Her bir ülke için stratejik tercihlerin getirilerini belirleyen toplumsal refah fonksiyonları analitik olarak çözümlenmiş, dinamik ve stratejik etkileşim odağındaki karar alma sürecinin evrimini temsil etmek için çoğaltıcı-mutasyon dinamiği tanımlanmıştır. Son aşamada, 2024 yılı uluslararası elektrik ticareti, ülkelerin emisyon yoğunluğu ve karbon fiyatı değişkenlerinden oluşan güncel veri seti ile R Stüdyo ortamında simülasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Simülasyon bulguları, SKDM sonrasında uluslararası elektrik ticaret akımların genel olarak %30–50 oranında daralma eğilimi gösterdiğini; ülkelerin optimal strateji seçimlerinin ise emisyon yoğunluğu, ticaret bağımlılığı ve ağdaki topolojik özelliklerine bağlı olarak belirgin biçimde farklılaştığını ortaya koymuştur. Ayrıca model, AB'ye doğrudan bağlı olmayan bölgesel alt ağlarda bölgesel karbon koalisyonlarının oluşabileceğini göstermiştir. Gelişmekte olan ülkeler için elektrik üretiminde karbon yoğunluğunu düşüren yeşil yatırımlar, aşamalı karbon fiyat rotaları ya da fiyat koridorları ve bölgesel uyum mekanizmalarını içeren politika seti, SKDM karşısında stratejik uyum kapasitesini belirgin şekilde güçlendirecek; böylece hem rekabet gücünün sürdürülebilirliğini hem de toplumsal refah düzeyinin korunmasını sağlayacaktır.

Mikro iktisat teorisiUluslararası ticaret
Behzat Ecem Koç
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal çevre, lojistik ve yeşil lojistik performans arasındaki ilişki: uluslararası bir araştırma

Küreselleşme ve ekonomik entegrasyonların artmasıyla birlikte lojistik sektörü, ülkelerin ekonomik kalkınmaları ve rekabet gücü açısından stratejik bir konuma gelmiştir. Bunun yanı sıra, lojistik faaliyetlerin çevresel etkileri, özellikle karbon salımı ve hava kalitesi üzerindeki etkileri, çevre dostu politikaların gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın amacı, kurumsal çevre, lojistik ve yeşil lojistik performans arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemini Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OECD) üye olan 38 ülke oluşturmakta, analiz süreci 2007 ve 2023 arasındaki yılları kapsamaktadır. Çalışma sonuçları, kurumsal çevre kalitesinin lojistik performansı artırdığını ortaya koymaktadır. Ayrıca sonuçlar, lojistik performansın ulaştırma sektörü kaynaklı karbon emisyonlarını artırdığını ve dolayısıyla lojistik performansın yeşil lojistik performans üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu göstermektedir. Sonuçlara göre, kurumsal çevrenin lojistik performans ve yeşil lojistik performans arasındaki ilişkide anlamlı bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Bu çalışma, kurumsal çevre kalitesini farklı göstergelerle değerlendirerek kapsamlı biçimde ele alması ve lojistik performans ile yeşil lojistik performans arasındaki ilişkiyi kurumsal çevre bağlamında incelemesiyle literatüre özgün katkılar sunmaktadır.

Cerennur Kasap
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim yapan işletmelerde geri dönüşüm ve atık yönetimi

Bu çalışma, üretim yapan firmalarda geri dönüşüm ve atık yönetimi uygulamalarını inceleyerek, sürdürülebilirlik ilkelerinin firmalar tarafından nasıl benimsendiğini ve uygulandığını araştırmaktadır. On firmayla gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler aracılığıyla, firmaların sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve atık yönetimi konularındaki yaklaşımları ve deneyimleri analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler, MaxQDA yazılımıyla tematik olarak kodlanmıştır. Analiz sonucunda ortaya çıkan ana temalar; mevcut durum ve geri dönüştürülen ürünler, süreç yönetimi ve teknolojiler, strateji, politika ve motivasyon, maliyet unsurları ve ekonomik etki, karşılaşılan zorluklar ve çözüm yöntemleri, performans ve etki değerlendirmesi, gelecek planları şeklinde sınıflandırılmıştır. Çalışmanın bulguları, incelenen işletmelerde geri dönüşüm ve atık yönetiminin ağırlıkla yasal uyumla şekillendiğini; süreçlerin çoğunlukla kaynakta ayrım–geçici depolama–lisanslı sevk zincirinde yürüdüğünü, teknolojik entegrasyonun sınırlı kaldığını ve coğrafi erişim/nakliye kaynaklı maliyet baskısının sürdüğünü; buna karşılık sertifikasyon ve itibar alanında görece kazanımlar görülürken, ekonomik getirinin bağlama ve kapasite farklılıklarına duyarlı olarak değiştiğini göstermektedir.

Tersine lojistikYeşil lojistikÜretim işletmeleri
Sema Demircioğlu
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital oyunların pazarlanmasında kullanılan reklam filmlerinin etkinliğinin EEG tekniği ile ölçülmesi: PUBG örneği

Yüksek Lisans Tezi DİJİTAL OYUNLARIN PAZARLANMASINDA KULLANILAN REKLAM FİLMLERİNİN ETKİNLİĞİNİN EEG TEKNİĞİ İLE ÖLÇÜLMESİ: PUBG ÖRNEĞİ Mesut KILIÇER Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Anabilim Dalı Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Ferdi AKBIYIK Dijital oyunlar günümüzde birer eğlence, vakit geçirme ve sosyalleşme aracı olmakla birlikte teknolojik gelişmelere bağlı olarak bir endüstriyel ürüne dönüştü. Artan rekabet ortamında, tüketicilerin ihtiyaç ve beklentilerini en etkili şekilde karşılamayı hedefleyen işletmeler ve oyun üreticileri, pazar paylarını artırmak ve daha geniş kitlelere ulaşmak amacıyla klasik pazarlama araçların yanında modern yöntemleri de kullanmaktadır. Bu bağlamda, tüketicilerin zihinsel süreçlerini, sosyal ve psikolojik eğilimlerini, duygusal durumlarını daha iyi açıklayabilen ve onların beklentilerini anlamada daha etkili bir yaklaşım sunan EEG tekniği, tercih edilen yenilikçi bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, dijital oyunların pazarlanmasında kullanılan reklamların tüketiciler üzerinde oluşturduğu duygusal etkileri Plutchik'in Duygu Çarkı modeli çerçevesinde EEG tekniğiyle analiz ederek, reklam etkinliğini ölçmeyi ve bu alandaki pazarlama stratejilerine bilimsel bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Analizler, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Nörobilim Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde Mitsar EEG cihazı ve WinEEG yazılımı kullanılarak yapılmış, elde edilen veriler SPSS ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında, Plutchik'in Duygu Çarkı modeline göre belirlenen beş temel duygu (sevinç, üzüntü, beklenti, korku ve öfke) üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Bu analizlerin sonuçlarına ulaşmak için iki aşamalı bir yöntem izlenmiştir. İlk aşamada, PUBG görselinin katılımcılarda hangi duyguları tetiklediğini tespit etmeye yönelik "Duygu Belirleme Bulguları" ele alınmıştır. İkinci aşamada ise, bu duyguların beyinde oluşturduğu tepkiler, "EEG Analiz Bulguları" çerçevesinde incelenmiştir. EEG analizleri sırasında özellikle frontal bölgedeki alfa değerleri değerlendirilmiş ve sevinç, üzüntü, beklenti, korku ile öfke duygularına ilişkin belirgin tepkiler gözlemlenmiştir.

Oyun geliştirmeOyun içi reklamcılıkOyun platformları+2
Mesut Kılıçer
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite algısının küresel marka imajına etkisi: Denizli ihracat sektörü üzerine bir araştırma

İhracat yapan işletmelerin ürünlerinin kalite algısının küresel marka imajına etkisini değerlendiren bu çalışma, Denizli'nin ihracat sektörü üzerine odaklanmaktadır. Araştırma verileri R Studio istatistik yazılım dili kullanılarak kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı, Denizli'nin ihracat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin ürün kalite algısının, Denizli marka imajı ve küresel marka imajı üzerindeki etkisini incelemektir. Bulgular, ürün kalitesi algısının Denizli marka imajını ve küresel marka imajını bununla beraber de Denizli marka imajının küresel marka imajını önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Bu çalışmanın sonucuna göre Denizli ihracat sektörü firmalarının kaliteli ürün üretmede başarılı olduklarını ancak küresel marka olma yolunda aynı başarıyı gösteremediklerini ortaya koymaktadır.

Murat Alkın
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari faiz kredilerinin Eximbank bağlamında dış ticarete etkisi: Türkiye örneği

Eximbanklar, ülke ihracat rakamlarını artırmak amacıyla kurulmaktadır. İhracat rakamlarının artması sonucunda ülkelerin ekonomik refahı sağlanabilmektedir. Bu kuruluşlar tarafından, ihracat yapan firmalara finansal ve finansal olmayan destekler verilmektedir. Desteklenen şirketler satış tutarlarını artırarak ülkeye döviz kazandırmaktadır. 2013-2022 yılları arasında Türk Eximbank tarafından ihracatı destek tutarları, ticari kredi faiz oranları ve ihracat rakamları nicel araştırma yöntemleri kullanılarak karşılaştırılmıştır. Veriler Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) ve Türk Eximbank internet sayfasından alınmıştır. Tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi, İndivucual Samples ve To do Yamamoto testi gibi analiz yöntemleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, ticari kredi faiz oranları, ihracat hacmi ve Eximbank Destek tutarları arasında teknik olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kullanılan veriler kur etkisinden arındırılmış olarak analiz yapılabilmesi için döviz birimi olarak USD cinsinden analizi yapılmıştır. Analizde kullanılan veriler siyasi, ekonomik, politik vb. birçok etkenden etkilenebilmektedir. Dolayısıyla yapılan analiz her ne kadar ilişki yok olarak sonuç alınsa da kesin olarak ilişki vardır veya yoktur şeklinde kanıya varmak yanlış olacaktır. Literatürde, ticari kredi faiz oranlarının dış ticaret maliyetini ve karlılığını etkileyerek firmaların rekabet gücünü ve dış ticaret hacmini belirlediği belirtilmektedir. Bunun yanında Eximbank ve ürünlerinin dış ticaret üzerinde olumlu etkisi olduğu gözlemlenebilmektedir. Ayrıca, Eximbank desteklerinin dış ticaret hacmine etkisinin ülkeden ülkeye değiştiği ve diğer faktörlere bağlı olduğu ifade edilebilmektedir.

İhracat kredi kuruluşlarıİhracat kredi sigortasıİhracat kredileri
Rasıh Aydınlı
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil finans yazınına ilişkin bibliyometrik analiz

Küreselleşme, sürdürülebilirlik ile ilgili dünya çapında yaşanan kaygılar, küreselleşmenin çevreye verdiği olumsuz etkiler, kaynakların yanlış kullanımı gibi birçok etmen finans alanında yeni yaklaşımları zorunlu kılmış ve yeşil finans konusu önem kazanmıştır. Yeşil finansın kazanan bu önemi hem özel hem de devlet kurumlarında yeşile yönelik uygulamaların artmasına neden olmuştur. Ancak, yeşil uygulamalar işletmeler için maliyetlidir ve bu nedenle çoğunlukla ek finansal kaynaklar gerektirmektedir. Bundan dolayı, finans kurumlarının yeşil uygulamaları finansmanına yönelik ürünler geliştirmeleri zorunlu hale gelmiştir. Yeşil finansla ilgili artan bu ilgi son yıllarda akademisyenlerin de konuyla ilgili çalışmalar yapmasına neden olmuştur. Bibliyometrik analiz, büyük hacimli bilimsel verilerin araştırılması ve analiz edilmesi içim kullanılan bir yöntemdir ve araştırmacılar için, analizi yapılan konularla ilgili eğilimleri, gelişmeleri, araştırma konusu hakkındaki boşlukları vb. görmeleri için bilgiler sunmaktadır. Bu tez çalışmasında da yeşil finans yazınına ilişkin yapılan bibliyometrik analiz ile yeşil finansın gelişimi ve boşluk bulunan konular hakkında araştırmacılara yol göstermesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, Web of Science ve Scopus veri tabanlarında yer alan çalışmaların analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular yorumlanarak bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yeşil finans, Bibliyometrik analiz, Web of science, Scopus

Funda Çevirgen
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta ilindeki işletmelerin ihracat sorunları

İhracat, gelişmekte olan ülke ekonomilerinin önemli bir itici gücüdür. Ayrıca cari açığın azaltılmasında ve ülkedeki arzın artırılmasında destekleyici bir etkiye sahiptir. Türkiye'de yerel işletmeler ise ülke ekonomisinde önemli bir rol oynamakta, istihdama önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Küresel pazarlara ulaşmak herkesin hayalidir. Yeni pazarlar açmak firmaların satışlarını artırmalarını ve dolayısıyla artan müşteri tabanı yoluyla büyümelerini sağlar. Bu çalışmanın amacı, Isparta'daki yerel işletmelerin dış ticarette karşılaştıkları sorunları belirlemektir. Isparta'daki işletmelerin ürünlerini ihraç ederken karşılaştıkları zorlukları ve bu tür sorunları bireysel ve ulusal düzeyde çözmek için kullanılabilecek olası stratejileri analiz etmektedir. Amaç doğrultusunda, nicel analiz yöntemlerinden betimsel analiz yaklaşımı kullanılarak Isparta'daki yerel işletmelerin sorunlarına çözüm önerisi getirmek istenmektedir. Yapılan analizler neticesinde araştırmada uluslararası sorunların başında döviz kuru dalgalanmaları, yabancı pazarlardaki fiyat istikrarsızlığı ve dış pazarlardaki rakiplerle rekabet edememenin varlığı görülmektedir. Bu hususların temelinde ise ülkedeki ekonomik dalgalanmalar ve bunun getirdiği istikrarsızlık, maliyet yükü ve belirsizlik yatmaktadır. Ulusal anlamdaki bu sorunlar aynı zamanda işletme temelli sorunları da daha da derinleştirebilmektedir. Ayrıca, yöneticilerin ihracata gerekli önemi vermemesi, bu noktada eğitimsiz personel çalıştırılması ve işletmelerin sağlıklı ihracat stratejileri oluşturmaması da sorunların kaynakları arasında sayılabilecektir.

Ali İhsan Kodaloğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel zekanın ihracat performansına etkisinde örgütsel yeteneklerin aracılık rolü: Batı Akdeniz işletmeleri üzerine bir araştırma

Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ'ler) için özellikle uluslararası faaliyetlere girişme sürecinde küresel pazarların karmaşık hale gelmesi ve ulusal kültürlerin etkisi sonucunda kültürel yetkinlikler ve bilişsel yetenekler farklı kültürel ortamlardan doğan zorlukları aşmada kilit faktörler haline gelmiştir. Söz konusu tespitlerden hareketle bu çalışma ilk olarak, ihracat yapan KOBİ'lerin sahiplerinin ve yöneticilerinin kültürel zekâ düzeylerinin işletmelerinin ihracat performansına olan etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Ayrıca ikinci olarak, çalışma bu etkileşimde işletmelerin örgütsel yetenekleri arasında sayılan uluslararası bilgi edinme yetenekleri ve uluslararası pazarlara uyum yeteneklerinin aracılık rolünü açığa çıkarmayı da amaçlamıştır. Çalışmada anket tekniği uygulanarak Türkiye'de Batı Akdeniz Bölgesinde yer alan Antalya, Burdur ve Isparta illerinde faaliyet gösteren işletmelerin sahiplerinden ve yöneticilerinden oluşan 408 kişilik bir örneklemden veriler toplanmıştır. Anketler, 7'li Likert tipi ölçekler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler için geçerlilik ve güvenilirlik analizi, doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır ve araştırma modelinde yer alan araştırma hipotezleri yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Ancak öncesinde yapılar arasında ilişkinin olup olmadığı korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, araştırma modelinde yer alan tüm değişkenler arasında anlamlı, orta düzeyde ve pozitif yönde ilişkiler tespit edilmiştir. Analiz sonuçları, kültürel zekânın üç alt boyutu (meta-bilişsel, bilişsel ve davranışsal KZ) ile ihracat performansı arasındaki ilişkide uluslararası bilgi edinme yeteneğinin aracılık etkisinin olduğunu göstermiştir. Kültürel zekânın iki alt boyutu (meta-bilişsel ve davranışsal KZ) ile ihracat performansı arasındaki ilişkide uluslararası pazarlara uyum yeteneğinin aracılık etkisinin olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bilgiler, başta ihracat yapabilme yeteneğine sahip KOBİ'ler olmak üzere ilgili diğer tüm işletmelere de faydalı olacak ve bu işletmelerin sahiplerine ve ihracatla ilgili karara verici konumundaki tüm yöneticilere özgü bakış açıları verebilecek şekilde önerilere dönüştürülmüştür.

Özgür Mazlum
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet kalitesi ve motivasyonun tekrar gelme niyetine etkisi: Davraz Kayak Merkezi

Isparta'da bulunan Davraz kayak merkezinde kayak sporu turizmi her yıl büyümeye devam ediyor. Kayak popülasyonundaki artışın Isparta ilindeki kış turizmine olumlu etkileri olmasına rağmen, davraz kayak merkezi küçük kayak merkezleri arasında yer almakla beraber, Akdeniz ikliminin etkisi ile daha yüksek ılıman iklime sahip olması kayak sporunu ve turizmini gelişmesinde olumsuz etkilenmektedir. Kayak popülasyonunu artırmak ve insanların neden katıldığını yorumlamak için kayak faaliyetlerinde hizmet kalitesi, motivasyon ve tekrar ziyaret niyeti spor turizminde turistlerin davranışını açıklamada önemli faktörler olmuştur. Bu nedenle, motivasyonları ve hizmet kalitesini ölçmek için etkili uygulamaya dayalı olarak, hizmet kalitesi arasındaki ilişkileri araştırmak için servqual ve itme çekme motifi teorisi kullanılmıştır. Bu çalışmada Davraz kayak merkezine gelen kayakçılar ve snowboardcular için hizmet kalitesi, güdülümeler (motivasyonlar) ve tekrar ziyaret niyetleri ölçülerek incelenmesi amaçlanmıştır

HizmetKayakKış turizmi+3
Mustafa Kamil Hayta
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İş hayatında statüko etkisi

Bu çalışma, davranışsal yanlılıklardan biri olan statüko yanlılığının iş hayatındaki etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Statüko yanlılığı, mevcut durumun sürdürülmesine yönelik eğilim olarak tanımlanır ve rasyonel olarak daha iyi seçenekler mevcutken sadece statüko olduğu için bir seçeneğin tercih edilmesini ifade eder. Bu yanlılık, irrasyonel bir karar verme mekanizması olarak kabul edilir çünkü bireylerin tüm seçenekleri değerlendirmeden mevcut durumu korumayı seçmelerine neden olur. Örneğin, ailelerinin tuttuğu futbol takımını destekleyen çocuklar veya birikimlerini geleneksel olarak aynı yatırım aracında değerlendiren aileler, statüko yanlılığının günlük hayattaki yansımalarını gösterebilir. Statüko yanlılığı, eğitim kararlarından finansal tercihlere, romantik ilişki seçimlerinden teknolojik ürünlerin kullanımına kadar yaşamın birçok alanında bireylerin kararlarını etkiler. Bu nedenle, iş hayatında da çalışanların mutluluğu, iş tatmini ve motivasyonu üzerinde etkili olması beklenebilir. Çalışmada, iş motivasyonu, iş stresi, takım çalışmasına yatkınlık, işten ayrılma niyeti ve iş tatmini gibi değişkenler kullanılarak statüko yanlılığının iş hayatına etkileri incelenmiştir. Nitekim statüko yanlılığının iş hayatında da değişik düzeylerde etki sahibi olduğu bulgulanmıştır.

Yaren Eren
Isparta University of Applied Sciences · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası pazarlara girmede markalaşmanın yeri ve önemi: Turquality örneği

Markayı, bir satıcının hizmet ya da malını diğer satıcıların ürünlerinden farklı olarak ifade eden isim, terim, dizayn, sembol ya da diğer özellikler şeklinde tanımlayabiliriz. Markalaşma ise iş stratejileri arasında en önemli unsurlardan birisidir. Piyasa şartlarının daha rekabetçi hale gelmesi sonucunda markanın gelişmesi ve marka kimliğinin oluşturularak karlı büyümelerin sağlanması bir gereklilik haline gelmiştir. Uluslararası pazarlara açılacak olan işletmeler iç pazarlara kıyasla daha yüksek risk oranları ile karşı karşıyadır ve belirsizlikler daha fazladır. Bu sebeple bu şirketlerin kendilerinde daha büyük bir şirket tarafından desteklendiklerinde daha olumlu sonuçlar elde edebilmektedirler. Araştırmamızda dış pazarlara girme sürecinde Turquality'nin rolü, bu programı uygulayan şirketlerin yöneticileri ile derinlemesine mülakat yöntemi ile araştırılmıştır.

Adem Yurtseven
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel girişimcilik endeksi çerçevesinde Türkiye'de küresel girişimciliğin gelişimi

Küresel Girişimcilik Endeksi (GEM) dünya genelinde girişimcilik eğilimlerini izleyen ve analiz eden bir araştırma projesidir. Türkiye'de de GEM çalışmaları yürütülmekte ve raporlar yayınlanmaktadır. GEM raporları, küresel girişimcilik kültürü ile Türkiye'nin girişimcilik kültürü arasındaki farklılıkları gözler önüne sermektedir. Küresel girişimcilik kültürü, özellikle ABD ve Avrupa'da hakim olan bir kültürdür ve bu kültürde girişimci olmak, yenilikçi fikirler üretmek ve risk almak teşvik edilmektedir. Ancak Türkiye'de henüz gelişmekte olan girişimcilik kültürü, çok sayıda insanın geleneksel iş kollarında çalışmayı daha güvenli bulması nedeniyle yeni yeni hız kazanmaktadır. GEM tarafından da belirtildiği üzere Türkiye'de artış gösteren girişimcilik kültürü ve girişimci sayısı, global bakış açısının ve uluslararası pazarda rekabet edebilmenin boyutlarının incelenmesini gerektirmektedir. Bu bağlamda Türkiye'deki girişimcilere fikirlerini yaşama geçirebilmek için eğitim, finansal, teknik ve danışmanlık desteği sağlayan KOSGEB önem arz etmektedir. Nitekim özellikle finansal kaynak bulmada problem yaşayan girişimcilere sağladığı destekler dikkate alındığında bu araştırmanın KOSGEB'in önemine dahi dikkat çekmesi hedeflenmektedir. Aktarılanlar doğrultusunda çalışmanın amacı, küresel girişimcilik literatürü bütüncül bir bakış açısıyla inceleyerek, tüm dünyanın dikkatini çeken küresel girişimcilik kavramının önemi vurgulamak ve yayımlanan küresel girişimcilik endeksleri ekseninde girişimciliğin Türkiye'deki gelişim durumunu analiz etmektir. Bu nedenle GEM girişimciliği etkileyen parametreler Türkiye Cumhuriyeti'nin yer aldığı B grubu ortalaması ile karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Söz konusu inceleme için yöntem olarak GZFT analizi (Güçlü yönler, Zayıf yönler, Fırsatlar ve Tehditler) tercih edilmiştir.

GirişimcilikGirişimcilik endeksleriKOSGEB+2
Ayşe Atıl
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of merchandise and service quality on customer loyalty in retail business: The case of Moroccan supermarket customers

This study investigates the complex relationships between the quality of merchandise and services and how they affect customer loyalty in the retail industry, with a special focus on customer experiences in Moroccan supermarkets. With the use of a questionnaire-based methodology, the study aims to clarify the variety of factors that impact and maintain customer loyalty. To obtain a thorough grasp of customer perceptions, attitudes, and behaviors, a representative sample of Moroccan supermarket customers will be given a structured questionnaire. Inquiries on the customer perspectives regarding the quality of merchandise and services as well as their satisfaction levels and the factors influencing their loyalty will be Included in the questionnaire. The study aims to provide insights that apply to the local retail environment and are relevant to the context by focusing on the unique marketplace circumstances of Moroccan supermarkets. The questionnaire will additionally investigate plausible moderating variables, including demographic and psychographic factors, to provide a more detailed comprehension of how these variables impact the correlation between merchandise and service quality and customer loyalty. It is expected that the research findings would have implications for retail managers, offering insights into areas where raising the caliber of merchandise and services might improve customer loyalty. Furthermore, in the context of Moroccan supermarket retail, the questionnaire-based methodology advances scientific understanding of the complicated relationships between quality factors and customer loyalty.

Imad Achkıf
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası karayolu taşımacılığında Avrupa Birliği mevzuatına uyum sorunu

Günümüz de bir malın taşınması sırasında zarar görmemesi en az malın kalite ve değeri kadar önem arz etmektedir. Malın hasar görmeden minimum süre içerisinde ucuz bir şekilde üretim yerinden Pazar noktasına nakliyesi rekabet faktörünün önemli bir etmeni hali ne gelmiştir. Bu husus nakliye mesafesinin arttığı ve tasıma olanaklarının çeşitlilik gösterdiği dış ticarette daha fazla bir önem kazanmıştır. AB, ticaretin her aşamasının konusunda gösterdiği hassasiyet gereği ihtiyaç duyduğu ürün ve hizmeti gerek diğer pazarlara sunması gerekse kendi pazarına arz etmesi için ulaşım hatlarına ve dağıtım noktalarına gereksinim duyar. Bunun içinde geçmişteki deneyimlerini göz önüne alarak yeni planlamalar yapmıştır. Bu planlar ile geleceğin ticaret düzenini oluşturmayı amaçlamıştır. Bu çalışmada, AB'nin yeni ticaret düzeninin irdelemeyi ve Türkiye'nin bu düzen içerisinde alacağı yeri ve AB politikalarına uyum problemlerini belirlemeye çalışacağız.

Avrupa BirliğiKarayolu taşımacılığıUluslararası karayolu taşımacılığı+1
Ahmet Satuk Buğra Alperen
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Franchising sisteminin Türkiye ve AB ülkeleriyle karşılaştırmalı teknik analizi ve örnek uygulama

Kendini kanıtlamış firmaların marka, hizmet ve ürünleri, belirlenmiş süre boyunca belirli ücret ve koşullara dayalı bağımsız yatırımcılara verdikleri imtiyaz hakkı franchising sistemi olarak adlandırılmaktadır. Türkiye'de 1980 yılında başladığını bildiğimiz franchising sistemi, Ulusal Franchising Derneği'nin de kurulması ile franchising uygulamalarında hızlı bir büyüme gerçekleşmiştir. Avrupa'da ve Türkiye'de yer alan franchising derneklerinin katkıları ile oluşan güven ortamı ve gelişim yadsınamaz bir gerçektir. Yatırımcıları cezbeden markalaşma ve hızlı büyüme fikri franchising sisteminin daha da benimsenmesini sağlamıştır. Avrupa ve Türkiye'de belirli bir noktaya ulaşmış olan franchising sistemini her açıdan ele aldığımız bu tez çalışmasında yatırımcıları bilgilendirmek ve cesaretlendirmek amaçlanmıştır. Franchising sisteminin tarihsel sürecini, bu sistemin türlerini, hukuki niteliklerini, tarafların yükümlülükleri ile yatırımcıların dikkat etmesi gereken hususlar ve yatırımcıları ilgilendiren pek çok önerinin de yer aldığı başlıklar geniş bir çerçevede belirtilmiştir. Hem yurt içi hem de yurt dışı pazara açılarak yol kat etmiş olan Simit Sarayı firması ele alınarak franchising sistemi her açıdan değerlendirilmeye çalışılmıştır. İşletme stratejisi olarak franchising uygulaması ile büyümeyi hedefleyen işletme ve yatırımcıların sistemdeki avantajları ve dezavantajları bu çalışmada konu edilmiştir. Bu tezin temel amacı yerel bir firmanın büyüme stratejisi olarak franchising sistemine geçmesinin sonuçlarını ve uluslararası pazarda büyümesini ele almıştır. Tez çalışmasının araştırma yöntemi nitel araştırma yöntemi olup, araştırma tekniği olarak ise örnek olay incelemesi uygulanmıştır. 2007 yılında franchising sistemine geçmiş olan Simit Sarayı, o tarihten günümüze izlediği büyüme stratejisi ile girişimcilere örnek olacak nitelikte bir ix profile sahip olmuştur. Simit Sarayı'nın franchising sistemi ile nasıl gelişme gösterdiğini ve geleneksel Türk mutfağının simgesi olan simidin franchising sistemi ile uluslararası pazarda bir marka olarak hangi aşamalardan geçerek ve nasıl öne çıktığı incelenmiştir Anahtar Kelimeler: Franchising Sistemi, Simit Sarayı, UFRAD

Avrupa BirliğiFranchisingFranchising sözleşmesi+3
Umut Kaçak
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ağızdan ağıza pazarlamanın tüketime etkisi: Rusya pazarı örneği

Gösterişçi tüketim, sosyoekonomik açıdan her toplumda bireylerin tüketici kimliklerini ve toplumsal statülerini, tükettikleri ürünler ve hizmetler aracılığıyla sergilemelerini mümkün kılmaktadır. Kapitalist sistemin bir yansıması olan bu tüketim türü dijital dünyanın gelişmesi ve büyümesiyle de gün geçtikçe toplumlarda yaygınlaşmaktadır. Teknoloji ve iletişimde yaşanan gelişmelerle tüketicilerin istek ve ihtiyaçları değişmekte ve farklılaşmaktadır. Pazarlama tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarının karşılanmasına dayanmaktadır ancak geleneksel pazarlama yöntemleri artık tüketicilerin beklentilerini belirleyerek tüketicilerin isteklerinin giderilmesinde yetersiz kalmaktadır. Gün geçtikçe alternatiflerin fazlalaşması, kitle iletişim araçlarına olan güvenin azalması gibi nedenler tüketicilerin kafa karışıklığı yaşaması sonucunu doğurmakta ve tüketiciler karar verme sürecinde zorlanmaktadır. Tüketiciler bu karışıklıktan ve zorluluktan kurtulmak için farklı yollara yönelmişlerdir. Ağızdan ağıza pazarlama son derece güvenilir bir pazarlama yöntemi olduğu için, işletmeler ağızdan ağıza pazarlamayı tüketicilere ulaşmak için giderek daha fazla kullanmaktadır. Çalışmada, ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerindeki etkisi araştırılmış ve bu kavramın tüketim toplumundaki yeri incelenmiştir. Gösterişçi tüketim üzerine teorik çalışmalar, gösterişçi tüketimi yaygınlaştıran faktörler, gösterişçi tüketim ve yabancılaşma, gençler ve gösterişçi tüketim arasındaki ilişki de bu tezin araştırma konularından bazılarıdır. Çalışmanın uygulamalı kısmında Rusya pazarındaki 442 katılımcıya anket yapılmıştır ve bu katılımcıların demografik özellikleri üzerinden ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerinde etkisi olup olmadığı irdelemiştir. Bu çalışmada Rus tüketicisi üzerinde ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerindeki rolü araştırılmıştır. Bu amaçla Rusça bir anket formu hazırlanmıştır ve ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerine etkisi hakkında görüşleri alınarak bilgi toplanmıştır ve bu bilgiler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ve çalışmanın hipotezleri doğrultusunda ağızdan ağıza pazarlamanın gösterişçi tüketim üzerinde etkisi kabul edilmiştir ve belirlediğimiz hipotezlerimizin biri hariç tümü kabul görmüştür.

Ağızdan ağıza pazarlamaElektronik ağızdan ağıza iletişimGösterişçi tüketim+7
Babajan Karayev
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılıkta küreselleşmenin etkileri

Bu çalışmada; küreselleşmenin yarattığı ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel sonuçları bağlamında değişen ve dönüşen dünyanın finans ve bankacılık alanına etkisi ve gelecekte nasıl bir finansal düzen bizleri bekliyor sorusuna cevap aranmıştır. Gelecekteki ticaret modelleri, para transfer sistemleri ve dijital para birimleri, akıllı yapay zeka uygulamaları konuları kapsamında küreselleşmenin bankacılık sistemini yakın gelecekte nereye doğru evireceğini izahla, çalışmanın doğası gereği teorik bir alt yapı ile hazırlanmış ve sunmuş olduğumuz günümüz klasik bankacılık uygulamalarının tamamına yakının tarih olacağı, küreselleşmenin etkisiyle risk, dış ticaret, para transferleri kavramlarının işleyişinin ve mantalitesinin değişeceği, günümüz bankacılık sisteminin tarih olacağı iddiamızı kültür, kültüre ilişkin tanımlamalar ve küresel tüketim kültürü; küresel pazarlama, küresel pazarlama kararlarını etkileyen çevresel faktörler, küresel pazarlarda tüketici davranışları ve kültürün pazarlama çevresi içerisindeki önemi ele alınmak suretiyle küreselleşme kavramının bir gereği olarak ortaya çıkan yenilikçi ( inovatif ) yol ve yöntemlerin bankacılık sistemini nereye doğru evirilebileceği ve ilerleyen yıllarda nelerin konuşulabileceği muhtelif iktisatçı ve bilim adamlarının görüş ve çalışmalarıyla literatür bakımından zenginleştirerek çalışmamızda ortaya konmuştur. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde küreselleşmenin genel yapısı ve işleyişi hakkında bilgi verilmekte, küreselleşme olgusu, küreselleşmenin tanımı, ekonomik küreselleşme ve yararlarından bahsedilmekte, küreselleşmenin aşamaları, iktisadi anlamda küreselleşmenin boyutları, küreselleşme ve finans piyasalarına etkilerinden bahsedilmektedir. Bu sayede, tez çalışmasının önemli yapı taşlarından biri olan küreselleşme olgusu tüm yönleri ile daha açık bir şekilde ifade edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu süreçte küreselleşmenin yaygınlaşmasına katkı sağlayan kuruluşlar kapsamında Bretton Woods süreci ve sonrasında oluşturulan uluslararası kuruluşlara kısaca değinilmiştir. İkinci ve üçüncü bölümde bankacılık tarihi, bankacılık sisteminde küreselleşme olgusu değerlendirilmiştir. Finansal serbestleşme ve derinleşme, bankaların küreselleşme nedenleri ortaya konmuş, iktisadi yönden gelişen ülkeler için küreselleşmenin bankacılık sektörü özelindeki önemi, global ölçekli bankaların yerel bankacılık sektörüne katılım sebepleri, yerel bankacılık sektörlerinin global ölçekli bankaların sektöre girişlerinden neler beklediği, bankacılık sektörünün küreselleşmesinin yerli finans piyasaları üzerindeki etkileri irdelenmiştir. Dördüncü bölümde Finansal yenilikler ve inovasyon konusu ele alınarak küreselleşmenin bir gereği olarak ortaya çıkan yenilikçi fikirlerin finans dünyasına etkisi neden sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirilmiştir. Beşinci ve altıncı bölümde bankacılık, finans ve ticaret alanlarında yenilikçi modeller ve gelecek yüzyılda muhtemel bankacılık, finans ve ticaret dünyasında mevcut sistemin yerini alabilecek uygulara yer verilerek. bankacılık ve finans alanında geleceğin teknoloji ve kavramları, blockchain uygulamaları, sanal paranın sınıflandırılması, kripto paranın geleceği konuları ele alınarak gelecek projeksiyonu çizilmiş olup dünya ticareti ve işleyişini, dünya ticareti tedarik zincirini kökünden değiştirmesi beklenen "modern ipek yolu Projesi'nin dünya ticaretine olası etkileri değerlendirilerek sonuç bölümüne geçilmiştir. Sonuç bölümünde günümüz klasik bankacılık uygulamalarının tamamına yakının tarih olacağını, küreselleşmenin etkisiyle risk, dış ticaret, para transferleri kavramlarının işleyişinin ve mantalitesinin değişeceği teziyle günümüz bankacılık sisteminin tarih olacağı sonucu ayrıntılı bir şekilde sebep sonuç ilişkisi bağlamında ele alınmıştır.

Bilhan Duman
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Intercultural management in the case of Turkish firms: The impact of African worker in a merger context

INTERCULTURAL MANAGEMENT IN THE CASE OF TURKISH FIRMS: THE IMPACT OF AFRICAN WORKERS IN A MERGER CONTEXT Studies on intercultural management highlight the need for international companies to adapt their management to the national specificities of the country where they are located. We explore here the intercultural management through a case study which concerns the intercultural management and the impact of the African workers in the Turkish companies. In general, this research aims to identify cultural issues during a merger process, to evaluate the perception of the actors during and after the merger context and to establish the cultural elements that play an important role during the adaptation process. This work is divided into five chapters. The introduction will set out the objectives and the problematic of the research. The second, third and fourth chapters will establish the theoretical basis for our study: the second will provide an overview of the literature on intercultural management, the third will focus on Turkish cultural and managerial characteristics and the fourth will outline the theory of change and the concept of merger and acquisition. The fifth will explain our case study, methodological approach and an analysis of the results.

AfricaAfrican countriesMergers+4
Ramatoulaye Dıeme
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

COVID-19 pandemic risks on SMEs sustainability in developing countries: Case study Nigeria

This study looks at the possible risks that the pandemic caused by COVID-19 may have to do with the long-term sustainability of small and medium-sized enterprises (SMEs) in developing countries. The Nigerian scenario is highlighted in particular as a typical example in the report. The effects of the pandemic on SMEs were investigated via data analysis and survey answers, illuminating the difficulties these companies have in continuing to operate and remain viable. The results show that the pandemic had a number of detrimental effects for SMEs in Nigeria, including poor consumer turnout, decreased revenue, higher prices for products and services, erratic sales, and a shortage of supplies. While no discernible drop in the cost or price of goods and services was recorded, the data also shows a decline in the demand for products and services. These results highlight the susceptibility of SMEs and their difficulty in adjusting to the pandemic's unparalleled disruptions. These enterprises are under an even greater strain as a consequence of restrictions and diminished economic activity, which has led to lower revenue and consumer expenditure. The study also shows a drop in consumer demand and a lack of optimism for SMEs' financial future. Recommendations are made based on the study, and they include activities to increase capacity, improve access to digital platforms and e-commerce, provide targeted financial support, and foster a business-friendly climate. Policymakers and other stakeholders may support the expansion and sustainability of SMEs, promoting job creation, economic recovery, and general socioeconomic development in developing nations, by putting these ideas into practice.

Toluwalope Samuel Akınoladımejı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye İran tercihli ticaret anlaşmasının iki ülke arasındaki ticaret hacmine katkısı

Küreselleşme ülkeler arasındaki dış ticaretin yapısı, yönü ve ölçeği giderek değiştirmiş ve dünya finans piyasalarının ekonomik entegrasyonuna zemin hazırlamıştır. Türkiye de artan entegrasyon girişimleri doğrultusunda girdiği pazarları çeşitlenmeye başlamıştır. Türkiye'nin dış ticaretindeki payının artırmaya çalıştığı ülkeden biri de İran'dır. Türkiye ile İran arasındaki ekonomik ilişkilerin hacmini ve seyrini etkileyen bir diğer gelişme ise 1 Ocak 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe giren "Türkiye Cumhuriyeti İle İran İslam Cumhuriyeti Arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması"'dır. Bu çalışma Türkiye ile İran arasında imzalanan TTA'nın iki ülke arasındaki ticaret hacmine katkısını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma verileri Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı internet sitesinden alınmıştır. Araştırmada TTA öncesi ve sonrasındaki yedişer yılı içerecek şekilde 2008-2022 yılları arasında iki ülke arasındaki ticaret hacmi ürün bazında incelenmiştir. Elde edilen veriler grafik halinde sunularak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, TTA'nın hem Türkiye hem de İran'ın karşılıklı ticaretine katkı sağladığı, bu katkının Türkiye için anlaşmanın ilk yıllarında daha belirginken, İran için anlaşmanın ilerleyen yıllarında daha belirgin olduğu görülmüştür. Bu zamansal farklılığın, İran'ın bir geçiş dönemi uyguladığını yansıttığı değerlendirilmektedir. Ayrıca araştırmada TTA'nın Türkiye ve İran'a katkısının farklı sektörlerde olduğu görülmüştür. Bu sonuçların, TTA'nın Türkiye ile İran arasındaki ticaret üzerindeki etkisinin karmaşık ve sektöre özgü olduğunu gösterdiği değerlendirilmektedir. TTA'nın ticaretin belirli sektörlerine olan etkisinin zaman içinde değişebileceği ve genel bir etki yerine sektörel düzeyde daha belirgin olabileceği düşünülmektedir.

Peren Çelik
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde organik ürün tüketicilerinin satın alma davranışının incelenmesi: Edirne örneği

COVID-19'un neden olduğu pandemi, birçok tüketicinin zihniyetini değiştirmiştir. Bireyler artık değişen ve kirlenen dünyanın daha fazla farkında olmaktadır. Pandemiden önce, çevresel kaygı ve sürdürülebilirlikte algılanan bir artış görülmekle birlikte, COVID-19 pandemisinin bu süreci daha da hızlandırdığı ve daha fazla insanı bu sorumluluğu üstlenmeye motive ettiği açıktır. Dolayısıyla sağlık krizi, çevre dostu tarım yöntemleriyle üretilen ve yapay olarak değiştirilmemiş gıdalar olan organik gıdaların tüketimini tetikleyebilmiştir. Dünyada ortaya çıkan COVID-19 pandemi krizinin oluşturduğu endişe ve panik hali, tüketicilerin davranış biçimlerini de hızlı ve büyük bir değişime uğratmıştır. Özellikle organik gıda tüketiminde ve satın alma davranışlarında büyük değişimler ortaya çıkmıştır. Salgın sürecinde kişilerin evlerinde yemek yemeyi seçmesi, sağlıklı alışkanlıklar edinmek istemeleri ve tüketimle ilgili alışkanlıklarında değişim olması, tüketicilerin gıda satın alım davranışlarının üstünde durulmasıyla daha çok araştırmanın gerçekleştirilmesi gerekliliğini göstermektedir. Çalışmanın amacı, pandemi sürecinde organik ürün tüketen bireylerin satın alma davranışlarının farklı değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmanın örneklemi Edirne ile ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, pandemi sürecinde organik gıdalara yönelik tutum ve satın alma davranışı arasında olumlu yönde ve anlamlı ilişkilerin bulunduğu görülmektedir. Buna göre organik gıdalara yönelik tutum pozitif yönde arttığında, pandemi sürecinde organik gıdalara yönelik satın alma davranışları da artmaktadır. Ayrıca, organik gıdalara yönelik tutum ve pandemi sürecinde organik gıdalara yönelik satın alma davranışı değişkenlerinin katılımcıların cinsiyetlerine, yaşlarına, eğitim ve gelir düzeylerine, hastalığı geçirme durumları, organik ürün tüketim sıklığı ile anlamlı ilişkileri bulunmaktadır.

Asha Mohamed Mohamud
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlama aktivitelerinin marka sadakati üzerindeki etkisi: E-ticaret şirketi üzerinde bir uygulama

Günümüzde markaların çoğu geleneksel medya platformlarının içerik üretme ve kampanya yayınlama süreçlerinin zorlayıcı ve maliyetli olduğunu düşündükleri için sosyal medyayı tercih etmektedir. Bu nedenle, işletmeler sosyal medya pazarlama stratejilerine eskisinden daha fazla önemsemektedir. Ayrıca işletmeler satış oranını ve karlılığını artırmak için marka sadakatine de özel önem vermek zorundadır. Bu noktada, bulunduğumuz zamanda pazarlamayla marka sadakati arasında oldukça yakın bir ilişkinin varlığından söz etmek mümkündür. Bu araştırmada, sosyal medya pazarlama aktivitelerinin marka sadakati üzerindeki etkisi İran'daki bir e-ticaret şirketi üzerinde ölçümlenmektedir. Bu çalışmada verilerin toplanması için nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve araştırma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. İlişkisel model, bir ya da birden fazla değişken arasında ilişkinin belirlendiği modeldir. Bu araştırma özelinde, Katılımcıların Sosyal Medya Pazarlama Aktiviteleri düzeyleri ile Marka Sadakati seviyeleri arasındaki ilişki incelenmiştir.

Matın Attar Nosratı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Ar-Ge harcamalarının ihracat üzerine etkisi

Ülkelerin uluslararası ticarette rekabet edebilmesi için, Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vermeleri çok daha önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de Ar-Ge harcamaları ile ihracat performansı arasındaki olası nedensellik ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmada ampirik metodoloji olarak Granger Nedensellik Analizi uygulanmıştır. Analizde 1996-2023 arası dönem incelenmiş olup yıllık veriler kullanılmıştır. Çalışma neticesinde Türkiye'de AR-Ge harcamalarından ihracat performansına doğru istatistiksel olarak anlamlı ve tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Bulgular, Ar-Ge harcamalarının ihracat performansı üzerindeki yapısal etkilerini destekler niteliktedir. Bu etkinin geliştirilmesi ve sürdürülmesi için (uzun dönemli) yapısal reformlar ve uygulamalarla desteklenmelidir.

Abdullah Burak Türkdönmez
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Digital transformation maturity model: Robustly and rigorously validated maturity model development framework and a case study

The rapid advancement of technology throughout the Industry 4.0 era and the rapid adaptation of digital products and services to daily life dramatically change the business processes. Aggressive developments in technology create a competitive market. For this reason, companies should understand the digitalization concept and dynamics and continuously improve and measure their digital capabilities. Therefore, these companies require maturity models that assist to evaluate and get informed about the current status and enable to position themselves during the change process by providing guidelines for better status in the future. This thesis aims to develop a valid and reliable digital transformation maturity model based on design science theory. For this purpose, the maturity model development framework that includes three phases coherent to the design science research is created. The digital transformation maturity model is built upon this framework which ensures the efficiency and utility of the design artifact. The developed maturity model constitutes four main components: 1) The domain that circumscribes the digital transformation including six main dimensions, ten sub-dimensions, and 39 capability items, 2) A novel spiral-shaped maturity level identification, 3) The measurement instrument that enables to self-assess and is prescriptive in nature with incrementally increasing questions consisting of 273 statements, 4) The measurement method that quantifies and represents a company's maturity index. Iterative in-depth expert discussion sessions are conducted, and the evolution of the maturity model is controlled by Wilcoxon signed-rank test and intra-class correlation methods during the model development. Furthermore, DEMATEL based ANP (D-ANP) method is utilized to disclose the inter-relations and priority weights of the maturity model dimensions to help companies to prioritize improvement actions and investment strategies. Finally, prototype testing with a pilot study and a case study is carried out to prove the applicability of the maturity model. Current status analysis and prioritized synthesis of the company's maturity index are revealed.

DEMATELTransformationIndustrial 4.0+2
Mehmet Kırmızı
Piri Reis University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Proposal of a decision-making model for digital technology adoption: A blockchain case study

Blockchain Technology promises significant benefits in the scope of the supply chain and attracts the attention of both scholars and practitioners. In this direction, academic research on revealing the disruptive potential of Blockchain in supply chains' functional and structural dynamics is understandably increasing. However, despite the immense potential of technology and the academic and practical effort to accelerate its diffusion in supply chains, not much progress has been made in its industrial applications. Hence, the main shortcoming in the extant research is that the proposed adoption models are mostly conceptual, with low applicability. Notably, extant literature does not adequately address whether a firm should adopt Blockchain Technology, and therefore, in this study, the net value of adoption is introduced to fill this gap in the literature. The theoretical grounds of the proposed adoption decision framework lie in the technology-organization-environment framework and force field theory, while it represents a single numerical metric that uncovers "the net value" of Blockchain adoption for a particular enterprise. The suggested framework is further supported by dynamic capabilities and relational view theories. The proposed metric, the net value of adoption, is the computational difference between the expected benefits from the summation of the expected risks and adoption barriers. The research employs a two-step modified Delphi and DEMATEL-based Analytical Network Process (DANP) methodology.

Blockchain systemDEMATELDecision making models+4
Serkan Karakaş
Piri Reis University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The performance of national innovation systems during the global crisis: A cross-country analysis

After the 2007 financial crisis and with the rise of information and communication technologies, the main driver of sustainable growth shifted from capital accumulation to innovation driven and knowledge based economy. This focus on knowledge and innovation lead countries' and regions to constitute innovation strategies and plans in order to use scarce resources efficiently and maximize the value added by innovation to economic and social welfare. In this study, two alternative models with two different approaches of Data Envelopment Analysis (DEA) under two different specifications (input-oriented and output-oriented) are utilized to trace innovation performance across 58 countries during the global crisis period from 2007 to 2012. The empirical evidence reveals the negative effects of 2008 crisis are reflected to innovation efficiencies of countries in 2008 in the base model and 2009 in the lag model. In addition, grouping countries according to their GDP and GDP per capita and implementing two different models prove that there could be differences in the innovation efficiency results since DEA model shows the innovation efficiency in comparison with the other countries' efficiency. Lastly, with the data it is proven that higher GDP or higher GDP per capita do not lead to high innovation efficiency.

Comparative analysisGlobal crisesData envelopment analysis+2
Gözde Nur Kazazoğlu
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Renewable energy consumption, carbon emissions and oil prices: a panel data analysis for G7 and BRICT countries

Economic and social concern on energy dependence and climate change is making renewable energy the central theme of decision-making in energy policies and consumption. This thesis brings forward and builds an empirical model of renewable energy consumption in G7 and BRICT countries over the period 1990-2013. Results of our analysis show that both in G7 and BRICT countries, increases in oil prices have positive effect on renewable energy consumption. However, GDP per capita and renewable consumption are negatively related in G7 countries, but positively related in BRICT countries. For BRICT countries, on the other hand, estimates found no significant relationship between carbon emissions and renewable consumption, yet a positive relation is observed for G7 countries. As the estimates differ across countries, it might be helpful to account domestic factors.

BRICSEnergy consumptionPrice+5
Gulmammad Bashirov
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Turistik bir ürün olarak şehir ve marka değeri: Mardin örneği

Mardin, çağlar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu medeniyetlerden izler taşıyarak bünyesinde önemli tarihsel ve kültürel zenginlikler barındırmaktadır. Farklı etnik grupların birlikte yaşadığı, somut ve soyut verileriyle katmanlı bir kültür birikimi oluşturduğu kozmopolit bir şehir olarak önemli bir değere sahiptir. Çalışmanın literatür kısmında öncelikle marka, markalaşma ve marka değeri bileşenleri detaylı olarak açıklanmıştır. Daha sonra kent ve marka kent kavramları incelenmiştir. Araştırma kısmında ise kültür ve inanç turizmi olarak ön plana çıkan Mardin'e ait turistik ürün unsurlarının açığa çıkarılarak şehrin marka değerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda 405 ziyaretçiye anket yöntemiyle birtakım önermeler yöneltilip bu ziyaretçilerin ifadelere katılım düzeyleri ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada Frekans Analizi, Faktör Analizi, t- testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Regresyon Analizi gibi tekniklerle araştırmanın hipotezleri test edilmeye çalışılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, Mardin'in doğal, tarihi ve kültürel çekicilikler açısından oldukça yüksek bir potansiyele sahip olduğunu göstermekte, ziyaretçilerin kente sadakatle bağlı olduğu, kenti ziyaret edenlerin tekrar ziyaret etmek istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Mardin'i daha çok genç turistlerin, erkeklerin, evlilerin ve lisans mezunu olanların ziyaret ettiği tespit edilmiştir. Gelir seviyesi bakımından ziyaretçi sayılarının birbirine çok yakın olduğu; genel olarak uzun süreli konaklama gerçekleştirdikleri ve kenti daha çok kültür amacıyla ziyaret ettikleri belirlenmiştir.

MardinMarkaMarka değeri+2
Haşim Harmancı
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici temelli marka değerinin marka performansı ve marka güveni ile olan ilişkisi: Mardin ili örneği

Otomobil pazarlarındaki rekabet ve marka çeşitliliği, otomobil üreticisi olan firmaların gerek satış gerek pazar performanslarını etkilemekte olup, otomobil satın alma gereksinimi duyan tüketicilerin de markalar arasından tercih yapmalarını güçleştirmektedir. Tüketicilerin marka tercihlerindeki en büyük etken fayda kavramıdır. Tüketiciler genel olarak kullanmaktan memnuniyet duydukları ve azami oranda tatmin sağladıkları markalara güven duymaya meyillidirler. Markalaşma sürecini tamamlamış üretici firmalar, marka performanslarını arttırabilmek için tüketicilerin değer ve güven algılarına hitap edecek pazarlama stratejileri geliştirme yoluna gitmektedirler. Araştırmanın amacı, ODD (Otomotiv Distribütörleri Derneği) 2021 yılı verilerine göre Türkiye'de en çok satılan 5 otomobil markası olan Fiat, Renault, Volkswagen, Ford ve Toyota markalarının Mardin ilinde yaşayan kullanıcılarının bakış açılarıyla tüketici temelli marka değeri, marka performansı ve marka güveni kavramları analiz etmek, bu kavramlar arasındaki ilişkileri istatistiki verilerle incelemektir. Araştırmada, Mardin ili ve ilçelerinde ikamet eden 18 yaş üstü toplam 463 otomobil kullanıcısının marka algılarına yönelik yargıları çevrimiçi anket yoluyla elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde frekans analizi, faktör analizi, güvenilirlik testi, korelasyon analizi ve fark testleri yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre tüketici temelli marka değeri ile marka güveni arasında, tüketici temelli marka değeri ile marka performansı arasında ve marka güveni ile marka performansı arasında istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırmada katılımcılardan kullandıkları markayı değiştirip değiştirmeme durumlarına göre tüketici temelli marka değeri boyutları yargıları analiz edilmiş olup kullandığı markayı değiştirmeyecek olan katılımcıların, kullandığı markayı değiştirecek olan katılımcılara göre marka değeri algılarının çok daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma verilerine göre Mardin ilinde marka değeri algısı en kuvvetli olan ve en fazla tercih edilen markanın Volkswagen olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

MardinMarkaMarka denkliği+3
Halim Köle
Mardin Artuklu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessAR

أثر جائحة كورونا على سلاسل التوريد الدولية لشركات اللاجئين السوريين في غازي عنتاب وإسطنبول

This study aims to determine the flexibility dimension of international supply chains for the companies of refugees in Turkey during the global epidemic Corona (COVID-19), which has caused changes all over the world, including the activities of commercial and industrial companies. Thus, it will be determined to what extent the companies of refugees have been affected by the closures. This includes the full and sanitary isolation operations implemented at the international level by governments to limit or reduce the movement of resources and products in international areas. The sub-objectives are to identify the resilience of international supply chains and their response to global crises (information, raw materials, inventory, processing, physical distribution and transport) by emphasizing the impact of refugees' companies on the activities of international supply chains. As a case study tool; In order to obtain measurable data, it was taken with personal observation to be a data collection tool as well as long interviews with company managers. Especially (Istanbul and Gaziantep) it is the starting center for research. The most important findings of the study are that the closures led exporters and importers to diversify their sources and manufacturers established facilities close to their home markets. It is the tendency of exporters and importers to shorten the distances and get closer. Geographically, they have begun to narrow their market, that is, the geographical distances between the beginning and the end of the chain. On the other hand, there have been huge financial losses, almost liquidation and bankruptcy, and additional costs have arisen throughout the stages of the chain. The pandemic has had a very negative impact on the companies and movements of refugees. As the results show, many have experienced this.

Nerouz Jalabı
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The role of the European Union's free trade agreements in promoting sustainable trade practices

This study critically looks at how the Free Trading Agreements (FTAs) of the European Union help partner nations advance sustainable trading practices. Using a qualitative research approach, the study uses semi-structured interviews with policymakers, trade officials, and civil society representatives to evaluate implementation challenges and results, as well as in-depth textual analysis of a few chosen free trade agreements (FTAs), with a particular emphasis on the Trade and Sustainable Development (TSD) chapters. The study is framed by the Internationalization Theory and Eclectic Paradigm, which explain how political will, institutional contexts, and integration into global value chains influence the adoption and implementation of sustainability laws. The results show that while the EU has gradually incorporated labor and environmental norms into its trade agreements, partner governments' actual implementation of these policies differs greatly. While nations with inferior governance confront significant challenges, more successful adoption of sustainable trade practices is positively connected with stronger institutional frameworks and regulatory capacities. The EU has promoted normative dispersion and raised awareness through its emphasis on capacity-building, cooperative enforcement mechanisms, and stakeholder engagement, including the participation of Domestic Advisory Groups (DAGs). However, their full implementation is hampered by these rules' limited enforceability as well as political and economic limitations in partner nations. This study emphasizes that although EU free trade agreements (FTAs) help to integrate sustainability standards into global trade, their effects on concrete labor and environmental results are still unequal. These results demonstrate the necessity of complementing policies and increased institutional support to increase the effectiveness of sustainability clauses in free trade agreements. By offering sophisticated insights into the challenges of enforcing normative trade rules in various political and economic circumstances, the study adds to the larger conversation on trade policy and sustainable development.

Ayan Abdullahı Mohamed Ayan Abdullahı Mohamed
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

The micro and macro determinants of stock returns of export firms: Borsa Istanbul case

As regarding the contributions of export performance to building strong economy, the exporting firms have gained attention of investors. In the light of this, this study explore the micro and macro determinants of stock returns of 181 exporting firms traded on Borsa Istanbul (BIST) for the periods from 2008 to 2023. As micro level determinants which are also firm specific variables are determined as firm size, firm profitability, leverage and export intensity. On the other hand, the macroeconomic determinants are selected as economic growth, real effective exchange rate and inflation variables. As for methodology, the fixed effect panel data models are applied to the unbalanced data set. The test results of the final model, which includes given all micro and macro variables, offer that firm size and firm profitability have positive and significant impacts on the stock returns of Turkish exporting firms, whereas financial leverage and export intensity do not influence the stock performance significantly. On the other hand, the empirical results provide that economic growth and real effective exchange rate negatively and significantly affect the stock returns of these firms. In the similar vein, it is found that inflation also has negative and significant impact on the stock returns of exporting firms. This study offers empirical findings that the stock performance of exporting firms in Turkiye are not only influenced by firm specific variables but also the macroeconomic variables in the country.

Melisa Aydaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji ve uluslararası ticaretin çevresel etkilerinin karbon ayak izi üzerinden değerlendirilmesi: Seçilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri örneği

Yenilenebilir enerji kavramı birçok araştırmacının ilgisi çeken bir konudur. Özellikle dünya tarihinde yaşanan ve yaşanmakta olan fosil yakıtların neden olduğu enerji krizleri ve bu yakıtların çevreyi olumsuz etkilemesi yenilenebilir enerjiyle ilgili çalışmaların artmasına neden olmuştur. Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri yenilenebilir enerji kaynakları bakımından oldukça yüksek bir potansiyele sahip olmasına karşın henüz bunun küçük bir kısmını kullanmaktadır. Bu çalışmada Orta Doğu ve Kuzey Afrika Ülkelerinin ticari dışa açıklık ve yenilenebilir enerji tüketiminin karbon ayak izi (KAİ) büyüklüğü üzerindeki etkileri, panel veri yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında değişkenlere ait 1990-2017 dönemi yıllık verileri kullanılmıştır. Ampirik sonuçlara göre değişkenler arasında uzun dönemli denge ilişkisi olduğu ve karbon ayak izinin bağımlı değişken olduğu eşbütünleşme tahmincilerinin hesaplanan katsayılarına göre yenilenebilir enerji tüketiminin negatif, ticari açıklık değişkeninin ise pozitif etkide bulunduğu tespit edilmiştir.

Dışa açıklıkEkonomik büyümeEnerji tüketimi+5
Gamze Erfidan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmelerde örgüt kültürü ve inovasyon ilişkisi

Rekabetin en üst seviyelerde olduğu günümüz koşullarında işletmeler, ayakta kalabilmek ve sürdürülebilir rekabet avantajı yakalayabilmek için inovasyondan uzak durmamaları gerektiğini görmektedir. İşletmeler; karlılığını artırmak, farklılık yaratmak, rekabetçi olmak isteyen işletmeler gibi inovasyonu hayatlarının içine sokmalıdır. İnovasyonu oluşturmada etkili olan örgütsel faktörlerin başında da örgüt kültürü gelmektedir. İnovasyon, yeni fikirlerin değer yaratan çıktılara dönüşmesi ve bunun ticarileşmesi süreci olarak ifade edilmektedir. İnovasyon kültürü, kurumlara rakiplerinden farklı olabilme fırsatı sunmaktadır. İşletmeler sıkı rekabet koşullarında hayatta kalabilmek için inovasyonu benimseyip örgüt kültürü haline getirmelidir. Örgüt kültürü, örgütte var olan bireyler ve gruplar tarafından paylaşılan ve uyulan değerler olarak ifade edilmektedir. Örgüt kültürü ile ilgili çalışmalar 1980'li yıllardan sonra hız kazanmaya başlamıştır. Örgüt kültürünün önemini fark eden işletmeler, sürekli büyüyen ve sürekliliğini koruyabilen işletmeler olmaktadır. Bu çalışmada, örgüt kültürü ile inovasyon arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, otel işletmeleri ve örgüt kültürü kavramı genel hatları ile incelenmiş ve literatürdeki örgüt kültürü ile ilgili kavramlara değinilmiştir. İkinci bölümde, otel işletmeleri ve inovasyon kavramları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, örgüt kültürü ile inovasyon ilişkisini tespit etmeye yönelik elde edilen bulgularla ilgili yapılan analiz ve yorumları yer almaktadır.

Konaklama işletmeleriOtel personeliOteller+4
Ülkü Gül Umat
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası çalışma örgütü standartlarına göre itfaiye çalışanlarının iş yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

İş yaşam kalitesi (İYK), her seviyede çalışan çalışanlar için çalışma ortamlarını tasarlamaya ve geliştirmeye çalışan doğaçlama bir mekanizmasıdır. Kurumların en önemli sorunlarından biridir. Mesleki aidiyet, kurum yöneticilerinin çalışanlar üzerindeki tutum ve davranışları, kurum çalışanlarının iş yaşamına donuk örgütlenme biçimleri ve iletişim düzeyleri, yapılan işe donuk sosyal ve ekonomik beklentilerin karşılanma oranı, iş mekanının nitelikleri gibi pek çok konuyla ilgilidir. Örgütün işleyişinde iç içe giren İş yaşam Kalitesi, Mesleki aidiyet ve psikolojik dayanıklılık kavramları örgütün devamlığında son derece önemlidir. Bu sorunu aşılmasında örgüt yapısı, yönetim-çalışan ilişki, çalışanların mesleğe olan tutumları, çalışanların iş doyumlarının belirlenmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi daha birçok faktörle ilişkilendirilmiştir. Bu sorunsallar arasında çalışmamızda itfaiye çalışanlarının iş yaşam kalitesi, mesleki aidiyet ve psikolojik düzeylerini nasıl etkilediği çalışmanın sorunsalı olarak görülmüştür. Bu çalışmada yöntem olarak nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 25 istatiksel veri analizi programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde; frekans ve yüzde dağılımları, Katılımcıların İYK, Mesleki aidiyet ve psikolojik dayanıklılık ölçeklerine katılma düzeylerinin, araştırmaya katılanların demografik özellikleri açısından farklılıklarını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey ve LSD testleri uygulanmıştır. Katılımcıların İYK, Mesleki aidiyet ve psikolojik dayanıklılık ölçeklerine arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye'deki itfaiye teşkilatı çalışanlarını kapsamaktadır. Elazığ ve Malatya Belediyelerine bağlı 2023 yılı personel sayısı toplam 600 kişidir. Araştırmanın evrenini kişi içerisinden %95 güven aralığı ve %10 hata payı ile şu formül kullanılarak 378 kişi çalışmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Çalışma verileri normal dağılım göstermiştir. Çalışanların İş yaşam ölçeği düzeyi ile psiklojik dayanaklığı algıları arasında pozitif yönde, zayıf kuvvette istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki mevcuttur. Buna göre çalışanların iş yaşam düzeyleri arttığında, psikolojik dayanaklılık düzeyleri de artmaktadır. Çalışanların İş yaşam ölçeği düzeyi ile mesleki aidiyet düzeyleri algıları arasında pozitif yönde, orta kuvvette istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki mevcuttur. Buna göre çalışanların iş yaşam düzeyleri arttığında, mesleki aidiyet düzeyleri de artmaktadır. Çalışanların mesleki aidiyetleri ölçeği düzeyi ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Çalışanların iş yaşam kalitesi algıları, pisikolojik dayanıkllık ait toplam varyansın yaklaşık %3,6'ini açıkladığı görülmektedir. Psikoljik dayanıkllık iş yaşam kalitesi üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu gözlenmektedir. Çalışanların iş yaşam kalitesi algıları, mesleki aidiyete ait toplam varyansın yaklaşık %44,3'ini açıkladığı görülmektedir. Mesleki aidiyet iş yaşam kalitesi üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğu gözlenmektedir.

Murat Dolu
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem sonrası Malatya'da kadın girişimciliğinin mevcut durumunun incelenmesi

Doğal afetler, özellikle depremler, insanlık için en büyük tehditlerden biridir. Özellikle depremler, üretim süreçlerinin durması, altyapının zarar görmesi ve işsizlik oranlarının artması gibi nedenlerle ekonomik büyümeyi olumsuz etkiler. Afetlerin ardından iyileşme sürecinde kadın girişimciler, yenilikçi yaklaşımlarıyla, yeni iş olanakları oluşturarak ve toplulukları yeniden bir araya getirerek kritik bir rol üstlenirler. Türkiye'de yaşanan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremler, büyük bir can kaybına ve yaygın hasara neden olmuştur. Bu bağlamda, özellikle depremden etkilenen bölgelerde yaratıcı ve yenilikçi kadın girişimciliğinin desteklenmesi, afetin yarattığı olumsuz sonuçların hafifletilmesinde önemli katkılar sağlayacaktır. Bu açıdan çalışmanın amacı doğal afetlerin etkilerinin 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezinde yaşanan iki büyük depremin Malatya'da firma sahibi kadın girişimcilerin, depremden sonraki mevcut durumları incelenerek, girişimci faaliyetleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi ve kadınların karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm önerileri sunularak bu durumun araştırılması amaçlanmıştır. Malatya'da firma sahibi kadın girişimcilerin depremden sonraki mevcut durumları incelenerek depremden etkilenen girişimci kadınların karşılaştıkları zorlukların araştırılması amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak mülakat yöntemi ve ses kaydı yapılmıştır. Bu çalışmadaki mülakatlar, katılımcı kadınların uygunluğu gözetilerek, iş yerlerinde ve mesai saatleri içerisinde planlanmıştır. Kadınların mahremiyetine özen gösterilerek, görüşmeler yalnızca katılımcı ve araştırmacı eşliğinde yapılmıştır. Mülakatlar sırasında katılımcıların onayı alınarak ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Bu yöntem hem zaman tasarrufu sağlamış hem de görüşmecilerin duygusal ifadelerinin daha iyi analiz edilmesine olanak tanımıştır. Veri toplama süreci Aralık 2023 ile Temmuz 2024 arasında tamamlanmıştır. Mülakat süreleri 40 ile 75 dakika arasında değişmektedir. Mülakata verilen cevaplara ek olarak araştırmacı işletme sahibinin ve iş yeri durumunu gözlemleyerek bilgilerde tutarlılık sağlamaya çalışılmıştır. Mülakatların tamamlanmasının ardından elde edilen veriler, kelimesi kelimesine yazıya dökülmüştür. Daha sonra bu metinler, araştırmacı ve alanında uzman bir akademisyen tarafından okunarak kodlanmıştır. Her bir araştırmacı, soruların içeriğini ayrı ayrı analiz etmiştir.

Dış ticaretUluslararası girişimcilikUluslararası ticaret+1
Ayşe Gül Bettemir
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00