
50
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkiye'de en çok ziyaret edilen müzelerin erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmesi
Toplumdaki her birey, turizm faaliyetlerine katılma ve turizm aktivitelerine, tesislerine, hizmetlerine ve turistik destinasyonlara erişim konusunda eşit şartlara sahip olmalıdır. Bu açıdan, turizmin ana bileşenlerinden birini oluşturan müzelerin erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, müzelerin daha erişilebilir olmalarına katkı sağlamak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olan ve 2022 yılında en çok ziyaret edilmiş olan ilk on müze, bilgilendirme, iletişim, dış çevre ve müze girişi, iç mekanda yatay ve dikey hareket, iç mekandaki imkanlar, müze görevlileri, erişilebilir ve interaktif uygulamalar olmak üzere yedi kategori altında gruplandırılmış elli adet gösterge çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden dokuman analizi ve gözlem yöntemleri kullanarak, erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında başvurulan göstergeler oluşturulurken, engelli bireyler dahil olmak üzere bireyler arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm ürünlerin ve çevrelerin herkes tarafından kullanılmasına olanak sağlamak üzere oluşturulmuş Evrensel Tasarım İlkeleri (Connell vd., 1997) ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından hazırlanan Herkes için Erişilebilir Turizm Kitapçığı'nda (2015: 187-200) ortaya konmuş önerilerden yola çıkılmıştır. Araştırma kapsamındaki müzelerin erişilebilirlik yönünden sistematik bir şekilde değerlendirilebilmeleri için beş erişilebilirlik düzeyi belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, müzelerin genel olarak "Orta Düzeyde Erişilebilir" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müzelerin erişilebilir olmalarına katkı sağlanması ve engelli bireylerin müzecilik faaliyetlerine katılımının desteklenmesi açısından, ulaşılan erişilebilirlik düzeyinin arttırılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Farklı gezi türlerine göre turist rehberlerinin rollerinin misafir yorumları üzerinden değerlendirilmesi
Turist rehberleri, turizm sektörünün gelişmesinde önemli bir işleve sahiptir. Aynı zamanda turist rehberleri, turistler ile en sık etkileşim kuran kişiler olarak görülmektedir. Bunun yanında, yaptıkları mesleğin gerekliliği olarak turistler ile bir arada iken çeşitli roller üstlenmektedirler. Üstlendikleri her rol ise turların türüne ve turistik bölgeye göre değişiklik göstermektedir. Söz konusu rollerin belirlenmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve mevcut turist rehberliği eğitiminin geliştirilmesi bakımından önem arz etmektedir. Buradan hareketle, yapılan bu araştırmada turist rehberlerinin farklı turizm turlarında üstlendikleri rolleri değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, özellikle Avrupa şehirlerinde farklı turlar ve rehberler ile hizmet sunan bir çevrimiçi seyahat işletmesi olan Withlocals'da yer alan Avrupa'da en çok ziyaret edilen şehirler arasında bulunan on şehir ve beş farklı tur türüne ilişkin (aile, alışveriş, gastronomi, şehir ve müze) çevrimiçi 2450 yorum incelenmiştir. Turlar belirlenirken birden fazla rehberin hizmet verdiği turlar tercih edilmiştir. Turist rehberlerinin bu turlarda hangi rolleri üstlendiklerini belirlemek için nitel araştırma desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni yöntemi benimsenmiştir. Verilerin toplanmasında doküman incelemesi, verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Turistler açısından turist rehberinin bilgi verici ve ev sahibi rolünün en önemli roller olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın sonucunda turist rehberlerinin rollerinin turlara göre değişiklik gösterdiği görülmüştür. Çalışmanın önemli bir sonucu olarak tavsiye verici rol ve uzman rolü olmak üzere iki yeni rol daha tanımlanmıştır. Yeni tanımlanan bu rollerin turistlerin gezi deneyimlerinde ve memnuniyetlerinde önemli bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Çalışma sonucunda ortaya konan rollerin, rehberlik eğitiminde kullanılması ile birlikte turist rehberlerinin niteliklerinin artacağı düşünülmektedir.
Mesleki aidiyet ve kariyer bağlılığının mesleki tükenmişlik sendromu üzerine etkisi: Turist rehberleri üzerine bir araştırma
Turist rehberleri, turizm sektöründe hizmet veren tura katılan yerli ve yabancı turistlere uygun dilde doğru bilgiler ileten ve eşlik eden, belirli bir destinasyonun tarihi ve kültürel değerlerini tanıtıp sevdiren, somut ve somut olmayan mirası koruyan, ziyaretçi ve yerel halk arasında bir köprü görevi gören önemli kişiler arasında yer almaktadır. Turist rehberlerinin görevlerini etkili şekilde yerine getirebilmeleri, mesleklerine olan aidiyet seviyelerinin ve kariyer bağlılıklarının yüksek, mesleki tükenmişlik seviyelerinin ise düşük olmasına bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de görev yapan eylemli turist rehberlerinin mesleki aidiyet ve kariyer bağlılıklarının mesleki tükenmişlik üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma kapsamında basit tesadüfi örneklem yöntemi ile Ankara Turist Rehberleri Odası'na kayıtlı eylemli rehberlere ulaşılmış ve 207 rehberden geri dönüş sağlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak yapılan anket tekniği Google formlar üzerinden oluşturup Instagram uygulaması üzerinden linki paylaşılmıştır. Anket uygulaması ile elde edilen verilerin analizinde ilk olarak araştırmada kullanılan her bir ölçek için geçerlilik ve güvenilirlik analizleri gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı analizler sonuncunda ise katılımcıların kariyer bağlılıklarının yüksek, tükenmişlik düzeylerinin düşük olduğu saptanmıştır. Diğer yandan, araştırmanın iki temel hipotezi de kabul edilmiş ve mesleki aidiyet duygusunun kariyer bağlılığına oranla mesleki tükenmişlik sendromu üzerinde daha fazla etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Araştırma örneklemi ile sınırlı olması koşuluyla, her iki değişken de mesleki tükenmişlik sendromunun azalmasına olumlu katkı yapan önemli unsurlardır. Bununla birlikte rehberlik alanında mesleki aidiyet, kariyer bağlılığı ve mesleki tükenmişlik üzerine çalışma bulunmaması sebebiyle mevcut araştırmanın turist rehberliği alanında yapılacak sonraki akademik çalışmalara öncü olması ve katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Mesleki aidiyet, Kariyer bağlılığı, Mesleki tükenmişlik sendromu
Turist rehberlerinde rekreasyonel faaliyetlerin ve öznel iyi oluşun hizmet performansına etkisi üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, turist rehberlerinde rekreasyonel faaliyetlerin ve öznel iyi oluşun hizmet performansı üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın temel değişkenlerini oluşturan kavramlarla ilgili hem ulusal hem de uluslararası literatür taraması yapılarak kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Uygulama aşamasında veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmanın evreni, aktif olarak Türkiye'de çalışan 10.403 turist rehberlerinden oluşmaktadır. Zaman ve maliyet kısıtları nedeniyle evrenin tamamına ulaşılamamış ve bu nedenle örneklem alma yoluna gidilmiştir. Bu çerçevede, 447 turist rehberine ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan turist rehberlerinin anket sorularına verdikleri yanıtların analizinde: Faktör analizi, güvenirlik analizi, yüzde ve frekans analizleri, t testi, varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları, turist rehberlerinde rekreasyonel faaliyetlerin ve öznel iyi oluşun hizmet performansı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermektedir. Korelasyon analizleri, rekreasyonel faaliyetler ile öznel iyi oluş ve hizmet performansı arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Regresyon analizleri ise rekreasyonel faaliyetlerin, öznel iyi oluş ve hizmet performansı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğunu doğrulamıştır. Rekreasyonel faaliyetler ile hizmet performansı arasında pozitif, zayıf ve anlamlı bir ilişki (r=0,213; p=0,000) saptanmıştır. Ayrıca, öznel iyi oluş ile hizmet performansı arasında pozitif, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki (r=0,404; p=0,000) bulunmuştur. Son olarak rekreatif faaliyetler ile öznel iyi oluş arasında pozitif yönde, zayıf ve anlamlı bir ilişki (r=0,260; p=0,000) olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Rekreasyonel faaliyetler, öznel iyi oluş, hizmet performansı, turist rehberi
Turist rehberliğinde bilgi kaynağı olarak ChatGPT'nin rolü: Tur tasarımı üzerine bir araştırma
Farklı alan ve mekanlarda turistler ile doğrudan iletişim ve etkileşimi içeren turist rehberliği mesleği doğası gereği çok çeşitli bilgilerin belirli bir düzen içerisinde turistin ilgisini çekecek şekilde aktarımını gerekli kılmaktadır. Söz konusu bu gerçeklik ise turist rehberlerinin devamlı olarak bilgi arayan, doğru bilgiye ulaşmaya çalışan kişiler olarak karakterize edilmesine neden olmaktadır. Turist rehberleri mesleklerinin icrası kapsamında ihtiyaç duydukları bu bilgileri görsel basından yazılı basına, eski metinlerden güncel bilgilere kadar farklı farklı kaynaklardan elde edebilmektedirler. Son dönemde bu bilgi kaynaklarına yapay zekâ uygulamalarının eklenmesi de bilgi kaynağının doğru ve etkin kullanımı ile etik hususlara riayet konularının daha fazla ön plana çıkmasını sağlamıştır. Buradan hareketle, bu araştırmada ChatGPT'nin bir bilgi kaynağı olarak kullanım durumunun nitel araştırma yöntemleri ile incelenmesi, tur tasarımında yapay zekâ kullanımı ve yapay zekâ sohbet robotlarının (chatbot) tur tasarımındaki etkinliğinin karşılaştırmalı olarak analiz edilmesi amaçlanmıştır. 20 Eylül 2023–20 Şubat 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen sonuçlar ışığında turist rehberlerinin ChatGPT kaynaklı bilgileri doğrudan anlatım dahil olmak üzere farklı süreçlerde kullandığı, bilginin elde edilmesi sürecindeki hız ve kapsayıcılığın da temel tercih nedeni olduğu saptanmıştır. Araştırmada ayrıca yapay zekâ destekli tur tasarımlarının insan odaklı tasarımlara göre özellikle zaman ve maliyet konusunda önemli avantajlar getirdiği, bununla birlikte deneyim ruhu bağlamında sınırlılıklar olduğu gözlenmiştir. Araştırma bulguları ile hem sektör paydaşlarına hem de literatüre önemli düzeyde katkı sağlandığı öngörülmektedir.
Turist rehberi adaylarında zaman yönetimi ile öz yeterliliğin kariyer beklentisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, turist rehberi adaylarının zaman yönetimi, öz yeterlilik ve kariyer beklentisi düzeylerini belirleyerek, turist rehberi adaylarında zaman yönetimi ile öz yeterliliğin kariyer beklentisine etkisini ortaya koymaktır. Literatürde belirtilen üç değişken arasındaki bir çalışmaya rastlanılmadığından dolayı bu çalışmanın literatüre önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada, araştırmanın değişkenleri olan zaman yönetimi, öz yeterlilik ve kariyer beklentileri kavramlarıyla ilgili yerli ve yabancı literatür taraması yapılarak kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Uygulama aşamasında, veri toplama için anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de turizm rehberliği bölümünde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Ancak evreninin tamamına zaman,maliyet gibi kısıtlamalar nedeniyle ulaşmak mümkün olmadığından dolayı örneklem alma yoluna gidilmiştir. Bu kapsamda, AKÜ (Afyon Kocatepe Üniversitesi), BAİBÜ (Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi), ve ISUBÜ (Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi)'nde turizm rehberliği bölümünde eğitim-öğretim gören 330 turist rehberi adayından veri toplanmıştır. Ankete katılan turist rehberi adaylarının demografik ve bazı bireysel özelliklerine ilişkin verilerin tespiti yüzde ve frekans tekniği ile yapılmıştır. Ayrıca, turist rehberi adaylarının zaman yönetimi, öz yeterlilik ve kariyer beklentisi düzeylerine belirlenmesine ilişkin ölçekte yer alan ifadelerin analizlerinin tespiti ise yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanarak bulunmuştur. Güvenilirlik analizi kapsamında Cronbach's Alpha değeri hesaplanmıştır. Geçerlilik analizi kapsamında faktör analizi yapılmıştır. Bunlara ek olarak, t testi, varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular sonucunda, tartışma, sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Tartışma, sonuç ve öneri kısmında araştırmadan elde edilen bulgular özetlenerek, ilgili kişi, kurum ve kuruluşlara önerilerde bulunulmuştur.
Sağlık konulu mitlerin turist rehberlerinde kullanımı ve uzmanlaşmaya etkisi
Bu araştırmada, sağlık konulu mitlerin turist rehberliği sürecine entegrasyonu ve rehberlerin mesleki uzmanlaşmalarına etkisi incelenmiştir. Sağlık mitleri, tarihsel süreçte kültürel hafızanın oluşumuna katkıda bulunmuş ve günümüzde turizm deneyimlerini şekillendiren önemli unsurlardan biri hâline gelmiştir. Mitolojik anlatılar, hem kültürel mirasın aktarılmasında hem de destinasyonların çekiciliğinin artırılmasında işlevsel bir araç olarak öne çıkmaktadır. Rehberlerin mitleri anlatımlarına dâhil etmeleri, turistlerin ilgisini artırmakta ve hikâye anlatıcılığı becerilerinin gelişimini desteklemektedir. Ayrıca, turist memnuniyetinin rehberlerin anlatım yeterliliğiyle yakından ilişkili olduğu rehber görüşmelerinde ifade edilmiştir. Araştırmanın temel amacı, sağlık konulu mitlerin rehberli turlarda hangi biçimde kullanıldığını, rehberlerin mesleki gelişimine olan katkılarını ve mit anlatımında yaşanan güçlükleri belirlemektir. Ayrıca, mitolojik bilginin rehberlerin mesleki kimlik algısını nasıl şekillendirdiği de çalışmanın inceleme alanına dâhil edilmiştir. Bu kapsamda, nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve fenomenolojik araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Türkiye'nin farklı bölgelerinde sağlık temalı turlarda görev yapan deneyimli turist rehberleri oluşturmaktadır. Katılımcılarla derinlemesine görüşmeler yapılmış; elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle sistematik biçimde değerlendirilmiş ve tematik kategoriler oluşturulmuştur. Verilerin analiz sürecinde katılımcı ifadelerinin özgünlüğü korunarak temalar yapılandırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, sağlık konulu mitlerin destinasyon cazibesini artırdığı ve turistlerle etkileşimin güçlendiğinin rehberler tarafından ifade edildiği görülmüştür. Ancak pek çok rehberin mitoloji eğitimi eksikliği nedeniyle anlatımda güçlük yaşadığı belirlenmiştir. Katılımcılar, mitolojik anlatıların turist ilgisini artırdığını, tur programına katma değer sağladığını ve mesleki motivasyonu güçlendirdiğini dile getirmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, turist rehberlerinin mitoloji bilgileri ve hikâye anlatıcılığı becerilerini geliştirmeye yönelik eğitim programlarının oluşturulması önerilmektedir. Ayrıca, sağlık temalı mitlerin destinasyon pazarlama stratejilerinde daha sistematik biçimde kullanılmasının sağlık turizminin gelişimine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Araştırmanın, literatüre katkı sunması ve uygulayıcılara yol gösterici bulgular sağlaması beklenmektedir.
Gemlik kitap limanı "sözcüklerin rotası" edebiyat festivali katılımcılarının festivale dair kalite ve değer algıları
Festivaller, insanların aileleriyle, arkadaşlarıyla ya da tek başına normal zamanlarda kullanıldıkları konseptten farklı ve özel olarak dizayn edilen mekânlarda kaliteli zaman geçirmeleri için düzenlenen etkinliklerdir. Edebiyat festivalleri ise düzenlenen etkinliklere edebi kültürün eklenmesiyle ortaya çıkan etkinlikler bütünüdür. Literatürde diğer festival türlerine yönelik birçok çalışma bulunmaktadır. Ancak bu çalışma edebiyat festivallerine yönelik ilk çalışmalardandır. Çalışmanın amaçlarından bir tanesi literatürdeki bu boşluğu doldurmaktır. Ayrıca festivallerin düzenlenmesi kadar katılımcılar için kalite ve değer atfetmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, bu araştırma Gemlik Kitap Limanı "Sözcüklerin Rotası" adlı edebiyat festivali katılımcılarına, onların edebiyat festivallerine dair görüşlerine, taleplerine, kalite ve değer algılarına ulaşmayı da amaçlamaktadır. Festivallere ait çalışmalar incelenmiş olup Yoon'un (2010) festivallerin kalite ve değeri üzerine gerçekleştirdiği çalışmanın anketinden esinlenilerek 8 soruluk yarı-yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşme formları festival alanında 20 gönüllü katılımcıya uygulanmış ve görüşme kayıtları alınmıştır. Formdaki sorular 3 temel araştırma sorusunu cevaplamak üzere tasarlanmıştır. 1. Edebiyat festivali katılımcılarının festivale katılma motivasyonları nelerdir? 2. Edebiyat festivali katılımcılarının bu festivallere atfettikleri kalite ve değer algıları nelerdir? 3. Edebiyat festivali katılımcılarının festivalde aldıkları doyum ve festival sadakati arasında bir ilişki var mıdır? İlk araştırma sorusunun cevabı olarak; katılımcıların katılım motivasyonlarının çeşitlilik içerdiği ortaya çıkmıştır. İkinci araştırma sorusu olan edebiyat festivali katılımcılarının kalite ve değer algıları; katılımcılar tarafından festivalin programı ve program akışı, festivalde hatıralık eşya bulundurulması değerli bulunurken yiyecek-içecek bulundurulması yönünde katılımcı görüşleri 2'ye ayrılmıştır. Bir grup katılımcı yiyecek ve içeceği edebiyat festivalleri için uygun bulmazken bir diğer grup uygun hatta gerekli bulmuştur. Katılımcıların çoğunluğu festivallerin daha kaliteli hale gelmesi için 3 talepte bulunmuşlardır; gelecek festivallere daha fazla yazar ve yayınevi davet edilmesi, çocuk etkinliklerine ve etkinlik alanına daha çok yer verilmesi ve festivalde satılan ürünlerin daha uygun fiyatlı olması. Araştırmanın üçüncü sorusu olan edebiyat festivalinden alınan doyum ve festival sadakati arasındaki ilişkiye bakıldığında 15 katılımcı yeterince doyum aldığını ve ileri festivallere kesin bir dille katılacağını ifade ederken 5 katılımcı yeterince doyum alamadığını ancak kesinlik ibaresini kullanmadan ileride yapılacak olan edebiyat festivallerine katılım göstereceğini belirtmiştir.
Turizm ve yabancı dil bağlamında hazırlanan akademik yayınların sistematik literatür analizi
Hızla ilerleyen iletişim ve teknoloji çağında yabancı dil bilgi ve becerisinin son derece önemli bir yeri vardır. Kültürlerarası iletişime olanak sağlayan yabancı dil becerisi neredeyse her alanda ve sektörde önem kazanmıştır. Bunlardan biri de turizm sektörüdür. Turizm ve dil becerisi birbirinden kopmaz iki unsurdur. Çünkü turizmi ön plana çıkaran hizmet kalitesi dil becerisi ile doğrudan ilişkilidir. Ülkemizi ziyaret eden turistlerle sağlıklı bir iletişim kurmak, ülkemizin kültürel mirasını iyi bir şekilde tanıtmak ve bu vesileyle turist memnuniyetini en yüksek seviyede tutmak dil becerisiyle mümkündür. Turizm ile yabancı dil becerisi arasındaki bu bağlantıdan ötürü, turizm fakülte ve yüksekokullarında verilen yabancı dil eğitimi son derece önem kazanmaktadır. Bundan dolayı turizm odaklı yabancı dil eğitimine dair geçmişten günümüze kadar birçok akademisyen tarafından çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu bağlamda, çalışmamızın amacı yabancı dil ve turizm konusunda 2000 yılından günümüze kadar yapılmış akademik çalışmaların sistematik literatür analizini yapmaktır. Böylelikle bu kapsamda yapılan çalışmaların yıllara, konularına, başlık bilgisine, yazar bilgisine ve elde edilen sonuçlara göre oranları ele alınmış, sonuç olarak bu çalışmaların akademiye ve sektöre kazandırdıkları irdelenmiştir. Anahtar sözcüklerin Google Akademik, DergiPark ve Ulusal Tez Merkezi'nde taranması sonucu 35 adet makale, 13 adet tez, 2 adet bildiri, 1 adet doktora tezi, 1 adet uzmanlık tezi ve 1 adet kitap bölümü olmak üzere toplam 53 akademik çalışmaya ulaşılmış ve bu çalışmalar sistematik literatür analizi yöntemi uygulanarak analiz edilmiş, PRISMA akış şeması kullanılarak raporlanmıştır. Çalışmanın sonucunda turizm ve yabancı dil bağlamına yönelik yapılan araştırmaların son yıllarda artış gösterdiği, çoğunlukla makale şeklinde çalışmalara yer verildiği, en fazla araştırmaya konu olan dillerin İngilizce ve Almanca olduğu ve en çok üniversite öğrencileri ile çalışmaların yapıldığı tespit edilmiştir.
Yoga turistlerinin destinasyon tercihlerini etkileyen faktörler
Günlük yaşamdaki baskı ve strese karşı rahatlatıcı bir uygulama olarak görülen yoga, zamanla pek çok kişinin hayatında yer edinmiştir. Yoganın Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde yaygınlaşması, yoga ile ilişkili seyahatlerin de artmasına yol açmış; yoga kampları, yoga festivalleri, yoga inzivaları ve yoga eğitimleri için yapılan seyahatler "yoga turizmi" kavramını ortaya çıkarmıştır. Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan yoga turizmi ile ilgili yapılmış araştırmalar olsa da çalışma sayısının yeterli olmaktan uzak olduğu görülmüştür. Bu çalışma, temelde yoga turistlerinin destinasyon tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra yoga turistlerinin katılacakları yoga kampı veya yoga festivali seçimlerini belirleyen ve onları yoga turizmine katılmaya teşvik eden etmenleri ortaya çıkarmak, bu süreçte kullandıkları bilgi kaynaklarını belirlemek ve katıldıkları kamp veya festival sürecinde yaşadıkları olumlu veya olumsuz deneyimlerini anlamak gibi alt amaçlara sahiptir. Nitel yöntemlerle yürütülen çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak en az bir kere yoga kampına veya yoga festivaline katılmış olan yoga uygulayıcılarıyla görüşülmüş; elde edilen veriler kodlamalar yapılarak analiz edilmiş ve alıntılarla birlikte rapor edilmiştir. Çalışma sonucunda, yoga turistlerinin destinasyon seçimlerini etkileyen faktörler; coğrafi nitelikler, destinasyon imajı, ulaşım faktörleri, konaklama tesisi tipi ve konaklama tesisi nitelikleri olarak belirlenmiştir. Yoga turistleri doğayla iç içe; deniz, göl, akarsu gibi su kaynaklarına yakın; dağlık, ağaçlık; sessiz, sakin; yerleşim yerlerine uzak ve kolay ulaşılabilir destinasyonları tercih etmektedir. Ayrıca yogaya uygun beslenme, sürdürülebilirlik ve temizlik gibi faktörlerin de yoga turistlerinin destinasyon seçimlerinde etkili olduğu saptanmıştır.
Gastronomik kimliğin sürdürülebilir turizm üzerindeki etkilerinin paydaş algıları kapsamında araştırılması
Bölgesel bir kimlikle sunulan gastronomi deneyiminin kalitesi, bölgelerin benzersiz ürünleri ve özelliklerinden oluşmaktadır. Gastronomik kimlik, kültürel, coğrafi, ekolojik yönler ile ekonomik koşullar ve tarihsel desenler bakımından farklılıklar gösteren ve taklit edilmesi mümkün olmayan bölgeye özgü özellikleri ifade etmektedir. Sözü edilen özellikler değerlendirildiğinde, gastronominin bölgenin kültürel kimliğini, geleneklerini ve yaşam tarzını ortaya koyarak gidilen bölgenin çekiciliğini arttıran, bölgeye rekabet avantajı sağlayarak yerel ekonomiyi güçlendiren, doğal kaynakları koruyan bir turizm çeşidi olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, destinasyonların çevresel, sosyal ve ekonomik alanda gelişmesine önemli katkılarda bulunan ve önemli bir seyahat güdüsü olan gastronominin korunması, geliştirilmesi ve devamlılığının sağlanması adına bölgesel gastronomik unsurlarının ya da gastronomik kimliğin sürdürülebilirlik anlayışı içerisinde ele alınması önemli olmaktadır. Bu çalışmanın amacı paydaş algıları kapsamında gastronomik kimliğin sürdürülebilir turizme olan etkisini araştırmaktır. Bu bağlamda bu çalışmada araştırmanın evrenini oluşturan Batman ilinde yer alan turizm paydaşlarının gastronomik kimlik algısının sürdürülebilir turizm ve alt boyutları (ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel) üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın modelini ve hipotezlerini test etmeden önce, araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerliliğini ortaya koymak amacıyla, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Geçerlilik sağlandıktan sonra, hipotezlerin testi için yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde gastronomik kimlik bileşenlerinden gastronomik kültürün sürdürülebilir turizmin ekonomik ve sosyo-kültürel boyutları üzerine anlamlı bir etkisi belirlenememişken, çevresel boyutu üzerine (H1c: ß= 0,156, p=0,000), anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yiyecek kalitesinin sürdürülebilir turizmin ekonomik boyutu üzerine (H1d: ß= 0,218, p=0,000) ve çevresel boyutu üzerine (H1f: ß= 0,218, p=0,000) anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilirken, sosyo-kültürel boyut üzerine anlamlı bir etkisi saptanamamıştır. Restoranlar /Yemek Yerlerinin sürdürülebilir turizmin sosyo-kültürel boyutu üzerine (H1h: ß= 0,218, p=0,000) anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilirken, ekonomik ve çevresel boyutları üzerine anlamlı bir etkiye rastlanmamıştır. Gastronomi etkinliklerinin sürdürülebilir turizmin ekonomik (H1i: ß= 0,661, p=0,000) ve çevresel (H1k: ß= 0,482, p=0,000) boyutları üzerine anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilirken, sosyo-kültürel boyutu üzerine anlamlı bir etkisi ortaya çıkmamıştır. Bununla birlikte araştırma kapsamında paydaş türüne göre herhangi bir farklılık ortaya çıkmamışken, ilgili paydaşlardan yerel yönetimlerin gastronomik kimlik ve sürdürülebilir turizme katılım düzeyleri daha yüksek, sivil toplum kuruluşlarının ise daha düşük çıkmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulguların Batman'da gastronomi turizminde sürdürülebilir gelişimin sağlanması açısından hem yönetişim olgusuna hem de bölgesel turizm plan ve politikalarına dikkat çekmesi bakımından önemlidir
Tek başına seyahat eden Avrupalı ve Asyalı kadınların seyahat risk algıları ve davranışsal niyetleri
Bu çalışma, tek başına seyahat eden Avrupalı ve Asyalı kadınların seyahat risk algıları, memnuniyetleri ve davranışsal niyetlerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada, kadınların tek başına seyahat ederken karşılaştıkları riskler, bu risklerin memnuniyet üzerindeki etkileri ve gelecekteki seyahat niyetlerini nasıl şekillendirdiği üzerine odaklanılmaktadır. Araştırma; destinasyona özgü, cinsiyete dayalı ve psikososyal risk algıları olmak üzere üç boyutlu bir risk algısı ölçeği kullanarak, bu faktörlerin kadınların seyahatleri üzerindeki etkilerini analiz etmektedir. Ayrıca, kadınların tek başına seyahat etmekten duydukları memnuniyetin, gelecekte benzer seyahatleri tekrar gerçekleştirme niyetleri üzerindeki etkisini de incelemektedir. Bu çalışma, tek başına seyahat eden kadınların ihtiyaçlarına ve beklentilerine daha duyarlı hizmetler geliştirmek için turizm endüstrisinin ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca bu çalışmada, Avrupa ve Asya arasındaki kültürel farklılıkların tek başına seyahat eden kadınların risk algıları, memnuniyetleri ve davranışsal niyetleri üzerindeki etkileri karşılaştırılmaktadır. Çalışma, aynı zamanda kadınların seyahat esnasında maruz kaldıkları cinsiyet temelli ayrımı ele alarak, her birey için daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir seyahat deneyimi yaratılabilmesi için farkındalığı artırmayı amaçlamaktadır. Son olarak, çalışmanın bulguları doğrultusunda, tek başına seyahat eden Avrupalı ve Asyalı kadınlar için seyahat deneyimlerini iyileştirmeye yönelik öneriler geliştirilmektedir.
Turist rehberi performansının açık hava müze ziyaretçilerinin deneyimlerine etkisi
Açık hava müzeleri, tarihî ve kültürel mirasın sergilendiği önemli turist deneyim alanlarıdır. Turist rehberlerinin performansı, bu müzelerdeki ziyaretçi deneyimlerinin kalitesini etkileyen önemli bir faktördür. Dolayısıyla, açık hava müzelerindeki rehber performansını anlamak, hem bu müzelerin ziyaretçi deneyimlerini iyileştirmek hem de turizm sektörünün bu önemli alanını geliştirmek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, turist rehberi performansının açık hava müze ziyaretçilerinin deneyimleri üzerindeki etkisini belirlemektedir. Bu amaç doğrultusunda, Mart 2024-Mayıs 2024 tarihleri arasında turist rehberi eşlikli açık hava müzesi ziyaret eden ve araştırmaya katılmayı kabul eden 403 katılımcıdan anket tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 25 (Statical Package for the Social Science) ve Lisrel paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda turist rehberi performansının açık hava müze ziyaretçilerinin deneyimleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir etkisi olduğu tespit edilmiş, turist rehberi performansının kişilik ve yetenekler boyutunun, eğitim, eğlence, kaçış ve estetik deneyimi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Kişisel temsil boyutunda ise eğitim, eğlence ve estetik boyutlarında turist rehberi performansının etkili olduğunu fakat kaçış boyutu üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu sonuçlar ışığında turizm paydaşlarına ve araştırmacılara yönelik öneriler sıralanmıştır.
İnanç turizmi kapsamında Rusça hacnamelerde İstanbul
İnsanların seyahatleri boyunca kaleme aldıkları yazılardan meydana gelen seyahatnameler günümüzde önemli bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmektedir. Rusların 988 yılında Ortodoks Hristiyanlığı kabul etmesiyle birlikte, kutsal topraklar olarak kabul edilen mekânlara hac seyahatleri yapılmaya başlanmıştır. Rus yazar Y. N. Trubetskoy'un deyimiyle "Rusların atalarının vaftiz edildiği Aya Sofya'nın bulunduğu kutsal şehir" olarak Rusların ruhani dünyasında ayrı bir öneme sahip olan İstanbul ya da Rusların adlandırmasıyla "Çargrad" (Çarların Kenti) bu hac seyahatlerinin önemli bir durağı olmuştur. XI. yüzyıldan XIV. yüzyıla kadar hacca giden Rus seyyahların tuttukları notlar, Eski Rus edebiyatında hojdeniye (hacname) olarak adlandırılmıştır. Hacnameler üç yüzyıl boyunca Rus gezi notları türünün tek örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmada İstanbul'a gelen Rus Ortodoks hacıların yazdıkları hacnamelerde, kutsal mekânlar, kutsal emanetler, kutsal mekânların mimari özellikleri ve haklarında yazılan efsaneler, döneme ait toplumsal, kültürel ve siyasi yapı gibi unsurlar araştırılarak inanç turizmine yönelik hizmet veren turist rehberlerinin anlatımlarının zenginleştirilmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu amaçla 1200-1389 yılları arasında Rusça yazılmış dört hacname temel veri kaynağı olarak seçilmiştir. Hacnameler araştırmacı tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Nitel yöntemin benimsendiği araştırmada çevirisi yapılan metinler, Maxqda'ya aktarılarak kodlar çıkarılmıştır. Elde edilen veriler tümevarımsal tematik analize tabi tutulmuş ve "Dinî unsurlar", "Tarihî unsurlar", "Sanatsal unsurlar", şeklinde üç tema altında dokuz ana kategori tespit edilmiştir. Hacnamelerden elde edilen bilgilerin, İstanbul'a inanç turizmi amacıyla gelen turistlere yönelik turlarda, turist rehberlerinin anlatımlarına farklılık ve zenginlik katacağı düşünülmektedir.
Turist rehberlerinin sürdürülebilir turizmdeki rolleri
Sürekli değişen ve gelişen dünyada turizmin gelecek kuşaklara aktarılması, kaynakların en verimli şekilde kullanılması, doğal alanların tahribatının en aza indirilmesi, turizmde sürdürülebilirliğin sağlanması için turizm sektörünün paydaşlarından turist rehberlerine önemli görevler düşmektedir. Buradan yola çıkarak bu araştırmanın amacı, sürdürülebilir turizmin sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel boyutlarına yönelik turist rehberlerinin turlarda yaptığı uygulamaları, sürdürülebilir turizme ilişkin farkındalıklarını, algılarını incelemek ve sürdürülebilir turizm uygulamalarına yönelik yapabileceklerine dair önerilerini tespit etmektir. Araştırma verileri, toplam 26 kişiden oluşan gönüllü katılımcılardan 05 Mart- 16 Nisan 2024 tarihleri arasında Google Formlar'da oluşturulan e-görüşme formu aracılılığıyla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler MAXQDA 2024 programı kullanılarak tematik analiz tekniği ile incelenmiştir. Çalışmada turist rehberlerinin sürdürülebilir turizme ilişkin üstlendikleri rol "eğitici/öğretici rolü" olarak tespit edilmiştir. Turlarda sürdürülebilirliğin sosyo-kültürel boyutuna ilişkin üstlendikleri rol "çevre koruyucu/ koruyucu rolü", ekonomik boyutuna ilişkin üstlenilen rol, "ekonomiyi teşvik edici rolü", çevresel boyutuna ilişkin üstlenilen rol "çevre koruyucu/koruyucu rolü" olarak belirlenmiştir. Turist rehberlerinin sürdürülebilir turizm uygulamalarına yönelik öneriler ise çevrim içi veya uygulamalı "seminerler" düzenlenmesi olmuştur. Araştırma sonuçlarına dayanarak akademiye ve sektöre yönelik öneriler sunulmuştur.
Etnik kültürel mirasın turizm potansiyeli Süryani köyleri örneği
Son yıllarda kültür turizmi, küresel ölçekte olduğu kadar Türkiye özelinde de önemli bir ivme kazanarak turizm politikalarının yeniden şekillenmesinde belirleyici bir rol üstlenmiştir. Tüketim odaklı tatil anlayışından ziyade tarihi, sanatsal ve kültürel miras unsurlarını deneyimleme arzusunun artması, kültür turizminin gelişmesine sebep olmuştur. Türkiye'de kültür turizmi son yıllarda Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere kayda değer bir gelişim göstermiştir. Bu çalışmada da Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Süryani köylerinin etnik kültürel miras ögelerinin turizm potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Mardin'in Midyat ve Nusaybin ilçeleri ile Şırnak'ın İdil ilçesindeki 11 Süryani köyünden 9'u ziyaret edilmiş, yüz yüze veya telefon aracılığıyla 10 Süryani katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilere tematik analiz uygulanmış ve dört ana tema belirlenmiştir. Bunlar; Köylerin demografik bilgileri, Gelenekler, Yerel kültürel değerler ve Köylerin turistik potansiyelidir. Araştırma sonucunda; Süryanilerin kendi dillerini konuştukları ve çocuklarına öğrettikleri, düğün, bayram, cenaze ve yeme-içme geleneklerini yaşattıkları, mevcut dini yapıların ziyaret edilebilir durumda olduğu, yerel halkın turizme olumlu yaklaştığı, ancak yöresel giysi ve el sanatlarının yok olmaya yüz tuttuğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçları Süryani köylerindeki etnik kültürel mirasın turistik ürün olarak değerlendirilerek bölgede farklı bir kültür rotası oluşturulabileceğini göstermektedir. Araştırmanın hem Süryani köylerinin turizm bakımından ele alınması hem de Güney Doğu Anadolu bölgesine gerçekleştirilen turlara bir alternatif önermesi bakımından seyahat acentalarına, turist rehberlerine ve bölgedeki turizm politikaları uygulayıcılarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Katılımcılara dil, inanç, gelenek-görenek, yeme-içme, kültürel değerler ile turizme ve ziyaretçilere bakış açılarının nasıl olduğu soruları yöneltilmiştir.
Kültürel miras bağlamında Alevilik inancı ve Alevi inanç turizm rotasının oluşturulması
Alevi inancı, Anadolu'nun kültürel zenginliği içinde önemli bir yer tutmakta ve pek çok maddi ve manevi kutsal unsur barındırmaktadır. Bu unsurlar, inanç turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip olup, kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önem arz etmektedir. Alevi inanç unsurlarının kültürel miras bağlamında değerlendirilerek inanç turizmi rotalarının geliştirilmesini ve Alevi toplumunun konuya ilişkin görüşlerinin araştırılmasını amaçlayan bu çalışma, kültür mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının yanı sıra toplumsal ve ekonomik katkılar yaratmayı öncelemektedir. Bu yönüyle, alanda özgün ve öncü bir çalışma niteliği taşımaktadır. Araştırma iki aşamalı bir tasarıma sahiptir. İlk aşamada literatür taraması ve Alevi toplumunun kanaat önderleriyle yapılan görüşmeler yoluyla inanç unsurlarının envanteri çıkarılmış ve bu unsurlar coğrafi yakınlıkları dikkate alınarak göre 6 rota üzerinde haritalanmıştır. İkinci aşamada ise, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilen veriler tematik analizi yöntemiyle değerlendirilerek oluşturulan temalar doğrultusunda Alevi toplumunun kendi kültürel miraslarının inanç turizmi bağlamında değerlendirilmesi konusundaki görüşleri analiz edilmiştir. Katılımcı görüşleri Alevi toplumunun turizm ve inanç turizmi konusunda farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu, rotalar geliştirilmesine olumlu yaklaştıkları, bu yolla kültür mirasının korunması ve yeni kuşaklara aktarımın önemine vurgu yaptıkları görülmüştür. Son bölümde paydaşlar için öneriler sunulmuştur.
Covid-19 süreci sonrası değişen seyahat alışkanlıklarına yönelik bir araştırma
Covid-19 virüsü, 2019 yılında ilk kez Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkmıştır. 11 Mart 2020 tarihinde Türkiye'de ilk vaka görülmüş ve bulaş vakalarının hızla yayılması sonrasında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından dünya genelinde pandemi ilan edilmiştir. Covid-19 pandemisi, küresel anlamda ekonomiyi olumsuz etkilerken, dünya genelinde üretim ve tüketim faaliyetlerini sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda ele alındığında turizm sektörü pandemiden olumsuz etkilenen sektörlerin başındadır. Turizm sektörü, krizlerden diğer sektörlere kıyasla daha hızlı etkilenmektedir. Etkilenen turizm hareketleri, farklı turizm davranışlarını da ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada, sosyal, psikolojik ve ekonomik etkileriyle küresel boyutta zararlara neden olan Covid-19 pandemi krizinin turizm sektörü üzerindeki etkileri ve bu etkilerin beraberinde değişen seyahat alışkanlıkları üzerine bir durum çalışması yapılmıştır. Bu araştırma, iki ana katılımcı grubu üzerinde odaklanmıştır: turizm sektöründe çalışanlar ve turistler. Araştırmada veri toplamak amacıyla özel olarak tasarlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Çalışmada katılımcıların pandemi sürecinde yaşadıkları deneyimler ve bu sürecin iş veya tatil alışkanlıkları üzerindeki etkileri dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analizle yorumlanmış ve verilen cevaplar çerçevesinde tablolar oluşturulmuştur. Çalışmadan elde edilen bulguları özetlemek gerekirse, Covid-19 pandemisi, turistlerin daha sakin ve doğayla iç içe destinasyonları tercih etmesine ve hijyen ile sağlıklı yaşam arayışına yönelmelerine yol açmıştır. Bireysel tatil tercihlerinde artış, ekonomik ve doğayla bütünleşik tatil seçeneklerine olan ilgiyi artırmıştır. Pandemi, hijyen, sağlık ve sürdürülebilirlik konularındaki duyarlılığı yükseltmiş, bu da turizm sektörünün gelecekte daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının gerekliliğini göstermiştir. Turistlerin konaklama, gıda, seyahat planlama ve destinasyon tercihleri değişmiş; kalabalık aktivitelerden kaçınılmış ve hijyenik, bireysel tatil seçeneklerine yönelim artmıştır. Pandemi sürecinde turistlerin hijyen ve sağlık güvenliği beklentileri artmış, bu da turizm işletmelerinin hizmetlerini kişiselleştirmesi, hijyen standartlarını yükseltmesi ve doğayla bütünleşik ekonomik tatil seçeneklerine yatırım yapması gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Covid-19, Seyahat Alışkanlıkları, Turizm, Turist Seyahat Motifleri, Pandemide Turizm
Kadın turist rehberlerinin iş-yaşam dengesini etkileyen faktörler üzerine nitel bir araştırma
Ülke tanıtımı açısından misafirlerle birebir etkileşim kuran turist rehberleri sektörün yapıtaşlarındandır. Bu sebeple bu meslek grubunda çalışan kişilerin yaşadıkları mesleki zorlukların tespit edilmesi önemli bir konudur. Bu yüksek lisans tezinin temel amacı kadın turist rehberlerinin iş ve yaşam doyumlarını etkileyen faktörleri belirlemektir. Bu faktörler nitel araştırma yöntemi ile araştırmaya tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, kadınların turist rehberliği mesleğini yapanların genel olarak toplumsal rol ve cinsiyetlerine yönelik ayrışmaya ve haksızlıklara maruz kaldıkları ve iş yaşam dengesini kurmada zorluklar yaşadıkları ortaya çıkmıştır.
Turist rehberliği mesleğinde iş stresi olgusu ve algılanan stresin görev performansına etkisi
Ülke ekonomisine yüksek katkısı olan endüstriler düşünüldüğünde akla ilk gelenlerden birisi turizmdir. Turizmin ülkelere olan ekonomik katkısı bir yana kültürel katkısı da yadsınamaz ölçüdedir. Bu katkılar düşünüldüğünde ülkelerin turizmi yönetme ve yönlendirmede planlı ve programlı davranması gerektiği görülmektedir. Mesleki profesyonellik konusunda ise turistlerle birebir etkileşim halinde olan, bu konuda eğitim alan ve turist deneyiminde etki yaratan turist rehberleri başlıca meslek dallarından birisi olarak kabul edilmektedir. Turist rehberliği çok çeşitli sorumlulukları ve zor çalışma şartları olan bir meslektir. Turist rehberleri turizm destinasyonun çekiciliklerine bağlı olarak hem kapalı ortamlarda (otel, tapınak, müze vb.) hem de açık hava ortamlarda (ören yeri, antik yerleşim yerleri, dağlık bölgeler vb.) çalıştıklarından, çalışma koşulları ve ortamları değişkendir. Yazın çok sıcak veya kışın çok soğuk, gürültülü, tozlu ve nemli ortamlarda uzun saatler boyunca çalışabilirler (Türkiye İş Kurumu, 2013). Ayrıca çalışma saatlerinin esnek olması bir süre sonra turist rehberliği mesleğinin bir yaşam biçimi haline gelmesine sebebiyet vermekte ve rehberler hayatlarını belli bir düzene oturtmakta zorlanmaktadırlar. Mesleğin getirdiği zorluklar bir süre sonra görev performansının düşmesine ve iş stresinin artmasına neden olmaktadır. Bu tez çalışmasında turist rehberlerinin iş stresi ve görev performansı arasındaki ilişki incelenmektedir. Bu bağlamda elde edilen bulguların hem turist rehberliği mesleği ile ilgili literatüre katkı sağlaması hem de turizm endüstrisinde çalışanların yaşadıkları stresin görev performansına etkisini ortaya çıkararak, endüstriyel uygulamalara yön göstermesi ümit edilmiştir.
Macera turizmi: Macera turu rehberliği bileşenleri üzerine bir araştırma
Yaşam standartlarındaki artış ve değişen tüketici beklentileri, Antalya'nın coğrafi ve doğal özellikleriyle birleşerek bölgeyi macera turizmi arayan turistler için ideal bir destinasyon haline getirmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada, Antalya'nın coğrafi ve kültürel özelliklerinin macera turizmine katkısı ve macera turu rehberliğinin temel unsurları incelenmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemi doğrultusunda macera turizmi alanında deneyimli turist rehberlerine ulaşılmış, ardından kartopu örnekleme yöntemi ile katılımcı sayısı arttırılmıştır. Araştırmada nitel yaklaşımlardan fenomenolojik desen kullanılmış; yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analiz yoluyla yorumlanarak temalar ve kodlar halinde sunulmuştur. Bulgular, Antalya'nın macera turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini ortaya koymaktadır. Macera turizminin diğer turizm türlerinden farklı olarak yerel ekonomiye katkı sağladığı; macera turu rehberliğinin profesyonellik ve doğa temelli bir uzmanlık gerektirdiği saptanmıştır. Ayrıca, rehberlerin mesleği bir yaşam tarzı olarak benimsedikleri ve ilk yardım bilgisi ile standart eğitimlerin önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, bu çalışmanın, Antalya'nın bir macera turizmi destinasyonu olarak geliştirilmesi ve rehberlerin mesleki kapasitelerinin arttırılmasına yönelik katkı sağlayacağı varsayılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Macera; Macera Turizmi; Macera Turisti; Turist Rehberliği.
Turist rehberlerine bir anlatım önerisi olarak Anadolu'daki Antik Çağ hamamları
Kültür turizminin başlıca çekiciliklerinden biri olan antik kentler içerisinde kentin ruhunu ve düşünce yapısını bizlere en iyi şekilde aktaran öğelerden birisi hamam yapılarıdır. Bu yapıların mimari özelliklerinin yanı sıra dönemin toplumu ile etkileşimleri ve günlük yaşamdaki yerlerinin anlaşılması bu toplumları anlamada önemli bir adımdır. Bu noktada profesyonel turist rehberlerine hem turizm sektörünün en önemli paydaşlarından biri olarak hem de kültürel mirasın birer temsilcisi olarak önemli bir rol düşmektedir. Bu çalışmada Profesyonel turist rehberlerinin bu yapıları nasıl aktardığının anlaşılması ve söz konusu anlatımların geliştirilmesi ve hamam yapılarının turistik çekiciliğinin artırılması için öneriler sunulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Anadolu sınırları içerisinde bulunan eski çağ hamam komplekslerinin dönemin sosyal, ekonomik ve siyasal yapısını nasıl etkilediklerini ve bu kültürel yapıların turizmin önemli bir parçası olan turist rehberleri tarafından nasıl aktarıldığı fenomenolojik bir yaklaşımla ele alınmıştır. Elde edilen bulgular hem içerik analizi hem de betimsel analizle yorumlanmış ve görselleştirilerek sunulmuştur. Bulgulara göre Antik Çağ hamamları, kültürel mirasın korunması ve kültür turizminin geliştirilmesi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğu, turist rehberlerinin ise bu alanların tanıtımında temel bir rol oynadığı ancak, bu yapıların sürdürülebilirliğini sağlamak ve turistik cazibesini artırmak için hem rehberlik hem de yönetim alanında önemli adımlar atılması gerektiği tespit edilmiştir.
Destinasyon imajının turizm potansiyeline etkisi: Patara örneği
Turizm, ülkelerin ekonomilerine katkı sağlayan ve ülkelerin dünya çapında isminin duyurulmasında etkili bir sektördür. Bu etkinin olumlu yönde olması, ülkeye gelen turistlerin yaşadıkları turizm deneyimiyle ilişkilidir. Söz konusu turistlerin ziyaretleri sonrasında, ilgili destinasyona yönelik olumlu tavır içerisinde olmaları ülkelere tekrar geliş potansiyelini etkileyerek, destinasyonu tavsiye etme oranını arttıracaktır. Bu bağlamda destinasyon imajının turist üzerinde bıraktığı etki, önem arz etmektedir. Turizm sektörü çalışanları, destinasyon imajıyla ilgili çalışmalar yaparak eksiklikleri görebilir ve bu eksikliklerin giderilmesi için düzenlemeler yapmaktadır. Böylece destinasyonun turist çekme potansiyeli artacaktır ve ülkelerin kalkınmasında bir payı olacaktır. Bu çalışmada sahip olduğu antik kentiyle ve Türkiye'nin en büyük ikinci kumsalına sahip olmasıyla bilinen ve turizm açısından önemli bir destinasyon olan Patara'nın destinasyon imajının turizm potansiyeline etkisi araştırılmıştır. Patara hem deniz turizmini hem de kültür turizmini bir araya getirmesi sebebiyle turizm açısından önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Yapılan çalışma sonrasında deniz turizminin kültür turizmine etkisi de irdelenmiştir. Bu kapsamda veri toplama aracı olarak, yüz yüze anket tekniği kullanılmıştır ve nicel bir çalışma yapılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler, Patara antik kentine ve Patara plajına gelen turistlerden oluşmaktadır. Örneklem yöntemi ise kolayda örneklemi yöntemidir ve bu doğrultuda 386 kişiye anket uygulanmıştır. Veriler, SPSS 25 programına aktarılarak analiz sonuçlarının yorumlanması yapılmıştır. Analiz sonucunda Patara destinasyon imajının turizm potansiyeline etkisi yapılan çoklu regresyon analizi sonucuyla doğrulanmıştır. Patara destinasyon imajının turizm potansiyelini pozitif yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Çalışma sonucunda, turistlerin Patara'ya geliş amaçları ve Patara'ya yönelik görüşleri ortaya çıkarılarak, bu destinasyonun olumlu ve olumsuz yönleri belirlenmiştir, gerekli duyulan öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Destinasyon İmajı, Turizm Potansiyeli, Patara
Anadolu'nun bağcılık ve şarap mirasının incelenmesi: Ege Bölgesi özelinde bir rota önerisi
Şarap, insanlık tarihinin başından beri sosyal ve kültürel değere sahip olan bir içecektir. Bu önem insanlığın inanç dünyasına, sanat dünyasına, ticari hayatına ve günlük hayatına doğrudan etki etmiştir. Sarhoş edici bir içecek olmanın çok ötesinde olan şarap, dünyanın farklı ülkelerinde, o ülkelerin ve genel olarak insanlığın bir mirası olarak görülmeye başlamıştır. Bu bağlamda şarap ile ilintili miraslar korunmaya değer bir konu olarak görülmüş ve şarap mirasını korumak adına çeşitli atılımlar gerçekleştirilmiştir. Unesco başta olmak üzere. çeşitli kurumlar tarafından tarihi şarap bölgelerinin koruma altına alınmış olması bu atılımlara örnek gösterilebilir. Şarap mirası konusunda oldukça köklü olan ülkemizde de böyle bir atılımın gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada Anadolu'nun şarap tarihi en erken kanıtlardan başlanılarak incelenecektir ve ülkemizin sahip olduğu şarap mirası bu vesileyle irdelenecektir. Ardından dünyada koruma altına alınan şarap mirası alanları incelenecektir. Son olarak ise ülkemizde şarap mirası bakımından oldukça zengin olan Ege Bölgesi üzerinde bir şarap mirası rotası önerilecektir. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ve verilerin analizi için MAXQDA 2022 nitel veri analizi yazılımı kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Bu kapsamda farklı şehir ve ülkelerde ikamet eden, bağcılık ve şarap konusunda deneyim ve ilgi sahibi olan farklı disiplinlerden 8 kişi ile 10 Eylül-9 Ekim 2023 tarihleri arasında çalışma yürütülmüştür. Bağcılık ve şarap mirasının bir kültürel miras unsuru olup turizm öğesi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve Ege Bölgesi özelinde bir rota oluşturulmasının mümkün olup olmadığının araştırıldığı bu çalışmada söz konusu rotanın eksikliğinin mevcudiyeti olduğuna, bağcılık ve şarap mirasının korunup tanıtılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Şarap Mirası, Şarap, Şarap Tarihi, Şarap Mirası Rotası
Akıllı turizm uygulaması olarak bir multimedya rehber örneği: Antalya Kaleiçi
Hızlanan teknoloji ile birlikte kültürel alanlar eserlerini ziyaretçiyle buluşturabilmek adına farklı yollara başvurmaktadır. Video ve slayt gösterileri, cep telefonu uygulamaları, dokunmatik ekranlar ve bilgilendirme kioskları gibi yenilikler gün geçtikçe daha çok kültürel alan tarafından kullanılmaktadır. Multimedya rehber cihazları ise ikinci planda kalmaktadır. Şüphesiz ki bu durumun sebeplerinden bir tanesi cihazlarda gereğinden fazla bilgi depolanmış olmasıdır. Teknoloji sayesinde artık herkes bilgiye anlık ve pratik şekilde erişebilmektedir. İnternet kişilerin kısa zaman diliminde daha çok veriye ulaşabilmesini mümkün kılmaktadır. Bu durum insanların aceleci ve tez canlı olması sonucunu da beraberinde getirmektedir. Kültürel alanlarda hizmet veren multimedya rehberlerin de bu değişime ayak uydurması gerekmektedir. Yapılan çalışmalar cihazlardaki yoğun ve uzun anlatımların kullanımı düşürdüğünü göstermektedir. Tez ile rehber cihazlarda ziyaretçiye sunulan içeriklere bir öneri getirmek hedeflenmiştir. Örnek hazırlanan içerikler detaylı ve kısa olmak üzere iki kademeli oluşturulmuştur. Bu şekilde hazırlanan multimedya rehber cihazlar ile ziyaret süresinin uzatılabileceği düşünülmüştür. Literatür taramasının ardından çalışma bağlamı olarak Antalya Kaleiçi seçilmiştir. Hazırlanan rota üzerinde anlatımın gerçekleşeceği sekiz nokta belirlenmiştir ve tez kapsamında anlatım içerikleri oluşturulmuştur. Tasarım ve uygulama teknolojik altyapıya ihtiyaç duyduğundan kapsam dışında bırakılmıştır. Ancak sektörel uygulamalar için yararlı olabilecek önerilerde bulunulmaktadır.
Kültürel miras bağlamında dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin kullanımı
Bu çalışma uluslararası alan yazında bulunan ve kültürel miras alanlarında kullanılmakta olan dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin incelenip değerlendirilmesi ve Türkiye'deki kullanımı üzerine öneriler sunulması amacı ile gerçekleştirilmiştir. Öncelikle öykülerin ve öyküleme yöntemlerinin kültürel miras açısından önemi irdelenmiş ve mevcut örnekler değerlendirilmiştir. Müzelerde, ören yerlerinde ve diğer kültürel miras alanlarında öyküleme kullanımı çoğu kez uluslararası araştırmalara konu olmuşken, Türkiye'de bu konuyla ilgili çalışmalar bulunmakla beraber kültürel miras bağlamında üretilmiş çalışmalar alan yazında kısıtlıdır. Çalışmada dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin kültürel miras ve turizm açısından katkılarının keşfedilmesi amacıyla Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve kültürel miras bağlamında dijital interaktif öykülemeyi konu edinen projelere ait dokümanlar incelenerek analiz ve değerlendirmelere yer verilmektedir. Böylece dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin kültürel miras bağlamında kullanımına ve turizme katkısına dair bütünsel anlamlar keşfedileceği düşünülmektedir. Katkılara dair değerlendirmelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda bu yöntemlerin kültürel miras ve turizm bağlamında kullanımına yönelik öneriler sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Öyküleme, Kültürel Miras, Müze, Ören Yeri, İnteraktif, Dijital Miras
Kültürel miras turizmi açısından Sillyon Antik Kenti'nin değerlendirilmesi
Türkiye, dünyanın önde gelen turizm bölgelerinden biri olarak bilinmekte ve burada birçok turizm türünün uygulanmasına olanak sağlamaktadır. Bunlardan biri de kültürel turizmdir. Kültürel turizmin başlıca kaynağı antik kentlerdir. Bu açıdan oldukça zengin olan ülkemizde araştırmalar ile ortaya çıkarılmış antik kentler çok sayıdadır. Ancak bu alanların turizme kazandırılması her zaman bilinçli bir yaklaşımla gerçekleştirilmemektedir. Bu çalışmanın amacı, canlı bir turizm bölgesi olan Antalya'nın bulunduğu antik Pamphylia bölgesinin kentlerinden bakir kent olan Sillyon kentinin kültürel miras turizmi açısından irdelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda veriler, nitel araştırma yaklaşımlarından yüz yüze görüşme tekniği ile bir araya getirilmiştir. Elde edilen veriler, kültürel miras turizmi kapsamında dört adım modeli çerçevesinde değerlendirmesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, sahip olduğu köklü tarihi ile kentin turistik açıdan çekiciliğin bulunduğu ve yerel halkın turizmin gelişmesine karşı olumlu bir yaklaşım sergilediği belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, mirasın korunması, aktarılması ve sürdürülebilirliği konusunda fikirler beyan edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültürel Miras, Sillyon, Turizm.
Konya ilinin inanç turizmi potansiyelinin değerlendirilmesi ve Konya'daki turist rehberlerinin inanç turizmine bakış açıları
Günümüzde turizm sektörü ülke ekonomileri için büyük önem taşımaktadır. Her ne kadar geleneksel deniz-kum-güneş turizmi uluslararası turizmde önemli bir yer tutsa da inanç turizmininde yer aldığı alternatif turizm pazarı giderek büyümektedir. Türkiye her üç semavi din için önemli merkezlerin bulunduğu bir ülkedir. Özellikle İslamiyet'e ait çok sayıda kutsal mekan ve dini değerler mevcuttur. Konya ili de inanç turizmi potansiyeli bakımından dikkat çeken illerden bir tanesidir. Yapılan bu çalışmanın amacı, Konya ilinin mevcut inanç turizmi potansiyelinin ortaya konulması, bilinen inanç merkezlerinin yanında bilinmeyenlerin de araştırılarak Konya'nın inanç turizmine katkıda bulunmaktır. Bu çalışma ile Konya ilinin inanç turizmine yönelik gelecek zamanlarda yapılacak bilimsel çalışmalara yol göstermek amaçlanmaktadır. Ayrıca, Konya'da görev yapan turist rehberlerinin inanç turizmine yönelik bakış açılarının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Konya'da görev yapan turist rehberleri ile yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılarak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Literatür taraması yapılarak görüşme formları hazırlanmıştır (Rzazade vd., 2018, Demir, 2022; Demircan, 2014) Hazırlanan görüşme formları uzman görüşüne sunulmuş, uygun onayı alındıktan sonra kullanılmıştır. Araştırmada katılımcılara 8 açık uçlu soru yöneltilmiş, elde edilen bulgular Betimsel Analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Ayrıca araştırmacı tarafından inanç merkezleri ziyaret edilmiş olup güncel durumları fotoğraflanmıştır. Çalışmadan elde edilen verilere göre, Konya ilinin inanç turizmi potansiyelinin yeterli düzeyde olduğu, fakat bu potansiyelin tam anlamıyla kullanılmadığı anlaşılmıştır. Konya'da inanç turizmi faaliyetlerinin Mevlana üzerinden yapıldığı; bunun yanı sıra Şems-i Tebrizi Türbesi, Nasreddin Hoca Türbesi, Sadreddin Konevi Türbesi, Ateşbaz-ı Veli Türbesi, Sille Aya Elana Kilisesi gibi inanç merkezlerinin bilinirliğinin olduğu ve ziyaret edilen yerler olduğu görülmektedir. Ancak araştırma sonucu, Konya'da hem Hristiyanlık hem de İslam dini açısından çok sayıda inanç merkezi olduğu belirlenmiştir. Özellikle Kilistra bölgesinin Hristiyanlık dini için önemli bir bölge olduğu; burada çok sayıda kilise, manastır bulunduğu ancak turizm alt yapısının olmadığı, turizme hizmet etmediği anlaşılmıştır. Ayrıca Selçuklular ve Osmanlılar zamanından kalma türbe, cami, mescit ve medrese gibi çok sayıda İslami eser bulunmaktadır. Yerli ve yabancı turistler tarafından az bilinen ya da hiç bilinmeyen bu inanç merkezlerinin de turizme kazandırılması gerektiğine; Konya iline ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan katkı sağlayacağına inanılmaktadır.
Karaburun, Seferihisar ve Foça'da su altı dalış turizmi: Turistlerin tercih nedenleri ve dalış rehberlerinin görüşleri
Bu tez; Türkiye'de su altı dalış turizmi ile ilgili mevcut durumun tespit edilmesi ve önemli su altı dalış noktalarından olan Karaburun, Seferihisar ve Foça ilçelerinin turistler tarafından tercih edilme sebepleri ve dalış rehberleri açısından değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın oldukça kısıtlı olan dalış turizmi alan yazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmanın örneklemi; İzmir ili Foça, Karaburun ve Seferihisar'da dalış yapan turistler ve dalış rehberleridir. Araştırma sonuçları, İzmir'deki dalış turizmi açısından önemli bulgular sunmaktadır. Bu bulgular, İzmir'in dalış potansiyelini değerlendirmek ve dalış turizmini geliştirmek için yol gösterici nitelik taşımaktadır. Araştırmada dalış noktalarının çeşitliliği ve doğal zenginlikleri dikkate alınarak, bu alanda yapılabilecek tanıtım ve altyapı çalışmalarının önemi vurgulanmıştır. Ayrıca araştırmada olumsuz görüşlerin başında avcılık gelmektedir. Tüm bu görüşler, İzmir'deki dalış turizminin potansiyelini ve sürdürülebilirliğini etkileyen faktörleri ortaya koymaktadır. Özellikle, çevresel faktörlerin korunması ve dalış hizmetlerinin kalitesinin artırılması gibi konular, gelecekteki planlamalarda dikkate alınması gereken önemli unsurlardır.
Dünya gastronomi müzelerinin analizi ve Türkiye'de ygulanabilirliği üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı dünyada bulunan gastronomi müzelerini temalarına göre kategorize ederek karşılaştırmalı analizini yapmak ve dünyada örnekleri bulunan ancak Türkiye'de kurulmamış olan gastronomi müzelerinin Türkiye'de uygulanabilirliklerini önerilerle ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, dünyada bulunan gastronomi müzelerinin tamamı oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise, amaçlı örneklem doğrultusunda, resmî internet sayfası bulunan dünya gastronomi müzeleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışma kapsamında dünya gastronomi müzelerinin resmî internet sitelerine içerik analizi yapılmıştır. Yapılan içerik analizi neticesinde elde edilen veriler birbiri ile karşılaştırılmış ve Türkiye'de kurulmamış olan gastronomi müzelerinin Türkiye'de uygulanabilirlikleri ortaya koyulmuştur. Araştırma sonucunda dünya gastronomi müzelerinin çoğunun resmî internet sitesi bulunmadığı, resmî internet sitesi bulunanların ise resmî internet sitelerinde bazı eksiklikler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca dünyada örnekleri bulunan sebze ve meyve müzelerinden, tuz müzelerinden ve şeker pancarı müzesinden Türkiye'de bulunmadığı sonucuna varılmış ve bu müzelerin Türkiye'de uygulanabilirlikleri ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.
Aksaray'ın keşfedilmemiş doğa yürüyüşü rotaları
Turizm faaliyetlerine katılan insanlar için yeni destinasyonlar, farklı kültürler tanıma isteği en büyük motivasyon kaynaklarından biridir. Bu durumonları alternatif turizm türleri aramaya yöneltmiştir. Bu isteğin sonucunda ortaya çıkan önemli bir turizm türü doğa yürüyüşü turizmidir. Bu turizm türü, sürdürülebilir turizm anlayışının bir parçası olarak kabul edilmekte ve çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaktadır. Türkiye'de popüler birçok doğa yürüyüşü rotası bulunmasına rağmen doğa dostu turistler her zaman yeni bölgeler aramaktadır. Aksaraybu isteğe cevap verebilecek birçok doğa yürüyüşü rotası potansiyeline sahiptirancakturizm açısından yeterince değerlendirilememiştir. Bu çalışma, Aksaray ilinde doğa yürüyüşü turizminin potansiyelini incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, Aksaray ilinde henüz keşfedilmemiş doğa yürüyüşü rotalarını tespit ederek, bu rotaları turizme kazandırmaktır. Araştırma kapsamında öncelikle literatür taraması yapılmıştır. Araştırmacı yerel doğa sporları kulüplerine dahil olmuş ve alan araştırmaları yapmıştır. Bölgenin mevcut turizm altyapısı vepotansiyel doğa yürüyüşü rotaları analiz edilmiştir. Özellikle Ihlara Vadisi gibi bilinen rotaların dışında Merkez, Gülağaç, Güzelyurt ilçeleri sınırlarında yer alan Kızılkaya, Doğantarla, Çatalsu, Ilısu, Yenipınar Köyleri, Helvadere ve Demirci Beldeleri gibi henüz turizme açılamamış alanlar üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada, katılımlı gözlem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmacı, Aksaray'da faaliyet gösteren bir Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü'ne katılarak bizzat rotaları yürümüştür. Yürüyüşler sırasında araştırmacı rotaların üzerinde ve yakınında bulunan doğal güzellikleri, tarihi yapıları, yeryüzü şekillerini, yerleşim yerlerinde turistlerin faydalanabileceği imkânları not etmiştir. Rotalar teknolojik cihazlar kullanılarak araştırmacı tarafından kaydedilmiştir. Doğa yürüyüşü sırasında çekilen fotoğraflara, oluşturulan haritalara ait görsellere çalışmada yer verilmiştir.Yapılan araştırmalar, değerlendirmeler ve doğa yürüyüşleri sonucunda Aksaray'ın keşfedilmemiş 8 doğa yürüyüşü rotası belirlenmiştir. Toplanan veriler analiz edilmiş, değerlendirilerek sunulmuştur.
Proaktif kişiliğin mesleki bağlılığa etkisinde bilinçli kariyer farkındalığının aracılık rolü: Turist rehberliği eğitimi alan öğrencilere yönelik bir araştırma
Meslek, insan hayatının önemli uğraş alanlarından biridir. Ancak hızla değişen yaşam şartlarının yoğun temposu, bazı meslek adaylarının mesleki gelişimlerine odaklanmalarını engelleyebilmektedir. Bu noktada, bireysel özelliklerin rolü belirleyici olmaktadır. Birçok araştırmacı, proaktif kişiliği ve bilinçli farkındalığı yüksek bireylerin mesleklerinde başarılı olduklarını ileri sürmektedir. Buna rağmen, proaktif kişilik, bilinçli kariyer farkındalığı ve mesleki bağlılık arasındaki ilişkilerin araştırılmadığı görülmektedir. Literatürdeki bu boşluktan hareketle bu çalışmanın amacı, bilinçli kariyer farkındalığının proaktif kişilik ile mesleki bağlılık ilişkisinde aracılık rolünü incelemektir. Araştırmada amaçlı örneklem tercih edilerek Türkiye'deki Turizm Fakültelerinin Turizm Rehberliği bölümlerindeki öğrenciler, alan araştırmasına dahil edilmiştir. Değişkenleri ölçmek için daha önce geliştirilen ölçekler kullanılmıştır. Çevrimiçi ve yüz yüze anket tekniğiyle 592 öğrenciden elde edilen veriler, temel belirleyici istatistikler ve yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Bulgular, öğrencilerin proaktif kişiliklerinin, bilinçli kariyer farkındalıklarının ve mesleki bağlılıklarının orta düzeyde olduğunu göstermiştir. Değişkenler arasındaki ilişkilerin olumlu yönde ve anlamlı olduğu saptanmıştır. Model testleri ise proaktif kişiliğin mesleki bağlılığa doğrudan anlamlı etkisinin olmadığını ancak bilinçli kariyer farkındalığı aracılığıyla mesleki bağlılığı olumlu ve anlamlı etkilediğini ortaya koymuştur. Ayrıca proaktif kişiliğin bilinçli kariyer farkındalığını ve bilinçli kariyer farkındalığının ise mesleki bağlılığı olumlu ve anlamlı etkilediği tespit edilmiştir. Kontrol değişkenlerinden turizm işletmelerinde çalışma durumunun, bölümü isteyerek seçmenin ve turist rehberliğinde kariyer yapma istediğinin bilinçli kariyer farkındalığına olumlu ve anlamlı yansıdığı belirlenmiştir. Diğer bir bulgu ise bölümü isteyerek seçmenin ve kariyer yapma isteğinin mesleki bağlılığı olumlu ve anlamlı etkilemesidir. Araştırma sonucunda ise bulgulara yönelik teorik ve pratik çıkarımlar sunulmuştur.
Macera turist rehberliği seçim nedenleri: Öz belirleme teorisi bağlamında bir araştırma
Temel psikolojik ihtiyaçlar bireylerin doğuştan sahip olduğu temel ihtiyaçlar olarak bilinmektedir ve bu ihtiyaçların giderilmesi birçok psikolojik faktörü etkileyebilmektedir. Turist rehberleri turizm sektörünün en önemli bileşenleri olarak görülmektedir. Macera turlarında hizmet veren turist rehberlerinin, temel psikolojik ihtiyaçlarının belirlenmesi ve karşılanma düzeylerinin ortaya konması, rehberlerin meslekleri için gerekli görülen gelişim ve iyi olma halinin sağlanmasına etki edebilmektedir. Bu araştırma, macera turist rehberliği hizmeti veren bireylerin temel psikolojik ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, çevrim içi olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Veri analizi için içerik analizi kullanılarak, kodlama ve sınıflandırma yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; macera rehberlerinin macera aktiviteleri esnasında temel psikolojik ihtiyaçlarını karşıladıkları belirlenmiştir. Macera turist rehberlerin özerk motivasyona sahip bireyler oldukları ve etkinliklere katılma kararlarında irade ve özdenetim sahibi oldukları görülmüştür. Ayrıca rehberlerin başarılı bir şekilde yaptıkları işlerin üstesinden gelebilen bireyler oldukları ve yeterlik ihtiyacını karşıladıkları belirlenmiştir. Macera turlarında geçirilen uzun sürelerin rehber ve misafir arası ilişkilerin derinleşmesine zemin hazırladığı ve kurulan yakın dostluklar ile rehberlerin ilişkili olma ihtiyaçlarını giderdikleri görülmüştür.
Yoga turistlerinin destinasyon tercihlerini etkileyen faktörler
Günlük yaşamdaki baskı ve strese karşı rahatlatıcı bir uygulama olarak görülen yoga, zamanla pek çok kişinin hayatında yer edinmiştir. Yoganın Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde yaygınlaşması, yoga ile ilişkili seyahatlerin de artmasına yol açmış; yoga kampları, yoga festivalleri, yoga inzivaları ve yoga eğitimleri için yapılan seyahatler “yoga turizmi” kavramını ortaya çıkarmıştır. Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan yoga turizmi ile ilgili yapılmış araştırmalar olsa da çalışma sayısının yeterli olmaktan uzak olduğu görülmüştür. Bu çalışma, temelde yoga turistlerinin destinasyon tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra yoga turistlerinin katılacakları yoga kampı veya yoga festivali seçimlerini belirleyen ve onları yoga turizmine katılmaya teşvik eden etmenleri ortaya çıkarmak, bu süreçte kullandıkları bilgi kaynaklarını belirlemek ve katıldıkları kamp veya festival sürecinde yaşadıkları olumlu veya olumsuz deneyimlerini anlamak gibi alt amaçlara sahiptir. Nitel yöntemlerle yürütülen çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak en az bir kere yoga kampına veya yoga festivaline katılmış olan yoga uygulayıcılarıyla görüşülmüş; elde edilen veriler kodlamalar yapılarak analiz edilmiş ve alıntılarla birlikte rapor edilmiştir. Çalışma sonucunda, yoga turistlerinin destinasyon seçimlerini etkileyen faktörler; coğrafi nitelikler, destinasyon imajı, ulaşım faktörleri, konaklama tesisi tipi ve konaklama tesisi nitelikleri olarak belirlenmiştir. Yoga turistleri doğayla iç içe; deniz, göl, akarsu gibi su kaynaklarına yakın; dağlık, ağaçlık; sessiz, sakin; yerleşim yerlerine uzak ve kolay ulaşılabilir destinasyonları tercih etmektedir. Ayrıca yogaya uygun beslenme, sürdürülebilirlik ve temizlik gibi faktörlerin de yoga turistlerinin destinasyon seçimlerinde etkili olduğu saptanmıştır.
Kültürel miras aktarımında turist rehberlerinin çocuklara yönelik anlatımı: Pamukkale-Hierapolis Ören Yeri örneği
Kültürel miras, toplumların kimliğini, değerlerini ve tarihsel sürekliliğini temsil eden; somut ve somut olmayan unsurlardan oluşan dinamik bir bütündür. Bu miras, geçmişle bugün arasında köprü kurarak toplumlara aidiyet duygusu kazandırır ve ortak belleğin sürdürülebilirliğini sağlar. Kültürel mirasın korunması yalnızca fiziksel yapıların restore edilmesiyle sınırlı değildir; aynı zamanda o mirasın taşıdığı anlamın, hikâyenin, sembolik değerlerin ve toplumsal hafızadaki yerinin yaşatılmasıyla mümkündür. Bu koruma süreci, toplumsal bilinç ve eğitim yoluyla desteklenmediğinde kalıcı olamaz. Bu noktada turist rehberleri, kültürel mirasın doğru biçimde aktarılmasında, farkındalık oluşturulmasında ve öğrenme sürecinin desteklenmesinde önemli bir görev üstlenmektedir. Onların anlatımları, kültürel mirasın yalnızca bilgi düzeyinde değil, duygusal ve deneyimsel düzeyde de içselleştirilmesine katkı sağlar. Bu çalışma, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Pamukkale-Hierapolis Ören Yeri örneğinde, profesyonel turist rehberlerinin çocuk gruplarına yönelik anlatım dillerini, karşılaştıkları mekânsal/bilişsel güçlükleri ve geliştirdikleri çözüm stratejilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği çalışmada, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış; elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, rehberlerin çocuklara yönelik anlatımlarda sadeleştirilmiş dil, hikâyeleştirme, oyunlaştırma, drama, görsel destek, etkileşimli etkinlikler ve soru-cevap gibi teknikleri sıklıkla kullandıklarını göstermiştir. Analiz sonucunda dört ana tema oluşturulmuştur; Çocuklara Yönelik Anlatımı Etkileyen Unsurlar, Çocuklara Yönelik Anlatım Stratejileri, Çocuklara Sunulan İçerikler ve Çocuklarda Kültürel Miras Farkındalığı. Ayrıca rehberlerin pedagojik farkındalık düzeylerinin, aldıkları eğitim, mesleki deneyim ve kişisel ilgileriyle doğrudan ilişkili olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, rehberlerin soyut ve karmaşık mirası, çocukların bilişsel seviyesine uygun olarak seçip, eleyip ve yeniden kurguladıkları tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, turist rehberinin çocuk turlarındaki rolü klasik tanımların ötesine taşınarak; bilgiyi pedagojik bir süzgeçten geçirip dönüştüren bir "Pedagojik Küratör" olarak tanımlanmış ve bu kavram alanyazına önerilmiştir.
Turist rehberinin kültür turizmine katkısı:evliya çelebi gözüyle güzelhisar-ı aydın örneği
Bu çalışmanın amacı, Evliya Çelebi'nin Seyahatname eserinde yer alan Güzelhisar-ı Aydın tasvirlerinden yola çıkarak bir kültür rotası oluşturmak ve profesyonel turist rehberlerinin bu tür kültür gezilerindeki katkılarını değerlendirmektir. Çalışmada, nitel bir yaklaşım benimseyerek odak grup yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, kolayda örnekleme yöntemleriyle seçilmiş ve toplam 14 kişiden oluşmuştur. Veri toplama süreci rehberli gezi öncesi, rehberli gezi sırası ve rehberli gezi sonrası olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, rehberli gezi öncesi ve sonrası yapılan değerlendirmelerde katılımcıların bilgi düzeyleri, algıları ve tarihî-kültürel farkındalıklarında belirgin değişimler yaşandığını ortaya koymuştur. Gezi öncesinde, katılımcılar Güzelhisar'ı genellikle basit bir mahalle veya yerleşim birimi olarak değerlendirmiş, tarihî ve kültürel bağlamından habersiz olduklarını ifade etmişlerdir. Rehberli gezi sonrası ise Güzelhisar'ın derin bir tarihî geçmişe ve zengin bir kültürel mirasa sahip bir yer olduğu anlaşılmıştır. Özellikle Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sindeki tasvirlerin rehber eşliğinde aktarılması, katılımcıların bu tarihî bağlamı kavramalarına ve Evliya Çelebi ile Güzelhisar arasındaki ilişkiyi anlamalarına önemli katkılar sağlamıştır. Rehberin detaylı anlatımları, Alihan Baba Türbesi ve Üveys Paşa, Ramazan Paşa, Hasan Çelebi Camileri gibi tarihî yapıların sosyal ve manevi bağlamları hakkında katılımcılarda farkındalık oluşturmuş ve tarihî bilinç geliştirmiştir. Bunun yanı sıra, türbelerdeki manevi atmosfer ve tarihî mekânların sembolik anlamı, katılımcılarda derin duygusal etkiler yaratmış, coşku ve hayranlık gibi hislerle geçmişle bir bağ kurmalarını sağlamıştır. Gezi süreci, katılımcıların bilgi düzeylerini artırmakla kalmamış, aynı zamanda Güzelhisar'a dair algılarında kalıcı bir değişim yaratmıştır. Bu bulgular, profesyonel turist rehberlerinin bilgi aktarımı, tarihî bilinç oluşturma ve kültürel mirasın tanıtılmasındaki kritik rolünü bir kez daha göstermiştir. Sonuç olarak, rehberli gezilerin tarihî ve kültürel farkındalık yaratmada önemli bir araç olduğu ve bu tür etkinliklerin bölgesel ve ulusal düzeyde daha fazla desteklenmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Profesyonel Turist Rehberi, Kültür Turizmi, Evliya Çelebi, Seyahatname.
Bağ rotalarının turizmin gelişmesine ve bölgesel kalkınmaya etkisi: Denizli örneği
Bu çalışmanın temel amacı Denizli'de oluşturulmaya çalışılan bağ rotalarının Denizli turizmine ve Denizli'nin bölgesel kalkınmasına etkilerini ortaya koymaktır. Turistlerin farklı istekleri, seyahat ettikleri yerlerde alternatif turizm deneyimleri yaşamalarına neden olmaktadır. Bugün, turistlerin farklı deneyimler arayışında olmaları nedeniyle, şarap turizmi dünya genelinde ve Türkiye'de en ilgi çekici alternatif turizm dallarından biri haline gelmiştir. Son yıllarda, bu turizm türü giderek popülerlik kazanmaktadır. Bağ rotalarını ziyaret etmek turistlere farklı şarap türlerini tatmanın yanı sıra yöreyi de deneyimleme imkânı verir. Üstelik bu bölge Denizli örneğinde görülebileceği gibi turistlere sadece doğal güzellikleri değil bununla birlikte tarihin büyülü atmosferini de sunabilecek imkânlara da sahipse bu deneyimden sağlanacak tatmin daha da artabilecektir. Denizli ilinin şarap zenginliği, geniş bir coğrafi bölgeye yayılmış olan şaraphanelerinin çeşitli şarap türlerini üretmelerine, iyi ve kaliteli şaraplar sunmalarına dayanmaktadır. Bölgede şarap üretiminin tarihi antik çağlara kadar gitmektedir. Dolayısıyla bu bölgede şarap üretiminin binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bu nedenle bu tezin araştırma alanı olarak Denizli seçilmiştir. Bu bölgede bağ rotaları hakkında daha önceden yapılmış bir araştırma bulunmamaktadır. Araştırma kapsamında Çal Bağ Yolu Rotasını oluşturan dört adet şaraphane seçilmiştir. İnceleme çerçevesinde bilgiler katılımcı gözlem ve işletmelerden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile elde edilmiş ve değerlendirilmiştir. Çal Bağ Yolu Rotası üzerine yapılan bu çalışma, Denizli ilinin turizm potansiyelini artırma ve bölgesel kalkınmayı destekleme yönündeki önemli bir adımı temsil etmektedir. Çalışmanın sonuçları, Çal Bağ Yolu'nun şarap turizmi ve gastronomi alanında güçlü bir cazibe merkezi olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, Çal Bağ Yolu Rotasının Denizli ilinin turizm potansiyeline katkıda bulunabilmesi ve önemli bir değer haline gelebilmesi açısından, karşılaşılan zorlukların aşılabilmesine ve rotanın daha geniş kitlelere ulaşabilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Turist rehberlerinin kişilik özellikleri ile mesleki dayanıklılıkları arasındaki ilişkide öz-yeterliliğin düzenleyici rolü
Bu çalışma, turist rehberlerinin kişilik özellikleri ile mesleki dayanıklılıkları arasındaki ilişkide öz-yeterlilik algısının düzenleyici etkisini incelemektedir. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak, ilişkisel tarama deseni benimsenmiştir. Araştırmanın örneklemi, Türkiye'de aktif olarak çalışan 206 profesyonel turist rehberinden oluşmaktadır. Katılımcılar, sosyal medya, mesleki gruplar ve e-posta aracılığıyla ulaşılmış ve veri toplama süreci 2024 Ekim-Kasım aylarında gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, Cervantes Kişilik Ölçeği, Mesleki Dayanıklılık Ölçeği ve Genel Öz-Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için hiyerarşik regresyon analizi yapılmış ve öz-yeterlilik algısının düzenleyici etkisini belirlemek amacıyla Jamovi yazılımının MedMod modülü kullanılarak moderasyon analizleri uygulanmıştır. Bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA testleriyle, cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim seviyesi gibi demografik değişkenlerin etkileri değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, öz-yeterliliğin başlama, yılmama ve sürdürme çabası-ısrar boyutlarının, kişilik ve mesleki dayanıklılık arasındaki ilişkide düzenleyici rol oynadığı bulunmuştur. Özellikle düşük ve orta düzeyde öz-yeterliliğe sahip bireylerde bu etkinin daha belirgin olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, araştırma öz-yeterlilik algısının turist rehberlerinin mesleki dayanıklılıkları ve kişilik özellikleri üzerindeki etkisini ortaya koyarak, bu değişkenler arasındaki dinamikleri anlamaya katkı sağlamaktadır. Turizm sektöründe çalışan rehberlerin mesleki dayanıklılıklarını artırmaya yönelik eğitim programlarının öz-yeterliliği destekleyici unsurlar içermesi gerektiği önerilmektedir. Gelecekte, nitel araştırmalarla bu bulguların derinlemesine incelenmesi ve öz-yeterlilik algısını artırmaya yönelik müdahale programlarının etkisinin değerlendirilmesi önerilmektedir.
Turist rehberlerinin bilinçli farkındalık düzeyleri ile psikolojik dayanıklılıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı turist rehberlerinin bilinçli farkındalık düzeylerinin ve psikolojik dayanıklılık seviyelerinin belirlenmesidir. Belirtilen amaç doğrultusunda ilk olarak ulusal ve uluslararası ilgili alanyazın taraması gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bu amaca ulaşabilmek için turist rehberlerine anket uygulanmıştır. Çalışmada turist rehberlerinin bilinçli farkındalık düzeyleri ve psikolojik dayanıklılık seviyeleri arasında anlamlı bir ilişkinin bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini Turist Rehberleri Birliği'ne bağlı 13.549 turist rehberi, örneklemini ise eylemli olarak mesleğini icra eden 324 turist rehberi oluşturmaktadır. Turist rehberlerinin bilinçli farkındalık düzeyleri ve psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin incelendiği araştırma beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde araştırmanın konusu, amacı, önemi, varsayımları ve sınırlılıkları açıklanmış; ikinci bölümde konu ile ilgili alanyazın taraması sonucunda açığa çıkan bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın modeli ve hipotezleri ortaya konmuş, evren ve örneklem açıklanmış, veri toplama araç ve teknikleri ile veri toplama sürecinden bahsedilip verilerin analizi yapılmıştır. Dördüncü bölümde ortaya çıkan tüm bulgular yorumlanmıştır. Beşinci bölümde ise araştırmanın sonuçlarına yer verilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Araştırma sonucunda katılımcıların bilinçli farkındalık seviyeleri ile psikolojik dayanıklılıklarının arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı, bilinçli farkındalığın psikolojik dayanıklılığın meydan okuma boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Diğer bir taraftan bilinçli farkındalığın, psikolojik dayanıklılığın kendini adama ve kontrol boyutu ile arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ortaya konmuştur.
Türkiye'de en çok ziyaret edilen müzelerin erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmesi
Toplumdaki her birey, turizm faaliyetlerine katılma ve turizm aktivitelerine, tesislerine, hizmetlerine ve turistik destinasyonlara erişim konusunda eşit şartlara sahip olmalıdır. Bu açıdan, turizmin ana bileşenlerinden birini oluşturan müzelerin erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, müzelerin daha erişilebilir olmalarına katkı sağlamak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olan ve 2022 yılında en çok ziyaret edilmiş olan ilk on müze, bilgilendirme, iletişim, dış çevre ve müze girişi, iç mekanda yatay ve dikey hareket, iç mekandaki imkanlar, müze görevlileri, erişilebilir ve interaktif uygulamalar olmak üzere yedi kategori altında gruplandırılmış elli adet gösterge çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden dokuman analizi ve gözlem yöntemleri kullanarak, erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında başvurulan göstergeler oluşturulurken, engelli bireyler dahil olmak üzere bireyler arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm ürünlerin ve çevrelerin herkes tarafından kullanılmasına olanak sağlamak üzere oluşturulmuş Evrensel Tasarım İlkeleri (Connell vd., 1997) ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından hazırlanan Herkes için Erişilebilir Turizm Kitapçığı'nda (2015: 187-200) ortaya konmuş önerilerden yola çıkılmıştır. Araştırma kapsamındaki müzelerin erişilebilirlik yönünden sistematik bir şekilde değerlendirilebilmeleri için beş erişilebilirlik düzeyi belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, müzelerin genel olarak "Orta Düzeyde Erişilebilir" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müzelerin erişilebilir olmalarına katkı sağlanması ve engelli bireylerin müzecilik faaliyetlerine katılımının desteklenmesi açısından, ulaşılan erişilebilirlik düzeyinin arttırılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de en çok ziyaret edilen müzelerin erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmesi
Toplumdaki her birey, turizm faaliyetlerine katılma ve turizm aktivitelerine, tesislerine, hizmetlerine ve turistik destinasyonlara erişim konusunda eşit şartlara sahip olmalıdır. Bu açıdan, turizmin ana bileşenlerinden birini oluşturan müzelerin erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, müzelerin daha erişilebilir olmalarına katkı sağlamak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olan ve 2022 yılında en çok ziyaret edilmiş olan ilk on müze, bilgilendirme, iletişim, dış çevre ve müze girişi, iç mekanda yatay ve dikey hareket, iç mekandaki imkanlar, müze görevlileri, erişilebilir ve interaktif uygulamalar olmak üzere yedi kategori altında gruplandırılmış elli adet gösterge çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden dokuman analizi ve gözlem yöntemleri kullanarak, erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında başvurulan göstergeler oluşturulurken, engelli bireyler dahil olmak üzere bireyler arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm ürünlerin ve çevrelerin herkes tarafından kullanılmasına olanak sağlamak üzere oluşturulmuş Evrensel Tasarım İlkeleri (Connell vd., 1997) ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından hazırlanan Herkes için Erişilebilir Turizm Kitapçığı'nda (2015: 187-200) ortaya konmuş önerilerden yola çıkılmıştır. Araştırma kapsamındaki müzelerin erişilebilirlik yönünden sistematik bir şekilde değerlendirilebilmeleri için beş erişilebilirlik düzeyi belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, müzelerin genel olarak "Orta Düzeyde Erişilebilir" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müzelerin erişilebilir olmalarına katkı sağlanması ve engelli bireylerin müzecilik faaliyetlerine katılımının desteklenmesi açısından, ulaşılan erişilebilirlik düzeyinin arttırılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de en çok ziyaret edilen müzelerin erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmesi
Toplumdaki her birey, turizm faaliyetlerine katılma ve turizm aktivitelerine, tesislerine, hizmetlerine ve turistik destinasyonlara erişim konusunda eşit şartlara sahip olmalıdır. Bu açıdan, turizmin ana bileşenlerinden birini oluşturan müzelerin erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, müzelerin daha erişilebilir olmalarına katkı sağlamak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olan ve 2022 yılında en çok ziyaret edilmiş olan ilk on müze, bilgilendirme, iletişim, dış çevre ve müze girişi, iç mekanda yatay ve dikey hareket, iç mekandaki imkanlar, müze görevlileri, erişilebilir ve interaktif uygulamalar olmak üzere yedi kategori altında gruplandırılmış elli adet gösterge çerçevesinde nitel araştırma yöntemlerinden dokuman analizi ve gözlem yöntemleri kullanarak, erişilebilirlikleri yönünden değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında başvurulan göstergeler oluşturulurken, engelli bireyler dahil olmak üzere bireyler arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm ürünlerin ve çevrelerin herkes tarafından kullanılmasına olanak sağlamak üzere oluşturulmuş Evrensel Tasarım İlkeleri (Connell vd., 1997) ve Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından hazırlanan Herkes için Erişilebilir Turizm Kitapçığı'nda (2015: 187-200) ortaya konmuş önerilerden yola çıkılmıştır. Araştırma kapsamındaki müzelerin erişilebilirlik yönünden sistematik bir şekilde değerlendirilebilmeleri için beş erişilebilirlik düzeyi belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, müzelerin genel olarak "Orta Düzeyde Erişilebilir" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Müzelerin erişilebilir olmalarına katkı sağlanması ve engelli bireylerin müzecilik faaliyetlerine katılımının desteklenmesi açısından, ulaşılan erişilebilirlik düzeyinin arttırılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Turist rehberlerinin performansının ve hizmet verme yatkınlığının davranışsal niyet üzerindeki etkisi: Yerli turistler üzerinde bir araştırma
Turizm sektörüne ve turistik faaliyetlere yönelik hem küresel hem ulusal çapta artan talebin karşılanmasında turizm sektörünü ilgilendiren tüm dinamiklerin sürekli bir gelişim ve adaptasyon içinde olduğu görülmektedir. Turist rehberliği mesleği ise bu dinamikler arasında turistik seyahatin başlangıcından bitişine kadar sunacağı performans ve hizmetlerle etkin bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı turist rehberlerinin performans ve hizmet verme yatkınlıklarının (HVY) yerli turistlerin davranışsal niyetleri (DN) üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda çalışmada nicel bir araştırma yöntemi benimsenmiş, veri toplama amacıyla anket çalışması uygulanmıştır. Anket çalışması kapsamında örneklem yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak İzmir ilini 2022 yılı Mayıs-Ağustos ayları arasında rehberli turlarla ziyaret eden yerli turistlere, elden, acentalar ve online anket formu vasıtasıyla ulaşılmıştır. Geri dönüş alınan 460 anketten eksik ve aykırı cevaplanan formların çıkarılmasıyla, 400 katılımcıdan elde edilen anket verileriyle çalışmaya devam edilmiştir. Elde edilen veriler normallik testleri, açıklayıcı faktör analizi, regresyon, korelasyon ve farklılık analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma verilerinin analiz edilmesi sonucunda, turist rehberlerinin hizmet verme yatkınlıklarının ve performanslarının yerli turistlerin davranışsal niyetleri üzerinde, hizmet verme yatkınlıklarının ise gösterdikleri performansları üzerinde pozitif ve olumlu etkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. T testi, Anova ve Tukey çoklu karşılaştırma testleri sonucunda demografik özelliklerden yaş, eğitim durumu, cinsiyet, ortalama gelir, medeni hal ve rehberli turlara katılma açısından ziyaretçilerin algılamalarının farklılaşmadığı bulgulanmıştır. Ziyaretçilerin mesleki durumlarına göre ise turist rehberlerine yönelik algıladıkları hizmet verme yatkınlığı, performans ve davranışsal niyet değişkenleri üzerinde anlamlı farklılıklar bulunduğu belirlenmiştir. Çalışma toplamda beş bölümden oluşmuş olup, araştırmanın amacı, sınırlılıkları, önem ve varsayımları vurgulandıktan sonra ilgili alan yazın taraması yapılmış, konu ile ilgili kavramlar ve tanımlamalar açıklanmıştır. Sonraki bölümde araştırmanın yöntemi açıklanmış, elde edilen verilerin analizleri ve bulguları hakkında bilgi verilerek yorumlanmıştır. Son olarak ise çalışmada elde edilen sonuçlar ve analizler doğrultusunda konu ile ilgili olarak mesleki kurumlara, turist rehberlerine ve sonraki araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Aeneas Avrupa Kültür Rotası'nın turizm açısından değerlendirilmesi: Paydaş görüşleri
Kültür, toplulukların geçmişine ışık tutması ve gelecek kuşaklara aktarılmasından dolayı her zaman önemli bir kavram olmuştur. Kültür rotası olarak bilinen kavram da üzerinde antik kentleri, tarihi alanları ve önemli kişilerin geçtiği güzergahları barındırdığı için kültürel zenginliğe katkıda bulunmaktadır. Kültür rotası, geçmişte askeri, dini, ticari ve sosyal amaçlarla kullanılan ulaşım güzergahları ile bugün daha çok turistik amaçlarla geliştirilen güzergahların kültürel ve doğal mirasın korunması ve tanıtımı konusunda giderek işlevsel hale gelmesiyle güzergâh kavramı, kültürel rota şeklinde tanımlanmaktadır. Avrupa Konseyi tarafından sertifikalandırılan toplam 45 tane rota bulunmaktadır. Aeneas Avrupa Kültür Rotası da bu rotalardan biridir. Aeneas Rotası, Truvalı kahraman Aeneas'ın uğradığı limanlar ile arkeolojik bölgelerden oluşan, Türkiye dahil 5 ülkeyi (Arnavutluk, İtalya, Yunanistan ve Tunus) kapsamaktadır. Türkiye'den başlayan ilk deniz rotası olma özelliği ile birlikte 2021 yılında Avrupa Konseyi tarafından tescillenmiştir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı Aeneas Avrupa Kültür Rotası'nın kültür turizmine kazandırılmasında turizm paydaşlarının görüşlerini turizm açısından değerlendirmektir. Bu amaç kapsamında, nitel bir araştırma yöntemi olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşme sorularında yapılan analiz için maksimum çeşitlilik seçilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür Rotası, Kültürel Miras, Aeneas, Turizm
Turist rehberlerinin kariyer planlamalarında uzmanlaşma eğilimlerinin, uzmanlık alan seçimlerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Turist rehberleri, planlanan tur organizasyonlarını gerçekleştiren, ülkeyi ziyarete gelenlere yol gösteren, ülkenin imajının gelişmesine katkıda bulunan ve seyahatçilere bir sonraki turu planlamaları için onları teşvik eden kişilerdir. Turist rehberlerinin mesleklerini icra etmeleri için bu rollerini yerine getirebilmeleri çok önemlidir. Turist rehberliği mesleği, pek çok bilgiyi barındıran emeğin ve becerinin en üst düzeyde gerçekleştirilmesi beklenen mesleklerden biridir. Turist rehberleri, yüksek standartlarda gerçekleştirilmesi gerekli sektörel beklentileri karşılamak ve mesleki açıdan bu donanımlara erişebilmek için kariyerlerinde çeşitli uzmanlık alanlarına yönelmekte ve uzmanlaşma eğilimleri göstermektedir. Bu doğrultuda turist rehberlerinin kariyer planlamaları, uzmanlık alan seçimleri ve uzmanlaşma eğilimleri önemli bir konu haline gelmiştir. Araştırmanın amacı, turist rehberlerinin kariyer planlamalarında uzmanlaşma eğilimlerinin, uzmanlık alan seçimlerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu amaçla, turist rehberleri araştırmanın evreni olarak belirlenmiş, araştırmanın çalışma grubunu oluşturan 39 turist rehberi ile yarı yapılandırılmış anket formu aracılığı ile veriler toplanmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları ve sınırlılıkları açıklanmıştır. İkinci bölümde alanyazın taraması yapılarak araştırmanın kavramsal çerçevesi yazılmıştır. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi açıklanmış, dördüncü bölümde çalışmanın bulgularına ve yorumlarına yer verilmiştir. Beşinci bölümde ise araştırmanın sonuçları incelenmiş ve araştırmada tespit edilen problemlere ilişkin öneriler sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda, turist rehberlerinin kariyer planlamalarında uzmanlaşma eğilimlerinin ve uzmanlık alan seçimlerini etkileyen faktörlerin, iş alanında tercih sebebini oluşturması, diğer turizm paydaşlarıyla ortak ve başarılı hizmet yürütülmesi, ziyaretçilerden alınan geri dönüşler sayesinde tanınan ve marka rehber haline gelinmesi, mesleki tecrübeye yönelik alınan eğitimler ile olumlu katkılar sağlanması olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca, uzmanlaşmada rehberlerin öncelikle çevresine, ilgi alanlarına ve ihtiyaç duyulan alanlara yönelik durum değerlendirmesi yaparak bu alanlara yönelmeleri gerektiğinin önemli olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Turist rehberliği, Kariyer planlaması, Uzmanlaşma, Uzmanlık alan seçimi
Kültürel mirasın aktarılmasında turist rehberliği mesleğinin etkileri
Somut ve Somut Olmayan Kültür kavramları, UNESCO tarafından ortaya atılmış ve bu konuda korumayı sağlayabilmek için adımlar atmaya başlanmıştır. İlk kez 2008 yılında kabul edilmeye başlanan Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde Türkiye'den Meddahlık ve Mevlevi Sema Törenleri unsurları eklenmiştir. Bu çalışmada her bir kültürel mirasa tek tek yer verilmiştir. Bu kültürlerin ve mekanların bilgisini tam ve doğru olarak verebilecek mesleklerden birisi de turist rehberliği mesleğidir. İlk yapıldığı andan bugüne araştırılan ve zaman geçtikçe farklı roller atfedilen turist rehberliği, kültürel mirası koruyan mesleklerin başında gelmektedir. Araştırma evrenini T.C Kültür ve turizm Bakanlığı'na bağlı turist rehberleri oluşturmaktadır. Veriler, anket aracılığı ile 2023 Mayıs ayında 402 rehberden elde edilmiştir. Veriler analiz edilirken güvenilirlik analizi, dağılım analizi normallik testi, açıklayıcı faktör analizi ve farklılık testleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda turist rehberlerinin kültür elçisi olduğu belirlenmiştir. Çalışma maddeleri üç boyutta incelenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda ise, kültürel etkilerin aktarılmasında cinsiyete bağlı bir değişim söz konusu olduğu belirlenmiştir.
Turlarda grup uyumunun sağlanmasında turist rehberlerinin uyguladıkları etkinlikleri belirlemeye yönelik bir araştırma
Tur deneyiminin bir parçası olarak grup üyeleri birbirleriyle etkileşime girerek aralarında bağ kurabilmekte ve grup uyumu geliştirebilmektedir. Turlarda grup uyumunun sağlanması ise misafirler için uygun bir iletişim ortamı yaratma ve duygusal açıdan kendilerini daha iyi, huzurlu ve güvende hissetmelerinin yanında turun zamanında tamamlanmasını, ortaya çıkan problemlerin hızlı bir biçimde çözümlenmesini, turun başarısının artmasını ve tur deneyiminin en üst seviyede yaşanmasını mümkün kılmaktadır. Bu doğrultuda turun lideri olarak turist rehberlerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu çalışmanın amacı turlarda grup uyumunun sağlanmasında turist rehberlerinin uyguladıkları etkinliklerin belirlenmesidir. Bu bağlamda çalışma kartı bulunan eylemli turist rehberleri araştırmanın evreni olarak belirlenmiş ve çalışmaya katılan 63 turist rehberinden yarı yapılandırılmış soru formlarıyla veriler toplanmıştır. Çalışma, beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde; araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları ve sınırlılıkları yer almaktadır. İlgili alanyazını oluşturan ikinci bölümde, kuramsal çerçeveyi oluşturan turist rehberliği, grup ve grup uyumu kavramları irdelenmiş ve konu ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Yöntem başlığı altındaki üçüncü bölümde; araştırmanın hipotezleri, evren ve örneklemi, veri toplama araç ve teknikleri ile veri toplama süreci hakkında bilgiler bulunmaktadır. Araştırmanın bulguları ve yorumları dördüncü bölümde sunulmuş, beşinci bölümde ise bulgulardan elde edilen sonuçlar ve sonuçlara yönelik önerilere yer verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, turist rehberlerinin turlarda grup uyumunu sağlamaya önem verdiği ve yönettikleri turlarda grup uyumunu sağlamak için çeşitli stratejiler, etkinlikler kullandıkları ve grup uyumun sağlanmasında liderlik, arabuluculuk, bilgilendirme, aracılık ve kültür elçisi rollerinin önem taşıdığı ortaya çıkmıştır. Bir turun başarı ile sonlanmasında grup uyumunun turist, turist rehberi ve ülke turizmi üzerinde önemli etkilerinin olduğu, grup uyumunu sağlamanın milliyetlere ve demografik özelikler ile tur ve grup çeşidine göre değişiklik gösterdiği, grup uyumunu zorlaştıran etkenlerin insan özelliklerinden, davranışlarından ve operasyonel eksikliklerden kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca grup uyumunun sağlanmasında grup motivasyonunun önemli olduğu ve turist rehberlerinin grup motivasyonunu sağlamak için misafirlerle etkileşim halinde olup onların memnuniyetini sağlayacak etkinliklerde bulunduğu ve grup içi çatışmaların yönetilmesinde ise turist rehberlerinin liderlik, arabuluculuk ve bilgilendirici rollerinin önemli olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turist Rehberliği, Grup Kavramı, Grup Motivasyonu, Grup Uyumu, Turlarda Grup Uyumu
Turist rehberlerinin performanslarına yönelik şikayetler: Paket tur tüketicileri üzerine bir inceleme
Yapılan çalışmanın amacını turist rehberlerinin performanslarına yönelik paket tur tüketici şikayetlerini belirlemek ve bu kapsamda turist rehberlerinin performans açısından farkındalıklarını arttırmak oluşturmaktadır. Çalışmanın diğer amaçları ise turist rehberi performansı ile genel tüketici memnuniyeti arasındaki ilişkiyi belirlemek ve turist rehberleri performansına yönelik memnuniyetsizlikleri karşısında tüketicilerin tutumlarını incelemektir. Araştırma amacı kapsamında öncelikle alanyazın taraması yapılmış daha sonra anket aracılığıyla birincil verilerin toplanması aşamasına geçilmiştir. Araştırmanın evrenini daha önce Türkiye'de paket tura katılmış olan ve turist rehberi performansına yönelik şikayeti bulunan yerli tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi 384 yerli paket tur tüketicisi olarak hedeflenmiş ancak 460 kişiye ulaşılmıştır. Anketler, ilkbahar ve yaz aylarında paket tur tüketici sayısı arttığından ve tüketicilere ulaşılması daha kolay olduğundan bu aylarda tüketicilere uygulanmıştır. Dolayısıyla 2022 Mart ayında başlayan anket uygulaması 2022 Ekim ayında sonlandırılmıştır. Basılı anket formları İzmir ve Muğla illerindeki paket tur tüketicilerine tur sonrası araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Online olarak hazırlanan anket formlarının linkleri turist rehberleri aracılığı ile tüketicilere ulaştırılmıştır. Tüketicilere ulaştırılan anket formlarının doldurulmasından önce tüketicilere anket ve çalışmanın amacı hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Online ve basılı anket formları toplam 460 paket tur tüketicisine ulaşılmış ancak 393 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Yerli paket tur tüketicilerinin turist rehberinin performansına yönelik ilk beş şikayeti sırasıyla en çok turist rehberinin kibar olmamasına, turist rehberinin saygılı olmamasına, turist rehberinin güvenilir alışveriş mağazaları hakkında bilgilendirme yapmamasına, turist rehberinin tur programında vaat edilenleri yerine getirmemesine ve turist rehberinin dakik olmamasına yönelik olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları ayrıca tüketicilerin turun geneline yönelik memnuniyetlerinin yüksek olduğunu ve turun geneline yönelik memnuniyet derecelerine turist rehberinin oldukça fazla etkisi olduğunu göstermektedir. Tüketicilerin büyük çoğunluğunun turist rehberi nedeniyle yaşadıkları memnuniyetsizliğin önemsiz olduğunu düşündüğü görülmektedir. Ayrıca tüketiciler çoğunlukla şikayet etmelerinin bir işe yaramayacağını düşündüklerinden herhangi bir şikayet davranışında bulunmamaktadır. Şikayet davranışında bulunanların ise daha genç tüketiciler olduğu saptanmıştır. Çalışma beş kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım araştırmanın konusu, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve tanımları içermektedir. Araştırmanın ikinci kısmını kavramsal çerçeve oluşturmaktadır. Üçüncü kısımda ise araştırmanın veri toplama araç ve yöntemlerini, evren ve örneklemini içeren araştırmanın yöntemi bulunmaktadır. Dördüncü kısımda araştırmanın bulguları ve yorumlarına yer verilmiştir. Araştırmanın beşinci kısmı ise sonuçlar ve önerilerden oluşturmaktadır.
Anadolu Beylikleri izinde kültür rotası önerisi
Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'nden günümüze ulaşan kültürel miras unsurları, tarihî ve estetik değerlerinin yanı sıra kültür turizmi açısından da önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'nin Anadolu'da bıraktığı kültürel miras unsurları Anadolu Selçuklu ve sonrasındaki ikinci dönem Anadolu Beylikleri ile Osmanlı mimari ve sanatına kadar ulaşan birikimin temelini oluşturması açısında önemlidir. Bir başka ifadeyle Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'nin Anadolu'da bıraktığı kültürel miras unsurları, Anadolu Selçuklularından başlayarak Osmanlı dönemine kadar uzanan süreçte mimari, süsleme sanatı ve şehircilik anlayışı üzerinde önemli etkiler yaratmış; sonraki dönemlerin estetik anlayışına yön vermiştir. Ancak bu miras öğeleri, yeterince tanıtılamamaları nedeniyle turistik birer ürün olarak yeteri kadar değerlendirilememektedir. Diğer yandan, alternatif turizm türlerinden biri olarak son yıllarda giderek önem kazanan kültür rotaları, kültürel değerlerin tanıtımı ve destinasyonların çeşitlendirilmesi açısından etkili bir araç haline gelmiştir. Bu çalışmada, Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'ne ait kültürel miras unsurları tanıtılmakta ve bu mirası temel alan bir kültür rotası önerisinde bulunulmaktadır. Artuklu Beyliği, Danişmendliler Beyliği, Mengüçlü Beyliği, Çubukoğulları Beyliği, Dilmaçoğulları Beyliği, İnaloğulları Beyliği, Saltuklu Beyliği ve Ahlatşahlar Beyliği olmak üzere sekiz beylik temel alınarak hazırlanan kültür rotası, Tokat'ın Niksar ilçesinden başlayıp Mardin şehir merkezinde sona ermektedir. Rota boyunca yer alan duraklar, tarihî ve kültürel değerleri temel alınarak seçilmiş; durakların ziyaret süreleri ile ulaşım olanakları değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, Anadolu Beylikleri dönemine ait kültürel mirasın tanıtımına ve korunarak turistik birer arz kaynağına dönüşmesine katkı sağlayacak nitelikte bir kültür rotası önerisi geliştirmektir. Söz konusu rota ile hem yöre halkı ve yerel yönetimler için farkındalık oluşturulması hem de turist rehberlerinin anlatılarına temel teşkil edecek akademik bir altyapı sunulması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Kültür Turizmi, Kültür Rotaları, Türkiye Kültür Rotaları, Birinci Dönem Anadolu Beylikleri
Bandırma'nın kent turizmi potansiyelinin belirlenmesi
Turizmin yılın on iki ayına yayılması ve kentlerin sahip olduğu turistik çekiciliklerin etkin bir şekilde vurgulanması amacıyla atılan stratejik adımlardan biri, kentlerin markalaşmasına yönelik çalışmalardır. Bu kapsamda geliştirilen projelerle, yerli ve yabancı turistlere farklı deneyimler sunacak yeni ziyaret noktaları belirlenmesi hedeflenmektedir. Ancak, yeni bir kent markası oluşturma süreci oldukça karmaşık ve çok yönlü olduğundan, bu alanda ciddi ve disiplinli bir planlama yapılması zorunludur. Ayrıca, kentin tüm paydaşlarının (yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, işletmeler ve yerel halk) fikirlerinin ve katkılarının alınması, sürecin başarıyla yürütülmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu tez çalışmasının temel amacı, Bandırma kentinin turizm potansiyelini kapsamlı biçimde analiz ederek, söz konusu potansiyelin etkin şekilde değerlendirilmesi yoluyla kent markalaşması sürecine katkı sağlayabilecek nitelikli veriler üretmektir. Bu amaç doğrultusunda, Bandırma kent merkezi ve yakın çevresini kapsayan özgün turistik güzergâhlar tasarlanmış; öne çıkan ziyaret noktaları tespit edilmiş ve bu noktalara ilişkin ayrıntılı rota önerileri geliştirilmiştir. Ayrıca, turist rehberlerinin kullanımlarına yönelik tematik anlatım içeriklerinin temel yapı taşları da bu çalışma kapsamında oluşturulmuştur. Çalışmanın, gelecekte Bandırma için uygulanacak kent markası geliştirme projelerine bilimsel ve pratik katkılar sunacağı öngörülmektedir. Gerçekleştirilen anket çalışmasıyla, yerel halkın, yerel yönetim temsilcilerinin, öğrencilerin ve ziyaretçilerin bakış açılarından kentin turizm potansiyeline ilişkin düşünceleri araştırılmıştır. Uygulanan anket aracılığıyla 301 katılımcıdan veri toplanmıştır. Anket analizlerinden ve alanyazından elde edilen verilere göre; Bandırma'nın en güçlü yönünün erişilebilirlik (ulaşım olanakları) ile çok katmanlı tarihî ve doğal mirası olduğu, ancak altyapı–üstyapı, konaklama kapasitesi, temizlik/peyzaj, tanıtım ve organize tur paketleri başta olmak üzere yapısal eksikliklerin belirgin olduğu saptanmıştır. Katılımcıların önemli bir bölümü kenti marka kent olarak görmemektedir. Logo/sembol tercihlerinde Bandırma Vapuru, Kuş Cenneti Milli Parkı, Son Kurşun Anıtı ve deniz temalarının öne çıktığı belirlenmiştir. Çalışmada geliştirilen yarım günlük, bir günlük ve konaklamalı örnek tur programları uygulanabilir bulunmuş, kentin yürünebilir merkez dokusunun kısa süreli ziyaretler için avantaj sunduğu belirlenmiştir. Sonuçlar, Bandırma'nın bölgesel entegrasyon (Erdek, Gönen, Manyas vb.) ve sürdürülebilir/tematik turizm türleri (gastronomi, ekoturizm, kuş gözlemciliği, bisiklet vb.) üzerinden markalaşma ve bütüncül bir destinasyon yönetimi stratejisine ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu araştırma, beş ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, çalışmanın amacı, önemi, temel varsayımları ve sınırlılıkları detaylandırılmıştır. İkinci bölüm, araştırmanın teorik temelini oluşturan kavramsal çerçeveye odaklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışmanın metodolojisi açıklanmıştır; bu kısımda veri toplama araç ve teknikleri, araştırma evreni ve örneklemi ile verilerin analiz yöntemleri başlıkları altında araştırmanın yöntemi açıklanmıştır. Dördüncü bölüm, araştırmadan elde edilen bulguları ve bu bulgulara ilişkin analiz ve yorumları içermektedir. Son bölüm olan beşinci bölümde ise çalışmanın sonuçları sunulmuş ve gelecekteki araştırmalar veya uygulamalar için öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bandırma, Kent Markası, Kent Turizmi, Tur Rotası, Turist Rehberi