
95
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
İlköğretim I. kademede görevli sınıf öğretmenlerinin sınıf disiplinine ilişkin görüşleri
Bu araştırma İlköğretim I. Kademede Görevli Sınıf Öğretmenlerinin Sınıf İçi Disipline İlişkin Görüşleri'ni belirlemek amacıyla genel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmada ilköğretim birinci kademedeki sınıflarda, öğretmenlerin sınıf içinde karşılaştıkları disiplin problemleri, disiplin problemlerinin nedenleri, öğretmenlerin bu disiplin problemlerine karşı kullandıkları yöntemler ile bedensel cezaya ilişkin öğretmen görüşleri alınmıştır. Bu görüşlerin öğretmenlerin cinsiyeti, mesleki kıdemleri, okuttukları sınıf düzeyleri ve mezun oldukları okul türlerine göre ne kadar farklılaştığı saptanmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini 2006-2007 öğretim yılında Düzce İl Merkezi'ndeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Evrenden yola çıkılarak 16 ilköğretim okulunda görev yapan 165 sınıf öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu araştırma için gerekli veriler Aksoy (1999) tarafından geliştirilen ve 67 maddeden oluşan anket formunun uygulanmasıyla elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir:Öğretmenlerin sınıf yönetiminde öğrencilerinin disiplini bozan davranışlarına, davranışların nedenlerine, davranışlara karşı kullanılan yöntemler ile bedensel cezaya ilişkin görüşleri alındığında öğretmenlerin cinsiyetlerine, mezun oldukları okul türüne ve okuttukları sınıf düzeyine göre bir farklılık belirlenmezken; öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre sınıf yönetiminde öğrencilerinin disiplini bozan davranışlarına ilişkin görüşleri, disiplini bozan davranışların nedenleri ve bedensel cezaya ilişkin görüşleri açısından anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir.
İlköğretim V. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmada, yaratıcı yazma etkinliklerinin öğrencilerin metin yazma becerilerinin geliştirilmesinde ve yazmaya karşı düşüncelerinde etkili olup olmadığı incelenmiştir. Deneysel desenli yapılan araştırmaya 2006?2007 öğretim yılının güz yarıyılında, Ankara ili Etimesgut ilçesi Hasan Şükran Saruhan İ.O. beşinci sınıfında yer alan toplam 40 öğrenci (20 deney-20 kontrol) katılmıştır. Deney ve kontrol grubunda yer alacak olan öğrencilerin seçimi için, okulda beşinci sınıfları oluşturan dört şubeye serbest yazma etkinliği yaptırılmıştır. Bu yazılar araştırmacı tarafından geliştirilen yaratıcı yazma ölçeğine göre (Rubric'le) değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler, araştırmacı ve üç ayrı alan uzmanı tarafından gerçekleştirilmiş, her bir öğrenci için alan uzmanları ve araştırmacının vermiş olduğu puanlar ön test puanı olarak alınmıştır. Dört sınıfın ön test yaratıcı yazma puanlarının denkliğine tek yönlü varyans analizi ile bakılmıştır. Ön test sonuçlarında sınıflar arasında anlamlı bir fark bulunmadığından ön test değerleri birbirine en yakın olan iki sınıfta yer alan 40 öğrenci deney ve kontrol grubu olarak alınmıştır. Bu araştırmada deney grubuyla, haftada iki ders saati olmak üzere on dört hafta boyunca yaratıcı yazma uygulaması yapılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda deney ve iii iv kontrol grubundaki öğrencilerin yaratıcı yazma başarıları arasında yapılan tek yönlü ANOVA testi sonucuna göre deney grubunun lehine anlamlı derecede fark olduğu ortaya çıkmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin yazmaya karşı olan düşüncelerinde kontrol grubuna göre olumlu yönde bir gelişme olduğu belirlenmiştir.
İlköğretim fen bilgisi öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği birinci sınıfında okuyan öğretmen adaylarının fen ve teknoloji okuryazarlık düzeyleri
ÖZET İLKÖĞRETİM FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ VE SINIF ÖĞRETMENLİĞİ BİRİNCİ SINIFINDA OKUYAN ÖĞRETMEN ADAYLARININ FEN VE TEKNOLOJİ OKURYAZARLIK DÜZEYLERİ YETİŞİR, Mehmet İkbal Doktora Tezi, Sınıf Öğretmenliği Bilim Dalı Tez Danışmanı: Fitnat KAPTAN Temmuz ? 2007 Bu araştırmada, sınıf öğretmenliği ve fen bilgisi öğretmenliği adaylarının temel fen ve teknoloji okuryazarlık (TFTO) düzeyleri incelenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, öğretmen adaylarının TFTO düzeylerinin bazı demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği ve fen alanına yönelik tutum puanları ile anlamlı bir doğrusal ilişki sergileyip sergilemediği araştırılmıştır. Öğretmen adaylarının TFTO düzeylerini incelemek üzere ?Test of Basic Scientific Literacy? (TBSL) adlı ölçek uzman görüşleri alınarak Türkçeye uyarlanmıştır. Öğrencilerin fen alanına yönelik tutumlarını belirlemek üzere 11 maddeden oluşan ?Fen Alanına Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. TBSL ölçeğinin geçerlik çalışması için yapılan pilot uygulamada toplam 415 öğretmen adayına bu ölçek uygulanmıştır. Toplanan veriler doğru (1) ve yanlış (0) şeklinde kodlanmış; Bilimin Doğası, Bilimsel İçerik Bilgisi ve Fen ? Teknoloji ? Toplum alt testleri ve ölçeğin tamamı için KR20 değerleri hesaplanmıştır. Araştırmaya, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden 209 kişi; Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden de 241 kişi olmak üzere toplam 450 öğretmen vi adayı katılmıştır. Toplanan verileri analiz etmek amacıyla bağımsız gruplar için pearson korelasyon, t-testi ve tekyönlü ANOVA istatistik yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının TFTO düzeylerinin araştırma kapsamında belirlenen bazı demografik değişkenler bakımından farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Genel olarak öğretmen adaylarının TFTO düzeyleri ile fen alanına yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sadece fen bilgisi öğretmenliği adaylarının ÖSYS puanları ile TFTO düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Üstbilişsel strateji kullanımının okuduğunu anlama düzeyi düşük öğrencilerde erişi artırımına etkisi
Dilin, gerek bireysel gerekse toplumsal alanda islevlerini yerine getirebilmesi için okuma ve okuduğunu anlama becerilerini gelistiren bir anadili öğretimi kaçınılmazdır. Bireyin toplumsallasmasını, yeniliklere ayak uydurmasını, kültürlenmesini, bir üst öğretime ve hayata; akademik, bedensel, zihinsel ve duygusal açılardan hazırlanmasını amaç edinen ilköğretimde ana dili öğretimi açısından Türkçe dersi önemli bir yere sahiptir. ?lköğretimde Türkçe dersleri ve özellikle okuma ve okuduğunu anlama düzeyinde yapılan arastırmalar, ana dili öğretiminde oldukça önemli olan bu alanda öğrencilerin amaçlanan hedeflere ulasamadığını göstermektedir. Öğrencilerin yetersiz kaldığı görülen okuduğunu anlamayamamanın sebepleri arasında ise, öncelikle öğrencilerin bilgiyi özümseyememe, gerekli anlama yöntem ve tekniklerini bilmeme, öğretimsel etkinliklerinin azlığı ve benzeri nedenler sıralanmaktadır. Yine son yıllarda yurt dısında özellikle okuduğunu anlama alanında yapılan arastırmalarda, öğrencilerin kendilerini ve süreci kontrol edecek, planlama, örgütleme, tahmin etme, sınama ve benzeri teknik ve stratejileri kullanmalarının okuduğunu anlama düzeylerini artırmada etkili olduğu gözlenmistir. Türkçe dersinde becerileri gelistirmek için kullanılacak araçlardan biri de öğrenme stratejileridir. Üstbilis stratejileri de bu alanda yurtdısında kullanılmakla birlikte ülkemiz için yeni sayılabilir. Üstbilissel strateji kullanımının okuduğunu anlama düzeyi düsük öğrencilerde erisi artırımına etkisini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu arastırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen modeline göre gerçeklestirilmistir. Arastırmaya 2006-2007 öğretim yılı bahar döneminde Ankara ili Yenimahalle ilçesi, Yunus Emre ve Sehit M. Ali Durak ?lköğretim Okuluna devam eden 5. sınıf öğrencileri katılmıs, arastırma deney grubunda 17, kontrol grubunda 16 olmak üzere toplam 33 öğrenci ile yürütülmüstür. Arastırmada veri toplama aracı olarak okuduğunu anlama basarı testi, üstbilissel okuduğunu anlama farkındalığı ölçeği ve görüsme formu kullanılmıstır. Ayrıca etkinlikler düzenlenerek öğretim sürecinde kullanılmıstır. Arastırmayla ilgili tüm istatistiksel çözümlemelerde SPSS paket programından yararlanılmıs, deney ve kontrol grubundan elde edilen puanlar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı "t? testi ile sınanmıstır. Gruplar arası karsılastırmalarda anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmistir. Arastırmada elde edilen sonuçlar söyledir; 1. Üstbilissel strateji öğretiminin yapıldığı deney grubu öğrencileri ile öğretimin yapılmadığı kontrol grubu öğrencileri arasında okuduğunu anlama vi erisi düzeyi açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Diğer bir ifadeyle öğretilen üstbilis stratejisi öğrencilerin okuduğunu anlama erisi düzeylerinin artmasında etkilidir. 2. Üstbilissel strateji öğretiminin yapıldığı deney grubu öğrencileri ile öğretimin yapılmadığı kontrol grubu öğrencileri arasında üstbilissel okuduğunu anlama farkındalığı becerilerini kullanma açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Baska bir deyisle deney grubunda uygulanan üstbilissel strateji öğretimi öğrencilerin üstbilissel okuduğunu anlama beceri düzeylerini gelistirmede etkilidir. 3. Üstbilissel strateji öğretiminin yapıldığı deney grubu öğrencileri ile öğretimin yapılmadığı kontrol grubu öğrencileri arasında üstbilissel okuduğunu anlama farkındalığı becerilerini kullanma durumlarına iliskin öğrenci görüsleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Baska bir ifadeyle yapılan strateji öğretiminin, deney grubundaki öğrencilerin stratejiyi öğrenerek kullanmalarında ve içsellestirmelerinde etkilili olduğu sonucuna ulasılmıstır
Türkçe(1-5. sınıflar dersi öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
ÖZET Eğitim kalkınmanın temelini oluşturmaktadır. Kalkınmanın sağlam ve sürdürülebilir bir yapıda gerçekleşmesi için; insan kaynaklarının gelişimine öncelik vermek, gelişen teknolojileri takip etmek, bireylerle sağlıklı iletişim kurmak ve iyi organize olabilmek gerekmektedir. İyi bir iletişim kurmak ise bireylerin dinleme, anlama, konuşma ve yazma becerilerinin gelişmesine bağlıdır. Bireyler bu becerileri Türkçe Dersi sayesinde kazanıp, hayata hazırlanmaktadırlar. 2004 yılında hazırlanan Türkçe Ders (1-5.sınıf) Programı; öğrencileri düşündüren, düşündürürken bilgilendiren, ön bilgileri ile karşılaştırmalar yapıp, sonuçlara ulaşmalarını sağlayan bir yapıya sahiptir. Öğretmenlerin programa bakış açılarını belirlemek ve öğrenciler üzerindeki etkilerini tespit etmek amacıyla (kazanım, temalar, öğrenme-öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme vb.) bu araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaya, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Ankara ili Etimesgut, Yenimahalle ve Çankaya ilçelerinde bulunan 46 Devlet ve özel ilköğretim okullarında görev yapan 360 sınıf öğretmeni katılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Türkçe Ders (1-5.sınıf) Programını öğretmenlerin önemli bir çoğunluğu benimsemektedir. Ancak, Programın ölçme ve değerlendirme bölümünü benimseme oranı % 50'nin altındadır. Devlet okullarında çalışan öğretmenlerin programı benimseme oranları, özel okullarda çalışan öğretmenlere göre daha düşük olduğu görülmüştür.
İşbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımının ilköğretim dördüncü sınıf Türkçe ders hedeflerinin kazandırılması ve öğrenci başarısına etkisi
ÖZETBu çalışma, Türkçe öğretiminde işbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımının ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin akademikbaşarılarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek için bir başarı testi vedeney grubu öğrencilerinin bu yöntemle ilgili görüşlerini almak için bir anket uygulanmıştır. Araştırmada deneysel yöntemkullanılmıştır. Deneysel yöntemin, ön test-son test kontrol gruplu deseni kullanılmıştır. Kontrol ve deney grupları otuz kişidenoluşmuştur. Deney grubunda işbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımı, kontrol grubunda ise geleneksel yöntem kullanılmıştır.Araştırmaya katılan gruplara deneysel işlem öncesi ön test, işlem sonrasında ise son test uygulanmıştır. Ayrıca deney grubuöğrencilerine, görüş belirleme anketi uygulanmıştır. Veri analizi, SPSS programı t-testi kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilenverilerin anlamlılığı .05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına bağlı olarak öneriler sunulmuştur.1
İlköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler derslerinde eleştirel düşünme düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
İlköğretim Dördüncü Ve Beşinci Sınıf ÖğrencilerininSosyal Bilgiler Derslerinde Eleştirel Düşünme DüzeylerininÇeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesiMehmet Kaan DEMİRBu tezin yapılma amacı, ilköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerininsosyal bilgiler derslerinde eleştirel düşünme düzeylerini çeşitli değişkenler açısındanincelemektir. Tezin problem cümlesi şudur: İlköğretim okullarının dördüncü vebeşinci sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin sosyal bilgiler derslerinde eleştireldüşünme düzeyleri öğrencinin sınıfı, öğrenci cinsiyeti, öğretmen cinsiyeti, okul türü,sınıf mevcudu, uygulanan sosyal bilgiler öğretim programı, öğrencilerin sosyalbilgiler derslerindeki başarı durumları ve sınıf öğretmenlerinin davranışlarınındemokratiklik düzeyi değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmakta mıdır?Bu betimleyici çalışmanın evreni, Ankara İli Büyükşehir Belediyesi sınırlarıiçerisinde bulunan merkez ilçelerdeki Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı ilköğretimokullarının dördüncü ve beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Oranlı kümeörnekleme yapılarak tespit edilen araştırmanın örneklemi ise bu Milli EğitimMüdürlüklerine bağlı toplam 20 ilköğretim okulunun dördüncü ve beşinci sınıföğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama tekniklerinden bir diğeriolan gözlem için ise yine araştırmanın örneklemini oluşturan okullardan dördürandom olarak seçilmiştir.Tez sonucunda ilköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerinin sosyalbilgiler derslerinde eleştirel düşünme düzeylerinin genel olarak öğrencinin sınıfı,öğrenci cinsiyeti, öğretmen cinsiyeti, okul türü, sınıf mevcudu, uygulanan sosyalbilgiler öğretim programı, öğrencilerin sosyal bilgiler derslerindeki başarı durumlarıve sınıf öğretmenlerinin davranışlarının demokratiklik düzeyi değişkenlerine göreanlamlı olarak farklılaştığı ortaya çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: İlköğretim okulu, sosyal bilgiler, eleştirel düşünme
İlköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinde kitap okuma alışkanlığının incelenmesi
İlköğretim birinci sınıf öğrencilerinin bitişik eğik yazıda yaptıkları hatalar
ÖZETİLKÖĞRETİM BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNİNBİTİŞİK EĞİK YAZIDAYAPTIKLARI HATALARBayraktar, ÖzlemYüksek Lisans, İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim DalıTez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Erol GÜNGÖRDÜAğustos-2006Araştırmada ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin bitişik eğik yazıda hangitür hatalar yaptıkları tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ili Altındağ, Keçiören ve Mamakilçelerindeki 3 ilköğretim okulundan seçilen 70 birinci sınıf öğrencisi ve bu sınıflarıokutan öğretmenler oluşturmaktadır. Bu araştırma kapsamında, öğrenciler için bitişikeğik yazı değerlendirme formu oluşturulmuştur. Gözlenen okullardaki birinci sınıföğretmenleri için anket formu kullanılmıştır. Öğrenci ve öğretmenlere aitdeğerlendirme formlarından elde edilen verilerin frekans ve yüzdelikleri alınmış vearaştırmacı tarafından yorumlanmıştır.Araştırma sonucunda;1. Birinci sınıf öğrencilerinin bitişik eğik yazıda harfleri eğik yazamadıkları veharfleri birleştirirken hata yaptıkları, harfleri açık ve okunaklı yazamadıkları,harf boyutlarını ayarlayamadıkları tespit edilmiştir.2. Birinci sınıf öğrencilerinin kelimeyi doğru bölemedikleri, satırbaşıyapamadıkları, yazıyı sayfaya yerleştiremedikleri, bütün yazı boyuncaeğikliği koruyamadıkları, el yazılarının estetik beğeni uyandırmadığı tespitedilmiştir.ii3. Okul öncesi eğitim almış olan öğrencilerin okul öncesi eğitim almayanlaragöre genelde daha başarılı oldukları, ancak harfleri doğru şekilde yazmadaokul öncesi eğitim almayan öğrencilerin okul öncesi eğitim alanlara göredaha başarılı oldukları görülmüştür.4. Araştırmada birinci sınıf öğrencilerinin bitişik eğik yazıdaki hızlarıölçülmüştür.5. Birinci sınıf öğrencilerinin bitişik eğik yazıda yanlış yaptıkları harfler, yanlışbağladıkları harfler tespit edilmiştir.Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafındanortaya konulan önerilere yer verilmektedir.iii
Kavram geliştirme yönteminin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin kelime hazinelerini geliştirmeye etkisi
Kavram Geliştirme Yönteminin lköğretim 5. Sınıf ÖğrencilerininKelime Hazinelerini Geliştirmeye EtkisiÖZETBu araştırmanın amacı kavram geliştirme yöntemiyle yapılan kelimehazinesini geliştirme çalışmalarının, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin kelimehazinelerini geliştirme erişisine etkisinin olup olmadığını ve kavram geliştirmeyönteminin ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin özetleme becerilerini etkileyipetkilemediğini ortaya koymaktır.Araştırma, Yozgat ilinde bulunan Fatih lköğretim Okulu ile MillûEgemenlik lköğretim Okulu 5. sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Fatihlköğretim Okulu öğrencilerinden 25 ve Millû Egemenlik lköğretim Okuluöğrencilerinden 25 öğrenci araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma süresince dörtokuma parçası kullanılmıştır. Her okuma parçasından anahtar kelimeler seçilerek, bukelimeler kavram geliştirme yöntemiyle öğretilmeye çalışılmıştır. Ayrıca her metninsonunda öğrencilerden metni özetlemeleri istenmiştir. Öğrencilerin özetlerinideğerlendirmek için araştırmacı tarafından geliştirilen bir ölçek kullanılmıştır.Araştırma sonunda bir kısmı çoktan seçmeli sorulardan, diğer bölümü ise klasiksorulardan oluşan bir başarı testi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi S.P.S.Sistatistik programı kullanılarak t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre;1. Kavram geliştirme yöntemi ile geleneksel öğretim yöntemi arasındakelimelerin anlamlarının öğrenilmesi açısından anlamlı bir farklılık vardır.2. Kavram geliştirme yöntemi ile geleneksel öğretim yöntemi arasındaöğrenilen kelimelerin kullanımı açısından anlamlı bir farklılık vardır.3. Kavram geliştirme yöntemi ile geleneksel öğretim yöntemi arasındaözetleme açısından anlamlı bir farklılık vardır.4. Kavram geliştirme yöntemi ile ulaşılan kelime öğretim erişisi ile gelenekselöğretim yöntemi ile ulaşılan kelime öğretim erişisi arasında anlamlı birfarklılık vardır.5. Kavram geliştirme yöntemi ile ulaşılan kelime öğretim erişisi cinsiyete görefarklılık göstermemektedir.
İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlığı kazanmalarında ailenin rolü (Kastamonu ili örneği)
Bu araştırmada; ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlığı kazanmalarında ailenin rolünün olup olmadığı, varsa bu rol düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Kastamonu merkezde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarından oluşmaktadır. Örnekleri ise, Kastamonu merkezde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarından tesadüfi olarak seçilen dört ilköğretim okulunda okumakta olan beşinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrenci görüşlerini almak için veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılmıştır. Anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kişisel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümünde, öğrencilerin anne ve babalarının çocukları okumaya yönlendirecek olan faaliyetlerini kapsayan 22 maddelik okumaya yönlendirme, ölçeği kullanılmıştır. Yanıtlar 3'lü Likert Tipine uygun olarak puanlanmıştır. Üçüncü bölümünde ise, öğrencilerin okuma alışkanlığını ölçen, açık uçlu 19 soruya yer verilmiştir. Verilerin analizinden ortaya çıkan bulgular ve bu bulguların tespitinde kullanılan istatistiksel yöntemler ve sonuçlar şöyledir; İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerine uygulanan anketlerdeki kişisel bilgilerle ilgili bölüme beş bağımsız değişken yerleştirilmiştir. Bunlar; 1. Öğrencilerin annelerinin eğitim durumu, 2. Öğrencilerin babalarının eğitim durumu, 3. Öğrencilerin annelerinin mesleği, 4. Öğrencilerin babalarının mesleği, 5. Öğrencilerin ailelerinin ekonomik durumuna ilişkin sorular ve bu sorulara göre yapılandırılmış cevap seçeneklerinden meydana gelmektedir. Bağımsız değişkenlerin anketlerdeki sırasına göre sıralanan bulgular yüzde ve frekans olarak hesaplanmış ve yorumlanmıştır. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlığı ile ilgili bulgular, okuma alışkanlığına yönelik olarak hazırlanan sorulara verilen cevaplarla toplanmıştır. Toplanan verilerin yüzdesi ve frekansı hesaplanarak analiz edilmiştir.11 Öğrencilerin anne ve babalarının onları okumaya yönlendirmeleri ile ilgili olan bulguları, anketlere öğrenciler tarafından verilen cevaplarla toplanmıştır. Toplanan veriler, her birey için puanlar toplanıp; yüzdesi ve frekansı hesaplanarak analiz edilmiştir. Bu analiz sonuçlarına göre; annelerin çocuklarının okuduklarını dinlemesi ve okuduklarını çocuklarıyla paylaşması ve babaların okuduklarım çocuklarıyla paylaşması ile ilgili görüşlerin ortalamayı yükselttiği; babaların çocuklarına mektup kutularına bırakılan broşürleri okumayı önermesi, kütüphaneye gitmesi, ödünç kitap alması ve diğer maddelerle ilgili görüşlerin ortalamayı düşürdüğü görülmüştür. Toplam ortalama sonuçlarına bakıldığında, ailelerin büyük bir kısmının çocuklarım okumaya tam olarak yönlendirmedikleri, öğrencilerin annelerinin onlar okumaya yönlendirmeleri ile ilgili görüşlerinin olumlu sayılabileceği tespit edilmiştir. Ailelerin çocuklarım okumaya yönlendirme ölçeğinde, her öğrenci için puanlar toplanarak; bu puanların bağımsız değişkenlere göre değişip değişmediği ANOVA (Tek yönlü varyans analizi) ve t-testi yapılarak analiz edilmiştir. Eğitim düzeyleri arasındaki farkların hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla yapılan Tukey-HSD sonuçlarına göre, annenin-babanın eğitim durumu, ekonomik düzey ve babanın meslek türü yükseldikçe ailenin çocuklarım okumaya yönlendirmesi de yükselmiştir. Öğrencilerin okuma alışkanlığını ölçen bazı soru maddeleri ile bağımsız değişkenler arasında bir ilişkinin olup olmadığım test etmek için Chi- Square testi yapılmıştır. Babanın mesleği ile çocukların okuduğu kitap sayısı arasında gözlenen farkın, ailenin ekonomik düzeyi ile çocukların sahip olduğu, kitap sayısı arasında gözlenen farkın, annenin eğitim düzeyi ile çocukların kütüphaneye gitme amaçlan arasında gözlenen farkın, babanın ve annenin eğitim düzeyi ile çocukların günde belli bir sıklıkla televizyon seyretmeleri arasında gözlenen farkın, ailenin ekonomik düzeyi ile çocukların kitaplığa sahip olma durumu arasında gözlenen farkın anlamlı olduğu bulunmuştur.
İlköğretim 5.sınıf sosyal bilgiler dersi coğrafya konularının öğretiminde drama yönteminin kullanılması (Kazan ilçesi örneği)
Ill ÖZET Bu araştırmada, ilköğretim 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi coğrafya konularında drama yönteminin nasıl kullamlabileceğine ilişkin etkinlikler geliştirmek ve geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin konuları öğrenme düzeylerini arttırıp arttırmadığını incelemek ve betimlemek amaçlanmıştır. Bu amaç için; "Deney ile kontrol grubunun Türkiye'nin Dünya Üzerindeki Yeri ve Önemi, Yurdumuzun Yeryüzü Şekilleri (Dağlar, Ovalar ve Platolar, Akarsu ve Barajlar, Göller), Yurdumuzun İklimi, Etki Alanları ve Bitki Örtüsü konularım öğrenme düzeyleri arasında anlamlı bir fark var mıdır?" alt problemleri belirlenmiştir. Ankara ili Kazan İlçesi Kazan İlköğretim Okulunda 2003-2004 öğretim yılında 5-B ve 5-D smıflannda okuyan 33'ü deney, 33'ü kontrol grubu olmak üzere toplam 66 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmanın modeli ise, Sontest Kontrol Gruplu Deneme Modelidir. Araştırmada, "Güzel Yurdumuz Türkiye" ünitesinden seçilmiş altı konu için drama etkinlikleri hazırlanmıştır. 17.02.2003 - 04.03.2003 tarihleri arasında konular, deney grubuna drama etkinlikleri ile, kontrol grubuna ise geleneksel yöntemlerle işlenmiştir. Deney grubu öğrencileri ile ilgili detaylı gözlemlerin yapılabilmesi için dersler videoya kaydedilmiştir. Ayrıca, deney grubu öğrencileri her ders sonrası drama ile işlenen derslerle ilgili görüşlerin yer aldığı drama günlükleri tutmuşlardır. Konuların öğretimi bittikten sonra, konularla ilgili hedeflerden oluşan bilgi ve kavrama düzeyinde 20 soruluk basan testi her iki gruba da sontest olarak uygulanmıştır. Basan testinden elde edilen veriler bağımsız t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; "Türkiye'nin Dünya Üzerindeki Yeri ve Önemi, Yurdumuzun İklimi, Etki Alanlan ve Bitki Örtüsü, Yurdumuzun Yeryüzü Şekilleri (Akarsu ve Barajlar, Göller)" konularında öğrencilerin öğrenme düzeyleri arasında drama yöntemi ile ders işleyen deney grubu lehine anlamlı bir farkIV bulunmuştur. "Yurdumuzun Yeryüzü Şekilleri (Dağlan, Ovalar ve Platoları)" konularında ise öğrencilerin öğrenme düzeylerinde drama yöntemi ile geleneksel yöntemlerin aynı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bulgulara göre, 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersi coğrafya konularında da drama yönteminin öğrencilerin öğrenme düzeylerini arttıracağı sonucuna varılmıştır. Öğrenci günlüklerinden ve video kaydından elde edilen veriler ise, araştırma bulgularını desteklemektedir. Çünkü öğrenciler, ünite konularından hangisini bilip hangisini bilmediklerini görerek öğrenme düzeylerinin arttığının farkına varmışlar ve bunu kendi sözleriyle ifade etmişlerdir.
Hikaye haritası yönteminin ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama beceri düzeyleri üzerine etkisi
ÖZET Bu araştırmada, hikâye haritası yönteminin ilköğretim 4.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerisi üzerine etkisi olup olmadığını saptamak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ilköğretim 4.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama beceri düzeyleri ile ilişkili olarak 15 alt probleme cevap aranmıştır. Araştırma, 22'si deney, 22'si kontrol grubuna olmak üzere toplam 44 denek üzerinde son-test ölçümlü desen ile yürütülmüştür. Araştırmanın denekleri 2001 - 2002 öğretim yılında Ankara ili, Yenimahalle ilçe sınırları içerisinde bulunan Afşin Bey İlköğretim Okulu 4.sınıf öğrencilerinden seçilmiştir. Deney grubuna katılan öğrencilerle, daha önceden seçilen 14 hikâye, 7 hafta süreyle hikaye haritası yöntemiyle işlenmiştir. Kontrol grubuna da aynı hikayeler deney grubuyla aynı zamanda ve aynı sürede işlenmiştir. Deneysel çalışmanın sonunda, hikâye haritası yönteminin, ilköğretim 4.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama beceri düzeylerine etkisini anlamak amacıyla 15 alt probleme cevap bulabilmek için her iki gruba da 14 soruluk bir sınav uygulanmıştır. Sınav sonucunda elde edilen verilerden deney ve kontrol grubu öğrencilerinin okuduğunu anlama beceri düzeyleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığı SPSS'te t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda özet olarak şu bulgular elde edilmiştir. 1. İlköğretim 4.sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve hikâyenin elemanlarını doğru olarak bulabilme beceri düzeyleri üzerinde, hikâye haritası yönteminin geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2. Hikaye haritası yönteminin, hikayenin ana fikrini bulmada, diğer hikaye elemanlarına göre daha zayıf kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bilgisayar destekli öğretim etkinliklerinin ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi erişilerine etkisi
ÖZET Bu araştırmada, bilgisayar destekli öğretim etkinliklerinin, beşinci sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler Dersi erişilerine etkililiği incelenmiştir. Araştırmada deney-kontrol gruplu, ön test-son test modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2001-2002 öğretim yılı, Ankara İli, Çubuk İlçesi, Çubuk İlköğretim Okulu'nda yürütülmüştür. Bu okulda bulunan üç beşinci sınıftan ön testten aldıkları puanlara göre denk olan 5/B sınıfı kontrol, 5/C sınıfı da deney grubu olarak belirlenmiştir. Araştırma 30'u deney, 30'u kontrol grubunda olmak üzere toplam 60 denek ile yürütülmüştür. Araştırmada Sosyal Bilgiler Beşinci Sınıf Programı'nda yer alan, en kapsamlı ünite olan, "Cumhuriyet' e Nasıl Kavuştuk?" ünitesi ele alınmıştır. Araştırmada İnteraktif Yazılım Şirketi'ne ait T.C. Tarihi CD'si kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından 50 soruluk erişi testi geliştirilmiştir (EK:3). Gruplarla beş hafta süre ile haftada altı ders saati (1 ders saati = 40 dakika) olmak üzere toplam 30 ders saati uygulama yapılmıştır. Bu süre içerisinde deney grubunda araştırmacı tarafından hazırlanan ders planlan kullanılarak bilgisayar destekli öğretim (B.D.Ö) yapılmıştır. Kontrol grubunda ise kendi sınıf öğretmeni tarafından geleneksel öğretim yöntemleri ile ders yapılmıştır. Süreç sonunda deney ve kontrol grubuna son test uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; beşinci sınıf düzeyinde yapılan bilgisayar destekli Sosyal Bilgiler öğretiminin, geleneksel öğretim yöntemleriyle yapılan Sosyal Bilgiler dersinden daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma bulgularına göre, grupların basan puanlan karşılaştırdığında, deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.11 Bunun yanında, B.D.Ö yöntemi ile yapılan derslere öğrencilerin daha istekli geldiği, devamsızlık durumunun diğer derslere göre daha az olduğu gözlenmiştir.
Bütünsel beyin yaklaşımıyla ve çoklu zekâ kuramıyla öğretimin birinci sınıf öğrencilerinin okuma ve yazma erişisine etkisi
Ill ÖZET Bu araştırmada, İlköğretim 1. sınıfta bitişik eğik yazıyla okuma yazmanın kazanım sürecinde Bütünsel Beyinle öğrenme yaklaşımının uygulandığı öğrencilerle Çoklu Zekâ Kuramına dayalı öğretimin uygulandığı öğrencilerin okuma ve yazma erişilerinde farklılıkların olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda "Bütünsel Beyin Yaklaşımıyla ve Çoklu Zekâ Kuramıyla öğretimde birinci sınıf öğrencilerinin okuma erişilen arasında fark var mıdır?, Bütünsel Beyin Yaklaşımıyla ve Çoklu Zekâ Kuramıyla öğretimde birinci sınıf öğrencilerinin yazma erişileri arasında fark var mıdır? ve her iki yaklaşımla öğretimde öğrencilerin erişi puanlan üzerinde cinsiyet faktörünün etkisi var mıdır?" problemlerine cevap aranmıştır. Araştırma, 22' si deney, 24'ü kontrol grubunda olmak üzere toplam 46 denek üzerinde Sontest Kontrol Gruplu desen ile yürütülmüştür. Araştırmanın denekleri 2003-2004 öğretim yılında Ankara İli, Çankaya İlçe sınırlan içerisinde bulunan Özel Maya İlköğretim Okulu 1. sınıf öğrencilerinden seçilmiştir. Deney grubunda bulunan öğrencilerle, beynin dört düşünme çeyreğine uygun etkinlikler düzenlenerek 100 ders saati Bütünsel Beyin Yaklaşımıyla ders işlenmiştir. Kontrol grubunda aynı sürede Çoklu Zekâ Kuramına dayalı okuma yazma öğretimi gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışmanın sonunda araştırmanın üç alt problemine cevap bulabilmek için her iki gruba da okuma ve yazma becerisi olarak iki bölümden oluşan toplam 17 soruluk bir sınav uygulanmıştır. Sınav sonucunda elde edilen verilerden deney ve kontrol grubu öğrencilerinin beyin başatlık profilleri çizilmiş, okuma, yazma erişileri ve cinsiyet faktörünün etkisi açısından farklann olup olmadığı SPSS 10.0 paket programı ile çözümlenmiştir. Verilerin ortalamalanIV arasındaki fark dikkate alındığından veriler bağımsız t Testi ve Mann Whitney U Testi analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulguları şöyle özetlenebilir: 1. Bütünsel Beyin Yaklaşımıyla ders işleyen öğrencilerin Çoklu Zekâ Kuramıyla ders işleyen öğrencilere göre okuma erişisi bakımından daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2. Bütünsel Beyin Yaklaşımıyla ders işleyen öğrencilerin Çoklu Zekâ Kuramıyla ders işleyen öğrencilere göre yazma erişisi bakımından daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 3. Uygulanan her iki yöntem ile cinsiyet arasında anlamlı bir farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bütünsel Beyin Yaklaşımıyla ders işleyen grubun sontest erişi puanlan arasında cinsiyet düzeyinde anlamlı bir farkın olmadığı ve Çoklu Zekâ Kuramıyla ders işleyen grubun sontest erişi puanlan arasında cinsiyet düzeyinde anlamlı bir farkın olmadığı ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgulardan hareketle öğrencilerin okuma ve yazma becerileri üzerinde cinsiyetin önemli bir etken olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
İlköğretim 4. ve 5. sınıflarda öğretmenlerin Türkçe derslerinde öğretim materyalleri kullanma durumları
Bu araştırmanın çalışma evreni, Yozgat ili Sorgun ilçesinde görev yapan 4. ve 5. sınıf öğretmeleridir. Çalışma evrenini temsil etmek üzere, örneklem olarak rasgele seçilen 80 öğretmene, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenler Türkçe derslerinde en çok ders kitabını ve yazı tahtasını kullanmaktadır. Diğer öğretim materyallerini kullanma oranları oldukça düşüktür. Meslekteki ilk 10 yılda ve 20. yıldan sonra, öğretmenlerin materyal kullanma oranlan düşmekte, bir başka ifadeyle öğretmenler meslekî kıdemlerinin 10 ila 20. yılların arasında daha çok öğretim materyali kullanmaktadırlar. Öğretmenlerin hemen tamamı öğretim materyali kullanmanın önemini bilmekte ve Türkçe derslerinde kullanmak üzere öğretim materyali geliştirmektedirler. Öğretmenlerin, öğretim materyali kullanma sebepleri arasında "Öğrencilerin bireysel olarak çalışabilmelerini sağlamak", "Öğrencilerin sınıftan bağımsız çalışmalar yapabilmelerini sağlamak", "Öğretim materyalleri kullanarak ders esnasında farklı konularla uğraşabilecek zaman sağlamak", "Aynı materyali tekrar kullanarak zaman ve enerji tasarrufu sağlamak" ve "disiplini sağlamak" seçeneklerinin daha az etkili olduğu söylenebilir. Öğretim materyali kullanmama nedenleri içerisinde en etkili olanları;" "Kullanılmak istenen araç-gerecin okulda olmaması" ve "Okulda, araç-gereç hazırlamak/denemek için uygun ortam olmaması" maddeleridir. "Okulun/sınıfın fiziki şartlarının yetersizliği", "Okulda yeterli bir kütüphane olmaması", "Sınıf mevcudunun uygun olmaması", "Materyal hazırlamanın çok zaman ve emek gerektirmesi", "Türkçe programının araç-gereç kullanımına uygun olarak hazırlanmamış olması", Bazı araç-gereçleri kullanmayı bilmeme", "Türkçe dersinin araç-gereç kullanımına uygun olmaması", "Türkçe programında araç-gereç kullanma konusunda yeterli bilgi olmayışı" ve "Öğretim materyalleri ile ilgili meslek içi eğitim kurslarının yetersizliği /olmayışı" diğer etkili nedenlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Teknolojisi, Türkçe Öğretimi
İlköğretim birinci ve ikinci kademe öğrencilerinin yazım hataları ve öğretmen görüşleri
Bu araştırmada, ilköğretim birinci ve ikinci kademe öğrencilerinde rastlanan yazım hataları ve bu konu ile ilgili öğretmenlerin görüşleri değerlendirilmiştir. Yazım hataları ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Konuyla ilgili öğretmen görüşlerinin alınması için anket yöntemine başvurulmuş ve öğrencilere yaptırılan dikte çalışmaları toplanmış ve oluşturulan 21 adet yazım hatası kriterine göre değerlendirilmiştir. Anket ve dikte uygulaması ilköğretim okullarına yönelik olarak yapılmıştır. Araştırmanın bulguları şöyle özetlenebilir: 1- İlköğretim okullarındaki öğretmenler sımflanndaki öğrencilerin yazı hatalarının görme, işitme ve öğrenim bozuklukları gibi nedenlerden kaynaklandığının farkında olmakla beraber, yazım hataları hakkında çok fazla bilgi sahibi değildirler. 2- Öğretmenler, sımflanndaki öğrencileriyle birebir çalışamadıklarım belirtip, öğrencilerin yazma ve defter düzeni ile ilgili sorunları olduktan konusunda birleşmektedirler. 3- Yazı öğretimi konusunda yazı programının yetersiz olduğunu, yazma bozukluklan ile ilgili seminer veya kurs verilmesi gerektiğini düşünmektedirler. 4- Birinci ve ikinci kademe öğretmenleri yazım hatalarının üst sınıflara taşınmasının nedenlerini yazı öğretimi konusunda acele edilmesine ve bu konuda eğitim almayan öğretmenlerin birinci sınıftaki yanlış öğretimlerine dayandırmaktadırlar. iv5- Elde edilen bulgulara göre kadın ve erkek öğretmenlerin yazım hataları konusuna ait görüşleri arasında yüzdelik olarak büyük bir farkın olmadığı anlaşılmıştır. 6- Araştırmaya katılan öğrencilerin yazılan incelendiğinde, öğrencilerin belirlenen kriterlere göre oldukça fazla hata yaptıkları ve anında düzeltilmeyen hataların sonraki sınıflara artarak taşındığı görülmüştür. 7- Öğretmenlerin kıdem ve öğrenim durumu açısından yazı hatalarının oluşumu konusundaki görüşleri arasında anket sonuçlan dikkate alındığında büyük bir fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yazım hataları konusunda bilinçlendirilip yazım hatalan ile ilgili kurs ve seminerlerin açılması sonucuna vanlmıştır.
İlköğretim yazı öğretimi programının 1. kademe uygulamasının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Ill ÖZET Bu araştırmada, ilköğretim yazı öğretimi programının 1. kademe uygulamasının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Yazı öğretimi programının değerlendirilmesi için, literatür taraması yapılmıştır. Programın hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine göre, program değerlendirme kriterlerine uygun olarak öğretmenlere ön anket uygulanmıştır. Ön anket gözden geçirilerek işlerliği olmayan maddeler yeniden düzenlenmiştir. Düzenlenen anket ilköğretim okulu sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen bulgular yüzde, ortalama ve standart sapma şeklinde ifade edilmiştir. Araştırmanın değişkenleri cinsiyet, kıdem ve öğrenim durumudur. Araştırmanın bağımsız değişkenlerinden cinsiyet ve öğrenim durumu için "t" testi uygulanmıştır. Kıdem durumu için "tek yönlü varyans" analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları şöyle özetlenebilir: 1. İlköğretim Okulu Yazı Programı'mn 1.-5. sınıflar arası hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine göre programın etkinliği orta derecede gösterilirken, programın öğelerinin hazırlanışında daha fazla açıklayıcı örneklere yer verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. öğretmenlere "programda belirtilen harflerin yazılış biçimlerindeki problemler" hakkında görüşleri olup olmadığı sorulmuştur. Öğretmenlerin %57.1'i (48 kişi) harflerin yazılış biçimlerini uygun bulurken, %42.9'u (36 kişi) çeşitli harfler üzerine görüş bildirmiştir. Dikkat edilmesi gereken nokta bazı harflerin yazılışına çocukların alışamadığı ve bunların yazılışlarında değişiklik yapılabileceğidir.IV 3. Yazı öğretimi programında sınıflara göre rakamların ve noktalama işaretlerinin yazımının tekrarı yerinde bir karardır. Bir önceki yazı programına göre programdaki değişiklikler olumlu yöndedir. 4. Elde edilen bulgulara göre kadın ve erkek öğretmenlerin yazı öğretimi programının hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine ait görüşleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. 5. Öğretmenlerin kıdemlerine göre yazı öğretimi programının hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir fark olmadığı, kıdeme göre görüşlerin değişmediği saptanmıştır. 6. Öğretmenlerin öğrenim durumuna göre programının hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir fark olmadığı, öğrenim durumuna göre görüşlerin değişmediği saptanmıştır. Programın genel olarak başarılı olduğu, eksikliklerinin düzeltilmesiyle birlikte program değerlendirme kriterlerine tamamen uyabileceği ve uygulamaya yönelik daha fazla geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır.
İlköğretimde sınıf öğretmenlerinin sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları yöntemler (Trabzon ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu I. kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları ödül ve ceza yöntemlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın evrenini, Trabzon ilinde bulunan ilköğretim okullarında (1998- 1999 öğretim yılında) görev yapan sınıf öğretmeleri, örneklemini ise Trabzon ilindeki 22 ilköğretim okullarında görev yapan 1 10 smıf öğretmeni oluşturmaktadır. Toplanan verilerin SPSS paket programıyla istatistiksel analizleri yapılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin uygulamaları arsında fark olup olmadığını belirlemek için t testi, F testi ve manidarlık düzeyleri hesaplanmıştır. Bu araştırmada önemli bulgular elde edilmiştir. Bu bulguların bazıları şunlardır: İlköğretimdeki sınıf öğretmenlerinin cinsiyetlerine göre sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları ödül ve ceza yöntemlerinden fiziksel ceza, psikolojik ceza, psikolojik ödül ve sosyal ödül bakımından anlamlı bir farklılığın bulunmadığı anlaşılmıştır. İlköğretimdeki sınıf öğretmenlerinin çalıştığı okul türlerine göre sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları ödül ve ceza yöntemlerinden fiziksel ceza, maddi ödül, psikolojik ceza, psikolojik ödül ve sosyal ödül uygulamaları açısından anlamlı bir farklılığın bulunmadığı, sosyal ceza uygulamaları bakımından anlamlı bir farklılığın bulunduğu anlaşılmıştır. İlköğretimdeki sınıf öğretmenlerinin hizmet yıllarına göre smıf içi disiplini sağlamada kullandıkları, fiziksel ceza yöntemi bakımından anlamlı bir farklılık bulunmuştur.
Çoklu zeka kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin 4. sınıf öğrencilerinin matematik erişilerine ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi
Bu araştırmada, Çoklu Zeka Kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin öğrencilerin matematik basanlarına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında, ilköğretim dördüncü sınıf matematik dersi konulan içerisinden "Zaman Ölçüleri" konusu ele alınmıştır. Araştırma Gazi Üniversitesi Vakfı Özel İlköğretim Okulu dördüncü sınıflar üzerinde yapılmıştır. Ön-test puan ortalamaları birbirine denk olan iki şubeden 4-A sınıfı deney grubu, 4-B sınıfı ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılan gruplar; öğrenilecek konu öncesi ön test, konu sonrası son-test ve konu bitiminden bir ay sonra öğrenilmesi beklenilen davranışların hatırlanmasını yoklayan bir kalıcılık testi uygulanmıştır. Kalıcılık testi ile grupların unutma derecesi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla zamanlar ünitesi için hazırlanan çoktan seçmeli ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırma deneysel bir çalışmadır. Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgulara göre; grupların son -test puanlarına bakıldığında Çoklu Zeka Kuramı ile öğretim yapılan deney grubunun son test puan ortalaması 18.08, geleneksel yöntemle öğretim yapılan grubun son test puan ortalaması ise 15.95 olarak bulunmuştur, t testi analizi sonucunda t değeri 2.55 olarak belirlenmiştir..05 düzeyinde tablo t değeri 2.06 olduğundan bulunan sonucun deney grubunun lehine olduğu anlaşılmaktadır. Grupların kalıcılık puanlarının ortalamalarına bakıldığında Çoklu Zeka Kuramıyla öğretim yapılan deney grubunun kalıcılık puanlarının ortalaması 18.04, Kontrol grubunun kalıcılık testi puanlarının ortalaması ise 14.01 olarak bulunmuştur, t testi analizinde sonuç 7.46 olarak belirlenmiş, 0.5 düzeyinde tablo t değeri 2.06 olduğundan bulunan sonucun deney grubunun lehine olduğu ortaya çıkmıştır.II Deney grubunun son-test puanlarının ortalaması 18. 08, kalıcılık testi puanlarının ortalaması ise 18.04 bulunmuştur, t testi analizinde t değeri 0.2 olarak belirlenmiştir. 0.05 düzeyinde tablo t değeri 2. 06 olduğundan ve hesaplanan t tablo t değerinden küçük olduğundan, son test ve kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farkın olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuç öğrenilen bilgilerin unutulmadığını ortaya çıkarmaktadır. Kontrol grubunun son-test puanlarının ortalaması 15.95, kalıcılık testi puanlarının ortalaması ise 14.01 bulunmuştur, t testi analizinde t değeri 3.18 olarak belirlenmiştir. 0.05 düzeyinde tablo t değeri 2. 06 olduğundan ve hesaplanan t tablo t değerinden büyük olduğundan, son test ve kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç ise geleneksel yöntemin öğrenilen bilgilerin kalıcılığı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. Bu sonuçların yanısıra öğretmenler tarafından yapılan gözlem ve görüşmelerin sonucunda Çoklu Zeka Kuramı ile işlenen derslere katılan öğrenciler, derslerin çok eğlenceli geçtiğini söylemişler ve aktif olarak, yapılan aktivitelere katılmışlardır.
İlkokul öğrencilerinin okuma düzeyleri ve dikkat özelliklerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
İÜ ÖZET Bu araştırmada, ilkokul öğrencilerinin dikkat özellikleri ve okuma düzeyleri bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkenleri, öğrenci dikkati ve okuma düzeyidir. Bağımsız değişkenler ise; öğretmen yargısı, cinsiyet ve sosyo-ekonomik düzeydir. Araştırmanın örneklemini, 1995-1996 eğitim öğretim yılında, Ankara merkezindeki, Altındağ, Mamak ve Çankaya ilçelerinden random olarak seçilmiş üç okul ve bu okulların birinci sınıflarındaki 120 öğrenci ile öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu araştırmada öğrenci dikkat düzeyini ölçmek için dikkat testi, öğrencilerin okuma düzeylerini ölçmek için, okuma hata puanı tekniği uygulanmıştır. Elde edilen veriler tablolaştırılmış ve değişken özelliklerine göre tasnif edilmiştir. Elde edilen verilerden yararlanarak şu istatistiksel işlemler yapılmıştır. Elde edilen veriler, değişkenlerin niteliğine göre t testi, tek yönlü varyans analizi, ki-kare ve korelasyon teknikleriyle analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde SPSS paket program kullamlmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir: 1.Kız öğrencilerin elde ettikleri dikkat düzeyi toplam puan ortalamaları ile erkek öğrencilerin elde ettikleri toplam puan ortalamaları arasındaki fark anlamsız çıkmıştır (p>0.05). 2.Öğrencilerin dikkat düzeyleri ile sosyo-ekonomik düzeyleri arasında bulunan fark istatistiksel açıdan anlamlıdır (p<0.01). Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan öğrencilerin dikkat düzeyleri de yüksektir. 3.öğrencilerin okuma düzeyleri ile sosyo-ekonomik düzeyleri arasında bulunan fark istatistiksel açıdan anlamlıdır (p<0.01). Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olanların okuma düzeyleri de yüksek olmaktadır. 4.Öğrencilerin dikkat düzeyleri ile öğretmen yargılan arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlıdır (p<0.01).5. Öğrencilerin okuma düzeyleri ile öğretmen yargılan arasındaki fark tatistiksel açıdan anlamlı değildir (p>0.01). ö.Öğretmen yargılan öğrencilerin cinsiyetlerine bağımlı değildir (p>0.05). 7.öğretmen yargılan ile öğrencilerin sosyo-ekonomik düzeyleri arasında ilamlı bir bağımlılık yoktur (p>0.05). 8.Öğrencilerin dikkat düzeyleri ile okuma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki ardır (r=0.35). Dikkat düzeyi yüksek olanların okuma düzeyleri de yüksek [maktadır.
İlkokul öğrencilerinin Türkçe öğretiminde karşılaştıkları sorunlar ve çözüm için öneriler (Trabzon ilinde bir inceleme)
Bu araştırmada, ilkokullarda okutulan Türkçe dersinin öğretiminin sorunları üzerinde durulmuş ve çözüm yollarına ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Dil öğretiminde temel dil becerileri olarak kabul edilen okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerinin öğretimi ve bu becerilerin geliştirilmesinde karşılaşılan sorunlar ile Türkçe öğretiminde kullanılan araç ve gereçler, metot ve teknikler, Türkçe dersinin ölçme ve değerlendirilmesi konusunda karşılaşılan sorunlar irdelenmiştir. Bu amaçla, temel dil becerilerinin öğretimi konusundaki görüşlerini almak üzere ilkokul öğretmenlerine bir anket uygulanmıştır. Bu anket sonunda elde edilen bulgular yüzdeler şeklinde ifade edilmiş, ayrıca araştırmanın bağımsız değişkenlerine (cinsiyet, kıdem, öğrenim durumları) göre Ki-Kare tekniği uygulanmıştır. Bu araştırmanın sonunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlar şöyledir: 1. Sınıfların kalabalık olması öğrencilerin temel dil becerilerini öğrenmelerinde olumsuz bir faktör sayılmaktadır. 2. Yöresel ağız özellikleri öğrencilerin konuşma, yazma, okuma ve dil bilgisi becerilerinin geliştirilmesinde sorun yaratmaktadır. Öğrenciler yöresel ağızlarıyla konuşma, yazma ve okuma yapmaktadırlar. Ayrıca dil bilgisi çalışmalarında yöresel ağız yine olumsuz olarak kendini göstermektedir. 3. Öğretmenler farklı metot ve teknikleri kullanabilmek için gerekli araç-gereç ve materyalleri okullarında bulamamaktadırlar. 4. Türkçe dersinin ölçme ve değerlendirilmesi her dersin sonunda yapılamamaktadır. 5. Öğretmenler Türkçe programından konulan nasıl tespit edeceklerini bilememektedirler. 6. Okul ve sınıf kitaplıkları öğretmen ve öğrencilerin Türkçe dersindeki ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.7. Türkçe ders kitapları yetersizdir ve yeniden gözden geçirilerek tekrar hazırlanmalıdır. 8. Öğretmenler en fazla Türkçe dersinin dil bilgisi bölümünü uygularken sorunla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunlar ile öğretmenlerin cinsiyetleri, kıdemleri ve öğrenim durumları arasında bağımlılık olmadığı ortaya çıkmıştır (p>0.05).
İlkokul 4. sınıfta Türkçe ile insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi derslerinde eleştirel pedagoji uygulamaları
Uzun zamandan beri eleştirilen geleneksel eğitim anlayışına alternatif yaklaşımlardan biri eleştirel pedagojidir. Eleştirel pedagoji eğitimin ne olduğuna ilişkin sorgulamalar yapan bir yaklaşımdır. Öğretmenin de öğrenciden öğrenebileceğini inancının hâkim olduğu bu yaklaşımda amaç; eleştirel bakış açısına sahip, düşünen, sorgulayan, kendine güvenen, sorumluluk sahibi, vatandaşlık bilinci gelişmiş ve katılımcı vatandaşlar yetiştirmektir. Bu araştırmanın amacı; ilkokul 4. sınıfta Türkçe ile İnsan Hakları Yurttaşlık ve Demokrasi derslerinde eleştirel pedagoji uygulamalarının nasıl gerçekleştiğini belirlemektir. Araştırma, araştırma konusunun niteliği ve araştırmanın amacı doğrultusunda nitel araştırma modellerinden eylem araştırması ile desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2015-2016 öğretim yılında Diyarbakır il, Çınar ilçe merkezinde bulunan Ziya Gökalp İlkokulu 4/B sınıfındaki öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Seçilen sınıfta eleştirel pedagoji uygulamalarına ilişkin etkinlikler tüm sınıfa yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada eleştirel pedagoji uygulamaları 9 Kasım 2015 tarihinde başlamış 14 haftalık bir uygulama süreci sonunda 10 Mart 2016 tarihinde sona ermiştir. Bu araştırmada problemin çözümüne yönelik öneriler için ihtiyaç duyulan veriler; video kayıtları, öğrenci günlükleri, yansıtıcı günlük, yarı yapılandırılmış görüşme, komite toplantılarında tutulan notlar, öğrenci çalışmaları ve ödevlerinden oluşmaktadır. Araştırma bulgularına dayalı olarak ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: •Eleştirel pedagoji uygulamaları ile öğrencilerin problem çözme, eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerinde farkındalık geliştiği gözlenmiştir. Öğrencilere anında verilen dönütlerin öğrenciler üzerinde olumlu etkide bulunduğu ve öğrencinin düşünmesi için cesaretlendirilmesinin öğrenciyi çözüme ulaşma konusunda mücadele etmeye yönelttiği ve çabalayıp başaran öğrencinin sonuçtan memnun kaldığı ve mutlu olduğu görülmüştür. • Öğrencilerin alınan kararlara uymalarında ya da kararları benimsemelerinde kararın demokratik yolla alınmış olmasının oldukça etkili olduğu görülmüştür. Alınan karar öğrencinin sevmediği ya da onaylamadığı durum ile ilgili olsa dahi öğrencinin bunu dile getirdiği ancak karara uyduğu görülmüştür. Uygulamalar sırasında, karar verme aşamasında karışıklık çıkması durumunda demokratik yollarla seçme önerilerinin öğrencilerden gelmesi bu durumun benimsendiğini göstermiştir. Sınıfça karar almada izlenen bu yollar, grup içinde de izlenmiş bir iki sorun yaşanmış olsa da sorunların da yine demokratik yollarla çözüldüğü görülmüştür. •Öğrencilerin sözlü iletişimde incitici ya da argo sözcüklerin kullanılmaması yönünde bir isteklerinin olduğu görülmüş, birer birey olarak saygı duyulma ihtiyaçları ve sevilme ihtiyaçları öğrenciler tarafından dile getirilmiş, öğrencilerin kavgasız, huzurlu bir ortamda eğitim görmek istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. •Sanatsal faaliyetler öğrenmeyi eğlenceli hale getirmiş, öğrencilerin gizil yeteneklerini ortaya çıkarmış ve öğrencilerin özgüvenlerini geliştirmiştir. Bazı öğrencilerin çok iyi drama yaptıkları, bazı öğrencilerin çok iyi şiir yazdıkları bazılarının ise öykü yazma becerilerinin olduğu görülmüştür. Bu becerilerini fark eden öğrenciler kendilerine artık inandıklarını dile getirmişlerdir. •Yapılan uygulamalarla öğrencilerin okulda sıkıldıkları, daha çok oyun oynamak istedikleri, eğlenip mutlu oldukları bir okul hayal ettikleri, kendilerini güvende hissetmek istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle öğrencilerin oyun gibi algıladıkları derste keyifli vakit geçirdikleri, aktif oldukları ve öğrenciler tarafından ileri sürülen her çözüm önerisinde oyun etkinliğine mutlaka yer verdikleri görülmüştür.
Yaratıcı dramanın öğretmen adaylarının demokratik tutumları, bilişüstü farkındalıkları ve duygusal zekâ yeterliliklerine etkisi
Bu araştırmanın amacı Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Programında yetişmekte olan 3. sınıf öğretmen adaylarının demokratik tutumları, bilişüstü farkındalık ve duygusal zekâ yeterlilikleri üzerinde yaratıcı drama eğitimi ve geleneksel öğretim yönteminin etkilerini ortaya koymaktır.Araştırma modeli 2x2 Solomon dört gruplu deneysel desendir. Solomon deneysel desende iki deney, iki kontrol grubu bulunmaktadır. Bunlardan ilk deney ve kontrol grubu araştırmada kullanılan veri toplama araçlarını ön test ve son test olarak alırken, ikinci deney ve kontrol grubu ise araştırmada kullanılan veri toplama araçlarını sadece son test olarak almaktadır. Böylelikle aynı zamanda ön testin sonuçlar üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığı da araştırılmıştır.İnsan Hakları dersinde sürdürülen ve araştırmacının kendisi tarafından uygulanan çalışmada deney gruplarında yöntem olarak yaratıcı drama, kontrol gruplarında ise geleneksel öğretme yöntemi uygulanmıştır. Deney 1 ve Kontrol 1 gruplarına araştırmanın başında ön test olarak verilmiş olan ?Demokratik Tutum Ölçeği? ?Bilişüstü Farkındalık Ölçeği? ve ?Duygusal Zekâ Ölçeği? araştırmanın sonunda Deney 1, Deney 2, Kontrol 1, Kontrol 2 gruplarına son test olarak uygulanmıştır. Çalışma grubunu her grupta 30 öğretmen adayı olan toplam 120 öğretmen adayı oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre;1.Demokratik Tutumlar bakımından; deney ve kontrol gruplarının son testleri arasında anlamlı farklılık yoktur. Deney grubunun ön test ? son test sonuçları arasında son test lehine anlamlı farklılık elde edilmiş iken kontrol grubunun ön test ? son test sonuçları arasında anlamlı farklılık elde edilememiştir. Ayrıca ön testin yapılmasının demokratik tutumlar bakımından deney ve kontrol gruplarında öğrenme ve duyarlılaşmaya etkisi saptanmamıştır.2.Bilişüstü Farkındalık bakımından; deney ve kontrol gruplarının son testleri arasında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık yoktur. Deney grubunun ön test- son test sonuçları arasında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde son test lehine anlamlı farklılık elde edilmişken, kontrol grubunda anlamlı farklılık elde edilememiştir. Ayrıca ön testin yapılmasının bilişüstü farkındalık bakımından deney ve kontrol gruplarında öğrenme ve duyarlılaşmaya etkisi saptanmamıştır.3.Duygusal Zekâ yeterlilikleri bakımından; deney ve kontrol gruplarının son testleri arasında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık yoktur. Yalnız Duygusal Zekâ Ölçeği Genel Ruh Durumu alt ölçeğinde Deney 1 ve Kontrol 1 grupları son testleri arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık saptanmıştır. Deney ve kontrol grupları ön test ? son test sonuçları arasında ise Deney 1 grubu Kişilerarası Beceriler, Uyumluluk, Stresle Başa Çıkma alt ölçekleri ve ölçeğin bütününde ön test ? son test sonuçları arasında son test lehine anlamlı farklılık vardır. Kontrol 1 grubunda ise ön test ? son test sonuçları arasında anlamlı fark sadece Stresle Başa Çıkma alt ölçeğinde elde edilmiştir. Bu farklılık son test lehinedir. Ayrıca ön testin yapılmasının duygusal zekâ yeterlilikleri bakımından deney ve kontrol gruplarında öğrenme ve duyarlılaşmaya etkisi saptanmamıştır.4.Öğretmen adaylarının demokratik tutumları, bilişüstü farkındalıkları ve duygusal zekâ yeterlilikleri cinsiyet değişkenine göre değerlendirildiğinde ise;4.a. Öğretmen adaylarının demokratik tutumlarında cinsiyete göre anlamlı farklılık gözlenmemektedir.4.b. Öğretmen adaylarının bilişüstü farkındalıklarında cinsiyete göre Deney 1, Kontrol 1 ve Kontrol 2 gruplarında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık gözlenmezken, Deney 2 grubunda ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde kadın ve erkek öğretmen adayları arasında, kadın öğretmen adayları lehine anlamlı farklılık gözlenmektedir.4.c. Öğretmen adaylarının duygusal zekâ yeterliliklerinde cinsiyete göre ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık gözlenmezken, Kişilerarası Beceriler alt ölçeği Deney 2 grubu kadın ve erkek öğretmen adayları arasında kadın öğretmen adayları lehine anlamlı farklılık saptanmıştır.Araştırma ile elde edilen bulguların; öğretmen adayı eğitiminde Demokratik Tutum, Bilişüstü Farkındalık ve Duygusal Zekâ ile ilgili olarak yapılacak bilimsel çalışmalara kaynaklık etmesi, Sınıf Öğretmenliği Eğitimi'nde yaratıcı drama ile yapılacak bilimsel çalışmalara katkı ve çeşitlilik sağlaması, Sınıf Öğretmenliği Eğitimi Programı'nın geliştirilmesiyle ilgili yapılacak çalışmalarda işe yarayacak sonuçlar getirmesi ve araştırma sonuçlarının öğretmen eğitimi uygulamalarında yeni düşünce, tartışma ve araştırma konuları yaratması beklenmektedir.
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersinde kullanılan farklı yöntemlerin öğrencilerin bilimsel süreç becerileri, problem çözme becerileri, akademik başarıları ve hatırda tutma üzerindeki etkileri
Bu araştırmada, ilköğretim 5. Sınıf Fen ve Teknoloji dersinde kullanılan farklı yöntemlerin (işbirlikli öğrenme yöntemi, probleme dayalı öğrenme yöntemi) öğrencilerin bilimsel süreç becerileri, problem çözme becerileri, akademik başarıları ve hatırda tutma düzeyleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Araştırmada kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2 deney 1 kontrol grubu ile yürütülmüştür. Araştırmada deney gruplarından biri Probleme Dayalı Öğrenme yöntemi ile dersleri işlerken diğer deney grubu İşbirlikli Öğrenme ile dersleri işlemiştir. Kontrol grubuna özel işlem uygulanmamıştır.Araştırmada nicel veriler üzerinde aritmetik ortalama, standart sapma hesaplanmış, İlişkisiz Örneklemler T-Testi , tekrarlı ölçümler için tek faktörlü varyans analizi ve tekrarlı ölçümler için iki faktörlü varyans analizleri SPSS 11.5 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular şöyle özetlenebilir:Probleme Dayalı Öğrenme'nin ve İşbirlikli Öğrenme'nin Bilimsel Süreç Becerilerini ve Akademik Başarıyı geliştirmede Mevcut Öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu, Problem Çözme Becerileri ve Hatırda Tutma açısından ise Mevcut Öğretim yöntemine benzer etkilere sahip olduğu görülmektedir.Bilimsel Süreç Becerisi, Akademik Başarı ve Hatırda Tutma açısından her üç yöntemde de erkek öğrenciler lehine anlamlı fark olmadığı görülmektedir.Problem Çözme Becerisi açısından Probleme Dayalı Öğrenme yönteminin izlendiği deney grubunda erkek öğrenciler lehine anlamlı bir fark bulunmazken, İşbirlikli Öğrenme yönteminin izlendiği deney grubu ile Mevcut Öğretim yönteminin izlendiği kontrol grubunda erkek öğrenciler lehine anlamlı fark olduğu görülmektedir.
İlköğretim sosyal bilgiler dersinde işbirlikli öğrenmenin erişiye, problem çözme becerilerine, öğrenme stillerine etkisi ve öğrenci görüşleri
Araştırmanın amacı, ilköğretim sosyal bilgiler öğretiminde işbirlikli öğrenmenin öğrencilerin erişi, problem çözme becerileri ve öğrenme stillerine etkisini saptamak ve işbirlikli öğrenme konusundaki öğrenci görüşlerini belirlemektir.Bu amaç doğrultusunda İzmir ili evreninden seçilen 34 deney ve 30 kontrol grubunda olmak üzere toplam 64, 4. sınıf öğrencisi üzerinde 10 hafta boyunca çalışılmıştır. Araştırmada 4. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi ?Üretimden Tüketime? ve ?İyi ki Var? üniteleri boyunca deney grubunda işbirlikli öğrenme tekniklerinden akademik çelişki, kontrol grubunda 2005 sosyal bilgiler programına uygun olarak hazırlanmış ders kitabındaki etkinlikler uygulanmıştır.Araştırmada ön test-son test uygulamaları için araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Bilgiler Başarı Testi ve Problem Çözme Becerileri Ölçeği, Grasha-Reichmann Öğrenci Öğrenme Stilleri Ölçeği; deney grubundaki öğrencilerin görüşleri ile ilgili verileri toplamak için yine araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış İşbirlikli Öğrenmeye İlişkin Öğrenci Görüşme Formu kullanılmıştır.Bu ölçekler yoluyla elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma ve t testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları SPSS 16,0 istatistik paket programları kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, deney grubu ve kontrol grubunun deney öncesi ve sonrası başarı testi ve problem çözme becerileri ölçeğinden aldıkları puanlar arasında, deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuçlardan yola çıkarak, işbirlikli öğrenme tekniklerinden akademik çelişkinin uygulanmakta olan öğretim programı etkinliklerine göre ilköğretim öğrencilerinin 4. Sınıf sosyal bilgiler dersi erişileri ve problem çözme becerileri üzerinde olumlu yönde etkili olduğu belirlenmiştir.Diğer yandan yapılan t testi çözümlemelerine göre öğrencilerin sosyal bilgiler dersindeki erişileri üzerinde deney grubu lehine (P<0.05) oluşan farkın öğrenme stillerine göre değişmediği sonucuna ulaşılmıştır.Elde edilen bulgulara göre, işbirlikli öğrenme tekniklerinden akademik çelişkinin öğrencilerin problem çözme becerileri üzerindeki etkisinin ise işbirlikli ve rekabetçi öğrenme stiline sahip öğrencilerde deney grubu lehine olumlu yönde farklılık gösterdiği fakat işbirlikli öğrenme tekniklerinden akademik çelişkinin öğrencilerin öğrenme stilleri üzerinde bir değişiklik yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Öğrencilerin işbirlikli öğrenme yönteminin etkililiğine ilişkin olumlu görüşlere sahip olduğu da elde edilen bulgular arasında yer almaktadır.
İlköğretim 3. sınıf hayat bilgisi öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmanın temel amacı 2005 ilköğretim 3. sınıf Hayat Bilgisi Öğretim Programını, programı uygulayan Aydın merkez ilçe ilköğretim okulları öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirmektir.Aydın merkez ilçe okulları 3. sınıf öğretmenlerine araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanmıştır. 2005 İlköğretim Hayat Bilgisi Dersi Öğretim programının genel durumu, beceri ve kazanım, tema, etkinlik, ölçme-değerlendirme öğeleri belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın çalışma örneklemini, Aydın ili merkez ilçesinde yer alan tüm ilköğretim okullarından 2007- 2008 eğitim-öğretim yılında 3. sınıfları okutan ve değerlendiren 139 öğretmen oluşturmuştur. Geri dönüşümü sağlanarak değerlendirilen 139 anketten elde edilen veriler, bilgisayarda SPSS istatistik programı yardımıyla frekans, yüzde, ortalama kullanılarak çözümlenmiştir. Ölçeğin güvenirlik katsayısı Cronbach alpha iç tutarlılık katsayısı kullanılarak hesaplanmış ve 0.87 bulunmuştur.Araştırma sonunda, Hayat Bilgisi programında yer alan kazanımların birçoğunun gerçekleştirilebilir nitelikte olduğu, tematik yaklaşımın benimsenmesinin olumlu bulunduğu ve temalarla ilgili genel görüşlerin olumlu yönde olduğu görülmüştür. Hayat Bilgisi öğretim programının öğrenme-öğretme sürecinde sanat ve estetik eğitime yeterince yer verilmediği, programda kullanılması önerilen araç gereçlerin kolay elde edilebilir nitelikte olmadığı, öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme yaklaşımına ilişkin bilgilerinin yeterli olmadığı gibi olumsuz sonuçların yanında, derslerde öğrencilerin daha aktif olduğu, yeni yaklaşımın gerektirdiği strateji, yöntem ve tekniklere yer verildiği, velilerle daha fazla iletişim kurulduğu gibi olumlu sonuçlara da ulaşılmıştır. Son boyutta öğretmenlerin, genel olarak programda önerilen ölçme araçlarını kullandıkları ancak bu konuda eğitim ihtiyacı içinde oldukları bulunmuştur.ANAHTAR SÖZCÜKLERHayat Bilgisi, Sınıf Öğretmeni, Yapılandırmacılık, Program Değerlendirme
İlköğretim okulu yöneticilerinin eğitim programlarının yönetiminde karşılaştıkları sorunlar(Aydın ili örneği)
Bu araştırmanın temel amacı Türk Eğitim Sistemi içerisinde önemli bir yere sahip olan İlköğretim okullarının, yönetiminden sorumlu bulunan okul yöneticilerinin eğitim programlarının yönetiminde ne gibi sorunlarla karşı karşıya bulunduklarını, bu sorunların nelerden kaynaklandığını, bu sorunların ilköğretim okullarındaki eğitim-öğretim etkinlikleri üzerine yaptığı olumsuz etkileri tespit etmek ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerde bulunabilmektir. Aynı zamanda yöneticiliğe yeni adım atacak öğretmenlere sorunların kaynakları gösterilerek yöneticiliğe hazır olarak başlamalarını sağlamaktır.Bu çalışmanın araştırma evrenini, 2008?2009 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Aydın Merkez ilçedeki ilköğretim okullarında görev yapan yöneticiler ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın evrenini 1677 okul yöneticisi ve öğretmen örneklemini ise 618 okul yöneticisi ve öğretmen oluşturmaktadırAraştırma kapsamında nicel verileri için Mehmet Şişman'ın ?Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Davranışları? Anketinden yararlanarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Eğitim Programının Yönetiminde Karşılaşılan Sorunlar Ölçeği? Nitel verileri elde etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ? Sorunlarla İlgili Görüşme Formu? kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesi sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi(ANOVA) ve çoklu karşılaştırma testleri (Tukey HSD) testleri kullanılmıştır.Yapılan istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi,( p<.05) olarak kabul edilmiştir. Elde edilen veriler tablo,şekil ve grafikler aracılığıyla açıklanmıştır.Araştırmada İlköğretim Okulu yöneticilerinin eğitim programlarının yönetiminde yönetici görüşlerine göre ve öğretmen görüşlerine göre sorun yaşadıkları konular tespit edilmiş aynı zamanda yöneticilerin kendileri hakkında, öğretmenlerin yöneticileri hakkında en az ve en fazla karşılaştıkları sorunlar belirlenmiştir. Ayrıca ölçeğin (Hedef, İçerik, Eğitim Durumları ve Değerlendirme) boyutlarına göre yöneticilerin en az sorun yaşadığı boyutun yönetici görüşlerine göre ?Değerlendirme? en çok sorun yaşadığı boyutun ?İçerik? boyutu olduğu, Öğretmen görüşlerine göre yöneticilerin en az sorun yaşadığı boyutun ?İçerik?, en fazla sorun yaşadığı boyutun ?Hedef? boyutu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca İlköğretim Okulu yöneticilerinin karşılaştığı sorunlar çeşitli boyutlarına göre cinsiyet ve görev durumu bakımından anlamlı fark göstermiştir.
İlköğretim sınıf öğretmenlerinin matematik ders, öğrenci çalışma ve öğretmen kılavuz kitaplarının yapılandırmacı yaklaşıma göre niteliğine ve saptanan sorunlara yönelik görüşleri
Bu araştırmayla Türkiye'de yapılandırmacı öğrenme anlayışına göre hazırlanıp kullanılan ilköğretim 1?5. sınıflar matematik ders, öğrenci çalışma ve öğretmen kılavuz kitaplarının yapılandırmacı nitelikleri hakkındaki sınıf öğretmenlerinin görüşleri ile kitapların dağıtımında karşılaşılan sorunların belirlenmesine çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2007 ? 2008 eğitim öğretim yılında İzmir kent merkezi sınırları içerisinde bulunan 400 resmi ilköğretim okullunda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, oranlı random yöntemi ile belirlenen 24 ilköğretim okulundaki 373 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Tarama modelindeki bu araştırmada, veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?İlköğretim Sınıf Öğretmenlerinin Matematik Ders, Öğrenci Çalışma Ve Öğretmen Kılavuz Kitaplarının Yapılandırmacı Yaklaşıma Göre Niteliğine Ve Saptanan Sorunlara Yönelik Görüşleri Anketi? ile elde edilmiştir.Araştırmada özetle şu sonuçlar elde edilmiştir:Sınıf öğretmenleri matematik ders, öğrenci çalışma ve öğretmen kılavuz kitaplarının yapılandırmacı öğrenme anlayışına göre nitelikleri hakkında ?kararsızım? düzeyinde görüş bildirmişlerdir.Görüşler ?öğretmeni oldukları sınıf? ve ?sınıf mevcudu? değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermektedir.Kitapların dağıtımında karşılaşılan sorunlarla sınıf öğretmenlerinin karşılaşma yüzdeleri % 8 ile % 73 arasında değişmektedir.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacılık, Ders kitabı, Öğrenci Çalışma Kitabı, Öğretmen Kılavuz Kitabı, Öğretmen Görüşleri
Hikâye okumanın ilköğretim öğrencilerinin yaratıcılık düzeylerine ve akademik başarılarına etkisi
Bu araştırmada, hikâye okumanın ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama başarıları ve yaratıcılıkları üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Araştırma, Eskişehir ili, Mihalgazi İlköğretim Okulu'nda 4. ve 5. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma, deney grubunda 30, kontrol grubunda 20 olmak üzere toplam 50 öğrenciyle çalışılmıştır. Araştırma 2006- 2007 öğretim yılında, 5 Mart- 11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.Araştırmada öntest sontest kontrol gruplu deney deseni uygulanmıştır. Deney grubuna iki aylık hikâye okuma kapsamında 60 adet hikâye okutulmuştur.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, temelde Torrance'in geliştirdiği ?Torrance Yaratıcı Düşünce Testi Sözel A Formu? ve araştırmacı tarafından hazırlanan ?Okuduğunu Anlama Testi? kullanılmıştır.Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 11,5 paket programı kullanılarak, verilerinin analizinde Aritmetik Ortalama, Standart Sapma ve t testi uygulanmış ve anlamlılık düzeyi tek yönlü en az 0.05 olarak aranmıştır.Araştırmanın başlıca bulguları aşağıda verilmiştir:1. Hikâye okuma uygulaması yapılan deney grubu ile hiçbir müdahale yapılmayan kontrol grubundaki öğrencilerin okuduğunu anlama başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur.2. Hikâye okuma uygulaması yapılan deney grubu ile hiçbir müdahale yapılmayan kontrol grubundaki öğrencilerin yaratıcılık düzeyleri (akıcılık, esneklik, özgünlük) arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur.3. Hikâye okuma uygulaması yapılan deney grubu öğrencilerinin cinsiyetleri ile okuduğunu anlama başarıları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.4. Hikâye okuma uygulaması yapılan deney grubu öğrencilerinin cinsiyetleri ile yaratıcılığın akıcılık ve özgünlük boyutunda anlamlı farklılık yoktur. Ancak yaratıcılığın esneklik boyutunda kızların lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.5. Hikâye okuma uygulaması yapılan deney grubu öğrencilerinin yaşları ile okuduğunu anlama başarıları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur.6. Hikâye okuma uygulaması yapılan deney grubu öğrencilerinin yaşları ile yaratıcılığın akıcılık boyutunda anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ancak yaratıcılığın esneklik ve özgünlük boyutunda 5. sınıfların lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.7. Hikâye okuma kampanyası, hem deney grubu öğrencilerinde hem de kontrol grubu öğrencilerinde okuma alışkanlığını arttırmıştır.
Sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencilerinin yapılandırmacı yaklaşıma göre ses temelli cümle yöntemiyle ilkokuma ve yazma öğretimi konusunda yeterlilik düzeylerine ilişkin bir araştırma
Bu araştırmanın genel amacı, sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencilerinin , yapılandırmacı yaklaşıma göre ses temelli cümle yöntemiyle ilkokuma yazma öğretimi konusunda yeterlilik düzeylerine ilişkin görüşlerinin saptanmasıdır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İzmir ilinde bulunan Dokuz Eylül ve Ege Üniversitesi Eğitim Fakültelerinde Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda öğrenimine devam etmekte olan 320 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır.Veri çözümlemesi için; bağımsız değişkenlere göre, verilen yanıtların dağılımına ilişkin frekans analizi yapılmıştır. Ayrıca bağımsız değişkenlerle bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Gruplar arasında farkın olup olmadığını belirlemede ikili değişkenler için ?t? testi, ikiden fazla değişkenler için ise ?F? testi uygulanmıştır.Araştırmada, sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencilerinin görüşleri; cinsiyete, öğrenim görmekte oldukları eğitim fakültesine, devam ettikleri öğretim şekline, yetiştikleri yerleşim birimi türüne, mezun oldukları orta öğretim kurumu türüne ve fakülteye girişteki tercih sıralarına göre karşılaştırılmıştır.Edinilen araştırma bulgularına göre, sınıf öğretmenliği son sınıf öğrencileri, ses temelli cümle yöntemiyle okuma yazma öğretimi konusunda oldukça yeterli olduklarına dair görüş bildirmişlerdir. Kız öğrencilerin, erkek öğrencilere göre ve gündüz öğrenimine devam eden öğrencilerin, ikinci öğretimde öğrenime devam eden öğrencilere göre kendilerine daha çok güvendikleri, mezun olunan orta öğretim kurumu türü, yetiştiği yerleşim birimi, fakülteye girişteki tercih sırası ve devam edilen eğitim fakültesine göre görüşlerin farklılık göstermediği gözlenmiştir.Anahtar sözcükler: Sınıf öğretmenliği, ses temelli cümle yöntemi, ilkokuma yazma, öğretmen adaylarının yeterliliği
Canlılar ve hayat ünitesinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve tutumları üzerindeki etkisi
Bu araştırmada Canlılar ve Hayat ünitesinde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve tutumları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu modeline uygun yarı deneysel bir çalışma olarak yürütülmüştür. Ön-test sonuçlarına göre, başarı ve tutum durumları birbirine denk olan iki şube seçilmiştir. Sınıflardan biri deney diğeri de kontrol grubu olarak belirlenmiştir.Araştırma 2007-2008 öğretim yılının bahar döneminde İzmir İli Buca ilçesinde sosyoekonomik düzeyi orta olan bir devlet ilköğretim okulu 5.sınıf öğrencileri üzerinde 9 haftalık bir süreçte gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 44, kontrol grubunda 42 öğrenci olmak üzere toplam 86 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır. Gruplar; Fen ve Teknoloji akademik Başarı ön test puanları ve Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşıma Yönelik Tutum ölçeği ön test puanlarına göre eşitlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi formu, Fen ve Teknoloji Başarı Testi, Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımına Yönelik Tutum Ölçeği, Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşıma İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, görüşme formlarının analizi için içerik analizi kullanılmıştır. Nitel olarak elde edilen yarı yapılandırılmış görüşme soruları verileri için içerik analizi yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formlarından elde edilen veriler üzerinde ?içerik analizi? uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, proje tabanlı öğrenme yaklaşımı uygulanan deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğretim uygulanan kontrol grubu öğrencilerinin Fen ve Teknoloji başarı düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Bu sonuç, Proje tabanlı öğrenmeyaklaşımının Fen ve Teknoloji öğretiminde etkisini göstermiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda öneriler sunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı, Fen ve Teknoloji Öğretimi, Tutum, Başarı
Sosyal bilgiler öğretiminde performans değerlendirmeye ilişkin öğretmen görüşleri (Manisa ili örneği)
Bu çalışmada, sosyal bilgiler öğretiminde performans değerlendirmeye ilişkin öğretmen görüşleri araştırılmıştır.Araştırma, evren ve örneklemini Manisa İl Merkezinde bulunan, Milli Eğitime Bağlı İlköğretim Okullarındaki 4. ve 5. sınıf öğretmenleriyle sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmaktadır.Bu araştırmada gerekli verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ?Sosyal Bilgiler Öğretiminde Performans Değerlendirme Ölçeği? kullanılmıştır. Öğretmenlerle ilgili demografik bilgileri elde etmek için ankette kişisel bilgi bölümü de bulunmaktadır.Elde edilen verilerin analizinde, eşleştirilmiş gruplar için t testi, varyans analizi, Scheffe testi, korelasyon analizi ve frekanslar kullanılmıştır.Sosyal bilgiler öğretiminde performans değerlendirmeye ilişkin görüşlerle ilgili, olumlu görüşlerin, olumsuz görüşlerin ve yaşanan sorunların; öğretmenlerin cinsiyetlerine, branşlarına, kıdemlerine, mezun oldukları okula, ölçme ve değerlendirmeyle ilgili seminere katılma durumlarına, görev yaptıkları okulun yerleşim yerine göre önemli bir farklılık istatistiklere göre bulunmamış ancak ilişkili olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Ölçme ve değerlendirme, performans, performans değerlendirme, sosyal bilgiler
İlköğretim Türkçe dersinde işbirlikli öğrenmenin erişi, eleştirel düşünce ve yaratıcılık becerilerine etkisi
Bu çalışmada, işbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin İlköğretim 4. Sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin erişi, eleştirel düşünme ve yaratıcılık becerileri üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma deneysel araştırma modellerinden Solomon deneme modeline göre desenlenmiştir. Solomon deney deseni gereği araştırma iki deney ve iki kontrol grubu desenine göre oluşturulmuş olup deney ve kontrol gruplarından sadece bir tanesine öntest verilmiştir.Araştırma 2006-2007 eğitim ve öğretim yılı Bahar döneminde bir ilköğretim okulunun 4. Sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleşmiştir. Deney grubunda 85, kontrol grubunda ise 89 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır.Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 13.00 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, -t testi analizleri yapılmıştır.Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:1.Deney grupları ve kontrol grupları yazma becerisi başarı testinden aldıkları puanlar karşılaştırılmış ve deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuçlar, deney grubu öğrencilerinin, uygulama sonunda akademik başarılarının kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı bir şekilde daha fazla artığını göstermektedir.2.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan analiz becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.3.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan değerlendirme becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.4.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan açıklama becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.5.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan çıkarım becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.6.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan yorumlama becerisinin gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.7.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan özdüzenleme becerisinin gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.8.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin yaratıcılık becerisi akıcılık boyutunun gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında lehine anlamlı bir fark olmadığı ortaya konmuştur.9.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin yaratıcılık becerisi esneklik boyutunun gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.10.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin yaratıcılık becerisi özgünlük boyutunun gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olmadığı ortaya konmuştur.
Sosyal bilgiler dersinde rol yapma yöntemini kullanmanın ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin sosyal zeka gelişim düzeylerine ve akademik başarılarına etkisi
Bu çalışmada rol yapma yönteminin İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler dersindeki sosyal zekâ gelişimleri ve akademik başarıları üzerindeki etkisi incelenmiştir.Araştırma, 2008-2009 öğretim yılı 1. döneminde Tokat ili, Almus ilçesi Görümlü Şehit Tuncay Çoban İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda 16, kontrol grubunda 16 olmak üzere toplam 32 öğrenci ile çalışılmıştır.Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ?Sosyal Bilgiler Başarı Testi? ile Silvera ve arkadaşları tarafından geliştirilen, Türkçeye çeviri çalışmasını Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'de master yapan Tayfun DOĞAN ile bu üniversitede psikolojik danışman alanında master yapan iki İngilizce öğretim görevlisinin yaptığı ? Sosyal Zekâ Ölçeği? veri toplama aracı olarak kullanılmıştır.Deney öncesi deney ve kontrol gruplarına başarı testi ile sosyal zekâ ölçeği uygulanmıştır. 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersindeki ünitelerden ?Adım Adım Türkiye? ve ?Bölgemizi Tanıyalım? üniteleri araştırmada uygulama yapılacak üniteler olarak belirlenmiştir. Bu ünitelerin kazanımlarını kapsayan sorulardan oluşan başarı testi araştırmacı tarafından hazırlanmış ve testin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Bunun için ölçek önce küçük bir gruba uygulanmış daha sonra Cronbach Alpha Güvenirlik Katsayısı hesaplanmıştır. Hazırlanan başarı testinin güvenirliği .735 olarak bulunmuştur. Ölçeğin içerik, uygulama ve yapı geçerliliği çalışmaları yapılmıştır. Deney süresince deney grubuna belirlenen ünitelerin kazanımlarını kapsayacak şekilde hazırlanmış dramalar ile dersler işlenmiştir. Kontrol grubunda ise aynı üniteler diğer aktif öğrenme yöntemleri ile işlenmiştir. Deney sonunda deney ve kontrol gruplarına başarı testi ve sosyal zekâ ölçeği tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarı puanları ve sosyal zeka gelişim düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığının saptanması için SPSS 15.0 paket programında ?t? testi ile analiz edilmiştir.Yapılan analizler sonucunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:1)Araştırmada uygulanan sosyal zekâ ölçeği ve başarı ön test sonuçlarına göre deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür.2)Rol yapma yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin sosyal zekâ son test puan ortalamaları ile rol yapma yönteminin uygulanmadığı kontrol grubu öğrencilerinin sosyal zekâ son test puan ortalamaları arasında deney grubu öğrencilerinin lehine anlamlı fark bulunmuştur.3)Rol yapma yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin başarı son test puan ortalamaları ile rol yapma yönteminin uygulanmadığı kontrol grubu öğrencilerinin başarı son test puan ortalamaları arasında deney grubu öğrencilerinin lehine anlamlı fark bulunmuştur.4)Rol yapma yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin sosyal zekâ ön test puan ortalamaları ile sosyal zekâ son test puan ortalamaları arasında son testler lehine anlamlı fark bulunmuştur.5)Rol yapma yönteminin uygulanmadığı kontrol grubu öğrencilerinin sosyal zekâ ön test puan ortalamaları ile sosyal zekâ son test puan ortalamaları arasında son testler lehine anlamlı fark bulunmuştur.6)Rol yapma yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin başarı ön test puan ortalamaları ile başarı son test puan ortalamaları arasında son testler lehine anlamlı fark bulunmuştur.7)Rol yapma yönteminin uygulanmadığı kontrol grubu öğrencilerinin başarı ön test puan ortalamaları ile başarı son test puan ortalamaları arasında son testler lehine anlamlı fark bulunmuştur.8)Rol yapma yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin başarı son test puan ortalamaları ile sosyal zeka son test puan ortalamaları arasında orta düzeyde bir ilişki görülmüştürAraştırmanın sonunda, elde edilen bulgulardan yola çıkarak;İlköğretim 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersinin öğretiminde uygun konuların seçilip rol oynama yönteminin kullanılması,Rol oynama yönteminin etkin kullanılabilmesinde öğretmen faktörünün önemli olduğu gerçeğinden yola çıkarak öğretmenlere yönelik hizmetiçi eğitimin verilmesi,Rol oynama yöntemi yaşayarak öğrenme ortamı sağladığı için bu öğrenme yönteminin gerçekleştirilebileceği dramatizayon laboratuvarları ya da odalarının oluşturulması,Rol oynama yönteminin çağdaş bir yöntem olarak eğitim programlarında yerini alması gibi öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Öğretimi, Sosyal Bilgiler Başarı Testi, Sosyal Zekâ Ölçeği
Yeni(2005)ilköğretim fen ve teknoloji programının öğretme, yönetici ve müfettişlerin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, 2005 ilköğretim Fen ve Teknoloji programının, yönetici, öğretmen ve müfettiş görüşlerinin,?cinsiyet?, ?görev?, ?mesleki kıdem? ve ?öğrenim durumu? değişkenlerine bağlı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesidir.Bu çalışma, Afyonkarahisar il evreninde, Sandıklı ve Hocalar ilçelerinde bulunan atmış dokuz okul örnekleminde 153 yönetici, öğretmen ve müfettişin katılımı ile 2009-2010 öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Değerlendirme formu olarak iki bölümden oluşan bir anket çalışması uygulanmıştır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgileri, ikinci bölümde katılımcıların yeni 4. sınıf Fen ve Teknoloji ders programı ile ilgili görüşlerini tespit etmeyi amaçlayan otuz sekiz soru bulunmaktadır.Anketten elde edilen verilere uygun olarak ilişkisiz örneklemler t-testi (İndependent Samples T Test) ve tek faktörlü varyans analizi (one-way anova) uygulanmıştır. Bulgular sunucunda bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; okul müdürleri ve sınıf öğretmenleri, yeni fen ve teknoloji dersi programının ölçme değerlendirme dışındaki boyutlarında (içerik, öğrenme ? öğretme süreci, amaçlar) eksikliklerinin olduğunu düşünmektedirler. Ancak okul müdürleri programla ilgili olarak öğretmenlerden daha olumlu görüş bildirmişlerdir. Müdür yardımcıları programın tüm boyutlarında ya kararsız ya da karasıza yakın görüş bildirmişlerdir. Müfettişler ise programı genel itibariyle amaca uygun bulurken bazı bölümlerde eksikliklerinin olduğunu belirtmişlerdir.Anahtar Sözcükler: İlköğretim, program, öğretmen, müfettiş, yönetici, fen ve teknoloji.
İlköğretim 4. sınıfta bütünleştirilmiş ünite ve yapılandırmacı yaklaşımın öğrencilerin öğrenme düzeylerine, öğrenmeye karşı tutumlarına, akademik özgüvenlerine etkisi
Ara t rman n temel amac , devlet ilkö retim okulu 4. s n f sosyal bilgiler dersi yak nçevremiz ünitesi süresince, bütünle tirilmi ünite ve yap land rmac l k temelli ö retimetkinliklerini birlikte ve ayr ayr test etmektir. Bu amaçla üç deney grubunda,1. Bütünle tirilmi ünite ve yap land rmac ö retme ö renme süreçleri2. Bütünle tirilmi ünite ve geleneksel ö retim yöntemleri3. Geleneksel program ve yap land rmac ö retme ö renme süreçlerikontrol grubunda da geleneksel ünite ve geleneksel ö retim süreci i e ko ulmu tur.Ara t rma, 2004-2005 ö retim y l birinci döneminde )zmir Buca Otuz A ustos)lkö retim Okuluna devam eden dördüncü s n f ö rencilerden 146' s n n kat l m ilegerçekle mi tir.Ara t rmada öntest-sontest kontrol gruplu model kullan lm t r. Ara t rma üç deney vebir kontrol grubu olmak üzere dört grup üzerinde gerçekle tirilmi tir. E olas l kla atanangruplardan biri kontrol grubu olarak belirlenmi tir.Ara t rmada veriler; a) Ö renme Düzeyi Testi, b) Tutum Testi, c) Akademik ÖzgüvenTesti, ç) Veli Görü ü Anketi, d) Ö renci Görü ü Anketi, e) Sesli görü me ile toplanm t r.Deney gruplar ile geleneksel program ve geleneksel ö retim sürecinin uygulandkontrol grubu aras nda ö renme düzeyi, ö renmeye kar tutum ve akademik özgüvenpuanlar kar la t r lm t r. Ünite sürecinin i leyi ine ili kin ö rencilerin yaz l ve sözlügörü leri al n rken, veli görü leri görü me formu ile elde edilmi tir.Çal mada sürecinde ara t rmac taraf ndan geli tirilen bütünle tirilmi ünite veyap land rmac l k temelli ö retme ö renme etkinlikleri i e ko ulmu tur. Ünite ilkö retimdördüncü s n f sosyal bilgiler, fen bilgisi, matematik, Türkçe, resim, müzik, beden e itimiderslerini kapsayacak biçimde bütünle tirilerek olu turulmu tur. Yap land rmac ö retimetkinlikleri olarak, i birli ine dayal grup ara t rmas , bulu ve sunu yolu ile ö retimyakla mlar ile çe itli aktif ö renme etkinlikleri i e ko ulmu tur. Tüm deney gruplar ndaara t rmac ö retmenlik görevini kendisi (36x3 =108 saat) üstlenmi tir. Ara t rmadakullan lan istatistikler unlard r:1. Aritmetik Ortalama2. Standart Sapma3. t Testi4. Varyans Çözümlemesi5. Scheffé ' TestiAra t rma sonucunda bütünle tirilmi ünite ve yap land rmac l k temelli ö retim süreciile bütünle tirilmi ünite ve geleneksel ö retim sürecinin uyguland deney gruplar lehineba ar , tutum ve akademik özgüven puan ortalamalar nda kontrol grubuna göre anlamldüzeyde farkl l k gözlenmi tir. Yap land rmac ö retim geleneksel ünite sürecinin uygulanddeney grubunun ba ar puanlar kontrol grubuna göre anlaml düzeyde farkl la rken, tutum veözgüven puanlar nda farkl la ma gözlenmemi tir. Ö renci ve velilerden elde edilen görü lerincelendi inde deney gruplar nda uygulanan sürecin olumlu olarak alg land vedesteklendi i sonucuna ula lm t r.
İlköğretim 4. sınıf Türkçe öğretiminde çoklu zeka kuramına dayalı işbirlikli öğrenme yönteminin erişi, tutumlar, öğrenme stratejileri ve çoklu zeka alanları üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, Türkçe dersinde Çoklu Zekâ Kuramına Dayalı şbirlikliÖğrenme Yönteminin erişi, tutumlar, öğrenme stratejileri ve Çoklu Zekâ Alanları üzerindekietkilerini ortaya koymaktır.Araştırmada, ön test, son test kontrol gruplu deney deseni kullanılmıştır. 178öğrenciyle yapılan çalışma, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında, Türkçe dersinde 4. sınıflarda,3 deney grubu, 1 kontrol grubuyla gerçekleştirilmiştir. Deney gruplarından birisinde, ÇokluZekâ Kuramına Dayalı şbirlikli Öğrenme Yöntemi, diğerinde şbirlikli Öğrenme Yöntemi,bir diğerinde ise Çoklu Zekâ Kuramına Dayalı Öğrenme uygulanırken, kontrol grubunda da2005-2006 Türkçe Dersi Öğretim Programı uygulanmıştır. zmir'de yapılan araştırmaBuca'da bir lköğretim Okulunda, on dört hafta boyunca devam etmiştir. Araştırmanın verileri?Okuduğunu Anlama Başarı Testleri, Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği, Okuduğunu AnlamaStratejileri Ölçeği ve Çocuklar çin Çoklu Zekâ Ölçeği? ile toplanmıştır. Verilerinçözümlenmesinde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, varyans çözümlemesi(ANOVA), kovaryans çözümlemesi (ANCOVA), Bonferonni ve Scheffé Testi kullanılmıştır.Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır; 1.Okuduğunu anlama başarısına yönelikolarak hem şbirlikli Öğrenme Yöntemi hem Çoklu Zekâ Kuramına Dayalı şbirlikliÖğrenme Yöntemi, 2005-2006 Türkçe Dersi Öğretim Programıyla yapılan öğrenmeye göredaha etkilidir. 2. Okumaya Yönelik Tutumun gelişmesinde, Çoklu Zekâ Kuramına DayalıÖğrenme Yöntemi, Çoklu Zekâ Kuramına Dayalı şbirlikli Öğrenme, şbirlikli Öğrenme ve2005-2006 Türkçe Dersi Öğretim Programıyla yapılan öğrenmeye göre daha etkilidir. 3.Okuduğunu anlama stratejilerinin kullanımının geliştirilmesinde hem Çoklu Zekâ KuramınaDayalı şbirlikli Öğrenme hem de şbirlikli Öğrenme, 2005-2006 Türkçe Dersi ÖğretimProgramıyla yapılan öğrenmeye daha etkilidir. 4. Araştırma sonucunda Sözel-Dilsel Zekâ,Görsel-Uzaysal Zekâ, Bedensel-Kinestetik Zekâ, çsel-Özedönük Zekâ Alanlarının hareketegeçirilmesi lehine anlamlı bir farklılaşmanın olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Çoklu Zekâ, Tutum, şbirlikli Öğrenme,Öğrenme Stratejileri, lköğretim.
Matematik gelişimi 7 testi'nin (Progress ın Maths) 72-101 aylar arasında olan çocuklar için geçerlik güvenirlik çalışması
Bu araştırma, Afyonkarahisar örnekleminde Matematik Gelişimi 7 Testi'nin (Progress in Maths 7) 72-101 aylar arasında olan çocuklar için geçerlik güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın çalışma evrenini 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezinde resmi ilköğretim okullarına devam eden 72-101 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemine ise tabakalama yöntemiyle seçilen 384 çocuk dahil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında, çocuklar ve aileleri hakkındaki bilgileri toplamak amacıyla "Genel Bilgi Formu" ve geçerlik güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla, Clausen-May, Vappula ve Ruddock (2004) tarafından geliştirilen "Matematik Gelişimi 7 Testi (Progress in Maths 7)" kullanılmıştır. Matematik Gelişimi 7 Testi'nin uygulanması ile elde edilen veriler kullanılarak geçerlik güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen bazı sorularda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Uygulama yapılan grupta, Matematik Gelişimi 7 Testi puanlarının güvenilirliği için, Kuder Richardson (KR-20) değerleri .72 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlılığının yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre, Matematik Gelişimi 7 Testi'nin 72-101 aylık Türk çocukları için geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Matematik Öğretimi, Matematik Gelişimi.
(5-6) yaş grubu okul öncesi kurumsallaşmış çocuklarda hazır materyallerden bakarak çizme ve spontane çizme uygulamalarının çizgi becerileri gelişimi açısından karşılaştırılması
11 YÜKSEK LİSANS TEZİ OZETI (5-6) YAŞ GRUBU OKUL ÖNCESİ KURUMSALLAŞMIŞ ÇOCUKLARDA HAZIR MATERYALLERDEN BAKARAK ÇİZME VE SPONTANE ÇİZME UYGULAMALARININ ÇİZGİ BECERİLERİ GELİŞİMİ AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI K.Ceren CENGİZ İlköğretim Ana Bilim Dalı. Sınıf Öğretmenliği Bilim Dalı Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ağustos 2001 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Cemil YÜCEL Bu araştırmanın amacı 5-6 yaş grubu okul öncesi kurumsallaşmış çocuklarda hazır materyallerden bakarak çizme ve spontane çizme uygulamalarının çizgi becerileri açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, ilköğretim anasınıflan ve kreşlerden 320 çocuğun resim uygulamaları oluşturmaktadır. Araştırma, betimsel bir nitelik taşımaktadır. Gidilen okullarda çocuklar iki gruba ayrılmış; birinci gruba hazır materyal verilmiş, ikinci gruba ise hazır materyaldeki konunun içeriği anlatılarak resim yaptırılmıştır. Elde edilen Verilerin yüzdelikleri hesaplanmıştır. Analizlerden t, ki-kare ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde hazır materyale bakarak resim yapan çocuklar perspektif ve oranlamada spontane resim yapan çocuklara göre daham başarılıdır. Ayrıca düzleme, saydamlık ve hiyerarşi özelliklerini spontanelere göre daha fazla gösterirler. Hazır materyal grubundaki çocukların kendilerine verilen resimde var olmayan ayrıntıları yapmadıkları gözlenmiştir. Yani hazır materyal çocukları sınırlamıştır. Bunun yanında spontane resim yapan çocuklarda hiyerarşi özelliği daha fazla görülmüştür. Spontane resim yapan çocukların geneline bakıldığında ayrıntı ve tamamlamalara daha çok dikkat ettikleri tespit edilmiştir. Spontane resim yapan çocukların ortalamalarının, kavram değişmesi, tamamlama ve düzlemede daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Spontane resim yapan çocukların çizgi becerisi yapıcı tip özelliği gösterir. Hazır materyale bakan çocuklara göre çizgi becerisi daha fazladır. Spontane yapan çocukların renk kullanımı genellikle ara renklerdir. Genel olarak hazır materyale bakan çocukların hayal gücünün kısıtlandığı görülür. Bu araştırmanın sonucuna göre çocukların yaratıcılığım geliştirilmesi açısından spontane resimlerin daha etkili olduğu buna karşın oranlama ve perspektif özelliklerinin çocuklara kazandırılması açısından da hazır materyalin daha etkili olduğu gözlenmiştir. Buna göre hazır materyal çocuklara bilinçli olarak verildiğinde çocukta istenen özelliklerin kazandırılması daha kolay olacaktır denilebilir.
Brokrasi ve ilköğretimde örgütsel sağlık
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin görüşlerine göre,ilköğretim okullarındaki bürokrasi ile örgütsel sağlık arasındaki ilişkiyi incelemektir.Çalışmanın evrenini, 2004-2005 öğretim yılında Afyonkarahisar ili merkezindebulunan beş veya daha fazla öğretmenin çalıştığı 71 ilköğretim okulundaki 1380öğretmendir. Özel okullar analizden çıkartılmıştır.Örneklem 40 okuldaki 400 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanınörneklemini belirlemede tabakalı örnekleme kullanılmıştır. Her okulda belirlenen sayıdaöğretmen, tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme aracıYücel(1999)'in geliştirdiği `bürokratikleşme anketi' ile Hoy, Tarter ve Kottkamp(1991)'ın geliştirdiği `İlkokullar için Örgütsel Sağlık Envanteri'dir. Kullanılabilir olarakgeri dönen anket sayısı 340'dır.Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, korelasyon, t-testi,regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada bürokrasinin örgütsel sağlık üzerindeetkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, bürokrasi örgütsel sağlığın bütün boyutlarınıetkilemektedir. Öğretmen görüşlerine göre bürokratik okul sağlıklı okuldur. Örgütselsağlık üzerindeki en etkili bürokrasi boyutu ise kuralların takibidir.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Örgütsel Sağlık, İlköğretim Okulları
Bilim ve sanat merkezine zihinsel alandan devam eden ögrencilerin akranları ile okul basarıları açısından karsılastırılması
Bu çalısmada; Bilim ve Sanat Merkezine devam edip etmemenin, ögrencilerin okulbasarısıyla iliskisi belirlenmeye çalısılmaktadır. Çalısmada Bilim ve Sanat Merkezine devam edentüm ögrencilerin incelenmesi yerine, zihinsel yetenek alanında merkeze kayıt hakkı kazanmısögrencilerin durumları ile Bilim ve Sanat Merkezine kayıt hakkı kazanmamıs, ancak zihinselyetenek alanından grup testini geçmis ögrencilerin durumları karsılastırılmıstır. Arastırmanınevrenini Türkiye genelindeki 25 Bilim ve Sanat Merkezi, örneklemini Usak ve zmir Bilim veSanat Merkezlerine genel zihinsel yetenek alanından devam eden ögrenciler ve grup testini geçmisancak Bilim ve Sanat Merkezine kayıt hakkı kazanmamıs ögrenciler olusturmaktadır.Bu karsılastırma için l Milli Egitim Müdürlüklerince yapılan Seviye tespit sınav sonuçlarıve ögrencilerin dönem sonu karne notları alınmıs, istatiksel hesaplamalar yapılmıstır. Arastırmasonucunda; Bilim ve Sanat Merkezine devam eden ögrencilerle Bilim ve Sanat Merkezine devametmeyen ögrencilerin arasında okul basarısı açısından anlamlı bir farklılık görülmemistir.
Uşak ili ilköğretim ikinci kademe öğretmenlerinin sınıf yönetme yeterliliklerini değerlendirme
1YÜKSEK L SANS TEZ ÖZETUŞAK L LKÖĞRET M K NC KADEME ÖĞRETMENLER N N SINIFYÖNETME YETERL L KLER N DEĞERLEND RMEMustafa ÖZERSınıf Öğretmenliği Bilim DalıAfyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler EnstitüsüEylül 2006Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akif HELVACIBu araştırmanın temel amacı; Uşak ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmiilköğretim okulları ikinci kademesinde görev yapan Türkçe öğretmenlerinin sınıfyönetimi kapsamında sahip oldukları yeterlilikleri, ilköğretim 8. sınıf öğrencileri veilköğretim ikinci kademesinde görev yapan Türkçe öğretmenleri algılarına göredeğerlendirmektir.lköğretim ikinci kademe de görev yapan Türkçe Öğretmenleri'nin SınıfYönetme Yeterliliklerini Değerlendirmeye yönelik olarak, önce alanda yer alan literatürtaranarak, Sınıf Yönetimi ile ilgili alt boyutlar oluşturulmuş ve bu boyutların ifade edensorular hazırlanmıştır. Bu sorular uzman görüşlerine sunulup geçerlilik-güvenilirliliktesti yapılarak, ?sınıf içi iletişim, disiplin, motivasyon, sınıf düzeni ve öğretimiplanlama? alt başlıklarında ?Sınıf Yönetme Yeterlilikleri Ölçeği? hazırlanmayaçalışılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2005-2006 eğitim-öğretim yılında Uşak il ve ilçesınırları içinde yer alan tüm ilköğretim okulları ikinci kademesinde görev yapan 85kadrolu Türkçe öğretmeni ve ilköğretim 8. sınıfında okuyan 4875 öğrencioluşturmaktadır. Geri dönüşü sağlanarak değerlendirilen ilköğretim ikinci kademe degörev yapan Türkçe öğretmenlerinden 74, 8. sınıf öğrenim gören 375 anketten eldeedilen veriler, bilgisayarda SPSS 13 istatistik programı yardımıyla frekans, yüzde,ortalama, t ve f testi teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Anlamlılık testlerinde α:0.05 düzeyi esas alınmıştır. lköğretim ikinci kademe de görev yapan Türkçeöğretmenleri Sınıf Yönetme Yeterlilikleri açısından değerlendirildiğinde, buyeterlilikleri oluşturan sınıf içi iletişim, disiplin, motivasyon, sınıf düzeni, öğretimi
Sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma uygulamalarında karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşleri ve çözüm önerileri
Bu çalısma ile sınıf öğretmenlerinin kaynastırma uygulamalarında karsılastıkları sorunlarla ilgili görüsleri ve çözüm önerileri alınmakta ve sınıf öğretmenlerinin cinsiyeti,yası,mezun oldukları bölümü, kıdemi ve sınıflarındaki öğrenci sayıları, bu sorunlara olan etkisi ile tutumları arasındaki iliskilerin neler olduğu arastırılmaktadır. Arastırmanın evrenini, 2006-2007 eğitim öğretim yılında, ?zmir ilinde özel ve resmi kurumlarda görev yapan tüm sınıf öğretmenleri olusturmaktadır. Bu arastırmanın örneklemi ise 2006-2007 eğitim öğretim yılında ?zmir ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak öğretim yapan resmi ve özel 13 ilköğretim okulunda görev yapan 66 kadın , 54 erkek öğretmenin olusturduğu toplam 120 sınıf öğretmeninden olusmaktadır. Arastırmada ölçme aracı olarak Antonak ve Larrivee (1995) tarafından gelistirilen, özel gereksinimli öğrencilerin normal eğitim ortamlarına kaynastırılmasına iliskin öğretmen görüs ve tutumlarını değerlendiren K?GÖ (Kaynastırmaya ?liskin Görüsler Ölçeği) ile arastırmacı tarafından hazırlanan, öğretmenlerin bireysel özelliklerini içeren, kaynastırma uygulamalarında çalısma sürelerinden, sınıftaki öğrenci sayısı, sınıfın fiziki yapısı ve ailelerle isbirliği yapıp yapmama değiskeninden etkilenmediği belirlenmistir. Öğretmenlerin, kaynastırma ile ilgili belirttikleri sorunlar olarak sınıflarındaki mevcudun kaynastırmaya uygun olmadığını, hizmet içi eğitim programlarına katılımın az olduğunu,kaynastırma eğitimi için ayrı bir program hazırlamadıklarını, bazı düzenlemelerin yapıldığını, okullarda idarecilerden ve diğer personelden, rehberlik servisinden alınan desteğin yetersiz olduğunu, özel eğitim uzmanlarının olmamasını, okulun fiziki yapısının özel gereksinimli bireylere uygun olmadığını, eğitimlerinde en çok zorlanılan engel türünün zihinsel engel olduğunu, öğrenci ile ilgili önceden bilgilendirilmediklerini, aileler ile isbirliğinin yeterli düzeyde olmadığını belirtmisler, çözüm önerileri olarak fiziksel kosulların düzeltilmesini,özel gereksinimli öğrenciler için araç-gereç ve materyal sağlanılmasını, öğretmenlerin, tüm okul personelinin ve ailelerin kaynastırma uygulamaları ile ilgili eğitim programlarına katılmasını, aile-öğretmen- okul personelinin daima isbirliği içinde olmaları gerektiğini, özel eğitim uzmanlarının okullarda olmasını ve ayrı eğitim ortamlarının yaratılmasını önermislerdir. karsılastıkları sorunlarla ilgili görüsleri ve çözüm önerilerini belirlemek amacıyla hazırlanmıs görüsme formu kullanılmıstır. Verilerin analizinde `SPSS 11.0 For Windows' paket programı kullanılarak bilgisayarda değerlendirilmistir. Sınıf öğretmenlerinin kaynastırma uygulamalarında karsılastıkları sorunlarla ilgili görüsleri ve çözüm önerileri dağılımları ve yüzdelik değerleri belirlenmistir. Sınıf öğretmenlerinin kaynastırma uygulamalarına yönelik tutumları ile bireysel özellikleri arasındaki farkları bulmak için ?t? testi kullanılmıstır. Elde edilen verilerin değerlendirmeleri yapılıp betimlenmistir. Arastırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin kaynastırmaya yönelik tutumlarının, mezun olduğu bölüm, kaynastırma eğitimi alma, rehberlik servisinden destek almaktan etkilendiği; sınıf öğretmenliğinden mezun olanların olmayanlara göre, kaynastırma eğitimi alanların almayanlara göre, rehberlik servisinden destek alanların almayanlara göre kaynastırmaya iliskin daha olumlu tutumlara sahip oldukları belirlenmistir. Öğretmenlerin tutumlarının, cinsiyetlerinden, yaslarından ve
Ses temelli cümle yönteminin öğretmenler tarafından algılama biçimleri ve uygulamada karşılaşılan güçlükler
ÖZETYÜKSEK LİSANS TEZ ÖZETİ?SES TEMELLİ CÜMLE YÖNTEMİNİN ÖĞRETMENLER TARAFINDAN ALGILAMABİÇİMLERİ VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER?Selvinaz UĞUZİlköğretim Ana bilim DalıAfyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler EnstitüsüDanışman: Yrd. Doç. Dr.: Mahmut BABACANBu araştırma Afyonkarahisar merkez ilçesindeki ilköğretim birinci sınıföğretmenlerinin ses temelli cümle yöntemini algılama biçimlerini ve uygulamadakarşılaştıkları güçlükleri tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemi Afyonkarahisar merkez ilçede çalışan 55, köy vekasabalarında çalışan 53, olmak üzere toplam 108 ilköğretim birinci sınıf öğretmeni olarakbelirlenmiştir.Öğretmenlerin ses temelli cümle yöntemini algılama biçimlerini tespit etmek üzere sestemelli cümle yönteminin olumlu olumsuz yönlerini ve önerileri içeren 25 soruluk anket,birinci sınıf öğretmenlerine uygulandı. Daha sonra öğretmenlere sınıftaki gözlemlerinedayanarak gözlem formu doldurtuldu. Öğretmenlerin algılarına ilişkin aritmetik ortalama vestandart sapma değerleri tablo halinde verilerek yorumlandı. Öğretmenlerin görüş, düşünce veönerilerinde farklılık oluşturabilecek iki değişkenin test edilmesinde ?bağımsız gruplar için t-testi? kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin ses temelli cümleyöntemini olumlu algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Annelerin çocuk kitabı seçimi hakkındaki görüşleri
Bu araştırmada, çocuk kitaplarının tür olarak çeşitliliğini, fiziksel ve içeriközelliklerini literatürü tarayarak incelemek, bunun yanı sıra annelerin çocuk kitabıseçimi ve okumanın önemi konusundaki görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır.Bu araştırma, betimsel araştırma türüne girmektedir. Araştırmanın örneklemi, 2005-2006 eğitim öğretim yılında Afyon Merkezdeki beş ilköğretim okulunda ikinci sınıfadevam eden ve rast gele örnekleme yoluyla seçilen, sekiz yaş grubu, toplam 200öğrencinin annelerinden oluşmaktadır.Araştırma bulgularına göre, annelerin çoğunun lise mezunu ve ev hanımı oldukları,genellikle iki çocukları olduğu ve aylık gelir düzeylerinin ortalama 400-800 YTLarasında olduğu belirlenmiştir. Ayrıca annelerin çocuklarına kitap almadan önce kitabıokumadıkları, çocuklarına düzenli olarak kitap almadıkları, çocuklarına kitap okumakiçin zaman ayırmadıkları; bunun yanı sıra çoğu ailenin evinde kitaplığı olduğu,çocuklarına yeterince harçlık verdikleri, kitap almaya ailece birlikte karar verdikleribelirlenmiştir.Bu çalışmadan elde edilen genel bulgular sonucunda, annenin mesleği, eğitimdurumu, ailenin aylık gelir düzeyi ve evdeki çocuk sayısı ile annelerin çocuk kitabıseçimiyle ilgili görüşleri arasında 0.10 düzeyinde anlamlı farklılık olduğu ve genelanlamda annelerin kitap seçim kriterlerine uygun görüşler belirtmedikleri belirlenmiştir.
Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ve bürokrasi
iiYÜKSEK LİSANS TEZ ÖZETİÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞLARIVE BÜROKRASİHasan Hakan DÖNDERSınıf Öğretmenliği Anabilim DalıAfyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler EnstitüsüEylül 2006Danışman: Yrd. Doç. Dr. M. Kemal KARAMANBu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin görüşlerine göre ilköğretimokullarında örgütsel vatandaşlık davranışlarına bürokrasinin etkisini incelemektir.Çalışmanın evreni 2005-2006 öğretim yılında Uşak ili merkezi, merkeze bağlı köylerive ilçe merkezlerinde bulunan beşten fazla öğretmenin çalıştığı 64 ilköğretim okulundaki1355 öğretmendir. Örneklem 26 okuldaki 538 öğretmenden oluşmuştur. Örneklemibelirlemede tabakalı örnekleme metodu kullanılmıştır. Her okuldaki belirlenen sayıdaöğretmen tesadüfi olarak seçilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçme araçları, Yücel (1999)'ingeliştirdiği ?bürokratikleşme anketi? ve yine Yücel' in geliştirdiği ?Örgütsel VatandaşlıkDavranışı? anketidir. Kullanılabilir olarak geri dönen anket sayısı 430' dur.Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma ve örgütsel vatandaşlık ilebürokrasi arasında ilişki olup olmadığını tespit etmek için korelasyon, bürokrasinin, örgütselvatandaşlık davranışını hangi oranda etkilediğini belirlemek için regresyon analizikullanılmıştır. Kıdem, cinsiyet ve branşa göre öğretmen görüşlerini karşılaştırmak için anovave t- testi uygulanmıştır.Araştırmada örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde bürokrasinin etkisinin olduğutespit edilmiştir. Ayrıca bürokrasi okul örgütsel vatandaşlık davranışının bütün boyutlarınıetkilemektedir. Okulun kuralcı bir tarz ile yönetilmesi okulun atmosferini olumsuz olaraketkilemektedir. Öğretmenlerin görüşlerine göre otoritenin hiyerarşik kullanımının artmasıilişkilerin resmileşmesine neden olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Örgütsel Vatandaşlık, Eğitim, İlköğretim Okulu
Örgütsel güven ve örgütsel vatandaşlık davranışı
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim okulu öğretmenlerinin görüşlerine göre,ilköğretim okullarındaki örgütsel güven ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındakiilişkiyi incelemektir.Araştırmada kullanılan ölçme araçları Yard. Doç. Dr. Cemil Yücel'in geliştirdiği?Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Anketi? ile Wayne K. Hoy ve Megan TschannenMoran(2003)'ın geliştirdiği ?The Omnibus T-Scale(Seçme T ölçeği)? dirFrekans, yüzde, ortalama, standart sapma, faktör, güvenilirlik, korelasyon,regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmada örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlıkdavranışı üzerinde etkisi olduğu; pek çok güven boyutunun örgütsel vatandaşlıkdavranışının boyutlarını etkilediği tespit edilmiştir. Güvenilir okul ortamına sahipöğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı sergileme eğilimi gösterdikleri tespitedilmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki en etkili değişken öğretmenleringörev yaptıkları okullardaki çalışma süreleridir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel güven , Örgütsel Vatandaşlık, lköğretim Okulları
İlköğretim öğrencilerinin öğrenme stilleri: fen başarısı ve tutumu arasındaki ilişki (afyonkarahisar il örneği)
Bu arastırmada, ilkögretim ögrencilerinin ögrenme stilleri ile fene yönelik tutum ve basarıları arasındaki iliski incelenmistir. Arastırma Afyonkarahisar ili merkez ilçesinde ögrenim gören ilkögretim ögrencileri ile yapılmıstır. Arastırmada tarama modeli kullanılmıstır. 468 ilkögretim ögrencisine Kolb Ögrenme Stili Envanteri (ÖSE) uygulanarak ögrencilerin ögrenme stilleri belirlenmistir. Fen tutumunu belirlemek için Fene Yönelik Tutum Ölçegi kullanılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde varyans analizi (one way ANOVA), t testi, yüzde ve frekans dagılımı istatistik teknikleri kullanılmıstır. Arastırmada elde edilen bulgulara göre ögrencilerin en çok özümseyen ögrenme stilini tercih ettigi ortaya çıkmıstır. Degistiren-özümseyen ve degistiren-ayrıstıran, ögrenme stilindeki ögrencilerin fen tutumları arasında anlamlı farklılasma oldugu bulunmustur. Her bir ögrenme stilindeki ögrencilerin tutumları ile cinsiyet arasında anlamlı bir iliski olmadıgı sonucuna ulasılmıstır. Degistiren-özümseyen ve degistirenayrıstıran ögrenme stilindeki ögrencilerin fen basarıları arasında da anlamlı farklılasma oldugu bulunmustur. Her bir ögrenme stilindeki ögrencilerin basarıları ile cinsiyet arasındaki iliski incelenmis; degistiren ve yerlestiren ögrenme stilindeki kız ögrencilerin basarılarının yüksek oldugu tespit edilmistir
İlköğretim 6. sınıf düzeyinde fen ve teknoloji dersi öğretimi yapan öğretmenlerin yeni 2005 yılı fen ve teknoloji programının uygulamasıyla ilgili görüş ve değerlendirmeleri (Afyonkarahisar il örneği)
The purpose of this current study was to investigate the perfectives and assessments of the science and technology teachers on the implementation of sixth grade science and technology program of the year 2005, called reform-based science and technology program. There were a total of seventy five science and technology teachers involved in this study that took place in Afyonkarahisar. The researcher employed a liker-type questionnaire consisting of 46 items. This was developed to figure out the views and assessments of the participants about the new 6th grade science and technology program. In the analysis of the quantitative data, descriptive statistics, independent samples t-test and one-way ANOVA with were used.After the analysis of the data, the study showed that the veriables, gender, teaching experience and place were not on effective factors on the views and assessments of the teachers regarting the implementation of the new programs . Furthermore, the participants stated that the allotted time was not enough for the implementation of the activities, and that they did not get adequate information about the implementation of the new program. They also claimed that the new program was not flexible for different situations and different groups of students.