Fırat University
Anabilim Dalı

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Anabilim Dalı

Fırat University

77

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etkileşimli elektronik kitap kullanım sürecinin bilgi sistemleri beklenti onaylama modeliyle incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı açık ve uzaktan eğitimde temel materyal olarak kullanılan elektronik kitaplar içerisinden etkileşimli elektronik kitapların öğrenenler tarafından sürekli kullanımına devam etme niyetlerinin belirlenmesidir. Bu bağlamda bilgi sistemleri beklenti onaylama modelinden faydalanılmış ve orijinal model öğrenen motivasyonunu etkilediği düşünülen değişkenlerle genişletilmiştir. Öğrenen görüşlerini almak için alanyazında yer alan çalışmalarda kullanılmış geçerlilik ve güvenirliği sağlanmış sorularla yeni bir anket oluşturulmuştur. Anket aracılığıyla elde edilen veriler SPSS ve AMOS yazılımları yardımıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi yöntemine göre analiz edilmiştir. Analiz sonuçları etkileşimli elektronik kitapların sürekli kullanımına devam etme niyetini beklentilerin onaylanması, algılanan fayda ve zevk hissinin doğrudan etkilediğini göstermektedir. Kullanıcıların yenilikçi yaklaşımının ise sürekli kullanıma devam etme niyetini anlamlı bir şekilde etkilemediği görülmektedir. Ayrıca dokunsal uyumsuzluk hissi ise sürekli kullanıma devam etme niyetini doğrudan etkilemese de dolaylı olarak etkilemektedir. Türkiye'de elektronik kitaplar ve etkileşimli elektronik kitaplara yönelik yapılan çalışmaların çoğunluğu içerik, tanım, tasarım ve mimari, taşınabilirlik, güncellenebilirlik ve çoğaltılabilme gibi konuları ele alırken; bu çalışma kullanıcı görüşlerinden yola çıkarak sürekli kullanımı etkileyen değişkenlere değinmektedir. Geçmiş dönemlerde yapılmış olan çalışmalar etkileşimli elektronik kitapların kullanıldığında etkili olduklarını belirtmişlerdir. Fakat yaygın kullanımı sağlanamamıştır. Etkili bir kullanıma sahip olan etkileşimli elektronik kitaplar yazar, yayınevi ve okuyuculara avantajlar sunmaktadır fakat istendik seviyede kullanılmaması kullanım eğilimlerine ve kullanma niyetlerine yönelik adımların atılması gerektiğini gösterir. Bu adımların atılabilmesi için kullanma niyetine etken faktörlerin belirlenmesi gereklidir. Bu faktörler belirlendiği ve etkililik oranları tespit edildiğinde etkileşimli elektronik kitaplara yönelik çalışmalar şekillendirilebilecek ve daha verimli olacaktır. Bu sebeple bu çalışma doğrudan etkileşimli elektronik kitaplara yönelik kullanıcıların kullanıma devam etme niyetini ve bununla ilişkili değişkenleri inceliyor. Bu değişkenlerin etkisi, birbirleriyle ve kullanıma devam etme niyetiyle olan ilişkilerinin gücü sonraki uygulamalara ve araştırmalara ışık tutacaktır.

Arif Daş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin dijital yeterliliklerinin incelenmesi Mardin örneği

Bilim ve teknoloji alanında meydana gelen değişimler hayatın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu durum eğitim dünyasını ve öğretmenleri de etkilemektedir. Günümüz dünyasında teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmeye devam etmesi, öğretmenlerin de dijital öz yeterliklere sahip olması gerektiğini zorunlu kılmaktadır. Bu vesileyle Mardin ili ve ilçelerinde görev yapan öğretmenleri kapsayan bu çalışmanın amacı 2023-2024 eğitim öğretim yılında Mardin ili ve ilçelerinde MEB'e bağlı anaokul, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerin dijital öz yeterliklerini incelemektir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Eğitimciler için dijital yeterlikler çerçevesi (DigCompEdu) dikkate alınarak hazırlanan ve Türkçe çevirisi yapılmış olan 6 alt boyut ve 22 maddeden oluşan öğretmenlerin dijital öz yeterlik ölçeği öğretmenlere uygulanmıştır. Ölçek aracılığıyla çalışmaya katılan 649 öğretmenden elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak t-testi ve tek yönlü ANOVA testi aracılığıyla gerekli analizler yapılmıştır. Bu analizler sonucunda eğitimciler için dijital öz yeterlik ölçeğine göre öğretmenlerin bütünleştirici (B1) veya orta düzeyde olduğu görülmüştür. Bu seviyeye göre öğretmenlerin temel seviyenin üzerinde dijital öz yeterliğe sahip olduğu, daha üst bir seviye için dijital öz yeterliklerini geliştirmesi yönünde çaba göstermesi gerekmektedir. Ayrıca öğretmenlerin dijital öz yeterlik düzeyleri çeşitli değişkenler açısından incelenmiş olmakla birlikte, öğretmenlerin dijital öz yeterlik düzeylerinin eğitim durumu, hizmet içi kurs alma, FATİH Projesi, Formatör öğretmen kursu alma, sınıflarda etkileşimli tahta, internet altyapısı olma durumu, okul türü, branş alanı, görev yaptığı ilçe ve kıdem yılına göre farklılaşma olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bulgulardan hareketle ilgili sonuç ve tartışmalar yapılmış olup, elde edilen verilerden yola çıkılarak eğitimcilere ve bundan sonraki çalışmalar için çeşitli öneriler sunulmuştur.

Dijital öğretmenlik
Maşallah Doğan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çevrimiçi öğrenme ortamında öğrencilerin başarımla ilgili duyguları, duygu düzenleme stratejileri ve bağlılıklarının modellenmesi

Öğrenme süreci bilişsel, sosyal ve duygusal boyutları içermektedir. Ancak alanyazın tarandığında, bilişsel süreçler ve akademik başarı arasındaki ilişkiye odaklanıldığı, duygu boyutunun geri planda kaldığı dikkati çekmektedir. Bu tez kapsamında çevrimiçi öğrenme ortamlarında öğrencilerin başarımla ilgili duyguları ve bu duyguların öncülleri olan öğrenmeye olan öğrenmeye olan kontrol inancı ve görev değeri, duygu düzenleme stratejileri ve öğrenci bağlılığı ile ilgili bir modelin oluşturulması ve test edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Türkiye'deki Eğitim Fakültelerinde öğrenim gören ve veri toplama araçlarını tam ve doğru olarak yanıtlayan 1450 öğretmen adayı bu tezin çalışma grubunu oluşturmuştur. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Ulaşılan bulgulara göre öğretmen adaylarının başarımla ilgili olumlu ve olumsuz duyguları cinsiyete ve anne-baba eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermezken; sınıf düzeyine göre dördüncü sınıfların lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Duygu düzenleme stratejilerinden yeniden değerlendirme stratejisinde cinsiyete, sınıf düzeyine ve anne-baba eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık çıkmazken; bastırma stratejisinde cinsiyete göre erkekler lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Öğrenci bağlılığı cinsiyete ve anne-baba eğitim durumuna göre anlamlı olarak farklılık göstermezken, sınıf düzeyine göre anlamlı olarak farklılaşmıştır. Yapısal eşitlik modeli sonuçlarına göre olumlu ve olumsuz duygular modelinde öğrenci bağlılığı; görev değeri, başarımla ilgili olumlu ve olumsuz duygular, yeniden değerlendirme stratejisi yapıları tarafından yordanmıştır. Sonuç olarak, çevrimiçi bir öğrenme ortamında öğrenci bağlılığını, görev değeri ve başarımla ilgili duyguların en fazla etkilediği ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle çevrimiçi ortamlarda dersler, görevler ya da etkinlikler tasarlanırken bu iki yapının özellikle süreçte dikkate alınması önerilebilir.

Aday öğretmenlerBaşarı duygularıDuygu düzenleme+1
Eda Bakır
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Özel eğitim için oyun temelli öğrenme platformunun tasarlanması ve geliştirilmesi

Bu çalışmada, özel eğitim için oyun temelli bir öğrenme platformu (OTOP) tasarlanması ve geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tasarım tabanlı araştırma modeli temel alınarak yürütülen bu araştırmada birinci fazda, alanyazın taraması ve geliştirilmek istenen platform hakkında kullanıcıların var olan durumları, beklentileri ve ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla ihtiyaç analizi yapılmıştır. İkinci fazda kazanımların belirlenmesi, hedeflerin oluşturulması, platform bileşenlerinin hedefler açısından analiz edilmesi, hedeflere uygun içeriklerin oluşturulması ve öğretmenler için platformun kullanım kılavuzunun hazırlanmasına ilişkin tasarımlar gerçekleştirilmiştir. Üçüncü faz, dört döngüde tamamlanmıştır. Üç döngüde öğretmenlerin eğitimi oturumları gerçekleştirilmiş; dördüncü döngüde ise otantik ortamda kullanılabilirlik çalışması yapılmıştır. Bu tezin 17 kişilik çalışma grubunu, özel bir özel eğitim kurumunda görevli bir yönetici ve 16 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşmeler, sistem kullanılabilirlik ölçeği (SKÖ), gözlem, işlem adım kaydı ve sistem kayıtları ile toplanmıştır. Veriler, içerik analizi, frekans, yüzde, ortalama ve SKÖ puanı hesaplamaları kullanılarak analiz edilmiştir. SKÖ'ye göre platformun web arayüzünün kullanılabilirlik puanı 78 olarak hesaplanmıştır. Platformun derste kullanımına ve kullanılabilirliğine ilişkin yapılan görüşmelerin içerik analizine göre öğretmenler, platformu kullanmaktan memnun olduklarını; platformu derslerinde kullanmanın hem kendilerinin hem öğrencilerinin performansına katkı sağladığını ifade etmişlerdir. Sonuç olarak; motor beceriler konusunda özel gereksinimli bireyler için hareket tabanlı ve etkileşimli eğitsel oyunlar tasarlanmasına imkân tanıyan; bu bireylerin motor gelişiminin izlenmesi ve raporlanması süreçlerinde öğretmenleri destekleyebilecek bir platformun tasarlanması ve geliştirilmesi sürecine ilişkin bir model ve tasarım ilkeleri ortaya konmuştur.

Motor becerilerOyun temelli öğrenmeSayısal oyunlar+2
Mehmet Temizkan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Asayiş hizmetlerine yönelik bir teknoloji kabul modeli önerisi ve duruma dayalı eğitimlerin teknoloji kabulüne etkisi

Bu çalışmada, duruma dayalı eğitimlerin teknoloji kabulüne etkisinin incelenmesi ve asayiş hizmetlerinde çalışan personelin teknoloji kullanım davranışını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda "Teknoloji Kabul Modeli 3" temel alınarak, sekiz faktörden oluşan bir model önerilmiştir. Önerilen model 371 kişilik çalışma grubu üzerinde "Kişisel Bilgi Formu" ve "Teknoloji Kabul Ölçeği" veri toplama araçları kullanılarak test edilmiştir. Araştırma soruları ve hipotezler t-testi, varyans analizi ve yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre önerilen modelin uygun faktör yapısına sahip olduğu tespit edilmiştir. Model faktörleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Davranışsal niyet üzerinde algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, öznel norm ve algılanan zevk faktörlerinin anlamlı etkisi vardır. Araştırmanın demografik değişkenlerinden biri olan eğitim düzeyi ile davranışsal niyet faktörü arasında anlamlı ilişki vardır. Teknolojik cihazları kullanım sıklığı, kullanım kolaylığı faktörü ile teknoloji kullanım becerisi ise algılanan fayda, kullanım kolaylığı ve davranışsal niyet faktörleri ile anlamlı bir ilişkiye sahiptir. Meslek içi bilgilendirme eğitimlerinin teknoloji kabulüne etkisi ön-test ve son-test kontrol gruplu deneysel araştırma deseni ile incelenmiştir. Meslek içi bilgilendirme eğitimleri, uygunluk faktörü hariç, teknoloji kabul faktörlerini anlamlı olarak etkilemektedir. Duruma dayalı öğretim yöntemi ise anlatım yöntemine göre algılanan fayda üzerinde anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Öğretim yönteminin yaş ve mesleki deneyim süresi ile davranışsal niyet üzerinde ortak etkisi bulunmaktadır. Bu araştırma, eğitimin teknoloji kabulü üzerinde önemli etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda kurumların, yeniliğin kabulü, benimsenmesi ve yayılımı sürecinde personeline çeşitli formlarda eğitimler vermesi önerilmektedir.

Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüBilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüEğitim+5
Güray Arık
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etkileşimli eğitsel video ve oyunlaştırma ile işe koşulan ters-yüz sınıf modeline dayalı fizik eğitiminin, mesleki ve teknik anadolu liselerinde eğitim gören öğrencilerin başarılarına etkisi

Bu çalışmanın temel amacı etkileşimli/etkileşimsiz eğitsel videolar ve alıştırma/oyunlaştırma ile işe koşulan Ters-Yüz Sınıf Modeli'nin (TYSM), 11. sınıf Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) öğrencilerinin fizik dersi başarılarına etkisini incelemektir. Açıklayıcı karma desenin kullanıldığı çalışmanın katılımcılarını 2021/2022 Öğretim Yılı Bahar Döneminde Mersin ili Toroslar ilçesinde bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde farklı bölümlerden 11. sınıfta eğitim gören 120 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel boyutunda yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bu kapsamda dört adet uygulama grubu oluşturulmuştur. Bunlar etkileşimli video ve alıştırma (ELİVA), etkileşimli video ve oyunlaştırma (ELİVO), etkileşimsiz video ve alıştırma (ESİZVA), etkileşimsiz video ve oyunlaştırma (ESİZVO) gruplarıdır. Araştırma kapsamında geliştirilen, uygulama öncesi ve sonrasında uygulanan başarı testi ile nicel veriler toplanmıştır. Nitel boyutta ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile Ters-Yüz Sınıf Modeli, Etkileşimli Eğitsel Video, Alıştırma ve Oyunlaştırma uygulamaları hakkında katılımcıların görüşleri alınarak gerçekleştirilen uygulamaların MTAL fizik dersi başarısına etkisi derinlemesine incelenmiştir. Araştırmada nicel veri analizinde ANCOVA; nitel veri analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen nicel bulgularda; etkileşimli eğitsel video ile gerçekleştirilen ters-yüz sınıf modelinin, etkileşimsiz video ile gerçekleştirilen ters-yüz sınıf modeline göre başarıyı artırmada daha etkili olduğu görülmüştür. Gruplar bazında; etkileşimli video-alıştırma grup başarısının diğer gruplara kıyasla anlamlı düzeyde arttığı tespit edilmiştir. Etkileşimsiz eğitsel video gruplarında ise oyunlaştırma grubunun alıştırma grubuna göre başarıyı artırmada daha etkili olduğu belirlenmiştir. Video modu dikkate alınmadığında alıştırma ve oyunlaştırma çalışmalarının başarıyı arttırmada benzer bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bu noktadan yola çıkarak etkileşimli eğitsel videoların alıştırma ile birlikte işe koşulduğunda başarıyı artırmada en etkili strateji olduğu, etkileşimsiz eğitsel videonun kullanılması gereken durumda ise oyunlaştırmanın alıştırmaya kıyasla başarıyı artırmada daha etkili olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Nitel bulgularda ise etkileşimli video gruplarındaki katılımcıların bilişsel kazanımları ön plana çıkarken, etkileşimsiz video gruplarındaki katılımcıların duyuşsal kazanımlarının ön plana çıktığı tespit edilmiştir.

Sakine Esendeniz Kalkan
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

10-12 yaş grubu öğrencilerinin kodlamaya ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 10 – 12 yaş grubu öğrencilerinin kodlamaya ilişkin tutumlarının belirlemektir. Ayrıca öğrencilerin tutumlarının cinsiyet, sınıf ve yaş değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma tarama modeli kullanılan betimsel nitelikli bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul İli Çekmeköy ilçesindeki Bahçeşehir Koleji'nde öğrenim gören 64 kız 71 erkek olmak üzere toplam 135 öğrenci oluşturmuştur. Veriler Kodlama Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi için frekans, yüzde ve aritmetik ortalamalar yanında, gruplar arası karşılaştırmalar için ilişkisiz örneklemler t-testi ve tek yönlü anova kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin kodlamaya yönelik yüksek düzeyde olumlu tutumlara sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca erkek öğrencilerin, 5. sınıf öğrencilerinin ve yaşı daha küçük olan öğrencilerin kodlamaya yönelik daha olumlu tutumlara sahip olduğu görülmüştür. Bu araştırma ileride gerçekleştirilecek yeni araştırmalara yol gösterici olması bakımdan önem taşımaktadır.

Bilgisayar teknolojisiBilişim teknolojileri dersiBilişim teknolojileri ve yazılım dersi+4
Gürkan Öztürk
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik derslerinde eğitsel dijital kaçış odası oyunlarının başarı ve motivasyon üzerindeki etkileri

Kaçış oyunlarının dijital platformlarda gerçekleştirilen versiyonu olan dijital kaçış oyunları son yıllarda daha fazla gündeme gelmeye başlamıştır. Bu tür oyunlar genellikle oyuncuların bir senaryoya göre farklı bulmacaları çözmelerini ve sonuçlarını bir odadan kaçmaya çalışmalarını gerektirir. Dijital kaçış oyunları matematik dersinde kullanan kişilerin kavramlarını daha iyi anlamalarını amaçlamaktadır. Ayrıca öğrencilerin matematik öğretimine olan motivasyonlarının arttırılmasında ve matematikle ilgili olumsuz tutumlarının düzelmesinde de yardımcı olabilir. Dijital kaçış oyunları özellikle dijital çağda bu büyüyen öğrenciler için oldukça çekici bir öğrenme aracıdır. Bu nedenle matematik dersinde dijital kaçış oyunları gibi farklı oyunların kullanılması öğrencilerin matematik öğrenimini daha etkili ve keyifli bir hale getirebilir. Bu araştırmanın amacı eğitsel dijital kaçış oyunlarının ilkokul seviyesindeki öğrencilerin akademik performansları ve motivasyonları üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul'da bulunan özel bir ilkokulun 3. sınıfındaki 45 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubu 11 erkek öğrenci ve 12 kız öğrenci olmak üzere toplam 23 kişiden oluşmaktadır. Kontrol grubu ise 10 erkek öğrenci ve 12 kız öğrenci olmak üzere toplam 22 öğrenciden oluşmaktadır. Bu çalışmada deney grubu öğrencileri matematik ders kazanımlarına yönelik toplam 4 hafta süren Genially isimli eğitsel dijital kaçış oyununu oynarken, kontrol grubu öğrencileri ise aynı süreçte çalışma kağıtları ile konuyu pekiştirmişlerdir. Araştırmada katılımcılardan veri toplamak amacıyla bir akademik başarı testi ve motivasyon anketi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun akademik başarıları karşılaştırıldığında dijital kaçış oyunu oynayan deney grubunun geleneksel yöntemle öğrenen kontrol grubu ile akademik başarısı aralarında anlamlı fark bulunmaktadır. Motivasyon bakımından karşılaştırılma yapıldığında ise anlamlı bir fark bulunamamıştır.

Hatice Kübra Işık
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Exploring the relationship between UTAUT constructs and educator's behavioral intention to adopt gamified web tools as a teaching tool in education: A quantitative non-experimental correlation study

This study aims to explore the relationship between Unified Theory of Acceptance and Use of Technology (UTAUT) constructs and educator's behavioral intention to adopt gamification as a teaching tool in education, using a quantitative non-experimental correlation design. In order to assess the acceptance and use of gamification in the context of education, the study utilized behavioral intention and user behavior as indicators. The UTUAT constructs, including performance expectancy, effort expectancy, social influence, and facilitating conditions, were used as independent variables. The dependent variables, adoption and usage of gamified web tools, were measured through behavioral intention and user behavior.144 teachers participated to the study and questionnaire were delivered through Google Forms. The collected data analyzed with a structural equation model (SEM). The findings suggest that there is a negative relationship between performance expectancy and teachers' behavioral intention to adopt and accept gamification as a teaching tool in education. However, there is a positive relationship between effort expectancy, social influence, facilitating conditions, and teacher's behavioral intention to adopt and accept gamified web tools as a teaching tool in education. Moreover, the results indicate that the organization variable has a significant relationship with teacher's behavioral intention to adopt and accept gamification.

Ceren Bayrak
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel sektör çalışanlarının çevrimiçi eğitim sürecine yönelik görüşlerinin bireysel yenilikçilik özelliklerine göre analizi

Bu araştırmada, özel medya sektör çalışanlarının bireysel yenilikçilikleri ve çevrimiçi eğitim sürecine yönelik görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma genel tarama modeline dayalı olan ilişkisel tarama modelinden nedensel karşılaştırma ile yürütülmüştür. Araştırma, özel bir medya kuruluşunda gazete editörü ve sayfa sekreteri olarak çalışan toplam 200 katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmada birincil veri toplamak üzere demografik soruların yanı sıra bireysel yenilikçilik ölçeği ve çalışanların deneyimlemedikleri uzaktan eğitimlere yönelik görüşlerini almak üzere uzaktan eğitime yönelik görüşler ölçeğini içeren çevrimiçi bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS for Windows v26 kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında, frekans analizi, normal dağılım analizi, güvenilirlik analizi, betimsel analiz ve Kruskal-Wallis testleri gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda katılımcıların yenilikçi özellikler açısından en çok "öncü" kategorisinde yer aldıkları tespit edilmiştir. Katılımcılar çevrimiçi eğitimin "kişisel yaşamlarına uygun olduğuna" "yüksek" düzeyde, "çevrimiçi eğitimin etkili ve öğretici olduğuna" "orta" düzeyde, "çevrimiçi eğitime yatkın olduklarına" da çok "yüksek" düzeyde katılım gösterdikleri tespit etmişlerdir. Bunun yanında, çevrimiçi eğitim sürecine yönelik görüşlerde "kişisel uygunluk, etkililik ve yatkınlık" boyutlarında bireysel yenilikçilik özelliklerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilirken, "öğreticilik" boyutunun bireysel yenilikçilik özelliklerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Bu bulgular, çevrimiçi eğitim alan özel sektör çalışanlardan yüksek yenilikçilik kategorilerinde yer alanların çevrimiçi eğitimin kişisel yaşamlarına uygun ve etkili olduğunu, ayrıca kendilerinin de çevrimiçi eğitime yatkın olduklarını düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Bir başka deyişle, özel sektör çalışanların teknolojik yeniliklere açıklığı ile çevrimiçi eğitime olumlu bakış arasında bir ilişki olduğu söylenebilir.

Ethem Şanver
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası bakalorya orta yıllar programı kapsamında beden eğitimi dersinin matematik dersiyle disiplinler arası yöntemlerle öğretilmesinin 5. sınıf öğrencilerinin beden eğitimi ve matematiğe karşı tutumlarına etkisi

Çalışmanın amacı, Uluslararası Bakalorya Orta Yıllar Programı çerçevesinde beden eğitimi dersinde matematikle ilişkilendirilmiş disiplinler arası etkinliklerin 5. sınıf öğrencilerinin beden eğitimi ve matematik derslerine karşı tutumları üzerindeki etkisini incelemektedir. Disiplinler arası eğitim yaklaşımları kritik bir öneme sahiptir, zira bu metotlar öğrencilere farklı disiplinler arasında bağlantılar kurma ve böylece daha bütünleşmiş bir öğrenme deneyimi elde etme fırsatı sunar. Çalışma, İstanbul şehrinde yer alan bir vakıf okulunda, 10-11 yaş arası toplam 40 öğrenci ile yürütülmüştür. Öğrenciler rastgele iki gruba ayrılmıştır. Deney grubunda, beden eğitimi dersinde matematikle ilişkilendirilmiş disiplinler arası öğretim yöntemleri uygulanmıştır; kontrol grubundaysa öğrencilere standart yöntemlerle öğretim yapılmıştır. Çalışmanın sonunda, deney grubundaki öğrencilerin beden eğitimi ve matematik derslerine karşı tutumlarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Bu bulgular, disiplinler arası öğretim yöntemlerinin, öğrenci tutumları üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın katkısı, disiplinler arası öğretimin öğrenci tutumlarına etkisinin daha derinlemesine kavranmasına olanak tanımaktadır. Elde edilen bulgular, eğitim uygulamalarında ve politika yapımında kullanılabilecek önemli bilgiler içermektedir.

Yunus Emre Farsakoğlu
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kahoot!'un ingilizce kelime öğretiminde başarı ile motivasyona etkisi ve öğrenci görüşleri

Bu araştırma bir Web 2.0 aracı olan Kahoot! ile İngilizce dersinde kelime öğretilmesinin öğrencilerin başarı üzerindeki etkisi, öğrencilerin motivasyonu üzerindeki etkisi, bu verilerin değerlendirilmesi ve öğrenci görüşleri üzerine yapılmıştır. Bir kontrol ve bir deney grubu ile deneysel desen kullanılan bu çalışmada, başarı testi, motivasyon ölçeği ve öğrenci görüş formu gibi uygulamalarla nicel ve nitel verilere ulaşılmıştır. Çalışma Van'ın Gürpınar ilçesinde yer alan bir Çok Programlı Anadolu Lisesinin 10. Sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubu (n=21) ile işlenen dersler sonrası öğrenciler öğrendikleri kelimeler üzerine Kahoot! uygulaması ile haftalık tekrar yapmış, kontrol grubu (n=16) ile işlenen derslerde ise geleneksel öğretim biçimi ile ders kitabı içeriği olağan şekilde işlenmiştir. Araştırma öngörülen 5 haftalık zaman dilimi içinde tamamlanmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve güvenlik çalışmaları yapılmış 0,70 Cronbach güvenirlik değerine sahip Başarı Testi, J.M Keller ve R. Subniyah tarafından oluşturulan ve Acar (2009) tarafından Türkçeye çevrilen IMMS Motivasyon Ölçeği ve araştırmacı tarafından alan uzmanı kişilerin görüşleri doğrultusunda geliştirilen 5 şıklı likert tipinde 6 soru ve 1 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış Öğrenci Görüş Formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin değerlendirilmesinde İki Faktörlü Anova ve İlişkisiz Örneklemler T testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre bir web 2.0 aracı olan Kahoot! ile işlenen derslerde başarı puanı, motivasyon ve öğrenci görüşleri gibi verilerde deney grubu lehine anlamlı bir artış gözlemlenmiştir.

Ozan İncekar
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi işlemsel düşünmenin yabancı dil öğretiminde okuma becerisi bağlamında başarı ve üstbilişe etkisi

Güncel eğitim bilimleri yaklaşımlarında, salt akademik bilginin öğretilmesi yerine öğrencilerde düşünme becerilerinin kazandırılması benimsenmeye başlanılmıştır. Bu beceriler arasında günümüzde en çok öne çıkan yaklaşımlardan birisi bilgi işlemsel düşünmedir. Bilgi işlemsel düşünme genellikle STEM alanları ile anılsa da esasında sosyal bilgilerden sanata kadar birçok alanda ihtiyaç duyulan bir düşünme becerisidir. Bu tez çalışmasında bilgi işlemsel düşünmenin yabancı dil öğrenimindeki yeri araştırılacaktır. Dil öğrenirken öğrenciler günlük hayatta karşılaşılan problemleri çözerler ve bu amaçla öğrenciler birçok kez üstbilişe başvururlar. Üstbiliş bilgi işlemsel düşünme ile bağlantılıdır çünkü üstbiliş arttıkça bilgi işlemsel düşünmenin artması beklenilmektedir. Bu iki düşünme becerisinin birbirini desteklemesi durumunda öğrenenlerde yabancı dil becerisinin gelişmesi beklenilmektedir. Bu tez çalışmasında bilgi işlemsel düşünmenin üstbilişe etkisi ile yabancı dil öğretiminin bir boyutu olan okuma becerilerine etkisi araştırılmaktadır. Bu kapsamda, 2022-2023 eğitim öğretim yılında bir devlet okulunda 7.sınıf düzeyinde okuyan 43 öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmada ön-test & son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Veriler okuma becerisi testi ve üstbiliş ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmanın sonunda, deney grubu lehine öğrencilerin okuma becerilerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca, bilgi işlemsel düşünme etkinlikleri ile üstbiliş arasındaki ilişki kontrol grubu dikkate alınmayarak sadece deney grubu ele alındığında ön test ve son test puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu görülmektedir. Bununla birlikte deney ve kontrol grubu birlikte değerlendirildiğinde bilgi işlemsel düşünme etkinlikleri ile üstbiliş arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Bilgi işlemsel düşünme etkinlilerinin geleneksel okuma etkinliklerine karşı üstbiliş puanına olumlu katkı sağlamamıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen sonuçlarının, öğretim tasarımcılarına, uygulayıcılara ve araştırmacılara öğrencilerin etkin yabancı dil öğrenmelerini desteklemeleri yönünde ışık tutma potansiyeli bulunmaktadır.

Yabancı dil öğretimi
Sümeyye Taşlı
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğretim elemanlarının eğitimde internet kullanma durumları

11 OZ ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ELEMANLARININ EĞİTİMDE İNTERNET KULLANMA DURUMLARI Zekiye DOĞAN Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ayşen Gürcan Namlu Bilgisayara dayalı teknolojiler içerisinde gelinen en ileri noktalardan biri olan İnternet günlük hayatımızda iletişim kurma biçimimizden ticaret yöntemlerine, eğlenceden sosyal ilişkilerimize kadar tüm alanlarda köklü değişikliklere neden olmaktadır. İnternet, Sanayi Devriminden sonra karşılaşılan en önemli teknolojik gelişme olarak gösterilebilir. Hayatın her alanında bu denli etkili olan bir teknoloji ister istemez öğrenme ve öğretme yöntemlerinde de pek çok değişikliğe neden olmuştur. Bu yeni durumda öğretmenler salt öğretici rolünün yanı sıra bilgiye ulaşma ve ulaşılan bilgiyi kullanma konusunda rehberlik görevini de üstlenmişlerdir. Bilgiye ulaşmada ise en hızlı yol kuşkusuz ki İnternet üzerinden geçmektedir. Bu araştırmada, Anadolu Üniversitesinde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının genel olarak İnterneti ne ölçüde kullandıkları, eğitimde derslerine destek amacıyla ne ölçüde kullandıkları ve İnternetin eğitimde kullanılmasını etkileyen etmenler ile ilgili olarak ne tür görüşlere sahip oldukları incelenmiştir. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ve elli sorudan oluşan bir anket kullanılmıştır. Bu anket 2002-2003 akademik yılında Anadolu Üniversitesi'nde ders veren öğretim kadrosuna uygulanmıştır. Toplam 1190 öğretim elemanından 545 'i anketi yanıtlamıştır. Buna göre %46'lık oranda bir geri dönüş olmuştur.Ill Araştırmada karşılaştırmalı ilişkisel tarama yöntemi kullanılmış ve yüzde, frekans, ve tek yönlü varyans analizleri (ANOVA) yapılmıştır. İstatistiksel çözümlemeler için Microsoft Excel programı ve SPSS paket programı kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular daha önceden yapılmış olan ilgili araştırmaların sonuçlarıyla karşılaştınlmıştır. Buna göre, İnternet kullanmayı kendi kendine öğrenen öğretim elemanlarının, İnternet'i etkin ve verimli kullanma konusunda kendilerini yetersiz gördükleri ve eğitime gereksinim duydukları görülmüştür. İnternet'i ağırlıklı olarak iletişim ve araştırma amaçlı kullanan öğretim elemanlarının, eğitimde çoğu İnternet hizmetini kullanmadıkları anlaşılmıştır.

Zekiye Doğan
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The investigation of students' engagement in various activities: ted-ed lessons case

This research is a descriptive quantitative study that aims to explore the engagement patterns of English language learners' participation in TED-Ed lesson tasks as part of an EFL listening course. English language education is a substantial element that is almost universally valued by the general public. Today, English language education continues to benefit from an increasing number of educational resources. TED Education is an innovative web tool that enables learners to explore a wide range of global topics. Selecting TED-Ed as a Web 2.0 tool for English language learning aims to extend students' learning experiences beyond the classroom and leverage this innovative platform. The objective of the study is to explore how students' engagement levels, task completion, and participation rates change over the course of an eight-week TED-Ed-based English language learning program at İstanbul Galata University, extending learning beyond the classroom setting. This research quantitatively evaluates patterns of participation and engagement recorded by the TED-Ed platform over an eight-week period. The study was conducted at İstanbul Galata University and focused on elementary-level students enrolled in the English Preparatory Program. The research involved a study group of students aged between 18 and 21. The data for this study was gathered by a descriptive quantitative research method that mainly employed platform-based metrics such as participation rates, multiple-choice performance, and task completion rates. The findings aim to explain how students' engagement levels, task completion, and participation rates evolve throughout an eight-week TED-Ed-based program, highlighting the potential of TED-Ed as a supplementary tool in EFL settings. Keywords: descriptive quantitative study, TED-Education (TED-Ed), English as a Foreign Language (EFL), listening skills, listening comprehension, Web 2.0 Tools, student engagement

Serra Naz Güven
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Examining the relationship between preparatory students' attitudes towards foreign language learning and digital technology use

This study seeks to examine the attitudes of preparatory class students towards foreign language acquisition and digital technology. The research employed a correlational methodology, gathering data from 368 university preparatory students using a structured questionnaire. The questionnaire comprised the Attitude Scale for Foreign Language Learning (Adıyaman, 2024) and the Attitude Scale for Digital Technology (Cabı, 2016). Descriptive statistics, t-tests, one-way ANOVA, Welch tests, and Pearson correlation analysis were used to evaluate the data. The results demonstrated that students exhibited generally favorable attitudes towards both foreign language acquisition and digital technologies. No significant differences were observed in views toward foreign language acquisition concerning gender, language proficiency, or screen time. Nevertheless, female students had markedly lower scores compared to their male counterparts in the majority of subdimensions pertaining to attitudes towards digital technology. A small yet significant positive correlation was identified between students' attitudes toward foreign language learning and the use of digital technology. Keywords; Attitudes, Digital technology, Foreign language learning

İlayda Daryal
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilim ve sanat merkezlerinde görev yapan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin eğitimde yapay zekâ kullanımına ilişkin görüşleri

Bu araştırma, Bilim ve Sanat Merkezlerinde görev yapan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Eğitimde teknolojinin artan önemi ve yapay zekânın öğretim süreçlerinde sağladığı dönüşümler, bu çalışmanın odak noktalarını oluşturmaktadır. Araştırmada, öğretmenlerin kullandığı yapay zekâ araçları ve bu araçları kullanma amaçları, eğitimde yapay zekâ kullanımının avantaj ve dezavantajları, akademik başarıya ve eğitim süreçlerine etkisi, yapay zekâ konusunda mevcut müfredatın yeterliliği ile bu teknolojilere yönelik algıları ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desen benimsenmiş ve veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma grubu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki farklı illerde görev yapan 16 bilişim teknolojileri öğretmeninden oluşmaktadır. Öğretmenlerin seçiminde amaçsal örnekleme yöntemlerinden olan ölçüt örneklem kullanılmıştır. Veriler, içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve bulgular temalar halinde sunulmuştur. Araştırma bulguları, öğretmenlerin yapay zekâ teknolojilerinin bireyselleştirilmiş öğrenmeyi destekleme, öğretmenlerin iş yükünü azaltma ve öğrencilerin motivasyonunu artırma gibi olumlu etkilerini vurguladığını göstermektedir. Ancak, öğretmenler hazırcılığı teşvik etme, tembelleştirme, veri güvenliği, teknolojik altyapı eksiklikleri ve etik sorunlar gibi dezavantajları da dile getirmiştir. Ayrıca, öğretmenler mevcut müfredatın eğitimde yapay zekânın etkili bir şekilde kullanılması için iyileştirilmesine dikkat çektiler, bu alanda daha fazla eğitim ve kaynak sağlanması gerektiğini ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçları, eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik farkındalığın artırılması, öğretmenlere yönelik kapsamlı eğitim programlarının hazırlanması ve yapay zekanın eğitim sistemine entegrasyonu için gerekli altyapı yatırımlarının yapılması gerektiğini göstermektedir. Bu sonuçlar hem eğitimciler hem de politika yapıcılar için yapay yapay zekânın etkili kullanımı ve geliştirilmesi konusunda önemli çıkarımlar sunmaktadır.

Fırat Danış
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 pandemi dönemi acil uzaktan eğitim sürecinde öğretim elemanlarının öğretme motivasyonu, teknolojik liderlikleri ve teknoloji öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı COVID-19 pandemi dönemi acil uzaktan eğitim sürecinde görev alan öğretim elemanlarının, öğretme motivasyonları, teknoloji öz yeterlikleri ve teknoloji liderlikleri incelenmesidir. Araştırmanın evreni Türkiye genelinde bulunan üniversitelerde Covid-19 pandemi sürecinde görev almış akademik personelden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesine bağlı ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde ders anlatan 348 akademisyen oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında, öğretim elemanlarının öğretme motivasyon düzeylerini tespit etmek için "Öğretme Motivasyonu Ölçeği (ÖMÖ)", teknoloji öz yeterliklerini tespit etmek için "Teknoloji Öz Yeterlik Ölçeği (TÖY)" ve teknolojik liderliklerini tespit etmek için "Teknolojik Liderlik Ölçeği (TLÖ)" kullanılmıştır. Ayrıca öğretim elemanlarının demografik bilgilerini öğrenmek için ise kişisel bilgiler formu oluşturulmuştur. Verilerin analizlerinin yapılabilmesi için SPSS 23 yazılımı kullanılmıştır. Katılımcıların kişsel bilgileri betimsel istatistikler (standart sapma, frekans, yüzde, aritmetik ortalama) ile sunulmuştur. Öğretim elemanlarının öğretme motivasyonları, teknoloji öz yeterlikleri ve teknolojik liderliklerinin bağımsız değişkenler (cinsiyet, yaş, mesleki deneyim, akademik ünvan) açısından ilişkilerini belirlemek için, t-testi, korelasyon analizi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) testleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretim elemanlarının öğretme motivasyon düzeyleri, teknoloji öz yeterlikleri ve teknoloji liderlikleri yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Öğretim elemanlarının öğretme motivasyonları ile teknoloji öz yeterlikleri ve teknolojik liderlikleri arasında bir ilişkinin olmadığı görülmüştür. Ancak, teknoloji öz yeterliklerinin teknolojik liderlikleri arasında orta seviyede bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Cinsiyet açısından öğretim elemanlarının öğretme motivasyonları, teknoloji öz yeterlikleri ve teknolojik liderlikleri değişmemektedir. Yaş açısından ise öğretim elemanlarının öğretme motivasyonları gruplar arasında benzer olduğu belirlenmiştir. Ancak teknoloji öz yeterliklerinin ve teknolojik liderliklerinin 20-29 yaşındaki akademisyenlerin 60 yaştan fazla olanlara göre daha yüksek seviyede olduğu sonucuna varılmıştır. Mesleki kıdem yılına göre öğretim elemanlarının öğretme motivasyonları ve teknoloji öz yeterlikleri değişmediği, teknolojik liderlikleri 5-10 yıl süre aralığında çalışanların 10 yıl ve üzeri süre çalışanlara göre yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Akademik ünvan'a göre de öğretme motivasyonlarının değişmediği sonucu elde edilmiştir. Fakat teknoloji öz yeterlikleri ve teknolojik liderlikleri araştırma görevlilerinde doktora ünvanına sahip olanlara göre yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.

Murat Say
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda nesneleri sayma becerisinin öğretiminde insansı robot aracılı öğretim uygulamasının geliştirilmesi

Amaç: Bu araştırmanın genel amacı Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarda nokta belirleme tekniği ile nesneleri sayma becerisinin öğretiminde kullanılmak üzere insansı robot aracılı öğretim uygulamasının geliştirilmesidir. Genel amaç çerçevesinde a) ADDIE öğretim tasarım modeli ile geliştirilecek öğretim uygulamasının hangi tasarım ilkelerine göre geliştirilmesi gerektiği b) Geliştirilen öğretim uygulamasının OSB tanısı alan bireylere matematik becerilerini kazandırmadaki etkililiğinin belirlenmesi alt amaçlarına cevap aranmıştır. Yöntem: Araştırmada kullanılan yöntem Tasarım Tabanlı Araştırma yöntemidir. OSB tanısı alan bireylere hedeflenen becerilerin öğretiminde kullanılacak öğretim materyalleri için tasarım ilkeleri belirlenerek bir eğitim yazılımı (robot yazılımı) geliştirilmiştir. Öğretim tasarımı uygulamasının geliştirme aşamalarında ADDIE öğretim tasarım modeli referans alınmıştır. Araştırma boyunca özel eğitim öğretmeni ve alan uzmanlarının görüşlerine başvurulmuştur. Verilerin toplanmasında görüşmeler ve gözlem formlarından yararlanılmıştır. İçerik analizi ve betimsel analiz yöntemiyle veriler yorumlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu OSB tanısı alan tek denek oluşturmuştur. Deneklerin seçiminde aranacak ön koşullar belirlenmiştir. Bu ön koşullar özetle; OSB tanısı almış olmak ve 4-8 yaş aralığında olmak, erken matematik modülünde ifade edilmiş hedef davranışları sergilemekte güçlük yaşamak, bak-eşleştir gibi sözel yönergeleri yerine getirebilme becerisine sahip olmak, bir etkinliğe en az 5 dakika dikkatini toplayabilme becerisine sahip olmak şeklinde belirlenmiştir. Bulgular: ADDIE öğretim tasarım modeli ile geliştirilecek öğretim uygulamasının hangi tasarım ilkelerine göre geliştirilmesi gerektiği alt amacına yönelik bulgular; senaryolarda kullanılan dilin basit kelimeler kullanılarak seçilmesi, kısa cümlelerden oluşması, yönergelerin emir kipinde (yap, eşleştir vb.) sunulması, ailelerle görüşmeler yapılarak bireye özel içerik cümlelerinin, pekiştireçlerin hazırlanması (sevip sevmediği durumların belirlenmesi), tekrar eden komutların kullanılması, konuşma ses seviyesinin düşük ve normal hızda olması, görsellerin karmaşıklıktan uzak sade ve net olması, ipuçlarına yer verilmesi ve ilgisini çekecek ödüllerin verilmesi önem arz etmektedir. Sonuçlar: Belirlenen tasarım ilkeleri genel tasarım ilkeleriyle paralel olarak belirlenmiş olup OSB tanısı alan bireyler için özelleştirilmiştir. OSB tanısı alan bireylerin Nokta Belirleme Tekniği'nde (NBT) nokta yerlerinin öğreniminde zorluk yaşadıkları bilinmekte ve bu durumun üstesinden gelebilmek için tasarım aşamasında yarı somut aşama etkinliklerinde ipucu yöntemine (cevabı soluklaştırma) başvurularak nokta yerlerinin öğrenimini kolaylaştırmak sağlanmıştır. Etkililik verileri analiz edilmiş ve hazırlanan materyalin nesneleri sayma becerisini kazandırmada etkili olduğu bulunmuştur.

Tuğba Çakmak Ekici
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda duyguyu ifade etme becerisinin öğretiminde insansı robot aracılı öğretim uygulamasının geliştirilmesi

Otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklar özellikle sosyal becerilerinin eksikliğinden etkilenir. Teknolojik gelişmelere paralel olarak robotların OSB olan çocukların sosyal becerilerin geliştirilmesine yardımcı olan müdahale araçları olarak kullanılmasına yönelik araştırmalar son birkaç yılda artmıştır. Fakat robot aracılı müdahalelerin OSB olan çocukların sosyal iletişim gelişimleri üzerindeki uzun dönemli etkilerine ilişkin çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın genel amacı OSB olan çocuklarda duyguyu ifade etme becerisinin öğretiminde insansı robot aracılı öğretim uygulamasının geliştirilmesidir. Yapılan çalışma kapsamında Pepper adlı insansı robot ortamında OSB'li çocuklara yönelik durum temelli üzgün duygu durumunu öğretiminde kullanılabilecek etkinlikler "ASSURE" öğretim tasarımı modeli izlenerek hazırlanmıştır. Tasarım modelinin çeşitli aşamalarında özel eğitim alanındaki uzman akademisyenlerin, öğretmenlerin ve öğretim teknolojileri alanındaki uzmanların görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması (case study) kullanılmıştır. Çalışma süresince görüşme ve gözlem yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşmak amacıyla içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada OSB olan çocuğun robotla yüksek derecede etkileşim kurduğu, robotun dönütlerini beğeni ve heyecanla karşıladığı tespit edilmiştir. Robotun sesli ve hareketli dönütleri OSB olan çocuğun dikkatini çekmiş ve motivasyonunu artırmıştır. Özel eğitim öğretmeni ile yapılan görüşmeler sonucunda ise insansı robotun, derslerin işlenişine ve sınıf ortamına olumlu katkıları olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenin robot aracılı eğitimin OSB olan çocuğun motivasyonu ve etkinliklere katılımını artırdığını belirtmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, bir sosyal robotun, OSB olan çocukların duygularını tanıma ve ifade etme öğretiminde ve çocukların sosyal beceriler konusundaki sorunlarını azaltmada eğitmenler için etkili bir eğitim aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Çalışma kapsamında geliştirilen robot aracılı etkinliklerde aktivitelerin tasarımı, animasyonları, ses özellikleri ve ekran görüntüleri OSB olan öğrencinin özel durumuna ve yaş grubuna hitap eden özellikte bulunmuştur.

Otizm spektrum bozukluğuSosyal robotİnsani robot
Mahmut Türkalp
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı dil dersinde öyküleştirmenin lise öğrencilerinin motivasyonu ve öz yeterlik inancına etkisi

Bu çalışma yabancı dil eğitiminde dijital öyküleme kullanımının öğrencilerin motivasyonlarına ve öz yeterlik inançlarına etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmanın deseni, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desene sahiptir. Çalışmanın örneklemi 2021-2022 eğitim-öğretim akademik yılı Elazığ'da özel bir lisede 9. Sınıfta öğrenim gören 50 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmayla ilgili nicel veriler ölçek aracılığıyla toplanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin dijital öyküleme ile ilgili düşünceleri hakkında nitel veri toplanmıştır. Nitel ile nicel verilerin analizlerinin sonucunda dijital öykülemenin öğrencilerin İngilizce dersine karşı motivasyonlarını ve öz yeterlik inançlarını artırdığı tespit edilmiştir. Öğrencielrin dijital öyküleme kullanılan dersteki motivasyonları ve öz yeterlik inançları arasında ise anlamlı bir ilişki olmadığı ortaya konmuştur. Çalışma sonucunda öğretmenlere sınıflarda dijital öykülemenin İngilizce dersinde kullanımı önerilmektedir. Ayrıca gelecek araştırmalar için farklı yöntemlere başvurarak dijital öykülemenin kullanımına bakılması önerilmektedir.

Dijital okuryazarlıkMotivasyonTeknoloji+2
Mahmoud Idrıs
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının bilgisayar dersinde web günlüğü (Blog) platformunda görsel eğitim kullanımın akademik başarılarına etkisi

Teknolojinin hızlı gelişimi sayesinde eğitim kurumlarının yapı ve işlevleri de değişmektedir. Bu amaçla eğitim kurumlarının nitelikli bireyler yetiştirebilmesi için nitelikli öğretmenlere ihtiyaç bulunmaktadır. Teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte nitelikli öğretmen yetiştirebilmek için eğitim ve teknoloji birlikte kullanılmaktadır. Bu sayede daha kalıcı ve anlaşılır ders işlenebilmektedir. Bu süreçte en önemli faktör öğretmenlere düşmektedir. Bu araştırmada Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin bilgisayar dersinde web platformunda görsel eğitim kullanımının akademik başarıya etkisi araştırılmıştır. Araştırmadaki nicel veriler seviye tespit sınavı ve başarı testi aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma örneklemini 328 öğretmen adayı oluşturmuştur. Elde edilen nicel bulgular sonucunda öğretmen adaylarının web platformunda görsel eğitim kullanımının akademik başarıya olumlu yönde etkisi olduğu gözlenmiştir. Web platformunda görsel eğitim kullanımının beden eğitimi öğretmenliği, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, sınıf öğretmenliği ve Türkçe Eğitimi bölümleri arasında öğretmen adaylarının akademik başarılarına aynı düzeyde etkisi olduğu gözlenmiştir. Ayrıca kontrol ve deney grubu arasında erkek öğretmen adaylarının akademik başarısında farklılık gözlenmezken kadın öğretmen adayları arasında anlamlı bir fark gözlenmiştir. Deney grubu içinde kadın ve erkek öğretmen adaylarının akademik başarısı karşılaştırıldığında anlamlı bir fark gözlenmemiştir.

Naci Demirörs
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Grupla robotik programlama öğretiminde otantik görev odaklı uygulamaların ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, grupla programlama öğretiminde otantik görev odaklı uygulamaların ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri üzerindeki etkisini incelemektedir. Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte yer aldığı çoklu metot kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda zayıf deneysel tek grup ön test-son test modeli, nitel boyutunda ise durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Bursa ilinin Mudanya ilçesinde yer alan özel bir okulda 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 25 kız, 31 erkek toplamda 56 ortaokul 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel verileri toplamak amacı ile yapılandırılmamış problemlerin çözümüne ilişkin Ge (2001) tarafından öğretim sistemleri alanındaki doktora tezinde geliştirilen ve Coşkun (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "problem çözme becerisi ölçeği" ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerini belirlemek amacıyla ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Nitel verileri toplamak amacıyla öğrencilerin yapılandırılmamış problemleri çözerken uyguladıkları işlem adımlarını belirlemek için, 56 öğrenciye (28 grup) ölçekteki problem çözme adımlarına ilişkin problem çözme formları yöneltilmiştir. Ayrıca öğrencilerin grupla (eşli) programlama yapmaya ilişkin görüşlerini belirlemek için 6 öğrenciyle (3 grupla) araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Son olarak, 7 uygulama haftası süresince katılımcı-gözlemci rolündeki araştırmacı tarafından alan gözleminde bulunulmuştur. İlişkili (bağımlı) örneklemler t-testi sonuçları öğrencilerin problem çözme becerilerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemektedir (p=0,657). Etki büyüklüğü sonuçlarına göre (d=0,06) grupla programlama öğretiminde otantik görev odaklı uygulamaların ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri üzerinde küçük/az düzeyde bir etkisi olduğunu göstermektedir. İlişkisiz (bağımsız) örneklemler t-testi sonuçlarına göre, öğrencilerin problem çözme becerileri cinsiyete göre (p=0,212) istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Etki büyüklüğü sonuçları (d=0,09) grupla programlama öğretiminde otantik görev odaklı uygulamaların ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri üzerinde cinsiyete göre küçük/az düzeyde etkisi olduğunu göstermektedir. Araştırma kapsamında elde edilen nitel verilere ilişkin sonuçlara göre sırasıyla: uygulamaya başlamadan önce, öğrencilerin öncelikli olarak problemi analiz ettikleri ve anlamaya çalıştıkları; uygulama esnasında, belirlenen hedefi gerçekleştirmek için çoğunlukla deneme-yanılma ve adım adım ilerleme yöntemini kullandıkları; uygulama bittikten sonra ise, fiziksel etkinlikler gerçekleştirdikleri ve sıklıkla çözüme ilişkin alternatif yollar geliştirdikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğrenciler otantik görevler üzerinde çalışırken grup halinde çalışmak istediklerini ve bunun nedeni olarakta grup halinde hızlı bir şekilde çalıştıklarını, işbirlikli çalışmayı sevdiklerini, birbirlerinin eksiklerini tamamladıklarını ve birbirlerini motive etmeleri olarak belirtmişlerdir.

Problem çözmeProgramlama öğretimi
Yunus Emre Özenoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşbirliğine dayalı öğrenme yöntemi, birleştirme tekniği ile bilgisayar okur-yazarlığı öğretiminin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmada, bilgisayar okur-yazarlığının öğretilmesinde işbirliğinedayalı öğrenme yönteminin, öğrencilerin akademik başarıları ve öğrenilenlerinkalıcılığı üzerine etkisi incelenmiştir.Araştırma, 2004-2005 öğretim yılında bir devlet ilköğretim okulundaki 6.sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışma örneklemi, deney grubu 33 öğrenci,kalan kısmı kontrol grubu olmak üzere, toplam 55 öğrenciden rasgele seçilerekoluşturulmuştur. Kontrol grubuna geleneksel yöntem uygulanırken, deneygrubuna ise işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin birleştirme tekniğiuygulanmıştır.Araştırma sonunda, deney ve kontrol grubu arasında, akademik başarıaçısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrenilenlerinkalıcılığı açısından ise iki grup arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.Anahtar Kelimeler : İşbirliğine Dayalı Öğrenme, Bilgisayar Okur-Yazarlığı,Akademik Başarı, Kalıcılık, Birleştirme Tekniği

Seval Sönmez
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 8. sınıf bilgisayar ders kitaplarının görsel tasarım ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi ve içerik analizinin yapılması

iiiÖZETİLKÖĞRETİM 8. SINIF BİLGİSAYAR DERS KİTAPLARININ GÖRSELTASARIM İLKELERİNE UYGUNLUĞUNUN DEĞERLENDİRİLMESİVE İÇERİK ANALİZİNİN YAPILMASINejla Burcu YILDIRANYüksek Lisans Tezi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüTez Danışmanı: Yard. Doç. Dr. Oğuz KUTLUTemmuz 2007, 82 sayfaBu araştırmada ilköğretim 8. sınıf bilgisayar ders kitaplarının görseltasarım ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi ve içerik analizinin yapılmasıamaçlanmıştır. Tarama modeli niteliğinde olan araştırmanın evrenini Milli EğitimBakanlığı Talim Terbiye Kurulu'nca uygun bulunan dört ilköğretim sekizinci sınıfbilgisayar ders kitabı oluşturmaktadır. Bu kitapların iki ölçek üzerindendeğerlendirilmesi yapılmıştır. Bunlardan ilki ?görsel tasarım ilkeleri? diğeri ise?içerik analizi? ölçeğidir. Ölçeklerin `Evet' , `Kısmen' ve `Hayır' olmak üzere üçseçeneği vardır. `Evet' seçeneği 2 puan, `Kısmen' seçeneği 1 puan ve `Hayır'seçeneği de 0 puan olarak hesaplanmıştır. Veri analizinden elde edilen veriler1 - 10 arasında ölçeklendirilerek değerlendirilmiştir. Kitaplarındeğerlendirmesinden çıkan sonuçta Görsel Tasarım İlkeleri Ölçeğine göreyeterlilik sıralaması Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Mutlu Yayınevi, FıratYayınevi ve Okyay Yayınevi şeklindedir. İçerik analizinden çıkan sonuca göreilköğretim sekizinci sınıf bilgisayar ders kitaplarının yeterlilik sıralaması FıratYayınevi, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Mutlu Yayınevi ve Okyay Yayınevişeklindedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Bilgisayar ders kitapları, görsel tasarım ilkeleri,içerik analizi

Nejla Burcu Yıldıran
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanal gerçeklik ortamlarında kişilerin etkileşim ve izlenme kaygılarının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı masaüstü sanal gerçeklik ortamlarından birisi olan Second Life uygulamasının bireylerin etkileşim kaygılarına ve izlenme kaygılarına etkisini incelemektir. Araştırma için iki boyuttan oluşan bir anket hazırlanmıştır. Birinci boyutta sanal ortamın bireylerin etkileşim kaygılarını ne derecede etkilediği incelenmiştir. İkinci boyutta ise bireylerin izlenme kaygılarının etkilenip etkilenmediği incelenmiştir. Bu iki boyuta ek olarak cinsiyet, yaş ve kullanım sıklıkları açısından etkileşim ve izlenme kaygısı seviyelerinin farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre kullanıcılar sanal ortamda genellikle etkileşim kaygısı duymamaktadır. İzlenme kaygıları ise etkileşim kaygılarına göre daha yüksek düzeydedir. Cinsiyete göre bakıldığında kullanıcıların hem etkileşim kaygılarında hem de izlenme kaygılarında anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Yaş gruplarına göre incelendiğinde ise genellikle yaş arttıkça kaygının azaldığı tespit edilmiştir.

Seçkin Tunç
Kırşehir Ahi Evran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkçe dersinde H5P ile hazırlanan etkileşimli içeriklerin öğrencilerin akademik başarılarına, okur özyeterlik ve okumaya yönelik tutum düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı 7. sınıf Türkçe dersinde H5P ile hazırlanan etkileşimli içeriklerin öğrencilerin akademik başarıları, okur özyeterlikleri ve okumaya yönelik tutumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu araştırma, karma yöntem deseni kapsamında tasarlanmıştır. Nicel veriler, deneysel yaklaşım çerçevesinde öntest-sontest kontrol gruplu desenle toplanırken; nitel veriler, öğretmen görüşlerini derinlemesine analiz etmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırma 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılının birinci döneminde bir devlet okulunun 7. sınıfına devam eden öğrenciler ile gerçekleştirilmiştir. Altı haftalık bir sürede uygulanmıştır. Çalışma grubu 17'si deney, 20'si kontrol grubu olmak üzere toplam 37 öğrenciden oluşmuştur. Öğrenciler ile Türkçe Dersi Öğretim Programı kapsamında yer alan "Doğa ve Evren" teması işlenmiştir. Uygulama sürecinde kontrol grubunun öğretmeninin ders işleme yöntemi geleneksel yöntem olmuştur. Deney grubunda ise araştırmacı tarafından H5P ile geliştirilen etkileşimli içerik öğretmenin öğretim programını uygulamasına destek olmuştur. Hazırlanan etkileşimli içerik deney grubunda akıllı tahtada çalıştırılarak öğretim süreci içerisinde kullanılmıştır. İçerikler hem bilgilendirici hem de öğrenilen bilgilerin test edilebileceği sayfalardan oluşmaktadır. Bu uygulama ile hem öğrencilerin öğrendikleri bilgilerin kalıcı olması hem de daha ilgi çekici olması amaçlanmıştır. Öğrencilerin ön ve son testteki akademik başarılarının seviyesini belirlemek için araştırma kapsamında Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilere öntest ve sontest olarak Okur Özyeterlik Ölçeği ve Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma süresince toplanan veriler IBM SPSS Statistics 27.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Araştırmada 21 öğretmen ile yapılan görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre H5P ile geliştirilen etkileşimli içerik desteği ile gerçekleştirilen öğretimin geleneksel yönteme göre öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada ve okumaya yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmede etkili olduğu görülmüştür. Okur özyeterlik düzeyleri açısından ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Anahtar kelimeler: Akademik Başarı, Etkileşimli İçerik, H5P, Okur Özyeterlik, Okumaya Yönelik Tutum

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretimEtkileşimli elektronik kitap+1
Erhan Öztürk
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın ana amacı uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları sorunları tespit etmek ve bu sorunlara çözüm önerileri sunmaktır. Bu ana amaç doğrultusunda katılımcıların çevrim içi derslerde yaşadıkları sınıf yönetimi açısından ve genel sorunlar, yüz yüze derslerde sınıf yönetiminde yaşanan genel sorunlar, bu sorunların benzerliği ve öğretmenlerin çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerileri incelenmiştir. Araştırma; 2022-2023 yılı itibariyle Adana ilinde MEB'e bağlı anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde eğitim veren okullarda görev yapan 97 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın yöntemi "Durum Çalışması Modeli" çerçevesinde tasarlanmıştır. Katılımcılarla yapılan yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Bu araştırmada elde edilen verilere göre katılımcıların çevrim içi derslerde genel olarak; internet bağlantısı ve donanım, teknoloji okuryazarlığı ve sınıf yönetimi sorunları yaşadığı görülmüştür. Katılımcıların çevrim içi derslerde yaşadıkları en önemli genel sorunun sınıf yönetimi sorunu olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların çevrim içi dersi yönetme konusunda sorunlar yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları en büyük genel sorunların; derslere katılımın az olması, derslerde etkileşimin az olması, öğrencinin derste olup olmadığını bilememe ve öğretmenlerin canlı ders deneyimsizliği olduğu görülmüştür. Katılımcıların yüz yüze derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları en önemli sorunların ise öğrencilerin kurallara uymaması, kalabalık sınıf mevcutları, sınıf içi gürültü ve motivasyon sorunları olduğu görülmüştür. Ayrıca özellikle anaokulu ve ilkokul düzeyinde eğitim veren öğretmenlerin genellikle öğrencilerin yönerge alamama sorununu yaşadığı saptanmıştır. Yapılan görüşmelerde katılımcıların çoğunun verdiği cevaplara göre katılımcıların sınıf yönetimi açısından çevrim içi ve yüz yüze derslerde yaşadıkları sorunların farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Katılımcılar iki eğitim türünün de sorunlarının farklı olduğunu bildirmişlerdir. Yapılan analiz sonucunda öğretmenlerden çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerileri iyi olanlar kadar iyi olmayanlar olduğu da görülmüştür. Bu becerilerini katılımcıların yarıdan fazlası da orta seviyede görmektedir. Çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerilerinin iyi olup olmama durumunun yaş ve mesleki deneyim süresi ile değiştiği sonucuna varılmıştır. Katılımcılar, MEB tarafından yerli bir çevrim içi platform oluşturulması, oluşturulacak bu platformun ve uzaktan eğitimin daha etkili ve verimli bir şekilde kullanılmasına dair eğitimlerin verilmesi, MEB tarafından öğretmen ve öğrencilere tablet, bilgisayar, grafik tablet ve uzaktan eğitimin daha verimli ilerlemesini sağlayacak diğer donanımların verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Ayrıca internet alt yapısının güçlendirilmesi ve sınırsız olarak sunulması gerekliliği de katılımcılar tarafından bildirilmiştir.

Öğretim teknolojileri
Mustafa Adsız
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Simülasyon destekli blok tabanlı robotik programlama ortamlarının, öğrencilerin akademik başarısına, robotik programlamaya yönelik tutumlarına ve görüşlerine etkisi

Bu araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Kahramanmaraş ilinde devlet okulunda öğrenim gören beşinci sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmanın temel amacı, Tinkercad ve MakeCode gibi simülasyon destekli blok tabanlı robotik programlama ortamlarının ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarına, tutumlarına ve görüşlerine olan etkisini incelemektir. Araştırma, Tinkercad ortamında Arduino Uno mikroişlemci kartı ile çalışan Deney Grubu 1, MakeCode ortamında Micro:Bit mikroişlemci kartı ile çalışan Deney Grubu 2 ve Mblock Web versiyon ortamında fiziksel robotik programlama çalışmaları yapan Kontrol Grubu olmak üzere üç gruptan oluşmaktadır. Araştırmanın yöntemi sekiz hafta süren bir deney tasarımını içermekte olup, veri toplama araçları olarak "Akademik Başarı Testi", "Robotik Programlamaya Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS programı ile nitel veriler ise NVivo programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, grup içi akademik başarının her üç grupta arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Grup içi tutum üzerindeki etki incelendiğinde, Kontrol Grubu ve Deney Grubu 1'de artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu, Deney Grubu 2'de artışın ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Akademik başarı erişi ortalama puanları açısından gruplar arası karşılaştırmalarda gruplarda kullanılan ortamların anlamlı bir fark oluşturmadığı görülürken RP tutum erişi ortalama puanları açısından Deney Grubu 2 ve Kontrol Grubu arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu sonucuna varılmıştır. Bu da Mblock ortamında gerçekleştirilen fiziksel robotik programlamanın öğrenci tutumları üzerinde daha etkili olduğunu göstermektedir. Araştırmada cinsiyetin akademik başarı ve tutum üzerinde bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Yapılan görüşmelerde öğrenciler, çalıştıkları ortamları eğlenceli bulmuş ve bu ortamların öğrenmelerini kolaylaştırdığını belirtmişlerdir. Çalışma, simülasyon destekli blok tabanlı robotik programlama ortamlarının ortaokul öğrencilerinin öğrenmeleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu ve öğrencilerin bu ortamları eğlenceli bulduklarını ortaya koymaktadır.

Arduino etkinlikleriBenzetimBlok temelli programlama
Caner Öztürkten
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgileri ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, liselerde görev yapan öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) düzeyleri ile dijital veri güvenliği farkındalıkları(DVGF) arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre TPAB yeterlik düzeyi ile DVGF düzeyi arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Bu bağlamda TPAB yeterlik düzeyi yüksek olan öğretmenlerin DVGF düzeylerinin de yüksek olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, Bilişim Teknolojileri öğretmenlerinin TPAB yeterlik düzeyi ve dijital veri güvenliği farkındalığı düzeyinin diğer branşlardaki öğretmenlerinkine göre daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca cinsiyet açısından, erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre daha yüksek TPAB yeterlik düzeyi ve dijital veri güvenliği farkındalık düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Öte yandan, günlük dört saat ve üzeri bilgisayar kullanan öğretmenlerin TPAB yeterlik düzeyleri ve DVGF düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın, öğretmenlerin kıdemleri ile TPAB yeterlik düzeyleri ve DVGF düzeylerinin arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Bu bağlamda, öğretmenlerin teknoloji entegrasyon süreçlerinde yalnızca pedagojik bilgiyle sınırlı kalmayıp, dijital güvenlik farkındalıklarını da geliştirmeleri, hem öğrenciler için daha güvenli bir öğrenme ortamı yaratacak hem de dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlamalarına katkı sağlayacaktır.

Eğitim teknolojisiTeknolojik pedagojik alan bilgisi
Neslihan Gökkaya Babacan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının bilgi gizliliği yönetimi davranışları, internet bağımlılıkları ve sosyal medya kullanım alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

İnternet üzerinden ulaşılan, paylaşıma imkan veren sosyal ağlar ile bilgi paylaşımın yaygın şekilde yapılması bu ağlar üzerinden bilgi gizliliği ilkesinin zedelenmesine ve kişisel veri gizliliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Bu ihlalin en fazla yapıldığı mecranın sosyal ağlar olarak adlandırılan internet sitelerinin olduğu bilinmektedir. Bu durum, sosyal medya ortamlarında kişisel güvenlik ve gizliliğe daha fazla dikkat edilmesinin gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada öğretmen adaylarının, sosyal medya ortamlarında bilgi gizliliği yönetimi davranışları, internet ve sosyal medya bağımlılıkları ve sosyal medya kullanım alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin farklı değişkenlere bağlı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi 2017-2018 eğitim-öğretim bahar yarıyılında 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan 625 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile yürütülmüştür. Kişisel bilgi formu, sosyal medya kullanım amacı anketi, bilgi gizliliği yönetimi davranışları ölçeği, internet bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı ölçeklerinden oluşan veri toplama araçları araştırmacılar tarafından öğretmen adaylarına basılı olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans analizi, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Post-Hoc/Tukey HSD anlamlılık testi, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, araştırmaya gönüllü olarak katılan öğretmen adaylarının çoğunluğunun (%68.4) kadın olduğu ve yine araştırmaya katılan adayların büyük oranda (%98.4) sosyal medya hesabı olan bireyler olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının internet bağımlılıkları ve bilgi gizliliği yönetimi davranışları orta düzeyde, sosyal medya bağımlılıklarının ise düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bilgi gizliliği yönetimi davranışları ile internet bağımlığı arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu, benzer şekilde bilgi gizliliği yönetimi davranışları ile sosyal medya bağımlılığı arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. İnternet bağımlılığı ile sosyal medya bağımlılığı arasında ise pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Bununla birlikte yapılan regresyon analizi sonucunda bilgi gizliliği yönetimi davranışlarının, internet ve sosyal medya bağımlılığının bir yordayıcısı olduğu araştırmanın ulaşılan diğer sonuçları arasındadır. Anahtar Kelimeler: Bilgi gizliliği, Sosyal medya, İnternet bağımlılığı, Öğretmen adayı, Sosyal medya kullanım alışkanlıkları.

Aday öğretmenlerBilgi güvenliğiGizliliğin ihlali+4
Aynur Sevinç
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin derslerinde öğretim teknolojilerini kullanımına ilişkin görüşlerinin analizi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin derslerinde öğretim teknolojilerinikullanma konusunda hangi noktada olduklarını, doğrudan kendi görüşlerinden olmaküzere belirlemeye çalışmaktır. Araştırmada öğretmenlerin derslerinde teknolojiyi niçinkullandıkları, hangi teknolojileri ne amaçla kullandıkları, kullandıkları bu teknolojiyihangi kaynaklardan elde ettikleri ve bu teknolojileri kullanırken herhangi bir kaynaktanyardım alıp almadıkları, teknoloji kullanımı konusunda kendilerini yeterli görüpgörmedikleri soruları irdelenmiştir.Öğretmenlerin derslerinde teknoloji kullanımı hakkındaki görüşleriniderinlemesine ortaya koymaya çalışan bu araştırmada nitel araştırma tekniğikullanılmıştır.Araştırmada belirlenen alt problemlerle ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için bir bilgiformu kullanılmıştır. Daha sonra bilgi formu internet üzerinden yayınlanmış veöğretmenlere e-posta yolu ile ulaşılmıştır. Araştırmamızda 1000 öğretmene araştırmayakatılmaları için birer e-posta iletisi gönderilmiştir. Bu öğretmenlerden 93 tanesindendönüş sağlanmıştır.Verilerin analizinde hem betimsel, hem de içerik analizinden yararlanılmıştır.Bilgi formunda yer alan yapılandırılmış sorular betimsel analiz için önceden belirlenmiştemaları ortaya çıkarmıştır. İçerik analizi sonucunda benzer cevaplardan yola çıkılarakkategoriler oluşturulmuştur. Kategoriler oluşturulduktan sonra her bir kategorininfrekans ve yüzdeliği ortaya çıkarılmıştır.Araştırma bulgularına göre öğretmenler derslerinde teknolojiyi, aktif öğrenmeyisağlama, kalıcılığı sağlama, öğrenmeyi kolaylaştırma, kaliteli öğrenme, zamandantasarruf gibi nedenlerle kullanmaktadırlar. Araştırmamıza katılan öğretmenlerden hiçbirisinin derslerinde grafiksel hesap makinesi, veritabanı yönetim yazılımı, sohbetodaları, video konferans, sesli konferans, uzman sistemler, programlama dilleri vebenzeşim (simülasyon) teknolojilerini kullanmadıkları görülmektedir. Buna karşınresim/grafik gösterimi, projektör ve video gösterimi gibi teknolojiler en çok kullanılanteknolojilerdir.Anahtar Kelimler: Eğitim Teknolojileri, Öğretim Teknolojileri, Öğretmen,Teknoloji

Ders programlarıEğitim teknolojisiTeknoloji+4
Meral Güzel Türk
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

ARCS motivasyon modeline göre geliştirilen etkileşimli e-kitapların öğrencilerin akademik başarıları, matematik kaygıları ve motivasyonlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Teknoloji Fakültelerine MTOK kontenjanı ile yerleşen öğrencilerin bilimsel hazırlık sınıfı kapsamında aldıkları temel matematik eğitimini destekleyen, ARCS motivasyon modeli uyarınca tasarlanmış etkileşimli kitabın başarı, motivasyon ve kaygı değişkenleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, Bilimsel Hazırlık Sınıfına devam eden 94 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilere dağıtılacak materyal araştırmacı tarafından ARCS motivasyon modeline uygun olarak EPUB formatında geliştirilmiştir. Etkielşimli matematik kitabının içeriği olarak "Fonksiyonlar", "Polinomlar" ve "İkinci dereceden denklemler" üniteleri belirlenmiştir. Kontrol grubunda mevcut öğretim yöntemi ile öğretim devam ederken, deney grubunda mevcut öğretim yöntemine ek olarak geliştirilen etkileşimli kitap dağıtılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda akademik başarı testi, öğretim materyalleri motivasyon anketi ve matematik kaygı ölçeği öntest-sontest olarak uygulanmıştır. Nitel veri toplama boyutunda ise, iki açık uçlu sorudan oluşan bir form uygulama sonunda öğrencilere doldurtulmuştur. Verilerin çözümleme sürecinde, profil analizi ve içerik analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesi sonucu ARCS motivasyon modeline göre geliştirilen etkileşimli matematik kitabının öğrencilerin akademik başarılarını ve motivasyonlarını arttırdığı ve matematik kaygılarını azalttığı belirlenmiştir. Nitel verilerin çözümlenmesi sonucu ise bu kitabın video ile zenginleştirme, yeterli yazı içerme, internet mecburiyetinin olmaması, yazı büyüklüğünde değişiklik, not alma, dinleme imkânı ve tekrar etme özelliklerinden dolayı öğrenciler tarafından beğenildiği, beceri yetersizliği, depolama sorunu ve alışılmış çalışma şekli gibi sebeplerden dolayı beğenilmediği sonucunca ulaşılmıştır. Bu araştırma bir motivasyon modeline dayalı olarak geliştirilen etkileşimli kitaba ilişkin literatürde rastlanacak ilk kitap olmasından dolayı önemli görülmektedir.

ARCS Güdüsel Tasarım ModeliAkademik başarıBaşarı+7
Seda Özer
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşam boyu öğrenme bağlamında dönüştürücü öğrenme kuramına göre hazırlanmış bir içerik yönetim sisteminin değerlendirilmesi

Günümüzde var olan bilginin sabit olmaması ve çok hızlı değişim göstermesi, insan profilini de değiştirmiştir. 21. yüzyılda bilgi toplumu bireylerinden bilgiyi öğrenmeleri, öğrendiklerini özümsemesi, günlük hayatında kullanmaları ve değişen şartlara göre yenilemeleri beklenmektedir. Bu durum yaşam boyu öğrenme etkinliklerinin yaygınlaştırılması ile mümkündür. Yaşam boyu öğrenme becerilerine sahip bireyler, piyasanın ihtiyacı olan nitelikli iş gücü haline gelerek küresel kalkınmada etkin rol üstlenebilirler. Yaşam boyu öğrenme faaliyetleri ülkemizde ağırlıklı olarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezleri tarafından verilen çeşitli kurslarla devam ettirilmektedir. Kurslara katılan kişiler geleneksel eğitim yaşını doldurmuş, fiziksel ve ruhsal olarak belirli bir olgunluğa erişmiş yetişkin bireylerdir Bu araştırmanın amacı, Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan bilgisayar işletmenliği kurslarında eğitim gören kursiyerlere, yetişkin eğitimi kuramlarından dönüştürücü öğrenme kuramına göre (DÖK) özelleştirilmiş Moodle Öğretim Yönetim Sistemi (ÖYS) ile desteklenerek verilen eğitimin; kursiyerlerin akademik başarılarına etkisini araştırmak, öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarına etkisini araştırmak ve özelleştirilen ÖYS' yi değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada doğrudan ve dolaylı değerlendirmelerin bir arada kullanıldığı tümleşik değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın deseni, biri olan ön test - son test kontrol gruplu desendir. Araştırmanın çalışma grubu, 2015-2016 eğitim öğretim yılında Bingöl Halk Eğitim Merkezi tarafından verilen "Bilgisayar İşletmenliği" kurslarına katılan 69 kurs öğrencisidir. Araştırmadaki deney ve kontrol gruplarının oluşturulması amacıyla, 69 kişilik grup, evde internet erişimine sahip olma ve eğitim durumları göz önünde alınarak rastgele şekilde 32 kişi (deney grubu) ve 37 kişi (kontrol grubu) olarak ikiye ayrılmıştır. Kontrol grubunda yer alan öğrencilere yalnızca bilgisayar laboratuarı ortamında yüz yüze, deney grubu öğrencilerine de, bilgisayar laboratuarı ortamında yüz yüze ve özelleştirilen Moodle ÖYS üzerinden eğitim verilmiştir. Uygulama yaklaşık dört hafta sürmüştür. Yapılan araştırmada dört adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından ilki, demografik bilgilerin yer aldığı sekiz maddelik anket sayfasıdır. İkinci veri toplama aracı, Elçiçek (2015) tarafından geliştirilen ve 48 sorudan oluşan "Akademik Başarı Testi" dir. Üçüncü veri toplama aracı, J. M. Keller tarafından geliştirilen, Kutu ve Sözbilir (2011) tarafından Türkçe' ye uyarlanmış 24 maddeden oluşan "Öğretim Materyalleri Motivasyon Anketi (ÖMMA)" dir. Dördüncü veri toplama aracı ise, araştırma sonunda yalnızca deney grubuna uygulanmak üzere Ateş (2013) tarafından geliştirilen ve 41 maddeden oluşan "Eğitsel Web Sitesi Değerlendirme Ölçeği" dir. Araştırma sonunda; uygulanan her iki yöntemin de öğrencilerin akademik başarılarını ve öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarını arttırdığı fakat özelleştirilen ÖYS ile desteklenerek verilen eğitimdeki öğrencilerin akademik başarı ve öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarının, yalnızca bilgisayar laboratuarında yüz yüze verilen eğitimdeki ortalamalardan yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca hazırlanan ÖYS' yi değerlendirmek amacıyla deney grubu öğrencilerine uygulanan ölçek maddelerine öğrencilerin genel olarak "İyi" ve "Çok İyi" aralığına gelen cevaplar verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre, özelleştirilen ÖYS' nin genel olarak kullanışlı bir sistem olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Dönüştürücü öğrenme kuramı, yaşam boyu öğrenme, içerik yönetim sistemi, Moodle, öğretim materyalleri motivasyonu.

Dönüştürücü öğrenmeHalk eğitim merkezleriYaşam boyu öğrenme+5
Mustafa Öncel
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşitme engelli öğrenciler için geliştirilen bilgisayar destekli kelime öğretim materyalinin uygulanmasına ilişkin bir durum çalışması

İşitme engelli öğrencilerin işitme kaybı nedeniyle kelime bilgileri duyan akranlarına oranla düşüktür. Bu durum onların anlama ve kavrama güçlükleri yaşamalarına bu sebeple de normal bireylerle iletişim kurmada zorlanmalarına dolayısıyla toplumdan soyutlanmalarına neden olabilir. Bilişim teknolojilerinin sunduğu imkânlar yardımıyla bu öğrencilerin özel ihtiyaçlarına uygun öğrenme ortamları oluşturularak onların işitme engelinden kaynaklanan öğrenme güçlükleri azaltılabilir (Tüfekçioğlu, 2003). Bu noktada işitme engelli öğrencilerin eğitimlerinde büyük öneme sahip olan öğretmenlerin derslerinde kullandıkları özel yöntemler, öğretim materyalleri, karşılaştıkları problemler ve bunlara yönelik olarak sundukları çözüm önerileri önem taşımaktadır. Bu çalışmada, işitme engelli öğrenciler için Mayer'in (2001) Türetimci Çoklu Ortam Kuramı'na dayalı bir kelime öğretim materyalinin geliştirilmesi, uygulanması ve materyalin öğrenciler üzerindeki etkisinin öğretmen görüşleriyle incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında öğretmenlerden alınan görüşlerle işitme engelli okullarında yaşanan sorunlara ve bunlara yönelik çözüm önerilerine yer verilmiştir. Çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir İşitme Engelliler Ortaokulu'nda öğrenim görmekte olan 27 öğrenci ve okulda görev yapmakta olan 14 öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Geliştirilen kelime öğretim materyali sınıflarda akıllı tahta aracılığıyla ve öğretmen gözetiminde 8 hafta boyunca haftada 1 ders saati olarak öğrencilerin kullanımına sunulmuştur. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, araştırmacı tarafından geliştirilen kelime öğretim materyalinin öğrencilerin kelime bilgisi üzerinde artış sağladığı, ilgilerini ve derse katılımı arttırdığı, uygulamaları severek yaptıkları gibi olumlu sonuçlar ortaya çıkardığı görülmüştür. Ayrıca araştırma sonucunda işitme engelli öğrencilerin yaşadıkları öğrenme güçlüklerinin çözümüne yönelik olarak bilişim teknolojilerinden yararlanılarak hazırlanacak görsel yönden zengin ve etkileşimli materyallerin kullanımı önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Bilişim Teknolojileri, Çoklu Ortam öğrenme, Eğitim, İşitme Engelli, Kelime Bilgisi, Öğretim Materyali

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimEğitim teknolojisi+6
Hacer Keser
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eşzamanlı çevrimiçi öğretimde sorgulama topluluğu modeli çerçevesinde bilişsel buradalık ile akademik başarı ilişkisinin incelenmesi

Çevrimiçi ortamlarda, öğretmen ve akranlar ile iletişim ve etkileşim, birlikte çalışma ve sosyalleşme, bu ortamlarda gerçekleşen öğrenmeleri açıklaması noktasında oldukça önemlidir. Bu çerçevede çevrimiçi ortamlarda öğrencilerin öğretmenleriyle ve akranlarıyla etkileşimlerini sosyal, öğretimsel ve bilişsel açılardan ele alarak, bu ortamlarda öğrenme hedeflerini gerçekleştirebilmek için oluşturulan topluluğu açıklamak amacıyla "Sorgulama Topluluğu Modeli" geliştirilmiştir. Bu çalışmada, çevrimiçi eşzamanlı öğretimde bilişsel buradalık ile akademik başarı ilişkisinin sorgulama topluluğu bileşenleri çerçevesinde incelenmiştir. Sorgulama topluluğu modeli çerçevesinde ele alınan bu değişkenlerin birbirleriyle ilişkileri hem nicel hem de nitel veriler toplanarak değerlendirilmiştir. Veriler, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Uzaktan Eğitim Programı 4.sınıfa devam eden 40 öğrenciye Adobe Connect web konferans sistemi kullanılarak sunulan "Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları" dersi sürecinde toplanmıştır. Nicel veriler için başarı testi ile "Sorgulama Topluluğu Ölçeği" uygulanmıştır. Ayrıca ders içerisinde yapılan gözlemler ve tartışma kayıtları, nicel araştırmalardan elde edilen verilerin yorumlanması noktasında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; öğrencilerin bilişsel, sosyal ve öğretimsel buradalık algıları yüksek denilebilecek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin algıları ile eşzamanlı çevrimiçi ortamda buradalıkların gerçekleşme durumları arasında yakın bir ilişki söz konusudur. Eğitimde yapay zekâ uygulamaları dersi sonunda oluşan akademik başarıları ile bilişsel buradalık algıları arasında bir ilişki görülmemiş olup, öğrencilerin bilişsel buradalık algıları ile sosyal ve öğretimsel buradalık algıları arsında orta düzeyde pozitif bir ilişki belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların özellikle web konferans ile çevrimiçi eşzamanlı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen derslerde öğrencilerin öğretimsel, sosyal ve bilişsel buradalıkların olumlu yönde geliştirebilecek etkinlikler için ipuçları sunacağı düşünülmektedir.

Akademik başarıBilişsel buradalıkEş zamanlı ipucuyla öğretim+2
Servet Kılıç
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Harmanlanmış öğrenmenin öğrencilerin akademik başarısına ve öğrenmedeki kalıcılığa etkisi

Bu araştırmada, harmanlanmış öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi incelenmiştir.Araştırmada, kontrol gruplu öntest-sontest deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, İnönü Üniversitesi Malatya Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Programcılığı ikinci sınıftaki 32 deney, 31 kontrol grubu öğrencilerinden oluşan ve ?Bilgisayar Donanımı? dersini alan öğrenciler üzerinde yürütülmüştür. Deney grubuna harmanlanmış öğrenme yaklaşımı uygulanırken, kontrol grubu geleneksel ortamda çalışmalarını gerçekleştirmiştir.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, başarı testi ve harmanlanmış öğrenme etkinliklerine ilişkin görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için, veri toplama araçlarından elde edilen niceliksel veriler özel bir istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda; deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test başarı puanları arasında anlamlı bir bulunmamıştır. Bu sonuçlar, harmanlanmış öğrenme ortamlarında öğrenim gören deney grubu öğrencilerinin, yüz yüze ortamda öğrenim gören kontrol grubu öğrencileri kadar öğrenme sağladığını göstermiştir. Her iki gruba uygulanan kalıcılık testi başarı puanlarında, deney grubunun lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuç, harmanlanmış öğrenme ortamlarında elde edilen öğrenmenin daha kalıcı olduğunu göstermiştir.Harmanlanmış öğrenme etkinliklerine ve uygulama sürecine ilişkin öğrenci görüşlerine göre; öğrenciler, konuları kalıcı bir şekilde öğrendiklerini, tekrar ve uygulama yaptıklarını, bazı durumlarda danışmanla iletişime geçme ihtiyacı duyduklarını, dersin web sitesindeki özelliklerin birçoğunu beğendiklerini fakat bunun yanında bazı sorunlarla da karşılaştıklarını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Harmanlanmış Öğrenme, Uzaktan Öğrenme, Web Destekli Öğrenme.

BaşarıEğitim teknolojisiHarmanlama+7
Mustafa Aksoğan
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de bilgisayar ve öğretim teknolojileri alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin içerik ve yöntem açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada 2002-2007 yılları arasında Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Yüksek Lisans Programı'nda yapılan tezler incelenerek; ele alınan konular, bağımlı değişkenler; araştırmanın modeli, örneklemi, örneklem seçim yöntemi; araştırmada kullanılan materyal ve materyalin kimin tarafından yapıldığı; uygulamanın süresi; kullanılan ölçeğin özellikleri ve yapılan istatistik çalışmaları; araştırmacının mesleği ve üniversitesi; tez danışmanının bölümü ve jürideki BÖTE Bölümü öğretim elemanı sayısı ölçütlerine göre sınıflandırılarak eğilimleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Bu çalışma; Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri alanında yapılan yüksek lisans tez çalışmalarının eğilimlerini incelediği için bir eğilim araştırmasıdır. Diğer yandan, tezlerin incelenmesini, var olan durumun aynen resmedilerek sınıflandırılmasını ve eğilimlerinin araştırılmasını amaçladığı için tarama araştırmaları; tezlerin, içeriğindeki eğilimleri belirlemek amacıyla, içeriklerinin belirli kategoriler açısından sistematik bir şekilde incelenmesini ve sayısallaştırılmasını amaçladığı için içerik analizi araştırmaları kapsamına da girmektedir.Çalışmada incelenen ulusal tezler, Yüksek Öğretim Kurumu'nun internet sayfasındaki tez kütüphanesinden elde edilmiştir. Dolayısıyla, ancak yazarların bu sitede yayınlanmasına izin verdikleri tezlere ulaşılması mümkün olmuştur.Yapılan incelemeler sonucu elde edilen veriler birbirlerine oranlanıp frekans ve yüzdesi hesaplanarak analiz yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçları, incelenen tezlerin yıllara göre eğilim gösterdikleri alanlar açısından değerlendirilerek yorumlanmıştır.

İçerik analizi
Derya Akça Üstündağ
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 4. ve 5. sınıf düzeylerindeki Türkçe metinlerde cümle uzunluğu, kelime uzunluğu ve kelime hazinesinin okunabilirlik üzerine etkisi

Evrenini ilköğretim 4 ve 5.sınıf düzeyindeki Türkçe metinlerin oluşturduğu araştırmada, ortalama kelime uzunluğu, ortalama cümle uzunluğu ve kelime hazinelerinin kullanım sıklığı değişkenlerinin, metinlerin okunabilirliği (anlaşılabilirliği) üzerindeki etkileri incelenmiştir. Metinler 4. ve 5. sınıf düzeylerinden 10 öğrenciye okutularak verilen açık uçlu soruları cevaplamaları istenmiş, değerlendirme sonucu elde edilen puanların aritmetik ortalaması alınarak metinlerin okunabilirlik puanları belirlenmiştir. Diğer yandan metinlerin ortalama kelime uzunlukları ve ortalama cümle uzunlukları ile metinlerdeki kelime hazinesi kullanım sıklığı, çalışma sürecinde geliştirilen elektronik Türkçe metin analizi (eTma) isimli program kullanılarak analiz edilmiştir. Okunabilirlik puanları bağımlı değişken, metinlerin ortalama kelime uzunlukları, ortalama cümle uzunlukları ile kelime hazinesi kullanım sıklıkları bağımsız değişkenler olmak üzere, veriler üzerinde çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda bağımsız değişkenlerin bir arada bir metnin okunabilirliğini %22 oranında (R= 0.471 ve R2= 0.222) yordayabildikleri ortaya çıkmıştır. Bu sonuçtan hareketle okunabilirlik üzerinde tahmin gücü daha yüksek olan başka değişkenlerde bulunduğu söylenebilir. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde ise kelime hazinesi kullanım oranı değişkeninin diğer değişkenlere göre okunabilirlik puanı üzerinde daha anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu değişken, okunabilirlik üzerine yapılan araştırmalarda dikkate alınması gereken bir değişken olarak değerlendirilebilir.

Kelime frekansıOkuma düzeyi
Ebru Solmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri meslek liselerinde elektronik öğretiminde proteus benzetim yazılımının öğrenci başarısına etkisi

Bu arastırmanın amacı, Atölye ve Laboratuvar Uygulamaları dersinde, ?Temel Lojik Kapılar? konusunda PROTEUS benzetim yazılımının akademik basarı üzerindeki etkisini ve ögrencilerin bu yazılım hakkındaki görüslerini tespit etmektir. Arastırmanın örneklemini, 2006 ? 2007 egitim ? ögretim yılında Bolu ili Mudurnu ilçesi Çok Programlı Lisesi (ÇPL) 10. sınıfta ögrenim görmekte olan 16 kisilik ögrenci grubu olusturmaktadır. Çalısmada son-test kontrol gruplu deneme modeli uygulanmıstır. Deney grubundaki ögrencilere bilgisayar ortamındaki benzetim programı, kontrol grubundaki ögrencilere ise geleneksel deney yöntemi uygulanmıstır. Benzetim yazılımı ve geleneksel laboratuvar uygulamaları haftada dört saat olarak toplam dört hafta boyunca uygulanmıstır. Uygulama sürecinde ögrencilere çalısma yapragı verilmis ve uygulamanın belirtilen islem basamaklarına göre tamamlanmaları istenmistir. Ögrencilerin Atölye ve Laboratuvar Uygulamaları dersindeki uygulamalar sonrasındaki akademik basarılarını ölçmek üzere arastırmacı tarafından bir basarı testi gelistirilmistir. Deney ve kontrol grubundaki ögrencilerin son-test sonuçları arasında anlamlı bir fark olup-olmadıgını incelemek üzere iliskisiz örneklemler için t-testi kullanılmıstır. Ögrencilerin görüslerini belirlemek üzere toplanan sayısal ortamda kayıtlı olan görüsme verileri yazıya dökülmüs, daha önceden görüsme formunda ortaya konan temalar dogrultusunda özetlenmis ve yorumlanmıstır. iii Arastırma sonucunda, ?Temel Lojik Kapılar? konusunda PROTEUS yazılımının geleneksel deney yöntemine alternatif bir uygulama olarak kullanılabilecegi ortaya çıkmıstır. Ayrıca, ögrencilerin görüsleri dogrultusunda, PROTEUS benzetim yazılımının ögrencilerin derse karsı ilgi ve özgüvenlerini arttırdıgı, zamandan ve maliyetten tasarruf sagladıgı ve elektrige çarpılma olasılıgını ortadan kaldırdıgı sonucuna varılmıstır.

Serpil Şen
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Az Gören Öğrencilerin eğitiminde Bilgisayar Destekli Eğitim Programının Görsel Algı Becerilerinin Gelişimine Etkisi

Bu çalısmada az gören ögrencilerin egitimi için hazırlanan bilgisayar destekli egitim programının, ögrencilerin görsel algı becerilerine etkisi incelenmistir. Arastırma uygulaması Ankara Yenimahalle lçesi Mitat Enç Görme Engelliler lkögretim Okulu ögrencileri üzerinde gerçeklestirilmistir. Arastırmada ölçme aracı olarak Frostig Görsel Algı testi kullanılmıstır. Hazırlanan bilgisayar destekli egitim materyali Frostig tarafından belirlenen bes görsel algı basamagına uygun olarak, görsel algı gelisimi destekleyecek sekilde tasarlanmıstır. Yansız olarak seçilen kontrol ve deney gruplarına ön test olarak Frostig Görsel Algı testi uygulanmıstır. Daha sonra kontrol grubu normal egitimine devam ederken deney grubuna hazırlanan bilgisayar destekli egitim programı uygulanmıstır. Sürecin sonunda deney ve kontrol grubuna sontest olarak Frostig Görsel Algı testi tekrar uygulanmıstır. Arastırmada elde edilen sonuçlar degerlendirildiginde; test genelinde alınan puana göre iki grubun sontestleri arasında anlamlı bir fark olmadıgı görülmüstür. Fakat görsel algının alt basamakları olarak Frostig tarafından tanımlanan bes bölüm için alınan alt test puanları karsılastırıldıgında göz motor koordinasyonu gelisimi ile ilgili alt testtin sontestleri arasında p<0,05 düzeyinde anlamlı bir fark bulunmustur.

Elif Özhamam
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstihdam edilebilme becerilerini geliştirmeye yönelik web destekli öğretimin öğrenmeye etkisi

Mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan gençlerin istihdam edilebilme becerilerinin geliştirilmesinde, web destekli eğitim ile desteklenen yüz yüze eğitim öğretim yönteminden yararlanılmasının öğrenci başarısına etkisini belirlemeye yönelik olarak yapılan bu araştırma, MEGEP Projesi kapsamında 2006 yılında Ankara'da yürütülen ?İstihdam Edilebilme Becerilerinin Geliştirilmesi Eğitimi Pilot Projesi?ne katılanlara uygulanmıştır. Bu çerçevede, araştırmanın evreni, yukarıda anılan pilot projeye kayıtlı meslek lisesi son sınıf öğrencilerinden oluşan 200 kişilik bir gruptur. Araştırmanın deney deseni ön test son test kontrol grup modelinden yararlanılarak oluşturulmuştur. Deney ve kontrol gruplarının tarafsız atanabilmesi için öğrencilere ?Öğrenci Tanıma Anketi? uygulanmış ve bu anketin sonucuna göre 200 kişi arasından benzer özelliklere sahip olan 42 kişi seçilmiştir. 21 kişi iki grup arasında tarafsız atanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 21'i deney grubu ve 21'i kontrol grubu olmak üzere toplam 42 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında "Girişimcilik" konusu, deney grubunda web destekli eğitim ile desteklenen yüz yüze eğitim, kontrol grubunda ise yalnızca geleneksel öğretimle işlenmiştir. Başarıyı ölçmek için geliştirilen başarı testi, ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Başarı testi ile elde edilen verilere dayalı olarak yapılan istatistiksel karşılaştırmalar, web destekli eğitim ile desteklenen yüz yüze eğitim modelinin, geleneksel yüz yüze eğitim modeline göre daha etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Mehmet Ekinci
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Web tabanlı eğitimde kullanılan oyunların başarıya ve kalıcılığa etkisi

Oyunların eğlendirici özellik taşırken, oynayanların motivasyonlarını da artırdığı yapılan çalışmalarda görülmektedir. Dolayısı ile oyunlarla desteklenen veya gerçekleştirilen öğretme etkinliğinin, öğretim sürecinin verimliliğini arttırabileceği düşünülebilir. Günümüzde öğretim sürecinin verimliliğini arttırabilmek için bilgisayar ve internet teknolojilerinden de yararlanılmaktadır. Bu nedenle hem internet teknolojisinden hem de bilgisayar oyunlarından yararlanılarak geliştirilen eğitsel ortamları destekleyici materyaller, öğretim sürecini daha aktif ve daha eğlenceli bir ortam haline dönüştürebilir. Bu araştırma, web tabanlı eğitimde, zorluk dereceleri farklı olan ünitelere yönelik hazırlanmış oyunların kullanım durumunun, öğrencilerin başarısına ve kalıcı izli öğrenmelerine katkısını ortaya koymaktadır. Araştırma, Başkent Üniversitesi, Ticari Bilimler Fakültesi, ?Bilgisayar Kullanımı? dersini alan 1. sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, bu ders için açılan 12 grup arasından yansız atama yolu ile belirlenmiş dört grup öğrenciden toplam 50 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla görsel tasarımları aynı olan fakat iki farklı ünite içeren dört web tabanlı eğitim materyali tasarlanmış ve kullanılmıştır. Ayrıca her iki ünite için de kullanılmak üzere eğitsel oyun özelliklerine uygun bir oyun geliştirilmiştir. Geliştirilen bu oyun, ünitelerin içerisinde yer alan konuların alıştırmalarında kullanılmıştır. iii Araştırmanın deneme grubu öğrencileri, ilgili üniteye ait alıştırmalarda oyunların yer aldığı, kontrol grubu öğrencileri ise alıştırmalarda oyunların yer almadığı materyaller ile çalışmışlardır. Araştırmada öğrenciler üniteleri, ders programında belirlenen haftalarda ders saati süresi boyunca işlemiştir. Deneme sonunda, geçerlilik ve güvenirlilik analizi sonuçlarına göre oluşturulmuş ünitelere ait testler, öğrencilerin başarılarını ve öğrenmelerindeki kalıcılığı ölçmek amacı ile uygulanmıştır. Test sonuçları SPSS programı aracılığı ile analiz edilerek, gruplara ait ortalamalar ve standart sapmalar tespit edilmiştir. Araştırmada deneme ve kontrol gruplarının normal dağılıma sahip olup olmadıklarını görmek amacıyla Kolmogov-Smirnov testi uygulanmış, buna bağlı olarak grupların başarı testi karşılaştırmalarında t-testi kullanılmıştır. Deneme ve kontrol gruplarının başarı testi ortalamaları anlamlı derecede farklı çıktığından dolayı grupların kalıcılık testinin karşılaştırmalarında, başarı testinin etkisini ortadan kaldırmak üzere Kovaryans analizi yapılmıştır. Araştırmada ayrıca, zorluk dereceleri farklı olan ünitelerin, öğrencilerin başarılarına etkisini ölçmek amacı ile t-testi uygulanmıştır. Bunun yanında materyaller hakkında görüş bildiren öğrencilerin görüşleri değerlendirilerek kategorileştirilmiş ve yorumlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, her iki ünitede de oyunların kullanıldığı ve kullanılmadığı web materyalleriyle çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin ortalama başarı puanları arasında oyunlu materyal lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin öğrenmelerindeki kalıcılığı ölçmek amacıyla, uygulamadan 15 gün sonra yapılan kalıcılık testi sonucunda; oyunların kullanıldığı ve kullanılmadığı web materyalleriyle çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin kalıcılıkları arasında oyunlu materyal lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ünite farklılıklarının öğrenci başarısı üzerindeki etkisine bakıldığında, ünitelerin zorluk derecelerinin, oyunlu materyalleri ile çalışan öğrencilerin başarılarına Ünite 2 lehine etki ettiği, oyunsuz materyalle çalışan öğrencilerin başarılarına ise etki etmediği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında, oyunlu ve oyunsuz materyaller hakkında görüş bildiren öğrencilerin, materyalleri olumlu yönde değerlendirdikleri görülmüştür. Araştırmanın sonuçları, ünitelere ait konuların alıştırmalarına yerleştirilen oyunların, öğrencilerin başarısına ve öğrenmenin kalıcılığına etki ettiğini göstermiştir. Bu araştırma sonuçları doğrultusunda web tabanlı eğitimde öğretim yazılımı tasarlanırken alıştırmalarda oyunlara yer verilmesi önerilmektedir.

Gülten Güngörmüş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hipermedya ortamlarda öğrenme stillerine dayalı farklı gezinti yapılarının öğrenci başarısına etkisi

ÖZET HİPERMEDYA ORTAMLARDA ÖĞRENME STİLLERİNE DAYALI FARKLI GEZİNTİ YAPILARININ ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ AĞCA, R. Kağan Yüksek Lisans Tezi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Halil İbrahim YALIN Ankara 2006, XIII+79 Sayfa Bu araştırma, hipermedya ortamlarda öğrenme stillerine dayalı farklı gezinti yapılarının akademik başarıya etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğrenme stili olarak Kolb Öğrenme Stili Modeli temel alınmıştır. Hipermedya ortamların tasarlanması aşamasında Direct Path Pattern ve Related Child Pattern gezinti yapıları kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel boyutunu gerçekleştirmek için Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Fen Bilgisi Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği bölümlerinden toplam 320 öğrenci katılmıştır. Öğrencilere uygulanan öğrenme stili belirleme ölçeği ile öğrencilerin baskın öğrenme stilleri tespit edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; Türkçe Öğretmenliği Bölümü 132, Sınıf Öğretmenliği Bölümü 70, Fen Bilgisi Öğretmenliği 66 ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü öğrencileri 52 olarak bulunmuştur. Öğrenme stilleri belirlenen 320 deneğin her biri homojen gruplara bölünerek her bir öğrenme stiline eşit dağılım yapılmıştır. Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri kullanılarak öğrenme stilleri belirlenen 436 öğrenci, eşit olarak dağılımı yapılmışÂ ve 40'arlı 8 grup oluşturulmuştur. Gruplara öntest uygulandıktan sonra, her bir öğrenme stiline uygun nitelikte ve farklı yapılarda hazırlanan web siteleri ile 2 haftalık bir öğretim sağlanmıştır. Uygulama sonunda sontest uygulanmıştır. Gezinti yapısının öğrencilerin başarıları etkiler nitelikte olduğu saptanmıştır. Genel itibariyle özümseyen öğrenme stiline sahip olan bireyler doğrusal yapıda, yerleştiren öğrenme stiline sahip bireyler doğrusal olmayan yapıda, değiştiren öğrenme stiline sahip bireylerin doğrusal yapıda ve son olarak ayrıştıran öğrenme stiline sahip olan bireylerin ise doğrusal olmayan yapıda daha başarılı olduğu sonucu bulunmuştur.

Rıdvan Kağan Ağca
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitsel Web sayfalarında kullanılan soruların öğrenmenin başarısına ve kalıcılığına etkisi

HAZIRLAYAN: AYSUN AYDOĞMUŞTEZ ADI: EĞİTSEL WEB SAYFALARINDA KULLANILAN SORULARINÖĞRENMENİN BAŞARISINA VE KALICILIĞINA ETKİSİÖZETBu araştırma ?Soruların kullanıldığı web tabanlı öğretim materyalleri ile çalışanöğrenciler ile sorusuz düz web metinler ile çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin başarılarıarasında anlamlı bir fark yoktur? hipotezi üzerine kurulmuştur.Araştırmanın uygulaması Hamdullah Suphi İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencileriüzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının tarafsız atanabilmesi içinöğrencilere ?Öğrenci Tanıma Anketi? uygulanmış ve bu anketin sonucuna göre, 200 kişiarasından, benzer özelliklere sahip olan 40 kişi seçilmiştir. 40 kişi 4 grup arasında tarafsızatanmıştır.Hipotezi desteklemek amacıyla grafik tasarımları aynı fakat metin anlatımlarındafarklılık olan 4 eğitsel web sayfası tasarlanmıştır. 1.Gruba uygulanan materyalde metinöncesi sorulara yer verilmiş, 2. gruba uygulanan materyalde metin içi sorulara yer verilmiş, 3.gruba uygulanan materyalde hem metin öncesi hem de metin içi sorulara yer verilmiştir.4.grup kontrol grubu olarak ayrılmış ve bu gruba uygulanan materyalde sorulara yerverilmemiştir.Araştırma 3 deney ve 1 kontrol olmak üzere toplam 4 grup üzerinde gerçekleştirilmişve 3 hafta sürmüştür. 4.hafta sonunda öğrencilerin öğrenme yeterliliklerini ve farklılıklarınıtespit etmek amacıyla son test uygulanmış. Normal dağılıma uymayan 4 grup üzerindeçalışma yapıldığı için Kruskal Wallis tekniği uygulanmış ve p değerleri tespit edilmiş, gruplararasındaki farklılıkların kaynağının tespiti için de Mann Whitney U-testinden yararlanılmıştır.Yapılan analiz sonunda grupların başarı oranları arasında anlamlı bir farkbulunmuştur. Özellikle 1. ve 3. grup ile 2. ve 4. grup arasında başarı oranları bakımındanfarklılık göze çarpmaktadır.Öğrencilerin öğrenmelerindeki kalıcılığın testi amacıyla, uygulamadan 15 gün sonrakalıcılık testi uygulanmış ve not ortalamaları karşılaştırılarak en az unutmanın hangi gruptaolduğuna bakılmıştır. Buna göre metin içi soruların kullanıldığı grup ile sorusuz metinlerleçalışan grupların son test ile kalıcılık testi notları arasındaki farkın birbirine çok yakınolmasına karşın; hem metin içi hem de metin öncesi soruların kullanıldığı web materyali ileçalışan öğrencilerin hatırlamalarının daha başarılı olduğu görülmüştür.Soruların kullanıldığı web tabanlı öğretim materyalleri ile çalışan öğrenciler ile düzweb metinleriyle çalışan öğrencilerin öğrenmelerinin başarıları arasında anlamlı bir farkolmadığına dair araştırılan hipotez, anlamlı bir farkın olduğu yönünde çürütülmüştür. Ancakkalıcılık yönünden soru kullanımının etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Aysun Aydoğmuş
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitimde teknoloji entegrasyonu sürecinde okul yöneticilerinin bilişim teknolojileri liderlik ve öz-yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında görev yapan okul yöneticilerinin bilgi ve iletişim (BİT) öz-yeterlik algıları ile okulda teknoloji liderliği yeterlik algılarını çeşitli değişkenlere (cinsiyet, yaş, görev süresi, yöneticilik kademesi, eğitim durumu, yöneticilik yapılan okul türü, görev yapılan bölge, çalıştığı okulda etkileşimli tahta bulunma durumu, yabancı dil bilgisi ve BT ile ilgili eğitimi alma durumu) göre incelemek ve yöneticilerin BİT öz-yeterlik algıları ile okulda teknoloji liderliği yeterlik algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Araştırmada, nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeli ve teknik olarak da ölçek tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Bolu ili merkez, ilçeler ve kasabalarda yer alan toplam 214 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak yöneticilerin, bilgi ve iletişim teknolojileri öz-yeterlik algıları ile okulda teknoloji liderliği öz-yeterlik algıları arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla Bilgi Teknolojileri Kullanım Öz Yeterlik Ölçeği ve Teknoloji Liderliği Öz Yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları, okul yöneticilerinin BİT öz-yeterlik algı düzeylerinin "yüksek" seviyede olduğunu, yöneticilerin BİT öz-yeterlik algılarının cinsiyetlerine, görev yaptıkları bölgelere, görev yaptıkları okul kademelerine, unvanlarına, öğretmenlikte geçen hizmet yıllarına, yöneticilikte geçen hizmet yıllarına, okullarında etkileşimli tahta bulunma durumuna göre değişmediği, yaş, eğitim durumları, okullarında BT rehber öğretmen bulunma, yabancı dil seviyesi ve BT ile ilgili eğitim alma durumlarının ise etkili bir değişken olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin teknoloji liderliği yeterlik algı düzeyleri "yüksek" olarak belirlenmiş, bu durumu cinsiyet, yaş, görev yapılan bölge, okul kademesi, görev unvanı, öğretmenlikte geçen hizmet süresi, yöneticilikte geçen hizmet süresi, okullarında BT Rehber öğretmeni bulunma, okullarında etkileşimli tahta bulunma değişkenleri etkilemezken, eğitim durumu, yabancı dil seviyesi, BT ile ilgili eğitim alma durumlarının etkili birer değişken olduğu görülmüştür. Bunun yanında eğitimde teknoloji entegrasyonu sürecinde okul yöneticilerinin BİT öz-yeterlik ve okulda teknoloji liderliği yeterlik algıları arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırma sonuçlarından hareketle teknoloji entegrasyonu sürecinin hedeflenen başarıyı yakalayabilmesi için; okul yöneticilerinin teknoloji bilgileri yanı sıra liderlik becerilerinin de çok önemli bir kuvvet çarpanı olduğunun bilinciyle, yönetici seçiminde liderlik becerileri üst seviyede olan ve gelişen durumlara uygun liderlik davranışları sergileyebilen kişilere öncelik verilebilir. Okulun temel paydaşlarından olan öğretmenlere verilecek hizmet içi eğitimlere okul yönetimi, liderlik ve eğitimde teknoloji entegrasyonunun gerekliliklerine yönelik ihtiyaçlar da tespit edilerek dâhil edilebilir. Okul yöneticiliği farklı bir meslek kolu olarak kabul edilerek görev tanımı ve yetki alanı yenilenebilir. Yöneticilik görevi meslek olarak daha cazip hale getirilebilir. ANAHTAR KELİMELER: Eğitimde Teknoloji Entegrasyonu, Bilişim Teknolojileri Öz-yeterlikleri, Teknoloji Liderliği

Orhan Doğruöz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dinamik geometri yazılımı kullanarak göz izleme yöntemi ile alan bağımsız bilişsel stile sahip matematik öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin öğrenme stilleri açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, dinamik geometri yazılımı kullanarak, göz izleme yöntemi ile alan bağımsız bilişsel stile sahip matematik öğretmen adaylarının problem çözme becerilerinin öğrenme stilleri açısından ilişkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada, nicel ve nitel verilerin birleştirilmesiyle oluşturulan karma araştırma yöntemi kullanılmıştır Çalışmanın örneklemini Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi, İlköğretim Matematik Öğretmenliği'nde okuyan 8 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adayları Geogebra® kullanmayı bilme ve alan bağımsız bilişsel stile sahip olma durumuna göre seçilmiştir. Öğretmen adaylarına geometri ile ilgili, Geogebra® kullanarak çözmeleri için 3 soru sorulmuştur. Bu esnada öğretmen adaylarının problem çözme becerileri ile ilgili bilgi edinebilmek için adayların göz hareketleri kayıt altına alınmıştır. Adayların göz hareketleri Tobii Studio® ile kayıt altına alınmış ve analiz edilmiştir. Göz izleme cihazının katılımcı hakkında verdiği haritalar, istatistikler, video kayıtları ve soruların çözümlerinden aldıkları puanlar sayesinde gerekli analizler yapılıp, öğretmen adayların problem çözme becerileri, onların öğrenme stilleri ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, ayrıştıran öğrenme stiline sahip olan öğrencilerin, özümseyen öğrenme stiline sahip olan öğretmen adaylarından, problem çözme basamaklarının her birinde daha başarılı oldukları görülmüştür.

Aday öğretmenlerAlan bağımsızlıkGeometri+7
Hacer Türkoğlu
Başkent University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Blok tabanlı programlama aracının 6. sınıf öğrencilerinin programlama başarısı, algoritma geliştirme öz-yeterlikleri ve güdülenmelerine etkisi

Bu çalışmada, "Ortaokul Bilişim Teknolojileri ve Yazılım" dersinde programlama öğretiminde blok tabanlı Scratch programlama aracını kullanımının öğrencilerin algoritma geliştirmeye ilişkin öz-yeterlik algıları, derse yönelik güdülenmeleri ve programlama başarılarına etkisinin olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada 2016-2017 yılında bilişim teknolojileri ve yazılım dersinin öğretim programında yer alan programlama konusunun kazanımlarına uygun olarak başarı testi geliştirilmiştir. Öğrencilerin öz-yeterlik algısı düzeyini belirlemek için "Algoritma geliştirmeye ilişkin öz yeterlik algısı ölçeği" geliştirilmiştir. Öğrencilerin derse ilişkin güdülenme düzeylerini belirlemek için "Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel sürecinin yürütülmesine yönelik olarak ortaokul altıncı sınıf bilişim teknolojileri ve yazılım dersi "Algoritma ve Strateji Geliştirme" konusunda 4 haftalık öğretim programı hazırlanmıştır. Çalışmada kullanılacak ölçekler ve öğretim planı uzman görüşleri doğrultunda hazırlanmış ve uygulanmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında ise hazırlanan öğretim planlarına uygun olarak 4 haftalık deneysel süreç gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deseni, yarı deneysel desenlerden ön-test son-test deney – kontrol gruplu desendir. Deney grubu öğrencilerine birinci hafta Scratch programının arayüzü tanıtılmış, sonraki dört hafta süresince öğrenciler Scratch ortamında oyun geliştirerek programlama öğrenmişlerdir. Kontrol grubu öğrencileri ise dört hafta boyunca geleneksel anlatıma dayalı yöntemle akış şemaları oluşturarak programlama öğrenmişlerdir. Araştırmanın çalışma grubunu Sakarya ili merkez ilçedeki bir ortaokulda 2016-2017 Eğitim-Öğretim döneminde 6. sınıfta eğitim gören, bir deney bir kontrol grubu olmak üzere toplam 64 öğrenci oluşturmaktadır. Verilere ulaşmak için öz-yeterlik algısı ölçeği, başarı testi ve güdülenme ölçeği kullanılmıştır. Uygulamalardan önce ve sonra öğrencilerden bu ölçekleri doldurmaları istenmiş ve başarı testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25.0 ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin dağılımlarını belirlemek için normal dağılım analizlerinden Shapiro-Wilk analizi yapılarak dağılımın normal olmaması sonucu 2'li gruplar arasındaki farkın anlamlılığına bakarken Mann Whitney U testi, ön test-son test düzeylerine göre farklılıklar bakılırken Wilcoxon Sıralı İşaretler Sıralı İşaretler testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; hem deney hem de kontrol grubunda öğrenen öğrencilerde başarı puanı, öz-yeterlik algısı düzeyi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gerçekleşmiştir. Bununla birlikte Scratch ortamında öğrenen öğrencilerin güdülenme düzeylerinde artış görülürken; geleneksel yöntemlerle öğrenen öğrencilerin güdülenme düzeylerinde azalma görülmektedir. Ancak başarı puanı, öz yeterlik algısı ve güdülenme puanları açısından deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bu bulgular doğrultusunda algoritmik düşünme becerilerinin geliştirilmesi ve algoritma öz-yeterlik algısının artırılması için derslerde programlama etkinliklerine daha çok yer verilmesi önerilmektedir.

Funda Bakırcı
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karma öğrenme ortamındaki öğrencilerin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin günlük çevrimiçi olma sıklıklarının ve çevrimiçi iken ders çalışma veya araştırma yapma sıklıklarının bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeylerinde farklılık oluşturup oluşturmadığı incelenmiştir. Araştırma yöntemi nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel yöntem olarak belirlenmiştir. Çalışma grubunu ise 2018-2019 öğretim yılında Sakarya Üniversitesi'nde pedagojik formasyon sertifika programında öğrenim gören 299 öğrenci oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin bilişsel kapılma düzeyleri ile çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri arasında istatistiki olarak doğrusal anlamlı ilişki olmadığı ortaya çıkmıştır. Yapılan karşılaştırmalarda ise, erkek öğrencilerin bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme düzeylerinin kadın öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Bunlara ek olarak, öğrencilerin günlük çevrimiçi olma sürelerinin öğrencilerin bilişsel kapılma düzeyini olumlu yönde anlamlı olarak farklılaştırdığı, ancak çevrimiçi öz- düzenleme düzeyleri üzerinde anlamlı farklılık oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Son olarak, öğrencilerin çevrimiçi iken ders çalışma ve araştırma yapma sıklıklarının bilişsel kapılma düzeylerini farklılaştırmadığı ancak bu iki değişkenin öğrencilerin çevrimiçi öz-düzenleme ve faktörlerinden aldıkları puanları farklılaştırdığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar ve yapılan alanyazın incelemesi ile öğrencilerin çevrimiçi iken oyun oynama, sosyal medya kullanma gibi öğrencileri bağımlılığa ve problemli internet kullanımına iten etkinliklerden kaçınması için çevrimiçi öz-düzenleme düzeyleri ve bilişsel kapılma düzeylerinin interneti nitelikli kullanacakları alanlarda desteklenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre öğrencilerin çevrimiçi öz-düzenleme ve bilişsel kapılma düzeylerini destekleyecek öğretim tasarımlarının yapılması önerilmiştir. Ayrıca bilişsel kapılma ile çevrimiçi öz-düzenleme arasında ilişki olmamasının araştırmanın çevrimiçi ortamda yapılmamasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Gelecekte bu yönde yapılacak araştırmaların karma öğrenme ortamı yerine çevrimiçi ortamlarda yapılması ile bu ortamda ölçülecek bilişsel kapılma ve çevrimiçi öz-düzenleme değişkenlerinin daha sağlıklı değerlendirilebileceği öngörülmüştür.

Bilişsel kapılmaEğitim teknolojisi
Ayşe Koç
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenmeye etkisi

Bu araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme modellerinde çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada iki deney grubu ile çalışılmış ve deney grupları halihazırda mevcut olan iki gruba seçkisiz olarak atandığından yarı deneysel desen kullanılmıştır. Birinci deney grubunda hibrit (eşzamanlı ve eşzamansız) çevrimiçi uygulamalar yapılırken, ikinci deney grubunda eşzamansız çevrimiçi uygulamalar yapılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenleri kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmedir. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeni müdahale edilen bağımsız değişkeni; çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme ise seçilen bağımsız değişkenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise başarı, performans ve algılanan öğrenmedir. Araştırmada deneysel işlemin öncesinde ve sonrasında ölçümler yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar yarıyıllarında Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde 2. sınıfta öğrenim görmekte olan ve Açık ve Uzaktan Öğrenme (EBB 001) fakülte ortak dersine kayıtlı olan 73 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Çevrimiçi Öğrenmeye Yönelik Hazır Bulunuşluk Ölçeği, Teknoloji ile Öz-Yönelimli Öğrenme Ölçeği, Başarı Testleri, Performans Değerlendirme Aracı ve Algılanan Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin toplanması sürecinde araştırmaya katılan öğrencilerin gönüllülük esası göz önünde bulundurulmuştur. Verilerin analizine başlamadan önce varsayımlar kontrol edilmiş ve verilerin analizinde SPSS 24.0 programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklemler T-testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ilk olarak kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine göre başarı, performans ve algılanan öğrenme arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Analizler sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi (eşzamanlı ve eşzamansız) ile başarı arasında anlamlı farklılık olduğu ve eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde öğrencilerin başarı puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (eşzamanlı ve eşzamansız) göre performans puanları incelendiğinde anlamlı farklılık olduğu ve öğrencilerin performans puanlarının eşzamansız çevrimiçi öğrenme yönteminde daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemine (hibrit ve eşzamansız) göre öğrencilerin algılanan öğrenmeleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada farklı çevrimiçi öğrenme yöntemleri (hibrit ve eşzamansız), çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin başarı, performans ve algılanan öğrenme üzerindeki etkisini incelemek amacıyla hiyerarşik regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi değişkeninin akademik başarıyı yordadığı görülürken çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluk ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin akademik başarıyı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Performans değişkeni incelendiğinde kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenmenin akademik performansı yordadığı, çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun ise performansı anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Son olarak araştırmada kullanılan çevrimiçi öğrenme yöntemi ve teknoloji ile öz-yönelimli öğrenme değişkenlerinin algılanan öğrenmeyi anlamlı olarak yordamadığı, ancak çevrimiçi öğrenmeye yönelik hazır bulunuşluğun algılanan öğrenmenin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü
Şule Kılınç
Sakarya University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00