Hacettepe University
Discipline

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim Dalı

Hacettepe University

140

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin algılarına göre yöneticilerin güç kaynakları ile çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin sahip oldukları örgütsel güç kaynakları ile çatışma yönetim stilleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 öğretim yılı, Şırnak ili ve bağlı köylerinde görev yapan 775 ilkokul ve ortaokul öğretmeni; örneklemini ise 381 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada yöneticilerin örgütsel güç kaynakları düzeyini ölçmek amacıyla "Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği", yöneticilerin çatışma yönetimi stillerinin düzeyini ölçmek amacıyla "Rahim Örgütsel Çatışma Ölçeği II" olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmıştır. Ölçekler aracılığı ile toplanan verilerin çözümlenmesinde istatistiksel analiz programı kullanılmıştır. Ölçeklerden alınan puanlara ait frekans, aritmetik ortalama ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Ortalama puanlar arasındaki farkların anlamlılığını test edebilmek amacıyla, bağımsız gruplar t-testi uygulanmıştır. Değişkenlerin yordama düzeyini tespit edebilmek amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ,05 olarak alınmıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesi sonucunda, öğretmen algılarına göre yöneticilerin sahip oldukları güç kaynaklarının, çatışma yönetim stillerini anlamlı bir biçimde yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güç Kaynakları, Çatışma Yönetimi, Çatışma Yönetimi Stilleri.

Eğitim yönetimiGüç kaynaklarıOkul yöneticileri+6
İdil Dayanan Uğur
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Dördüncü Sanayi Devriminin yol açtığı değişimlerin Türk yükseköğretim sistemi bağlamında değerlendirilmesi

Bu çalışmada dördüncü sanayi devriminin (DSD) temel özellikleri, bu devrime yönelik eleştiriler, yükseköğretim sistemlerinin genel yapısı, işleyişi, sanayi ile ilişkileri ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin dördüncü sanayi devriminin sonuçları ile ne derecede uyumlu olduğu, bu devrimin Türkiye'de ve Türk yükseköğretim sisteminde hangi değişiklikleri gerekli kıldığı konuları ele alınmıştır. Çalışma betimsel araştırma deseninde yürütülmüştür. Konuyla ilgili kitap, makale, bildiri, rapor, tez çalışmaları, politika metinleri ve dokümanları, strateji belgeleri vb. kaynakların incelenmesini içeren bir alanyazın taraması yoluyla veri toplanmış ve bunların içerik analizleri yapılmıştır. Çalışma neticesinde dördüncü sanayi devrimi ile birlikte gelen dönüşüm sürecine dünyada birçok ülkenin uyum sağlama çabasında olduğu, ancak eşgüdüm eksikliği bulunduğu görülmüştür. Bunun yanında üniversite 4.0 anlayışı bağlamında yükseköğretim sistemlerinin bütün boyutlarında, katmanlarında ve misyonlarında değişimler yaşandığı ve yaşanacağı, Türk yükseköğretim sisteminin bu devrime uyumlaştırılması için çeşitli projeler geliştirildiği ve uygulandığı ancak bu konuda daha etkin çalışmalara ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, üniversite-devlet-sanayi işbirliğinde ar-ge ve inovasyon çalışmalarında eksiklikler bulunduğu, dördüncü sanayi devriminin getirdiği olumlu yönlerin yanında dikkate alınması gereken olumsuzlukları da beraberinde getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında; Türkiye'nin dördüncü sanayi devrimine uyumu ile ilgili çalışmaların daha eşgüdümlü yönetilmesi, yükseköğretim sistemlerinde bu devrimin ihtiyaç duyduğu insan gücünü ve yeni nesil yetkinlikleri yetiştirmeye yönelik öğretim programları ve uygulamaların hayata geçirilmesi, üniversitelerdeki öğretim programlarının bu devrimle uyumlu, esnek, modüler, bireyselleştirilmiş, daha geniş kesimlere de hizmet verecek şekilde tasarlanması, üniversite-sanayi-devlet işbirliğine yönelik yeni çalışma modellerinin belirlenmesi, ar-ge faaliyetleri ve patent alma süreçleriyle ilgili farkındalığın artırılması önerilmektedir.

Endüstri 4.0Endüstri DevrimiYükseköğretim sistemi+2
Serkan Sarıtaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim örgütlerinde değişim sinizmi

Bu araştırmanın amacı, Uşak il sınırları içerisindeki kamu ilk ve ortaokullarında görev yapan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin değişim sürecindeki sinizm düzeylerini belirlemektir. Aynı zamanda okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeylerinin cinsiyet, görev, branş, kıdem ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği saptanmak istenmiştir. Araştırmanın evrenini; Uşak merkezde 65 kamu ilk ve ortaokulunda, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında görev yapan 152 okul yöneticisi ve 1610 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Uşak merkezde kamu ilk ve ortaokullarında görev yapan 434'ü öğretmen, 119'u okul yöneticisi olmak üzere toplam 553 katılımcı oluşturmaktadır. Örnekleme giren katılımcılardan, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin değişim sürecindeki değişim sinizmi düzeylerine ilişkin gerekli verileri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen 'Değişim Sinizmi Ölçeği' uygulanmıştır. Ölçek üç alt boyuta sahip olup 5'lİ Likert türünden toplam 17 madde içermektedir. Toplanan verilerin çözümlenmesi SPSS paket programında gerçekleştirilmiştir. Analizlerde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeyinin genel ortalama bakımından 'orta düzeyde'; okul yöneticilerinin ise 'az düzeyde' olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel değişim sinizminin alt boyutlarından duyuşsal boyutta öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeyinin 'çok düzeyde' ; bilişsel boyutta öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeyinin 'orta düzeyde' ; davranışsal boyutta öğretmenlerin örgütsel değişim sinizmi düzeyinin 'az düzeyde' olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinde ise duyuşsal boyutta örgütsel değişim sinizmi düzeyinin 'orta düzeyde' ; bilişsel boyutta 'az düzeyde' ; davranışsal boyutta 'az düzeyde' olduğu görülmektedir. Katılımcıların değişim sinizmine ilişkin görüşleri cinsiyet, kıdem ve öğrenim durumu değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık göstermediği; görev ve branş değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sinizm, Örgütsel Sinizm, Örgütsel Değişim Sinizmi, Öğretmenlerde Sinizm, Okul Yöneticilerinde Sinizm

DeğişimOkul yöneticileriOrtaokul öğretmenleri+7
Emine Çavdar
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin değişim sürecinde öğretmenlerin duygularını yönetme yeterlilikleri

Bu araştırmanın amacı, Manisa il sınırları içerisindeki kamu ilkokul, ortaokul ve liselerinde görev yapan okul yöneticilerinin, değişim sürecindeki duyguları yönetme yeterliliklerini öğretmen görüşleri alınarak belirlemektir. Aynı zamanda okul yöneticilerinin değişim sürecinde duygu yönetme yeterliliklerinin; öğretmenlerin cinsiyet, okul türü, kıdem, öğrenim durumu, okulda çalışma süresi ve alan türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği saptanmak istenmiştir. Araştırmanın evrenini Manisa ilinde Milli Eğitime bağlı kamu ilkokul, ortaokul ve liselerinde görev yapan tüm öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmaya, Manisa'nın tüm ilçelerini kapsayacak şekilde 388 öğretmen dahil olmuştur. Örnekleme giren katılımcılara okul yöneticilerinin değişim sürecinde öğretmenlerin duygularını yönetebilme yeterliliklerini ölçmeye yönelik gerekli verileri toplamak amacıyla, araştırmacılar tarafında geliştirilen 'değişim sürecinde duyguları yönetebilme ölçeği' uygulanmıştır. Ölçek 'değişime hazırlık', 'değişimin gerçekleşmesi' ve 'değişimin kurumsallaşması' diye adlandırılan üç alt boyuta sahip olup, 5'li Likert türünden toplam 21 maddeden oluşmaktadır. Toplanan verilerin çözümlenmesi SPSS programıyla yapılmıştır. Analizlerde bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü Anova testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre okul yöneticilerinin değişim sürecinde duygu yönetme yeterlikleri 'değişime hazırlık' , 'değişimin gerçekleşmesi' ve 'değişimin kurumsallaşması' süreçlerinde 'orta' düzeyde olduğu görülmüştür. Katılımcıların okul yöneticilerinin duygu yönetme yeterliklerine ilişkin görüşleri, cinsiyet, okul türü, öğrenim durumu ve alana göre anlamı bir farklılık göstermediği; kıdem ve okulda çalışma süresi bakımından anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.

DeğişimDeğişim süreciDuygu yönetimi+5
Nazlı Öztürk Yüzer
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul müdürlerinin toplumsal liderlik yeterliliklerinin incelenmesi

Bu araştırmada, resmi ortaokul müdürlerinin; müdür, öğretmen ve veli görüşlerine göre toplumsal liderlik yeterlilik düzeyini ve resmi ortaokul müdürlerinin toplumsal liderlik yeterliliklerinin çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılaşma gösterip göstermediğini incelemek amaçlanmıştır. Bu araştırma, nicel bir araştırma olup betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, İzmir ili Bayraklı, Çiğli ve Menemen ilçelerinde ortaokullarda görev yapmakta olan okul müdürleri, öğretmenler ve veliler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi ise; Bayraklı, Çiğli ve Menemen ilçelerinde resmi ortaokullarda görev yapmakta olan 61 okul müdürü ve ortaokulda görev yapan ve kolay ulaşılabilir örneklem yoluyla seçilen 206 öğretmen ile 206 veli oluşturmaktadır. Çalışma için gereken veriler uygulanmış olan ölçeklerden elde edilmiştir. Araştırmada Amerika Birleşik Devletleri Eyaletler arası Okul Liderleri Lisans Konsorsiyumu yayını 'Standards for School Leaders ' isimli okul müdürleri için geliştirilmiş standartlar belgesinde yer alan ve Güngör (2001) tarafından Türkçeye çevrilen, Gümüşeli ve Doğan (2006) tarafından geliştirilip kullanılan 'Toplumsal Liderlik Ölçeği' kullanılmıştır. Ölçekte bilgi boyutunda 5 madde ve davranış boyutunda 17 madde olmak üzere toplam 22 madde kullanılmıştır. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları yapılmış olup; test - tekrar test yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analizler doğrultusunda hem müdürler hem öğretmenler hem de veliler tarafından, ortaokul müdürlerinin toplumsal liderlik düzeylerinin davranış ve bilgi boyutundaki yeterlilikleri yüksek düzeyde algılandığı tespit edilmiştir. Ortaokul müdürlerinin toplumsal liderlik düzeyleri, toplumsal liderlik düzeyleri davranış alt boyutları, toplumsal liderlik düzeyleri bilgi alt boyutları; müdür, öğretmen ve veli görüşlerine göre anlamlı farklılaştığı, ortaokul müdürlerinin toplumsal liderlik düzeyleri, müdürler tarafından öğretmen ve velilere göre anlamlı derecede yüksek algılandığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Toplumsal Liderlik Yeterlilikleri, Ortaokul Müdürleri, Öğretmen, Veli.

LiderlikLiderlik modelleriMüdürler+5
Dilek Erğun
Ege University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Malavi ortakokullarında okula dayalı yönetim uygulamalarının incelenmesi

Okula dayalı yönetim, dünya üzerinde pek çok ülkede benimsenip uygulanır hale gelmiştir. Malavi Eğitim Sistemi de, 1988 yılında okula dayalı yönetim yaklaşımını benimsemiştir. Bu sistemin, uygulandığı ülkelerdeki eğitim performansına büyük katkı sağladığına inanılmaktadır. Bazı ülkelerde okula dayalı yönetime titizlikle uyulmasına karşın, Malavi'de durum farklıdır. Malavi'de düşük eğitim kalitesi ile ilgili konulara ilişkin yapılan pek çok yorum, eğitim yönetimi ile ilişkilendirilmektedir. Bu yüzden bu çalışma okula dayalı yönetimin öğrencilerin performansını ve okulda eğitimin gelişimini uygulanma sürecini incelemeyi amaçlamıştır. Bu çalışma, 2014-2015 Eğitim Öğretim yılında Malavi'deki Orta-Doğu Eğitim Bölümünde yer alan ve okula dayalı yönetim modelinin uygulama başlangıcından beri yer alan dört ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, derinlemesine araştırma yapabilmek için çalışmanın amacı bağlamında bilgi açısından zengin durumların seçilmesi yöntemiyle amaçlı benzeşik örnekleme uygulanmıştır. Çalışmada bütüncül bir anlayış sağlayarak, araştırılan durumun çeşitli yönlerini açıklamaya yardımcı olduğu varsayımıyla kapsamlı, çoğulcu ve tamamlayıcı olarak nitel ve nicel metodları içeren karma yöntem uygulanmıştır. Çalışma grubunda yer alan katılımcılar, okul müdürleri, Eğitim Bölümü Müdürü, öğretmenler ve öğrencilerdir. Araştırma bulgularına göre verimsizlik öğretim ve öğrenim aşamalarında önemli bir kriterdir. Çoğu derslere branş öğretmenlerinin girmemesi, öğrencilerin karar sürecine katılımının düşüklüğü ve çoğu okulda öğrencilerin notlarını yükseltmek için sınıf tekrarı yaptığı görülmüştür. Bunun temel sebebi elverişsiz yönetim bilgisi ve yeteneği ve yetersiz kaynaklar olabilir. Bu yüzden hem okullar hem de eğitim bakanlığının halihazırda tecrübe edilen durumu geliştirmesi için bazı yenilikler yaptırması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Malavi, eğitim politikası, okula dayalı yönetim, okul geliştirme

Hussein Collins Chipala
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesi (Konuşmaları ve yazdığı eserler bağlamında nitel bir analiz)

Araştırmanın amacı, Türkiye'nin eğitim felsefesi sürecinin anlaşılmasına ve bilimselleşmesine katkı sağlamak için Türk tarihi ve edebiyatında önemli bir isim olan Mehmet Akif Ersoy'un konuşmaları ve yazdığı eserleri ışığında somutlaşan eğitim felsefesini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olan "kuram oluşturma" yaklaşımı, kullanılmıştır. Bu yaklaşımına uygun olarak, bir eğitim felsefesinin taşıması gereken olmazsa olmaz boyutlar (parçalar) bağlamında Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarını ve yazdıklarını içeren kaynaklar taranmış, elde edilen verilerden yola çıkılarak Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesinin ne olabileceğine yönelik bir yapı (sistem-model-kuram-görüş) oluşturulmuştur. Çalışmanın ürünü olarak meydana gelen eğitim felsefesi (sistem-yapı-kuram), Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarını ve yazdıklarını içeren kaynaklardan toplanan verilere göre şekillenmiştir. Araştırmanın evrenini, "Mehmet Akif Ersoy'un konuşmaları ve yazdığı eserleri ışığında somutlaşan eğitim felsefesi nedir?" probleminin tümüne ya da herhangi bir boyutuna cevap olabilecek, Akif'in konuşmalarından ve yazdıklarından oluşan dokümanlar (kitapları, tefsir, mev'ıza ve hutbeleri, dergi ve gazetelerdeki yazıları, mektupları,); örneklemi ise kuram oluşturma stratejisi ile yapılan araştırmalarda kullanılan, araştırma sorusunun yanıtı olabilecek kavramların ve süreçlerin tekrar etmeye başladığı aşamaya kadar veri toplamaya devam edilmesini gerektiren "kuramsal örnekleme" yaklaşımına dayalı olarak oluşturulmuştur. Verilerin toplanmasında "belgesel tarama" tekniği kullanılmıştır. Araştırmadaki veriler; Toprakçı, Buldur, Bozpolat, Dağdeviren ve Eren (2013) tarafından yürütülen "Türkiye'nin Ulusal Eğitim ve Yükseköğretim Felsefesi" adlı bir çalışmada kullanmak üzere hazırlanan, özet ve ayrıntılı eğitim felsefesi akımları tablolarının kullanılmasıyla oluşturulan "Eğitim Felsefesi Saptama Araçları" adı verilen biri özet diğerleri ayrıntılı saptama araçları olmak kaydıyla 7 araç yoluyla toplanmıştır. "Eğitim Felsefesi Saptama Araçları" ölçütünde Mehmet Akif Ersoy'un eserleri incelenmiştir. Bunun için öncelikle Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarında ve yazdığı eserlerinde sıkça geçen kelimeler bulunmuştur. Kelimenin hangi eğitim akımıyla daha çok ilişkili olduğunu "Eğitim Felsefesi Saptama Araçları" ölçütünde belirlenmiştir. Sonra bir eğitim felsefesinde olması gereken özellikleri belirleyen altı temel soruya ("Niçin öğretelim?", "Ne öğretelim?", "Nasıl öğretelim?", "Nerede öğretelim?", "Ne kadar öğretelim?", "Kime-kiminle öğretelim?") cevap niteliği taşıyabilecek ifadeler söz konusu eserlerde aranmıştır. Bulunan cevaplar söz konusu sorular altında kümelenmiştir. Daha sonra, probleme yanıt vermek için, felsefi sorular altında kümelenen ifadeler, eğitim felsefesi akımları ışığında, gözden geçirilmiş ve hangi akıma ait iseler o akımın içine yerleştirilmiştir. Böylelikle her bir eğitim felsefesi sorusu bağlamında Mehmet Akif Ersoy'un eğitime ilişkin görüşünün hangi eğitim felsefesi akımı içinde olduğu ortaya çıkarılmıştır. Her bir soruya cevap olan tespitler her bir akım için ayrı ayrı toplanarak o akımın altı sorusu (eğitim felsefesi boyutu) altında sayısallaştırılmış böylece o akımın hangi sorusunda kaç adet anlamlı ifade kullanıldığı belgelenmiştir. En son olarak ise her bir akım altında toplanan kelimeler ve bütün sorulara verilen ifadeler toplanarak Mehmet Akif Ersoy'un ağırlıklı eğitim felsefesi tespit edilmiştir. Araştırmanın her safhasında araştırmacı, bulgu ve sonuçları sürekli olarak birbirleri ile karşılaştırıp, yorumlayarak "derinlik odaklı veri toplama mekanizmasını" kullanmıştır. Araştırmada "geçerlik ve güvenirliği" sağlamak için; veriler nesnel bir yaklaşımla toplanıp işlenmiş ve danışman tarafından "teyit edilmiştir", bu yol ile "inandırıcılık" sağlanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından ulaşılan eserler dışında Mehmet Akif Ersoy'a ait başka eserlerin olup olmadığının eserlerin tespiti ve veri toplama aşamasında ulaşılan bulguların doğruluğunun teyidi için Mehmet Akif Ersoy hakkında çalışmalar yapan uzmanlardan görüş alınmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar şunlardır: Mehmet Akif Ersoy'un konuşmalarında ve yazdığı eserlerde, sıkça geçen kelimeler; "insan" ve "ilim"dir. Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesi ağırlıklı olarak "Esasicilik" tir. Mehmet Akif Ersoy'un eğitim felsefesini ortaya çıkaran soruların her birine ayrı ayrı olmak üzere (konuşmalarından ve yazdığı eserlerden alınan ifadelere göre) verilen cevaplar ışığında somutlaşan eğitim felsefeleri ise: eğitimin amaçları (Niçin Eğitelim?) bağlamında ön plana çıkan eğitim felsefesi "Daimicilik", Eğitimin içeriği (Ne öğretelim?), Eğitimin yöntemi (Nasıl öğretelim?), Eğitimin yeri (Nerede öğretelim?), Eğitimin miktar ve zamanı (Ne kadar/zaman öğretelim?) ve eğitimin kimlere kimlerle verileceği (Kime/kiminle öğretelim?) bağlamında ön plana çıkan eğitim felsefeleri ise "Esasicilik"tir. Araştırmacılara, tarihte önemli yeri olan kimseler ile okul, dernek, vakıf, siyasi partiler vb. gibi eğitim ile ilişkili olabilecek kurumlar için de, "Eğitim Felsefesi Saptama Aracı"nı ve ek tabloları kullanarak (izin almak suretiyle) benzer çalışmalar yapmaları; uygulamacılara ise eğitimin amaçları boyutunda insanın davranışlarına etki eden temel değerlerin değişmeyeceğini savunan ve Daimicilik akımının özelliklerini taşıyan Mehmet Akif Ersoy'un eserlerini Değerler Eğitiminde kullanmaları önerilebilir.

Ersoy, Mehmet AkifEğitim felsefesi
Ercan Baysülen
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü arasındaki ilişki

It 4 «4 11 DOKTORA TEZ OZU OKUL MÜDÜRLERİNİN İLETİŞİM BECERİLERİ İLE OKUL KÜLTÜRÜ ARASINDAKİ İLİŞKİ Yücel ŞİMŞEK Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Mart 2003 Danışman: Prof. Dr. Coşkun BAYRAK Bu araştırma ile öğretmen görüşlerine göre, okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığına yönelik genel ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen görüşlerinin belirlenmesi ve böyle bir ilişki olması durumunda bu ilişkinin öğretmenlerin cinsiyet, eğitim düzeyi, mesleki kıdem ve bulundukları okuldaki görev sürelerine göre farklılık gösterip göstermediğinin saptanması amaçlanmıştır. Korelasyon türü ilişkisel tarama modelinde desenlenen araştırma, 2002-2003 eğitim- öğretim yılı güz döneminde Eskişehir merkez ilçedeki 17 resmi genel ortaöğretim kurumunda görev yapan 706 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiş olup, evrenin % 57,25 'nden kullanılabilir veri elde edilmiştir. Araştırmanın amacına yönelik veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen, üç bölüm ve toplam 76 maddeden oluşan "Ofe/ Müdürlerinin İletişim Becerileri ile Okul Kültürü Arasındaki İlişkiye Yönelik Öğretmen Görüşleri anketi ile toplanmıştır. Anketin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olup, anketin güvenirliği.90'ının üzerindedir. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında, okulların nasıl bir kültüre ve okul müdürlerinin ne tip iletişim becerilerine sahip olduklarının belirlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik değerler ve öğretmen görüşlerinin anlamlılıkin düzeylerinin karşılaştırılmasında ilişkili t testinden yararlanılmıştır. Okul müdürlerini*1 iletişim becerileri ile okul kültürü arasında ilişki olup olmadığının belirlenmesinde ise Pearson Çarpımı Korelasyon Katsayısı çözümlemesi kullanılmıştır. Söz konusu ilişkinin öğretmenlerin olgusal verilerine göre değişip değişmediğinin belirlenmesinde ise yine Pearson Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve korelasyon katsayılarının karşılaştırılmasında z testi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi t testi için -05, Pearson Çarpımı Korelasyon Katsayısı için.01 olarak kabul edilmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemeleri "Microsoft Office paket programının Microsoft Excel 2002 ve SPSS 10.0 for Windows" programlan kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, okulların % 19 'nun üst düzeyde güçlü kültüre> % 75'nin güçlü fakat geliştirilmesi gereken kültüre ve % 6 'sının vasat kültüre satûP oldukları; okul müdürlerinin % 25'nin üst düzeyde etkili iletişim becerilerine ve °/° 75'nİn ise etkili fakat geliştirilmesi gereken iletişim becerilerine sahip oldukları belirlenmiştir. Okul müdürlerinin iletişim becerileri ile okul kültürü arasında yüksek düzeyde pozitif bir ilişki olduğu ve bu ilişkinin öğretmenlerin cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı fakat eğitim düzeyi, öğretmenlik kıdemi, bulundukları okullardaki gör^v sürelerine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

EskişehirEğitim yönetimiMüdürler+7
Yücel Şimşek
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Takım çalışmasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşleri (Afyon ili örneği)

Bu araştırma ile ilköğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin takım çalışmasına ilişkin görüşlerinin cinsiyet, görev unvanı, mesleki kıdem ve en son mezun oldukları okula göre neler olduğunun saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde desenlenen araştırma, 2002-2003 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Döneminde Afyon il merkezindeki 34 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 797 yönetici ve öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiş olup, evrenin % 73,79'undan kullanılabilir veri elde edilmiştir. Araştırmanın amacına yönelik veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen, iki bölüm ve toplam 29 maddeden oluşan "Yönetici ve Öğretmenlerin Takım Çalışmasına İlişkin Görüşler? anketi ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında yönetici ve öğretmen görüşlerinin belirlenmesinde ve olgusal verilere göre görüşlerin neler olduğunun belirlemesinde frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, yönetici ve öğretmenlerin yaklaşık üçte ikisinin takım çalışmasının okulların yapısına uygun olduğuna katıldıkları, okullarda kaliteyi artırmak için takımlarla çalışılması gerektiğine inandıkları, takım çalışmasının önemine inandıkları ve takım çalışmasının boşa zaman harcamak olduğuna katılmadıklarıIll belirlenmiştir. Yönetici ve öğretmenlerin takım çalışmasına ilişkin görüşlerinin cinsiyet, görev unvanı, mesleki kıdem ve en son mezun oldukları okula göre benzer düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AfyonkarahisarEğitim yönetimiTakım çalışması+4
Bekir Tuna
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim örgütlerinin performans yönetim sistemi süreçleri açısından değerlendirilmesi (Eskişehir ili)

DOKTORA TEZ OZU İLKÖĞRETİM ÖRGÜTLERİNİN PERFORMANS YÖNETİM SİSTEMİ SÜREÇLERİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Adnan BOYACI Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Temmuz 2003 Danışman: Prof. Dr. Coşkun BAYRAK Yirmi birinci yüzyılın rekabete dayanan değişim paradigması toplumun farklı dünya ölçeğinde sosyal, siyasal, ekonomik ve teknolojik bir dönüşüm yaratırken, bu dönüşüm içerisinde etkinlik gösterecek örgütsel yapıları ve bu yapıların yönetsel süreçlerinde de yapısal bir dönüşüm öngörmektedir. Kalite ve verimlilik gibi kavramların merkezde olduğu bu dönüşüm sürecinde performans yönetim sistemi tüm örgütler için olduğu kadar eğitim sistemi içerisinde yer alan ilköğretim örgütleri için de büyük bir önem taşımaktadır. Performans yönetim sistemi, bireylerin ve örgütlerin performans hedeflerinin belirlenmesi, planlanması, gerçekleştirilmesi ve etkin geribildirim sistemlerinin kurulmasına ilişkin getirdiği bütüncül sistem felsefesiyle diğer örgütlerle birlikte eğitim örgütlerinde de 1990'larm sonlarından başlayarak yaygınlıkla kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, toplumsal kalkınma misyonunun öncelikli ve ağırlıklı olarak ilköğretim basamağında kurgulanması, ilköğretim sistemleri üzerindeki demografik baskı, ilköğretim örgütlerinin diğer basamaklarla karşılaştırıldığında okul, öğrenci ve öğretmen sayılan açısından nicel büyüklükleri ve kullandıkları kaynaklar ilköğretim örgütlerinde performans yönetim sürecinin önemini ortaya koymaktadır. Bu araştırma, ilköğretim örgütlerinin performans yönetim sistemi süreçleri açısından değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Araştırma 2002-2003 eğitim öğretim yılı güzm döneminde Eskişehir merkez ilçedeki Milli Eğitim Bakanlığı 'na bağlı 98 resmi ilköğretim okulunda görev yapan ilköğretim okul yöneticisi ve Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü İlköğretim Müfettişliği Başkanlığı'na bağlı çalışan 32 ilköğretim müfettişiyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracının geri dönüşü % 81,25 oranında olmuştur. Geçerliliği ve güvenirliği sağlanan veri toplama aracı kişisel bilgilerle dönük bir, ilköğretim örgütlerinde varolan performans yönetim sistemine ilişkin 36 ve alternatif performans değerlendirme sürecine ilişkin üç sorudan oluşmuştur. Toplanan bilgilerin işlenmesi ve istatistiksel çözümlemeler SPSS 10.0 paket programı ile yapılmıştır. Veriler frekans ve yüzdelikler ile X2 tekniğinden yararlanılarak çözümlenmiş, değişkenler arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığının belirlenmesinde.05 anlamlılık düzeyi benimsenmiştir. Yapılan veri analizlerinden sonra şu sonuca ulaşılmıştır: Milli Eğitim örgüt sistemi içerisinde etkinlik gösteren ilköğretim örgütleri performans yönetim sistemi süreçleri açısından değerlendirildiğinde; performans yönetim sisteminin planlama, uygulama ve değerlendirme alt süreçlerinde birbirinden bağımsız işleyen öğelerin varlığından söz etmek olasıdır. Ancak bu öğeler bir sistem felsefesi içinde çalışmaktan uzaktır. İlköğretim okul yöneticileri ve müfettişleri varolan sistem içerisinde bu öğelerin işleyişine ve ürettikleri sonuçlara ilişkin olumsuz görüşe sahiptirler. İlköğretim okul müdürleri ve müfettişleri performans yönetim sisteminin de dahil olduğu çağdaş yönetim sistemlerinin genel özelliği olan işgöreni bir değer olarak kabul ederek planlama, karar alma ve değerlendirme süreçlerine katma ve yöneticilerin yönetme erkinden kaynaklanan güçlerini işgörenlerle paylaşma gibi konularda klasik yönetim yaklaşımının dışına çıkmayarak olumsuz görüş belirtmektedirler.

EğitimEğitim yönetimiOkul yöneticileri+3
Adnan Boyacı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokul yöneticilerinin dönüşümcü liderliği ile örgütsel sinizm arasındaki ilişki

Sınıf öğretmenlerinin, okul yöneticilerini dönüşümcü liderlik açısından nasıl değerlendirdiği, ilkokulun amaçlarına en üst düzeyde katkı yapabilmesi açısından önemlidir. Sınıf öğretmenlerinin okul yöneticilerini dönüşümcü lider olarak görmesi, güdülenmesini artıracağından performansını ve ilkokulun amaçlarına katkısını olumlu yönde etkileyecektir. Aynı zamanda sınıf öğretmenlerinin okul yöneticilerini dönüşümcü lider olarak görmesi, okul yöneticilerine ve okula yönelik güvene dayalı bir etkileşime olanak sağlayarak örgütsel sinizmin oluşmasını engelleyebilecektir. Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre okul yöneticilerinin dönüşümcü liderliği ile örgütsel sinizm arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İzmir büyükşehiri oluşturan Karabağlar, Bayraklı, Bornova, Gaziemir ve Balçova ilçelerindeki kamu ilkokullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinden 0.5 manidarlık düzeyi esas alınarak oranlı küme örnekleme yöntemiyle 375 sınıf öğretmeni örnekleme dahil edilmiştir. Veri toplama araçları olarak "kişisel bilgi formu"yla birlikte "Dönüşümcü Liderlik ölçeği (DLÖ)" ve "Örgütsel sinizm ölçeği (ÖSÖ)" kullanılmıştır. "Dönüşümcü Liderlik Ölçeği (DLÖ)" nin Cronbach Alfa değeri 0.98 olarak bulunmuştur. "Örgütsel Sinizm Ölçeği (ÖSÖ)"nin Cronbach Alfa değeri tamamında 0.92 ve alt boyutlarından bilişsel sinizmde 0.89, duyuşsal sinizmde 0.93, davranışsal sinizmde 0.74 olarak bulunmuştur. "Dönüşümcü Liderlik Ölçeği (DLÖ)" ve "Örgütsel Sinizm Ölçeği (ÖSÖ)"yle elde edilen veriler normal dağılım göstermediği için non-parametrik testlerden Mann Whitney U Testi, Kruskal-Wallis Testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre sınıf öğretmenleri ilkokul yöneticilerinin dönüşümcü liderliği "yüksek" düzeyde gösterdiği görüşündedir. Sınıf öğretmenlerinin ilkokul yöneticilerinin dönüşümcü liderliğine ilişkin görüşleri cinsiyete, medeni duruma, eğitim durumuna göre anlamlı farklılık göstermemekte; fakat mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermektedir. Sınıf öğretmenlerinin ilkokul yöneticilerinin dönüşümcü liderliğine ilişkin görüşleri arasında en yüksek olumlu görüş 25+ yıl mesleki kıdemde görülmektedir. Sınıf öğretmenleri örgütsel sinizmin "düşük" düzeyde gösterdiği görüşündedir. Sınıf öğretmenleri örgütsel sinizmin alt boyutlarından "bilişsel sinizm" ve "davranışsal sinizm"in aritmetik ortalamayla "düşük", "duyuşsal sinizm"in "çok düşük" düzeyde olduğu görüşündedir. Sınıf öğretmenlerinin örgütsel sinizme ilişkin görüşleri cinsiyete, mesleki kıdeme eğitim durumuna göre anlamlı farklılık göstermemekte; fakat medeni duruma göre duyuşsal sinizm ve davranışsal sinizm boyutlarında bir farklılık göstermemekte iken örgütsel sinizmin tamamında ve bilişsel sinizm boyutunda anlamlı bir farklılık göstermektedir. Evli sınıf öğretmenleri bekar sınıf öğretmenlerine göre örgütsel sinizmin ve alt boyutlarından bilişsel sinizmin daha fazla olduğu görüşündedir. Sınıf öğretmenlerinin, görüşlerine göre ilkokul yöneticilerinin dönüşümcü liderliği ile örgütsel sinizm arasında "orta düzeyde" ve "negatif" bir ilişki bulunmaktadır. Diğer bir deyişle sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokul yöneticilerinin dönüşümcü liderliği arttıkça örgütsel sinizm azalmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sınıf Öğretmeni, İlkokul Yöneticisi, Dönüşümcü Liderlik, Örgütsel Sinizm.

Dönüşümcü liderlikLiderlikLiderlik modelleri+5
Merve Ceyhan
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetim süreçleri çerçevesinde öğretmen değerlendirilmesinde performans değerlendirme: Özel bir ilköğretim okulundaki sınıf öğretmenlerinin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, özel bir ilköğretim okulunda görev yapan sınıf öğretmenlerinin öğretmen değerlendirilmesinde performans değerlendirme sistemine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Bu bağlamda, araştırmada nitel araştırma yaklaşımlardan yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmış ve veriler içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2006?2007 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir İli MAT-FKB Özel Gelişim İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, okulun İlköğretim bölümünde görev yapmakta olan 12 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırma verileri, öğretmenlerin uygun oldukları saatlerde görev yaptıkları okuldaki veli görüşme odalarında 25 Aralık 2006?15 Ocak 2007 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmada, Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanan ?Yarı-yapılandırılmış Görüşme Formu? ve ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu? aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma verileri içerik analiz yoluyla çözümlenmiş, daha sonra, araştırma soruları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak şu sonuçlar ortaya çıkmıştır: ? Araştırmada öğretmenlerin belirttikleri görüşlerin, 2'si performans ve 11'i de performans değerlendirme tanımı biçiminde ortaya çıkmıştır. Performans tanımı yapan öğretmenlere göre, performans, öğretmenin görevini iyi yapması olarak tanımlamıştır. ? Öğretmenlerin biri dışında tümü öğretmen değerlendirmesinde performans değerlendirme sisteminden yararlanılmasını gerektiği yönünde görüş belirtmiştir. Öğretmen değerlendirmesinde performans değerlendirme sisteminin neden kullanılması gerektiğine ilişkin belirtilen görüşlerin 8'i mesleki gelişim, 4'ü örgütsel amaçların gerçekleşme düzeyini belirleme, 2'si performansa dönük rehberlik, 2'si ödüllendirme, 1'i öğretmen eğitimini değerlendirme ve 1'i de eğitimin toplumsal işlevini geliştirme biçimindedir. ? Öğretmenlerin, kendi performansının değerlendirilmesinde performans değerlendirmeden yararlanılmasına ilişkin 11 öğretmen olumlu görüş belirtirken; 1'i bu konuda olumsuz görüş belirtmiştir. Performans değerlendirmenin kendinin değerlendirmesinde neden kullanılması gerektiği yönünde belirtilen görüşlerin 6'sı mesleki gelişim, 4'ü ödüllendirme, 2'si performansa dönük rehberlik, 2'si eğitimöğretimin niteliğini geliştirme ve 1'i de nesnel değerlendirme biçimindedir. Bu konuda 1 öğretmen mesleki deneyimine güvendiği için performans değerlendirme sisteminin kullanılması gerektiğini neden olarak belirtmiştir. Öğretmen değerlendirilmesinde performans değerlendirme sisteminin kullanılmasını istemediğini belirten 1 öğretmen ise, performans değerlendirme sistemin kullanılmamasını isteme nedeni olarak bireysel kaygı düzeyinin yüksek olmasını göstermiştir. ? Öğretmenler, öğretmen performansını değerlendirme sürecine birden farklı kişi ve kurumun katılması yönünde görüş açıklamışlardır. Öğretmenlerin tümü okul yönetiminin performans değerlendirme sürecine katılması gerektiği yönünde görüş belirtmiştir. Bunun yanı sıra, öğretmenlerin belirtikleri görüşlerin, 9'u velilerin, 7'si öğrencilerin, 6'sı diğer öğretmenlerin, 4'ü akademisyenlerin, 4'ü müfettişlerin ve 2'si de okulda çalışan diğer personelin de öğretmen performansını değerlendirme sürecine katılması gerektiği biçimindedir. Ayrıca, bu konuda belirtilen 1'er görüş ise, sivil toplum örgütleri, okul bölgesindeki halk, okul-aile birliği, mahalle muhtarı, diğer kamu görevlileri, Valilik ve Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ifade edilmiştir. ? Performans değerlendirme sürecinde yaşanabilecek sorunlara ilişkin bir öğretmen dışında tüm öğretmenler görüş bildirmiştir. Bu görüşlerin 5'i değerlendirme süresinin az olması, 5'i yanlı değerlendirme yapılması, 3'ü iletişim sorunun yaşanması, 2'si sınav sonuçlarının öğretmen performansıyla ilişkilendirilmesi ve 2'si de performans değerlendirme sonuçlarının amaç dışı kullanılması biçimindedir. Birer öğretmen ise, olumsuz öğretmen tutumu, gereksiz rekabete neden olma ve değerlendirmeye az sayıda ilgilinin katılımı konularını performans değerlendirme sürecinde yaşanabilecek sorunlar olarak ifade etmiştir. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak geliştirilen öneriler şunlardır: ? Öğretmenler, öğretmen değerlendirmesinde performans değerlendirme sisteminin kullanım amacı ve performans değerlendirme sürecine ilişkin bilgilendirilmelidir. ? Öğretmenler performans değerlendirme sürecinde kimlerin neden yer alması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir. ? Öğretmenlere performans değerlendirme sonuçlarından nasıl yararlanılacağı konusunda açıklama yapılmalıdır.

Aykut Zuhat Süzen
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ili Yenikent eğitim bölgesi ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin çatışma yönetimi yaklaşımları

Bu araştırma ile ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin çatışma yönetimi yaklaşımlarına ilişkin algıları ve bu algıların kişisel özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Tarama modelinde desenlenen araştırma, 2007-2008 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir ili Yenikent Eğitim Bölgesinde bulunan 12 ilköğretim okulunda görev yapan 224 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiş, evrenin %81,08'inden kullanılabilir veri elde edilmiştir.Araştırmanın amacına yönelik veriler, Holton ve Holton (1993) tarafından geliştirilen, Karip (1999) uyarlanan, her sorunun a ve b maddeleri olmak üzere toplam 60 sorudan oluşan ?Çatışma Yönetimi Yaklaşımları Ölçeği? ile toplanmıştır.

Sungur Dilber
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin öğretmenlik kariyer basamaklarında yükselme sistemine ilişkin görüşleri- Eskişehir ili örneği

Son yıllarda örgütlerde insan kadar insan kaynakları yönetimi de önem kazanmaya başlamıştır. İnsan kaynakları yönetimi, örgütlerde çalışan bireylerin ihtiyaçlarının giderilmesiyle örgütün hedeflerine ulaştırılmasını sağlamaktadır. İnsan kaynakları yönetiminin kapsamına, is görenin örgüte alınmasından ayrılmasına kadar geçen süre içinde onun için yapılacak her türlü ödeme, yetiştirme, yükseltme, yer değiştirme, özendirme, disiplin, değerlendirme gibi hizmetler girer.Eğitim iş görenlerinin kendilerini geliştirmeleri diğer mesleklere nazaran daha büyük önem taşımaktadır. Artan bilgi ve teknoloji karsısında özellikle öğretmenlerin kendilerini yetiştirmeleri bir zorunluluktur. Böyle bir gereksinim sonucu kariyer basamaklarında yükselme sistemi eğitim örgütlerinde uygulamaya konulmuştur. Bu araştırmanın amacı; Eskişehir il merkezinde bulunan ilköğretim ve ortaöğretim kurumu öğretmenlerinin Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme sisteminde değerlendirme ölçütlerine ve uygulama sonuçlarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın sonuçları şöyledir: Öğretmenler kıdem, etkinlikler ve hizmet içi eğitim bölümlerine olumlu yaklaşırken, sınav ve sicil ölçütlerine olumsuz yaklaşmakta ve uygulama sonuçlarını da beğenmemektedir. Öğretmenlerin kişisel özelliklerine göre yapılan değerlendirmede ise; bayan öğretmenler kıdem ölçütüne, erkek öğretmenler uygulama sonuçlarına olumlu yaklaşmışlardır. Kıdemi 16 yıldan fazla olan öğretmenler kıdemi 1-5 yıl arası öğretmenlere göre kıdem ölçütüne daha olumlu yaklaşmışlardır. Ortaöğretim kurumu öğretmenleri eğitim ve sınav ölçütüne olumlu yaklaşmışlardır.

Perizat Urfalı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim yoluyla yetiştirilmeleri için eğitim ihtiyaçlarına dayalı bir program modeli önerisi

Bu araştırmada, okul yöneticilerinin eğitim ihtiyaçlarıyla ilgili görüşleriyle, Eğitim Yönetimi ve Uzaktan Eğitim Teknolojisi alan uzmanlarının görüşleri doğrultusunda, okul yöneticilerinin uzaktan eğitim yoluyla yetiştirilebilmeleri için bir sertifika program modelinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmada iki farklı örneklem gurubundan veriler toplanmıştır. 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Türkiye'deki illerin merkez ilçelerindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapmakta olan 40775 okul yöneticisi araştırmanın evrenini oluşturmaktadır.Olasılıklı örnekleme tekniklerinden biri olan çok aşamalı küme örnekleme tekniği olarak adlandırılan örnekleme biçimine başvurularak çalışmanın örneklemi iki aşamalı bir yöntemle belirlenmiştir. İlk aşamada tüm Türkiye'deki eğitim kurumları 7 coğrafi bölgeye ayrılmış, daha sonra ikinci aşamada bu coğrafi bölgelerden önce iller seçkisiz olarak atanmıştır.Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesindeki yedi ilden (Aydın, Çanakkale, Çorum, Eskişehir Malatya, Mersin, Gaziantep) seçkisiz olarak atanan toplam 1164 okul yöneticisi, araştırmanın birinci örneklemini oluşturmaktadır. Değerlendirme dışı bırakılan 31 anket çıkarıldıktan sonra 1033 (%88,74) anketten araştırma kapsamında veriler elde edilmiştir.Araştırmanın ikinci örneklem grubunun belirlenmesinde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Türkiye'de Eğitim Yönetimi alanının gelişmesi ve işbirliği sürecinin arttırılması için oluşturulan Eğitim Yönetimi Profesörler Kurulu'nu oluşturan 43 öğretim üyesiyle, 13-15 Eylül 2006 tarihinde Anadolu Üniversitesi'nde düzenlenen, 2. Uluslar arası Açık ve Uzaktan Eğitim Sempozyumuna bildiriyle katılan ve alanı Uzaktan Eğitim Teknolojisi olan 20 uzaktan eğitim teknolojisi alan uzmanından alınan 14 açık uçlu veri toplama aracı nitel veri analizi sürecine dahil edilmiştir.Araştırmanın amacına yönelik veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Okul Yöneticilerinin Yeterlikleri? anketi ve ?Okul Yöneticilerinin Uzaktan Eğitim Yoluyla Yetiştirilmelerine İlişkin Uzman Görüşleri? adlı açık uçlu veri toplama aracıyla toplanmıştır.Araştırma kapsamındaki nicel verilerin çözümlenmesi sürecinde, betimsel istatistikler, iç tutarlılık katsayıları, eşteş varyans testleri, t testi ve tek faktörlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Birinci ve ikinci tip hatadan kaçınmak amacıyla bu çalışmada yarı Bonferroni Uyarlaması gerçekleştirilmiş ve anlamlılık değeri .01 olarak belirlenmiştir. Nicel verilerin analizinde SPSS 15 İstatistik Paket Programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamındaki nitel verilerin çözümlenmesi sürecinde içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, okul yöneticilerinin sahip olması gereken yeterliklere önem verme dereceleriyle ilgili görüşleri, öğretim kademesi, branş ve öğretmenlikteki kıdem değişkenlerine göre farklılık göstermemektedir. Okul yöneticilerinin sahip olması gereken yeterliklere önem verme dereceleri ile ilgili görüşleri, yöneticilikteki kıdem değişkeni bağlamında ise ?Okul Kaynaklarının Etkili Kullanımı Önem Derecesi? hakkındaki yönetici görüşlerinin farklılık gösterdiği, 6-10 yıl deneyimi olan okul yöneticilerinin 21 yıl ve üzeri deneyimi olan okul yöneticilerinden daha olumlu yanıtlar verdikleri belirlenmiştir.Okul yöneticilerinin sahip olması gereken yeterlikler doğrultusundaki eğitim ihtiyaçlarıyla ilgili görüşleri, öğretim kademesi, branş, yöneticilikteki kıdem değişkenlerine göre farklılık göstermemektedir. Okul yöneticilerinin eğitim ihtiyacı ile ilgili görüşlerinin öğretmenlikteki kıdeme değişkenine göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bu farklılık, Örgütsel İletişim, Mesleki Gelişim ve Okul Kaynaklarının Etkili Kullanımı Eğitim İhtiyaçları boyutlarında, 5 yıl ve daha az deneyimi olan yöneticilerin 6-10 yıl ve 16-20 yıl deneyimi olan yöneticilere göre daha fazla eğitim ihtiyaçları olduğunu belirtmelerinden kaynaklanmıştır.Eğitim yönetimi ve uzaktan eğitim teknolojisi alan uzmanlarının program modelinin yönetim, içerik, katılımcılar ve değerlendirme boyutlarında ilgili görüşleri, toplam 16 temada birleşmiştir.

Eğitim uzmanı yetiştirmeEğitim yönetimiUzaktan eğitim
Eren Kesim
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin örgütsel bağlılık ve yetkilendirilmelerine ilişkin görüşleri

Küreselleşme ve bilişim teknolojilerinin ortaya çıkardığı toplumlarda rekabet ve değişim çabaları, sosyal, siyasal ve ekonomik anlamda dönüşüme sebep olurken, bir yandan da örgütsel yapılarda da yapısal bir dönüşüm yaratmaktadır. İşgörenlerin örgütle bütünleşmesinin, örgütü benimsemesinin, kalite ve verimlilik kavramlarının önem arz ettiği bu süreçte bağlılık ve yetkilendirme kavramları tüm örgütlerde olduğu kadar eğitim sisteminde yer alan ve en çok okul, öğrenci ve öğretmen sayısına sahip olan ilköğretim okulları için de öne çıkmaktadır.Bu araştırmanın amacı, devlet ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin örgütsel bağlılık ve öğretmen yetkilendirmesine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2008-2009 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir ilinde bulunan 8 ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, ilköğretimde görev yapmakta olan 22 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırma verileri, öğretmenlerin uygun oldukları saatlerde görev yaptıkları okuldaki belirlenen odalarda 12.02.2009-24.02.2009 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan ?Yarı-yapılandırılmış Görüşme Formu? ve ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu? aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş, daha sonra, araştırma soruları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:Örgütsel bağlılık boyutlarından uyum boyutuyla ilgili olarak en fazla dile getirilen görüşler, dosya ve evrak işlerinin zorunlu olarak yapıldığı ve gereğine inanılmadığı yönündedir. Bağlılığın özdeşleşme boyutuna ilişkin olarak; sınıf öğretmenlerinin yaklaşık yarısının okul örgütleriyle özdeşleşmeye dönük görüşler ifade ettiği ve bunlardan dört öğretmenin mesleğiyle ilgili her şeyi severek yaptığını belirttiği görülmüştür. Araştırmaya katılan iki öğretmenin okullarında çalışmanın ve okul yöneticisinin sağladığı ortamın kendilerini mutlu ettiği, okullarında çalıştıkları için kendilerini şanslı gördükleri biçimindeki görüşleri, içselleştirme düzeyinde bir bağlılığa işaret etmektedir.Sınıf öğretmenlerinin yarıdan fazlası örgütüne uyum boyutunda, bir kısmı özdeşleşme, ikisi ise içselleştirme boyutunda bağlılık gösterdiklerine ilişkin görüşler belirtirken, bağlılığın genel anlamda çalıştıkları okul örgütünden çok mesleklerine olan bağlılık olduğu görülmüştür. Araştırmanın öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarına ilişkin başka bir bulgusu ise yöneticilerin adaletli, destekleyici, dürüst ve ılımlı tavrına vurgu yapan tüm öğretmenlerin örgütsel bağlılığa ilişkin olumlu görüşler belirttiği biçimindedir.Araştırmada, öğretmenlerin kararlarda söz sahibi olmalarına ilişkin olarak öğretmenlerin tamamına yakını olumlu görüş belirtirken, bir kısmı okul yönetiminin inisiyatifi dışındaki etmenler sebebiyle kararların uygulanmasında engeller yaşanabildiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin hemen hemen hepsi mesleki gelişimlerinin artırılması için yapılan etkinliklerin kalite ve verimlilik düzeylerinin az olduğu ve hem eğitim verenlerin hem de etkinlik içeriklerinin geliştirilmesi gerektiği konusunda görüş belirtmişlerdir. Okulda sahip olunan özgürlük, diğer bir deyişle otonomi konusunda ise beş öğretmen ders kitaplarını seçme dışında okulda tamamen özgür olduğunu ifade ederken, beşi okul yönetiminin müdahale etmediği, karışmadığı, dördü yasa ve yönetmelikler çerçevesinde özgür olduğu şeklinde görüş bildirmiştir.Araştırmaya katılan öğretmenlerin tümü sahip oldukları statüyle ilgili görüş bildirmişlerdir. Bu görüşlerin yarısından fazlası saygınlık anlamında manevi doyumun çok olduğu bir meslek yapıldığına, yedisi meslektaşları ile iyi ilişkilere sahip olduğuna, beşi yönetici, öğrenci ve veliler açısından saygınlık hissettiğine, üçü saygınlığı önemli bulduğuna ve mesleğini severek yaptığına ilişkin görüşlerdir. Ayrıca, öğretmenlerin öz yeterliliklerini gösterebilmedeki sorunlara ilişkin olarak belirtilen görüşlerin yarısından fazlası bunun sebebinin öğrencilerin ve okulun sosyo-ekonomik düzeyinin düşük olması, yarısı öğretim materyallerinin eksik ve teknolojik olanaksızlıkların çok olması biçimindedir. Öz yeterlilikleri gösterebilmedeki güçlü yönlere ilişkin olarak ise, öğretmenlerin yedisi bireysel farklılıklara dikkat etmede, altısı bütün mesleki yeterliliklerde, dördü okul aile işbirliğinde kendini etkili görmektedir.Araştırmada, örgütsel bağlılık boyutlarından en çok, uyum boyutunda bağlılığa ilişkin görüşler yer almaktadır. Ayrıca öğretmenlerin bağlılığının genel anlamda çalıştıkları okul örgütünden çok mesleklerine olan bağlılık olduğu görülmektedir. Yöneticilerin olumlu tavırları ise, öğretmenlerin örgütsel bağlılığını artırmaktadır. Bununla birlikte öğretmenlerin mesleki gelişim olanaklarına sahip olma düzeyi, motivasyonlarına ve bağlılıklarına katkı sağlamaktadır. Öğretmenlerin kararlarda ve yeterliliklerini gösterebilmede etkili olduğuna dair inancı örgütsel bağlılığın düzeyini artırmaktadır. Örgüte koşulsuz olarak bağlı öğretmen bulunmamakla birlikte, okulun yetkilendirme anlamında sağladığı olanaklar bağlılığın düzeyini etkilemektedir.

BağlılıkEğitimEğitim yönetimi+8
Nur Banu Araç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Etik lider olarak okul yöneticisinin özellikleri ve davranışlarına ilişkin ortaöğretim öğretmenlerinin görüşleri (Eskişehir ili örneği)

Toplumsal yapılarda etikle ilgili sorunlar giderek artmaktadır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek içinse araştırmacılar örgütlerin liderlerinin özellikleri ve davranışları üzerinde durmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı ise Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerine bağlı ortaöğretim örgütlerinde görev yapan öğretmenlere göre etik lider olarak okul yöneticisinin nasıl olması gerektiğini belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerini, davranışlarını ve değerlerinin kaynağını belirlemeyi amaçlar. Bu araştırma nitel araştırma yöntemine dayanarak hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın verileriyse yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerine bağlı resmi ortaöğretim kurumlarının öğretmenleri oluşturmaktadır ve sayısı 2452'dir. Araştırmanın çalışma grubu ise 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 33 ortaöğretim öğretmenidir. Çalışma grubunu belirlerken amaçlı örnekleme yöntemi olan maksimum çeşitlilik örneklemeden yararlanılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanması için araştırmacı tarafından hazırlanan 'Etik Lider Olarak Okul Yöneticisinin Özellikleri ve Davranışları Görüşme Formu' kullanılmıştır. Görüşme formu demografik özellikler ve etik lider olarak okul yöneticisinin özellikleri ve davranışlarına ilişkin görüşme soruları olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Görüşme soruları etik liderlik konusuna ilişkin literatüre, daha önceden yapılmış olan araştırmalara ve araştırmanın amaçlarına göre hazırlanmıştır. Toplam 11 sorudan meydana gelmektedir. Hazırlanmış olan sorular, araştırma problemi ve amacının ne olduğunun yazıldığı bir form haline getirilerek alan uzmanlarının görüşüne sunulmuştur. Alınan görüşler doğrultusunda üzerinde gerekli düzeltmeler yapılmış ve öğretmenler tarafından soruların anlaşılırlığını sınamak içinse 3 öğretmenle pilot görüşme yapılmıştır. Bu çalışmanın sonunda, soru maddelerinin iç geçerliği saptanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz yaklaşımına dayanarak 4 aşama takip edilmiştir. Bunlar: Görüşme kayıtlarının dökümü, kodlama anahtarının oluşturulması ve kodlanması, kodlamaların karşılaştırılması ve güvenilirlik, bulguların tanımlanması ve yorumlanmasıdır. Araştırmanın güvenilirliği Güvenirlik = Görüş Birliği / Görüş Birliği + Görüş Ayrılığı, formülü kullanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamaya göre güvenirlik 0,87 olarak bulunmuştur. Araştırma bulgularının tartışılmasında ise Ertürk'ün (2012), Toksoy'un (2011), Aktoy'un (2010), Aydın'ın (2010), Kılınç'ın (2010), Yıldırım'ın (2010), İskele'nin (2009), Özdemir'in (2009), Şimşek ve Altınkurt'un (2009), Karaköse'nin (2008), Gültekin'in (2008), Erdoğan'ın (2007) ve Küçükkaraduman'ın (2006), Turhan'ın (2007) ve Moorhouse'ın (2002) etik liderlikle ilgili araştırmaları dikkate alınmıştır. Araştırmann birinci alt amacı olan 'etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerine' ilişkin sonuçlar yönetim becerileri, insanları etkileme gücü ve insaniyeti ile ilgili özelliklerine odaklanmaktadır. Araştırmann ikinci alt amacı olan 'etik lider olarak okul yöneticisinin davranışlarına' ilişkin sonuçlar (a) okul yönetimi, (b) insan ilişkileri, (c) bireylerin haklarını koruması ve (d) okulda etik kültür oluşturması gibi davranış alanlarına odaklanmaktadır. Bu doğrultuda (a) etik lider olarak okul yönetimine ilişkin davranışları yönetim anlayışı, yönetimde karar alma, şeffaflık, hesap verme, yönetim süreçleri, kurallar ve yaptırımlar, okuldaki sinerji, okulun sorunları-ihtiyaçlar-başarısı ve öğrencinin ihtiyaçları-başarısı gibi davranış alanları ön plana çıkmaktadır. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin bir diğer sonuç ise (b) etik lider olarak insan ilişkilerine yönelik sonuçlardır. Bu doğrultuda iletişim becerileri ve insana verdiği değer ile ilgili davranışları iki alt davranış boyutu olarak gözlenebilir. İkinci amaca yönelik bir diğer sonuç ise (c) etik lider olarak okul yöneticisinin bireylerin haklarını korumasına odaklanmaktadır. Bireylerin sosyal ve yasal haklarını koruması, adil davranması ve ayrımcı olmaması bu konuya ilişkin davranışlar olarak tanılanabilir. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin dördüncü alt sonuç (d) okulda etik kültür oluşturmaya yönelik davranışlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu doğrultuda örnek olan, etik kurallar çerçevesinde okulu yöneten, öğrencilerin katıldığı, etik düşünceyi geliştiren seminerler, etkinlikler, projeler düzenleyen ve ilkeli olan gibi temel nitelikler öğretmenler tarafından okul yöneticilerine atfedilen temel davranışlar olarak gözlenmiştir. Araştırmada yer alan katılımcılara göre araştırmanın üçüncü alt amacında yer alan etik lider olarak okul yöneticisinin değerlerinin kaynağı koşunda dine olan inanç, kişiliği, toplum ve toplumsal kurallar, evrensel değerler ile ulusal ve evrensel değerleri sentezlemesi temel görüşler olarak öne çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bütünleşik bir parçası olarak eğitim yöneticilerinin seçimi, yetiştirilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde etik ilkeler bir ölçüt niteliği taşımalıdır. Okul kültüründe etik değer ve ilkeleri içeren davranış değer ve tutumlar başta okul yöneticileri ve öğretmenler tarafından benimsenmesi ve hayata geçirilmesine yönelik yönetsel ve örgütsel yapı ve süreçler tesis edilmelidir. Anahtar Sözcükler:Etik Liderlik, Okul Yöneticisi, Etik İlke

Etik liderlikEtik liderlikEğitim yönetimi+6
Neşe Börü
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Rotasyon uygulamalarının değerlendirilmesi: Eskişehir ili örneği

Bu araştırma ile, okul müdürlerinin rotasyonunun müdürlerin ve öğretmenlerin motivasyonunu ve okul kültürünü nasıl etkilediğinin ortaya koyulması ve Türkiye için yeni bir uygulama olması dolayısıyla, uygulamadaki aksaklıkların, müdürlerin ve öğretmenlerin bu uygulamaya dönük genel görüşlerinin ve uygulamanın iyileştirilmesine ilişkin önerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim modelinde desenlenen araştırmada nitel araştırma yöntemine dayalı bireysel görüşme ve odak grup görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Örnekleme tekniği olarak amaçlı örnekleme yöntemlerinden, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi tekniği kullanılmıştır. Araştırma 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne (MEM) bağlı merkez ilçede 11 resmi ilk ve ortaöğretim okullarında görev yapan toplam 11 okul müdürü ve bu okullardan dokuzunda çalışan 42 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri olgubilime dayalı içerik analizi yoluyla çözümlenmiş, araştırmanın alt amaçları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak ulaşılan sonuçlar alt amaçlara yanıt verecek şekilde örgütlenmiş, gelecekte yapılacak araştırmalara ve uygulayıcılara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Okul müdürlerinin tamamına yakını rotasyonu olumlu gördüğünü, uygulamaya karşı olmadıklarını söylemiş, sadece 2 okul müdürü rotasyonun aidiyet duygusuna aykırı bir uygulama olduğunu belirtmiştir. Müdürler genel olarak, rotasyondaki ölçütlerle ilgili olarak olumsuz görüş aktarmışlardır. Etkililik ve verimlilik açısından öneride bulunan müdürlere göre, rotasyon ilkesel bir uygulama olmalı, puanlama son 5 yıl üzerinden yapılmalı, puanlama ölçütleri daha orantılı olmalı, puanlamada performansı ölçecek ölçütler olmalı, atamada takdir yetkisi olmalı, merkeze gelebilmek daha kolay olmalı, liyakate ve kariyere dikkat edilmeli, rotasyon şehir içinde oluşturulacak bölgeler arası atama şeklinde yapılmalı, performansa dayalı atama yapılmalıdır. Müdürlerden 3'ü rotasyon süresi olarak 5 yılı uygun bulmakta, 5 müdür ise 8 yıl olmasını önermektedir. En az 6 yıl, en az 10 yıl, 7-8 yıl, 7 yıl ve 8-9 yıl olmalıdır gibi görüşler de bulunmaktadır. Rotasyonun müdür motivasyonu açısından daha etkili olması için okul müdürlerine göre, rotasyon sürekli olmalı, gönüllülük esasına dayalı yapılmalı ve performansa dayalı atama olmalıdır. Rotasyonun okul kültürü açısından daha etkili olması için okul müdürlerine göre, rotasyon 10 yılda bir olmalı, öğretmen görüşü alınarak ve okuldaki bütün personele uygulanmalı, müdür seçilme ölçütleri değiştirilmeli, branşa uygun ve emsal okula atama yapılmalı, müdürün profesyonel bir müdür ve bir lider olması sağlanmalıdır. Etkililik ve verimlilik açısından öneride bulunan öğretmenlere göre, rotasyondaki puanlamada başka ölçütler de dikkate alınmalı, müdür seçilme ölçütleri değiştirilmeli, müdürler eğitim almalı, müdür yönetim ekibiyle birlikte rotasyona tabi olmalı, 'rotasyon uygulansın mı uygulanmasın mı?', diye görüş alınmalı, atama okul türü ve çevresi dikkate alınarak, yaz döneminde ve performansa göre yapılmalıdır. 16 öğretmen rotasyon süresi olarak 5 yılı uygun bulmakta, 8 öğretmen 10 yıl olması gerektiğini ve 9 öğretmen ise sürenin esnetilebilir olması gerektiğini söylemiştir. 8 yıl, 8-10 yıl, 7 yıl, 5-10 yıl, 4-5 yıl, 4 yıl, 6-7 yıl, 5-7 yıl arasında olmalıdır gibi görüşler de bulunmaktadır. Rotasyonun öğretmen motivasyonu açısından daha etkili olması için öğretmenlere göre, müdürler sendikaya üye olmamalı ve müdürlerin profesyonel olmaları sağlanmalıdır. Rotasyonun okul kültürü açısından daha etkili olması için öğretmenlere göre, atama okul türüne ve kültürüne uygun yapılmalı, müdürlerin okul kültürüyle ilgili performansı belirlenmeli ve müdürlere eğitim ve destek verilmelidir. Anahtar Sözcükler: Rotasyon, motivasyon, okul kültürü, okul müdürleri

MotivasyonOkul kültürüOkul yöneticileri+2
Gülşah Bahçalı
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite yönetiminde yöneticilerin düzen ve özgürlük ikilemi algısının incelenmesi

Bu araştırmada, üniversite yönetiminde orta kademe yöneticilerin düzen ve özgürlük ikilemleri olan bürokratik disiplin, mesleki uzmanlık; eşgüdüm, iletişim; yönetsel planlama ve bireysel girişim ikilemlerini nasıl yönettiğinin bir üniversite örneği üzerinde incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmada iki farklı örneklem grubundan veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında, Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Yerleşkesi'nde bulunan altı fakülte ve iki yüksekokulda, orta kademe yönetici kadrosunda ve akademik kadroda görev yapan 607 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına yönelik veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen "Düzen ve Özgürlük İkilemi Ölçeği" ve "Düzen ve Özgürlük İkilemine İlişkin Görüşler" adlı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; orta kademe yöneticileri, düzen ve özgürlük ikilemi yönetiminde, seçimini düzen öğesinden yana daha ağırlıklı kullanmaktadır. Ayrıca, araştırma sonuçlarına göre, seçimin hangi düzen ve/ya özgürlük alt boyutunda olduğunun önemli olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, düzen ve özgürlük öğelerine ait boyutların kendi içinde sürekli geliştirilmeye gereksinimi olduğu saptanmıştır. Sonuçlar bağlamında, bireysel yönelimler ile mesleki normlar, idealler ve mesleki denetimin, kurumsal yapı gerekleriyle örtüşerek geliştirilmesi ve uygulamalarda daha etkin hale getirilmesi önerisi getirilmiştir. Ayrıca, orta ve alt kademede karşılıklı, etkili ve sürdürülebilir bir iletişim mekanizması kurularak çalışanların birbirine daha sağlıklı ve yakın bir iletişim alanı içinde ulaşmasına destek sağlanması belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler: Üniversite yönetimi, İkilem, Orta kademe yönetici, Düzen, Özgürlük

DüzenEğitim yönetimiYöneticiler+3
Figen Karaferye
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kalkınma planlarında eğitime ilişkin sayısal hedefler ve gerçekleşme düzeyi

Araştırmanın problem cümlesi "Kalkınma Planlarında eğitime ilişkin sayısal hedefler ve gerçekleşme düzeyi nedir?" biçiminde düzenlenmiştir. Kalkınma Planlarında okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve : yükseköğretime ilişkin sayısal hedefler ve gerçekleşme düzeylerinin araştırılması alt problemleri oluşturmaktadır..Araştırmanın evreni Kalkınma Planlarındaki sayısal hedeflerdir. Araştırmanın örneklemini Üçüncü, Dördüncü. ve Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planlarındaki örgün eğitime ilişkin sayısal hedefler oluşturmaktadır. Araştırma Üçüncü, Dördüncü vö Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planları ile sınırlandırılmıştır. Planlı kalkınma döneminde örgün eğitime ilişkin sayısal hedeflerin eğitim basamaklarına göre gerçekleşme düzeyleri ve eğitimdeki büyümenin ortaya çıkardığı sorunlar tarihsel bir perspektif içinde incelenmiştir. Betimsel nitelikteki bu araştırmada kullanılan sayısal veriler; Milli Eğitim Bakanlığı, Devlet İstatistik Enstitüsü, Devlet Planlama Teşkilatı ve ?Yükseköğretim Kurulu'ndan elde edilmiştir.Bu araştırmanın sonuçları şöyle özetlenebilir: 1. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında okul öncesi eğitime ilişkin sayısal hedefler belirtilmemekle birlikte plan dönemi sonunda bu çağ nüfusunun yüzde 1,1 'i okul öncesi eğitim olanağından yararlanabilmiştir. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde de okul öncesi eğitime ilişkin sayısal hedefler belirlenmemiştir. Bu Plan dönemi sonuna gelindiğinde okul öncesi eğitimde okullaşma oranı yüzde 1 dolayında gerçekleşmiştir. Okul öncesi eğitime ilişkin sayısal hedefler ilk kez Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planında belirlenmiştir. Okul öncesi eğitimde okullaşma oranının yüzde 10'a çıkarılması hedeflenmiş; gerçekleşme ise yüzde 4,1 olmuştur. 2. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde temel eğitim birinci kademede (ilkokul) okullaşma oranının yüzde yüze çıkarılması hedeflenmiş, gerçekleşme yüzde 87,5 düzeyinde olmuştur. Bu Plan döneminde öğretmen sayısı artmış, ancak bölgeler arasındaki ve kır-kent arasında öğretmen dağılımındaki dengesizlik devam etmiştir. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında temel eğitim birinci kademede (ilkokul) okullaşma oranının yüzde yüze çıkarılması hedeflenmiş; ancak gerçekleşme düzeyi yüzde 88,7 olmuştur. Bu dönemde ikili öğretim yaygınlaşmıştır. İlk kez Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde ilkokul düzeyinde çağ nüfusunun tümünün okullaşmasını sağlayacak kapasite artışı sağlanmış; ve okullaşma oranı yüzde yüz olarak gerçekleşmiştir. Bu Plan döneminde özellikle büyük kentlerde ikili öğretim sorunu devam etmiştir.3. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde ortaokul düzeyinde okullaşma oranı hedefi yüzde 50,7'dir. Gerçekleşme ise yüzde 43,8 olmuştur. Bu dönemde dengesiz ve düzensiz ortaokul açılmıştır, özellikle kırsal bölgelerde 1 ya da 2 öğretmenle eğitim yapan okulların sayısı artmıştır. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde genel liselerde plan hedefleri aşılmış bu düzeyde okullaşma oranı yüzde 17'ye yükselmiştir. Mesleki ve teknik okullarda plan hedefleri aşılmış; ancak bu artış daha çok mesleki ve teknik liseler kapsamında ele alınan ticaret liseleri ve imam hatip liselerinde meydana gelmiştir. Bu dönemde mesleki-teknik okullarda öğretmen başına düşen öğrenci sayısında artışlar olmuştur. Bu artışlar daha çok endüstri ve meslek liseleri ile teknik liselerde olmuştur. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde ortaokul düzeyinde okullaşma oranının yüzde 60'a çıkarılması hedeflenmiş; plan dönemi sonunda gerçekleşme yüzde 51 '9 olmuştur. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde lise düzeyinde okullaşma oranı genel liselerde yüzde 17,7'den yüzde 17,6'ya mesleki-teknik liselerde ise yüzde 11,9'dan yüzde 10,9'a düşerek plan hedeflerinin gerisinde kalınmıştır. Bu dönemde genel ortaokul ve liselerde öğretmen başına düşen öğrenci sayısında olumlu gelişmeler olmuştur. Plan dönemi sonunda bu okullarda bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 22'dir. Mesleki-teknik liselerde bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 14'e düşmüş; ancak bu okullarda gereksinim fazlası öğretmen bulunurken, özellikle meslek dersi dallarında öğretmen sıkıntısı çekilmiştir.Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde genel ortaokullarda okullaşma oranı hedefi yüzde 55'tir. Gerçekleşme ise yüzde 49,6 olmuştur. Genel ve mesleki-teknik ortaokullarında okullaşma oranı hedefi yüzde 75'tir. Gerçekleşme ise yüzde 57,1 olmuştur. Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde genel liselerde okullaşma oranı hedefi yüzde 18,8'dir. Plan dönemi sonunda gerçekleşme ise 19,6 olmuştur. Plan hedefleri aşılmış olmakla birlikte çağ nüfusunun mesleki ve teknik liselerde daha çok genel liselere yönlendirilmesi plan hedefleri ile bağdaşmamaktadır. Mesleki ve teknik liselerde plan hedefi yüzde 20,6'dır. Gerçekleşme ise yüzde 13,9 olmuştur. Bu dönemde genel ve mesleki-teknik liselerde toplam okullaşma oranı hedeflerine ulaşılamamıştır. Plan hedefi yüzde 39,4'tür. Gerçekleşme ise yüzde 34,5 olmuştur. Beşinci Beş Yıllık kalkınma Planı döneminde genel ortaokul ve liselerde öğretmen başına düşen öğrenci sayısı artmış; bu okullarda öğretmenlerin yurt düzeyinde dengesiz dağılımı ve ikili öğretime ilişkin sorunlar devam etmiştir. Ayni durum mesleki ve teknik liselerde de söz konusu olmuştur, öğretmenlik mesleğine giriş ilk kez bu dönemde merkezi sınava yapılmıştır. 4. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde yükseköğretimde 90.000 kişilik ek kapasite yaratılarak bu düzeyde okullaşma oranının yüzde 9'a çıkarılması hedeflenmiştir. Bu dönemde yükseköğretim önündeki yığılmayı önlemek amacıyla mektupla öğretim uygulamasına başlanmıştır. Yaygın Yükseköğretim Kurumuna (YAY-KUR) bağlı öğrenci sayısı 84.728 olmuştur. Böylece yükseköğretim kurumlarının olağan kapasiteleri yanında ikili öğretim, gece öğretimi, kapalı devre TV. ile eğitim ve mektupla öğretim yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu Plan döneminde yükseköğretimde okullaşma oranı plan hedefleri aşılarak yüzde 6'dan yüzde 9,9'a çıkarılmıştır. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısında artışlar olmuştur. Plan dönemi başında bir öğretim elemanına 15 öğrenci düşerken plan dönemi sonunda bu sayı 20'ye ulaşmıştır. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde yükseköğretimde 213.000 kişilik ek kapasite yaratılarak bu düzeyde okullaşma oranının yüzde 15'e çıkarılması hedeflenmiştir. Ancak plan dönemi süresince 53.097 kişilik ek kapasite artışı. sağlanarak okullaşma oranı yüzde 8,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu Plan döneminde yükseköğretimde öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısında olumlu gelişmeler olmuştur. Plan dönemi başında bir öğretim elemanına 16 öğrenci düşerken plan dönemi sonunda bu sayı 13 olarak gerçekleşmiştir. Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde yükseköğretimde 161.000 kişilik ek kapasite yaratılarak okullaşma oranının yüzde 12'ye çıkarılması hedeflenmiştir. Bu Plan döneminde yükseköğretimde kapasite ve okullaşma oranı bakımından plan hedefleri aşılmıştır. 1982-1983 öğretim yılından itibaren Açık öğretim Fakültesine öğrenci alınması plan hedeflerinin aşılmasında etkili olmuştur. Plan dönemi sonunda yükseköğretimde okullaşma oranında gerçekleşme yüzde 12'6 düzeyinde olmuştur. Bu Plan döneminde 20.700 öğretim elemanı istihdam edilmesi ve öğretim elemanı sayısının 24.300'den 45.000'e çıkarılması hedeflenmiştir. Ancak bu dönemde 6.907 öğretim elemanı istihdam edilerek toplam öğretim elemanı sayısı 28.856'ya ulaşmıştır. Plan dönemi başında bir öğretim 144 elemanına düşen öğrenci sayısı 18 iken plan dönemi sonunda bu sayı 19'a yükselmiştir.

Amaçlara göre yönetimAmaçlara göre yönetimEğitim+6
Hüseyin Gül
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1992
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında performans değerlendirme sisteminin uygulanabilirliği: Öğretmen ve yönetici görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ?İlköğretim okullarında Performans Değerlendirme Sisteminin Uygulanabilirliği?ni öğretmen ve yönetici görüşlerine dayalı olarak tespit etmektir. Günümüzde denetim kavramı değişmiş, ortaya konan performans önem kazanmıştır. Performansın yürürlükteki mevzuatla ne derece uyum ve verimlilik sağladığı dikkate alınmaktadır. Uygulanabilir çözüm önerileri getirecek şekilde içerik kazanmaktadır.Araştırma, İlköğretim okullarında performans değerlendirme sisteminin uygulanabilirliğini, öğretmen ve yönetici görüşleri ile incelemeyi esas almıştır. Denetim ister okul yöneticisi tarafından yapılsın isterse üst düzey yönetmen ve müfettişlerce yapılsın, denetimde tek amaç okulun etkililiğidir. Bu araştırma, performans değerlendirme sisteminin uygulanabilirliği hakkında yapılması gerekenlere dikkat çekmek bakımından önemlidir.Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Bunlardan ilki kişisel bilgiler formudur. Bu forma bağlı olarak öğretmenlere ve yöneticilere otuzar soruluk ?İlköğretim okullarındaki öğretmen ve yöneticilerin performans değerlendirme sisteminin uygulanabilirliği ile ilgili algıları? anketi uygulanmıştır. Araştırmada, tezin amaçlarına ulaşmak için İstanbul ilinde bulunan ve performans değerlendirme sisteminin daha önce uygulamasının yapıldığı toplam altı ilköğretim okulu belirlenmiştir. Toplanan verilerin istatistiksel çözümlenmesi, SPSS programından yararlanılarak yapılmış, gruplar arasındaki anlamlılık testlerinde p= 0.05 düzeyi esas alınmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma ve t-testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way Anova) kullanılmıştır.Çalışma bulguları, performans değerlendirme sisteminin uygulanabilir olduğunu ortaya koymaktadır. Öğretmenler kendi performanslarının öğrenciler, veliler ve meslektaşları tarafından değerlendirilmesinde bir sakınca görmemektedirler. Diğer taraftan, öğretmenlerin müfettişlerce denetlenmeleri ile performansları arasında anlamlı bir sonuç elde edilememiştir. Buna bağlı olarak öğretmenlerin müfettişler tarafından değerlendirilmesinin performansları ile ilişkili olmadığı söylenebilir.Araştırma bulgularına göre performans değerlendirme sisteminin uygulanabilir olduğu örneklemde ortaya çıkmıştır. Buna göre öğretmenler kendi performanslarının öğrenciler, veliler ve meslektaşları tarafından değerlendirilmesinde bir sakınca görmemektedirler.

EğitimEğitim denetimiEğitim kurumları+5
Banu Bilge Çelik Uyanıktürk
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, okul müdürlerinin sergiledikleri liderlik stilleri ile öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkiyi öğretmen görüşlerine göre incelemektir. Araştırmaya, Şırnak ili İdil ilçesindeki 37 ilköğretim okulunda görevli 272 öğretmen katılmıştır. Veriler, Çok Faktörlü Liderlik Anketi ve Minnesota İş Doyumu Anketi kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi aşamasında, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, dönüşümcü ve sürdürümcü liderlik stili ile içsel doyum arasında düşük, dışsal iş doyum arasında ise orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür. Buna karşın, serbestlik tanıyan liderlik stili ile içsel iş doyum arasında düşük ve dışsal iş doyumu arasında ise orta düzeyde negatif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Ümran Aslan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokullarda görevli öğretmenlerin örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi: Şahinbey / Gaziantep örneği

Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokullarda görevli öğretmenlerin örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık algılarının bazı demografik değişkenler açısından incelemektir. Bu araştırma, tarama modelinde betimsel çalışmadır. Çalışmanın örneklemini, Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan resmi ilkokul ve ortaokullarda görevli 400 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Örgütsel Adalet Ölçeği" ve "Örgüt Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri "ortalama", "standart sapma", "t-testi", "tek yönlü varyans analizi", "Post Hoc çoklu karşılaştırmalar testi" ve "Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı" ile çözümlenmiştir. Araştırmada, ilkokul ve ortaokullarda görevli öğretmenlerin örgütsel bağlılık alt boyutlarının "kararsızım" yani orta düzeyde, örgütsel adalet algıları alt boyutlarının ise "katılıyorum" yani iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Elde edilen verilerle, araştırmaya katılan öğretmenlerin değerlendirmelerinin, cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, hangi kademe öğretmeni olduğu ve bulundukları okulda hizmet süreleri değişkenlerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediği test edilmiştir. Araştırma kapsamında örgütsel bağlılık ve örgütsel adalet algıları boyutları ile demografik özelliklerin bazı noktalarında anlamlı ilişkiler bulunmuş ve yorumlanmıştır. İlkokul ve ortaokullarda görevli öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ve örgütsel bağlılıkları arasında pozitif, anlamlı ve orta derecede bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.

Adalet algısıOrtaokul öğretmenleriÖrgütsel adalet+4
Durdane Gök
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir akademik gelişim modeli tasarımı ve uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada yükseköğretim için işlevsel bir akademik gelişim modeline rehberlik edecek ilkelerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra geliştirilen ilkeler doğrultusunda akademik gelişim modeli tasarlayarak, tasarlanan modelin uygulanabilirliğini test etmek de hedeflenmiştir. Çalışma ülkemizde akademik gelişimin dünyada kabul edilen şekliyle kavramsallaştırıldığı ve bu alanda yapılan ilk uzamsal ve açımlayıcı araştırma olması nedeniyle önemli olduğu düşünülmektedir. Araştırmanın temelini oluşturduğu faydacı ve yorumlamacı paradigmaları gereği çalışmada Tasarım Tabanlı Araştırma (TTA) yaklaşımı benimsenmiştir. Çalışma kapsamında tasarlanan Akademik Gelişim Modeli (AGM) toplam iki defa uygulama, değerlendirme ve yeniden uygulama döngülerinden oluşan sürece tabi tutulmuştur. AGM'nin etkililiğini değerlendirme süreci katılımcı algıları, katılımcı öğrenmesi, kurumsal destek ve katılımcıların yeni bilgileri kullanma yeterliği gibi dört boyuta dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sürecinde nitel ve nicel veriler toplanmıştır. Veriler veri çeşitlemesi ilkelerine dayalı olarak toplanmıştır. Elde edilen nitel veriler betimsel ve içerik analizi, nicel veriler ise betimsel istatistik yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda akademik gelişim modeli tasarımına rehberlik edebilecek 10 ilke geliştirilmiştir. Bu ilkeler doğrultusunda bir akademik gelişim modeli taslağı da geliştirilmiştir. Bunun yanı sıra üniversitelerde akademik gelişimin başarısını etkileyen etmenler ortaya konulmuştur. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda politika yapıcılar, araştırmacılar ve uygulayıcılara öneriler geliştirilmiştir. Anahtar kelimeler: yükseköğretim, akademik geliĢim modeli, tasarım tabanlı araĢtırma

Akademik gelişim modeliAkademik kariyerAkademik yetkinlik+6
Lola Bulut
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullardaki stratejik planlama uygulamaları ve örgütsel iletişim arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; ilkokul öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda örgütsel iletişim ve stratejik planlama uygulamaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaçla öncelikle öğretmenlerin örgütsel iletişime ve stratejik planlama uygulamalarına ilişkin görüşleri; ardından öğretmen görüşlerinin kıdem, görev yapılan okuldaki çalışma süresi ve birlikte görev yaptığı okul müdürü ile çalışma süresi değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Son olarak ise örgütsel iletişim ve stratejik planlama uygulamaları arasındaki ilişkiye ve örgütsel iletişimin stratejik planlama uygulamalarını yordama gücüne bakılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ili merkez ilçelerindeki ilkokullarda görev yapan öğretmenler arasından basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilmiş 380 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri; ilkokullardaki stratejik planlama uygulamalarına ve örgütsel iletişime ilişkin ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin Analizinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi ve bağımsız örneklem T-testi uygulanmıştır. Stratejik planlama uygulamaları ile örgütsel iletişim arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı (r) hesaplanmış ve örgütsel iletişimin stratejik planlama uygulamalarını yordama gücünün belirlenebilmesi amacıyla doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; öğretmenlerin stratejik planlama uygulamalarına ve örgütsel iletişime ilişkin görüşlerinde kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmaktadır. Stratejik planlama uygulamaları ile örgütsel iletişim arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır ve örgütsel iletişim, okullardaki stratejik planlama uygulamalarının anlamlı bir yordayıcısıdır. Araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak; stratejik planlama uygulamalarının daha sağlıklı gerçekleştirilebilmesi için okul içindeki iletişim süreçlerinin güçlendirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel İletişim, Stratejik Planlama, İlkokullar

PlanlamaStratejik planlamaÖlçme-değerlendirme+5
Rukiye Ekici
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde iki dilli çocukların sosyal gelişimi

Küreselleşme, ekonomik sorunlar, savaşlar ve göçler gibi toplumsal olaylar günümüzde çok sayıda toplum ve kültürün bir arada yaşamasını gerektirmektedir. Ancak çeşitli nedenlerle çok kültürlü, çok dilli toplumsal yapı her zaman desteklenmemektedir. Bu da özellikle çocukların sosyal gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Araştırmanın amacı, iki dilli çocukların okul öncesi dönem sosyal gelişiminin araştırılmasıdır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Mardin/Artuklu ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'nda, 2014-2015 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan okul öncesi eğitimi veren öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan 5'li likert veri toplama aracı okul öncesi çocuklarda sosyal gelişim normları ve süreçleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Çalışmanın bulgularında okul öncesi dönemde iki dilli çocukların sosyal gelişiminin genel olarak olumlu algılandığı ve iki dilli olmanın özellikle yetişkinlerle olan iletişime dair sosyal gelişimi olumsuz etkilediği saptanmıştır. Sonuç olarak iki dili çocukların sosyal gelişimlerinin yetkililerin ve araştırmacıların araştırma ve uygulamalarında dikkate alması gereken önemli bir konudur. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, İki Dillilik, Sosyal Gelişim, İletişim Becerileri, Davranışsal Gelişim, Grup İçi Gelişim

Mine Ayanoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2015
11
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin liderliktarzları ile öğretmenlerin tükenmişlikleri arasındakiilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin liderlik tarzları ile öğretmenlerin tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkiyi ve birbirini etkileme düzeyini belirlemekte araştırmanın amaçlarındandır. Bu araştırma, tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik taşımaktadır. Araştırmada değişkenler arasında doğrusal bir ilişkinin olup olmadığı korelasyon katsayısı ile ölçülmüştür. Daha sonra çalışmanın alt problemleri regresyon ve hiyerarşik regresyon kullanılarak test edilmiştir. Demografik değişkenlere ilişkin verilerin analizinde bağımsız t testi ve tek yönlü varyans analizi (Anova) testleri kullanılmıştır. Analiz sonucunda değişkenler arasında farklılığın nereden kaynaklandığını belirlemek amacıyla Tukey HSD testi yapılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Hatay İli Antakya, Defne ve Yayladağı İlçelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Evrende yer alan sınıf öğretmenlerinden basit tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilmiş 298 sınıf öğretmeni bu araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin kişisel bilgilerini tespit etmek için "Kişisel Bilgiler Formu" kullanılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin görüşlerini belirlemek için Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada liderlik tarzı ölçeğinin dönüşümcü liderlik alt boyutu ile tükenmişlik ölçeğinin duygusal tükenmişlik ve kişisel başarıda azalma boyutları arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada öğretmenlerin mezuniyet durumları ve cinsiyet değişkenlerine göre alt ölçeklere verdikleri cevaplar arasında anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Tükenmişlik, Okul Müdürü, Öğretmen

Selva Karaca Akgöl
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Özel Türk ilköğretim okullarında halkla ilişkiler etkinliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı; özel Türk ilköğretim okullarında halkla ilişkileretkinliklerinin incelenmesidir. Halkla ilişkiler etkinliklerini uygularken yöneticilerin vegörevlilerin üstlendiği rolleri, halkla kurulan iletişimi güçlendirmek için kullanılaniletişim yollarını, okulda halkla ilişkiler programını etkili olarak uygulayabilmek içingereken etkinliklerin yapılıp yapılmadığını ve halkla ilişkilerin verimliliğini ölçmek içingereken yöntemlerin uygulanıp uygulanmadığını incelemek alt amaçlarıoluşturmaktadır. Ayrıca halkla ilişkiler etkinliklerinin; okulun öğrenci sayısı, buetkinlikler için ayrılan okul bütçesi, etkinlikleri hangi birimin uyguladığı, birimdeçalışan kişi sayısı ve çalışan kişilerin mezun olduğu bölüm gibi değişkenlere görefarklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada tarama modeli kullanılmış, alan yazın taraması, internet ve anketveri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Kullanılan anket formu ngilizcedenTürkçe'ye uyarlanmış ve 297 öğretmene uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen verileraritmetik ortalama, standart sapma, Anova, Kruskal Wallis-H testi, Post-hoc gibiteknikler kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulgularında öğretmenler; yöneticiler ve diğer çalışanların halklailişkiler rollerini gerçekleştirme konusunda ( x = 3.24), okulun halkla kurulan iletişimigüçlendirmek için medya ve iletişim araçlarını kullanmaları konusunda ( x = 3.16), etkilihalkla ilişkiler programı için gereken etkinliklerin yapılması konusunda ( x = 3.35) vehalkla ilişkilerin verimliliğini ölçme etkinlikleri konusunda ( x = 3.02) ?kararsızım?cevabını vermiştir.Bununla birlikte, araştırma bulgularında, halkla ilişkiler ölçeği puanlarının;okulun öğrenci sayısı, halkla ilişkiler bütçesi, halkla ilişkilerden sorumlu olan birim,halkla ilişkiler biriminde çalışan kişi sayısı, birimde çalışanların mezun olduğu bölümdeğişkenlerine göre farklılaştığı yani aritmetik ortalamalar arasındaki farkın istatistikselolarak anlamlı olduğu ortaya çıkmıştır. Etkinliklerin gerçekleştirilmesinde; puanlaröğrenci sayısı fazla olanlar, halkla ilişkiler etkinliklerine yüksek bütçe ayıranlar, halklailişkiler biriminde dört kişi çalıştıranlar, halkla ilişkiler birimi olanlar ve son olarakhalkla ilişkiler etkinliklerini halkla ilişkiler bölümünden mezun olan kişilerin yürüttüğüokullar lehine olmuştur.ii

Seda Zeynep Kılıç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu lisleri ve genel liselerde görevli öğretmenlerin performans değerlendirmesine yönelik algıları (İstanbul ili Büyükçekmece ilçesi örneği)

Bu araştırmada, stanbul li Büyükçekmece lçesi sınırları içinde bulunan genelliseler ile Anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin, performansdeğerlendirmesine ilişkin algılarının belirlenmesi konusu ele alınmıştır. Milli EğitimBakanlığınca son yıllarda başlatılan çalışmalara göre, öğretmen performansınındeğerlendirmesi sürecine öğrenci, veli, zümre öğretmeni ve yöneticinin katılımlarınınsağlanması hedeflenmektedir. Çoklu veri kaynakları yoluyla öğretmen performansınındeğerlendirilmesine yönelik öğretmen algılarının belirlenmesi bu çalışmanın temelamacıdır.Tarama modeline göre yapılan araştırmanın verilerini elde etmek için beşbölümden oluşan ölçek kullanılmıştır. Veri toplama aracı Büyükçekmece ilçesisınırlarında bulunan on genel lisesinde görevli 213 ve iki Anadolu lisesinde görevli 41öğretmen olmak üzere toplam 254 öğretmene uygulanmıştır.Araştırmaya göre , öğretmenlerin çoklu veri kaynakları yoluylaperformanslarının değerlendirilmesine yönelik algıları olumludur ve genelde?katılıyorum? aralığındadır.Öğretmenlerin performans kriterlerine ilişkin algılarında cinsiyet, kendialanı ile ilgili hizmetiçi eğitim alıp almama, medeni durum, yaş, kıdem, bitirilen okulve okul türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Diğer yandan?performans değerlendirme ile ilgili hizmetiçi eğitime katılıp katılmama? değişkeninegöre veli, zümre öğretmeni ve yönetici boyutlarında anlamlı farklılık belirlenmiştir.Benzer biçimde, ?performans değerlendirme ile ilgili kitap okuyup okumama?değişkenine göre, öğrenci, veli ve yönetici boyutlarında anlamlı farklılık belirlenmiştir.iiiii

Nihal Cihantimur
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin toplumsal liderlik yeterliklerinin belirlenmesi (Bakırköy örneği)

ivÖZETEğitim sisteminin yapı ve işleyişteki yetersizliklerini aşabilmesi için, liderlikyeterlikleri gelişmiş okul yöneticilerinin varlığı zorunludur. Özellikle son yıllardayaşanan ekonomik ve toplumsal gelişmelerin etkisiyle okul çevresindeki değişmeler,bilim ve teknolojinin gelişmesiyle insan ihtiyaçlarının değişmesi, eğitimcileri vedolayısıyla okul yöneticilerini daha duyarlı olmaya zorlamaktadır. Son yıllarda ailelerinve çeşitli toplumsal kurumların eğitimin finansmanını yüklenmek zorunda kalması,eğitime ve okullara daha fazla müdahale etme hakkını kendinde görmelerine yolaçmıştır. Bu durum okulun veliler ve diğer toplumsal kurumlarla iyi ilişkiler kurmasını,onlarla işbirliğine gitmesini, okulun karar süreçlerine onları da katmasınıgerektirmektedir. Ayrıca okul yöneticisinin okul toplumunu oluşturan öğretmenler vediğer görevlilere liderlik yaparak yeni gelişmelerden onları haberdar etmesi, kapsamlıbir okul-aile programı hazırlayarak planlı bir gelişim sağlaması gerekmektedir. Bu iseokul müdürünün toplumsal liderlik alanında yeterliğini geliştirmesiyle olanaklıdır.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu müdürlerinin toplumsal liderlikyeterliklerini belirlemek; müdür, öğretmen ve veli algılarıyla okul müdürlerinintoplumsal liderlik yeterliklerinin bilgi ve davranış boyutlarını ortaya çıkarmak; cinsiyet,mesleki kıdem, müdürlükteki kıdemi, öğrenim düzeyi ve okul büyüklüğü değişkenlerinegöre ilköğretim okulu müdürlerinin toplumsal liderlik yeterlikleri arasında anlamlı farkolup olmadığını incelemektir.Araştırmada çalışma evreni olarak Bakırköy ilçesi ilköğretim okulu müdürlerialınmıştır. Öğretmenler ve veliler için ise örneklem alınmıştır. İlçede bulunan 27ilköğretim okulu müdürünün tamamı, her okulun öğretmen sayısının üçte biri oranındaöğretmen ile öğretmen sayısı kadar da veli araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmadatarama modeli kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre toplumsal liderliğin bilgi boyutunda müdürler( × =4,70), öğretmenler müdürleri ( × =4,14), veliler isekendilerini çok yüksek( × =4,22) ortalamalarla yüksek algılamışlardır. Davranış boyutunda ise bilgi boyutunagöre düşük olmakla beraber müdürler kendilerini yüksek ( × =4,33), öğretmenlermüdürleri ( × =3,90), veliler ise ( × =4,05) ortalamalarla yüksek algılamışlardır.ivvİlköğretim okulu müdürlerinin bilgi boyutunda toplumsal liderlik yeterliklerikaynak gruplar tarafından farklı düzeylerde algılanmıştır. Müdürler bilgi boyutundakendilerinin toplumsal liderlik yeterliklerini öğretmen ve velilerden farklı olarak dahaolumlu bulmaktadır. Veli ve öğretmen algılamaları arasında fark yoktur.İlköğretim okulu müdürlerinin davranış boyutunda toplumsal liderlik yeterlikleri,kaynak gruplar tarafından farklı düzeylerde algılanmıştır. Veliler, okul müdürlerinindavranış boyutunda toplumsal liderlik yeterliklerini öğretmenlere göre daha yüksekolarak algılamışlardır.Bilgi boyutunda okul müdürlerinin toplumsal liderlik yeterliklerinin öğretmenler veveliler tarafından algılanması, müdürlerin mesleki kıdemi, müdürlükteki kıdemi,öğrenim düzeyi ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılaşmaktadır.Davranış boyutunda okul müdürlerinin toplumsal liderlik yeterliklerininöğretmenler ve veliler tarafından algılanması, müdürlerin mesleki kıdemi, müdürlüktekikıdemi, öğrenim düzeyi değişkenlerine göre farklılaşmaktadır.v

Veli Doğan
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okul öğretmenlerinin çatışma yaklaşımları ile çatışmayı yönetme stilleri

Songül Kılıç?Özel Okul Öğretmenlerinin Çatışma Yaklaşımları ile Çatışmayı Yönetme Stilleri?ÖZETBu araştırmanın genel amacı; özel okul öğretmenlerinin çatışma yaklaşımları ileçatışmayı yönetme stillerini demografik değişkenler açısından belirlemek ve özel okulöğretmenlerinin çatışma yaklaşımları ile çatışma yönetimi sürecinde kullandıkları stillerarasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ortaya koymaktır.Araştırmanın verileri, stanbul ili özel vakıf ve kurucu okullarında çalışanöğretmenlerden oluşan toplam 352 kişilik örneklem grubuna anket uygulanaraktoplanmıştır. Araştırmada 3 anket formu kullanılmıştır. Bunlardan birincisi,öğretmenlerin bireysel özelliklerini belirlemek için beş sorudan oluşan bir formdur.Öğretmenlerin çatışma yönetimi stillerine ilişkin veri toplamak için kısa adı ROCI IIolan ?Rahim Örgütsel Çatışma Ölçeği-II? (FORM A) adlı anket formu kullanılmıştır.Araştırmada kullanılan üçüncü anket formu ise, öğretmenlerin çatışma yaklaşımlarınıortaya çıkarmak için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Çatışmaya lişkin YaklaşımlarıBelirleme Ölçeği?dir. Elde edilen veriler yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA, LSD testi ve Pearson Korelasyon Katsayısı gibi istatistiksel tekniklerkullanılarak çözümlenmiş, yorumlanmış ve raporlaştırılmıştır.Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir: (1) Özel kurucu ve vakıf okullarındagörev yapan öğretmenlerin yarısından fazlasının geleneksel yaklaşımıbenimsemedikleri; modern yaklaşıma ise daha yakın oldukları ortaya çıkmıştır. (2)Öğretmenlerin çatışma yaklaşımları arasında yaş ve görev yapılan kademe değişkenleriaçısından istatistiksel bakımından .05 düzeyinde anlamlı farklılıklar vardır. (3) Özelkurucu ve vakıf okullarında görev yapan öğretmenlerin en sık kullandıkları stiller;tümleştirme ve uzlaşma, sonra sırasıyla ödün verme ve kaçınma; en az ise hükmetmestilidir. (4) Öğretmenlerin kullandıkları çatışma yönetim stilleri arasında cinsiyet, yaş,mezun olunan okul, meslekteki toplam hizmet süresi ve görev yapılan kademedeğişkenleri açısından istatistiksel bakımından .05 düzeyinde anlamlı farklılıklar vardır.(5) Özel kurucu okullarındaki öğretmenlerin çatışma yaklaşımları ile çatışmalarıivyönetmede kullandıkları stiller arasında istatistiksel bakımdan anlamlı herhangi bir ilişkiyoktur. (6) Özel vakıf okullarındaki öğretmenlerin çatışma yaklaşımları ile tümleştirmeve hükmetme stilleri arasında istatistiksel bakımından .05 düzeyinde olumsuz; ödünverme ve kaçınma stilleri arasında istatistiksel bakımından .01 düzeyinde olumsuz birilişki vardır.v

Songül Kılıç
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin karara katılma durumları

Müge GÜRKAN?Mesleki ve Teknik Eğitim Kurumlarında Görev Yapan Öğretmenlerin Karara KatılmaDurumları?ÖZETBu araştırmanın genel amacı, Mesleki ve Teknik Eğitim kurumlarında görevyapan öğretmenlerin okul düzeyinde alınmakta olan kararlara katılma durumları veisteklerine ilişkin algılarını tespit ederek; bu algıların öğretmenlerin bireyseldeğişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır.Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada, öğretmenlerinbireysel özelliklerini belirlemek için beş sorudan oluşan bir form; kararlara katılmadurumlarını ve kararlara katılma isteklerini ilişkin veri toplamak için ise Form A veForm B'den oluşan ?Kararlara Katılma Anketi? kullanılmıştır. Anket formları toplam531 öğretmene uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler aritmetik ortalama,yüzde, standart sapma, t-testi, ANOVA ve LSD testi gibi teknikler kullanılarak analizedilmiştir.Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:• Öğretmenler okul düzeyinde alınmakta olan kararlara çok az katılmaktadırlar.• Öğretmenler okul düzeyinde alınmakta olan kararlara katılmayı çokistemektedirler.• Öğretmenler okul düzeyinde alınmakta olan kararlara katıldıklarından dahafazla katılmak istemektedirler.• Öğretmenler okul düzeyinde alınmakta olan öğretimsel kararlara yönetimselkararlardan daha fazla katılmaktadırlar.• Öğretmenler okul düzeyinde alınmakta olan öğretimsel kararlara yönetimselkararlardan daha fazla katılmak istemektedirler.• Öğretmenlerin okul düzeyinde alınmakta olan kararlara katılma durumları ileilgili algıları; cinsiyet, mesleki kıdem, okul kıdemi ve okul türü değişkenlerinegöre anlamlı farklılık göstermektedir.• Öğretmenlerin okul düzeyinde alınmakta olan kararlara katılma istekleri ileilgili algıları; cinsiyet ve okul türü değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir.

Müge Gürkan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Megep kapsamına alınan öğrenciler ile alınmayan öğrencilerin başarı düzeyleri ile başarısızlık nedenlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, mesleki ve teknik okulların dokuzuncu sınıf öğrencilerinden MEGEP kapsamına alınan öğrenciler ile proje kapsamına alınmayan, aynı bölümdeki mesleki teknik eğitim öğrencilerinin, başarılarını etkileyen nedenler dikkate alındığında, başarı düzeyleri arasında, izledikleri programa göre anlamlı bir fark olup olmadığını ortaya koymaktır.Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Öğrencilerin başarı durumlarını etkileyen nedenlerin belirlenmesi için "Başarısızlık Nedenleri Anketi" kullanılmıştır. Anket formları toplam 654 öğrenciye uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin başarı düzeylerinin karşılaştırılması için de, ortak derslere göre, yılsonu başarı notları değerlendirmeye alınmıştır. Anketlerden ve yılsonu başarı notlarından elde edilen veriler Mann Whitney U Testi kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir:? Araç Yapımı ve Tamiri alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, mesleki teknik eğitimin ders saatinin ve sayısının fazlalığından kaynaklı birkaç durumla ilgili anlamlı fark vardır. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumları arasında anlamlı fark yoktur.? Elektrik Elektronik Teknolojisi alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, öğrenci gruplarına göre anlamlı fark yoktur. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumları bakımından, MEGEP öğrencileri MTE öğrencilerine göre daha başarılıdır.? Gaz ve Tesisat Teknolojisi alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, öğrenci gruplarına göre anlamlı fark yoktur. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumları arasında anlamlı fark yoktur.? Giyim Üretim Teknolojisi alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, öğrenci gruplarına göre anlamlı fark yoktur. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumları bakımından, MEGEP öğrencileri MTE öğrencilerine göre daha başarılıdır.? İnşaat Teknolojisi alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, öğrenci gruplarına göre anlamlı fark yoktur. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumları arasında anlamlı fark yoktur.? Kuyumculuk alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, öğrenci gruplarına göre anlamlı fark yoktur. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumları bakımından, MEGEP öğrencileri MTE öğrencilerine göre daha başarılıdır.? Makine Teknolojisi alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, öğrenci gruplarına göre anlamlı fark yoktur. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumlan bakımından, MEGEP öğrencileri MTE öğrencilerine göre daha başarılıdır.? Metal Teknolojisi alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, öğrenci gruplarına göre, rehberlik eksikliğinden ve MEGEP öğrencilerinin yetersizliklerinden kaynaklı olarak birkaç durumla ilgili anlamlı fark vardır. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumları arasında anlamlı fark yoktur.? Yiyecek İçecek Hizmetleri alanında, uygulanan sistem dışında, öğrenci başarılarını etkileyen nedenler bakımından, MEGEP öğrencilerinin yetersizliklerinden kaynaklı olarak birkaç durumla ilgili anlamlı fark vardır. Bu alanda, öğrenci gruplarının aldıkları ortak dersler değerlendirildiğinde, yılsonu başarı durumlan arasında anlamlı fark yoktur.

Kadir Kükcü
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programına devam eden öğrencilerin bu programa ilişkin görüşleri nelerdir?

Öğretmenlik mesleğinin önemi herkes tarafından bilinmektedir. Bu derece önemli olan bu mesleği yapacak kişilerin nasıl yetiştirildiği de önem kazanmaktadır. Ülkemizde Öğretmen olabilmek için eğitim fakülteleri bünyesinde açılan programlardan mezun olmak ya da, eğitim fakültesi dışındaki bölümlerden mezun olup ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek programını tamamlamak gerekmektedir. Bu da bu programların önemini arttırmaktadır.Bu araştırmada İstanbul ilinde ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programına devam eden Öğrencilerin, bu programa ilişkin görüşleri araştınlmış ve bu görüşlerin hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği belirlenmeye çalışılmıştır, Araştırmada İstanbul İlinde bu programın açıldığı üç üniversiteden (Yıldız Teknik, Marmara ve İstanbul) yansız örneklem yolu ile öğrenciler seçilmiş ve hazırlanmış olan anket uygulanmıştır. Toplam 195 öğrenciye anket uygırlanrmştır.Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılıp SPSS 14,0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin bu programa ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır.Öğrencilerin bu tezsiz yüksek lisans programına yönelik görüşleri, öğrencinin ailesinde eğitimci olmasına, öğrencinin mezun olduğu lise türüne, öğrencinin devam ettiği bu tezsiz yüksek lisans programının hangi üniversitede verildiğine göre ve öğrencinin Öğretmenlik alanına göre farklılıklar göstermektedir.Anahtar KelimelerEğitim, Ortaöğretim, Alan Öğretmenliği, Öğretmen Yetiştirme, Tezsiz Yüksek Lisans

Hidayet Tambağ
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim müfettişlerinin rol ve davranış boyutu kapsamındaki mesleki etik ilkelere uyma düzeyleri konusundaki ilköğretim müfettişlerinin ve öğretmenlerinin algıları

Bu arastırma, ilkögretim müfettislerinin rol ve davranıs boyutu kapsamındaki mesleki etik ilkelere uyma düzeyleri konusundaki ilkögretim müfettislerinin ve ögretmenlerinin algılarını belirlemek amacıyla yapılmıstır. Arastırma tarama modeli ile yapılmıstır. Arastırmanın çalısma evrini İstanbul ili Anadolu bölümüdür. Arastırmanın iki çalısma grubu bulunmaktadır. Birinci çalısma grubunu Türk Egitim Sisteminin denetim alt sisteminde görev yapan ilkögretim müfettisleri olusturmaktadır. İstanbul ili Anadolu bölümünde görev yapmakta olan ilkögretim müfettislerinin tamamı arastırmaya alınmıstır. Veri toplama aracı olarak tutum ölçer (24 madde) kullanılmıstır. Toplam 130 tutumölçerden 128'i degerlendirmeye alınmıstır. İkinci çalısma grubunu ise, İstanbul ili Anadolu bölümünde bulunan ve Milli Egitim Bakanlıgı'na baglı resmi ilkögretim okulu sayısı en fazla olan 3 merkez ilçe (Kadıköy, Ümraniye, Pendik) ile okul sayısı en az olan 3 merkez ilçede (Tuzla, Sultanbeyli, Kartal) yer alan 36 ilkögretim okulunda çalısan ögretmenler olusturmaktadır. Merkez dısında kalan Sile ilçelesi ile okul sayısı çok az olan Adalar, bu çalısmanın evrenine alınmamıstır. Veri toplama aracı olarak aynı tutum ölçer kullanılmıstır. Bu alt evrene toplam 662 tutum ölçer uygulanmıstır. Tutum ölçerlerin 481 tanesi degerlendirmeye alınmıstır. Toplanan verilerin analizinde sıklık tabloları, merkezi ve yaygınlık ölçüleri ile degiskenlerin ikili gruplamasında bagımsız gruplarda t-testi, üç veya daha çok gruplamada ise (ANOVA) tek yönlü varyans analizi yöntemi kullanılmıstır. Tek yönlü varyans analizi ile bulunan farklılıkların hangi yönde oldugunu tespit etmek için Post- Hoc Tukey testi kullanılmıstır. Arastırmanın bulgularına göre; müfettisler, meslektaslarının etik ilkelere uyma düzeylerinin her iki boyuta iliskin olarak ve genel olarak ?çok? oldugunu düsünmektedirler. Ögretmenler, ilkögretim müfettislerinin etik ilkelere uyma düzeylerinin her iki boyuta iliskin olarak ve genel olarak ?orta? düzeyde oldugunu düsünmektedirler. Ögretmenler, ilkögretim müfettislerinin rol boyutundaki etik ilkelere uyma düzeylerinin, davranıs boyutundakilere uyma düzeylerinden daha fazla oldugunu belirtmislerdir. İlkögretim müfettisleri, meslektaslarının rol ve davranıs boyutları kapsamında yer alan mesleki etik ilkelere uyduklarını ifade ederken, ögretmenler daha az uyduklarını ifade etmislerdir. İlkögretim müfettisleri ve ögretmenlerin algılarında davranıs ve rol boyutunu olusturan tüm maddeler göreve göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermistir . Ögretmenlerin, ilkögretim müfettislerinin rol ve davranıs boyutlarındaki mesleki etik ilkelere uyma düzeylerine iliskin algıları ile kisisel degiskenlerden cinsiyet arasında anlamlı bir fark çıkmamıstır. Buna karsın kıdem ve brans degiskeni açısından anlamlı farklılıklar saptanmıstır. İlkögretim müfettislerinin, meslektaslarının rol ve davranıs boyutlarındaki mesleki etik ilkelere uyma düzeylerine iliskin algıları ile kisisel degiskenlerden cinsiyet arasında anlamlı bir fark çıkmamıstır. Ancak kıdem degiskenine göre anlamlı bir farklılık saptanmıstır.

Eylem Dutağacı İşlek
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin demografik değişkenler ve kişilik özellikleri ile çatışma yönetimi stili tercihleri arasındaki farklılıklar ve ilişkiler

Çatısma gerek bireysel gerekse örgütsel hayatın kaçınılmaz bir gerçeği olarak görülmektedir. Çatısmanın olumsuz olduğu kadar olumlu sonuçları da vardır. Çatısmanın sonuçlarının olumlu ya da olumsuz olması onun kaynağının doğru bir biçimde anlasılması ve çatısmanın uygun yöntemlerle ele alınmasına bağlıdır. Örgütlerde ve özelliklede insan öğesinin ön planda olduğu eğitim örgütlerinde çatısmanın doğru analiz edilebilmesi ve iyi yönetilebilmesi için insanı ve onun davranıslarına yön veren kisilik özelliklerini tanımanın, çatısma yöneticisi için oldukça önemli olduğu söylenebilir. Bu arastırmada, ilköğretim okulu müdürlerinin Rahim Örgütsel Çatısma Envanteri ile ölçülen bes bireylerarası çatısma yönetimi stili tercihleri ile 16 PF Kisilik Envanteri ile ölçülen kisilik özellikleri arasındaki iliskinin ortaya çıkarılması amaçlanmıstır. Ayrıca okul müdürlerinin kullandıkları çatısma yönetimi stilleri ile demografik özellikler arasındaki iliskinin ortaya çıkarılması arastırmanın diğer bir amacını olusturmaktadır. Arastırmanın verileri ?stanbul ili Fatih ilçesi sınırları içinde bulunan 44 ilköğretim okulu müdürüne anket uygulaması yoluyla elde edilmistir. Anketlerden elde edilen veriler aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve korelasyon teknikleri ile analiz edilmistir. Arastırma sonucunda okul müdürlerinin çatısma yönetimi stillerini kullanma dereceleri arasında okul büyüklüğü, mezun olunan okul türü, yas, mesleki kıdem ve yöneticilik kıdemi değiskenleri açısından anlamlı fark olduğu görülmüstür.Çatısma yönetimi stillerinden tümlestirme, kaçınma ve uzlasma stilleri ile 16 PF birincil faktörlerinden baskınlık, canlılık, ketumluluk, duyarlılık, değisime açıklık, canlılık ve strese tolerans arasında da orta derecede ve istatistiksel açıdan anlamlı iliskiler bulunmustur. Ayrıca çatısma yönetimi stillerinden tümlestirme, kaçınma ve hükmetme stilleri ile 16 PF global faktörlerinden dısadönüklük, bağımsızlık ve endise düzeyi arasında orta derecede ve istatistiksel açıdan anlamlı iliskiler bulunmustur.

Yavuz Oğuz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu müdürlerinin etik davranışları

Bu arastırmanın genel amacı resmi ilköğretim okulu müdürlerinin etik ilkelere ne derecede uygun davrandıklarının belirlenmesidir. Bu amaçla ilköğretim okulu müdürlerinin, öğretmenlerinin ve ilköğretim müfettislerinin algılarına basvurulmustur. Arastırmanın evrenini ?stanbul ili Avrupa yakasındaki resmi ilköğretim okulları olusturmaktadır. Arastırmanın örneklemine Avrupa yakasındaki 19 ilçeden toplamda 31 okul yansız seçim yoluyla belirlenmistir. Öğretmen ve müfettisler için örnekleme yapılmamıs, bu okullarda görev yapan tüm öğretmenler ve Avrupa yakasında görev yapan ilköğretim müfettisleri arastırmaya dahil edilmistir. Arastırmaya 559 öğretmen, 106 müfettis ve 31 müdür olmak üzere toplamda 696 kisi katılmıstır. Veri toplama aracı olarak Aydın(1997)'ın gelistirdiği eğitim yöneticileri etik ilkeler anketi kullanılmıstır. Ankette arastırmaya katılanlardan okul müdürünün uyması gereken 79 etik ilkeye ne derecede uygun davrandıklarını belirtmeleri istenmistir. Ankette öğretmenler beraber çalıstıkları müdürü, müdürler kendilerini, müfettisler de görev yaptıkları yerlerdeki müdürleri değerlendirmislerdir. Arastırmada elde edilen verilerin analizi için SPSS-11.5 paket programı kullanılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde ise standart sapma, frekans, yüzde ve aritmetik ortalamalardan yararlanılmıstır. Görev, yas ve kıdem değiskenlerine göre farklılıkları tespit etmek amacıyla T testi, varyans analizi ve LSD testi yapılmıstır. Arastırma sonucuna göre öğretmenler okul müdürlerinin müdürlük yaparken etik ilkelere uygun davrandıklarını algılamaktadırlar. Öğretmenler, okul müdürlerinin en çok saygı boyutundaki etik ilkelere uygun davrandıklarını belirtirken, en az hosgörü boyutundaki etik ilkelere uygun davrandıklarını belirtmektedirler. Müdürler, kendilerini tüm etik ilkelere uygun davrandıkları seklinde algılamaktadırlar. Müfettisler ise müdürler ve öğretmenlerden farklı olarak müdürlerin etik ilkelere uygun davrandıkları görüsüne az katılmaktadırlar. Müfettisler, okul müdürlerinin en çok saygı boyutundaki etik ilkelere uygun davrandıklarını belirtirken, en az dürüstlük boyutundaki etik ilkelere uygun davrandıklarını algılamıslardır. Buna göre müdürlerin etik ilkelere uygun davrandıkları görüsüne en az katılan grup müfettis grubu olmustur. Yas değiskenine göre her üç grupta da anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Kıdem değiskenine göre müdürlerin algılarında anlamlı fark bulunmazken öğretmen ve müfettislerin algılarında anlamlı farklılıklar bulunmustur. Meslekte yeni olan öğretmenler ile müfettisler daha kıdemli olanlara göre müdürlerin etik ilkelere daha çok uygun davrandıklarını belirtmektedirler.

Etik
Çetin Erdoğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim müfettişlerinin çağdaş eğitim denetimi ilkelerine ve kliniksel denetime yönelik davranışlarına ilişkin öğretmen algıları

Bu arastırmanın genel amacı ?lköğretim Müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine ve Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının neler olduğunu belirleyerek; bu algıların arastırmaya katılanların kisisel değiskenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediklerini ortaya koymaktır. Arastırmanın evreni ?stanbul ili Avrupa Bölümü ?lköğretim okullarında çalısmakta olan öğretmenlerden olusmaktadır. Arastırmanın örneklemini, okul büyüklüğü göz önünde bulundurularak, random yoluyla belirlenen toplam bes ilçeden 30 resmi ilköğretim okulu olusturmustur. Arastırmaya 634 öğretmen katılmıstır. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkeleri ve Kliniksel Denetime yönelik davranıslarını ölçmek amacıyla arastırmacı tarafından gelistirilen anket kullanılmıstır. Anketlerden elde edilen verilerin çözümlenmesinde standart sapma, frekans, yüzde ve aritmetik ortalamalardan yararlanılmıstır. Cinsiyet, öğrenim durumu, kıdem ve okul büyüklüğü (okulda çalısan öğretmen sayısı) değiskenlerine göre farklılıkları test etmek amacıyla ise T testi, Anova ve Post Hoc testlerden yararlanılmıstır. Arastırma sonucunda elde edilen bulgular söyledir: 1. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının genel aritmetik ortalaması ( X =2,85) ?biraz katılıyorum? düzeyindedir. 2. ?lköğretim müfettislerinin Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının genel aritmetik ortalaması ise ( X =2,92) puanla aynı sekilde ?biraz katılıyorum? düzeyindedir. 3. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkeleri ile Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algıları karsılastırıldığında her iki boyut arasında istatiksel olarak p<.05 düzeyinde anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin Kliniksel Denetime yönelik algıları Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine iliskin algılarına göre daha olumludur. 4. ?lköğretim müfettislerinin Çağdas Eğitim Denetimi ?lkelerine yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının cinsiyet, öğrenim durumu ve okul büyüklüğü değiskenlerine göre farklılık göstermediği ancak kıdem yönünden öğretmenlerin algıları arasında .05 düzeyinde anlamlı bir fark olduğu saptanmıstır. 5. ?lköğretim müfettislerinin Kliniksel Denetime yönelik davranıslarına iliskin öğretmen algılarının cinsiyet, öğrenim durumu, kıdem ve okul büyüklüğü değiskenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüstür.

Emine Kunduz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okul müdürlerinin deprem ile ilgili kriz yönetimine ilişkin yeterlikleri

Çagın gereklerine uyum saglayabilecek okulların olusturulması belirli yeterlilikleri kazanmıs ve gelismeye sürekli açık okul yöneticileri sayesinde gerçeklesebilecektir. Türkiye gibi deprem kusagında yer alan ülkelerin yöneticileri, bir yandan 21. yüzyılın egitim sistemine uyum saglamaya çalısırken bir yandan da okullarını daha güvenli hale getirebilmek için çalısmak zorundadırlar. Okulların depreme hazırlıklı olmalarında, okul yöneticilerinin kriz yönetimine proaktif yaklasmaları; kriz yönetimi sürecinde planlama, örgütleme, iletisim, koordinasyon yeterliklerine sahip olması gerekmektedir. Bu arastırmanın genel amacı; okul müdürlerinin kriz yönetiminde planlama, örgütleme, koordinasyon, iletisim yeterliklerini demografik degiskenlere göre incelemektir. Arastırmada tarama modeli kullanılmıstır, veri toplamak için bir anket ve bir ölçekten faydalanılmıstır. lgili literatür tarandıktan sonra, arastırmanın anket ve ölçegi, arastırmacı tarafından gelistirilmistir. Veri toplama aracı, stanbul'da resmî lkögretim okullarında görevli olan 277 okul yöneticisine, 1894 ögretmene uygulanmıstır. Arastırmadan elde edilen veriler, aritmetik ortalama, standart sapma, Anova, Pearson Korelasyon Katsayısı gibi teknikler kullanılarak analiz edilmistir. Arastırma verilerine göre okul yöneticilerinin yönetim süreçlerinden planlama, örgütleme, iletisim ve koordinasyon boyutlarında kendilerini ögretmenlerin degerlendirmesine göre, daha yeterli görmektedirler (N=277; x:17,83; S:5,93). Arastırmaya katılan yöneticilerin yönetim süreçlerinden planlama, örgütleme, iletisim, ve koordinasyon boyutlarında yeterliligi cinsiyet degiskenine göre incelendiginde, bayan yönetici ile erkek yönetici arasında anlamlı bir farklılıgın olmadıgı görülmüstür ( t = -0,111; p>.05). Arastırmaya katılan egitim enstitüsü veya ön lisans mezunu olan yöneticilerin planlama, örgütleme, koordinasyon iletisim, süreçlerinde kendilerini diger ögrenim gruplarına göre daha yeterli gördükleri bulunmustur. 21 ve üstü kıdemi olan ögretmenlerin, okul yöneticilerini planlama, örgütleme, koordinasyon, iletisim ve boyutlarında yeterli algıladıkları görülmüstür.

DepremPlanlamaYönetim
Selminaz Adıgüzel
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
11
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alınan kararlara katılma derece ve isteklerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın genel amacı; İstanbul İli Bahçelievler İlçesi resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alman kararlara katılma derece ve isteklerini belirlemek, öğretmenlerin bireysel özelliklerine göre katılma derece ve istekleri arasında fark olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma evrenini İstanbul İli Bahçelievler İlçesi'ndeki toplam 35 resmi ilköğretim okulunda çalışan 1940 öğretmen oluşturmaktadır. Evreni oluşturan 35 okulda çalışan öğretmenlerin %25'i ran-dom yoluyla belirlenerek anket uygulanmıştır. Ek listede sunulan Bahçelievler ilçesindeki resmi ilköğretim okullara gidilerek toplam öğretmen sayılarının %25'ine anketler dağıtılarak uygulanmıştır. Anketle elde edilen verilerin çözümlenmesinde istatistiksel teknikler olarak aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi ve TUKEY HSD testi uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları şöyle özetlenebilir: 1. Öğretmenler, genel olarak eğitim öğretim ile ilgili kurul konularına katıldıklarını, para ile ilgili konulara katılmadıklarını belirtmektedirler. Yine aynı şekilde katılmak istedikleri kurul kararları arasında eğitim öğretim ile ilgili kurul konularının olduğu, para ile ilgili konulara katılmak istemedikleri görülmektedir. 2- Öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alınan kararlara katılma dereceleri ve katılma istekleri arasında anlamlı bir farklılık vardır. 3. Cinsiyete göre erkek ve kadın öğretmenlerin öğretmenler kurulunda alman kararlara katılma derecelerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farklılık vardır. 4. Erkek ve kadın öğretmenler, kendilerini yaptıkları işin uzmanı olarak görmeleri, yöneticilerle aynı eğitimi aldıklarına ve yaptıkları işlerde sorumluluk alarak daha başarılı olacaklarına inanıyor olmaları dolayısıyla kararların oluşumuna daha fazla katılmak istemektedirler. 5. Kıdeme ve mezun olunan okula göre öğretmenlerin, öğretmenler kurulunda alman kararlara katılma derecelerine ilişkin gruplar içi ve gruplar arası görüşleri arasında anlamlı bir farklılık var, branşa göre yoktur. IX

EğitimEğitim yönetimiKararlara katılma+4
Süleyman Yıldız
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili Beyoğlu ilçesi'nde çalışan ilköğretim okulu öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri

Bu araştırma, resmi ilköğretim okulu öğretmenlerinin iş doyumu alt boyutlarındaki iş doyum düzeyleri, iş doyumu alt boyutlarına verdikleri önem derecesi ve iş doyum düzeyleri ile önem derecesinin öğretmenlerin bireysel özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada iş doyumu alt boyutlarından yönetim biçemi, çalışma olanakları, gelişme ve yükselme olanakları, iş arkadaşları, fiziksel ortam, ücret ve personel; bireysel özelliklerden cinsiyet, yaş, medeni durum, mezun olunan okul, kıdem ele alınmıştır. Araştırma, genel tarama modeli esas alınarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul İli, Beyoğlu ilçesi'ndeki 26 resmi ilköğretim okulunda çalışan 736 sınıf ve branş öğretmeni oluşturmuştur. Bu öğretmenlerden, her okuldan yansızlık kuralına göre, evrenin % 30' unu temsil edecek şekilde ve oransız eleman örnekleme yoluyla 220 öğretmen örnekleme alınmıştır. Veri toplamak için, Çetinkanat tarafından geliştirilen "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Dörtlü derecelemeye göre oluşturulan ölçek, algılanan durum için 32, verilen önem derecesi için 32 olmak üzere toplam 64 sorudan ve altı alt boyuttan oluşmuştur. Verilerin çözümlenmesi için yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, tek yönlü varyans analizi, t testi, LSD testi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmada aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır: 1. Öğretmenler, iş doyumu alt boyutlarında düşük düzeyde doyumsuzluk algılamışlardır. Öğretmenler "iş arkadaşları", "yönetim biçemi", "gelişme ve yükselme olanakları" alt boyutlarında "katılıyorum" şeklinde görüş belirterek doyumlu olduklarını algılarken; "fiziksel ortam", "ücret ve personel", "çalışma olanakları" alt boyutlarında "katılmıyorum" şeklinde görüş belirterek düşük düzeyde doyumsuzluk algılamışlardır. Öğretmenler, en yüksek doyumu "iş arkadaşları"; en düşük duyumsuzluğu "çalışma olanakları" alt boyutunda algılamışlardır. 2. Öğretmenler, iş doyumu alt boyutlarına yüksek derecede önem vermişler ve alt boyutların her birinin kendileri için "çok önemli" olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenler alt boyutlar içerisinde en yüksek önemi "fiziksel ortam", en düşük önemi ise "iş arkadaşları" alt boyutuna vermişlerdir. 1113. Öğretmenlerin, cinsiyet ve medeni durum değişkenleri hariç diğer bireysel değişkenlerde iş doyumu alt boyutlarına ilişkin algılan arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. 4. Öğretmenlerin, kıdem değişkeni hariç diğer değişkenlerde, iş doyumu alt boyutlarına verdikleri önem dereceleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik değişik öneriler sunulmuştur. IV

Kişilik özellikleriÖğretmenlerİlköğretim öğretmenleri+2
Ağdem Tellioğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Okul-aile birliklerinin görevlerini gerçekleştirme derecesinin belirlenmesi

Bu araştırma, İstanbul İli, Kartal İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi on ilköğretim okulunda, okul-aile birliğinin görevlerini ne derecede yaptığını ve bu görevlerin yapılış derecelerinin yönetici, öğretmen ve veli görüşlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın evreni İstanbul İlindeki tüm ilköğretim okullarıdır. Çalışma evreni ise İstanbul İli, Kartal İlçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ilköğretim okullarındaki yönetici, öğretmen ve velilerden oluşmaktadır. Evrenin içindeki A tipi 50 ilköğretim okullundan yansız örnekleme uygun olarak resmi 10 ( % 20) ilköğretim okulu belirlenmiştir. Örnekleme alman okullarda yönetici ve öğretmenlerin tamamı, velilerin de okullardaki tahmini mevcutlarına göre % 10 oranlı örnekleme yolu ile denek alınmıştır. Örneklemeye dahil 10 ilköğretim okulunda uygulanan anketlerin; yöneticilerin tamamı, öğretmenlerin 265 'si, velilerin de 470 adet anket geri dönüşü olmuştur. Geri dönüşü gerçekleşen 470 veli anketinden, 5 anket tam olarak doldurulmamış, 3 anket ise ikiden fazla seçenek tercih edildiğinden değerlendirilmeye alınmamıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi uygulanmıştır. Ankette beşli Likert tipi ölçek kullanılmış olup, soruların tümü olumludur. Yöneticiler, öğretmenler ve veliler görüşlerini " Her Zaman", "Çoğunlukla", "Ara Sıra", "Çok Ender" "Hiçbir Zaman" başlıkları altında belirtmişlerdir. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Ankette birinci bölümde okul müdürünün, öğretmenlerin ve velilerin isimsiz kimlik özellikleri ile ilgili sorular yer almaktadır. Anketin ikinci bölümünde ise on yedi soru yer almaktadır. Şişman tarafından geliştirilen anketlerin, araştırmaya uygunluğu tartışılmıştır. Alt problemlerde ifade edilen görevlerin yapılma derecelerini belirleyebilmek için her bir sorunun aritmetik ortalama ve standart sapmaları; gruplar arası ve gruplar içi farklılıkları belirlemek için de varyans analizi ve Tukey HSD testi yapılmıştır. Bulgular tablolaştırılarak ifade edilmiş ve birinci alt amaç için on yedi tablo, ikinci alt amaç için ise otuz dört tablo oluşturulmuştur. Araştırmanın sonuçlarını kısaca şöyle özetlenebilir. IX1. Okul-aile birliklerinin yönetmelikteki görevlerini katılımcılardan öğretmen grubu (X= 2,29 ) "Çok Ender", yönetici (X= 3,26 ) ve veliler (X= 2,92 ) ise "Ara Sıra", yerine getirdiklerini algılamaktadırlar. 2. OAB' nin yönetmelikteki görevlerini yönetici, öğretmen ve veli grupları algılama dereceleri arasında p<.05 düzeyinde anlamlı bir fark bulunmuştur.

Amaç gerçekleştirme düzeyiGörevGörevler+5
Cihan Bingöl
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin velilerle yaşadıkları bireylerarası çatışmaları yönetme stilleri

Bu araştırmanın genel amacı, İstanbul ili Bahçelievler ilçesi ilköğretim sınıf öğretmenlerinin veliler ile aralarında çıkan çatışmaları yönetmede çatışma yönetimi stillerini hangi derecede kullandıklarını ve bu stilleri tercihlerinde bireysel demografik değişkenlerden etkilenip etkilenmediklerini belirlemektir. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin velilerle yaşadıkları çatışmaları yönetmede kullandıkları stillerin belirlenmesinde genel tarama modeli; sınıf öğretmenlerinin kullandıkları çatışma yönelim stillerinin öğretmenlerin demografik özellikleriyle ilişkisi ve sınıf öğretmenlerinin çatışma yönetimi stillerini kullanmalarına ilişkin öğretmen ve veli algılan arasındaki ilişkinin belirlenmesinde ise ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verileri, Rahim tararından geliştirilen

Faruk Levent
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokullarındaki stratejik planlama uygulamalarının okul müdürlerinin stratejik liderliği bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; anaokulu öğretmenlerinin okul müdürlerinin stratejik liderlik özelliklerine ve okullarındaki stratejik planlama uygulamalarına yönelik görüşlerinin ve okul müdürlerinin stratejik liderlik özellikleri ile okullarındaki stratejik planlama uygulamaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemi Gaziantep ilinin merkez ilçelerinde görev yapan 318 anaokulu öğretmeninden oluşturmaktadır. Araştırma verileri; stratejik liderlik ve okullardaki stratejik planlama uygulamalarına ilişkin ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Anaokulu öğretmenlerinin okul müdürlerinin stratejik liderlik özelliklerine ve okullarındaki stratejik planlama uygulamalarına ilişkin görüşlerinin kıdem ve okul müdürüyle çalışma süresi değişkenlerine göre incelenmesinde; tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi ve Tamhane T2 testi uygulanmıştır. Stratejik liderlik ile stratejik planlama uygulamaları arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson Korelasyon Analizi ve stratejik liderliğin stratejik planlama uygulamalarını yordama gücünün belirlenebilmesi amacıyla ise, doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; anaokulu öğretmenlerinin stratejik liderlik ve stratejik planlama uygulamalarına ilişkin görüşlerinin kıdem ve okul müdürüyle çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Stratejik liderlik ile stratejik planlama uygulamaları arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır ve stratejik liderlik, stratejik planlama uygulamalarının anlamlı bir yordayıcısıdır. Araştırmada stratejik liderliğin stratejik planlama uygulamalarının başarısı açısından önemli bir faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bulgularına dayalı olarak; anaokullarındaki stratejik planlama sürecinde okulun ve okulun çevresel özelliklerinin dikkate alınması ve okul müdürlerinin stratejik liderlikleri kapsamında sosyal ağ oluşturmaya daha fazla önem vermeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Stratejik Liderlik, Stratejik Planlama, Anaokulları

AnaokullarıLiderlikOkul yöneticileri+3
Hatice Ceylan Kocaoğlu
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Taşımalı eğitim sistemi uygulamasının öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Bu araştırmada, Mardin ilinde bulunan ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, taşımalı eğitim sistemi uygulamalarında karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüşleri incelenmiştir. Bu araştırma, karma modelli bir çalışmadır. Bu çalışmada nicel ve nitel araştırma metodu birlikte kullanılmıştır. Bu çalışmada karma modellerden ardışık yöntem kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle nicel veriler toplanmış daha sonra daha zengin ve derin veri elde etmek için nitel araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının evrenini 2014-2015 eğitim ve öğretim yılında Kızıltepe ilçesinde bulunan 20 ortaokulda görev yapan 590 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemini ise, ilçe merkezindeki ortaokullar arasından rastgele yöntemle seçilen 20 ortaokulda görev yapan 428 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel kısımda elde edilen verilerin SPSS (Statistical Package for the Social Sciennes) paket programı ile analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde; aritmetik ortalama ve standart sapmalar bulunmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Ülker (2009) tarafından, taşımalı ilköğretim uygulamasının genel durumunu değerlendirmek için geliştirilen "Taşımalı İlköğretim Uygulamasının Genel Durumu Değerlendirilmesi Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel veriler görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Görüşme verileri tek tek incelenmiş, ilgili görüşme ile ilgili notlarla birlikte değerlendirilmiş ve kodları çıkarılarak raporlaştırılmıştır. Yapılan analizlerde içerik analiz tekniği kullanılmıştır. İçerik analizinde kategorisel ve frekans analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, araştırmada taşımalı eğitim uygulamasının yeterliliğinin ele alındığı fiziki durum, taşıma durumu, yemek durumu ve eğitim-öğretim durumuna

EğitimEğitim sistemiMardin+4
Hülya Aydın Timur
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

PISA sınavları bağlamında öğretmen yetiştirme ve istihdam sistemleri: Karşılaştırılmalı bir analiz

Bu çalışmanın amacı, ulusların eğitim sistemleri aracılığıyla öğrencilerine kazandırdıkları bilgi ve becerileri ölçmeyi hedefleyen PlSA sınavlarında en başarılı ülkeler ile Türkiye'nin öğretmen eğitimi ve atama sistemlerini/politikalarını karşılaştırmaktır. Bu çalışmada yer alan veriler nitel içerik analizi yöntemiyle elde edilmiştir ve çalışmanın yöntemi olarak nitel doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, bazı benzer yönlerin bulunmasına ve Türkiye'nin diğer ülkelere göre çağdaş anlamda öğretmen eğitimi ve atama çalışmalarına daha önce başlamasına rağmen, bu çalışmaları başarıya dönüştürecek reform sürecini tutarlılıkla devam ettiremediği bulgusuna ulaşılmıştır. Öğretmen eğitimi ve performansı değerlendirme bağlamında Türk eğitim sisteminde, karşılaştırılan ülkelere göre, öğretmen atamasında ve öğretmenlerin mesleki hakları konusundaki sınırlılıklar gibi bazı yetersizliklerin olduğu görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin öğretmen eğitimi ve atama sürecini daha tutarlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim sistemiKarşılaştırmalı analizKarşılaştırmalı eğitim+6
Mustafa Akgül
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen ve öğrencilerde ortaya çıkan duyguların öğretmen-öğrenci ilişkilerine etkileri

Bu çalışmanın amacı, öğretmen ve öğrencilerin yaşamış olduğu pozitif ve negatif duyguların neler olduğunu belirlemek ve öğretmen ve öğrenci ilişkileri üzerine etkilerini ortaya koymaktır. Araştırma 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Gaziantep İli Şahinbey İlçesinde bir okulda yürütülmüştür. Araştırmada amaçlı örneklem yöntemlerinden birisi olan tipik durum incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini şehir ortalamasını temsil eden bir okuldan rastgele seçilen 1 sınıf öğretmeni, 21 kız ve 15 erkek öğrenci olmak üzere toplamda 37 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verileri, gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verileri, betimsel yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen ve öğrencilerin öğrenme ortamında yaşamış olduğu güven, mutluluk ve sevilme hissi gibi pozitif duyguların oluştuğu ve bu duyguların sınıf ortamı/sınıf içi performans açısından öğretmen-öğrenci ilişkilerinde olumlu etki ettiği tespit edilmiştir. Mutsuzluk, huzursuzluk ve hüzün gibi negatif duyguların oluştuğu ve bu duyguların sınıf ortamı/sınıf içi performans açısından öğretmen-öğrenci ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebildiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Duygu, pozitif ve negatif duygular, öğretmen-öğrenci ilişkileri

DuygudurumDuygusallıkOlumlu duygulanım+3
Ali Güler
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda finansman ve finansman yönetiminin incelenmesi (Gaziantep ili örneği)

Bu araştırmada; ortaokulda görev yapan yöneticilerin görüşleri doğrultusunda ortaokullarda finansman ve finansman yönetiminin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma; eğitimde finansman yönetiminde yaşanan sorunları tespit etmesi ve sorunlara yönelik çözüm önerisi sunmasından dolayı önemlidir. Bu çalışma; nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Gaziantep İli merkez ilçelerinde görev yapan 30 ortaokul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu belirlemek için olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden "küme" ve "sistematik" örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel, içerik, frekans ve yüzde analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ortaokullara finansman sağlamada sorunların olduğu ve sorunların çözümünde ortaokulların finansmanın çeşitlilik göstermesi gerektiği tespit edilmiştir. Araştırmada; okul merkezli bütçe yönetiminin okul yönetimine bırakılmasının okul yönetimi üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada devletin; velilere çocuklarının eğitimi için verdiği öğrenim ücretini kullanmasının; eğitim kalitesi, akademik başarı, okulları seçme özgürlüğü, yönetici çalışkanlığı ve öğretmeni ve personeli seçme şansı gibi olumlu yönlerinin olduğu tespit edilmiştir. Devletin; velilere çocuklarının eğitimi için verdiği öğrenim ücretini kullanmasının olumsuz yönlerinin ise; akademik başarısı yüksek olan okullara yığılma, velinin bilgisizliği, adam kayırma ve dedikodu ve iş garantisinin kalkması olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Ekonomi, Eğitimin Finansmanı, Ortaokulların Finansmanı, Eğitim Yönetimi

EğitimEğitim yönetimiEğitim yönetimi+6
Özgür Erdem Tezcan
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ve iletişim teknolojileri'nin okullarda kullanımına ilişkin yönetici ve öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı Bilgi ve iletişim Teknolojilerinin okullarda kullanılmasına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Dünya genelinde birçok ülkede Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) okullarda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Ülkemizde de okullarımızın teknolojik alt yapısı günden güne gelişerek yeni projeler üretilmektedir. Bu nedenle yönetici ve öğretmenlerin bu konudaki görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde görev yapan yönetici ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada nicel boyutta yönetici ve öğretmenlere "Bilgi ve iletişim teknolojilerinin okullarda kullanımına ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin değerlendirilmesi" tutum ölçeği uygulanmıştır. Katılımcıların çoğunluğu Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) kullanımını, öğretim programlarının amacına ulaşması açısından yararlı gördüğünü belirtmişlerdir.

Bilgi teknolojisiBilgi ve iletişim teknolojileri sektörüEğitim bilimleri+6
Mehmet Sıddık Balkaya
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve kullandıkları başa çıkma yöntemleri

Öğrenciler sınıfta istenen davranışların yanında istenmeyen davranışları da doğrudan veya dolaylı yoldan öğrenirler. Okul, çevre, aile ve öğrencinin kişiliğinden kaynaklı olarak doğan aksaklıklar sınıfta istenmeyen öğrenci davranışların oluşmasına sebep olabilir. Araştırma, sınıf öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarının neler olduğunu ve öğretmenler tarafından hangi başa çıkma yöntemlerini daha sık kullandıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Batman il merkezinde MEB'e bağlı 23 ilkokulda görev yapan 422 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma nicel araştırma olup tarama modeline göre desenlenmiştir. Verilerin toplaması için 48 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik, t-testi, ki-kare ve ANOVA tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin en sık karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ''teneffüste koridoru boşaltmama'', ''dersi dinlememe'', ''derse hazırlıksız gelme'', ''öğretmene arkadaşlarını sürekli şikayet etme'', ''söz almadan konuşma'' en az karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ''öğretmene karşı saygısızca davranma'', ''bağımlılık yapıcı madde kullanma'', ''cinsel konulara aşırı ilgi duyma'', ''derste sınıfta izinsiz ayrılma'', ''hırsızlık yapma'' olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin en çok tercih ettikleri başa çıkma yöntemleri ''birebir konuşma'', ''ailesi ile görüşme'', ''rehberlik servisine gönderme'', ''sınıf kurallarını hatırlatma'', ''öğrenciyi sözlü olarak uyarma'' en az tercih ettikleri başa çıkma yöntemleri ''fiziksel müdahalede bulunma'', ''tahtada ayakta bekletme'', ''öğrenciyi sınıftan atma'', ''söz hakkı vermeme'', ''yapılan olumsuz davranışın olumlusunu defalarca yazdırma'' olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Sınıf yönetimi, istenmeyen öğrenci davranışları, başa çıkma yöntemleri

Başa çıkmaSınıf yönetimiSınıf öğretmenleri+2
Umran Aymaz
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00