Harran University
Anabilim Dalı

Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalı

Harran University

179

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Topraksız çilek yetiştiriciliğinde farklı yetiştirme ortamları ve sulama programlarının verim ve su tüketimine etkileri

Sera topraksız çilek yetiştiriciliğinde farklı sulama programlarının ve bitki yetiştirme ortamlarının bitki gelişimi, verim, meyve kalitesi ile bitki su tüketimi ve su kullanım randımanı değerleri üzerine etkilerinin saptanması amacı ile Kasım 2017-Haziran 2018 döneminde yürütülen çalışmada Rubygem çilek çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada sulama uygulamaları, sera içine gelen güneş radyasyonu birikimli değerlerine göre gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla 2 farklı sulama başlangıç değeri (1 ve 3 MJ/m2) seçilerek gün içerisinde sulamalar yapılmıştır. Deneme, bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak (n: 27 bitki) kurulmuştur. Ana parselde sulama, alt parselde ise ortam konusu yer almıştır. İki farklı yetiştirme ortamı (Hindistan cevizi torfu ve perlit) yatay saksılara doldurulmuş ve her saksıya 3 bitki dikilmiştir (6.15 bitki/m2). Yetiştirme ortamı ve sulama programının verim, bitki gelişimi ve su tüketimi üzerine etkisi önemli bulunmuş, Hindistan cevizi torfu ve gün içersinde sık aralıklarla yapılan sulamaların (1 MJ/m2) daha iyi sonuç verdiği belirlenmiştir. Meyve kalitesi üzerine ortamların etkisi önemsiz bulunurken, sulama aralığının arttırıldığı ve bitkinin belirli ölçüde su stresine sokulduğu koşullarda (3 MJ/m2) SÇKM, TA, vitamin C ve fenolik madde aktivitesinin arttığı saptanmıştır. Araştırma konuları arasında sulama suyu kullanım randımanları ve su kullanım randımanı yönünden önemli farlılıklar bulunmamasına karşın 1 MJ/m2 x Hindistan cevizi torfunun kullanıldığı konulardan daha yüksek randıman değerleri elde edilmiştir.

Şeyda Sevinç
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zeytin ağaçlarında su stresinin belirlenmesinde bitki özsu akış hızı ve stoma iletkenliği tekniklerinin kullanımı

Çalışma, 2018 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde, yetişkin Memecik çeşidi zeytin ağaçlarında yürütülmüştür. Çalışmada, kısıtlı sulama koşullarında zeytin ağaçlarında sulama öncesi ve sonrası stoma iletkenliği (gs) ile bitki özsu akışının mevsim içindeki değişimleri izlenmiştir. Ayrıca, yağışa dayalı (K1) ve kontrol (K2) konularında dönem içerisinde 4 farklı günde iki saat arayla stoma iletkenliği (gs) ölçümleri yapılmış olup stoma iletkenliğinin gün içerisindeki değişimi gözlemlenmiştir. Sulama konuları K1: Yağışa dayalı, K2: 7 günde bir 0-90 cm toprak derinliğinde eksilen nemin tarla kapasitesine getirilmesi, K3: K2 konusuna uygulanan su miktarının %66' sının uygulanması ve K4: K2 konusuna uygulanan su miktarının %33' ünün uygulanması şeklinde oluşturulmuştur. Çalışma süresince (01/06/2018-30/09/2018) konulara uygulanan sulama suyu miktarı, 0 ile 911 mm arasında değişmiştir. Bitki su tüketim değerleri ise 132 ile 894 mm arasında değişiklik göstermiştir. Çalışmada sulama öncesi stoma iletkenliği verilerinin sezon ortalamaları, K1, K2, K3 ve K4 konuları için sırasıyla 179.6, 275.6, 250.2 ve 242.4 mmol m-2 s-1 olarak bulunmuştur. Sulama sonrası stoma iletkenliğinin sezon ortalamaları, K2, K3, K4 konuları için sırasıyla 330.7, 293.3 ve 245.1 mmol m-2 s-1 olarak bulunmuştur. Çalışmada elde edilen verilere göre stoma iletkenliği değerlerinde konular arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Bitki özsu akış ölçümlerinin sezon ortalamaları, K1, K2, K3, K4 konuları için sırasıyla 0.035, 0.080, 0.069 ve 0.054 ml cm-1 dak.-1 olarak hesaplanmıştır. Bitki özsu akış hızı ile stoma iletkenliği arasında sulama öncesi ve sulama sonrası değerlerinde pozitif doğrusal bir ilişkinin (R2= 0.603), (R2= 0.555) olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonucu olarak; zeytin ağaçlarında su stresinin belirlenmesinde, stoma iletkenliği (gs) ve bitki özsu akış hızı ölçüm değerlerinin kullanılabileceği söylenebilir. Anahtar sözcükler: Zeytin, Bitki özsu akışı, Stoma iletkenliği, Su stresi, yaprak porometresi

Ongun Uçkay
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı arazi koşulları için projelendirilen mikro-sulama sistemlerinin ekonomik analizi

Bu çalışmada toprak üstü ve toprak altı damla sulama sistemleri ile ağaç altı mikro sulama sistemleri, büyüklükleri ve eğim koşulları farklı olan arazilerde farklı ekim-dikim aralıklarına sahip bitkilerin yetiştirildiği koşullarda projelendirilmiştir. Çalışma kapsamında gerçek proje uygulamaları yapılan 15 – 120 dekar aralığında 4 ayrı arazi büyüklüğü için farklı projeler üretilmiştir. Çalışmada aynı arazilerin tek yönlü olarak % 5 eğimli olması koşulu ve dikim düzeninin değiştiği meyve bahçeleri için ayrı projeler olmak üzere toplam 40 sulama sistemi projesi hazırlanmıştır. Çalışmadan sağlanan bulgular değerlendirildiğinde; tüm koşullarda arazi büyüklüğü arttıkça birim alan başına düşen toplam maliyetler azalmıştır. Toprak üstü damla sulama sistemlerinde eğimli arazi koşullarında eğimsiz koşullarına göre toplam maliyetler ortalama olarak %25-%29 arasında artmıştır. Tarla bitkilerinin yetiştirildiği koşullardaki sistemlerin toplam maliyetleri meyve ağaçlarının bulunduğu sistemlere göre % 80 daha yüksek olmuştur. Toprak altı damla sulama sistemlerinin maliyetleri toprak üstü damla sulama sistemlerine göre ortalama olarak %19 daha yüksek bulunmuştur. Toplam maliyetler içerisinde boru ve başlık maliyetleri %45-%80 arasında değişmiştir. Mini yağmurlama başlıklarının kullanıldığı sistemlerde eğimin maliyetler üzerine önemli bir etkisi görülmemiştir. Toprak altı ve toprak üstü damla sulama sistemlerinin maliyetleri mini yağmurlama başlıklarının kullanıldığı sistemlere göre sırasıyla %67 ve %42 daha yüksek bulunmuştur.

Edipcan Arkan
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kısıtlı sulama uygulanan zeytin ağaçlarında sulama zaman planlamasında bazı bitkiye dayalı izleme tekniklerinin kullanılabilirliği

Bu çalışma 2014 ve 2015 yıllarında Tarım ve Orman Bakanlığı, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde, Memecik çeşidi zeytin ağaçlarında yapılmıştır. Çalışmada; farklı kısıtlı sulama stratejilerinde zeytin ağaçlarında bitki su stres indeksi (CWSI), ksilem su potansiyeli (ΨS) ve stoma iletkenliğinin (gs) mevsim içerisindeki değişimleri incelenmiş; stres koşullarındaki davranışları ve aralarındaki ilişki irdelenmiştir. Ayrıca, olgunluk indeksi, et/çekirdek oranı, nem ve yağ oranı gibi bazı meyve özellikleri belirlenerek, farklı stres koşullarında ağaçların tepkileri analiz edilmiştir. Konulara uygulanan toplam sulama suyu miktarı 78 mm ile 661 mm; bitki su tüketim değerleri ise 197 mm ile 740 mm arasında değişiklik göstermiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, fizyolojik parametrelerde konular arasında istatistiksel olarak önemli fark bulunmuştur. Öte yandan meyve özeliklerinde istatistiksel olarak konular arasında önemli fark bulunmamıştır. Bazı fizyolojik parametreler arasındaki ilişkilere bakıldığında, aralarında anlamı ilişki olduğu gözlemlemiştir. R2 değerleri 0.30 ve 0.68 arasında değişmiştir. Çalışma sonucunda verim değerlerine ilişkin elde edilen bulgular göz önüne alındığında, su kaynağının kısıtlı olduğu durumlarda çekirdek sertleşmesi, meyve büyümesi ve yağ birikimi aşamalarında olmak üzere 0 – 90 cm toprak derinliğindeki eksilen nemin %50'sini dikkate alarak 3 kez sulama yapılması önerilmiştir. Öte yandan, sulama programının oluşturulmasında, bitki su stres indeksi (CWSI), ksilem su potansiyeli (ΨS), taç sıcaklığı (Tc-Ta) ve stoma iletkenliği (gs) gibi bazı fizyolojik ölçümler kullanılabilir. Sulama zamanının programlanması açısından, ksilem su potansiyeli için 2.80 MPa, stoma iletkenliği için 348 mmol m-2s-1 ve bitki su stres indeksi için 0.18 değerleri eşik değer olarak önerilmektedir.

Bitki su tüketimiSu stresi
Nıma Pouyafard
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süt sığırcılığı işletmelerinde üretim yapılarının bilgisayar yardımıyla en uygun biçimde konumlandırılması

Bu çalışmada, ilk olarak değerlendirme ölçütlerine (işletme avlusunda yol, eğim, bakı, kış rüzgârı ve yaz rüzgârı yönleri) göre bir süt sığırcılığı işletmesi avlusunda yer alacak konut, barınak, süt sağım tesisi, yem deposu, hangar ve gübre deposu yapılarının yangın, koku, hijyen ve iş verimliliği bakımından en uygun şekilde konumlandırılmasına yönelik MS Office Excel tabanlı bir bilgisayar programı geliştirilmesi amaçlanmıştır. Daha sonra, araştırma alanında seçilen örnek süt sığırcılığı işletmeleri için geliştirilen programın ürettiği avlu plânları ile bu işletmelerin mevcut avlu plânları karşılaştırılmıştır.Bu kapsamda, araştırma alanı Küçük Menderes Havzası'nda faaliyet gösteren 500, 1500 ve 4500 baş kapasiteli 3 farklı süt sığırcılığı işletmesinin değerlendirme ölçütlerine ilişkin arazi verileri ile mevcut avlu plânları belirlenmiş, geliştirilen programın ürettiği avlu plânları ile mevcut avlu plânları karşılaştırılmış ve temel teknik esaslara göre değerlendirilmiştir. Geliştirilen program, süt sığırı işletmelerinin çevreye verilecek zararın kontrol altına alınabileceği ve daha ekonomik bir işletmeciliğin yapılabileceği sürdürülebilir bir hayvancılık için gerekli altyapının düzenlemesine rehber olacaktır. Bu programın daha kapsamlı çözüm önerileri sunması için esas alınan değerlendirme ölçütlerinin çeşitlendirilmesi gerekir. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar ile üniversitelerin birlikte yürüteceği çalışmalar önemli katkılar sağlayacaktır.

Ateş Tekdal
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Uzaktan algılama tekniği kullanılarak Kavakdere Vadisi tarım alanlarında SEBAL modeli ile tahminlenen bitki su tüketimlerinin haritalanması

Bu çalışma, günlük ve aylık tahmin edilen gerçekleşen bitki su tüketimleri (ETa) ile potansiyel bitki su tüketimleri (ETc) arasındaki ilişkileri ürün bazında ortaya koyup bu ilişkileri değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, 2013 ve 2014 yılları Mayıs-Ekim dönemine ait ETa değerleri, Landsat 8 OLI-TIRS uydu verileri kullanılarak SEBAL (Surface Energy Balance Algorithm) modeli ile tahmin edilmiş; ETc değerleri ise Seferihisar meteoroloji istasyonunda elde edilen iklim verileri kullanılarak FAO-PM yöntemi ile hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda, Günlük ETa ile ETc değerleri arasındaki ilişkinin r değerleri 2013 yılında narenciye için 0.84, bağ için 0.86, zeytin için 0.85 olurken, 2014 yılında bu değerler sırasıyla 0.87, 0.89 ve 0.93 olmuştur. ETa'nın ETc'ye oranı olan RET değerleri, 2013 yılı için 0.53-0.95 arasında olurken 2014 yılında 0.45-0.87 arasında olmuştur. Aylık maksimum ETa ve ETc değerleri, 2013 yılında sırasıyla 105 mm (narenciye) ve 192 mm (bağ); 2014 yılında ise sırasıyla 115 mm (narenciye) ve 168 mm (bağ) olmuştur. Her iki yılda da en yüksek değerler Temmuz ayında gerçekleşmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma ile SeferihisarKavakdere Vadisi bitki deseninin hemen hemen tamamını oluşturan narenciye, bağ ve zeytinin bitki su tüketimleri uzaktan algılama verilerine dayalı SEBAL modeliyle belirlenmiştir.

Tuğba Yıldırım
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanayi tipi domates bitkisinde su-verim ilişkilerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Dünya'da tatlı su kaynakları gün geçtikçe azalmaktadır. Bu durum Türkiye için de geçerlidir. Sorunun çözümüne yönelik özellikle tarımsal üretimde suyu daha etkin kullanabilmek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemiz açısından önemli bir üretim alanına sahip olan sanayi domatesinde yapılan bu çalışma da bunlardan biridir. İzmir-Bornova koşullarında 2017 yılı yaz döneminde yürütülen çalışmada su-verim ilişkilerinin yanı sıra; bazı meyve kalite özellikleri, bitki gelişim parametreleri, verim tepki faktörü, su kullanım randımanı ve sulama suyu kullanım randımanı değerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Kendras F1 çeşidi materyal olarak alınmış ve tesadüf blokları deneme deseni uygulanmıştır. Sulama suyu miktarının belirlenmesinde A-sınıfı buharlaşma kabından yararlanılmış ve I125, I100, I75, I50 (%125, %100, %75, %50) sulama konuları uygulanmıştır. Yapılan değerlendirmelerden, uygulanan sulama suyu miktarı arttığında verimin de arttığı sonucuna varılmıştır. Buna karşılık, sulama suyu miktarındaki azalmaya bağlı olarak titre edilebilir asitlik, suda çözünebilir kuru madde miktarı, meyve kuru ağırlığı, meyve sertliği, meyve kabuğundaki renk (a*/*b) ve pulptaki EC değerlerinde artışlar ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlara göre yıllar bazında değişmekle birlikte verim x kalite (briks) değeri ile çiftçiye ekonomik olarak daha çok gelir getireceği görüşünden hareketle, ele alınan sulama uygulamalarından I75 konusunun çiftçiler için daha avantajlı olacağı sonucuna varılmıştır.

Umut Suzan
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kısıtlı sulama koşullarında zeytin ağaçlarında özsu akışı ve stoma iletkenliğindeki değişimin belirlenmesi

Çalışma, 2017 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde, Memecik çeşidi zeytin ağaçlarında yürütülmüştür. Çalışmada, kısıtlı sulama koşullarında zeytin ağaçlarında stoma iletkenliği (gs) ve bitki özsu akışı değişimleri izlenmiştir. Bu amaçla; konular, K1: Susuz; K2: 7 günde bir 0-90 cm toprak derinliğinde eksilen nemin tarla kapasitesine getirilmesi; K3: K2 konusuna uygulanan su miktarının %66'sının uygulanması ve K4: K2 konusuna uygulanan su miktarının %33'ünün uygulanması şeklinde oluşturulmuştur., Çalışma süresince (01/06/2017-30/09/2017) konulara uygulanan sulama suyu miktarı, 0 ile 912.3 mm arasında değişmiştir. Bitki su tüketimi değerleri ise 90.5 ile 850.5 mm arasında değişiklik göstermiştir. Araştırmada, ortalama stoma iletkenliği (gs) değerleri K1 konusu için 293.83 mmol m-2 sn-1, K2 konusu için 382.62 mmol m-2 sn-1, K3 konusu için 371.50 mmol m-2 sn-1, K4 konusu için 293.57 mmol m-2 sn-1 olarak elde edilmiştir. Çalışmada elde edilen verilere göre stoma iletkenliği değerlerinde konular arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Ortalama bitki özsu akış değerleri ise K1 konusu için 0.054 ml cm-2 dak.-1, K2 konusu için 0.091 ml cm-2 dak.-1, K3 konusu için 0.073 ml cm-2 dak.-1, K4 konusu için 0.065 ml cm-2 dak.-1 olarak elde edilmiştir. Stoma iletkenliği ve bitki özsu akışı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (r2= 0.528) bulunmuştur. Elde edilen veriler ışığında; zeytin ağaçlarının su stresinin belirlenmesinde, stoma iletkenliği (gs) ve bitki özsu akışı ölçüm değerlerinin kullanılabileceği ifade edilebilir.

Erkal Ertem
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ürkmez toplu basınçlı sulama sisteminin performansının değerlendirilmesi

Bu çalışma, Küçük Menderes Sulama Birliği hizmet alanında yer alan, sulama alanı 370 ha olan Ürkmez toplu basınçlı sulama sisteminin performansının belirlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada sulama sisteminin 2015 yılına ilişkin performansları; bağıl basınç açığı, hidrant güvenilirliği, hidrant duyarlılığı, bağıl hacim, bağıl frekans, bağıl gecikme, güvenilirlik ve eşitlik göstergelerine göre belirlenmiş ve değerlendirilmiştir. Ürkmez Toplu Basınçlı Sulama Sistemi, çalışma kapsamında ele alınan 30 adet hidrant üzerinden değerlendirildiğinde; "bağıl basınç açığı", "hidrant güvenilirliği", "hidrant duyarlılığı", "bağıl frekans" ve "bağıl gecikme" göstergelerine göre söz konusu bu hidrantların %80'ininden fazlası "iyi" sınıfında yer alırken; "bağıl hacim" göstergesine göre ise tamamı "kötü" sınıfında yer almıştır. "Güvenilirlik" göstergesine göre sistem performansı; "bağıl hacim" yönünden "orta"; "bağıl gecikme" ve "bağıl frekans" yönlerinden ise "kötü" sınıfında yer alırken "eşitlik" göstergesine göre ise; "bağıl hacim" ve "bağıl gecikme" yönlerinden "orta"; "bağıl frekans", "bağıl basınç açığı" ve "hidrant duyarlılığı" yönlerinden ise "kötü" sınıfında yer almıştır.

Samer Al Khaled
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Süt sığırcılığı işletmelerinin mimari tasarımına yönelik bir uzman sistem geliştirilmesi

Ülkemiz süt sığırcılığı işletmelerinin genelinde sürü yönetim uygulamaları ve altyapı olanakları, hayvan refahı ve etkin işgücü kullanımı bakımından yetersiz olupişletmelerin verimliliği düşüktür.Bu nedenle, üretim verimliliği yüksek ve sürdürülebilir bir süt sığırcılığı işletmesi için barınakların ve diğer servis yapılarının, doğru sürü akım ve yönetim planına uygun biçimde hayvanların biyolojik ve çevresel isteklerini göz önüne alacak, hayvan davranışlarına uyumlu olacak ve etkin iş gücü kullanımını sağlayacak mimari tasarımlarına gereksinim duyulmaktadır. Bu çalışmada, ılıman iklim koşullarında yeni kurulacak bir süt sığırcılığı işletmesinde sözkonusu yönetsel ve yapısal gereksinimleri karşılayabilmek, mevcut bir işletmede ise bu gereksinimlerinkarşılanma durumunubelirleyebilmek amacıyla "Süt Sığırcılığı İşletmeleri Mimari Tasarım Programı" (SSMTP) isimli bir uzman sistem programı geliştirilmiştir.Geliştirilen program için, ilk olarak birbirleri ile girdi-çıktı ilişkileri sağlanmış 10 ayrı modüloluşturulmuştur. Bunlar;1) Sürü akım planı, 2) Sürü yönetim planı, 3) Genç hayvan bölmelerinin mimari tasarımı, 4) Sağmal inek bölmelerinin mimari tasarımı, 5) Özel bölmelerin mimari tasarımı, 6) Barınak sistemlerinin mimari tasarımı, 7) Sağım ünitesinin mimari tasarımı, 8) Gübre deposunun mimari tasarımı, 9) Yem depolarının mimari tasarımı ve 10) Süt sığırcılığı işletmesindeki yapıların işletme merkezindeki konumlarının belirlenmesi modülleridir. Sonra her bir modül için mimari tasarıma yönelik algoritmalar geliştirilmiştir.Daha sonra uzman sistem, nesne tabanlı bir programlama dili olan Visual Basic 6.0 kullanılarak 15 adet arayüzden oluşan bilgisayar programı haline dönüştürülmüştür. Program girdilerini;kullanıcıdan istenen sağmal hayvan sayısı ve sağım süresi, çıktılarını ise; sürü akım ve yönetim planları ile barınaklar ve diğer servis yapılarının mimari detayları oluşturmaktadır. Son olarak, geliştirilen program 250 baş sağmal sayısı ve 3 saatlik sağım süresinegöreörnek bir işletme için uygulanmıştır. Bu uygulamadan elde edilen çıktılar kullanılarak örnek işlemenin mimari planlarıAutoCAD 2017 programı yardımıyla çizilmiştir. Anahtar sözcükler:Süt sığırcılığı, hayvan refahı, mimari tasarım, uzman sistem.

İlkay Alkan
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara ili Polatlı ilçesinde faaliyet gösteren sulama kooperatiflerinde su kullanımının değerlendirilmesi

Bu çalışma, Ankara ili Polatlı ilçesinde faaliyet gösteren sulama kooperatiflerinin mevcut sulama alışkanlıkları, sulama sorunları ve belirlenen bir kooperatif için performans göstergelerinin değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma alanında faaliyet gösteren kooperatiflerin tamamıyla görüşülerek, performans göstergelerine göre değerlendirilebilecek veriler elde edilmiş ve performans değerlendirmesi için yerüstü su kaynağı (Sakarya Nehri) ile sulama yapan Beşköprü Köyü Sulama Kooperatifi seçilmiştir. Bu amaçla, araştırmada kooperatif sulama alanında üç ana başlık altında; su kullanım etkinliği, tarımsal etkinlik, sosyal ve ekonomik etkinliği belirlemeye yönelik performans göstergeleri değerlendirilmiştir. Yürütülen çalışmada proje alanında dağıtılan sulama suyu 660000 m3, birim alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı 942.86 m3/ha olarak bulunmuştur. Birim sulanan alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı 1885.71 m3/ha, yıllık su temini oranı 0.15, yatırımın geri dönüşüm oranı %103 olarak belirlenmiştir. Yapılan ekonomik değerlendirme sonucunda bakım masrafının gelire oranı %14.9, birim alana düşen toplam işletme, bakım, yönetim masrafı ise 928.57 TL/ha (97.33 $/ha) olarak hesaplanmıştır. Arazide su ücreti toplama performansı %100 dür. Alanda toplam tarımsal üretim değeri 7512250 TL (787447.59 $), birim sulama alanına karşılık elde edilen gelir 10731.78 TL/ha (1124.92 $/ha), sulanan birim alana karşılık elde edilen gelir 21463.57 TL/ha (2249.85 $/ha) dir. Şebekeye alınan birim sulama suyuna karşılık elde edilen gelir 11.38 TL/m3 (1.19 $/m3), tüketilen birim sulama suyuna karşılık elde edilen gelir ise 2.33 TL/ m3 (0.24 $/m3) olarak belirlenmiştir.

Basınçlı sulama sistemleri
İbrahim Atalay
Ankara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Uydu tabanlı indekslerle Konya Altınova bölgesinde kuraklığın analizi ve buğday verimi ile ilişkisi

Türkiye'nin en önemli tahıl üretim merkezlerinden Konya'da son yıllarda sıkça kuraklık yaşanmakta ve başta buğday olmak üzere ürün verimleri olumsuz etkilenmektedir. Bu tez çalışmasında Konya ili Altınova yöresinde, kuraklığın güncel yaklaşımlarla analiz edilmesi ve elde edilen sonuçlarla yaygın olan buğday çeşitlerinin verim tahminlerinde kullanılabilecek modellerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Kuraklığın geçmişten günümüze eğilimi araştırılmış, gelecek içinse kısa, orta ve uzun vade kuraklık projeksiyonları oluşturulmuştur. Son olarak makine öğrenmesi algoritmalarıyla Kızıltan-91, Bayraktar-2000 ve Bezostaya-1 çeşitleri için verim tahmin modelleri geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda SPI'nin kuraklık tekerrürünü %28-31, SPEI'nin ise %33-34 arası değerlendirdiği belirlenmiş, SPEI-24 aylık zaman ölçeğinde hidrolojik kuraklık eğilimin olabileceği ortaya konmuştur. Gelecek projeksiyonlarına göre hiçbir küresel model ve zaman ölçeğinde kısa vade (2020-2040) için kuraklık yönelimi belirlenmemiştir. Meteorolojik kuraklık için SPI ve SPEI'nin birlikte kullanılmasının çok daha doğru değerlendirmelerin yapılmasına imkân vereceği kanaatine varılmıştır. Tarımsal kuraklık analizleri ise uydu tabanlı kuraklık indeksleriyle (VCI, TCI, VHI ve VSWI) buğdayın büyüme dönemlerine göre gerçekleştirilmiştir. Bunların arasında 'Bitki Örtüsü Durum İndeksi'nin (VCI) kullanım ve sonuçları açısından yöreye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Tüm çeşitler için VCI'ye göre 2001, 2004, 2007, 2008, 2012, 2014, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında tarımsal kuraklığın yaşandığı dönemlerin olduğu belirlenmiştir. Son olarak çalışmada Bayraktar çeşidi için 21, Kızıltan çeşidi için 12 ve Bezostaya çeşidi için 8 adet verim tahmin modeli alternatif olarak sunulmuş olup, model performansları (R2) sırasıyla 0.736-0.973, 0.733-0.956 ve 0.686-0.874 arasında değişmiştir. Geliştirilen modeller yöre için kullanılabilir olarak değerlendirilmiştir.

BuğdayKuraklıkVerim
Muhammed Cem Akcapınar
Ankara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan algılama teknikleri kullanılarak kar örtüsü ile mevsimsel akımın değerlendirilmesi: Urmiye Gölü örneği

Kar, su döngüsünün önemli bir parçasıdır. Ancak, iklim değişikliği nedeniyle kar yağışı miktarı her geçen gün azalmakta, kar erimesi hızlanmakta ve su akışı üzerindeki etkileri değişilmektedir. Kar ölçümü ve izlenmesi, iklimsel ve hidrolojik döngülerin anlaşılması ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için önemlidir. Kar, hem su temini hem de ekosistemler ve tarımsal faaliyetler için önemli bir su kaynağıdır. Kar yağışı verileri, su kaynakları yönetimi ve iklim modellerinin geliştirilmesinde kullanılabilmektedir. Ancak, yer bazlı kar ölçümleri zaman ve mekansal kısıtlamalardan dolayı eksik veri kaydedebilir. Bu nedenle, uydu görüntüleri gibi uzaktan algılama yöntemleri, kar örtüsünün izlenmesi ve kar su eşdeğerinin tahmin edilmesi için kullanılmaktadır. Bu teknolojiler, kar örtüsünün değişimlerini ve kar su eşdeğerini daha kapsamlı bir şekilde elde etmek imkanı sağlamaktadır. Bu çalışmada, Urmiye Gölü Havzası'nda kar örtüsü ve kar su eşdeğerinin miktar ve dağılımı incelenmiştir ve bu verilerin mevsimsel akış miktarı ve gölün su seviyesi üzerindeki etkisi ortaya konmuştur. İran'ın kuzeybatısında yer alan Urmiye Gölü Havzası, dağlık bir bölge olduğu için, karın, önemli bir doğal rezervuar olduğu kabul edilmektedir. Urmiye Gölü'nün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu düşünüldüğünde, kar miktarının takibi su kaynaklarının yönetimi açısından önemlidir. Çalışmada, uzaktan algılama verileri ve yersel ölçümler kullanılarak kar örtüsü ve kar su eşdeğeri analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, kar yağışının yüzey akış'a ve göl seviyesine katkısını ortaya koymaktadır. Çalışmada 2007 ila 2013 yılları arasında AMSR-E, GLDAS ve ERA5- land kar su eşdeğeri verileri karşılaştırılmıştır. RMSE, R ve R 2 gibi istatistiksel ölçümler, her bir KSE ürününün veri kalitesini yansıtmak için kullanılmıştır. Bu ölçümler, ERA5-land KSE ürününün genel doğruluğunun diğer KSE ürünlerinden daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlar, bu ürünün KSE tahmini konusunda daha iyi performans gösterdiğini ve bu nedenle bu ürünün KSE tahminlerinde tercih edilebileceğini düşündürmektedir. Daha sonra ERA5 KSE'nin diğer hidroiklim verilerle ilişkisi ortaya koyulmuştur. Sonuç olarak çoklu doğrusal regresyon modelinin çıktılarına dayanarak, KSE değişkeni en yüksek standartlaştırılmış β mutlak değerine sahip olarak göle boşalım miktarını en fazla etkileyen parametre olarak belirlenmiştir. Bu modelde sırası ile en önemli değişkenlerin KSE, tarımda kullanılan su ve yağmur olduğu bulunmuştur.

Havza yönetimiSu kaynaklarıİran
Afshın Shahbazı
Ankara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın ovası koşullarında pamukta sulama zamanı göstergesi olarak yaprak su potansiyeli (YSP) sınır değerlerinin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışma, Aydın koşullarında pamukta sulama zamanının tespitinde yaprak su potansiyelinin (YSP) belirlenmesi amacıyla kurulmuştur. Materyal ve Yöntem: Bu çalışma 2023 yılında, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazisinde Sahra pamuk çeşidi kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede, 4 farklı sulama düzeyi (% 100, % 67, % 33 ve % 0-yağışa dayalı) konuları araştırılmıştır. Çalışmada, 7 gün aralığında A Sınıfı buharlaşma kabından oluşan toplam buharlaşmanın %100, %67, %33 ve %0 'ı damla sulama yöntemiyle uygulanmıştır. Araştırmada, farklı sulama konularında pamuk bitkisinde yaprak su potansiyelinin (YSP) zaman boyutunda değişimi incelenmiştir. Bulgular: Uygulanan farklı sulama konuları pamuk kütlü verimi ve lif kalite parametrelerini önemli düzeyde etkilemiştir. Mevsimlik bitki su tüketimi 374,4 – 703,4 mm arasında değişmiştir. Ortalama kütlü verimi ise 168,5 - 506,0 kg/da arasında değişmiştir. En yüksek verim su kısıtı uygulanmayan % 100 konusundan 506,0 kg/da olarak sağlanmıştır. Sulamadan önce, tam sulamanın yapıldığı konuda (% 100) YSP = -19,0 bar, % 67 konusunda YSP = -19,8 bar, % 33 konusunda YSP = -22,8 bar ve susuz % 0 konusunda ise YSP = -26,8 bar olarak ölçülmüştür. Çalışmada ortalama YSP değerleri ile mevsimlik su tüketimleri arasında doğrusal bir ilişki elde edilmiştir. Sonuç: Denemede en yüksek kütlü verimi, % 100 konusundan elde edilmiştir. Anılan konu dikkate alındığında, pamuk sulama zaman planlamasında sulama öncesi YSP = -19,0 bar değerinin kullanılabileceği söylenebilir. Su kaynağının sınırlı olmadığı koşullarda damla uygulamasında S100 konusunun en iyi sulama konusu olduğu söylenebilir. Eğer bölgede su kaynağı kısıtlı ise bu koşulda da S67 konularının verim, WUE ve lif kalitesi açısından uygun olacağı sonucuna varılabilir. Anahtar Kelimeler: Aydın, Kısıtlı sulama, Pamuk, Yaprak su potansiyeli (YSP).

Damla sulamaDamla sulama yöntemiTarımsal yapılar ve sulama
Selenay Kaymakçı
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın Ovası koşullarında kısıtlı ve kısmi kök kuruluğu sulama tekniklerinin pamukta su-verim ilişkileri üzerine etkileri

Amaç: Bu çalışma, Aydın koşullarında kısmi kök kuruluğu (PRD) ve kısıtlı sulama programlarının May 505 pamuk çeşidinde verim, verim özellikleri ve su kullanma randımanı üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2021 yılında, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği arazisinde yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü ve iki faktörlü olarak kurulmuştur. Araştırmada 3 farklı sulama düzeyi (%100; %67 ve %33) ve iki farklı işletim tekniği uygulaması (geleneksel damla ve kısmi kök kuruluğu) incelenmiştir. Denemede A sınıfı buharlaşma kabından 8 günlük sulama aralığındaki toplam buharlaşma miktarları tam su %100 (TS100), kısıtlı su %67 (KS67), kısıtlı su %33 (KS33), kısmi kök kuruluğu %100 (PRD100), %67 (PRD67), %33 (PRD33) olarak damla sulama yöntemiyle uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmada, tam su alan konulara 575 mm, kısıtlı su konularına 383 ve 189 mm; PRD100 konularına 290, PRD67 konularına 193 mm ve PRD33 konularına 97 mm su uygulanmıştır. En fazla verim TS100 konusundan 511 kg/da olarak elde edilirken KS67 ve PRD100 konularından elde edilen verimler 445 kg/ da ve 415 kg/ da olarak benzerlik göstermiş ve konular arasında fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Ortalama WUE değerleri 0.76-1.29 kg/m3 arasında değişmiştir. Verim tepki etmeni (ky) sırasıyla 0.59 (geleneksel damla) ve 0.67 (kısmi kök kuruluğu-PRD) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Sonuç olarak, su kaynağının sınırlı olmadığı koşullarda geleneksel damla uygulamasında TS100 konusunun en iyi sulama konusu olduğu söylenebilir. Eğer bölgede su kaynağı kısıtlı ise bu koşulda da KS67 ve PRD67 konularının verim, WUE ve lif kalitesi açısından uygun olacağı sonucuna varılabilir. Anahtar Kelimeler: Aydın, kısmi kök kuruluğu, pamuk, damla sulama, verim azalma oranı.

Nail Aktaş
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Batı Anadolu'da kurak ve yağışlı dönemlerin analizi ve bölgeselleştirilmesi

Amaç: Bu çalışmada, batı Anadolu'da, bazı kurak ve yağışlı dönem indislerin bölgeselleştirilmesi, uzun dönemli ortalamalarının mekânsal dağılımı ile zamansal değişimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bulguların, su kaynakları yönetimi ile kuraklık ve taşkınla mücadele konusunda bilimsel ve teknik destek sağlaması beklenmektedir. Materyal ve Yöntem: Batı Anadolu'da bulunan 47 istasyona ait günlük yağış verileri kullanılarak üç farklı kategoride (ekstrem, normal ve yapı) olmak üzere onüç kurak ve yağışlı dönem indisi üretilmiştir. Ekstrem kurak/yağışlı dönem indislerinin bölgesel frekans analizinde L-momentler yöntemi kullanılmıştır. Normal ve ekstrem kategorisindeki indislerin ortalamalarının mekânsal dağılımı IDW (Inverse Distance Weighted) tekniğiyle, yıllık değerlerinin monotonik zamansal değişimleri ise Mann-Kendall ve Sen'in Eğim Tahmincisi yöntemleri ile incelenmiştir. Bulgular: Normal ve ekstrem indisler, genel olarak, güneybatı-kuzeydoğu ekseninde, azalan veya artan, bir değişim paterni göstermiştir. İndislerin, istasyonların büyük çoğunluğundaki zamansal değişimleri %5 düzeyinde istatistiksel olarak önemsizdir. Kısa süreli kurak (<10 gün) ve yağışlı (<2 gün) dönemler baskındır. Yıllık toplam yağışın en önemli kısmı 2 ile 4 gün arasında süren yağışlı dönemlerden gelmekte; 10 günden kısa ve 40 günden uzun süren kurak dönemler de toplam kurak gün sayısının büyük çoğunluğu oluşturmaktadır. Ekstrem indisler için yapılan bölgesel frekans analizinde, çalışma alanı homojen 3 alt bölgeye ayrılmıştır ve ağırlıklı olarak 1. Bölge'de Pearson Tip III (PE3); 2. Bölge'de Genelleştirilmiş Ekstrem Değer (GEV); 3. Bölge'de ise Genelleştirilmiş Lojistik (GLO) dağılımları uygun bulunmuştur. Her homojen alt bölgenin en uygun dağılımına göre tekerrür periyotlarına (2, 5, 10, 20, 50, 100 ve 1000 yıl) karşılık gelen muhtemel tekrarlanma miktarları tahmin edilmiştir. Sonuç: Çalışma alanının güney batısı, ekstrem kurak ve yağışlı dönemlerle karakterizedir. Çalışma periyodu boyunca kurak/yağışlı dönem indisleri açısından önemli bir zamansal değişim olmadığı söylenebilir. Ekstrem nitelikli indisler için Pearson Tip III (PE3), Genelleştirilmiş Ekstrem Değer (GEV), Genelleştirilmiş Normal (GNO) ve Genelleştirilmiş Lojistik (GLO) dağılımları uygun bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Kurak Dönem, Yağışlı Dönem, Bölgesel Frekans Analizi, L-Moment, Mekansal ve Zamansal Değişim

Ebru Elif Arslantaş Civelekoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir Ödemiş yöresinde farklı sulama seviyelerinin fasulye (Phaseolus vulgaris)' de verim ve bazı kalite parametrelerine olan etkisinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Amaç: Bu çalışma, damla sulama yöntemi kullanılarak fasulye bitkisinde farklı sulama suyu düzeylerinin parsel verimi, su tüketimi ve su kullanım randımanları ile bazı verim ve kalite parametrelerine olan etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Çalışmada bitkisel materyal olarak bölgede yaygın yetiştiriciliği yapılan fasulye (Phaseolus vulgaris) çeşidi kullanılmıştır. Deneme İzmir Ödemiş Gölcük-Karşıyaka-Boğaz Yaylaları Sulama Kooperatifi İşletme sahasındaki tarım arazisinde kurulmuştur. Çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 tekerrür 5 sulama suyu düzeyi (%100, %75, %50, %25, %0 sulama) olarak kurulmuştur. Araştırmada damla sulama yöntemi kullanılmıştır. Sulama zamanlarının belirlenmesinde, 7 gün sulama aralığında FAO – Penman-Monteith yöntemine göre hesaplanan referans bitki su tüketimi değerleri (ETo) kullanılmıştır. Çiçeklenme dönemi başından son hasada kadar olan dönemde; bitki boyu (cm), bitkide bakla sayısı (adet/fasulye), parsel verimi (kg/da), bakla ağırlığı (g), yaprak sayısı (adet) değerleri ölçülmüştür. Bulgular: Uygulanan sulamalar fasulye parsel verimi ile bazı verim ve kalite parametrelerini önemli düzeyde etkilemiştir. Sulama konularına göre mevsimlik bitki su tüketimi 69-520 mm arasında değişmiştir. Ortalama parsel verimi ise 144-1400 kg/da arasında değişmiştir. En yüksek verim su kısıtı uygulanmayan S1 (%100) konusundan 1400 kg/da olarak sağlanmıştır. Ortalama WUE değerleri 1.48-2.69 kg/m3 arasında değişmiştir. Sonuç: Bu araştırma, İzmir Ödemiş Gölcük yöresinde fasulye yetiştiriciliğinde su yönetiminin önemini vurgulamaktadır. Fasulye bitkisinden elde edilen bazı kalite parametreleri incelendiğinde, düşük sulama seviyelerinde verimde belirgin bir düşüş gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, su kaynağının sınırlı olmadığı koşullarda sulama suyunun tam uygulandığı S1 (%100) konusunun en iyi sulama konusu olduğu söylenebilir. Eğer bölgede su kaynağı kısıtlı ise bu koşulda da (%50) su kısıtı yapılan S3 konusunun verim, WUE ve verim ve bazı verim parametreleri açısından uygun olacağı sonucuna varılabilir. Anahtar sözcükler: Fasulye, damla sulama, kısıtlı sulama, verim azalma oranı, verim-kalite parametreleri

Olya Deniz Ergüçlü
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın ili Yenipazar Ovasında arazi toplulaştırması sonrasısulu tarım üretiminin değerlendirilmesi

Türkiye genelinde arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin aksatılmadan eşgüdümlü olarak yürütülmesi amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kurulmuş ve bütün toplulaştırma projeleri bu idarenin yetki ve sorumluluğuna verilmiştir. Bu çalışma ile tarla içi geliştirme hizmetlerinden biri olan arazi toplulaştırması ile sulama projelerinin birlikte uygulandığı koşullarda, üretim değeri üzerine olan etkileri değerlendirilerek, Aydın Yenipazar Ovasında toplulaştırma sonrası üretim durumunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma materyali olarak Aydın Yenipazar Ovasında toplam 4 389 ha alan yer kaplayan ve arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri tamamlanmış olan Yenipazar, Alanlı, Kırklar, Gödrenli, Dalama, Alhan, Çulhan, Dereköy ve Hamzabali köyleri ele alınmıştır. IWMI tarafından geliştirilen ve tarımsal üretim etkinliği değerlendirme kriterlerinden olan sulanan toplam alan için eşdeğer brüt üretim değeri (EBÜD) ve sulanan birim alan başına eşdeğer brüt üretim değeri (EBÜDSA) göstergeleri kullanılarak üretim değerleri hesaplanmıştır. Bu değerlerin hesaplanmasında DSİ 21. Bölge Müdürlüğü ve Akçay Sulama Birliği kayıtlarından yararlanılmıştır. Çalışma alanında, arazi toplulaştırma çalışmalarının üretim faaliyetleri üzerindeki etkisi özellikle 2016 yılından sonra görülmeye başlanmıştır. İncelenen dokuz köyde en yüksek EBÜD 2021 yılında 1 872 104,0 $ olarak Yenipazar'da, en düşük 2015 yılında 65 831,2 $ olarak Alanlı köyünde saptanmıştır. Çalışma sahasında belirlenen EBÜDSA değerlerinde 2011 yılından 2021 yılına doğru 2-4 kat arasında değişen oranlarda artış meydana geldiği saptanmış ve köylerin tamamında en yüksek EBÜDSA değerlerinin 2021 yılında gerçekleştiği görülmüştür. Toplulaştırma sahasında 2011 yılında tamamlanan arazi toplulaştırma projesi yer teslimlerinin ardından gerçekleşen tarla içi geliştirme hizmetlerinin etkisinin 2016 yılından sonra görülmeye başlanmasıyla ve sulama oranlarının da giderek artmasıyla birlikte EBÜDSA değerlerinde artış olduğu saptanmıştır.

Okan Çelik
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı sulama suyu düzeylerinin fesleğen (Ocimum basilicum L.) bitkisinde verim ve verim karekteristikleri üzerine etkileri

Amaç: Aydın koşullarında farklı damla sulama düzeylerinin fesleğen bitkisinde verim ve verim bileşenleri ve önemli uçucu yağ parametreleri üzerine olan etkileri araştırmak amacıyla bu çalışma saksı denemesi olarak 2022 yılında yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Araştırma tesadüf parselleri deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada 5 farklı sulama düzeyi (%120; %100; %80; %60 ve %40) incelenmiştir. Araştırmada sulama konuları; saksılarda 2 günlük eksilen nemin saksı su tutma kapasitesine getirilmesi için gerekli olan sulama suyu miktarının %40, %60, %80, %100 ve %120'sinin damla sulama yöntemiyle uygulandığı 5 farklı sulama suyu düzeyi konularından oluşturulmuştur. Bulgular: Çalışmada, konulara uygulanan sulama suyu miktarı 5,15-15,46 L/bitki arasında değişirken, bitki su tüketimi değerleri 5,37-15,61 L/bitki arasında değişmiştir. Fesleğende sulama suyu düzeyleri gerek yaş herba gerekse de kuru herba verimleri üzerine %1 düzeyinde (p<0,01) önemli bulunmuştur. Ortalama yeşil herba verimleri 78-140 g/bitki arasında değişirken; kuru herba verimleri 20,1-24 g/bitki arasında değişmiştir. Toplam su kullanım randımanı değerlerine bakıldığında yeşil herba WUE değerleri 8,57-14,52 g/L; kuru herba WUE değerleri ise 1,53-3,74 g/L arasında değişmiştir. Çalışmada uygulanan farklı damla sulama düzeylerinin fesleğen verim özellikleri (bitki boyu, bitki gövde çapı, bitki dal sayısı) ile yağ kalite özellikleri (yağ oranı, Limonene, Gama-terpinene; Linalool; Linalyl acetate; Cymol ve Germacrene-D) üzerinde (p<0,01) düzeyinde etkili olmuştur. Sonuç: Sonuç olarak, sulama suyunun yeterli ve birim suyun maliyetinin uygun olduğu koşullarda yaş herba ve kuru herba veriminin yüksek olduğu I120 konusu önerilebilir. Ancak sulama suyunun kısıtlı ve birim suyun maliyetli olduğu koşullarda suyu daha etkin kullanan I40 konusu önerilebilir.

AydınDamla sulamaFesleğen+3
Rıza Kuzuca
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın ili Didim ilçesi koşullarında sulamanın gemlik zeytininin fizyolojisi, verimi ve kalitesine etkisi üzerine bir araştırma

Birim alandan elde edilen verimi ve ürün kalitesini arttırmaktır. Farklı sulama aralığı ve sulama miktarları uygulanarak elde edilen veriler toplanarak sulama suyunun verime ve kaliteye olan etkisi araştırılmıştır. Çalışma Aydın İli Didim İlçesi Batıköy'de Tanmanlar Zirai İşletmesinde 550 da zeytin bahçesinde gerçekleşmiştir. Çeşit olarak gemlik türü zeytin seçilmiştir ve ağaçlar ortama olarak 15 yaşındadır. Sulamada kullanılacak su, menderes nehrinden alınmıştır. Söz konusu arazide sulu tarım yapılmaktadır. Çalışmanın yapılacağı alan yükseltisi ortalama olarak 50 m'dir. Didim ilçe merkezine 23 km uzaklıkta bulunmaktadır. Çalışma alanı iklim özellikleri olarak Akdeniz iklimi görülmektedir. Aydın koşullarında Gemlik çeşidi zeytinde damla sulama yönteminin uygulanması durumunda en uygun sulama programı normal ve kısıtlı su koşullarına göre belirlenmiş olacağından, bölgede ekonomik olarak önemli değere sahip ürünümüz olan zeytin de büyük oranda sulama yapılmadığından, doğru sulanan zeytinin verim artışı göstermesi gözlemlenmiştir. Özellikle de zeytinde sulama yapılan ve kontrol olarak alacağımız ağaçların kıyaslanmasına dayanarak meyvede oluşan yağ oranındaki artışın belirlenmesi, meyve büyüklük miktarlarının saptanması ağaç başı verimde oluşacak değişimlerin gözlenmesi amacıyla bu çalışmanın bölgenin hakim çeşidi olan gemlik çeşidi zeytinde yapılması sonuçların üreticiye bilimsel olarak yansıtılması açısından oldukça önemli olduğu bir gerçektir. Yeterli ve istenilen miktarda zeytine sulama yapılırsa verimde kalitede artışın olduğu periodisteyi durdurduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Gemlik zeytini (olea europea sativa ), Sulama, Verim

Şahin Özer
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konya ilinde devlet desteği ile kurulan lisanslı depoların yapılar anlamında uygunluk durumu ve bu depolara ürün veren üreticilerin memnuniyeti üzerine bir araştırma

Amaç: Bu çalışma, Konya ilinde devlet desteği ile kurulmuş olan Lisanslı Depoların yapısal anlamda uygunluk durumunun belirlenmesi ve bu lisanslı depolara ürünlerini veren üreticilerin depolardan memnun olup olmadığının belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Yöntem: Çalışma Konya ilinde çalışmanın yapıldığı tarihte mevcut olan Lisanslı Depoların devlet kredisi sağlanarak yapılanları tespit edilmiş ve sonrasında bu işletmelerin tümü gezilerek yapısal anlamda kriterleri belirlenmiş ve çalışmada kullanılan depoların kayıt sisteminden kendisine ürün veren üreticiler belirlenerek, bu üreticilere detayı çalışma içerisinde verilen anket çalışması yapılmış ve sonuçlar spss istatistik programı yardımıyla belirlenmiştir. Bulgular: Konya ilinde mevcut olan ve devlet kredisi kullanılarak inşa edilmiş ve lisanslı olarak hizmet veren depoların yapısal anlamda bazı önemli parametreleri belirlenerek olumlu ve olumsuz tespit edilen bulgular gruplanmış ve ürünlerini bu depolara teslim eden üreticilerin kendilerine yöneltilen anket sorularına verdikleri yanıtlar gruplandırılmış ve istatistiki analize tabi tutulmuştur. Bunlar çalışma içerisinde Çizelgeler şeklinde özetlenmiştir. Sonuç: Konya ilinde devlet desteği ile inşa edilmiş lianslı depolara ürün veren üreticilerin memnuniyet anketlerinden elde edilen veriler gruplandırılarak SPSS istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş ve sonuçlar tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Depoculuk, Lisanslı depoculuk, Üretici memnuniyet anketi.

Bünyamin Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı sulama programlarının sofralık üzümde verim, verim bileşenleri ve su kullanım randımanına etkileri

Manisa Alaşehir ovasında 2016 yılında, sofralık çekirdeksiz üzüm çeşidi kullanılarak yapılan bu araştırmada, damla sulama sistemi ile uygulanan tam ve kısıtlı sulama programlarının yaş üzüm verimi ve kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede iki farklı bitki gelişme dönemi (sürme-çiçeklenme dönemi; çiçeklenme-ben düşme dönemi) dikkate alınarak 8 farklı sulama konusu incelenmiştir. Etkili kök bölgesindeki nem açığı dikkate alınarak sulama konuları oluşturulmuştur. 7 gün sulama aralığında topraktaki nem açığının tamamının karşılandığı konu "S1" tam sulama konusu olarak belirlenmiştir. Belirlenen fenolojik dönemlerde kontrol konusuna verilen suyun % 75'i, % 50'si, % 25'i ve % 0'ı olacak şekilde diğer konulara sulama suyu uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, farklı sulama konularının, yaş üzüm verimi ve kaliteleri üzerinde p<0.01 düzeyinde önemli olduğu belirlenmiştir. En yüksek verim değeri gelişme dönemi boyunca, tam sulama suyu uygulanan S1 konusundan 3.960 kg/da olarak elde edilmiştir. Sulama konularına toplamda 13 sulama uygulaması yapılmıştır. En yüksek verimin elde edildiği S1 konusuna toplam 554.8 mm sulama suyu uygulanmış ve mevsimlik bitki su tüketim değeri 616.2 mm olarak belirlenmiştir. Sürme-çiçeklenme dönemi için verim azalma oranı (ky) 1.21 olarak belirlenirken, çiçeklenme-ben düşme dönemi için verim azalma oranı (ky) 0.85 olarak belirlenmiştir. Mevsimlik verim azalma oranı (ky) ise 1.04 olarak tespit edilmiştir. WUE değerleri 5.91 kg/m3 – 10.68 kg/m3 değerleri arasında değişmiştir. En yüksek WUE değeri 10.68 kg/m3 ile susuz S8 konusunda belirlenirken, en düşük WUE değeri 5.91 kg/m3 ile sürme-çiçeklenme döneminde % 75 su kısıtı uygulanan S4 parselinden elde edilmiştir. Sonuç olarak, yüksek yaş üzüm verimi ve kaliteli meyve elde etmek için yetişme mevsimi boyunca sulama suyu ihtiyacının tam karşılanması (S1 konusu) gerektiği, eğer bölgede su kaynağı kısıtlı ise bu koşulda da sadece % 25 oranında su kısıtı uygulanan S2 konusunun uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Hasan Ceylan
Aydın Adnan Menderes University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çanakkale yöresinde damla sulama yöntemiyle sulanan biberde (Capsicum annuum) en uygun sulama programının belirlenmesi

ÖZÇANAKKALE YÖRESİNDE DAMLA SULAMA YÖNTEMİYLE SULANANBİBERDE (Capsicum annuum) EN UYGUN SULAMA PROGRAMININBELİRLENMESİÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dardanos Araştırma veUygulama alanında 2002 ve 2003 yıllarında yürütülen bu çalışmada California wonderbiber çeşidinde 5 farklı sulama suyu düzeyinin meyve verimi ve bazı kaliteparametrelerine etkileri araştırılmıştır.Araştırma üç tekerrürlü olarak tesadüf blokları deneme desenine görekurulmuştur. Denemenin konularına 5 farklı sulama düzeyi uygulanmıştır.Araştırmada, 2002 yılında ve 2003 yılında farklı K= I/E0 katsayılarıuygulanmıştır.2002 yılında en yüksek verim K= 0.75 katsayısının uygulandığı konudan 6888kg/da olarak, 2003 yılında K= 1.00 katsayısının uygulandığı konudan 6564 kg/da olarakelde edilmiştir. Bu konulara sırasıyla 609 mm ve 915 mm sulama suyu verilmiştir.Deneme sonucunda elde edilen meyvelerde yapılan kalite parametrelerineilişkin sonuçların varyans analizinde, sulama düzeylerinin her iki yılda da verim vekalite parametreleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Damla sulama, biber,kalite, su kullanım etkinliği (WUE)I

Okan Erken
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı katkı maddelerinin ve karışım oranlarının tarımsal sulama sistemlerinde kullanılan betonların fiziki ve mekanik özelliklerine etkileri

Bu arastırmada; sulama sistemlerinde kullanılan beton kaplamaların, fiziksel ve mekanik özelliklerini gelistirmek amacıyla betona farklı katkı maddelerini, degisik oranlarda katarak; bu katkıların nasıl bir etki yapacagının belirlenmesi amaçlanmıstır. Bu amaca yönelik olarak; agrega deneyleri, farklı katkı maddeleri ve karısım oranları ile hazırlanan beton harcı üzerinde taze beton deneyleri, yine aynı malzemeden hazırlanan standart beton örnekler üzerinde asagıda sıralanan ve betonun mekanik ve fiziksel özelliklerinin tespitine yönelik deneyler yapılmıstır. Hazırlanan örnekler üzerinde, agrega deneyleri, beton karısım hesabı, taze beton deneyleri, sertlesmis beton deneyleri ve beton test sonuçlarının istatistik degerlendirmesi yapılmıstır. Yapılan analizler sonucunda, kontrol grubundaki her katkı grubu için beton yası artısına karsı, mukavemet özelliklerinde artıs izlenmistir. Aynı durum bütün deneme gruplarında da izlendiginden, genel olarak beton yası arttıkça mukavemet özelliklerinin de iyilestigi söylenebilir. Katkı çesidi ve oranlardaki degisime baglı olarak, mukavemet ve su isleme derinliginde artma ve azalma yönünde degisimler gözlemlenmistir. Sıvı deterjan ve granül sabun katkılı betonların %0,05'lik oranından sonra basınç dayanımları düsmektedir. Beton yası ve kimyasal katkı oranı arttıkça, basınç dayanımının ve geçirimsizligin arttıgı söylenebilir. Belirli oranlardan sonra uçucu kül katkısının da betonun basınç dayanımını düsürdügü sonucuna varılmıstır. 28 Günlük beton örneklerinde, farklı katkı oranları için, su isleme derinligi esas alınarak geçirgenlik özelligi belirlenmistir. Burada, bütün katkı çesitleri ve oranları içinde en iyi sonuç, uçucu kül katkısının %35'lik oranında bulunmustur. Maksimum mukavemet degeri de, bu katkı türünün %15'lik oranında bulunmustur. Uçucu külün %15 oranına kadar; beton kimyasalının da, kullanım talimatındaki oranlarda katılarak elde edilen betonun, sulama sistemlerinde kanal kaplaması için uygun oldugu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Beton, Sulama, Beton Deneyleri, Agrega

AgregaBetonSulama
Rahman Çankaya
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dama sulama yöntemi ile sulanan biberde (Capsicum annuum L.) fertigasyon uygulamasının verim ve kaliteye etkileri

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dardanos Araştırma Uygulama alanında 2005 yılında yürütülen bu çalışmada Kapija biber çeşidinde 3 farklı azot düzeyi hem damla sulamayla (fertigasyom) hemde geleneksel yöntemle uygulanarak meyve verimi ve bazı kalite parametrelerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Her bir deneme konusuna aynı düzeyde sulama suyu uygulanmıştır. Araştırmada Class A panından olan buharlaşma değerinin K=1,00 katsayısı ile çarpılarak bulunan değer sulama suyu olarak uygulanmıştır. Deneme yılında en yüksek verim 4747 kg/da ile 30 kg/da azot uygulaması yapılan fertigasyon konusundan (FN30), en düşük verim ise 2752 kg/da ile 10 kg/da azot uygulaması yapılan geleneksel konusundan (GN10) elde edilmiştir. Her iki konuya da 838 mm sulama suyu verilmiştir. Fertigasyon uygulamalarında geleneksel yönteme göre daha yüksek verim elde edildiği görülmüştür. Deneme sonucunda elde edilen meyvelerde yapılan kalite parametrelerine ilişkin sonuçların varyans analizinde, artan azot düzeyinin verim ve kalite parametreleri üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Damla sulama, biber, verim, fertigasyon, kalite.

Engin Altınbaş
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çanakkale ili Biga ilçesi Yeniçiflik Köyü arazi toplulaştırması sonrası durumun izlenmesi ve değerlendirilmesi

Çalışma Çanakkale İli Biga İlçesi Yeniçiflik Köyü arazi toplulaştırması sonrası durumun izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Köyde bulunan 50 işletme ile yapılan anket verileri ve ilgili kurumlardan alınan veriler çalışmanın materyalini oluşturmaktadır.Toplulaştırmanın etkinliğini belirlemek amacıyla; su kullanım etkinliği, tarımsal etkinlik ile sosyal ve ekonomik etkinlik olmak üzere üç ana göstergeden yararlanılmıştır. Toplulaştırmanın sulama etkinliği, ulaşım etkinliği, parsel şekli, büyüklüğü ve sayısına etkisi bu göstergeler altında araştırılmıştır. Ayrıca toplulaştırma oranı ve sulama oranı göstergelerinin yanında toplulaştırmanın sosyal ve ekonomik yönden etkileri de araştırılmıştır.Toplulaştırma ile toplam parsel sayısında %63 azalma olmuştur. Toplulaştırma oranı %63 ve sulama oranı %81,6 olarak belirlenmiştir. Bütün parseller yola ve sulama sistemine kavuşmuştur. İşletmelerin sosyal ve ekonomik yönden yaşam koşullarında iyileşmeler ve gelirlerinde önemli oranlarda artışlar olduğu saptanmıştır.

Arazi toplulaştırmasıEkonomik etki
Arzu Özer
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı yağmurlama sulama düzeylerinin mısır kök gelişimi ve nitrat yıkanması üzerine etkileri

Sulama ve gübreleme programlarının hazırlanmasında kök sisteminin toprak içerisinde dağılımının bilinmesi önemli yer tutmaktadır. Sulama ile beraber bitki besin maddeleri topraktan yıkanabilmektedir. Bu araştırmada, yağmurlama sulama yöntemi ile sulanan mısırın farklı sulama düzeylerinin etkisi altında gelişen kök sisteminin gelişimi izlenerek, tespit edilen kök derinliğine göre hazırlanan sulama programı uygulanmış ve sulama uygulamaları sonrasında toprak profili içerisinde nitrat azotunun (NO?) dağılımı tespit edilmiştir. Araştırmada etkin kök derinliği, her sulamadan önce minirhizotron kameralar ile tespit edilmiştir. Uygulanacak sulama suyu miktarı tespit edilen derinliğe göre hesaplanmıştır. Çizgi kaynaklı yağmurlama sulama sistemi ile sulanan denemede beş farklı sulama düzeyi uygulanmıştır. Deneme süresince sulama düzeylerinin mevsimlik sulama suyu gereksinimi, bitki su tüketimi, verim ve toprak azot dağılımı üzerine olan etkisi tespit edilmiştir.

Merve Deveciler
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Biber (Capsicum annuum L.)'in sulama suyu ve radyasyon kullanım etkinliği

Bu çalışmanın ana amacı, biber (Capsicum annuum L.) bitkisinin farklı sulama uygulamaları sonucu oluşan farklı vejetatif gelişimlere göre, bitkinin kullanabildiği radyasyon miktarının verim ve kalite üzerine etkilerini belirlemek için yürütülmüştür. Damla sulama yöntemi ile sulanan biber bitkisinde sulama programı IRSIS paket programı ile oluşturulmuştur. Uygulanan sulama programları toprakta kullanılabilir nemin %40'ı tüketildiğinde, eksilen nemin %120, %100, %80, %50 ve %20'sinin uygulandığı konulardan oluşturulmuştur.Toplam günlük solar radyasyon, sulamanın tam karşılandığı bir bitkinin üzerine yerleştirilen pyronometre sensörü ile saatlik olarak ölçülmüştür. Bitki gelişim dönemi süresince gelen PAR (fotosentetikli aktif radyasyon) miktarı 2267,67 MJ m-2 olmuştur. Sulama konularında sırasıyla S20, S50, S80, S100 ve S120'de bitki yaprak alanlarına göre tutulan PAR değerleri sırasıyla 453,96, 535,33, 561,63, 711,28 ve 648,11 MJ m-2 olarak elde edilmiştir. Tutulan kümülatif PAR değerleri toplam meyve verim miktarları ile lineer bir artış göstermiştir.

Osman Hakkı Kara
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Minirhizotron kamera ile elde edilen kök yoğunluğu görüntüleri esas alınarak yapılan sulamaların biberin kök gelişimi, verimi ve su kullanım randımanlarına etkisi

13/07/2012, 68Bu araştırma 2011 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dardanos Araştırma ve Uygulama alanında Yüksek Lisans çalışması olarak yürütülmüştür. Araştırmada minirhizotron kamera ile elde edilen kök yoğunluğu görüntüleri esas alınarak yapılan sulamaların biberin kök gelişimi verim ve su kullanım randımanlarına etkisinin izlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında etkili kök derinliğindeki toprak profilinde toprak nem açığının %100'ünün (SD1), %80'nin (SD2), %60'nın (SD3), %40'nın (SD4), %20'sinin (SD5) ve %0'nın (SD6) uygulandığı 6 farklı sulama düzeyi kullanılmıştır. Sulamalar SD1 Konusunda yapılan ölçümlere göre yapılmıştır. Her sulama öncesi SD1 konusunda kök ölçümü yapılarak etkili kök derinliği tespit edilmiştirDeneme konuları toplam 13 kez sulanmış ve en fazla sulama suyu 590 mm ile SD1'e, en az 38 mm ile SD6'ya uygulanmıştır. Mevsimlik bitki su tüketimleri SD1'de 544 mm olur iken SD6'da 113 mm olmuştur. En yüksek verim 4614 kg/da ile SD1 konusunda, en düşük verim ise 827 kg/da ile SD6 konusunda elde edilmiştir. Deneme konularında sulama suyu kullanım randımanlarında (IWUE) SD1 konusunda 7,82 kg/m3 değeri ile en düşük değeri elde edilirken SD6 konusunda 21,76 kg/m3 değeri elde edilmiştir. Su kullanım randımanları (WUE) hesaplandığında ise en yüksek su kullanım randımanı 9,00 kg/m3 olarak SD3 konusunda belirlenirken en düşük değeri de SD2 konusunda 7,31 kg/m3 olarak bulunmuştur. Sulama düzeyinin azalmasıyla meyve sayısı artarken ortalama meyve ağırlığı, meyve boyu ve çapın da azalma göstermiştir.Anahtar sözcükler: Damla sulama, Biber, Verim, Minirhizotron Kamera

Su tutma kapasitesiSu tüketimiSu verimi+1
Fevziye Işık
Çanakkale Onsekiz Mart University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Van yöresi aile işletmelerinde büyükbaş hayvan barınaklarının yapısal durumu ve geliştirilme olanakları

ÖZ DOKTORA TEZİ VAN YÖRESİ AİLE İŞLETMELERİNDE BÜYÜKBAŞ HAYVAN BARINAKLARININ YAPISAL DURUMU VE GELİŞTİRİLME OLANAKLARI ADİLAKYÜZ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABÎLİMD ALI Danışman : Prof. Dr. Yıldırım KUMOVA Yıl : 1998, Sayfa : 187 Jüri : ProfDr. İrfan GİRGİN : Doç.Dr. Taner ALAGÖZ Et ve süt insan beslenmesinde önemli protein kaynaklarıdır. Besi ve süt sığırlarından elde edilecek verim, bakım, besleme ve ıslah gibi önlemlerin yanında hayvanların teknik ilkelere uyularak yapılmış barınaklarda yetiştirilmesi ile artırılabilir. Hayvancılık işletmelerinde ilk yatırım giderlerinin büyük bir kısmı barınak yapımı için kullanılmaktadır. İlk yatırım kaynaklarının bilinçsiz ve amaca uygun olmayan biçimde kullanılması nedeniyle, barınaklardan beklenen yarar sağlanamamakta, gereğinden fazla yatırımlar, işletmenin ekonomik olmasını engellemektedir. Herhangi bir bölgeye yapılması düşünülen hayvan barınakları planlanırken o yörenin iklimi, yapı sistemleri, yöreye uygun yapı malzemeleri ve bu malzemelerin yöreden kolay ve ucuz bir şekilde sağlanma olanakları ile yetiştiricilik sistemleri göz önünde bulundurulmalıdır. Ülkemizde iklim koşullarının farklılık gösterdiği bölgelerde barınak planlaması ile ilgili yeterli bilgilerin bulunmaması, ön çalışmaların yeterli detayda yapılmaması ve özellikle hayvan-çevre ilişkisine gereken önem verilmemesi nedeniyle, farklı yöreler için aynı özellikte barınaklar önerilmiştir. Bu araştırmada, halkın büyük bir kısmının geçimini hayvancılıkla sağladığı Van yöresi süt ve besi sığırcılığı işletmelerinde barınakların yapısal yönden mevcut durumları saptanarak, bu barınakların geliştirilme olanakları incelenmiştir. Araştırma sonucunda yörenin iklim koşullarına uygun olarak değişik kapasitelerde 3 adet kapalı duraklı (bağlı) süt, 3 adet kapalı duraklı (bağlı) besi sığırı olmak üzere toplam 6 adet örnek olabilecek barınak planı hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Barınak Planlaması, Besi Sığırı Barınakları, Süt Sığırı Barınakları, Barınaklarda Çevre Denetimi,

Hayvan barınaklarıTarımsal yapılarVan
Adil Akyüz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antepfısığı çöğürlerinde farklı sulama programlarının gövde gelişmesi ve su tüketimine etkilerinin irdelenmesi

Antepfıstığının sulanması ülkemizde oldukça yeni bir konudur. Günümüze kadar bu konuda yapılan çalışmaların tamamı verim çağındaki antepfıstığı ağaçlarında yapılmıştır. Bu çalışmada tohumun çimlendirildikten ve tüplere şaşırtıldıktan sonra daha erken aşı kalınlığına ulaştırılması amaçlanmıştır. Bu nedenle 2 anaç türü, 4 bitki-pan katsayısı ve 4 sulama aralığından oluşan sulama programlan ele alınmıştır. Çalışma sonunda, en iyi gövde gelişimi gösteren anaç türü P. vera olmuştur. Yedi günde bir sulanan ve Kcpı = 0.50 katsayısının kullanıldığı konuda en fazla gövde gelişimi elde edilmiştir. Önerilen konunun mevsimlik su tüketimi, 491 mm olmuş; en yüksek su tüketimi ise Temmuz ayında 230 mm olarak saptanmıştır. Anılan konuda gerçek Kcpı katsayısının, 0.46 olduğu saptanmıştır.

Antep fıstığıBitki gelişimiDamla sulama+1
Yusuf Yükçeken
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
DoktoraAçık ErişimTR

Konya-Ilgın Ovasında kullanılan yağmurlama sulama sisteminin etkilerinin değerlendirmesi

DOKTORA TEZİKONYA-ILGIN OVASINDA KULLANILAN YAĞMURLAMA SULAMA SİSTEMLERİNİN ETKİNLİKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİAli Fuat TARIÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALIDanışman :Attila YAZAR Yıl: 1998, Sayfa: 152 Jüri: Prof. Dr. Attila YAZAR : Prof. Dr. Rıza KANBER : Prof. Dr. Ruhi BAŞTUĞBu çalışma Konya Ilgın Ovasında kullanılan yağmurlama sulama sistemlerinin performanslarını değerlendirmek, bu sistemlerin ne denli etkin çalıştıklarım ortaya koymak ve sistem performanslarını iyileştirmek için ne gibi önlemlerin alınması gerektiğini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla ovayı temsil edecek şekilde seçilen dokuz yağmurlama sulama sisteminin değerlendirme çalışmasında Christiansen türdeşlik katsayısı (CU), dağılım türdeşliği (DU), su uygulama randımanı, yağmurlama başlık basıncı ve değişimi, yağmurlama başlık debisi ve değişimi, sulama öncesi toprak nem açığı, sulama suyu miktarı, sulama aralığı ve sulama sayılan her bir sistem için değerlendirilmiştir.Her bir sulamanın su dağılım türdeşliği tekil lateral su dağılım testleri yapılarak belirlenmiştir. Sulama sırasında doğrudan buharlaşma ve rüzgarla sürüklenme miktarları ampirik eşitliklerle saptanmıştır. Çalışma sonucunda DU değerlerinin %36,8 ile %81,5 arasında; CU değerlerinin de %58,0 ile %82,0 arasında değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca, değerlendirme çalışması yapılan sistemler üzerinde basınç ve debi değişimlerinin izin verilen sınırların üzerinde olduğu gözlenmiştir.Anahtar kelimeler: Yağmurlama Sulama, Performans, Christiansen Eşdağılım Katsayısı, Kayıplar, Şekerpancarı

Ilgın OvasıKonyaYağmurlama sulama
Ali Fuat Tarı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adıyaman yöresi süt sığırcılığı işletmelerinde ahırların yapısal yönden mevcut durumları ve geliştirilme olanakları üzerine bir çalışma

Herhangi bir bölgede yapılacak olan hayvan barınağı, iklim, yapı sistemleri, yapı malzemesinin yöreden sağlanma olanakları ve yetiştiricilik sistemi gibi kriterler gözönünde bulundurularak planlanmalıdır. Bu araştırmada Adıyaman yöresindeki barınakların yapısal yönden mevcut durumları saptanmış ve yöreye en uygun sistemin serbest duraklı açık barınak olduğu belirlenmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda iklim koşullan ve barınak planlama kriterleri dikkate alınarak iki adet farklı kapasitede serbest duraklı açık barınak planı çizilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hayvan Barınağı Planlanması, Süt Sığırcılığı Barınağı, Süt Sığın

AdıyamanAhırlarSüt sığırcılığı işletmeleri+1
Ali Beyhan Uçak
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The Effects of different irrigation methods and different nitrogen doses and forms on the yield and quality of watermelon

ABSTRACT MSc THESIS THE EFFECTS OF DIFFERENT IRRIGATION METHODS AND DIFFERENT NITROGEN DOSES AND FORMS ON THE YIELD AND QUALITY OF WATERMELON Ulaş ŞENYIGIT DEPARTMENT OF AGRICULTURAL STRUCTURES AND IRRIGATION INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor: Prof. Dr. Rıza Kanber Year: 1999, Pages:60 Jury : Prof. Dr. Rıza Kanber : Prof. Dr. Attila Yazar : Assis. Prof. Dr. Harun Koksal Different irrigation methods (S: Sprinkler; D: Drip), nitrogen forms (L: Liquid; G: Granule) with various amounts (based on applied line source sprinkler, Nı; N2; N3 kg/da) and two varieties of watermelon (P: Paladin; M: Madera) were studied. Based on the results, irrigation water amounts applied to the treatments ranged from 1 19.2 mm (first year) to 350.5 mm (second year). Nitrogen applications ranged from 5.1 kg/da (SL) to 10 kg/da (SG) in the all treatments. Total yield changed between 1325 kg/da (first year) and 5013 kg/da (second year) depending on year and treatments. Although the highest yield was taken from treatments in which liquid fertilisers were applied for both of the varieties in the first year. The varieties have different response to form and amounts of nitrogen in the second year. In this year, the highest yield was observed from SG treatments in Paladin variety. In Madera variety, the highest yield was taken from SGL treatments that granule and liquid fertiliser were applied together. The effects of irrigation methods and nitrogen levels on some quality parameters of watermelon were not important. However, fruit diameter of Madera was larger than Paladin variety. The longest fruit length was measured in Paladin-DL treatment. Key words: Watermelon, irrigation, fertigation, sprinkler. II

NitrogenFertilizationFertilizers+2
Ulaş Şenyiğit
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
DoktoraAçık ErişimTR

Doğu Akdeniz akarsu havzalarında frekans analiz yöntemleri ile ölçümü olmayan alt havzalar için sediment taşınım tahminleri üzerine bir araştırma

Türkiye akarsulannda sediment ölçüm istasyonlarının ve gözlemlerinin yeterli olmaması nedeniyle, taşınan sediment miktarları kesin olarak bilinmemekte, ancak amprik olarak tahmin edilmeye çalışılmaktadır Bu çalışma ile; sediment ölçümü olmayan alt akarsu havzaları için, genel sediment tahmin denklemi ve olasılıklı debi- alan-sediment grafiklerinin hazırlanmasını amaçlamaktadır. Çalışma alam olarak Doğu Akdeniz Bölgesi'nde yer alan havzalar seçilmiş (17-Müteferrik Doğu Akdeniz Suları, 18-Seyhan Havzası, 19-Hatay Sulan, 20-Ceyhan Havzası) ve 16 istasyonda gözlenen sediment ve debi değerlerinin istatistiksel kullanılabilirlikleri incelenmiş ve buna bağlı olarak bölgesel sediment ve debi frekans analizleri hazırlanmış, Doğu Akdeniz Bölgesi için, bölgesel bazda 2.33 yıl yinelenmeli sediment tahmin denklemi ve bölgede ölçümü olmayan alt akarsu havzaları için genel sediment tahmin denklemi ile olasılıklı debi- alan-sediment (ODAS) grafikleri geliştirilmiştir. Sonuç olarak çalışma alanında ölçümü olmayan alt havzalarda sediment tahmini için en uygun yöntemin bölgesel sediment frekans analizi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hidrolojide Tahmin, Sediment Tahmini, Debi Tahmini, Havza Karakteristikleri, Doğu Akdeniz Bölgesi

AkarsularDebi tahminiDoğu Akdeniz bölgesi+3
Ali Yücel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
DoktoraAçık ErişimTR

Plastik seralardaki ısıtmanın bitki gelişimine etkisi ve ısıtma ekonomisinin belirlenmesi

oz DOKTORA TEZİ PLASTTK SERALARDA ISITMANIN BİTKİ GELİŞİMİNE ETKİSİ VE ISITMA EKONOMİSİNİN BELİRLENMESİ ZEYNEP ZAİMOĞLU (KOCABAŞ) ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Nafi BAYTORUN Yıl: 1999, Sayfa: 136 Jüri : Prof. Dr. Bahri ÇEVİK : Prof. Dr. Aydın ÖNEŞ Seraların ısıtılması verimde kalite ve kantite açısından büyük artışlar sağlamaktadır. Türkiye'de ürün fiyatlarının ısıtma giderlerini karşılayamaması, üreticiyi soğuk seracılığa yönlendirmiştir. Bu çalışmada Çukurova iklim koşullarında ısıtmanın verime etkisi ve plastik seralarda ısıtma ekonomisinin belirlenmesi amacıyla Akdeniz sahil şeridinde yaygın aynı özelliklere sahip iki serada farklı sıcaklık değerleri (Min 5°C - Min 13°C) ve farklı dikim tarihleri oluşturularak domates bitkisi yetiştirilmiştir. Arazi koşullarında elde edilen sonuçlar Fransa'da INRA tarafından geliştirilen "Simulsera La Tomate" adlı bitki büyüme modelinin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Modelden hesaplanan verim değerleri ile arazi uygulaması sonucu elde edilen verim değerleri arasında %14.7'lik bir fark belirlenmiştir. Modelin uyumu belirlendikten sonra Çukurova iklim değerlerinin yüklendiği model yardımı ile elde edilen verilerden, sıcaklık ve CO2 gübrelemesi verimi olumlu yönde, çift katlı örtü malzemesi ise olumsuz yönde etkilemiştir. Yapılan hesaplamalar sonucunda en yüksek verimin 16/24°C (gece/gündüz) sıcaklık değeri ve 1000 ppm C02 gübrelemesinin yapıldığı koşullarda elde edildiği belirlenmiştir. IAncak ürünün yıl içerisindeki pazar fiyatları dikkate alındığında en yüksek karlılığın tek katlı plastik ile örtülmüş plastik serada CO2 gübrelemesinin yapılmadığı ve gece gündüz sera iç sıcaklığının 13°C'de tutulduğu koşullarda elde edildiği belirlenmiştir. Ayrıca modelden elde edilen sonuçlara göre üretim periyodunun uzaması verim olumlu yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Sera, Domates, Simulsere La Tomate Modeli. II

Bitki gelişimiDomatesIsıtma+3
Zeynep Zaimoğlu Kocabaş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1999
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fertigasyon uygulamalarının içten geçik (in-line) damlatıcılarda tıkanmaya etkileri

oz DOKTORA TEZİ FERTİGASYON UYGULAMALARININ İÇTEN GECİK (IN-LINE) DAMLATICILARDA TIKANMAYA ETKİLERİ Sefer BOZKURT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Bülent ÖZEKİCİ Yıl: 2003, 240 Sayfa Jüri:Prof.Dr.Bülent ÖZEKİCİ ProfDr.RızaKANBER Prof.Dr.İbrahim ORTAŞ Prof.DrAttila YAZAR Doç.Dr.Sermet ÖNDER Bu çalışma, Samandağ yöresi kuyu suları ile yapılan farklı fertigasyon uygulamalarının içten gecik (in-line) damlatıcılarda tıkanmaya olan etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Deneme M.K.Ü. Samandağ Meslek Yüksekokulu uygulama serasında 2001-2002 yıllarında yürütülmüştür. Üç farklı damla laterallerine üç farklı gübre (gübresiz, MKP+Ca(N03)2 +KNO3+KSO4+NH4NO3 ve NH4NO3+KSO4+MKP), formları, basınçlı yıkama (flushing) yapılan ve yapılmayan gruplar halinde üçer yinelemeli olarak uygulanmıştır. Araştırmada, tıkanıklığı belirlemek amacıyla her dönem başı ve sonunda damlatıcı debi testleri yapılmıştır. Sonuçta, farklı formlardaki gübrelerin damlatıcı tıkanıklığına farklı etkileri olduğu; özellikle kalsiyum ve sülfatlı gübrelerin tıkanmaya daha çok neden olduğu ve tıkanmadan en çok, en düşük debiye sahip damlatıcılann etkilendiği saptanmıştır. Asit uygulamaları ve yıkamalar, damlatıcı tıkanıklığını azaltmış; ancak, bu durum, istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Damla Sulama, Fertigasyon, Tıkanma, Yıkama

Damla sulamaSulamayla gübrelemeTıkanma+1
Sefer Bozkurt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Antepfistığında farklı su ve azot düzeylerinin verim ve periodisite üzerine etkileri

Bu çalışma 1999-2002 yıllan arasında Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü deneme alanında yürütülmüştür. Çalışmada farklı sulama aralıkları (SAı=7 gün ve SA2= 14 gün), azot dozları (Ng, ND, Nı,N2 ve N3) ile bitki katsayıları (Kcpî=0.60 ve Kcj^^O^O) ele alınmıştır. Azot konulan, 0, 10, 15, 20 mg/1 olarak düzenlenmiştir. Ng konusunda geleneksel olarak Şubat başında her bir ağaca 500/600/400 NPK (saf madde, g) olarak verilmiştir. Diğer gübre dozları fertigasyon tekniği kullanılarak sulama suyu ile birlikte uygulanmıştır. Sulama suyu açık su yüzeyi buharlaşmasına göre hesaplanmıştır. Sulama uygulamalarında arazinin % 30' u ıslatılmıştır. Deneme yıllarında konulara farklı miktarlarda sulama suyu uygulanmıştır. Sulama suyu, sulama aralıklarına bağlı olarak 311-1164 mm arasında değişmiştir. Bitki su tüketimleri de deneme yıllan boyunca farklı değerler almış, en yüksek ve en düşük su tüketimleri sırasıyla 1228-467.6 mm olarak bulunmuştur. En yüksek aylık bitki su tüketimi, 7N390 konusunda Temmuz ayında 290 mm ve bu ayda çim kıyas bitki su tüketimi 166 mm olarak hesaplanmıştır. Anılan konuya ilişkin Ko değeri, Temmuz ve Kasım aylarında, 1.51-0.39 olarak saptanmıştır. Buna karşılık olarak elde edilen en yüksek verim değerleri, 2000 ve 2001 yıllarında, 14 günlük sulama aralığı kullanılan konulardan sırasıyla 18.32 ve 12.02 kg/ağaç olarak elde edilmiştir. Denemede kullanılan Uzun çeşidi, genetik özelliğine bağlı olarak kısmi periyodisite göstermiştir. Sulanan ve azot uygulanan konularda en yüksek periyodisite indeksi, 0.766; geleneksel konuda ise 0.627 olarak saptanmıştır. Antepfıstığında verim tepki etmeni (Ky) 0.95 olarak hesaplanmıştır.Anahtar Kelimeler: Fertigasyon, damla sulama, antepfıstığı, evapotranspirasyon, verim tepki etmeni

Yusuf Aydın
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mersin ili ve ilçelerinde bulunan plastik seraların yapısal yönden incelenmesi ve geliştirilme olanakları üzerine bir araştırma

ÖZYÜKSEK L SANSMERS N L VE LÇELER NDE BULUNAN PLAST K SERALARINYAPISAL YÖNDEN NCELENMES VE GEL ŞT R LME OLANAKLARIÜZER NE B R ARAŞTIRMABurak SALTUKÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜTARIMSAL YAPILAR ve SULAMA ANAB L M DALIDanışman: Prof. Dr. Taner ALAGÖZYıl:2005, Sayfa: 79Jüri : Prof. Dr. Taner ALAGÖZProf. Dr. Yıldırım KUMOVAYrd.Doç. Dr. Atılgan ATILGANBu çalışma, Mersin yöresindeki plastik örtülü seraların yapısal yöndenmevcut durumunu, yapısal özelliklerini ve sorunlarını belirlemek amacıylayapılmıştır. Araştırma yöresi olarak Tarsus, Erdemli, Silifke ve Merkez ilçeleriseçilmiştir. Araştırma yöresinde seracılık yapan işletmelerdeki sera büyüklükleri,tipleri ve örtü malzemeleriyle ilgili bilgiler istatistiksel verilerden ve Tarım lMüdürlüğünde görevli teknik elemanların görüşlerinden yararlanılarak; incelenecekişletmeler ise tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Anket ve gözlem sırasındadoğru bilgilere ulaşabilmek için Tarım l Müdürlüğü'nün teknik elemanları ile yöredebulunan yetiştiricilik alanları gezilmiştir. Daha sonra yörenin, plastik örtülü serapotansiyelleri, sera yapım tipleri ve yapısal durumları ortaya konulmuştur. Plastikörtülü seraların mevcut durumdaki yapım tekniği ile kuruluşundaki konstrüksiyonşekli ve özellikleri seralarda yapılan anket, ölçme, kroki, gözlem ve fotoğraflarlabelirlenmiştir. ncelen plastik seraların %53.5'inde projesiz imalat görülmektedir.Yetiştiricilerin % 55'i serasını çevrede imalat yapan ustalara kurdurmaktadır.Seracıların %88.7'sinin eğilimi seralarını blok sera şeklinde yapmaktır. Seralarınana taşıyıcı malzemesi genellikle çelik boru veya çelik profildir. şletmelerin%71.8'inde ana taşıyıcı malzeme olarak çelik kullanılmıştır. Özellikle yöredekiseracılar havalandırmanın gerekliliğini anlamamışlardır. Sonuçta, yörede yaygınolarak kullanılan çelik konstrüksiyonlu, yay çatılı, plastik örtülü seraların yapısalihtiyaçları belirlenmiş ve sera üreticilerine önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sera, Plastik örtü malzemesi, Konstrüksiyon,

Burak Saltuk
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kahramanmaraş yöresinde kasaplık piliç barınaklarının yapısal yönden durumlarının incelenmesi ve uygun barınak tiplerinin geliştirilmesi

Araştırmada Kahramanmaraş ilinin Akdeniz iklim koşullarının etkin olduğu kesimlerinde kurulacak kasaplık piliç üretim sistemlerinde kullanılacak barınak tiplerinin planlama ve projeleme kriterlerinin irdelenmesi amaçlanmış; barınakların yapımında kullanılacak malzemeler incelenmiş, ilk yatırım giderleri düşük olan teknik ve yetiştiricilik yönünden kritik olan dönemlerde istemleri karşılayabilecek alternatif planlar ortaya konulmuştur. Çalışmada, öncelikle Kahramanmaraş ilinde mevcut olan kasaplık piliç işletmelerindeki barınakların çevresel, yapısal ve işletme içindeki konumlan anket yapılarak saptanmıştır. Barınak proj elemede etkili olan iklim parametreleri ve ortaya çıkma olasılıkları kavramı içinde analiz edilmiştir. Barınak içinde uygun çevre koşullarının oluşmasını sağlayacak ısı ve nem dengeleri, yıl içindeki kritik yetiştirme dönemleri de göz önüne alınarak 10.000 kapasiteli bir kasaplık piliç barınağında araştırılmıştır. Bu projede seçilen yetiştirme tekniği ve barınak kapasitesi göz önüne alınarak barınağı oluşturan yapı elemanları, yapı malzemeleri ve kombinasyonlarıyla 18 farklı alternatif barınak tipi geliştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, barınak maliyeti yönünden Tip- 17 (çatı örtü malzemesi kiremit, çatı eğim açısı 19°, çatıda 5 cm'lik polistren köpüğü yalıtımlı, pencere alanı %10 ve duvarlar 20 cm'lik briket) alternatifi en düşük ilk yatırım gideriyle inşa edilebileceği belirlenmiştir. Barınaklarda çatı maliyeti toplam maliyetin %60'ını oluşturmakta; Bu maliyetlerin % 12- 13 'ünü çatı örtü malzemesi, %1 0-11 'ini çatı yalıtım malzemesi, %77-81'ini de ahşap kafes kiriş giderleri oluşturmaktadır. Çatı maliyetinin büyük bir kısmını kafes kiriş yapımında ahşap yerine çelik profil kullanımı maliyeti %33 oranında düşürmektedir. Tip- 17 barınak projesinin ekonomik analizi yapılmış 25 yıllık üretim süresi dikkate alınarak iç karlılık oranının %35 olması durumunda, sermayenin geri dönüş süresi 2.88 yıl olduğu saptanmış, bu koşullarda kurulacak bir işletmenin uygulamaya konulabilir olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kasaplık Piliç, Barınaklarda Çevre Denetimi, Barınak Planlaması

BarınaklarEtlik piliçKahramanmaraş+3
Serpil Gençoğlan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı nitelikteki sulama sularının ve yıkama oranlarının pamuk bitkisinin değişik gelişme dönemlerindeki etkilerinin irdelenmesi

Bu çalışma, elektriksel iletkenlikleri farklı sularla yapılan sulamaların pamuğun su-tuz- yıkama oranı- verim ilişkileri ile kuru madde miktarlarına bağlı olarak tuza dayanım düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Deneme 1997 ve 1998 pamuk yetişme döneminde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Deneme Alanında yürütülmüştür. Araştırmada, çizgi kaynaklı yağmurlama sistemi kullanılmış; bitkilere sulama sırasında farklı düzeylerde su ve tuz uygulanmıştır. Pamuk üç gelişme dönemine (vejetatif, çiçeklenme ve koza oluşumu, kozaların açılması) ayrılmış, her dönemde farklı düzeyde sulama suyu verilmiş ve değişik yıkama oranlarının oluşması sağlanmıştır. Araştırmada, 7 ana konuda ilk yıl 28, ikinci yıl 21 alt konu ele alınmıştır. Sonuçta, farklı nitelikteki sulama suları dikkate alınarak yapılan sulamaların pamuk kuru madde ve kütlü miktarlarına etki ettiği; özellikle gelişme dönemlerinin su ve tuz düzeylerinden daha fazla etkilendiği saptanmıştır. Sulama suyu tuzluluğu arttıkça bitki su tüketimi ve kütlü miktarları azalmıştır. Sulama uygulamalarında artan tuzluluk düzeyleri toprakta tuz birikimine neden olmuş ancak hem yıkamalar hem de kış yağışlarının etkisiyle tuzluluk düzeyleri azalmıştır. Yıkama oranlarının yüksek olduğu konularda topraktan arındırılan tuz miktarlarının azaldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tuzluluk, Sulama suyu, Drenaj suyu, Pamuk, Yıkama Oranı

Drenaj suyuGelişmePamuk+2
Berkant Ödemiş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Topçu deresi alt havzasında yağış-sediment ilişkilerinin belirlenmesi ve benzer havzalara uygulama olanaklarının araştırılması

YÜKSEK LİSANS TEZİ TOPÇU DERESİ ALT HAVZASINDA YAGIŞ-SEDIMENT İLİŞKİLERİNİN BELİRLENMESİ VE BENZER HAVZALARA UYGULAMA OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Kadir KUŞVURAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Kazım TÜLÜCÜ Yıl: 2001, sayfa: 57 Jüri Prof. Dr. Kazım TÜLÜCÜ Doç.Dr. Mahmut ÇETİN Yrd.Doç.Dr. İsmail ÇELİK Bu araştırmanın amacı, çiftçi koşularında işlenen bir hidrolojik alt havzadan taşınan sedimentin doğrudan ölçülmesi, değerlendirilmesi, yağış-sediment ilişkilerinin saptanması, bunun USLE sonucu ile kıyaslanması ve ölçümü olmayan benzer havzalara uygulama olanaklarının araştırılmasıdır. Bu amaçla Tarsus-Topçu deresi alt havzasında 2000 su yılında havzaya düşen yağışlardan oluşan sediment verileri H savağı ile ölçülmüş, değerlendirilmiş sediment-debi (S = 0.0007. Q1,7923 ), sediment-erosiv yağış indisi (S = 0.0061. R13609 ) ilişkileri belirlenmiştir. Çalışma alanından USLE denklemi parametreleri elde edilmiş ve denklem ile sediment tahmini yapılmıştır. Ölçülen sediment değerine bağlı olarak tahmin edilen sonuçlar kıyaslanmış ve USLE ile tahmin edilen sonucun, ölçülmüş değerlerden büyük sapma gösterdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Yağış, Sediment, Havza, Topçu Deresi

Mersin-TarsusTopçu deresiYağışlar+1
Kadir Kuşvuran
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İklim değişiminin belirlenmesinde uzman programlarının geliştirilmesi ve GAP alanında uygulanması

ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ İKLİM DEĞİŞİMİNİN BELİRLENMESİNDE UZMAN PROGRAMLARININ GELİŞTİRİLMESİ VE GAP ALANINDA UYGULANMASI Burak ŞEN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIMSAL YAPBLAR VE SULAMA ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. Sevilay TOPÇU Yıl : 2002, Sayfa: 171 Jüri : Doç. Dr. Sevilay TOPÇU : Doç. Dr. Mahmut ÇETİN : Yrd. Doç. Dr. Fuat BUDAK Bu çalışmada, iklim değişikliğinin belirtene bilmesi için Meteoroloji Genel Müdürlüğünden sağlanan meteorolojik verilerin zaman serilerinin parametrik ve parametrik olmayan yöntemlerle analizini yapacak uzman bir bilgisayar programı hazırlamak ve hazırlanan programla GAP'ın uygulandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve civarındaki meteoroloji gözlem istasyonlarının verilerini analiz ederek bölgede inşa edilmiş baraj ve sulama işletmelerinin bölgenin iklimi üzerine etkisinin olup olmadığını belirlemektir. Hazırlanan bilgisayar programında (USV1.0) gözlem verileri zamana karşı grafiklenerek trend, süreksizlik ve sıçramalar görsel olarak saptanmıştır. Görsel analizi takiben verilerde gidiş olup olmadığı; Kendal Sıra Korelasyon, Spearman Sıra Korelasyon testleri ve Basit Doğrusal Reğresyon analiziyle incelenmiştir. Gözlem verilerinin varyanslarının durağanlığı; F testiyle, ortalamalarının durağanlığı; Student t testleriyle incelenmiştir. Gözlem serilerindeki bağımlılık; Otokorelasyon Katsayısının Önemlilik testi ve Wald-Wolfowitz metodu ile incelenmiştir. Gözlem verilerinin homojenliği Kruskal-Wallis Homojenlik, Gidiş (Runs) ve Mann-Whitney U testleriyle incelenmiştir. Analiz sonuçlarında bölgede genel olarak günlük ortalama oransal nemin yıllık ortalama değerlerinde belirgin bir artış, günlük minimum sıcaklıkların yıllık ortalama değerlerinde ise neme göre daha az belirgin bir artış bulunmuştur. Günlük maksimum sıcaklıkların yıllık ortalama ve yıllık toplam yağış değerlerinde önemli bir değişime rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: İklim değişimi, Uzman sistem versiyon 1.0, Parametrik ve parametrik olmayan yöntemler, GAP, Barajların ve büyük sulama sistemlerinin iklim üzerine etkisi.

GAPTarımsal yapılarUzman sistemler+1
Burak Şen
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana ilinin sıcaklık verilerinin stokastik ve olasılık yöntemlerle incelenmesi

Adana Meteoroloji istasyonu uzun yıllık günlük maksimum, ortalama ve minimum sıcaklık değerleri zaman serisi kavramı içinde gidiş (trend), periyodik ve stokastik bileşenleri incelenmiştir. Gidiş (Trend) bileşeninin analizinde dönen nokta ve kendall sıra korelasyon testleri, periyodik bileşende varyans ile fourier analizleri ve stokastik bileşende ikinci derece markov zinciri çalışması yapılmıştır. Bu kışımın sonunda periyodik bileşenli deterministik ve stokastik yapıda bir denklem elde edilmiştir. Daha sonra, oluşturulan modelle üretilen verilerin farklı olasılık dağılım yöntemleri ile frekans (olasılık) analizleri yapılmış, uygunluk testleri yapılmış ve uygun frekans dağılımları saptanmıştır.

AdanaSulamaSıcaklık+1
Ali Yücel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta Anadolu koşullarında faosu tüketim modellerinin irdelenmesi

ÖZ Bu çalışmada bitki su tüketiminin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerden. Radyasyon, Penman, Blaney-Criddle, Pan-Evaporasyon yöntemlerinin Ankara koşullarında kullanılma olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla Ankara Merkez Topraksu Araştırma Enstitüsünde tartılı tip lizimetre ile 1972-1985 yılları arasında Buğday. Pancar. Ayçiçeği, Patates. Yonca, Mısır. Fasulye, Çilek bitkilerinden doğrudan ölçülen su tüketim değerleri, söz konusu yöntemlerin tahmin edilen değerleri ile karşı laştırılmıştır. Hesaplamalar günlük periyod da yapılmıştır. İncelenen bitkilerde gerçek bitki su tüketim değerleri ile en yakın ilişkileri Pan-Evaporasyon yönteminin sağladığı belirlenmiştir.

Orta Anadolu bölgesiSulamaTarımsal yapılar
H. Merih Tucel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tarla fasülyesinde tuz-su ve verim ilişkilerinin irdelenmesi

ÖZ Bu çalışma, tarla fasulyesinin su-tuz-verim ilişkileri ile bitkinin tuza dayanım düzeyleri ve toprakta tuz birikiminin belirlenmesi amacıyla, 1992 ve 1993 yetişme dönemlerinde Konya Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü arazisinde yürütülmüştür. Araştırmada, Üçlü Lateral Yağmurlama Sistemi kullanılmış, bitkilere sulama sırasında farklı düzeylerde su ve tuz uygulanmıştır. Elde edilen verilerden, çamur süzüğü tuzluğu ile fasulye dane verimi arasında; Yr=100-32.15(ECe-0.810) eşitliği ile gösterilen bir ilişki elde edilmiştir. Konya koşullarında ECe:0.810 dSm"1 tuzluluk düzeyinden sonra, dane verimi azalmaya başlamış; ve 4.0 dSm"1 de hiç verim alınamamıştır. SAR ve iyon konsantrasyonları ile dane verimi arasında, tuz-verim ilişkilerine benzer bağıntıların olduğu saptanmıştır. Artan tuz konsantrasyonu, dane iriliğini önemli düzeyde azaltmıştır. Sulama suyu tuz konsantrasyonunun artmasına bağlı olarak, toprakta tuz yığılması da artmıştır. Ancak, kış yağışlarının önemli düzeyde tuz yıkaması sağladığı belirlenmiştir. Toprağın tuz konsantrasyonu ve iyonik bileşimine bağlı olarak, kimi iyonların bitkinin gövde, kapsül ve yapraklarında birikmesi ile ilgili eşitlikler elde edilmiştir. Toprak tuzluluğu ile gövde ve kapsül tuz içerikleri arasında pozitif ilişkiler bulunmuştur. Tarla fasulyesinin yaprak ve kapsül Na içeriklerinin, toprağın Na içeriğinin artışına bağlı olarak artığı görülmüştür. Bitki gövdesindeki Na ile toprak Na'u arasında ise, önce artan zamanla azalma eğilimi gösteren ilişkiler bulunmuştur. Toprak Cl içerikleri ile bitki organlarının Cl içerikleri arasında da başlangıçta artan zamanla azalan ilişkiler saptanmışta-. Tarla fasulyesinin su-verim ilişkisi belirlenmiş; verim tepki etmeni (ky) 1.33 ve mevsimlik su tüketimi 500 mm olarak bulunmuştur. Elde edilen sonuçlara göre su tüketiminde oluşacak eksilişlerin verimde daha büyük oranda düşüşlere neden olacağı belirlenmiştir.

FasulyeSulamaTarla bitkileri+2
İdris Bahçeci
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
DoktoraAçık ErişimTR

Doğu Akdeniz Yöresi iklim koşullarına uygun sera tiplerinin geliştirilmesi üzerine bir araştırma

oz Ülkemizde mevsimlik meyve ve sebze tüketim miktarları büyük değişiklikler göstermekle birlikte, genel olarak yaş sebze ve meyveye karşt tüketim talebi yüksek düzeyde olmaktadır. Yaş sebze talebinin devamlı artış göstermesi dört ana etkene bağlı bulunmaktadır. Bu etkenler nüfus artışı, yaş sebze ve meyvenin beslenme açısından öneminin daha iyi anlaşılması, dış satımdaki gelişmeler, bireylerin gelir seviyesinin yükselmesidir. Belirtilen bu etkenlerin etkisiyle son yıllarda sebze tüketim taleplerinde yıllık olarak % 10-15 kadar artışın gözlendiği söylenebilir. Talebin artması sonucunda sebze fiyatlarında ortaya çıkan yükselmeler sebze ekim alanlarının gelişmesini ve üretimi teşvik etmektedir. Yaş sebze fiyatlarının yüksek olması yetiştiricileri üretim dönemi dışında da tarım yapmalarına zorlamaktadır. Mevsim dışı sebze üretimi ise yetiştirme ortamını kontrol altında tutabilecek bitkisel üretim yapılarının ( seraların ) gelişimine neden olmaktadır. Bu araştırmada Doğu Akdeniz Yöresi seracılık işletmelerinde seraların yapısal yönden mevcut durumları saptanarak, seraların gelişme olanakları incelenmiş ve yörenin iklim koşullarına uygun farklı yapılarda 5 plastik örtülü sera ile bir cam sera planı hazırlanmıştır.

Doğu Akdeniz bölgesiSeralarTarımsal yapılar
Hanifi Tokgöz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
DoktoraAçık ErişimTR

Arazi toplulaştırma projelerinde bilgisayarlarda yararlanma olanakları ve Çayırköy uygulaması

Bu çalışmada, geleneksel yöntemlerle bir arazi toplulaştırması uygulaması yapılırken, uygulamanın her aşamasında bilgisayarlardan hangi oranlarda yararlanılabileceği araştırılmıştır. Çalışma Malatya Yeşilyurt Çayırköy köyü arazilerinde uygulanmıştır. Çalışmada bilgisayarlardan iki farklı biçimde yararlanılmıştır. Birincisi, çiftçilerle ve parsellerle ilgili bilgilerin depolandığı ve işlenebildiği veri tabanlarının oluşturulmasıdır. Bu bilgiler, çiftçilerin, ad, soyad gibi kimlik bilgileri, parsel alanları, hisse oranlan, parsel dereceleri gibi sayısal-alfasayısal bilgiler ve haritaların sayısallaştırılarak saklandığı coğrafî bilgilerdir. Sayısal ve alfasayısal bilgiler Basıc programlama dili kullanılarak hazırlanan uygun bir yazılımla doğrudan erişimli kütüklere kaydedilerek kolay bir şekilde kullanılmıştır.. Hazırlanan veri tabam ile projenin her aşamasında bilgilere ulaşım ve gerekli değişiklikler kolaylıkla yapılabilmiştir. Bu sayede olumlu bulunan değişiklikler uygulamanın her aşamasında gerçekleştirilmiştir. Projede kullanılan haritalar bir CAD program aracılığı ile sayısallaştırılmıştır. Böylelikle, blokların oluşturulması, tasarlanan yeni parsel deseninin bloklara yerleştirilmesi gibi işlemler bilgisayar ortamında kolaylıkla ve son derece duyarlı olarak yapılabilmiştir.. Ayrıca eski mülkiyet ve toprak haritası bilgisayar ortamında çakıştırılarak her bir parselin hangi toprak gurubunda ne kadar alana sahip olduğu belirlenmiştir.. Bu işlev parsel dağıtım esnasında da kullanılmıştır.Yine aynı yöntemle eski mülkiyet haritası ile blok haritası ilişkilendirilerek parsellerin eski durumda hangi bloklarda oldukları belirlenmiştir.93 Aynca CAD programının çıktısı veri tabanlarının oluşturulması için hazırlanan program tarafından, bu programın çıktısı da CAD tarafından okunabilmektedir. Bu sayede CAD ile, anılan program ardışık çalışan bir gurup oluşturmaktadır. Toplulaştırma uygulamalarında yeni parsel deseninin belirlenmesi en önemli aşamalardan birini oluşturmaktadır. Çalışmada bilgisayar ikinci olarak yeni parsel deseninin belirlenmesi amacı ile kullanılmıştır. Bu amaçla bir model oluşturulmuştur. Oluşturulan model çiftçi istekleri doğrultusunda, parsel taşınmasını minimize ederek çözüme ulaşmaktadır. Bu amaçla katılımcı istekleri değerlendirilerek her bir bloğa olan talepler toplamı hesaplanmakta ve bu sayılara "Blok Talep Öncelik Sayısı" denilmektedir. İkinci olarak blok haritası ile eski mülkiyet haritası çakıştnılarak her işletmenin sahip olduğu her bir parsel alanı, işletmenin toplam alanına bölünerek eski durumda parselin bulunduğu blok için "Blok Öncelik Sayılan" hesaplanmaktadır. Dağıtıma, "Blok Talep Öncelik Sayısı" en büyük olan bloktan başlanmakta ve blok alanının talep olunan alandan küçük olması durumunda, dağıtıma "Blok Öncelik Sayısı" büyük olan kişilerden başlanılmakta ve büyükten küçüğe doğru sıra ile devam edilmektedir. Böylelikle parsel taşınmaları daha çok işletmenin büyük parselinin yanma doğru olmakta ve taşınma en aza indirilmektedir. Bu model Çayırköy Köyü arazilerinde uygulanmış ve oluşturulan veri tabanlarının yeterli olduğu gözlenmiştir. Dağıtan algoritması, toplam blok alanlarının, toplam talep olunan alanlardan büyük olması durumunda çok rahat kullanılabilmekte ancak anılan alanların eşit olması durumunda katılımcı isteklerine bağlı olarak model zorlanabilmektedir. Bu durumda,94 çözüm tekrarlanarak her defasında kesinleşen çözümler ayıklanmakta ve böylece problemin çözümü basitieştirilmektedir. Sonuç olarak hazırlanan model Çayırköy uygulamasında kabul edilebilir bir çözüm ortaya koyabilmiştir. Ancak ulaşılan her çözüm çiftçiler tarafından değerlendirildiğinde bir takım katkılarla çözümün daha kabul edilebilir bir duruma geldiği gözlenmiştir. Projenin uygulanmasıyla önce 943 olan parsel sayısı toplulaştırma ile 381'e inerken, ortalama parsel büyüklüğü de 1,7 hektardan 4,2 hektara çıkartılmıştır. Sulama projesinde toplulaştırma uygulamalarıyla devlet yatırımlarında yaklaşık %25 oranında bir ekonomi sağlanırken sabit tesisler için kamulaştırma bedeli ödenmemiştir. Parsellerin tümü yol ve kanallara doğrudan bağlanmıştır. Projeden elde edilen en önemli yararlardan birisi de büyük ölçüde hisseli olan parsellerin bu durumlarına bir çözüm getirilmiş olmasıdır. Bütün bu elde edilen yararlar için ek bir yatanı gerekmediği gibi toplulaştırma ile ayrıca yatırımlardan tasarruf sağlanarak, tanın işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden tarım yapılabilir en uygun duruma getirilmesi mümkün olmuştur.

Arazi toplulaştırmasıBilgisayar destekli denetimMalatya-Çakırköy
Gürsel Küsek
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00
DoktoraAçık ErişimTR

Jeoistatistiksel yöntem ile nokta ve alansal yağışların saptanması ve stokastik olarak modellenmesi:Örnek havza uygulamaları

Ill purpose, trend, periodic and stochastic components of these series have been tried to be determined mathematically. By using Kendall's rank correlation test, no trend has been detected in the original series. The periodic component in the mean and standard deviation of the series has been identified by Fourier analysis. Cumulative periodogram has been performed for the parameters fitted mean and standard deviation of all series. It is concluded from these test results that the periodic component in monthly rainfall series may be best described by Fourier series with the 12-month cycle and two subharmonics for both means and standard deviations. The ratio of variance explained by the periodic component to the total variance of monthly rainfall series has been found over 98 %. Standardized series have been obtained by parametric standardization. The resulting series have not shown second order stationarity. So, one further transformation has been made and standardized fitted series (stationary stochastic component) with mean zero and standard deviation unity were obtained. Besides, autocorrelation and partial autocorrelation coefficients of both standardized and fitted series have been calculated to determine serial dependence and the order of AR(p) model for stochastic components. The hypothesis of no serial dependence is tested by the ANDERSON test of the correlograms. It was deduced from this test results that stochastic components of all series show no serial dependence and the length of the memory of AR(p) model of stochastic component is zero. So standardized fitted series have been considered as independent stochastic processes, those series could not be modelled with a p th order AR model. The empirical frequency distribution of independent stochastic processes is determined as well as the fitted Log-Normal probability function. By using Log-Normal probability distribution, monthly point and areal rainfall depths have been calculated for standard return periods such as 2, 5, 10, 25, 50 and 100-year. The magnitude of T-year event was always found maximum in December, but minimum in August.110 Monthly semivariograms have been found discontinuous at the origin, in virtue of poor continuity of the monthly rainfall over the study area. The amount of nugget effect ranges from month-to-month, minimum 0.9 % in January and maximum 28.6 % in July. The magnitudes of stochastic components of semivariograms were found very high in January (99. 1 %) and very low in July (71.4 %). After a carefull examination of semivariograms, it is found that the rainfall observations within a radius of maximum 273.2 km are spatially dependent in October, but 25.4 km in August. The monthly semivariograms differ much more in the coefficients range, sill and structural variance than nugget effect from month-to-month. Generally, in summer time, these parameters considerably reduce to certain levels. Cross validation of fitted semivariograms has been performed by the so called jack- knifing procedure. It is inferred from the test results that fitted semivariograms can represent the spatial dependence of monthly rainfall in the study area and can be used in optimal estimation. Monthly punctual and block kriged rainfall, and standard deviation of estimation maps have been drawn for study area. Additionally, as an example, two sample points and areas, Tarsus Experimental Research Institute Rainfall Observation Station (Tarsus A.E) and Tarsus plain in the Seyhan river basin, Serinyol Meteorological Observation Station and Amik plain in Asi river basin, have been chosen in order to estimate point and areal rainfalls by using geostatistical techniques. Pretending the monthly rainfall observations were not available at the observation stations, point and areal rainfall series have been generated at the aforementioned points and areas by kriging techniques. The generated and observed series are paired and tested to figure out whether they come from the same population. At 5 % confidence level, it is concluded that the series do not show any difference about mean and variance. On the other hand, observed, generated point and block kriged rainfall series (original series) for Tarsus A.E. and Tarsus plain have been investigated to detect whether these series can be modeled stochastically and have any differences in model parameters. For this

JeoistatistikStokastik modellemeYağışlar
Mahmut Çetin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1996
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mısır bitkisinin su-verim ilişkileri, kök dağılımı ile bitki su stresi indeksinin belirlenmesi ve CERES-maize bitki büyüme modelinin yöreye uyumluluğunun irdelenmesi

öz Bu çalışma, Çukurova koşullarında yetiştirilen I. ürün mısır bitkisinin su-verim ilişkilerini, su kısıntısının verim ve verim unsurları ile kök dağılımına etkilerini belirlemek; infrared termometre (IRT) ve porometre gözlemlerinden saptanan bitki su stresi indekslerinden (CWSI) yararlanarak sulama programım hazırlamak ve CERES-Maize bitki büyüme modelinin yöreye uyumluluğunu test etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, denizden yüksekliği ortalama 20 m olan, 36° 59' N, 35° 18' E enlem ve boylamlarında yer alan Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü deneme alanında 1993 ve 1994 yularında killi Mutlu serisi topraklarında TTM-815 mısır çeşidi kullanılarak yürütülmüştür. Bu çalışmada, sulama konulan her 10 günde bir 120 cm'lik toprak profilinde tüketilen suyun %100 (îm), %80 (I*,), %60 (Ieo), %40 (!«,), %20 (I20) ve %0'ı (Io) uygulanması şeklinde oluşturulmuştur. Araştırmada Iı«> konusuna denemenin birinci yılında 6, ikinci yılında ise 7 kez olmak üzere, sırasıyla toplam 752 ve 823 mm su uygulanmıştır. Anılan konuya ilişkin su tüketimi birinci yıl 999 mm, ikinci yıl ise 1052 mm olarak belirlenmiştir. Sözkonusu sulama konusunda dekara verim 1993 yılında 1001.5 kg; 1994 yıkıda ise 1003.4 kg olmuştur. Dane verimi (Y) ile sulama suyu (I) ve su tüketim (ET) miktarları arasında denemenin ilk yılında sırasıyla Y = - 0.00191 f + 2.9 I - 139.34 ( r2 = 0.98** ) ve Y = 1.623 ET - 500.45 (^=0.88**); ikinci yılında ise sırasıyla Y = - 0.0012 I2 + 1.9 I + 222.49 (1^=0.97**) ve Y= 1.042 ET - 14.10 (^=0.88**) şeklinde önemli ilişkiler bulunmuştur. Çalışmada verim etmeninin (ky), 1.08 ile 1.61 arasında değiştiği saptanmıştır. Konulara göre sulama suyu kullanım randımanı (IWUE), 1.0-2.43 kg/da-mm; su kullanım randımanı (WUEet) ise 0.22 ile 1.25 kg/da-mm arasında değişmiştir. Yaprak alan indeksi (LAI), kuru madde miktarı, bitki boyu, bitki basma yaprak sayısı, koçan boyu, koçan basma verim, koçandaki dane dayısı, bitki basma koçan sayısı, bitki başına dane verimi ve sayısı bitkide su stresi arttıkça azalmıştır. Çalışmada, mısır dane veriminin düşmeye başladığı, sulamadan önceki infrared termometre gözlemlerinden belirlenen eşik CWSI değeri 0. 19; porometre gözlemlerinden belirlenen eşik değeri ise 0.26 olarak bulunmuştur. Su stresi arttıkça, toprak profilinde mısır köklerinin daha derinlere doğru gittiği gözlenmiştir. Mısır köklerinin 0-40 cm'lik toprak katmanında yoğunlaştığı ve etkili kök derinliğinin ise 100 cm olduğu saptanmıştır. CERES-Maize bitki büyüme modelinin tarla kapasitesi, solma noktası su içeriklerine ve sulama randımanına duyarlı olduğu; bazı konularda kimi verim ve verim unsurlarım tam olarak kestiremediği belirlenmiştir.

Bitki büyümeBitki su stres indeksiMısır+1
Cafer Gençoğlan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1996
00