Manisa Celal Bayar University
Discipline

Uluslararası Ticaret ve Finans Anabilim Dalı

Manisa Celal Bayar University

30

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

30 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik büyüme ile petrol tüketimi arasındaki ilişki: Türkiye'den kanıtlar

Bir ülkenin ekonomik büyümesi, genellikle gelişmişlik düzeyini değerlendirmede önemli bir ölçüt olarak kabul edilir. Türkiye'de 1970'li yıllardan itibaren artan enerji talebinin ekonomik büyümeyi önemli ölçüde etkilediği görülmektedir. 1970'lere kadar kömür, fosil enerji kaynakları arasında öne çıkarken, 1973 krizinden sonra petrol talebi kömüre olan talebi geçmiştir. Günümüzde Türkiye'de en çok tüketilen enerji kaynakları arasında petrol bulunmaktadır, bunu sırasıyla kömür, doğalgaz ve yenilenebilir enerji kaynakları izlemektedir. Bu çalışmada, 1990-2021 yılları arasında Türkiye'de ekonomik büyüme ile petrol tüketimi arasındaki ilişki ARDL sınır testi ve Toda Yamamoto nedensellik testi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan eş bütünleşme testinin sonuçları, değişkenler arasında uzun dönemli bir eş bütünleşme ilişkisi olduğunu ve bu değişkenlerin uzun dönemde birlikte hareket ettiğini göstermektedir. Akabinde uzun dönem katsayıları tahmin edilmiştir. Petrol tüketimindeki artışın, ekonomik büyüme üzerinde pozitif bir etki yarattığı ve dolayısıyla petrol tüketiminin ekonomik büyümeyi artırdığı sonucuna varılmıştır. Fakat yapılan Toda Yamamoto nedensellik testi sonuçları, ekonomik büyüme ile petrol tüketimi arasında nedensellik ilişkisinin olmadığını göstermektedir. Yani Türkiye'de petrol tüketimini arttırıcı veya teşvik edici politikalar ile azaltıcı veya tasarruf odaklı politikaların ekonomik büyümeye etkisi olmadığından, ekonomik büyümenin petrolün tek başına bir etken olamayacağı belirlenmiştir.

Ekonomik büyümeEnerji ekonomisiHam petrol
Serkan Tokgözoğlu
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Menkul kıymet yatırımcılarının yatırım kararlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Şırnak ili örneği

Menkul kıymet yatırımcıları, yatırım kararı alırken karar aşamasında birçok faktörün etkisinde kalmaktadır. Bu faktörler kimi zaman kişisel kimi zaman ekonomik kimi zaman da sosyal faktörler olabilmektedir. Yatırımcıların yatırım risk anlayışı ve yatırım risk iştahı farklılık gösterdiği için karar aşamasında etkilendikleri faktörlerde farklılık göstermektedir. Finans literatürüne bakıldığında geleneksel finans teorilerine göre yatırımcılar, yatırımların riski ile beklenen faydası arasındaki ilişkinin sonucuna göre rasyonel davrandıklarını, davranışsal finans teorileri ise yatırımcıların rasyonel hareket etmeyip psikolojik ve sosyolojik faktörlerden etkilendiklerini belirtmektedir. Modern portföy teorisyenlerinden Markowitz' Belirsizlik ortamında en az risk ile maksimum getiri sağlayacak portföy oluşturmak gerektiğini belirtmiştir. Günümüzde İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte finansal piyasalar arasındaki sınırlar kalkmış ve bu durum beraberinde farklı riskler belirsizlikleri getirmiştir. İşte bu riskler ve belirsizliklerin olduğu ortamda yatırımcılar yatırım kararları almak durumunda kalmaktadır. Bu nedenle çalışmamızda Şırnak ilinde yaşayan bireysel menkul kıymet yatırımcılarının tasarruflarını hangi tür yatırım araçlarında değerlendirdikleri, yatırım araçları arasında yatırım tercihi yaparken karar aşamasında nelerden etkilendikleri, yatırım kararları üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Şırnak'ta yaşayan 402 bireysel menkul kıymet yatırımcısı üzerinde anket uygulanmıştır. Anket çalışmasının bulgularından çıkan analiz sonuçlarına göre araştırılan 6 hipotezin tamamı reddedilmeyerek kabul edilmiştir. Ayrıca Yapılan anket çalışmasının sonuçları değerlendirildiğinde Şırnak'taki menkul kıymet yatırımcılarının ağırlıklı olarak erkek, evli ve 18-42 yaş aralığındaki genç ve orta yaş kesiminden oluştuğu söylenebilir. Katılımcıların büyük çoğunluğu orta gelir düzeyinde olup tasarruflarını ağırlıklı olarak hisse senetlerinde değerlendirmektedir. Katılımcılar yatırım kararı aşamasında en çok yararlandıkları bilgi kaynağının kendi bilgi birikim ve tecrübelerinin olduğunu ifade etmişlerdir. Yatırımcıların yarısına yakını menkul kıymet yatırımlarından öncelikli beklentilerinin, birikimlerinin değerini enflasyona karşı korumak olduğunu belirtmişlerdir. Sonuç olarak, katılımcılar yatırımlardan beklenen getiriyi sağladıklarından sonra ellerindeki menkul kıymetleri satma yoluna gitmekte olup bu yatırımcıların bir kısmının spekülatif amaçla yatırım yaptıklarını da göstermektedir.

Finansal yatırımMenkul kıymet yatırım fonlarıPortföy yatırımları+2
Mehmet Sait Alkış
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal iletişim pazarlamasında yapay zeka kullanımı

Siyasal İletişim Pazarlamasında Yapay Zekâ Kullanımı Bu çalışma, siyasal iletişim pazarlamasında yapay zekâ uygulamalarının kapsamını belirleyerek bu teknolojilerin seçim kampanyalarındaki rolünü, stratejik etkilerini ve doğurduğu etik ile hukuki sorunları bütüncül bir bakış açısıyla ele almayı hedeflemiştir. Araştırma, nitel yöntem çerçevesinde beş örnek olayı (2016 ve 2020 ABD Başkanlık Seçimleri, 2016 Brexit Referandumu, 2024 ABD Başkanlık Seçimi, 2023 İngiltere İşçi Partisi Kampanyası) kapsamış; betimsel ve tematik analiz teknikleriyle mikro hedefleme, psikografik profilleme, otomatik içerik üretimi, duygu analizi ve deepfake gibi yapay zekâ temelli araçların seçmen davranışlarını nasıl şekillendirdiği incelenmiştir. Elde edilen bulgular, büyük veri ve makine öğrenimi süreçleriyle demografik, davranışsal ve psikolojik verilerden çıkarılan iç görülerin klasik yöntemlere kıyasla anlamlı oranda daha yüksek etkileşim sağladığını göstermiştir. Generatif yapay zekâ araçlarıyla metin, görsel ve video üretimi gerçek zamanlı A/B testlerle performans takibini mümkün kılmış, ancak duygu analizinin ironi ve mecazı yorumlamada sınırlılıkları ortaya çıkmıştır. Otomatik sosyal medya ajanları dezenformasyon döngülerini beslerken deepfake teknolojileri seçmen güvenini zedeleme riski barındırmıştır. Algoritmik "kara kutu" yapısı şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini zaafa uğratmış; AB'nin AI, Act ve GDPR düzenlemeleri ile Türkiye'deki KVKK eksik kalmıştır. Sonuç olarak, siyasal iletişimde yapay zekânın demokratik normlarla uyumlu kullanımı için uluslararası "Demokrasi ve Yapay Zekâ Denetleme Kurulu" kurulması; şeffaflık raporları, algoritmik hesap verebilirlik mekanizmaları, yapay zekâ etiği ve sorumluluk kodları geliştirilmesi; medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir. Bu önlemler, yapay zekânın stratejik avantajlarını demokratik meşruiyetle birleştirerek toplumsal güveni tesis edecek ve manipülasyona karşı dirençli bir kamusal alan oluşturacaktır. Anahtar Kelimeler: Derin Öğrenme, Siyasal İletişim, Siyasal Pazarlama, Yapay Zekâ, Yapay Zekâ Etiği

Fatma Nur Bakır
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Seçim kampanyalarında uluslararasıticaret ve entegrasyon: Bir uygulama

Seçim Kampanyalarında Uluslararası Ticaret ve Entegrasyon: Bir Uygulama Türkiye'nin gelecek dönemde Atlantik ve AB eksenli bir entegrasyon sürecine devam mı edeceği yoksa başka bir entegrasyon sürecine mi yöneleceği konusunda günümüzde var olduğu düşünülen belirsizliğin siyasi parti programlarına yansımış bulgularının var olup olmadığı ve şayet var ise bu bulguların dış ticaret, entegrasyon ve siyasi pazarlama olguları zemininde ele alınması suretiyle, söz konusu belirsizliğin 2000'li yılların başından itibaren oldukça yoğun bir şekilde tartışılmaya başlanmış olmasından dolayı uluslararası ticaret teorileri ile entegrasyon ile siyasal pazarlama kavramlarının tarihsel gelişim sürecinden hareketle alternatif entegrasyon süreçlerine ilişkin siyasi parti tercihlerinin siyasi parti programlarındaki izdüşümlerine ulaşmak bu çalışmamızın esasını ve amacını oluşturmaktadır. Dış Ticaret teorilerinin ilk kez bilimsel çalışmalara konu edilmeye başlandığı 18. yy. kadar yeryüzünde on binyıllık bir tarihi geçmişi bulunduğu düşünülen insanın yeryüzünde var olma sürecindeki ekonomik faaliyetlerinin neden ve nasıl, hangi aşamalar üzerinden yaşandığına ilişkin tarihi veriler, egemenlik kavramının tarihi gelişimi ile entegrasyon süreçlerinin tarihi gelişiminin iç içe gelişen süreçler olduğu ve egemenlik algısının tarihi süreçler içerisinde ele alınış biçiminin ortaya koyulmasının aslında entegrasyon algısının da tarihsel gelişiminin ortaya koyulması ve toplumsal değişime bağlı olarak siyasal hayatın ve değişkenlerinin farklı bir terminoloji ile ele alınması gerekliliğinin, pazarlama bilimi ve sermaye gruplarıyla oldukça içli dışlı pazarlamacıların önderliğindeki siyasal pazarlama yaklaşımı ile giderilmeye çalışılması sürecinde siyasi parti tercihlerinin Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) siyasi parti programlarına yansıyan izdüşümleri incelendiğinde, Türkiye'nin gelecek dönemde Atlantik ve AB eksenli bir entegrasyon sürecine devam mı edeceği yoksa başka bir entegrasyon sürecine mi yöneleceği konusundaki siyasi parti tercihlerinin çok sınırlı, zımni ve açık uçlu politik bir retorik söylem ile siyasi parti programlarına yansıtıldığı ve üç parti özelinde de gelişen bir Avrasya bilinci ile beraber temkinli bir alışılagelen Atlantik ve AB eksenli bir entegrasyon sürecinin öncellendiği ileri sürülebilir.

Ali Aslan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde e-ticaretin dönüşümü: Kapsamlı bir durum değerlendirmesi

Günümüzde hızla gelişen dijital teknolojiler, yalnızca iletişim ve üretim süreçlerinde değil, aynı zamanda tüketici davranışlarında da köklü değişikliklere yol açmıştır. Bu değişimlerin başında, alışveriş alışkanlıklarının fiziksel ortamlardan dijital platformlara kayması gelmektedir. Bilgisayar, akıllı telefon, internet ve mobil uygulamaların yaygınlaşmasıyla birlikte, geleneksel ticaret anlayışı dönüşüme uğramış ve e-ticaret, çağdaş yaşamın vazgeçilmez bir unsuru hâline gelmiştir. Özellikle Covid-19 pandemisi, bu dönüşümü hızlandıran en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkmıştır. Pandemi süreci, bireyleri sosyal izolasyon ve hareket kısıtlamaları nedeniyle evde kalmaya zorlamış; bu durum, tüketim alışkanlıklarının dijitalleşmesini kaçınılmaz kılmıştır. Tüketiciler, temel ihtiyaçlarını ve alışveriş tercihlerinin büyük kısmını çevrim içi platformlar aracılığıyla karşılamaya başlamış; e-ticaretin günlük yaşam içerisindeki rolü belirgin biçimde artmıştır. Bu süreçte yalnızca bireysel tüketim alışkanlıkları değil, aynı zamanda firmaların pazarlama stratejileri, lojistik altyapıları ve dijital ödeme sistemleri de yeniden şekillenmiştir. Araştırma bulguları, pandemi döneminde bazı sektörler ciddi ekonomik kayıplar yaşarken, e-ticarete uyum sağlayabilenlerin finansal büyüme fırsatları yakaladığını göstermektedir. Özellikle elektronik, giyim, kişisel bakım ve gıda gibi alanlarda çevrim içi satışlar artmış; bu da e-ticaretin kriz dönemlerinde ekonomik dayanıklılığı artıran stratejik bir araç olduğunu ortaya koymuştur. Dijitalleşmeye hızlı adapte olan işletmeler ise rekabet avantajı elde ederek müşteri bağlılığı ve sürdürülebilirlik açısından önemli kazanımlar sağlamıştır. Bu tez çalışması, Türkiye'de 2019–2023 yılları arasında e-ticaretin geçirdiği dönüşümü çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirmekte; finansal göstergeler, teknolojik gelişmeler ve tüketici eğilimleri temelinde kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Çalışmada, pandemi sürecinin yalnızca geçici bir kriz değil, aynı zamanda e-ticaret ekosisteminde kalıcı bir yapı dönüşümüne yol açan stratejik bir kırılma noktası olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: E-ticaret, Covid 19, koronovirüs, finans.

Fatih Teryaki
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital finans ve kripto paralar: Teorik bir inceleme

Türkiye, muazzam tarihi ve Asya ile Avrupa kıtasını birbirine bağlayan jeopolitik konumu itibariyle dünyanın en önemli ve en dikkat çekici ülkesidir. Türkiye'nin bu özelliği, tarih boyunca para ve ekonomi politikalarını küresel güç dengeleriyle iç içe şekillendirmiş; Osmanlı'dan bugüne uzanan süreçte Batı'nın finansal merkezleri ile Doğu'nun ticaret ağları arasında bir "geçiş ekonomisi" rolünü üstlenmiştir. Günümüzde ise Türkiye, bir yandan doların rezerv hâkimiyetine eklemlenmiş kırılgan bir para sistemine sahipken, diğer yandan Avrasya merkezli yeni finansal bloklarla ve dijital para girişimleriyle kendisini küresel finans mimarisinde yeniden konumlandırmaya çalışan "köprü ülke" kimliğini sürdürmektedir. Günümüzde dünya ekonomik güç dengeleri yeniden şekillenirken, dijitalleşme yalnızca teknolojik bir yenilik değil; aynı zamanda bir ulusal güvenlik, egemenlik ve kalkınma stratejisini oluşturmaktadır. Para ve işlevlerinin her yüzyılda önemli olduğu küresel finans sisteminde dijital dönüşüm artık bir tercihten ziyade bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye, bu dijital dönüşümün ön saflarında yer alan ülkelerden biri olarak, dijital finans ve kripto para teknolojilerini hem iç dinamiklerine entegre etmekte hem de bölgesel liderlik hedefi doğrultusunda stratejik pozisyonunu güçlendirmeye çalışmaktadır. 2030 sonrasında küresel dünya finans sisteminin dijital paralar etrafında yeniden şekilleneceği öngörülürken, Türkiye'nin hem kendi ulusal dijital parasını (merkez bankası dijital parası) devreye alması hem de kripto para ekosisteminde bölgesel bir merkez olma potansiyeli dikkat çekmektedir. Bu tez çalışması, yalnızca dijital finans ve kripto paraların teknik yönlerini değil; aynı zamanda Türkiye'nin dijital egemenlik, güvenlik, savunma ve ekonomik bağımsızlık politikalarıyla dijital finansı nasıl entegre ettiğini çok boyutlu bir çerçevede ele almaktadır. Aynı zamanda Türkiye'nin mevcut sosyoekonomik yapısı, finansal regülasyon stratejileri ve vatandaşların dijitalleşmeye yaklaşımı çerçevesinde nasıl konumlandığını analiz etmektedir. Tez boyunca, hem teknolojik altyapının evrimi hem de mevzuat düzeyindeki gelişmeler detaylandırılmış; Türkiye'nin bu yeni dijital finans çağındaki konumu hem iç hem de dış karşılaştırmalarla incelenmiştir.

Tayfun Güler
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik sistem içerisinde yeşil lojistik uygulamalarını örgüt kültürü olarak benimseyen firmaların borsa performanslarının incelenmesi

Günümüzde çevresel sürdürülebilirlik, işletmelerin stratejik kararlarında giderek daha kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışma, yeşil lojistik uygulamalarını örgüt kültürüne entegre eden firmaların borsa performanslarını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Horoz Lojistik, Türk Traktör, DHL, Tüpraş, Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş., Kütahya Porselen Sanayi A.Ş., Pasifik Eurasia Lojistik Dış Tic. A.Ş. gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin çevre dostu lojistik stratejileri ile bu stratejilerin hisse senedi fiyatları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Yeşil lojistik, tedarik zinciri süreçlerinde enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması, geri dönüşüm ve alternatif yakıt kullanımı gibi uygulamaları içermektedir. Bu çalışmada, firmaların yeşil lojistik bildirimlerinin ardından borsadaki kısa ve uzun vadeli tepkileri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, yeşil lojistik uygulamalarının operasyonel verimlilik ve marka itibarı üzerinde olumlu etkileri olmasına rağmen, hisse senedi fiyatlarındaki hareketlerin daha çok makroekonomik koşullar, sektörel dinamikler ve yatırımcı algıları tarafından şekillendiğini göstermektedir. Özellikle DHL ve Tüpraş gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren firmaların yeşil lojistik açıklamaları, kısa vadede pozitif piyasa tepkisi alırken, bu etkinin sürdürülebilirliği şirketin finansal performansı ve genel ekonomik konjonktürle ilişkilidir. Diğer yandan, yerel ölçekli firmalarda yeşil lojistik uygulamalarının borsa performansına etkisi daha sınırlı kalmaktadır. Bu çalışma, yeşil lojistik stratejilerinin finansal piyasalardaki yansımalarını anlamak isteyen araştırmacılar ve uygulayıcılar için önemli bir referans sunarken, gelecekteki çalışmalar için uzun vadeli etki analizleri ve sektörel karşılaştırmalar önermektedir.

Yeşil lojistikÇevresel sürdürülebilirlik
Tuncay Şimşit
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkilerinde cinsiyetin düzenleyici rolü: Kamu çalışanları üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, kamu çalışanlarının dijitalleşme algıları, iş tatmini ve motivasyon arasındaki ilişkileri incelemek ve dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici rolünü belirlemektir. Araştırmanın tasarımı, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama deseni çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri, anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemi ile tespit edilen katılımcılar, Ankara'da kamu sektöründe görev yapan 400 memurdan oluşmaktadır. Araştırma hipotezlerinde değişkenler arası ilişkilerin tespit edilmesinde korelasyon, ana etkilerin test edilmesinde basit doğrusal regresyon ve cinsiyetin düzenleyici rolünün değerlendirilmesinde Hayes PROCESS Model 1 analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki (r = .316; β = .423, p < .001) tespit edilmiştir. Motivasyon açısından ele alındığında, dijitalleşme algısının motivasyon üzerinde yine pozitif ve anlamlı bir etkisinin (r = .379; β = .356, p < .001) olduğu bulunmuştur. Cinsiyet değişkeni araştırma modeline dâhil edildiğinde, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte dijitalleşme algısı ve motivasyon ilişkisine cinsiyet değişkeni eklendiğinde cinsiyetin bu modelde de düzenleyici bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular dijitalleşme algısının her iki cinsiyette de benzer işlevsel sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Kamu sektöründe dijital süreçlerin standartlaştırılmış olması, görev tanımlarının cinsiyete göre ayrışmaması ve dijital araçlara erişimde görece eşitlik, bu durumu açıklayan olası faktörler olarak değerlendirilebilir. Bu bulgulara dayanarak, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir yenilenme değil, aynı zamanda çalışanların davranışsal ve psikolojik süreçlerini etkileyen stratejik bir olgu olduğu değerlendirilebilir. Bu bağlamda, kamu kurumlarında dijital dönüşüm politikalarının planlanmasında insan faktörünü merkeze alan bir yaklaşımın benimsenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: dijitalleşme algısı, düzenleyici etki, iş tatmini, kamu çalışanları, motivasyon

DijitalleşmeDüzenleyici etki analiziMotivasyon+2
Pınar Soysal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital liderlik ve teknolojik tutumun bireysel performans üzerindeki etkileri

Bu araştırmanın amacı, bankacılık sektöründe çalışanların dijital liderlik algısı ve teknolojik tutumlarının bireysel performans üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma nicel araştırma yaklaşımıyla yürütülmüş ve ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Veriler, bankacılık sektöründe çalışanlardan çevrim içi anket yoluyla toplanmıştır. Analiz sürecinde betimsel istatistikler ile korelasyon analizi kullanılmış olup dijital liderlik ve teknolojik tutumun bireysel performansı yordama düzeyi basit ve çoklu doğrusal regresyon analizleriyle test edilmiştir. Ayrıca demografik değişkenlere göre farklılaşmaları belirlemek amacıyla fark testlerinden yararlanılmıştır. Bulgular, dijital liderlik ile bireysel performans arasında ve teknolojik tutum ile bireysel performans arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir. Regresyon sonuçları, hem dijital liderliğin hem de teknolojik tutumun bireysel performansı anlamlı biçimde yordadığını, birlikte ele alındıklarında performansı açıklama gücünün arttığını ortaya koymuştur. Ayrıca teknolojik tutumun, dijital liderlik kontrol edildiğinde dahi güçlü bir yordayıcı olmayı sürdürdüğü belirlenmiştir. Demografik analizlerde ise bazı değişkenlerde anlamlı farklılıklar görülürken, bazı değişkenlerde anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç olarak, bankacılık sektöründe bireysel performansın güçlendirilmesi için dijital liderlik uygulamalarının geliştirilmesi ve çalışanların teknolojik tutumlarını destekleyen örgütsel uygulamaların yaygınlaştırılması önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Bankacılık Sektörü, Bireysel Performans, Dijital Dönüşüm, Dijital Liderlik, Teknolojik Tutum

Bankacılık sektörüDijital liderlikDijitalleşme+2
Kübra Yıldırım Keleş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyede otomotiv sektörü ve Borsa İstanbulda işlem gören otomotiv işletmelerinin performans analizi

ÖZET Türkiye'de Otomotiv Sektörü Ve Borsa İstanbul'da İşlem Gören Otomotiv İşletmelerinin Performans Analizi Otomotiv sektörü sanayileşmenin gelişmiş olduğu tüm ülkelerde ekonominin öncü sektörü olarak görülmektedir. Demir- çelik, petro- kimya, cam, plastik, yazılım, tekstil ve elektronik gibi birçok sektör ile bağlantısı olan otomotiv sektörü; tarım, turizm, savunma, ulaştırma, altyapı ve inşaat sektörlerinin gelişmesinde de doğrudan ve dolaylı olarak etkilidir. Türkiye otomotiv sanayisinin kat ettiği yol, devleşen bir yan sanayinin de ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Türkiye'de otomotiv yan sanayi, otomotiv sanayisindeki gelişmelerin sonucunda hızla gelişmektedir. Küresel otomotiv sektörü; teknolojideki ilerleme, müşteri ilişkilerinde ortaya çıkan değişim, fosil yakıtlı arabalar yerine hibrit ve elektrikli arabaların tercih edilmeye başlanmasıyla büyük bir dönüşüm içerisine girmiştir. Bu dönüşüm piyasaya sonradan girecek olan üreticiler için önemli fırsatlar oluşturmaktadır. İlk yerli otomobilimiz olan TOGG bunun en güzel örneklerinden biridir. Çalışmanın amacı, otomotiv sektörü üzerinde etkili olan makroekonomik faktörler ile bu faktörlerin Türkiye'de faaliyet gösteren otomotiv sektöründeki firmaların borsa performansı üzerindeki etkilerini analiz etme üzerine oturtulmuştur. Çalışmada, otomotiv sektöründeki gelişmeleri dünya ve Türkiye bağlamında ele aldıktan sonra, Türkiye ekonomisinde sektörün yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Çalışmanın analiz kısmında, Türkiye'de Borsada işlem gören ve öncü konumundaki altı otomotiv sektörü firmasının 2014-2024 dönemindeki getirilerin döviz kuru, petrol fiyatları ve CDS primi gibi makroekonomik değişkenler karşısındaki performansı ve ilişkisi analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçları genel olarak otomotiv sektöründeki firmaların ekonomik göstergelerdeki değişimlerin öncüsü rolünde olduğuna ilişkin bazı veriler ortaya koymuştur. Bunun yanında ekonomik göstergelerdeki iyileşmeler sektörün fiyat performansını olumlu yönde etkilediğine ilişkin sonuçlar ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler: Otomotiv Sektörü, Analiz yöntemi, CDS, Borsa İstanbul

Yahya Kırmaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

E-ihracatta dijital sürdürülebilirlik kapsamında yapay zekâ kullanımı; züccaciye sektörü üzerine bir uygulama

Araştırma kapsamında dijital sürdürülebilirliğin ekonomik, çevresel, sosyal, teknolojik ve sistemik boyutlarının, Türkiye'nin züccaciye sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı işletmeleri açısından ne derece öncelikli olduğu incelenmiştir. Dijital sürdürülebilirlik kavramı bu çalışmada; e-ihracat odaklı büyüme stratejileri, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm uygulamaları ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri bağlamında çok boyutlu olarak ele alınmıştır. Karar verme sürecinde belirsizlik ve öznel yargıların ağırlıkta olması nedeniyle Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (Fuzzy AHP) yöntemi tercih edilmiş ve kriterler üçgensel bulanık sayılar kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın evreni, Kütahya ilinde faaliyet gösteren ve e-ihracata yönelik potansiyel taşıyan züccaciye firmaları olarak belirlenmiş, örneklem ise bu alanda faaliyet gösteren ve stratejik dijital sürdürülebilirlik uygulamaları hakkında değerlendirme yapabilecek bilgiye sahip olan sektör uzmanlarından oluşmuştur. Verilerin toplanmasında uzman yargısına dayalı ikili karşılaştırma yöntemi uygulanmış ve bulanıklaştırılmış karar matrisleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Analiz sürecinde, karar verici uzmanların görüşleri geometrik ortalama yöntemi ile birleştirilmiş, elde edilen bulanık karşılaştırma matrisi üzerinde Chang'in (1996) Genişletilmiş Bulanık AHP (Extent Analysis Method) yaklaşımı uygulanarak nihai kriter ağırlıkları hesaplanmıştır. Bulgular, dijital sürdürülebilirlik kriterleri arasında en yüksek önceliğin ekonomik, teknolojik ve sistemik faktörlere verildiğini, alt kriterler düzeyinde ise vergi ve gümrük avantajları, ticaretin kolaylaştırılması, otomasyon ile verimlilik ve paydaşlarla etkileşim gibi alt bileşenlerin öne çıktığını göstermiştir. Bu çalışma, züccaciye sektöründe dijital dönüşümün sadece teknolojik bir gelişme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik odaklı stratejik bir yönelim olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymakta; dijital sürdürülebilirlik kriterlerinin sektörel düzeyde nasıl önceliklendirileceğine dair özgün ve bilimsel temelli bir karar destek modeli sunmaktadır.

Tuğba Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

An empirical analysis of renewable and non-renewable energy resources with emphasis on the oil, natural gas and hydropower industries' impacts on the Tanzanian economy

Energy is essential for economic growth, industrialization, and societal development, and Tanzania's energy sector relies on both non-renewable resources such as oil and natural gas and emerging renewable resources. Ensuring energy sustainability is crucial for meeting current demands while preserving resources for future generations. This research investigates the economic impacts of non-renewable and renewable energy resources in Tanzania, focusing specifically on oil, natural gas, and hydropower. It aims to explore how these energy resources contribute to economic development and to outline the potential for long-term sustainable growth through renewable energy. Advanced econometric methods, including Quantile-Quantile Regression (QQR) and Wavelet Transformation models, are used to analyze how various energy resources affect Tanzania's economic development. QQR captures distributional effects, providing insights into the varied impacts of energy production and consumption across different economic quantiles. Wavelet Transformation models explore temporal and frequency-domain relationships, revealing recurring patterns and time-varying dependencies between energy variables and economic performance. The findings indicate that while oil and natural gas significantly drive economic growth, renewable resources like hydropower offer substantial potential for long-term sustainable development. The results enhance the need for a balanced energy policy that promotes renewable investments, particularly in hydropower, while strategically managing non-renewable resources to support economic stability and growth. Keywords: Economic Growth, Energy Sustainability, Hydropower, Natural Gas, Oil, Quantile-Quantile Regression, Tanzania and Wavelet Transformation

Jessıca Kusungulwa Mıtto
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründe rekabet gücü: Alanya konaklama işletmeleri üzerinde uygulama

Türkiye turizm endüstrisinin uluslararası rekabet gücünün araştırılması, rekabet gücü üzerinde etkili olan faktör ve değişkenlerin belirlenmesi önemli bir konudur. Alan yazında yer alan çalışmalara bakıldığında; Türkiye turizm sektörünün uluslararası rekabet gücünün ölçülmesi ile ilgili az sayıdaki araştırmanın, genellikle sektörde yer alan birçok turizm paydaşı grubu üzerinde ve Türkiye genelinde yapıldığı görülmüştür. Bu çalışmada, Türkiye turizminin uluslararası rekabet gücü, Alanya'da bulunan konaklama tesislerinin yetkililerinin bakış açısıyla incelenmiştir. Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) ile Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarına göre; Alanya'daki bakanlık belgeli konaklama tesisi sayısı 274'tür. Anket çalışmasına gönüllü olarak katılan, analize uygun anket dolduran katılımcı sayısı ise 238 kişidir. Anket çalışması sonucunda elde edilen verilere, geçerlilik-güvenilirlik analizleri uygulanmış, araştırmanın modeli belirlenmiş ve araştırma modelinde test edilecek hipotezlere karar verilmiştir. Anket verilerine keşfedici faktör analizi de yapılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan literatür taraması sonucunda; insan kaynakları ve iş gücü piyasası, iş ortamı, politikalar-bilgi ve iletişim, emniyet ve sağlık, doğal ve kültürel kaynaklar, altyapı ve üstyapı, imaj, çevresel sürdürülebilirlik bağımsız değişkenlerinin rekabet gücü bağımlı değişkeni üzerinde etkili olabileceği düşünülmüştür. Anket çalışması verilerinin regresyon analizi sonucunda; Türkiye turizminin rekabet gücü üzerinde sadece; insan kaynakları ve iş gücü piyasası, iş ortamı, doğal ve kültürel kaynaklar ile imaj faktörlerinin etkili olduğu görülmüştür.

Serhan Karamanoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitim avantajlarının uzaktan eğitime yönelik tutum üzerindeki etkisi: Uluslararası ticaret ve finans öğrencileri üzerine bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, katılımcıların demografik özellikleri ve uzaktan eğitime ilişkin tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın önemi, özellikle eğitim alanında giderek artan uzaktan eğitim uygulamalarının etkinliği ve öğrenci algıları üzerindeki etkilerini anlamaktır. Araştırma yöntemi olarak, 110 katılımcı üzerinden yapılan bir anket çalışması kullanılmıştır. Anket, katılımcıların cinsiyet, sınıf seviyesi ve uzaktan eğitim alma durumları gibi demografik bilgileri ile uzaktan eğitime dair çeşitli soruları içermektedir. Bulgular, katılımcıların büyük çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu ve cinsiyetin uzaktan eğitim algıları üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını göstermiştir. Sınıf seviyesi açısından, en yüksek katılım oranı 2. sınıf öğrencilerinden gelmiş, diğer sınıf seviyeleri arasında dengeli bir dağılım gözlenmiştir. Uzaktan eğitim alma durumu, katılımcıların çoğunluğu tarafından deneyimlenmiş olmasına rağmen, bu durumun uzaktan eğitim algıları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Normallik analizi, ölçeğin alt boyutlarının çoğunun normal dağılım gösterdiğini ortaya koymuştur. Ölçek sorularına verilen cevapların ortalamaları, katılımcıların uzaktan eğitimle ilgili çeşitli yönler hakkında genel olarak orta düzeyde görüş bildirdiklerini göstermektedir. Sonuç olarak, bu araştırma, uzaktan eğitime ilişkin algıların sınıf seviyesi gibi demografik faktörlerden etkilenebileceğini göstermektedir. Bu sonuçlar, uzaktan eğitim politikalarının geliştirilmesi ve uygulanmasında farklı öğrenci gruplarının ihtiyaç ve beklentilerinin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır. Bu bulgular, eğitim kurumları ve ilgili politika yapıcılar için çeşitli sınıf seviyelerindeki öğrencilerin uzaktan eğitim deneyimlerini iyileştirmek ve onların eğitim ihtiyaçlarını daha etkin bir şekilde karşılamak adına önemli içgörüler sunmaktadır.

Murat Turan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pazar odaklılık, rekabet yeteneği ve teknoloji odaklılığın ihracat performansı üzerine etkisi

Mevcut literatürde ihracat performansını etkileyen faktörler üzerine çeşitli çalışmalar ve farklı sınıflandırmalar yapılmıştır. Bunlardan biri, araştırmacının mevcut literatürün neredeyse tamamını oluşturduğunu düşündüğü Bilkey'nin 1978 tarihli çalışmasıdır. Bir diğer çalışma ise, Bilkey'in (1978) çalışmasının kapsamlı bir inceleme ve analizini yaparak, literatürde birleştirici bir ihracat performans modeli tanımlamaya çalışan ve yıl içinde son on yıllık ihracat araştırmasının sonuçlarını karşılaştıran Aaby ve Slater'ın 1989 çalışmasıdır. Zou ve Stan ise 1987-1997 yılları arasında yayınlanan ampirik literatüre dayalı ihracat çalışmalarını hedef alarak, çalışmayı yaptıkları yıl bazında son 10 yıldaki yeni gelişmeleri ve ihracat performansı çalışmalarındaki eğilimleri belirlemişlerdir. Chetty ve Hamilton ise 1993 yılında yaptıkları bir meta-analiz çalışmasında firmaların ihracat performansı üzerindeki etkilerine ilişkin mevcut bilgileri değerlendirmişler ve Slater ve Aaby's'in ana yapılarını destekleyici bulgular elde etmişlerdir. Tüm bu çalışmalarda Aaby ve Slater (1989) çalışmalarında ihracat performansını etkileyen faktörler; Bunları yöneticilerin pazar bilgileri, pazarlama stratejileri, firma büyüklüğü, planlama yeteneği ve ihracat tutumları olarak sınıflandırırken, mevcut literatürde yönetimsel, dışsal faktörler ve stratejik faktörler şeklinde sınıflandırmalar görmek mümkündür. Bu çalışmanın amacı, literatürdeki çalışmalar baz alınarak spesifik olarak pazar odaklılık, rekabet yeteneği ve teknoloji odaklılık kavramlarının ihracat performansı üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığının incelenmesi ve literatüre katkı sağlamasıdır. Bu çalışma, Ankara ilinde yüksek teknoloji kullanan ve ihracat yapan; çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla yüz yüze ve çevrimiçi anket tekniği uygulanarak gerçekleştirilmiş olup toplanan veriler SPSS 27 paket programı ile analiz edilmiştir.

Ferda Yüksel
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil uygulamalarda online alışveriş: Trendyol örneği

Bu çalışmada günümüzün hızla dijitalleşen ortamında online alışverişin ve mobil uygulamaların önemini vurgulanarak ve tüketicilerin satın alma niyeti, memnuniyeti ve sadakatini nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemine bağlı olarak tarama modeli kullanılmıştır. Buna göre ise nicel araştırmada veri toplama tekniklerinden olan anket tekniğiyle veriler toplanmıştır. Araştırmanın evreni, Ankara ilinde ikamet eden ve Trendyol e-perakende sitesinden alışveriş yapacak müşteriler olarak tanımlanmıştır. Örneklem, bu evrenden rastgele seçilecek bireyler arasından oluşturularak ve örneklem seçme yöntemi olarak basit rastgele örnekleme tekniği ile yapılmıştır. Veri analizi için SPSS 16.0 istatistik programından yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre işletmelerin müşteri odaklı yaklaşımlar benimsemeleri ve müşteri ilişkileri yönetimini stratejik bir şekilde ele almaları gerektiğini vurgulamaktadır. Müşteri memnuniyetinin artırılması ve müşteri sadakatinin güçlendirilmesi, işletmelerin rekabet avantajını sürdürmelerine ve uzun vadeli başarılarını sağlamlaştırmalarına yardımcı olabilir.

Gözde Üşenmez
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Nakitsiz toplum ve dijital ödemeler: Tüketicilerin ekonomik alışkanlıkları

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, ekonomik sistemlerde ve tüketici davranışlarında önemli değişimlere yol açmaktadır. Bu yenilikler, bireylerin günlük yaşamlarını ve ödeme alışkanlıklarını tekrar şekillendirmektedir. Dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşması, geleneksel kâğıt paranın azalmasına ve nakitsiz toplum kavramının benimsenmesine neden olmaktadır. Bu durum, ekonomik verimliliği artırmakta ve para yönetimini daha güvenli hale getirmektedir. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri İsveç'tir. İsveç, 2025 yılı itibariyle kâğıt para kullanımını tamamen bitireceğini duyurmuştur. Ülkede nakit kullanımı yüzde 40 oranında azalmıştır ve dijital ödemeler toplam işlemlerin yüzde 85'ini oluşturmaktadır. Norveç'te de benzer olarak nüfusun yüzde 95'inden fazlası mobil ödeme uygulamalarını tercih etmektedir. Bu da toplam perakende işlemlerin yüzde 70'inden fazlasını kapsamaktadır. Finlandiya ise 2029'a kadar tamamen nakitsiz bir toplum olmayı hedeflemektedir. Halkın yüzde 98'i banka kartı kullanmakta olup dijital ödemeler toplam işlemlerin yüzde 80'ini oluşturmaktadır. Küresel olarak, dijital ödeme sistemleri hızla benimsenmektedir. ABD'de 2022 yılında nüfusun beşte ikisi hiç nakit kullanmamış, yüzde 11'i ise tamamen bırakmıştır. Birleşik Krallık'ta da 23 milyondan fazla insan neredeyse hiç nakit kullanmamaktadır(TUNÇSİPER, 2024). Bu çalışma, dijitalleşmenin tüketici davranışlarına etkilerini anlamaya ve nakitsiz toplum kavramının gelişimini değerlendirmeye katkı sağlamayı hedeflemektedir. Türkiye'deki bireylerin dijital ödeme sistemlerine adaptasyon süreci ve karşılaşılan zorlukların tespit edilmesine, akademik ve pratik açıdan önemli bir katkı sunacaktır. Ayrıca, çalışmanın bulguları, Türkiye'deki finansal kurumlar ve politika yapıcılar için stratejik bilgiler sağlayacaktır.

Muhammed Yusuf Özkaraaslan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticaret işletmesi iş planı ve tüketiciler tarafından tercih edilme başarısı: Online tüketiciler üzerinde bir araştırma

Bu çalışmada, "E-Ticaret İşletmesi İş Planı ve Tüketiciler Tarafından Tercih Edilme Başarısı: Online Tüketiciler Üzerinde Bir Araştırma" başlığı altında Elegance Hub adlı kozmetik e-ticaret platformunun iş planı ve pazarlama stratejileri analiz edilmiştir. Araştırmanın amacı, tüketici davranışlarının demografik özelliklere göre nasıl şekillendiğini inceleyerek, bu bulguların işletmenin stratejik planlaması üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Çalışma, Elegance Hub'ın hedef kitlesine ulaşmada ve pazarda rekabet avantajı elde etmede kullanabileceği stratejileri belirlemeye odaklanmıştır. Araştırma, cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve gelir gibi demografik değişkenlerin tüketici karar verme süreçleri üzerindeki etkilerini analiz ederek, bu bulguların iş planlaması süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini değerlendirmiştir. Elde edilen sonuçlar, tüketicilerin bu demografik faktörlere göre farklılaşan davranışlarını ortaya koymakta ve firmanın hedef kitlesine yönelik pazarlama stratejilerinin bu bulgular ışığında nasıl optimize edilebileceğine dair önemli ipuçları sunmaktadır. Çalışmada, özellikle erkek tüketicilerin kalite ve marka odaklılık konularında kadınlara göre daha yüksek puan aldıkları; kadınların ise düşünmeden alışveriş yapma ve bilgi karmaşası yaşama eğilimlerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yaş faktörü incelendiğinde, genç tüketicilerin trendleri takip etmeye ve yeniliklere daha açık oldukları, ileri yaş gruplarının ise kalite ve güvenilirliği ön planda tuttukları görülmüştür. Eğitim düzeyi ve gelir gibi faktörlerin de tüketici tercihlerinde belirleyici rol oynadığı saptanmıştır.

BaşarıElektronik ticaretTüketici tercihleri+1
Özlem Aysal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka destekli iletişim stratejilerinin otobüs taşımacılığındaki rolü

Bu çalışma nitel araştırma yöntemleri kullanılarak çeşitli kaynakların derlenmesi çalışma amacı ve başlığı doğrultusunda çeşitli sonuçlara ulaşılan bir çalışmadır. Bu çalışma, otobüs taşımacılığı sektöründe iletişim stratejilerini inceleyen bir araştırma makalesidir. Çalışma, geleneksel iletişim modellerini, özellikle yolcu-şoför, şirket-yolcu ve acil durum iletişimi olmak üzere detaylı bir şekilde ele almaktadır. Ayrıca, sektördeki mevcut sorunlar ve iyileştirme alanları, gecikmelerin yolcular üzerindeki etkisi, yolcu memnuniyetsizliği, acil durum müdahale eksiklikleri gibi konuları kapsamaktadır. Yapay zekâ temelli iletişim stratejileri bölümü, sesli asistanlar ve chatbot uygulamalarını içermekte olup, yolculara bilgi sağlama, bilet ve sefer bilgisi sunma, kullanıcı sorularını yanıtlama gibi alanlarda nasıl kullanılabileceğini detaylı bir şekilde açıklamaktadır. Ayrıca, yapay zekâ destekli iletişimin avantajları, yolcu analitiği ve kişiselleştirilmiş iletişim konularına da odaklanılmıştır. Çalışmanın son bölümü, yapay zekâ destekli iletişim stratejilerinin sektöre sağladığı hızlı bilgi akışı, yolcu deneyiminin geliştirilmesi, operasyonel verimlilik ve maliyet tasarrufu gibi avantajları vurgulamaktadır. Yapay zekâ uygulama örnekleri, ulusal ve uluslararası iş birlikleri, başarılı entegrasyon örnekleri ve sektörde karşılaşılan zorluklar ve çözüm yolları da ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Sonuç ve öneriler bölümü, çalışmanın genel bulgularını özetlemekte ve otobüs taşımacılığı sektöründeki iletişim stratejilerini geliştirmek için öneriler sunmaktadır. Kaynaklar bölümü, çalışmanın temel aldığı kaynakları içermektedir. Bu makale, otobüs taşımacılığı sektöründeki iletişim stratejileri ve yapay zekâ uygulamaları konusunda kapsamlı bir bakış sunmaktadır.

Otobüs taşımacılığıYapay zekaİletişim
Mehmet Uysal
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda pazarlamasının dijitalleşmesi ve artan rekabetin tüketici davranışlarına finansal etkisi

Gıda Pazarlamasının Dijitalleşmesi ve Artan Rekabetin Tüketici Davranışlarına Finansal Etkisi Ülkemizdeki dijitalleşme, online satış-sipariş sistemleri gıda pazarının da yavaş ya-vaş şekil değiştirmesine sebep olmuştur. Bunun en güzel örneklerinden biri de elektronik ticarette aslında kendine en son yer bulabilecek gıda ürünlerinin de bu raflarda yerini al-ması olarak gösterilebilir. Bu süreç tüketici davranışlarına da yansımış olup bu dönemle birlikte üreticilerin ambalaj küçültme, daha çok nihai tüketiciye yönelme gibi pozisyonlar almasına sebep olmuştur. Gıda ürünleri üreten veya tedarik eden işletmelerin çoğunun hizmet verdiği restoran, otel gibi yerler kapalı olduğundan, bu işletmeler için çıkış yolu nihai tüketiciye ulaşmak olmuştur. Yavaş yavaş bunun farkına varan işletmeler, işletmeden işletmeye (B2B) mode-linden, işletmeden tüketiciye (B2C) modeline geçiş yapmaya başlamış ve bunun için de dijital platformları kullanmayı seçmişlerdir.Dijital platformlarda, işletmelerin e-ticaret pazarlama aşamalarında tüketicilerin davranışlarını etkileyen belirli unsurlar bulunmak-tadır. Bu nedenle tüketicilerin pazarlama aşamasında tüketicilerin satın alımlarını etki-leyen faktörler bulunmaktadır. Tüketici bakış açısını da ele alarak üreticilerin doğru pazarlama taktiklerini uygulaması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı; gıda pazarlama dönemlerini, elektronik ticarete geçiş aşama-sını, üreticilerin ürünlerini pazarladığı dijital platformları, Türkiye'de ürünlerin dağıtım hizmetini veren çevrimiçi hizmet veren şirketlerin hizmetlerini üretici ve tüketici açısın-dan değerlendirmektir. Bu bağlamda; çalışmada tanımlayıcı ve açıklayıcı araştırma yön-temleri kullanılmıştır. Veri toplama yönteminde ise nitel veri toplama yöntemlerinden birisi olan belge ve kayıt incelemesi yöntemi seçilmiştir. Araştırmada Türkiye'de ele alı-nan kaynak verilerinin değerlendirilmesi amaçlanmış olup 2000-2024 yılları arasındaki periyotta gıda pazarlamasında elektronik ticaretin süreci ve elektronik gıda ticaretinin gelecekteki yönelimleri ile ilgili tüm verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda gıda pazarlaması tüketicilerin belirli pazarlama teknikleri ile müşterilere ulaşması gereklilikleri ve pazarlama aşamalarında müşterilerin davranışları-nın nelerden etkilendiği belirtilerek, e-ticaret dönemi ile pazarlamanın elektronik çağda kullandığı ve nasıl tüketiciye ulaştırılama kanalları vurgulanmıştır.

Emre Akyüz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of small and medium-sized Syrian companies from the perspective of marketing strategies

Strategy is a concept that describes long-term plans and decisions aimed at achieving future goals. Marketing is the process carried out by companies in relation to goods and services and aims to realize the desires of individuals, organizations, and society. The combination of strategy and marketing has produced the concept of marketing strategies, which deals with the long-term processes by which organizations seek to achieve the desires of consumers and thereby achieve the goals of the organization. The thesis explains the details of some marketing strategies and methods, revealing the scientific and practical methods operated by marketing management. It also presents interviews with some Syrian companies in Turkey to examine the effectiveness of marketing management in these companies and how much they know about marketing strategies, as well as their strengths and weaknesses. As a result of our research, we found that although Syrian companies achieve temporary positive results in the short term, their inability to activate and implement marketing strategies due to their lack of marketing knowledge prevents them from strategic goals, growth, and transformation into an international company. Keywords: Marketing Strategies, Marketing Mix, Company Performance.

Marketing mixMarketing strategiesCompany performance
Ahmad Albakar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımlar ve ekonomik özgürlüklerin G-20 ülkelerinin ekonomileri üzerindeki etkileri

Bu çalışmada, G-20 ülkelerinde (Arjantin hariç) doğrudan yabancı yatırımların (DYY) ve ekonomik özgürlüklerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu çalışma, tanımlayıcı istatistikler, değişkenler arası korelasyonlar, Varyans Enflasyon Faktörü (VIF) analizi, Genişletilmiş Ortalama Grup (AMG) tahmin edicisi ve yatay kesit bağımlılığı testi gibi yöntemleri kapsamaktadır. Çalışmamız, doğrudan özgürlük üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını ortaya koymuştur. Bu sonuç, tanımlayıcı istatistikler ve değişkenler arası korelasyon analizleri ile desteklenmiştir. Özellikle, ticaret hacmi ve enflasyonun bazı G-20 ülkelerinde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri tespit edilmiştir, bu da ticaretin ve fiyat istikrarının ekonomik performans üzerinde önemli roller oynadığını göstermektedir. Yapılan çoklu regresyon analizinde, VIF değerleri çoklu doğrusallığın olmadığını göstermiş, bu da modelin doğruluğunu etkilemeyecek düzeyde olduğunu işaret etmiştir. AMG tahmin edicisi sonuçları, ticaret hacmi ve enflasyonun bazı G-20 ülkelerinin ekonomik büyümesi üzerinde anlamlı etkileri olduğunu göstermiş, ancak doğrudan yabancı yatırımların ve ekonomik özgürlüklerin anlamlı bir etkisi genellikle gözlemlenmemiştir. Yatay kesit bağımlılığı testi, G-20 ülkeleri arasında ekonomik olaylar ve şartlar açısından yüksek düzeyde bağımlılığın bulunduğunu ortaya koymuştur. Araştırma sonucunda, G-20 ülkelerinin ekonomik büyümesi üzerinde doğrudan yabancı yatırımların ve ekonomik özgürlüklerin sınırlı etkisi olduğunu, ticaret hacmi ve enflasyonun ise belirli durumlarda daha belirgin etkileri olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, ekonomik politikaların ve stratejilerin geliştirilmesinde faydalı olabilir ve ülkelerin ekonomik büyüme üzerinde etkili olan diğer faktörleri de dikkate almalarını gerektirmektedir. Bu analizler, modelin genel uyumunun istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstererek kullanılan modelin genel olarak uygun olduğu görülmektedir. Anahtar sözcükler: Doğrudan yabancı yatırımlar, Ekonomik özgürlük, Ekonomi G-20 ülkeleri

Mehmet Fatih Yener
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çin büyüme modeli çerçevesinde endüstri 5.0 ve dijital ekonominin uluslararası ticarete etkisi: G-20 ülkeleri örneği

Uluslararası ticaret geçmişten günümüze kadar her zaman ülkelerin ekonomik ve toplumsal olarak gelişmesi yönünde en önemli etkenlerden biri olmuştur. Ülkelerin birbirleriyle yaptıkları ticari faaliyetler sonucunda toplumların birbirleriyle olan etkileşimleri küreselleşemeye ve bu küresellikte kendilerine fayda sağlayan politikalar geliştirmelerini sağlamıştır. Bulunduğumuz yüzyılda bu politikalar teknolojik ilerleme ile birlikte ülkelerin teknolojiye dayalı kalkınma politikaları geliştirmesine ön ayak olmuştur. Bu düşünceler dâhilinde özellikle Çin merkezindeki farklı ülkelerin politikaları, endüstri 5.0 düşüncesinin temelini atmaktadır. Çünkü her zaman endüstri devrimleri insanlıgın yaşamlarında çok farklı dönüşümler getirmiştir. Bu dönüşümlerin en son ayağıda endüstri 5.0 diyebiliriz. Yeni endüstri kavramları bulunduğumuz yüzyılda ülkelerin ekonomik ve toplumsal olarak kalkınmaları için gerekli olan en önemli fırsatlardan birisidir. Sadece ekonomik olarak değil bir toplumsal dönüşümü isteyen bu süreç dâhilinde birçok disiplinde ve toplumsal süreçleri de etkilenmesi beklenmektedir. Ancak politikalarını gelir üzerinden oluşturan ülkeler için en önemli konu her zaman parasal karşılık olmuştur. Yeni endüstri fırsatlarını değerlendirmek isteyen farklı ülkeler bugün yapılan yatırımlarının karşılığını almaya yakın oldukları analizlerle ispatlanmaktadır. Bu çalışmada ise Çin ekonomisi ekseninde endüstri 5.0 ve dijital dönüşümün uluslararası ticaretteki etkileri ve Çin'in yeni endüstri devrimine hazırlık politikaları dâhilinde yapmış olduğu küresel ticaret politikaları, uluslararası örgütlerle ilişkileri, projeleri vb. değerlendirilmiştir. Farklı ülkelerin benzer şekilde gelişme düzeyleri araştırılarak analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda ülkelerin yeni endüstri devrimiyle sağladıkları faydalar göz önüne serilmektedir.

Endüstri 5.0Uluslararası ekonomiUluslararası ticaret+1
Ahmet Kaya
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin yaş meyve ve sebze ihracatı, Manisa Alaşehir örneği

Türkiye'nin iklimi ve toprak yapısının tarıma elverişli olması sebebiyle çeşitli meyve ve sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır. Tarım, Türkiye ekonomisi açısından önemli ve etkin bir sektör olmaktadır. Bu sektörün genel yapısından dolayı pazara giriş stratejilerinden ihracata dayalı yöntemler tercih edilmektedir. Ekonomik katkının önemli ölçüde olabilmesi için üretilen ürünün ihracatının da arttırılması gerekmektedir. Çalışmada analiz iki kısma ayrılarak yapıldı. İlk kısımda ikincil veriler kullanıldı. Dünya'da taze üzüm, kiraz üretimi ve ticari yapısı genel olarak ele alınmıştır. Türkiye'nin üzüm ve kiraz üretimindeki Manisa ilinin ve Alaşehir ilçesinin katkısı tablolar yardımıyla açıklanmıştır. Tablolar için 2012-2021 yıllarını kapsayan on yıllık bir dönem seçilmiştir. Manisa, Sultaniye üzüm çeşidi ile tüm dünyada bir marka oluşturmuştur. Alaşehir, üzüm üretimiyle bu markanın oluşmasına katkıda bulunmaktadır. İlçenin ekonomik geçim kaynağını üzüm oluşturmaktadır. İkinci kısımda dört bölümden oluşan yirmi dokuz soruluk anket kullanılmıştır. Manisa ilinin Alaşehir ilçesindeki üzüm ve kiraz ihracatında faaliyette bulunan firmalarla anket çalışması yapılmıştır. Anket firmaların genel yapısını, ihracattaki karşılaştıkları sorunlar ve zorluklar, en fazla çalıştıkları ülkeler, tercih edilen üzüm ve kiraz çeşidi gibi belirleyici sorulardan oluşmaktadır. Anketten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metotları (sayı, yüzde) kullanılmıştır. Değişkenlerin aralarındaki ilişki Ki-kare analizi ile analiz edilmiştir. Hesaplamalar için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) Windows 25.0 programı kullanılmıştır. Çalışmada firmanın sahip olduğu kalite sertifikaları ve haksız rekabet ortamının, ihracat yaptığı süreyle ilişkili olup olmadığı belirlenmek istenmiştir.

KirazManisa-AlaşehirMeyveler+4
Feride Ata Kaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin yapmış olduğu serbest ticaret antlaşmalarının dış ticarete etkileri

Küresel ticarette ülkeler kendi aralarında ticari antlaşmalar yapmaktadır. Bu antlaşmaları yaparken karşılıklı olarak tavizlere yer vermektedirler. Anlaşmalar ile anlaşmayı imzalayan ülkeler arasında gümrük vergisi ve vergi dışındaki kısıtlamalar kaldırılmaktadır. Bu süreçte Türkiye de farklı ülkelerle Serbest Ticaret Antlaşmaları imzalamaktadır. Bu tez çalışmasının birinci bölümde Serbest Ticaret Anlaşmasının tanımına, menşe kavramına ve dünyadaki ekonomik entegrasyon örneklerine bakılmıştır. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile imzalamış olduğu Gümrük Birliği Anlaşması incelenmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'nin Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığı ülkeler incelenmiş, bu ülkelerin başlıca sosyal göstergelerine ve dış ticaret yapılarına bakılmıştır. Daha sonra bu ülkeler ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmalarına bakılarak anlaşma maddeleri, hangi ürünlerin ihracat ve ithalatının yapıldığı ve dış ticaret verileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye'nin yapmış olduğu Serbest Ticaret Anlaşmalarının otomotiv sektörünün rekabetçiliğine etkisi analiz edilmiştir. Bu çerçevede öncelikle Türkiye'nin otomotiv sektöründe dünya pazarlarındaki yeri gözden geçirilmiştir. Daha sonra, dış ticarette rekabetçilik endeksleri incelenmiş ve bu konuda ampirik çalışmaları izleyebilmek için literatür taraması yapılmıştır. Çalışmada, son olarak Türkiye'nin otomotiv sektöründe, Serbest Ticaret Anlaşması yaptığı ülkeler karşısında Göreceli Rekabet Avantajı (RTA) hesaplanmış ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır.

Alper Kemal Karanfilci
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın Türkiye tarım sektörü politikaları ve ihracatına etkisi

Günümüzün en büyük sorunu olan iklim değişikliği, ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini arttırmaktadır. Bu konuda uluslararası otoriteler, sürdürülebilir üretim modelleri adına çalışmalar yürütmektedir. Sürdürülebilir üretim modellerini, dünya genelinde bir standartta ulaştırılması adına uluslararası ticaretin aracılığı oldukça önemlidir. Sürdürülebilir kalkınma ve Avrupa Yeşil Mutabakatını ele alan bu tez çalışmasında ise; özellikle tarım sektörü üzerindeki ve Avrupa'yı merkez alan ihracatçı şirketlerin değişen mevzuatlara uyum sağlaması gerekliliğinin önemine değinilmiştir. Dört aşamada hazırlanan bu tez çalışmasının birinci bölümünde; sürdürülebilir kalkınma tanımı ve bu konuda uluslararası çalışmalar ele alınmıştır. İkinci bölümde; Avrupa Yeşil Mutabakatının tanımı ve işleyişinden bahsedilmiş olup, tarım sektörü üzerinde gelişmeler incelenmiştir. Üçüncü bölümde; Avrupa Birliği'nin önemli ticari partneri olan Türkiye'nin, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile değişen mevzuatlar ve konu üzerine Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalar incelenmiştir. Özellikle tarım sektörü üzerine yoğunlaşılmıştır. Ayrıca Gümrük Birliği'nin ve güncellenmesinin önemine değinilmiştir. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde; araştırma amacına uygun oluşturulan yargıları 5'li likert ölçeği ve mülakat soruları kullandığımız anket formu ile özellikle tercih edilen Avrupa Birliği'ne gıda ve tarım ürünleri ihraç eden firmalarla gerçekleştirilen görüşmeler analiz edilerek, sürdürülebilirlik üzerine çalışmaları ve Avrupa Yeşil Mutabakatının Türk firmaları üzerinde yaratacağı etkileri yorumlanarak aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Ticaret, Sürdürülebilir Kalkınma, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Tarım, Finans

Gökçehan Talay
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Technology and financial development: Evidence from Liberia

Today, researchers and policymakers want to understand how or to what extent does technology influence financial transactions. There is a need to understand how technology, specifically in the form of mobile money and internet access, has affected economic expansion and financial inclusion in the country. The ultimate objective of this thesis is to assess the relationship between technology and financial development in Liberia using time series data from 1991 to 2021. ARDL model and bound tests were used to examine the relationship between technology and financial development. Technology is measured using Mobile Cellular Subscriptions and Internet Penetration while financial development is measured using Net Domestic Credit and Money Supply). From the empirical results, the findings indicate that there exists a negative and positive significant relationship between technology and financial development in Liberia using money supply and net domestic credit as a financial indicator in both short term and long-term. Ultimately, this study highlights the importance of incorporating technology to maximize financial activities that to sustainable, efficient, and effective financial system. This reveals that government should ensure and encourage a safe environment that improve financial activities in Liberia through the incorporation of technology.

Patrıck Nyenkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve İtalya örneğinde tekstil sektörünün sürdürülebilirliğinin karşılaştırmalı analizi

Tekstil sektörü, doğal ve sentetik liflerin kullanılarak geniş bir ürün yelpazesi oluşturulmasıyla karakterize edilen, giyimden ev tekstiline, endüstriyel alanda kullanılan ürünlere kadar çeşitlenen bir endüstri dalıdır. Sanayileşme sürecinin ardından, nüfus artışı ve teknolojik gelişmelerle birlikte çevresel sorunlar büyük bir boyut kazanmış, bu da sürdürülebilir kalkınma anlayışının temelini oluşturmuştur. Sürdürülebilirlik, doğaya verilen zararın azaltılması ve gelecekteki nesillerin ihtiyaçlarına duyarlı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiği düşüncesini savunmaktadır. 2015 yılında dünya liderleri, 2030 yılına kadar sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak amacıyla 17 küresel amaç üzerinde uzlaşmışlardır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve İtalya'daki tekstil sektöründe sürdürülebilirlik hedeflerinin uygulamalarını incelemektir.

Gökçe Öztaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın Türkiye'nin karbonsuzlaşma faaliyetlerine etkisi

İnsan kaynaklı CO2 emisyonu, küresel bir kriz haline gelen antropojenik iklim değişikliğinin temel yapı taşıdır. Atmosferik düzeyde biriken sera gazları, iklim değişikliği krizine yol açarak Dünya'daki ekosistemleri ve gelecek nesillerin refah içinde yaşama haklarını tehdit eden bir yapıya büründürmüştür. Bu şekilde devam etmesi halinde artan çevre felaketleri ile Dünya gittikçe yaşanılamaz bir hale gelecektir. İklim krizine karşı uluslararası boyutta önem taşıyan, iş birliğine dayalı anlaşma ve düzenlemeler, geri dönülemez noktaya ulaşmadan Dünya'nın daha fazla zarar görmesini engelleyerek iyileşme sürecine katkı sağlamada kritik rol oynamaktadır. Sera gazı emisyonlarına en büyük pozitif etkiyi yaratan faktörün endüstriyel faaliyetler olduğu düşünüldüğünde, oluşturulan iklim anlaşmalarının ülkelerin üretim ve uluslararası ticaret dinamiklerinde ciddi değişimlere sebep olacağı açıktır. Bu çalışmada, iklim değişikliğine karşı mücadelede gelişmiş politikalar içeren Avrupa Yeşil Mutabakatı ve önemli bir stratejik düzenleme olan Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasının, Türkiye'nin iklim hedeflerine ulaşmasına ve karbonsuzlaşmasına olan olası etkileri incelenmiştir. Bu doğrultuda tezin birinci bölümünde antropojenik CO2 emisyonunun tarihsel süreci ve küresel etkileri ele alınmış, ikinci bölümünde sera etkisi ve iklim krizinin literatüre girişi, kabulü ve küresel çalışmalar işlenmiştir. Daha sonra insan faaliyetlerinin iklim krizine etkisini açıklamak amacıyla oluşturulan teorik modeller ve bu modellerin uygulamalı çalışmalarından elde edilen sonuçlar açıklanmıştır. Teorik çerçeve kurulduktan ve literatür taraması yapıldıktan sonra, bu çalışmanın analiz kısmında Türkiye'de 1990- 2022 yılları arasında CO2 emisyonunun, belirleyicisi olan makro ekonomik değişkenlerle olan ilişkisi test edilmiştir. Seçilmiş bazı makro değişkenlerin CO2 emisyonuna olan etkisi, STIRPAT modeli aracılığıyla ekonometrik zaman serisi analizi kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen verilerin, test edilen yedi değişkenin beşinde çalışmanın hipotezini destekler nitelikte sonuç verdiği, iki değişkende ise hipotezin aksi yönünde sonuç verdiği görülmüş, beklenmeyen sonuçların muhtemel sebepleri açıklanmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında enerji arzı dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımı, enerji verimliliği, SDKM uyum ve iç düzenleme çalışmaları gibi politika önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İklim değişikliği, karbondioksit emisyonu, Avrupa Yeşil Mutabakatı, STIRPAT modeli, zaman serisi analizi

Emre Erdoğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hedonik ve faydacı alışveriş değerinin kullanım devamlılığına etkisi: Trendyol mobil uygulaması üzerine bir araştırma

Tüketicilerin çoğunluğu artık sadece tüketimi istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için değil mutlu olmak, statü sahibi olmak, sürekli yenilik istemek haz duymak ve haz duyarken fayda da sağlamak için gerçekleştirmektedir. Bunun sebebinin mobil alışveriş uygulamalarının artması, bu uygulamaların geniş ürün yelpazesine sahip olması ve istenilen anda istenilen ürüne ulaşılmasının olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda karşımıza hedonik ve faydacı tüketim kavramı çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı hedonik ve faydacı alışveriş değerinin kullanım devamlılığına etkisini: Trendyol mobil alışveriş uygulaması üzerinden ölçmektir. Çalışma verileri online anket yoluyla elde edilmiştir. Verilerin normal dağılıma uygunluğunu belirlemek için Kolmogorov Smirnov testi yapılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testlerden t testi ve varyans analizi yapılmıştır. Ölçeklerin yapı geçerliliği için faktör analizi yapılırken, güvenilirlik analizi için, Cronbach's Alpha katsayıları hesaplanmıştır. Ölçekler arasındaki ilişki korelasyon analizi ile test edilirken, düzenleyici değişkenin etkisini ölçmek için regresyon analizi yapılmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlara göre hedonik alışveriş değeri ve faydacı alışveriş değerinin Trendyol mobil alışveriş uygulamasının kullanım devamlılığı üzerinde anlamlı etkisi bulunmuştur. Hedonik alışveriş değeri ve faydacı alışveriş değerinin Trendyol mobil alışveriş uygulamasının kullanım devamlılığı üzerindeki etkisinde algılanan kullanım kolaylığının düzenleyici etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır.

DevamlılıkFaydaFaydacılık+5
Öznur Güneş Yalçınkaya
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00