Theses supervised by Doç. Dr. Banu Mustan Dönmez
11 theses · İnönü University
Türkiye'de gitar pratiklerinde Anadolu müziksel öğelerinin kullanılması süreci üzerine sosyo-kültürel bir araştırma
Gitar ailesi,birçok ülkede geleneksel ve popüler çalgılar arasında yerini almış Batı kökenli bir çalgıdır. Birçok dünya ülkesi kendi geleneksel ve etnik müziklerine gitarı adapte etmiş, ulusal anlamda gitarın gelişmesi ve belirli bir gitaredebiyatının oluşması için alana katkısunmuştur. Aynı durum Türkiye için de geçerlidir. Bu çalışma, Türkiye'nin Batılılaşma süreciyle birlikte, Anadolu müziksel öğelerini gitar pratiklerinde kullanması sürecini sosyolojik boyutuyla analiz etmek için oluşturulmuştur. Çalışmanın ilk bölümünde, İspanyol kültürünün önemli bir parçası olan klasik gitarın tanımı,etimolojisi, kısa bir tarihçesi yer almaktadır. Gitarın Batı kökenli bir çalgı olduğu sonucuna mitolojik, etimolojik ve arkeolojik bulgular aracılığıyla ulaşılmıştır. Üçüncübölümde Cumhuriyet Dönemi müzik politikaları aracılığı ile Türkiye'de Batılaşma hareketinin müziğe yansıması ve bunun bir sonucu olarak klasik gitarın Türkiye'ye hem özgün gitar edebiyatı performansıyla girişi, hem de Türk müziğine adapte edilen bir düzenleme çalgısı olarak girişi konu edilmektedir. Ayrıca 1960'lı yıllardan sonra popüler kültürün de yaygınlaşması sonucunda gitarın Türkiye'ye tekrar ve farklı bir biçimde girişi ele alınmıştır. Gitar, Türkiye'de gelişen 'pop', 'rock' ve 'protest' müzik türleri içerisinde de çok aktif olarak kullanılagelmiştir. Gitarın Türk geleneksel ve popüler müzikleri içerisinde eşlik ve solo bir çalgı konumunda yer aldığı ve gerek icrasında ve gerekse imalatında Anadolu kültürüne adapte edilebilmesi için farklı yollar izlendiği üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Anadolu Müziksel Öğeleri, Gitar Pratikleri, Müzik Politikası, Sosyo Kültürel Yapı.
Adıyaman ili Kahta İlçesi halk danslarının kökenleri üzerine kültürel bir analiz etimolojik köken - mizansen - müzikal yapı - kültür ilişkisi
Bu çalışmada, Adıyaman ili Kâhta ilçesinde yer alan halk danslarının; etimolojik kökenlerinin, oyun mizansenlerinin (koreografi), müzikal içeriklerinin ve bölge kültürünün diğer öğeleri ile ilişkilerinin kökenleri üzerine kültürel bir analiz yapılmıştır. Kültür, insani bir öğe olması nedeniyle yaşatıldığı bölgede organik bir özellik göstererek sürekli devinmektedir. Bu gelişim ve devinim, yerel halk danslarına da yansımaktadır. Halk dansları, tüm dünya coğrafyasında önemli bir kültür ürünüdür ve müzik etnolojisi ile beraber dans etnolojisi alanı içerisinde ele alınması gereken, görsel ve işitsel niteliklerinden dolayı yapısında çok önemli kültürel kodları barındıran özel bir konudur. Özellikle bu tez çalışmasında yer alan verilerin; Doğu-Batı mitolojisini birleştiren Kommagene Medeniyetinde Tanrısal öğelerin bulunduğu Nemrut Dağı ve Anadolu coğrafyasındaki en eski yerleşim yerlerinden biri olan Samsat (Samosat) Bölgesi'ne yakınlığı ile bilinen Kâhta yöresine ait olması, çalışmanın önemini daha fazla artırmaktadır. Bu çalışmanın kuramsal çerçevesini, müzik ve dans etnolojisi disiplini içerisinde Kâhta Halk Dansları'na ait verilerin kültürel analizleri oluşturmaktadır. Çalışmada başvurulan yöntemler, nitel ve betimsel özellikler taşımaktadır. Çalışmaya ait veriler literatür taraması, görüşme ve gözlemler, içerik analizi ve müzikal yapı analizi yapılarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerdeki kültürel kodlar çözümlenerek Kâhta yöresi yerel danslarına ait yapısal kökenler ortaya konulmaktadır. Adıyaman Yöresi genelinde, halay danslarının en yoğun görüldüğü yerlerin başında Kâhta ilçesi gelmektedir. Bulgularda yer alan verilere göre; Kâhta halk dansları yapısal olarak (icra temposu ve sözcük anlamları dâhilinde) 'Grani', 'Düz' ve 'Dik' danslar olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. Bu dansların toplumsal açıdan cinsiyet rollerine göre 'kadın', 'erkek' ve 'karma' olarak icra edildiği görülmüştür. Oran olarak en yüksek oyun türünün 'karma' olduğu anlaşılmıştır. Bu durumun nedeni, üretim biçim ve ilişkileri açısından bölgede tarım, hayvancılık ve tüm işlerin kadın-erkek imecesiyle gerçekleşmesi ve geniş aşiretler halinde yaşayan bölgedeki toplulukların sevinçte ve kederde ortak olmaları ve bu ortaklığın her iki cinsiyetçe de dans icralarında paylaşılmasıdır. Dans mizansenlerini oluşturan konularda; tarımsal faaliyetler dâhilinde iş ve üretim ilişkileri, toplumsal ilişkiler, insan ve tabiat/hayvan ilişkisi, kişi isimleri ve kıyafet/takı/aksesuar temalarının yer aldığı saptanmıştır. Kâhta halk danslarının, genellikle halay uygulamalarından dolayı temaslı bir şekilde icra edildiği görülmüştür. Etimolojik olarak dans isim ve aksesuarlarında; bölgedeki etnik demografi ve tarihsel verilerle de bağlantılı bir biçimde, Kürtçe, Türkçe, Farsça, Arapça ve eski Yunan/Roma bağlantılı Rumca sözcükler olduğu tespit edilmiştir. Ezgilere ait müzikal yapı analizleri yapılırken, Geleneksel Türk Halk Müziği formları dâhilinde ezgi notalarında bulunan karar sesi, güçlü sesi, (varsa) değiştirici işaret/işaretleri, makam dizisi, ses genişliği, usulü, icrada kullanılan metronomu ve ezgiyi oluşturan ses dizisi gibi unsurlar kültürel analizlere olanak sağlayacak ölçüde ele alınmıştır. Müzikal yapı bakımından Kâhta yöresine ait halk dansları ezgilerinin genellikle; 'La' karar sesine, 'Re' güçlü sesine, 'Si bemol2' değiştirici işaretine ve buna bağlı olarak 'Uşşak' makam dizisine sahip olduğu, 5-6 ses genişliğinde, 2/4'lük usulle ve 100 ile 120 metronom değeri arasında icra edildiği görülmüştür. Sözlü versiyona sahip dans ezgilerinin genelinde Türkçe ve Kürtçe söz varyantlarının bulunduğu, bu sözlerin dans icralarında pek kullanılmadığı ve ezgilerdeki melodik yapının ön planda olup sözlü ezgilerin daha az tercih edildiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Adıyaman, Kâhta, Halk Dansları, Dans Etnolojisi, Kültürel Analiz.
Kültürel açıdan Malatya İli, Kürecik Nahiyesi, Durulova Mahallesi'nde müzik uygulamaları
Bu araştırmanın amacı, Malatya İli Kürecik Nahiyesi, Durulova Mahallesi'ndeki müzik uygulamalarını, kültür, gelenek ve diaspora açısından değerlendirmektir. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Durulova Mahallesi, etnik olarak Alevi yoğunluğa sahip olduğu için hem inançsal hem de inanç dışı özgün müzik uygulamalarına sahiptir. Durulova halkı, Sinemilli ocağına bağlıdır. Ocak, Alevilerin dinsel örgütlenme biçimidir. Sinemilli ocağı belli bölgelerde kolları olan ve bir kolu da Durulova'da bulunan ve Kürecik bölgesini kapsayan bir ocaktır. Cem, içinde sazın, müziğin ve dansın olduğu kolektif dinsel seremoninin adıdır. Durulova'daki Cem ritüelleri, diğer bölgelerdeki cem ritüellerinden çok farklı değildir. Cemler yaklaşık olarak standarttır ancak müziksel ayrılmaların kültürden kaynaklandığını ve kendi bölgelerine ait semah ve deyişleri seslendirdikleri bu çalışmada saptanmıştır. Çalışmada "deyiş" ve "semah"ların en fazla yöresel özellik gösteren türler olup, onun dışındaki "miraçlama", "mersiye", "methiye" gibi türlerin diğer yörelerdeki cemlerle ortak olduğu ve kültürel anlamda çok farklılık göstermediği saptanmıştır. Durulova'da sadece inanç müziği değil inanç dışı müzik uygulamaları da ön plandadır. İnanç dışı müzik uygulamalarında civar yörelerdeki müzik kültürünün etkisinin, inanç müziğine göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Halaylarda en fazla Malatya merkez, Akçadağ, Adıyaman ve Hatay Kırıkhan bölgelerinden etkilenmişlerdir. Bunun dışında kendi yörelerine ait ozanlar kendi yörelerinde ki müzik kültürünü de etkilemişlerdir. Bölgede ki dini müzikler incelendiğinde kullanılan makamların Hüseyni, Hicaz, Uşşak ve Segâh olduğu saptanmıştır. Usulleri ise 2/4, 5/8, 8/8, 9/8, 10/8, 10/16 ve 12/4'lük ritimlerden oluşmaktadır. Akçadağlı yöre âşıkları da inanç müziği türlerine katkıda bulunmuşlardır. Eserlerinin birçoğu söz ve ezgi yapısı açısından cem ritüellerine rengini veren ürünler olmuştur. Betimsel nitelik taşıyan bu çalışma da nitel araştırma desenleri kullanılmıştır. Alan çalışması ve durum çalışması yapılmıştır. Araştırma kapsamında Görüşme tekniğinden faydalanılarak, Kürecik, Durulova, Akçadağ, Elbistan'da yaşayan yöre halkıyla yüz yüze kimi zaman da telefonla görüşmeler sağlanmıştır. Diasporanın ve göçün yoğun olarak yaşandığı bölgede yurt dışında yaşayan Durulova'lı kişilerle sanal ortam üzerinden görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kürecik, Durulova, İnançsal Müzik, İnanç Dışı Müzik, İnanç Müziği Etnolojisi.
Etnomüzikoloji disiplininin doğuşu, gelişim süreci ve günümüzdeki metodolojik ve yaklaşımsal tartışmalar
Bu çalışmada, bir toplumun içerisinde yer edinmiş etnik bir yapıyı ifade eden ve bu şekilde açıklanabilen sosyal, kültürel olay ve olguları ele alan etnomüzikoloji disiplini araştırılmıştır. Öncelikle etnomüzikolojinin etimolojisi, tanımı ve araştırma yöntem tekniklerine değindikten sonra disiplinin kavramsal tartışmaları üzerinden kısaca tarihçesinden ve ilişkili olduğu disiplinlerden yola çıkarak müziğin kültürel yapısı ile en eski toplumlardaki müziklerin, çalgıların ilkel toplumlardan modern topluluklara kadar bıraktığı izlerin üzerinde durulmuştur. Bir toplumun en önemli yapı taşlarından biri olan müzik ele alınarak, etnomüzikolojinin nasıl, ne şekilde ortaya çıktığı ve gelişim gösterdiği bu alanda yapılmış Felsefe, Tarih, Sosyoloji ve benzeri çalışmalardan faydalanılarak kuramsal bir çerçeve içerisinde yorumlanmıştır. Bu çalışmada yöntem olarak Nitel Araştırma Yöntemlerinden biri olan Literatür Tarama Modeli kullanılarak oluşturulmuştur. Belli bir disiplin alanı isteyen araştırmalar da olduğu gibi etnomüzikoloji alanındaki çalışmalar, model ve yaklaşımlar çalışmanın seyrine yön vermektedir. Etnomüzikolojinin birçok disiplin ile iç içe olma durumu bu çalışmada karşımıza çıkan en önemli başlıklar arasında olup yeni yaklaşımlarında bu alana etkileri ortaya çıkarılmıştır. Buna ek olarak etnomüzikoloji disiplinindeki gelişmelerin temeli çok eski zamanları işaret etse de günümüzde gelişen ve değişim gösteren süreç etnomüzikolojinin faklı bir isim ve çalışma alanları olduğu karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada yer alan etnomüzikolojinin günümüzdeki metodolojik yaklaşımsal tartışmaları bu çalışmanın önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Yine bu çalışmada müziğin kültür ile olan ilişkisi ele alınmış ve bir bilim dalı içerisinde yeri, konumu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca etnomüzikolojinin Berlin Fonograf Arşivi ile birlikte gelişimindeki büyümenin Türkiye'de yapılan derleme çalışmalara nazaran daha kapsamlı olduğu ve daha kalıcı bir kaydetme özelliği taşıdığı karşımıza çıkan diğer bir noktadır. Kayıt cihazının kullanımı etnomüzikoloji çalışmalarına yön vermiş ve kaydetme yöntemi ile Türkiye'de birçok eser kayıt altına alınabilmiştir. Bu tartışmaların dışında çalışma boyunca üzerinde durduğumuz etnomüzikolojinin geçmişten bugüne devam edem anlamsal sorunları ve beraberinde getirdiği diğer tartışma konuları devamlılığını sürdürmektedir. Anahtar Kelimeler: Etnomüzikoloji, Müzikoloji, Kültür, Metodoloji, Yaklaşım.
İnanç müziği etnolojisi çerçevesinde Adıyaman ili Bulam kasabasında alevi inanç müziği geleneği
Sözlü gelenekle günümüze kadar gelen Alevilik inancında en büyük etki şüphesiz ki müzik olmuştur. Sözlü geleneğin en büyük etkisi akılda kalması ve bir sonraki kuşaklara aktarılmasında rol alan; jest, mimik, müzik ve folklorik ritüellerin kullanılmasıdır. Bu bağlamda Alevilik inancının günümüze gelmesinde Alevi müziklerinin köprü niteliğinde olduğunu göstermektedir. Türkiye coğrafyasında önemli bir konuma sahip olan Adıyaman, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde toprakları bulunan, konumu itibariyle stratejik öneme sahip olan ilimizdir. Bu sebeple birden çok kültüre ev sahipliği yapmış kozmopolit bir yapıya sahiptir. Alevi vatandaşlarının belirli bölgelerde yoğunlaştığı Adıyaman İlimizde, Alevi kültürü canlılığını devam ettirmektedir. Gerek Alevi dedelerini barındırması gerek de Aleviliğin temeli ve devamı niteliğinde olan ocakların önemli yer tuttuğu Adıyaman'da mevcut Alevi inanç kültürü ile Alevi inanç ritüellerinin objektif bir şekilde incelenmesine ihtiyaç vardır. Bu bağlamda tezimizde Adıyaman İli Bulam Kasabasında halen varlığını sürdüren Alevilerin; tarihsel kökenleri, ocakları, alevi müziği inanç ritüelleri genel boyutta incelenmiştir. Bu çalışmada, Alevi inancının günümüze kadar gelmesinde en büyük payı olan Alevilik müziğinden ve sözlü geleneğin günümüze kadar gelmesinde en büyük payı olan; âşıklık, alevilik, dedelik ve ocaklardan bahsedilmiştir. Anahtar Sözcükler: "Alevilik", "Adıyaman İli / Bulam Kasabası", "İnanç Müziği Etnolojisi", "Cem Müziği"
Arapgir semahlarının inançsal ve müzikal analizi Arapgir semahlarında inançsal, koreografik ve müziksel yapı
İnsan doğası gereği hayatın temellerini inanç olgusu üzerine inşa etmiştir. Zaman içinde inancını ve ibadetini pratikleştirmiş ve bu olguyu sınıflandırmıştır. Bir yörenin inanç ve inanç pratikleri o yörenin gelenek-görenek ve kültürel değerlerini şekillendirmektedir. Aynı zamanda incelediğimiz yöreyi ele alırken önemli ve değerli kültürel mirası oluşturmaktadır. Malatya ili semahlarını incelerken, bu yörenin tarihi, coğrafi ve aynı zamanda kültürel oluşumu ve inanç pratikleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Bu çalışma etnomüzikoloji alanının temelleri üzerinde oluşturulmaya çalışılmış olup, yapılan derlemelerin notaya alınması, dil ve ağız özellikleri, koreografik analizler ve kültürel değerleri açısından incelenerek Malatya yöresinde oluşturduğu müzikal ve kültürel karakteristik yapı üzerine bir sonuca varılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Malatya ilinin tarihi, coğrafi, demografik ve kültürel unsurlar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Alevi-Bektaşi inanç pratikleri, Malatya Alevilik Cem ve Semah kelimesinin etimolojisi üzerinde durulmuş, bu başlıklar hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Malatya-Arapgir/Hastek köyünde icra edilen semahlardan; Kırklar Semahı, Bozok Semahı, Ya Hızır Semahı, Dünü Günü Semahı, Ali Nur Semahı, Kırat Semahı, Ağbaba Semahı ve Babullah Semahı olmak üzere sekiz tane semah tarafımızca dijital ortamda nota alınıp, edebi yapıları, ayak dizileri, ritmik değerleri ve koreografik özellikleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Arapgir, İnanç Müziği Etnolojisi, Semah
"Adıyaman ve çevre iller Süryani kadim metropolitliği" Mor Petruspavlus kilisesi müzik uygulamaları üzerine kültürel bir analiz
Bu çalışmada, geçmişleri yaklaşık 5500 yıl öncesine dayanan ve Hıristiyanlık inancını ilk kabul eden topluluklardan biri olan Süryanilerin kilise müziği uygulamaları, kültürel analiz amacıyla ele alınmıştır. Süryaniler din, dil, yaşam, soy, tarih bilinci ve topluluk ismi gibi bileşenleri ortak bir yaşam modeli üzerine kurmuş ve Mezopotamya coğrafyasında yüzyıllardır yaşayan bir toplumdur. Bu toplum, ortak soy bilinçlerini ortak dinleri olan Hıristiyanlık üzerine temellendirmiştir. Taşıdıkları bu özel soy bilinci ve dini geçmişlerinin derinliğini yansıtması amacıyla, kendilerini "kadim" olarak adlandırmışlardır. Bu toplum, yaşadığı Ortadoğu coğrafyasında, sosyal ve siyasal sebeplerden dolayı diasporaya maruz kalmıştır. Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi, dünyanın pek çok yerinde varlığını sürdürmektedir. Türkiye'de ise yaşadıkları bölgelerdeki nüfus yoğunluklarıyla ilişkili olarak "Mardin", "Midyat", "Adıyaman" ve "İstanbul" olmak üzere dört metropolitlikte faaliyet göstermektedir. Çalışmada, Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi inanç ritüellerinin bir boyutu olan müzik uygulamaları, "Adıyaman ve Çevre İller Süryani Kadim Metropolitliği Mor Petruspavlus Kilisesi" özelinde ele alınmıştır. "Süryani Dinsel Müziği"nin anlamı, gerek bu müziklerin yapısal ve tınısal analizi, gerekse kültürel bağlamıyla birlikte incelenerek etnomüzikolojik çerçevede çözümlenmiştir. Süryani Ortodoks Kilisesi yıllık takvimsel ritüellerinin her birinin, kilise teolojisince ifade edilen anlam ile sekiz makam üzerinden gerçekleştirildiği ve Türk Müziği sistemine denk gelen her bir makamın karşılığı gözlem, duyumsal analiz yöntemi ve konunun uzmanları ile yapılan görüşmelerle saptanmıştır. Dinsel müziklerin kaynağını Eski Ahit (Tevrat ve Zebur), Yeni Ahit (İncil) ve Süryani Kilisesi Azizlerinin yazdıkları metinler oluşturmaktadır. Kilise dinsel müziklerinin her biri Türk Müziğinde bir makama karşılık gelen sekiz Süryani Kilisesi makamı kullanılarak "ölçülü", "serbest" ve "tecvitli" müzikal formlarla "Aramice" ve "Türkçe" icra edilmektedir. Ayrıca makamlara yüklenen anlamların, Orta Doğu'ya özgü köklü bir kültürel geçmişinin olduğu ve bu makamların icra sırasının da ritmik bir tabloyla ve sayı mistisizminin hâkim olduğu kurallarla gerçekleştirildiği bu çalışmada saptanmış ve detaylandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Süryanilik, Adıyaman, Mor Petruspavlus Kilisesi, Hristiyan Ortodoks, Süryani Dinsel Müziği, Dinsel Müzik Etnolojisi.
Kültürel ve yapısal bakımdan Ardahan ili âşıklık geleneği
Bu araştırmanın amacı, Ardahan yöresi Âşıklık Geleneğinin genel özelliklerinin belirlenerek, kültür-gelenek-icracı-ürün açısından değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Betimsel nitelik taşıyan bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın neden yazıldığını betimleyen giriş kısmı ile birlikte "Ardahan ili Âşıklık Geleneğinin Kültürel ve Yapısal özellikleri nelerdir?" sorusu ile araştırmanın ana problem cümlesi belirlenmiş ve bu doğrultuda alt problemler oluşturulmuştur. İkinci bölüm araştırmanın kuramsal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde; Ardahan İl'inin tarihsel, coğrafi, fiziksel, iklimsel, geçimsel ve kültürel açıdan özelliklerinin betimlemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde yöntem ve kavramsal çerçeve yer alırken dördüncü bölüm bulgular ve yorum kısmından oluşmaktadır. Araştırmanın beşinci bölümünde ise yapılan çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar ve getirilen öneriler kısmı yer almaktadır. Araştırma kapsamında Ardahan ilinde yaşayan Âşıklarla görüşmeler yapılmış ve Âşıklara ait eserler araştırmacı tarafından derlenerek analiz edilmiştir. Ayrıca Ardahan Yöresine ait türkülerin genel özelliklerinin betimlenmesinde belirleyici bir unsur olabileceği düşüncesinden hareketle TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında yöresi Ardahan olan toplam 21 adet türkünün de analizi yapılarak karakteristik özellikleri belirlenmiştir. Araştırmada; "Ardahan ili Âşıklık Geleneği"ne ait "kültürel ve yapısal özellikler" ve Ardahan yöresindeki beş Âşıktan derlenen eserlerin müziksel analizi yapılarak yöre müziğinin genel özellikleri belirlenmiştir. Bu çalışma sonucunda; Türk Halk Edebiyatı Geleneğinin en önemli sözlü unsurlarından biri olan "Âşıklık Geleneği"nin Ardahan Yöresine özgü, kültür-gelenek, konu-tema, ağız-şive, makamsal dizi ve usul bakımından özellikleri belirlenmiştir. Anadolu Âşıklık Geleneği ile Ardahan Yöresi Âşıklık Geleneğinin benzerlik ve farklılıkları incelenmiş, "Ardahan Yöresi Âşıklık Geleneği"nin "Anadolu Âşıklık Geleneği" ile paralellik gösterdiği görülmüştür. Araştırma sonucunda; Âşıklık Geleneğinin yöreye özgü kültür özelliklerine bakıldığında, çeşitli etnisitelere sahip olduğundan dolayı usul ve ağız-şive yönünden farklılıklar olduğu görülmektedir. Ayrıca müziksel yapı bakımından Azeri Türkleri ve İran etkisi hissedilmektedir. Yöre Âşıklarından derlenen eserlerin genel özelliklerine bakıldığında; makamsal dizi olarak "uşşak", "hüseyni" ve "segâh" makam dizilerinin kullanıldığı, Usul olarak ise, 2/4'lük, 6/8'lik ve 7/8'lik gibi "basit" ve "birleşik" usullerin kullanıldığı görülmüştür. Konu/temalarına göre incelediğinde "sevda", "gurbet", "nasihat", "hasret", "ağıt" gibi konuların işlendiği görülmüştür. Bununla birlikte incelen TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında yöresi Ardahan olan türkülerin; Hüseyni, Segâh, Uşşak, Çargâh ve Nevada Hicaz Makam Dizilerinde bestelendiği, basit, birleşik ve karma usullerin kullanıldığı görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: "Ardahan", "Âşıklık Geleneği", "Müzik Kültürü Analizi", "Müziksel Yapı Analizi".
Kültürel kimlik çerçevesinde Antakya Arap Ortodokslarının dinsel müzik uygulamaları
Bu çalışmada, kültürel kimlik çerçevesinde Antakya Ortodoks Kilisesi (Antakya Azizler Petrus ve Paulus Ortodoks Kilisesi) dinsel müzik uygulamaları incelenmiştir. Çalışmanın yöntemi nitel, modeli ise kültür analizi modelidir. Verilerin elde edilmesi için literatür taraması, içerik analizi, görüşme (interview), müziksel analiz ve duyumsal (işitsel) analiz yöntemleri kullanılmıştır. Kültür, zaman geçtikçe devingen ve değişken bir yapı gösterir. Kollektif bir yapı gösteren halk (folk) kültürü gibi köklü kültürlerde değişim oldukça yavaş gerçekleşmektedir. Bu nedenle belirli bir bölgenin halk kültürünün, bölgenin dinsel müziğine yansımasını inceleyen bu tez, kültür analizinin kullanımı açısından konu ile ilgili farklı araştırmalar yapacak araştırmacılar için önemli bir örnektir. Araştırma bölgesinde, Antakya Hıristiyan Arap Ortodoks cemaatinin dinsel müziğine yönelik bu bütünlükte araştırma yapılmamış olması araştırmanın önemini ve orijinalliğini arttırmaktadır. Çalışmada öncelikle Antakya Hıristiyan Arap Ortodoks Cemaati'nin Antakya'daki tarihi ve demografik dağılımı üzerinde durulmuştur. Daha sonra dinsel müzik ve kültürel kimlik ilişkisi, Antakya Ortodoks Kilisesi (Antakya Azizler Petrus ve Paulus Ortodoks Kilisesi) cemaati özelinde ele alınmış, kilisede uygulanan müzik pratikleri, yıllık döngülere ve önemli toplumsal olaylara göre ayrılmış, bu dinsel müzikler performans, üslup, repertuar (dinsel metin kaynakları) ve yapı bakımından incelenmiştir. Sonuç olarak, Antakya Arap Ortodoks Cemaati müziklerinin kilise odaklı olduğu; cemaatin makamsal bir yapıda ve kültürleri gereği Geleneksel Türk Sanat Müziğinde karşılıkları (etkileri) bulunan makamsal dizilere benzerlik gösteren ilahileri, haftalara bölerek rakamsal olarak 'nota' terimi ile farklı isimlerle adlandırdıkları tespit edilmiştir. Araştırmada veriler, gözlem, duyumsal analiz yöntemi ve konunun uzmanları ile yapılan görüşmelerle tespit edilmiştir. Kilise'de icra edilen ilahiler köken olarak Latincedir. Günümüzde bu ilahi metinleri Yunancaya, Arapçaya ve Türkçeye çevrilmiştir. Araştırmada Arapça düz metinlerin tecvidli (entanasyonlu) olarak icra edildiği, düz metin şeklinde virgülle ayrılmış cümlelerden oluşan metinlerin ise ilahi olarak Geleneksel Türk Sanat Müziğindeki bir takım makamların etkisi içerisinde icra edildiği, Türkçe metinlerin ise düz bir şekilde tecvidsiz (entanasyonlu) olarak icra edildiği gözlemlenmiştir.
Türkiye'de altmış sekiz kuşağı Dünya algısının popüler müziğe yansıması
Bu çalışmada, 68 Dönemi'nin Dünya'da ve Türkiye'de açtığı çığırın, Türk popüler müziğine ne şekilde yansıdığı üzerinde durulmuştur. Çalışmada öncelikle 68 Dönemi olaylarının kaynaklandığı nedenler ve Dünya'da ve Türkiye'de sosyo-politik açıdan nelere yol açtığı üzerinde durulmuştur. Ardından Dünya ve Türkiye'de cereyan eden bir takım olayların Türkiye'de Popüler Müziğe ne şekilde yansıdığı, 68 Olaylarının Türkiye'de hangi popüler müzik türlerini oluşturduğu ve 68'lilerin hangi geleneksel müziklerden ilham aldığı üzerinde durulmuştur. 68 Olayları, protest bir duruşu içermektedir. İlkin üniversitelerde başlayan, ardından sivil halkı da içine alan olaylar, halkı yönetim ve sistemle karşı karşıya getirmiştir. Dolayısıyla on yıllarca süren bu politik olayların etkisi, kültüre ve müziğe yansımıştır. 68 Kuşağı'nın öğrenci hareketleriyle başlayıp Dünya'nın dört bir yanına hızla yayılması, genel olarak o dönemin dünya müziklerini etkilemiş, Dünya'da Protest/Muhalif Müzik ya da Devrim Müziği denilen türlerin doğmasını sağlamıştır. Türkiye'de ise Protest Müzik, ağırlıklı olarak Özgün Müzik adıyla anılmaya başlanmıştır. Ayrıca Türkiye'de Anadolu Pop ya da Anadolu Rock olarak adlandırılan müzik türleri de 68'liler tarafından üretilmiş ya da beğenilmiştir. Bu türlerin (Özgün Müzik, Anadolu Pop, Anadolu Rock) oluşumunda ve olgunlaşmasında ise, içerisinde tarihten bugüne protest öğeler barındıran Türk Yöresel Müziği'nin Ozanlık Geleneği'ne bağlı Pir Sultan Abdal gibi protest duruşlu ozanlar büyük ölçüde esin kaynağı olmuştur. Çalışmada, ozanlık geleneğinden etkilenerek müzik yapan protest duruşlu Özgün Müzik grup ve sanatçılarından ve müziklerinden örnekler verilerek analizler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: 68 Kuşağı, Türkiye, Protest/Muhalif Müzik, Özgün Müzik,Anadolu Pop/Rock
Johann Sebastian Bach'ın klavsen eserlerinde anlatım üslubu
Bu çalışma, Barok Dönem Çoksesli Batı Müziği'nin dev ismi Johann Sebastian Bach'ın klavsen eserlerindeki anlatım üslubunu ele almak için gerçekleştirilmiştir. Barok Dönemin müziği, polifonisi ve Bach'ın klavsen eserleri ele alınmadan önce, J.S.Bach'ın hayatı ve eserleri açısından belirleyici bir sanatsal evre olan Barok Dönem üzerinde duruldu. Öncelikle Barok sözcüğünün anlamı ve tanımı, Barok Dönemin görsel sanatlar –mimari- heykel-resim- alanındaki genel üslup özellikleri, görsel örneklerle desteklenerek ele alındı. Sonrasında Uluslararası Sanat Müziği'nde tek seslilikten Barok evreye geçene kadar ki dönem, ezgi, ritim, polifoni, çalgı ve biçim gibi tüm müziksel öğelerin üslupları bakımından ele alınarak analiz edilmiştir. Genel hatlarıyla yapılmış olan bu analizde temel amaç, tek seslilikten Barok Evreye gelinene kadar ki süreçte nasıl bir yol izlendiğini ve bu izlenen yolun Barok Evreyi ne şekilde etkilediğini ortaya çıkarabilmekti: Uluslararası Sanat Müziğinin ilk evrelerinden Barok döneme gelene kadar, farklı ezgisel kalıpların zenginleşmesinin, yeni ritmik/metrik kalıplarla tanışılmasının, çalgılardaki ve çalgılamadaki ustalığın öneminin artmasının, özetle Barok Dönem'le birlikte zirveye taşınmaya başlayan çoksesliliğin, uzun evre ve evrimler sonucunda gerçekleşmiş olduğu üzerinde durulmuştur. Müzikte Barok Dönem Üslubu alt başlığına gelindiğinde ise şu noktalar üzerinde durulmuştur: Barok Dönemin 150 yıllık bir zaman dilimi içerisinde, diğer dönemlerden oldukça farklılaşarak oluştuğu, dönem bestecilerinin ve eserlerinin (vokal-çalgısalsahne yapıtları) polifonide zirveye ulaştığı, bas şifreleme yönteminin geliştirildiği, dönemin müziksel üslubunun Erken ve Orta Barok Dönemlerinde oluşmaya başladığı, fakat Olgun Barokta zirve noktasına erişildiği, Barok Dönem bestecilerinin gelecek yeni dönemleri aydınlattığı ve çığır açtıkları üzerinde durulmuştur Çalışmanın son bölümünde, J. S. Bach'ın klavsen üslubunu analitik yönden ele almadan önce, Bach'ı Bach yapan biyografisi ve eserleri üzerinde durulmuştur. Bach'ın yaşamı ve müziğinin, içinde bulunduğu dönemin ekonomi-politiği ve inançsal yapısı tarafından belirlendiği vurgulanmış, bu yaşanmışlıkların izdüşümlerinin eserlerine yansıdığı tespit edilmiştir. Nihayetinde, J. S. Bach'ın klavsen eserlerindeki anlatım üslubu, nota örnekleriyle analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1. J. S. Bach, 2. Klavsen Eserleri, 3. Barok Dönem, 4.Üslup, 5. Müzikal Anlatım